Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rehberlik

Kapsül Haber Ajansı - Rehberlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehberlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turizm Haftası’nda Kruvaziyer Rüzgârı! Haber

Turizm Haftası’nda Kruvaziyer Rüzgârı!

Turizm Haftası dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Sea Genesis Group Başkanı Ahmet Yazıcı, kruvaziyer turizminin sadece tatil tercihi değil, aynı zamanda yüksek ekonomik katkı yaratan stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti. 15–22 Nisan Turizm Haftası kapsamında turizm sektörünün farklı alanlarına yönelik değerlendirmeler gündeme gelirken, bu yıl öne çıkan başlıklardan biri de kruvaziyer turizmi oldu. Havaların ısınması, yaz sezonuna dönük erken planlamaların hızlanması ve özellikle tatilcilerin fiyat-performans dengesine daha fazla önem vermesi, gemi turizmine olan ilgiyi belirgin şekilde artırdı. Son dönemde hem yerli hem yabancı turistin daha planlı, daha kontrollü ve daha avantajlı tatil alternatiflerine yönelmesi, kruvaziyer turlarını yeniden güçlü bir seçenek haline getirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Sea Genesis Group Başkanı Ahmet Yazıcı, kruvaziyer turizminin artık yalnızca belli bir gelir grubuna hitap eden sınırlı bir tatil modeli olmadığını, değişen tüketici alışkanlıklarıyla birlikte çok daha geniş bir kitle tarafından tercih edilmeye başlandığını belirtti. Yazıcı, “Bugün tatil planı yapan insanlar sadece destinasyona değil, toplam deneyime, maliyet avantajına ve zaman yönetimine de bakıyor. Kruvaziyer turizmi bu anlamda çok güçlü bir alternatif sunuyor. Konaklama, ulaşım, yeme-içme ve farklı destinasyonları tek bir plan içinde birleştirebilmesi, bu alanı her geçen gün daha cazip hale getiriyor” dedi. Fiyat Avantajı Talebi Hızlandırdı Turizm sektöründe son yıllarda en belirleyici unsurlardan biri maliyet yönetimi olurken, kruvaziyer turizmi sunduğu bütünleşik yapı sayesinde tüketici tarafında daha kontrollü bir tatil modeli olarak öne çıkıyor. Otel, restoran, ulaşım ve ekstra harcamaların ayrı ayrı planlandığı klasik tatil anlayışına kıyasla, kruvaziyer turlarının tek paket içinde sunduğu avantajlar özellikle erken rezervasyon döneminde ciddi talep görüyor. Tabloya ilişkin değerlendirme yapan Ahmet Yazıcı, “Özellikle havaların ısınmasıyla birlikte tatil planları daha görünür hale geliyor. Bu dönemde insanlar bütçelerini daha dikkatli kullanmak istiyor. Kruvaziyer turizmi ise birçok hizmeti tek çatı altında sunduğu için fiyat avantajı yaratıyor. Bu da gemi turlarına olan ilgiyi artırıyor. Sadece lüks segmentte değil, farklı bütçelere hitap eden seçeneklerde de talebin yükseldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Yazıcı, tüketici davranışlarında yaşanan değişimin kruvaziyer turizmini daha görünür hale getirdiğini vurgulayarak, artık tatilcilerin yalnızca bir yerde konaklamayı değil, tek seyahatte birden fazla deneyim yaşamayı önemsediğini söyledi. Bu durumun kruvaziyer turizmini klasik tatil anlayışından ayrıştırdığını belirten Yazıcı, gemi turlarının hem ekonomik hem de deneyim odaklı yeni bir seyahat modeli sunduğunu ifade etti. Kruvaziyer Turizmi Ekonomik Katma Değeriyle Öne Çıkıyor Kruvaziyer turizmi