Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rekabet

Kapsül Haber Ajansı - Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Koç Üniversitesi, 12. Haliç Dostluk Kupası’nda Güçlü Performansıyla   Öne Çıktı Haber

Koç Üniversitesi, 12. Haliç Dostluk Kupası’nda Güçlü Performansıyla Öne Çıktı

Yarışın ardından ödül töreninde konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, “Bu yıl 12.sini düzenlediğimiz Haliç Dostluk Kupası yine son derece sportmen bir mücadeleye sahne oldu. İki üniversitemizin böyle bir geleneği olması gerçekten çok değerli. Bunu yaşattığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Bu yıl yarışın Anneler Günü’ne denk gelmiş olmasından da ayrı bir mutluluk duyuyoruz. Bu vesileyle tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, onların emeklerini minnetle anıyorum” dedi. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar ise kazanan ekibi tebrik ederek,“ Spor bizi birleştirdi, birleştirmeye devam edecek. Haliç'teki dostluğumuz çok kıymetli hepimiz için. Göstermiş olduğunuz emeğinizin karşılığında bugün burada var oldunuz, bu yarışa çıktınız. Bu her şeyden çok daha önemli bizim için. Ayrıca tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutlarım” dedi. Koç Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi kürek takımları, “Haliç Dostluk Kupası” kapsamında bu yıl da Haliç’te yarıştı. 10 Mayıs 2026 Pazar günü gerçekleştirilen organizasyonda Koç Üniversitesi kürek takımı birincilik elde etti. Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü önünden başlayarak Rahmi M. Koç Müzesi önünde sona eren Haliç parkurundaki 2.100 metrelik yarış, izleyicilere çekişmeli anlar yaşattı. Genç sporcular, dakikada ortalama 36 kürek çekerek yüksek tempolu bir mücadele sergiledi. Koç Üniversitesi kürek takımı, 6 dakika 53 saniyelik derecesiyle yarışı birincilikle tamamladı. Koç Üniversitesi kürek takımı, antrenör Yalçın Fidancı yönetiminde; dümenci Beyza Ateş ve sporcular Arda Berat Çekeceker, Salihcan Kahraman, Çağlar Dayıoğlu, Berkay Öztürk, Emirhan Çakır, Çağan Dayıoğlu, Ozan Demir ve Burak Erten’den oluşan kadrosuyla güçlü bir performans sergiledi. Yarışın ardından Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen ödül töreninde konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti şunları söyledi: “Öncelikle her iki takıma da tebrikler. İki üniversitemizin böyle bir geleneği olması gerçekten çok değerli. Bunu yaşattığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Sporun içinde dostluk, rekabet, disiplin ve bolca adrenalin olan versiyonlarını her zaman ayrı bir keyifle izliyorum. Kürek de bunların en zarif olanlarından biri ve müthiş bir uyum işi. Aynı anda hareket etmek, aynı ritmi yakalamak, birbirine güvenmek… Bunlar sadece sporda değil, hayatta da en zor ve en değerli şeyler” dedi. Diğer taraftan, bu yıl yarışın Anneler Günü’ne denk gelmiş olmasından ayrı bir mutluluk duyduklarını kaydeden Prof. Dr. Metin Sitti: “Hepimizin hayatında ilk ritmi, ilk disiplini, ilk dayanıklılığı öğreten insanlar annelerimiz… Belki de bugün burada izlediğimiz o uyumun, o azmin ve o kararlılığın temelinde onların emeği var. Bu vesileyle tüm annelerimizin Anneler Günü’nü şimdiden kutluyor, onların emeklerini minnetle anıyorum.” dedi. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar ise “Spor bizi birleştirdi, birleştirmeye devam edecek. Haliç'teki dostluğumuz çok kıymetli hepimiz için. Göstermiş olduğunuz emeğinizin karşılığında bugün burada var oldunuz, bu yarışa çıktınız. Bu her şeyden çok daha önemli bizim için. Çok teşekkür ederiz bize bugünü yaşattığınız için. Ev sahipliği için başta rektörümüz olmak üzere bütün Koç Üniversitesi mensuplarına çok teşekkür ederim. Bu vesileyle Anneler Günü’nü de kutlarım. Herkese güzel bir gün dilerim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SEO Artık Yeterli Değil, Güvenilir Olmak Gerekiyor Haber

SEO Artık Yeterli Değil, Güvenilir Olmak Gerekiyor

Dijital ekonominin yıllardır üzerine kurulu olduğu trafik modeli köklü bir dönüşümden geçiyor. Arama motorlarının link listeleri yerine doğrudan yanıt üretmeye başlaması, yalnızca teknolojik bir güncelleme değil; görünürlük, rekabet ve kullanıcı davranışlarının yeniden tanımlandığı yeni bir dönemin işareti. Yapay zekâ destekli arama deneyimlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kullanıcılar artık onlarca sonuç arasında gezinmek yerine, tek ekranda sunulan derlenmiş ve net cevapları tercih ediyor. Bu değişim, klasik “arama ve keşif” modelini geride bırakırken, dijital dünyada rekabetin kurallarını da yeniden şekillendiriyor. GÖRÜNÜRLÜK ARTIK GÜVENİLİR OLMAKTAN GEÇİYOR TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli’ye göre bu dönüşüm, özellikle e-ticaret markaları açısından kritik bir eşik anlamına geliyor. Artık üst sıralarda yer almak tek başına yeterli değil; asıl fark yaratan, yapay zekâ sistemlerinin yanıtlarında referans gösterilen kaynaklardan biri olabilmek. Bu yeni düzende görünürlük, “tıklanmak” üzerinden değil, “güvenilir kaynak olarak seçilmek” üzerinden tanımlanıyor. Kullanıcı davranışının sadeleşmesiyle birlikte