Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Renault Group

Kapsül Haber Ajansı - Renault Group haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Renault Group haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Carine Damois, Renault Group Finans Direktörü Olarak Atandı Haber

Carine Damois, Renault Group Finans Direktörü Olarak Atandı

Carine Damois, kariyeri boyunca yönetim kontrolünden hazine ve risk yönetimine, vergi ve gümrük süreçlerinden konsolidasyon ve raporlamaya kadar kurumsal finansın farklı alanlarında görev aldı. Stratejik planlama, sürdürülebilir finans, kurumsal hizmetler ve organizasyonel dönüşüm konularında da önemli bir deneyim edindi. Uluslararası kariyeri ve farklı alanlardaki birikimiyle Damois’nın, Renault Group’un performans ve çeviklik hedeflerine ve stratejilerini etkin biçimde hayata geçirmesine katkı sağlaması bekleniyor. Atama aynı zamanda, futuREady stratejik planını uygulamaya devam eden Renault Group’un liderlik ekibini güçlendiren bir adım olarak öne çıkıyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Renault Group CEO’su François Provost, “Carine Damois’nın Renault Group ekibine katılmasından büyük mutluluk duyuyorum. Finans alanındaki güçlü uzmanlığı, sanayi sektöründeki kapsamlı deneyimi ve uluslararası bakış açısı, onu Finans tarafımız için ideal bir lider haline getiriyor. Stratejimizi kararlılıkla uygulamayı ve yüksek finansal performansımızı sürdürmeyi hedeflerken, Carine’in hedeflerimize ulaşmamızda belirleyici bir rol oynayacağına inanıyorum. Yaklaşık otuz yıl boyunca Grubun gelişimine sunduğu katkı ve bağlılık için Duncan’a da içtenlikle teşekkür ediyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group, Paris Otomobil Fuarı’nda 6’sı Yeni 50 Modelle Yerini Alıyor Haber

Renault Group, Paris Otomobil Fuarı’nda 6’sı Yeni 50 Modelle Yerini Alıyor

Üç markasının gücünden yararlanan Renault Group; çekici tasarım, elektrifikasyon ve akıllı teknolojileri bir araya getiren iddialı bir ürün atağıyla, müşterilerin hem arzu ettiği hem de satın alabileceği modeller sunmayı hedefliyor.Renault, Dacia ve Alpine ile profesyonel müşterilere yönelik Renault Pro+, toplam 5.000 m²’lik alanda dört ayrı stantta ziyaretçilerle buluşarak Renault Group’un Paris Otomobil Fuarı’na verdiği önemi ve uzun yıllara dayanan bağlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Renault Group; Renault, Dacia, Alpine ve profesyonel müşterilere yönelik markası Renault Pro+ ile 12-18 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Paris Otomobil Fuarı’nda en yeni inovasyonlarını ve tüm ürün gamını Salon 6’daki dört stantta sergiliyor. Renault Group ayrıca, yol güvenliğini geliştirmek, acil müdahalelerin etkinliğini ve hızını artıracak inovasyonlar geliştirmek ve kurtarma ekiplerinin eğitimine katkı sağlamak amacıyla itfaiye teşkilatlarıyla yürüttüğü 15 yıllık iş birliğini öne çıkarmak üzere Salon 7.1’deki beşinci standında da ziyaretçilerle buluşuyor. Altı yeni modelin ilk kez kamuoyuna tanıtılacağı ve dört konsept aracın sergileneceği Paris Otomobil Fuarı’nda Renault Group; güçlü ve çekici tasarım, tüm ürün gamının elektrifikasyonu ve yeni akıllı teknolojiler üzerine kurulu yeni bir ürün atağını hayata geçiriyor. Bu yaklaşım, müşterilerin arzu edeceği ve satın alabileceği araçlar sunmayı hedefliyor. Renault Group’un araç geliştirme süresini ortalama iki yıla indirmesiyle desteklenen bu strateji, yeni modellerin müşterilerle daha hızlı buluşmasını sağlıyor. Renault Group Basın Toplantıları – 12 Ekim 09.30 TSİ– Renault basın toplantısı Renault standı, Salon 6 François Provost – Renault Group CEO’suFabrice Cambolive – Renault Markası CEO’suAlexandre Malval – Renault Markası Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı 10.00 TSİ– Dacia basın toplantısı Dacia standı, Salon 6 Katrin Adt – Dacia Markası CEO’suDavid Durand – Dacia Markası Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı 10.20 TSİ– Alpine basın toplantısı Alpine standı, Salon 6 Philipp Krief – Alpine Markası CEO’suAntony Vilain – Alpine Markası Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı 18.20 TSİ– Basın brifingi: Renault Group – İtfaiye teşkilatlarıyla iş birliği ve Vision 4Rescue Renault Group standı, İtfaiye Teşkilatları Salonu 7.1 Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Karayolu Güvenliği Özel Temsilcisi Jean Todt’un katılımıyla gerçekleştirilecek. Renault Group, Otomotiv Ekosisteminin Güçlü Bir Ortağı Renault Group CEO’su François Provost, 13 Ekim Salı günü saat 11.45’te Paris’te Porte de Versailles’da bulunan Dôme de Paris’te (Palais des Sports) düzenlenecek PFA Zirvesi’nde ana konuşmacı olarak bir konuşma gerçekleştirecek. Renault Group ayrıca Salon 5.1’de düzenlenen kalıcı sergilerde de yer alacak. Bu kapsamda: “La Fabrique de l’Innovation” – Otomotiv Platformu (PFA) tarafından düzenlenen sergide Renault 4 E-Tech elektrikli model sergilenecek.“Electric Box” – Avere-France tarafından düzenlenen sergide Renault 5 E-Tech elektrikli model ile R5 bataryasının tanıtım aracı yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli: Striker Tanıtıldı Haber

