Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Renault

Kapsül Haber Ajansı - Renault haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Renault haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünyanın En Büyük 20 Elektrikli Araç Üreticisinden 17’si Continental Lastiklerini Tercih Ediyor Haber

Dünyanın En Büyük 20 Elektrikli Araç Üreticisinden 17’si Continental Lastiklerini Tercih Ediyor

2025 yılı verilerine göre Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamına lastik tedarik eden marka, %100'lük bir başarı oranına ulaştı. Dünya genelinde ise en büyük 20 elektrikli araç üreticisinden 17’si araçlarında Continental lastiklerini tercih ediyor. Fraunhofer Sistem ve İnovasyon Araştırmaları Enstitüsü (ISI) verilerine göre elektrikli araç satışları dünya genelinde istikrarlı biçimde büyüyor. 2024 yılında 10,3 milyon olan küresel bataryalı elektrikli araç (BEV) satışları, 2025 yılında %23 artarak 12,7 milyon adede ulaştı. Asya-Pasifik bölgesi, özellikle de Çin, çift haneli büyüme oranlarıyla liderliğini korurken; Avrupa pazarı %26’lık bir artışla 2,5 milyon araçlık hacme ulaşarak ikinci en önemli pazar konumunu pekiştirdi. Lider lastik üreticilerinden Continental, elektrikli araçların teknik gereksinimlerine yönelik geliştirdiği ürünlerle dünyanın en büyük EV üreticilerinin tercihi oldu. Geçtiğimiz yıl Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamına lastik temin eden marka, bu güçlü konumunu küresel ölçekte de sürdürüyor. Aralarında BYD, Volkswagen, Stellantis, BMW, NIO, Hyundai ve Renault gibi devlerin bulunduğu en büyük 20 üreticiden 17'sine hizmet veren marka, başarısını kıtalararası boyuta taşıdı. Şirket aynı zamanda Amerika pazarındaki en büyük 10 üreticinin 8’ine, Asya-Pasifik bölgesinde ise 10 üreticiden 7’sine lastik sağlıyor. " Elektrikli Mobilite Stratejimiz Sonuç Veriyor" Continental Lastikleri Küresel Orijinal Ekipman İş Birimi Sorumlusu Dennis Bellmund, elde edilen bu başarıyı şu sözlerle değerlendirdi: "EMEA bölgesi stratejimizin başarısını teyit ediyor. Binek araç lastiklerimizi düşük yuvarlanma direnci, sessiz sürüş ve yüksek yük kapasitesi için tasarlamaya çok erken aşamalarda başladık. Bu özellikler, elektrikli araçlar için özellikle kritik bir öneme sahip." Elektrikli Araçlar İçin İleri Teknoloji: EcoContact 7 Elektrikli araçlar, batarya ağırlıkları ve anlık yüksek tork üretimleri nedeniyle lastikler üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Continental, bu zorluklara karşı golf toplarından ilham alan "aerodimple" teknolojisini geliştirdi. Yeni EcoContact 7 modelinde kullanılan bu teknoloji, lastik yanaklarındaki hava türbülansını azaltarak aracın hareket etmek için daha az enerji harcamasını sağlıyor ve verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. 1993 yılında ilk enerji verimli lastiği Conti EcoContact’ı sunan şirket, serinin yedinci nesli olan EcoContact 7 ile teknolojisini her geçen gün ileri taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’dan Renault, Dacia ve Alpine Markalarına Özel Kasko Çözümleri Haber

Anadolu Sigorta’dan Renault, Dacia ve Alpine Markalarına Özel Kasko Çözümleri

Anadolu Sigorta, Renault, Dacia ve Alpine markalarına özel olarak geliştirdiği kasko ürünüyle, elektrikli ve hibrit araç sahiplerine kapsamlı bir güvence sunuyor. Farklı motor tiplerinin yarattığı riskleri dikkate alan bu ürün; teminat yapısı, asistans hizmetleri ve sektörde sınırlı sayıda sunulan teminatları ile öne çıkıyor. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Fatih Gören, yeni ürünle ilgili şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Sigorta, Renault, Dacia ve Alpine markalarına özel geliştirdiği kasko ürünüyle; elektrikli ve hibrit araç sahiplerinin beklentilerini ve değişen mobilite ihtiyaçlarını tek bir ürün çatısı altında buluşturuyor. Markaya özel kurgulanan teminat ve hizmet yapısıyla Anadolu Sigorta, kasko sigortalarında farklılaşan çözümler sunmayı sürdürüyor.” Elektrikli ve hibrit araçlara özel genişletilmiş teminat yapısı Renault, Dacia ve Alpine’in %100 elektrikli modelleri için kurgulanan kasko çözümleri, elektrikli araç kullanımına özgü riskleri poliçe kapsamına dahil ediyor. Temel Güvence Paketi kapsamında şarj kablosu ve adaptör ile mobil şarj hizmeti ek prim alınmadan sunuluyor. İsteğe bağlı Gelişmiş Güvence Paketi ile de siber güvence, şarj kablosu kaynaklı ferdi kaza, konutta kurulu duvar tipi şarj istasyonu teminatı, hava olaylarının akım kaynaklı zararları ve hatalı şarj dolumuna bağlı hasarlar poliçeye eklenebiliyor. Anadolu Sigorta, konutta kurulu duvar tipi şarj istasyonu ve ekipmanlarından kaynaklanan hasarları da kasko kapsamında karşılayan sektördeki ilk şirket olarak bu alanda ayrışıyor. Sınırsız İMM ile güçlü koruma İçten yanmalı motorlu Renault, Dacia ve Alpine modelleri için sunulan kasko ürünleri; çarpışma, çarpma, devrilme, yanma, çalınma ve üçüncü kişilerin kötü niyetli hareketleri gibi standart teminatların yanı sıra sınırsız İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) seçeneğiyle dikkat çekiyor. Bu yapı, yüksek maliyetli hasarlara karşı araç sahiplerine ek bir güvence sağlıyor. Markalara özel kasko ürünleri, teminatların yanı sıra kapsamlı hizmetleri de içeriyor. Türkiye geneline yayılmış anlaşmalı servis ağı sayesinde hasar onarımları kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor. Anadolu Hizmet Kasko ile 7 gün 24 saat yol yardımı, çekici, yolda onarım ve ikametgâha nakil gibi asistans hizmetleri sunuluyor. Buna ek olarak; kaza veya hırsızlık durumlarında poliçe kapsamına göre 15 veya 30 güne kadar ikame araç, İstanbul, Ankara ve İzmir’de geçerli Kapıdan Oto Servis Hizmeti, küçük çaplı hasarlar için Anadolu Mini Onarım, Hasarsızlık İndirimi Koruma, Cam Hasarı Koruma, Hukuksal Koruma ve isteğe bağlı Ferdi Kaza Teminatı poliçeler kapsamında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group futuREady ile Oyunun Kurallarını Yeniden Yazmaya Hazırlanıyor Haber