rekabet alanı daralıyor; yüzlerce linkin yerini birkaç güçlü referans alıyor. Bu da markalar için görünürlüğü hem daha zor hem de çok daha değerli hale getiriyor. Dijital dünyada rekabetin kurallarının yeniden yazıldığına işaret eden Çiğdemli, bu dönüşüme hazırlık kapsamında geliştirdikleri yapay zekâ destekli içerik sistemlerinin e-ticaret sitelerine önemli avantaj sağladığını belirterek, “Bu sistemler, markaların web sitelerini analiz ederek kullanıcıların sorularına yanıt veren içerik başlıkları ve blog yazıları üretiyor. Örneğin bir moda markası için yalnızca ürün sayfası değil, ‘hangi ortamda ne giyilir’ gibi karar sürecini etkileyen içerikler öne çıkarılıyor. Bu yaklaşımın sonuçları da dikkat çekici. Yapay zekâ odaklı içerik stratejileriyle desteklenen e-ticaret sitelerinde organik trafik artışının katlanarak yükseldiğini gördük. Ancak burada kritik nokta yalnızca trafik değil; kullanıcı karar anında görünür olabilmek” dedi. SEO ARTIK YETERLİ DEĞİL Yeni dönemde klasik SEO’nun tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Çiğdemli, “Artık içerik yalnızca ziyaretçi çekmek için değil, doğrudan kararları etkilemek için üretiliyor. Bu nedenle ürün anlatımları, kullanıcı senaryoları ve deneyim odaklı içerikler e-ticaretin merkezine yerleşiyor. Öte yandan bu dönüşüm, platform çeşitliliğini de beraberinde getiriyor. Arama motorları hâlâ güçlü bir kanal olsa da, video platformları, sosyal medya ve pazar yerleri yeni stratejinin ayrılmaz parçaları haline geliyor. Markaların artık yalnızca algoritmalara değil, yapay zekânın içerikleri nasıl analiz ettiğine de odaklanması gerekiyor” açıklamasında bulundu. Sonuç olarak, arama motorlarının yapay zekâ ile evrimi dijital ekonomide yeni bir oyun alanı yaratıyor. Bu yeni düzende kazananlar, yalnızca görünür olanlar değil; doğru anda, doğru cevap içinde yer alabilen markalar olacak. Çiğdemli, “Kısacası, arama motorlarının yapay zekâ ile evrimi yalnızca teknik bir güncelleme değil; dijital ekonominin işleyişini yeniden tanımlayan bir kırılma. Kazanan tarafın kim olacağı henüz net değil. Ancak kesin olan şu ki, bu yeni dönemde görünür olmak isteyen markalar, artık yalnızca algoritmalara değil, aynı zamanda yapay zekânın nasıl düşündüğüne de hitap etmek zorunda” diye konuştu. TİCİ AI İLE YENİ DÖNEM Google'ın AI çözümü henüz Türkiye'ye gelmeden önce Ticimax olarak buna yönelik e-ticaret sitelerinin LLM'lerin dikkatini çekebilmesi üzerine bir yapay zeka asistanı geliştirdiklerini ve müşteri tabanındaki e-ticaret sitelerine bunu entegre ettikleri bilgisini de veren Çiğdemli şunları aktardı: “Tici AI büyüme asistanı adını verdiğimiz bu yapay zeka aracı, markaların web sitesini analiz ediyor ve siteye özel içerik konuları ve blog yazıları oluşturup yayına alıyor. Örneğin abiye satan bir tekstil sitesi için, ‘Kır düğününde ne giyilir?’, ‘Kırmızı abiye giyince nasıl makyaj yapılır?’ gibi LLM odaklı konu başlıkları belirleyerek blog yazıları oluşturuyor asistanımız. Bu sayede, Google'ın AI çözümü Türkiye'ye geldikten sonra bizim altyapı hizmeti verdiğimiz e-ticaret şirketlerinin organik trafikleri 50 kata kadar artmış durumda. Artık SEO yeterli değil. Söyleyecek bir sözü, verecek bir aklı, bir felsefesi olan markalar ayakta kalacak. Tici AI asistanı bu nedenle var. Yeni dönem için e-ticarette akıl oyunları başladı diyebiliriz. Bu yeni kullanım biçimi, aramayı bir keşif süreci olmaktan çıkarıp, doğrudan bir ‘cevap deneyimine’ dönüştürüyor. Üstelik bu dönüşüm yalnızca ChatGPT benzeri yeni nesil platformlarla sınırlı değil. Arama motorlarının kendisi de bu yeni paradigma doğrultusunda yeniden şekilleniyor. Ticimax olarak biz, yakında Türkiye’ye gelmesi beklenen AI üzerinden alışverişe de hazırız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savaşlar Ticaretin Yönünü Değiştirdi, Türkiye Öne Çıktı Haber

Savaşlar Ticaretin Yönünü Değiştirdi, Türkiye Öne Çıktı

Son dönemde küresel ticarette yaşanan yön değişimi, şirketleri üretim ve dağıtım süreçlerini yeniden konumlandırmaya yöneltti. Alternatif rota ve merkez arayışının hız kazanmasıyla birlikte, ticari hareketin daha erişilebilir ve güvenli bölgelerde yoğunlaştığı görülüyor. Bu dönüşüm, ticari gayrimenkulde de dengeleri doğrudan etkilerken, yatırımcı tercihlerinde daha seçici ve temkinli bir yapı öne çıkıyor. Artık yalnızca proje geliştirmek yeterli olmazken, ticari hareketi destekleyen, ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir yapı sunan projeler daha hızlı karşılık buluyor. Bu değişimin sahadaki yansımaları ise İstanbul’da daha net görülmeye başladı. Özellikle son dönemde hayata geçen projelerde gözlenen hareketlilik, ticari gayrimenkulde talebin tamamen ortadan kalkmadığını, ancak yön değiştirdiğini ortaya koyuyor. Bilgiçler Yapı’nın Bayrampaşa’da hayata geçirdiği AKTİM Çarşı & Ofis’te markaların yerlerini almaya başlamasıyla birlikte artan ticari hareketlilik, bu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Yeni ticaret rotasında Türkiye öne çıkıyor Küresel ölçekte yaşanan tedarik zinciri kırılmaları ve rota değişimleri, Türkiye’nin bölgesel konumunu daha da öne çıkarıyor. Avrupa ile