Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rekabet Gücü

Kapsül Haber Ajansı - Rekabet Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet Gücü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Dünyası V. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası'nda Buluştu Haber

İş Dünyası V. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası'nda Buluştu

DCube Döngüsel Ekonomi Danışmanlık ve Sürdürülebilirlik A.Ş.(DCube), Hedefler için İş Dünyası Platformu (B4G) ile İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) paydaşlıkları, KalDer Bursa Şubesi katkılarıyla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası iş birlikleriyle gerçekleştirilen etkinlikte ulusal gündemdeki gelişmeler değerlendirilirken Türkiye'de Döngüselliğin Finansmanı, Tekstil, Otomotiv, Tarım ve Gıda Sektörlerinde Döngüsel Ekonomi Uygulamaları konulu paneller yer aldı. Etkinliğin açılış konuşmalarında söz alan KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez - "Döngüsel ekonomi, kaynakları tüketen değil, sürekli yeniden değer üreten bir anlayışı temsil ediyor. Bugün sürdürülebilirliği konuşmak artık bir tercih değil; tedarik zinciri dayanıklılığını artırmanın ve rekabet gücünü korumanın temel şartıdır. Kurumlarımızda tüm sistemlerimizi bu bakış açısıyla yeniden tasarlamak ve dönüştürmek, bugünün ve yarının sürdürülebilir dünyasını şekillendirmenin anahtarı olacaktır." "Krizlere karşı dayanıklılık döngüsel ekonomi ile mümkün" DCube Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi A.Ş. Kurucu Ortağı Gülcan Ergün "2026 itibariyle görüyoruz ki, artık döngüsellik yalnızca bir söylem değil, hukuki düzenlemeleri, iş modelleri, tasarım süreçleri, tedarik zinciri ve dijital çözümleri ile birlikte tüm sektörleri kapsayan yeni bir ekonomi anlayışı olarak yaygınlaşmakta. Çünkü döngüsel bir ekonomi, iklim krizi başta olmak üzere küresel ölçekte tüm risklere karşı dayanıklı olmayı sağlayan bir sistem. Türkiye'nin de bu anlamda döngüsel ekonomiye geçişini hızlandırmak için bizler de DCube ekibi olarak çalışmalarımızı yoğun bir şekilde yürütmekteyiz" dedi. "Türkiye COP31'e Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Vurgusuyla Hazırlanıyor" SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Duygu Yılmaz "Dünyada 'üret, sat, at' dönemi kapanıyor, 'tasarla, kullan, geri kazan' dönemi başlıyor. Bu yıl AB'de yürürlüğe girmesi beklenen Döngüsel Ekonomi Yasası'yla birlikte şirketler artık ürünlerini daha uzun ömürlü, onarılabilir, geri dönüştürülebilir şekilde tasarlamak zorunda kalacak. Avrupa Türkiye'nin en önemli ticaret ortağı olduğundan, ülkemizdeki şirketlerin rekabet gücü de etkilenecek. Sıfır atık teması altında, döngüsel ekonomiyi güçlendirecek somut ve ölçülebilir adımlar atılması COP31'in de ana öncelikleri arasında ele alınıyor. Bu nedenle sahadaki dönüşümün hızlanması gerekiyor. Bursa gibi üretim gücü yüksek bir şehirde gerçekleştirdiğimiz Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası'nın, yeni iş birliklerine ve somut dönüşümlere zemin oluşturacağına inanıyoruz." dedi. Hedefler İçin İş Dünyası Platformu adına Marsifed Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın ise "Artık rekabet; daha fazla üretmekle değil, daha verimli üretmekle, daha az tüketmekle ve daha akıllı yönetmekle kazanılıyor. İşte tam bu noktada, döngüsel ekonominin en güçlü kaldıraçlarından biri devreye giriyor: Yapay zekâ. Yapay zekâ; atığı veriyle yönetmemizi, kaynakları optimize etmemizi, üretim süreçlerini akıllandırmamızı sağlıyor. Yani aslında, döngüsel ekonomiyi mümkün kılan görünmez aklı temsil ediyor." dedi. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Hakkında: İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), 2005 yılında 13 özel sektör temsilcisinin öncülüğünde kurulmuş ve sadece kurumsal üyelik kabul eden bir iş dünyası derneğidir. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi'nin (WBCSD - World Business Council for Sustainable Development) Türkiye'deki bölgesel ağı ve iş ortağı olan SKD Türkiye, bu iş birliğinin beraberinde getirdiği sürdürülebilirlik birikimini de çalışma grupları faaliyetleri aracılığıyla üyeleriyle ve çeşitli platformlardaki paydaşlarıyla paylaşır. Hâlihazırda, SKD Türkiye çatısı altında, Türkiye'nin GSYH'nin %25'ini temsil eden ve 1,4 milyon kişiye istihdam sağlayan 14 ana sektör 45 alt sektörden 190 üye şirket bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026 Türkiye Ekonomisi Paneli Düzenlendi Haber

