Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Risk Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Risk Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Risk Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüpraş, Sürdürülebilirlikteki Başarılı Performansıyla Global Liderler Arasında Haber

Tüpraş, Sürdürülebilirlikteki Başarılı Performansıyla Global Liderler Arasında

Türkiye’nin lider enerji şirketi Tüpraş, dünyanın en önemli çevresel raporlama platformlarından CDP’nin 2025 yılı İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarında sektöründe önemli bir başarı elde ederek çifte A- ile derecelendirildi. Tüpraş, CDP’nin 22 binden fazla şirketi kapsayan küresel değerlendirmesinde elde ettiği bu sonuçla petrol ve gaz sektörünün en üst kategorisinde sıralandı. CDP değerlendirmelerinde, Tüpraş’ın, sürdürülebilirlik yaklaşımının stratejik bütünlüğü, çevre politikalarına yönelik duruşu, iklim ve su yönetimi dahil olmak üzere risk ve fırsatları kapsayan proaktif yaklaşımı ve değer zinciri boyunca etkin şekilde yapılandırılmış kurumsal yönetim modeli dikkate alındı. CDP’nin şeffaflık, risk yönetimi ve hedef belirleme kriterlerinde elde edilen yüksek skorlar, şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun Stratejik Dönüşüm Planı ile tam uyum içinde uygulamaya yansıdığını da gösteriyor. 2050 yılına kadar karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefiyle uyguladığı Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında Tüpraş, rafineri operasyonlarında enerji ve su verimliliği projeleri hayata geçirirken, yenilenebilir enerji yatırımlarına da ivme kazandırıyor. Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, şirketin elde ettiği skora ilişkin olarak şunları söyledi: “CDP’nin hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği programlarında gösterdiğimiz başarılı performans, sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdiğimizin ve taahhütlerimize olan bağlılığımızın güçlü bir göstergesi. Sektörümüz açısından ayrıştırıcı olan bu sonuç “Enerjimiz Geleceğe” diyerek sürdürülebilirlik yaklaşımımızı tüm ekosisteme yaygınlaştırma kararlılığımızın da altını çiziyor. Stratejik Dönüşüm Planımızdaki hedeflerimize ulaşmak için enerji ve su verimliliğinden, sürdürülebilir yakıt üretimine; döngüsel ekonomiden, yenilenebilir enerjiye, çok sayıda yatırımı eş zamanlı hayata geçiriyoruz. Düşük karbon ekonomisine geçişi destekleyen şeffaflık, sorumlu kaynak kullanımı, 2035 yılına kadar 8,3 milyar doları bulacak yatırımlarımız ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızla ilerlemeyi sürdüreceğiz” dedi. Tüpraş Stratejik Dönüşüm Planı doğrultusunda çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim konularına yönelik çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası diğer sürdürülebilirlik endekslerinde de sektöründe üst sıralarda yer alıyor. Şirket, FTSE4Good ve LSEG (Refinitiv) sürdürülebilirlik endekslerinde sektörünün en yüksek %10’luk diliminde, S&P Dow Jones, Sustainalytics endekslerinde ise sektöründe ilk 10’da yer alıyor.

Abdi İbrahim, CDP’de Üçüncü Kez İklim A Listesi’nde Yer Alırken Su Güvenliği Notunu A’ya Yükseltti Haber

Abdi İbrahim, CDP’de Üçüncü Kez İklim A Listesi’nde Yer Alırken Su Güvenliği Notunu A’ya Yükseltti

