Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Risk Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Risk Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Risk Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı İçin Başvurular Başladı Haber

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı İçin Başvurular Başladı

Tedarik zincirleri; iklim değişikliği ve kaynak kullanımından çalışma koşulları ve insan haklarına, iş etiğinden sorumlu iş uygulamalarına kadar pek çok sürdürülebilirlik başlığının yönetilmesinde kritik bir rol oynuyor. UN Global Compact verilerine göre şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) etkilerinin yaklaşık üçte ikisi (%67) tedarikçileriyle bağlantılı. Bu durum, sürdürülebilirlik performansının şirketlerin kendi operasyonlarıyla sınırlı ele alınamayacağını ortaya koyuyor. Öte yandan iklim değişikliği kaynaklı tedarik zinciri riskleri, değişen ulusal ve uluslararası düzenlemeler, yatırımcı ve müşteri beklentileri ile küresel değer zincirlerindeki dönüşüm; tedarik zinciri yönetimini şirketler açısından stratejik bir risk, uyum ve rekabetçilik alanına dönüştürüyor. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi, Türkiye iş dünyasında sürdürülebilirlik alanında önemli bir ilerleme kaydedilirken, değer zinciri uygulamalarının önümüzdeki dönemin temel gelişim alanlarından biri olduğuna işaret ediyor. Bulgular, şirketlerin kendi operasyonların kaydettiği ilerlemenin değer zincirlerine taşınması, tedarikçiler ve iş ortakları düzeyinde izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Şirketler ve Tedarikçilerle Birlikte Sürdürülebilir Dönüşüm Bu ihtiyaçtan hareketle UN Global Compact Türkiye tarafından MEXT iş birliğinde ve Türkiye İş Bankası’nın desteğiyle geliştirilen Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı şirketlerin sürdürülebilirlik yaklaşımını değer zincirleri boyunca yaygınlaştırmasını, tedarikçilerin ise ÇSY alanlarındaki performanslarını ölçmesini ve geliştirmesini hedefliyor. UN Global Compact Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki küresel uzmanlığı ve çok paydaşlı yapısının sunduğu iş birliği olanakları, şirketlerin tedarik zincirlerindeki dönüşümünü hızlandırmalarına katkı sağlayacak. Program sayesinde katılımcı şirketler, tedarik zincirlerinin sürdürülebilirlik performansını ölçme ve karşılaştırmalı olarak analiz etme, tedarikçilerinin gelişim alanlarını belirleyerek kapasite gelişimlerini destekleme ve sürdürülebilirlik düzenlemelerine uyum ile risk yönetimi süreçlerini güçlendirme imkânı bulacak. Şirketler ayrıca iyi uygulama örneklerine erişerek deneyimlerini paylaşabilecek ve sürdürülebilirlik hedeflerini tedarik zincirleri boyunca yaygınlaştırabilecek. Programa dahil edilen tedarikçiler ise sürdürülebilirlik olgunluk düzeylerini ölçerek gelişim alanlarını belirleyebilecek; çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki bilgi ve uygulama kapasitelerini artırabilecek. Program, tedarikçilerin ulusal ve uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uyumunu güçlendirmenin yanı sıra birebir ihtiyaç analizi ve aksiyon planı geliştirme desteği de sunacak. Öz Değerlendirmeden Aksiyon Planına Uzanan Gelişim Süreci Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı; öz değerlendirme, eğitim, uzman