Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Reklam

Kapsül Haber Ajansı - Reklam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Reklam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bayiler de Teknoloji Girişimcisi Olabilecek Haber

Bayiler de Teknoloji Girişimcisi Olabilecek

Ticimax, düzenlediği Partner Buluşması’nda iş ortaklarına yönelik yeni dönem stratejisini, ürün vizyonunu ve yatırım planlarını paylaştı. Etkinlikte, şirketin sadece bir e-ticaret altyapı sağlayıcısı olmanın ötesine geçerek, partnerleriyle birlikte büyüyen bir ekosistem kurma hedefi öne çıktı. Ticimax, yeni dönemde partnerlerini sadece bir satış kanalı olarak değil, kendi ürününü oluşturabilen ve yöneten yapılar haline getirmeyi hedefliyor. Partner Buluşması’nda konuşan Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, e-ticaretin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini vurgulayarak, şirketin Türkiye’deki liderliğini globale taşımayı hedeflediğini belirtti. Çiğdemli, “Sadece kendimizi değil, partnerlerimizi de büyütmek istiyoruz. Bu doğrultuda yapay zeka, ürün geliştirme, insan kaynağı ve partner ekosistemine toplam 450 milyon TL yatırım yapıyoruz” dedi. Teknolojide üreticiliği paylaşmayı seçtiklerini ve teknoloji üretimini destekleyen bir şirket olarak büyümeye devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Partnerlerimiz yani bayilerimiz direkt Ticimax çözümlerini satmak zorunda değil, bir lego yapar gibi kendi müşterilerine uygun çözümleri bir araya getirebiliyor, hatta oluşturdukları çözümleri kendi isimleriyle pazara sunarak markalaşabiliyorlar. Ticimax’ın teknolojilerini kullanarak birer bağımsız girişimciye dönüşebiliyorlar. Hedefimiz bu üretici modeli hem Türkiye’de hem de dünyada yaygınlaştırmak” diye konuştu. Geçtiğimiz yıl Avrupa’nın önde gelen teknoloji gruplarından team.blue’nun Ticimax’a ortak olduğunu hatırlatan Çiğdemli, bu iş birliğiyle global vizyonun Türkiye pazarına taşındığını ve partnerlerinin de uluslararası ölçekte büyümesinin önünün açıldığını ifade etti. Etkinlikte söz alan Ticimax CSO’su Ceyhun Turan ise partner ekosistemine sunulan yeni fırsatları paylaştı. Turan, sürdürülebilir büyümenin güçlü altyapı ile mümkün olduğunu belirterek, Ticimax’ın 30 bini aşkın müşteri kitlesi üzerinden partnerlerine çift yönlü müşteri akışı sağladığını aktardı. Yeni dönemde artırılan komisyon oranları, yüzlerce satılabilir modül ve Ticimax Market ile partnerlerin gelir potansiyelinin genişletildiğini vurgulayan Turan, “Artık her satış tek seferlik değil, modüller sayesinde sürekli ve tekrarlayan bir gelir modeli oluşturuyoruz” dedi. Turan ayrıca, Google, Meta ve YouTube gibi platformları kapsayan reklam destekleriyle partnerlerin müşteri kazanım süreçlerinin de desteklendiğini belirtti. Etkinlikte ayrıca 2025 yılı ciro sıralamasında ilk 3 partnere ödül takdim edildi. DUYURULAN YENİ ÖZELLİK VE GELİŞTİRMELER Ticimax, partner ekosistemini güçlendirmek ve e-ticaret operasyonlarını daha verimli hale getirmek amacıyla geliştirdiği yeni ürün ve özellikleri de etkinlikte tanıttı. Ticimax Ürün Direktörü Damla Vuranok, şu bilgileri paylaştı: “Yeni dönemde öne çıkan başlıklar arasında, partnerlerin tüm iş süreçlerini tek bir noktadan yönetmesini sağlayan yenilenen Partner Paneli yer aldı. Bu panel ile potansiyel ve mevcut müşteri fırsatları merkezi bir yapı üzerinden kolayca takip edilebiliyor. Bir diğer dikkat çeken yenilik ise, partnerlerin kendi iş modellerine uygun paketler oluşturabilmesine olanak tanıyan Flex Paket oldu. Sadece Ticimax’ta olan bu yapı sayesinde partnerler, Ticimax teknolojisini modüler bir şekilde kurgulayarak kendi paketlerini oluşturabiliyor. Ticimax’ın gelecek vizyonunun önemli bir parçasını ise yapay zeka destekli çözümler oluşturuyor. Şirket, geliştirdiği ürünlerle e-ticaret süreçlerinin uçtan uca daha hızlı, verimli ve ölçeklenebilir hale gelmesini hedefliyor. Bu kapsamda; mağaza kurulumundan içerik üretimine, görsel ve video oluşturmadan müşteri desteğine kadar geniş bir alanda çözüm sunan TiciAI ürün ailesi, işletmelerin operasyonel yükünü azaltırken büyüme süreçlerini de hızlandırıyor. Ayrıca sanal deneme gibi yenilikçi teknolojilerle kullanıcı deneyiminin zenginleştirilmesi hedefleniyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ticimax’tan Yeni İş Modeli Haber