yalnızca yolcu sayılarıyla değil, yarattığı ekonomik etkiyle de dikkat çekiyor. Liman şehirlerine gelen kruvaziyer yolcuları; yeme-içme, alışveriş, ulaşım, rehberlik ve tur hizmetleri başta olmak üzere birçok sektörde doğrudan ekonomik hareketlilik yaratıyor. Kısa süreli ziyaretlerine rağmen yüksek harcama eğilimi gösteren bu yolcu profili, özellikle şehir ekonomileri açısından önemli bir değer oluşturuyor. Kruvaziyer turizminin Türkiye açısından çok boyutlu bir ekonomik katkı sunduğunu belirten Yazıcı, “Bu alanı yalnızca bir tatil modeli olarak değerlendirmek eksik olur. Kruvaziyer turizmi, liman şehirlerinde esnaftan hizmet sektörüne kadar geniş bir ekonomik zinciri harekete geçiriyor. Aynı zamanda döviz girdisi sağlıyor, turizm gelirlerinin çeşitlenmesine katkıda bulunuyor ve sezonu daha dengeli hale getiriyor. Dolayısıyla burada oluşan hareketlilik yalnızca sektörel değil, doğrudan ekonomik bir değer üretiyor” diye konuştu. Kruvaziyer turizminin bir diğer önemli etkisinin de turizmi belirli aylara sıkışan yapıdan uzaklaştırması olduğuna dikkat çeken Yazıcı, seferlerin yılın farklı dönemlerine yayılmasının sektör açısından daha sürdürülebilir bir yapı oluşturduğunu belirtti. Yazıcı, bu modelin hem turizm profesyonelleri hem de şehir ekonomileri için daha istikrarlı bir gelir yapısı oluşturduğunu vurguladı. Turizm Haftası’nda Dikkatler Gemi Turizmine Çevrildi Turizm Haftası’nın, sektörün mevcut performansını değerlendirmek ve gelecek dönem hedeflerini konuşmak açısından önemli bir zaman dilimi olduğuna işaret eden Ahmet Yazıcı, bu yıl kruvaziyer turizminin daha fazla gündeme gelmesinin tesadüf olmadığını söyledi. Yazıcı, artan talep, fiyat avantajı ve değişen küresel tatil alışkanlıklarının bu alanı daha görünür hale getirdiğini belirterek, “Turizm Haftası, sadece elde edilen rakamların konuşulduğu bir dönem değil; aynı zamanda geleceğin turizm modelinin tartışıldığı bir alan. Bugün baktığımızda kruvaziyer turizmi hem ekonomik katkısı hem de değişen seyahat beklentilerine verdiği cevapla öne çıkıyor. İnsanlar artık daha pratik, daha avantajlı ve daha çok deneyim sunan tatil modellerine yöneliyor. Gemi turizmi de tam bu noktada güçlü bir karşılık veriyor” dedi. Yeni Dönemin Tatil Anlayışında Gemiler Daha Güçlü Yer Tutuyor Son yıllarda seyahat tercihlerinde öne çıkan en önemli başlıklardan biri de “tek seyahatte çoklu deneyim” yaklaşımı oldu. Tatilciler artık yalnızca bir otelde kalmayı değil, farklı durakları görebilmeyi, zamanlarını daha verimli kullanmayı ve harcamalarını daha kontrollü yapabilmeyi önemsiyor. Bu yeni tatil anlayışı, kruvaziyer turizmini daha geniş kitlelere açan başlıca nedenlerden biri olarak değerlendirildiğini söyleyen Yazıcı, “Kruvaziyer turizmi bugün artık sadece denizde yapılan bir tatil değil; planlama kolaylığı, maliyet avantajı, çoklu destinasyon deneyimi ve ekonomik katkısı ile çok yönlü bir değer alanı. Turizm Haftası vesilesiyle bu alanın daha fazla konuşulmasını çok kıymetli buluyoruz. Türkiye’nin kruvaziyer turizminde daha güçlü bir konuma ulaşacağına ve bu alandaki hareketliliğin önümüzdeki dönemde daha da artacağına inanıyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve TRAI’den Türkiye’nin Yapay Zeka Girişimlerine Stratejik Destek Haber