oturumları, deneyim paylaşımı, ihtiyaç analizi ve aksiyon planı hazırlama desteği gibi farklı bileşenlerden oluşuyor. Programın başlangıcında tedarikçiler, Sürdürülebilirlik Öz Değerlendirme Aracı’nı kullanarak mevcut durumlarını ve öncelikli gelişim alanlarını belirleyecek. Ardından çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki çevrim içi eğitimlere ve uzman oturumlarına katılacak. Katılımcı şirketler ise tedarik zincirlerindeki mevcut durumu analiz ederek risk ve fırsatlarını daha iyi yönetebilecek. Deneyim paylaşımı atölyelerinde iyi uygulamaları, ortak zorlukları ve çözüm yaklaşımlarını ele alacak. Programın ikinci fazında, tedarikçilere yönelik birebir ihtiyaç analizleriyle öncelikli gelişim alanları belirlenecek ve bu alanlara yönelik aksiyon planı geliştirme desteği sunulacak. Böylece öz değerlendirme ile başlayan gelişim sürecinin, tedarikçilerin ihtiyaçlarına göre şekillenen somut ve uygulanabilir adımlara dönüştürülmesi hedefleniyor. “Dönüşümü birlikte gerçekleştirmemiz gerekiyor” UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk, tedarik zincirlerinde sürdürülebilirlik dönüşümünün şirketler ve tedarikçiler arasında ortak bir gelişim yaklaşımı gerektirdiğini vurguladı: “Küresel ekonomide sürdürülebilirlik gündeminin odağı şirketlerin kendi operasyonlarıyla sınırlı bir alan olmaktan çıktı. Bugün küresel ticaretin yaklaşık %80’i tedarik zincirleri üzerinden gerçekleşiyor. Dünya genelindeki işletmelerin %90’ını oluşturan KOBİ’ler ise toplam istihdamın yaklaşık yarısını sağlıyor ve gelişmekte olan ekonomilerde GSYH’nin yaklaşık %40’ını oluşturuyor. Değer zincirindeki dolaylı emisyonları kapsayan Kapsam 3 emisyonları, şirketlerin karbon ayak izinin %70 ila %90’ını oluşturabiliyor. Dolayısıyla sürdürülebilir dönüşüm KOBİ’lerin ve değer zincirlerinin dönüşümü olmadan mümkün görünmüyor. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nde de KOBİ’lerin veri olgunluğu, bütçe kısıtları ve uzman insan kaynağı eksikliği nedeniyle sürdürülebilirlik dönüşümünde yapısal zorluklarla karşılaştığını görüyoruz. Sürdürülebilir dönüşümün hız kazanması için şirketlerin tedarikçilerini yalnızca beklentiler ve yükümlülükler çerçevesinde yönlendirmesi değil, ihtiyaç duydukları bilgi, araç ve kapasite gelişimiyle desteklemesi kritik önem taşıyor. Öte yandan tedarik zincirlerinin çok katmanlı yapısı, tedarikçiler arasında farklılaşan sürdürülebilirlik kapasitesi ve veri eksiklikleri, şirketlerin değer zincirlerindeki riskleri görünür kılmasını ve dönüşümü tedarikçilerine yaymasını zorlaştırıyor. UN Global Compact Türkiye olarak sürdürülebilirlik alanındaki uzmanlığımız, deneyimimiz ve farklı paydaşları ortak hedefler etrafında bir araya getiren yapımızla şirketlerin ve tedarikçilerinin bu dönüşüm yolculuğunda birlikte ilerlemelerine destek oluyoruz.” Başvurular 3 Kasım’a Kadar Devam Edecek Farklı sektör ve büyüklükteki şirketlerin katılımına açık olan Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı kapsamında şirketler, sürdürülebilirlik gelişimini desteklemek istedikleri tedarikçilerini programa dahil edebilecek. Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı’na son başvuru tarihi 3 Kasım 2026. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OYAK YATIRIM Yönetim Kadrosunu Metin Güler İle Güçlendirdi Haber