Hayatı ve geleceği iyileştirmek misyonuyla faaliyet gösteren Abdi İbrahim, çevresel sorumluluk anlayışını karar alma süreçlerinin merkezine yerleştiriyor. HEAL2050 sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda şirket, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen dönüşüm yolculuğunu başarıyla sürdürüyor. Bu kapsamda belirlediği sera gazı emisyon azaltımı ve 2050’de net sıfır emisyona ulaşma hedefi için Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi)’nden de onay aldı. Bu yaklaşım, 2025 Karbon Saydamlık Projesi (CDP) sonuçlarına da yansıdı. Abdi İbrahim, İklim Değişikliği Programı’nda üçüncü kez A Listesi’nde yer alırken, Su Güvenliği Programı’ndaki notunu A-’den A’ya yükselterek sürdürülebilirlik alanındaki istikrarlı ilerlemesini uluslararası ölçekte bir kez daha teyit etti. Abdi İbrahim, Türk ilaç sektöründe bu başarıyı elde eden ilk ve tek şirket olma konumunu sürdürüyor. “Topluma ve içinde yaşadığımız dünyaya ‘iyi’ bir iz bırakmak önceliğimiz” Abdi İbrahim’in Karbon Saydamlık Projesi’ndeki başarısı hakkında değerlendirmede bulunan İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Dr. M. Oğuzcan Bülbül: “Türk ilaç sektörünün 24 yıldır kesintisiz lideri olarak, ekonomik faaliyetlerimizi sürdürürken topluma ve içinde yaşadığımız dünyaya ‘iyi’ bir iz bırakmayı her zaman önceliğimiz olarak gördük. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar tarafından daha iyi bir dünya için ortaya konan küresel hedeflere katkı sunmayı, kurumsal bir sorumluluk olarak benimsiyoruz. Sürdürülebilirlik stratejimiz kapsamında istikrarlı bir şekilde attığımız adımların bugün karşılık bulmasını görmek, gelecekte atacağımız adımlar için önemli bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. Tam 114 yıldır ilaç endüstrisinde pek çok alanda ilklere imza atmış bir şirket olarak, sürdürülebilirlik yaklaşımımızla da sektörümüze öncülük etmekten gurur duyuyoruz.” dedi. İklim risklerine karşı bütüncül yaklaşım İklim risklerinin ve doğal kaynaklara erişimin giderek daha kritik hale geldiğine dikkat çeken Dr. M. Oğuzcan Bülbül, sözlerine şöyle devam etti: “2034 ve 2050 sera gazı emisyon azaltımı ve 2050’de net sıfır emisyona ulaşma hedeflerimizi Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi)’ne onaylattık. Hedeflerimiz doğrultusunda; enerji verimliliğinden üretim süreçlerine, kaynak kullanımından tedarik zincirine kadar uzanan kapsamlı bir dönüşümü yönetiyoruz. Bu dönüşümü yalnızca operasyonel iyileştirmelerle sınırlamıyor; risk yönetimi, yönetişim ve şeffaf raporlama ile desteklenen bütüncül bir çerçevede ilerletiyoruz. Bağımsız uluslararası otoriteler tarafından yapılan değerlendirmelerde elde edilen bu sonuçlar, attığımız adımların doğruluğunu görmek açısından bizim için son derece anlamlı ve gurur verici.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank, CDP’de Üç Alanda ‘A’ Notuyla  Dünyadaki Sürdürülebilirlik Liderleri Arasında Haber

Akbank, CDP’de Üç Alanda ‘A’ Notuyla Dünyadaki Sürdürülebilirlik Liderleri Arasında

Banka böylece net sıfır bankacılık taahhüdü doğrultusunda tüm ekosistemini kapsayan sürdürülebilirlik çalışmalarının yüksek performansını ve şeffaflığını bir kez daha teyit etti. Konuya ilişkin değerlendirmesinde Akbank Genel Müdürü Kaan Gür: “Akbank’ta sürdürülebilirliği, tüm ekosistemimizi kapsayan stratejik bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor; strateji, risk yönetimi, hedefler ve performansı bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz. Tüm segmentlerde sunduğumuz geniş sürdürülebilirlik çözümleriyle, müşterilerimizin hedeflerine ölçülebilir ve kalıcı etki yaratarak ulaşmalarını sağlıyoruz. CDP’nin İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman alanlarında verdiği en yüksek seviye olan ‘A’ notunu alarak dünyada bu başarıya ulaşan sayılı kurumlardan biri olmamız, bu alanda sergilediğimiz yüksek performansın uluslararası ölçekte teyit edildiğini gösteriyor. Küresel standartlara uyumlu yaklaşımımızı güçlendirerek çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” Sürdürülebilir finansman yeşil dönüşümü hızlandıran stratejik bir kaldıraç Akbank, sürdürülebilir finansmanı Türkiye’nin yeşil dönüşümünü hızlandıran stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırırken; iklim değişikliği, su yönetimi ve doğa başlıklarını kapsayan entegre yaklaşımıyla somut bir etki yaratmayı hedefliyor. Banka, 2021–2025 üçüncü çeyrek dönemi itibarıyla sağladığı 594 milyar TL sürdürülebilir finansmanla, 2030 yılı için açıkladığı 800 milyar TL hedefine güçlü adımlarla ilerliyor. Yenilikçi sürdürülebilir finansman ürün ve hizmetleriyle yeşil dönüşümü destekleyen Akbank, finansman modellerini pozitif etkinin ölçülmesini ve izlenmesini mümkün kılan dijital çözümlerle entegre ediyor. Böylece banka, tüm paydaşlarıyla birlikte şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda süreçlerini sürekli geliştiriyor. Küresel standartlarda şeffaflık CDP, dünya genelinde kurumların iklim değişikliği, su yönetimi ve ormansızlaşma risklerine yönelik performanslarını yatırımcılar ve paydaşlar için şeffaf ve karşılaştırılabilir şekilde değerlendiren en önemli küresel platformlar arasında yer alıyor. Üç alanda birden ‘A’ notu almak, kurumların politika ve taahhütlerini, yönetişim yapılarını, risk yönetimi yaklaşımlarını ve somut uygulamalarını en üst seviyede hayata geçirdiğini ortaya koyuyor.

