Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rehabilitasyon

Kapsül Haber Ajansı - Rehabilitasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehabilitasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dikilililer Dünya Çevre Günü’nde sahil temizliğinde buluştu Haber

Dikilililer Dünya Çevre Günü’nde sahil temizliğinde buluştu

Özellikle çocukların ve gençlerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, öğrenciler ve vatandaşlar sahil boyunca atıkları toplayarak temiz bir çevre için örnek bir duyarlılık sergiledi. Etkinlik sonunda toplanan tüm atıklar, geri dönüşüm süreçlerine kazandırılmak üzere titizlikle ayrıştırıldı. ÇEVRE YATIRIMLARI DEVAM EDİYOR Dikili Belediyesi, yalnızca çevre farkındalığı oluşturan etkinliklerle değil, kalıcı projelerle de doğa dostu belediyecilik anlayışını sürdürüyor. Bu kapsamda, uzun yıllar boyunca evsel atıkların etkisi altında kalan Sülüklü Deresi, yürütülen kapsamlı rehabilitasyon çalışmalarıyla yeniden doğal yapısına kavuşturuldu. İlçenin önemli çevre sorunlarından biri olan derenin temizlenmesiyle bölgedeki ekolojik yaşamın korunmasına büyük bir katkı sağlandı. Bununla birlikte, Dünya Bankası finansmanıyla Demirtaş Mahallesi’nde kurulan 1,4 megawatt kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile belediyenin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Çevre dostu enerji üretimi sayesinde kentin karbon salımının azaltılması noktasında da tarihi bir adım atılıyor. “ÇOCUKLARIMIZA YAŞANABİLİR BİR DİKİLİ BIRAKACAĞIZ” Dünya Çevre Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, çevrenin korunmasının ve bu doğrultuda sürdürülen uzun soluklu mücadelenin gelecek kuşaklara karşı en önemli görevlerden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: Bugün tüm dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük tehdit, kapımızdaki küresel iklim krizidir. Mevsimlerin dengesinin bozulduğu, su kaynaklarımızın ve biyoçeşitliliğin ciddi bir risk altında bulunduğu gerçeğini yadsıyamayız. Yerel yönetimler olarak üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Ancak bu krizle sadece kurumların yatırımlarıyla tek başına baş edemeyiz. Bu, sadece bugünden yarına çözülecek bir mesele de değil; kesintisiz, uzun soluklu bir farkındalık ve mücadele sürecidir. İşte bu yüzden tüm toplum olarak, her bir bireyimizle bu mücadelenin içinde yer almak, bu kararlılığı büyütmek zorundayız. Geleceğimizi korumak, topyekun bir kararlılık ve ortak bir bilinç gerektiriyor. İşte bugün burada yalnızca sahilimizi temizlemiyoruz; küresel iklim krizine karşı yerelden, omuz omuza güçlü bir duruş sergiliyor, farkındalığımızı eyleme dökerek çocuklarımıza, gençlerimize ve geleceğimize karşı sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Doğamızı korumak, denizlerimize sahip çıkmak ve çevre bilincini büyütmek hepimizin ortak görevidir. Dikili’mizin doğal güzelliklerini korumak için çevre yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Sülüklü Deresi’nin temizlenmesinden yenilenebilir enerji yatırımlarına kadar attığımız her adımda daha yeşil, daha sağlıklı ve iklim krizine karşı daha dirençli bir kent hedefiyle çalışıyoruz. Çocuklarımıza temiz denizleri, temiz havası ve korunmuş doğal alanlarıyla örnek bir Dikili bırakmak istiyoruz. Bu anlayışla çevreye duyarlı projeler üretmeye ve doğamıza sahip çıkmaya devamececeğiz. Etkinliğe katılarak bu hayati mücadeleye ortak olan, çevre meşalesini büyüten tüm öğrencilerimize ve hemşehrilerime yürekten teşekkür ediyor, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutluyorum. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL, Kurtarılan Sekiz Büyük Kedinin Yeni Hayatına Güvenle Ulaşmasını Sağladı Haber

