Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rehabilitasyon

Kapsül Haber Ajansı - Rehabilitasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehabilitasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli Büyükşehir’den Can Dostlarına Şefkat Eli Haber

Denizli Büyükşehir’den Can Dostlarına Şefkat Eli

2026 yılının ilk yarısında kısırlaştırma, sahiplendirme ve rehabilitasyon sayılarında rekor artışlar kaydedilirken, merkez sadece sokak hayvanlarına değil yaralı yaban hayatına da şefkat elini uzattı. Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’ye örnek teşkil eden Sokak Hayvanları Barınma ve Rehabilitasyon Merkezi ile sahipsiz can dostlarımıza üst düzey standartlarda hizmet vermeyi sürdürüyor. Toplam 3.000 sokak hayvanı kapasitesine sahip olan dev tesiste; Poliklinik, Kedi Tedavi, Köpek Tedavi, Kedi Ameliyathanesi, Köpek Ameliyathanesi, Sahiplendirme ve Açık Alan birimleri yer alıyor. Uzman veteriner hekimler ve nitelikli personeller eşliğinde yürütülen rehabilitasyon süreçleriyle, sokaktaki canların tedavi ve bakımları titizlikle gerçekleştiriliyor. 8 ekip ve özel araç filosu ile 7/24 kesintisiz müdahale Sokak hayvanlarının güvenli ve anatomilerine uygun koşullarda nakledilmesi amacıyla tasarlanan özel araç filosu, şehir genelinde kesintisiz saha çalışması yürütüyor. Başıboş ve saldırgan köpek toplama ekibi, vatandaş ihbar değerlendirme ekibi, Canbulans (Acil Müdahale), kedi teslim ekibi, kapan teslim ekibi ve nöbetçi ekip olmak üzere sahada toplam 8 ekip görev yapıyor. Vatandaşlarımızdan 112 Acil Çağrı Merkezi, ALO 153 ve belediye santraline gelen ihbarlara anında müdahale ediliyor. Saha süreçlerinde şeffaflık ve hız sağlamak amacıyla tüm kayıtlar tablet üzerinden tutuluyor, fotoğraflarla destekleniyor ve merkeze getirilen hayvanların durum bilgisi SMS sistemi üzerinden ihbarda bulunan vatandaşlarımıza düzenli olarak iletiliyor. Rehabilitasyon ve sahiplendirmede rekor ivme Bakımevinde sunulan kısırlaştırma ve sahiplendirme hizmetlerinin tamamı vatandaşlara ücretsiz olarak sunulmaktadır. Planlı ve kararlı yürütülen çalışmalar sonucunda 2026 yılının ilk yarısında tüm rehabilitasyon parametrelerinde önemli bir artış kaydedildi. 2025 yılında 1.663 olan kısırlaştırılan kedi sayısı %34 artışla 2.224’e; 1.652 olan kısırlaştırılan köpek sayısı ise %21 artışla 2.004’e yükseldi. Böylece toplam kısırlaştırma sayısı %28’lik artışla 4.228 olarak gerçekleşti. Yürütülen çalışmalar sonucunda; kedi sahiplendirme %9 artarak 305'e, köpek sahiplendirme ise %49'luk büyük bir ivmeyle 488’e ulaştı. Toplam sahiplendirme sayısı %30 artışla 793 oldu. Tedavi ve bakımı tamamlanan sokak kedisi sayısı %62 gibi rekor bir artışla 10.538'e ulaşırken; rehabilite edilen sokak köpeği sayısı 5.524 olarak kayıtlara geçti. Tesis bünyesinde toplam rehabilitasyon sayısı %30 artış göstererek 16.062 can dostumuza şifa sağlandı. Yaralı leylek ve baykuş sağlığına kavuştu Sokak Hayvanları Barınma ve Rehabilitasyon Merkezi, yalnızca kedi ve köpeklerin değil, kent ekosistemindeki tüm canlıların yanında olmayı sürdürüyor. “Doğadaki her can bize emanet” anlayışıyla hareket eden merkezde, yaralı ve bakıma muhtaç yaban hayvanlarının da tedavileri gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda son olarak, ekipler tarafından muayene altına alınan yaralı bir leylek ile yuvadan düşen minik bir baykuşun tedavileri yapıldı. Uzman veteriner hekimlerin yürüttüğü rehabilitasyon süreçlerinin tamamlanmasının ardından, canlılar sağlıklı bir şekilde yeniden doğal yaşam alanlarına salındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ceza İnfaz Kurumlarına Akıllı Teknoloji Entegrasyonu Haber

