Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Reklam

Kapsül Haber Ajansı - Reklam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Reklam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Shell, Temiz Tuvalet Deneyimini Bir “Büyüme” Hikayesiyle Ekranlara Taşıyor Haber

Shell, Temiz Tuvalet Deneyimini Bir “Büyüme” Hikayesiyle Ekranlara Taşıyor

“İnsanların Shell’i” çatısı altında gerçekleştirdiği iletişim çalışmalarıyla misafirlerinin hayatındaki özel anlara eşlik eden Shell&Turcas, temiz tuvalet konusundaki öncülüğünü yeni reklam filmiyle taçlandırıyor. Yolculukların en güvenilir mola noktası olma hedefiyle hareket ederek geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören temiz tuvalet kampanyasını, bu kez bir çocuğun hayatındaki anlamlı bir eşik anı üzerinden sürdürüyor. Yeni film, Shell’in uzun yıllardır istikrarlı biçimde uyguladığı yüksek hijyen standartlarının, her yaştan misafir için nasıl güven yarattığını güçlü bir içgörüyle ortaya koyuyor. Shell & Turcas Pazarlama Direktörü Özkan Özyavuz, kampanyayı şu sözlerle özetliyor; “Geçtiğimiz yıl istasyonlarımızdaki hizmet kalitemizi ve temiz tuvalet konusundaki iddiamızı cesur ve özgüvenli bir şekilde ortaya koyduğumuz "İçi Rahat Eden İnsanların Shell'i" iletişimimizin ardından, Türkiye'nin en sevilen akaryakıt markası olarak, bu yıl da aynı iddiamızı yepyeni bir hikâyeyle anlatıyoruz. Bir istasyonun gerçek bir yaşam alanı olabilmesi için temizlik anlayışımız ve hijyen standartlarımızın anne ve babaların bile içini rahat ettirecek seviyede olması gerektiğine inanıyoruz. Tam olarak bu sebepten dolayı yeni reklam filmimiz gücünü, kusursuz operasyon anlayışımızın misafirlerimizde bulduğu karşılıktan alıyor. Her yaştan misafirimizin içininin rahat etmesi için var gücümüzle çalışırken, iletişimlerimizde de bu güçlü içgörüden yola çıkmaya devam ediyoruz. Son 3 yıldır hikaye anlatıcılığında kullandığımız sıcak ve samimi dil tüketicilerimizle olan sevgi bağımızı derinleştiriyor.” Evdeki kadar temiz, Shell kadar güvenli Shell&Turcas, Türkiye genelindeki istasyon ağında hayata geçirdiği 1000’e yakın yeni nesil tuvalet yatırımıyla, temizlik ve hijyeni müşteri deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Çocuklar için özel tuvaletleri ilk uygulamaya alan ve bugün 1000’i aşkın çocuk tuvaletiyle ailelerin içini rahatlatan bir deneyim sunan Shell&Turcas’ın; 1.000’den fazla istasyonda yer alan engelli tuvaletleri ve temassız kullanım özellikleriyle desteklenen altyapısı, kapsayıcı ve