DHL, Kurtarılan Sekiz Büyük Kedinin Yeni Hayatına Güvenle Ulaşmasını Sağladı

DHL Global Forwarding ve DHL Express, Honduras’ta yıllarca türlerine uygun olmayan koşullarda tutulan sekiz büyük kedinin ABD’deki akredite barınaklara güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlayarak Honduras’ın ilk uluslararası büyük kedi kurtarma operasyonunu gerçekleştirdi. Beş kaplan ve üç aslandan oluşan hayvanlar, uzun vadeli tür ihtiyaçlarının karşılanamadığı koşullarda yaşıyordu. Aylar süren tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından DHL’in özel olarak planladığı operasyonla San Pedro Sula’dan akredite barınaklara taşınan hayvanlar, ömür boyu bakım alacakları güvenli yaşam alanlarına ulaştırıldı. DHL Global Forwarding Honduras Ülke Operasyon Müdürü Celia Chinchilla, operasyonla ilgili şunları söyledi: “Bu görev, lojistiğin yalnızca gönderi taşımaktan ibaret olmadığını; aynı zamanda yaşamları iyileştirme gücüne sahip olduğunu gösteriyor. Bu hayvanların güvenli, türlerine uygun yeni yuvalarına ulaşmasına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz.” Dünya genelinde yaban hayatı uzmanları, büyük kedilerin hâlâ türlerine uygun olmayan, ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak koşullarda tutulduğuna dikkat çekiyor. Derme çatma hayvanat bahçeleri, özel mülkler veya doğal davranışlarını sergilemelerine imkân tanımayan geçici olarak kurulmuş turistik gösteri alanları, bu hayvanların karşı karşıya kaldığı başlıca ortamlar arasında yer alıyor. Kurtarıldıklarında ise doğaya geri bırakılmaları çoğu zaman mümkün olmuyor; bunun yerine, iyileşebilecekleri ve özel bakım alabilecekleri güvenli yaşam alanlarına ihtiyaç duyuyorlar. Guru, Sultan, Amir, Deborah, Aira, Cyrus, Zephora ve Juancito için bu operasyon; aylar süren tıbbi tedavi, özenli rehabilitasyon ve davranışsal destekle mümkün olan yeni bir başlangıcı simgeliyor. Veteriner ekipler, operasyonun hazırlık aşamasından varış anına kadar sürecin her adımını titizlikle yönetti. Her bir hayvan kapsamlı sağlık kontrollerinden geçirildi; türüne ve bireysel ihtiyaçlarına uygun sedasyon planları oluşturuldu ve stres seviyelerini en aza indirmeye yönelik özel bakım uygulandı. Yolculuk boyunca veterinerler hayvanların yanından ayrılmayarak, taşıma kafeslerinin kapanmasından barınaklara güvenle ulaşmalarına kadar solunum, vücut sıcaklığı ve genel sağlık durumlarını sürekli izledi. Yaban hayatı taşımacılığında uzmanlık DHL ekipleri, yaban hayatı kurtarma operasyonlarında sahip oldukları deneyimle öne çıkıyor. Şirket, bugüne kadar aslanlar, kaplanlar ve diğer hassas türlerin ihmal, istismar veya riskli ortamlardan alınarak güvenli barınaklara ulaştırılması için çok sayıda uluslararası operasyona destek verdi. Honduras’ta gerçekleştirilen bu operasyon ise, yüksek düzeyde koordinasyon, uzmanlık ve hassasiyet gerektiren önemli bir görev olarak öne çıktı. DHL, Little French Key, Orman Koruma, Korunan Alanlar ve Yaban Hayatı Enstitüsü (ICF), Bölgesel Uluslararası Tarımsal Sağlık Örgütü (OIRSA), Honduras Gümrüğü ve San Pedro Sula Havalimanı yetkilileriyle iş birliği içinde, hayvan refahını merkeze alan kapsamlı bir taşıma planı oluşturdu. Operasyon kapsamında, yükleme sürecinde büyük kedilerin stres seviyesini en aza indirmek amacıyla havalimanında izole bir alan tahsis edildi ve dış uyaranları azaltan özel sertifikalı taşıma kafesleri kullanıldı. DHL Express ayrıca, seyahat süresini kısaltmak ve hayvanların konforunu artırmak amacıyla Miami’ye doğrudan uçuş gerçekleştiren özel bir kargo uçağıyla taşıma operasyonunu gerçekleştirdi. Uçuş boyunca dört veteriner, hayvanların sağlık durumunu kesintisiz olarak takip etti. Operasyon süresince alınan her karar, ortak bir önceliğe odaklandı: Hayatlarının büyük bölümünü zorlu koşullarda geçirmiş bu sekiz hayvanın, yeni yaşam alanlarına mümkün olan en güvenli ve en sakin şekilde ulaşmasını sağlamak. Akredite barınaklarda yeni bir başlangıç Uçağın Miami’ye inişiyle birlikte büyük kediler için yeni bir dönem başladı. Hayvanlar, Global Federation of Animal Sanctuaries (GFAS) tarafından akredite edilen Carolina Tiger Rescue ve Turpentine Creek Wildlife Refuge merkezlerine transfer edildi. Her iki barınak da geniş doğal yaşam alanları, hayvanların fiziksel ve davranışsal ihtiyaçlarını destekleyen zenginleştirme programları ve ömür boyu süren uzman veteriner bakımıyla öne çıkıyor. Bu yeni yaşam alanlarında büyük kediler, yıllar sonra ilk kez doğal davranışlarını özgürce sergileyebilecekleri, güvenli ve uygun bir ortamda yaşamlarını sürdürecek. Böylece hayatta kalma mücadelesinin yerini güven, konfor ve iyileşme alacak. DHL Global Forwarding Honduras Ülke Operasyon Müdürü Celia Chinchilla, “Bu büyük kediler artık her zaman hak ettikleri şeye sahip: güvenli bir ortam, yeterli alan ve onurlu bir yaşam. Onların yeni hayatlarına güvenle ulaşmalarına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sloganlar Engelleri Aşmak İçin Yükseldi Haber