Ceza İnfaz Kurumlarına Akıllı Teknoloji Entegrasyonu

Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, güçlü altyapısı, ileri teknoloji birikimi ve yerli iştiraklerinin katkısıyla kamu kurumlarının dijitalleşme sürecine yön vermeye devam ediyor. Türk Telekom ile T.C. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü arasında gerçekleştirilen iş birlikleri kapsamında kamu hizmetlerindeki idari işlerin entegre dijital süreçlerle yönetilerek verimliliğin artırılması ve dijital devlet anlayışının önemli örneklerinden biri olması hedefleniyor. Bu kapsamda Türk Telekom Grup şirketi İnnova Bilişim’in mühendislik yetkinlikleriyle geliştirilen ACEP, teknik altyapısından finansman modeline kadar tamamen yerli kaynaklarla hayata geçirilmiş olup ceza infaz kurumlarında yaygınlaştırılmaya ve yeni teknolojilerle geliştirilmeye devam ediyor. Kamu kurumlarının dijitalleşme vizyonu doğrultusunda Türk Telekom ile T.C. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü arasında yeni bir iş birliği protokolü imzalandı. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz, “Ceza infaz sistemimiz, hükümlüleri yalnızca özgürlüklerinden yoksun bırakmayı değil, onları yeniden topluma kazandırmayı amaçlayan çağdaş bir infaz anlayışı üzerine inşa edilmiştir. Rehabilitasyon, eğitim ve iyileştirme faaliyetleri, infaz hizmetlerimizin merkezinde yer almakta; toplumu suçtan korumanın en etkili yolunun, bireyin yeniden suç işlemesini önleyecek kalıcı çözümler üretmek olduğuna inanıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda Türk ceza infaz sistemi, yirmi yılı aşkın süredir fiziki altyapı, insan kaynağı ve dijital dönüşüm ekseninde kapsamlı bir reform sürecinden geçmektedir. Modern infaz anlayışımızın yeni halkasını oluşturan dijital dönüşüm kapsamında, Türk Telekom ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği sayesinde hayata geçirilen ACEP Projesi ile hükümlü ve tutukluların aileleriyle görüntülü görüşmeleri, e-Doktor hizmetlerinden yararlanmaları, Bakanlığımızla doğrudan iletişim kurmaları ile dijital kantin ve ödeme hizmetlerine erişmeleri mümkün hâle gelmiştir. Bugün 200 ceza infaz kurumunda kullanılan ACEP, ceza infaz hizmetlerinin daha etkin, şeffaf ve insan odaklı sunulmasına önemli katkılar sağlamaktadır. İmzaladığımız yeni iş birliği protokolüyle büyük veri ve yeni nesil dijital teknolojilerden yararlanarak ceza infaz kurumlarımızın güvenliğini, rehabilitasyon hizmetlerini ve dijital kapasitesini daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Türk Telekom tarafından, ceza infaz personelimize yönelik oluşturulan avantajlı tarife paketlerinin de yakında açıklanması planlanmaktadır. Türk Telekom ile yürüttüğümüz bu stratejik iş birliğinin, kamuda dijital dönüşüm vizyonuna katkı sağlayacağına, yerli ve millî teknolojilerin kamu hizmetlerinde daha etkin kullanılmasına öncülük edeceğine inanıyorum” dedi. “Kamunun dijital dönüşümünde öncü rol üstleniyoruz” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden bir kuruluş olarak, kamu hizmetlerinin modern, hızlı ve kesintisiz şekilde sunulmasını temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Ülkemizin ‘Dijital Türkiye’ hedefine katkı sunmaya, kamu kurumlarımızın altyapısını güncel teknolojilerle güçlendirerek iş süreçlerinde verimliliği artırmaya devam ediyoruz. Adalet Bakanlığımızla birlikte yürüttüğümüz ACEP, teknolojinin kamu yönetiminde ne denli dönüştürücü bir etki yaratabileceğini gösteren önemli bir örnek. İnnova’nın yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği bu sistem sayesinde kamu yönetiminde verimliliği artırarak dijital altyapı kurduk. T.C. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile gerçekleştirdiğimiz yapay zekâ ve dijital dönüşüme yönelik yeni iş birliği protokolü, bütüncül bir yaklaşımın somut örneklerini teşkil etmektedir. Türk Telekom olarak, fiber altyapımız ve yerli teknoloji çözümlerimizle kamunun dijitalleşme sürecine katkı sağlamaya, ülkemize ve toplumumuza değer üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşilay’ın Yeni Raporu Alkolün Toplum Üzerindeki Etkilerine Dikkat Çekiyor Haber

