Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Resmi Gazete

Kapsül Haber Ajansı - Resmi Gazete haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Resmi Gazete haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vergi Düzenlemesiyle Depolama Yatırımlarında Zaman Yarışı Başladı Haber

Vergi Düzenlemesiyle Depolama Yatırımlarında Zaman Yarışı Başladı

Enerji depolama sektörünün uzun süredir beklediği düzenleme, Resmî Gazete’de yayımlanan 11508 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hayata geçti. Karar kapsamında, belirlenen teknik özelliklere sahip LFP batarya hücrelerinin ithalatında uygulanan ilave gümrük vergisi yıl sonuna kadar kaldırıldı. Düzenlemenin, batarya hücrelerinin enerji depolama projelerindeki en önemli maliyet kalemlerinden biri olması nedeniyle, yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek tedariklerde yatırım maliyetlerini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Özellikle geliştirme, finansman ve tedarik süreçleri devam eden projeler açısından oluşan geçici maliyet avantajının, projelerin finansman ve tedarik süreçlerine ivme kazandırması bekleniyor. VERGİ DÜZENLEMESİ FİZİBİLİTELERİ ETKİLEYECEK Enerji depolama yatırımlarının 2025 sonu itibarıyla uygulama ve devreye alma aşamasına geçtiğine dikkat çeken EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı: “Enerji depolama sektörü, kapasite tahsislerinin ve proje geliştirme süreçlerinin ardından yatırımların sahaya indiği önemli bir döneme girdi. LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin yıl sonuna kadar kaldırılması, özellikle tedarik ve yatırım planlaması devam eden projeler açısından maliyet avantajı sağlayacaktır. Batarya hücreleri, enerji depolama sistemlerinin maliyetli bileşenleri arasında yer aldığı için bu düzenlemenin yatırım kararlarını hızlandırmasını ve 2027 yılının ilk yarısında tamamlanması planlanan projeleri desteklemesini bekliyoruz. Özellikle de vurgulamak gerekir ki, enerji depolama yatırımları uzun hazırlık ve uygulama süreçleri gerektiren projeler. Dolayısıyla bugün alınacak tedarik kararları, yarın devreye girecek tesislerin maliyet yapısını belirliyor. Bu nedenle yıl sonuna kadar oluşan maliyet avantajı, özellikle yatırım hazırlıkları devam eden projeler açısından önemli bir fırsat sunuyor.” açıklamalarında bulundu. KISA VADELİ TEŞVİK, UZUN VADELİ YERLİLEŞME Düzenlemenin belirli bir süreyle sınırlı olduğuna da dikkat çeken Tutaşı: “Uygulamanın 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olması, yatırımcıların tedarik, finansman ve lojistik planlarını bu takvime göre hızlandırmasını gerektiriyor. Küresel batarya fiyatlarının gerilediği bir dönemde vergi yükünün de geçici olarak kaldırılması, yılın ikinci yarısında sektörde ciddi bir hareketlilik yaratabilir. Bununla birlikte Türkiye’nin uzun vadeli hedefi yalnızca daha uygun maliyetlerle batarya hücresi