Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rehberlik

Kapsül Haber Ajansı - Rehberlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehberlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2 Milyona Yakın Aday Bu Testi Çözdü Haber

2 Milyona Yakın Aday Bu Testi Çözdü

Bu kritik dönemde Üsküdar Üniversitesi tarafından geliştirilen ve bilimsel temellere dayanan Kariyer Testi, bugüne kadar yaklaşık 2 milyona yakın gencin geleceğine ışık tuttu ve sadece bu tercih döneminde yaklaşık 10 bin kararsız adayın kendi potansiyelini keşfetmesini sağladı. Bugüne kadar milyonlarca gencin meslek seçimine ışık tutan Üsküdar Üniversitesi Kariyer Testi, yalnızca puana ve sıralamaya göre değil; ilgi alanları, kişilik özellikleri ve bireysel yetenekleri merkeze alan yaklaşımıyla adayların daha bilinçli tercih yapmasına katkı sağlıyor. Özellikle tercihlerin son günlerinde kararsız kalan öğrenciler, birkaç dakika içinde elde ettikleri analizlerle hangi mesleklerin kendilerine daha uygun olduğunu görebiliyor. 2015'ten bu yana milyonlarca adaya rehberlik eden ve bilimsel bir altyapıya dayanan Üsküdar Üniversitesi Kariyer Testi bugüne kadar 1 milyon 738 bin 285 kişinin geleceğine ışık tuttu ve sadece bu tercih döneminde 9 bin 182 kararsız adayın kendi potansiyelini keşfetmesini sağladı. Bilimsel altyapısıyla öne çıkıyor Üsküdar Üniversitesi Kariyer Testi, dünyada uzun yıllardır kullanılan Holland Mesleki Tercih Envanteri (RIASEC) modelini esas alıyor. Yaklaşık 10 dakikada tamamlanan 90 soruluk testte adaylar, çeşitli etkinlikler için "Hoşlanırım" veya "Hoşlanmam" seçeneklerini işaretliyor. Test sonunda ise kişinin ilgi alanları ve baskın kişilik özellikleri analiz edilerek hangi meslek gruplarında daha başarılı ve mutlu olabileceğine ilişkin ayrıntılı bir profil oluşturuluyor. Bu yönüyle test, adayların yalnızca "hangi bölümü yazmalıyım?" sorusuna değil, "nasıl bir çalışma hayatı bana uygun?" sorusuna da yanıt veriyor. Altı farklı kişilik tipi, yüzlerce farklı kariyer seçeneği Holland Mesleki Tercih Envanterine dayanan 90 soruluk test, size basit ama etkili sorular sorarak kişilik profilini analiz ediyor ve adayı 6 ana tipten birine yönlendiriyor: Gerçekçi: Elleriyle çalışmayı seven, pratik insanlar. (Mühendislik, Tarım vb.) Araştırıcı: Gözlem yapmayı, araştırmayı ve problem çözmeyi sevenler. (Bilim insanı, Doktor vb.) Artistik: Yaratıcı, sanatsal ve özgün bireyler. (Mimar, Tasarımcı, Müzisyen vb.) Sosyal: İnsanlara yardım etmeyi, öğretmeyi sevenler. (Öğretmen, Psikolog, Sosyal Hizmet Uzmanı vb.) Girişimci: İkna etmeyi, yönetmeyi ve liderlik etmeyi sevenler. (Yönetici, Avukat, Pazarlamacı vb.) Geleneksel: Düzenli, kurallara uygun ve detaycı çalışanlar. (Muhasebeci, Bankacı vb.) Sadece meslek önermiyor, kişiyi tanımaya yardımcı oluyor Uzmanlara göre testin en önemli farkı, adaylara doğrudan "şu bölümü seç" demek yerine, önce kişinin kendisini tanımasını sağlaması. Birçok öğrenci, test sonucunda daha önce hiç düşünmediği alanların aslında kendi kişilik özellikleriyle büyük ölçüde örtüştüğünü fark ediyor. Kararını vermiş adaylar ise seçmeyi düşündükleri bölümün kişilik yapılarıyla ne kadar uyumlu olduğunu görebiliyor. Bu yönüyle Kariyer Testi, tercih listesini oluşturmadan önce yapılan önemli bir öz değerlendirme aracı olarak dikkat çekiyor. Dijital test, uzman danışmanlıkla destekleniyor Üsküdar Üniversitesi, test sonucunu tek başına bırakmıyor. Sonuçlarını değerlendirmek isteyen adaylar, üniversitenin uzman tercih danışmanlarıyla birebir ya da çevrim içi görüşmeler gerçekleştirerek test sonuçlarını başarı sıralamaları, puanları ve kariyer hedefleriyle birlikte değerlendirebiliyor. Böylece adaylar yalnızca test sonucuna göre değil; akademik başarıları, ilgi alanları, gelecek hedefleri ve iş dünyasının beklentileri birlikte analiz edilerek daha sağlıklı bir tercih listesi oluşturabiliyor. Doğru tercih, doğru kariyerin ilk adımı Uzmanlar, üniversite tercihini yalnızca bir yerleştirme işlemi olarak değil, yaşam boyu sürecek kariyer yolculuğunun başlangıcı olarak değerlendiriyor. Meslek seçiminin başarı kadar mutluluğu da belirlediğine dikkat çeken uzmanlar, tercih döneminin son günlerinde acele karar vermek yerine, bilimsel kariyer analizlerinden ve uzman danışmanlığından yararlanmanın gençlerin geleceği açısından önemli avantaj sağlayacağını vurguluyor. YKS tercih sürecinin son saatleri yaklaşırken Üsküdar Üniversitesi Kariyer Testi de binlerce adayın kendi potansiyelini keşfetmesine yardımcı olarak, yalnızca üniversite değil, yaşam tercihi yapmalarına rehberlik etmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB'den 5. Üniversite Tanıtım Günleri Haber