Yeşilay’ın Yeni Raporu Alkolün Toplum Üzerindeki Etkilerine Dikkat Çekiyor

Araştırmaya göre Türkiye'de 15 yaş ve üzerindeki nüfusun yüzde 20,8'i hayatında en az bir kez alkol kullandığını belirtirken, yüzde 79,2'si hiç alkol kullanmadığını ifade etti. Son 12 ay içerisinde alkol kullandığını belirtenlerin oranı yüzde 11,4, son 30 gün içerisinde kullandığını belirtenlerin oranı ise yüzde 7,1 olarak tespit edildi. Dünya genelinde yaklaşık 400 milyon kişinin alkol kullanım bozukluğu bulunduğu belirtilirken, Türkiye'de alkol kullanım bozukluğu yaygınlığı yüzde 4,8 olarak ölçüldü. ALKOLE BAŞLAMA YAŞI ORTALAMA 19,4 Rapora göre alkol kullanmaya başlama yaşı ortalama 19,4 olarak belirlendi. Alkol kullandığını belirten katılımcıların yarısının ilk alkol deneyimini 18 yaşında veya daha önce yaşadığı görüldü. Erkeklerin alkol kullanmaya başlama yaşının kadınlara göre daha düşük olduğu tespit edildi. Araştırmada alkol kullanımına başlamada arkadaş çevresinin etkisi yüzde 48,8 ile ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 45,4 ile eğlence amacı ve yüzde 43,6 ile merak duygusu izledi. ALKOL DÜNYADA HER YIL 2,5 MİLYONDAN FAZLA ÖLÜME NEDEN OLUYOR Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre alkol kullanımı, bireysel ve toplumsal sonuçları nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Alkol; karaciğer hastalıkları, kanser, kalp ve damar hastalıkları, beyin işlevlerinde bozulma ve psikolojik sorunlar başta olmak üzere 200'den fazla hastalık ve sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor. Dünyada her yıl 2,5 milyondan fazla ölümün alkolle ilişkili nedenlerden kaynaklandığı belirtiliyor. KORUYUCU POLİTİKALARA TOPLUM DESTEĞİ YÜKSEK DÜZEYDE Araştırma sonuçları, toplumun alkolle mücadelede koruyucu politikalara yüksek düzeyde destek verdiğini ortaya koydu. Katılımcılar; öğrenci yurtları, spor kulüpleri ve kafelerde alkol satışının yasaklanması, reklam ve promosyon faaliyetlerinin sınırlandırılması, benzin istasyonlarında satış yapılmaması ve satış saatlerine yönelik düzenlemeler gibi uygulamalara önemli ölçüde destek verdi. “DÜNYADA HER YIL YAKLAŞIK 2 MİLYON 600 BİN İNSAN ALKOL NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR” Programda konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, sözlerine bağımlılıkların günümüzün en büyük toplumsal risklerinden biri olduğunu belirterek başladı. Alkolün sosyalleşmenin vazgeçilmez bir parçası, eğlenmenin bir gerekliliği gibi sunulduğuna dikkat çeken Dinç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bağımlılık endüstrileri ürünlerini çoğu zaman cazip, normal ve hatta gerekli göstererek yaygınlaştırmaya çalışıyor. Oysa biz hiçbir insanımızın zarar görmesini, sağlığını, geleceğini ve sevdiklerini kaybetmesini istemiyoruz. Araştırmalarımız, alkolün bireysel ve toplumsal sorunları çözmekten çok derinleştirdiğini ortaya koyuyor. Buna rağmen özellikle gençler üzerinde farklı bir algı oluşturulmaya çalışılması bizleri endişelendiriyor. Dünya Sağlık Örgütü, alkol kullanımında güvenli bir alt sınır bulunmadığını ifade ediyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon 600 bin insan alkol nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölümler savaşlar, afetler ya da salgın hastalıklar nedeniyle değil; önlenebilir bir risk faktörü olan alkol nedeniyle gerçekleşiyor.” “81 İLDE BULUNAN YEŞİLAY DANIŞMANLIK MERKEZLERİMİZLE İNSANIMIZIN YANINDAYIZ” Alkolün yalnızca bireysel değil, toplumsal bir mesele olduğuna dikkat çeken Dinç, “Alkol yalnızca bir sağlık meselesi değildir. Trafik kazaları, şiddet olayları, suç davranışları ve aile içi sorunlarla da yakından ilişkilidir. Bu nedenle toplum olarak daha dikkatli ve daha koruyucu bir yaklaşım benimsememiz gerekiyor. Nitekim araştırmamızda toplumun büyük çoğunluğunun alkolle ilgili koruyucu düzenlemeleri desteklediğini görüyoruz. Öte yandan alkol kullanım sorunu yaşayan insanlarımızı etiketlemeden, dışlamadan ve suçlamadan yaklaşmamız büyük önem taşıyor. Türkiye'nin 81 ilinde hizmet veren YEDAM'larımızla ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı destek sunuyoruz. Geçtiğimiz yıl alkol nedeniyle 1.500'ün üzerinde başvuru aldık. Sonuçlar bize gösteriyor ki bağımlılıkta tedavi mümkündür, rehabilitasyon mümkündür ve umut her zaman vardır. Yeşilay olarak bu süreçte insanımızın yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi. “ALKOL KULLANIMINA NE KADAR ERKEN YAŞTA BAŞLANIRSA BAĞIMLILIK RİSKİ O KADAR ARTIYOR” Alkol kullanımına başlama yaşının geciktirilmesinin bağımlılıkla mücadelede kritik öneme sahip olduğunu belirten Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rabia Bilici, Türkiye'nin alkol kullanımına başlama yaşı açısından birçok ülkeye kıyasla daha koruyucu bir konumda bulunduğunu ifade etti. Bilici, “Araştırmamızda Türkiye’de alkol kullanımına başlama yaşının ortalama 19,4 olduğunu görüyoruz. Alkol kullanımına ne kadar erken yaşta başlanırsa bağımlılık geliştirme riski de o kadar artıyor. Bu nedenle önleme çalışmalarıyla birlikte gençlerde farkındalık oluşturmak büyük önem taşıyor.” dedi. Beynin karar verme ve dürtü kontrolünden sorumlu bölgelerinin gelişiminin genç yetişkinlik dönemine kadar devam ettiğine dikkat çeken Bilici, yaş sınırlamalarının önemli bir koruyucu işlev gördüğünü vurguladı. “ALKOL BİLİNÇLİ BİR ÇILGINLIKTIR” “Alkol bilinçli bir çılgınlıktır” diyen Prof. Dr. Ayşe Nurdan Tözün, “Karaciğer vücudumuzun laboratuvarıdır. Alkol kullanımı karaciğer yağlanmasından siroza kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bu nedenle sağlığımıza zarar verecek hiçbir maddeyi ne bedenimize ne de zihnimize taşımamalıyız. Alkolün zararları konusunda farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır.” şeklinde konuştu. “ALKOL KANSERİN BAŞLICA RİSK FAKTÖRÜ” Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tülay Eren ise toplumda alkolün sağlık üzerindeki zararları ve trafik kazalarıyla ilişkisi konusunda belirli bir farkındalık bulunduğunu, ancak alkolün kanserle olan ilişkisinin yeterince bilinmediğini ifade etti. Eren, alkolün kanserin başlıca risk faktörlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Birçok kişi düşük veya ara sıra alkol kullanımının herhangi bir zarara yol açmadığını düşünüyor. Oysa bilimsel veriler, alkolün güvenli bir kullanım düzeyi olmadığını ve kanser riskini artırabildiğini gösteriyor. Bu sebeple biz bir kadehten bir şey olmaz diyenlerin aksine bir kadehten bir şey olur diyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dikilililer Dünya Çevre Günü’nde sahil temizliğinde buluştu Haber