Bulutistan ve TRAI’den Türkiye’nin Yapay Zeka Girişimlerine Stratejik Destek

Türkiye’de yapay zeka girişimlerinin başarıya ulaşması için yalnızca iyi fikirler değil; güçlü teknoloji altyapısı doğru ekosistem bağlantıları ve stratejik rehberliğin bir arada sunulması kritik önem taşıyor. Bu anlayışla Bulutistan ve TRAI iş birliği ile hayata geçirilecek Yapay Zeka Odaklı Hızlandırma Programı; girişimlere uçtan uca bir büyüme ve ölçeklenme modeli sunuyor. Program, girişimlerin doğru müşterilere erişmesini, kurumsal iş birlikleri geliştirmesini, mentorluk desteği almasını ve yatırımcılarla buluşmasını sağlayan kapsamlı bir ekosistem olarak uygulanıyor. Bu stratejik ortaklık ile Türkiye’de yapay zeka alanında üreten, gelişen ve küresel ölçekte büyümeyi hedefleyen girişimler için yeni fırsatlar yaratırken; girişimcilik ekosistemi ile kurumsal dünya arasındaki köprüyü daha güçlü hale getirmesi hedefleniyor. Bu ortaklık, yalnızca bugünün girişimlerini değil, Türkiye’nin yapay zeka odaklı geleceğini de şekillendirmeyi amaçlanıyor. Bu iş birliğini benzerlerinden ayıran en önemli unsur bulut altyapısı gücü ile yapay zeka ekosistem uzmanlığının bir araya getirmesi olarak ön plana çıkıyor. Bulutistan’ın güçlü teknoloji altyapısı ve kurumlarla olan bağı, TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme konusundaki derin deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sunacak bütüncül bir yapı oluşuyor. Girişimlerin Ölçeklenmesini Hızlandıran Bütüncül Model TRAI, sahip olduğu geniş girişim, kurumsal üye ve paydaş ağı ile programa stratejik katkı sunarak; nitelikli girişimlerin belirlenmesi, potansiyel müşterilerle buluşturulması, mentorluk süreçlerinin desteklenmesi ve yatırımcı karşısında daha güçlü konumlanmalarının sağlanması gibi kritik alanlarda aktif rol üstleniyor. Böylece girişimlerin yalnızca görünürlük kazanması değil; somut iş fırsatlarına ulaşması, ticarileşme süreçlerini hızlandırması ve sürdürülebilir büyüme elde etmesi amaçlanıyor. Bulutistan’ın yüksek performanslı, güvenli ve ölçeklenebilir bulut altyapısı ile kurumsal dünyayla kurduğu güçlü bağ; TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme alanındaki deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sağlayan bütüncül bir model ortaya koyuyor. Türkiye’de yapay zeka girişimleri için güçlü bir gelecek vizyonu TRAI CEO’su Halil Aksu, “Bu ortaklıkla verilmek istediğimiz mesaj çok net. Türkiye’de yapay zeka girişimlerinin başarıya ulaşması için yalnızca iyi fikirler değil; güçlü teknoloji altyapısı, doğru bağlantılar, doğru rehberlik ve doğru fırsatlar gerekir. Bulutistan ve TRAI iş birliği, Türkiye’nin yapay zeka ekosisteminde yeni başarı hikayelerinin doğmasına zemin hazırlarken, girişimcilik ile kurumsal dünya arasında çok daha güçlü bir köprü kurulmasına da katkı sağlayacak. Bu stratejik ortaklık, yalnızca bugünün girişimlerini değil, Türkiye’nin yapay zeka odaklı geleceğini de şekillendirmeyi hedefliyor” dedi. Altyapı gücü ile ekosistem uzmanlığını birleştiren stratejik model Bulutistan & SabancıDx CEO’su Mehmet Fırat ise, “Bu iş birliğini benzerlerinden ayıran en önemli unsur bulut altyapısı gücü ile yapay zeka ekosistem uzmanlığının bir araya getirmesi. Bulutistan’ın güçlü teknoloji altyapısı ve kurumlarla olan bağı, TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme konusundaki derin deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sunacak bütüncül bir yapı oluşturmaktadır” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’dan 7. Sınıf Öğrencilerine Ücretsiz Sınav Fırsatı Haber