Renault Group futuREady ile Oyunun Kurallarını Yeniden Yazmaya Hazırlanıyor

Dinamiklerinin hızla değiştiği ve rekabetin yoğunlaştığı küresel otomotiv pazarında Renault Group, bir sonraki stratejik döngüye güçlü temeller üzerinde hazırlanıyor. 2021’de başlatılan Renaulution planı; net ve birbirini tamamlayan marka konumlandırması ile beş yıl içinde gerçekleştirilen 32 yeni lansmanı kapsayan iddialı ürün yenileme programı sayesinde Grubu yeniden Avrupa’nın önde gelen otomobil üreticileri arasına taşıdı. futuREady ise bu başarı hikâyesini sürdürülebilir ve küresel bir başarı sistemine dönüştürmeyi amaçlıyor. Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine kurulu bir yaklaşım ortaya koyuyor. Ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan bu yapı, Grubun yeni dönemde nasıl ilerleyeceğini tanımlıyor. Grup aynı zamanda Avrupa’daki güçlü temelini korurken platformlarını kullanarak rekabet avantajını artırmayı, müşteri beklentilerine daha yakın ürünler geliştirmeyi ve Hindistan, Güney Amerika ile Güney Kore gibi büyüme merkezlerinde hedefli bir yaklaşımla genişlemeyi planlıyor. Renault Group CEO’su François Provost: “Dokuz aylık bir çalışmanın sonunda futuREady vizyonu kapsamında ortaya koyduğumuz ilerlemeden büyük bir gurur duyuyorum. Planımız dört temel sütuna dayanıyor. İlk olarak büyüme ve ürün stratejimize odaklanıyoruz. İkinci olarak, tüm kritik teknolojilere yönelik teknolojik yol haritalarımızı hızlandırıyoruz. Yapay zekânın daha geniş ölçekte kullanımıyla operasyonel performansımızı ileri taşıyacak iddialı hedefler belirliyoruz. Bu planı, 127 yılı aşkın süredir olduğu gibi kolektif bir anlayışla hayata geçireceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde çalışanlarımızın yanı sıra bayilerimiz, iş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz yer alıyor. futuREady ile Renault Group’un uzun vadeli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, küresel ölçekte Avrupa otomotiv endüstrisinin referans noktası haline gelmeyi hedefliyoruz.” Dört sütunla şekillenen dönüşüm vizyonu futuREady planının growth ready ayağı, ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini merkeze almayı kapsıyor. Bu çerçevede Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin pazara sunulması, uluslararası pazarlarda ise 14 model ile ikinci ürün atağının tamamlanması hedefleniyor. Bu strateji kapsamında Renault Group ayrıca ABD, Kanada ve Çin hariç yaklaşık 50 milyon adetlik küresel otomotiv pazarının yüzde 55’inde var olmayı amaçlıyor. Grup aynı zamanda beş yıl içinde 36 lansmanı kapsayan ikinci ürün döngüsünü tamamlamayı ve 2030 yılına kadar yılda 2 milyonun üzerinde araç satışı hedefliyor. Bu satışların yarısının ise Avrupa dışından gelmesi planlanıyor. Planın tech ready boyutu ise teknolojiyi büyümenin ve teknik-ekonomik üstünlüğün itici gücü haline getirmeye odaklanıyor. Elektrifikasyon, yazılım, dijital teknolojiler ve platformlar, Grubun rekabet gücünü artıracak temel alanlar olarak konumlanıyor. Bu kapsamda Renault Group, elektrikli araç maliyetlerini yüzde 40 azaltmayı, C segmentinde elektrikli araç atağı için EV versiyonunda 750 kilometreye kadar, menzil artırıcıyla ise 1.400 kilometreye kadar menzil sunan yeni RGEV Medium 2.0 platformunu devreye almayı planlıyor. Ayrıca Grup, E-Tech hibrit teknolojisini 2030 sonrasında da sürdürmeyi ve uluslararası pazarlarda 150 hp altındaki versiyonlarla genişletmeyi hedefliyor. Bu teknoloji odağı, Renault Group’un 2026 yılında Avrupa’da Software Defined Vehicle sunan ilk Avrupalı üretici olma hedefini de destekliyor. Excellence ready yaklaşımı, giderek daha oynak hale gelen küresel pazarda dayanıklılığı artırmayı ve operasyonel mükemmeliyeti güçlendirmeyi amaçlıyor. Renault Group bu doğrultuda inovasyon, maliyet yönetimi ve hız açısından daha rekabetçi bir yapı kurmaya odaklanıyor. Bir aracın geliştirme süresinin iki yıla indirilmesi, bu yaklaşımın temel hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. Grup ayrıca kalite kaynaklı sorunları yüzde 50 azaltmayı, araç başına değişken maliyetleri yılda ortalama yaklaşık 400 avro düşürmeyi ve başlangıç yatırımlarını yüzde 40’a kadar azaltmayı planlıyor. Bu hedefler, Renault Group’un üretim süreçlerinde daha hızlı, daha verimli ve daha rekabetçi bir yapı oluşturma stratejisinin önemli parçaları arasında yer alıyor. Trust ready başlığı ise paydaşlara yönelik taahhüdün güçlendirilmesini odağına alıyor. Renault Group, yaklaşık 100.000 çalışanı için sürekli değişen dünyada istihdam edilebilirliği güçlendirecek yetkinliklere ve destek mekanizmalarına uzun vadeli yatırım yapma kararı aldı. Bu yaklaşım, dönüşüm sürecinde insan kaynağını daha da güçlendirmeyi ve organizasyonun dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor. Grup ayrıca küresel iş birliklerini güçlendirerek 2030 yılına kadar Nissan, Mitsubishi Motors, Volvo Trucks, Geely ve Ford gibi üreticiler için yılda 300.000’den fazla araç üretmeyi hedefliyor. Küresel iş birlikleriyle büyüyen üretim ekosistemi Grubun 9.000 yöneticisi bu dönüşümün temel taşları arasında yer alırken, tedarikçiler de inovasyon ve maliyet optimizasyonu için projelerin başlangıcından itibaren sürece dahil edilecek. Dünya genelinde 9.000 satış noktası ve yılda 30 milyondan fazla işlem gerçekleştiren perakende ağı ise müşteri deneyiminin merkezinde yer almayı sürdürecek. Renault Group aynı zamanda Nissan ve Mitsubishi Motors ile olan stratejik ittifakını güçlendirmeye devam ederken, Avrupa’da tam endüstriyel ve teknolojik bağımsızlığını koruyarak üretim kapasitesini diğer üreticilere de açmayı planlıyor. Uluslararası pazarlarda ise Hindistan’ın küresel üretim ve tedarik merkezi haline getirilmesi, Güney Kore ve Güney Amerika’da Geely ile ortaklığın güçlendirilmesi hedefleniyor. Genel olarak Renault Group, üç kıtada Nissan, Mitsubishi Motors, Volvo Trucks, Geely ve Ford için 2030 yılına kadar yılda 300.000’den fazla araç üretmeyi planlıyor. Bu yaklaşım, Grubun küresel iş birliklerini güçlendirirken aynı zamanda üretim kapasitesini daha verimli kullanmasını sağlayacak. Endüstriyel metaverse ile üretimde yeni dönem Üretim tarafında tüm fabrikaların dijital ikizini içeren endüstriyel metaverse sistemi devreye alınacak. Bu sayede üretim süreçleri dünya genelinde gerçek zamanlı izlenebilecek. Araç başına parça sayısının ortalama yüzde 30 azaltılması ve ağır işler için 350 yeni nesil humanoid robotun kullanılması planlanıyor. Yapay zekâ destekli üretim sayesinde fabrika duruş sürelerinin yarıya indirilmesi, enerji tüketiminin yüzde 25 azaltılması ve üretim maliyetlerinin yüzde 20 düşürülmesi hedefleniyor. Kalite süreçlerinde ise üretimin kritik aşamalarının tamamı yapay zekâ ile izlenecek ve bu sistem 1.000’den fazla kontrol noktasını kapsayacak. Bu yaklaşım sayesinde araç kullanımının ilk yılında yaşanan sorunların yarıya indirilmesi ve müşteri şikâyetlerinin beş yıl içinde üçte bire düşürülmesi hedefleniyor. Tedarik zincirinde kurulacak üç dijital kontrol kulesi sayesinde fabrikalar, tedarikçiler, satış ağı ve müşteriler arasındaki tüm akışlar gerçek zamanlı izlenecek ve lojistik maliyetlerinin yüzde 30 azaltılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault, Volvo’nun Flexis Hissesini Satın Aldı: Elektrikli Hafif Ticari Araç Üretimi 2026’da Başlıyor Haber