Dikilililer Dünya Çevre Günü’nde sahil temizliğinde buluştu

Özellikle çocukların ve gençlerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, öğrenciler ve vatandaşlar sahil boyunca atıkları toplayarak temiz bir çevre için örnek bir duyarlılık sergiledi. Etkinlik sonunda toplanan tüm atıklar, geri dönüşüm süreçlerine kazandırılmak üzere titizlikle ayrıştırıldı. ÇEVRE YATIRIMLARI DEVAM EDİYOR Dikili Belediyesi, yalnızca çevre farkındalığı oluşturan etkinliklerle değil, kalıcı projelerle de doğa dostu belediyecilik anlayışını sürdürüyor. Bu kapsamda, uzun yıllar boyunca evsel atıkların etkisi altında kalan Sülüklü Deresi, yürütülen kapsamlı rehabilitasyon çalışmalarıyla yeniden doğal yapısına kavuşturuldu. İlçenin önemli çevre sorunlarından biri olan derenin temizlenmesiyle bölgedeki ekolojik yaşamın korunmasına büyük bir katkı sağlandı. Bununla birlikte, Dünya Bankası finansmanıyla Demirtaş Mahallesi’nde kurulan 1,4 megawatt kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile belediyenin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Çevre dostu enerji üretimi sayesinde kentin karbon salımının azaltılması noktasında da tarihi bir adım atılıyor. “ÇOCUKLARIMIZA YAŞANABİLİR BİR DİKİLİ BIRAKACAĞIZ” Dünya Çevre Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, çevrenin korunmasının ve bu doğrultuda sürdürülen uzun soluklu mücadelenin gelecek kuşaklara karşı en önemli görevlerden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: Bugün tüm dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük tehdit, kapımızdaki küresel iklim krizidir. Mevsimlerin dengesinin bozulduğu, su kaynaklarımızın ve biyoçeşitliliğin ciddi bir risk altında bulunduğu gerçeğini yadsıyamayız. Yerel yönetimler olarak üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Ancak bu krizle sadece kurumların yatırımlarıyla tek başına baş edemeyiz. Bu, sadece bugünden yarına çözülecek bir mesele de değil; kesintisiz, uzun soluklu bir farkındalık ve mücadele sürecidir. İşte bu yüzden tüm toplum olarak, her bir bireyimizle bu mücadelenin içinde yer almak, bu kararlılığı büyütmek zorundayız. Geleceğimizi korumak, topyekun bir kararlılık ve ortak bir bilinç gerektiriyor. İşte bugün burada yalnızca sahilimizi temizlemiyoruz; küresel iklim krizine karşı yerelden, omuz omuza güçlü bir duruş sergiliyor, farkındalığımızı eyleme dökerek çocuklarımıza, gençlerimize ve geleceğimize karşı sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Doğamızı korumak, denizlerimize sahip çıkmak ve çevre bilincini büyütmek hepimizin ortak görevidir. Dikili’mizin doğal güzelliklerini korumak için çevre yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Sülüklü Deresi’nin temizlenmesinden yenilenebilir enerji yatırımlarına kadar attığımız her adımda daha yeşil, daha sağlıklı ve iklim krizine karşı daha dirençli bir kent hedefiyle çalışıyoruz. Çocuklarımıza temiz denizleri, temiz havası ve korunmuş doğal alanlarıyla örnek bir Dikili bırakmak istiyoruz. Bu anlayışla çevreye duyarlı projeler üretmeye ve doğamıza sahip çıkmaya devamececeğiz. Etkinliğe katılarak bu hayati mücadeleye ortak olan, çevre meşalesini büyüten tüm öğrencilerimize ve hemşehrilerime yürekten teşekkür ediyor, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutluyorum. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL, Kurtarılan Sekiz Büyük Kedinin Yeni Hayatına Güvenle Ulaşmasını Sağladı Haber

