Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Raylı Sistemler

Kapsül Haber Ajansı - Raylı Sistemler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Raylı Sistemler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Safkar, InnoTrans 2026'da Raylı Sistem İklimlendirme Teknolojilerini Dünyaya Tanıtacak Haber

Safkar, InnoTrans 2026'da Raylı Sistem İklimlendirme Teknolojilerini Dünyaya Tanıtacak

Türkiye'nin mobil iklimlendirme sektörünün öncü markalarından Safkar, 22-25 Eylül 2026 tarihleri arasında Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenecek InnoTrans 2026 Fuarı'na katılacak. Dünyanın en büyük uluslararası ulaşım teknolojileri fuarlarından biri olarak kabul edilen organizasyonda Safkar, Hall 3.1 - Stand 780'da ziyaretçilerini ağırlayacak. Raylı sistem teknolojileri, altyapı ve toplu taşıma çözümlerine odaklanan InnoTrans kapsamında Safkar; metro, tramvay, hafif raylı sistem ve trenlere yönelik geliştirdiği yüksek teknoloji iklimlendirme çözümlerini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturacak. Raylı sistemlerden savunma sanayine uzanan teknoloji 1988 yılından bu yana Türkiye'nin mobil iklimlendirme sektöründeki ilk yerli üreticisi olarak faaliyet gösteren Safkar; otomotiv, raylı sistemler ve savunma sanayine yönelik geliştirdiği yenilikçi teknolojilerle sektörüne yön veren öncü kuruluşlardan biri olmayı sürdürüyor. Savunma sanayinin kritik operasyonlarından raylı sistemlerin uzun soluklu yolculuklarına kadar farklı ihtiyaçlara özel geliştirdiği teknolojiler sayesinde Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini uluslararası pazarlarda başarıyla temsil eden şirket, küresel ölçekte güvenilir bir çözüm ortağı olarak öne çıkıyor. Kurulduğu günden bu yana OEM ticari araç ve otobüs üreticilerinin ilk tercih ettiği markalar arasında yer alan Safkar, yüksek performanslı ürünleri, güçlü satış sonrası hizmetleri ve yaygın servis ağıyla son kullanıcıların güvenini de kazanmış durumda. Güçlü üretim altyapısıyla küresel pazarlarda büyüyor Yüzde 100 yerli sermayesiyle faaliyet gösteren Safkar, köklü ana tedarikçi kimliği ve yüksek üretim gücü sayesinde küresel pazarlarda stratejik teknoloji ortağı olarak konumlanıyor. Borsa İstanbul'a kote köklü yapısıyla faaliyetlerini sürdüren şirket, İzmir'deki toplam 15 bin metrekare kapalı alana sahip Ulukent S1 tesisinde yıllık 15 bin 360 adet klima ve soğutucu üretim kapasitesine sahip bulunuyor. 2024 yılında üretime başlayan 6 bin metrekare kapalı alana sahip Emiralem S2 tesisinde ise eşanjör, boru ve rakor üretimi gerçekleştirerek üretim altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. İki yılda bir düzenlenen ve raylı sistem sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan InnoTrans 2026 kapsamında Safkar; mevcut uluslararası iş ortaklarıyla ilişkilerini geliştirmeyi, yeni ihracat fırsatları oluşturmayı ve raylı sistem iklimlendirme teknolojilerindeki küresel etkinliğini artırmayı hedefliyor. Güveni, yüksek mühendisliği, sürdürülebilir bir geleceği, yüzde 100 yerli sermayeyi ve milli üretim gücünü temsil eden Safkar, InnoTrans 2026 Fuarı'nda Türkiye'nin raylı sistem teknolojilerindeki mühendislik yetkinliğini ve üretim gücünü uluslararası platformda bir kez daha sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknoloji-Lider Sistem Birleşmesine SPK’dan Onay Çıktı Haber

