Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Reflektör

Kapsül Haber Ajansı - Reflektör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Reflektör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜVTÜRK’ten Araç Sahiplerine Muayene Öncesi Önemli Hatırlatmalar  Haber

TÜVTÜRK’ten Araç Sahiplerine Muayene Öncesi Önemli Hatırlatmalar 

Türkiye genelinde araç muayene hizmetlerini yürüten TÜVTÜRK, periyodik muayenenin araç ve trafik güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguluyor. Muayene sırasında araç ve trafik güvenliğini doğrudan etkileyen teknik unsurlar incelenerek araçlardaki eksikliklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması sağlanıyor. Araç sahiplerinin muayene öncesinde yapabilecekleri basit kontroller de olası eksikliklerin önceden fark edilmesine yardımcı oluyor. Muayeneye gelmeden önce aracınızı gözden geçirin Lastiklerin hava basıncı ve genel durumu, aydınlatma sistemleri, cam ve aynalar ile silecekler muayene öncesinde araç sahiplerinin gözden geçirebileceği başlıca noktalar arasında yer alıyor. Fren sisteminde olağan dışı ses, titreşim veya çekme gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi, gösterge panelindeki arıza ve ikaz ışıklarının dikkate alınması gerekiyor. İlk yardım çantası, yangın söndürme tüpü ve üçgen reflektör gibi araçta bulunması gereken ekipmanların mevzuata uygun şekilde araçta bulundurulması da muayene öncesi hazırlığın önemli bir parçasını oluşturuyor. Muayenelerde aydınlatma ve fren sistemi kusurları öne çıkıyor TÜVTÜRK’ün bir yıllık muayene verilerine göre, sık karşılaşılan kusurlar arasında özellikle aydınlatma ve fren sistemlerine ilişkin eksiklikler öne çıkıyor. Arka servis freni değerlerindeki dengesizlikler ve park freninin yetersizliği gibi fren sistemi sorunlarının yanı sıra; kısa hüzmeli far ayarının bozuk olması, fren lambalarının kısmen ya da tamamen yanmaması ve geri vites lambasının işlevini yerine getirmemesi sık tespit edilen kusurlar arasında yer alıyor. Araçlarda geçerli egzoz gazı emisyon ölçümünün bulunmaması da karşılaşılan önemli eksikliklerden biri. Sonradan takılan ve standartlara uygun olmayan LED ampuller ise sürüş güvenliğini olumsuz etkileyebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor. TÜVTÜRK, günlük kullanım sırasında fark edilmeyen ya da küçük görülen bu tür teknik eksikliklerin sürüş güvenliğini etkileyebileceğine dikkat çekerek, araçların bakım ve kontrollerinin düzenli olarak yapılmasını tavsiye ediyor. Basit görünen eksiklikler güvenliği etkileyebilir Araç muayenelerinde lastikler, fren sistemi, aydınlatma ve görüş şartlarını etkileyen ekipmanlara ilişkin uygunsuzluklarla karşılaşılabiliyor. Günlük kullanım sırasında fark edilmeyen ya da önemsenmeyen teknik sorunlar, sürüş güvenliği açısından risk oluşturabiliyor. TÜVTÜRK, bu nedenle araçların bakım ve kontrollerinin yalnızca muayene dönemlerinde değil, düzenli olarak yapılmasını ve tespit edilen teknik sorunların ihmal edilmemesini tavsiye ediyor. Araç muayene randevuları TÜVTÜRK’ün resmi internet sitesi www.tuvturk.com.tr, 0850 222 88 88 numaralı çağrı merkezi, istasyon kioskları veya e-devlet üzerinden ücretsiz olarak alınabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat! Haber

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat!