2026 Türkiye Ekonomisi Paneli Düzenlendi

Prof. Dr. M. Ege Yazgan, Prof. Dr. Asaf Savaş Akat ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu’nun katıldığı panelde artan gıda enflasyonu, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerin ekonomiye yansımaları değerlendirildi. İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi ile Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi (BİLGİ CEFIS) Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmelerin ve 2026 yılına ilişkin görünümün ele alındığı bir panel düzenledi. Panelde 2025 yılında uygulanan dezenflasyon ve dengelenme politikalarının sonuçları değerlendirilirken, 2026 yılına girerken artan gıda enflasyonu, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkileri çok boyutlu olarak ele alındı. Kur dinamikleri, cari denge ve para politikasının karşı karşıya olduğu yeni kısıtlar panelin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serda Selin Öztürk moderatörlüğünde düzenlenen panelde, İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. M. Ege Yazgan, Prof. Dr. Asaf Savaş Akat ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Serda Selin Öztürk, açılış konuşmasında 2025 yılının dezenflasyon süreci ile 2026 yılında öne çıkan yeni risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Panelde İran-İsrail gerilimiyle petrol fiyatlarında oluşan yukarı yönlü baskının enflasyon, üretim maliyetleri, kârlılıklar, cari açık ve döviz talebi üzerindeki etkileri ele alındı. Ayrıca gıda fiyatları ve arz yönlü gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkisi ile enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisine yansımaları değerlendirildi. ‘Enflasyon iyileşirken başka dengesizlikler birikiyor’ 2025 yılı Türkiye ekonomisini değerlendiren Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, enflasyonda yaşanan kısmi iyileşmeye rağmen ekonomide farklı alanlarda dengesizliklerin biriktiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Akat, “2025 yılında yüzde 3.6 büyümeye rağmen istihdamda bir artış yaşanmadığını görüyoruz. Yumuşak bir dezenflasyon olsa da verimlilik, rekabet gücü, talebin yapısı ve yatırımlar açısından ciddi sorunlarımız var ve bu sorunlar birikiyor. Bu tabloda enflasyon yükselmiyor, ancak düşmüyor da. Bu durum enflasyonun giderek yapışkan hale geldiğini gösteriyor. Böylesine tekrar eden, kronik bir hastalığa dönüşmüş enflasyon klasik mücadele yöntemleriyle çözülemez, daha köklü müdahaleler gerektiren bir operasyon işidir” dedi. ‘Fiyatlama davranışında belirgin bir kırılma yaşıyoruz’ Enflasyonla mücadelede politika alanının sınırlı olduğunu ve çözümün fiyatlama davranışının düzelmesi ile güvenin yeniden inşa edilmesine bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. M. Ege Yazgan, “2022’den itibaren Türkiye’de hizmetler sektöründe fiyatlama davranışında çok belirgin bir kırılma yaşıyoruz. Fiyatların değişme sıklığı artarken bu güncellemeler çok daha yüksek oranlarda yapılıyor. Hizmetler sektörü döviz kuru şoklarına cevabını fiyat hareketlerini yukarıya doğru çekerek veriyor. Bu ortamda yeni bir döviz kuru hareketi de benzer şekilde etki edecektir. Krediyi artırırsanız bu sadece fiyatlara yansır. Bu nedenle mevcut koşullarda politika alanı oldukça sınırlı” diye konuştu. Mevcut ekonomik durumu iyileştirmek için üretimin artırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yazgan, “Üretimi artırıcı yatırımları, gerekirse teşviklerle desteklemek gerekiyor. Kısa sürede sonuç alınabilecek alanlardan biri ise tarım. Arz tarafının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor” dedi. ‘Tarımsal arz ve verimlilikte gerileme yaşanıyor’ Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise artan gıda enflasyonunun arkasındaki yapısal sorunlara dikkat çekti. Türkiye’nin nüfus dinamikleri, göç ve turizm hareketliliği nedeniyle güçlü bir talep yapısına sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Aslanoğlu, buna karşın tarımsal arz ve verimlilikte gerileme yaşandığını ifade etti. Prof. Dr. Aslanoğlu, “Planlama eksikliği ve günlük politikaların etkisiyle tarımla uğraşanların sayısı azalırken üretim verimliliği düşüyor. Bu durum temel bir yapısal sorun yaratıyor. Türkiye’nin arz kapasitesini artırmadan ve uzun vadeli, kapsamlı bir planlama yapmadan gıda enflasyonunu kalıcı biçimde düşürmek mümkün değil” dedi. ‘Jeopolitik gelişmeler ekonomi politikalarının yönünü belirleyebilir’ Türkiye ekonomisinin mevcut koşullarını ve önümüzdeki döneme ilişkin temel riskleri değerlendiren Prof. Dr. Aslanoğlu, jeopolitik gelişmelerin belirleyici rolüne dikkat çekti: “Bugün en büyük belirsizlik, bölgedeki gerilimlerin ne kadar süreceğidir. Sürecin kısa sürmesi halinde tablo yönetilebilir; ancak uzaması durumunda ekonomi politikası hedeflerinin ve çerçevesinin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Bu süreçte büyümeden sert şekilde vazgeçmek ya da kurda ani ve sert hareketlere izin vermek ekonomiye zarar verir. Önümüzdeki dönemde iç talebin desteklendiği bir yapı sürerken enflasyonun görece yüksek seyretmesi olasıdır. Uzun vadede ise temel ihtiyaç, doğru fiyatların oluştuğu, beklentilerin çıpalandığı ve dış talebe dayalı büyüme ile desteklenen güçlü bir ekonomik çerçevedir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST Girişim Programı 2026 Başvuruları Başladı Haber