Asya arasında stratejik bir geçiş noktası olan Türkiye, üretim ve dağıtım süreçlerinde alternatif merkez arayan şirketler için önemli bir seçenek haline geliyor. Özellikle İstanbul gibi ticari hareketin yoğun olduğu şehirlerde lojistik, depolama ve dağıtım alanlarına yönelik ilginin arttığı görülüyor. Bu tabloyu değerlendiren Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, küresel gelişmelerin ticari gayrimenkul üzerindeki etkisine dikkat çekiyor: “Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, ticaretin yönünü doğrudan etkiledi. Türkiye bu noktada önemli bir avantaj yakaladı. Özellikle lojistik ve depolama alanlarına olan talep artarken, bu durum ticari gayrimenkulde yatırım kararlarını da değiştirdi. Biz de sahada bunu net şekilde gözlemliyoruz. Hayata geçirdiğimiz projelerde lojistik, depolama ve ticari dağıtım odaklı kullanım taleplerinde belirgin bir artış var. Bu da yatırımcının artık yalnızca metrekareye değil, o alanın işlevine ve yaratacağı ticari değere odaklandığını gösteriyor. Bugün yatırımcı sadece bir gayrimenkul satın almıyor; o gayrimenkulün bulunduğu lokasyonu, erişimini ve ticari potansiyelini birlikte değerlendiriyor. Bu nedenle ticari hareketin içinde yer alan projeler daha hızlı karşılık buluyor.” Yatırımcı daha seçici, rekabet zorlaşıyor Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç’e göre, ticari gayrimenkulde yaşanan bu dönüşüm önümüzdeki dönemde daha da belirgin hale gelecek. Küresel gelişmelerle birlikte ticaretin yön değiştiği bu süreçte, yatırımcıların da daha seçici ve temkinli hareket ettiği görülüyor. Bu süreçte lokasyon, erişim ve ticari potansiyel gibi unsurları doğru kurgulayan projeler öne çıkarken, bu kriterleri yeterince karşılamayan projelerde rekabetin daha da zorlaşması bekleniyor. Bu tablo, ticari gayrimenkulde tek tip bir piyasa yapısından söz etmenin zorlaştığını ve proje bazlı ayrışmanın kalıcı hale geldiğini gösteriyor. Ticaret başladı, yatırım hızlandı Yaklaşık 95 bin metrekarelik alanda hayata geçirilen AKTİM Çarşı & Ofis, toplam 338 bağımsız bölümden oluşan bütüncül bir ticaret merkezi olarak kurgulandı. Cadde mağazaları, ofis alanları ve lojistik kullanım imkanı sunan yapısıyla proje, yalnızca bir gayrimenkul değil, ticaretin doğrudan içinde konumlanan bir yapı sunuyor. Dükkanların tır ve yük araçlarının yanaşabileceği şekilde tasarlanması, yükleme ve boşaltma süreçlerinin kesintisiz ilerlemesine imkan tanırken, ayrı girişler ve lojistik akışı destekleyen altyapı sayesinde ticaretin günün her saatinde sürdürülebilmesi mümkün hale geliyor. 202 metrekareden başlayıp 443 metrekareye kadar uzanan dükkanlar ile 150 ila 500 metrekare arasındaki ofis seçenekleri, farklı ölçeklerde yatırım yapmak isteyenler için esnek bir yapı sunarken; projede satışların kısa sürede yüzde 60 seviyesine ulaşması ve markaların yerlerini almaya başlamasıyla birlikte ticari hareketlilik sahada net şekilde hissediliyor. Kiralama süreçlerinin de eş zamanlı ilerlemesi, yatırımın yalnızca planlama aşamasında değil, doğrudan operasyonel düzeyde karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu heyecanı başlıyor Haber

61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu heyecanı başlıyor

T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle ve Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun organizasyonunda gerçekleştirilen, Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Avrupa Turları takviminde yer alan ve Türkiye’nin ProSeries kategorisindeki tek yol bisikleti yarışı olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, klasik turlar arasında yer alma vizyonuyla büyümesini sürdürüyor. 26 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek TUR 2026; 8 gün, 8 etap ve 1.133,5 kilometrelik parkurda 23 takım, 27 ülkeden 161 bisikletçiyi Çeşme’den Ankara’ya uzanan büyük bir yolculukta buluşturacak. Yarış; 5 şehir, 20’nin üzerinde ilçe ve 60’ın üzerinde kasaba, köy ve yerleşimden geçerek Türkiye’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliğini dünya sahnesine taşıyacak. Deniz, yeşil, tarih ve kültürün buluştuğu bu eşsiz organizasyon için geri sayım tamamlanırken; Ege’nin rüzgârıyla başlayacak yarış, turkuaz kıyılar, çam ormanları, antik kentler ve dağ zirveleri arasında ilerleyerek her etapta yeni hikâyeler yazacak. Dünya bisikletinin güçlü pelotonu ile Türk takımları aynı sahnede buluşurken, rekabet yalnızca saniyelerle değil; doğayla, rüzgârla ve parkurun zorluklarıyla da yaşanacak. İzmir, Çeşme ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, T.C. Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, T.C. İzmir Spordan Sorumlu Vali Yardımcısı Erkan Karahan, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkan Vekili Fikret Hayali, Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Türkiye Bisiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Kenan Güler ve Onur Şahin, Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat, Türkiye Bisiklet Federasyonu Disiplin Kurulu Başkanı Yılmaz Ortakaya, Çeşme ve İzmir Protokolü, Tour of Türkiye Yarış Direktörleri Mutlu Erçevik ve Vladimiros Petsas katıldı. Aynı zamanda basın toplantısında TUR’da yarışacak Türk takımlarından İstanbul Team’den Yunus Emre Yılmaz, Konya Büyükşehir Belediyespor’dan Ramazan Yılmaz, Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nden Halil İbrahim Doğantur ve Spor Toto Cycling Team’den Mustafa Tekin’in TUR 2026 hakkında görüşleri alındı. Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun yalnızca bir spor organizasyonu olmadığını vurgulayarak, “Sayın Valim, Sayın Kaymakamım, Sayın Belediye Başkanım, çok değerli protokol üyeleri ve Türk spor medyasının kıymetli temsilcileri; Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu öncesinde düzenlediğimiz bu basın toplantısına hoş geldiniz. Yarın startını vereceğimiz organizasyon öncesinde büyük bir heyecan içerisindeyiz. Aylardır süren yoğun bir hazırlık sürecini, Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak’ın liderliğinde, tüm paydaşlarımızla birlikte titizlikle yürüttük. Bu vesileyle kendilerine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çeşme, bugüne kadar turun önemli etap finişlerine ev sahipliği yapmıştı; ancak bu yıl ilk kez start noktası olmasıyla ayrı bir anlam kazanıyor. Bu başlangıcın, ilçemizin ve ülkemizin tanıtımına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Artık bu organizasyon yalnızca etaplarıyla değil, ‘Çeşme’den başlayıp Ankara’da tamamlanan’ güçlü bir hikâye olarak anılacak. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60 yılı aşkın köklü geçmişiyle ülkemizin en değerli spor organizasyonlarından biri. Pandemi dönemi hariç kesintisiz şekilde devam eden bu organizasyon, yıllar geçtikçe değer kazanan ve uluslararası alanda saygınlığı artan bir marka haline geldi. Bugün geldiğimiz noktada hem sportif başarı hem de spor turizmi açısından Türkiye’nin dünyaya açılan önemli bir vitrini konumunda. Özellikle 2008 sonrasında atılan adımlar, bisiklet sporunun ülkemizdeki gelişimini hızlandırdı. Artık yalnızca elit düzeyde değil, altyapıdan başlayarak geniş bir gelişim modeli üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz; çocukluktan itibaren bisiklet kültürünü yaygınlaştırmak, herkesin bisiklete erişimini sağlamak ve bu sporu tabana yaymak. Nasıl ki futbol okulları varsa, artık bisiklet spor okullarının da yaygınlaştığı bir yapı kuruyoruz. Bununla birlikte performans gelişimi ve sporcu takibi konusunda da önemli yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Üniversitelerle iş birlikleri yapıyor, Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri ile birlikte sporcu performansını bilimsel yöntemlerle takip ediyoruz. Kurduğumuz ve geliştirmeye devam ettiğimiz laboratuvar altyapılarıyla, sporcularımızın fiziksel gelişimlerini daha yakından izleyerek uluslararası başarıyı sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz. Uluslararası alanda üstlendiğimiz görevler de bu sürece katkı sağlıyor. Balkan Bisiklet Birliği Başkanlığı ve Dünya Bisiklet Birliği yönetimindeki temsiliyetimiz sayesinde, Türkiye’de düzenlenen organizasyonların kalitesini her geçen yıl daha da yukarı taşıyoruz. Bu sinerjinin, Türk bisikletine hem organizasyonel hem de sportif anlamda önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Amacımız; ne kadar fazla sporcuyu bu sistemin içine dahil edebilirsek, o ölçüde daha büyük başarılar elde etmek. Önümüzdeki yıllarda uluslararası arenada çok daha güçlü sporcular yetiştireceğimize inanıyoruz. Bu vesileyle başta Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanlığımıza ve tüm paydaşlarımıza destekleri için teşekkür ediyorum. Yarışa katılan tüm sporcularımıza başarılar diliyor, kazasız, belasız ve centilmence bir organizasyon olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli; “Son dönemde Sayın Emin Müftüoğlu’nun öncülüğünde, bisiklet sporunun taşıdığı ruhu, disiplini ve değerleri yakından tanıma fırsatı bulduk. Bu vesileyle, hayatlarını bu spora adamış olan başta Sayın Başkanımız olmak üzere tüm yöneticilerimize, ülkemizi uluslararası alanda başarıyla temsil ettikleri için özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bu yıl 61’incisi düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun startının ilk kez Çeşme’den veriliyor olması bizler için ayrı bir anlam taşıyor. Bugüne kadar çoğunlukla kapanışına ev sahipliği yaptığımız bu büyük organizasyonun başlangıç noktasında yer almak, Çeşme adına önemli bir gurur kaynağıdır. Öte yandan, bu yıl 15’incisini gerçekleştirdiğimiz Alaçatı Ot Festivali’nin ilk kez uluslararası bir kimlik kazanmasıyla birlikte, Çeşme’miz çok kıymetli bir döneme tanıklık ediyor. Dünya Şefler Birliği iş birliğiyle 23 ülkeden 50 şefi ağırladığımız bu festivalde, Ege mutfağını ve ot kültürümüzü dünyaya tanıtma fırsatı buluyoruz. Böyle bir dönemde, böylesine prestijli bir spor organizasyonuna ev sahipliği yapmak bizler için ayrı bir mutluluk. 