Sloganlar Engelleri Aşmak İçin Yükseldi

Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası’na toplumun tüm kesimlerini bir araya getiren güçlü ve farkındalık yaratıcı etkinliklerle dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak Üç Fidan Gençlik Parkı’nda bir basın açıklaması düzenlendi. Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç, Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, engelliler, aileleri ve toplumun farklı kesimlerinden vatandaşların katıldığı açıklamada, engelli bireylerin yaşam standartlarının yükseltilmesi noktasında önemli mesajlar verildi. “ASIL ENGEL YAŞAMIN KENDİSİDİR” Basın açıklamasında söz alan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç, engelliliği kişinin bir sorunu olarak değil, kentin bir sorumluluğu olarak gördüklerini ifade ederek; “Bugün Üç Fidan Gençlik Parkı’ndan Halk Evimize kadar birlikte yürüyoruz. Bu yürüyüş bir farkındalık çağrısıdır. Asıl mesele bir insanın engelli olması değil, yaşamın o insanı engellemesidir” dedi. Güleç, belediye olarak dezavantajlı gruplara yönelik 15 yıldır süren “Bizim Ev” ve “Bizim Bahçe” gibi dayanışma projelerinin yanı sıra, Türkiye’nin kapalı alandaki ilk engelsiz oyun parkını da kente kazandıracaklarının müjdesini verdi. Nilüfer Kent Konseyi Engelli Hakları Çalışma Grubu adına söz alan Ayrin Erciyas da engelli bireylerin; MHRS randevu önceliği, EKPSS erişilebilirliği ve istihdam olanaklarının artırılması gibi taleplerini içeren bildiriyi paylaştı. Erciyas, engellilerin taleplerini şu şekilde sıraladı: “18 yaş üstü engelli bireyler için de ÇÖZGER kapsamındaki uygulamaya benzer şekilde MHRS sisteminde öncelikli randevu hakkı tanınmalıdır. EKPSS’de erişilebilirlik standartları eksiksiz uygulanmalıdır. Eğitim kurumları tüm engel grupları için erişilebilir hale getirilmelidir. Engelli istihdamı artırılmalı, nitelikli iş olanakları oluşturulmalıdır. İlaçlara ve protez/ortezlere erişimde yaşanan hak kayıpları giderilmelidir. Otizmli bireyler için yatılı rehabilitasyon merkezleri yaygınlaştırılmalıdır. Araç alımına ilişkin kısıtlayıcı düzenlemeler yeniden gözden geçirilmelidir. Yetkililere çağrımızdır; sağlık hizmetlerinden eğitime, istihdamdan sosyal yaşama kadar uzanan bu çok boyutlu sorunların çözümü, sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir. Yaşa dayalı ayrımların ortadan kaldırıldığı, erişilebilirliğin temel hak olarak kabul edildiği bir sistemin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Engelli bireyler ve onların bakımını üstlenen milyonlarca vatandaşımız için eşit, erişilebilir ve onurlu bir yaşam hakkı ertelenemez. SLOGANLAR EŞLİĞİNDE HAK ARAYIŞI Basın açıklamasının ardından, engelli bireyler, aileleri ve destekçilerinden oluşan topluluk, Üç Fidan Gençlik Parkı’ndan Nilüfer Belediyesi Halk Evi’ne doğru yürüyüşe geçti. Sloganlar eşliğinde gerçekleşen yürüyüş boyunca toplumun her kesimine erişilebilirlik çağrısı yapıldı. Farkındalık yürüyüşünün Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde tamamlanmasının ardından katılımcılar, Bizim Ev Engelliler Sosyal Destek Merkezi tarafından hazırlanan ve geliri ihtiyaç sahiplerine aktarılacak olan Bizim Sergi’yi ziyaret etti. Programın bu bölümünde Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de gruba dahil olarak engelli bireylerle bir araya geldi. Başkan Şadi Özdemir, engelli bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenerek, taleplerini dinledi ve çözüm odaklı projelerin devam edeceği sözünü yineledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca Yalnız Kalıyorsunuz’’ Haber

Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca Yalnız Kalıyorsunuz’’