Ticimax’tan Yeni İş Modeli

Partner Buluşması’nda konuşan Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, e-ticaretin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini vurgulayarak, şirketin Türkiye’deki liderliğini globale taşımayı hedeflediğini belirtti. Çiğdemli, “Sadece kendimizi değil, partnerlerimizi de büyütmek istiyoruz. Bu doğrultuda yapay zeka, ürün geliştirme, insan kaynağı ve partner ekosistemine toplam 450 milyon TL yatırım yapıyoruz” dedi. Teknolojide üreticiliği paylaşmayı seçtiklerini ve teknoloji üretimini destekleyen bir şirket olarak büyümeye devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Partnerlerimiz yani bayilerimiz direkt Ticimax çözümlerini satmak zorunda değil, bir lego yapar gibi kendi müşterilerine uygun çözümleri bir araya getirebiliyor, hatta oluşturdukları çözümleri kendi isimleriyle pazara sunarak markalaşabiliyorlar. Ticimax’ın teknolojilerini kullanarak birer bağımsız girişimciye dönüşebiliyorlar. Hedefimiz bu üretici modeli hem Türkiye’de hem de dünyada yaygınlaştırmak” diye konuştu. Geçtiğimiz yıl Avrupa’nın önde gelen teknoloji gruplarından team.blue’nun Ticimax’a ortak olduğunu hatırlatan Çiğdemli, bu iş birliğiyle global vizyonun Türkiye pazarına taşındığını ve partnerlerinin de uluslararası ölçekte büyümesinin önünün açıldığını ifade etti. Etkinlikte söz alan Ticimax CSO’su Ceyhun Turan ise partner ekosistemine sunulan yeni fırsatları paylaştı. Turan, sürdürülebilir büyümenin güçlü altyapı ile mümkün olduğunu belirterek, Ticimax’ın 30 bini aşkın müşteri kitlesi üzerinden partnerlerine çift yönlü müşteri akışı sağladığını aktardı. Yeni dönemde artırılan komisyon oranları, yüzlerce satılabilir modül ve Ticimax Market ile partnerlerin gelir potansiyelinin genişletildiğini vurgulayan Turan, “Artık her satış tek seferlik değil, modüller sayesinde sürekli ve tekrarlayan bir gelir modeli oluşturuyoruz” dedi. Turan ayrıca, Google, Meta ve YouTube gibi platformları kapsayan reklam destekleriyle partnerlerin müşteri kazanım süreçlerinin de desteklendiğini belirtti. Etkinlikte ayrıca 2025 yılı ciro sıralamasında ilk 3 partnere ödül takdim edildi. DUYURULAN YENİ ÖZELLİK VE GELİŞTİRMELER Ticimax, partner ekosistemini güçlendirmek ve e-ticaret operasyonlarını daha verimli hale getirmek amacıyla geliştirdiği yeni ürün ve özellikleri de etkinlikte tanıttı. Ticimax Ürün Direktörü Damla Vuranok, şu bilgileri paylaştı: “Yeni dönemde öne çıkan başlıklar arasında, partnerlerin tüm iş süreçlerini tek bir noktadan yönetmesini sağlayan yenilenen Partner Paneli yer aldı. Bu panel ile potansiyel ve mevcut müşteri fırsatları merkezi bir yapı üzerinden kolayca takip edilebiliyor. Bir diğer dikkat çeken yenilik ise, partnerlerin kendi iş modellerine uygun paketler oluşturabilmesine olanak tanıyan Flex Paket oldu. Sadece Ticimax’ta olan bu yapı sayesinde partnerler, Ticimax teknolojisini modüler bir şekilde kurgulayarak kendi paketlerini oluşturabiliyor. Ticimax’ın gelecek vizyonunun önemli bir parçasını ise yapay zeka destekli çözümler oluşturuyor. Şirket, geliştirdiği ürünlerle e-ticaret süreçlerinin uçtan uca daha hızlı, verimli ve ölçeklenebilir hale gelmesini hedefliyor. Bu kapsamda; mağaza kurulumundan içerik üretimine, görsel ve video oluşturmadan müşteri desteğine kadar geniş bir alanda çözüm sunan TiciAI ürün ailesi, işletmelerin operasyonel yükünü azaltırken büyüme süreçlerini de hızlandırıyor. Ayrıca sanal deneme gibi yenilikçi teknolojilerle kullanıcı deneyiminin zenginleştirilmesi hedefleniyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnternet gazetesi içerik planı nasıl kurulur? Haber

İnternet gazetesi içerik planı nasıl kurulur?