TEKNOFEST Girişim Programı 2026 Başvuruları Başladı

Türkiye’nin tam bağımsızlık vizyonu ve Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda 2022 yılında hayata geçirilen program, TEKNOFEST teknoloji yarışmalarına başvuran takım ve üyelerine özel olarak kurgulandı. Program; yüksek potansiyel taşıyan projelerin sürdürülebilir girişimlere dönüşmesini, küresel pazarda rekabet gücü elde etmesini ve hızlı bir şekilde ölçeklenmesini hedefliyor. Girişimlerin Büyümesini Hızlandıran Kapsamlı Destek Ekosistemi 2022 yılından bu yana 50 mezun girişime toplamda 13 milyon TL maddi destek sağlayan TEKNOFEST Girişim Programı, bu yıl da girişimcilerin operasyonel ve stratejik ihtiyaçlarını kapsayan 11 farklı destek paketi sunuyor. Program kapsamında; iş modeli geliştirme, finansal planlama ve pazar analizi gibi alanlarda kapsamlı eğitimlerin yanı sıra uzmanlardan birebir mentorluk, İstanbul’un her iki yakasında konumlanan T3 Girişim Merkezlerinde ofis kullanımı, yatırımcı görüşmeleri ve iş birliği toplantıları, Take Off Girişim Zirvesi’ne katılım imkânı ile güçlü bir ağ ve görünürlük desteği sağlanıyor. Ayrıca girişimler, yatırımcılar ve sektör profesyonelleri karşısına çıkabilecekleri TEKNOFEST Girişim Gösteri Günü’nde projelerini sunma fırsatı elde ediyor. Girişim Aşamalarına Özel Güçlü Finansman Desteği Programın yeni döneminde ise girişimlerin aşamalarına göre özelleştirilmiş finansal destekler dikkat çekiyor; Ön Kuluçka kapsamında programı başarıyla tamamlayan ekiplere 100 bin TL’ye kadar malzeme desteği sağlanırken, Ön Kuluçka sürecinde veya sonrasında şirketleşen girişimlere 500 bin TL yatırım imkanı sunuluyor. Hızlandırma aşamasını başarıyla tamamlayan girişimler ise 1 milyon TL yatırım desteğinden faydalanabiliyor. Teknoloji dünyasında yerini almak ve projesini geleceğe taşımak isteyen girişimciler için başvuru tarihi 27 Nisan’da sona erecek. Adaylar, başvurularını ise https://mth.tc/TGP2026 adresi üzerinden gerçekleştirebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fırsat Eşitliği Modeli’nde Yeni Dönem Haber