Bayram yolculuklarında alınacak basit ama kritik önlemlerin trafik kazalarının önüne geçebileceğini belirten Özgür Şener, “Seyahatin kesintiye uğraması bir kriz değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilecek bir süreçtir. Ancak panik ve kontrolsüz hareketler mevcut riski katlayarak artırabilir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, Kurban Bayramı öncesinde sürücülere hayati önem taşıyan uyarılarda bulundu. Bayram yolculuklarında alınacak basit ama kritik önlemlere işaret eden Özgür Şener, “Kurban Bayramı yaklaşıyor ve ülkemizde büyük bir şehirlerarası seyahat hareketi başlayacak. Bu bayramı birlikte, trafik kazası ve bu kazalardan kaynaklı ölüm, yaralanma olmadan geçirmek, trafik kazalarını önlemek için yola çıkan tüm sürücülerimizin alması gereken tedbirler var. Bu tedbirlerin tamamı, sürüşün bir sebeple aksamaya uğraması ve yolda kalmaların olmaması için kritik öneme sahiptir.” dedi. Uykusuz sürüş kazayı kaçınılmaz hale getiriyor Sürücülerin mutlaka dinlenmiş şekilde yola çıkması gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, “Sürücülerimiz mutlaka ama mutlaka uykusunu almış ve dinlenmiş olmalılar. Uykusunu almamış ve yeterince dinlenmemiş sürücülerin sürüş esnasında uykuları geldiğinde, öncelikle sürüş konsantrasyonları bozulur, dikkat seviyeleri azalır, tehlikeleri algılayamaz hale gelir. Sürüşe devam edilirse sürüş devam ederken sürücü uyuyakalır ve kaza kaçınılmaz olur.” diye konuştu. Yolculuk öncesinde güzergâh detaylı şekilde incelenmeli Şener, yolculuk öncesinde güzergâhın detaylı şekilde incelenmesi gerektiğini belirterek, “Sürücü, seyahat edeceği tüm güzergahı internet üzerinden incelemeli. Bu incelemede, yol üzerindeki kapalı yollar, hava durumu, trafik yoğunluğuna bakılmalıdır. Taşıtta bulunması gereken ekipmanlar (yedek lastik, lastik değişiminin yapılması için gerekli ekipmanlar, üçgen reflektör, yangın söndürme tüpü ve diğer yasal zorunluluk olan ekipmanlar dahil) sürücü ve yolcunun kıyafet seçimleri (güneş gözlüğü, yağmurluk, mont, şemsiye) bu değerlendirme doğrultusunda planlanmalıdır. Seyahat süresi belirlenirken bu şartlar değerlendirilmeli, sürüş süresi, mola süresi, 12 saati aşan sürüş saatlerinde ikinci bir sürücü planlaması veya konaklama yapılması planlanmalıdır.” şeklinde konuştu. Karanlıkta yapılan sürüş riskleri artırıyor Sürüşlerin mümkün olduğunca gündüz saatlerinde yapılmasını öneren Şener, “Sürüşler mümkün olduğunca havanın aydınlık olduğu saatlerde yapılacak şekilde yapılmalıdır. Karanlıkta yapılan sürüşler büyük oranda sadece taşıtların far aydınlatmaları ile yapılabilmektedir. Bu durum tehlikelerin (yoldaki çukurlar, silinmiş yol çizgileri sebebiyle yolun sınırlarının tam anlaşılamaması, diğer taşıtların farlarının mesafe konusunda yeterince bilgi vermemesi vb) yeterince ve zamanında anlaşılamamasına sebep olmaktadır. Elektrikli taşıtlar için bu planlara, taşıtın menziline uygun olarak şarj planlaması dahil edilmelidir.” ifadesinde bulundu. Uyku getiren ilaçlara yola çıkmadan ara verilmeli Sürücünün aldığı ilaçlar varsa ve bu ilaçların uyku getirici ilaçlar olması durumu varsa bu ilaçların kullanımına ara verilmesi gerektiğine de dikkat çeken Şener, “Yeni bir taşıtla yola çıkılıyorsa, taşıtın havalandırma, ısıtma-soğutma sistemi, şerit takip, kör nokta uyarı sistemi, otomatik fren sistemi gibi sistemler hakkında bilgi edinilmelidir. Bu bilgiler yeterince bilinmediğinde sürücüler sürüş