"Doğru İşe Doğru İnsanı Koymak, En Pahalı Alarm Sisteminden Daha Etkilidir" Haber

"Doğru İşe Doğru İnsanı Koymak, En Pahalı Alarm Sisteminden Daha Etkilidir"

16 yıllık İK birikimini güvenlik sektörüne taşıyan Arven Özel Güvenlik'in Kurucusu Melike Çalışır'ın, disiplinler arası liderlik hikayesi ile sizleri baş başa bırakıyoruz... Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhaba, ben Melike Çalışır 1986 Tarsus doğumluyum. Kariyerime 2004 yılında Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri eğitimiyle başladım ve tam 16 yıl boyunca İnsan Kaynakları alanında çalıştım. Bu süreçte binlerce çalışanın motivasyonunu, gelişimini ve başarısını yönettim. Ancak bir noktada fark ettim ki, en değerli kaynağımız olan insanı koruma misyonunu, doğrudan iş modelinin kalbine taşımalıyım. İşte bu vizyonla, son 4 yıldır Arven Özel Güvenlik' in kurucusu olarak, insan kaynakları prensiplerini güvenlik sektörünün liderliğine entegre ediyorum. Amacım: “Sadece tesisleri değil, oradaki insanı güvence altına almaktır." Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Arven Özel Güvenlik'in kurucusu olmadan önce, stratejik İK deneyimimi Kafkas Kestane Şekeri ve Güneş İnsan Kaynakları gibi köklü markalarda olgunlaştırdım. Bu süreçte öğrendiğim en büyük ders, en iyi operasyonel başarının bile temelinde yüksek nitelikli ve motive edilmiş insan kaynağı olduğu gerçeğiydi. Kafkas'ın yüz yıllık mirasından gelen kalite hassasiyeti ve Güneş İK'dan gelen stratejik personel planlama yetkinliği sayesinde, güvenlik sektöründeki geleneksel İK sorunlarını (düşük motivasyon, yüksek sirkülasyon) çözmeye odaklandım. Bugün Arven'de uyguladığımız insan odaklı güvenlik modeli, işte bu köklü ve çapraz disiplinli İK geçmişimin bir ürünüdür ve bizi sektörde farklılaştıran temel güçtür. "Kendi şirketimi kurmak ise en büyük dönüm noktamdı. Bugün geriye dönüp baktığımda, bu adımın kariyerimdeki en doğru karar olduğunu açıkça söyleyebilirim. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Benim için başarı, sadece finansal hedeflere ulaşmak değil, sektör standartlarını yukarı çeken kalıcı bir değişim yaratmak ve bu değişimi etik insan sermayesiyle gerçekleştirmektir. Beni diğerlerinden farklı kılan ve başarımı garantileyen temel strateji, İK disiplinini, girişimcilik çevikliği ve operasyonel hassasiyetle birleştirmemdir. Yani Rakiplerim operasyonel riskleri teknik veya fiziki boyutta yönetirken, ben önce personel riskini yönetirim. Güneş İnsan Kaynakları'nda öğrendiğim gibi, doğru işe doğru insanı koymak ve onu yüksek motive tutmak, en pahalı alarm sisteminden daha etkilidir. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? Kariyerimde karşılaştığım en büyük zorluk, kurumsal dünyanın stratejik İK uzmanlığından, özel güvenlik sektöründe sıfırdan bir girişimci olmaya geçiş yapmaktı. Çünkü Güvenlik sektörüne adım attığımda gördüm ki, sektördeki yaygın bakış açısı, güvenlik personelinin düşük ücretli, yüksek sirkülasyonlu ve genellikle son çare olarak görülen bir iş gücü olmasıydı. Güneş İK'da öğrendiğim yetenek yönetimi prensiplerini uyguladım. İşe alım süreçlerimizi, sadece fiziki yeterliliğe değil, iletişim, problem çözme ve kriz yönetimi becerilerine odaklanacak şekilde yeniden yapılandırdım. İK uzmanlığımı kurucu vizyonuyla birleştirerek ve insan kalitesine tavizsiz yatırım yaparak aştım. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Kendinizi tanıyıp ne istediğinizi biliyor olmanız ilk önerim olabilirim. Çünkü İnsanın olduğu her yerde önce iletişim sonra sabır devreye giriyor bunu bilerek yaşamınızı şekillendirmeniz diyebilirim. İkinci önerimse; "Her şeyi biliyorum" fikrinden vazgeçin. Değişen ve gelişen hayata karşı direnmeyin. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Liderlik anlayışımı, Dönüştürücü ve Hizmetkar Liderlik modellerinin birleşimi olarak tanımlayabilirim. Dönüştürücü Liderlikten amacım, sadece görevleri dağıtmak değil, vizyon yaratmak ve bu vizyonu takip edenleri ilham vererek yetkilendirmektir. Sürekli öğrenme ve gelişim kültürünü teşvik ederim. Hizmetkar Liderlikten amacımsa ekibimin (altyapımın) başarılı olması için gereken tüm kaynakları, bilgiyi ve engelleri ortadan kaldırmaktır. Ben, ekibimin başarısının bir kolaylaştırıcısıyım. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? Bölgesinde ve ulusal çapta, teknoloji, proaktif risk yönetimi ve insan kaynağının kusursuz entegrasyonuyla tanınan, sektörde güvenilirliğin mutlak standardı olmakla birlikte değişen ve karmaşıklaşan tehdit profillerine karşı sadece fiziksel koruma sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda stratejik risk danışmanlığı sunarak onların iş sürekliliğini, huzurunu ve itibarını garanti altına almak. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için ne yapıyorsunuz? Küresel ekonomik belirsizlikler ve yoğun rekabet, güvenlik sektöründe maliyet hassasiyetini ve aynı zamanda risk yönetimi ihtiyacını artırmaktadır. Arven olarak, bu ortamda kendimizi maliyet etkin, teknoloji odaklı ve proaktif risk ortağı olarak konumlandırıyoruz. Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için; Arven olarak hem maliyet baskılarına yanıt veriyor hem de güvenlikte teknoloji ve insan kalitesini birleştirerek üstün bir değer teklifi sunuyoruz. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz? Arven Özel Güvenlik olarak, sürdürülebilirliği sadece çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda uzun vadeli iş sürekliliğinin ve itibar yönetiminin temel bir direği olarak görüyoruz. İş dünyasının sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusundaki sorumluluğunu sadece bir zorunluluk değil, varoluşsal bir gereklilik olarak görüyoruz. İş dünyası, kaynakları tüketen değil, yenileyen ve toplumu güçlendiren bir kuvvet olarak hareket etmelidir. Arven olarak biz de güvenlik hizmetlerimizi bu bakış açısıyla tasarlamaya devam edeceğiz. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Dijitalleşme ve Yapay Zekâ (YZ), özel güvenlik sektörünü reaktif (olay sonrası müdahale) bir modelden, proaktif (olay öncesi önleme) bir modele dönüştürüyor. Arven için bu, sadece yeni kameralar almak değil, hizmetin ve personelimizin niteliğini yeniden tanımlamak anlamına geliyor. Bu köklü değişime adapte olmak için üç aşamalı stratejik bir yol haritası izliyoruz: Yetenek ve Zihniyet Dönüşümü, Teknolojik Pilot Uygulamalar ve Ölçeklendirme, Sürekli Araştırma ve İş Birliği. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Bugünkü dinamik ve belirsizliklerle dolu iş dünyasında kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmek isteyen gençlere vereceğim en kritik tavsiyeler, geleneksel yetkinliklerin ötesine geçen, adaptasyon ve kalıcı öğrenmeye odaklanan üç ana prensipte tavsiye verebilirim. 1-"T Şekilli" Olun, Tek Bir Alanla Yetinmeyin Artık sadece bir alanda uzmanlaşmak yetmiyor; uzmanlığınızı çevrenizdeki diğer disiplinlerle bağlayabilmeniz gerekiyor. 2- "Öğrenmeyi Öğrenin" ve Hızla "Unutun" Bilgi ve teknoloji hızla eskidiği için, bir şeyi ne kadar bildiğiniz değil, ne kadar hızlı yeni bir şey öğrenebildiğiniz önemlidir. 3-"Değer Yaratmaya ve İletişime Odaklanın" Teknik yetkinlikler sizi işe sokar, ancak iletişim ve değer yaratma yeteneği sizi zirveye taşır.