DHL, Kurtarılan Sekiz Büyük Kedinin Yeni Hayatına Güvenle Ulaşmasını Sağladı

DHL Global Forwarding ve DHL Express, Honduras’ta yıllarca türlerine uygun olmayan koşullarda tutulan sekiz büyük kedinin ABD’deki akredite barınaklara güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlayarak Honduras’ın ilk uluslararası büyük kedi kurtarma operasyonunu gerçekleştirdi. Beş kaplan ve üç aslandan oluşan hayvanlar, uzun vadeli tür ihtiyaçlarının karşılanamadığı koşullarda yaşıyordu. Aylar süren tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından DHL’in özel olarak planladığı operasyonla San Pedro Sula’dan akredite barınaklara taşınan hayvanlar, ömür boyu bakım alacakları güvenli yaşam alanlarına ulaştırıldı. DHL Global Forwarding Honduras Ülke Operasyon Müdürü Celia Chinchilla, operasyonla ilgili şunları söyledi: “Bu görev, lojistiğin yalnızca gönderi taşımaktan ibaret olmadığını; aynı zamanda yaşamları iyileştirme gücüne sahip olduğunu gösteriyor. Bu hayvanların güvenli, türlerine uygun yeni yuvalarına ulaşmasına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz.” Dünya genelinde yaban hayatı uzmanları, büyük kedilerin hâlâ türlerine uygun olmayan, ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak koşullarda tutulduğuna dikkat çekiyor. Derme çatma hayvanat bahçeleri, özel mülkler veya doğal davranışlarını sergilemelerine imkân tanımayan geçici olarak kurulmuş turistik gösteri alanları, bu hayvanların karşı karşıya kaldığı başlıca ortamlar arasında yer alıyor. Kurtarıldıklarında ise doğaya geri bırakılmaları çoğu zaman mümkün olmuyor; bunun yerine, iyileşebilecekleri ve özel bakım alabilecekleri güvenli yaşam alanlarına ihtiyaç duyuyorlar. Guru, Sultan, Amir, Deborah, Aira, Cyrus, Zephora ve Juancito için bu operasyon; aylar süren tıbbi tedavi, özenli rehabilitasyon ve davranışsal destekle mümkün olan yeni bir başlangıcı simgeliyor. Veteriner ekipler, operasyonun hazırlık aşamasından varış anına kadar sürecin her adımını titizlikle yönetti. Her bir hayvan kapsamlı sağlık kontrollerinden geçirildi; türüne ve bireysel ihtiyaçlarına uygun sedasyon planları oluşturuldu ve stres seviyelerini en aza indirmeye yönelik özel bakım uygulandı. Yolculuk boyunca veterinerler hayvanların yanından ayrılmayarak, taşıma kafeslerinin kapanmasından barınaklara güvenle ulaşmalarına kadar solunum, vücut sıcaklığı ve genel sağlık durumlarını sürekli izledi. Yaban hayatı taşımacılığında uzmanlık DHL ekipleri, yaban hayatı kurtarma operasyonlarında sahip oldukları deneyimle öne çıkıyor. Şirket, bugüne kadar aslanlar, kaplanlar ve diğer hassas türlerin ihmal, istismar veya riskli ortamlardan alınarak güvenli barınaklara ulaştırılması için çok sayıda uluslararası operasyona destek verdi. Honduras’ta gerçekleştirilen bu operasyon ise, yüksek düzeyde koordinasyon, uzmanlık ve hassasiyet gerektiren önemli bir görev olarak öne çıktı. DHL, Little French Key, Orman Koruma, Korunan Alanlar ve Yaban Hayatı Enstitüsü (ICF), Bölgesel Uluslararası Tarımsal Sağlık Örgütü (OIRSA), Honduras Gümrüğü ve San Pedro Sula Havalimanı yetkilileriyle iş birliği içinde, hayvan refahını merkeze alan kapsamlı bir taşıma planı oluşturdu. Operasyon kapsamında, yükleme sürecinde büyük kedilerin stres seviyesini en aza indirmek amacıyla havalimanında izole bir alan tahsis edildi ve dış uyaranları azaltan özel sertifikalı taşıma kafesleri kullanıldı. DHL Express ayrıca, seyahat süresini kısaltmak ve hayvanların konforunu artırmak amacıyla Miami’ye doğrudan uçuş gerçekleştiren özel bir kargo uçağıyla taşıma operasyonunu gerçekleştirdi. Uçuş boyunca dört veteriner, hayvanların sağlık durumunu kesintisiz olarak takip etti. Operasyon süresince alınan her karar, ortak bir önceliğe odaklandı: Hayatlarının büyük bölümünü zorlu koşullarda geçirmiş bu sekiz hayvanın, yeni yaşam alanlarına mümkün olan en güvenli ve en sakin şekilde ulaşmasını sağlamak. Akredite barınaklarda yeni bir başlangıç Uçağın Miami’ye inişiyle birlikte büyük kediler için yeni bir dönem başladı. Hayvanlar, Global Federation of Animal Sanctuaries (GFAS) tarafından akredite edilen Carolina Tiger Rescue ve Turpentine Creek Wildlife Refuge merkezlerine transfer edildi. Her iki barınak da geniş doğal yaşam alanları, hayvanların fiziksel ve davranışsal ihtiyaçlarını destekleyen zenginleştirme programları ve ömür boyu süren uzman veteriner bakımıyla öne çıkıyor. Bu yeni yaşam alanlarında büyük kediler, yıllar sonra ilk kez doğal davranışlarını özgürce sergileyebilecekleri, güvenli ve uygun bir ortamda yaşamlarını sürdürecek. Böylece hayatta kalma mücadelesinin yerini güven, konfor ve iyileşme alacak. DHL Global Forwarding Honduras Ülke Operasyon Müdürü Celia Chinchilla, “Bu büyük kediler artık her zaman hak ettikleri şeye sahip: güvenli bir ortam, yeterli alan ve onurlu bir yaşam. Onların yeni hayatlarına güvenle ulaşmalarına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sloganlar Engelleri Aşmak İçin Yükseldi Haber