esnasında bu teknik özellikleri birer problem olarak değerlendirebilmektedir. Sistemleri kapatmaya kadar giderek güvenlik tedbirlerini devre dışı bırakabilmektedirler.” dedi. Her 2-2.5 saatte bir mola verilmeli Uzun yolculuklarda mola vermenin önemine dikkat çeken Şener, “Tek bir seferde 2 saat 15 dakika üzerindeki sürüşler uzun mesafe sürüşü olarak değerlendirilmektedir. Bu sebeple maksimum 2 saat 15 dakika-2 saat 30 dakikada bir mola verecek şekilde sürüş planlaması yapılması gerekmektedir. Bu molalarda, sürücünün araçtan inmesi, kan akışını düzenlemek için basit egzersiz hareketleri yapılması, kısa yürüyüşleri yapılması önerilmektedir.” diye konuştu. Sürüş sırasında telefon kesinlikle kullanılmamalı Araç kullanırken cep telefonu kullanımının ciddi risk oluşturduğunu belirten Özgür Şener, şöyle devam etti: “İş ve özel hayat ile ilgili sürüşte telefon görüşmesi yapılmasını gerektiren konular mümkünse sürüş öncesi tamamlanmalı. Sürüşte zihni meşgul edecek ve telefon ile görüşme gerektirecek konular çözülmelidir. Sürüşte yolcular da varsa, ailevi konular dahil olmak üzere stres yapacak, mental durumu bozacak, konsantrasyonu bozacak konuları konuşmaktan kaçınılmalıdır. Sürüşte kesinlikle cep telefonu kullanımı yapılmamalı, tüm görüşme, mesajlaşma gibi iletişim ihtiyaçları planlanmış molalarda yapılmalıdır. Acil ve görüşülmesi gereken durumlarda mutlaka güvenli bir alanda durularak görüşme yapılmalıdır.” Arka koltuk dahil herkes kemer takmalı Emniyet kemerinin yalnızca sürücü için değil tüm yolcular için zorunlu olduğuna dikkat çeken Şener, “Sürücünün kendisi her zaman emniyet kemerini takılı halde sürüş yapmalı, arka koltuklar dahil tüm yolcuların emniyet kemerlerini takmalarını sağlamalıdır.” ifadesinde bulundu. “Sürüş esnasında diğer sürücülerin yapacakları davranışları tahmin etmeyin.” uyarısında da bulunan Özgür Şener, “Diğer taşıttaki sürücünün ne yapacağını bilme şansınız yok. Yeni sürüşe başlamış bir sürücü olabilir, sürüş kurallarını bilmiyor olabilir, yeterince iyi reflekslere sahip olmayan bir sürücü olabilir, hasta olabilir, telefon ile görüşüyor olabilir, tehlike bilinci olmayan bir sürücü olabilir, mental olarak sürüşe uygun bir durumda olmayabilir, uykusuz ve yorgun sürüş yapıyor alabilir. Her zaman kendi sürüş davranışlarınıza odaklanın. Güvenli olmayacağını düşündüğünüz hiçbir sürüş davranışında bulunmayın.” şeklinde konuştu. Araç bakımı ihmal edilmemeli Bayram yolculuğu öncesinde araç bakımının hayati önem taşıdığını vurgulayan Şener, “Taşıtın yetkili servis bakımlarının iyi seviyede yapılmış olması (Yağ kalitesi ve seviyesi uygun, elektrik sistemi uygun, aküsü uygun, silecekleri çalışır durumda, fren sistemleri uygun, aydınlatma sistemleri çalışır ve ayarlı durumda, özellikle ön camında kırık, çatlak olmaması, herhangi bir motor arızası olmaması, antifrizli cam suyu olması sağlanmalıdır). Lastiklerinde yırtık, yarık olmaması ve diş derinliklerinin uygun olması (yasal limit 1,6 milimetre olmakla birlikte güvenli sınırı yaz lastiklerinde 3 milimetre, kış lastiklerinde 4 milimetredir). Lastik hava basınçlarının fabrika ayarlarında olması (taşıtın lastiklerine uygun hava basınç bilgisi, taşıtın kılavuz kitabında, akaryakıt deposu kapağı veya sürücü kapısının içinde yazmaktadır). Unutmayınız lastik basınçları kış koşullarında veya yaz koşullarında değiştirilmez. Her zaman ve şartta fabrika değerlerinde olması gerekmektedir).” şeklinde bilgi verdi. Kırmızı