OYAK YATIRIM Yönetim Kadrosunu Metin Güler İle Güçlendirdi

Finans sektöründe 30 yılı aşkın deneyime sahip olan Metin Güler; kariyeri boyunca mali işler, operasyon, muhasebe, kredi ve risk yönetimi ile idari işler alanlarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi. Aracı kurumların mali ve operasyonel yapılarının geliştirilmesi, süreç otomasyonu, dijital dönüşüm ve kurumsal entegrasyon alanlarında önemli çalışmalara liderlik ederek, kurumların daha etkin, verimli ve sürdürülebilir yapılara kavuşmasına önemli katkılar sağladı. Kariyerine 1995 yılında Şahin Menkul Değerler’de başlayan Metin Güler, Yaşar Yatırım’ın ardından 1998 yılında OYAK bünyesine katıldı. 2017 yılına kadar OYAK BANK ve OYAK YATIRIM’da mali işler, operasyon ve muhasebe alanlarında çeşitli yönetsel görevler üstlendi. Güler, bu dönemde OYAK YATIRIM’ın operasyonel altyapısının geliştirilmesi, kurumsal entegrasyon süreçlerinin yürütülmesi ve iş süreçlerinin dijitalleştirilmesine yönelik çalışmalarda aktif rol aldı. OYAK YATIRIM’daki görevlerinin ardından QNB Finansinvest ve Ata Yatırım’da kariyerine devam eden Güler, burada mali işler ve operasyon başta olmak üzere kredi ve risk ile idari işler alanlarında yönetsel sorumluluklar üstlendi. Aynı zamanda farklı finans kuruluşlarıyla gerçekleştirilen emir iletimine aracılık modellerinin mali ve operasyonel süreçlerinde görev aldı. 9 yıl sonra yeniden OYAK YATIRIM’da Dokuz yıl aradan sonra OYAK YATIRIM’a dönen Metin Güler, yeni görevinde mali işler ve operasyon alanlarına liderlik edecek. Güler’in sermaye piyasalarındaki uzun yıllara dayanan deneyimi ile süreç otomasyonu, dijital dönüşüm ve yeni teknolojilerin iş süreçlerine entegrasyonu konularındaki birikiminin, OYAK YATIRIM’ın gelişim ve dönüşüm hedeflerine önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Unico Sigorta’nın UniMap Projesine Uluslararası Ödül Haber

