Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rejeneratif Tarım

Kapsül Haber Ajansı - Rejeneratif Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rejeneratif Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı Haber

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı

Araştırmaya göre pestisit kullanımından sera gazı emisyonlarına kadar pek çok alanda kapsamlı adımlar atılması gerekiyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, ilerlemenin hızlanması halinde 2050’ye kadar hedeflere ulaşılabileceğini belirtti. Küresel hedeflere en çok yaklaşan ülkeler arasında ise Japonya ve Kanada yer aldı. İklim krizi, artan maliyetler ve doğal kaynakların tahribi; güvenilir, besleyici ve erişilebilir gıdaya ulaşmayı dünyanın en kritik sorunlarından biri haline getiriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı (GAIN) tarafından ortaklaşa yürütülen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi (FSCI) araştırması, dünya genelinde gıdanın üretimden tüketime uzanan yapısının 2030 hedeflerinin önemli ölçüde gerisinde kaldığını gösterdi. Gıda kaynaklı emisyonlar “sıfır” hedefine çok uzak Nature Food dergisinde yayınlanan araştırmada 197 ülke, beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik, yönetim ve dayanıklılık olmak üzere beş ana alanda ve 44 gösterge üzerinden değerlendirildi. Bu kapsamda 22 göstergede küresel ortalama bakımından ilerleme kaydedildiği, 15 göstergede belirgin bir değişiklik yaşanmadığı, 7 göstergede ise tablonun kötüleştiği tespit edildi. Suya güvenli erişim, bilgiye erişim, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişme kaydedilen alanlar arasında yer aldı. Sivil toplumun karar süreçlerine katılımı, kamu yönetiminde hesap verebilirlik, sağlıklı beslenmenin maliyeti, gıda güvencesizliği, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonları ise olumsuz yönde ilerledi. Araştırmada özellikle gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarında bugünkü eğilimlerin devam etmesi durumunda hiçbir ülkenin ‘sıfır emisyon’ hedefine ulaşamayacağına dikkat çekildi. Japonya, İzlanda ve Kanada küresel gıda hedeflerinde öne çıktı Ülkelerin küresel hedeflere ne ölçüde yaklaştığı dünyanın farklı coğrafyaları açısından da değerlendirildi. Yeni Zelanda 14 göstergede Okyanusya’da, Tunus 16 göstergede Afrika’da, İzlanda 21 göstergede Avrupa’da, Kanada 17 göstergede Kuzey ve Güney Amerika’da, Japonya ise 16 kriterde Asya kıtasında hedeflenene en yakın sonuçları kaydetti. Hedeflere ulaşmak için gereken ilerleme hızı da coğrafyalara göre belirgin biçimde değişiyor. Afrika’nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu idaresi ve çocuk işçiliğinin de aralarında bulunduğu 16 kriterde küresel ölçütleri yakalayabilmesi için her yıl yüzde 20’nin üzerinde iyileşme sağlaması gerekiyor. Avrupa’da ihtiyaç duyulan iyileşme oranları ise diğer bölgelere kıyasla daha düşük seviyede. “Hedeflere 2050’ye kadar ulaşmak mümkün” Araştırmayı değerlendiren TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, artan nüfusun, iklim değişikliğinin ve doğal kaynaklardaki tahribatın gıda ekosistemi üzerindeki yükü her geçen gün artırdığını belirterek şunları söyledi: “Gıda alanındaki başarıyı üretim miktarı tek başına belirlemiyor. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması, tüketicinin bu gıdaya erişebilmesi, üretimde kullanılan suyun, enerjinin ve hammaddenin verimli yönetilmesi de büyük önem taşıyor. Araştırma, bütün bu konuların bir arada ele alınması gerektiğini ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin 2030 hedefleri için yeterli olmadığını gösteriyor. Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050’ye kadar ulaşmak mümkün. Bunun için üretim ve tüketimi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda vakit kaybetmeden yeniden şekillendirmeliyiz.” Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki uzmanlığının önemli bir avantaj sağladığını belirten Sidar, “Güçlü bir üretim altyapısına ve uzun yıllara dayanan sektör deneyimine sahibiz. Bu potansiyeli uzun vadeli politikalarla desteklediğimizde Türk gıda sanayisini iklim, tedarik ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hâle getirebiliriz” dedi. Gıda sektörünün paydaşları 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde buluşuyor Sidar, araştırmanın gündeme taşıdığı konuların TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde sektörün farklı paydaşlarıyla birlikte değerlendirileceğini söyledi. “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek zirvenin programında iklim krizi, gıda israfı, sürdürülebilir üretim, gıda ekonomisi, rejeneratif tarım ve tedarik zincirindeki dönüşüm gibi başlıklar yer alıyor. İş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerini buluşturacak zirvede, gıdanın geleceğine ilişkin çözüm önerileri ve yeni iş birliği imkanları paylaşılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gıda Sektörünün Geleceğine  Foodist İstanbul’da Yön Verilecek Haber

Gıda Sektörünün Geleceğine Foodist İstanbul’da Yön Verilecek

Foodist İstanbul 2026, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gıda sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirecek; üreticileri, ihracatçıları, ulusal ve uluslararası satın alma yetkililerini aynı çatı altında buluşturarak Türkiye'nin gıda ihracatına yeni fırsatlar sunacak. 60 Ülkeden 2.000’in Üzerinde Karar Verici Foodist İstanbul’da Buluşacak Avrupa’dan Güney Amerika’ya, Kuzey Afrika’dan Güneydoğu Asya’ya uzanan uluslararası alım heyeti programı kapsamında 60 ülkeden 2.000’in üzerinde satın alma profesyoneli ve karar verici İstanbul’da ağırlanacak. İşlenmiş meyve ve kuruyemişten temel gıdalara, çikolata ve şekerlemelerden yağlara kadar fuarda sergilenen ana ürün kategorilerinde ticaret potansiyeli yüksek pazarlara odaklanan program; Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünü dünyanın farklı bölgelerinden profesyonel alıcılarla buluşturacak. Uluslararası heyetler arasında gıda perakende ve dağıtım sektörünün önde gelen oyuncuları, global E-Ticaret ve Horeca firmaları yer alıyor. Türkiye’nin ihracat potansiyelinin en yüksek olduğu ABD, Kanada, İngiltere, İspanya, Almanya, Hollanda, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Azerbaycan, Japonya, Güney Afrika ve Kolombiya’nın da aralarında bulunduğu 60 ülkeden satın alma profesyonelleri, Foodist İstanbul kapsamında yeni iş fırsatları için İstanbul’da bir araya gelecek. Bununla birlikte Türkiye’nin önde gelen gıda perakende zincirleri, e-ticaret platformları ve otel gruplarının satın alma profesyonelleri B2B Meeting Alanı’nda katılımcı firmalarla planlı ikili iş görüşmeleri gerçekleştirecekler. Böylece Foodist İstanbul, uluslararası pazarlara açılmak isteyen üretici ve ihracatçı firmalar için doğrudan ticari temas imkânı sunacak. Foodist Forum & Show Kitchen ile Sektörün Gündemi Sahneye Taşınıyor Fuarda dört gün boyunca düzenlenecek Foodist Forum & Show Kitchen etkinlikleriyle sektörün gündemi farklı başlıklarla sahneye taşınacak. Akademisyenler, kamu temsilcileri, sektör kuruluşları, üreticiler, ihracatçılar, horeca profesyonelleri ve şeflerin buluşacağı Foodist Forum & Show Kitchen, güncel gelişmelerle birlikte sektörün geleceğine ilişkin de yeni perspektiflerin ortaya konulduğu bir buluşma noktası olacak. Foodist Forum’da Gıda Sektörü Ele Alınacak Foodist Forum’un 13 oturumunda söz alacak 40 konuşmacı ile Türkiye’nin gıda ihracatından dijitalleşmeye, gıda güvenliğinden sürdürülebilirliğe, rejeneratif tarımdan gıda teknolojilerine kadar sektörün geleceğini şekillendiren önemli başlıklar ele alınacak. İlk Günün Gündeminde Gıda İhracatının Geleceği Var Foodist İstanbul’un 1 Eylül’de başlayacak etkinlik programında ilk günün öne çıkan başlığı ihracat vizyonu olacak. Başkanlar Oturumu’nda TİM, TGDF ve ihracatçı birliklerinin başkanları, Türkiye’nin gıda ihracatındaki mevcut konumunu ve küresel pazarlarda rekabet gücünü artırmak için atılması gereken adımları değerlendirecekler. İlk gün aynı zamanda gıda sektörünün küresel ticaretteki konumunun yanı sıra yeni pazar fırsatları ve ihracat stratejileri açısından da önemli mesajlara sahne olacak. 