23 takımdan 161 sporcunun katılımıyla gerçekleşecek bu önemli turda, ilçemizden başlayarak ülkemizin dört bir yanına uzanacak yolculukta tüm sporcularımıza kazasız, belasız ve başarılarla dolu bir yarış diliyorum. Çeşme olarak, sporun ve sporcunun her zaman yanında olmayı ilke edindik. Bu anlayışla, birçok federasyonun organizasyonlarını ilçemizde gerçekleştirmek istemesi bizler için ayrıca gurur verici. Bu organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Gençlik ve Spor Bakanlığımız olmak üzere, Türkiye Bisiklet Federasyonu’na ve katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Tüm sporcularımıza başarılar diliyor, centilmence ve heyecan dolu bir yarış olmasını temenni ediyorum.” T.C. Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı; “Millet olarak “kırk bir kere maşallah” deriz; bugün ise Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 61’incisi vesilesiyle “altmış bir kere maşallah” demenin gururunu yaşıyoruz. İlk kez Çeşme’den başlayarak başkentimiz Ankara’da sona erecek bu büyük organizasyonun startına ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz. Çeşme, turizmle öne çıkan bir ilçemiz. Ancak son yıllarda, başta deniz sporları olmak üzere bisiklet, koşu ve farklı branşlarda düzenlenen organizasyonlarla sporun da önemli merkezlerinden biri haline geliyor. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu değerli organizasyon da bu dönüşümün en güçlü örneklerinden biri. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun; spor turizmine, ilçemizin ve ülkemizin uluslararası tanıtımına önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Temennimiz; Çeşme’nin artık sadece yaz aylarında deniz, kum ve eğlenceyle değil, bahar aylarında sporla, rüzgârıyla, sörfüyle, yelkeniyle ve bisikletiyle de anılmasıdır. Bu vesileyle başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanlığımıza ve Türkiye Bisiklet Federasyonumuza bu önemli organizasyonu ilçemize kazandırdıkları için şükranlarımı sunuyorum. Yarışa katılan tüm sporcularımıza başarılar diliyor; kazasız, belasız ve centilmence bir mücadele olmasını temenni ediyorum.” T.C. İzmir Spordan Sorumlu Vali Yardımcısı Erkan Karahan; “Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 61’incisi düzenlenen, uluslararası alanda büyük ilgi gören ve her geçen yıl daha da profesyonelleşen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na İzmir ili olarak ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyoruz. Bugün Çeşme’den başlayıp Selçuk’ta sona erecek ilk etap kapsamında, Sayın Valimizin koordinasyonunda, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla birlikte organizasyonun sorunsuz ve başarılı bir şekilde gerçekleşmesi için yoğun bir hazırlık süreci yürüttük. Başta Türkiye Bisiklet Federasyonu olmak üzere emeği geçen herkese bu vesileyle teşekkür ediyorum. Dört ilçemizden geçecek olan bu önemli etapta mücadele edecek tüm sporcularımıza başarılar diliyor; yarışın sağlıklı, güvenli, kazasız ve centilmence tamamlanmasını temenni ediyorum. Bu büyük organizasyonun ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.” Türk sporculardan yarış öncesi görüşler... İstanbul Team Sporcusu Yunus Emre Yılmaz: “Öncelikli hedefimiz, yarış boyunca karşılaşabileceğimiz sorunları en hızlı şekilde çözüp süreci en iyi şekilde yönetmek. Etaplarda doğru zamanlarda kaçış gruplarına dahil olarak yarışın içinde aktif kalmayı ve fırsatları değerlendirmeyi planlıyoruz. Bu doğrultuda elimizden gelenin en iyisini ortaya koyarak iyi bir sonuç elde etmek istiyoruz. Tüm sporculara başarılar diliyorum.” Konya Büyükşehir Belediyespor Sporcusu Ramazan Yılmaz: “Hem yolda hem de pistte yarışıyor olmak elbette adaptasyon açısından zaman zaman zorluk yaratıyor. Disiplinler arası geçişler kolay değil; ancak bu süreci mental antrenmanlarla ve doğru yarış planlamasıyla yönetmeye çalışıyoruz. Zorlanıyoruz ama bu zorluklar aynı zamanda gelişimimizi de destekliyor. Bu tur özelinde ise sprint odaklı bir stratejiyle yarışacağız. Özellikle sprint etaplarında güçlü bir performans ortaya koyarak iyi sonuçlar elde etmeyi hedefliyoruz.” Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Sporcusu Halil İbrahim Doğantur: “Takımımız oldukça yeni; Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yaz döneminde oluşturulan yeni bir kadroyla yola çıktık. Benim için ise bu turun ayrı bir anlamı var; Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nu altıncı kez koşuyorum ve parkuru iyi tanıyorum. Hazırlık sürecimizi planlı bir şekilde tamamladık. Marmaris’te verimli bir kamp dönemi geçirdik. Şu an takım olarak hazır durumdayız. Kadromuzda güçlü bir tırmanışçımız var ve bu doğrultuda genel klasmanda elimizden gelen en iyi performansı ortaya koymayı hedefliyoruz. Bununla birlikte etaplara göre stratejimizi esnek tutacağız. Parkur açısından değerlendirildiğinde, özellikle Kıran etabı benim için daha zorlu. Çünkü uzun ve sert tırmanışların ardından gelmesi, yorgunluk birikimiyle birlikte etabı daha da zorlaştırıyor. Bu nedenle o bölümlerde doğru tempo ve güç yönetimi kritik olacak. Genel olarak hedefimiz, takım olarak en iyi performansımızı sergileyip bu turdan iyi sonuçlarla ayrılmak.” Spor Toto Cycling Team Sporcusu Mustafa Tekin: “Mersin Turu’nda elde ettiğimiz genel klasman şampiyonluğu bizim için çok önemli bir dönüm noktası oldu. Geçtiğimiz yıl ise TUR’da son güne kadar genel klasmanda ikinciydik. Ancak takım olarak kazanabileceğimize