Proje, Türkiye’nin en büyük yatak kapasiteli yaşlı bakım evi olma özelliği ile hayata geçmeye hazırlanıyor. Türkiye’nin en önemli termal sağlık merkezlerinden ve “Gençlik Suyu” olarak da bilinen Kütahya Yoncalı Termal Kaplıcaları bölgesinde hayata geçmeye hazırlanan ‘’Goldhaven Anatolia’’nın tanıtımı, içerik ve süreci projenin öncüsü Ahmet Tekdemir tarafından paylaşıldı. Yatağa bağımlı ya da fiziksel gerilemeleri nedeniyle özel ilgi ve destek gerektiren yaşlılara uzman ekipler eşliğinde destek vermeyi ve daha iyi bir bakım ve önleyici sağlık hizmetler sunmayı hedefliyor. Açılışa ayrıca Global Engelliler Vakfı Başkanı Necdet Öztürk, Türkiye Sağlık, Enerji ve Teknoloji İş Birliği Uzmanı Yönetim Kurulu Üyesi Oya Demirel, Sinema Oyuncuları Meslek Birliği Başkanı Renan Bilek ve Türk Dünyası Sinema Vakfı Başkanı Erdoğan Aydoğdu katıldı. Hülya Koçyiğit: ‘’Nüfusumuz yaşlanıyor’’ Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit konuşmasına Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılara dair geçmiş olsun dileklerini paylaşarak başladı. Koçyiğit: “Hepimizin içi kan ağlıyor. Birkaç gündür yaşadığımız olaylar hepimizi derinden sarstı. Kaybettiğimiz evlatlarımıza, öğretmenimize rahmet; tüm yaralılara şifa diliyorum.” sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi. Proje hakkındaki düşüncelerini paylaşan Koçyiğit şunları söyledi: “Anlamlı bir projede bir araya geldik. Yaşlanıyoruz, nüfusumuz da yaşlanıyor fakat önemli olan yaşlanmak değil, kaliteli yaşlanmak. Toplum içerisinde birikimlerini paylaşabilmek, yalnız hissetmemek, yaşıtlarıyla birlikte yeteneklerini paylaşabileceği ortamı bulabilmek çok önemli. Bu düşünceyi ve projeyi hayata geçirme heyecanını paylaşan herkese, yürekten teşekkür ediyorum. Ülkemizin bu gibi nice merkezlere ihtiyacı var. Dilerim bu merkezin açılışında da birlikte oluruz.” Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca yalnız kalıyorsunuz’’ Türk sinemasının efsane isimlerinden Ediz Hun da saldırıları kınayarak sözlerine başladı: “Elim bir olay yaşadık hepimizi derinden yaraladı. Hayatını kaybedenler Allah’tan rahmet diliyorum.” Planlanan tesis hakkında konuşan Hun, “Goldhaven Anatolia” çok önemli bir proje. Bu tarz bir tesis Avrupa’nın pek çok ülkesinde var. Yaşlılığın ne olduğunu ancak yaşlanmaya başlayan insanlar idrak edebilir. Bu yüzden bu konuda bedensel yapınızın mükemmeliyeti, ruh sağlığınız ve sosyal yaşam dengesi çok önemli. Belki bu tesiste konaklayanlar aralarında kurdukları tiyatro grubuyla oyun sergileyecekler, belki resim yapacaklar… Ben babama da ‘Çık, gez” derdim. ‘Kim kaldı ki çıkayım’ derdi. Yaşlanınca yalnız kalıyorsunuz ve bu da sizi üzüntüye sürüklüyor. Bu sosyal ortamda ise pek çok yapabilirsiniz. Gerçekleşmesi planlanan bu proje, diğer illerimize de örnek teşkil edecektir.” dedi. Açılış konuşmasına geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da gerçekleşen saldırılara dair geçmiş olsun dileklerini paylaşarak başlayan S.S. Sosyal Hizmetler Başkanı Ahmet Tekdemir “Memleketimizin başı sağ olsun”diyerek tüm hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan Tekdemir, “Bu projeyle, insanın kendini değerli hissettiği, sağlığın, huzurun ve sosyal hayatın yeniden anlam kazandığı bir yaşam modeli kurmayı planlıyoruz.” dedi. Aynı zamanda kurulacak olan merkezle Kütahya’nın sağlık turizmi merkezi haline gelmesini hedeflediklerini dile getiren Tekdemir, “Bu modelle; yerel kalkınmayı destekleyen, ortaklarına değer kazandıran ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturuyoruz. Kooperatif ortaklığı sayesinde, bu yatırımın getirisi sadece bir yapıya değil, geniş bir dayanışma ağına yayılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Ayrıca açılışta, Global Engelliler Vakfı Başkanı Necdet Öztürk de global kapsayıcı ve erişilebilir turizm hakkındaki sunumunu gerçekleştirerek, Kooperatif Başkanı Ahmet Tekdemir ile iş birliği protokolü imzaladı. 21.000 m² alanda 500 yatak kapasitesiyle ülkenin bu alandaki en büyük entegre bakım merkezi olacak olan tesis; tıbbi bakım, rehabilitasyon, palyatif hizmetler ve psiko-sosyal desteği tek bir yaşam alanında bir araya getirecek. Ayrıca, kök hücre ve doku yenilenme çalışmalarına yönelik özel bir sağlık ünitesinin de yer alacağı tesis, yurt içi ve yurt dışından 65 yaş üstü tüm yaşlıları davet ediyor. Klasik termal otel anlayışının sınırlarını aşarak sağlık, dinlenme ve yaşam kalitesini tek bir çatı altında buluşturan bütüncül bir konsept üzerine inşa edilen ve temelinde modern tıbbın öne çıkan yaklaşımlarından biri olan rejeneratif tıp perspektifin yer aldığı tesis iki ile on iki hafta arasında değişen konaklama seçenekleri, geriatrik rehabilitasyon programları, aktif yaşam aktiviteleri, wellness ve sağlıklı yaşam paketleri ile bütüncül bakım hizmetlerini bir arada sunuyor ve yüksek katma değerli bir sağlık ve turizm deneyimi yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BN Hotel Thermal &Wellness,‘Türkiye’nin En Çok Beğenilen Otelleri Listesinde! Haber

BN Hotel Thermal &Wellness,‘Türkiye’nin En Çok Beğenilen Otelleri Listesinde!