Bir internet gazetesinde sorun çoğu zaman içerik üretmemek değildir. Asıl sorun, internet gazetesi içerik planı kurulmadığı için haber akışının bir gün yoğun, ertesi gün zayıf kalmasıdır. Bu dalgalanma yalnızca trafik kaybı yaratmaz, editoryal güveni, reklam değerini ve okuyucunun geri dönüş alışkanlığını da aşındırır. Dijital yayıncılıkta içerik planı, yalnızca takvim yönetimi değildir. Aynı zamanda haber önceliği, kaynak verimliliği, kategori dengesi ve yayın kimliği meselesidir. Özellikle ekonomi, teknoloji, enerji, savunma, lojistik, tarım ve sürdürülebilirlik gibi karar etkisi yüksek alanlarda yayın yapan mecralar için plansızlık, görünenden daha pahalıdır. İnternet gazetesi içerik planı neden stratejik bir konudur? Bir internet gazetesinin değeri sadece kaç haber girdiğiyle ölçülmez. Hangi haberi hangi anda, hangi başlık kurgusuyla, hangi kategori içinde ve hangi tekrar sıklığında sunduğu da en az sayı kadar belirleyicidir. Okuyucu sadakati bu bütünlükten doğar. Planlı yapı, editör masasını da rahatlatır. Sabah gündemi, gün içi hızlı gelişmeler, akşam derinleştirilmiş dosyalar ve hafta sonu daha uzun soluklu içerikler birbirine karışmadığında ekip hem daha hızlı karar verir hem de hata payını düşürür. Özellikle sınırlı kadroyla çalışan dijital gazetelerde bu fark doğrudan operasyonel verimlilik sağlar. Burada kritik nokta şudur: Her yayın için tek tip plan işlemez. Siyasi sıcak gündem odaklı bir siteyle sektör bazlı haber veren bir mecranın akışı aynı olamaz. Bazı yayınlar hızla büyür çünkü çok haber girer. Bazıları ise daha az ama daha isabetli içerikle daha güçlü bir okur profili oluşturur. Doğru model, hedef kitleye ve yayın vaadine göre kurulur. İçerik planı kurulurken ilk karar: yayın omurgası Planlamaya takvimle başlamak yaygın bir hatadır. Önce yayın omurgası tanımlanmalıdır. Bir internet gazetesi, okuyucuya neyi düzenli olarak vaat ediyor? Anlık haber mi, sektör zekası mı, kurumsal görünürlük mü, analiz mi, hepsi mi? Eğer yayın çizgisi çok genişse, ana kategoriler arasında ağırlık farkı açık biçimde belirlenmelidir. Örneğin ekonomi ve iş dünyası merkezdeyse teknoloji, enerji veya savunma içerikleri destekleyici kolonlar olarak konumlanabilir. Tüm kategorileri eşit yoğunlukta götürmeye çalışmak çoğu zaman kaliteyi inceltir. Bu nedenle içerik omurgası üç katmanda düşünülmelidir. Birinci katman günlük zorunlu akıştır. İkinci katman marka karakterini güçlendiren özel alanlardır. Üçüncü katman ise fark yaratan formatlardır; röportaj, görüş yazısı, foto galeri, video ya da çok dilli yayın gibi. Bu ayrım yapılmadan hazırlanan takvimler kısa sürede dağılır. Kategori dengesi olmadan sürdürülebilirlik zorlaşır İyi bir internet gazetesi içerik planı, sadece çok okunan başlıklara yaslanmaz. Trafik getiren içerikle itibar üreten içerik arasında denge kurar. Ekonomi verisi, şirket haberleri, yatırım gündemi veya teknoloji lansmanları hızlı okunabilir. Buna karşılık sektör analizi, üst düzey yönetici söyleşisi veya dönüşüm odaklı dosya çalışması daha sınırlı ama daha nitelikli bir etki bırakabilir. Bu iki alan birbirinin alternatifi değildir. Biri erişim sağlar, diğeri yayın değerini yükseltir. Sadece hızlı tüketime dayalı bir akış, internet gazetesini haber ajansı kopyasına dönüştürebilir. Sadece derinlik odaklı bir akış ise günlük görünürlüğü zayıflatabilir. Kurumsal okuyucuya seslenen yayınların bu ayrımı net görmesi gerekir. Kategori dengesi ayrıca reklam ve iş birliği potansiyelini de etkiler. Sektör bazlı düzenli yayın yapan mecralar, dağınık yayın yapanlara göre daha güçlü ticari konum elde eder. Çünkü reklamveren ya da kurumsal paydaş, öngörülebilir editoryal alan ister. Günlük, haftalık ve aylık katmanlar birlikte düşünülmeli Pek çok editoryal ekip günlük akışa odaklandığı için haftalık ve aylık çerçeveyi kaçırır. Oysa iyi plan, üç zaman ölçeğini aynı anda yönetir. Günlük akışta sıcak haberler ve kurumsal gelişmeler vardır. Haftalık planda röportajlar, özel dosyalar ve veri temelli içerikler yer alır. Aylık planda ise takvimsel fırsatlar, sektör etkinlikleri, mevzuat değişimleri ve tematik yayın dosyaları bulunur. Bu yapı kurulduğunda masa başında sürekli sıfırdan karar verilmez. Editör, hangi saatte ne tür içerik boşluğu oluşacağını önceden görür. Bu da son dakika baskısını azaltır. Haber ritmi ile kaynak kapasitesi aynı değilse plan işlemez En sık yapılan ikinci hata, ekibin üretebileceğinden fazla içerik hedefi koymaktır. Teoride yoğun görünen planlar, pratikte tekrar başlık, zayıf giriş ve düşük edit kalitesi üretir. Sonuçta sayı artar ama yayın etkisi geriler. Bu nedenle içerik planı, insan kaynağına göre yapılmalıdır. Kaç editör var, kim hangi alanda güçlü, görsel üretim kapasitesi ne düzeyde, video ya da çok dilli yayın mümkün mü? Bu soruların yanıtı olmadan oluşturulan takvimler, bir haftadan sonra revizyona muhtaç hale gelir. Burada daha akıllı yöntem, içerikleri üretim zorluğuna göre sınıflandırmaktır. Bazı içerikler hızlıdır ve gündemi diri tutar. Bazıları orta efor ister. Bazıları ise yüksek hazırlık gerektirir ama yüksek değer üretir. Ekip, günün tüm enerjisini yalnızca hızlı içeriklere harcarsa marka derinliği oluşmaz. Tersine, sürekli ağır dosya üretmeye çalışırsa hız kaybolur. Başlık stratejisi planın parçasıdır İçerik planı çoğu zaman konu listesi gibi görülür. Oysa başlık disiplini de bu planın içindedir. Çünkü aynı haber, farklı başlık yaklaşımıyla bambaşka sonuçlar doğurur. Dijital gazetecilikte başlık sadece tıklanma aracı değil, editoryal pozisyon ifadesidir. Kurumsal ve profesyonel kitleye hitap eden yayınlarda aşırı iddialı ya da boş vaatli başlıklar kısa vadede dikkat çekse de güveni aşındırır. Bunun yerine net, veri destekli, sektörel karşılığı olan başlıklar tercih edilmelidir. Ekonomi, sanayi, enerji veya savunma gibi alanlarda okuyucu başlığın gösterişinden çok, bilgi yoğunluğuna bakar. Bu yüzden plan yapılırken sadece konu değil, muhtemel başlık açısı da düşünülmelidir. Haber mi öne çıkacak, etkisi mi, kurum açıklaması mı, yatırım boyutu mu, regülasyon tarafı mı? Başlıktaki bu karar, kategori performansını doğrudan etkiler. Telifsiz içerik kullanımı planlamayı hızlandırır ama seçici olunmalıdır Birçok internet gazetesi için dış kaynaklı telifsiz haber akışı önemli bir avantajdır. Özellikle yoğun gündemde editoryal boşlukları kapatır, kategori devamlılığı sağlar ve maliyet baskısını hafifletir. Ancak burada da kör otomasyon risklidir. Telifsiz içerik, yayın omurgasının yerine geçmemelidir. Doğru yaklaşım, bu içerikleri yayın çizgisine uygun biçimde seçmek ve kendi haber mimariniz içinde konumlandırmaktır. Aksi halde site güncel görünür ama ayırt edici niteliğini kaybeder. Bu noktada sektör odaklı, yeniden kullanıma uygun ve profesyonel paketlenmiş haber akışı sunan kaynaklar değer yaratır. Örneğin Kapsül Haber Ajansı gibi yapılar, özellikle dijital gazeteler için düzenli ve telifsiz içerik akışında operasyonel avantaj sağlayabilir. Yine de nihai editoryal karar her zaman yayın yönetiminin elinde olmalıdır. Performans takibi sadece trafik raporu değildir İçerik planı kurulduktan sonra asıl iş başlar. Hangi kategori düzenli okunuyor, hangisi yalnızca anlık trafik getiriyor, hangi format geri dönüş sağlıyor, hangi yayın saati etkili? Bu sorular yanıtlanmadan plan sabitlenmemelidir. Burada yalnızca sayfa görüntülenmesine bakmak eksik kalır. Profesyonel kitleye hitap eden mecralarda sayfada kalma süresi, tekrar ziyaret oranı, kategori sadakati ve doğrudan trafik gibi göstergeler daha kıymetlidir. Çünkü bu veriler, okurun içeriği gerçekten işine yarar bulup bulmadığını gösterir. Bazı kategoriler düşük hacimde ama yüksek etki üretebilir. Örneğin savunma sanayii, enerji dönüşümü veya yapay zeka regülasyonu gibi alanlar geniş kitleye hitap etmese de karar verici okur çeker. Böyle durumlarda sadece yüksek trafik beklentisiyle içerik azaltmak stratejik hata olabilir. Sağlam bir plan esnek olmak zorundadır Haber odasında mutlak takvim diye bir şey yoktur. Ani gelişmeler, krizler, regülasyon değişimleri, piyasa hareketleri veya kurumsal açıklamalar planı bir anda değiştirebilir. Bu nedenle en iyi internet gazetesi içerik planı, hem disiplinli hem esnek olandır. Esneklik plansızlık anlamına gelmez. Tam tersine, hangi içeriklerin ertelenebileceği, hangilerinin öncelikli olduğu ve hangi kategorilerin her koşulda canlı kalacağı önceden belliyse ekip daha sakin hareket eder. Editoryal olgunluk biraz da burada görünür. Güçlü dijital yayınlar, içerik planını takvim dosyası gibi değil, yaşayan bir editoryal sistem gibi yönetir. Günün hızını yakalarken yayın kimliğini koruyabilenler öne çıkar. Okuyucu da bunu fark eder. Kısa vadede çok haber girmek görünürlük sağlar. Kalıcı etkiyi ise neyi, neden ve hangi düzen içinde yayımladığını bilen gazeteler üretir. İnternet gazetenizin büyüme hedefi varsa, içerik planı artık destekleyici bir araç değil, doğrudan yayın stratejisinin merkezidir.