Unico Sigorta’nın UniMap Projesine Uluslararası Ödül

Unico Sigorta, 2025-2027 iş planı ve gelecek vizyonu doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar kapsamında, veri odaklı ve bütüncül bir bakış açısıyla Türkiye’nin doğal afet risk haritasını oluşturma hedefiyle UniMap projesini hayata geçirmişti. Özellikle deprem ve sel gibi afet tehlikelerinin daha etkin yönetilebilmesine katkı sağlamayı amaçlayan çalışma; bilimsel temellere dayalı, noktasal ve bölgesel bazda detaylı analizler sunmaya devam ediyor. Unico Sigorta, Kocaeli Üniversitesi’nden Jeofizik ve Jeoloji Mühendisliği alanlarında akademisyenler ve paydaşların katkılarıyla geliştirilen proje ile güncel veri ve analizlerin ışığında hem sigortalıların hem de ülkenin geleceğe güvenle hazırlanabilmesine destek oluyor. Jeofizik ve Jeoloji Mühendisliği alanlarında uzman Prof. Dr. Ergin Ulutaş ve Doç. Dr. Özkan Coruk’un katkılarıyla hazırlanan UniMap’in en dikkat çekici özelliklerinden biri ise çoklu tehlike kriterleri kullanılarak her tehlikenin kendi özelinde değerlendirilebilmesine olanak sağlaması. Deprem ve sel gibi farklı doğal tehlikeler aynı coğrafi alanı etkileyebilmekle birlikte, oluşum mekanizmaları ve tehlikeyi kontrol eden fiziksel parametreler birbirinden farklıdır. Bu nedenle her tehlike öncelikle kendi karakteristik parametreleri kullanılarak ayrı ayrı analiz edilmekte, daha sonra sonuçlar Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında bütünleşik olarak değerlendirilmektedir. Böylece klasik afet haritalarında görülen kümül yaklaşım yerine, noktasal risk bazlı analiz yaklaşımı ön plana çıkıyor. Bu özelliği sayesinde UniMap, sigortacılıkta risk değerlendirme süreçlerine daha hassas, güncel ve veri destekli bir perspektif kazandırıyor. Unico Sigorta, geliştirdiği UniMap projesi ile 2026 Küresel Bankacılık ve Finans Ödülleri’nde “En Yenilikçi Haritalama Teknolojisi Çözümü” ödülüne layık görüldü. Sigortacılık sektöründe veri odaklı risk yönetimi yaklaşımına yeni bir boyut kazandıran proje, uluslararası arenada da önemli bir başarı elde etmiş oldu. 2011 yılından bu yana düzenlenen Global Banking & Finance Awards®; bankacılık, finans, fintech, teknoloji, iş dünyası, gayrimenkul, telekomünikasyon ve finansal hizmetler sektörlerinde inovasyon, liderlik ve başarıyı ödüllendiren en saygın uluslararası organizasyonlar arasında yer alıyor. Global Banking & Finance Review Awards®, sektör profesyonelleri tarafından küresel ölçekte mükemmellik, liderlik ve performansın bağımsız ve güvenilir göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, UniMap projesine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Temellerini 2023 yılında Kocaeli Üniversitesi ile birlikte attığımız UniMap projemiz, afet tehlikesini yalnızca fay haritaları üzerinden genel hatlarıyla değerlendirmek yerine, her bir riski koordinat bazında ve noktasal analizlerle ortaya koyan bir yaklaşım sunuyor. Böylece müşterilerimize sunduğumuz sigorta arzını artırırken, risk değerlendirmesini de daha kapsamlı ve hassas bir zemine taşıyoruz. Unico Sigorta olarak bilime ve teknolojiye verdiğimiz önemin somut bir çıktısı olan UniMap risk haritaları, yenilikçi yaklaşımımızın önemli bir göstergesini oluşturuyor. Projemizin uluslararası alanda da böylesine kıymetli bir ödüle layık görülmesi ise Unico Sigorta olarak bizler için büyük bir gurur kaynağı oldu.” Unico Sigorta, UniMap projesini daha da geliştirmek ve etki alanını genişletmek amacıyla çalışmalarını kesintisiz şekilde sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VOBI Co-Living Genel Müdürü Filiz Akçay Oldu Haber