Fırsat Eşitliği Modeli’nde Yeni Dönem

Kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiği buluşmada, 50 kurumdan 90 katılımcı yeni döneme ilişkin çerçeveyi değerlendirdi. Fırsat Eşitliği Modeli (FEM), iş dünyasında işe alım, eğitim, kariyer gelişimi ve liderlik süreçlerinde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir dönüşüm modeli olarak uygulanıyor. Farklı sektörlerden kurumların katılımıyla yürütülen model, yalnızca politika düzeyinde değil, iş yapış biçimlerinde de sürdürülebilir ve ölçülebilir bir dönüşüm sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen FEM 2.0 ile modelin yapısında kapsamlı bir dönüşüm öngörülüyor. FEM 2.0 ile süreçler dijitalleşiyor, izleme mekanizması güçleniyor Toplantıda tanıtılan FEM 2.0 kapsamında değerlendirme süreçlerinin dijital platformlar üzerinden yürütülmesi, kurumların gelişiminin düzenli olarak izlenmesi ve elde edilen verilerin şeffaf biçimde raporlanması planlanıyor. Bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle birlikte modelin güvenilirlik ve hesap verebilirlik boyutunun artırılması hedefleniyor. Dokuz ana başlık ve 90’dan fazla sorudan oluşan değerlendirme yapısı, kurumların yalnızca politika düzeyindeki yaklaşımlarını değil; çalışan deneyimini, geri bildirim süreçlerini ve sürdürülebilirlik anlayışını da kapsayacak şekilde kurgulanıyor. FEM 2.0 ile dijital izleme araçları, gelişim modülleri ve etki raporlarının da sürece dahil edilmesi planlanıyor. Esra Bezircioğlu: “FEM artık sürekli izlenen ve gelişen bir yapıya dönüşüyor” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, FEM 2.0’ın yaklaşımına ilişkin yaptığı değerlendirmede modelin geldiği noktaya dikkat çekti. Bezircioğlu, “FEM Sertifikası’nı bir sonuçtan ziyade bir başlangıç olarak ele alıyoruz. Fırsat eşitliği, tek seferlik bir uygulamayla sağlanabilecek bir hedef değil; kurumların kültürüne yerleşmesi ve düzenli olarak izlenmesi gereken bir süreç. Bugün sertifika sahibi kurumların bu yaklaşımı kendi yapılarına entegre ettiğini görmek önemli bir gelişme. FEM 2.0 ile süreci daha sistematik ve veri temelli bir yapıya kavuşturuyoruz. Yeni model, kurumların mevcut durumunu değerlendirmekle kalmayacak, gelişim süreçlerini izleyerek yol gösterici bir çerçeve sunacak. Bu yaklaşımın, kurumların iş yapış biçimleri üzerinde daha belirgin bir etki yaratacağını düşünüyoruz” dedi. Bezircioğlu, modelin kapsayıcılık ve erişilebilirlik boyutuna ilişkin olarak ise şunları kaydetti: “FEM 2.0 ile modelimizin kapsamını farklı çeşitlilik alanlarını da içerecek şekilde genişlettik. Fırsat eşitliği yaklaşımının daha geniş bir kurumsal tabana yayılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda özellikle orta ölçekli işletmelerin sürece daha aktif katılımını destekleyecek, daha erişilebilir ve kademeli uygulama modelleri üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, fırsat eşitliğini iş dünyasının tamamında benimsenen ve uygulanan bir standart haline getirmek.” İş dünyasında fırsat eşitliği vurgusu Toplantıya katılan temsilciler, iş dünyasında fırsat eşitliğinin güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, kurumsal sürdürülebilirlik ve rekabet gücü açısından da kritik bir unsur olduğuna dikkat çekti. Katılımcılar, bu alandaki dönüşümün kalıcı ve etkili olabilmesi için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin çok paydaşlı bir yaklaşımla ilerlemesinin önemine işaret eden temsilciler, daha kapsayıcı ve adil bir iş dünyası için birlikte çalışma kararlılığını dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi” Haber

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi”

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu gelişmenin özellikle ihracat odaklı sektörler için yeni fırsatlar yaratacağını ve Türkiye–Avrupa sanayi entegrasyonunu daha da güçlendireceğini belirtti. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi ve stratejik bir gelişme olarak değerlendirdi. Karadeniz, Türkiye’nin AB–Türkiye Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinde önemli bir aktör olarak kabul edilmesinin, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin doğal bir parçası olarak görülmesinin, sanayimizin üretim gücünü ve güvenilir tedarikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Karadeniz, “Özellikle otomotivden beyaz eşyaya, plastikten inşaata kadar birçok sektörde Türkiye’de üretilen parçalar ve ürünler, Avrupa üretim zincirinin güvenilir bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu durum, Türk firmalarının Avrupa projelerine doğrudan katılmasını ve ihracat hacimlerini artırmasını sağlayarak sanayimiz için stratejik bir avantaj yaratıyor” dedi. “Plastik sektörü Avrupa sanayisi için önemli bir partner” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, beyaz eşyadan inşaata kadar 45’i aşkın sektörün temel girdisini sağlayan stratejik bir üretim alanı olduğunu vurgulayan Karadeniz, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tedarik kabiliyeti sayesinde Avrupa sanayisi için önemli bir partner konumunda bulunduğunu ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 14 bin üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, sektörün 300 bini aşkın kişiye doğrudan, toplamda 1 milyondan fazla kişiye ise dolaylı istihdam sağladığını söyleyen Karadeniz, 10 milyar doları aşan ihracat hacmiyle ekonomiye önemli katkı sunduğunu belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını belirtti. “Kamu ve özel sektör iş birliği, sürece katkı sağladı” Bu sürecin oluşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sektör temsilcilerinin yürüttüğü çalışmaların önemli rol oynadığını kaydeden Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu: “Bu süreçte başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakanlığı bürokratları, iş dünyası kuruluşları ve sektör temsilcileri önemli katkılar sundu. Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.” “Sürdürülebilir üretim ve rekabet gücü güçlenecek” Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin aynı zamanda yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımları açısından da önemli fırsatlar yaratacağını belirtti. PLASFED olarak Türk plastik sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak, Avrupa pazarındaki entegrasyonunu derinleştirecek ve sürdürülebilir üretim dönüşümünü hızlandıracak her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Karadeniz, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosistemindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İMSAD’ın Yeni Dönem Başkanı Murat Savcı Oldu Haber