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli: Striker Tanıtıldı

2023 yılının sonunda OYAK ve Renault Group iş birliğiyle Türkiye’ye 400 milyon Euro yatırım yapılacağı ve bu yatırımla birlikte üçü SUV olmak üzere toplam dört modelin Türkiye’de üretileceği açıklanmıştı. Mart ayında açıklanan 2030 stratejik planında ise Dacia, C segmentindeki ürün yelpazesini Striker ile genişleteceğini duyurmuştu. Hem 400 milyon Euro’luk yatırımın son aşaması hem de 2030 stratejik planının önemli bir adımı olan Dacia’nın yeni modeli Striker, İtalya’nın Milano şehrinde ilk kez tanıtıldı. Bursa'daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilen ve Avrupa dahil birçok ülkeye Türkiye'den ihraç edilecek Dacia Striker, çok yönlü sürüş karakterinin yanı sıra Türkiye ekonomisine ve otomotiv sanayisine sağlayacağı katkıyla da dikkat çekiyor. Dacia’nın bu yeni modelinin hem perakende hem de ticari yeni müşterilere ulaşmak için önemli bir rol oynaması planlanıyor. Striker’ın Mild Hybrid-G 140 ve Hybrid 155 versiyonları %40’ın üzerinde yerlilik oranına sahip olacak, bu sayede ÖTV açısından da önemli bir avantaj sağlayacak. Dacia Striker, markanın genel hedefleri açısından da oldukça önemli bir model. Dacia DNA’sını taşıyan bir crossover olarak tasarlanan Striker, 2030 yılına kadar markanın toplam satışları içindeki C segmenti payını %33'e çıkarma hedefini destekleyecek. Dacia Striker; bir SUV'un yüksek sürüş pozisyonunu ve arazi özelliklerini, bir station wagon’un çok yönlülüğü ile rahatlığını ve bir sedanın verimliliği ile performansını birleştirerek otomotivin üç farklı dünyasının en iyi yönlerini C Segmenti bir Crossover otomobilde bir araya getiriyor. "Striker" ismi, "hedefi vurmak" anlamında kullanılan evrensel bir ifade. Dacia'nın hedeflerini ve yeni zorluklarla başa çıkma yeteneğini yansıtan bu isim, görsel olarak çarpıcı ve birçok yönden etkileyici özellikleriyle Dacia’nın bu yeni modelinin karakterini şekillendiriyor. Dacia, Striker modeliyle C segmenti müşterilerini crossover dünyasında yeni bir yorumu keşfetmeye davet ediyor. Farklı sınıfların kombinasyonundan daha fazlasını sunarak, farklı ihtiyaçlar için günümüz kullanıcılarının beklentilerine yanıt veriyor. Bir sedanın performansını, bir station wagon’un iç hacmini ve bir SUV modelin güçlü tasarımını bir araya getirerek, günümüzün gereksinimlerine daha kapsamlı bir yanıt veriyor. Dacia Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulmaya hazırlanıyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin TATOĞLU: Dacia Striker, üç yıl önce OYAK ve Renault Group ortaklığıyla açıkladığımız 400 milyon Euro’luk yatırımın son halkası olarak Türkiye’de üretiliyor. Bu yatırım kapsamında Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda dört yerli modelimizin üretimi için büyük bir adım attık. Renault Duster ile başlayan bu yolculuk, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal ile devam etti. Şimdi ise Dacia markamızın amiral gemisi olacak Striker modelimizi kullanıcılarımıza sunmak için hazırlanıyoruz. Dacia; ekonomik kullanım maliyetini, konforu ve sürüş keyfiyle bir araya getiren bir marka. Bir otomobilde gerçekten olması gereken özellikleri gelişen teknolojiyle sürekli güncelliyor ve akıllı çözümler sunan bir fiyat performans markası olarak müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap veriyor. Yenilenen Dacia ürün gamı, her bütçeye hitap eden modellerle erişilebilir mobilite sunuyor. Dacia Striker da hem Dacia’nın Türkiye’de üretilen ilk modeli olması hem de ürün gamında ilk kez bir crossover modele yer verilmesi açısından önem taşıyor. Bu yeni modelimiz, Dacia markamızla ulaşmayı amaçladığımız hedeflerimiz için mühim bir aşamayı teşkil ediyor. Striker ile yepyeni müşterilere ulaşarak Dacia’nın varlığını daha da güçlendirecek, pazar payını hak ettiği seviyeye ulaştıracağız. Böylece Dacia’yı hem Türkiye’de hem de dünyada bambaşka bir konuma taşıyacağız.” dedi. Renault Group Türkiye CEO’su Lionel JAILLET: Oyak Renault olarak, 2023 yılının sonunda açıkladığımız, 400 milyon Euro’luk yatırım ile dört yeni modelin üretime alınmasını kapsayan planımızla Türkiye için güçlü ve net bir dönüşüm yol haritası ortaya koyduk. Bu dönüşüm yolculuğunu Renault Duster ile başlattık, Yeni Renault Clio ile sürdürdük ve kısa süre önce Türkiye yollarına çıkan Renault Boreal ile önemli bir aşamaya taşıdık. Bugün ise bu planın dördüncü ve stratejik açıdan son derece önemli modelini duyurmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretimini Bursa’daki Oyak Renault Fabrikamızda gerçekleştireceğiz. Bu proje sayesinde Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi konumuna gelecektir. Bu aynı zamanda Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalata dayalı bir yapıdan yerel üretim gücüne sahip stratejik bir oyuncuya dönüştüren önemli bir adımdır. Dacia Striker ürün gamı; hibrit, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG motor seçeneklerini içerecek şekilde geniş bir yelpazede sunulacak. Dacia Striker Hybrid, performans ve verimliliği en üst seviyede bir araya getirerek yüksek verimli bir sürüş deneyimi sunmaktadır. Bu teknolojinin merkezinde ise Oyak Horse tarafından Bursa fabrikamızda üretilen ve dünya pazarlarına ihraç edilen HR18 hibrit motor yer almaktadır. Üretimin devreye alınmasıyla birlikte Oyak Renault’nun çoklu model üretim kabiliyeti, esneklik ve performans açısından yeni bir seviyeye ulaşacaktır. Bu gelişme, Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında belirlediği büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacaktır. OYAK ile sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da ileri taşımaya ve Türkiye otomotiv