Turkcell 5G Şerefine Paketleri 5’e Katladı Haber

Turkcell 5G Şerefine Paketleri 5’e Katladı

Markanın 5G reklam yüzü olan basketbol efsanesi Shaquille O'Neal’ın 5G mesajı paylaşılırken, Gemlik’te bulunan Togg marka bir araç da 5G ile İstanbul’daki etkinlik alanında kontrol edildi. Lansmanda konuşan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Türkiye'ye verdiğimiz sözü tuttuk. Ülkemizi Turkcell gücünde 5G ile buluşturduk. Bugün itibarıyla yüksek kapasitede en geniş kapsama yetkinliğine sahip operatörüz. Bu Türkiye için gerçek 5G demek. Turkcell’de hedefler bitmez. 5G uyumlu cihaz oranını artıracağız. 5G’yi tüm gelir grupları için erişilebilir kılacağız. Sanayide 5G kullanımını yaygınlaştıracağız. Ülkemizi bölgesel teknoloji merkezi haline getireceğiz. 32 yıllık birikimiyle Turkcell buna hazır” dedi. Turkcell’in tarife kampanyalarını da duyuran Genel Müdür Koç, “Müşterilerimizin 5G’yi doya doya deneyimlemesini istiyoruz. Her müşterimizin mevcut paketi, bu aya özel 5’e katlanacak” diye konuştu. Türkiye’de 5G çağı başladı. Türkiye’nin lider mobil operatörü ve teknoloji şirketi Turkcell de 5G lansmanını, İstanbul Zorlu Center’da düzenlediği çok renkli bir etkinlikle gerçekleştirdi. Etkinlik büyük sürprizlere sahne olurken, en geniş ve güçlü frekans bandının sahibi Turkcell, 5G çağına çok güçlü bir şekilde adım attı. “Turkcell gücünde 5G ile beşliyoruz” Lansman etkinliğinde bir konuşma yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, önemli mesajlar verdi: “Türkiye'nin Turkcell'i olmak, 1994'ten bu yana ilkleri gerçekleştirmek demek. İnsanları hayata bağlamak demek. Yatırım demek. Verinin kendisini de değerini de bu topraklarda tutmak demek. Bir iddia ortaya koymak kolay. Önemli olan o iddiayı taşıyacak altyapıya sahip olmak. 10 yıl önce başladığımız büyük yatırımlarla şebekemizi güçlendirdik. Fiber altyapımızı büyüttük. Veri merkezlerimizi genişlettik. Bulut kapasitemizi artırdık. Türkiye'yi Turkcell gücünde 5G ile buluşturmak için söz vermiştik. Bugün sözümüzü yerine getiriyoruz. Turkcell gücünde 5G ile beşliyoruz!” En yüksek kapasite ve en geniş kapsamayla gerçek 5G “5G yalnızca bir söylem meselesi değildir. Bir kapasite meselesidir. 5G teknolojisini 3G ve 4.5G’de sahip olduğumuz geniş spektrumun üzerine inşa ediyoruz. Toplamda 394,4 MHz’lik bir kapasiteden bahsediyorum. Bu, en yakın rakibimizden %25 daha fazla. Bugün itibariyle yüksek kapasitede en geniş kapsama yetkinliğine sahip operatörüz. Bu da ‘gerçek 5G’ demek. 5G frekans ihalesinde gösterdiğimiz irade sayesinde, en geniş frekans bandına sahip olmanın avantajı demek. Bu bant Türkiye'nin en geniş dijital otoyolu. Bu otoyolda en çok şerit Turkcell’in. Turkcell’liler bu otoyolda sol şeridi kapatacak.” “Bu gurur tüm Türkiye’nin” 5G’nin artık bir vaat olmadığını vurgulayan Koç, “Sahada kurulmuş, emekle büyütülmüş, gerçeğe dönüşmüş ve geleceğe hazır güçlü bir altyapı. Bu gurur tüm Türkiye’nin... Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçen Millî Teknoloji Hamlesi, bize çok önemli bir hedef verdi. Kendi teknolojilerimizi üretmek. Kendi altyapımızı kurmak. Yenilikçi bağlantı teknolojilerine sahip olmak… Turkcell olarak bugün attığımız adım, bu vizyonun sahadaki karşılığı. 5G'de kuracağımız ekosistem, bölgenin teknoloji merkezi olma yolunda kritik bir dönüm noktası. Bu vesileyle, vizyonuyla bize yön veren Sayın Cumhurbaşkanımıza ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. 5G Türkiye’ye çok yakışacak” dedi. 5G şerefine paketler 5’e katlanıyor Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in lansmana özel sürpriz tarifelerini de duyurdu. Buna göre Turkcell müşterilerinin mevcut paketi, bir ay süreyle 5’e katlanacak. Paketlerdeki GB’lar 5 katına çıkartılacak. Bu ay içinde Turkcell’li olacak müşteriler de bu kampanyadan bir ay süreyle yararlanabilecek. 24 saat geçmeden paketini 5’e katlayan Turkcell müşterileri 5 milyonu aştı. Shaquille O'Neal’dan 5G mesajı Zorlu Center’da gerçekleştirilen etkinlikte, NBA efsanesi Shaquille O'Neal’ın yer aldığı ve çok ses getiren reklam filmi, konuklarla birlikte izlendi. Ardından ünlü basketbolcunun video mesajı sahnedeki ekranlarda yer aldı. O’Neal, böyle bir kampanyada yer almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Benim bugüne kadar yer aldığım en güzel ve keyifli reklamdı. En kısa sürede yeniden İstanbul’da olmak için sabırsızlanıyorum” dedi. 5 bin 555 Samsung telefon, yüzde 50’ye varan indirimlerle Turkcell kanallarında Halen yüzde 30 civarında olan 5G uyumlu telefonların oranını artırarak 5G erişimini yaygınlaştırmayı hedefleyen Turkcell, bu yönde yine çok önemli bir adıma imza attı. Samsung ile 750 bin telefonu kapsayan bir cihaz anlaşması yapan Turkcell, bu iş birliğini daha da derinleştirdi. Bu ay içinde, toplam 5 bin 555 adet Samsung telefon, Turkcell satış kanallarında, yüzde 50’ye varan indirimlerle satılacak. 