Türkiye İMSAD’ın Yeni Dönem Başkanı Murat Savcı Oldu

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin (Türkiye İMSAD) 39. Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda 2026-2029 dönemini kapsayan 3 yıl için görev yapacak yönetim ve denetim kurulları belirlendi. 5 Mart 2026’da Marriott Asia’da gerçekleştirilen toplantıda, Saint Gobain Türkiye CEO’su ve İzocam ile Weber Yönetim Kurulu Üyesi Murat Savcı Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. “Sektörümüzün kaos yönetimi marifeti tarihi fırsatları yakalamak için teminatımızdır” Türkiye İMSAD 2020-2023 ve 2023-2026 Dönemleri Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, başkanlığı döneminde sürdürülen çalışmaları ve sektöre yönelik değerlendirmelerini paylaşarak; "Son 6 yılda küresel pandemi, ekonomik türbülanslar ve büyük deprem felaketi gibi tarihe iz bırakan zorlu bir dönemden geçtik. Tüm bu şoklara rağmen inşaat malzemesi sanayimiz, ihracatını 31 milyar dolara taşıdı ve dünyanın en büyük 5. üreticisi konumuna yükseldi. Sektörümüzün bu süreçte sergilediği 'kaos yönetimi' marifeti, önümüzdeki on yılın tarihi fırsatlarını yakalamak için en büyük teminatımızdır” dedi. “Bayrak değişimi yapıyoruz ancak sorumluluklarımız devam edecek” Tayfun Küçükoğlu; “Altı yıl önce bu onurlu göreve başladığımda hissettiğim heyecan, bugün yerini büyük bir huzur ve gurura bırakmıştır. Sektör olarak yorulduk ama güçlendik. Anadolu her zaman umut var etmiştir; olumlu düşünenin ve gelişim için mücadele edenin karşılığını aldığı bir coğrafyadır. Türkiye İMSAD’ın 42 yıllık köklü gelenekleri ve kurumsal yapısı, başarımızın şifresidir. Bugün bir bayrak değişimi yapıyoruz ancak sorumluluklarımız büyüyerek devam edecektir. Birlikte çalıştığım Yönetim Kurulu arkadaşlarıma, komitelerimize, paydaşlarımıza ve profesyonel ekibimize minnettarım. Yeni dönemde görev alacak arkadaşlarıma gönülden başarılar diliyorum” diyerek sözlerini noktaladı. “Türkiye İMSAD’ın etki alanını genişletmek ve değer üretmek amacıyla yola çıkıyoruz” Sözlerine sektöre ve Türkiye İMSAD’a değerli katkılar sunan önceki dönem başkanı Tayfun Küçükoğlu ve Yönetim Kuruluna teşekkür ederek başlayan Saint-Gobain Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD üyelerinden Weber, İzocam ve Dalsan’ın Yönetim Kurulu Üyesi Murat Savcı; “38. Dönem Yönetim Kurulumuz tarafından hayata geçirilen çalışmalar, bugün üzerine yeni hedefler koyabileceğimiz sağlam bir zemin oluşturmuştur. Bizler de bu güçlü zemini daha ileri taşımak, Türkiye İMSAD’ın etki alanını genişletmek ve değer üretmek amacıyla yola çıkıyoruz. Yönetim Kurulumuza gösterdiğiniz güven ile üstlendiğimiz bu sorumluluğu; etkin, kapsayıcı ve sonuç odaklı bir anlayışla yerine getirmek için kararlılıkla çalışacağız” dedi. “Rotamızı birlikte belirleyip yeni projeler hayata geçireceğiz” Önümüzdeki dönem devam eden faaliyetlerin yanı sıra etki alanını büyüteceklerini aktaran Murat Savcı; “Türkiye İMSAD; sektörümüzün güç birliği platformu ve ortak aklın temsilcisidir. Küresel dönüşümler ve ekonomik dalgalanmalar, dayanışmanın ve inovatif yaklaşımların önemini her zamankinden daha fazla ortaya koymaktadır. Bir önceki dönemde yürüttüğümüz projelerimize, yeni dönemde de tüm hızıyla devam ederken; değerli üyelerimizin katkısı ve komitelerimizin deneyimiyle rotamızı birlikte belirleyip yeni projeleri de hayata geçireceğiz. Yeni dönemde özellikle; ülkemizin deprem güvenliği, sektörümüzün uluslararası rekabet gücü ve ihracat, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm, yönetmelikle ve mevzuat, kalite, AR-GE, inovasyon, kamu, diğer kurum ve dernekler ile ilişkiler konularında gayretli çalışmalarımız devam edecek” dedi. “Birlikteliğimiz sektörümüzün gücünü artıracak” Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” vizyonunu hatırlatan Murat Savcı; “Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden birini oluşturan bu vizyonun bugünlerde yakın çevremizdeki olaylara ve savaşlara bakarak ne kadar doğru ve yön gösterici olduğunu görüyoruz. Bu vesile ile yakın coğrafyamızdaki tüm savaşların