Renault, Volvo’nun Flexis Hissesini Satın Aldı: Elektrikli Hafif Ticari Araç Üretimi 2026’da Başlıyor

Yapılan yeni anlaşma kapsamında Renault Group, Volvo Group’un Flexis’teki hisselerini devralarak şirketin tek sahibi oldu. Anlaşma, gerekli düzenleyici onayların alınmasının ardından resmiyet kazanacak. Bu gelişmeyle birlikte Renault, Flexis projesinin tüm operasyonel sorumluluğunu üstlenirken, projenin Fransa merkezli yapısı korunacak. Renault Trafic Van E-Tech Electric Üretimi 2026’da Başlıyor Renault Group, Flexis bünyesinde geliştirilecek ilk model olan Renault Trafic Van E-Tech Electric üretiminin 2026 yılının sonunda başlayacağını duyurdu. Üretim, Renault’nun Fransa’daki Sandouville fabrikasında gerçekleştirilecek. Sandouville tesisi halihazırda hafif ticari araç üretiminde uzmanlaşmış durumda. Elektrikli Trafic modeliyle birlikte fabrikanın, Renault’nun elektrikli ticari araç stratejisinde önemli bir merkez haline gelmesi bekleniyor. Renault ve Volvo Elektrikli Ticari Araçta İş Birliğini Sürdürüyor Her ne kadar Renault, Flexis’in tamamını devralmış olsa da, Renault Group ile Volvo Group arasındaki iş birliği devam edecek. Volvo Group, 2027 yılından itibaren Renault Trucks markası aracılığıyla yeni elektrikli hafif ticari modeli pazarlayacak. Bu adım, iki şirketin elektrikli taşımacılık alanındaki ortak vizyonunu güçlendirirken, Avrupa’da sıfır emisyonlu ticari araç segmentinde rekabeti artırması bekleniyor. Flexis Nedir? Flexis, elektrikli hafif ticari araç platformu geliştirmek amacıyla Renault Group, Volvo Group ve CMA CGM Group tarafından kurulan stratejik bir ortak girişimdi. Projenin amacı, özellikle şehir içi lojistik ve sürdürülebilir taşımacılık alanında yeni nesil elektrikli çözümler üretmekti. Renault’nun tam sahipliğe geçmesiyle birlikte projenin daha hızlı ve tek merkezden yönetilen bir yapıya kavuşacağı değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAİS'den, Müşteri Deneyiminde Üst Üste Üçüncü Kez Şampiyonluk!  Haber

MAİS'den, Müşteri Deneyiminde Üst Üste Üçüncü Kez Şampiyonluk! 