Kazandığı 2026 Otelpuan Ödülü ile üst üste 3 yıl boyunca en beğenilen oteller arasındaki yerini güçlendiren otelin bu listeye girmesinde; termaldeki kalitesi, doğa içindeki özel konumu, zengin aktivite programları ve gastronomi odaklı hizmetleri ile bütüncül bir yenilenme fırsatı sunması etkili oldu. Termalin iyileştirici gücünü modern konaklama anlayışıyla Mersin turizmine kazandıran BN Hotel Thermal & Wellness, sağladığı misafir memnuniyeti ile ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Otel, Otelpuan.com’un 2025 yılı boyunca misafirlerin yaptığı değerlendirmeleri analiz ederek belirlediği ‘Türkiye’nin en çok beğenilen otelleri’ listesine bu yıl da girerek 2026 Otelpuan Ödülü’nün sahibi oldu. Geçen yıl kazandığı 2025 Otelpuan Ödülü ile Türkiye’nin en çok beğenilen ilk 100 oteli arasında ilk sırada yer alan BN Hotel Thermal & Wellness, 2024 Otelpuan Ödülü ile de Türkiye’nin en çok beğenilen ilk 10 oteli arasına girme başarısını elde etmişti. Ödüller misafirlerin puanları ve tavsiyelerine göre belirlendi 2026 Otelpuan Ödülü, 2025 yılı boyunca misafirlerin konakladıkları tesise verdikleri genel memnuniyet puanları ile birlikte “Konakladığınız tesisi yakınlarınıza tavsiye eder misiniz?” sorusuna verdikleri yanıtlarla oluşan tavsiye oranlarına göre hazırlanan bir ödül sistemi olarak dikkat çekiyor. Otelpuan Ödülleri'ni almaya hak kazanan tesisler; genel memnuniyet puanı 8,5 ve üzeri, tavsiye edilme puanı ise 85 ve üzeri, yorum sayısı yüksek olan tesisler arasından genel memnuniyet puanının yüzde 70'i, tavsiye edilme oranının yüzde 30'u baz alınarak belirleniyor ve gösterdikleri performans ile aldıkları puanlara göre sıralanıyor. Narlı: “Misafir memnuniyeti odağımız ile ödül sayımızı 3 yılda 19’a taşıdık” Konaklayan misafirlerin memnuniyetlerine dayanan bu ödülü almaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını kaydeden BN Hotel İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı, “Misafir memnuniyetini önceliklendiren hizmet anlayışımızın, termal tesisimizin kalitesinin ve sürdürülebilirlik anlayışıyla yaptığımız yatırımların meyvesini bir kez daha aldık. Otelimizde termal havuzlarımızın ve SPA merkezlerimizin yanı sıra, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezimizle bütüncül sağlık ve yenilenme anlayışını desteklememiz, hazırladığımız zengin aktivite programlarımız, gastronomik zenginliğimiz ve rahat ulaşım imkanımız, misafir memnuniyetini her daim yüksek tutuyor. Bahçemizde turunçgil, zey­tin ve meyve bahçeleri ile seb­ze bostanlarında taze ürünler yetiştirerek kentin gastronomik zenginliğini ve sürdürülebilirliğini destekliyoruz. Tüm bu ayrıcalıklarla 3 yılda ödül sayımızın 19’a yükselmesi, hizmet kalitemizi sürekli olarak artırma motivasyonumuzu artırıyor” değerlendirmesinde bulundu. Termal, spor ve dinlenme imkanlarıyla huzurlu bir tatil sunuyor Torosların yemyeşil doğasında yer alan BN Hotel Thermal & Wellness; 35 farklı açık ve kapalı termal yüzme havuzu, dünya standartlarında SPA merkezi, Aquapark ve 9 farklı konaklama seçeneği ile konuklarına konforlu ve lüks bir tatil sunuyor. Termal suları 6268 mg/lt mineral değeri ile romatizma, deri, kalp, kan dolaşımı ve kadın hastalıkları ile sinir ve kas yorgunluğuna iyi geldiği tesiste, bütünsellik sağlık anlayışı ile hazırlanmış kişiye özel programların yanı sıra yoga, meditasyon, nefes terapisi, Türk hamamı ritüelleri, masaj terapileri, cilt bakımları, detoks programları ile yenilenmek mümkün. Ayrıca otel, Türk ve dünya mutfaklarından lezzetler sunan özel konseptli restoranlarıyla da misafirlerine lezzet şöleni yaşatıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kanserde Yeni Dönem: Yaşam Süresi Artıyor, Rehabilitasyonla Yaşam Kalitesi Yükseliyor Haber

