Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Restorasyon

Kapsül Haber Ajansı - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vakıf Katılım’a Brandverse Awards’tan Gümüş Ödül Haber

Vakıf Katılım’a Brandverse Awards’tan Gümüş Ödül

Vakıf Katılım, Türkiye’nin kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla hayata geçirdiği Vakıf Eserleri Envanter Projesi’yle Brandverse Awards 2026’nın “Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik / Kültür ve Sanat Projeleri” kategorisinde gümüş ödül aldı. Akademisyenler, sanat tarihçileri ve uzman ekiplerin katkılarıyla yürütülen çalışmalar kapsamında farklı şehirlerdeki vakıf eserleri; Türkçe ve İngilizce metinlerle kayıt altına alınırken detaylı saha araştırmaları, kapsamlı görsel kayıtlar ve akademik içeriklerle envanter hâline getiriliyor. “Projemiz, kültürel miras araştırmaları için bir kaynak niteliğinde.” Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, alınan ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Vakıf eserleri, geçmişten bugüne uzanan medeniyet hafızamızın, iyilik ve dayanışma anlayışımızın en kıymetli izlerini taşıyor. 2022 yılında Hatay’da başlattığımız projeyle bu köklü mirası bilimsel yöntemlerle belgelemeyi, korunmasına katkıda bulunmayı ve gelecek nesillere güvenilir bir başvuru kaynağı bırakmayı hedefledik. Bugüne kadar Hatay ve Konya’daki yüzlerce vakıf eserini kayıt altına alırken, Bursa ve Kütahya’daki çalışmalarımızı da tamamladık. Hazırladığımız envanter kitaplarının akademik çalışmalar, restorasyon süreçleri ve kültürel miras araştırmaları için nitelikli bir kaynak oluşturmasını önemsiyoruz. Projemizin somut biçimde takdir görmesi, bizler için büyük bir gurur kaynağı. Bu başarıyı tüm proje ekibimizin ortak gayretinin bir sonucu olarak görüyoruz. Vakıf Katılım olarak kültürel mirasımızı geleceğe taşıyan çalışmaları aynı titizlikle sürdürmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Niğde’de "100 Yılın Projesi" İçin İlk Kazma Vuruldu Haber