Türk Telekom’dan 7. Sınıf Öğrencilerine Ücretsiz Sınav Fırsatı

Türkiye'nin öncü eğitim teknolojileri şirketi ve Türk Telekom’un iştiraki Sebit, ürettiği eğitim çözümleriyle milyonlarca öğrenciyi eğitim serüvenleri boyunca desteklemeyi sürdürüyor. Sebit’in 38 yılı aşkın Ar-Ge deneyimiyle 8. sınıf öğrencileri için hayata geçirdiği Vitamin LGS; kişiselleştirilmiş çalışma programları, etkileşimli öğretmen anlatımları, performansı ve eksikleri gösteren detaylı gelişim raporları ve yıl boyunca iki haftada bir online bire bir canlı rehberlik desteğiyle sınava hazırlık döneminde öğrencilerin en büyük yardımcısı oluyor. Sınav hazırlığında öğrencileri dijital-basılı içerikleri ve iki haftada bir rehberlik görüşmeleriyle adım adım destekleyen Vitamin LGS, 7. sınıfta okuyan öğrenciler için Türkiye genelinde ücretsiz deneme sınavı düzenliyor. Öğrencilerin eksiklerini belirleyip çalışma planlarını optimize etmelerini hedefleyen LGS provası, 19 Nisan Pazar günü online olarak gerçekleştirilecek. LGS formatında ve 7. sınıf konularını kapsayacak şekilde hazırlanan “7. Sınıflar için Vitamin LGS Türkiye Geneli Ücretsiz Deneme Sınavı”na katılmak isteyen adaylar, www.vitaminegitim.com adresi üzerinden formu doldurarak ücretsiz kayıt işlemlerini yapabilirler. Zengin içerik ve LGS hazırlığında uzman rehberliği Vitamin LGS, 16 bin soruluk dev dijital havuzu ve sistemle uyumlu 28 soru bankasıyla öğrencilere yeni nesil soruları çözme konusunda büyük bir deneyim kazandırıyor. Akıllı çalışma sistemiyle okuduğunu anlama, problem çözme ve analiz etme gibi üst düzey becerileri geliştiren platform; öğrencilerin gelişimini gösteren raporlar, “Adım Kartları Seti” ve yıl boyunca iki haftada bir uzmanlarla bire bir canlı rehberlik olanaklarını tek bir çatı altında buluşturuyor. LGS birincilerinin tercihi Sınava hazırlık sürecinde öğrencilere eksiksiz bir kaynak ve güvenilir yol haritası sunan Vitamin LGS, başarısıyla da öne çıkıyor. Platform; 2023, 2024 ve 2025 yıllarındaki LGS maratonlarında tüm soruları doğru yanıtlayarak tam puan alma başarısı gösteren 178 öğrencinin de tercihi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Bilgi Üniversitesi ile İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü Arasında Eğitim İşbirliği Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi ile İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü Arasında Eğitim İşbirliği

İstanbul Bilgi Üniversitesi ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında öğrencilerin başarı seviyelerini yükseltecek tüm eğitim hizmetlerinin niteliğini artırmak; onların sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerini desteklemek, öğretmenler ile okul yöneticilerinin mesleki yeterliliklerinin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla bir iş birliği kuruldu. santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşen protokol imza töreni İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Mütevelli Heyet Üyesi Levent Çetin ile Rektör Prof. Dr. M. Ege Yazgan’ın katılımıyla gerçekleşti. İmzalanan protokol ile İstanbul’da ortaöğretim öğrencilerinin akademik başarı düzeylerinin yükseltilmesi ve üniversiteye hazırlık sürecinde akademik farkındalıklarının artırılmasına yönelik eğitim programlarının hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, ortaöğretim öğrencilerine yönelik meslek tanıtım programları, seminerler, konferanslar ve rehberlik faaliyetleri düzenlenecek. Öğretmenlere ve okul yöneticilerine uygulamalı eğitimler İş birliği kapsamında ayrıca İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından İstanbul’da Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler, okul yöneticileri ile personeline mesleki yeterliliklerini geliştirecek hizmet içi uygulamalı eğitimler verilecek. Ayrıca öğretmenler, okul yöneticileri ile personeli için İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin lisans, önlisans ve lisansüstü programlarının eğitim ücretlerinde ek indirim imkânı sağlanacak. İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji projelerine akademik ve teknik destek sağlayacak. Velilere yönelik projelerin de hayata geçirileceği iş birliği kapsamında; sanatsal, kültürel, sportif, akademik ve çevre bilinci oluşturmaya yönelik etkinlikler de düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lactalis Türkiye Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi İlkeleri’ne İmza Attı Haber