ekosistemine sürdürülebilir değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. YENİLİKÇİ BİR “HİBRİT” TASARIM KONSEPTİ Dacia Striker, performans ve aerodinamiğin bir arada düşünüldüğü bir yaklaşımla tasarlandı. Sedan ve station wagon modellerin zarif siluetinden ilham alan yatay çizgileri, SUV tasarımının karakteristik dikey hatlarıyla birleşiyor. Dacia Striker'ın dış tasarımı, ön ve arka far gruplarını birbirine bağlayan, gövde boyunca uzanan belirgin bir omuz çizgisiyle şekilleniyor. Bu çizgi, tasarımın ana karakterini oluşturuyor. Omuz çizgisinin üzerindeki konturlar, akışkan ve aerodinamik bir yapı meydana getiriyor. Eğimli ön cam, uzatılmış tavan çizgisi ve açılı arka cam; zarif ve dinamik bir profil oluşturmak üzere bütünleşiyor. Bu bölüm, sedan ve station wagon gövde tipinin zarafetinden ilham alan; sade, net ve verimli bir yaklaşımla temel ihtiyaçlara odaklanan, markanın modern karakterini yansıtıyor. Omuz çizgisinin altındaki konturlar ise daha keskin ve güçlü bir görünüm oluşturuyor. Yüzeyler daha dikey hale gelirken, yerden yükseklik artıyor ve güçlü gövde orantıları sayesinde güç ve denge algısı daha da vurgulanıyor. Bu bölüm, SUV tasarım ipuçlarından ilham alan markanın karakteristik güçlü ve arazi uyumlu yaklaşımını yansıtıyor. Entegre tavan barları tasarımın akışını ve tutarlılığını korurken, gövdeye işlevsel ve arazi uyumlu bir son dokunuş katıyor. Striker, Dacia'nın bir modelin dört köşesinde birden yeni "T" formlu LED ışık imzasını kullandığı ilk model olma özelliğini taşıyor. Modelin arka bölümünde de benzer bir yaklaşım görülüyor; ışık imzası geniş bir siyah şerit içine entegre edilmiş olup ön cephe ile güçlü bir görsel uyum oluşturuyor. Kabartmalı harflerden oluşan Dacia logosunu taşıyan şerit, bagaj kapağının alt kısmındaki dikey çizgileri öne çıkararak genel tasarımın güçlü karakterini vurguluyor. ZARAFET, DİNAMİZM VE ÇOK YÖNLÜLÜK BİR ARADA Striker'ın crossover tasarımı, zarif ve dinamik hatları geniş oranlarla birleştirerek, yüksek iç mekân konforu ve kendinden emin bir duruş ortaya koyuyor. Modelin genel karakterini 17 inç jantlar tamamlıyor. Ayrıca 18 ve 19 inç jantlar da opsiyonel olarak sunuluyor. Dacia Striker, C segment bir station wagon ile benzer şekilde 4,62 m uzunluğa sahip. Yerden yüksekliği pazardaki C-SUV’lar seviyesinde (4x4 için 20 cm ve 4x2 için 19 cm) olmakla beraber, C-SUV dünyasının 1,60 metrenin üzerindeki yüksekliğiyle kıyaslandığında az bir farkla 1,53 metrelik bir yükseklik sunuyor. Striker'ın zarif tasarımını, iki yeni renk olan Buz Yeşili ve Kozmik Mavi olmak üzere yedi farklı renk seçeneği tamamlıyor. AİLE İLE HAFTA SONU TATİL KAÇAMAKLARI VE UZUN YOLCULUKLAR İÇİN HAZIR Striker, Dacia'nın güçlü ve arazi uyumlu DNA'sını yansıtıyor ve kısa tatil kaçamaklarından aileyle yapılan uzun yolculuklara kadar her türlü kullanım için uygun bir altyapı sunuyor. Donanım düzeylerindeki farklılıklar, bireysel ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına göre uyarlanmış iki tamamlayıcı yaklaşımı yansıtıyor. Striker'ın Extreme donanım seviyesi, araçlarını ideal bir keşif ortağı olarak gören daha aktif kullanıcıları hedefliyor. Sağlam, pratik ve kullanımı kolay bu versiyon; her türlü eğlence ekipmanını ve donanımını kolayca taşımak üzere tasarlandı. Yerden yüksekliği sayesinde arazi sürüşü kolaylaşıyor. Bu özellik, versiyona bağlı olarak 4x4 şanzıman ve Hybrid 150 4x4 güç aktarma sistemi ile daha da artabiliyor. Dayanıklı ve geri dönüştürülmüş bir malzeme olan Starkle® ile üretilen dış koruma; yıkanabilir TEP microcloud döşeme ve %50 oranında geri dönüştürülmüş içeriğe sahip kauçuk paspaslar, modelin günlük kullanımını ve bakımını kolaylaştırıyor. Striker’ın Extreme donanım seviyesi, performanstan veya aerodinamikten ödün vermeden, açık hava etkinliklerine doğrudan ve işlevsel bir yaklaşım getirerek; sınırsız yükleme, taşıma ve kullanım için tasarlandı. Özellikle uzun yolculuklarda ve aile gezilerinde, rahat ve huzurlu bir yolculuk için ise Journey donanım seviyesi devreye giriyor. Kabin içi deneyimi ve konforu artırmak üzere elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon simidi, elektrikli bagaj, kumaş ve microcloud TEP karışımı döşeme gibi bir dizi özellik, bu versiyonda sürüş deneyimini geliştiriyor. Striker’ın Extreme donanım seviyesinde yine standart olarak sunulan yokuş iniş destek sistemi, örneğin, yol tutuşunun zayıf olduğu dik yokuşlarda araç kontrolünün kaybedilmesini önlemek için frenlere müdahale ediyor ve böylece sürücünün yola odaklanmasını sağlayarak daha fazla güvenlik sağlıyor. TEMEL GEREKSİNİMLERE ODAKLANAN HAVALI, YENİLİKÇİ, GENİŞ VE İŞLEVSEL BİR İÇ MEKÂN Striker'ın iç tasarımı, malzemeleri, teknolojisi ve donanımı; Dacia'nın yenilikçi pratik çözümlere, günlük kullanım kolaylığına ve uzun yolculuklarda konfora olan bağlılığının altını çiziyor. Ön konsol, ferahlık hissine ve yolcuları saran konfora katkıda bulunan farklı bir yatay düzen ile dış tasarım yaklaşımını iç mekâna taşıyor. Sürücüye en yakın bölüm, konfor ve yüksek kalite algısına odaklanıyor. Bu durum, özellikle tekstil yüzeylerde kullanılan malzemeler ve kapı eşiklerine kadar uzanan Starkle® dokunuşunda kendini göstererek, her yönden uyumlu bir etki yaratıyor. İlk kez bir Dacia modelinin iç tasarımında yer alan bu malzeme, markanın ekonomik ve ekolojik yaklaşımının bir parçasını meydana getiriyor. İkinci seviyede, daha işlevsel bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu seviye, en sık kullanılan fonksiyon kumandalarını bir araya getiriyor ve bunlara sürücünün dikkatini yoldan ayırmadan sezgisel olarak kullanılabilecek şekilde tasarlanmış tuşlar aracılığıyla erişilebiliyor. Bu düzenleme, günlük