erişilebilir bir hizmet anlayışını yansıtıyor. İstasyonlarda görev yapan 1000’i aşkın kişi sadece bu alanların gün boyu hijyen standartlarını sağlamak üzere dedike bir şekilde çalışıyor. Bu yatırımlar yalnızca nicelikle sınırlı kalmıyor. Tuvaletlerde kullanılan enerji verimli aydınlatma sistemleri, gereksiz elektrik tüketimini önlüyor. Su tasarrufu odağında ise rezervuarlarda yer alan akıllı sistemler devreye girerek hijyen standartlarından ödün vermeden su tüketimini optimize ediyor. Ozon teknolojisiyle desteklenen dezenfeksiyon sistemleri, temassız vitrifiye ve musluklar, hijyen odaklı el kurutma çözümleri, akıllı havalandırma sistemleri ve kullanıcı deneyimini önceleyen tasarım detayları, Shell&Turcas’ın hijyeni operasyonel bir süreçten çok bütüncül bir deneyim alanı olarak ele aldığını ortaya koyuyor. Shell&Turcas’ın bu yaklaşımı, markanın bu yıl Türkiye’de LoveMark seçilmesiyle de anlamlı bir karşılık buluyor. Tüketicilerin yalnızca ürünleriyle değil, günlük hayatta sunduğu deneyimlerle bağ kurduğu markalar arasında yer alan Shell, istasyonlarında sunduğu yüksek hijyen standartlarıyla bu sevginin en somut karşılıklarından birini sunuyor. Temiz, erişilebilir ve güven veren tuvalet deneyimi; özellikle aileler için Shell’i yolculuklarda ilk tercih edilen mola noktası haline getiriyor. Bir Çocuğun Gözünden Güven Duygusu Reklam filminde, annesiyle birlikte Shell istasyonuna gelen 6–7 yaşlarındaki bir çocuğun, çocuk tuvaletinden yetişkin tuvaletine geçiş anına tanıklık ediliyor. Renkli ve eğlenceli çocuk tuvaletlerine veda eden küçük kahraman, “Ben artık büyüdüm” diyerek yeni bir adıma yöneliyor. Bu geçiş anı, Shell’in sunduğu temiz, düzenli ve güven veren tuvalet deneyimi sayesinde kaygıdan uzak ve doğal bir şekilde yaşanıyor. Marka yüzü Engin Akyürek’in bakışlarıyla pekişen sahne, Shell&Turcas’ın hijyen konusundaki iddiasını kendinden emin bir şekilde temizliğin bir vaat değil, istikrarlı biçimde uygulanan bir standart olduğunu net biçimde hissettiriyor. “İnsanların Shell’i” vurgusuyla sonlanan film, markanın hijyen ve konfor alanında da “Hep İleride” olma iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. Shell & Turcas, Türkiye genelindeki istasyonlarında yüksek hijyen standartlarını müşteri deneyiminin merkezinde tutmaya, çevre dostu teknolojilerle desteklenen tuvalet yatırımlarını geliştirmeye ve yolculukların en güvenilir mola noktası olma konumunu güçlendirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DOME’da Üst Düzey Atama Haber