MİA Teknoloji-Lider Sistem Birleşmesine SPK’dan Onay Çıktı

Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamaya göre birleşme kapsamında şirket sermayesi yaklaşık 492,5 milyon TL artırılarak 986,5 milyon TL'ye çıkarıldı. Lider Sistem Teknolojileri ortaklarına tahsis edilmek üzere yaklaşık 492,5 milyon adet MİA Teknoloji payı ihraç edilirken, uzman kuruluş raporunda belirlenen değişim oranı doğrultusunda her 1 TL nominal değerli Lider Sistem Teknolojileri payı karşılığında 2,9316 TL nominal değerinde MİA Teknoloji payı verildi. Birleşmeyle ortaya çıkan yapı, iki şirketin toplamından fazlasıdır. İki şirketin mühendislik, Ar-Ge ve saha entegrasyonu kapasiteleri tek yapıda konsolide olmuş; birleşik yapının aktif büyüklüğü yaklaşık 11 milyar TL'ye, öz sermayesi ise yaklaşık 8,2 milyar TL'ye ulaşacaktır. Yeni yapı, bilişim ve teknoloji sektöründe borsada işlem gören 39 şirket arasında öz kaynak büyüklüğünde ilk 3, aktif büyüklükte ilk 10 sırada yer alacaktır. Ortak vizyonla güçlenen yapı Birleşme, tek taraflı bir devralma değil, karşılıklı tercihe dayalı stratejik bir güç birliği olarak yapılandırıldı. Sermaye artışının tamamının Lider Sistem ortaklarına tahsis edilmesi ve Lider Sistem'in bağımsız halka arz seçeneğini bilinçli olarak bırakıp birleşik yapıda pay sahibi olmayı tercih etmesi, bu işlemin iki eşit gücün ortak geleceğe dair kararlı olduğunu gösteriyor. Bu yapı sayesinde MİA Teknoloji'nin Ar-Ge, yazılım geliştirme, proje yönetimi ve uluslararası proje deneyimi ile Lider Sistem'in kritik tesis yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri, biyometrik tanıma ve sahada kanıtlanmış uygulama uzmanlığıyla tek çatı altında bir araya geliyor. Yeni yapının yalnızca ölçek büyümesi değil, daha geniş bir etki alanı ve güçlü bir gelecek vizyonu sunduğuna işaret eden Lider Sistem Yönetim Kurulu Başkanı Burak Görmez, şunları söyledi: “13 yıl önce Lider Sistem’i kurarak attığımız adımın bugün bu ölçekte bir yapının kurucu ortağı olmakla sonuçlanması gurur verici. Lider Sistem’in saha mühendisliği birikimi, bundan sonra çok daha büyük bir çatının parçası olarak değer üretmeye devam edecek.” Savunma teknolojilerinde daha güçlü mühendislik ekosistemi MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Beltekin, birleşmenin yalnızca iki şirketin birleşmesi olmadığını, Türkiye'nin savunma ve güvenlik teknolojilerindeki mühendislik kapasitesini güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin teknoloji yolculuğunda yeni bir eşiği geride bıraktık. MİA Teknoloji ile Lider Sistem'in birleşmesi, yalnızca iki kurumun organizasyonel birleşimi değil; Türkiye'nin savunma teknolojileri, kritik kamu projeleri ve ileri mühendislik kapasitesini tek bir vizyon altında buluşturma kararlılığının somut göstergesidir. Bugün, iki mühendislik kültürünün resmen tek çatı altında birleştiği gündür. Ar-Ge gücümüzü, mühendislik yetkinliklerimizi ve saha deneyimimizi konsolide ederek, küresel ölçekte rekabet edebilecek bir Türk teknoloji markası için sağlam bir temel kurduk. Bu birleşme bir varış değil, çok daha büyük bir yolculuğun başlangıcıdır.” diye konuştu. Mevcut Yetkinliklerden Konsolide Mühendislik Gücüne Birleşik yapı, MİA Teknoloji’nin mevcut sistem entegrasyonu, yazılım geliştirme, proje yönetimi ve uluslararası mühendislik deneyimini Lider Sistem’in kritik tesis yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri, biyometrik tanıma ve saha uygulamalarındaki uzmanlığıyla daha konsolide bir mühendislik çatısı altında buluşturuyor. Böylece hâlihazırda var olan bütünleşik sistem mimarisi, daha geniş bir yetkinlik havuzu, daha güçlü saha kabiliyeti ve uçtan uca çözüm geliştirme kapasitesiyle ileri bir aşamaya taşınıyor. Birleşmenin mevcut mühendislik yaklaşımını daha geniş ve konsolide bir yetkinlik yapısına taşıdığına dikkat çeken MİA Teknoloji Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili İhsan Ünal, yeni dönemi şu sözlerle değerlendirdi: “Geleceğin rekabeti ürünler arasında değil, ekosistemler arasında yaşanacak. Sensörden veriyi toplayan, onu anlamlandıran ve sahada aksiyona dönüştüren bütünleşik yapıyı ‘Sistem Orkestrasyon Mühendisliği’ olarak tanımlıyoruz. Birleşik yapımız; yapay zekâ, siber güvenlik, biyometrik doğrulama ve kritik altyapı alanlarındaki uzman mühendislik ekiplerini aynı çatı altında buluşturuyor.” Yeni dönemin odak alanları Birleşik yapı, önümüzdeki dönemde üç somut sütuna odaklanacak. Birinci sütun, ulusal güvenlik ihtiyaçlarına yönelik yerli ve bütünleşik izleme sistemlerinin geliştirilmesini kapsıyor. Kritik kamu tesisleri, savunma altyapıları, enerji tesisleri, ulaşım ağları ve stratejik yerleşkeler için geliştirilecek yeni nesil çözümler; görüntü yönetimi, çevre güvenliği, sensör entegrasyonu, video analitiği ve olay yönetimini tek bir mimari altında birleştirecek. Böylece yalnızca sahadan veri toplayan değil; veriyi gerçek zamanlı olarak analiz eden, tehditleri önceliklendiren ve karar süreçlerini destekleyen milli güvenlik teknolojileri üretilecek. İkinci sütun, kritik altyapıların merkezi ve bütünleşik biçimde yönetilmesini sağlayan sistem orkestrasyonu kabiliyetleri derinleştirilecek. Farklı marka, platform, sensör ve yazılımların ortak bir karar katmanında buluşturulmasıyla; kurumlara ölçeklenebilir, siber güvenli ve operasyonel sürekliliği yüksek güvenlik mimarileri sunulacak. Üçüncü sütun ise ihracat odaklı büyümeyi esas alıyor. NATO projeleri ve geliştirme aşamasındaki yüksek katma değerli uluslararası iş birlikleri, gelir karmasını teknoloji yoğun ve küresel pazarlara yönelik bir yapıya taşımakta; yurt dışı gelir payı kademeli olarak artırılmaktadır. Bu büyümenin öne çıkan eksenlerinden biri, raylı sistemler ve demiryolu lojistiğidir. Bölgesel yeniden yapılanmanın ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, Türki Cumhuriyetler ve Körfez coğrafyasında artan lojistik ihtiyacı; demiryollarını yalnızca bir ulaşım altyapısı olmaktan çıkararak kritik bir güvenlik ve karar altyapısı hâline getirmektedir. Avrupa’yı Çin’e, Körfez’i ve Orta Doğu’yu batı pazarlarına bağlayan yeni raylı koridorlar; enerji, ticaret ve savunma lojistiğinin aynı hat üzerinde buluştuğu stratejik omurgalara dönüşmektedir. MİA Teknoloji, birleşik yapısının kritik tesis güvenliği, sistem entegrasyonu, akıllı izleme ve karar destek mimarisi kabiliyetlerini bu koridorlara taşıyarak raylı sistemler ve demiryolu altyapılarında kapsamlı iş birlikleri geliştirmektedir. MİA Teknoloji Hakkında MİA Teknoloji A.Ş. (Borsa İstanbul: MIATK); kimliklendirme ve yetkilendirme sistemlerinden savunma teknolojilerine, sağlık bilişiminden akıllı ulaşım ve kritik tesis çözümlerine kadar çok dikeyli bir mühendislik ekosistemini “Sistem Orkestrasyon Mühendisliği” yaklaşımıyla tek bir bütün hâlinde yöneten, Ankara merkezli bir teknoloji şirketidir. Londra, New York ve Rabat'taki uluslararası varlığıyla NATO nitelikli Türk mühendisliğini küresel ölçeğe taşımakta; NATO Tesis Güvenlik Belgesi ve kapsamlı sertifikasyon yapısıyla savunma ve kritik altyapı projelerinde ön yeterlilik kabiliyetine sahiptir. Lider Sistem Teknolojileri Hakkında Lider Sistem Teknolojileri A.Ş.; kritik tesis yönetim sistemleri, yapay zekâ ve biyometrik tanıma, güvenlik ve acil durum müdahale sistemleri, robotik teknolojiler ve yapay zekâ destekli sistemler alanlarında mühendislik çözümleri geliştiren bir teknoloji şirketi olup kamu ve özel sektörün en kritik tesislerinde 100'den fazla referans projeye imza atmıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir, Sürdürülebilir Ulaşımın Yol Haritasını Dünyayla Paylaşıyor Haber