Lactalis Türkiye Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi İlkeleri’ne İmza Attı

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Global Compact ortaklığında oluşturulan WEPs; kadınların iş yerinde ve toplumda güçlenmesini destekleyen eşitlikçi ve kapsayıcı uygulamaların yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. Bu imzayla, Lactalis Türkiye kadınların liderlik rollerindeki temsiliyetini artırma, fırsat eşitliği temelli insan kaynakları süreçlerini geliştirme ve güvenli, kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturma konusundaki kararlılığını uluslararası düzeyde teyit etmiş oldu. “WEPs inisiyatifinin bir parçası olmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini iş kültürümüzde sürekli geliştirme kararlılığımızı destekleyen değerli bir adım,” diyen Lactalis Türkiye CEO’su Onur Barım, sözlerine şöyle devam etti: “İnsan kaynakları süreçlerimizi herkes için eşit fırsat ilkesiyle yönetiyor, çeşitlilik ve kapsayıcılığın sürdürülebilir iş başarısının temel unsurları olduğuna inanıyoruz. Bugün üst yönetim ekibimizde kadın oranımız yüzde 40. Ar-Ge Merkezi’mizdeki mühendis ve uzman kadromuzun ise yüzde 56’sı yani yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor. Önümüzdeki dönemde tüm kademelerde kadın temsilini daha da artırmayı hedefliyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek, kadınların iş gücüne eşit katılımını desteklemek ve kadınlar ile kız çocuklarının güçlenmesine yönelik sosyal etkisi yüksek projeler üretmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. WEPs imzasının bu yolculukta bize önemli bir rehberlik sağlayacağına inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Molped’den Kız Çocuklarının Geleceğine Güçlü Destek Haber