VOBI Co-Living Genel Müdürü Filiz Akçay Oldu

Son dönemde tüm dünyada yükselen alternatif gayrimenkul yatırımları arasında yer alan öğrenci evi yaklaşımını Türkiye’ye getiren VOBI Co Living’te Genel Müdürlük görevine Filiz Akçay getirildi. Finans, konut finansmanı ve operasyon yönetimi alanlarında uzun yıllara dayanan deneyimi bulunan Filiz Akçay, kariyeri boyunca risk yönetimi, tahsilat süreçleri, portföy yönetimi, kredi tahsis, yeniden yapılandırma ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli sorumluluklar üstlendi. Yeni görevinde Akçay; VOBI Co-Living'in operasyonel süreçlerinin geliştirilmesine, öğrenci yaşam deneyiminin güçlendirilmesine ve şirketin stratejik büyüme hedeflerine liderlik edecek. Gerçekleşen bu atama ile VOBI Co-Living, Türkiye'de hızla gelişen alternatif gayrimenkul yatırımları ve öğrenci yaşam projeleri başta olmak üzere toplu yaşam projelerindeki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Finans sektöründeki 26 yıllık deneyimi VOBI’ye taşıyor Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunu olan Filiz Akçay; alacak yönetimi, risk izleme, operasyon ve finansal süreçlerde 26 yıllık deneyime sahip. Akçay; kariyer hayatı boyunca ulusal ve global finans kuruluşlarında risk yönetimi, kredi riski analizi, tahsilat, yeniden yapılandırma, operasyon yönetimi ve BDDK uyum süreçlerinde önemli sorumluluklar üstlendi. Profesyonel kariyerinde, özellikle finansal kiralama şirketlerinde stratejik sorumluluklar üstlenen Akçay, en son Sinpaş Holding bünyesinde edindiği 10 yıllık yöneticilik deneyim ve ardından Arı Finansal Kiralama A.Ş.’de Genel Müdür Yardımcısı (Risk İzleme ve Operasyon) olarak görev aldı. Stratejik operasyon yönetimi, süreç geliştirme, gelir optimizasyonu ve müşteri ilişkileri yönetimi alanlarında uzmanlaşan Filiz Akçay, sahip olduğu çok yönlü finansal deneyimi, VOBI Co-Living'in sürdürülebilir büyüme yolculuğuna taşıyacak. VOBI Hakkında VOBI, Co-Living yaklaşımıyla öğrenci yaşamını yeniden tasarlayan bir yaşam ve alternatif gayrimenkul markasıdır. Üniversitelere yakın lokasyonlarda geliştirdiği projelerde güvenli konaklama, sosyal yaşam ve ortak kullanım alanlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Profesyonel işletmecilik modeliyle öğrenciler için bütüncül bir yaşam deneyimi sunarken, yatırımcıları da alternatif gayrimenkulde öngörülebilir gelir modeliyle buluşturuyor. İlk projesini Sakarya'da hayata geçiren VOBI, önümüzdeki dönemde farklı üniversite şehirlerine ulaşarak öğrenci yaşamında yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding’de Üst Düzey Atama  Haber

Yıldız Holding’de Üst Düzey Atama 

Yıldız Holding’de, İç Denetim Lideri (Chief Audit Officer) görevine Özge Aşcıoğlu atandı. Aşcıoğlu, yeni görevinde Holding'in iç denetim faaliyetlerine teknoloji ve veri odaklı bir yaklaşımla liderlik edecek. Bu kapsamda kurumsal yönetişim yapısının güçlendirilmesi ve iç denetim süreçlerinin etkinliğinin geliştirilmesiyle organizasyona sağlanan katma değerin daha da artırılmasına katkı sağlayacak. İç denetim, risk yönetimi, uyum ve kurumsal yönetişim alanlarında yaklaşık 30 yıllık uluslararası deneyime sahip Özge Aşcıoğlu, Yapı Kredi, Citibank, Rabobank, Enerjisa ve Avea şirketleri başta olmak üzere bankacılık, telekomünikasyon, enerji ve üretim sektörlerinde üst düzey liderlik görevlerini üstlendi. Yıldız Holding’e katılmadan önce, Hollanda merkezli TCC Dutch Holdings BV'de İç Denetim Lideri olarak görev yapan Aşcıoğlu, iç denetim, risk yönetimi, uyum, iç kontrol ve yatırım inceleme fonksiyonlarına liderlik etti. Global İcra Kurulu ve Etik Komitesi üyeliği görevlerini de yürüttü. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü mezunu olan Aşcıoğlu, yüksek lisansını Gazi Üniversitesi Uluslararası Ekonomi bölümünde tamamlamıştır. Harvard Business School'da liderlik ve kurumsal yönetim programlarına katılan Aşcıoğlu, iç denetim ve risk yönetimi alanlarında çok sayıda profesyonel sertifikaya sahiptir. Aşcıoğlu, aynı zamanda iç denetim alanında uluslararası yayınlara katkıda bulunmakta ve çeşitli meslek kuruluşlarında da aktif görevler üstlenmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Misyon Bank 2026’nın İlk Yarısında Büyümesini Güçlendirdi Haber