Niğde’de "100 Yılın Projesi" İçin İlk Kazma Vuruldu

125 bin metrekarelik alanı kapsayan ve "100 Yılın Projesinde" çalışmalarda ilk kazma vurularak temel atma töreni gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı kararname ile "Yenileme ve Koruma Alanı" ilan edilen ve sıradan bir kentsel dönüşümden ziyade bir "Tarihi İhya" projesi olarak öne çıkan projenin temelleri atıldı. Alaaddin, Balhasan, Kale, Eskisaray, Songur ve Burhan mahallelerini kapsayan 12,5 hektarlık alanda yürütülen proje ile tarihi doku korunuyor ve Niğde dev bir turizm cazibe merkezi haline geliyor. YÜZDE 95 MUTABAKAT Projenin temel atma aşamasına gelene kadar sahada yürütülen çalışmaların detayları da paylaşıldı. Proje kapsamında 3.300 hak sahibinin yaklaşık yüzde 95'i ile uzlaşıldı. Eski TEDAŞ binası gibi silüeti bozan yapılarla birlikte toplam 149 parseldeki 228 yapıda yer alan 339 bağımsız bölümün yıkımı tamamlandı. III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan bölgede çalışmalar, geçmişte maalesef bir suç merkezine dönüşen bu metruk bölgede, titiz radar taramaları ve kurul onaylarıyla aslına sadık kalınarak Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Müze Müdürlüğü denetiminde büyük bir hassasiyetle yürütüldü. HEDEF İLK ETAPTA 500 BİN, SONRASINDA MİLYONLARCA TURİST Niğde’yi "Kapadokya'nın giriş kapısı" olarak konumlandıran proje, şehri dev bir turizm merkezine dönüştürecek. Dev turizm hamlesiyle ilk etapta yıllık 500 bin, sonrasındaki süreçte ise milyonlarca turist ağırlanacak ve şehirdeki gençler için büyük bir istihdam kapısı açılacak. BAŞKAN ÖZDEMİR'DEN TEMEL ATMA TÖRENİNDE ÖNEMLİ MESAJLAR Düzenlenen temel atma töreninde konuşan Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, projenin geldiği aşamaya, ortaya atılan iddialara ve projeye dair çok önemli detayları paylaştı: "Niğde için tarihi bir dönüm noktası olan ve 40 yılı aşkın süredir hayali kurulan Kale Koruma ve Yenileme Projesi, altı yıllık yoğun bir hazırlık sürecinin ardından resmen yapım aşamasına geçmiştir. Proje kapsamında 3.300 hak sahibinin yaklaşık yüzde 95'i ile uzlaşılmış, bölgedeki yerel esnafa da yeni projeden ticari alanlar ayrılmıştır. Temeli atılan yapılarla birlikte bölgede altı dükkan, üstü butik otel veya ofis olabilecek çok fonksiyonlu toplam 90 adet tarihi konak inşa edilecektir. Kale projesiyle entegre şekilde yürütülen çalışmalar kapsamında Kent Müzesi iki yıldır hizmet vermekte, eski Yahya Peygamber Kilisesi ikonik bir kütüphaneye, restorasyonu tamamlanan bir diğer konak ise Michelin tescilli Tabal Gastronomi Evi'ne dönüştürülmüş durumdadır. Ayrıca Ak Medrese'nin 270 gün sürecek restorasyon süreci başlatılmış ve eski valilik binasının tapusu belediyeye kazandırılarak altına en az üç katlı otopark, üstüne ise dev bir kent meydanı yapılması için ihale aşamasına gelinmiştir." Tören, konuşmaların ardından protokol üyelerinin butonlara basarak projeye ilk harcı dökmesiyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nden Minik Sanatseverler için Yaz Okulu Haber

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nden Minik Sanatseverler için Yaz Okulu

Temmuz ayı boyunca sürecek olan ücretsiz programlar, çocukları sanatçılar ve sanat eserleri, farklı disiplinler ve müzecilik pratikleriyle tanıştıracak. Üçer ders şeklinde hazırlanan eğitimleri tamamlayan minik sanatseverlere programın sonunda birer sertifika da verilecek. Farklı Yaş Gruplarına Özel İçerikler 4-6 yaş grubu için hazırlanan programda çocuklar müzenin koleksiyonunu, oyunlar, hikâyeler ve üretim aracılığıyla keşfediyor; renklerin, doğanın ve hayal güçlerinin izini sürüyor. 7-9 yaş grubu için hazırlanan programda çocuklar, yaratıcı drama ve uygulamalı atölyeler aracılığıyla farklı malzemeleri tanıyor, sanat eserlerini yorumlama ve kendi düşüncelerini ifade etme becerilerini geliştiriyor. 10-13 yaş grubu için görsel okuma, yaratıcı yazma ve atölye uygulamalarını birleştiren program, interaktif sohbetler ve müze içinde ipuçları toplayarak iz sürmeyi sağlayan “dedektiflik” kurgularını kullanarak çocukların sanat eserleriyle kalıplardan uzak bir bağ kurmasını amaçlıyor. 13-16 yaş grubu için hazırlanan program ise sanat tarihi, edebiyat, baskı teknikleri ve restorasyon gibi alanlarla tanışmaya imkan tanırken gençlerin eleştirel düşünme, görsel okuma ve yaratıcı üretim becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. Katılım ücretsiz! Sanata ilgi duyan tüm çocukların katılımına açık olan yaz okulu programlarının detaylarına İş Sanat’ın internet sitesinden ulaşabilir ve ücretsiz şekilde kaydolabilirsiniz. Kontenjanlar dolmadan yerinizi ayırtmayı unutmayın! Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erzurum'da Tarihe ve Geleceğe Güçlü Dokunuş: Ahi Toman Baba Kümbeti Restore Ediliyor Haber