Kanserde Yeni Dönem: Yaşam Süresi Artıyor, Rehabilitasyonla Yaşam Kalitesi Yükseliyor

Onkolojik rehabilitasyonun yararlarından söz eden Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Onkolojik rehabilitasyon; meme kanseri cerrahisi sonrası her beş hastadan birinde görülen lenfödem riskinin azaltılmasında büyük fayda sağlıyor. Erken dönemde başlanan koruyucu egzersiz ve manuel terapi uygulamaları ile bu risk önemli ölçüde azaltılabiliyor. Onkolojik rehabilitasyon ayrıca akciğer kanseri sonrasında solunum kapasitesinin korunmasında, kolon ve rektum kanseri ameliyatlarından sonra karın kaslarının güçlendirilmesinde, prostat kanseri sonrası pelvik taban fonksiyonlarının desteklenmesinde ve beyin tümörü cerrahileri sonrasında denge ve koordinasyonun yeniden kazandırılmasında büyük önem taşıyor” diyor. Amaç Sadece Hayatta Kalmak Değil, Kaliteli Yaşamak Yapılan çalışmalar, düzenli rehabilitasyon programına katılan kanser hastalarında hastanede yatış süresinin kısaldığını, tedaviye uyumun arttığını ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığın güçlendiğini gösteriyor. Ayrıca depresyon ve anksiyete oranlarında azalma, denge ve koordinasyon kaybında iyileşme ve kas gücünde artış gözlemleniyor. Örneğin Journal of Clinical Oncology’de yayımlanan geniş kapsamlı bir meta-analiz, kanser hastalarında uygulanan yapılandırılmış egzersiz programlarının kanser ile ilişkili yorgunluğu anlamlı düzeyde azalttığını ve fiziksel fonksiyonları belirgin şekilde iyileştirdiğini ortaya koyuyor. Benzer şekilde The Lancet Oncology’de yayımlanan bir başka çalışma, tedavi sürecinde uygulanan egzersiz ve rehabilitasyon programlarının yaşam kalitesini artırdığını ve psikolojik iyilik halini güçlendirdiğini bildiriyor. Uzmanlara göre bu veriler, onkolojik rehabilitasyonun destekleyici bir uygulama değil, kanser tedavisinin bilimsel temele dayanan tamamlayıcı bir bileşeni olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Onkolojik rehabilitasyon hastanın yalnızca fiziksel değil, psikolojik dayanıklılığını da artırır. Amaç yalnızca hayatta kalmak değil, kaliteli yaşamak olmalıdır” diyerek rehabilitasyonun yaşam kalitesine olan katkısını da vurguluyor. Evde Yapılabilecek Basit Ama Etkili Egzersizler Uzman kontrolünde planlanmak kaydıyla, hastaların evde sürdürebileceği bazı temel egzersizler tedavi sürecine önemli katkı sağlıyor. Günlük 20–30 dakikalık hafif tempolu yürüyüş, dayanıklılığı artırarak kas kaybını azaltmaya yardımcı olurken; derin nefes alıp kontrollü verme şeklinde uygulanan solunum egzersizleri ise özellikle akciğer kapasitesinin korunmasında etkili oluyor. Meme kanseri cerrahisi sonrası omuz eklem hareket açıklığını korumak ve artırmak amacıyla üst ekstremiteye, şiddeti ve süresi hastalığın evresine göre değişen kuvvetlendirme ve germe hareketleri öneriliyor. Bu şekilde hem eklem hareket açıklığının sağlanmasına hem de kas kuvveti kaybının önlenmesine katkı sağlanıyor. Sandalyeden kontrollü şekilde oturup kalkma egzersizi, alt ekstremite kas gücünü destekliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Egzersiz ilaç gibidir; doğru dozda ve kişiye özel uygulanmalıdır. Her hasta için program farklı planlanmalı ve mutlaka uzman kontrolünde ilerlenmelidir” diyor. Kanser Hastalarında Egzersiz Kronik Yorgunluğu Azaltıyor Kanser hastalarının yüzde 70 ila 80’i tedavi sürecinde, özellikle dinlenmekle geçmeyen bir yorgunluk yaşıyor. Bu tablo, hastaların günlük yaşam aktivitelerini ciddi şekilde kısıtlayabiliyor ve psikolojik olarak da yıpratıcı olabiliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Paradoks gibi görünse de kontrollü egzersiz yorgunluğu azaltıyor. Haftada birkaç gün yapılan hafif ve orta şiddette aerobik ve dirençli egzersizlerin, yorgunluğu belirgin biçimde azalttığını gösteren güçlü bilimsel veriler var” diyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu’na göre özellikle düşük yoğunluklu, sürdürülebilir egzersizler bu süreçte büyük önem taşıyor. Örneğin günde 15–20 dakikalık hafif tempolu yürüyüş, dolaşımı artırarak enerji düzeyini yükseltebiliyor. Aynı şekilde sandalyede oturur pozisyonda yapılan kalça ve diz eklemine yönelik basit egzersizler ve kontrollü otur-kalk egzersizleri, kas gücünü desteklerken aşırı efor gerektirmiyor. Derin nefes alıp kontrollü verme şeklinde uygulanan solunum egzersizleri ise hem akciğer kapasitesini korumaya yardımcı oluyor hem de gevşeme sağlayarak stres düzeyini azaltabiliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Burada önemli olan yoğunluk değil, egzersizlerin düzenli yapılmasıdır. Hastalar kendilerini tüketmeden, kontrollü ve planlı şekilde hareket etmeli. Egzersiz, doğru uygulandığında yorgunluğu artırmaz; tam tersine azaltır” ifadelerini kullanıyor. Onkolojik rehabilitasyon, kanser tedavisini yalnızca hastalığı kontrol altına alan bir süreç olmaktan çıkarıp, hastayı yeniden hayatın içine kazandırmayı hedefliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu’na göre doğru zamanda başlanan ve düzenli sürdürülen rehabilitasyon programları, kanserle mücadelede hem fiziksel hem de ruhsal gücü artırarak hastalara daha kaliteli bir yaşam sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Sağlık Erişimine Yönelik Yeni Toplumsal Destek Modeli Başlıyor Haber

