Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rekabet Gücü

Kapsül Haber Ajansı - Rekabet Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet Gücü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hububat Bakliyat Yağlık Tohumlar Sektörü 2025 Yılında İhracata Damgasını Vurdu Haber

Hububat Bakliyat Yağlık Tohumlar Sektörü 2025 Yılında İhracata Damgasını Vurdu

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’yse 2025 yılında ihracatını yüzde 23’lük artışla 963 milyon dolardan 1 milyar 185 milyon dolara taşıdı ve Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu. 2025 yılı performanslarını “Yoğun ve verimli bir yılı geride bıraktık” diye özetleyen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, yürüttükleri faaliyetler açısından oldukça hareketli, aynı zamanda yoğun bir mücadele sürecini geride bıraktıklarını söyledi. Bitkisel yağ sektörü açık ara lider “Sektörümüz gerek üretim altyapısı gerekse ihracat hacmiyle Türkiye'nin gıda ihracatında lokomotif sektörlerden biri” diyen Öztürk, “İhracatımızda öne çıkan alt sektörler 602 milyon dolarla bitkisel yağlar, 151,6 milyon dolarla hayvan yemleri, 124,5 milyon dolarla çikolatalı şekercilik mamulleri, 99,5 milyon dolarla yağlı tohumlar ve 68 milyon dolarla hububattan mamul ürünler” oldu şeklinde özetledi. Cezayir, Libya ve Suudi Arabistan ilk üçte İhraç pazarları hakkında da bilgi veren Başkan Öztürk şöyle devam etti; “Cezayir’e 185 milyon dolarlık ihracat yaptık ve ihracatımızda birinci sıradaki yerini korudu. Libya 82 milyon dolarlık ihracatla ikinci olurken Suudi Arabistan’a ihracatımız yüzde 68’lik artışla 42 milyon dolardan 71 milyon dolara çıktı ve Suudi Arabistan en çok ihracat yaptığımız ülkeler sıralamasında üçüncü sıraya yükseldi. Bu ülkeleri 65 milyon dolarlık ihracatla Cibuti ve 51 milyon dolarlık ihracatla ABD izledi.” Öztürk; “2026 yılı ihracat hedefimiz 1,4 milyar dolar” Sektör olarak uluslararası standartlara uygun üretim yapan, ürün çeşitliliği çok geniş ve rekabet gücü yüksek bir yapıya sahip olduklarının altını çizen Öztürk, “Un, makarna, bitkisel yağlar, bisküvi, çikolata, şekerli mamuller, baharatlar ve evcil hayvan mamaları gibi pek çok üründe dünya çapında güçlü konumdayız. Birlik olarak hedeflerimizi büyütmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda 2026 yılı için ihracat hedefimizi 1,4 milyar dolar olarak belirledik. Bu hedef doğrultusunda çok daha yoğun bir pazarlama takvimi oluşturduk ve çalışmalarımıza şimdiden başladık” ifadelerini kullandı. Sektörümüze Foodist İstanbul Fuarını kazandıracağız Sektörlerini uluslararası alanda tanıtmak amacıyla Türkiye genelindeki 6 ihracatçı birliği Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markası çatısı altında güç birliğine gittiklerini hatırlatan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, 2026 yılı planlarını şu sözlerle özetledi; “2026’da bu organizasyonlara yine ortak güçle katılım sağlayacağız. Bu yıl sektörümüzde yeni bir fuara da merhaba demenin hazırlığı ve heyecanı içindeyiz: Foodist İstanbul Fuarını, Türkiye Gıda Platformu çatısı altında 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap İstanbul’da sektörle buluşturacağız. Dünyanın ilk 3 gıda fuarı arasına girme hedefiyle büyük bir adım attığımız yeni fuarın ülkemizin uluslararası arenadaki iddiasını gözler önüne serecek bir buluşma noktası olacağından hiç şüphemiz yok.” Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin biri hububat, diğeri kedi-köpek mamaları sektöründe başlatmış olduğu iki UR-GE projesiyle projede yer alan firmalarımızın ihracat kapasitelerini geliştirmek için çaba göstereceklerini vurgulayan Başkan Öztürk, bu projelere ilave ABD’de Türk gıdasının tanıtımı kapsamında Turkish Tastes Turquality Projesi ve şekerli mamuller sektörünün ihracatını artırmak için ABD, Kanada ve Meksika’da “Şekerli Mamuller Turquality Projesi”ni 2026 yılında sürdüreceklerini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Paslanmaz Çelik 2026 Yılına Yeni Umutlarla Giriyor  Haber