2 Eylül’de Dijitalleşme ve Değişen Tüketici Davranışları Gündemde Olacak Foodist Forum’un ikinci gününde odağa, gıda sektörünün hızla değişen rekabet dinamikleri alınacak. Tüketici alışkanlıkları başlığında NielsenIQ’dan Merve Gökmen, değişen tüketici davranışlarını ve pazar araştırmalarının sektöre sunduğu içgörüleri paylaşacak. “Dijital raflarda rekabet” oturumunda ise PTT AVM’den Hüseyin Tamalı ve Migros One’dan Arda Bayar, e-ticaretin ve algoritmaların alışveriş alışkanlıklarını nasıl dönüştürdüğünü OneIngage Strateji ve İç Görü Direktörü Tahir Emre Kaşlı moderatörlüğünde ele alacaklar. Günün bir diğer önemli gündemi ambalaj inovasyonu olacak. ASD Başkanı M. Zeki Sarıbekir, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve Dr. Orhan Irmak; ambalajın yalnızca ürünü koruyan bir unsur olmaktan çıkarak marka, tüketici ve satış deneyiminin önemli bir parçasına dönüşümünü Xsights Pazar Araştırmaları Departmanı Lideri Yakup Peker moderatörlüğünde değerlendirecekler. Gıda güvenliği de yapay zekâ ve dijital teknolojiler perspektifinden ele alınacak. Prof. Dr. Osman Sağdıç, Dr. Hakan Başdoğan ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan; dijital izlenebilirlik ve yapay zekâ uygulamalarıyla birlikte gıda sektöründe ortaya çıkan yeni kalite standartlarını Doç.Dr. Necati Çetin’in moderasyonunda gündeme taşıyacaklar. 3 Eylül’de Sürdürülebilirlik ve Teknoloji Öne Çıkacak Foodist İstanbul’un üçüncü gününde sektörün geleceğini belirleyen iki temel başlık, sürdürülebilirlik ve teknoloji, farklı oturumlarla ele alınacak. “Sofrada Dönüşüm” oturumunda Nil Tibukoğlu, Sinem Topçu ve Aslıhan Denge; Semra Sevinç moderatörlüğünde gıda israfının azaltılması, sorumlu mutfaklar ve doğru bilginin tüketici davranışlarındaki rolü üzerine değerlendirmelerde bulunacaklar. “Geleceğin Gıdası” oturumunda ise Prof. Dr. Hami Alpas moderatörlüğünde rejeneratif tarım, Ar-Ge ve bitkisel üretimdeki inovasyonlar konuşulacak. HORECA sektörünün gündeminde ise artan maliyetlere rağmen kalite standartlarının nasıl korunabileceği olacak. Soner Kesgin, Umut Karakuş ve Tolga Atalay, “Maliyet Kıskacında Kalite” başlığı altında sektörün karşı karşıya olduğu zorlukları ve çözüm yollarını paylaşacaklar. Oturumu Defne Ertan Tüysüzoğlu modere edecek. Günün teknoloji başlığında ise TAT Gıda’dan Çiğdem Şahin; robotik, otomasyon ve dijital fabrikaların gıda üretimindeki dönüşümünü ele alacak. Foodist Show Kitchen’da Gastronomi Sahneye Taşınacak Foodist İstanbul’un etkinlik programının bir diğer önemli ayağını ise Foodist Show Kitchen oluşturacak. Dört gün boyunca 12 mutfak şovunda 37 şefin yer alacağı sahnede gastronomi, inovasyon ve sosyal katılım bir araya gelecek. Show Kitchen programında geleneksel Türk mutfağı da modern yorumlarla sahneye taşınacak. “Zeytinyağlılar” ve “Türk Kruvasanı: Tereyağlı Simit” gibi şovlar, geleneksel lezzetlerin çağdaş gastronomi anlayışıyla yeniden yorumlanmasına odaklanacak. Down Şefler Mutfakta Programın dikkat çeken başlıklarından biri de “Down Şefler Mutfakta” olacak. Sosyal kapsayıcılığın gastronomi üzerinden görünür kılınacağı oturumda Down sendromlu şefler mutfakta yer alarak gastronominin birleştirici ve kapsayıcı gücünü ortaya koyacak. “Gerçek Gıdanın Hikayesi” oturumunda