Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Raporlama

Kapsül Haber Ajansı - Raporlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Raporlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hise Global MIPIM 2026’da Sürdürülebilir ve Teknoloji Odaklı Projelerini Anlatacak Haber

Hise Global MIPIM 2026’da Sürdürülebilir ve Teknoloji Odaklı Projelerini Anlatacak

Gayrimenkul sektöründeki küresel yatırımcılar, uygulamacılar ile şehir yöneticilerini bir araya getiren fuarın, yeni iş birlikleri geliştirmek ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum almak açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, bu yıl 9-13 Mart tarihlerinde Cannes’da düzenlenecek fuara 17 senedir düzenli olarak katıldıklarına dikkat çekti. Hise Global bu yıl özellikle sürdürülebilir kentleşme, teknoloji odaklı denetim süreçleri, Home Inspection ve veri temelli proje yönetimi başlıklarını ön plana çıkartacak. Türkiye’nin önde gelen proje yönetim ve teknik müşavirlik firmalarından Hise Global, dünya gayrimenkul sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan Uluslararası Gayrimenkul Fuarı MIPIM 2026’daki yerini almaya hazırlanıyor. Bu yıl “Global Urban Festival” yaklaşımıyla 9–13 Mart 2026 tarihlerinde Fransa’nın Cannes şehrinde gerçekleşecek olan fuar, yatırımcıları, şehir yöneticilerini, geliştiricileri, mimarları ve teknoloji liderlerini aynı platformda buluşturacak. Her yıl 90’dan fazla ülkeden on binlerce profesyonelin katıldığı organizasyonda, dünyanın dört bir yanından projeler ve şirketler uluslararası yatırımcılarla buluşurken, Hise Global bu yıl da Türkiye’yi temsil edecek. Home Inspection modeli MIPIM’de uluslararası paydaşlara tanıtılacak Hise Global’in fuarda öne çıkaracağı başlıklardan biri de konut alıcılarına yönelik geliştirilen Home Inspection hizmeti olacak. Teknik müşavirlik disiplinini yalnızca büyük ölçekli projelerde değil, bireysel gayrimenkul yatırımlarında da yaygınlaştırmayı hedefleyen Hise Global, bu model kapsamında konutların mevcut durumlarını teknik ve görsel raporlarla kayıt altına alıyor. Bu yaklaşımla hem olası üretim riskleri erken aşamada tespit ediliyor hem de yatırımcıların satın aldıkları gayrimenkulün taahhüt edilen kalite ve standartlara uygunluğu şeffaf biçimde değerlendiriliyor. Hise Global, MIPIM gibi uluslararası platformlarda bu hizmeti anlatarak konut tarafında da güven ve denetim odaklı bir model sunduklarının altını çiziyor. Kentsel gelişim, denetim ve gözetim hizmetleri odağa alınıyor İnşaat ve gayrimenkul sektöründe giderek daha kritik bir rol üstlenen kentsel gelişim ile teknik denetim ve gözetim başlıkları, bu yıl da MIPIM gündeminin merkezinde yer alıyor. Bu kapsamda Hise Global, Türkiye ve Avrupa’da yürüttüğü projelerden elde ettiği saha deneyimini ve teknik müşavirlik alanındaki uzmanlığını uluslararası yatırımcılar ve iş ortaklarıyla paylaşacak. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, MIPIM’in yalnızca bir fuar olmanın ötesinde, sektörde yeni iş birliklerinin ve stratejik ortaklıkların şekillendiği küresel bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. Türkiye ve Avrupa’da tamamlanan projelerden edinilen teknik bilgi birikimini potansiyel yatırımcılarla buluşturmayı hedeflediklerini belirten Öz, teknik müşavirlik alanında sundukları proje yönetim, ikinci taraf gözetim, denetimve home inspection hizmetleriyle uluslararası pazarda ses getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Yapay zekâ uygulamaları, dijitalleşme ve veri temelli yönetim modelleri MIPIM 2026’nın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, fuar kapsamında gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonunun ele alınacağını; yatırım kararlarında ise verimlilik ve performans odaklı yaklaşımların masaya yatırılacağını belirtti. Öz, MIPI Fuarına dair değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Fuarda gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu ele alınırken, yatırım kararlarında verimlilik ve performans odaklı yaklaşımlar masaya yatırılacak. Hise Global olarak biz de teknoloji destekli denetim sistemleri ve dijital raporlama altyapılarımızla süreçleri nasıl daha izlenebilir ve etkin hâle getirdiğimizi katılımcılarla paylaşacağız. Öte yandan sürdürülebilirlik ve çevresel etki yönetimi de MIPIM 2026’nın temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Yeşil yatırımlar, enerji verimli yapılar ve uzun vadeli kentsel dirençlilik çözümleri uluslararası yatırımcıların öncelikli başlıkları arasında bulunurken, Hise Global olarak sürdürülebilir kentsel gelişim alanındaki uzmanlığımızı ve bu doğrultuda geliştirdiğimiz proje yönetim yaklaşımını küresel paydaşlarla buluşturmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vestel’in İklim Performansı CDP’den A Notu Aldı Haber