Türkiye’de Sağlık Erişimine Yönelik Yeni Toplumsal Destek Modeli Başlıyor

İmzalanan iş birliği kapsamında; Türkiye'de sağlık erişimine yönelik toplumsal destek modeli olan 'Sağlıkta El Ele' projesi hayata geçirilecek. Bir Halk Sağlığı inovasyonu olarak hayata geçen ve koruyucu sağlık yaklaşımını yaygınlaştırmayı amaçlayan Bir Adım Sağlık, Türkiye Sağlık Vakfı ile çok önemli bir iş birliği imzaladı. İmzalanan 'Sağlıkta El Ele' projesi; ihtiyaç sahipleri, bağışçılar ve sağlık profesyonellerini buluşturacak. Proje kapsamında; sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşayan bireylere düzenli tıbbi destek, evde bakım ve rehabilitasyon hizmeti sunulması hedefleniyor. Yeni bir toplumsal dayanışma modeli olarak konumlanan 'Sağlıkta El Ele' projesi, kronik hastalıklar, evde bakım ihtiyacı ve sosyoekonomik engeller nedeniyle sağlık hizmetlerine zamanında erişemeyen binlerce kişiyi kapsıyor. Bağışçıları, sağlık profesyonellerini ve ihtiyaç sahiplerini aynı çatı altında buluşturarak sürdürülebilir çözüm sunan proje ilk yılında 10.000 ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedefliyor. Uzun yıllardır sağlık alanında böyle önemli bir projeyi hayata geçirmek için çalıştığını vurgulayan Bir Adım Sağlık Genel Müdürü Ayşe Şengel; "Evde sağlık alanında uzun yıllara dayanan sahadaki deneyimimizle, ihtiyaç sahiplerine uzman kadrolarımızla ulaşacağız. Bu proje ile sağlık hizmetini sadece tedavi değil; erişilebilirlik, takip ve güven boyutlarıyla ele alıyoruz. Böyle bir projede tüm ekiplerimiz ve bilgimizle biz de elimizi taşın altına koymaktan mutluluk duyuyoruz." diye konuştu. Türkiye Sağlık Vakfı adına yaptığı açıklamada Vakıf Genel Başkanı Dr. Murat Balaban (Phd); "Türkiye'de giderek artan yaşlı nüfus ve kronik hastalık yükü, sürdürülebilir sağlık destek modellerini kritik hale getirmiştir. 'Sağlıkta El Ele' projesi ile hem sağlık hizmetlerine erişimi güçlendirmeyi hem de toplumsal dayanışmayı artırmayı hedefliyoruz." denildi. Proje kapsamında; hekim muayenesi ve tıbbi değerlendirme, mobil hemşirelik uygulamaları, fizik tedavi ve rehabilitasyon, evde refakat ve bakım hizmetleri ile sağlık eğitimi ve danışmanlık gibi alanlarda düzenli hizmet sunulması planlanıyor. Projenin fonlama ve raporlama süreçleri Türkiye Sağlık Vakfı tarafından yürütülürken, operasyonel sağlık hizmetleri Bir Adım Sağlık'ın uzman ekipleri tarafından sahada uygulanacak. Böylece şeffaf bağış modeli, düzenli raporlama, sağlık çıktılarının ölçümlenmesi ve kalıcı toplumsal etki hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir bir yapı oluşturulacak. 'Sağlıkta El Ele' Projesi, ilk yılında 10.000 ihtiyaç sahibine ulaşmanın yanı sıra; kronik hastalık yönetiminde düzenli takip sağlamayı ve evde bakım yükünü azaltmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nöralterapi ile Ağrılara Müdahale Edilebiliyor! Haber

Nöralterapi ile Ağrılara Müdahale Edilebiliyor!