Paslanmaz Çelik 2026 Yılına Yeni Umutlarla Giriyor 

Son yıllarda giderek artan dampingli ithalat nedeniyle rekabet gücü zayıflayan paslanmaz çelik sektörü, 2026’da yerli sanayiyi güçlendirecek düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesini bekliyor. Sanayinin en güçlü kolları arasında yer alan sektör, yurt dışı menşeli dampingli ürünler karşısında uzun süredir varoluş mücadelesi veriyor. Uzay teknolojilerinden savunma sanayisine, mutfak eşya ve ekipmanlarından otomotive, sağlıktan enerjiye, gıdadan gündelik yaşamda kullanılan malzemelere kadar birçok sektörde kullanılan paslanmaz çelik, ekonominin stratejik girdileri arasındaki yerini koruyor. Artan ithalat baskısı ve fiyat kırma uygulamalarının yarattığı haksız rekabet sorunuyla mücadele eden paslanmaz çelik sektörünün temsilcileri, anti-damping vergisi içeren stratejik korumanın sektöre yeniden can vereceğinin altını çiziyor. Koruma Önlemleri Hayati Önem Taşıyor Uzak Doğu ve Asya menşeili ürünlerin düşük fiyatlarla iç piyasaya girmesinin piyasa dengelerini bozduğunu ve yerli üreticiyi üretim yapamaz hale getirdiğini ifade eden Paslanmaz Çelik Sanayi Derneği (PASSAD) Genel Sekreteri Dr. Erdem Şireli, “Milli ekonominin önemli sütunlarından paslanmaz çeliğin, haksız rekabetten korunması için devletimiz tarafından uygulanacak koruma önlemleri hayati önem taşıyor. Yerli üretimi koruyan ithalat rejimi kararları, anti-damping uygulamaları ile yerli üretimi teşvik eden düzenlemeler, yeni yatırımların önünü açacak temel anahtarlardır. Yerli üreticinin korunduğu bir iklim, doğrudan yeni yatırımlara zemin hazırlar” diyerek, stratejik korumanın, sektörün geleceğine yön vereceğini ifade etti. Şireli sözlerini şöyle sürdürdü: “Pek çok sektörün temel taşı olan paslanmaz çelik gibi kritik bir ham maddede dışa bağımlılığı azaltmak ancak güçlü bir yerli üretimle mümkün. Bu güç de ancak adil rekabet ortamının sağlanmasıyla mümkün. Ülkemizi, bu alanda bölgesel bir güç haline getirmek için sektörümüze yön vermek gibi bir hedefimiz var. Devletimizin, üretim yapan ve istihdam sağlayan sanayicinin yanında durmaya devam edeceğine inancımız tam. PASSAD olarak yerli üreticilerimiz, servis merkezlerimiz ve sektörümüzün tüm paydaşları ile ülkemizin geleceği için çalışmaya devam edeceğiz.” PASSAD Türkiye’nin İlk Paslanmaz Çelik Sektörü Raporunu Hazırladı Dernek olarak 2025 yılının sektör açısından verimli geçen bir yıl olduğunu belirten Erdem Şireli, “İstanbul Teknik Üniversitesi ile imzalamış olduğumuz protokol kapsamında son derece önemli çalışmalar yaptık. Türkiye Paslanmaz Çelik sektörünün en büyük buluşması olarak nitelendirilen I. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde sektörün tüm paydaşlarının temsil edildiği 500’e yakın akademisyen, profesyonel ve öğrenci ile bir araya geldik. İTÜ’nün değerli akademisyenleri ile kaleme aldığımız I. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi Sonuç Raporu, sektörümüz için bir ilk olma özelliğini taşıyacak. Sektörümüzün geleceğine yön verecek böyle değerli bir çalışmaya vesile olduğumuz için PASSAD olarak büyük memnuniyet duyuyoruz. İTÜ ile gelecek dönemde birçok önemli projeye daha imza atacağız. Hazırladığımız burs programı, yüksek lisans öğrencileri için hayata geçireceğimiz paslanmaz çelik dersi gibi konular da üzerinde durduğumuz önemli uygulamalardan bazıları. 2025 yılı sektörümüz için verimli bir yıl oldu. 2026 yılında da sektörün birleştirici gücü olmaya, fark yaratan projeler üretmeye devam edeceğiz” dedi.