Vestel’in İklim Performansı CDP’den A Notu Aldı

Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine alan Vestel, iklim değişikliğiyle mücadele, emisyon yönetimi ve çevresel risklerin şeffaf şekilde raporlanması alanlarında yürüttüğü çalışmalarıyla 2025'te uluslararası ölçekte güçlü bir performans ortaya koydu. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, şirketlerin karbon ayak izlerini, sera gazı emisyonlarını ve iklim değişikliği risklerini ölçerek raporlamalarını sağlayan uluslararası CDP platformunda 2025'te İklim Değişikliği kategorisindeki skorlarını A seviyesine yükseltti. Böylece Vestel, ilk kez CDP Küresel A Listesi’nde yer almaya hak kazandı. Şirketlerin Su Güvenliği skorları ise B seviyesinde gerçekleşti. İklim değişikliği kategorisinde A seviyesine ulaşılması, Vestel’in uzun vadeli çevresel stratejisi kapsamında belirlediği bilim temelli hedeflerin ve karbonsuzlaşma yol haritasının küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Su Güvenliği alanındaki B seviyesi ise suyun verimli kullanımına yönelik belirlenen hedefler doğrultusunda su tasarrufu projelerinin istikrarlı şekilde yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olan CDP, şirketler ve şehirler için dünyanın tek küresel çevre ve doğa raporlama sistemini sunuyor. 2000 yılında Londra’da kurulan CDP, sermaye piyasalarının ve kurumsal tedarik zincirlerinin gücünü kullanarak, şirketlerin çevresel etkilerini şeffaf biçimde raporlamaları konusunda öncü rol üstleniyor. Binlerce şirketi geride bıraktı Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, sürdürülebilirlik faaliyetleri ve süreçlerdeki şeffaflıkları nedeniyle S&P Global’in 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı’na dahil edildi. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, Sürdürülebilirlik Yıllığı için dünya çapında 59 sektörden 9 bin 200’ü aşkın şirket arasından seçilen 848 Yıllık Üyesi arasında yer aldı. Vestel Elektronik buna ilave olarak S&P Global CSA skoruna göre ilk yüzde 10’luk dilimde yer almaya hak kazandı. Bu sonuçlar, Vestel’de sürdürülebilirliğin operasyonel uygulamaların ötesine geçerek stratejik karar mekanizmalarına entegre edildiğini ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesinin temel unsuru olarak konumlandırıldığını ortaya koyuyor. S&P Global sürdürülebilirlik alanında kurumların, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ÇSY) performanslarını ölçmeleri, raporlamaları ve stratejik sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları için kapsamlı veri, analiz ve araçlar sunuyor. S&P Global, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini bilimsel veri ile desteklerken küresel ölçekte sürdürülebilir dönüşüm süreçlerini hızlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Varsayılan Değerleri Çimento İhracatı İçin Risk Oluşturuyor Haber

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Varsayılan Değerleri Çimento İhracatı İçin Risk Oluşturuyor