Amacın anestezi oluşturmak değil, sinir hücrelerinde bozulan elektriksel uyarı iletimini düzenlemek olduğuna vurgu yapan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Nöralterapinin etkisi sadece lokal değil, sistemik etkisi sayesinde vücut regülasyonunu sağlayan bir tedavi yöntemidir.” dedi. Ağrılar, ameliyat izleri, travmalar ve enfeksiyonlar gibi bozucu alanların nöralterapi ile hedef alınabildiğini aktaran Dr. Kakı, bazı durumlarda ise uygulanamadığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, nöralterapinin ne olduğu, nasıl etki ettiği ve hangi durumlarda kullanıldığı hakkında bilgi verdi. Nöralterapi ile sinir hücrelerinde bozulan elektriksel uyarı iletimi düzenlenebiliyor! Nöralterapinin, vücuttaki sinir sistemi bozukluklarını düzenlemek amacıyla lokal anesteziklerin çok düşük dozlarda belirli noktalara enjeksiyonu ile yapılan tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olduğunu dile getiren Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Burada ki amaç anestezi oluşturmak değil, sinir hücrelerinde bozulan elektriksel uyarı iletimini düzenlemektir.” dedi. Nöralterapide kullanılan lokal anesteziklerin düşük dozlarda, iyon kanalları ve membran stabilitesi üzerinde düzenleyici etki sağladığını aktaran Dr. Kakı, “Böylelikle antiinflamatuar, vazodilatör ve nöromodülatör etkileri ortaya çıkar. Bu etki sayesinde Nöralterapi otonom sinir sistemini düzenler, vücuttaki bozulmuş elektriksel alanları (bozucu alanlar) dengelemeye yardımcı olur, kan dolaşımını ve doku beslenmesini destekler, ağrı ve fonksiyon bozukluklarının azalmasına katkı sağlar. Kısaca nöralterapinin etkisi sadece lokal değil, sistemik etkisi sayesinde vücut regülasyonunu sağlayan bir tedavi yöntemidir.” şeklinde konuştu. Nöralterapi, bozucu alanların etkisini azaltmayı hedefliyor! Nöral terapideki bozucu alan tanımına açıklık getiren Dr. Asiye Gülsüm Kakı, şunları söyledi: “Vücutta daha önce geçirilmiş; ameliyat izleri, travmalar, enfeksiyonlar, diş ve çene problemleri gibi durumlar, sinir sistemi üzerinde sürekli uyarı oluşturarak başka bölgelerde şikâyetlere yol açabilir. Nöralterapi, bu bozucu alanların etkisini azaltmayı hedefler. Bozucu alanların oluşturduğu bozulmuş elektriksel iletimi düzenleyerek otonom sinir siteminin regülasyonunu sağlar.” Nöralterapi birçok hastalıkta tercih edilebiliyor! Nöralterapinin hangi durumlarda destekleyici tedavi olarak tercih edilebileceğine değinen Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Baş, boyun ve bel ağrıları, migren ve gerilim tipi baş ağrıları, kas ve eklem ağrıları, fibromiyalji, sinir sıkışmaları, spor yaralanmaları, ameliyat veya travma sonrası ağrılar, sindirim sistemi fonksiyon bozuklukları, adet düzensizlikleri ve bazı jinekolojik şikâyetler, stres ve otonom sinir sistemi dengesizlikleri nöralterapinin kullanılabildiği hastalıklar arasında yer alır.” ifadelerini kullandı. Nöralterapi nasıl uygulanır? Nöralterapi uygulamasında öncelikle hastadan şikayetlerin başlangıcı, tetikleyen sebepler, geçirilmiş enfeksiyonlar ve operasyonlar, beslenme şekli gibi detaylı öykü alındığını kaydeden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Ardından detaylı fizik muayene yapılır.” dedi. Enjeksiyon için tetik noktalar, sinir çıkışları, skarlar (yara dokuları) gibi noktaların belirlendiğini aktaran Dr. Kakı, “Belirlenen noktalara enjeksiyon yapılır. Uygulama genellikle ince uçlu iğnelerle yapılsa da bazı bozucu alan yada organ patolojilerinde, ganglion enjeksiyonlarında (sinir düğümlerine yapılan enjeksiyonlar) derin enjeksiyonlar tercih edilebilir.” açıklamasını yaptı. Nöralterapi bazı durumlarda uygulanamaz! Seans sayısının kişiye ve şikâyete göre değiştiğini vurgulayan Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Enjeksiyon sonrası hastalarda değişik refleks yanıtlar (nöralterapide buna fenomen denir) görülebilir. Bu fenomenler enjeksiyon bölgesi ve sıklığını planlamada yol göstericidir.” dedi. Nöralterapinin kimlere uygulanamayacağı hakkında da bilgi veren Dr. Kakı, sözlerini şöyle tamamladı: “Lokal anestezik alerjisi olanlar, ciddi kalp ritim bozukluğu olanlar, bazı özel durumlarda hamileler ve kanama bozukluğu olanlarda uygulanmaz. Nöralterapi sonrası, enjeksiyon yerinde kızarıklık, kısa süreli baş dönmesi, geçici ağrı artışı olabilir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.