ise gastronominin kaynağına, toprağa ve üretime odaklanılacak; iyi yemeğin hikâyesinin mutfaktan önce toprakta başladığı vurgulanacak. Foodist İstanbul’dan Gıda Sektörüne Sosyal Fayda Foodist Forum & Show Kitchen, sektörün gündemini konuşmanın yanı sıra toplumsal faydaya da katkı sağlayacak. Program boyunca katkı sunan konuşmacılar, şefler ve markalar adına Türkiye’nin 7 bölgesine yayılan TİDER Gıda Bankacılığı Ağı üzerinden ihtiyaç sahibi ailelerin temel gıda ve ihtiyaçlara erişimine destek olunacak. Bu yönüyle Foodist İstanbul, gıda sektörünün üretim, ticaret ve gastronomi eksenindeki gücünü sosyal dayanışmayla bir araya getirecek. İhracat vizyonundan dijital rekabete, gıda güvenliğinden sürdürülebilir tarıma, yapay zekâdan robotik üretime ve geleneksel gastronomiden sosyal kapsayıcılığa uzanan kapsamlı programıyla Foodist Forum & Show Kitchen, sektörün farklı paydaşlarını aynı platformda buluşturacak ve gıdanın geleceği dört gün boyunca İstanbul’da konuşulacak. Dünyanın en büyük üç gıda fuarından biri olma hedefiyle hazırlanan Foodist İstanbul 2026, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde Türkiye'nin üretim gücünü uluslararası ticaretle buluşturarak hem sektörün küresel görünürlüğünü artırmayı hem de gıda ihracatına uzun vadeli katkı sağlamayı amaçlıyor. Fuar gıda sektörünün bugünü değerlendirdiği, geleceği tartıştığı ve yeni iş birlikleri için bir araya geldiği sektörün buluşma noktası olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tiryaki Agro’dan Anadolu’ya Sürdürülebilir Tarım Hamlesi Haber

Tiryaki Agro’dan Anadolu’ya Sürdürülebilir Tarım Hamlesi

Küresel değer platformu Tiryaki Agro’nun sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda hayata geçirilen Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nın ilki, bölgenin lider üreticilerinin katılımıyla Muş’taki Tiryaki Tarım İşletmesi’nde düzenlendi Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nda “İklime Uyumlu Tarım Uygulamaları: Yenileyici ve Yeni Nesil Yaklaşımlar” başlığı altında kapsamlı bir eğitim verildi. Bölgenin lider çiftçilerinin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, Tiryaki agronomları ve alanında deneyimli uzmanların katkılarıyla; iklimle uyumlu tarım uygulamaları, buğdayda verim artışı, maliyetlerin azaltılması ve karbon ayak izinin ne anlama geldiği gibi başlıklarda somut örnekler ve hesaplamalar paylaşıldı. Program, çiftçilerin ihtiyaçları doğrultusunda, teorik eğitimin yanı sıra uygulama becerisi kazandırmaya da odaklandı. İklim uyumlu tarım uygulamaları eğitimine yoğun ilgi Eğitim programı, Tiryaki Tarım Bölge Müdürü Recep Mergen ve Tiryaki Tohum Bölge Müdürü Tevfik Fikret Köse’nin açılış konuşmalarının ardından Dr. Nihat Mıdıkoğlu’nun yürüttüğü eğitimden oluştu. İlk bölümde, yenileyici tarımın toprak sağlığı, su kullanımı ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri; konvansiyonel tarımla farkları ve Muş koşullarına uyarlanabilir teknikler ele alındı. Anlatımlar, üreticilerin sahadaki gözlemlerine ve mevcut üretim pratiklerine uygun örneklerle desteklendi. İkinci bölümde ise “yeni nesil uygulamalar” odağında, dijital tarım teknolojilerinin gübre, enerji ve bitki koruma ürünlerinin kullanımını optimize etme potansiyeli paylaşıldı. Program, yalnızca teorik bilgi aktarımıyla sınırlı kalmayarak uygulamaya da odaklandı. Eğitim öncesinde her katılımcı için gerçekleştirilen toprak analizleri doğrultusunda hazırlanan bütçeleme ve maliyet çalışmaları sayesinde, çiftçiler kendi üretim yapılarını gerçek veriler üzerinden değerlendirme imkânı buldu. Aynı zamanda eğitim sonrası yapılan değerlendirme anketleri ve soru-cevap oturumları da içeriğin bölge koşullarıyla güçlü bir uyum taşıdığını ortaya koydu. Program kapsamında yıl boyunca toprak analizleri, uydu tabanlı izleme verileri, bilgilendirme mesajları ve dijital platformlar aracılığıyla çiftçilere sürdürülebilir danışmanlık desteği sağlanacak. Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nın Muş’taki pilot uygulamanın ötesine geçerek orta vadede Konya ve Gaziantep gibi farklı tarım havzalarında yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu program, üretim verimliliğini artırmakla birlikte kırsal kalkınmayı desteklemeyi de amaçlayan bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Amaç; bilgi temelli, iklim değişikliğine dayanıklı ve sürdürülebilir üretimi benimseyen bir üretici topluluğunun oluşmasına katkı sunmak. Çiftçilerle birlikte sürdürülebilir üretimin altyapısını kuruyoruz Sahadaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Tiryaki Tarım Bölge Müdürü Recep Mergen, “Muş’taki bu ilk buluşma ile bölgemizdeki çiftçilerle birlikte hem toprağın ihtiyaçlarını hem de iklim değişikliğinin getirdiği yeni koşulları değerlendirme fırsatı bulduk. Yenileyici tarım uygulamalarını doğru şekilde aktararak çiftçilerin verimliliğini artırmayı ve daha sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sunmayı amaçlıyoruz” dedi. Tiryaki Agro Holding Global Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Arzu Örsel ise programın sosyal etki boyutuna dikkat çekerek, “Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları, yalnızca bir eğitim girişimi değil; Anadolu’nun bereketli topraklarına ve üretimin asıl emekçilerine yapılan uzun vadeli bir yatırımdır. Bu programla hem iklim değişikliğine uyumlu üretim modellerini yaygınlaştırmayı hem de kırsal kalkınmayı destekleyen sosyal faydayı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Sahada paylaşılan her bilgi, bölgenin ekonomik dayanıklılığına doğrudan katkı sunuyor” diye ekledi. Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’na katılan lider çiftçiler ise özellikle verim–maliyet dengesi ve bütçeleme çalışmasının kendileri için çok öğretici ve yol gösterici olduğunu; ele alınan konuların sahadaki kararlarını doğrudan etkileyen, faydalı içerikler sunduğunu ifade etti. Muş Alparslan Çiftliği: Tiryaki Agro’nun rejeneratif tarım üssü Tiryaki Agro Holding’in 60 bin dönümlük Tiryaki Tarım İşletmesi, son yıllarda bölge çiftçilerine yön veren yenilikçi tarım uygulamalarının merkezi haline geldi. Akıllı sulama sistemleri, sensörler, drone’lar ve toprak sağlığına yönelik uygulamalar, bölgede rejeneratif tarımın yaygınlaşması için kritik rol oynuyor. Bu nedenle Çiftçi Buluşmaları’nın ilk durağı olarak Muş’un seçilmesi, programın sahayla bütünleşik tasarımının doğal bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor! Haber

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor!

Panelde tarımda verimliliği artırmanın ve dijital dönüşümün bir zorunluluk olduğu vurgusu yapılırken, Türkiye'nin de bu alanda öncü bir rol oynayabileceğine dikkat çekildi. 16'ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Tonbul'un moderatörlüğünde düzenlenen 'Bolluğun Ötesinde: Dayanıklı Bir Gelecek için Tarımı, İklimi ve Gıda Güvenliğini Yeniden Düşünmek' paneline, Cargill CEO'su Murat Tarakçıoğlu, Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryaki, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof Dr. Ece Turhan, Eskişehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ANT Systems CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Can Yurdakul ve UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu katıldı. Panelde tarım, gıda üretimi ve su kaynaklarının yönetiminde sürdürülebilir çözümler ve inovasyonlar tartışılırken, katılımcılar iklim değişikliği ve artan nüfus baskısı altında küresel gıda güvenliği, su kaynaklarının yönetiminde yaşanan kritik zorlukları; acil çözüm yolları ile tarım ve suyun geleceğini şekillendirecek stratejileri ve