bir an önce bitmesini ve bölgedeki tüm insanlara barış ve huzur gelmesini diliyorum. Tüm üyelerimize ve paydaşlarımıza güvenleri, destekleri ve katkıları için tekrar teşekkür ediyor; Türkiye İMSAD’ın yeni döneminin hepimize başarı, güç ve ilham getirmesini temenni ediyorum. İnanıyorum ki birlikteliğimiz, sektörümüzün gücünü artıracak, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına daha güçlü katkılar sunmamızı sağlayacaktır” diyerek sözlerini tamamladı. Sürdürülebilir enerji çözümleri Türkiye İMSAD üyeleri için stratejik bir oyun alanı Türkiye İMSAD 39. Olağan Seçimli Genel Kurul’unda İstanbul Topkapı Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Büyükelçi Kerem Alkin "Enerji Jeopolitiği ve 2026 Senaryoları" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Dünyanın "İkinci Merkantilizm" olarak adlandırılan, bilginin ve verinin mutlak güç olduğu yeni bir döneme girdiğini belirten Kerem Alkin; küresel ticaret koridorlarındaki değişimin ve kritik mineraller üzerindeki rekabetin inşaat sanayisi için yeni fırsatlar ve riskler barındırdığını vurguladı. Özellikle veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacına dikkat çeken Kerem Alkin, bu merkezlerin inşasında kullanılacak yeni nesil inşaat malzemelerinin ve sürdürülebilir enerji çözümlerinin Türkiye İMSAD üyeleri için stratejik bir oyun alanı sunduğunu ifade etti. Kerem Alkin ayrıca, 2026 yılına dair altın, bakır ve enerji fiyatları üzerindeki jeopolitik baskıların, sanayiciler tarafından yakından takip edilmesi gereken bir "maliyet yönetimi" süreci başlattığının altını çizdi. Kerem Alkin altın, bakır ve enerji fiyatları üzerindeki jeopolitik baskıların yanı sıra, dolar endeksindeki dalgalanmaların Euro-Dolar paritesi üzerinden ihracat pazarlarını etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sanayiciler tarafından yakından takip edilmesi gereken bu "maliyet yönetimi" sürecinde, yüksek kredi maliyetleri ve enflasyonist baskılara karşı finansal dayanıklılığın ve yeni nesil ticaret koridorlarında (Kalkınma Yolu, Üç Deniz İnisiyatifi vb.) yer almanın vazgeçilmez bir strateji olduğunun altını çizdi. Türkiye İMSAD yeni Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı hakkında: 1967 yılında Adana’da doğan Murat Savcı, 1985 yılında Tarsus Amerikan Koleji’nden ve 1990’da İTÜ İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. 1991-1994 yılları arasında Almanya Dortmund Teknik Üniversitesi’nde inşaat ekonomisi ve hukuku konularında master yapmış ve aynı dönemde Üniversite’de inşaat fiziği alanında asistan olarak görev almıştır. 1994 yılında Almanya’da iş hayatına başlayan Murat Savcı, 1994-2005 yılları arasında çeşitli Alman şirketlerinde ve inşaat gruplarında Proje Müdürlüğü görevini üstlenmiştir. Murat Savcı, 2005 yılında Türkiye’de kurucusu olduğu inşaat şirketinde 2007 yılına kadar Genel Müdür olarak görev yapmıştır. 2007-2012 yılları arasında ise Avusturya merkezli Baumit firmasının Türkiye Genel Müdürlüğü görevini üstlenmiştir. 2012-2019 yılları arasında Belçika merkezli global yatırım grubu Koramic Investment Holding bünyesinde, Koramic Chemicals NV’de Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup Şirketlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev alan Murat Savcı, eş zamanlı olarak Koramic Yapı Kimyasalları A.Ş.’de Yönetim Kurulu Başkanı görevini yürütmüştür. Murat Savcı 2020-2026 yılları arasında Saint-Gobain ve Alghanim Grup ortaklığı olan İzocam Tic. ve San. A.Ş.’de Genel Direktörlük ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Murat Savcı, 2 Şubat 2026 tarihinden itibaren Saint-Gobain Türkiye’nin tüm faaliyetlerinden sorumlu olarak CEO görevini yürütmektedir. 2009-2017 yılları arasında İZODER Yönetim Kurulu Üyeliği yapmış olan Murat Savcı, 2020 yılından itibaren 14. ve 15. Dönem İZODER Yönetim Kurulu Üyesidir. 2020 yılından bu yana Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi olan Murat Savcı, 2023 yılından itibaren TÜSİAD Üyesidir. Çok iyi derecede İngilizce ve Almanca bilmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu Haber