İzmir, Sürdürülebilir Ulaşımın Yol Haritasını Dünyayla Paylaşıyor

Dünyanın dört bir yanından ulaşım profesyonellerini buluşturan konferansta, iş birliği ve bilgi paylaşımının önemi vurgulanırken, İzmir'in entegre toplu ulaşım modeli ve 2040 Ulaşım Ana Planı ile hayata geçireceği vizyoner çalışmalar uluslararası platformda öne çıktı. İzmir’de 26 yıldır raylı sistem ulaşım hizmeti sunan İzmir Metro AŞ’nin ev sahipliğinde, 100’den fazla ülkeden bin 900’ü aşkın üyesi bulunan Uluslararası Toplu Taşıma Birliği (UITP) tarafından düzenlenen Avrasya Konferansı, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde başladı. “Sürdürülebilir Şehirler için Kesintisiz Çok Modlu Ulaşım” temasıyla gerçekleştirilen ve 3 Temmuz’a kadar sürecek konferansa; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, UITP Genel Sekreteri Mohamed Mezghani, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Hakan Uzun, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yalçın Alver, İzmir Metro AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Alpaslan Kara, İzmir Metro AŞ Genel Müdürü Sinan Karakuzu, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile dünyanın farklı ülkelerinden ulaşım uzmanları ve yöneticileri katıldı. Yıldırım: İzmir, entegre toplu ulaşımda Türkiye’nin öncü kentlerinden biri Konferansın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, 2026 UITP Avrasya Konferansı’nın İzmir’de düzenlenmesinin, kentin sürdürülebilir ulaşım vizyonunun uluslararası alanda kabul gördüğünün önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. İzmir’in metro, tramvay, İZBAN, elektrikli otobüsler, deniz ulaşımı ve bisiklet altyapısını tek bir ekosistemde buluşturan, Türkiye’nin en gelişmiş entegre toplu ulaşım sistemlerinden birine sahip olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Sürdürülebilir kentlerin yolu güçlü toplu ulaşımdan, karbonsuzlaşmadan ve özel araç bağımlılığını azaltmaktan geçiyor. İzmir’de yıllardır uyguladığımız ulaşım anlayışı, konferansın ‘Sürdürülebilir Şehirler için Kesintisiz Çok Modlu Ulaşım’ temasıyla birebir örtüşüyor” dedi. “Ulaşım Ana Planı'nı kentin geleceği için yasal güvenceye dönüştürüyoruz” Buca Metrosu'nun İzmir'in sürdürülebilir ulaşım vizyonunun en önemli projelerinden biri olduğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, 2040 Ulaşım Ana Planı'nın kentin hareketliliğini bütüncül bir yaklaşımla ele alacağını söyledi. Ana planların uygulanmasına ilişkin yasal zorunlulukların yeterince tanımlanmadığına dikkat çeken Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak önemli bir adım attıklarını belirterek, “2040 Ulaşım Ana Planı kararlarını, İzmir'in bütününü kapsayan 1/25 bin ölçekli çevre düzeni planına işleyerek kentin geleceği için yasal güvence oluşturmayı hedefliyoruz. Böylece ulaşım kararlarını kişilere ya da yönetimlere bağlı olmaktan çıkarıp, şehrin geleceğini güvence altına alacak adımları kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Mezghani: Ulaşımda odak insan ve iş birliği olmalı Uluslararası Toplu Taşıma Birliği (UITP) Genel Sekreteri Mohamed Mezghani, toplu ulaşımda yalnızca insanların bir noktadan diğerine taşınmasının değil, hizmet kalitesinin de büyük önem taşıdığını söyledi. İzmir'in metro, tramvay ve otobüs sistemiyle başarılı bir toplu ulaşım modeli sunduğunu belirten Mezghani, “Dünyanın en güzel yerlerinden biri olan İzmir cennetinde bulunmak çok güzel. İzmir gibi şehirler dijitalleşme, yapay zeka ve yeni teknolojilerle ulaşımı güçlendiriyor. Ulaşıma yatırım yapmak ve insan odaklı çözümler geliştirmek çok önemli. Kadın istihdamının artırılmasına ve teknolojinin sürücüleri desteklemesine önem vermeliyiz. Birlik ve dayanışmamızı güçlendirmeli, birbirimizden ilham alarak kentlerimizi daha ileriye taşımalıyız” dedi. Karakuzu: İzmir modeli sürdürülebilir ulaşımın güçlü örneklerinden biri İzmir Metro AŞ Genel Müdürü Ahmet Sinan Karakuzu, ulaşımı yalnızca bir ulaşım hizmeti değil, yaşam kalitesini artıran, çevresel sürdürülebilirliği destekleyen ve kent yaşamını güçlendiren stratejik bir unsur olarak gördüklerini söyledi. "Keep İzmir Moving – İzmir'in Temposunu Koru" anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Karakuzu, dijitalleşme, yapay zeka, karbonsuzlaşma ve çok modlu entegrasyonun sektörün öncelikli gündemleri arasında yer aldığını ifade etti. İzmir'in metro, tramvay, banliyö, deniz ulaşımı, otobüs ve mikromobiliteyi tek bir hareketlilik ekosisteminde buluşturan yapısıyla konferansın ana temasını başarıyla yansıttığını vurgulayan Karakuzu, “Burada paylaşılacak her deneyim, fikir ve iş birliği kentlerimizin daha sürdürülebilir ve dirençli hale gelmesine katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Mobilite merkezleri ve çok modlu ulaşım masaya yatırıldı Konferansın açılışının ardından, UITP Genel Sekreteri Mohamed Mezghani moderatörlüğünde “Çok Modlu Entegrasyonlar ve Mobilite Merkezleri” başlıklı oturum düzenlendi. Oturuma İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Hakan Uzun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Dr. Seda Özdemir, BSM Yeni Mobilite Direktörü Francesc Delgado ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nden Doç. Dr. Cenk Hamamcıoğlu katıldı. Oturumda aktarma ve transfer merkezlerinin sürdürülebilir ulaşım sistemlerindeki rolü ele alındı. Dr. Hakan Uzun, ulaşım planlamasında kullanıcı memnuniyetini öncelediklerini belirterek İzmir Körfezi'nin kent içi ulaşımda önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Dr. Seda Özdemir, İstanbul'daki aktarma merkezlerinden örnekler paylaşırken, Francesc Delgado Barselona'da tüm ulaşım türlerini birbirine entegre etmeye yönelik çalışmaları anlattı. Doç. Dr. Cenk Hamamcıoğlu ise özel araç kullanımının azaltılarak toplu taşımanın güçlendirilmesi ve etkin mobilite merkezlerinin oluşturulmasının önemine dikkat çekti. 20 yılı aşkın deneyim 20 yılı aşkın süredir düzenlenen UITP Avrasya Konferansı; metro, tramvay, otobüs ve çok modlu ulaşım sistemlerinin yanı sıra dijitalleşme, yapay zekâ, karbonsuzlaşma ve elektrifikasyon gibi güncel başlıklarda kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getiriyor. İyi uygulamaların ve yeni teknolojilerin paylaşılmasına olanak sağlayan konferans, uluslararası iş birlikleri ile finansman fırsatlarını da destekliyor. İzmir'de düzenlenen organizasyonun, kentin uluslararası görünürlüğünü artırırken İzmir Metro AŞ'nin kurumsal ve teknik kapasitesine de katkı sunması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaynarca-Pendik Hattı İçin Hedef 2027 İlk Yarısı Haber

