Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Reel Büyüme

Kapsül Haber Ajansı - Reel Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Reel Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turkcell’den Yılın İkinci Çeyreğinde  5,2 Milyar TL Net Kâr Haber

Turkcell’den Yılın İkinci Çeyreğinde 5,2 Milyar TL Net Kâr

Konsolide FAVÖK 30,0 milyar TL’ye ulaşırken FAVÖK marjı yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti. Toplam mobil abone sayısı da Turkcell tarihinde ilk kez 40 milyonu aştı. Şirket, yılın ilk yarısında gelirlerinin yüzde 23,2’sini yatırımlara ayırdı. Türkiye’nin lider teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 2,5 artışla 71,8 milyar TL’ye yükselirken, net kârı 5,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Konsolide FAVÖK 30,0 milyar TL’ye ulaşırken FAVÖK marjı yüzde 41,8 oldu. 5G’nin devreye alındığı bu faaliyet döneminde, toplam mobil abone sayısı şirket tarihinde ilk kez 40 milyonu aştı. Sabit kablosuz erişimde güçlü bir kullanıcı deneyimi sunan Superbox ise net 64 bin abone kazanımıyla, 2020’nin ikinci çeyreğinden bu yana en güçlü çeyrek performansını kaydetti. Şebeke yatırımları müşteri deneyimine doğrudan yansıdı İkinci çeyrek sonuçlarını değerlendiren Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç şunları söyledi: “Turkcell gücünde 5G ile yeni bir döneme adım attığımız ikinci çeyrekte, stratejik hedeflerimiz doğrultusunda güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde ettik. Makroekonomik koşullardaki değişime rağmen çeşitlendirilmiş iş modelimiz ve disiplinli ticari yaklaşımımız sayesinde reel büyüme performansımızı sürdürdük. Yıl sonu enflasyon beklentimizi yüzde 28’e revize ederken, yüzde 5-7 reel gelir büyümesi ve yüzde 40-42 FAVÖK marjı öngörümüzü koruyoruz. Gelirlerimize oranla yatırım harcamasının ise yaklaşık yüzde 25 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz.” Turkcell’in ikinci çeyrekte 243 bin net mobil abone kazandığını belirten Koç şöyle devam etti: “Rekabetin değer odaklı seyrettiği bu dönemde abone kazanımındaki başarımızı sürdürerek toplam mobil abone sayımızı ilk kez 40 milyonun üzerine taşıdık. Faturalı abone bazımız ise 284 bin arttı. 5G lansmanının ardından çekim gücü, internet hızı, bağlantı sürekliliği gibi temel müşteri deneyimi alanlarındaki Net Tavsiye Skorlarımız (NPS) yükseldi. Bu sonuçlar, şebeke yatırımlarımızın müşteri deneyimine doğrudan yansıdığının kanıtıdır.” 2020’den bu yana en güçlü Superbox performansı Superbox’ın ikinci çeyrekteki yüksek performansına vurgu yapan Koç, “BTK verilerine göre Superbox ürünümüz ile Sabit Kablosuz Erişim alanında (FWA) yüzde 74 pazar payıyla lideriz. 5G ile birlikte Superbox’ı yalnızca fiberin alternatifi olarak değil, yüksek hızlı sabit kablosuz erişimin güçlü bir bileşeni olarak konumluyoruz. Son dört çeyrekteki toplam net Superbox abone kazanımımız 163 bini aştı” dedi. Turkcell fiber abonelerinin payı yüzde 80’e ulaştı Turkcell fiber abonelerinin toplam sabit genişbant abone bazındaki payı, geçen yılın aynı dönemine göre 3,4 puan artarak yüzde 80’e çıktı. Turkcell, ikinci çeyrekte uçtan uca fiber altyapısını 194 bin yeni haneye daha ulaştırdı. Bireysel fiber aboneleri içinde 1.000 Mbps ve üzeri hızları tercih edenlerin oranı da yüzde 8’den yüzde 29’a yükseldi. TV+ abone sayısı 2,7 milyonu geçti HBO Max, Apple