Erzurum'da Tarihe ve Geleceğe Güçlü Dokunuş: Ahi Toman Baba Kümbeti Restore Ediliyor

Erzurum Büyükşehir Belediyesi, şehrin dört bir yanında aralıksız sürdürdüğü kentsel dönüşüm ve tarihi miras koruma çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Ahi Toman Baba Kümbeti için hazırlanan restorasyon projeleri tamamlandı, ihya çalışmaları başladı. “Korunan Tarih Dönüşen Şehir” manifestosu doğrultusunda hayata geçirilen bu çalışmayla kümbet, yıllarca çevresini kapatan yapıların gölgesinden kurtarılarak şehrin yenilenen tarihi dokusuna yeniden kazandırılacak. SADECE BİR RESTORASYON DEĞİL, ŞEHRİN HAFIZASINI KORUMA HAMLESİ Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışma yalnızca bir yapının onarımından ibaret değil. Proje, tarihi mirasın korunması ile kentsel dönüşüm anlayışını aynı potada buluşturan önemli bir şehircilik hamlesi olarak dikkat çekiyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi, il genelinde 19 farklı bölgede 22 etapta toplam 7,5 milyon metrekarelik alanda yürüttüğü kentsel dönüşüm çalışmalarını tarihi eserlerin restorasyonuyla bütünleşik bir anlayışla sürdürüyor. Şehrin dört bir yanında eş zamanlı olarak devam eden bu çalışmalar kapsamında Ahi Toman Baba Kümbeti de artık yeniden gün yüzüne çıkıyor. 14. yüzyılda Erzurum’da Ahilik teşkilatını kuran ve bölgedeki esnaf ile sanatkârları çatısı altında birleştiren Ahi Toman Baba adına inşa edilen kümbet, Anadolu Selçuklu ve Türk-İslam mimarisinin Erzurum’daki en kıymetli eserlerinden birini oluşturmaktadır. Uzun yıllar boyunca çevresini kapatan yapıların arasında mahsur kalan tarihi yapı, Büyükşehir Belediyesi’nin kararlı adımlarıyla artık yeniden şehrin siluetindeki hak ettiği yere kavuşuyor. BAŞKAN SEKMEN: “ECDADIMIZIN EMANETLERİNİ GELECEĞE TAŞIYORUZ” Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Ahi Toman Baba Kümbeti’nin restorasyonunun şehrin tarihi kimliğine ve kentsel dönüşüm vizyonuna verilen en güçlü cevaplardan biri olduğunu vurguladı. Başkan Sekmen, şunları kaydetti: “Kadim şehrimizin tarihi ve kültürel mirasını korumak, ecdadımızın emanetlerini geleceğe taşımak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ahilik teşkilatının Erzurum’daki en önemli temsilcilerinden Ahi Toman Baba’nın hatırasını yaşatan Ahi Toman Baba Kümbeti, yürüttüğümüz restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor.” TARİHLE GELECEK AYNI VİZYONDA BULUŞUYOR Ahi Toman Baba Kümbeti’nin restorasyonu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm anlayışının en çarpıcı yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. Belediye, yalnızca çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırmakla kalmıyor; şehrin tarihi dokusunu ve kültürel kimliğini de gün yüzüne çıkararak gelecek nesillere aktarıyor. 6 bin 500 bina ve ticari alanın yıkılarak dönüştürüldüğü, 5 bin sosyal konutun inşa edildiği, şehrin 500 noktasında eş zamanlı çalışmaların yürütüldüğü Erzurum’da kentsel dönüşüm artık yalnızca yapıları değil tarihi eserleri de koruyor. Ahi Toman Baba Kümbeti’nin restorasyonu, bu bütünleşik anlayışın en güçlü halkalarından biri olarak şehrin dönüşüme katkı sunuyor. “ERZURUM; KENTSEL DÖNÜŞÜMDE ROL MODELİ OLDU” Kentsel dönüşümde Türkiye’ye rol modeli olan Erzurum Büyükşehir Belediyesi, bu başarısını tarihi miras çalışmalarıyla da taçlandırıyor. “Korunan Tarih Dönüşen Şehir” manifestosuyla yola çıkan belediye, bir yandan riskli yapıları ortadan kaldırıp modern yaşam alanları inşa ederken öte yandan şehrin kadim mirasını da tek tek ayağa kaldırıyor. Restorasyon tamamlandığında Ahi Toman Baba Kümbeti, çevresini kapatan yapıların gölgesinden tamamen arındırılarak şehrin yenilenen ve güçlenen misyonunda tarihi kimliğiyle yerini alacak. Başkan Sekmen açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bizler; geçmişin izlerini geleceğe taşıyor; Erzurum’umuzun medeniyet birikimini, tarihi ve kültürel değerlerini koruyarak yarınlara emanet ediyoruz. Her taşında bir hatıra, her köşesinde bir medeniyet izi bulunan Erzurum’umuzun tarihi mirasını yaşatmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Kesintisiz Kütüphane Hizmeti Haber