DOME’da Üst Düzey Atama

Erdoğan, ajansın yeniden yapılanma sürecine liderlik ederek operasyonel dönüşüm ve büyüme stratejilerine yön verecek İletişim, içerik ve influencer pazarlaması alanlarında entegre çözümler sunan Türkiye’nin önde gelen ajanslarından DOME’un yeni Genel Müdürü, reklam ve pazarlama sektöründe 15 yılı aşkın deneyime sahip Yağmur Erdoğan oldu. Erdoğan, yeniden yapılanma sürecini tamamlayan DOME’un operasyonel dönüşümüne liderlik edecek. Ajansın kreatif strateji, kurumsal iletişim, influencer pazarlaması ve prodüksiyon hizmetlerini tek çatı altında birleştiren yapısını büyütme ve konsolide etme hedeflerine yön verecek. Yeni dönemde DOME çatısı altındaki tüm iş birimlerinin birlikte çalıştığı hibrit bir yapı kurduklarını belirten Yağmur Erdoğan, şunları söyledi: “Markaların kampanya üretmekten öteye, içerik ve kültür üretmeye odaklandığı bir dönemdeyiz. Biz de DOME olarak bu dönüşüme stratejik ortaklık yapacak esneklikte ve yaratıcılıkta bir yapı kurmak için yola çıktık.” Yağmur Erdoğan kimdir? Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Yağmur Erdoğan, marka yönetimi, dijital reklamcılık ve pazarlama teknolojileri alanlarında 15 yılı aşkın bir tecrübeye sahip. Bu süreçte hem bağımsız ajanslarda hem de Dentsu ve Mindshare gibi dünyanın önde gelen medya ve reklam networklerinde yönetici direktör ve dijitalden sorumlu üst düzey yönetici (CDO) gibi stratejik roller üstlendi. Multidisipliner ekip yapılarını kurma, operasyonel verimlilik sistemleri tasarlama ve veri odaklı iş modelleri geliştirme konularında sektörel uzmanlığa sahip olan Erdoğan, yeni görevinde DOME’un stratejik vizyonunu belirlemekten ve ajansın yüksek performanslı kültürünü sürdürülebilir hale getirmekten sorumlu olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Test Aşamasını Geçti: Türkiye’de Pazarlama Liderlerinin %72’si Dönüşüme Hazır! Haber

Yapay Zeka Test Aşamasını Geçti: Türkiye’de Pazarlama Liderlerinin %72’si Dönüşüme Hazır!