Avrupa Komisyonu tarafından 17 Ekim 2025’te yayımlanan torba yasa değişiklikleri ve Aralık 2025’te yürürlüğe giren uygulama tüzükleri, özellikle üçüncü ülkelere uygulanacak varsayılan emisyon değerleri nedeniyle Türk çimento ihracatı üzerinde ciddi mali baskılar yaratıyor. TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmesinde, “Türkiye çimento sektörü, 2015 yılından bu yana AB ile uyumlu bir izleme, raporlama ve doğrulama (İRD) sistemi kapsamında faaliyet gösteriyor. Tüm tesislerimizde düşük emisyonlu kuru sistem fırınlar kullanılıyor ve fiili emisyon performansımız varsayılan değerlerin oldukça altında seyrediyor. Türkiye için özel bir varsayılan değer tanımlanmadığı için “diğer ülkeler” başlığı altındaki en yüksek emisyon katsayılarının uygulanması, sektörümüzü haksız biçimde dezavantajlı duruma düşürüyor. 2025 yılının ilk 11 ayında, sektörün yaklaşık yüzde 94’ünü temsil eden TÜRKÇİMENTO üyeleri 75 milyon ton klinker üretimi gerçekleştirdi. Türkiye ayrıca, AB’nin klinker ve çimento ithalatının ana tedarikçisi konumundadır.” dedi. Bozay, mevcut varsayılan değerlerin gerçek üretim koşullarını yansıtmadığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye’de SKDM geçiş döneminde AB’ye ihracat yapan üyelerimizin beyan ettiği fiili veriler, gri çimento klinkeri için emisyonların 0,88 tCO₂/ton seviyesinde gerçekleştiğini gösteriyor. Buna karşın AB mevzuatında Türkiye için kullanılan varsayılan değer 1,551 tCO₂/ton. Bu fark, gerçek emisyon performansını yansıtmayan ilave maliyetler doğuruyor ve SKDM’nin adil ve doğru uygulanmasına ilişkin tartışmaları beraberinde getiriyor.” AB Vatandaşlarını da Etkileyecek Fiili değerlerin doğrulanması süreçlerinde aksama yaşanması halinde, fiili değerler ile varsayılan değerler arasındaki farkın ciddi bir mali yüke dönüşeceğini vurgulayan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, şunları söyledi: “Bu fark, güncel AB ETS fiyatlarıyla hesaplandığında karbon maliyetini bir ton klinker için yaklaşık 20 Avrodan 80 Avroya çıkarıyor. Ortaya çıkan tutar, AB’ye ihraç edilen ürünlerin ortalama birim fiyatını dahi aşarak ihracatın ekonomik sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ediyor. SKDM bu haliyle uygulanırsa, oluşacak ek maliyetin önemli bir kısmı nihai ürün fiyatlarına yansıyacak ve sonuçta AB’deki tüketicileri de etkileyecektir. Bu nedenle, doğrulayıcı kapasitesinin zamanında devreye alınması ve varsayılan değerlerin gerçekçi şekilde güncellenmesi kritik önem taşıyor. Bu durum, Gümrük Birliği’nin temel prensipleriyle de tam uyumlu olmayan bir sonuç doğurabilir.” Öte yandan Bozay, uygulamada netleştirilmesi gereken bazı teknik konulara da dikkat çekti: “Çimento sektörümüz yenilenebilir elektrik kullanımını artırmaya odaklanıyor. Ancak düşük-orta ölçekli bir çimento fabrikasının öz tüketimini tamamen yenilenebilir enerjiden karşılayabilmesi için yaklaşık 50–70 MW büyüklüğünde bir güneş santrali kapasitesine ihtiyaç duyuluyor. Bu büyüklükte bir yatırımın fabrika sahası içinde veya hemen yakınında yapılması ve doğrudan bağlanması çoğu zaman teknik olarak mümkün olmuyor. Bu nedenle üreticiler yenilenebilir enerji yatırımlarını farklı lokasyonlarda gerçekleştirmek durumunda kalıyor. SKDM kapsamında, bu yatırımların ve beyan edilen fiili üretim verilerinin dolaylı emisyon hesaplamalarında tanınmasını sağlayacak net kurallara ihtiyaç var. Ayrıca nihai ürünün çimento olması durumunda gömülü emisyon metodolojisi, elektrik emisyon katsayıları ve bedelsiz tahsisat ayarlamaları gibi alanlarda mevzuatta belirsizlikler bulunuyor.” Bozay, SKDM’nin çevresel hedefleri korunurken adil rekabet koşullarının sağlanabilmesi için çözüm önerilerini ise şöyle dile getirdi: “Sektörümüzün önceliği, SKDM kapsamında emisyon raporlarının titizlikle hazırlanması ve doğrulanmasıdır. Ancak özellikle ilk yıllarda doğrulama süreçlerinde gecikmeler yaşanması ve doğrulayıcı kapasitesinin yetersiz kalması ihtimali bulunmaktadır. Saha ziyaretleri ve ilk doğrulama işlemleri beklenenden uzun sürebilir. Bu durumda, fiili emisyon performansını yansıtmayan varsayılan değerlerin uygulanması, düşük karbon yoğunluğuna sahip üreticileri orantısız biçimde negatif yönde etkileyebilir. Türkiye’nin 2015 yılından bu yana AB’ye benzer bir İzleme, Raporlama ve Doğrulama (İRD) sistemine sahip olması, gerçek veriler üzerinden değerlendirme yapılabilmesi açısından hem ihracatçılar hem de ithalatçılar için önemli bir güvence sunmaktadır. SKDM’nin fiili bir ticaret engeline dönüşmemesi için, ‘Diğer Ülkeler’ başlığı altındaki genel varsayılan değerler yerine, AB ile uyumlu İRD sistemi verilerine dayalı ulusal değerlerin kullanılmasına imkân tanınması önem taşımaktadır. Doğrulama altyapısı tam işler hale gelene kadar fiili emisyon verilerinin esas alınması ve orantısız mali yüklerin önlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, düşük karbonlu üretim ile en yüksek karbonu üreteni ayırt edemeyen bir sistem olarak SKDM’nin düşük karbonlu üretimi destekleme amacı sadece tarife dışı teknik engel olmaktan öteye geçemeyecektir. Bu itibarla, uygulamada netleşmeyen SKDM kapsamında akredite kuruluşların nihai listesi gibi akreditasyona dair süreçlerde AB’nin iç mevzuatındaki ikincil düzenlemelerin ve teknik konuların da en kısa sürede açıklığa kavuşturulması büyük önem arz etmektedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nippon Paint – Betek'te Üst Düzey Atama Haber