İBB’den Kesintisiz Kütüphane Hizmeti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kent genelinde kültürel altyapıyı güçlendirmek ve bilgiye erişimi kolaylaştırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle yoğun sınav dönemlerinde evinde uygun çalışma ortamı bulamayan gençler için 24 saat açık kütüphaneler hizmet veriyor. Bu kapsamda Beyoğlu’ndaki Sevgi Soysal Kütüphanesi, Kadıköy’deki Afife Batur Kütüphanesi ve Kartal’daki Muallim Cevdet Kütüphanesi günün her saati İstanbullulara açık tutuluyor. Gece saatlerinde de güvenli, sessiz ve konforlu bir öğrenme alanı sunan bu üç merkez, öğrencilerin ders çalışma ve araştırma ihtiyaçlarında önemli birer buluşma noktası haline geliyor. KÜTÜPHANE SAYISI 6 YILDA 4 KAT ARTTI Günün her saati açık olan bu merkezlerin yanı sıra, İBB'nin İstanbul genelindeki kütüphane ağında da son 6 yılda büyük bir artış yaşandı. 2019 yılında yalnızca 20 olan toplam kütüphane sayısı, yürütülen yoğun çalışmalar ve tarihi yapıların restorasyon süreçleriyle birlikte bugün 78’e ulaştı. Kütüphane sayısındaki bu artış, kullanım alanları ve üye istatistiklerine de doğrudan yansıdı. 2019 öncesi dönemde günlük toplam 2 bin 530 kişi kapasitesiyle hizmet veren kütüphaneler, bugün aynı anda 9 bin 320 kişiyi ağırlayabilecek fiziki büyüklüğe ulaştı. Benzer şekilde geçmiş dönemde yaklaşık 250 bin olan toplam üye sayısı bugün 900 bin sınırına dayanırken, sistemin aktif kullanımı da bu oranla artış gösterdi. SADECE KÜTÜPHANE DEĞİL MAHALLE YAŞAM ALANI İBB’nin yeni nesil kütüphaneleri, yalnızca kitap ödünç alınan geleneksel mekânlar olmanın ötesine geçerek üretimin, etkileşimin ve yaşam boyu öğrenmenin merkezleri haline geliyor. Bireysel ve grup çalışmalarına uygun sessiz alanlar, dijital üretim ve teknoloji odaları, sergi salonları, çocuk bölümleri ve çok amaçlı mekânlarla donatılan bu merkezler, özellikle kültürel imkanların sınırlı olduğu semtlerde önemli bir kamusal işlev üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kahramanmaraş'ta Kocabaş Konağı Turizme Kazandırılacak Haber