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye, %72’lik “ileri düzeyde bilgi sahibi” oranıyla yapay zeka farkındalığında MENA (%64) ve Güney Afrika (%62) bölgelerini geride bırakarak ilk sıraya yerleşti. Bölge genelinde yapay zekanın nasıl kullanıldığına dair farkındalık oranı %66 seviyesinde. Bu sonuçlar, Türkiye’de yapay zekanın yalnızca teorik bir gündem olmaktan çıkarak, stratejik karar alma süreçlerine entegre edilmeye başlandığını gösteriyor. Yapay Zeka Artık Ölçeklendiriliyor: Denemeden Kurumsal Etkiye Araştırma, yapay zekanın Türkiye’de test ve pilot aşamasını büyük ölçüde geride bıraktığını ortaya koyuyor. Kuruluşların %46’sı, yapay zeka kullanımını pilot projelerin ötesine taşıyarak kurum geneline yaydığı “ölçeklendirme” aşamasına geçmiş durumda. Türkiye’de araştırmaya katılan kuruluşların tamamı yapay zekayı en az test aşamasında kullanırken, “henüz başlamadık” diyen kurum oranı %0. Bu tablo, pazarlamada yapay zekanın artık verimlilik artıran bir araçtan, iş sonuçlarını doğrudan etkileyen stratejik bir kaldıraç haline geldiğini gösteriyor. Farkındalıktan İş Sonuçlarına: Yapay Zekanın Stratejik Rolü Pazarlama liderlerinin yapay zekadan beklentileri, teknolojinin yalnızca operasyonel hız değil, ölçülebilir iş çıktıları üretmesine odaklandığını ortaya koyuyor: Temel Hedefler: Veri analitiği ve içgörü üretimini güçlendirmek (%64), operasyonel verimlilik ve kârlılığı artırmak (%62), müşteri deneyimini iyileştirmek (%56).Uygulama Alanları: Reklam ve medya planlama (%79) ile en hızlı dönüşüm yaşanan alan olurken, strateji ve planlama (%46) ile müşteri deneyimi, operasyon ve üretim (her biri %41) alanları takip ediyor.Vizyon ve Yönetişim: Kuruluşların %64’ü, yapay zekanın pazarlama ve müşteri deneyiminde kullanımına yönelik, üst yönetim tarafından desteklenen bir vizyon veya yol haritasına sahip. Bu bulgular, yapay zekanın pazarlamada farkındalıktan doğrudan iş sonuçlarına uzanan bir değer zinciri yarattığını ortaya koyuyor. Kültürel Hazırlık Güçlü, Yetkinlik Dönüşümü Kritik Türkiye’de şirket kültürlerinin yapay zekaya karşı bilgili ve kabul edici yaklaşım oranı %82 gibi yüksek bir seviyede. Ancak araştırma, farkındalık ile sürdürülebilir yetkinlik arasında hâlâ kapatılması gereken bir boşluk olduğuna işaret ediyor: Eğitim Olgunluğu: Kuruluşların %44’ünde yapay zekaya yönelik eğitim bulunuyor ancak bu eğitimler çoğunlukla rol ve yetkinlik bazında özelleştirilmiş değil. Yalnızca %13’ünde, kurumsal stratejiyle tam uyumlu ve olgun eğitim programları mevcut.Yetenek Stratejisi: Kuruluşların %82’si yapay zeka yetkinliği için mevcut çalışanların gelişimine (upskilling) öncelik verirken, yeni yetenek istihdamı %23 seviyesinde kalıyor. MMA Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Didem Namver, raporun stratejik sonuçlarını ve MMA'in vizyonunu şu sözlerle özetliyor: "MMA olarak en temel misyonumuz, hızı kesmeden sürdürdüğümüz araştırmalarımızla sektöre kanıta dayalı bir rehberlik sunmaktır. Bu araştırma gösteriyor ki; yapay zeka artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Kurumların bu yeni dönemde ayakta kalabilmesi için AI okuryazarlığını bir kurum kültürü haline getirmesi, veri güvenliği protokollerini ivedilikle oluşturması ve küçük ölçekli denemelerden büyük ölçekli entegrasyonlara geçmesi gerektiğine inanıyoruz. MMA olarak, insan yaratıcılığının yapay zeka ile yer değiştirmeyeceğini, aksine bu teknolojinin insan zekası için bir çarpan etkisi yaratacağını savunuyoruz. Kanıta dayalı araştırmalarımızla sektöre ışık tutmaya ve üyelerimizi bu büyük teknolojik sıçramada doğru adımlarla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz." MMA Academy: Farkındalıktan Yetkinliğe, Yetkinlikten Etkiye Araştırmanın ortaya koyduğu bu dönüşüm ihtiyacına paralel olarak MMA Türkiye, MMA Academy çatısı altında pazarlama liderlerini ve ekiplerini yapay zeka çağının gerektirdiği yetkinliklerle buluşturmayı hedefliyor. MMA Academy; yapay zekayı yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, strateji, organizasyon, karar alma ve iş sonuçlarıyla entegre bir liderlik yetkinliği olarak ele alan eğitim ve gelişim programları sunuyor. MMA Academy programları, pazarlama ekiplerinin yapay zekayı: farkındalık düzeyinden,uygulamaya,ölçeklenebilir kullanım modellerineve ölçülebilir ticari etkiyetaşımasını desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Reklam Bitti Mi? Haber