20 Nisan itibarıyla, Apple, Samsung, Vivo, Tecno, Oppo markalarında geçerli olmak üzere, peşin fiyatına 3 veya 6 taksitli cihaz teklifleri de Turkcell’lileri bekliyor. Togg T10F, 5G ile 150 km mesafeden, uzaktan sürüşte test edildi Lansmanda, 5G’nin mesafeleri ortadan kaldıran yüksek hız ve ultra düşük gecikme kabiliyeti, Togg mühendisleri ile birlikte özel olarak kurgulanan bir uzaktan sürüş senaryosu ile gözler önüne serildi. Togg’un Gemlik Teknoloji Kampüsü’nde bulunan T10F modeli, İstanbul’daki kontrol noktasından 5G bağlantısı ile, uzaktan yönetildi. Geçmiş yıllarda iş makineleri ve deniz araçları üzerinde 5G destekli uzaktan kontrol testlerine imza atan Turkcell, bu kez otomotiv alanında gerçekleştirdiği bu çalışma ile teknolojisinin geldiği noktayı ve 5G’nin mobilite ekosistemine sunduğu potansiyeli ortaya koydu. Gemlik’teki Togg T10F’i İstanbul’dan deneyimleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, yarın sanayide, üretimde, sağlıkta ve eğitimde göreceğimiz ileri bağlantı teknolojilerinin somut bir göstergesi. 5G hayatın her alanını dönüştürecek bir altyapı sunuyor” dedi. Superbox ve Superbox GO ile her an ve her yerde Turkcell 5G farkı Türkiye’yi Superbox teknolojisiyle tanıştıran Turkcell, 5G çağında da yeni nesil 5G uyumlu Superbox teknolojisini müşterilerine sunuyor. Böylece fiber altyapının henüz ulaşamadığı yerlerde, kablo ya da kurulum sorunu olmadan fiber hızında internet hizmeti mümkün olacak. Bir diğer yenilik ise taşınabilir Superbox GO cihazı. Superbox GO, lokasyondan, telefonunuzdan ve kablolardan bağımsız 5G bağlantısını mümkün kılıyor. Her an ve her yerde bağlantılı olmayı bir standart haline getiren cihaz, tek şarjla 10 saate kadar pil ömrüne sahip. Superbox GO ile 32 farklı cihaz aynı anda 5G bağlantısı yapabiliyor. Bu yeni teknolojilerin artık sabit internette oyun değiştirici rolü olduğuna değinen Ali Taha Koç, “Fiber altyapının henüz ulaşamadığı yerlerde kablo derdi olmadan, kurulum derdi olmadan fiber hızında internet dönemi başlıyor. Sokağıma kadar geldi apartmana girmedi, alt kat komşuma bağlandı bana bağlanmadı, şu şirket getirmiş bu şirket getirmemiş. Tüm bu dertler bitiyor. Artık telefonunuzda 5G sinyali görüyorsanız, konu kapanmıştır. Evinizde kablosuz olarak Turkcell Superbox 5G ile fiber hızında internetiniz olacak” dedi. 81 ildeki Turkcell ekipleriyle canlı yayında 5G hız testi Turkcell 5G lansmanında, 81 ildeki Turkcell ekipleriyle de aynı anda canlı bağlantı gerçekleştirildi. 7 farklı bölgeyi temsilen; Erzurum, Adana, Trabzon, İstanbul, İzmir, Ankara ve Diyarbakır’daki çalışanlarla canlı yayında 5G hız testi yapıldı. Çalışanların duygu ve düşüncelerini paylaştığı bağlantı, Turkcell 5G’nin çok yüksek hız kapasitesini bir kez daha ortaya koydu. Her kurumun kendi ihtiyacına göre tasarlanmış bir 5G servisi Üretimden ulaşıma, eğitimden sağlığa kadar hayatın her alanında 5G’nin büyük yansımalarının görüleceğini vurgulayan Genel Müdür Koç,“5G'nin sunduğu yüksek hız ve ultra düşük gecikme, sanayide gerçek bir devrim demek. Tabii her sektörün ihtiyacı farklı. Bu noktada da devreye ağ dilimleme girecek. Fabrikalar, hastaneler, limanlar… Her kurumun kendi ihtiyacına göre tasarlanmış bir 5G servisi sunacağız. Bunun en güçlü örneği özel şebeke çözümleri. Kritik alanlarda daha güvenli, daha kontrollü, daha düşük gecikmeli altyapılar kuruyoruz. Kurumlar kendi verisini kendi ekosisteminde tutacak. Turkcell kalitesiyle tüm kurumlara uçtan uca hizmet sağlayacağız” diye konuştu. “Saniyede 1.6 terabit veriyi taşıyacak omurgayı Turkcell Türkiye’ye kazandırdı” 5G ile milyarlarca cihaz birbirine bağlanacağını söyleyen Ali Taha Koç şöyle devam etti: “Yapay zekânın da etkisiyle devasa bir veri akışı oluşacak. Bu veri yükü nasıl yönetilecek? Cevap yine Turkcell’de. Uçtan uca, kesintisiz ve düşük gecikmeli yeni 5G servislerini destekleyen, 1.6 Tbps kapasiteye varan, en yüksek bant genişliği sağlayan transport omurgasına sahibiz. Bunun yanı sıra veri egemenliği artık millî egemenlik meselesi. Altyapıda yerlilik bizim için her zaman en öncelikli konulardan biri. Yerli ekipmanlar ile ilk 5G servisi sunan operatör olmanın gururunu yaşıyoruz.” “Tüm Turkcell ailesine yürekten teşekkür ediyorum” Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç sözlerini şöyle sonlandırdı: “Turkcell’in 5G yolculuğu, takım olmanın önemini bir kez daha gösterdi. Süreçteki liderlikleri için Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Şenol Kazancı ve Yönetim Kurulu Üyelerimize, tüm yöneticilerimize ve isimlerini burada sayamadığım Turkcell ailesinin her bir ferdine yürekten teşekkür ediyorum. Bu tarihi ana hep birlikte tanıklık etmenin gururunu yaşıyorum. Bu gurur sadece Turkcell’in değil, hepimizin. Bu gurur Türkiye’nin.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Shell, Temiz Tuvalet Deneyimini Bir “Büyüme” Hikayesiyle Ekranlara Taşıyor Haber