ithal etmek değildir. Hücre üretiminden batarya yönetim sistemlerine, enerji yönetim yazılımlarından konteyner ve sistem entegrasyonu çözümlerine kadar uzanan bütüncül bir yerli üretim ekosisteminin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu düzenleme, kısa vadede yatırımların önünü açarken sektöre ölçek, deneyim ve teknik yetkinlik kazandırarak ithalata dayalı yapıdan yüksek yerlilik oranına sahip, sürdürülebilir bir batarya sanayisine geçişte önemli bir basamak oluşturacaktır.” ÇİN KARARI KÜRESEL TEDARİK DENGESİNİ DEĞİŞTİRİYOR Küresel batarya pazarında yılın ikinci yarısında önemli bir hareketlilik beklendiğini belirten Tutaşı: “Çin'in batarya ürünlerine yönelik ihracat KDV iadesini yıl sonunda tamamen sonlandıracak olması ve Türkiye'de LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin geçici olarak kaldırılması, küresel batarya ticaretinde yılın ikinci yarısını kritik bir tedarik dönemine dönüştürüyor. Bu nedenle önümüzdeki birkaç ay yalnızca fiyat avantajı açısından değil, yatırım kararları ve tedarik stratejilerinin şekillenmesi açısından da belirleyici olacak. Bu dönemin doğru değerlendirilmesi, 2027 yılında devreye alınması planlanan projelerin maliyet yapısını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir" dedi. VERGİ AVANTAJI STOK YÖNETİMİ VE ÜRÜN KALİTESİYLE DESTEKLENMELİ Düzenlemeyi değerlendiren EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, vergi avantajının sektör açısından önemli bir fırsat olduğunu ancak sürecin yalnızca maliyet odağında ele alınmaması gerektiğini belirtti. Tutaşı, “Bu fırsatın ihtiyaçların üzerinde hücre ithalatı yaparak aşırı stok oluşturmak şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor. İthalat miktarlarının gerçek üretim planları, kesinleşmiş siparişler ve proje takvimleriyle de uyumlu belirlenmesi büyük önem taşıyor.” dedi. Batarya hücrelerinin hassas ürünler olduğuna dikkat çeken Tutaşı, “Bu hücreler raf ömrü olan bileşenler, dolayısıyla kullanılmasalar dahi zamana ve depolama koşullarına bağlı olarak yaşlanıyor. Üretim tarihi, stok ve taşıma koşulları; hücrenin kapasitesini, verimini, ömrünü ve güvenliğini doğrudan etkileyebiliyor. Dolayısıyla uygun koşullarda yönetilmeyen stoklar, kısa vadede sağlanan maliyet avantajını ilerleyen dönemde performans kaybı, garanti sorunu ve kalite riski olarak karşımıza çıkarabilir.” ifadelerini kullandı. EDSİS HAKKINDA Enerji Depolama Sistemleri Derneği; enerji depolama sistemlerini üreten, geliştiren, uygulayan, mühendislik hizmeti sunan ve bu alanda yatırım yapan tüm paydaşları aynı çatı altında bir araya getirmek amacıyla kurulmuştur. Dernek, Türkiye’de enerji depolama sektörünün gelişmesine, ihtisaslaşmasına ve ulusal enerji politikalarına doğrudan katkı sunmayı hedefleyen bir yapı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenilenebilir Enerjide Yeni Yarışma Dönemi Başlıyor Haber