Vodafone, Gaziantep’teki Yeni Teknoloji Merkezi İle Anadolu Sanayisini Geleceğe Hazırlayacak Haber

Vodafone, Gaziantep’teki Yeni Teknoloji Merkezi İle Anadolu Sanayisini Geleceğe Hazırlayacak

Şirket, iki yıl boyunca üstleneceği ana sponsorluk kapsamında kurduğu Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi ile işletmelere akıllı fabrika, enerji güvenliği ve siber güvenlik gibi yenilikçi teknoloji çözümlerini gerçek bir üretim ortamında deneyimleme fırsatı sunacak. İşletmelerin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren “Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi”, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde açıldı. Türkiye’nin sanayide dönüşüm kapasitesini artırmayı hedefleyen ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle kurulan Uygulamalı KOBİ Yetkinlik Merkezi (Model Fabrika) içinde açılan merkez, işletmelerin gerçek üretim ortamında dijital dönüşüm teknolojilerini deneyimlediği bir alan olarak faaliyet gösterecek. Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi’nin açılışına Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ve Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun yanı sıra kamu kuruluşları, sivil toplum ve akademi temsilcileri ile çok sayıda iş insanı katıldı. Açılış töreninde konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin Gaziantep’in güçlü sanayisine vurgu yaptı. Şahin sözlerine şöyle devam etti: “Dijital dönüşüm artık sadece bir tercih değil, şehirlerin geleceğini belirleyen en stratejik alanlardan biri. Gaziantep olarak akıllı şehir teknolojilerini sanayimizle, üretim kapasitemizle ve genç insan kaynağımızla entegre eden güçlü bir model oluşturduk. Vodafone Business Tech Hub, bu vizyonun önemli bir ayağını tamamlıyor. Burada geliştirilecek çözümler hem işletmelerimizin verimliliğini artıracak hem de gençlerimize teknoloji tabanlı istihdam ve girişim fırsatları sunacak. Gaziantep’in üretimdeki gücünü dijitalleşmeyle daha ileriye taşıyacak bu iş birliğini şehir adına çok kıymetli buluyoruz.” “5 kıtadaki 5G deneyimimizi Türkiye’ye taşıyoruz” Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Gaziantep Model Fabrika’nın Anadolu sanayisi için önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Artık 5G geleceğin değil bugünün teknolojisi. 5G’yi 1 Nisan 2026 itibarıyla tüm Türkiye’de hayata geçireceğiz. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi ülkemize taşıyarak Türkiye’nin 81 ilinde, 922 ilçesinde en kapsamlı 5G hizmetini sunacağız. Model Fabrika içinde yer alan Vodafone Business Tech Hub, işletmelerimizin 5G’yi ve dijitalleşmenin tüm olanaklarını yerinde deneyimleyeceği, üretim verimliliğini ve rekabet gücünü artıracağı stratejik bir merkez olacak. Vodafone Business olarak Türkiye’deki her işletmenin yanında olmaya ve onları geleceğin teknolojileriyle buluşturmaya devam edeceğiz.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu da 5G’nin özellikle işletmelerin dijitalleşme yolculuklarını hızlandıracağını söyledi. “Bugün attığımız adım, sadece bir teknoloji merkezi açılışı değil; Gaziantep’in üretim gücünü ileri teknolojiyle buluşturarak yeni bir döneme taşıyan bir başlangıç. Bugün zeka çağında, işletmelerin dünyada rekabetçi olabilmeleri ve varlıklarını geleceğe taşıyabilmeleri için dijitalleşme artık bir zorunluluk. Yapay zekâ, bulut bilişim, 5G ve siber güvenlik gibi teknolojiler en büyük dönüştürücü etkiye sahip teknolojiler olarak öne çıkıyor. Biz de bu sebeple Vodafone Business Tech Hub ile bu teknolojileri işletmelerin deneyimine