Kahramanmaraş'ta Kocabaş Konağı Turizme Kazandırılacak

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehrin kültürel mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla önemli bir restorasyon projesini daha hayata geçiriyor. Kahramanmaraş’ın köklü geçmişine ışık tutan tarihi yapılardan Kocabaş Konağı, aslına uygun şekilde restore edilerek yeniden kent yaşamına kazandırılacak. Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen proje kapsamında, yaklaşık iki asırlık geçmişe sahip tarihi yapı özgün mimari karakteri korunarak restore edilecek. Geleneksel Maraş Mimarisiyle Şekillenecek Restorasyon sürecinde konağın mimari dokusunun korunması öncelikli hedefler arasında yer alıyor. 156 metrekarelik alanıyla geleneksel Kahramanmaraş konak mimarisinin özgün özelliklerini yansıtacak şekilde planlanan Kocabaş Konağı’nın restore süreci tarihi kimliğini oluşturan mimari detaylar titizlikle ele alındı. Çalışmalarda, malzeme ve uygulama yöntemlerinin de yapının özgün karakteriyle uyumlu olmasına özen gösterilecek. Böylece konağın geçmişten günümüze ulaşan estetik ve kültürel değerleri korunmuş olacak. Büyükşehir ile Tarihi Yapılar Geleceğe Taşınıyor Restorasyon çalışmalarının kısa süre içerisinde başlayacağı Kocabaş Konağı, şehrin kültür ve turizm hayatına yeni bir soluk getirecek. Tarihi yapının yeniden işlevlendirilmesiyle hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekecek önemli bir destinasyon oluşturulması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