TV, NBCUniversal ve Paramount gibi küresel platformlar ve stüdyolarla gerçekleştirilen iş birlikleri sayesinde dünya çapında ilgi gören yapımların yanı sıra S Sport, tabii spor ve Eurosport’un öne çıkan spor içerikleri de TV+ aboneleriyle buluştu. TV+ zenginleşen içerik portföyü ve “TV+ Sana Yeter” yaklaşımıyla, ikinci çeyrekte net 123 bin yeni abone kazanarak toplam abone sayısını 2,7 milyonun üzerine taşıdı. Dijital İş Servisleri’nin gelirleri yüzde 33 arttı Dijital İş Servisleri, ikinci çeyrekte gelirlerini yıllık bazda yüzde 33 artırdı. Büyük ölçekli projelerin desteğiyle yönetilen hizmet ve donanım gelirleri büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Veri merkezi ve bulut gelirleri de aynı dönemde yüzde 10 oranında yükseldi. Turkcell, bu çeyrekte Ankara veri merkezinde hayata geçirilen beşinci modül ile aktif veri merkezi kapasitesini 54 MW’a çıkardı. Şirket, Google Cloud iş birliği kapsamında kurulacak üç yeni nesil veri merkezinin inşa çalışmalarını da başlattı. Techfin segmenti yüzde 7 büyüdü Konsolide gelirlerde yüzde 6 paya sahip olan techfin iş kolunun gelirleri ikinci çeyrekte yüzde 7 arttı. Paycell gelirleri de yıllık bazda yüzde 22 yükseldi. Esnek dijital entegrasyon olanakları ve yüksek müşteri memnuniyetiyle POS çözümleri, büyümenin ana kaynağı oldu. Turkcell Genel Müdürü Koç GSMA Teknoloji Grubu Başkanlığına seçildi Dünya GSM Birliği (GSMA) Teknoloji Grubu Başkanlığına seçilen Koç, yeni görevine ilişkin değerlendirmesiyle sözlerini şöyle tamamladı: “Dünya genelinde 1.000’den fazla operatör ve şirketi bir araya getiren GSMA bünyesinde bu önemli sorumluluğu üstlenmekten büyük gurur duyuyorum. Bu görevi, Türkiye’nin teknoloji ve telekomünikasyon vizyonunu küresel platformlarda temsil etmenin yanı sıra Turkcell’in 32 yıllık teknoloji birikimine ve ülkemizin dijital dönüşüm yetkinliğine duyulan uluslararası güvenin güçlü bir göstergesi olarak görüyorum. Ülkemizin dijital geleceğine yatırım yapmayı, yeni nesil teknolojileri daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve müşterilerimiz için sürdürülebilir değer üretmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Elde ettiğimiz sonuçlardaki emekleri için tüm çalışma arkadaşlarıma, güvenleri için müşterilerimize ve hissedarlarımıza, destekleri için de Yönetim Kurulumuza teşekkür ediyorum.” 2026 İkinci Çeyrek – Rakamlarla Turkcell Finansal Performans: • Konsolide gelirlerde yıllık bazda yüzde 2,5 büyüme • 5,2 milyar TL net kâr • 30,0 milyar TL konsolide FAVÖK • Yüzde 41,8 FAVÖK marjı Mobil ve 5G: • Toplam mobil abone sayısı 40 milyonu aştı • İkinci çeyrekte 243 bin net mobil abone kazanımı • Faturalı abone bazında 284 bin artış Superbox ve Fiber: • İkinci çeyrekte 64 bin net Superbox abone kazanımı • 2020’nin ikinci çeyreğinden bu yana en güçlü çeyrek performansı • Son dört çeyrekte 163 bini aşan net Superbox abone kazanımı • Fiber altyapının 194 bin yeni haneye ulaştırılması • Fiber abonelerinin toplam sabit genişbant abone bazındaki payı: Yüzde 80 • Bireysel fiber aboneler içinde 1.000 Mbps ve üzeri hızları tercih edenlerin oranı: Yüzde 8’den yüzde 29’a yükseldi Dijital Servisler ve Altyapı: • TV+’ta 123 bin net yeni abone • Toplam TV+ abone sayısı 2,7 milyonu aştı • Aktif veri merkezi kapasitesi 54 MW’a yükseldi • Google Cloud iş birliği kapsamında 3 yeni nesil veri merkezi için çalışmalar başladı • Dijital İş Servisleri gelirlerinde yüzde 33 büyüme • Veri merkezi ve bulut gelirlerinde yüzde 10 artış Techfin: • Techfin segmentinin konsolide gelirler içindeki payı: Yüzde 6 • Techfin gelirlerinde yüzde 7 büyüme • Paycell gelirlerinde yüzde 22 artış Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Değer Yaratan Şirketler Hissedarlarına İki Kat Fazla Kazandırıyor Haber