kullanımda basit, anlaşılır ve sezgisel bir kullanıma katkıda bulunuyor. Üçüncü seviyede ise, arayüze ve ekran özelliklerine erişim sağlıyor. Bu bölüm tüm versiyonlarda standart olan 10,1 inçlik merkezi dokunmatik ekranı, Media Display’i içeriyor. Media Display altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu Ses Sistemini de kapsıyor. Temel özelliklere odaklanmaya devam eden LightVisio dijital gösterge ekranı, Dacia'ya özgü yenilikçi akıllı çözüm yaklaşımını ortaya koyuyor. Tüm ürün gamında standart olarak sunulan bu 7 inçlik ekran, önemli bilgileri yüzen bir 3 boyutlu görüntü şeklinde yansıtan optik yansıma teknolojisini kullanıyor. Orta konsol, araç içi deneyiminin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Yüksek ve davetkar bir şekilde tasarlanan bu bölüm, orta kolçak altında bulunan 6,7 litrelik bölme ve versiyona bağlı olarak sürgülü çekmece de dahil olmak üzere, geniş ve modüler saklama çözümleriyle sürücünün etrafındaki alanı düzenliyor. Kabin içi deneyimini, YouClip bağlantı noktaları kullanılarak yeniden konumlandırılabilen çıkarılabilir bardak tutucular tamamlıyor. Striker’ın içerisinde 9 adede kadar YouClip bağlantı noktası bulunuyor. Bu YouClip bağlantıları, araç içi düzeni için önemli bir esneklik sağlıyor ve bu nedenle hem günlük kullanım hem de aile gezileri için uygun bir çözüm olarak öne çıkıyor. Striker, aile kullanımı için oldukça ideal olup, uzun yolculuklarda dahi beş yolcu ve beraberinde bagajlarını rahatça taşıyacak kadar geniş ve konforlu bir alana sahip. İç mekân, ferah ve geniş bir ortam sunarken, bu etki iç mekânın büyük bir bölümünü kaplayan geniş panoramik cam tavan sayesinde daha da güçleniyor. Extreme donanım seviyesinde standart, Journey donanım seviyesinde ise opsiyonel olan bu özellik; içeriye bolca ışık girmesini sağlayarak daha aydınlık bir kabin içi deneyim yaratıyor. Özenle tasarlanan koltuklar, yolcu konforunu daha da artırıyor. Ön koltuklardaki güçlü yanal destekler, virajlarda daha iyi oturma desteği sunarken; Journey donanım seviyesinde ise sürücü koltuğu elektrikli olarak ayarlanabiliyor. Hem Extreme hem de Journey donanım seviyelerinde, arka koltuktaki yolcular için katlanabilir bir orta kol dayama ve buna entegre bardak tutucu da yer alıyor. İlk kez bir Dacia modelinde sunulan Autohold sistemi ile sürüş konforu optimize edildi. Autohold sistemi, Expression donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunuluyor ve sürücünün herhangi bir müdahalesi olmadan otomobili sabit tutarak şehir içinde sürüş konforunu artırıyor. Striker, en güncel Avrupa güvenlik standardı olan GSR2'yi karşılıyor ve tüm donanım seviyelerinde standart olarak şu özellikleri sunuyor: Otomatik Acil Durum Freni (şehir içi ve şehir dışı trafiğinde araç, yaya, bisikletli ve motosikletli algılama özelliğiyle), Trafik İşareti Tanıma ve Hız Uyarısı, Arka Park Yardımı, Acil Durum Fren Sinyali, Şerit Değiştirme Uyarısı, Şerit Takip Asistanı, Gelişmiş Sürücü Dikkat İzleme Sistemi ve Acil Durum Çağrısı (e-Call). Striker ayrıca standart olarak Adaptif Hız Sabitleme ve Kontrol Sistemi’ni de içeriyor. İsteğe bağlı olarak sunulan ADAS paketinde ise Kör Nokta İzleme, Geri Gidişte Otomatik Acil Durum Freni, Yolcu Çıkış Uyarısı, Kavşaklarda Otomatik Acil Durum Freni, Arka Çapraz Trafik Uyarısı (RCTA) ve çoklu görüş kamerası bulunuyor. Dacia, sürücülerin hayatını kolaylaştırmak adına bu sistemleri “My Safety” adında akıllı bir işlevle birleştiriyor. Bu özellik, sürücünün otomobili çalıştırırken belirli ADAS işlevlerini kendi kişisel ayarlarına eklemesine olanak tanıyor. Böylece otomobil her çalıştırıldığında işlemin tekrarlanmasına gerek kalmıyor. GENİŞ VE KULLANIŞLI BİR BAGAJ Dacia mühendisleri Striker'ın bagajını büyük bir özenle tasarladı. Striker’ın bagajı 600 litreye varan bagaj hacmi ile yalnızca C segmentinin en iyilerinden biri olmakla kalmıyor, aynı zamanda günlük kullanım için ideal bir dizi pratik özellik de sunuyor. Yenilikçi eller serbest işlevi ile Akıllı Bagaj Açma özelliği, elektrikli bagajı otomatik olarak açıyor. Akıllı Bagaj Açma sistemi, Journey donanım seviyesi ile standart olarak sunuluyor, Extreme donanım seviyesinde ise opsiyonel olarak sunuluyor. Striker, Extreme ve Journey donanım seviyelerinde standart olarak sunulan yenilikçi üç parçalı bagaj zeminine sahip ilk Dacia modeli olarak konumlanıyor. Bu özellik, bagaj alanının ihtiyaca bağlı olarak bölünmesine olanak tanıyor; eşyaları yerinde tutmak ve kaymalarını önlemek için de kullanılabiliyor. Modüler Katlanma sistemi, bagajın her iki yanında bulunan iki tutamağı kullanarak arka koltuk sırtlıklarını (60/40 oranında) bagajdan katlama olanağı sağlıyor. EKONOMİK VE EKOLOJİK: DACIA STRIKER, OPTİMİZE EDİLEN TOPLAM SAHİP OLMA MALİYETİ Dacia mühendislerinin Striker’ı geliştirirken ana hedeflerinden biri hem SUV hem de station wagon sınıfındaki diğer C segmenti modellere kıyasla en iyi toplam sahip olma maliyetini (TCO) sunmaktı. Elektrikli güç aktarma sistemleri ve aerodinamik tasarımıyla Striker, optimize edilmiş bir toplam sahip olma maliyeti sunuyor. Bu avantaj, yükselen yakıt fiyatları göz önüne alındığında daha da önem kazanıyor. ÖZENLE TASARLANAN AERODİNAMİK Striker'ın verimliliği için çok kritik olan aerodinamiğe özellikle önem verildi. Mühendisler, alçak gövde, uzun tavan çizgisi, eğimli arka kısım gibi crossover tasarımının sunduğu olanaklardan en iyi şekilde yararlandılar. Ayrıca ön ve arka alt gövde bölgelerindeki kaplamalar, geniş bir arka spoyler ve hava yönlendiricileri gibi aerodinamik bozulmaları en aza indirecek detayları da özenle ele aldılar. Böylece Dacia Striker, 0,29'luk sürtünme katsayısıyla, crossover konseptini