sunuyoruz. Özellikle 5G, tüm işletmelere daha düşük maliyet, daha yüksek verimlilik ve küresel rekabette güçlü bir konumlanma fırsatı sunuyor. Vodafone Business olarak bugün 1,7 milyon küçük işletmenin, 70 bin KOBİ’nin ve 5 bin büyük işletmenin teknoloji iş ortağıyız. Türkiye’deki veri merkezlerimiz ve küresel altyapımızla işletmelere uçtan uca teknoloji çözümleri sağlıyoruz. Gaziantep Model Fabrika’da hayata geçirdiğimiz Vodafone Business Tech Hub, bu vizyonun bu bölgedeki en güçlü adımı. Bu merkezde işletmeler; akıllı fabrika uygulamalarını, görüntü işleme, enerji verimliliği, bulut ve siber güvenlik çözümlerini gerçek üretim ortamında deneyimleyebilecek. Başta Gaziantep olmak üzere bölgedeki tüm işletmeleri Vodafone Business Tech Hub merkezimizi ziyaret etmeye ve tüm bu teknolojileri deneyimlemeye davet ediyorum.”dedi. Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ise konuşmasında şu mesajları verdi: “Bugün şehrimiz sanayisinin ileri teknolojiye geçişine katkıda bulunacak çok önemli bir merkezin açılışını, Gaziantep Sanayi Odası ve Vodafone iş birliğinde gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Gaziantep Sanayi Odası Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi’nde kurulan “Vodafone Business Tech Hub”, firmalarımızın en büyük ihtiyacı olan ve hedeflerimiz arasında yer alan dijitalleşme konusunda; Vodafone’nin kurumsal ağı, teknoloji altyapısı ve sunduğu hizmetler ile bu süreci güçlendirecek, somut sonuçlar alınmasını ve farkındalık oluşmasını sağlayacak. Şirketlerimiz doğrudan hizmet aldıkları için işletmelerine özel iş modelleri ile dijital çözümlere çok daha kolay ulaşma imkanına sahip olacaklar. Gaziantep Sanayi Odası olarak bizler de Model Fabrikamızın tüm imkanlarını seferber ederek entegre bir anlayışla firmalarımızın dönüşüm süreçlerine destek olmaya devam edeceğiz. Sanayi kültürü, üretim çeşitliliği ve işlem hacmiyle örnek olan şehrimiz sanayisinin teknoloji ve katma değerli üretime geçişinde önemli bir işlevi yerine getirecek olan bu merkezin kurulmasında Vodafone Ailesine ve emeği olan herkese teşekkür ediyor, sanayimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Vodafone Business Tech Hub’da her işletmeye özel çözümler var Vodafone Türkiye, proje kapsamında Model Fabrika’ya iki yıl boyunca sponsor olarak Gaziantep’te “Vodafone Business Tech Hub” kurdu. Bu alan; işletmelerin, siber güvenlik, görüntü işleme, akıllı fabrika altyapıları ve enerji verimliliği gibi yenilikçi çözümleri fiziksel olarak deneyimlemesine olanak sağlayacak yeni bir teknoloji merkezi olarak konumlandı. Vodafone Business Tech Hub’da Akıllı Fabrika, Görüntü İşleme, İş Sağlığı ve Güvenliği, Red Enerji, Operasyonel Verimlilik ve Siber Güvenlik başlıklarında hazırlanan uygulama örnekleri, ziyaretçilerin dönüşüm süreçlerini yerinde gözlemleyebileceği gerçek kullanım senaryolarıyla sunuluyor. Ayrıca merkezde iş toplantıları, eğitimler, seminerler ve sanayiye yönelik büyük ölçekli etkinlikler düzenlenecek. Gaziantep Model Fabrika, sanayi işletmelerine dönüşümün üç evresi olan yalın üretim, dijitalleşme ve ileri analitiği üretim hattında birebir deneyimleyerek öğrenme fırsatı sunuyor. Bu yapı, özellikle KOBİ’lerin verimlilik artışı, rekabet gücü kazanımı ve sürdürülebilir üretim için ihtiyaç duyduğu teknoloji adaptasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor. Gaziantep ve bölgedeki tüm işletmelerin, iş problemlerini getirerek, merkezde bulunan yerleşik Vodafone teknoloji uzmanları ile ihtiyaçlarına özel çözümler bulmaları hedefleniyor.