4 Asırlık Kandilli Camii Bayramda Yeniden İbadete Açıldı Haber

4 Asırlık Kandilli Camii Bayramda Yeniden İbadete Açıldı

Tarihi mihrabındaki orijinal çinilerden, tavanındaki çıtakariye, kapı tokmağındaki kandillerden müteşekkil selvi ağacı formundaki müsenna besmele motifinden taç kapısında hattat Davut Bektaş’ın elinden çıkma hat yazısına kadar her detayı özgün tekniklerle yenilenen tarihî mabet, dört asırlık hafızasını geleceğe taşıyor. İstanbul Boğazı’nın tarihî ve kültürel hafızasında özel bir yere sahip olan Kandilli Camii, 6 Nolu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı doğrultusunda 2024 yılında başlatılan restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Kurban Bayramı’nda yeniden ibadete açıldı. 1751 yılında Sultan Mahmud-u Evvel tarafından inşa ettirilen, tarihi dört asır öncesine uzanan mabet, iki yıllık titiz bir çalışmanın sonunda özgün görünümüne kavuşarak cemaatine kavuştu. Caminin yeniden cemaatle buluşması, İstanbullular, semt sakinleri ve restorasyona emek verenler açısından duygulu anlara sahne oldu. Boğaz’ın “kandilli” semtinde dört asırlık bir hikâye Kandilli semtinin tarihi, Sultan IV. Murad döneminde bölgede oluşturulan saray yerleşimine kadar uzanıyor. Semtin adının kökenine ilişkin iki rivayet anlatılıyor: ilkine göre, IV. Murad’ın Revan Seferi öncesi bu çevrede yaptırdığı sarayda dünyaya gelen şehzade için yedi gece boyunca “kandil alayları” düzenlenmiş ve bölge bu nedenle Kandilli olarak anılmaya başlanmış. Diğer rivayete göre ise padişahların Göksu’dan dönüşlerinde sahil boyunca yakılan kandiller semte adını vermiş. Bugünkü caminin temelini oluşturan yapı, Sultan I. Mahmud döneminde 1751 yılında, çevredeki sarayla birlikte ihya edildi. I. Mahmud aynı dönemde bölgeye bir hamam ve çeşme kazandırdı, bazı arazileri halka tahsis ederek burada “Nevabat” adıyla yeni bir yerleşim kurdu. Cami, 19. yüzyılın ikinci yarısında Sultan II. Abdülhamid döneminde de onarım gördü; arşiv belgeleri ve eski fotoğraflar, yapının o dönemde ahşap ve fevkani (üst katlı) bir cami olduğunu gösteriyor. Boğaz kıyısındaki konumu nedeniyle 19. ve 20. yüzyıl başlarındaki yangın ve patlamalardan etkilenen ahşap yapı, 1916 yılındaki büyük yangında tamamen kül oldu. Cami, 1929–1931 yılları arasında Vakıflar İdaresi tarafından yeniden inşa edildi. Cephe düzenlemeleriyle Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın (Millî Mimari Rönesansı) izlerini taşıyan yapı, ahşap çatılı ve kâgir kurgusuyla Boğaz hattının karakteristik dinî mimarisinin nadir örnekleri arasında yer alıyor. İki yıllık restorasyon: rölöveden güçlendirmeye Yıllar içinde yapı üzerinde oluşan deformasyonlar, yüzey bozulmaları ve sonradan eklenen muhdes unsurlar kapsamlı bir restorasyonu zorunlu kılmıştı. 2024’te başlayan çalışmalarda önce caminin mevcut durumuna ilişkin ayrıntılı araştırmalar yapıldı ve rölöve çizimleri hazırlandı. Ardından ahşap ögeler, çıtakari tavan süslemeleri, kalemişleri ve çini detaylar özgün dokuya uygun biçimde elden geçirildi. Çalışmalar kapsamında çıtakari tavan restorasyonu yaklaşık üç ay, kalemişi raspası iki ay, sıva raspası 45 gün, yapının güçlendirilmesi yaklaşık üç ay ve sıva restorasyonu ise 75 gün sürdü. Kalemiş süslemeleri, renk raspasıyla özgün rengine ulaşılarak aslına uygun şekilde yeniden ortaya çıkarıldı. Mihrap çinileri 1600’lerin tekniğiyle yeniden üretildi Caminin en dikkat çekici bölümü olan mihrapta, her iki yanda yer alan vazo motifli çinilerin Tekfur Sarayı üretimi olduğu ve 18. yüzyıl Osmanlı çini üslubunu yansıttığı belirtiliyor. Üst bölümdeki İznik çinilerinin ise 1961 yılında, Yemen Fatihi Sinan Paşa’nın Okmeydanı’ndaki bir mescidinden buraya nakledildiği kaynaklarda aktarılıyor. Mihrabın bir örneği Tekfur Sarayında hala muhafaza ediliyor. Mihraptaki kitabede Âl-i İmrân Suresi’nin 37. ayetine yer alıyor. Restorasyon sırasında, mihrabın çini panolarında bazı bölümlerin geçmişte söküldüğü ve yerlerine cam takıldığı tespit edildi. Eksik karolar, 1600’lü yılların geleneksel üretim tekniklerine uygun olarak atölye fırınlarında yeniden üretilerek özgün yerlerine montajlandı; mevcut çinilerde ise geleneksel kalemişi tamamlama uygulamaları yapıldı. Caminin minare alemleri ile minber üzerindeki bakır bölümlerde geleneksel yöntemlerle altın varak uygulamaları gerçekleştirildi. Mihraptaki hat yazısı ile cami girişindeki taç kapı yazılarının hazırlanması hattatlar Davut Bektaş ve Ali Toy tarafından üstlenildi. Taç kapıya, hattat Davut Bektaş imzasıyla Bakara suresi’nin 127. Ayeti işlendi. Restorasyon sırasında cami avlusunda ve girişindeki işgaller kaldırıldı ve çevre duvarıyla camii güvene alındı. Aynı zamanda camii de eksik olan abdesthane ve şadırvan da avluda inşa edildi. Kapı tokmağında selvi ve kandil motifi Restorasyonun en özgün dokunuşlarından biri, semtin adına gönderme yapan kapı tokmağında hayat buldu. Müsenna besmeleler, üst üste yerleştirilen üç kandilden müteşekkil ve selvi ağacını andıran Kandilli Camii’ne özgün bir istife dönüştürüldü ve kapı tokmağı ile minber örtüsünde kullanıldı. Tasarımı hattat Levent Karaduman’a ait olan tokmaktan ayrıca 70 tane daha üretildi ve “camii tokmağının kaybolması halinde camiide kullanılmak üzere getirilmek üzere” Müminlere emanet edilecek. Bu tasarımın esin kaynağı, Osmanlı döneminde Kandilli’nin selvi ağaçlarına asılan ve Boğaz’dan geçen kayıklara yol gösteren kandiller. Aynı istif, caminin avlusundaki ferforjelerde de kullanıldı. Tarihî hafızanın korunması Restorasyon sürecinde yalnızca fiziksel yenileme değil, yapının tarihsel hafızasının korunması da hedeflendi. Ayhan Ailesi’nin katkılarıyla yürütülen iki yıllık çalışmaların ardından mabet özgün görünümüne kavuşturularak Kurban Bayramı’nda yeniden ibadete açıldı. Dört asırlık geçmişe sahip caminin cemaatle yeniden buluşması, Boğaziçi’nin manevi dokusuna kazandırılan değerli bir miras olarak değerlendiriliyor. Tüm İstanbulluların, İstanbul’a özgü yalı camiilerinden tekrar hayata geçen bu güzel camiiyi ziyaret etmesiyle camii daha da şenlenecektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Harflerin İzinde: 41 Yıl” Sergisi, Sanatseverlerle Buluşuyor Haber