Shell, Temiz Tuvalet Deneyimini Bir “Büyüme” Hikayesiyle Ekranlara Taşıyor

“İnsanların Shell’i” çatısı altında gerçekleştirdiği iletişim çalışmalarıyla misafirlerinin hayatındaki özel anlara eşlik eden Shell&Turcas, temiz tuvalet konusundaki öncülüğünü yeni reklam filmiyle taçlandırıyor. Yolculukların en güvenilir mola noktası olma hedefiyle hareket ederek geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören temiz tuvalet kampanyasını, bu kez bir çocuğun hayatındaki anlamlı bir eşik anı üzerinden sürdürüyor. Yeni film, Shell’in uzun yıllardır istikrarlı biçimde uyguladığı yüksek hijyen standartlarının, her yaştan misafir için nasıl güven yarattığını güçlü bir içgörüyle ortaya koyuyor. Shell & Turcas Pazarlama Direktörü Özkan Özyavuz, kampanyayı şu sözlerle özetliyor; “Geçtiğimiz yıl istasyonlarımızdaki hizmet kalitemizi ve temiz tuvalet konusundaki iddiamızı cesur ve özgüvenli bir şekilde ortaya koyduğumuz "İçi Rahat Eden İnsanların Shell'i" iletişimimizin ardından, Türkiye'nin en sevilen akaryakıt markası olarak, bu yıl da aynı iddiamızı yepyeni bir hikâyeyle anlatıyoruz. Bir istasyonun gerçek bir yaşam alanı olabilmesi için temizlik anlayışımız ve hijyen standartlarımızın anne ve babaların bile içini rahat ettirecek seviyede olması gerektiğine inanıyoruz. Tam olarak bu sebepten dolayı yeni reklam filmimiz gücünü, kusursuz operasyon anlayışımızın misafirlerimizde bulduğu karşılıktan alıyor. Her yaştan misafirimizin içininin rahat etmesi için var gücümüzle çalışırken, iletişimlerimizde de bu güçlü içgörüden yola çıkmaya devam ediyoruz. Son 3 yıldır hikaye anlatıcılığında kullandığımız sıcak ve samimi dil tüketicilerimizle olan sevgi bağımızı derinleştiriyor.” Evdeki kadar temiz, Shell kadar güvenli Shell&Turcas, Türkiye genelindeki istasyon ağında hayata geçirdiği 1000’e yakın yeni nesil tuvalet yatırımıyla, temizlik ve hijyeni müşteri deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Çocuklar için özel tuvaletleri ilk uygulamaya alan ve bugün 1000’i aşkın çocuk tuvaletiyle ailelerin içini rahatlatan bir deneyim sunan Shell&Turcas’ın; 1.000’den fazla istasyonda yer alan engelli tuvaletleri ve temassız kullanım özellikleriyle desteklenen altyapısı, kapsayıcı ve erişilebilir bir hizmet anlayışını yansıtıyor. İstasyonlarda görev yapan 1000’i aşkın kişi sadece bu alanların gün boyu hijyen standartlarını sağlamak üzere dedike bir şekilde çalışıyor. Bu yatırımlar yalnızca nicelikle sınırlı kalmıyor. Tuvaletlerde kullanılan enerji verimli aydınlatma sistemleri, gereksiz elektrik tüketimini önlüyor. Su tasarrufu odağında ise rezervuarlarda yer alan akıllı sistemler devreye girerek hijyen standartlarından ödün vermeden su tüketimini optimize ediyor. Ozon teknolojisiyle desteklenen dezenfeksiyon sistemleri, temassız vitrifiye ve musluklar, hijyen odaklı el kurutma çözümleri, akıllı havalandırma sistemleri ve kullanıcı deneyimini önceleyen tasarım detayları, Shell&Turcas’ın hijyeni operasyonel bir süreçten çok bütüncül bir deneyim alanı olarak ele aldığını ortaya koyuyor. Shell&Turcas’ın bu yaklaşımı, markanın bu yıl Türkiye’de LoveMark seçilmesiyle de anlamlı bir karşılık buluyor. Tüketicilerin yalnızca ürünleriyle değil, günlük hayatta sunduğu deneyimlerle bağ kurduğu markalar arasında yer alan Shell, istasyonlarında sunduğu yüksek hijyen standartlarıyla bu sevginin en somut karşılıklarından birini sunuyor. Temiz, erişilebilir ve güven veren tuvalet deneyimi; özellikle aileler için Shell’i yolculuklarda ilk tercih edilen mola noktası haline getiriyor. Bir Çocuğun Gözünden Güven Duygusu Reklam filminde, annesiyle birlikte Shell istasyonuna gelen 6–7 yaşlarındaki bir çocuğun, çocuk tuvaletinden yetişkin tuvaletine geçiş anına tanıklık ediliyor. Renkli ve eğlenceli çocuk tuvaletlerine veda eden küçük kahraman, “Ben artık büyüdüm” diyerek yeni bir adıma yöneliyor. Bu geçiş anı, Shell’in sunduğu temiz, düzenli ve güven veren tuvalet deneyimi sayesinde kaygıdan uzak ve doğal bir şekilde yaşanıyor. Marka yüzü Engin Akyürek’in bakışlarıyla pekişen sahne, Shell&Turcas’ın hijyen konusundaki iddiasını kendinden emin bir şekilde temizliğin bir vaat değil, istikrarlı biçimde uygulanan bir standart olduğunu net biçimde hissettiriyor. “İnsanların Shell’i” vurgusuyla sonlanan film, markanın hijyen ve konfor alanında da “Hep İleride” olma iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. Shell & Turcas, Türkiye genelindeki istasyonlarında yüksek hijyen standartlarını müşteri deneyiminin merkezinde tutmaya, çevre dostu teknolojilerle desteklenen tuvalet yatırımlarını geliştirmeye ve yolculukların en güvenilir mola noktası olma konumunu güçlendirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DOME’da Üst Düzey Atama Haber