Yenilenebilir Enerjide Yeni Yarışma Dönemi Başlıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, elektriğin merkezinde yer aldığı yeni enerji mimarisinde güneş ve rüzgârın stratejik bir rol oynadığını belirterek “Halihazırda 125 bin megavatı aşan elektrik kurulu gücümüzün 78 bin megavatını yenilenebilir kaynaklar oluşturuyor.” dedi. Bugün kadar 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışmaları yaptıklarını, bunun 3 bin 800 megavatını 2025 yılında gerçekleştirdiklerini anımsatan Bakan Bayraktar, “Her yıl en az 2 bin megavatlık güneş ve rüzgâr ihalesi yapmaya devam edeceğiz. Önemli bir potansiyelimizin olduğu güneş ve rüzgârda 2035 yılı için ortaya koyduğumuz 120 bin megavat hedefimize daha kısa sürede ulaşacağız. 2026 YEKA yarışmaları ile de yenilenebilir enerjide yeni bir yatırım dönemine kapı aralıyoruz. 900 megavat kapasiteli 14 güneş, bin 500 megavat kapasiteli 7 rüzgâr enerjisi yarışmasıyla sektörümüze yeni bir ivme kazandıracağız.” diye konuştu. 21 Yarışma Güneş ve rüzgârı kapsayan 2026 YEKA yarışmaları, Resmî Gazete’de ilan edildi. YEKA GES-2026 yarışmalarıyla toplam 900 MWe gücündeki bağlantı kapasitesine yönelik 14 yarışma düzenlenecek. YEKA RES-2026 yarışmalarıyla da toplamda bin 500 MWe gücündeki bağlantı kapasitesi için 7 yarışma yapılacak. Başvurular Ekim’de GES ve RES yarışmalarına başvurular, 13 Ekim’de 10:00-12:00 saatleri arasında bakanlık merkezinde elden teslim edilmek suretiyle yapılacak. Başvuruların incelenmesini takiben yarışmaların yeri, tarihleri ve saatleri bakanlığın internet sitesinde ilan edilecek. Kimler Başvurabilecek? Yarışmalara Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim ya da limited şirket olarak kurulmuş tüzel kişiler, ortak girişimler ve sermaye şirketi statüsüne sahip yabancı şirketler başvurabilecek. Tavan-Taban Fiyat Toplamda 21 yarışma için başlangıç tavan fiyatı, 5,50 Euro-cent/kWh olacak. Taban fiyat ise GES’lerde 3,25 Euro-cent/kWh, RES’lerde 3,50 Euro-cent/kWh olarak belirlendi. Tüm yarışmalarda taban fiyata ulaşılması halinde megavat başına katkı payı artırılmasına 10 bin Euro başlangıç fiyatı ile başlanacak. Önce Serbest Piyasa GES’lerde üretilen elektrik, sözleşme imza tarihinden itibaren 60 ay, RES’lerde ise 72 ay boyunca serbest piyasada satılabilecek. Serbest piyasada satış süresi bittikten sonra hem GES’lerde hem de RES’lerde 20 yıllık elektrik enerjisi alım süresi başlayacak. 2026 YEKA yarışmalarına ilişkin ihale şartnamesi ve sözleşmeye ilişkin detaylar bakanlığını web sitesinde yayınlanırken Resmî Gazete’de yer alan yarışma ilanındaki yerler ve bağlantı kapasiteleri şöyle: YEKA GES 2026 Yarışma Adı Bağlantı Kapasitesi (MWe) Ankara-1 ​ 40 Ankara-2 30 Batman​​​​​​​​ 25 Denizli​​​​​​​​ 30 Konya​​​​​​​​ 110 Malatya-1​​​​​​​ 55 Malatya-2​​​​​​​ 40 Mardin-1​​​​​​​ 30 Mardin-2​​​​​​​ 120 Diyarbakır​​​​​​​ 200 Elâzığ​​​​​​​​ 40 Kahramanmaraş-1​​​​​​ 45 Kahramanmaraş-2​​​​​​ 85 Kahramanmaraş-3​​​​​​ 50 YEKA RES 2026 Yarışma Adı Bağlantı Kapasitesi (MWe) Sivas​​​​​​​​ 320 Balıkesir-1​​​​​​​ 140 Balıkesir-2​​​​​​​ 235 Balıkesir-3​​​​​​​ 170 Balıkesir-4​​​​​​​ 140 Manisa​​​​​​​​ 235 Kütahya ​ 260 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lisanssız GES’te Saatlik Mahsuplaşma Dönemi: Yatırım Kriterleri Yeniden Şekilleniyor Haber

