Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Radyasyon

Kapsül Haber Ajansı - Radyasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Radyasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akkuyu NGS İnşaat Bölgesinde Kapsamlı Acil Durum Tatbikatı Gerçekleştirildi  Haber

Akkuyu NGS İnşaat Bölgesinde Kapsamlı Acil Durum Tatbikatı Gerçekleştirildi 

Akkuyu NGS sahası ve çevresinde, radyasyonla ilgili herhangi bir acil duruma müdahale etmeye yönelik kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirildi. Tatbikat, Türkiye Cumhuriyeti'nin “Radyasyon Acil Durum Yönetimi Kılavuzu”, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal acil durum hazırlık planlarının gerekliliklerine uygun olarak yapıldı. Tatbikata, Akkuyu NGS'nin operasyonel personelinin yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) birimleri, Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) müfettişleri, Mersin Valisi başkanlığındaki AFAD kriz merkezi, Rosenergoatom Konserni Kriz Merkezi, Dünya Nükleer Operatörler Birliği Moskova Merkezi (WANO MC), Akkuyu NGS'nin tıbbi hizmetleri ve itfaiye ekipleri ile diğer ilgili kurumlar katıldı. Tatbikatın temel amacı, ilgili tüm şirket ve kurumların herhangi bir acil durumda koordineli hareket etmeye hazır olduğunu teyit etmekti. Tam ölçekli simülatör kullanılarak hazırlanan tatbikat senaryosunda, nükleer santral sahasında farklı seviyelerde acil durum hazırlığı gerektiren birden fazla olayın modellemesi vardı. Senaryo kapsamında radyasyon izleme çalışmaları, nüfusun toplanma ve tahliye merkezlerine sevki, tıbbi ve itfaiye/kurtarma birimlerinin görevlendirilmesi gibi aynı anda gelişen farklı olaylar modellendi. Sahada, AKKUYU NÜKLEER'in acil durumları önleme ve ortadan kaldırma ile yangın güvenliğini sağlama komisyonunun, kaza yönetim ekibinin, mühendislik ve teknik destek ekibinin, uyarı sistemlerinin, acil müdahale gruplarının hazırlığı ve mobil kriz merkezinin işleyişi kontrol edildi. Tatbikat sırasında Akkuyu NGS işletmecisi olarak AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Rosenergoatom Konserni Kriz Merkezi, AFAD ve NDK arasındaki koordinasyonun, radyasyon durumu verilerinin ve halka yönelik koruyucu önlemler hakkındaki tavsiyelerin hızlı bir şekilde iletilmesine özel önem gösterdi. Tatbikat ile nükleer santrallerin işletilmesinde temel ilkeler olan her türlü senaryoya hazırlık ve personel güvenliğinin önceliklendirilmesine yönelik uluslararası standartlara uygunluk teyit edildi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Güvenlik bizim için mutlak bir öncelik. Her durumda hızlı ve uyumlu bir şekilde hareket etmeliyiz. Bugünkü tatbikat, santral personeli, yerel hizmetler ve düzenleyici kurumlar gibi acil durum hazırlık sisteminin tüm unsurlarının uluslararası standartlarla belirlenen etkin müdahale ilkelerine uygun şekilde ve tek bir ekip olarak çalıştığını gösteriyor” ifadelerini kullandı. Tatbikatın bazı bölümleri Akkuyu NGS sahası dışında gerçekleştirildi. AFAD birimleri ve bölgesel operasyonel hizmetlerin katılımıyla gerçekleşen bölümde, yerel halk ve nükleer santral personeli senaryo gereği tahliye edilerek geçici toplanma noktalarına yerleştirildi. Bu kapsamda ayrıca radyasyon ölçümleri yapılarak tahliye faaliyetlerinin lojistiği ve NGS ile bölgesel acil durum yönetim merkezleri arasındaki iletişim de kontrol edildi.