Garanti BBVA, Sürdürülebilirlikte Küresel Liderler Arasına Girdi Haber

Garanti BBVA, Sürdürülebilirlikte Küresel Liderler Arasına Girdi

Garanti BBVA, dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu olan CDP’nin İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman temalarının tamamında “Liderlik” seviyesinde derecelendirildi. Banka, finansal kurumlar için bu yıl ilk kez zorunlu hale getirilen Orman temasında da A alarak küresel ölçekte “Üç A” başarısına ulaşan sayılı kurumlardan biri oldu. Garanti BBVA, CDP tarafından gerçekleştirilen 2024 yılı değerlendirmesinde üç ana tema olan İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve bu yıl finansal kurumlar için ilk kez zorunlu hale gelen Orman alanlarında A notu alarak “Liderlik” seviyesinde değerlendirildi. Böylece banka, küresel ölçekte “Üç A” derecesine ulaşan az sayıdaki bankalardan biri oldu. Garanti BBVA, 2009 yılından bu yana İklim Değişikliği, 2015’ten bu yana ise Su Güvenliği temalarında kapsamlı raporlama yapıyor. Bu yıl ilk defa raporladığı Orman temasında da bu alana yüksek etkisi olan sektörlere verilen finansman tutarlarını da ilk kez paylaşarak A skoru elde etmesiyle birlikte banka, çevresel şeffaflık ve dönüşüm alanında uluslararası ölçekte örnek gösterilen kurumlar arasındaki yerini daha da güçlendirdi. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, CDP derecelendirmesine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik alanında 19 yılı aşkın bir süredir çaba gösteren bir kurum olarak, CDP’den üç ayrı temada gelen A değerlendirmesi bizim için son derece kıymetli. İklim değişikliği, su yönetimi ve ormansızlaşma gibi geleceğimizi doğrudan ilgilendiren alanlardaki işlerimizin uluslararası bir platform tarafından liderlik seviyesinde değerlendirilmesi, doğru adımları atıyor olduğumuzun iyi bir göstergesi. Bugün biz yalnızca finansman sağlayan bir kurum değiliz; düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmak, çevresel etkilerimizi azaltmak ve müşterilerimizle birlikte dönüşümü mümkün kılmak için çalışan kapsamlı bir ekosistemin parçasıyız. Yenilenebilir enerji finansmanındaki güçlü konumumuz, sürdürülebilir finans hacmimiz, Net Sıfır Bankacılık Birliği taahhütlerimiz ve çevre projelerimiz kadar, son dönemde odağımıza aldığımız Mavi Finans da bu yönde çok önemli bir dönüşüm alanı. CDP’nin değerlendirmesi şeffaflık, çevresel etki yönetimi ve sürdürülebilirlik vizyonumuzdaki kararlılığın bir sonucu. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki gayretimizi daha da güçlendirerek, ülkemizin ve dünyanın sürdürülebilir geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz.” Sürdürülebilirlik çalışmalarıyla en yüksek uluslararası standartları karşılıyor Garanti BBVA, uzun yıllardır sürdürdüğü sürdürülebilirlik odaklı stratejisi kapsamında: 2018-2029 dönemi için 3,5 trilyon TL'lik hedef ile Türkiye'de bugüne kadarki en yüksek sürdürülebilir finansman hedefini açıkladı.Ekvator Prensipleri’ne imza atarak, Türkiye’de bu inisiyatife katılan ilk banka oldu.Türkiye’de bir ilke imza atarak deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanan Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvil ihracını gerçekleştirdi.Yenilenebilir enerji finansmanında Türkiye’nin en güçlü aktörleri arasında yer aldı.Kadın girişimcilere, yeşil dönüşüm yatırımlarına, emisyon azaltımı projelerine ve toplumsal etki programlarına yönelik çok boyutlu destekler geliştirdi.Doğa ve su ekosistemlerini korumaya odaklanan Mavi Nefes programını dört yıldır bilimsel ölçümleme esaslarıyla yürütüyor. Garanti BBVA’nın sürdürülebilirlik konusundaki tüm çalışmalarının değerlendirildiği CDP’nin küresel metodolojisine göre “A Listesi”nde yer almak, kuruluşların bilim temelli hedefler, şeffaf veri paylaşımı, risk yönetimi, fırsat geliştirme kapasitesi ve doğa pozitif stratejiler alanında en yüksek uluslararası standartları karşıladığı anlamına geliyor.