yansıtarak C segmentindeki station wagon ve SUV modellere kıyasla daha iyi bir seviyeye ulaştı. Güç aktarma sistemi ve donanım seviyesine bağlı olarak yaklaşık 1.400 kg ağırlığıyla Dacia Striker, C-SUV otomobillerden daha hafif ve ortalama bir C segment station wagon ile rahatlıkla karşılaştırılabilir durumda. ÇOK ENERJİLİ HİBRİT GÜÇ AKTARMA SİSTEMLERİNDEN OLUŞAN KAPSAMLI BİR ÜRÜN YELPAZESİ Dacia Striker, üç farklı ve gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemi seçeneğiyle kullanıcılara zengin bir çeşitlilik sunuyor. Striker Mild Hybrid-G 140: LPG ve hibrit teknolojilerinin ortak avantajları Dacia, LPG'li araçlarda Avrupa'nın tartışmasız pazar lideri ve "Mild Hybrid-G" ve "Eco-G" adı altında tüm içten yanmalı motora sahip modellerde çift yakıtlı benzin/LPG güç-aktarma sistemleri sunan tek üretici. Striker, çift yakıt teknolojisini 48V mild-hybrid sistem ve 6 vitesli otomatik şanzımanla birleştiren bir güç aktarma sistemiyle sunuyor. Mild-hybrid sistem, kalkış ve hızlanma anında benzin veya LPG ile çalışabilen 1,2 litre 3 silindirli turbo motoru destekleyerek daha fazla sürüş keyfi ve verimlilik sağlıyor. Rejeneratif fren özelliği, 0,8 kWsa kapasiteli bataryayı sürüş sırasında otomatik olarak şarj ediyor. Yakıt türleri arasında hızlı ve sorunsuz geçiş, ön konsolda entegre bir düğme üzerinden manuel veya otomatik olarak gerçekleştirilebiliyor. Striker Hybrid 155: Hibrit sistemin performansı ve verimliliği Bu güç aktarma sistemi, 109 hp gücünde 1,8 litrelik dört silindirli benzinli motor, iki elektromotor (49 hp bir motor ve yüksek voltajlı bir marş jeneratörü), 1,4 kWsa batarya (280 V) ve içten yanmalı motor için dört vitesli ve elektrikli sürüş için iki vitesli otomatik elektrikli şanzımandan oluşuyor. Rejeneratif fren işlevini bataryanın yüksek enerji geri kazanım kapasitesi ve otomatik şanzımanın verimliliğiyle birleştiren sistem, şehir içi kullanımda %80'e kadar tamamen elektrikli sürüşe olanak sağlıyor. Ayrıca otomobil her zaman tamamen elektrikli modda çalışmaya başlıyor. Striker Hybrid 150 4x4: Yüksek teknolojili 4x4 - Ön aksta, 103 kW (140 hp) / 230 Nm tork üreten 1,2 litre 48V yarı hibrit motor, direksiyon elciklerinden kumanda edilebilen 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman; - Arka aksta, 23 kW (31 hp) maksimum güce ve 87 Nm torka sahip bir elektromotor ve iki vitesli otomatik şanzıman, (hepsi devreden çıkarılabilir). Bu sistem birinci viteste arazi sürüşü sırasında düşük hızlarda arka tekerleklere yüksek tork sağlarken, arka aks devre dışı bırakıldığında bir 4x2 otomobilin yol tutuşu ve yakıt tasarrufunu da sunuyor. Sürüş modlarında (Otomatik/Eko/Kar), 4x4 sistemi "beklemede" kalıyor ve gerektiğinde 140 km/s'ye kadar hızlarda devreye giriyor. Striker Hybrid 150 4x4, tüm sürüş senaryolarına cevap veren beş sürüş moduna sahip: Otomatik: Bu modda Striker 4x2 ve 4x4 modları arasındaki geçişi otomatik olarak yönetiyor.Eko: Maksimum yakıt tasarrufu sağlıyor, düşük tutunma düzeyine sahip yüzeylerde 4x4 modunu aktif ediyor.Kar: Tutunmanın düşük olduğu yol koşulları için 4x4 modunu aktif ediyor.Çamur/Kum: Gevşek zemin için optimize edilmiş 4x4 modunu aktif ediyor.Arazi: Düşük hızlarda engebeli arazide sürüş için kullanılıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR MALZEMELER Dacia, “Ekonomik ve Ekolojik” yaklaşımının bir parçası olarak, Striker'da daha fazla sürdürülebilir malzeme kullanmaktan gurur duyuyor. Striker, genel olarak döngüsel ekonomiden elde edilen malzemelerin %32'sinden fazlasını içeriyor ve 47 kg geri dönüştürülmüş plastik barındırıyor. Diğer yeni Dacia modelleri gibi Striker da markanın mühendisleri tarafından geliştirilen Starkle® malzemesini bir dizi dış parçada (tamponlar, çamurluk uzantıları ve yan koruma) kullanıyor. Starkle® %15 ila %20 arasında geri dönüştürülmüş polipropilen içeriyor ve boyasız olarak kullanılıyor. Bu da üretim sürecinde oluşan karbon ayak izini daha da azaltıyor. Striker, yolcu bölmesinde (kapı panellerinde ve ön konsolda) ilk kez %80'e varan oranda geri dönüştürülmüş polipropilenden (bunun %40'ı tüketim sonrası malzeme) üretilen parçalar kullanıyor. YALIN VE KAPSAMLI BİR ÜRÜN GAMI Dacia'nın tüm müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan net ve kolay model yelpazeleri sunma felsefesine uygun olarak, Striker üç farklı donanım seçeneğiyle birlikte sunuluyor. Aynı zamanda bir C segmenti otomobilden beklenen tüm özellikleri bünyesinde barındırıyor. STANDART DONANIM Striker Expression daha fazla konfor sağlıyor: 17 inç alaşım jantlar, çift bölgeli otomatik klima, Autohold özellikli elektrikli park freni, kolçaklı yüksek orta konsol, elektrikli katlanır yan aynalar, arka koltuklarda havalandırma ızgaraları, iki USB bağlantı noktası, 7 inç dijital gösterge ekranı, 10,1 inç merkezi ekranı ve daha fazlası. Striker Extreme arazi kullanımına hitap ediyor: Expression donanıma ek olarak 18 inç alaşım jantlar, Bakır Kahve dış ve iç süslemeler, panoramik cam tavan, eller serbest kart, yıkanabilir Microcloud sentetik TEP döşeme, kauçuk zemin ve bagaj paspasları, 10,1 inç merkezi ekranlı, altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu ses sistemi, eğim iniş kontrolü ve çok daha fazlası. Striker Journey seyahat keyfini ifade ediyor: Expression donanıma ek olarak 18 inç alaşım jantlar, otomatik elektrikli bagaj, eller serbest kart, kolçaklı uzun orta konsol, elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon, 10,1 inç merkezi ekranlı, altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu ses sistemi, kablosuz akıllı telefon şarjı ve daha fazlası. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FDN Grubu’nda Üst Düzey Atama Haber