ABB'den 5. Üniversite Tanıtım Günleri

Ankara Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitim ve kariyer yolculuğuna destek veren öğrenci odaklı projelerini sürdürüyor. Gençlerin üniversite tercih sürecine destek olmak amacıyla düzenlenen 5. Üniversite Tanıtım Günleri, Zafer Genç Akademi’de başladı. "Geleceğini Birlikte Planlıyoruz" mottosuyla düzenlenen etkinlikte, Türkiye'nin farklı illerinden gelen 43 üniversite, öğrenciler ve aileleriyle bir araya geldi. TERCİH DÖNEMİNDE DOĞRUDAN REHBERLİK İki gün süren etkinlikte üniversite temsilcileri; bölüm olanakları, kampüs yaşamı, burs imkânları, yurt seçenekleri ve tercih stratejileri hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Aday öğrenciler ise akademisyenler ve öğrenci temsilcileriyle birebir görüşerek merak ettikleri sorulara yanıt bulma fırsatı yakaladı. Etkinlik kapsamında gençler, üniversiteleri yakından tanımanın yanı sıra tercih listelerini oluşturma konusunda uzmanlardan rehberlik aldı. Fuar alanında dağıtılan tanıtım materyalleri sayesinde öğrenciler, tercih sürecinde ihtiyaç duyabilecekleri bilgilere tek noktadan ulaşma imkânı elde etti. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak öğrenci dostu uygulamalarına devam edeceklerini dile getiren Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı Proje Koordinatörü Can Çelik şu ifadeleri kullandı: “Ankara Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi olarak gençleri akademiler, çalışma istasyonları, kütüphaneler gibi alanlarda desteklemekteyiz. Bugün üniversite tercihi yapacak olan genç adaylarımızı üniversitelerle bir araya getirdik. Gençlerimizi bu alanlarda da desteklemeye devam ediyoruz.“ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GASMEK Geleneği Bozmadı Haber

GASMEK Geleneği Bozmadı

YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (GASMEK), "Eğitim Şehri Gaziantep" vizyonunu bir kez daha güçlü sonuçlarla taçlandırdı. 2025-2026 Eğitim ve Öğretim Yılı boyunca ücretsiz olarak sunulan YKS Hazırlık Kursları’ndan yararlanan öğrencilerden 2’si Türkiye genelinde ilk 300’e girerek büyük bir başarıya ulaştı. GASMEK, bu yıl da yalnızca sınava hazırlık sürecine katkı sunmakla kalmadı, öğrencilerini Türkiye dereceleriyle buluşturarak eğitim alanındaki başarısını bir kez daha ortaya koydu. Eğitimde Gaziantep’in öncü kurumlarından biri haline gelen GASMEK’in kurslarından yararlanan öğrencilerden YKS sonuçlarına göre 8 öğrenci Türkiye ilk 1.000’e, 38 öğrenci ilk 5.000’e, 176 öğrenci ilk 30.000’e, 271 öğrenci ilk 50.000’e ve 445 öğrenci ise ilk 100.000’e girmeyi başardı. Elde edilen bu sonuçlarla GASMEK, her yıl olduğu gibi bu sınav döneminde de istikrarlı başarısını sürdürdü. 2015 YILINDAN BUGÜNE BAŞARI GELENEĞİ SÜRÜYOR GASMEK’lerde mesleki eğitim, sanat, kişisel gelişim, YKS ve LGS hazırlık kurslarının yanı sıra atölye çalışmaları her geçen yıl artan ilgiyle devam ediyor. 2015 yılından bu yana binlerce öğrencinin üniversite hayaline ulaşmasına katkı sağlayan GASMEK, ücretsiz ve nitelikli eğitim modeliyle gençlerin yanında olmayı sürdürüyor. Sınav hazırlık sürecinde öğrencilere yalnızca ders desteği sunulmadı. Bu yıl sınava hazırlanan tüm öğrencilere, İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde ücretsiz deneme sınavları uygulanırken, GASMEK kursiyerlerine alanında uzman eğitmenler tarafından ücretsiz ders desteği verildi. Ayrıca haftalık deneme sınavlarıyla öğrencilerin akademik gelişimleri düzenli olarak takip edilerek eksikleri birebir analiz edildi. "BU SÜREÇTE GASMEK’İN ÇOK YARARI OLDU" GASMEK’ten 11’inci sınıftan beri yararlanan ve sayısal alanda Türkiye’de 3 bin 126’ncı olan Gizem Asel Bozkurt, “Bu süreçte GASMEK’in çok yararı oldu. Hocalarla, bir öğretmenden çok arkadaş gibiydik, bizi hiçbir zaman geri çevirmediler ne zaman bir problemimiz olsa ne zaman bir soru sormamız gerekse her zaman bizimle çok ilgili davrandılar. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni planlıyorum. Sınava girecek arkadaşlara şunu demek isterim, dokuz ayınızı sadece stres yaparak geçirmeyin. Stres yapmak yerine sadece çalışın, Allah bir şekilde karşılığını veriyor” ifadelerini kullandı. "BİR REHBERLİK İHTİYACINIZ OLDUĞUNDA DA ÇOK YARDIMCI OLDULAR" Eşit ağırlık alanında Türkiye 204’üncüsü olan Muhammet Mustafa Ural ise, “Fikrim değişmezse Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi veya İşletme yazmayı planlıyorum. GASMEK bize çok yardımcı oldu. En kaliteli denemeleri GASMEK sağladı bize. Kaliteli yayınlardan yararlandık. Bunların haricinde bir rehberlik ihtiyacınız olduğunda da çok yardımcı oldular. Bence GASMEK imkanları çok iyi birebir eğitimleri çok iyi hem de ücretsiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