inandık, çok yoğun çalıştık ve sonunda şampiyonluğa ulaştık. Bu başarı, buraya gelirken bize çok büyük bir moral ve motivasyon sağladı. Bu tur öncesinde de aynı disiplinle hazırlandık. Sporcularımızın birbirine olan desteği ve takım içindeki uyumumuz en büyük gücümüz. Hep birlikte bu organizasyonda en iyi performansımızı ortaya koymak için çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıl kırmızı mayoyu son anda kaçırmış, genel klasmanda ikinci olmuştuk. Aynı şekilde beyaz mayoda da ikinci sırada kalmıştık. Bu yıl hedefimiz, o eksik kalan başarıları tamamlamak ve her iki klasmanda da zirveye ulaşmak. İnanıyoruz ki doğru strateji ve takım ruhuyla bu turu da en iyi şekilde tamamlayacağız.” TUR 2026’da sporcular yalnızca etap zaferleri için değil, yarışın simgesi haline gelen lider formalar için de mücadele edecek. Turkuaz, yeşil, kırmızı ve beyaz formalar için verilecek mücadele, 8 gün boyunca değişen liderleri ve yüksek tempolu rekabetiyle yarışın heyecanını zirveye taşıyacak. Marmaris–Kıran etabı genel klasmanın ilk kırılma noktası olurken, Antalya–Feslikan zirve finişi “Kraliçe Etap” olarak yarışın kaderini belirleyecek. Patara–Kemer etabı dayanıklılığı test ederken, Antalya şehir etabı sprinterlerin sahne aldığı bir rekabete dönüşecek ve yarış, Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbi Ankara’da, Beştepe ve Anıtkabir aksında koşulacak final etabıyla tamamlanacak. Dünya bisikletinin yıldız isimleri ile genç yetenekler aynı pelotonda buluşuyor! Dünyaca yıldızlar etap zaferleri ve lider formalar için Türkiye yollarında pedal çevirirken; her etap, yeni bir rekabetin ve yeni bir hikâyenin sahnesi olacak. Bu büyük sahnede Türk takımları da güçlü kadrolarıyla yer alıyor. İstanbul Team, uluslararası deneyimi ve güçlü kadrosuyla dikkat çekerken; Spor Toto Cycling Team, yarışın iddialı ekipleri arasında bulunuyor. Konya Büyükşehir Belediye Spor, genç ve dinamik kadrosuyla, Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, tarihinde ilk kez bu seviyede bir organizasyonda yer almanın heyecanını yaşıyor. Türk sporcular, yalnızca katılım değil, performans ve rekabet anlamında da TUR’da her geçen yıl daha güçlü bir profil ortaya koyuyor. Dev organizasyon gücüyle öne çıkan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, bin kişiyi aşan ekip ve 350 araçlık konvoyla hayata geçirilirken, yaklaşık 200 medya temsilcisi tarafından yerinde takip edilerek Türkiye’yi dünya sahnesine taşıyor. Açılış Etabı: Çeşme-Selçuk 26 Nisan Pazar, 10.50 Çeşme Kalesi önü 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun açılış etabı, 26 Nisan Pazar günü saat 10.50’de Çeşme Kalesi önünden start alarak Selçuk’ta Selçuk Kalesi önünde finişe ulaşacak. Yarışın heyecanı 12.30 – 14.30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport ekranlarından canlı olarak izlenebilecek. Türkiye Bisiklet Federasyonu Tour of Türkiye heyecanına ortak olmaya davet ediyor Türkiye Bisiklet Federasyonu, tüm sporseverleri 26 Nisan’dan 3 Mayıs’a kadar Çeşme’den Ankara’ya uzanan bu büyük yolculukta; etapların start ve finiş noktalarında yarış coşkusunu yerinde yaşamaya, dünyanın önde gelen sporcularına start öncesi imza töreninde destek olmaya, onlarla fotoğraf çektirmeye, şehirlerin sokaklarında pelotonu karşılamaya ve ekran başında Türkiye’nin eşsiz doğa, tarih ve kültür rotası boyunca ilerleyen bu heyecana ortak olmaya davet ediyor. Pedallar 61. Yılında büyük rekabet için dönüyor, dünya Türkiye Turu’nu izliyor… Deniziyle, doğasıyla, tarihiyle ve kültürüyle Türkiye, bir kez daha dünya sahnesine çıkarken; Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu yalnızca bir yarış değil, bir ülkenin ritmi, bir kültürün yolculuğu ve geleceğin yıldızlarına ilham veren büyük bir sahne olarak iz bırakan hikâyeler yazıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marble Talks’ta Doğal Taşın Geleceği Konuşuldu Haber

Marble Talks’ta Doğal Taşın Geleceği Konuşuldu

D Hol D-Design Arena sahnesinde gerçekleştirilen oturumlarda mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar ve akademisyenler, doğal taşın mimari projelerdeki kullanımına ilişkin bilgi ve deneyimlerini paylaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde. İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir kapsamında gerçekleştirilen Marble Talks’ın öne çıkan oturumlarından biri, dünya doğal taş sektörünün iki ana aktörü Türkiye ve İtalya’yı aynı sahnede buluşturdu. “Küresel Pazarda Doğal Taş: Yerel Güç ve Değişen Dinamikler” başlıklı oturumda, TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ile İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu Onursal Başkanı Flavio Marabelli sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel pazarda değer, iş birliği ve rekabet vurgusu Küresel pazara ilişkin veriler paylaşarak katma değerli ürünlerin önemine dikkat çeken Flavio Marabelli, “Taş ocaktan çıkıyor ama asıl değer orada oluşmuyor. Bugün mesele ne kadar ürettiğimiz değil, o ürüne nasıl bir değer kattığımız. Bunda işlenmiş ürünler, teknoloji ve tasarım belirleyici hale gelmiş durumda” ifadelerini kullandı. Küresel ticarette yaşanan