Harflerin İzinde: 41 Yıl” Sergisi, Sanatseverlerle Buluşuyor

Klasik Türk Sanatları Vakfı ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan sergi, 24 Mayıs 2026 tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. “Türkiye’ye Değer” vizyonuyla kültür ve sanatı toplumun her kesimi için erişilebilir kılmayı hedefleyen Türk Telekom, kültürel mirasın korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali başta olmak üzere kültür-sanat alanında önemli projelere destek veren Türk Telekom, “Harflerin İzinde: 41 Yıl” sergisine sponsor olarak geleneksel hat sanatını sanatseverlerle buluşturuyor. Türk hat sanatına kırk bir yılını adayan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Ali Toy’un farklı dönemlerine ait 104 eserin yer aldığı sergi; az bilinen talik, divânî, celî divânî, kadim divânî, rika, şikeste, makıli, mimari kufi ve yeni tarz hat çeşitleriyle yazılmış eserlerden oluşuyor. Mimarlık disiplininden beslenen eserlerde, geçmişin güçlü estetik hafızası günümüzün teknik yaklaşımı ve çağdaş yorum anlayışıyla yeniden hayat buluyor. Hat eserleri, dönemlerin teknik yaklaşımını, estetik anlayışını, zevkini ve ihtiyaçlarını yansıtan önemli kültürel belgeler olarak öne çıkıyor. Sanatseverler ve öğrenciler için önemli bir kaynak Klasik Türk Sanatları Vakfı tarafından hazırlanan sergi, hat sanatında geçmişten devralınan birikimin bugün nasıl yeniden anlam kazandığını ve geleceğe nasıl taşınabileceğini ortaya koymayı hedefliyor. Serginin, sanatseverler ve hat sanatı öğrencileri için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıması amaçlanıyor. “Harflerin İzinde: 41 Yıl-Ali Toy Sergisi”, 24 Mayıs 2026 tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür Sanat Merkezi’nde her gün 10.00–18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek olup, 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü ziyarete kapalı olacak. Hat sanatında özgün bir isim: Ali Toy Ali Toy, İTÜ Mimarlık Fakültesi ve Yıldız Üniversitesi Röleve-Restorasyon Bölümü mezunudur. Prof. Dr. Ali Alparslan’dan talik, divani ve rika eğitimi alan sanatçı, yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda sergiye katılmış, 32 kişisel sergi açmıştır. IRCICA’nın düzenlediği uluslararası yarışmalarda 6 ödüle layık görülen Toy; talik, divani ve modern hat eserleriyle dikkat çekerken modern hat çalışmalarında temel geometrik çizgileri kullanıyor. Özellikle bugün unutulmaya yüz tutmuş makıli, mimari kufi ve kadim divani hat çeşitleri üzerine araştırmalar yürüten sanatçı, bu alanlardaki çalışmalarıyla tanınıyor. Çalışmalarını İstanbul’da sürdüren sanatçı, 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Toy, halen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Mimari Doğal Taş Yarışması’nın Kazananları Açıklandı Haber