Misyon Bank 2026’nın İlk Yarısında Büyümesini Güçlendirdi

Misyon Yatırım Bankası A.Ş., uzun vadeli büyüme stratejisi doğrultusunda yeniden yapılanma sürecini başlattığı 2026 yılının ilk yarısını, gelecekteki büyümesinin güçlü temellerini attığı başarılı bir dönem olarak tamamladı. Küresel piyasalarda belirsizliklerin ve yüksek volatilitenin sürdüğü, yurt içinde ise sıkı para politikalarının etkili olduğu dönemde Misyon Bank; disiplinli bilanço yönetimi, güçlü sermaye yapısı ve etkin risk yönetimi anlayışıyla büyümesini sürdürdü. “Yeniden Yapılanma Sürecimizi Başlattığımız ve Gelecekteki Büyümemizin Güçlü Temellerini Attığımız Bir Dönemi Geride Bıraktık” Misyon Bank’ın 2026 yılı ilk yarı performansını değerlendiren Misyon Yatırım Bankası A.Ş. Genel Müdürü Muhammet Mustafa Cerit, şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk yarısı, uzun vadeli büyüme stratejimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yatırımların ve geliştirdiğimiz yeni yetkinliklerin finansal sonuçlarımıza daha güçlü yansımaya başladığı önemli bir dönem oldu. Aktif büyüklüğümüzü 21,6 milyar TL’ye, kredi portföyümüzü 16,1 milyar TL’ye taşırken 717 milyon TL faaliyet geliri ve 195 milyon TL net dönem kârı elde ettik. Finansal sonuçlarımızın ötesinde bizim için asıl değerli olan yatırım bankacılığı, saklama bankacılığı, dijital bankacılık ve dijital varlık alanlarında oluşturduğumuz yapının giderek daha güçlü ve birbirini besleyen bir ekosisteme dönüşmesi. Gelir kaynaklarımızı çeşitlendirirken sürdürülebilir büyümemizi destekleyecek yeni iş alanlarını da ölçeklendirmeye devam ediyoruz. Saklama bankacılığında tamamlayıcı finansal servislerle geliştirdiğimiz iş modelimiz ilk yarıda 70 milyon TL gelir üretirken, dijital bankacılıkta B2B servislerimiz ticari ölçekte kullanılmaya ve gelir üretmeye başladı. Dijital varlık alanında ise düzenleyici çerçeve doğrultusunda lisanslama hazırlıklarımızı sürdürdük. Yılın ikinci yarısında yatırım bankacılığı faaliyetlerimizi derinleştirmeyi, saklama ve dijital finansal servislerimizi ölçeklendirmeyi ve dijital varlık alanındaki stratejik hazırlıklarımızı ilerletmeyi hedefliyoruz. Güçlü finansal yapımız, yenilikçi iş modelimiz ve uzman insan kaynağımızla ülkemizin öncü yeni nesil yatırım bankalarından biri olma vizyonumuz doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.” diye belirterek gelecek dönem için hedeflerini yineledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Filo, Garanti BBVA Kirala’ya Dönüşüyor Haber