Kaynarca-Pendik Hattı İçin Hedef 2027 İlk Yarısı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) kendi öz kaynaklarıyla yürüttüğü metro yatırımları hız kesmeden devam ederken, yapımı süren Kaynarca-Pendik metro hattının 2026 yılı sonu ile 2027'nin ilk yarısı arasında hizmete açılması hedefleniyor. Hatta yapılan çalışmaları dün yerinde inceleyen İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Erman Eryılmaz ve Metro AŞ Genel Müdürü Özhan Şenol’dan bilgi alan Aslan, değerlendirmelerde bulundu. Aslan, konuşmasına şu şekilde devam etti: “10 ADET METRO HATTININ İNŞAATI EKREM İMAMOĞLU DÖNEMİNDE BAŞLATILDI” “2017 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kaynarca-Pendik arasındaki metro hattı için bir ihale açıyor. O sırada Belediye Başkanı Kadir Topbaş. Çeşitli sebeplerle Kadir Topbaş istifa ettiriliyor ve yerine İBB Meclisi tarafından Mevlüt Uysal Belediye Başkanı olarak seçiliyor. Mevlüt Uysal göreve gelir gelmez, İBB kaynaklarının çok zorlandığını ve belediyenin ciddi bir borç yükü altında olduğunu belirterek İstanbul’daki tüm metro inşaatlarını; tüm kültür merkezleri, yaşam merkezleri, köprü ve viyadük projelerini durduruyor. Bu doğrultuda bütün daire başkanlıklarına resmi bir yazı gönderiyor. Haliyle İstanbul’un kaderi iki yıl boyunca ötelenmiş oluyor. 2019 yılında Ekrem İmamoğlu İstanbul’da seçimi kazanınca, kendisi ve yol arkadaşları bu durdurulan şantiyelerin tamamını dolaşıyorlar. Yapılmış olan ihaleleri kontrol ederek milletin parasına ve malına sahip çıkıyorlar. İşte bu durdurulan hatlardan biri de şu an içinde bulunduğumuz hattır. Artık projelerde belirli öncelikler belirlendi ve 2019'dan itibaren İstanbul ve dünya tarihinde bir ilk gerçekleşti: Bakanlığın kendi yaptığı hatlar hariç, aynı anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kendi imkanları ve projeleriyle yürüttüğü 10 adet metro hattının inşaatı Ekrem İmamoğlu döneminde başlatıldı” “2027 İLK YARISINDA BU HATTI DA AÇMIŞ OLACAĞIZ” “Bu hatların birçoğu hizmete açıldı, bir kısmının ise imalatı hızla devam ediyor. Allah'ın izniyle 2026'nın sonu veya 2027'nin ilk yarısında bu hattı da açmış olacağız. Şu an bulunduğumuz yer, vatandaşlarımızın gelip ticari işletmelerden ve dükkanlardan yararlanacağı peron katıdır. Hemen buradan merdivenlerle aşağı indiğimizde bilet holü katına, yani gişelerin olduğu alana ulaşacağız. Orada biletlerimizi aldıktan sonra bir alt kata inerek metroya binebileceğiz ve İstanbul’un gitmek istediğimiz her noktasına ulaşabileceğiz. Peki Metroyla Nereye Gidemeyeceğiz? Beylikdüzü’ne, Avcılar’a, TÜYAP’a şu an için metroyla gidemeyeceğiz. Peki neden gidemeyeceğiz? Çünkü tek bir imza eksik. O imza atıldığı takdirde, Allah'ın izniyle buralara da metroyu ulaştıracağız.” “ANADOLU YAKASI'NIN ALTINI DEMİR AĞLARLA ÖRDÜK” “Burada Daire Başkanımız, Metro A.Ş. Genel Müdürümüz, ilgili firma yetkilileri, belediye meclis üyelerimiz, Pendik İlçe Başkanımız, Ulaşım Komisyonu'ndaki arkadaşlarımız ve Pendik Belediye Başkan Yardımcılarımız yanımızda. Bu projede emeği geçen, bu hattı ilk kez düşünen, ihalesini gerçekleştiren ve bugün de devam ettiren herkesten Allah razı olsun. Dolayısıyla ‘Anadolu Yakası'nda metro yok, bize hizmet getirilmedi’ diyenler yanılırlar. Hem Bakanlık hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Anadolu Yakası'nın altını demir ağlarla ördük.” “ÖNEMLİ OLAN MİLLETE HİZMET ETMEKTİR” İnşallah önümüzdeki dönemde Cumhurbaşkanımız; Sefaköy, Avcılar, Esenyurt, Beylikdüzü ve TÜYAP metro hattının kamu yatırım programına alınmasını imzalayacak. Hazine Bakanımız onay verecek, biz de krediyi temin ederek bu yıl içinde temeli atacağız. Önemli olan millete hizmet etmektir. Hizmetin hangi partinin belediye başkanı tarafından yapıldığının bir önemi yoktur. Millet bu hizmeti hak ediyorsa, siz de halkın ayağına giderek bu hizmeti sunmakla mükellefsiniz. Çünkü bizler, ‘Halka hizmet, Hakk'a hizmettir’ anlayışını benimseyen bir geleneğin temsilcileriyiz. Bu yüzden her zaman söylüyorum: Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Bu milletin içinde bir cevher var ve bu ışık kendi içimizden doğacaktır. Öyle ya da böyle, biz bunu başaracağız ve bu millet bir bütün olarak ayağa kalkacaktır. Kimse bu ülkeden gidip bir başka ülkede yaşamayı düşünmesin. Bu ülkede hep birlikte el ele verip geleceğimizi inşa edeceğiz. Ayrımız gayrımız yok; birlikte çalışacak, birlikte başaracağız” Açıklamaların ardından incelemelerde bulunan Aslan, daha sonra metro şantiyesinde çalışan emekçilerle toplu anı fotoğrafı çektirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrik Ekipmanları Sektörünün Liderleri İstanbul’da Buluştu Haber