Lisanssız GES’te Saatlik Mahsuplaşma Dönemi: Yatırım Kriterleri Yeniden Şekilleniyor

EPDK tarafından yapılan düzenlemelerle lisanssız elektrik üretiminde mahsuplaşma yapısı önemli ölçüde değişti. 2 Nisan 2026 tarihli ve 33212 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ve 30.04.2026 tarihli ve 14531 sayılı EPDK Kurul Kararı’nın 05.05.2026 tarihli ve 33244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla, mesken aboneleri hariç lisanssız üretim tesislerinde mahsuplaşma işlemlerinin saatlik bazda yapılacağı yeni bir dönem başladı. Yeni düzenleme ile lisanssız GES yatırımlarında elektrik üretimi ve tüketiminin saatlik bazda ne ölçüde örtüştüğünün önemli hale geldiğini belirten Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES fizibilitelerinde dikkat edilmesi gereken hususları paylaştı. Lisanssız elektrik üretiminde saatlik mahsuplaşma uygulaması, ticari ve endüstriyel güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarında fizibilite yaklaşımını yeniden şekillendiriyor. Mesken abonelerinde aylık mahsuplaşma uygulaması korunurken; sanayi, ticarethane, tarımsal sulama ve benzeri abone/tüketim gruplarında üretim ve tüketim miktarları saatlik bazda değerlendirilecek. Bu nedenle yatırım planlamasında; kurulu güç, yıllık üretim tahmini ve toplam tüketimin yanında saatlik tüketim profili, öz tüketim oranı ve ihtiyaç fazlası enerjinin ekonomik etkisi birlikte analiz edilecek. Konula ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, saatlik mahsuplaşma uygulamasının işletmeleri daha detaylı enerji analizi yapmaya yönlendireceğini belirterek şunları söyledi: “Geçmişte GES yatırımlarının ön fizibilitelerinde yıllık üretim ve yıllık tüketim dengesine bakmak çoğu zaman yeterli oluyordu. Ancak yeni düzenlemelerle birlikte üretim ile tüketimin aynı saatlerde ne ölçüde örtüştüğü önem kazandı. İşletmelerin güneşten ürettikleri elektriği, üretildiği saatlerde tüketebilmeleri, yatırımın ekonomik verimliliğini artıran en önemli unsur haline geldi.” Tüketim ve üretimde saatlik uyum önem kazanıyor Düzenleme, yalnızca yeni kurulacak projeleri değil, 12 Mayıs 2019 tarihinden itibaren bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu almaya hak kazanan ve mesken aboneliği kapsamı dışında kalan lisanssız üretim tesislerini de etkiliyor. Bu kapsamda işletmeler açısından saatlik üretim-tüketim uyumu, yatırım geri dönüş süresi ve enerji maliyeti yönetimi üzerinde doğrudan etkili olacak. Yatırım kriterleri değişiyor İşletmeleri kendi ürettikleri elektriği mümkün olduğunca eş zamanlı tüketmeye teşvik eden yeni uygulama, öz tüketim oranı yüksek tesislere önemli avantaj sağlayacak. Gündüz saatlerinde yoğun elektrik tüketen sanayi kuruluşları, lojistik merkezleri, alışveriş merkezleri ve ticari işletmeler GES yatırımlarından daha yüksek verim elde edebilecek. Buna karşılık elektrik tüketiminin büyük bölümünün akşam ve gece saatlerinde gerçekleştiği işletmelerde, yatırımın verimliliğini artırmak için enerji yönetimi ve gerektiğinde depolama çözümleri gündeme gelecek. İhtiyaç fazlası enerjinin yönetimi önem kazanıyor Saatlik mahsuplaşma uygulamasının ihtiyaç fazlası enerjinin yönetimini de yatırım süreçlerinin merkezine taşıdığını belirten Yıldız, şu değerlendirmede bulundu: “Saatlik mahsuplaşmayı yalnızca mevzuatsal bir değişiklik olarak değerlendirmemek gerekiyor. Bu düzenleme, işletmelerin enerji tüketim alışkanlıklarını daha yakından analiz etmelerini sağlayacak ve enerji yönetiminde verimlilik odaklı yeni bir yaklaşımın gelişmesine katkı sunacaktır. Yeni sistemde kapasite kadar, üretim ile tüketimi doğru zamanda eşleştirebilme becerisi de önem taşıyor.” Yeni dönemde yatırımcıların, ürettikleri elektriğin ne kadarını eş zamanlı olarak tüketebileceklerine ve sisteme verilecek ihtiyaç fazlası enerjinin ekonomik etkilerine odaklanması gerekiyor. Mevzuat kapsamında bedelli üretim limitinin dikkate alınması, yatırımın geri dönüş süresi açısından kritik önem taşıyor. Bu nedenle saatlik tüketim verisinin detaylı şekilde analiz edilmesi; özellikle ticari ve endüstriyel tesisler, birden fazla tüketim noktası bulunan işletmeler ve farklı lokasyonlarda tüketim portföyü yöneten şirketler için fizibilitenin temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Öz tüketim ve depolama çözümleri öne çıkıyor Yeni dönemde enerji depolama sistemleri, lisanssız GES projelerinde stratejik bir tamamlayıcı olarak öne çıkıyor. Özellikle üretim ile tüketim saatlerinin örtüşmediği yapılarda depolama sistemleri, öz tüketim oranını artırarak GES yatırımlarının ekonomik performansını destekleyebiliyor. 26 Şubat 2026 tarihli ve 14353 sayılı EPDK Kurul Kararı ile lisanssız üretim kapasite tahsislerine ilişkin yeni çerçevenin açıklanması da yatırım planlamasında kapasite, tüketim profili ve bağlantı stratejisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Saatlik mahsuplaşma uygulamasıyla şekillenen yeni dönemde yatırımcılara anahtar teslim çözümler sunduklarını ifade eden Oğuzhan Yıldız, şunları söyledi: “Üçay Mühendislik olarak, iş ortaklarımızın yatırım kararlarını en doğru verilerle alabilmeleri için fizibilite süreçlerini saatlik tüketim analizlerine uygun olarak yönetiyoruz. Projelendirme aşamasından saha uygulamalarına, devreye alma süreçlerinden enerji depolama sistemlerinin entegrasyonuna kadar tüm aşamalarda kapsamlı mühendislik desteği sunuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