   YKS’ye Sayılı Günler Kala Velilere Kritik Uyarılar! Haber

  YKS’ye Sayılı Günler Kala Velilere Kritik Uyarılar!

Velilerin en çok dikkat etmesi gereken konulardan birinin beklenti yönetimi olduğunu kaydeden Özgür Akoğlan, “Öğrenci, sınav sonucundan bağımsız olarak sizin sevginizden emin olduğunda, stresini daha kolay yönetebilir. Başarıya giden yolda ‘güvenli liman’ olabilmek değerlidir.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) kısa bir süre kala ebeveyn tutumlarını değerlendirdi. Evdeki doğal düzeni koruyun YKS’ye günler kala birçok ailede sınav odaklı bir atmosfer oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “YKS’ye kısa bir süre kala öğrencilerin üzerindeki baskı kadar, velilerin üzerindeki görünmez yük de oldukça yoğundur. Bu kritik dönemde hem öğrenciyi sağlıklı bir şekilde desteklemek hem de evin huzurunu korumak, sınav başarısının ötesinde bir öneme sahiptir. Bu süreçte velilerin dikkat etmesi gereken ilk ve en önemli kural, ev içindeki doğal düzeni korumaktır. Sınav yaklaştıkça evi bir ‘sınav kampı’ havasına sokmak, sürekli ‘Ne kadar çalıştın?’, ‘Deneme kaç net geldi?’ gibi sorular sormak öğrenciyi sıkıştırılmış ve baskı altında hissettirir. Günlük rutinlerinizi, yemek saatlerinizi ve genel sohbet konularınızı mümkün olduğunca normal tutmak, öğrencinin sınav dışındaki dünyayla bağını koparmamasını sağlar.” dedi. Sayılar değişir, öğrencinin değeri değişmez Velilerin en çok dikkat etmesi gereken konulardan birinin beklenti yönetimi olduğunu kaydeden Özgür Akoğlan, “Ebeveyn olarak başarabileceğiniz en kıymetli şeylerden biri de beklenti yönetimini sağlıklı bir zemine oturtmaktır. Kıyaslama yapmak, başarıyı sadece yüksek netlere indirgemek veya ‘Emeklerin boşa gitmesin’ gibi dolaylı yollardan suçluluk hissettirebilecek cümleler kurmak, öğrencinin özgüvenini ciddi şekilde zedeler. Bunun yerine, sonucun bir varoluş meselesi olmadığını, sizin için her koşulda değerli olduğunu hissettiren güven tazeleyici bir yaklaşım sergilemelisiniz. Öğrenci, sınav sonucundan bağımsız olarak sizin sevginizden emin olduğunda, stresini daha kolay yönetebilir. Başarıya giden yolda ‘güvenli liman’ olabilmek değerlidir.” diye konuştu. Uyku, beslenme ve sınav lojistiği velilerin desteğiyle planlanmalı Bu dönemde öğrencinin fiziksel ihtiyaçlarının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Özgür Akoğlan, “Öğrencinin fiziksel ve biyolojik ihtiyaçlarını desteklemek de tamamen sizin sorumluluğunuzdadır. Sınav gününe en yakın uyku ve beslenme düzenini şimdiden oturtmak, sınav günü oluşabilecek biyolojik aksaklıkların önüne geçer. Ayrıca, sınav giriş belgesi ve sınav yerinin görülmesi gibi lojistik detayları sizin üstlenmeniz, öğrencinin zihnini bu gibi detaylarla yormamasını sağlar. Son olarak, unutmamalısınız ki öğrenciler velilerinin kaygısını bir ayna gibi yansıtır. Sizin sakin, soğukkanlı ve ‘her ne olursa olsun yanındayım’ mesajını veren duruşunuz, öğrencinin bu süreci en az hasarla ve en yüksek performansla tamamlamasına yardımcı olan en büyük destek kaynağıdır. Bu dönemde öğrencinin öğretmeni veya kariyer danışmanı değil, her şeyden önce sınav masasında görünmez bir destek ebeveyni olmanız en doğrusudur.” şeklinde konuştu. Sınavdan çıkar çıkmaz performans sorgulamayın Özgür Akoğlan, velilere sınav sonrasındaki iletişim konusunda da önemli önerilerde bulunarak, “Sınav sonrası iletişim planı oluşturun. Sınavdan çıktığı an, ‘Nasıl geçti?’, ‘Şu soru zor muydu?’ gibi sorular sormak yerine, sınavın bittiğini kabul ederek normal bir akşam planı yapın. Sınavı konuşmak istiyorsa bırakın kendisi açsın; konuşmak istemiyorsa konuyu kapalı tutun.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzmanlara Göre Sınav Başarısını Son Günlerdeki Ekstra Çaba Değil, Psikolojik Denge Belirliyor Haber