Mamografi, MR’dan Bir Adım Önde Haber

Mamografi, MR’dan Bir Adım Önde

Özellikle meme kanserinde erken tanı ile başarı oranının neredeyse yüzde yüze ulaştığını dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, “Tümör küçükken yakalanan bir meme kanserinde 100 hastadan 95’i 20 yıldan uzun süre yaşayabiliyor. Bu hastalarda çoğu zaman meme korunuyor, kemoterapiye gerek kalmayabiliyor. Tam da bu nedenle düzenli taramaları aksatmamak çok kıymetli. Özellikle mamografi, MR’ın gösteremediği mikrokalsifikasyonları saptayabildiği için erken tanıda vazgeçilmez” dedi. Mamografi, tümör oluşmadan önce süt kanallarında biriken ve MR’ın göremediği çok küçük kireçlenmeleri ortaya çıkarır. Bu sayede kanser henüz başlamadan tespit edilebilir. Bu nedenle MR’ın, mamografinin yerini alamayacağını dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, “Meme kanseri taramasında kullanılan ultrason, mamografi ve MR yöntemleri farklı avantajlar sunar. Bu üç yöntem farklı bulguları ortaya koyduğu için birlikte kullanıldığında kanseri tespit etme olasılığı belirgin şekilde artar. Örneğin ultrason tek başına kullanıldığında dört-beş kanserden biri gözden kaçabilir. Ultrason ve mamografi birlikte uygulandığında ise saptama oranı yüzde 80–85’e ulaşır. Aynı yıl içinde bu taramalara MR da eklenirse aynı oran 95’e kadar çıkar. Bu üç yöntemin bir arada kullanılması, en güvenilir sonucu elde etmemizi sağlar” şeklinde konuştu. Yoğun meme dokusu varsa mamografi yeterli değil Taramada hangi yöntemin, hangi sıklıkta uygulanacağının; yaşa, meme yapısına ve kişisel risk faktörlerine göre değiştiğini vurgulayan Sarıca, “Örneğin genel olarak 40 yaşından itibaren her kadının yılda bir kez mamografi yaptırması önerilir. Yüksek risk grubundaki kadınlarda buna ek olarak MR tercih edilirken, yoğun meme dokusu olanlarda kontrastlı mamografi veya tomosentez kullanılabilir. Tomosentez, klasik mamografiden farklı olarak memeyi farklı açılardan çok sayıda ince kesit halinde görüntüler; bu kesitler daha sonra bilgisayar tarafından üç boyutlu bir görüntüye dönüştürülür. Bu sayede, yoğun meme dokusunun oluşturduğu üst üste binen görüntüler ayrıştırılır ve dokuların arasında ‘saklanan’ küçük lezyonlar veya kitleler tek tek seçilebilir hale gelir” dedi. Mamografiyle ilgili yaygın korkular gerçeği yansıtmıyor Mamografi konusunda toplumda hâlâ yanlış bilinen bazı noktalar olduğunu belirten Sarıca, “Meme implantı olan kadınlar da güvenle mamografi yaptırabilir; implantın patlama riski yoktur, olası hasar genellikle zamanla silikon sızıntısı şeklinde gelişir. Radyasyonla ilgili endişeler ise artık geçerliliğini yitirmiştir. Modern dijital mamografilerdeki radyasyon miktarı oldukça düşüktür” dedi. Dijital mamografi daha az radyasyon demek Klasik mamografinin geliştirilmiş ve bilgisayar destekli bir versiyonu olan dijital mamografide, görüntülerin film yerine dijital ortamda elde edilmesinin hem tanı doğruluğunu hem de hasta konforunu artırdığına değinen Sarıca, “Dijital mamografi daha az radyasyon içeriyor, görüntü kalitesi daha yüksek ve çekim süresi çok daha kısa. En önemli farklardan biri ise dijital arşivleme imkânı. Mamografide, önceki yılın görüntüsüyle yenisini yan yana karşılaştırmak büyük önem taşıyor çünkü en küçük değişiklik bile erken evre bir kanserin habercisi olabilir. Dijital sistemler de bu karşılaştırmayı çok daha kolay ve güvenilir hale getiriyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.