Değer Yaratan Şirketler Hissedarlarına İki Kat Fazla Kazandırıyor

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin ‘Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026’ araştırmasına göre iş dünyasının karşı karşıya olduğu en büyük stratejik sınavı gözler önüne seriyor. Şirketlerin hem sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmesini hem de gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmesini şart koşan araştırma, bu iki kriteri yıllar boyu kesintisiz sürdürebilenlerin oranının kritik seviyede düşük olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, 2025 yılında küresel ölçekteki şirketlerin yüzde 39’u bu iki şartı aynı anda sağlayabildi. Ancak zaman ufku genişlediğinde başarı oranları hızla düşüyor: Son 10 yılın en az 8’inde bu performansı koruyabilenlerin oranı yüzde 10’da kalırken, 10 yıl boyunca hiç fire vermeden değer yaratabilen öncü şirketlerin oranı ise sadece binde 4 (yüzde 0,4) oranında kalıyor. Araştırma, sürdürülebilir değer yaratmanın yatırımcı tarafındaki karşılığını da net verilerle ortaya koyuyor. Araştırma, uzun vadede istikrarlı bir performans sergileyerek sürdürülebilir değer yaratan şirketlerin son 10 yıldaki ortalama yıllık hissedar getirisinin yüzde 16 olarak gerçekleştiğini açıklıyor. Bu kriterleri karşılayamayan diğer şirketlerin getirisi ise yüzde 8 oranında. Bu veri, finansal piyasaların uzun vadeli istikrarı tam iki kat daha fazla ödüllendirdiğini gösteriyor. Türkiye Avrupa ortalamasının üzerinde Rapor; Türkiye pazarına yönelik çarpıcı analizler de yer alıyor. Türkiye’de incelenen 140 halka açık şirketin yalnızca yaklaşık yüzde 11’i (her dokuz şirketten biri) uzun vadeli ve sistematik değer yaratmayı başarabildiğini tespit ediyor. Türk şirketlerinin yüzde 39’u son on yılda sermaye maliyetini aşan getiri sağlamayı başarırken, yüksek enflasyon ortamının da etkisiyle yalnızca yüzde 24’ü reel büyüme kaydediyor. Her iki başarıyı tek bir potada eritebilen yüzde 11'lik azınlık, yatırımcılarına güçlü sonuçlar sunuyor. Türkiye’nin yüzde 11’lik bu performansı, Avrupa genelindeki yüzde 8’lik ortalamanın üzerinde yer alsa da küresel ve bölgesel rakiplerin gerisinde kalındığına işaret ediyor. Nitekim Amerika kıtasında sürdürülebilir değer yaratıcıların oranı yüzde 14’e ulaşırken, Orta ve Doğu Avrupa (CEE) ülkelerinde her üç şirketten biri (yaklaşık %33) bu unvanı elde etmeyi başarıyor. Onur Candar: Türk şirketleri sermaye verimliliğine odaklanmaları gerekiyor Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Rapora göre; küresel trendlere paralel olarak, Türkiye'de de sürdürülebilir değer yaratmayı başaran şirketlerin yatırımcılarına dolar bazında ortalama yüzde 16 toplam hissedar getirisi sağladığını görüyoruz. Değer yaratamayan şirketlerin yüzde 8 getiri oranında kalması, Türk sermaye piyasalarında da uzun vadeli istikrarın karşılık bulduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki dönemde Türk şirketlerinin finansal performanslarını ve yatırımcı güvenini artırmaları için sadece hacimsel büyümeye değil, sermaye verimliliğine odaklanmaları gerekiyor. Küresel rekabetçilik adına önümüzdeki dönemde daha fazla Türk şirketinin bu kulvara girmesi stratejik bir zorunluluk olarak düşünülebilir." Bain & Company Hakkında Bain & Company, dünyanın en iddialı değişim öncülerinin geleceği şekillendirmelerine yardımcı olan küresel bir danışmanlık şirketidir. 