Uzmanlara Göre Sınav Başarısını Son Günlerdeki Ekstra Çaba Değil, Psikolojik Denge Belirliyor

Özellikle son günlerde artan çalışma temposu, düzensiz uyku ve performans baskısının öğrencilerin dikkat ve odaklanma becerilerini zayıflatabileceğini belirten uzmanlar, sınav öncesinde psikolojik hazırlığın en az akademik hazırlık kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava sayılı günler kala öğrenciler ve ailelerde heyecan giderek artarken, uzmanlar son günlerde yapılan bazı yaygın hataların sınav performansını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle çalışma temposunu artırmak, yeni konu yetiştirmeye çalışmak, uyku düzenini değiştirmek veya son dakika motivasyon hamlelerine yönelmek yerine, öğrencilerin bugüne kadar yaptıkları hazırlıklara güvenmeleri ve mevcut rutinlerini korumaları öneriliyor. Feyziye Mektepleri Vakfı Florya Işık İlkokulu-Ortaokulu Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Burçak Başoğlu Sert, sınava birkaç gün kala öğrencilerin ihtiyaç duyduğu şeyin yeni bilgiler edinmek değil, sahip oldukları bilgi ve deneyimi sağlıklı şekilde kullanabilmek olduğunu belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. Bu Süreç Yeni Bir Şey Eklemekten Çok Yapılanları Taşıyabilme Süreci LGS öncesindeki son günlerin çoğu zaman öğrenciler üzerinde yoğun bir baskı oluşturduğunu belirten Burçak Başoğlu Sert, "Sınava yaklaştıkça öğrenciler eksiklerini daha fazla düşünmeye başlayabiliyor. Çözemediği sorulara, yetiştiremediği konulara veya yapamadığı çalışmalara odaklanabiliyor. Oysa sınav günü eksiklerimizi değil, sahip olduklarımızı kullanacağız. Bu nedenle son günlerde 'Neyi bilmiyorum?' sorusundan çok, 'Neleri yapabiliyorum?' sorusuna odaklanmak gerekir." dedi. Sert, sınav başarısını belirleyen unsurun yalnızca bilgi olmadığını vurgulayarak, "Öğrencinin sahip olduğu bilgiyi sınav anında kullanabilmesi; zihinsel sakinliğine, bedensel dengesine ve kendisiyle kurduğu ilişkiye bağlıdır. Son günlerde yapılması gereken yeni yükler eklemek değil, bugüne kadar verilen emeği güvenle taşıyabilmektir." ifadelerini kullandı. Belirsizlikle Baş Edebilmek de Sınav Sürecinin Bir Parçası Sınav dönemlerinde öğrencilerin yaşadığı kaygının önemli bölümünün belirsizlikten kaynaklandığını belirten Sert, "Bu süreçte zorlayıcı olan yalnızca sınava girmek değildir. Bir noktadan sonra çalışmayı bırakabilmek, sonucu henüz bilmeden verilen emeğe güvenebilmek ve kontrol edemediğimiz kısmı kabul edebilmektir. Aslında öğrenciler yalnızca bir sınava değil, kendi eğitim yolculuklarında önemli bir eşiğe hazırlanıyorlar." diye konuştu. Son Günlerde Değişim Değil İstikrar Önemli Öğrencilerin ve ailelerin sınava sayılı günler kala performansı artırmak amacıyla yeni çalışma yöntemleri, farklı rutinler veya yoğun programlar denemeye yönelebildiğini belirten Burçak Başoğlu Sert, "Sinir sistemi alışık olduğu düzen içerisinde kendini daha güvende hisseder. Bu nedenle uyku saatlerinin korunması, beslenme düzeninin değiştirilmemesi ve günlük rutinin mümkün olduğunca sürdürülmesi önemlidir. Son günlerde amaç performansı artırmak değil, sistemi dengede tutmaktır. Uzun bir yolculuğun son kilometrelerinde yeni bir rota aranmaz; kişi elindeki haritaya yeniden bakar, yönünü kontrol eder ve güvenle yoluna devam eder. Sınav öncesindeki son günler de tam olarak böyle değerlendirilmelidir." dedi. Sınavdan Bir Gün Önce Belirsizlikleri Azaltın Sınavdan bir gün önce artık akademik hazırlığın büyük ölçüde tamamlandığını belirten Sert, öğrencilerin bu aşamada öngörülebilirliğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. "Sınava giderken kullanılacak kıyafetlerin hazırlanması, gerekli belgelerin önceden kontrol edilmesi, ulaşım planının netleştirilmesi ve mümkünse sınava girilecek okulun önceden görülmesi öğrencinin zihinsel yükünü azaltır." diyen Sert, amaçlarının kontrol duygusunu artırmak değil, gereksiz belirsizlikleri azaltmak olduğunu ifade etti. Kaygıyı Yok Etmeye Çalışmayın Sınav sırasında heyecan ve kaygı hissedilmesinin son derece doğal olduğunu belirten Sert, öğrencilerin bu duyguları tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine yeniden sorulara ve sürece dönebilmelerinin daha önemli olduğunu vurguladı. Sert, "Kaygı hissetmek başarısız olacağınız anlamına gelmez. Böyle anlarda öğrencilerin daha önce çözdükleri denemeleri, üstesinden geldikleri zorlukları ve verdikleri emeği hatırlamaları faydalı olacaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki bu bir sıralama sınavıdır. Sorular zor geldiyse büyük ihtimalle diğer öğrenciler için de zordur." dedi. "Bir Sınav Sonucu Çocuğun Hayatının Tamamını Belirlemez" LGS'nin öğrencilerin eğitim yolculuğundaki önemli duraklardan biri olduğunu ancak hayatın tamamını belirleyen bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Sert, "Bir sınav sonucu çocuğun hayatının filmi değil, yalnızca bir karesidir. O kareye bakarak bütün hikâyeyi değerlendirmek doğru değildir. Bu süreçte önemli olan öğrencilerin gösterdiği emek, geliştirdiği beceriler ve kazandığı deneyimlerdir." ifadelerini kullandı. Sınav Sonrasında İlk İhtiyaç Değerlendirilmek Değil, Karşılanmaktır Sınav sonrasında ailelerin yaklaşımının da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Burçak Başoğlu Sert, "Öğrenciler sınavdan yalnızca bir puan ihtimaliyle değil, aynı zamanda bir duygu hâliyle çıkacaklar. Bu nedenle ilk ihtiyaçları performanslarının değerlendirilmesi değil, duygularının görülmesidir. Nasıl geçtiğini kendi istedikleri kadar anlatmalarına alan açmak ve yanlarında olduğumuzu hissettirmek en değerli destektir." açıklamasında bulundu. Sınav sonrasında yapılacak küçük planların da öğrencileri rahatlatabileceğini belirten Sert, "Sevilen bir yemek, aileyle geçirilen keyifli bir zaman ya da uzun süredir ertelenen bir etkinlik sınav sonucundan bağımsız olmalıdır. Çünkü ödüllendirilmesi gereken şey sonuç değil, aylar boyunca sürdürülen emektir. LGS'ye birkaç gün kala ihtiyaç duyulan şey yeni bir şey eklemekten çok, bugüne kadar verilen emeğe güvenebilmektir. Bu son günler performansı artırma zamanı değil, yapılanları sakinlikle taşıma zamanıdır. Tüm öğrencilerimize bilgi ve deneyimlerini en iyi şekilde kullanabildikleri, kendilerine güvenerek ilerleyebildikleri başarılı bir sınav süreci diliyoruz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Anneleri Değişen Dünyada Daha Bilinçli Tercihler Yapıyor Haber