Sağlıkta Reklam Bitti Mi?

Sosyal medya çağında hekimler, klinikler, estetik merkezleri ve sağlık kuruluşları kendilerini tanıtmanın yolunu buluyor; reklam ile bilgilendirme arasındaki çizgi her geçen gün biraz daha silikleşiyordu. Kasım 2025’te yürürlüğe giren Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, işte tam bu noktada devreye girdi. Ve açıkça şunu söyledi: “Sağlıkta reklam yok. Bilgilendirme var. Ama o da sınırlı.” İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, sağlıkta reklam konusunda önemli bilgiler verdi: SPONSORLU İÇERİK YASAK “Yeni yönetmelik, yalnızca klasik reklamları değil; örtülü, dolaylı ve dijital reklamları da kapsayan geniş bir yasak alanı tanımlıyor. Web siteleri, sosyal medya hesapları, videolar, influencer iş birlikleri, hasta yorumları, teşekkür mesajları… Hepsi artık mercek altında. Eskiden “bilgilendirme” denilerek yapılan pek çok paylaşım, yeni düzenleme ile doğrudan reklam sayılıyor. Örneğin: “En iyi”, “en başarılı”, “en çok tercih edilen” gibi ifadeler,Öncesi–sonrası görseller,Hasta memnuniyeti videoları,Kampanya, indirim ve promosyon duyuruları,Sponsorlu sosyal medya içerikleri. Bunların tamamı, sağlık hizmeti sunumunda yasaklı alan olarak kabul ediliyor. Peki hekimler ve sağlık kuruluşları hiç mi konuşamayacak? Hayır. Yönetmelik burada önemli bir denge kuruyor. Bilgilendirme serbest, yönlendirme yasak. Genel sağlık bilgileri, koruyucu hekimlik, hastalık süreçlerine dair bilimsel ve nesnel açıklamalar yapılabiliyor. Ancak bu paylaşımlar, doğrudan ya da dolaylı şekilde bir hizmet talebi yaratmamalı, kişiyi veya kurumu öne çıkarmamalı, tercih yönlendirmesi içermemeli. Asıl dikkat çekici düzenleme ise sosyal medya tarafında. Artık sağlık alanında: Sponsorlu içerik yok,Hasta yorumları yok,“Başarı hikâyesi” anlatıları yok,Abartılı görsel ve filtrelerle algı yönetimi yok. Bu, alışılmış dijital pazarlama refleksleri açısından ciddi bir kırılma. Ancak kamu sağlığı ve hasta güvenliği açısından bakıldığında, gecikmiş ama gerekli bir adım. SAĞLIK TURİZMİNDE TANITIM SERBEST AMA… Yönetmelik bir istisna da getiriyor: uluslararası sağlık turizmi. Yurt dışına yönelik, yabancı dilde ve Türkiye’de yaşayanları hedeflemeyen bilgilendirici tanıtımlar belirli şartlarla mümkün. Ancak burada da “reklam” değil, bilgi verme esas alınıyor. En kritik mesaj ise yaptırımlar kısmında gizli. Yeni dönemde ihlaller yalnızca etik tartışma konusu değil; idari para cezaları, faaliyet durdurma ve yetki iptali gibi somut sonuçlar doğurabiliyor. Denetimler özellikle dijital mecralar üzerinden sıkılaştırılmış durumda. SAĞLIKTA PAZARLAMA DÖNEMİ BİTTİ Özetle: Sağlıkta reklam bitmedi belki ama eski bildiğimiz haliyle kesinlikle sona erdi. Yeni dönem; daha sessiz, daha ölçülü, daha etik bir iletişim dili istiyor. Bu düzenleme, “kendini pazarlayan” değil; bilgiyi doğru ve sorumlu şekilde paylaşan sağlık profesyonellerini öne çıkaracak. Ve belki de en önemlisi, hastayı bir müşteri değil, hak sahibi bir birey olarak yeniden merkeze koyacak.