40 ülkedeki 67 ofisimizde, olağanüstü sonuçlar elde etmek, rakiplerimizi geride bırakmak ve sektörleri yeniden tanımlamak gibi ortak bir hedef doğrultusunda müşterilerimizle tek bir ekip olarak çalışıyoruz. Daha iyi, daha hızlı ve daha kalıcı sonuçlar sunmak için, kişiye özel ve entegre uzmanlığımızı dijital yenilikçilerden oluşan dinamik bir ekosistemle birleştiriyoruz. 2035 yılına kadar pro bono hizmetlere 2 milyar dolardan fazla yatırım yapma yönündeki 10 yıllık taahhüdümüz, yeteneklerimizi, uzmanlığımızı ve içgörülerimizi eğitim, ırk eşitliği, sosyal adalet, ekonomik kalkınma ve çevre alanlarında günümüzün acil sorunlarıyla mücadele eden kuruluşların hizmetine sunuyoruz. Küresel tedarik zincirlerinin çevresel, sosyal ve etik performans derecelendirmeleri konusunda lider platform olan EcoVadis’ten platin derecelendirme aldık ve bu sayede tüm şirketler arasında ilk %1’lik dilime girdik. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ata Yatırım Yeni Strateji Raporunu Yayımladı Haber

Ata Yatırım Yeni Strateji Raporunu Yayımladı

Ata Yatırım, yıl sonu enflasyon beklentisini %28 seviyesine, politika faizi beklentisini%35 seviyesine çekerken, BIST 100 için 1 yıllık hedefini, %43 yukarı yönlü potansiyele işaret edecek şekilde 19.000 seviyesinden 19.600'e revize etti. Türkiye’nin önde gelen aracı kurumlarından Ata Yatırım, düzenli olarak yayımladığı stratejik araştırma raporlarıyla para ve sermaye piyasalarındaki gelişmeleri ve ekonomik görünümü değerlendirmeye devam ediyor. Ata Yatırım’ın son olarak yayımladığı Strateji Raporunda yılın ikinci yarısına dair önemli değerlendirmelere ve stratejik öngörülere yer veriliyor. Türkiye hisse senedi piyasasının seyrini belirleyecek dört temel risk Raporda, önümüzdeki 18 aylık dönemde Türkiye hisse senedi piyasasının seyrini dört temel risk ve belirleyici unsurun şekillendirmesinin beklendiği ifade ediliyor. Bunların başında Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ile Rusya-Ukrayna savaşının seyri geliyor. Bunun yanında küresel ticaret politikalarındaki değişimler ve Türkiye’nin uluslararası ticaretteki konumu, enflasyon görünümü ile para ve maliye politikalarının yönü ve seçim öncesi dönemde iç siyasi gündemde yaşanabilecek gelişmeler, piyasaların performansını belirleyecek temel faktörler arasında sayılıyor. Enflasyonda %28, politika faizinde %35 öngörüsü Ata Yatırım, Strateji Raporu’ndaki temel senaryosunda, ABD ile İran’ın belirli bir noktada anlaşmaya varacağını varsayarak Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla birlikte petrol fiyatlarının normalleşmesini bekliyor. Türkiye ekonomisinin varil başına 80-95 ABD doları aralığındaki Brent petrol fiyatlarına uyum sağlayabileceği belirtiliyor. Ancak Brent petrol fiyatlarının varil başına 100-110 ABD doları seviyelerini aşarsa, Türkiye’nin cari işlemler dengesi ve GSYİH büyümesinin baskı altında kalacağına da işaret ediliyor. Ata Yatırım