8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 14–17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de yapılacak 31. Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenen yarışma, genç tasarımcıları doğal taş sektörüyle buluşturuyor. Dekoratif ev eşyaları temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, bu yıl, Türkiye, Almanya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Polonya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden toplam 724 proje başvurusu yapıldı. Tasarımcılar ve firma temsilcileri Fuar İzmir’de buluştu Jüri değerlendirmesi ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelerin ardından 19 tasarım finale kalarak projelerin üretime geçirilmesine karar verildi. Finale kalan genç tasarımcılar, Fuar İzmir’deki tasarımcı ve firma buluşmasında projelerini sektörün önde gelen üretici firmalarına sundu. Değerlendirmeler sonucunda tasarımcı ve firma eşleşmeleri; Arda Uluç Aydın – Gürmas Makina, Begüm Sucu – Megamer, Berke Güntürk, Begüm Kübra Çetin ve Beste Çetin – Kar Maden, Beyza Doğan – Alimoğlu Marble – Granite İzmir, Ece İldeniz – Sirmersan Mermer, Defne Turan – Çizgi Mermer Granit, Gülşah Kamacı – Megamer, Hilal Akyüz – Ebla Stone, Hümeyra Kocayiğit iki projesiyle Başaranlar Marble, Kerem Iskar – İz Granit Madencilik, Tuğba Koşak – Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, Ulviye Akgul, Büşra Nur Kılınçarslan ve Arda Deniz Yücel – Laodikeia Marble, Ayşe Melek Güngör – Şenler Marble, Batuhan Duran – Mercan Tasarım, Oğuz Erten – Alimoğlu Marble Afyon, Oğuz Erten – Sirmersan Mermer, Şüheda Nur Akpınar – Megamer, Yağmur Çelik – Mercan Tasarım şeklinde oluştu. Erdoğan Akbulak’ın adı Değişik Tasarım Yarışması’nda yaşatılacak İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, yarışmanın sektöre sağladığı katkıya dikkat çekerek, “Bu yarışmayı, doğal taş sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Yarışma, genç tasarımcıların sektöre adım atmasına imkan sağlarken firmalarımızın üretim kabiliyetini ve katma değerli üretim potansiyelini de görünür hale getiriyor. Bu sürecin oluşmasında emeği olan tüm üretici firmalarımıza, jüri üyelerimize ve öğrencilere teşekkür ediyorum” dedi. Cumalıoğlu, bu yıl yarışma kapsamında, doğal taş sektörüne ve Marble İzmir’e uzun yıllar katkı sunan, kısa süre önce yaşama veda eden Silkar Madencilik’in sahibi iş insanı Erdoğan Akbulak anısına bir özel ödül vermeyi planladıklarını belirterek, Akbulak’ın sektöre bıraktığı izi bu yarışma aracılığıyla yaşatmak istediklerini dile getirdi. Üreticilerden yarışmaya güçlü destek Yarışmaya üretici olarak destek veren firma temsilcileri de organizasyonun sektöre sağladığı katkılara dikkat çekti. Çizgi Mermer Granit Kurucu Ortağı ve yarışmanın jüri üyesi Remzi Boncuk, Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nın format olarak benzer yarışmalardan ayrıştığını belirterek, “Uzun yıllardır bu yarışmada üretici firma olarak yer alıyoruz, aynı zamanda jüride de bulunuyorum. Bu yarışma, finale kalan ürünlerin üretilmesi ve jüri tarafından birebir gerçek boyutları üzerinden değerlendirilmesiyle öne çıkıyor. Diğer yarışmalarda görseller ve renderlar üzerinden kararlar verilirken, üretim aşamasında bazı ürünlerin hayata geçirilemediğini görüyoruz. Bu yönüyle yarışmanın dünyada da örnek olabilecek bir format sunduğunu düşünüyorum. Burada kamusal bir fayda var; öğrencilere sunum yapma ve tasarımlarını üretme imkanı tanınması da süreci güçlü bir eğitim deneyimine dönüştürüyor” dedi. “Uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi” Üretici olarak yarışmaya destek veren TÜMMER Başkan Vekili ve Başaranlar Mermer Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Serter ise yarışmanın sektörün geleceği açısından taşıdığı önemi vurgulayarak, “Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nı çok önemsiyorum çünkü son yıllarda yalnızca ulusal ölçekte değil, uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi. Bu yarışma sayesinde mimar ve tasarımcı adayı gençler doğal taşı teorinin ötesinde, proje ve üretim süreci içinde birebir tanıyor. Türkiye’de doğal taşın mimari projelerde ve özel objelerde her alanda kullanılabildiğini ve birçok firmanın bu ürünleri üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu görüyorlar. Sektörün geleceğin tasarımcıları ve mimarlarıyla buluşması açısından bu süreci çok değerli buluyorum. Katma değerli üretim ve verimlilik açısından da önemli olan bu organizasyona önümüzdeki yıl daha fazla firmanın katılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. “Gençler için tasarımdan üretime açılan kapı” Jüri Üyesi ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. Selçuk Demirci, “Bu yarışma, öğrenciler için tasarımdan üretime geçişi görme ve sektöre ilk adımı atma fırsatı sunuyor. Tasarladıkları ürünlerin hayata geçtiğini görmek, gençler için çok değerli bir deneyim. Bu sürecin hayata geçirilmesini sağlayan İZFAŞ’a ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum” dedi. Ödüller açılış günü sahibini bulacak Üretimi gerçekleştirilecek tasarımlar, 14 Nisan 2026 tarihinde Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenecek final ve ödül töreniyle birlikte sergilenecek. Yarışmada birincilik ödülü 200 bin TL, ikincilik ödülü 130 bin TL, üçüncülük ödülü ise 65 bin TL olarak belirlendi. Bunun yanı sıra Ege İhracatçı Birlikleri Özel Ödülü, firma özel ödülleri, tasarım tescil desteği, yazılım ve tatil ödülleri, üretim ve staj olanakları da yarışma kapsamında yer alacak. En fazla başvuru yapan üniversiteye ise 3D yazıcı hediye edilecek. Yarışmanın hedefi, katma değer ve rekabet gücü sağlamak Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması; katma değeri yüksek tasarımların ortaya çıkarılmasını, doğal taş sektörünün uluslararası pazardaki rekabet gücünün artırılmasını ve genç tasarımcıların desteklenmesini amaçlıyor. Yarışmacılar; mevcut doğal taşlar veya doğal taş artıklarını kullanarak geliştirdikleri dekoratif ev aksesuarları, tekil mobilyalar, ev ve ofis kullanımına yönelik katma değerli ürünler ile lavabo ve küvet gibi tasarımlarla yarışmaya katılıyor. Tasarımların üretilebilir nitelikte olması ise değerlendirmede önemli kriterler arasında yer alıyor. Yarışmanın değerlendirme süreci ise akademi, tasarım dünyası ve sektörün deneyimli isimlerinden oluşan jüri tarafından yürütülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik’te Üst Yönetimde Yeni Dönem Haber