Türkiye’nin Anneleri Değişen Dünyada Daha Bilinçli Tercihler Yapıyor

FutureBright’ın gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Anneleri” araştırması, bu dönüşümün izlerini ortaya koyarken, araştırmanın sonuçları Perakende Günleri 2026 kapsamında düzenlenen “Değişimle Büyümek” oturumunda değerlendirildi. ebebek, Perakende Günleri 2026 kapsamında düzenlenen “Değişimle Büyümek: Dünden Bugüne Birlikte Büyüyen marka Nasıl Olunur” oturumunda, ebeveynlik anlayışındaki dönüşümü ve bu değişimin perakende sektörüne etkilerini ele aldı. Gazeteci ve yazar Nilay Örnek’in moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz ile FutureBright Grup Kurucu Ortağı Başak Abdula; mega şehirleşmenin aile yapısına etkisinden dijitalleşmenin ebeveyn davranışlarını nasıl dönüştürdüğüne kadar birçok başlığı değerlendirirken, ebebek ve FutureBright iş birliğiyle gerçekleştirilen “Türkiye’nin Anneleri” araştırmasının sonuçlarını da paylaştı. Araştırma, günümüz ebeveynlerinin yalnızca ürün değil; güvenilir bilgi, rehberlik ve karar süreçlerinde destek aradığını ortaya koyarken, Türkiye’nin gelecekteki tüketim dinamiklerine de ışık tuttu. “Günümüz anneleri tek bir profile sığmıyor” FutureBright tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’nin Anneleri” araştırması, günümüz annelerinin tek bir profil altında değerlendirilemeyeceğini; sosyal, sevecen ve uyumlu özelliklerinin yanı sıra disiplinli, kontrollü ve yüksek sorumluluk bilinci taşıyan çok katmanlı bir yapıya sahip olduklarını ortaya koydu. Araştırmaya göre anneler, öğrenmeye açık, meraklı ve araştırmacı yönleriyle öne çıkarken, güven ve kontrol ihtiyacını da güçlü şekilde koruyor. Bulgular, ebeveynliğin geçmişe kıyasla çok daha bilinçli, planlı ve aktif yönetilen bir sürece dönüştüğüne işaret ediyor. Türkiye’nin en büyük tüketici kitlesi ebeveynlerden oluşuyor Oturumun perakende içgörüleri bölümünde ise “2026’da Kim Harcayacak?” araştırmasının sonuçları değerlendirildi. Araştırmaya göre Türkiye nüfusunun yüzde 43’ünü oluşturan ve ağırlıklı olarak ebeveynlerden meydana gelen “Evrenin Koruyucuları” segmenti, 2026’nın en büyük tüketici kitlesi olarak öne çıkıyor. Aileyi merkeze alan bu segmentin, harcamalarını tamamen kısmak yerine önceliklerini yeniden belirlediği özellikle aile ve çocuk söz konusu olduğunda kalite, güven ve doğru tercih hissi sunan markalara yöneldiği paylaşıldı. Oturumda konuşan ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, ebeveynlerin ihtiyaçlarının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini belirterek şunları söyledi: "Bugün bebeveynler yalnızca ürün değil; doğru bilgi, güvenilir yönlendirme ve ihtiyaç duydukları anda yanlarında olacak bir yol arkadaşı da arıyor. ebebek olarak 25 yıldır değişen ihtiyaçları yakından takip ediyor, mağazalarımızdan dijital kanallarımıza kadar her temas noktasında bebeveynlerin karar anlarında yanında yer alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki her bebeveynin aklındaki temel soru aynı: ‘Doğruyu yapıyor muyum?’ Biz de bu soruya güven veren bir rehberlikle eşlik etmeyi amaçlıyoruz." Tam da bu anlayışla geliştirdiğimiz Bebekoloji yaklaşımıyla, bebeveynlerin yalnızca ürün ihtiyaçlarına değil, bilgi ve danışmanlık ihtiyaçlarına da destek oluyoruz. Uzman görüşlerini, deneyimi ve güvenilir bilgiyi erişilebilir kılarak bebeveynlerin kendilerini daha bilinçli ve daha güvende hissetmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Çünkü bizim için önemli olan sadece ürün sunmak değil, bebeveynlik yolculuğunun her aşamasında güvenilir bir yol arkadaşı olabilmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizm Haftası’nda Kruvaziyer Rüzgârı! Haber

Turizm Haftası’nda Kruvaziyer Rüzgârı!