FDN Grubu’nda Üst Düzey Atama

Kariyeri boyunca Renault Group, Tofaş, LeasePlan Türkiye, Hedef Filo ve İnci GS Yuasa gibi sektörün önde gelen şirketlerinde üst düzey yöneticilik görevleri üstlenen Aytar; satış, filo yönetimi ve ticari strateji alanlarında kapsamlı deneyime sahip. Özellikle araç değer yönetimi, filo yatırımları ve finansal performans optimizasyonu konularındaki uzmanlığıyla öne çıkıyor. Filo ve Sermaye Yönetiminde Yeni Dönem FDN Grubu bünyesinde filo varlıklarının etkin yönetimi, sermaye verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesinden sorumlu olacak olan Aytar’ın, şirketin operasyonel kârlılığına ve finansal performansına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan Barbaros Aytar, “Otomotiv ve mobilite sektörünün hızlı bir dönüşümden geçtiği bir dönemde FDN Grubu’na katılmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Filo varlıklarının doğru yönetimi ve sermaye verimliliğinin artırılması, rekabet gücünün en kritik unsurları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda, veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendirerek ve sürdürülebilir finansal yapıyı destekleyen stratejiler geliştirerek FDN Grubu’nun büyüme yolculuğuna katkı sağlamayı hedefliyorum” dedi. Galatasaray Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olan Aytar, yüksek lisansını İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group futuREady ile Oyunun Kurallarını Yeniden Yazmaya Hazırlanıyor Haber