Arçelik’te Üst Yönetimde Yeni Dönem

Dünya genelinde 55’ten fazla ülkede faaliyet gösteren ve 50.000’e yakın çalışanıyla Avrupa’nın en büyük beyaz eşya şirketi konumunda bulunan Arçelik’te bayrak değişimi gerçekleşiyor. Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu, olağan Genel Kurul itibarıyla Arçelik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı (Ticari - Türkiye ve Güney Asya) ve Arçelik Pazarlama A.Ş. Genel Müdürü olarak görev yapmakta olan Can Dinçer’e devredecek. Arçelik CEO’su olarak 11 yıl, Koç Topluluğu bünyesinde ise 32 yıl görev yapan Hakan Bulgurlu, şirketin küresel ölçekte dönüşümüne ekibiyle liderlik etti. Onun döneminde Arçelik, Avrupa’da 1. sıraya ve dünyada ilk 3 oyuncu arasına yükseldi. Sürdürülebilirlik performansı uluslararası endekslerde üst sıralara taşınırken, çevresel ve sosyal sorumluluk şirketin stratejik önceliklerinin merkezine yerleşti. Dawlance, Voltas Beko, Singer Bangladesh, Hitachi ve Whirlpool ile gerçekleştirilen iş birlikleri ve entegrasyon süreçleriyle şirketin coğrafi ayak izi ve küresel rekabet gücü önemli ölçüde güçlendirildi. Hakan Bulgurlu, Haziran ayına kadar Beko BV Yönetim Kurulu Üyesi ve Avrupa Ev Aletleri Üreticileri Birliği (APPLiA) Başkanı olarak görevlerine devam edecek. Arçelik Genel Müdürü olarak atanan Can Dinçer, 33 yıllık kariyeri boyunca Türkiye’den Avrupa, Amerika ve Asya-Pasifik’e uzanan geniş bir coğrafyada liderlik sorumlulukları üstlendi. Dokuz yılı aşkın süredir Arçelik Pazarlama A.Ş. Genel Müdürü olarak görev yapan Dinçer, 2018 yılından bu yana Arçelik’in de Türkiye ve Güney Asya’dan sorumlu Ticari Genel Müdür Yardımcılığı görevini de yürütmektedir. Bu süreçte bayi-servis teşkilatının ve ekibinin gücüyle Arçelik markasının Türkiye’deki pazar konumunun güçlenmesine katkı sağlamıştır. Aynı zamanda Güney Asya bölgesinde sürdürülebilir büyümenin devamlılığında etkin rol oynamıştır. Dinçer ayrıca Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Başkanlığı görevini 2019-2023 yılları boyunca yürüterek sektörün gelişimi, rekabet gücü ve sürdürülebilir dönüşüm süreçlerinde aktif rol almıştır. Arçelik Pazarlama A.Ş. Genel Müdürlüğü görevine ilişkin atama, daha sonra kamuoyuna duyurulacaktır. Arçelik küresel büyüme stratejisini aynı kararlılıkla sürdürürken, Türkiye operasyonları da bu yolculukta güçlü ve belirleyici rolünü korumaya devam edecektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.