gelişmelere de değinen Flavio Marabelli, artan vergiler, ticaret engelleri ve jeopolitik gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini ifade ederek özellikle ABD ve Körfez ülkeleri pazarlarında yaşanan değişimlerin ticaret akışını ve sektör içindeki ilişkileri zorlaştırdığını dile getirdi. Sektörün, ülke ayrımı olmadan birlikte hareket etmesi gerekliliğine dikkat çeken Marabelli, “Doğal taş sektörü, yapısı gereği zaten uluslararası bir üretim modeliyle ilerliyor. Aynı projede farklı ülkelerden gelen taş, teknoloji ve uygulamalar birlikte bulunabiliyor. Bu zaten birlikte üretimin kendisi. Ülkelerin birbirini rakip olarak konumlandırması doğru bir yaklaşım değil. Asıl mesele, doğal taşı taklit eden ürünlere karşı sektörün ortak hareket etmesi olmalı” diyerek doğal taşın sürdürülebilirliği, kültürel değeri ve özgünlüğünün birlikte anlatılmasının önemini vurguladı. “Sektörün geleceği açısından belirleyici” Hanifi Şimşek ise Türkiye’nin doğal taş sektöründeki konumuna değinerek, ülkemizin zengin rezervleri ve yüksek üretim kapasitesiyle küresel ölçekte güçlü bir tedarikçi olduğunu ifade etti. Şimşek, son yıllarda işlenmiş ürün ihracatını artıran sektörün yol haritasına ilişkin değerlendirmesinde, “Bu gücü artık daha yüksek katma değere dönüştürmemiz gerekiyor. Doğal taşın projelerde daha fazla yer bulması için mimarlar ve tasarımcılarla daha yakın çalışmamız gerekiyor. Ürünün değeri, tasarım sürecine ne kadar dahil olduğuyla doğrudan ilişkili. Marble İzmir’deki bu platformu da bu açıdan çok önemli buluyorum” dedi. Uluslararası iş birliklerine de değinen Şimşek, kısa süre önce kurulan Doğal Taş Stratejik İttifakı’nın (NSSA) önemine dikkat çekerek, farklı ülkelerden sektörde söz sahibi derneklerin bir araya geldiği bu yapının doğal taş sektöründe ortak hareket etme kültürünü güçlendirdiğini belirterek, bu yaklaşımın sektörün geleceği açısından belirleyici olacağını ifade etti. Doğal taşın mimarideki anlatısı Programın diğer oturumlarında ise doğal taşın mimarlık ve tasarım dünyasındaki yeri farklı başlıklar altında ele alındı. “Mimari Projelerde Doğal Taş Hikayeleri” başlıklı oturumda, İzmir Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Onur moderatörlüğünde, Yüksek Mimar Melis Varkal konuşmacı olarak yer aldı. Uğur Onur, Marble İzmir’in uluslararası ölçekte öne çıkan sayılı fuarlardan biri olduğunu belirterek bunun önemli bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Onur, “Pek çok kişi mermeri soğuk bir malzeme olarak algılıyor ancak ben onu hem sıcak hem de verdiğiniz her şeyi size yansıtan güçlü bir malzeme olarak görüyorum” dedi. Melis Varkal ise projelerindeki doğal taş kullanımına ilişkin bilgi vererek, “Projelerimizde doğal taşı kullanırken bölgesel ölçekte yakınlık, mesafe ve yerellik gibi unsurlar bizim için belirleyici oluyor. Bulunduğumuz coğrafyanın taşını kullanmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Değişen tasarım anlayışı ve doğal taş kullanımı İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Can Özcan moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Değişen Zamanlar” oturumunda Selanik Aristoteles Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Despoina Zavraka, Saint Petersburg Stieglitz State Sanat ve Tasarım Akademisi’nden Prof. Dr. Ilia Palaguta, Politecnico di Milano Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marinella Ferrara ve Varşova Güzel Sanatlar Akademisi’nden Prof. Michal Stefanowski konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, doğal taşın tarih boyunca mimarlık ve sanat üretiminde üstlendiği rol ele alınırken, taşın hafıza, anlam ve deneyim üretme kapasitesine dikkat çekildi. Günümüzde bu ilişkinin yeniden tanımlandığı belirtilirken, mimar ve tasarımcıların malzemeye yeni işlevler kazandıran, deneyim odaklı ve araştırmaya dayalı yaklaşımlar geliştirdiği vurgulandı. Doğal taşın mimarlık tarihindeki önemi anlatıldı “Tasarım Yaklaşımında Doğal Taşın Anlamı, İmkanlar ve Sınırlar” başlıklı oturumda ise Mimar Dr. Dürrin Süer moderatörlüğünde; mimarlar Burçin Demirsoy, Derya Akdurak ve Tolga Kezer konuşmacı olarak yer aldı. Dürrin Süer, doğal taşın mimarlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, “Doğal taş, mağaralarda insanlığa mekan oluşturan kovuklardan, uygarlıkların, şehirlerin ve ülkelerin sembolü haline gelen anıtsal yapıların ana materyali olmuştur. Mekanı var eden unsur olmuştur” dedi. Oturumda, doğal taşın tasarım yaklaşımındaki yeri, sunduğu olanaklar kapsamlı şekilde ele alındı. Türk doğal taşının küresel potansiyeli “Best Use of Stone with Turkish Stones” başlıklı oturumda ise İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nden Funda Bekişoğlu moderatörlüğünde; Ege Maden İhracatçıları Birliği’nden Reyhan Sezgin, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği’nden Ahmet Tekin ile Mimar Burak Pekoglu ve Peyzaj Mimarı Dr. Oktan Nalbantoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, Türkiye’nin doğal taşta sahip olduğu çeşitlilik, kalite ve üretim gücüyle küresel ölçekte önemli bir konumda bulunduğu vurgulanırken, bu potansiyelin tasarım odaklı ve katma değerli projelerle daha görünür hale getirilmesi gerektiği ifade edildi. Yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi veren katılımcılar, doğal taşın uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak için mimarlar ve tasarımcılarla üretici ve ihracatçılar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin kritik rol oynadığına dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