Ahmet Çalık Vakfı, İTÜ ile Stratejik Bir İş Birliğine İmza Attı Haber

Ahmet Çalık Vakfı, İTÜ ile Stratejik Bir İş Birliğine İmza Attı

2021 yılında eğitim, bilim, teknoloji, sosyal ve sağlık alanlarında değer üretmek amacıyla kurulan Ahmet Çalık Vakfı, İstanbul Teknik Üniversitesi ile ileri veri analitiği alanında kapsamlı bir eğitim programı başlattı. İş birliği kapsamında geliştirilen program, genç yeteneklerin veri analizi, veri görselleştirme ve yapay zeka destekli değerlendirme konularında yetkinlik kazanmalarını hedefliyor. Programın protokolü ise İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Hasan Mandal ve Ahmet Çalık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık’ın katılımıyla İTÜ’de düzenlenen törenle imzalandı. “Gençlerimizin dijital dünyada daha rekabetçi olmalarına katkı sunuyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ahmet Çalık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, “Dijital dönüşüm, teknolojinin ötesine geçerek düşünme biçimimizi, üretim anlayışımızı ve geleceğe yönelik yaklaşımlarımızı köklü biçimde şekillendiren stratejik bir süreç halini aldı. Bu dönüşümün gerektirdiği yetkinlikleri gençlerimize kazandırmak amacıyla hayata geçirdiğimiz bu eğitim programının, onların dijital ekosistemde daha donanımlı, yaratıcı ve rekabet gücü yüksek bireyler olarak yer almalarına katkı sunmasını çok değerli buluyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına destek olmayı, gençlerimizin potansiyeline duyduğumuz inançla onlara yeni fırsatlar sunmayı hem kurumsal hem sosyal sorumluluğumuzun temel bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu. “Kariyer yolculuklarını desteklemede önemli bir rol oynayacağız” İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Hasan Mandal, konuya ilişkin “İTÜ-SEM’in güçlü akademik birikimi ile Ahmet Çalık Vakfı’nın sektörel deneyimini buluşturan bu iş birliğinin; gençlerimizin kariyer yolculuklarını destekleyeceğine, üniversitemizin dijital kapasitesini ileri taşıyacağına ve ülkemize nitelikli insan kaynağı kazandırmada önemli bir rol oynayacağına inanıyorum. Ayrıca, bu iş birliğinin İTÜ’nün gelecekte geliştireceği potansiyel ortaklıklara da zemin hazırlayacağına ve birlikte daha güçlü, daha etkili adımlar atabileceğimiz yeni alanların keşfine kapı açacağını düşünüyorum” dedi. Adaylar, gerçek veri setleri ile uygulamalı projeler geliştirecek Programa üniversitelerin belirlenen mühendislik fakültelerinde öğrenim gören son sınıf öğrencileri ve yeni mezunlar başvuruda bulundu. Yapay zeka destekli değerlendirme modeliyle seçilen adaylar, 40 kişilik gruplar halinde eğitim alacak. Program kapsamında eğitimler, İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi (İTÜSEM) akademisyenleri tarafından online olarak gerçekleştirilecek. Katılımcılar, eğitim sürecinde grup şirketlerinden sağlanan gerçek veri setleri ile uygulamalı projeler geliştirme fırsatı bulacak. Katılımcıların ücretsiz yararlanabileceği programın sonunda yapılacak yeterlilik sınavında başarılı olan katılımcılara başarı sertifikası verilecek.