Renault Group futuREady ile Oyunun Kurallarını Yeniden Yazmaya Hazırlanıyor

Dinamiklerinin hızla değiştiği ve rekabetin yoğunlaştığı küresel otomotiv pazarında Renault Group, bir sonraki stratejik döngüye güçlü temeller üzerinde hazırlanıyor. 2021’de başlatılan Renaulution planı; net ve birbirini tamamlayan marka konumlandırması ile beş yıl içinde gerçekleştirilen 32 yeni lansmanı kapsayan iddialı ürün yenileme programı sayesinde Grubu yeniden Avrupa’nın önde gelen otomobil üreticileri arasına taşıdı. futuREady ise bu başarı hikâyesini sürdürülebilir ve küresel bir başarı sistemine dönüştürmeyi amaçlıyor. Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine kurulu bir yaklaşım ortaya koyuyor. Ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan bu yapı, Grubun yeni dönemde nasıl ilerleyeceğini tanımlıyor. Grup aynı zamanda Avrupa’daki güçlü temelini korurken platformlarını kullanarak rekabet avantajını artırmayı, müşteri beklentilerine daha yakın ürünler geliştirmeyi ve Hindistan, Güney Amerika ile Güney Kore gibi büyüme merkezlerinde hedefli bir yaklaşımla genişlemeyi planlıyor. Renault Group CEO’su François Provost: “Dokuz aylık bir çalışmanın sonunda futuREady vizyonu kapsamında ortaya koyduğumuz ilerlemeden büyük bir gurur duyuyorum. Planımız dört temel sütuna dayanıyor. İlk olarak büyüme ve ürün stratejimize odaklanıyoruz. İkinci olarak, tüm kritik teknolojilere yönelik teknolojik yol haritalarımızı hızlandırıyoruz. Yapay zekânın daha geniş ölçekte kullanımıyla operasyonel performansımızı ileri taşıyacak iddialı hedefler belirliyoruz. Bu planı, 127 yılı aşkın süredir olduğu gibi kolektif bir anlayışla hayata geçireceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde çalışanlarımızın yanı sıra bayilerimiz, iş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz yer alıyor. futuREady ile Renault Group’un uzun vadeli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, küresel ölçekte Avrupa otomotiv endüstrisinin referans noktası haline gelmeyi hedefliyoruz.” Dört sütunla şekillenen dönüşüm vizyonu futuREady planının growth ready ayağı, ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini merkeze almayı kapsıyor. Bu çerçevede Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin pazara sunulması, uluslararası pazarlarda ise 14 model ile ikinci ürün atağının tamamlanması hedefleniyor. Bu strateji kapsamında Renault Group ayrıca ABD, Kanada ve Çin hariç yaklaşık 50 milyon adetlik küresel otomotiv pazarının yüzde 55’inde var olmayı amaçlıyor. Grup aynı zamanda beş yıl içinde 36 lansmanı kapsayan ikinci ürün döngüsünü tamamlamayı ve 2030 yılına kadar yılda 2 milyonun üzerinde araç satışı hedefliyor. Bu satışların yarısının ise Avrupa dışından gelmesi planlanıyor. Planın tech ready boyutu ise teknolojiyi büyümenin ve teknik-ekonomik üstünlüğün itici gücü haline getirmeye odaklanıyor. Elektrifikasyon, yazılım, dijital teknolojiler ve platformlar, Grubun rekabet gücünü artıracak temel alanlar olarak konumlanıyor. Bu kapsamda Renault Group, elektrikli araç maliyetlerini yüzde 40 azaltmayı, C segmentinde elektrikli araç atağı için EV versiyonunda 750 kilometreye kadar, menzil artırıcıyla ise 1.400 kilometreye kadar menzil sunan yeni RGEV Medium 2.0 platformunu devreye almayı planlıyor. Ayrıca Grup, E-Tech hibrit teknolojisini 2030 sonrasında da sürdürmeyi ve uluslararası pazarlarda 150 hp altındaki versiyonlarla genişletmeyi hedefliyor. Bu teknoloji odağı, Renault Group’un 2026 yılında Avrupa’da Software Defined Vehicle sunan ilk Avrupalı üretici olma hedefini de destekliyor. Excellence ready yaklaşımı, giderek daha oynak hale gelen küresel pazarda dayanıklılığı artırmayı ve operasyonel mükemmeliyeti güçlendirmeyi amaçlıyor. Renault Group bu doğrultuda inovasyon, maliyet yönetimi ve hız açısından daha rekabetçi bir yapı kurmaya odaklanıyor. Bir aracın geliştirme süresinin iki yıla indirilmesi, bu yaklaşımın temel hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. Grup ayrıca kalite kaynaklı sorunları yüzde 50 azaltmayı, araç başına değişken maliyetleri yılda ortalama yaklaşık 400 avro düşürmeyi ve başlangıç yatırımlarını yüzde 40’a kadar azaltmayı planlıyor. Bu hedefler, Renault Group’un üretim süreçlerinde daha hızlı, daha verimli ve daha rekabetçi bir yapı oluşturma stratejisinin önemli parçaları arasında yer alıyor. Trust ready başlığı ise paydaşlara yönelik taahhüdün güçlendirilmesini odağına alıyor. Renault Group, yaklaşık 100.000 çalışanı için sürekli değişen dünyada istihdam edilebilirliği güçlendirecek yetkinliklere ve destek mekanizmalarına uzun vadeli yatırım yapma kararı aldı. Bu yaklaşım, dönüşüm sürecinde insan kaynağını daha da güçlendirmeyi ve organizasyonun dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor. Grup ayrıca küresel iş birliklerini güçlendirerek 2030 yılına kadar Nissan, Mitsubishi Motors, Volvo Trucks, Geely ve Ford gibi üreticiler için yılda 300.000’den fazla araç üretmeyi hedefliyor. Küresel iş birlikleriyle büyüyen üretim ekosistemi Grubun 9.000 yöneticisi bu dönüşümün temel taşları arasında yer alırken, tedarikçiler de inovasyon ve maliyet optimizasyonu için projelerin başlangıcından itibaren sürece dahil edilecek. Dünya genelinde 9.000 satış noktası ve yılda 30 milyondan fazla işlem gerçekleştiren perakende ağı ise müşteri deneyiminin merkezinde yer almayı sürdürecek. Renault Group aynı zamanda Nissan ve Mitsubishi Motors ile olan stratejik ittifakını güçlendirmeye devam ederken, Avrupa’da tam endüstriyel ve teknolojik bağımsızlığını koruyarak üretim kapasitesini diğer üreticilere de açmayı planlıyor. Uluslararası pazarlarda ise Hindistan’ın küresel üretim ve tedarik merkezi haline getirilmesi, Güney Kore ve Güney Amerika’da Geely ile ortaklığın güçlendirilmesi hedefleniyor. Genel olarak Renault Group, üç kıtada Nissan, Mitsubishi Motors, Volvo Trucks, Geely ve Ford için 2030 yılına kadar yılda 300.000’den fazla araç üretmeyi planlıyor. Bu yaklaşım, Grubun küresel iş birliklerini güçlendirirken aynı zamanda üretim kapasitesini daha verimli kullanmasını sağlayacak. Endüstriyel metaverse ile üretimde yeni dönem Üretim tarafında tüm fabrikaların dijital ikizini içeren endüstriyel metaverse sistemi devreye alınacak. Bu sayede üretim süreçleri dünya genelinde gerçek zamanlı izlenebilecek. Araç başına parça sayısının ortalama yüzde 30 azaltılması ve ağır işler için 350 yeni nesil humanoid robotun kullanılması planlanıyor. Yapay zekâ destekli üretim sayesinde fabrika duruş sürelerinin yarıya indirilmesi, enerji tüketiminin yüzde 25 azaltılması ve üretim maliyetlerinin yüzde 20 düşürülmesi hedefleniyor. Kalite süreçlerinde ise üretimin kritik aşamalarının tamamı yapay zekâ ile izlenecek ve bu sistem 1.000’den fazla kontrol noktasını kapsayacak. Bu yaklaşım sayesinde araç kullanımının ilk yılında yaşanan sorunların yarıya indirilmesi ve müşteri şikâyetlerinin beş yıl içinde üçte bire düşürülmesi hedefleniyor. Tedarik zincirinde kurulacak üç dijital kontrol kulesi sayesinde fabrikalar, tedarikçiler, satış ağı ve müşteriler arasındaki tüm akışlar gerçek zamanlı izlenecek ve lojistik maliyetlerinin yüzde 30 azaltılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor Haber