Türkiye’de müşteri memnuniyetini ölçen Şikayetvar platformunun 2015 yılından beri müşteri deneyiminde en başarılı firmaları ödüllendirdiği A.C.E. Awards’ın (Achievement in Customer Excellence) bu yıl on birincisi düzenlendi. Gerçekleştirilen ödül töreninde MAİS, “Otomotiv A” kategorisinde Renault markası ile, “Otomotiv B” kategorisinde ise Dacia markası ile birincilik ödülü olan “Diamond” ödüle layık görüldü. MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, “Bizim için müşteri memnuniyeti, en öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Bu konuya gösterdiğimiz özen ve hassasiyet, bize hem satış başarısı olarak dönüyor hem de müşterilerimizin markalarımıza olan sadakatini üst seviyelere taşıyor. Şikayetvar platformu tarafından A.C.E. Awards’ta Otomotiv A ve B kategorilerinde üst üste üçüncü kez Diamond ödüle layık görülmemiz ise bu başarımızı bir kez daha taçlandırdı. Kusursuz müşteri deneyimi konusunu odağımızda tutmaya ve bu alandaki varlığımızı her yıl daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” dedi. Renault, 2018 yılından beri A.C.E. Awards’ta biri Silver, biri Gold ve altısı Diamond ödül olmak üzere toplam 8 kez ödül kazandı ve her yıl bir ödüle layık görüldü. Dacia ise 2019 yılından beri katıldığı A.C.E. Awards’ta toplam 7 kez Diamond ödüle layık görülerek, Otomotiv B kategorisinde her yıl birincilik ödülünü kazanma ve en iyi müşteri deneyimini yaşatma başarısını gösterdi. 2025 yılı değerlendirmelerinde aldığı son ödülle, her iki markasıyla üst üste üçüncü kez Diamond ödülü almaya hak kazanan MAİS, müşteri deneyimi konusundaki tecrübesini ve sağladığı yüksek müşteri memnuniyetini bir kez daha kanıtlamış oldu. A.C.E. Awards ödül sürecinde sıralamalar, “Müşteri Deneyimi Endeksi” skoru üzerinden hesaplanarak markaların memnuniyet, sadakat ve şikayet oranlarına göre belirleniyor. Renault ve Dacia markaları, bu hesaplamalar neticesinde kendi kategorilerinde ve otomotiv sektöründe müşteri memnuniyetinin en yüksek olduğu markalar olarak yeni bir başarıya daha imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu Haber