Nippon Paint – Betek'te Üst Düzey Atama

Şirket bünyesinde Finans Direktörü olarak görev yapan Dilek Özdemir, Şubat 2026 itibarıyla Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak atandı. Bu atamayla birlikte şirketin C-level yönetim kadrosunda kadın-erkek temsili eşitlenmiş oldu. Türkiye boya sektörünün öncü ismi Nippon Paint- Betek, finansal yönetimini deneyimli bir isme emanet etti. Şirket bünyesinde Finans Direktörlüğü görevini başarıyla yürüten Dilek Özdemir, 20 yılı aşkın tecrübesi ve stratejik yönetim vizyonuyla, Şubat 2026 itibarıyla Nippon Paint – Betek’in yeni Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) oldu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan ve profesyonel kariyerine uluslararası denetim ve danışmanlık sektöründe adım atan Özdemir, 20 yılı aşkın deneyimi boyunca raporlama, finansal kontrol ve stratejik bütçe yönetimi gibi kritik alanlarda uzmanlaştı. Finansal yönetim ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımıyla tanınan Dilek Özdemir, yeni dönemde Nippon Paint – Betek’in finansal stratejilerinin yönetiminde ve şirketin gelecek hedeflerinde kilit rol oynayacak. Özdemir, bu yeni göreviyle aynı zamanda şirketin yönetim ekibinde yer alan güçlü kadın liderlerden biri olarak sorumluluk üstlenecek. Yönetimde Kadın Gücü ve Temsilde Eşitlik Pazarlama ve İnsan Kaynakları fonksiyonlarının ardından Mali İşler liderliğine de bir kadın yöneticinin atanmasıyla birlikte, şirketin üst yönetimindeki kadın ve erkek sayısı eşitlendi. Yönetim kademesindeki bu denge, Nippon Paint – Betek’in toplumsal cinsiyet eşitliği ve fırsat eşitliği konusundaki kararlı ve vizyoner yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hise Global MIPIM 2026’da sürdürülebilir ve teknoloji odaklı projelerini anlatacak Haber

Hise Global MIPIM 2026’da sürdürülebilir ve teknoloji odaklı projelerini anlatacak