DOME’da Üst Düzey Atama

Erdoğan, ajansın yeniden yapılanma sürecine liderlik ederek operasyonel dönüşüm ve büyüme stratejilerine yön verecek İletişim, içerik ve influencer pazarlaması alanlarında entegre çözümler sunan Türkiye’nin önde gelen ajanslarından DOME’un yeni Genel Müdürü, reklam ve pazarlama sektöründe 15 yılı aşkın deneyime sahip Yağmur Erdoğan oldu. Erdoğan, yeniden yapılanma sürecini tamamlayan DOME’un operasyonel dönüşümüne liderlik edecek. Ajansın kreatif strateji, kurumsal iletişim, influencer pazarlaması ve prodüksiyon hizmetlerini tek çatı altında birleştiren yapısını büyütme ve konsolide etme hedeflerine yön verecek. Yeni dönemde DOME çatısı altındaki tüm iş birimlerinin birlikte çalıştığı hibrit bir yapı kurduklarını belirten Yağmur Erdoğan, şunları söyledi: “Markaların kampanya üretmekten öteye, içerik ve kültür üretmeye odaklandığı bir dönemdeyiz. Biz de DOME olarak bu dönüşüme stratejik ortaklık yapacak esneklikte ve yaratıcılıkta bir yapı kurmak için yola çıktık.” Yağmur Erdoğan kimdir? Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Yağmur Erdoğan, marka yönetimi, dijital reklamcılık ve pazarlama teknolojileri alanlarında 15 yılı aşkın bir tecrübeye sahip. Bu süreçte hem bağımsız ajanslarda hem de Dentsu ve Mindshare gibi dünyanın önde gelen medya ve reklam networklerinde yönetici direktör ve dijitalden sorumlu üst düzey yönetici (CDO) gibi stratejik roller üstlendi. Multidisipliner ekip yapılarını kurma, operasyonel verimlilik sistemleri tasarlama ve veri odaklı iş modelleri geliştirme konularında sektörel uzmanlığa sahip olan Erdoğan, yeni görevinde DOME’un stratejik vizyonunu belirlemekten ve ajansın yüksek performanslı kültürünü sürdürülebilir hale getirmekten sorumlu olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Test Aşamasını Geçti: Türkiye’de Pazarlama Liderlerinin %72’si Dönüşüme Hazır! Haber

Yapay Zeka Test Aşamasını Geçti: Türkiye’de Pazarlama Liderlerinin %72’si Dönüşüme Hazır!

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye, %72’lik “ileri düzeyde bilgi sahibi” oranıyla yapay zeka farkındalığında MENA (%64) ve Güney Afrika (%62) bölgelerini geride bırakarak ilk sıraya yerleşti. Bölge genelinde yapay zekanın nasıl kullanıldığına dair farkındalık oranı %66 seviyesinde. Bu sonuçlar, Türkiye’de yapay zekanın yalnızca teorik bir gündem olmaktan çıkarak, stratejik karar alma süreçlerine entegre edilmeye başlandığını gösteriyor. Yapay Zeka Artık Ölçeklendiriliyor: Denemeden Kurumsal Etkiye Araştırma, yapay zekanın Türkiye’de test ve pilot aşamasını büyük ölçüde geride bıraktığını ortaya koyuyor. Kuruluşların %46’sı, yapay zeka kullanımını pilot projelerin ötesine taşıyarak kurum geneline yaydığı “ölçeklendirme” aşamasına geçmiş durumda. Türkiye’de araştırmaya katılan kuruluşların tamamı yapay zekayı en az test aşamasında kullanırken, “henüz başlamadık” diyen kurum oranı %0. Bu tablo, pazarlamada yapay zekanın artık verimlilik artıran bir araçtan, iş sonuçlarını doğrudan etkileyen stratejik bir kaldıraç haline geldiğini gösteriyor. Farkındalıktan İş Sonuçlarına: Yapay Zekanın Stratejik Rolü Pazarlama liderlerinin yapay zekadan beklentileri, teknolojinin yalnızca operasyonel hız değil, ölçülebilir iş çıktıları üretmesine odaklandığını ortaya koyuyor: Temel Hedefler: Veri analitiği ve içgörü üretimini güçlendirmek (%64), operasyonel verimlilik ve kârlılığı artırmak (%62), müşteri deneyimini iyileştirmek (%56).Uygulama Alanları: Reklam ve medya planlama (%79) ile en hızlı dönüşüm yaşanan alan olurken, strateji ve planlama (%46) ile müşteri deneyimi, operasyon ve üretim (her biri %41) alanları takip ediyor.Vizyon ve Yönetişim: Kuruluşların %64’ü, yapay zekanın pazarlama ve müşteri deneyiminde kullanımına yönelik, üst yönetim tarafından desteklenen bir vizyon veya yol haritasına sahip. Bu bulgular, yapay zekanın pazarlamada farkındalıktan doğrudan iş sonuçlarına uzanan bir değer zinciri yarattığını ortaya koyuyor. Kültürel Hazırlık Güçlü, Yetkinlik Dönüşümü Kritik Türkiye’de şirket kültürlerinin yapay zekaya karşı bilgili ve kabul edici yaklaşım oranı %82 gibi yüksek bir seviyede. Ancak araştırma, farkındalık ile sürdürülebilir yetkinlik arasında hâlâ kapatılması gereken bir boşluk olduğuna işaret ediyor: Eğitim Olgunluğu: Kuruluşların %44’ünde yapay zekaya yönelik eğitim bulunuyor ancak bu eğitimler çoğunlukla rol ve yetkinlik bazında özelleştirilmiş değil. Yalnızca %13’ünde, kurumsal stratejiyle tam uyumlu ve olgun eğitim programları mevcut.Yetenek Stratejisi: Kuruluşların %82’si yapay zeka yetkinliği için mevcut çalışanların gelişimine (upskilling) öncelik verirken, yeni yetenek istihdamı %23 seviyesinde kalıyor. MMA Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Didem Namver, raporun stratejik sonuçlarını ve MMA'in vizyonunu şu sözlerle özetliyor: "MMA olarak en temel misyonumuz, hızı kesmeden sürdürdüğümüz araştırmalarımızla sektöre kanıta dayalı bir rehberlik sunmaktır. Bu araştırma gösteriyor ki; yapay zeka artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Kurumların bu yeni dönemde ayakta kalabilmesi için AI okuryazarlığını bir kurum kültürü haline getirmesi, veri güvenliği protokollerini ivedilikle oluşturması ve küçük ölçekli denemelerden büyük ölçekli entegrasyonlara geçmesi gerektiğine inanıyoruz. MMA olarak, insan yaratıcılığının yapay zeka ile yer değiştirmeyeceğini, aksine bu teknolojinin insan zekası için bir çarpan etkisi yaratacağını savunuyoruz. Kanıta dayalı araştırmalarımızla sektöre ışık tutmaya ve üyelerimizi bu büyük teknolojik sıçramada doğru adımlarla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz." MMA Academy: Farkındalıktan Yetkinliğe, Yetkinlikten Etkiye Araştırmanın ortaya koyduğu bu dönüşüm ihtiyacına paralel olarak MMA Türkiye, MMA Academy çatısı altında pazarlama liderlerini ve ekiplerini yapay zeka çağının gerektirdiği yetkinliklerle buluşturmayı hedefliyor. MMA Academy; yapay zekayı yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, strateji, organizasyon, karar alma ve iş sonuçlarıyla entegre bir liderlik yetkinliği olarak ele alan eğitim ve gelişim programları sunuyor. MMA Academy programları, pazarlama ekiplerinin yapay zekayı: farkındalık düzeyinden,uygulamaya,ölçeklenebilir kullanım modellerineve ölçülebilir ticari etkiyetaşımasını desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Reklam Bitti Mi? Haber