150 Bin Müteahhide Rahat Nefes Haber

150 Bin Müteahhide Rahat Nefes

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, inşaat sektöründe uzun süredir mağduriyet oluşturan SGK asgari işçilik uygulamasına ilişkin sorunun, Resmi Gazete'de hafta sonu yayımlanan yönetmelik değişikliği ile çözüme kavuştuğunu belirterek, "35 No'lu İkamet Amaçlı İnşaat Müteahhitliği Meslek Komitemizin uzun süredir yürüttüğü çalışmalar sonuç verdi. Yeni düzenlemeyle sektörde daha adil ve hakkaniyetli bir hesaplama sistemi hayata geçirildi. Reel sektörün sesine kulak vererek, sorunlarının çözümü konusunda destek ve katkı sağlayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan'a ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanımız Sayın Yunus Elitaş'a şükranlarımızı sunarız" dedi. Baran, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "İnşaat sektörünün, ilimizdeki yaklaşık 40 bin, ülke genelinde de yaklaşık 150 bin üyesinin çok önemli bir sorunu daha Ankara Ticaret Odamızın çözüm odaklı çalışmalarıyla ortadan kaldırıldı. Gerek ihale mevzuatına göre yaptırılan inşaat işlerinde gerekse özel nitelikteki inşaat işlerinde, inşaat tamamlandıktan sonra Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmesi gereken prime esas kazanç tutarının tespitinde, başladığı yıl içinde bitirilmiş olan inşaat maliyetinin hesaplanmasında inşaatın bittiği tarihte yürürlükte olan, başladığı yıldan sonraki yıllarda bitirilmiş inşaatın maliyetinin hesabında ise inşaatın bitirildiği yıldan önceki yıla ait yayımlanan son inşaat birim maliyet bedeli esas alınmaktaydı. Bilhassa, üretimi birden fazla yıla yayılan inşaat işlerinde bu durum prime esas kazanç tutarının adil ve rasyonel olmayan bir şekilde haddinden fazla hesaplanmasına neden olmaktaydı. Maliyetler de doğal olarak daha fazla gerçekleşmekteydi. Yeni düzenleme ile asgari işçilik uygulamasında SGK'ya bildirilmesi gereken prime esas kazanç tutarı tespit edilirken, başladığı yıl içinde bitirilmiş olan inşaat maliyetinin hesaplanmasında inşaatın bittiği tarihte geçerli olan birim maliyet bedeli esas alınmaya devam edilecek. Başladığı yıldan sonraki yıllarda bitirilmiş inşaatların maliyet hesabında ise; inşaatın bitirildiği yılın dışındaki yıllara ait birim maliyet bedellerinin aritmetik ortalaması sonucu bulunan birim maliyet bedeli esas alınacak. Bu değişiklikle inşaat sektöründe asgari işçilik uygulaması konusunda hakkaniyetli bir hesaplama sistemi oluştu. Yapılan düzenlemeyle inşaat sektöründe önemli bir maliyet kalemi makul ve daha gerçekçi düzeye indirildi. Komitemizin üyeleri için yaptığı çalışma ülke genelinde faaliyet gösteren tüm müteahhitlere fayda sağladı. Reel sektörün sesine kulak vererek, sorunlarının çözümü konusunda destek ve katkı sağlayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan'a ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanımız Sayın Yunus Elitaş'a şükranlarımızı sunar; üyelerinin taleplerine hassasiyetle duyarlılık gösteren 35 No'lu İkamet Amaçlı İnşaat Müteahhitliği Meslek Komitemize teşekkür ederiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SON DAKİKA: Merkez Bankası’ndan Kritik Karar! Ödeme Şirketinin Faaliyet İzni İptal Edildi Haber