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor

Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine inşa edilen yaklaşımıyla küresel ölçekte Avrupa’nın referans otomobil üreticisi olmayı hedefliyor. 4 temel başlık altında şekillenen bu yaklaşım; ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan kapsamlı bir dönüşüm vizyonunu ortaya koyuyor. Renault Group, “Growth ready” başlığı altında ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini tüm faaliyetlerinin merkezine koymayı hedefliyor. Bu kapsamda, Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin piyasaya sunulması ve uluslararası pazarlarda 14 modelle ikinci ürün atağının başarıyla tamamlanması planlanıyor. Renault Group’un futuREady planında Türkiye’nin kritik rolü Renault Group’un futuREady vizyonu kapsamında Türkiye, büyüme stratejisinin ve operasyonel mükemmeliyet anlayışının önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Geniş Avrupa bölgesinin kritik üretim ve mühendislik üslerinden biri olan Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, yüksek üretim kabiliyeti ve gelişmiş otomotiv ekosistemiyle Grup’un küresel operasyonlarında stratejik bir rol üstleniyor. Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası da çoklu model üretim kapasitesi, esnek yapısı ve mühendislik yetkinlikleriyle bu yapının en güçlü halkalarından birini oluşturuyor. Türkiye’nin futuREady içindeki bu stratejik rolü, Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER’ın Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek olmasıyla daha da güçleniyor. Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER Türkiye’de üretilecek Dacia, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretilecek dördüncü model olan Striker’ın ön tanıtımını ilk kez futuREady strateji toplantısında gerçekleştirdi. Renault Duster, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal’in ardından Dacia Striker’ın da Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretileceği açıklandı. Bu adımla birlikte Dacia, üretim anlamında Türkiye’ye resmi olarak giriş yapıyor.400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Türkiye’de satışa sunulacak ve başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok pazara ihraç edilecek.Hibrit seçenekler de dahil olmak üzere farklı motor alternatifleriyle pazara sunulacak olan Dacia Striker’ın 2026 yılında üretime girmesi planlanıyor.Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve ürün atağını hızlandırma planının da bir parçası olan yeni Dacia Striker, Grup’un uluslararası üretim ve ürün stratejisinde Türkiye’nin rolünü güçlendiriyor. Dacia Striker, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretimi planlanan dört modelden oluşan ürün gamını tamamlıyor. 400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek. Renault Group Türkiye CEO Lionel Jaillet: “Oyak Renault, Aralık 2023’ün sonunda 400 milyon avroyu aşan bir yatırımla dört yeni modelin üretime alınacağını duyurarak Türkiye için net bir dönüşüm yol haritası ortaya koydu. Bu yolculuk Renault Duster ile başladı ve Yeni Renault Clio ile devam ediyor. Bu arada Renault Boreal ise proje sürecinde ilerliyor ve 2026 yılının ortasında Türkiye yollarındaki yerini alacak. Ürün planımızdaki dördüncü modeli duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretim yeri Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası olacak. Bu projeyle birlikte Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi olacak. Bu model, Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalat yapan bir konumdan yerel üretim gerçekleştiren bir marka haline taşıyor. Üretimin başlamasıyla birlikte fabrikamızın çoklu model üretim kabiliyeti bir üst seviyeye taşınacak. Bu gelişme aynı zamanda Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacak. OYAK ile kurduğumuz güçlü iş birliği doğrultusunda üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da güçlendirmeyi ve Türkiye otomotiv ekosistemi için daha fazla değer yaratmayı sürdüreceğiz.” Striker: Dacia’nın C segmentinin geleceğine yönelik vizyonu Dacia, station wagon’un dinamizmini, geniş bir hatchback’in pratikliğini ve bir SUV’un yerden yüksekliğini bir araya getiren yeni çoklu enerji seçenekli crossover modeli Striker ile C segmentindeki atağını güçlendiriyor. Dacia Striker, güçlü ve kendinden emin bir tasarıma sahip. Dinamik hatları, aerodinamik silueti ve iddialı dikey ön yüz tasarımı, markanın yeni ve modern gündüz farı imzasıyla tamamlanıyor. Striker, Dacia’nın C segmentinde elektrifikasyonu erişilebilir kılma hedefini yansıtıyor. Ürün gamında hibrit versiyon, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG seçenekleri yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault, Volvo’nun Flexis Hissesini Satın Aldı: Elektrikli Hafif Ticari Araç Üretimi 2026’da Başlıyor Haber

Renault, Volvo’nun Flexis Hissesini Satın Aldı: Elektrikli Hafif Ticari Araç Üretimi 2026’da Başlıyor

Yapılan yeni anlaşma kapsamında Renault Group, Volvo Group’un Flexis’teki hisselerini devralarak şirketin tek sahibi oldu. Anlaşma, gerekli düzenleyici onayların alınmasının ardından resmiyet kazanacak. Bu gelişmeyle birlikte Renault, Flexis projesinin tüm operasyonel sorumluluğunu üstlenirken, projenin Fransa merkezli yapısı korunacak. Renault Trafic Van E-Tech Electric Üretimi 2026’da Başlıyor Renault Group, Flexis bünyesinde geliştirilecek ilk model olan Renault Trafic Van E-Tech Electric üretiminin 2026 yılının sonunda başlayacağını duyurdu. Üretim, Renault’nun Fransa’daki Sandouville fabrikasında gerçekleştirilecek. Sandouville tesisi halihazırda hafif ticari araç üretiminde uzmanlaşmış durumda. Elektrikli Trafic modeliyle birlikte fabrikanın, Renault’nun elektrikli ticari araç stratejisinde önemli bir merkez haline gelmesi bekleniyor. Renault ve Volvo Elektrikli Ticari Araçta İş Birliğini Sürdürüyor Her ne kadar Renault, Flexis’in tamamını devralmış olsa da, Renault Group ile Volvo Group arasındaki iş birliği devam edecek. Volvo Group, 2027 yılından itibaren Renault Trucks markası aracılığıyla yeni elektrikli hafif ticari modeli pazarlayacak. Bu adım, iki şirketin elektrikli taşımacılık alanındaki ortak vizyonunu güçlendirirken, Avrupa’da sıfır emisyonlu ticari araç segmentinde rekabeti artırması bekleniyor. Flexis Nedir? Flexis, elektrikli hafif ticari araç platformu geliştirmek amacıyla Renault Group, Volvo Group ve CMA CGM Group tarafından kurulan stratejik bir ortak girişimdi. Projenin amacı, özellikle şehir içi lojistik ve sürdürülebilir taşımacılık alanında yeni nesil elektrikli çözümler üretmekti. Renault’nun tam sahipliğe geçmesiyle birlikte projenin daha hızlı ve tek merkezden yönetilen bir yapıya kavuşacağı değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.