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu

Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimine başlanan Duster, yılın son çeyreğinde yakaladığı güçlü satış ivmesiyle aralık ayında en çok satan SUV olarak bu performansta önemli rol oynadı. Strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanacak. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, diğer model önümüzdeki dönemde açıklanacak.Renault, 2025 yılında dünya genelinde 1.628.030 adet araç satışı gerçekleştirerek güçlü bir performans sergiledi. Marka, 2024’e kıyasla binek ve hafif ticari araç toplamında %3,2 büyüme kaydetti.Bu büyümede, 1.292.000 adetle %10 artış gösteren binek otomobil satışları belirleyici oldu.Renault’nun elde ettiği bu sonuçlar, markanın üst üste üçüncü yılda da büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Yılın ilk yarısında %2,7, ikinci yarısında ise %3,8 büyüme sağlayan marka, istikrarlı ve sürdürülebilir ticari stratejisini güçlendirdi.Renault, Avrupa’da binek otomobil satışlarını %7,4 artırırken, satışlarının %60’ını oluşturan elektrikli, full hybrid ve plug-in hybrid modellerde 12 puana varan büyüme elde etti.Bu performans, Renault’yu Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasına taşıdı.Binek ve hafif ticari araç satışları toplamında Renault, Avrupa pazarında ikinci sıraya yükseldi.Avrupa dışı pazarlarda ise Uluslararası Oyun Planı sayesinde %11,7’nin üzerinde büyüme sağlayan Renault, “dünyanın önde gelen Fransız otomotiv markası” konumunu korudu. Renault Küresel Satış ve Operasyonlar Direktörü Ivan Segal, “Renault, üst üste üç yıl boyunca kaydettiği büyüme ve dünya genelindeki binek otomobil satışlarındaki güçlü artışla, stratejisinin sağlamlığını ve tutarlılığını ortaya koydu. Elektrifikasyon odağımız ve değer temelli yaklaşımımız, markamızı lider ve yenilikçi bir konuma taşırken somut sonuçlar üretmeye devam ediyor. 2025 yılında Avrupa’da ve küresel pazarlarda elde edilen büyüme, her pazara özel ürün stratejimizle müşteri beklentilerini karşılamamızı sağladı ve sürdürülebilir performansımızı daha da güçlendirdi.” Renault Uluslararası Oyun Planı 2027'nin başarısı sayesinde Uluslararası pazarlarda elde edilen ivmeli büyüme Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi, küresel ayak izini genişletme hedefi doğrultusunda 2025 yılında somut ve güçlü sonuçlar ortaya koydu. Uluslararası pazarlardaki satışlar, yıllık bazda %11,7 artarak 621.435 adede ulaştı ve markanın toplam satışlarının %38’ini oluşturdu (geçen yıla göre +2,9 puan). Renault, bu performansla dünyanın bir numaralı Fransız otomobil markası olma konumunu korudu. Türkiye: Renault, güçlü ikinci yarı performansı ve Türkiye’de üretilen Duster’ın yılın son çeyreğinde yakaladığı yüksek satış ivmesiyle, aralık ayında SUV segmentinin en çok satan modeli olmasının da katkısıyla %8 büyüme ve 144.331 adet satışa ulaştı. Bu sonuçla marka, Türkiye pazarında liderliğe yükseldi ve uluslararası büyümede kilit pazarlardan biri oldu. Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimi başlayan Duster, bu başarıda belirleyici rol oynarken; strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Türkiye’de Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanması planlanıyor. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, ikinci model önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacak. Latin Amerika: Kardian modelinin katkısıyla satışlar %11,3 artarak 272.600 adede ulaştı. Bölge, Renault’nun büyüme stratejisinde önemli rol oynamayı sürdürdü. Güney Kore: Grand Koleos’un 40.877 adetlik satışla liderlik ettiği pazarda toplam satışlar iki kattan fazla artarak 52.300 adede çıktı (%55,9 büyüme). Fas: Renault, bu pazarda %44,8 büyüme kaydederek 41.100 araç satışı gerçekleştirdi. Pazar payı 1,4 puan artışla %17,4’e yükseldi. Kardian, burada da başarının temel modellerinden biri oldu. Hindistan: Renault, 2025’in ikinci yarısında satışlarını yıllık bazda %18,3, son çeyrekte ise %27,4 artırarak pazardaki ilginin net şekilde yeniden canlandığını ortaya koydu. Avrupa: Binek otomobilde elektrifikasyon destekli güçlü büyüme Renault, 2025 yılında Avrupa’da binek ve hafif ticari araç toplamında 1.004.000 adet satış gerçekleştirerek pazarda ikinci sırada yer aldı. Binek otomobil satışları %7,4 artarak, aynı dönemde %2,3 büyüyen pazarın üzerinde bir performans sergiledi. Bu sonuçla Renault’nun Avrupa’daki binek otomobil pazar payı 0,3 puan artışla %5,7’ye yükseldi. Artan rekabet ortamına rağmen Renault, Avrupa’da büyümeyi sürdüren sayılı markalardan biri olarak öne çıktı. Bu performans, markanın tam elektrikli ve full hybrid modelleri birlikte sunan çift yönlü elektrifikasyon stratejisinin başarısını ortaya koydu. Elektrifikasyonlu araçlar, 2025 yılında 12 puanlık artışla Renault’nun Avrupa satışlarının %60’ını oluşturdu.Tam elektrikli araç satışları, %72,2 artışla 151.939 adede ulaşarak %29,8 büyüyen pazarda Renault’nun Avrupa binek satışlarının %20,2’sini oluşturdu. Renault, Fransa genel pazarında ve Avrupa’da B segmentinde bir numaralı elektrikli araç markası konumuna yükseldi.Full hybrid araç satışları, %17 artışla 287.374 adede ulaştı. Bu satışlar, %9 büyüyen pazarda Renault’nun binek otomobil satışlarının %38,4’ünü oluşturdu. Marka, 2020’den bu yana bir milyondan fazla E-Tech hybrid araç satışı gerçekleştirirken, 2025 yılında Avrupa hibrit pazarında ikinci sırada yer aldı.Renault, elde ettiği bu sonuçlarla Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasında konumlandı. Renault, B-hatchback segmentindeki liderliğini sürdürürken, geleneksel ve yeni rakiplere karşı güçlü rekabet performansı sergileyerek Avrupa B segmenti genelinde ikinci sırada yer aldı. Avrupa'da en çok satan modeller Renault 5 E-Tech, lansmanından bu yana ulaştığı 100.000'den fazla satış adediyle güçlü gidişatını sürdürdü ve Avrupa'da B segmentinde bir numaralı EV oldu. Scenic E-Tech, Avrupa'da 38.111 adet sattı (2024'e kıyasla %58.1 artış). Clio 5'in satışları 2024'e oranla %4,5 yükseldi ve araç pazardaki son yılında 243.401 satış adedine ulaştı (Sandero'dan sonra Avrupa'daki iki numaralı binek otomobil). Symbioz, lansmanından bu yana ulaştığı 88.523 satış adediyle Renault'nun en çok satan full hybrid modeli oldu. Değer Odaklı Ticari Strateji ve Geliştirilmiş Satış Kalitesi Renault, satış kalitesini ticari performansının temel unsurlarından biri olarak konumlandırmaya devam etti ve satış adedinden ziyade değer yaratmaya odaklanan stratejisine olan bağlılığını bir kez daha ortaya koydu. 2025 yılında perakende ve filo satışlarında elde edilen verimlilik, iyileştirilen satış karması ve SUV modellerin güçlü performansı bu yaklaşımı destekledi. Yükselen değerler: Avrupa’da, 2024 sonuna kıyasla pazarın belirgin şekilde üzerinde, küresel ölçekte 5 puanlık artış sağlandı. 2021’den bu yana toplam artış ise 7 puana ulaştı.Binek otomobil perakende kanalı: Yeni Çinli rakiplerin yarattığı yoğun rekabete rağmen Renault; Fransa (+0,3 puan), İngiltere (+0,4 puan), Belçika (+0,1 puan), Hollanda (+2 puan), İsviçre (+0,4 puan) ve Avusturya (+1,4 puan) gibi birçok Avrupa pazarında ek pazar payı kazandı.Daha yüksek değerli segmentlerde büyüme: Dünya genelinde C ve D segmentlerindeki satışlar %7,9 artarak 444 bin adede ulaştı. Hafif Ticari Araçlar (LCV): Zorlu Bir Pazarda Kademeli Toparlanma Dünya genelinde LCV satışları; Avrupa pazarındaki daralma (yıllık bazda -%8,3), ani üretim kesintileri ve yeni Master ürün ailesinin üretiminin kademeli olarak devreye alınması nedeniyle %16,5 düşüşle 336.505 adet olarak gerçekleşti. İlk altı ayın ardından Renault LCV operasyonları 2025 yılı boyunca kademeli toparlanma sinyalleri verdi. İlk yarıda %22,7’lik düşüş yaşanırken, ikinci yarıda düşüş oranı %9,4 seviyesine geriledi ve satışlar her çeyrekte iyileşme gösterdi. Renault LCV’ler, Avrupa’da 244.900 adet satışla hafif ticari araç pazarında ikinci sırada yer aldı.Latin Amerika’da satışlar %17,2 artışla 59.800 adede ulaştı ve güçlü bir performans sergilendi.Kangoo VAN satışları %8,4 artarak 63.900 adede yükseldi ve model, Avrupa küçük van segmentinde podyumda yer aldı.Elektrikli LCV’ler, geçen yıla kıyasla 6 puanlık artışla toplam LCV satışlarının %10,1’ini oluşturdu. Yeni Master E-Tech’in lansmanının etkisiyle Renault’nun elektrikli LCV satışları %90 arttı. 2026 Görünümü: İstikrarlı Büyüme Üzerine İnşa Uluslararası Boreal, geçen sonbaharda Brezilya’daki ticari lansmanının ardından, 2026’da Bursa’da (Türkiye) devreye alınacak ikinci üretim merkezi sayesinde 50’den fazla ülkeye ihracat yaparak Latin Amerika ve diğer pazarlardaki varlığını güçlendirecek.Filante, Kore pazarı ile birlikte KİK ülkeleri ve Kolombiya’da E segmentindeki yeni amiral gemisi olarak bu ocak ayında Seul’de tanıtıldı ve Renault Uluslararası Oyun Planı’nın beşinci modeli olarak önemli bir kilometre taşı oldu.İkonik Renault Duster, 2025’te pazara sunulan yeni nesil Kiger ve Triber’in ardından, 26 Ocak itibarıyla Hindistan’da yeniden satışa çıkacak.2027’ye kadar, Renault Uluslararası Oyun Planı kapsamında üç yeni model daha tanıtılacak. Avrupa Renault 4 E-Tech’in yeni pazarlara giriş yapması ve Twingo E-Tech’in ticari lansmanı, markanın elektrifikasyon atağını destekleyecek.Yenilenen tasarımı, geliştirilmiş güç aktarma organları ve teknolojileriyle yeni nesil Clio 6’nın satışları devam edecek.2026 model Megane E-Tech, bu yıl içerisinde tanıtılacak.LCV satışları, genişletilmiş yeni Master ürün gamı ile hız kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault, Otomotiv Pazarının Lideri Oldu Haber