SON DAKİKA: Merkez Bankası’ndan Kritik Karar! Ödeme Şirketinin Faaliyet İzni İptal Edildi

Merkez Bankası faaliyet izni iptali kararı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından alınan kararla birlikte, bir elektronik para ve ödeme hizmetleri şirketinin faaliyet izni resmen iptal edildi. Resmî Gazete’de Yayımlandı Karar, 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de kamuoyuna duyuruldu. Tebliğ kapsamında, ilgili şirketin faaliyet izninin iptal edildiği açıkça belirtildi. Belgede yer alan bilgilere göre karar, 27 Nisan 2026 tarihinde alındı ve 12021/21620 sayılı karar numarası ile yayımlandı. Hangi Şirketin İzni İptal Edildi? Merkez Bankası tarafından alınan karar doğrultusunda, elektronik para ve ödeme hizmetleri alanında faaliyet gösteren ParaQR Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izni iptal edildi. Bu gelişme, özellikle fintech ve dijital ödeme sektöründe dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor. Kararın Sebebi Ne? Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğde iptalin gerekçesine ilişkin detaylı bir açıklama yer almazken, bu tür kararların genellikle mevzuata uyumsuzluk, finansal yeterlilik veya denetim süreçleri ile ilgili olduğu biliniyor. Uzmanlara göre, Merkez Bankası son dönemde ödeme kuruluşları üzerindeki denetimlerini sıkılaştırmış durumda. Sektöre Etkisi Ne Olacak? Bu kararın ardından gözler diğer ödeme kuruluşlarına çevrildi. Finansal teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlerin, regülasyonlara daha sıkı uyum sağlaması bekleniyor. Dijital ödeme sistemlerinde güvenlik önlemleri artabilir Denetimler daha sık yapılabilir Sektörde konsolidasyon hızlanabilir Kullanıcılar Ne Yapmalı? Uzmanlar, kullanıcıların işlem yaptıkları ödeme kuruluşlarının lisans durumunu kontrol etmelerini öneriyor. Özellikle dijital cüzdan ve ödeme uygulamalarında güvenilirlik ön plana çıkıyor. Sıkça Sorulan Sorular Hangi şirketin faaliyet izni iptal edildi? ParaQR Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. Karar ne zaman alındı? 27 Nisan 2026 tarihinde alındı. Nerede yayımlandı? 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Bu karar ne anlama geliyor? Şirketin artık ödeme hizmeti sunamayacağı anlamına geliyor. Diğer şirketler etkilenir mi? Dolaylı olarak sektörde denetimlerin artmasına neden olabilir. Kullanıcılar ne yapmalı? Lisanslı ve güvenilir ödeme kuruluşlarını tercih etmelidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SON DAKİKA: Ankara Valisi Vasip Şahin’e Kritik Görev! TİHEK Başkanlığına Seçildi Haber