MKK Verilerine Göre Kayıtlı Yatırımcı Sayısı 37,47 Milyona Ulaştı Haber

MKK Verilerine Göre Kayıtlı Yatırımcı Sayısı 37,47 Milyona Ulaştı

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından yayımlanan 2025 3. çeyrek verilerine göre Türkiye’de kayıtlı yatırımcı sayısı 37,47 milyona yükseldi. Aynı raporda bakiyeli yatırımcı sayısı 10,52 milyon olarak kaydedildi. Uzmanlar yatırımcı tabanının genişlemesinin olumlu olmakla birlikte portföy tercihlerindeki yoğunlaşmanın risk dağılımı ve sürdürülebilir yatırım davranışı açısından dikkatle ele alınması gerektiğini ifade ediyor. Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, yatırımcı sayısındaki artışın heyecan verici olduğunu; ancak finansal istikrar açısından yatırım davranışlarının aynı hızda gelişmesi gerektiğini belirtti. Vatansever, “Yatırımcı artışı tek başına başarı değildir. Nicel büyüme yaşanırken nitel büyüme aynı hızda ilerlemiyor. Portföy dağılımının sağlıklı gelişmemesi, uzun vadeli yatırımcı davranışı ve piyasa güveni açısından risk oluşturuyor.” dedi. Vatansever, özellikle yeni yatırımcı kitlesinde beklenti–ürün uyumsuzluğunun dikkat çektiğini vurguladı: “Yatırımcıların önemli bir kısmı kısa vadeli yüksek getiri beklentisiyle piyasaya giriş yapıyor ancak portföyler uzun vadeli disiplin gerektiren varlıklara ağırlık veriyor. Beklenti–ürün uyumsuzluğu kalıcılığı azaltıyor.” “İşlem hacmi büyüyor, aynı hızda büyümeyen şey insan kaynağı” Vatansever, finans ve kripto ekosisteminde dijitalleşmenin işlem hacmini artırdığını; buna karşın süreçleri yöneten kadroların aynı hızda genişlemediğini belirtti: “Hem finans hem kripto tarafında işlem hacmi büyüyor ancak bunu yöneten insan kaynağı aynı ölçüde genişlemiyor. Bu nedenle portföy yönetimi, risk yönetimi, yatırım danışmanlığı, operasyon ve uyum pozisyonları giderek daha kritik hâle geliyor.” SPL lisansları ve insan kaynağı standardı SPL–SPK ilişkisine değinen Vatansever, lisanslı kadroların finansal piyasaların kurumsallaşmasında rol oynadığını ifade etti: “Düzey 1, Düzey 3, Türev Araçlar ve Kurumsal Yönetim Derecelendirme lisansları, piyasada en sık talep edilen SPL lisansları arasında yer alıyor. SPL, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilen lisanslama ve sicil sistemi olarak sermaye piyasasında standart oluşturuyor. Finans kuruluşlarında SPL lisansları mevzuat gereği önem taşırken, kripto varlık hizmet sağlayıcılarında da uyum ve risk yönetimi alanlarında bu tip yetkinliklere yönelik talebin arttığını gözlemliyoruz.” “Ekosistemin tamamında bilgi kapasitesi güçlenirse yatırımcı güveni ve ülke ekonomisi kazanır” Bu çerçevede Vatansever, finansal piyasaların sağlıklı gelişiminin yalnızca şirketlerde değil, ekosistemin tamamında bilgi ve uzmanlık kapasitesinin artmasıyla mümkün olabileceğini belirtti: “Yalnızca finans ve teknoloji şirketlerinde değil; ekosistemde inceleme, değerlendirme, gözetim ve yorum yetkisi taşıyan tüm profesyonellerde bilgi kapasitesinin güçlenmesi önemli. Kripto varlıklar gibi hızlı gelişen alanların daha doğru, daha objektif ve daha isabetli analiz edilmesi; yatırımcı güveni ve piyasa istikrarı için değer üretir.” Vatansever, sektör STK’larının bu sürece katkı sunma potansiyeli bulunduğunu da vurguladı: “Sektörde faaliyet gösteren STK’lar olarak bilgi paylaşımı, eğitim ve paydaşlar arası iletişimde köprü rolü üstlenmeye gönüllüyüz. Ortak aklın güçlenmesi, sektörün tamamının sağlığına hizmet ettiği gibi; yatırımcı güveninin artması ve piyasa istikrarının güçlenmesi yoluyla ülke ekonomisine de olumlu katkı sağlar.” “Kalıcı yatırımcıyı belirleyen şey dijital erişim değil, bilgi ve güven” Vatansever, yatırımcıların piyasadaki kalıcılığının doğru ve zamanında bilgiye erişimle ilişkili olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Dijitalleşme piyasaya giriş hızını artırıyor ancak uzun süre piyasada var olmayı belirleyen şey dijital erişim değil; bilgi, risk farkındalığı ve güven. Bilgi akışı kesildiğinde yatırımcıların piyasalardaki ömrü kısalıyor.” Uzmanlar, ürün çeşitliliğinin artırılması, risk dağılımının dengelenmesi ve finans ile kripto varlık ekosistemlerinde lisanslı insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesinin yatırımcı güveni ve piyasa istikrarı açısından önem taşıdığını ifade ediyor.