bu temel senaryosuna göre; yılın ilk yarısına kıyasla, ikinci yarıda gıda ve enerji fiyatlarının görece daha ılımlı seyredeceği ve petrol fiyatlarının normalleşeceği varsayımıyla birlikte enflasyonun 2026 sonunda %28,3’e düşeceği öngörülüyor. Bu gelişme ve fonlama maliyetinin politika faizine yakınsamasıyla birlikte yılın kalanında sınırlı faiz indirimi bekleniyor. Politika faiz oranının Temmuz 2026’daki %37 seviyesinden 2026 sonu itibarıyla kademeli olarak %35’e ineceğini öngörülüyor. Raporda ayrıca, arz koşullarındaki sıkılığın devam etmesine karşın zayıflayan talebin dezenflasyon sürecini desteklediği, ancak bu dengesizliğin büyüme dinamikleri açısından sınırlayıcı bir unsur olduğu değerlendiriliyor. Buna göre Ata Yatırım, Türkiye ekonomisi için 2026’da %3 reel büyüme beklentisini korumaya devam ediyor. Yılın ikinci yarısında enerji fiyatları ve ithalattaki yavaşlamayla cari dengede görece bir iyileşme bekleyen Ata Yatırım yıl sonu için 55 milyar dolar cari açık tahminini koruyor. Ata Yatırım BIST 100 için 1 yıllık hedefini 19.000 seviyesinden 19.600'e revize etti Ata Yatırım, değerleme analizleri doğrultusunda BIST 100 için 1 yıllık hedefini %43 yukarı yönlü potansiyele işaret edecek şekilde 19.000 seviyesinden 19.600'e revize etti. Revizyonda, banka dışı şirketlerin 2025'teki %0,8'lik kâr daralmasının ardından 2026'da %30,3 kâr artışı göstereceği beklentisi öne çıkıyor. Buna rağmen faiz indirim sürecinin kademeli ilerleyeceği göz önünde bulundurulduğunda, 2026’nın ikinci yarısının Türk hisse senetleri için zorlu geçmeye devam edeceğine de işaret ediliyor. Bu neden yılın ikinci yarısında hisse senedi piyasasında seçici olmayı öneren Ata Yatırım, iç pazarda güçlü konuma sahip, operasyonel verimliliği yüksek, düşük kaldıraçlı, nispeten daha iyi finansman kapasitesine sahip ve olası ekonomik yavaşlamalara karşı daha dayanıklı şirketlerin öne çıkacağını değerlendiriyor. Raporda ayrıca, TL'nin ABD doları karşısında reel olarak değer kazanmasının ihracatçı şirketlerin kâr marjları üzerinde baskı yaratmayı sürdüreceği, bu nedenle ihracatçıların yeni ihracat pazarlarına açılırken verimliliğini artırmalarını gerekeceği belirtiliyor. Bununla birlikte Türkiye’nin başlıca ihracat destinasyonlarındaki Çin faktörü göz önünde bulundurulduğunda, küresel ticaret dinamiklerinin gidişatının, Türk ihracatçılarının ana pazarı olan AB gibi bölgelerdeki kilit faktörlerden biri olacağına da özellikle işaret ediliyor. Döviz piyasasında istikrar ve rezervlerde toparlanma sürüyor Raporda ayrıca döviz piyasasında istikrarın sürmesiyle birlikte TCMB’nin rezerv yönetiminde daha fazla hareket alanı kazandığı ve para politikasındaki esnekliğin arttığı değerlendiriliyor. Yerleşiklerin döviz talebinin sınırlı kalmaya devam etmesi, kur görünümünde temel dengeleyici unsurlardan biri olurken, sermaye girişlerinin ağırlıklı olarak swap kanalı üzerinden gerçekleşmesi bekleniyor. Son dönemde yabancı yatırımcı girişlerinde carry işlemleri yeniden öne çıkarken, bu girişlerin vade yapısında da sınırlı ancak olumlu bir iyileşme dikkat çekiyor. Tahvil piyasasında yabancı ilgisi kademeli olarak artarken, swap hariç net uluslararası rezervlerin yeniden 40-45 milyar ABD doları aralığına doğru yükselmesinin rezervlerdeki toparlanmanın sürdüğüne işaret ettiği belirtiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.