Molped’den Kız Çocuklarının Geleceğine Güçlü Destek

Hayat Kimya ve Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü (TEGM) iş birliğinde, kız çocuklarının güçlenmesini ve fırsat eşitliğini merkeze alan ‘Bir Kız Bin Umut’ Fırsat Eşitliği Gelişim Programı’nı başlatıyor. Hayat Kimya’nın kadın kişisel bakım markası Molped, ‘Her Alanda Fırsat Eşitliği’ yaklaşımıyla başlatacağı bu programla; kız çocuklarının biyolojik, psikolojik ve sosyal gelişim alanlarında bütünsel bir sosyal yatırım modeli ile desteklenmesini amaçlıyor. İlk yılında Bitlis, Hakkari, Kastamonu, Muş, Erzurum, İstanbul, Isparta ve Şanlıurfa olmak üzere 8 ilde ve 40 okulda başlayacak program kapsamında 7. ve 8. sınıf düzeyinde 10 bine yakın kız öğrenciye ulaşılması hedefleniyor. Alanında uzman akademisyenlerle oluşturulan eğitim içeriklerinin, 8 ildeki 8 sağlık uzmanı ve 40 rehber öğretmen aracılığıyla aktarılarak genç kızların gelişim süreçlerine katkı sağlanması amaçlanıyor. Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın ev sahipliğinde gerçekleşen basın toplantısında programın yol haritası kamuoyu ile paylaşıldı. Programın danışma kurulunda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.B.D. / Ergen Sağlığı Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Akgül, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık A.B.D. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Haskan Avcı yer alıyor. “Ergenlik döneminde bütüncül destek, öğrencilerin iyi olma halini ve eğitim motivasyonunu güçlendiriyor” Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın, programla ilgili şunları söyledi: “Ergenlik dönemi; biyolojik değişimlerin yanı sıra psikolojik ve sosyal gelişimi de etkileyen çok boyutlu bir süreç. Bilimsel çalışmalar, bu dönemde doğru bilgiye erişim ve güvenli rehberlik desteğinin öğrencilerin iyi olma halini, okul motivasyonunu ve eğitim hayatındaki sürekliliğini olumlu yönde etkilediğini ortaya koyuyor. Biz de bu program ile kız çocuklarının gelişimini bütüncül şekilde desteklemeyi hedefliyoruz. Ayrıca, projenin ikinci fazında programa katılan kız öğrencilere eğitim bursu sağlamayı amaçlıyoruz.” “Eğitimlerde hedef: Erken sinyalleri tanımak” Programın danışma kurulunda yer alan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız ergenlik döneminin hormonal sistemin yaşam boyu en hızlı değiştiği dönem olduğunu vurgulayarak, ‘’Ergenlik dönemi hormonal sistemin yaşam boyu en hızlı değiştiği dönem. Ancak pek çok genç kız yaşadığı değişimlerin normal mi yoksa bir sağlık sinyali mi olduğunu ayırt edemiyor. Ergenlikte hormonal sistem yeniden yapılanıyor ve bu süreç her kız çocuğunda farklı ilerleyebiliyor. Bilimsel çalışmalar, ergenlik döneminde kız çocuklarında: bazı hormon düzeylerinin çocukluk dönemine kıyasla belirgin artış gösterdiğini, regl döngüsünün ilk yıllarda tam olgunlaşmadığını, ilk adetten sonraki ilk 2–3 yılın hormonal denge kurma süreci olduğunu ortaya koyuyor. Hormonlar ilk kez bu kadar yoğun ve dalgalı çalışıyor. Ergenlikte fark edilmeyen hormonal sorunların uzun vadeli etkileri olabiliyor. Bir Kız Bin Umut programı kapsamında verilen eğitimlerde genç kızların vücudun verdiği sinyalleri zamanında fark edebilmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Bu sayesinde kız çocuklarının, yaşadıkları değişimleri geciktirmeden sağlık profesyonelleriyle paylaşmalarını amaçlıyoruz.’’ dedi. “Bu program, genç kızların ergenlik yolculuğunu korkuyla değil, bilgi ve güçlenmeyle geçirmesi için hayata geçirildi” Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.B.D. / Ergen Sağlığı Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Akgül, program sayesinde gençler yalnızca bilgi edinmeyeceğini, günlük yaşamlarında kullanabilecekleri somut sağlık ve öz bakım becerileri kazanacaklarının altını çizerek sözlerine şöyle devam etti: “Biz bu programla yalnızca bilgi vermiyoruz. Genç kızların; kendi bedenini anlayan, duygularını tanıyabilen, öz bakım alışkanlıkları gelişmiş, gerektiğinde destek istemekten çekinmeyen güçlü bireyler olarak büyümelerini destekliyoruz. Bilgi yalnızca öğrenmek için değil, güçlenmek için gereklidir. Doğru bilgi, kaygıyı azaltır, özgüveni artırır ve sağlıklı kararlar almanın temelini oluşturur. Her genç kızın bedenini tanıma, sağlıklı gelişme ve kendine güvenle büyüme hakkı var. Bu program, genç kızların ergenlik yolculuğunu korkuyla değil, bilgi ve güçlenmeyle geçirmesi için hayata geçirildi. “Genç kızları anlayan, dinleyen, onlara değer vererek güçlenmelerine yardımcı olan her eğitim yaklaşımı; eşit, sağlıklı ve umut dolu bir toplumun temelini oluşturacaktır” Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık A.B.D. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Haskan Avcı ise program hakkında şunları söyledi: “Ergenlik dönemi kız çocuklarımızın değişip büyüyerek yetişkinliğe giden yolda önemli adımlar attıkları ve önemli kararlar aldıkları bir evredir. Bu evrenin var olan potansiyeli hayata geçirerek sağlıklı adımlar ve kararlarla ilerleyebilmesinde, genç kızların psikolojik anlamda desteklenmesi ve onlara sunulacak rehberlik kritik öneme sahip. Okullarda psikolojik danışmanlarımızın desteğiyle uygulanacak olan grup rehberliği etkinliklerimiz, kendini ve duygularını tanıma, duygu düzenleme, iletişim, empati, çatışma yönetimi, stresle baş etme, iş birliği ve karşılıklı destek, sorumluluklar, zaman yönetimi, kariyer hedefleri, mesleki yetenek ve ilgiler gibi konuları içeriyor. Böylece genç kızlarımızın kişisel sosyal, akademik ve mesleki alanlarda güçlenerek kendini gerçekleştirme yolunda bilinçli adımlar atmalarını ve var olan potansiyellerini keşfetmelerini amaçlıyoruz. Unutmayalım ki genç kızları anlayan, dinleyen, onlara değer vererek güçlenmelerine yardımcı olan her eğitim yaklaşımı; eşit, sağlıklı ve umut dolu bir toplumun temelini oluşturacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat! Haber

Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat!