Operasyonel Araç Kiralama Sektörünün Büyüklüğü 315 Milyar TL’ye Ulaştı! Haber

Operasyonel Araç Kiralama Sektörünün Büyüklüğü 315 Milyar TL’ye Ulaştı!

Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ iş birliği ile hazırladığı, 2025 yılı üçüncü çeyrek sonuçlarını içeren “TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu”nu açıkladı. Rapora göre, 2025 yılının ilk 3 çeyreğinde operasyonel araç kiralama sektörünün aktif büyüklüğü 314.7 milyar TL olarak gerçekleşti. 2024 yılının aynı döneminde bu rakam 217,8 milyar TL seviyesindeydi. Sektörün filosunda bulunan araç adedi ise 235 bin adedi buldu. Sektörün filo büyüklüğü 2024 sonu itibarıyla 252 bin adetti. Renault en çok tercih edilen marka olmayı sürdürüyor! Rapora göre, Renault yüzde 18,6 pay ile Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün en çok tercih edilen markası olmayı sürdürdü. Renault’yu yüzde 15,2 ile Fiat, yüzde 8,9 ile Toyota, yüzde 8,5 ile Volkswagen ve yüzde 7,9 ile Skoda takip etti. Sektörün araç parkının yüzde 45,5’i kompakt sınıf araçlardan oluşurken, küçük sınıf araçlar yüzde 33,0 ve üst-orta sınıf araçlar yüzde 10,2 pay aldı. 2025’in üçüncü çeyreğinde operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki hafif ticari araçların payı yüzde 6,7 olarak gerçekleşti. Raporda sektörün araç parkında yer alan dizel araçların payında artış görüldü. Buna göre, sektörün araç parkının yüzde 58,2’lik bölümünü benzinli araçlar oluştururken, dizel araçların payı yüzde 30,3’e yükseldi. Hibrit ve elektrikli araçların payı ise yüzde 11,5 seviyesinde gerçekleşti. Karoser tipinde sedan açık ara lider! TOKKDER raporunda yer alan bir başka veri ise operasyonel araç kiralama sektöründeki gövde tipine göre araç tercih sıralamasında sedan birinciliğinin devam etmesi oldu. Bu kapsamda, sedan gövde tipine sahip araçlar yüzde 41,4 ile birinci sırada, hatchback gövde tipine sahip araçlar ise yüzde 26,6 ile ikinci sırada yer aldı. SUV araçlar ise yüzde 24 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu araçları yüzde 0,8 ile station wagon gövde tipine sahip araçlar takip etti. Sektörün toplam araç parkının yüzde 85,9’unu otomatik vitese sahip araçlar oluştururken, manuel vitesli araçların payı ise yüzde 14,1 olarak gerçekleşti. Sektör ekonomiye katkı sağlamaya devam ediyor! Operasyonel kiralama sektörü 2025 yılında da ekonomiye önemli oranda vergi girdisi sağlamaya devam etti. Sektörün yılın üçüncü çeyrek sonu itibarıyla ödediği vergi tutarı toplamda 39,35 milyar TL’yi buldu. Sektör, yılın üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 77,8 milyar TL tutarında araç alımı gerçekleştirdi. Bu tutar, 2024 yılı genelinde 95,8 milyar TL seviyesindeydi. Yılın ilk 3 çeyreğinde operasyonel kiralama ve filo yönetiminde toplam müşteri sayısı 21 bin 800’e geriledi. 2024 yılı sonunda bu rakam 27 bin 800 seviyesindeydi. Müşteri başına düşen araç sayısı yılın üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 10,0 adet olarak gerçekleşerek 2024 toplamındaki 8,3 adedi geride bıraktı. Raporu değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, “Enflasyondaki artışla beraber kira fiyatlarının artması ve finansman kaynaklarına erişimdeki engeller sebebiyle, sektörümüz 2025 yılının 3. çeyreğini 1. yarıyıl sonundaki filo adetlerini koruyarak tamamladı. Yılın son çeyreğinde bu trendin bir miktar azalarak 2025’i kapatacağımızı öngörüyorum. 2024 yılı sonuna göre kıyasladığımızda küçülmenin devam ettiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. Enflasyonun kontrol altına alınması ve finansmana erişimin olması durumunda sektörümüz tekrar büyüme sürecine girecektir. 2026 yılında ise sektörün gelişimini ekonomik aktivitenin seyri, finansmana erişim ve maliyetler belirleyecek. Verimlilik, tasarruf ve risk yönetimi açısından sunduğu birçok avantaja rağmen, ülkemizde iş amaçlı kullanılan araçların ancak yüzde 10 kadarı operasyonel kiralama yöntemiyle finanse edilmiş durumda. Avrupa Birliği ülkelerinde şirket araçlarının finansmanında operasyonel kiralamanın payı son 7 yıl içinde yüzde 48’den yüzde 57’ye çıktı. Tüm bu verilere dayanarak, ülkemiz operasyonel araç kiralama sektörünün büyüklüğünü olması gereken noktaya taşımak için, etkin bir iletişim çalışması ile operasyonel kiralamanın faydalarını anlatmaya, uluslararası ve büyük ölçekli yerel şirketlerin yanı sıra KOBİ’lerin de şirket araçlarının finansmanında artan oranda operasyonel kiralama yöntemini tercih etmesini sağlamaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gelecek Varlık’tan 9 Aylık Sonuçlarda 1,1 Milyar TL’lik Net Kâr Haber