üçgenler yaklaşan tehlikeyi haber verir Sürücülerin tüm yasal hız limitlerine uygun araç kullanması gerektiğini vurgulayan Şener, “Sürüş esnasında asla cep telefonu kullanılmamalı, yiyecek ve içecek tüketilmemelidir. Sürücünün dikkati yalnızca yolda olmalıdır.” ifadelerini kullandı. Trafik işaretlerinin anlamlarına ilişkin önemli bilgiler paylaşan Şener, “Trafik işaretlerine uygun sürüş yapılmalıdır. Kırmızı üçgen şeklindeki işaretler sürücülere yaklaşan bir tehlikeyi önceden haber verir. Kırmızı yuvarlak içindeki işaretler ise yasak bildirir; hız limitleri, sollama yasağı ya da taşıt giriş yasağı gibi sürücünün yapmaması gereken davranışları ifade eder.” diye konuştu. Bilgilendirici işaretlerin genellikle mavi zemin üzerine beyaz sembollerle oluşturulduğunu belirten Şener, “Şerit düzenlemeleri, anayol bilgileri ve yönlendirmeler bu tabelalarla sürücülere aktarılır. Duraklama ve park etme işaretleri park koşullarını düzenlerken, otoyol işaretleri de otoyola özgü sürüş kurallarını belirler.” dedi. Seyahatin kesintiye uğraması kriz değil, doğru yönetilmesi gereken bir süreçtir Yolculukların her zaman planlandığı gibi ilerlemeyebileceğini ifade eden Şener, özellikle araç arızaları, kazalar veya teknik problemler gibi rutin dışı durumlarda sürücülerin doğru hareket etmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. “Seyahatin kesintiye uğraması bir kriz değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilecek bir süreçtir. Ancak bu sürecin güvenli şekilde yönetilebilmesi hem seyahat öncesi alınan tedbirlere hem de olay anındaki doğru davranışlara bağlıdır.” diyen Şener, araç durdurulurken güvenliğin birinci öncelik olması gerektiğini vurguladı. Viraj içlerinde ve görüşün kısıtlı olduğu alanlarda durulmamalı Araç arızası veya zorunlu duruş durumlarında sürücülerin öncelikle güvenli bir alan seçmesi gerektiğini belirten Şener, “Araç mümkün olan en kısa sürede trafik akışını engellemeyecek şekilde yolun sağında veya emniyet şeridinde durdurulmalıdır. Viraj içleri, tepe üstleri ve görüşün kısıtlı olduğu bölgelerde kesinlikle durulmamalıdır.” ifadelerini kullandı. Araç durduktan sonra dörtlü ikaz lambalarının hemen yakılması gerektiğini kaydeden Şener, “Yangın, yoğun duman ya da çarpışma riski gibi acil durumlar dışında yolcuların kontrolsüz şekilde araçtan inmesine izin verilmemelidir. Özellikle otoyollarda yapılan en büyük hatalardan biri, yolcuların bilinçsiz şekilde araçtan çıkmasıdır.” dedi. Panik en büyük risktir Araçtan çıkılması gereken durumlarda reflektörlerin uygun mesafeye yerleştirilmesi gerektiğini ifade eden Şener, gece koşullarında reflektif yelek kullanılmasının önemine dikkat çekti. “Yolcular mutlaka bariyer arkası ya da yol dışındaki güvenli alanlarda beklemelidir.” diyen Şener, acil durumlarda ilgili kurumlara hızlı şekilde bilgi verilmesi gerektiğini söyledi. Bayram yolculuklarında alınacak basit ama kritik önlemlerin trafik kazalarının önüne geçebileceğini belirten Özgür Şener, “Seyahatin kesintiye uğraması bir kriz değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilecek bir süreçtir. Ancak panik ve kontrolsüz hareketler mevcut riski katlayarak artırabilir.” dedi. Bu tür olaylarda paniğin en büyük risk olduğunu vurgulayan Şener, “Sürücü yönlendirici olmalı, yolcular sürücünün talimatlarına uymalıdır. Kontrolsüz hareketlerden ve yol üzerinde beklemekten kesinlikle kaçınılmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.