Türkiye’nin önde gelen proje yönetim ve teknik müşavirlik firmalarından Hise Global, dünya gayrimenkul sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan Uluslararası Gayrimenkul Fuarı MIPIM 2026’daki yerini almaya hazırlanıyor. Bu yıl “Global Urban Festival” yaklaşımıyla 9–13 Mart 2026 tarihlerinde Fransa’nın Cannes şehrinde gerçekleşecek olan fuar, yatırımcıları, şehir yöneticilerini, geliştiricileri, mimarları ve teknoloji liderlerini aynı platformda buluşturacak. Her yıl 90’dan fazla ülkeden on binlerce profesyonelin katıldığı organizasyonda, dünyanın dört bir yanından projeler ve şirketler uluslararası yatırımcılarla buluşurken, Hise Global bu yıl da Türkiye’yi temsil edecek. Home Inspection modeli MIPIM’de uluslararası paydaşlara tanıtılacak Hise Global’in fuarda öne çıkaracağı başlıklardan biri de konut alıcılarına yönelik geliştirilen Home Inspection hizmeti olacak. Teknik müşavirlik disiplinini yalnızca büyük ölçekli projelerde değil, bireysel gayrimenkul yatırımlarında da yaygınlaştırmayı hedefleyen Hise Global, bu model kapsamında konutların mevcut durumlarını teknik ve görsel raporlarla kayıt altına alıyor. Bu yaklaşımla hem olası üretim riskleri erken aşamada tespit ediliyor hem de yatırımcıların satın aldıkları gayrimenkulün taahhüt edilen kalite ve standartlara uygunluğu şeffaf biçimde değerlendiriliyor. Hise Global, MIPIM gibi uluslararası platformlarda bu hizmeti anlatarak konut tarafında da güven ve denetim odaklı bir model sunduklarının altını çiziyor. Kentsel gelişim, denetim ve gözetim hizmetleri odağa alınıyor İnşaat ve gayrimenkul sektöründe giderek daha kritik bir rol üstlenen kentsel gelişim ile teknik denetim ve gözetim başlıkları, bu yıl da MIPIM gündeminin merkezinde yer alıyor. Bu kapsamda Hise Global, Türkiye ve Avrupa’da yürüttüğü projelerden elde ettiği saha deneyimini ve teknik müşavirlik alanındaki uzmanlığını uluslararası yatırımcılar ve iş ortaklarıyla paylaşacak. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, MIPIM’in yalnızca bir fuar olmanın ötesinde, sektörde yeni iş birliklerinin ve stratejik ortaklıkların şekillendiği küresel bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. Türkiye ve Avrupa’da tamamlanan projelerden edinilen teknik bilgi birikimini potansiyel yatırımcılarla buluşturmayı hedeflediklerini belirten Öz, teknik müşavirlik alanında sundukları proje yönetim, ikinci taraf gözetim, denetimve home inspection hizmetleriyle uluslararası pazarda ses getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Yapay zekâ uygulamaları, dijitalleşme ve veri temelli yönetim modelleri MIPIM 2026’nın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, fuar kapsamında gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonunun ele alınacağını; yatırım kararlarında ise verimlilik ve performans odaklı yaklaşımların masaya yatırılacağını belirtti. Öz, MIPI Fuarına dair değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Fuarda gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu ele alınırken, yatırım kararlarında verimlilik ve performans odaklı yaklaşımlar masaya yatırılacak. Hise Global olarak biz de teknoloji destekli denetim sistemleri ve dijital raporlama altyapılarımızla süreçleri nasıl daha izlenebilir ve etkin hâle getirdiğimizi katılımcılarla paylaşacağız. Öte yandan sürdürülebilirlik ve çevresel etki yönetimi de MIPIM 2026’nın temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Yeşil yatırımlar, enerji verimli yapılar ve uzun vadeli kentsel dirençlilik çözümleri uluslararası yatırımcıların öncelikli başlıkları arasında bulunurken, Hise Global olarak sürdürülebilir kentsel gelişim alanındaki uzmanlığımızı ve bu doğrultuda geliştirdiğimiz proje yönetim yaklaşımını küresel paydaşlarla buluşturmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MST İş Makinaları’ndan “Kitaptan Sahaya” Uzanan Gelişim Modeli Haber