Turizm Haftası dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Sea Genesis Group Başkanı Ahmet Yazıcı, kruvaziyer turizminin sadece tatil tercihi değil, aynı zamanda yüksek ekonomik katkı yaratan stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti. 15–22 Nisan Turizm Haftası kapsamında turizm sektörünün farklı alanlarına yönelik değerlendirmeler gündeme gelirken, bu yıl öne çıkan başlıklardan biri de kruvaziyer turizmi oldu. Havaların ısınması, yaz sezonuna dönük erken planlamaların hızlanması ve özellikle tatilcilerin fiyat-performans dengesine daha fazla önem vermesi, gemi turizmine olan ilgiyi belirgin şekilde artırdı. Son dönemde hem yerli hem yabancı turistin daha planlı, daha kontrollü ve daha avantajlı tatil alternatiflerine yönelmesi, kruvaziyer turlarını yeniden güçlü bir seçenek haline getirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Sea Genesis Group Başkanı Ahmet Yazıcı, kruvaziyer turizminin artık yalnızca belli bir gelir grubuna hitap eden sınırlı bir tatil modeli olmadığını, değişen tüketici alışkanlıklarıyla birlikte çok daha geniş bir kitle tarafından tercih edilmeye başlandığını belirtti. Yazıcı, “Bugün tatil planı yapan insanlar sadece destinasyona değil, toplam deneyime, maliyet avantajına ve zaman yönetimine de bakıyor. Kruvaziyer turizmi bu anlamda çok güçlü bir alternatif sunuyor. Konaklama, ulaşım, yeme-içme ve farklı destinasyonları tek bir plan içinde birleştirebilmesi, bu alanı her geçen gün daha cazip hale getiriyor” dedi. Fiyat Avantajı Talebi Hızlandırdı Turizm sektöründe son yıllarda en belirleyici unsurlardan biri maliyet yönetimi olurken, kruvaziyer turizmi sunduğu bütünleşik yapı sayesinde tüketici tarafında daha kontrollü bir tatil modeli olarak öne çıkıyor. Otel, restoran, ulaşım ve ekstra harcamaların ayrı ayrı planlandığı klasik tatil anlayışına kıyasla, kruvaziyer turlarının tek paket içinde sunduğu avantajlar özellikle erken rezervasyon döneminde ciddi talep görüyor. Tabloya ilişkin değerlendirme yapan Ahmet Yazıcı, “Özellikle havaların ısınmasıyla birlikte tatil planları daha görünür hale geliyor. Bu dönemde insanlar bütçelerini daha dikkatli kullanmak istiyor. Kruvaziyer turizmi ise birçok hizmeti tek çatı altında sunduğu için fiyat avantajı yaratıyor. Bu da gemi turlarına olan ilgiyi artırıyor. Sadece lüks segmentte değil, farklı bütçelere hitap eden seçeneklerde de talebin yükseldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Yazıcı, tüketici davranışlarında yaşanan değişimin kruvaziyer turizmini daha görünür hale getirdiğini vurgulayarak, artık tatilcilerin yalnızca bir yerde konaklamayı değil, tek seyahatte birden fazla deneyim yaşamayı önemsediğini söyledi. Bu durumun kruvaziyer turizmini klasik tatil anlayışından ayrıştırdığını belirten Yazıcı, gemi turlarının hem ekonomik hem de deneyim odaklı yeni bir seyahat modeli sunduğunu ifade etti. Kruvaziyer Turizmi Ekonomik Katma Değeriyle Öne Çıkıyor Kruvaziyer turizmi yalnızca yolcu sayılarıyla değil, yarattığı ekonomik etkiyle de dikkat çekiyor. Liman şehirlerine gelen kruvaziyer yolcuları; yeme-içme, alışveriş, ulaşım, rehberlik