Elektrik Ekipmanları Sektörünün Liderleri İstanbul’da Buluştu

Sönmez Trafo’nun 50. kuruluş yıldönümü kapsamında yarım asırlık yolculuğunun paylaşıldığı etkinlikte, Türkiye’nin enerji üretimi ve altyapısındaki rekabetçi karakteri masaya yatırıldı. Küresel büyüklüğü 70 milyar dolara ulaşan transformatör sektöründeki modern trendler ve yenilikçi teknolojiler hakkında uzman görüşlerinin ele alındığı organizasyonda, Sönmez Trafo'nun Dilovası’nda bulunan üretim tesislerine fabrika ziyareti de gerçekleştirildi. Önümüzdeki 10 yıl içinde küresel büyüklüğünün iki katına çıkması beklenen bu dev pazarda, uluslararası ziyaretçilere bir üretim üssü olarak Türkiye'nin güçlü altyapısı tanıtıldı. “Türkiye trafo sektörü güven veren bir çözüm ortağı” Sektörün küresel geleceğine dair görüşlerini paylaşan Sönmez Trafo CEO’su Oluş Sönmez, transformatörlerin enerji arz güvenliğindeki kritik rolünü şu sözlerle değerlendirdi: “Bugün dünya, enerji arz güvenliği ve sürdürülebilirlik ekseninde tarihi bir kırılma noktasından geçiyor. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi regülasyonlar, artık sadece birer kural değil; tüm küresel enerji altyapısının yeni baştan inşa edilmesi için somut talimat niteliği taşıyor. Transformatörler işte bu devasa ekosistemde, elektriği bir noktadan diğerine taşırken onun ‘doğru dille’ konuşmasını sağlayan evrensel birer tercüman görevi görüyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde trafo sektöründe küresel büyüklüğün 140 milyar dolar seviyelerine ulaşacak olması, yeşil ve dijital dönüşüm alanındaki girişimlerin bir sonucu olarak gerçekleşecek. Türkiye, sahip olduğu teknolojik adaptasyon yeteneğiyle bu dönüşümde sadece bir üretici değil, güven veren bir çözüm ortağı olmayı sürdürecek. 50 yıl önce başladığı yolculukta Sönmez Trafo da CERN’den İskandinavya’nın en zorlu coğrafyalarına kadar taşıdığı birikimle, bu değişimin tam merkezinde yer almaya devam edecek.” “Trafolar her iklimde ve en zorlu koşulda bir güven sembolü” Sektörün yüksek katma değerli üretim vizyonuna dikkat çeken Sönmez Trafo Co-CEO’su Oğuz Sönmez ise, Türkiye’nin bu alandaki rekabetçi gücünü şirketin yarım asırlık mirasıyla harmanladıklarını belirterek şunları kaydetti: “Enerji ekipmanları sektörü, artık sadece kapasite ve hızla değil, karbon ayak izi düşüklüğü ve verimliliği yüksek çözümlerle de şekilleniyor. Türkiye transformatör sektörü, büyük ölçekli üretimlerde sergilediği maliyet disiplini ve yüksek kalite standardıyla bugün küresel devlerle aynı ligde yer alıyor. Bir zamanlar demiryolu projelerinde sadece bakım ve onarım yapan bir yapıdan, bugün dünya raylarında imzası olan küresel bir oyuncuya dönüşmemiz, Türk sanayiinin ulaştığı noktanın en somut örneğidir. İsviçre merkezli PCS Holding ile 2023 yılında başlayan stratejik ortaklığımız da bu yerli mühendislik dehasına duyulan küresel güvenin bir tescilidir. Biz transformatörü sadece bakır ve çelikten ibaret bir cihaz olarak değil, her iklimde ve en zorlu koşulda bir güven sembolü olarak görüyoruz. 50. yılımızda hedefimiz, dijitalleşme ve Ar-Ge yatırımlarımızla raylı sistemler ve özel projelerdeki küresel öncülüğümüzü daha da pekiştirmek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Transformatör Sektörü 10 Yılda 140 Milyar Dolar Büyüklüğe Ulaşacak Haber

Transformatör Sektörü 10 Yılda 140 Milyar Dolar Büyüklüğe Ulaşacak

Sönmez Trafo’nun 50. kuruluş yıldönümü kapsamında yarım asırlık yolculuğunun paylaşıldığı etkinlikte, Türkiye’nin enerji üretimi ve altyapısındaki rekabetçi karakteri masaya yatırıldı. Küresel büyüklüğü 70 milyar dolara ulaşan transformatör sektöründeki modern trendler ve yenilikçi teknolojiler hakkında uzman görüşlerinin ele alındığı organizasyonda, Sönmez Trafo'nun Dilovası’nda bulunan üretim tesislerine fabrika ziyareti de gerçekleştirildi. Önümüzdeki 10 yıl içinde küresel büyüklüğünün iki katına çıkması beklenen bu dev pazarda, uluslararası ziyaretçilere bir üretim üssü olarak Türkiye'nin güçlü altyapısı tanıtıldı. “Türkiye trafo sektörü güven veren bir çözüm ortağı” Sektörün küresel geleceğine dair görüşlerini paylaşan Sönmez Trafo CEO’su Oluş Sönmez, transformatörlerin enerji arz güvenliğindeki kritik rolünü şu sözlerle değerlendirdi: “Bugün dünya, enerji arz güvenliği ve sürdürülebilirlik ekseninde tarihi bir kırılma noktasından geçiyor. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi regülasyonlar, artık sadece birer kural değil; tüm küresel enerji altyapısının yeni baştan inşa edilmesi için somut talimat niteliği taşıyor. Transformatörler işte bu devasa ekosistemde, elektriği bir noktadan diğerine taşırken onun ‘doğru dille’ konuşmasını sağlayan evrensel birer tercüman görevi görüyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde trafo sektöründe küresel büyüklüğün 140 milyar dolar seviyelerine ulaşacak olması, yeşil ve dijital dönüşüm alanındaki girişimlerin bir sonucu olarak gerçekleşecek. Türkiye, sahip olduğu teknolojik adaptasyon yeteneğiyle bu dönüşümde sadece bir üretici değil, güven veren bir çözüm ortağı olmayı sürdürecek. 50 yıl önce başladığı yolculukta Sönmez Trafo da CERN’den İskandinavya’nın en zorlu coğrafyalarına kadar taşıdığı birikimle, bu değişimin tam merkezinde yer almaya devam edecek.” “Trafolar her iklimde ve en zorlu koşulda bir güven sembolü” Sektörün yüksek katma değerli üretim vizyonuna dikkat çeken Sönmez Trafo Co-CEO’su Oğuz Sönmez ise, Türkiye’nin bu alandaki rekabetçi gücünü şirketin yarım asırlık mirasıyla harmanladıklarını belirterek şunları kaydetti: “Enerji ekipmanları sektörü, artık sadece kapasite ve hızla değil, karbon ayak izi düşüklüğü ve verimliliği yüksek çözümlerle de şekilleniyor. Türkiye transformatör sektörü, büyük ölçekli üretimlerde sergilediği maliyet disiplini ve yüksek kalite standardıyla bugün küresel devlerle aynı ligde yer alıyor. Bir zamanlar demiryolu projelerinde sadece bakım ve onarım yapan bir yapıdan, bugün dünya raylarında imzası olan küresel bir oyuncuya dönüşmemiz, Türk sanayiinin ulaştığı noktanın en somut örneğidir. İsviçre merkezli PCS Holding ile 2023 yılında başlayan stratejik ortaklığımız da bu yerli mühendislik dehasına duyulan küresel güvenin bir tescilidir. Biz transformatörü sadece bakır ve çelikten ibaret bir cihaz olarak değil, her iklimde ve en zorlu koşulda bir güven sembolü olarak görüyoruz. 50. yılımızda hedefimiz, dijitalleşme ve Ar-Ge yatırımlarımızla raylı sistemler ve özel projelerdeki küresel öncülüğümüzü daha da pekiştirmek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Yeni Metro Araçlarına Kavuşmaya Hazır Haber