Sloganlar Engelleri Aşmak İçin Yükseldi

Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası’na toplumun tüm kesimlerini bir araya getiren güçlü ve farkındalık yaratıcı etkinliklerle dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak Üç Fidan Gençlik Parkı’nda bir basın açıklaması düzenlendi. Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç, Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, engelliler, aileleri ve toplumun farklı kesimlerinden vatandaşların katıldığı açıklamada, engelli bireylerin yaşam standartlarının yükseltilmesi noktasında önemli mesajlar verildi. “ASIL ENGEL YAŞAMIN KENDİSİDİR” Basın açıklamasında söz alan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç, engelliliği kişinin bir sorunu olarak değil, kentin bir sorumluluğu olarak gördüklerini ifade ederek; “Bugün Üç Fidan Gençlik Parkı’ndan Halk Evimize kadar birlikte yürüyoruz. Bu yürüyüş bir farkındalık çağrısıdır. Asıl mesele bir insanın engelli olması değil, yaşamın o insanı engellemesidir” dedi. Güleç, belediye olarak dezavantajlı gruplara yönelik 15 yıldır süren “Bizim Ev” ve “Bizim Bahçe” gibi dayanışma projelerinin yanı sıra, Türkiye’nin kapalı alandaki ilk engelsiz oyun parkını da kente kazandıracaklarının müjdesini verdi. Nilüfer Kent Konseyi Engelli Hakları Çalışma Grubu adına söz alan Ayrin Erciyas da engelli bireylerin; MHRS randevu önceliği, EKPSS erişilebilirliği ve istihdam olanaklarının artırılması gibi taleplerini içeren bildiriyi paylaştı. Erciyas, engellilerin taleplerini şu şekilde sıraladı: “18 yaş üstü engelli bireyler için de ÇÖZGER kapsamındaki uygulamaya benzer şekilde MHRS sisteminde öncelikli randevu hakkı tanınmalıdır. EKPSS’de erişilebilirlik standartları eksiksiz uygulanmalıdır. Eğitim kurumları tüm engel grupları için erişilebilir hale getirilmelidir. Engelli istihdamı artırılmalı, nitelikli iş olanakları oluşturulmalıdır. İlaçlara ve protez/ortezlere erişimde yaşanan hak kayıpları giderilmelidir. Otizmli bireyler için yatılı rehabilitasyon merkezleri yaygınlaştırılmalıdır. Araç alımına ilişkin kısıtlayıcı düzenlemeler yeniden gözden geçirilmelidir. Yetkililere çağrımızdır; sağlık hizmetlerinden eğitime, istihdamdan sosyal yaşama kadar uzanan bu çok boyutlu sorunların çözümü, sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir. Yaşa dayalı ayrımların ortadan kaldırıldığı, erişilebilirliğin temel hak olarak kabul edildiği bir sistemin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Engelli bireyler ve onların bakımını üstlenen milyonlarca vatandaşımız için eşit, erişilebilir ve onurlu bir yaşam hakkı ertelenemez. SLOGANLAR EŞLİĞİNDE HAK ARAYIŞI Basın açıklamasının ardından, engelli bireyler, aileleri ve destekçilerinden oluşan topluluk, Üç Fidan Gençlik Parkı’ndan Nilüfer Belediyesi Halk Evi’ne doğru yürüyüşe geçti. Sloganlar eşliğinde gerçekleşen yürüyüş boyunca toplumun her kesimine erişilebilirlik çağrısı yapıldı. Farkındalık yürüyüşünün Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde tamamlanmasının ardından katılımcılar, Bizim Ev Engelliler Sosyal Destek Merkezi tarafından hazırlanan ve geliri ihtiyaç sahiplerine aktarılacak olan Bizim Sergi’yi ziyaret etti. Programın bu bölümünde Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de gruba dahil olarak engelli bireylerle bir araya geldi. Başkan Şadi Özdemir, engelli bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenerek, taleplerini dinledi ve çözüm odaklı projelerin devam edeceği sözünü yineledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca Yalnız Kalıyorsunuz’’ Haber

Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca Yalnız Kalıyorsunuz’’