Renault, Otomotiv Pazarının Lideri Oldu

Renault, Dacia ve Alpine markalarıyla yıl boyunca çok önemli başarılara imza atan MAİS, otomotiv sektörünün rekora koştuğu 2025 yılını, kullanıcıların en çok tercih ettiği markalarıyla zirvede tamamladı. Sektör 2025 yılında toplam satışlarda 1.368.400 adede ulaşarak tüm zamanların en çok satış yapılan yılı olarak rekor kırdı. Renault ise bu rekor yılda toplam pazarda ulaştığı 144.331 satış adedi ve %10,5 pazar payının yanı sıra, otomobil pazarında ulaştığı 131.764 satış adedi ve %12,1 pazar payı ile hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında en çok satan marka olarak lider konumda yer aldı. Renault ayrıca, Türkiye tarihinde şimdiye kadarki en yüksek satış rakamına da ulaşmayı başardı. Renault Clio ve Renault Megane Sedan ise 2025 yılında da kullanıcıların en çok tercih ettiği modeller oldu. Renault Clio ulaştığı 51.717 adetlik satış rakamı ile 2025 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak zirveye yerleşti. Renault Megane Sedan ise 48.099 adetlik satış rakamı ile Clio’nun hemen arkasından ikinci sırada konumlandı. Renault’nun bu iki yerli modeli, otomobil pazarındaki satışlardan elde ettiği toplam %9,2 pay ile açık ara öne çıktı. Renault’nun hem marka hem de model bazlı satış başarıları, 2025 yılında sektörün ulaştığı rekorda önemli bir etki yarattı. SUV Segmentinde Gelen Liderlikler B-SUV segmentinin güçlü ve iddialı modellerinden Dacia Sandero Stepway, 23.699 satış adedine ulaşarak 2025 yılını B-SUV segmentinin zirvesinde kapattı. Sandero Stepway ayrıca elde ettiği bu satış rakamıyla toplam B segmentinde Renault Clio’nun ardından ikinci sırada yer aldı. Kasım ayında yeni versiyonlarıyla satışa sunulan ve yılın son 2 ayında yaklaşık 8 bin adetlik satışa ulaşan Renault Duster, aralık ayında en çok satan SUV olarak son çeyrekte öne çıktı. Renault ayrıca güçlü SUV ürün gamıyla aralık ayında, Renault Duster ve Austral modelleriyle C-SUV segmentinde en çok satan marka oldu. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu: “MAİS olarak 2025 yılında elde ettiğimiz başarılarla gurur duyuyoruz. Bu yıl hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında Renault markamızla elde ettiğimiz rekor satış rakamıyla lider konumda yer aldık. Biz yalnızca en çok satan marka olmadık, aynı zamanda bu satış rakamlarıyla otomotiv sektörüne de önemli katkı sağladık. Elde ettiğimiz bu başarı yalnızca bir satış başarısı değil, aynı zamanda marka ve ürün stratejilerimize, müşteri öncelikli yaklaşımımıza, güçlü satış sonrası ağımıza duyulan güvenin bir sonucu. Bu sonuç ise yalnızca yüksek adetlerden değil, dengeli ürün gamı, güçlü yetkili satıcı yapısı ve yerli üretim avantajından beslenen sürdürülebilir bir büyümenin de göstergesi. Her geçen gün hem ürün gamımızı güçlendiriyor hem de tüm süreçlerimizi müşteri odaklı olarak daha da geliştiriyoruz. 2026 yılında da büyüme odaklı bu yolculuğumuzu sürdürecek ve yine en çok tercih edilen marka olmak için çalışmaya devam edeceğiz.“ dedi. Genişleyen Ürün Gamı Renault, 2025 yılında ürün gamını genişletirken, SUV segmentinde de önemli başarılar elde etti. Yıl içerisinde satışa sunulan makyajlı Austral, Rafale Hyper Hybrid E-Tech 4X4 300 HP ve üç farklı versiyonu Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilerek satışa sunulan Yeni Renault Duster ile hem SUV gamını güçlendirdi hem de önemli satış adetlerine ulaştı. MAİS ayrıca yeni hibrit modelleriyle elektrifikasyona geçiş sürecini sağlam adımlarla ilerletti. Yeni Renault Duster Full Hybrid E-Tech, özellikle bu geçişte en dikkat çekici modellerden birisi olarak konumlandı. Bunun yanı sıra Renault Grubu’nun yepyeni %100 elektrikli modelleri de 2025 yılında dikkatleri üzerine topladı. MAİS’in 2025 yılında ürün gamına kattığı ve satışa sunduğu %100 elektrikli Renault 5 ile Alpine A290 modelleri ise, kullanıcıların beğenisini toplayan ve öne çıkan modeller arasında yer aldı. Her ikisi de “Avrupa’da 2025 Yılının Otomobili” olarak seçilen bu ikonik modeller, satışa sunulduğu ilk günden itibaren kullanıcılar tarafından yoğun bir ilgi gördü. Geçmişten günümüze gelerek yepyeni bir tarzda hayat bulan Renault 5, rengarenk ve ikonik dünyasıyla kullanıcılarla buluşurken; uzun yıllara dayanan motor sporları deneyimini ve ruhunu pistlerden caddelere taşıyan Alpine A290 ise kullanıcılara heyecan verici bir deneyim yaşatıyor. MAİS’e 2025’te 20’den Fazla Ödül MAİS’in başarıları yalnızca satış rakamlarıyla ve ürün gamındaki başarılı stratejileriyle sınırlı kalmadı. . Otomotiv Gazetecileri ve Mobilite Derneği (ODMD) tarafından düzenlenen ODMD Satış ve İletişim Ödülleri 2025 Gladyatörleri’nde Renault, “Yılın En Çok Satılan Otomobil Markası” ve “Yılın En Çok Satılan Otomobil ve Hafif Ticari Araç Markası” olarak ödüle layık görüldü. MAİS ayrıca 2025 yılında Yeni Renault Duster için gerçekleştirdiği “Bırak Geride Kalsın” lansmanı ile Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından üst üste 3. kez “Yılın Basın Lansmanı” seçilen ilk ve tek marka oldu. Bunun yanı sıra MAİS, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiği birbirinden farklı iletişim çalışmalarıyla 20’den fazla ödüle layık görüldü. Renault 5 için gerçekleştirilen 360 derece iletişim çalışmalarının yanı sıra 2024 yılında yapılan Renault Rafale ve Renault Duster lansmanları, Renault X Haydarpaşa 3D Mapping Gösterisi ve Premiumization Plan ile 2025 yılında ödülleri toplamaya devam etti. Böylece MAİS, 20’den fazla ödülle farklı alanlardaki başarılarını da pekiştirmiş oldu. MAİS 2026 Yılına Hazır 2025 yılını önemli başarılarla ve satış liderliğiyle kapatan MAİS, 2026 yılında satışa sunacağı yeni modellerle ürün gamını daha da güçlü hale getirerek yıla etkili bir giriş yapıyor. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda yerli olarak üretilecek yeni modelleriyle yıl boyunca adından söz ettirecek olan MAİS, 2026 yılının ilk çeyreğinde altıncı nesil Yeni Renault Clio ile iddialı bir başlangıç yapacak. Yine yerli olarak üretilecek olan Renault Boreal de, 2026 yılının en güçlü ve en önemli modelleri arasında yer alacak. Makyajlı Megane E-Tech ve Scenic de Renault’nun yeni elektrikli modelleri olarak Türkiye’de satışa sunulacak. Ayrıca “Avrupa’da 2025 Yılının Van’ı” seçilen Renault Master’ın minibüs versiyonu ile Renault, uzun zaman sonra yeniden minibüs pazarına dönüş yapacak. Dacia’nın ürün gamı da 2026’da yenilerek kullanıcılarla buluşacak. Sandero, Sandero Stepway ve Jogger modelleri, yılın ilk çeyreğinde tamamen yenilenmiş olarak kullanıcıların beğenisine sunulacak. Alpine’in tamamen elektrikli Dream Garage serisinin ikinci modeli Alpine A390 da 2026 yılında MAİS’in kullanıcılarla buluşturacağı modellerden birisi olacak. Alpine’in yeni sportif fastback modeli A390, Alpine ruhunu ve deneyimini daha fazla kullanıcıya ulaştıracak.