ve tur hizmetleri başta olmak üzere birçok sektörde doğrudan ekonomik hareketlilik yaratıyor. Kısa süreli ziyaretlerine rağmen yüksek harcama eğilimi gösteren bu yolcu profili, özellikle şehir ekonomileri açısından önemli bir değer oluşturuyor. Kruvaziyer turizminin Türkiye açısından çok boyutlu bir ekonomik katkı sunduğunu belirten Yazıcı, “Bu alanı yalnızca bir tatil modeli olarak değerlendirmek eksik olur. Kruvaziyer turizmi, liman şehirlerinde esnaftan hizmet sektörüne kadar geniş bir ekonomik zinciri harekete geçiriyor. Aynı zamanda döviz girdisi sağlıyor, turizm gelirlerinin çeşitlenmesine katkıda bulunuyor ve sezonu daha dengeli hale getiriyor. Dolayısıyla burada oluşan hareketlilik yalnızca sektörel değil, doğrudan ekonomik bir değer üretiyor” diye konuştu. Kruvaziyer turizminin bir diğer önemli etkisinin de turizmi belirli aylara sıkışan yapıdan uzaklaştırması olduğuna dikkat çeken Yazıcı, seferlerin yılın farklı dönemlerine yayılmasının sektör açısından daha sürdürülebilir bir yapı oluşturduğunu belirtti. Yazıcı, bu modelin hem turizm profesyonelleri hem de şehir ekonomileri için daha istikrarlı bir gelir yapısı oluşturduğunu vurguladı. Turizm Haftası’nda Dikkatler Gemi Turizmine Çevrildi Turizm Haftası’nın, sektörün mevcut performansını değerlendirmek ve gelecek dönem hedeflerini konuşmak açısından önemli bir zaman dilimi olduğuna işaret eden Ahmet Yazıcı, bu yıl kruvaziyer turizminin daha fazla gündeme gelmesinin tesadüf olmadığını söyledi. Yazıcı, artan talep, fiyat avantajı ve değişen küresel tatil alışkanlıklarının bu alanı daha görünür hale getirdiğini belirterek, “Turizm Haftası, sadece elde edilen rakamların konuşulduğu bir dönem değil; aynı zamanda geleceğin turizm modelinin tartışıldığı bir alan. Bugün baktığımızda kruvaziyer turizmi hem ekonomik katkısı hem de değişen seyahat beklentilerine verdiği cevapla öne çıkıyor. İnsanlar artık daha pratik, daha avantajlı ve daha çok deneyim sunan tatil modellerine yöneliyor. Gemi turizmi de tam bu noktada güçlü bir karşılık veriyor” dedi. Yeni Dönemin Tatil Anlayışında Gemiler Daha Güçlü Yer Tutuyor Son yıllarda seyahat tercihlerinde öne çıkan en önemli başlıklardan biri de “tek seyahatte çoklu deneyim” yaklaşımı oldu. Tatilciler artık yalnızca bir otelde kalmayı değil, farklı durakları görebilmeyi, zamanlarını daha verimli kullanmayı ve harcamalarını daha kontrollü yapabilmeyi önemsiyor. Bu yeni tatil anlayışı, kruvaziyer turizmini daha geniş kitlelere açan başlıca nedenlerden biri olarak değerlendirildiğini söyleyen Yazıcı, “Kruvaziyer turizmi bugün artık sadece denizde yapılan bir tatil değil; planlama kolaylığı, maliyet avantajı, çoklu destinasyon deneyimi ve ekonomik katkısı ile çok yönlü bir değer alanı. Turizm Haftası vesilesiyle bu alanın daha fazla konuşulmasını çok kıymetli buluyoruz. Türkiye’nin kruvaziyer turizminde daha güçlü bir konuma ulaşacağına ve bu alandaki hareketliliğin önümüzdeki dönemde daha da artacağına inanıyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve TRAI’den Türkiye’nin Yapay Zeka Girişimlerine Stratejik Destek Haber