Proje, Türkiye’nin en büyük yatak kapasiteli yaşlı bakım evi olma özelliği ile hayata geçmeye hazırlanıyor. Türkiye’nin en önemli termal sağlık merkezlerinden ve “Gençlik Suyu” olarak da bilinen Kütahya Yoncalı Termal Kaplıcaları bölgesinde hayata geçmeye hazırlanan ‘’Goldhaven Anatolia’’nın tanıtımı, içerik ve süreci projenin öncüsü Ahmet Tekdemir tarafından paylaşıldı. Yatağa bağımlı ya da fiziksel gerilemeleri nedeniyle özel ilgi ve destek gerektiren yaşlılara uzman ekipler eşliğinde destek vermeyi ve daha iyi bir bakım ve önleyici sağlık hizmetler sunmayı hedefliyor. Açılışa ayrıca Global Engelliler Vakfı Başkanı Necdet Öztürk, Türkiye Sağlık, Enerji ve Teknoloji İş Birliği Uzmanı Yönetim Kurulu Üyesi Oya Demirel, Sinema Oyuncuları Meslek Birliği Başkanı Renan Bilek ve Türk Dünyası Sinema Vakfı Başkanı Erdoğan Aydoğdu katıldı. Hülya Koçyiğit: ‘’Nüfusumuz yaşlanıyor’’ Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit konuşmasına Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılara dair geçmiş olsun dileklerini paylaşarak başladı. Koçyiğit: “Hepimizin içi kan ağlıyor. Birkaç gündür yaşadığımız olaylar hepimizi derinden sarstı. Kaybettiğimiz evlatlarımıza, öğretmenimize rahmet; tüm yaralılara şifa diliyorum.” sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi. Proje hakkındaki düşüncelerini paylaşan Koçyiğit şunları söyledi: “Anlamlı bir projede bir araya geldik. Yaşlanıyoruz, nüfusumuz da yaşlanıyor fakat önemli olan yaşlanmak değil, kaliteli yaşlanmak. Toplum içerisinde birikimlerini paylaşabilmek, yalnız hissetmemek, yaşıtlarıyla birlikte yeteneklerini paylaşabileceği ortamı bulabilmek çok önemli. Bu düşünceyi ve projeyi hayata geçirme heyecanını paylaşan herkese, yürekten teşekkür ediyorum. Ülkemizin bu gibi nice merkezlere ihtiyacı var. Dilerim bu merkezin açılışında da birlikte oluruz.” Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca yalnız kalıyorsunuz’’ Türk sinemasının efsane isimlerinden Ediz Hun da saldırıları kınayarak sözlerine başladı: “Elim bir olay yaşadık hepimizi derinden yaraladı. Hayatını kaybedenler Allah’tan rahmet diliyorum.” Planlanan tesis hakkında konuşan Hun, “Goldhaven Anatolia” çok önemli bir proje. Bu tarz bir tesis Avrupa’nın pek çok ülkesinde var. Yaşlılığın ne olduğunu ancak yaşlanmaya başlayan insanlar idrak edebilir. Bu yüzden bu konuda bedensel yapınızın mükemmeliyeti, ruh sağlığınız ve sosyal yaşam dengesi çok önemli. Belki bu tesiste konaklayanlar aralarında kurdukları tiyatro grubuyla oyun sergileyecekler, belki resim yapacaklar… Ben babama da ‘Çık, gez” derdim. ‘Kim kaldı ki çıkayım’ derdi. Yaşlanınca yalnız kalıyorsunuz ve bu da sizi üzüntüye sürüklüyor. Bu sosyal ortamda ise pek çok yapabilirsiniz. Gerçekleşmesi planlanan bu proje, diğer illerimize de örnek teşkil edecektir.” dedi. Açılış konuşmasına geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da gerçekleşen saldırılara dair geçmiş olsun dileklerini paylaşarak başlayan S.S. Sosyal Hizmetler Başkanı Ahmet Tekdemir “Memleketimizin başı sağ olsun”diyerek tüm hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan Tekdemir, “Bu projeyle, insanın kendini değerli hissettiği, sağlığın, huzurun ve sosyal hayatın yeniden anlam kazandığı bir yaşam modeli kurmayı planlıyoruz.” dedi. Aynı zamanda kurulacak olan merkezle Kütahya’nın sağlık turizmi merkezi haline gelmesini hedeflediklerini dile getiren Tekdemir, “Bu modelle; yerel kalkınmayı destekleyen, ortaklarına değer kazandıran ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturuyoruz. Kooperatif ortaklığı sayesinde, bu yatırımın getirisi sadece bir yapıya değil, geniş bir dayanışma ağına yayılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Ayrıca açılışta, Global Engelliler Vakfı Başkanı Necdet Öztürk de global kapsayıcı ve erişilebilir turizm hakkındaki sunumunu gerçekleştirerek, Kooperatif Başkanı Ahmet Tekdemir ile iş birliği protokolü imzaladı. 21.000 m² alanda 500 yatak kapasitesiyle ülkenin bu alandaki en büyük entegre bakım merkezi olacak olan tesis; tıbbi bakım, rehabilitasyon, palyatif hizmetler ve psiko-sosyal desteği tek bir yaşam alanında bir araya getirecek. Ayrıca, kök hücre ve doku yenilenme çalışmalarına yönelik özel bir sağlık ünitesinin de yer alacağı tesis, yurt içi ve yurt dışından 65 yaş üstü tüm yaşlıları davet ediyor. Klasik termal otel anlayışının sınırlarını aşarak sağlık, dinlenme ve yaşam kalitesini tek bir çatı altında buluşturan bütüncül bir konsept üzerine inşa edilen ve temelinde modern tıbbın öne çıkan yaklaşımlarından biri olan rejeneratif tıp perspektifin yer aldığı tesis iki ile on iki hafta arasında değişen konaklama seçenekleri, geriatrik rehabilitasyon programları, aktif yaşam aktiviteleri, wellness ve sağlıklı yaşam paketleri ile bütüncül bakım hizmetlerini bir arada sunuyor ve yüksek katma değerli bir sağlık ve turizm deneyimi yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BN Hotel Thermal &Wellness,‘Türkiye’nin En Çok Beğenilen Otelleri Listesinde! Haber

BN Hotel Thermal &Wellness,‘Türkiye’nin En Çok Beğenilen Otelleri Listesinde!