Renault Group ve Ford'dan Stratejik Ortaklık Haber

Renault Group ve Ford'dan Stratejik Ortaklık

Ayrıca şirketler, Avrupa'da ticari araç segmentindeki iş birliği fırsatlarını araştırarak, Renault ve Ford markalı seçilmiş hafif ticari araçları ortaklaşa geliştirecek ve üretecek. Bu ortaklık, iki grubun Avrupa’daki uzmanlığını ve endüstriyel ölçeğini bir araya getirerek her iki tarafın rekabet gücünü artıracak. Renault Group ile Ford, Avrupa otomotiv pazarında hızla ivme kazanan elektrikli mobilite alanında güçlerini birleştiren stratejik bir iş birliğine gitti. Bu ortaklık, Ford’un elektrikli araçlarını Avrupalı müşterilere daha geniş ölçekte sunmasını sağlayacak ve her iki şirketin bölgede artan rekabet ortamındaki konumunu önemli ölçüde güçlendirecek. İş birliğinin temel odağında, Ford markası altında geliştirilecek iki yeni elektrikli araç projesi yer alıyor. Bu modeller, Renault Group’un elektrikli araç alanındaki güçlü varlıklarından ve rekabet avantajından yararlanarak Ampere platformunu temel alacak. Üretim ise Renault Group tarafından Kuzey Fransa’da gerçekleştirilecek. Böylece Ampere’nin ElectriCity tesisinin “son teknoloji” üretim kapasitesi ve uzmanlığı somut bir şekilde ortaya konulacak ve bu iş birliği Avrupa’nın elektrikli mobilite dönüşümünde stratejik bir adım olarak öne çıkacak. Ford tarafından tasarlanan ve Renault Group ile ortak geliştirme sürecine alınan iki yeni elektrikli model, markanın kendine özgü sürüş dinamiklerini, otantik Ford DNA’sını ve sezgisel kullanıcı deneyimlerini bir araya getirecek. Bu iki otomobil, Ford’un Avrupa pazarında başlattığı kapsamlı yeni ürün atağının ilk adımı olacak. Söz konusu modellerden ilki, 2028 yılının başlarında showroomlarda yerini alarak tüketicilerle buluşacak. Renault Group ve Ford, elektrikli araç iş birliğinin ötesinde, Avrupa’daki hafif ticari araç segmentinde de potansiyel bir ortaklığa zemin hazırlayan bir Niyet Mektubu (LOI) imzaladı. Bu LOI doğrultusunda taraflar, Renault ve Ford markalı seçilmiş hafif ticari araçların (LCV) ortak geliştirilmesi ve üretilmesi konusunda birlikte çalışma fırsatlarını değerlendirecek. Böylece iki şirket hem binek hem ticari araç tarafında Avrupa’daki gelecek mobilite ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir iş birliği perspektifi oluşturmuş olacak. İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Renault Group CEO’su François Provost, şu ifadeleri kullandı: “İkonik bir otomobil üreticisi olan Ford ile yeni bir stratejik ortaklık başlatmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu iş birliği, Avrupa’daki ortaklık deneyimimizin ve rekabet gücümüzün ulaştığı seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Uzun vadede Ford ile güçlerimizi birleştirmek, hızla dönüşen Avrupa otomotiv pazarında bizi daha yenilikçi, daha çevik ve değişime daha duyarlı bir konuma taşıyacak.” Ford Motor Company Başkanı ve CEO’su Jim Farley ise ortaklığa ilişkin değerlendirmesinde şu cümlelere yer verdi: “Renault Group ile kurduğumuz stratejik iş birliği, Ford açısından kritik bir adım niteliği taşıyor ve Avrupa’da yüksek verimli, geleceğe uyumlu bir iş modeli oluşturma stratejimizi destekliyor. Renault Group’un endüstriyel ölçeğini ve elektrikli araç yetkinliklerini Ford’un ikonik tasarımı ve sürüş dinamikleriyle bir araya getirerek, eğlenceli, yetenekli ve ruhunda Ford’a özgü karakter barındıran araçlar geliştireceğiz.” Elektrikli ve hafif ticari araçlarda Renault–Ford iş birliği Avrupa pazarını yeniden şekillendirecek Şirketler, Renault Group'un Ampere platformunun kanıtlanmış yeteneklerinden ve rekabet gücünden, elektrikli araç üretim ekosisteminden ve Kuzey Fransa'daki (ElectriCity) endüstriyel kapasitelerinden yararlanarak iki yeni Ford markalı elektrikli binek aracı üretecek. Renault Grubu ve Ford, Avrupa'nın inovasyon, tasarım, yazılım ve hizmet sunumu alanlarında önde gelen oyuncuları olarak uzmanlıklarını birleştirerek, sektörün karşılaştığı zorlukları aşmayı ve hem perakende hem de ticari araç segmentlerindeki müşterilere daha iyi hizmet vermeyi hedefleyecek. Renault Group ve Ford'un stratejik ortaklığı, hafif ticari araç segmentindeki onlarca yıllık deneyimi, her iki şirketin endüstriyel ölçeğini ve kapsamlı tedarik tabanını bir araya getirerek, Avrupa pazarında inovasyon ve verimliliği artıracak önemli bir güç oluşturacak.