12. Kauçuk Avrasya Fuarı Kapılarını Açtı Haber

12. Kauçuk Avrasya Fuarı Kapılarını Açtı

Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonunda, Kauçuk Derneği iş birliğiyle düzenlenen fuar, sektörün tüm paydaşlarını dört gün boyunca aynı çatı altında buluşturacak. 15–18 Nisan tarihleri arasında devam edecek Kauçuk Avrasya Fuarı, sektör profesyonellerine yoğun bir iş ve bağlantı trafiği sunacak. Sektörün Tüm Zinciri Bu Platformda Kauçuk makineleri, ham maddeleri, kimyasal ve katkı maddeleri, üretim ve işleme teknolojileri, kalıp sistemleri ile test ve ölçüm ekipmanlarını kapsayan geniş ürün gruplarıyla dikkat çeken fuarda, otomotivden beyaz eşyaya, enerjiden inşaata kadar kauçuk kullanan pek çok sektörün profesyonelleri, yeni teknolojileri yerinde inceleme ve doğrudan üretici firmalarla temas kurma fırsatı buluyor. Satın alma yöneticileri, teknik ekipler ve AR-GE profesyonelleri için önemli bir buluşma noktası olan fuar, alternatif tedarikçilerle tanışma, ürün karşılaştırma ve yeni iş birlikleri geliştirme açısından güçlü bir zemin oluşturuyor. Kauçuk Sektörü Birçok Sektörün Yapı Taşı Kauçuk sektörünün otomotivden enerjiye, inşaattan beyaz eşyaya kadar pek çok stratejik endüstrinin temel yapı taşlarından birini oluşturduğuna dikkat çeken Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, "Avrasya coğrafyasında yalnızca kauçuk sektörüne odaklanan tek ihtisas fuarı olma özelliği taşıyan bu organizasyonla, sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturarak güçlü bir ticaret ve iş birliği platformu sunuyoruz. Katılımcı firmalarımızın yarısının yurt dışından olması ve 70’ten fazla ülkeden ziyaretçiyi ağırlamamız, fuarımızın uluslararası gücünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Ham maddeden üretim teknolojilerine, kimyasallardan test ve ölçüm sistemlerine kadar geniş bir ekosistemi kapsayan fuarımız, karar verici nitelikli ziyaretçi profili ile yüksek katma değerli iş birliklerine zemin hazırlıyor. Aynı zamanda sektörün gelişimine katkı sağlayan forum ve etkinliklerle bilgi paylaşımını artırarak, kauçuk endüstrisinin geleceğine yön veren bir platform olmayı sürdürüyoruz” dedi. Rekabet Artık Üretimde Değil Doğru Malzeme ve Doğru Formülde Kauçuk Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Doğu Kaya da fuarın açılış töreninde: “Kauçuk sektörü güçlü bir ekosistem üzerine inşa edilmiş bir yapı ve bu ekosistemin sürdürülebilirliği açısından fuarımız kritik bir rol üstleniyor. 12’nci kez düzenlenen bu organizasyon, sektörün bir araya gelmesini sağlayan en önemli platformlardan biri olarak yıllar içinde güçlü bir gelenek oluşturdu. 2025 yılında 4,05 milyar dolarlık ihracatla önemli bir eşiği aşan sektörümüz, zorlu küresel koşullara rağmen büyümesini sürdürdü. Birim ihracat değeriyle yüksek katma değer üreten bir sektör olduğumuzu bir kez daha ortaya koyduk. Elbette küresel ekonomik dalgalanmalar, finansman koşulları ve bölgesel gelişmeler sektörümüzü etkilemeye devam ediyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen büyüyen bir sektör olarak, potansiyelimizin farkındayız ve daha iyisini başarma kararlılığımızı koruyoruz” ifadelerini kullandı. Kauçuk sektörünün çoğu zaman görünmeyen ama çalışmadığında tüm sistemi durduran kritik bileşenler ürettiğine işaret eden Kauçuk Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Baha Akçura ise, sektörde rekabetin artık yalnızca üretim miktarıyla değil, doğru malzemeyi, doğru formülasyonla geliştirebilme yetkinliğiyle şekillendiğini ifade etti. Akçura, "Standart üretim anlayışının yerini malzeme mühendisliği, hibrit yapılar ve yüksek performanslı çözümler almış durumda. Enerji dönüşümü, yenilenebilir kaynaklar, savunma ve havacılık gibi alanlar kauçuk sektörü için önemli fırsatlar sunuyor. Güneş enerjisi sistemlerinden rüzgar türbinlerine kadar pek çok kritik uygulamada, sistemlerin sürdürülebilirliği ve verimliliği doğrudan bizim geliştirdiğimiz ürünlere bağlı. Bu nedenle sektörümüz artık sadece üretim değil; teknoloji, bilgi ve tecrübeyi birleştiren yüksek katma değerli çözümler üretmek zorunda” dedi. Nitelikli Ziyaretçi Profiliyle Fark Yaratıyor Kauçuk Avrasya Fuarı, özellikle ticari karar vericilerden oluşan ziyaretçi profiliyle dikkat çekiyor. Fuarı ziyaret eden profesyoneller, aktif satın alma, yeni iş birlikleri geliştirme ve sektördeki son yenilikleri yakından takip etme amacıyla organizasyonda yer alıyor. Geçtiğimiz yıl elde edilen güçlü performansın ardından bu yıl daha geniş bir katılımcı ve ziyaretçi kitlesine ulaşması beklenen fuar, İstanbul’un stratejik konumu sayesinde hem bölgesel hem de küresel ölçekte önemli bir ticaret platformu olma özelliğini pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.