Türkiye’de Reklam Pazarı 253,6 Milyar TL’ye Ulaştı, KOBİ’ler Görünürlükte Zorlanıyor Haber

Türkiye’de Reklam Pazarı 253,6 Milyar TL’ye Ulaştı, KOBİ’ler Görünürlükte Zorlanıyor

Türkiye’de 253,6 milyar TL’ye ulaşan reklam pastasında da tablo benzer; büyük markalar hala başı çekiyor, KOBİ’ler ve yerel işletmelerin payı sınırlı kalıyor. WARC ve MAGNA raporlarına göre, 2024’te küresel reklam harcamaları 1,1 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Bu pastanın %72,7’si dijital mecralara ayrılırken, gelirin %60’tan fazlası Google, Meta ve Amazon gibi az sayıda teknoloji devi tarafından elde edildi. Reklam pastasının büyük bölümünün sınırlı sayıda oyuncuda toplanması, pazarda fırsat eşitsizliğini gündeme getiriyor. Benzer bir durum Türkiye’de de görülüyor. Reklamcılar Derneği’nin Deloitte iş birliğiyle hazırladığı “Türkiye 2024 Yılı Tahmini Medya ve Reklam Yatırımları Raporu”na göre; medya ve reklam yatırımları geçen yıl %78,9 artışla 253,6 milyar TL’ye ulaştı. Toplam yatırımların %74,2’si dijital mecralara yöneldi; sosyal medya %47,08 ile dijital reklamcılığın en büyük payını aldı. Sektörde yaygın olarak kabul gören görüşe göre, bu bütçelerin önemli kısmı yine yüksek cirolu ve güçlü markalar tarafından gerçekleştiriliyor. Peki yerel markalar, özellikle kriz ortamlarında rekabete nasıl katılacaklar? Yerel Markalar Reklam Pastasında Neden Geride? Türkiye’de reklam pastasındaki büyümenin büyük bölümü ulusal ve çok uluslu markalardan geliyor. KOBİ’ler ve yerel işletmeler, toplam harcamalar içinde hala küçük bir paya sahip. Yüksek prodüksiyon maliyetleri, sınırlı medya bütçeleri ve geleneksel mecralara erişim zorlukları, yerel markaların görünürlüğünü kısıtlıyor. Bu noktada, reklam alanındaki fırsat eşitsizliğini kırmak için geliştirilen yeni iş modelleri öne çıkıyor. Türkiye’de franchise modeliyle büyüyen ilk reklam ajansı olan Union İstanbul, yerel işletmelere kendi bölgelerinde kurumsal reklam hizmetleri sunma imkanı tanıyor. Bu yapı, hem bölgesel ekonomiye katkı sağlıyor hem de küçük markaların profesyonel reklamcılık standartlarına ulaşmasını kolaylaştırıyor. Union Istanbul Yonetim Kurulu Başkanı Mehmet Erkmen, ajans olarak hedeflerinin sadece dijital değil; Açıkhava ve geleneksel mecralarda da yerel markaları görünür kılmak olduğunu belirtiyor. Erkmen, “Outdoor ve geleneksel reklam kanalları, marka bilinirliğini hızla artıran, geniş kitlelere ulaşma gücüne sahip mecralardır. Amacımız, yerel markaları bu güçlü kanallara erişebilir hale getirmek” diyor. Dijital Yatırımlar Küçük İşletmelere Oyun Alanı Açıyor Türkiye’de 2024’te reklam yatırımlarının %71,2’si dijital mecralara yapıldı. Sosyal medyanın payı %27, arama motoru reklamlarının payı %16, video reklamlarının payı ise %9 seviyesinde gerçekleşti. Uzmanlara göre bu tablo, daha önce ulusal kampanyalara erişemeyen KOBİ’ler için büyük bir fırsat penceresi açıyor. Sadece satış odaklı kampanyalar yerine marka bilinirliğine yatırım yapmak da önemli. “Multiplier Effect” raporuna göre, marka ve performans reklamlarını dengeli kullanan işletmeler yatırım getirisini %25 ila %100 artırabiliyor. İdeal bütçe dağılımında %40-60 arası marka reklamlarına ayrılması öneriliyor. Küçük işletmelerin dezavantajlı durumda olduğunu belirten Union İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erkmen, “Maliyetler ve erişim engelleri onları görünmez kılıyor. Bizim amacımız, bu eşitsizliği kırıp yerel markaların da kurumsal standartlarda iletişim yapabilmesini sağlamak. Reklamda başarı sadece dijitalde ölçülmemeli. Marka bilinirliğini hızla yükselten ve geniş kitlelere erişim sağlayan açıkhava ile geleneksel kanallar, yerel markalar için kritik bir fırsat. Biz Union İstanbul olarak bu fırsatı erişilebilir kılmayı amaçlıyoruz.” diyor. Reklam, Lüks Değil İşin Devamlılığı İçin Şart ABD Küçük İşletmeler İdaresi, küçük işletmelere yıllık gelirlerinin en az %7-8’ini pazarlamaya ayırmalarını tavsiye ediyor. Uzmanlar ise ölçeği ne olursa olsun tüm markalar için reklamın ertelenebilir bir masraf değil, işletmenin sürdürülebilirliği için zorunlu bir yatırım olduğunun altını çiziyor. Reklamı durdurmanın, aslında müşteriye “ben artık yokum” demek anlamına geldiğini belirten Erkmen, “Hele ki kriz dönemlerinde reklamı kesen işletmeler çok hızlı görünmez hale geliyor. Reklam, sadece satış getirmek için değil, markanın geleceğini korumak için de kritik. Biz markalarımıza her zaman “bunu bir gider değil, işinizi ayakta tutan sigorta poliçesi gibi düşünün” diyoruz. Düzenli ve planlı reklam yatırımı yapan işletmeler hem krizleri daha kolay atlatıyor hem de uzun vadede pazar paylarını büyütüyor.”diye konuştu.