MST İş Makinaları’ndan “Kitaptan Sahaya” Uzanan Gelişim Modeli

İş Makinaları sektörünün güçlü markası MST İş Makinaları, kurumsal gelişim stratejileri kapsamında çalışanlarının da katılımıyla yeni bir inisiyatif başlattı. Değişimin bireyden başlayarak tüm organizasyona yayılacağı felsefesiyle kurgulanan bu model; sadece bir eğitim çalışması değil, sürdürülebilir bir "öğrenme kültürü" inşası olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında, MST’nin farklı departmanlarından bir araya gelen gönüllü çalışan grupları, ortak kararla belirlenen stratejik kitapları derinlemesine analiz ediyor. "Okuma → Tartışma → Analiz → Uygulama → Raporlama" döngüsüyle ilerleyen süreçte, haftalık buluşmalar gerçekleştiren ekipler; kitaplardaki teorik yaklaşımları fabrikadaki gerçek iş problemlerine çözüm üretmek için kullanıyor. Tamamen iç kaynaklarla yürütülen stratejik model, herhangi bir dış danışmanlık almadan tamamen kurumun kendi iç potansiyeli ve insan kaynağı ile yürütülüyor. Gönüllülük esasına dayanan bu yapı sayesinde, bölümler arası etkileşim artarken sahadan uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerileri geliştiriliyor. MST yetkilileri, hayata geçirilen bu modelin uzun vadeli hedeflerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bu çalışmayı sadece bir sosyal aktivite olarak değil, stratejik bir gelişim modeli olarak görüyoruz. Amacımız, 'Önce kendimiz, sonra fabrikamız' diyerek çalışanlarımızın analitik düşünme ve problem çözme yetkinliklerini artırmak, ardından bu kazanımları somut iş sonuçlarına yansıtmaktır. İlerleyen dönemde fabrika içinde kurulacak bir kütüphane ile okuma kültürünü tüm organizasyon geneline yaymayı da hedefliyoruz". Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026, Lojistikte Beklentileri Yönetme Yılı Olacak Haber

2026, Lojistikte Beklentileri Yönetme Yılı Olacak

Yaklaşık 200 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan lojistik sektörü, Türkiye ekonomisi içindeki ağırlığını her geçen yıl artırıyor. 2026 yılında ise artan e-ticaret hacmi, büyüyen operasyonel ölçek ve yükselen izlenebilirlik beklentileri, sektörü daha planlı ve daha disiplinli bir yönetim dönemine hazırlıyor. Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, önümüzdeki dönemde sektörün karşı karşıya olduğu başlıkları şu sözlerle özetliyor: “Jeopolitik riskler, finansman koşulları, maliyet baskısı, depo arzı ve kira maliyetleri, nitelikli insan kaynağı ihtiyacı ve dijitalleşme beklentisi lojistiğin gündeminde yer almaya devam ediyor. Bu tablo önümüzdeki dönemde sektörün gündeminin yine çok yoğun olacağının sinyallerini veriyor. E-ticaret ölçeği lojistiği stratejik hale getiriyor 2025 yılının özellikle e-ticaret kaynaklı operasyonel yoğunluğun belirgin biçimde arttığı bir dönem olduğunu ifade eden Enes Akça, büyüyen hacimle birlikte izlenebilirlik, raporlama ve zamanında teslimat beklentilerinin de yükseldiğine dikkat çekiyor. Büyüyen operasyon yalnızca kapasite artışı anlamına gelmiyor. Ölçek büyüdükçe hata toleransı azalıyor ve disiplinli bir yönetim anlayışı daha da kritik hale geliyor. Bugün lojistik hizmet sağlayıcılar için güçlü planlama ve süreç yönetimi, rekabet avantajının temel unsurlarından biri,” diyen Akça, artan ölçeğin beraberinde daha fazla sorumluluk getirdiğini vurguluyor. “Lojistikte artık yazılım konuşuyor” 2026’da dijitalleşme ve izlenebilirlik, lojistikte rekabetin ön koşulu haline geliyor. Akca Lojistik, takip, izlenebilirlik ve raporlama yetkinliklerini büyümenin temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Enes Akça, bu dönüşümü şu sözlerle özetliyor: “Lojistikte artık yazılım konuşuyor. Takip ve izlenebilirlik işimizin temel gerekleri arasında yer alıyor. Yapay zeka ve otonom çözümler ise bu dijital zemini güçlendirerek operasyonel maliyetler ve verimlilik üzerinde önemli katkılar sağlıyor.” Firma, Akca Teknoloji markasıyla lojistiğe özel geliştirdiği yazılımsal ve donanımsal çözümleri sahaya taşıyarak, iş ortaklarının operasyonel ihtiyaçlarına doğrudan karşılık veren uygulamalar geliştiriyor. Öncelikler değişmedi, disiplin güçlendi Makroekonomik açıdan 2026’nın 2025 ile benzer seyretmesi bekleniyor. Akca Lojistik de önümüzdeki dönemi aynı disiplinle yönetmeyi hedefliyor. Şirketin öncelikleri; maliyet yönetimi, insan kaynağı ve teknoloji yatırımlarını dengeli ve eş zamanlı biçimde sürdürmek. Kurum kültürü açısından insan odağının önemini vurgulayan Enes Akça, sözlerini şöyle tamamlıyor: “İyi iş, iyi insanla olur. 2026’da da disiplin, verimlilik ve maliyet bilinci kadar, insanı merkeze alan kurum kültürünü korumayı öncelikli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.