Bulutistan ve TRAI’den Türkiye’nin Yapay Zeka Girişimlerine Stratejik Destek

Türkiye’de yapay zeka girişimlerinin başarıya ulaşması için yalnızca iyi fikirler değil; güçlü teknoloji altyapısı doğru ekosistem bağlantıları ve stratejik rehberliğin bir arada sunulması kritik önem taşıyor. Bu anlayışla Bulutistan ve TRAI iş birliği ile hayata geçirilecek Yapay Zeka Odaklı Hızlandırma Programı; girişimlere uçtan uca bir büyüme ve ölçeklenme modeli sunuyor. Program, girişimlerin doğru müşterilere erişmesini, kurumsal iş birlikleri geliştirmesini, mentorluk desteği almasını ve yatırımcılarla buluşmasını sağlayan kapsamlı bir ekosistem olarak uygulanıyor. Bu stratejik ortaklık ile Türkiye’de yapay zeka alanında üreten, gelişen ve küresel ölçekte büyümeyi hedefleyen girişimler için yeni fırsatlar yaratırken; girişimcilik ekosistemi ile kurumsal dünya arasındaki köprüyü daha güçlü hale getirmesi hedefleniyor. Bu ortaklık, yalnızca bugünün girişimlerini değil, Türkiye’nin yapay zeka odaklı geleceğini de şekillendirmeyi amaçlanıyor. Bu iş birliğini benzerlerinden ayıran en önemli unsur bulut altyapısı gücü ile yapay zeka ekosistem uzmanlığının bir araya getirmesi olarak ön plana çıkıyor. Bulutistan’ın güçlü teknoloji altyapısı ve kurumlarla olan bağı, TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme konusundaki derin deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sunacak bütüncül bir yapı oluşuyor. Girişimlerin Ölçeklenmesini Hızlandıran Bütüncül Model TRAI, sahip olduğu geniş girişim, kurumsal üye ve paydaş ağı ile programa stratejik katkı sunarak; nitelikli girişimlerin belirlenmesi, potansiyel müşterilerle buluşturulması, mentorluk süreçlerinin desteklenmesi ve yatırımcı karşısında daha güçlü konumlanmalarının sağlanması gibi kritik alanlarda aktif rol üstleniyor. Böylece girişimlerin yalnızca görünürlük kazanması değil; somut iş fırsatlarına ulaşması, ticarileşme süreçlerini hızlandırması ve sürdürülebilir büyüme elde etmesi amaçlanıyor. Bulutistan’ın yüksek performanslı, güvenli ve ölçeklenebilir bulut altyapısı ile kurumsal dünyayla kurduğu güçlü bağ; TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme alanındaki deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sağlayan bütüncül bir model ortaya koyuyor. Türkiye’de yapay zeka girişimleri için güçlü bir gelecek vizyonu TRAI CEO’su Halil Aksu, “Bu ortaklıkla verilmek istediğimiz mesaj çok net. Türkiye’de yapay zeka girişimlerinin başarıya ulaşması için yalnızca iyi fikirler değil; güçlü teknoloji altyapısı, doğru bağlantılar, doğru rehberlik ve doğru fırsatlar gerekir. Bulutistan ve TRAI iş birliği, Türkiye’nin yapay zeka ekosisteminde yeni başarı hikayelerinin doğmasına zemin hazırlarken, girişimcilik ile kurumsal dünya arasında çok daha güçlü bir köprü kurulmasına da katkı sağlayacak. Bu stratejik ortaklık, yalnızca bugünün girişimlerini değil, Türkiye’nin yapay zeka odaklı geleceğini de şekillendirmeyi hedefliyor” dedi. Altyapı gücü ile ekosistem uzmanlığını birleştiren stratejik model Bulutistan & SabancıDx CEO’su Mehmet Fırat ise, “Bu iş birliğini benzerlerinden ayıran en önemli unsur bulut altyapısı gücü ile yapay zeka ekosistem uzmanlığının bir araya getirmesi. Bulutistan’ın güçlü teknoloji altyapısı ve kurumlarla olan bağı, TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme konusundaki derin deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sunacak bütüncül bir yapı oluşturmaktadır” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.