İstanbul Yeni Metro Araçlarına Kavuşmaya Hazır

İhale, yapıldığıyla kaldı ve araçların üretimi planlanan takviminde ilerlemedi. Ekrem İmamoğlu yönetiminin 2019 yılında göreve gelmesiyle beraber, İstanbul genelinde durdurulmuş 10 metro projesi birden yeniden başlatıldı. Metro şantiyelerindeki hareketlilik, 2015 yılında ihalesi yapılan metro aracı temini ve işletmeye alma işini de yeniden canlandırdı. Toplam 278 aracı kapsayan ihalenin birinci etabı kapsamında; M7 Kabataş–Mecidiyeköy–Mahmutbey Metro Hattı için 104 adet, M12 Ümraniye–Ataşehir–Göztepe Metro Hattı için de 40 adet aracın sisteme entegrasyonu planlanmıştı. M12 Ümraniye–Ataşehir–Göztepe hattı için planlanan 40 araçlık set, teslim alınarak Ümraniye’deki Behiç Erkin Yerleşkesi’ne indirildi. ASLAN: “BAŞKANIMIZ SAYIN EKREM İMAMOĞLU'NUN SELAM VE SEVGİLERİNİ İLETMEK İSTİYORUM” Teslim için düzenlenen tören; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ve Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi’nin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Törende, Aslan ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin birer konuşma yaptı. Aslan, konuşmasına, “Sözlerime başlamadan önce, kürsünün sahibi, İstanbul halkının temsilcisi, seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve muhalefet bloğunun, muhalefetin cumhurbaşkanı adayı ve bir sonraki hükümeti kuracak olan kıymetli yol arkadaşımız ve Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini iletmek istiyorum. Geçen çarşamba günü kendisini ziyaret ettim. Gerçekten motivasyonu çok yüksek. Gerçekten bir insanın, dört duvar arasında dahi, bu kadar azimli, mücadele ruhuna sahip ve ülkesini, bayrağını yüceltmek için gece-gündüz çalışmasını, büyük bir hayranlıkla izliyorum,” cümleleriyle başladı. “BEHİÇ ERKİN DEMEK, İMKANSIZLIKLAR İÇİNDE, BİR ULUSUN HER KÖŞESİNİ DEMİR AĞLARLA ÖRMEK DEMEK” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İmamoğlu’nun Türkiye için bir şans olduğuna vurgu yapan Aslan, “Bazen insanlar gelip, geçer ve siz, onları kitaplardan okursunuz. Tarih yazanları kitaplardan okursunuz. Bazen tarih yazılırken, tarih yazanlarla ve yazılanlarla aynı ortamda olmak, insana mutluluk verir. Biz de böyle bir mutluluğu yaşıyoruz. Biliyorum ki dört duvar ya da demir parmaklıklar, Ekrem Başkan'ımızı orada tutmaya gücü yetmez. Bugün olmazsa yarın, Ekrem Başkan özgürlüğüne kavuşacak ve bizlerle bir arada olacak,” dedi. Tören yapılan yerleşkeye adını veren TCDD’nin kurucusu ve ilk Genel Müdürü olan Behiç Erkin’in Kurtuluş Savaşı’nın ‘lojistik kahramanı’ olduğunun altını çizen Aslan, “Behiç Erkin demek, imkansızlıklar içinde, bir ulusun her köşesini demir ağlarla örmek demek,” şeklinde konuştu. “BİZ DE İSTANBUL'UMUZU DEMİR AĞLARLA ÖRÜYORUZ” “Biz de İstanbul'umuzu demir ağlarla örüyoruz, “diyen Aslan, özetle şunları söyledi: “Ekrem Başkanımızla birlikte İstanbul, raylı sistemlerde dünya çapında bir atılıma geçti. İstanbul, aynı anda en çok metro inşaatı yapan şehir oldu. Ancak, bu noktaya kolay gelinmedi. 2019 yılında görevi devraldığımızda, kaderine terk edilmiş bir İstanbul vardı. Şimdi bunu söyleyince, geçmişi eleştirmek oluyor. Bizim kitabımızda, geçmişi eleştirmek yok. Biz, ecdat yadigarına çeşmesinden türbesine, mezarlığından resmine sahip çıkan, atılmış temelinden yapılmış yoluna sahip çıkan bir geleneğin temsilcileriyiz. Çünkü, bu Cumhuriyet bizim ve bize emanet. Bu topraklar üstünde yapılan her şey bize emanet. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi varsa, biz varsak, bayrağını, vatanını, milletini sevenler varsa; hiçbir şey boşa yapılmış değildir. Birçok proje, biz geldiğimizde durmuştu. İçinde bulunduğumuz Behiç Erkin Yerleşkesi de o duran projelerden biriydi. Peki biz ne yaptık? Göreve gelir gelmez kolları sıvadık. M8 ve M12 hatlarımızın kumanda ve kontrol merkezlerini tamamladık. Genişletmelerini yaptık ve bu dev tesisi, 23 Kasım 2022’de İstanbulluların hizmetine açtık.” “BİZ, HİÇBİR İŞİ YARIM BIRAKMADIK, BIRAKMAYIZ” “Aslında buranın bir hikâyesi var. Hikâye, öyle 2019’da filan başlamıyor; 2010’lu, 2015’li yıllarda başlıyor. 8-10 yılda buranın geldiği yer, yüzde 33 ilerleme! Biz gelir gelmez, ‘milli servet’ dediğimiz, ‘milli kaynak’ dediğimiz, ‘milletin malı’ dediğimiz bütün projelere sahip çıktık. Birileri diyor ya, ‘Biz temel attık!’ Doğru. Allah razı olsun. Biz her zaman söylüyoruz.: Gelmiş geçmiş, İstanbul'a hizmet eden tüm belediye başkanlarımıza ve ilçe belediye başkanlarımıza, bugün dahil hizmet edenlerin hepsine teşekkür ediyoruz. Ama biz, hiçbir işi yarım bırakmadık, bırakmayız. Çıktığımız yoldan asla geri dönmeyiz. Yolumuzdan asla vazgeçmeyiz. İşte bugün tanıtımını yaptığımız bu araçların hikayesi de aslında İstanbul'un son 6 yılını gösteriyor. 2019 yılında, kredi bulunamadığı ve ödeme yapılamadığı için, bu araçların alım süreci bile başlatılmamıştı. Yani düşünün; burası kuruluyor, buraya alınacak makinenin alımı yapılmıyor. İşte ne bileyim? Metro inşaatı için proje çiziliyor ve ihalesi yapılıyor, ama hizmet başlamıyor.” “2015 YILINDA ARAÇ ALIMINA KARAR VERİLİYOR, 2019 YILINA KADAR, 5 YIL BOYUNCA YAPRAK KIPIRDAMIYOR” “Ama ülke sahipsiz değil. Her zaman bir umut var bu ülkede. Bir ışık var. O ışıklar geliyor. O yol arkadaşları geliyor, bırakılan yerden alıyor. 2015 yılında araç alımına karar veriliyor, 2019 yılına kadar, 5 yıl boyunca yaprak kıpırdamıyor. 2019 yılında, İstanbul'un yeni Fatih'i geliyor, arkadaşlarıyla beraber kollarını sıvıyor. Ve diyor ki, ‘Bu araçların alınması lazım. Bu metro inşaatlarının devam etmesi lazım. İstanbul deprem bölgesi. Dolayısıyla yerin altında bir miktar kazı bile olsa, ufak bir sarsıntı da oluşacak riskleri alamayız’ deyip, belediyenin bütün kaynaklarını, insan kaynağını ve büyük bir ekonomik kaynağı bu işe ayırıyor. Ve 2019’dan sonra Ekrem Başkan geliyor, İstanbul'un nefes aldığını gören dünyadaki kredi veren kuruluşların tamamı, Ekrem Bey'e, İstanbul'a kollarını açıyor. 300 araçlık dev alım sürecini başlatıyor Ekrem İmamoğlu. 