Operasyonel Araç Kiralama Sektörünün Büyüklüğü 315 Milyar TL’ye Ulaştı! Haber

Operasyonel Araç Kiralama Sektörünün Büyüklüğü 315 Milyar TL’ye Ulaştı!

Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ iş birliği ile hazırladığı, 2025 yılı üçüncü çeyrek sonuçlarını içeren “TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu”nu açıkladı. Rapora göre, 2025 yılının ilk 3 çeyreğinde operasyonel araç kiralama sektörünün aktif büyüklüğü 314.7 milyar TL olarak gerçekleşti. 2024 yılının aynı döneminde bu rakam 217,8 milyar TL seviyesindeydi. Sektörün filosunda bulunan araç adedi ise 235 bin adedi buldu. Sektörün filo büyüklüğü 2024 sonu itibarıyla 252 bin adetti. Renault en çok tercih edilen marka olmayı sürdürüyor! Rapora göre, Renault yüzde 18,6 pay ile Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün en çok tercih edilen markası olmayı sürdürdü. Renault’yu yüzde 15,2 ile Fiat, yüzde 8,9 ile Toyota, yüzde 8,5 ile Volkswagen ve yüzde 7,9 ile Skoda takip etti. Sektörün araç parkının yüzde 45,5’i kompakt sınıf araçlardan oluşurken, küçük sınıf araçlar yüzde 33,0 ve üst-orta sınıf araçlar yüzde 10,2 pay aldı. 2025’in üçüncü çeyreğinde operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki hafif ticari araçların payı yüzde 6,7 olarak gerçekleşti. Raporda sektörün araç parkında yer alan dizel araçların payında artış görüldü. Buna göre, sektörün araç parkının yüzde 58,2’lik bölümünü benzinli araçlar oluştururken, dizel araçların payı yüzde 30,3’e yükseldi. Hibrit ve elektrikli araçların payı ise yüzde 11,5 seviyesinde gerçekleşti. Karoser tipinde sedan açık ara lider! TOKKDER raporunda yer alan bir başka veri ise operasyonel araç kiralama sektöründeki gövde tipine göre araç tercih sıralamasında sedan birinciliğinin devam etmesi oldu. Bu kapsamda, sedan gövde tipine sahip araçlar yüzde 41,4 ile birinci sırada, hatchback gövde tipine sahip araçlar ise yüzde 26,6 ile ikinci sırada yer aldı. SUV araçlar ise yüzde 24 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu araçları yüzde 0,8 ile station wagon gövde tipine sahip araçlar takip etti. Sektörün toplam araç parkının yüzde 85,9’unu otomatik vitese sahip araçlar oluştururken, manuel vitesli araçların payı ise yüzde 14,1 olarak gerçekleşti. Sektör ekonomiye katkı sağlamaya devam ediyor! Operasyonel kiralama sektörü 2025 yılında da ekonomiye önemli oranda vergi girdisi sağlamaya devam etti. Sektörün yılın üçüncü çeyrek sonu itibarıyla ödediği vergi tutarı toplamda 39,35 milyar TL’yi buldu. Sektör, yılın üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 77,8 milyar TL tutarında araç alımı gerçekleştirdi. Bu tutar, 2024 yılı genelinde 95,8 milyar TL seviyesindeydi. Yılın ilk 3 çeyreğinde operasyonel kiralama ve filo yönetiminde toplam müşteri sayısı 21 bin 800’e geriledi. 2024 yılı sonunda bu rakam 27 bin 800 seviyesindeydi. Müşteri başına düşen araç sayısı yılın üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 10,0 adet olarak gerçekleşerek 2024 toplamındaki 8,3 adedi geride bıraktı. Raporu değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, “Enflasyondaki artışla beraber kira fiyatlarının artması ve finansman kaynaklarına erişimdeki engeller sebebiyle, sektörümüz 2025 yılının 3. çeyreğini 1. yarıyıl sonundaki filo adetlerini koruyarak tamamladı. Yılın son çeyreğinde bu trendin bir miktar azalarak 2025’i kapatacağımızı öngörüyorum. 2024 yılı sonuna göre kıyasladığımızda küçülmenin devam ettiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. Enflasyonun kontrol altına alınması ve finansmana erişimin olması durumunda sektörümüz tekrar büyüme sürecine girecektir. 2026 yılında ise sektörün gelişimini ekonomik aktivitenin seyri, finansmana erişim ve maliyetler belirleyecek. Verimlilik, tasarruf ve risk yönetimi açısından sunduğu birçok avantaja rağmen, ülkemizde iş amaçlı kullanılan araçların ancak yüzde 10 kadarı operasyonel kiralama yöntemiyle finanse edilmiş durumda. Avrupa Birliği ülkelerinde şirket araçlarının finansmanında operasyonel kiralamanın payı son 7 yıl içinde yüzde 48’den yüzde 57’ye çıktı. Tüm bu verilere dayanarak, ülkemiz operasyonel araç kiralama sektörünün büyüklüğünü olması gereken noktaya taşımak için, etkin bir iletişim çalışması ile operasyonel kiralamanın faydalarını anlatmaya, uluslararası ve büyük ölçekli yerel şirketlerin yanı sıra KOBİ’lerin de şirket araçlarının finansmanında artan oranda operasyonel kiralama yöntemini tercih etmesini sağlamaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.