Oyun bağımlılığının yalnızca ekran süresinin artmasıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerekir.” dedi. Oyun oynarken öfke kontrolünde zorlanma, uyku düzeninin bozulması ve sorumlulukların ihmal edilmesi gibi belirtilerin önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, ebeveynlerin bu süreçte rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmesinin, koruyucu bir yaklaşım sunduğunu vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, çocuklarda oyun bağımlılığının belirtileri, ailelerin dikkat etmesi gerekenleri, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi. Oyun bağımlılığı, çocuğun yaşamını çok yönlü etkileyen ciddi bir sorun! Dijital teknolojilerin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, çocuklar ve gençlerin oyunlarla çok daha erken yaşlarda ve yoğun biçimde karşılaştığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu durum, ebeveynlerde ‘Çocuğum oyun bağımlısı mı?’ sorusunu da beraberinde getiriyor.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Çetin, oyun bağımlılığının, yalnızca oyun oynama süresinin artmasıyla sınırlı olmayan; çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerektiği uyarısında bulundu. Bu belirtiler oyun bağımlılığına işaret ediyor! Oyun bağımlılığına işaret edebilecek pek çok önemli belirteç bulunduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun ekran karşısında geçirdiği sürenin giderek artması; bu sürenin cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da oyun konsolu aracılığıyla gerçekleşmesi fark etmeksizin dikkatle değerlendirilmeli.” dedi. Özellikle çocuğun, planladığından ya da ebeveynleri tarafından uygun görülen süreden daha fazla oyun oynamaya başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Çetin sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun yanı sıra, oyun oynadığı zamanlarda öfke kontrolünde zorlanması, oyunu bırakması istendiğinde yoğun tepkiler vermesi ve gündelik yaşam düzeninin oyun nedeniyle bozulması da dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır. Uyku düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden uzaklaşma ve sorumluluklarını ihmal etme gibi durumlar, oyunla kurulan ilişkinin sağlıklı sınırların dışına çıktığını gösterebilir.” Ebeveynler rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmeli! Elektronik cihazların yaygınlaşmasının yanında, çocukların bu araçlarla temasının belirli bir kontrol ve sınır çerçevesinde olmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun cep telefonu ve diğer dijital cihazları kullanımı, yaşamının merkezine yerleşmemeli; kullanım süreleri ve zamanları ebeveynler tarafından belirlenmeli.” dedi. Bilgisayar ya da oyun konsolu ile vakit geçirmek isteyen çocukların, ebeveynlerin uygun gördüğü saat ve sürelerde oyun oynamasına izin verilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kuralların net, tutarlı ve takip edilebilir olması koruyucu bir yaklaşım sunar. Ebeveynlerin rehberlik edici ve denetleyici rolü, çocuğun sağlıklı bir dijital denge kurmasına yardımcı olur.” açıklamasını yaptı. Tedavide psikoterapi süreci önemli! Oyun bağımlılığı tedavisinde ilk adımın, bireyin kendisi ve yakınlarıyla yapılan ayrıntılı değerlendirme süreci olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu süreçte, oyun davranışının günlük yaşamın ne kadarını kapladığı, hangi alanlarda işlev kaybına yol açtığı ve kişinin nerede durmakta zorlandığı ayrıntılı biçimde ele alınır.” dedi. Gerekli görüldüğünde beyin tetkikleri ve psikolojik değerlendirme testleri uygulandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı: “Tedavi sürecinde, bazı durumlarda oyun oynama isteğini azaltmaya yönelik ilaç tedavileri ya da eşlik eden ruhsal sorunlara yönelik farmakolojik destekler kullanılabilir. Ancak oyun bağımlılığında tek başına ilaç tedavisi yeterli değildir. Mutlaka psikoterapi sürecinin tedaviye eşlik etmesi gerekir. Psikoterapi sürecinde, oyunu kontrol edebilme becerilerinin geliştirilmesi ve bağımlılığı besleyen faktörlerin ele alınması hedeflenir. Uygun görülen vakalarda, beyin uyarım tedavileri de tedavi seçenekleri arasında yer alabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.