13. Mimari Doğal Taş Yarışması’nın Kazananları Açıklandı

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen Mimari Doğal Taş Yarışması, bu yıl yenilenen yapısıyla mimarlık ve mekansal tasarım odağını güçlendirerek yeniden kurgulandı. T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle 13. kez gerçekleştirilen, doğal taşın estetik, yapısal ve kültürel potansiyelini farklı ölçeklerde üretilmiş projeler aracılığıyla ele alan yarışma, iki ana kategoride düzenlendi. Tamamlanmış projelerin değerlendirildiği “Kategori Ödülleri” ile Türkiye’nin doğal taş çeşitliliğini temsil eden özgün sergileme önerilerine odaklanan “En İyi Stant Tasarımı Ödülü”, yarışmanın ana başlıklarını oluşturdu. Yarışmanın “Kategori Ödülleri” bölümü; Mimarlık, İç Mimarlık, Kentsel Tasarım/Kamusal Alan Tasarımı, Peyzaj Tasarımı ile Koruma, Restorasyon ve Yeniden İşlevlendirme alanlarında, 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren tamamlanmış ve Türk doğal taşlarının kullanıldığı projeleri kapsadı. “En İyi Stant Tasarımı Ödülü” kategorisi ise doğal taşın sergileme, anlatım ve mekansal temsil potansiyelini araştıran özgün tasarım önerilerine odaklandı. Bağımsız mimar ve tasarımcılardan oluşan Seçici Kurul’da Murat Tabanlıoğlu, Melike Altınışık, Burak Pekoğlu, Sefer Çağlar, Alişan Çırakoğlu, Seda Özen Bilgili ve Oktan Nalbantoğlu yer aldı. Projeler; tasarım yaklaşımının gücü ve özgünlüğü, doğal taşın mimari ve mekansal kurguya katkısı, kullanıcı deneyimi ve işlevsellik ile teknik uygulanabilirlik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik gibi çok katmanlı kriterler çerçevesinde değerlendirildi. Seçici Kurul değerlendirmeleri sonucunda Mimarlık kategorisinde birincilik ödülü, TEĞET Mimarlık imzalı Sille İlkokulu projesine verilirken; Artı3 Mimarlık tarafından tasarlanan Arkas Sanat Alaçatı ile SO? Mimarlık imzalı Çift Yüzlü Ev projeleri jüri özel ödülüne layık görüldü. İç Mimarlık kategorisinde birincilik ödülünü URBANJOBS imzalı ESCA projesi kazanırken; Yazgan Tasarım Mimarlık tarafından tasarlanan Erkut Lotus Villaları ile MAS Mimarlık imzalı Ilıca Evi projeleri jüri özel ödülleri ile öne çıktı. Koruma, Restorasyon ve Yeniden İşlevlendirme kategorisinde birincilik ödülü, KOOP Mimarlık & AOMTD Arzu Özsavaşçı imzalı Seddülbahir Kalesi Restorasyonu projesine verildi; Buda Mimarlık tarafından tasarlanan Üzülmez Kültür Vadisi ise jüri özel ödülünün sahibi oldu. Kentsel Tasarım, Kamusal Alan ve Peyzaj Tasarımı kategorisinde ise Kantarcı Avcı Mimarlık (KAA Works) imzalı Bursa Hanlar Bölgesi Kentsel Tasarım Projesi birincilik ödülüne değer görüldü. Yarışmanın “En İyi Stant Tasarımı Ödülü” kategorisinde ise birincilik ödülü, iç mimar Gülcan Örs tarafından tasarlanan “Doğal Taş Sergi Vitrini” projesine verildi. Yarışmanın ödülleri, İMİB tarafından 15 Nisan 2026 tarihinde Hyatt Regency İzmir İstinyepark’ta gerçekleştirilen bir törenle sahiplerini buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.