Sağlıkta Reklam Bitti Mi?

Sosyal medya çağında hekimler, klinikler, estetik merkezleri ve sağlık kuruluşları kendilerini tanıtmanın yolunu buluyor; reklam ile bilgilendirme arasındaki çizgi her geçen gün biraz daha silikleşiyordu. Kasım 2025’te yürürlüğe giren Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, işte tam bu noktada devreye girdi. Ve açıkça şunu söyledi: “Sağlıkta reklam yok. Bilgilendirme var. Ama o da sınırlı.” İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, sağlıkta reklam konusunda önemli bilgiler verdi: SPONSORLU İÇERİK YASAK “Yeni yönetmelik, yalnızca klasik reklamları değil; örtülü, dolaylı ve dijital reklamları da kapsayan geniş bir yasak alanı tanımlıyor. Web siteleri, sosyal medya hesapları, videolar, influencer iş birlikleri, hasta yorumları, teşekkür mesajları… Hepsi artık mercek altında. Eskiden “bilgilendirme” denilerek yapılan pek çok paylaşım, yeni düzenleme ile doğrudan reklam sayılıyor. Örneğin: “En iyi”, “en başarılı”, “en çok tercih edilen” gibi ifadeler,Öncesi–sonrası görseller,Hasta memnuniyeti videoları,Kampanya, indirim ve promosyon duyuruları,Sponsorlu sosyal medya içerikleri. Bunların tamamı, sağlık hizmeti sunumunda yasaklı alan olarak kabul ediliyor. Peki hekimler ve sağlık kuruluşları hiç mi konuşamayacak? Hayır. Yönetmelik burada önemli bir denge kuruyor. Bilgilendirme serbest, yönlendirme yasak. Genel sağlık bilgileri, koruyucu hekimlik, hastalık süreçlerine dair bilimsel ve nesnel açıklamalar yapılabiliyor. Ancak bu paylaşımlar, doğrudan ya da dolaylı şekilde bir hizmet talebi yaratmamalı, kişiyi veya kurumu öne çıkarmamalı, tercih yönlendirmesi içermemeli. Asıl dikkat çekici düzenleme ise sosyal medya tarafında. Artık sağlık alanında: Sponsorlu içerik yok,Hasta yorumları yok,“Başarı hikâyesi” anlatıları yok,Abartılı görsel ve filtrelerle algı yönetimi yok. Bu, alışılmış dijital pazarlama refleksleri açısından ciddi bir kırılma. Ancak kamu sağlığı ve hasta güvenliği açısından bakıldığında, gecikmiş ama gerekli bir adım. SAĞLIK TURİZMİNDE TANITIM SERBEST AMA… Yönetmelik bir istisna da getiriyor: uluslararası sağlık turizmi. Yurt dışına yönelik, yabancı dilde ve Türkiye’de yaşayanları hedeflemeyen bilgilendirici tanıtımlar belirli şartlarla mümkün. Ancak burada da “reklam” değil, bilgi verme esas alınıyor. En kritik mesaj ise yaptırımlar kısmında gizli. Yeni dönemde ihlaller yalnızca etik tartışma konusu değil; idari para cezaları, faaliyet durdurma ve yetki iptali gibi somut sonuçlar doğurabiliyor. Denetimler özellikle dijital mecralar üzerinden sıkılaştırılmış durumda. SAĞLIKTA PAZARLAMA DÖNEMİ BİTTİ Özetle: Sağlıkta reklam bitmedi belki ama eski bildiğimiz haliyle kesinlikle sona erdi. Yeni dönem; daha sessiz, daha ölçülü, daha etik bir iletişim dili istiyor. Bu düzenleme, “kendini pazarlayan” değil; bilgiyi doğru ve sorumlu şekilde paylaşan sağlık profesyonellerini öne çıkaracak. Ve belki de en önemlisi, hastayı bir müşteri değil, hak sahibi bir birey olarak yeniden merkeze koyacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.