Gelecek Varlık’tan 9 Aylık Sonuçlarda 1,1 Milyar TL’lik Net Kâr

Gelecek Varlık Yönetimi Genel Müdürü Sezin Ünlüdoğan, “Güçlü bilançomuz ve sürdürülebilir kârlılığımızla, varlık yönetimi sektörünün dönüşümüne liderlik etmeye devam ediyoruz” dedi. Gelecek Varlık Yönetimi, kuruluşunun 20. yıldönümü kutladığı 2025’in ilk dokuz ayında net kârını yüzde 32,2 artırarak 1 milyar 134 milyon TL’ye yükseltti. Şirketin tahsilatı, aynı dönemde yüzde 43’lük artışla 4 milyar 272 milyon TL’ye ulaştı. Gelecek Varlık’ın düzeltilmiş FAVÖK’ü, 2 milyar 555 milyon TL ile yüzde 46,6’lık büyüme kaydetti. Aynı dönemde özkaynakları yüzde 46,4 artarak 3 milyar 480 milyon TL seviyesine çıktı. 2025 yılının ilk dokuz ayında 12,5 milyar TL tutarında alacak satın alan Gelecek Varlık’ın toplam satın alınan alacak tutarı 45,8 milyar TL’ye ulaştı. Elde ettiği güçlü finansal sonuçlarla sektör liderliğini pekiştiren şirket, yine bu dönemde 2,6 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirdi. Böylece Gelecek Varlık’ın toplam yatırım tutarı 9,6 milyar TL’ye yükseldi. “Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı güçlü bir büyüme dönemindeyiz” Gelecek Varlık Yönetimi Genel Müdürü Sezin Ünlüdoğan, 9 aylık finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulundu. Ünlüdoğan “Kuruluşumuzun 20. yıldönümünü kutlarken, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve verimlilik yatırımlarımızın meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. Güçlü finansal sonuçlarımız, dengeli büyüme stratejimiz ve etkin risk yönetimi yaklaşımımızın başarısını ortaya koyuyor” dedi. Teknoloji ve sürdürülebilirlik alanındaki stratejik yatırımlara da dikkat çeken Ünlüdoğan “Teknolojiyi hem verimliliğin hem de müşterilerimize daha erişilebilir ve hızlı çözümler sunmanın bir aracı olarak konumlandırıyoruz. ‘Digital NPL Collection’ projemizle kazandığımız uluslararası Stevie Ödülü, dijital dönüşüm vizyonumuzun uluslararası alanda da karşılık bulduğunu gösteriyor” diye konuştu. Ünlüdoğan “Türkiye’nin ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımlayan varlık yönetimi şirketi olarak, finansal başarıyı sosyal fayda ve çevresel sorumlulukla birlikte ele alıyor; sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası haline getiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.