SON DAKİKA: Ankara Valisi Vasip Şahin’e Kritik Görev! TİHEK Başkanlığına Seçildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan karar kapsamında Ankara Valisi Vasip Şahin, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu Başkanlığı görevine getirildi. Resmî Gazete’de Yayımlandı: Atama Kararı Yürürlüğe Girdi 30 Nisan 2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmî Gazete’de yer alan atama kararı, 29 Nisan tarihini taşıyor. Karar, yayımlanmasıyla birlikte resmen yürürlüğe girdi. Atama, 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildi. Vasip Şahin Göreve Kalan Süreyi Tamamlayacak Karar metninde dikkat çeken detaylardan biri de görevin süresi oldu. Buna göre Vasip Şahin, mevcut kurul üyesinin kalan görev süresini tamamlamak üzere bu göreve getirildi. Bu durum, atamanın belirli bir süreyle sınırlı olduğunu ortaya koyarken, kurum içi görev sürekliliğinin korunması amaçlanıyor. TİHEK Nedir, Ne İş Yapar? Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), insan haklarının korunması, geliştirilmesi ve ayrımcılıkla mücadele konularında faaliyet gösteren önemli kamu kurumlarından biridir. Kurumun görev alanları arasında: İnsan hakları ihlallerine ilişkin başvuruları incelemek Ayrımcılık iddialarını değerlendirmek Eşitlik ilkesinin uygulanmasını sağlamak bulunuyor. Ankara Valisi Vasip Şahin’in Yeni Rolü Ne Anlama Geliyor? Uzmanlara göre bu atama, Türkiye’de insan hakları politikaları ve eşitlik uygulamaları açısından önemli bir döneme işaret ediyor. Vasip Şahin’in idari tecrübesinin, kurumun işleyişine doğrudan katkı sağlaması bekleniyor. Gözler Yeni Dönemde Atılacak Adımlarda Atamanın ardından kamuoyunda en çok merak edilen konu, TİHEK’in yeni dönemde hangi konulara öncelik vereceği oldu. Özellikle ayrımcılıkla mücadele ve insan hakları başvurularının değerlendirilmesi süreçlerinde yeni adımların atılması bekleniyor. Sıkça Sorulan Sorular Vasip Şahin hangi göreve getirildi? Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu Başkanlığına seçildi. Atama ne zaman yapıldı? 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. TİHEK ne iş yapar? İnsan hakları, ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik alanında faaliyet gösterir. Görev süresi ne kadar? Yerine seçildiği üyenin kalan süresini tamamlayacak. Kararı kim imzaladı? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Atama yürürlüğe girdi mi? Evet, Resmî Gazete’de yayımlandığı anda yürürlüğe girdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'den ABD'ye Ticari İlişkilerde Yeni Adım: Ek Vergiler Kaldırıldı Haber

Türkiye'den ABD'ye Ticari İlişkilerde Yeni Adım: Ek Vergiler Kaldırıldı

ABD ürünlerine getirilen ek vergilerin sona ermesi, iki ülke arasındaki ticari gerilimi azaltacak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Otomobilden tütün ürünlerine, alkollü içeceklerden kozmetik ve bazı gıda ürünlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu ek vergiler, 2018'de dönemin ekonomik koşulları ve siyasi gerginlikler nedeniyle yüzde 100 oranında artırılmıştı. Yayımlanan kararda, söz konusu uygulamanın yürürlükten kaldırıldığı ve ilgili kanun maddelerine atıfta bulunulduğu belirtildi. Bu kararla birlikte, Türkiye–ABD ticaretinde 2018’de başlayan ek mali yükümlülük dönemi resmen sona ermiş oldu. İki Ülke Arasında Yeni Bir Ticaret Sayfası Açılıyor Ek mali yükümlülüklerin kaldırılması, özellikle ithalatçı ve ihracatçı firmalar için yeni fırsatlar yaratması bekleniyor. Analistler, bu adımın iki ülke arasındaki iş dünyası ilişkilerini normalleştireceğini ve karşılıklı ticari hacmin artmasına katkı sağlayacağını öngörüyor. Türkiye'nin attığı bu adım, uluslararası ilişkilerde diplomasi ve ekonomi odaklı bir yaklaşımı benimsediğinin de bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Bu karar, özellikle Türk tüketicileri için bazı Amerikan menşeli ürünlerin fiyatlarında düşüşe yol açabilirken, aynı zamanda ABD'li firmaların Türkiye pazarına olan ilgisini yeniden canlandırabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.