teknolojik inovasyonları masaya yatırdı. GIDANIN ÜÇTE BİRİ İSRAF EDİLİYOR, 700 MİLYON KİŞİ YATAĞA AÇ GİRİYOR Tarım ve gıda güvenliğinin artık sessiz sektörler değil, küresel istikrarın ve insanlığın geleceğinin temeli olduğunu belirten Neslihan Tonbul, dünyada üretilen gıdanın üçte birinin kaybolduğunu ya da israf edildiğini, buna karşılık 700 milyondan fazla insanın ise aç yattığını belirtti. Bu durumun bir istatistik olmaktan öte çözüm bekleyen bir kriz olduğunun altını çizen Tonbul, "İklim değişikliği bu tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor. Değişen yağış rejimleri, azalan verimlilik, uzun kuraklıklar, ani seller, Avrupa’da rekor sıcaklıklar... Tüm bunlar üretimi, tedariki ve yaşamı tehdit ediyor. Artık mesele sadece üretmek değil; adil, akıllı ve sürdürülebilir üretim yapmak." dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir olarak su kaynaklarını korumak ve tarımı geleceğe taşımak için yeni modeller geliştirdiklerini belirtti. Ünlüce, "Yerel üreticilerle birlikte rejeneratif tarım uygulamalarını, akıllı sulama sistemlerini ve gıda atıklarının enerjiye dönüştüğü döngüsel ekonomi modellerini destekliyoruz. Gıda sadece toprak değil, aynı zamanda bilim, ekonomi, teknoloji, diplomasi ve etik meselesi." ifadelerini kullandı. İZLENEBİLİR TARIM SİSTEMLERİ YAYGINLAŞIYOR Cargill Türkiye CEO'su Murat Tarakçıoğlu da dünyayı sorumlu, güvenli ve sürdürülebilir şekilde beslemeyi görev olarak gördüklerini ifade ederek, "Tarımda verimliliği artırmak, israfı azaltmak ve karbon ayak izini düşürmek için teknolojiyi, veriyi ve çiftçiyi bir araya getiriyoruz. Toprakla teknoloji arasında bir köprü kurmak, geleceğin tarımını bugünden planlamak istiyoruz." dedi. Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryakioğlu ise tarımın geleceğinde sürdürülebilirlik, inovasyon ve dijital dönüşümün birlikte ilerlemesi gereğine dikkat çekti. 50’den fazla ülkede üreticiyle çalıştıklarını kaydeden Tiryakioğlu, "Eğer çiftçi desteklenmezse, ne inovasyonun ne de teknolojinin bir anlamı kalmıyor. Tedarik zincirinin her halkasında şeffaflık, takip edilebilirlik ve verimlilik esas. Bu yüzden izlenebilir tarım sistemlerini hızla yaygınlaştırıyoruz." diye konuştu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Ece Turhan da 'akademi ile özel sektör iş birliği tarımın geleceğinde nasıl bir rol oynamalı?' sorusunu şöyle yanıtladı: "Bilim, tarımın kalbidir. Üniversiteler artık sadece bilgi üreten kurumlar değil; bu bilgiyi sahaya taşıyan, çiftçiye ve sanayiye uygulayan merkezler olmalı. İklim kriziyle mücadelede en büyük gücümüz, veri tabanlı tarım ve yerel bilgi birikiminin birleşimi olacak. Gençleri tarıma çekmek, geleceğin çiftçilerini eğitmek zorundayız." TÜRKİYE TARIMSAL İNOVASYONUN MERKEZİ OLABİLİR Tarım teknolojileri alanında faaliyet gösteren ANT Systems'in CEO'su Can Yurdakul da tarımda dijital dönüşümün artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Yurdakul, teknoloji tarafında yaptıklarını şu sözlerle anlattı: "Sensörlerden gelen verilerle toprağın nemini, bitkinin sağlığını, hava koşullarını anlık olarak ölçüyoruz. Yapay zekâ destekli sistemlerle çiftçiye ‘ne zaman, ne kadar sulama yapmalı, hangi gübreyi kullanmalı’ gibi karar destek mekanizmaları sunuyoruz. Bu sadece verimliliği artırmıyor, aynı zamanda doğayı da koruyor." UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu ise tarımın artık yerel bir mesele değil, bölgesel ve küresel bir dayanışma alanı olduğuna dikkat çekerek, "UPL olarak Orta Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında köprü kuruyoruz. Amaç sadece daha fazla üretim değil; çiftçiyi bilgiyle güçlendirmek, sürdürülebilir üretimi yaygınlaştırmak. Türkiye, bu coğrafyada tarımsal inovasyonun merkezi olabilir." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.