Yandex Ads, “Birleştirilmiş Performans Kampanyaları”nı Türkiye’de başlattı Haber

Yandex Ads, “Birleştirilmiş Performans Kampanyaları”nı Türkiye’de başlattı

Yandex Ads, Türkiye’de “Birleştirilmiş Performans Kampanyası”nın (UPC) resmi lansmanını gerçekleştirdi. İşletmelerin dijital pazarlama faaliyetlerini tek bir kampanya üzerinden daha kolay yönetip optimize edebilmeleri için tasarlanan yapay zekâ destekli bu format; grafik, metin ve görsel reklamların yanı sıra dinamik reklamlar ve akıllı banner’ları tek bir birleşik ürün yapısında bir araya getiriyor. Yeni format hakkında bilgi veren Yandex Ads Büyüyen Pazarlardan Sorumlu Bölge Başkanı Veronika Zueva, “UPC, farklı reklam formatlarını ayrı ayrı yönetme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Tek bir kampanya üzerinden çok kanallı, entegre ve yapay zekâ destekli bir reklam deneyimi sunuyoruz. UPC ile markaların erişimlerini ve dönüşüm oranlarını artıracak daha çeşitli ve optimize edilmiş kampanyalar sunmayı hedefliyoruz. Dijital reklamcılığın geleceği, yapay zeka destekli, çok formatlı stratejilerde yatıyor. Geleneksel formatlarda reklam verenler ayrı kampanyalar yönetirken, UPC Arama ve Yandex Reklam Ağı’ndaki tüm yerleşimleri tek bir yapı altında birleştiriyor. Yapay zekâ algoritmalarımız trafiği dinamik olarak dağıtıyor; örneğin %20 Arama, %80 Ağ şeklinde, reklamverenin KPI’larına göre optimize ediyor. Bu esneklik, daha geniş erişim ve her reklamverene uygun daha iyi performans sağlıyor” dedi. Yapay Zeka destekli altı farklı reklam varyantı Zueva, yapay zekâ destekli kreatif sürece değinerek, Yandex Ads’in reklamverenin web sayfasını analiz ettiğini ve 6 adede kadar benzersiz reklam varyantı ürettiğini vurguladı. Zueva, “Reklamverenler yalnızca web sitesi bağlantısını sağlayarak, sayfa içeriğine göre otomatik oluşturulan başlık, metin ve görsellerden oluşan altı farklı reklam varyantına erişebilirler. Bu kreatifler düzenlenebiliyor, yeniden üretilebiliyor ya da en uygun olanı seçilebiliyor. Yapay zekâ, bunların hedeflerle uyumlu, özgün ve alakalı olmasını sağlıyor” diye konuştu. Türkiye’nin yapay zekâya uyumu çok hızlı Zueva, UPC’nin kreatif üretimin ötesinde de yapay zekâ ve makine öğrenmesinden faydalandığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapay zekâ, reklamların en etkili şekilde ne zaman, nerede ve nasıl gösterileceğini belirlemede kritik bir rol oynuyor. Sistem, CPA veya ROAS gibi kampanya hedeflerine göre yerleşimleri ve formatları dinamik olarak optimize ediyor ve reklam harcamalarından daha yüksek geri dönüş sağlıyor. Türkiye dijital pazarı yapay zekâyı hızla benimsiyor. Büyük markalar ve ajanslar kreatif üretim ve kampanya optimizasyonu için otomasyondan yararlanıyor. Reklamverenler hâlâ insan gözetimini tercih etse de, ekonomik faktörler yapay zekâ çözümlerini daha değerli kılıyor. Türkiye, yapay zekâ destekli reklamcılıkta küresel trendlere paralel ilerliyor.” Tek bütçeyle yeni ve mevcut kullanıcılara erişim UPC, reklamverenlerin hem yeni kullanıcılara hem de mevcut müşterilere tek bir bütçe ve kampanya üzerinden ulaşmasını sağlıyor. Teklif yeniden hedefleme (offer retargeting) özelliği sayesinde, web sitesinde daha önce ürün görüntülemiş kullanıcılara kişiselleştirilmiş reklamlar gösterilebiliyor. Kampanyalar; satın alma, sepete ekleme veya lead toplama gibi çok çeşitli aksiyonlara göre optimize edilebiliyor. Zueva, “Reklamverenler, UPC içinde huninin tamamına yönelik metrikleri takip edebilir: TO (tıklama oranı), TBM (tıklama başına maliyet), MAA (maliyet başına aksiyon), dönüşümler ve ROAS (reklam harcaması getirisi). Kampanyalar genellikle MAA (örneğin tamamlanan alışverişler, “sepete ekleme” aksiyonları veya seyahat dikeyinde WhatsApp üzerinden yapılan teklif istekleri gibi) hedeflerine optimize edilir. Geleneksel kampanyalara kıyasla, reklamverenler hedef maliyetlerde daha fazla dönüşüm, daha yüksek verimlilik ve belirlenen spesifik hedeflere yönelik daha kolay optimizasyon avantajı elde ederler” dedi. Yandex Ads, “Birleştirilmiş Performans Kampanyaları” ile reklamverenlere daha verimli, esnek ve sonuç odaklı bir dijital pazarlama deneyimi sunmayı hedefliyor. Yapay zekâ destekli bu yeni yaklaşım, Türkiye’de markaların büyüme yolculuklarına hız kazandırırken, sektörün geleceğine yön verecek yenilikçi çözümler arasında konumlanıyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.