Garanti BBVA’nın Desteğiyle Su Verimliliğine Dair Yeni Bir Araştırma Haber

Garanti BBVA’nın Desteğiyle Su Verimliliğine Dair Yeni Bir Araştırma

Garanti BBVA’nın Türkiye Bilişim Vakfı’nın Başlangıç Noktası platformu iş birliğiyle hayata geçirdiği “Sanayide Su Verimliliği” araştırması, Türkiye’de su tüketiminin en yoğun olduğu üç ana sektörü –gıda, tekstil ve kâğıt üretimi– mercek altına aldı. Çalışma, hem Türkiye’nin 25 havzasının su potansiyelini hem de bu sektörlerin bölgesel dağılımlarını analiz ederek, su stresi yaşayan bölgelerdeki üretim risklerini ortaya koyuyor. Rapor, suyun sürdürülebilir yönetimi ile rekabet gücü arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösteriyor. Sektörlerin büyük kısmı suyun kritik öneminin farkında olsa da, yatırımlar henüz potansiyel seviyeye ulaşmış değil. Araştırmanın tamamına linkten ulaşabilirsiniz. Sürdürülebilir su yönetimi ile rekabet gücü arasında doğrudan bir ilişki var Araştırma bulgularına göre, imalat sektöründe kullanılan suyun %88’i doğrudan üretim sürecinde, proses suyu olarak kullanılıyor. Bu oran, suyun yalnızca yardımcı bir kaynak değil, üretimin temel girdilerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşın, sektörlerin büyük kısmı suyun kritik öneminin farkında olmasına rağmen, yatırımlar henüz potansiyel seviyesine ulaşmış değil. Türkiye’de gıda endüstrisinin %30’u, tekstil sektörünün %40’ı ve kâğıt endüstrisinin %7’si su kıtlığı çeken havzalarda faaliyet gösteriyor. Bu oranlar, sanayi üretiminin su stresi altındaki bölgelerde yoğunlaşmaya başladığını gösteriyor. Veriler, su verimliliğinde dönüşümün kaçınılmaz olduğuna işaret ediyor Türkiye genelinde soğutma suyu hariç deşarj edilen atıksu oranı %93’ün üzerinde. Bu oran, üretim süreçlerinde kullanılan suyun neredeyse tamamının geri dönüşüme kazandırılmadan sistemden çıktığı anlamına geliyor. Su kıtlığı riski açısından Marmara ve Küçük Menderes havzaları nüfus yoğunluğu ve büyüme hızı bakımından en hassas bölgeler olarak öne çıkıyor. İmalat sanayisi toplam su çekiminin yaklaşık üçte birini oluşturuyor Araştırma ayrıca, imalat sanayisinin toplam su çekiminin yaklaşık %13’ünü oluşturduğunu, buna rağmen su verimliliği odaklı teknolojik yatırımların sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Endüstriyel tesislerin önemli bir kısmı hâlâ geri kazanım sistemlerini yalnızca yasal zorunluluklar çerçevesinde uyguluyor. Ancak proses sularının arıtma ve filtrasyon sonrası tekrar kullanımı ile su maliyetinin düşürülebileceği ve verimliliği artıracağı vurgulanıyor. Cemal Onaran: “Su, sadece çevresel bir zorunluluk değil ekonomik dayanıklılığın da temeli” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, araştırmayla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sanayi üretiminde suyun doğru yönetimi, sadece çevresel bir zorunluluk değil; ekonomik dayanıklılığın da temelini oluşturmakta. ‘Sanayide Su Verimliliği’ Araştırması, su verimliliğinin işletmelerin rekabet gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Sanayide dönüşümün merkezinde enerji kadar suyun da yer aldığı bu dönemde, farkındalığı artırmak ve somut çözümler geliştirmek büyük bir önem taşıyor. Su kaynaklarımızın sürdürülebilir yönetimi odağımızdaki konulardan biri. Müşterilerimizin su verimliliği yatırımlarını yenilikçi sürdürülebilir finansman modellerimiz ile destekliyoruz. Deniz ekosisteminin korunmasına katkı sunduğumuz Mavi Nefes projesiyle, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi konusunda bilim, sivil toplum ve teknolojiyi bir araya getiriyoruz. Müsilajla mücadeleden su altı ekosisteminin iyileştirilmesine uzanan bu proje, suyun yalnızca endüstride değil, tüm yaşam döngüsünde korunması gerektiğini hatırlatıyor. Nihai amacımız, işletmelerin ve bireylerin bu alandaki dönüşümünü hem bilgi hem finansal destekle hızlandırmak.”