240 milyon Euro’luk dış kredinin Hazine onayını alıyoruz. Ve işte bugün, M12 Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattımızda çalışacak 10 setlik, yani tam 40 araçlık ilk teslimatı gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz.” “ELİMİZDE OLAN TEK ŞEY, YÜREĞİMİZDEKİ İSTANBUL SEVGİSİ” “Türkiye, yıllardır ağır bir ekonomik krizin içinden geçiyor. Şamil Tayyar Bey'in demesiyle söylüyorum; 4 yıl süren bir ekonomik krizle boğuşuyoruz. Maliyetlerin her gün katlandığı bir dönemde biz ne yapıyoruz? Metro inşaatlarımızı, bir gün bile durdurmadan sürdürüyoruz. Bize hep ne dediler? ‘Yapamazsınız’ dediler; yaptık. ‘Finans bulamazsınız’ dediler; bulduk. Ama görüyorsunuz; Ekrem Başkanımızın liderliğinde İstanbul, geçmişte hayal dahi edilemeyen, dokunulamayan, ‘yapılamaz’ denilen ne kadar sorun varsa hepsini çözdü, çözmeye de devam ediyor. Elimizde sihirli değnek yok. Elimizde olan tek şey, yüreğimizdeki İstanbul sevgisi, vatan sevgisi, millet sevgisi ve bayrak sevgisi. İşte o azimle bu ülkeye hizmet ediyoruz. Biz bizim yönetim anlayışımızda tek bir kural var; hizmette adalet. Biz, hangi ilçenin kime oy verdiğine bakamayız, bakamayız. Biz, hiçbir ilçemizi, hiçbir vatandaşımızı birbirinden ayıramayız. Ayırmadan, 16 milyon İstanbulluya eşit hizmet götürüyoruz. Bizim için Ümraniye de bir, Sultanbeyli de bir, Kadıköy de bir.” “PROJELERİMİZİ BİR BİR HAYATA GEÇİRİYORUZ” “İşte bu ayırmayan ve kayırmayan anlayışımızla, projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Mart 2024’te, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattının ilk etabını hizmete açmıştık. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in katılımıyla, Büyükşehir Belediye Başkanımız da yanımızdaydı ve o açılışı gerçekleştirmiştik. Bugün araçlarını tanıttığımız Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metro hattında da yüzde 90 durumuna gelmiş inşaat. Çekmeköy-Sultanbeyli metro hattının son etabını Mayıs 2026’da, Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattını da 2026’nın son çeyreğinde açacağız. Kaynarca-Pendik hattını da 2026’nın sonunda açacağız. Dolayısıyla kimse bizi durduramaz. Demir parmaklıklar, sadece günü birlik insanları alıkoyar. Birbirinin elini sıkamazsın. Çocuğuyla yılbaşını geçirtemezsin. Yapabileceğin odur. Geri kalan hiç kimse, İstanbul'a bizim hizmetimizi durduramaz. Ekrem Başkanımızın öncülüğünde 2026 yılı, 2019’dan bugüne olduğu gibi, İstanbul’un raylı sistemlerde şahlanış yılı olacak. Biz ara vermeden, hız kesmeden; halkımız için, İstanbul için, geleceğimiz için, çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz. Araçlarımız, İstanbul’a ve İstanbullulara hayırlı olsun.” DOÇ. ALPKÖKİN: “65.1 KİLOMETREYLE, YEREL YÖNETİMDE BİR DÜNYA REKORU KIRDIK” İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı olarak göreve geldiği 2019 yılı öncesi ve sonrasının değerlendirmesini yapan Alpkökin de konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı: “2019 yılında göreve geldiğimde, Başkanımız Ekrem İmamoğlu, büyük vizyonuyla verdiği önemle, bana, ‘Bunun bir resmini çek ve önüme getir’ demişti. Çektiği resim, tabii ki o gece benim uykularımı hatta birkaç gece kaçırmıştı. Tamamen durmuş, durdurulmuş 140 kilometrelik bir metro hattı. Hiçbir finans yok, hiçbir araç planlaması yok! Bu şekilde devraldığımız bir sistem vardı. Ama tüm ekip arkadaşlarımla beraber, tüm diğer birimlerimizle beraber, finans birimimizle beraber, tek tek bunları mercek altına aldık. Teknik sorunlarını çözdük, finans sorunlarını çözdük ve hepsine birer birer hayata geçirdik. 2019-2024 arasındaki vizyonumuz, bütün bu hatları… Ayrıca risk de içeriyordu bunlar, hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Defalarca söyledik. Tünellerdeki riskleri de bertaraf ederek, bu bir tarafa bırakılmış çok önemli mega kamusal projelerin hepsini hayata geçirdik. 65.1 kilometreyle, yerel yönetimde bir dünya rekoru kırdık.” “87.1 KİLOMETRELİK BİR METRO SİSTEMİNİ, GEÇMİŞ 5 YILDA YÖNETTİK” “‘65.1’ diyoruz ama aslında üzerine gelen 22.0’lık bir kısmı da yaklaşık 15 milyar 500 milyon Euro’luk devraldığımız hatların hem araçlarını temin sürecini çalışıyoruz hem de bunların maliyetlerini, 5-6 yılda yapılan metroları, 10 ay gibi bir sürede geri ödedik. Dolayısıyla aslında 87.1 kilometrelik bir metro sistemini, geçmiş 5 yılda yönettik. Tabii biz hep kilometrelerle ifade ettik ama araç imalat ve tedarik süreçlerimizi daha iyi anlatmamız gerektiğini, şahsen ben düşünüyorum. Geçmiş dönemde de 176 adet aracımızın, çeşitli tramvay, finüküler, metro olmak üzere tedariğini tamamladık ve sisteme aldık. Şu an bütün İstanbul halkının kullanımında. Şu an imalatı devam eden… Ki bunların 34 tanesi, yerli ve milli, Metro İstanbul A.Ş.’nin üretiminde olan 34 tanesi de tramvay olmak üzere, 278 aracımızın da imalat sürecini bu dönemde başlattık. Yapmış olduğunuz yatırımları anlamanız için şöyle bir rakam da söylemek istiyorum: Bir tane araç, metro-tramvay ortalamasına baktığınız zaman, yaklaşık 2 milyon Euro’ları bulan bir değer. Dolayısıyla, 176+278’i 2 milyon Euro ile çarparsanız, yönettiğimiz büyük finansın ve yatırımın da büyüklüğünü anlamış olacağız.” “2026 VİZYONUMUZDA, ANADOLU YAKASINDAKİ HATLARIMIZI BİTİRME HEDEFİMİZ VAR” “2026 vizyonumuzda, geçmiş dönemden kalan, yapımı devam eden, Anadolu yakasındaki hatlarımızı bitirme hedefimiz var. 2026 yılında da açacağımız ilk etapta Mayıs’ta Sultanbeyli hattımız, sonrasında da yıl sonunda açacağımız Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattında kullanılacak bu 40 aracımız bizim için çok önemli. Bu araçlar, ortak işletmeye uygun araçlar. Bir başka deyişle; aldığımız bu araçlar, ihtiyaca binaen Sultanbeyli hattında, Dudulu-Bostancı hattında ve Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattında da kullanılacak. Bu da aslında ortak işletme konusunda son dönemde oluşturduğumuz önemli vizyonlardan bir tanesi. Tabii ki 2025 ve sonrasındaki raylı sistem vizyonumuzun en önemli ayaklarından bir tanesi de araçlarımızı, filomuzu yenilemek ve büyütmek. Çünkü, zaten bizim metrolarımız, sinyal ve sistem açısından çok sık çalışabilecek, yüksek kapasitelere ulaşabilecek metro sistemleri. Ancak, her ne kadar binin üzerinde aracımız da olsa, bu, 16 milyon İstanbul için yeterli gelmiyor. Biz, araç yatırımlarımızı da önümüzdeki dönemde çok hızlandırmak istiyoruz.”