Garanti BBVA Filo, Garanti BBVA Kirala’ya Dönüşüyor

. Araç dışındaki ilk yeni kategorisi olan cep telefonu kiralama hizmetini, bireysel Garanti BBVA müşterilerine 12 veya 24 aylık seçeneklerle yalnızca Garanti BBVA Mobil üzerinden sunuyor. Garanti BBVA Kirala, finansman, risk, operasyon ve servis yönetimindeki deneyimini farklı ürün kategorilerine taşıyan yeni nesil bir erişim ve yaşam döngüsü ekosistemi olarak konumlanıyor. Garanti BBVA Kirala, araç kiralamada geliştirdiği finansman, risk yönetimi, operasyon, servis, bakım, iade ve ikinci el değer yönetimi yetkinliklerini yeni ürün ve hizmet alanlarına taşımayı hedefliyor. Araç kiralama yeni yapının ana faaliyetlerinden biri olmayı sürdürürken, akıllı telefon kiralama ve filodan çıkan araçların doğrudan ikinci el müşterileriyle buluşturulması dönüşümün ilk adımları arasında yer alıyor. “Değişen müşteri ihtiyaçlarına yeni modellerle karşılık veriyoruz” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, Garanti BBVA Kirala’nın değişen müşteri beklentileri doğrultusunda şekillenen yeni bir iş modeli olduğunu belirterek “Teknolojinin gelişme hızı, müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve ürünleri kullanma biçimlerini de dönüştürüyor. Bugün bireyler ve işletmeler ihtiyaç duydukları ürünlere kolay, esnek ve güvenilir biçimde ulaşabilecekleri yeni modeller arıyor. Garanti BBVA olarak müşterilerimizin sesini bir rehber olarak görüyor, hizmetlerimizi onların gözünden yeniden tasarlamaya odaklanıyoruz. Radikal Müşteri Perspektifi adını verdiğimiz bu yaklaşım, Garanti BBVA Kirala’nın dönüşümünün de temelini oluşturuyor. Bu yeni modelin önemli bir boyutu da kaynakların daha verimli kullanılması. BBVA ile birlikte COP31’in Küresel Bankacılık Partneri olarak yer aldığımız bu dönemde, sürdürülebilirliği yalnızca finansman perspektifiyle değil; iş modellerinin dönüşümü, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomiyi destekleyen yeni çözümler açısından da ele alıyoruz. Kiralama, yeniden kullanım ve ürünlerin ikinci yaşamının yönetilmesi gibi modellerin döngüsel ekonomiye katkısını önemsiyoruz. Garanti BBVA Kirala ile müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına yeni çözümler sunarken, ürünlerin yaşam döngüsünü daha verimli yöneten ve sürdürülebilir değer yaratan bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” Yeni kategorilerde ilk adım: yeni nesil akıllı telefon kiralama Garanti BBVA Kirala’nın araç dışındaki ilk yeni kategorisi, akıllı telefon kiralama hizmeti. Şirket, cep telefonu kiralama hizmetini belirli koşullar doğrultusunda bireysel Garanti BBVA müşterilerine 12 veya 24 aylık kiralama seçenekleriyle sunuyor. Hizmet yalnızca Garanti BBVA Mobil üzerinden sunuluyor. Müşteriler uygulamada sunulan yeni nesil akıllı telefonları görüntüleyerek başvuru ve kiralama işlemlerini Garanti BBVA Mobil’den tamamlayabiliyor. Kiralama süresi sonunda cihaz iade ediliyor; kiralanan cihaz için satın alma seçeneği bulunmuyor. Dileyen müşteriler, dönem sonunda güncel koşullar ve stoklar doğrultusunda yeni bir akıllı telefon için yeniden başvurarak en yeni teknolojiyle devam edebiliyor. Cihazlar, poliçe koşulları kapsamında kiralama süresi boyunca sigorta teminatı altında olurken, hizmet modeli iade süreçlerini de kapsıyor. Akıllı telefonla başlayan teknoloji kiralama hizmetinin ilerleyen dönemde yeni ürün kategorileriyle genişletilmesi hedefleniyor. İkinci el araçlar doğrudan müşterilerle buluşuyor Garanti BBVA Kirala’nın yeni yapısındaki bir diğer adım ikinci el araç satışı. Şirket, kiralama süresi tamamlanan filo araçlarını doğrudan bireysel ve kurumsal müşterilerle buluşturuyor. Böylece kiralama süreci sonunda araçların ikinci yaşamı da şirketin yönettiği değer zincirinin bir parçası haline geliyor. Araç portföyü; bakım geçmişi, gerçekleştirilen kontroller ve ekspertiz raporlarıyla birlikte müşterilere sunuluyor. Garanti BBVA Mobil’de yer alan Araç Değerleme hizmetiyle kullanıcılar ayrıca CarData tarafından sağlanan piyasa verileri üzerinden kendi araçlarının güncel değerini görüntüleyebiliyor. “20 yıllık uzmanlığımız yeni hizmet modelimizin temelini oluşturuyor” Garanti BBVA Kirala Genel Müdürü Burak Ali Göçer, şirketin yeni dönemdeki iş modelini şöyle anlattı: “Garanti BBVA Filo’da yaklaşık 20 yıldır yüksek değerli varlıkların finansmanını, riskini ve operasyonunu yönetiyor; seçimden teslimata, bakım ve servisten iade ve ikinci el değer yönetimine kadar bütün süreçleri uçtan uca yürütüyoruz. Garanti BBVA Kirala ile bu operasyonel birikimi yeni ürün kategorilerine taşıyoruz. Bugün bunun üç somut karşılığı var: araç kiralama deneyimimizi dijitalleştiriyoruz, kiralama süresi tamamlanan araçlarımızı doğrudan ikinci el müşterileriyle buluşturuyoruz ve akıllı telefon kiralama hizmetini de yalnızca Garanti BBVA Mobil üzerinden müşterilerimize sunuyoruz. Bizim için yeni dönemin odağı, farklı ürün kategorilerinde güvenilir ve kolay bir kiralama deneyimi sunarken ürünün kullanım sürecini ve sonraki yaşamını da yönetebilmek. Garanti BBVA Kirala’yı bu yetkinlik üzerine büyütmeyi hedefliyoruz.” Ürünün ikinci yaşamı da yeni hizmet modelinin parçası Garanti BBVA Kirala’nın yeni hizmet modeli, ürünlerin kullanım ömrünün daha verimli yönetilmesini de kapsıyor. Kiralama süresi tamamlanan ürünlerin geri alınması, kontrol edilmesi ve uygun koşullarda yeniden kullanıma kazandırılması; yeniden kullanıma uygun olmayan ürünlerin ise sorumlu geri dönüşüm süreçlerine yönlendirilmesi planlanıyor. Böylece kiralama modelinin, ürünlerin ekonomik ömrünün uzatılmasına ve kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan döngüsel bir yapıyla desteklenmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Google Cloud, Hukuk Sektörüne Özel Gemini Enterprise for Legal’ı Tanıttı  Haber