Yorglass, İnovasyondaki Liderliğini İnovaLİG 2025 Ödülüyle Tescilledi Haber

Yorglass, İnovasyondaki Liderliğini İnovaLİG 2025 Ödülüyle Tescilledi

İnovasyonu sürdürülebilir büyümenin itici gücü ve stratejik hedeflerin temel unsuru olarak değerlendiren Yorglass, bu yaklaşımını tescilli başarıya dönüştürdü. Şirket, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından gerçekleştirilen İnovaLİG 2025’te “İnovasyon Stratejisi” kategorisinde ikincilik ödülünün sahibi oldu. Çevreye, topluma ve ekonomiye değer katan inovasyon anlayışla öne çıkıyor Aldıkları ödülün arkasında katılımcı, veriye dayalı ve stratejik bir inovasyon kültürü olduğunun altını çizen Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, “Yorglass’ta inovasyonu bir yönetim biçimi olarak ele alıyoruz. Her yıl düzenlediğimiz çalıştaylarla üç yıllık inovasyon yol haritamızı belirliyor, bu yol haritasını şirketin tüm süreçlerine entegre ediyoruz. Bu stratejimizle elde ettiğimiz en somut başarılardan biriyse İnovaLİG 2025’te ödülle layık görülmek oldu” dedi. İnovasyonu sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve toplumsal etki hedefleriyle bütünleştirdiklerini söyleyen Yorgancılar şunları söyledi: “Küresel ölçekte hızla değişen ekonomik ve çevresel dinamikler karşısında esnek, çevik ve öğrenen bir organizasyon olmayı sürdürüyoruz. İnovasyon stratejimizi statik bir yapı değil, sürekli gelişen bir süreç olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda stratejimizi her yıl yeniden gözden geçiriyor, küresel trendleri ve ülkemizin önceliklerini dikkate alarak yol haritamızı güncelliyoruz. Bu bakış açısı, bizi hem yerel hem de uluslararası arenada güçlü bir oyuncu haline getiriyor. Ayrıca son dönemde iş ortaklarımızdan inovasyon yaklaşımımızla ilgili aldığımız olumlu geri bildirimler de stratejimizin sahada da güçlü bir şekilde karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu ilgi ve takdir, bizlere yeni sorumluluklar yüklüyor. Önümüzdeki dönemde de geleceğin rekabet gücü olarak gördüğümüz inovasyonu kurum kültürümüzün en güçlü yapı taşı olarak korumaya, çevreye, topluma ve ekonomiye değer katan çözümler üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.