Bursa’nın Ulaşım Geleceği İçin Bir Oy, Doğaya Bir Ağaç Haber

Bursa’nın Ulaşım Geleceği İçin Bir Oy, Doğaya Bir Ağaç

İklim krizinin etkilerinin hızla arttığı günümüzde, her alanda olduğu gibi ulaşımda da sürdürülebilir çözümleri hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, kentin ulaşımını daha modern, daha güvenli ve daha çevreci bir sisteme kavuşturmak için vatandaşların görüşlerini de alıyor. ‘#1Fikir1Ağaç’ temalı bir kampanya başlatan Büyükşehir Belediyesi, www.bursa.bel.tr adresi üzerinden ankete katılan vatandaşların hem ulaşıma dair görüşlerini alıyor, hem de onlar adına ağaç dikiyor. “BURSAMIZIN ULAŞIMINI DA GELECEĞİNİ DE BİRLİKTE ŞEKİLLENDİRELİM” Konu hakkında açıklama yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, raylı sistemler ve toplu ulaşım konusunda halkın görüşlerini önemsediklerini vurguladı. Geleceğe dönük akılcı ulaşım çözümlerine yönelmenin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Bursamızın geleceği için atacağımız adımlara en büyük katkıyı, halkımızın fikirleri sağlayacak. Hazırladığımız anketle, ulaşımın yarınını birlikte planlayacağız. Her bir görüş bize yol gösterecektir. Ayrıca ankete katılan her bir hemşehrimiz adına bir ağaç dikiyoruz. Yani hem ulaşımın yarınlarını şekillendiriyor, hem de kentimize nefes oluyorsunuz. Herkesi www.bursa.bel.tr üzerinden anketimize katılmaya davet ediyorum. Gelin, Bursamızın ulaşımını da geleceğini de hep birlikte şekillendirelim” dedi. Katılım için: https://take.quiz-maker.com/QBO7KZX4Y Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İlk Hızlı Tren Fabrikası Yükseliyor Haber

Türkiye’nin İlk Hızlı Tren Fabrikası Yükseliyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları AŞ (TÜRASAŞ) Sakarya Bölge Müdürlüğü’nde kurulacak olan Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası hakkında açıklamada bulundu. 15 Bin Metrekarelik Alana Kurulacak Sakarya’da kurulacak olan yeni tren fabrikasının yaklaşık olarak 15 bin metrekare büyüklükte geniş bir alanda kurulacağının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi “Sakarya’da hayata geçireceğimiz bu proje ile ülkemize yeni bir üretim merkezi kazandıracağız. Bu yeni tesisimizde 225 kilometre hıza sahip, ülkemizin ilk yerli ve milli Elektrikli Hızlı Treni başta olmak üzere, Türkiye'nin raylı sistemler alanındaki geleceğine yön verecek nice yerli ve milli tren bu tesiste hayat bulacak. Fabrikamız faaliyete geçtiğinde yerli ve milli üretimin mihenk taşlarından biri haline gelen raylı sistemler sektörü için büyük bir kapasite oluşturmuş olacağız.” Yeni tren fabrikasının 12 hızlı tren seti üretim ve test kapasitesine sahip olacağının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, “Bir yandan demiryolu altyapı ve üstyapı yatırımlarını sürdürürken eş zamanlı olarak araç üretimlerine de hız veriyor, yerli ve milli hızlı trenlerimiz ile dışa bağımlılığımızı azaltıyor, ulaşımda hızlanıyoruz.” şeklinde konuştu. Fabrika yapım çalışmaları kapsamında kazı ve dolgu işlemlerinin tamamlandığını kaydeden Uraloğlu, zemin iyileştirme çalışmalarının ardından temel atma işlemlerine geçileceğini belirtti. Ekonomiye 3,5 Milyar Liralık Katkı Fabrika projesi ile birlikte önemli ölçüde ekonomik katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Üretim tesisimizde elde edeceğimiz yüksek katma değerli ürünler sayesinde; ülkemizin Ar-Ge ve teknoloji altyapısına, yerli sanayimizin gelişimine, istihdama ve genel ekonomimize güçlü bir destek sunacağız. Yerli ve millî imkanlarla inşa ettiğimiz bu yeni fabrikamızda, ülkemizin ihtiyaç duyduğu hızlı tren setlerini üreteceğiz. Aynı zamanda bu yatırım ile yaklaşık 250 kişilik yeni personel istihdamı oluşturacağız, ekonomimize de yıllık yaklaşık 3,5 milyar lira katkı sağlayacağız." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.