Kazandığı 2026 Otelpuan Ödülü ile üst üste 3 yıl boyunca en beğenilen oteller arasındaki yerini güçlendiren otelin bu listeye girmesinde; termaldeki kalitesi, doğa içindeki özel konumu, zengin aktivite programları ve gastronomi odaklı hizmetleri ile bütüncül bir yenilenme fırsatı sunması etkili oldu. Termalin iyileştirici gücünü modern konaklama anlayışıyla Mersin turizmine kazandıran BN Hotel Thermal & Wellness, sağladığı misafir memnuniyeti ile ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Otel, Otelpuan.com’un 2025 yılı boyunca misafirlerin yaptığı değerlendirmeleri analiz ederek belirlediği ‘Türkiye’nin en çok beğenilen otelleri’ listesine bu yıl da girerek 2026 Otelpuan Ödülü’nün sahibi oldu. Geçen yıl kazandığı 2025 Otelpuan Ödülü ile Türkiye’nin en çok beğenilen ilk 100 oteli arasında ilk sırada yer alan BN Hotel Thermal & Wellness, 2024 Otelpuan Ödülü ile de Türkiye’nin en çok beğenilen ilk 10 oteli arasına girme başarısını elde etmişti. Ödüller misafirlerin puanları ve tavsiyelerine göre belirlendi 2026 Otelpuan Ödülü, 2025 yılı boyunca misafirlerin konakladıkları tesise verdikleri genel memnuniyet puanları ile birlikte “Konakladığınız tesisi yakınlarınıza tavsiye eder misiniz?” sorusuna verdikleri yanıtlarla oluşan tavsiye oranlarına göre hazırlanan bir ödül sistemi olarak dikkat çekiyor. Otelpuan Ödülleri'ni almaya hak kazanan tesisler; genel memnuniyet puanı 8,5 ve üzeri, tavsiye edilme puanı ise 85 ve üzeri, yorum sayısı yüksek olan tesisler arasından genel memnuniyet puanının yüzde 70'i, tavsiye edilme oranının yüzde 30'u baz alınarak belirleniyor ve gösterdikleri performans ile aldıkları puanlara göre sıralanıyor. Narlı: “Misafir memnuniyeti odağımız ile ödül sayımızı 3 yılda 19’a taşıdık” Konaklayan misafirlerin memnuniyetlerine dayanan bu ödülü almaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını kaydeden BN Hotel İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı, “Misafir memnuniyetini önceliklendiren hizmet anlayışımızın, termal tesisimizin kalitesinin ve sürdürülebilirlik anlayışıyla yaptığımız yatırımların meyvesini bir kez daha aldık. Otelimizde termal havuzlarımızın ve SPA merkezlerimizin yanı sıra, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezimizle bütüncül sağlık ve yenilenme anlayışını desteklememiz, hazırladığımız zengin aktivite programlarımız, gastronomik zenginliğimiz ve rahat ulaşım imkanımız, misafir memnuniyetini her daim yüksek tutuyor. Bahçemizde turunçgil, zey­tin ve meyve bahçeleri ile seb­ze bostanlarında taze ürünler yetiştirerek kentin gastronomik zenginliğini ve sürdürülebilirliğini destekliyoruz. Tüm bu ayrıcalıklarla 3 yılda ödül sayımızın 19’a yükselmesi, hizmet kalitemizi sürekli olarak artırma motivasyonumuzu artırıyor” değerlendirmesinde bulundu. Termal, spor ve dinlenme imkanlarıyla huzurlu bir tatil sunuyor Torosların yemyeşil doğasında yer alan BN Hotel Thermal & Wellness; 35 farklı açık ve kapalı termal yüzme havuzu, dünya standartlarında SPA merkezi, Aquapark ve 9 farklı konaklama seçeneği ile konuklarına konforlu ve lüks bir tatil sunuyor. Termal suları 6268 mg/lt mineral değeri ile romatizma, deri, kalp, kan dolaşımı ve kadın hastalıkları ile sinir ve kas yorgunluğuna iyi geldiği tesiste, bütünsellik sağlık anlayışı ile hazırlanmış kişiye özel programların yanı sıra yoga, meditasyon, nefes terapisi, Türk hamamı ritüelleri, masaj terapileri, cilt bakımları, detoks programları ile yenilenmek mümkün. Ayrıca otel, Türk ve dünya mutfaklarından lezzetler sunan özel konseptli restoranlarıyla da misafirlerine lezzet şöleni yaşatıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.