Google Cloud, Hukuk Sektörüne Özel Gemini Enterprise for Legal’ı Tanıttı 

Google Cloud, hukuk sektörünün karmaşık gereksinimleri ve iş akışları için özel olarak tasarlanan kurumsal düzeyde ajan tabanlı yapay zeka çözümü Gemini Enterprise for Legal’ı tanıttı. Gemini Enterprise for Legal, Gemini Enterprise platformunun altyapısında avukatlara yönelik özel becerileri, hukuk sektörüne özgü sistemlere bağlanan konnektörleri ve üçüncü taraf ajanlardan oluşan ve giderek genişleyen bir iş ortağı ekosistemini kapsıyor. Başlangıçta hukuk sektörü için önizleme (preview) sürümüyle kullanıma sunulan Gemini Enterprise for Legal’ın ilk müşterileri arasında Cleary, Freshfields, Weil ve Williams & Connolly’nin hukuk ekipleri yer alıyor. Aynı gün duyurulan Gemini Enterprise for Legal ve Finansal Hizmetler çözümleri, güvenli ve eksiksiz yönetişim sunan Gemini Enterprise platformu üzerine inşa edilen sektöre özel paket çözümler serisinin ilk üyeleri oldu. Her bir sektörel çözüm, ilgili sektöre göre uyarlanmış ajanları, çeşitli iş akışlarını yönetmek için pratik kısayollar sağlayan özel becerileri, veri konnektörlerini ve sektöre özgü model optimizasyonlarını içeren, kullanıma hazır ve alana özel yapay zeka yetenekleri sunuyor. Hukuk Alanına Özel Olarak Geliştirilen Yapay Zeka Hukuk büroları karmaşık ve uçtan uca süreçleri otomatikleştirmeye çalışırken genel amaçlı araçlar hukuk çalışmalarının gerektirdiği katı gizlilik, etik kurallar, doğrulanmış hukuki kaynaklar ve eksiksiz veri izolasyonu gibi kontrolleri sağlayamıyor. Bu sorunu, birbirinden bağımsız çözümleri veya tekil modelleri bir araya getirerek aşmaya çalışmak ise ağır bir entegrasyon maliyeti yaratıyor ve kırılgan iş akışlarıyla sonuçlanıyor. Gemini Enterprise for Legal, tam da bu gereksinimler için geliştirildi. Hukukçulara özel olarak geliştirilen bu çözüm, sözleşme incelemesi, durum tespiti (due diligence), mevzuat takibi ve gizlilik talepleri gibi hukuki iş akışlarını uçtan uca yürüten özel beceriler, iş ortağı ajanları ve konnektörler sunuyor. Temel doküman ve dosya yönetimi sistemlerine güvenli konnektörlerle bağlanan çözümde, hukuk bürosunun etik kuralları otomatik olarak devralınıyor. Araştırma çıktıları yalnızca modelin eğitim verilerine değil, birincil hukuk kaynaklarına da dayandırılıyor. Kurumun verileri, rehber ilkeleri, müvekkil dosyaları ve müzakere pozisyonları ise yalnızca kurumun özel güvenlik sınırları içinde kalıyor. Google Cloud CEO’su Thomas Kurian konuyla ilgili şunları söyledi: “Ajan tabanlı yapay zeka sayesinde hukuk profesyonelleri geçmiş içtihat üzerinde araştırma yapabiliyor, karmaşık argümanlar oluşturabiliyor ve rutin işleri otomatikleştirerek müvekkillerine büyük bir değer sağlayabiliyor. Ancak bu ajan iş akışlarının her adımının doğru, olgulara dayalı ve hukuki kaynaklara dayandırılmış olması kritik önem taşıyor. Gemini Enterprise for Legal, modern hukuk pratiğinin karmaşık gerçeklerinin yönetilmesine yardımcı olurken ekiplerin stratejik danışmanlığa güvenle odaklanmasını sağlayan kritik dayanak ve yönetişim yetenekleri sunuyor.` Kapsamlı Yetenekler Hızlı kurulum için yapılandırılmış, entegre ve güvenli bir ortam sunan Gemini Enterprise for Legal, dört temel bileşenden oluşuyor: Hukuk ajanları için özel olarak geliştirilen beceriler: Gemini Enterprise for Legal, hukuki dilekçe taslağı hazırlama, atıf doğrulama, sözleşme yaşam döngüsü yönetimi, ileriye dönük mevzuat taraması ve veri sahibi erişim taleplerinin karşılanması gibi karmaşık ve zorlu hukuki görevlerde yapay zeka ajanlarına rehberlik eden özel beceriler içeriyor. Konnektörler: Çözüm, Courtroom5, Docusign, Everlaw, Free Law Project’in CourtListener.com veri tabanı, Harvey, iManage, Legora, NetDocuments, RelativityOne, Solve Intelligence ve Thomson Reuters dahil olmak üzere hukuk sektörünün temel platformlarına güvenli Model Bağlam Protokolü (MCP) entegrasyonları sağlıyor. Üçüncü taraf ajanlar ve iş ortağı ekosistemi: Gemini Enterprise for Legal; Accenture, Deloitte, Devoteam, Eudia, Factor Law, KPMG, Tribe AI, Valtech, Zazmic, Zencore ve 66degrees’in de aralarında bulunduğu önde gelen danışmanlık şirketleri ve sistem entegratörlerinin yanı sıra, platform üzerinde çözüm geliştiren uzman hukuk teknolojisi sağlayıcılarından oluşan ağa kesintisiz erişim sunuyor. Güvenli ve yönetilebilir Gemini Enterprise platformu: Platform, BT ve risk ekiplerine tam görünürlük sağlayan merkezi bir kontrol katmanı sunuyor. Risk yönetimi, denetim kayıtları ve yönetişim, platform mimarisinin doğrudan içinde yer alıyor. Katma Değerli Hukuki İş Akışlarının Önü Açılıyor Basit metin üretiminden gerçek anlamda ajan tabanlı görev yürütmeye geçişi sağlayan Gemini Enterprise for Legal, aşağıdakiler de dahil olmak üzere karmaşık hukuki operasyonları otomatikleştiriyor ve hızlandırıyor: Proaktif ve ileriye dönük mevzuat taraması: Yasal düzenlemelerdeki güncellemeleri, mahkeme kayıtlarını ve denetleyici kurumları otonom biçimde takip ederek hukuk ve uyum ekiplerinin küresel düzenlemelerin önünde kalmasını sağlıyor. Ortaya çıkan değişiklikleri kurumsal politikalarla karşılaştırarak risk açıklarını işaretliyor ve uygulayıcıların hemen inceleyebileceği güncellenmiş politika taslakları oluşturuyor. Veri keşfinin ve veri sahibi erişim taleplerine (DSAR) yanıtın otomatikleştirilmesi: Dağınık kurumsal sistemlerdeki kişisel verileri saniyeler içinde derleyerek gizlilik iş akışlarını modernize ediyor. DSAR süreçlerindeki manuel iş yükünü ortadan kaldırıyor, operasyonel riski en aza indirirken mevzuatın öngördüğü sürelere uyumu mümkün kılıyor. Sözleşme incelemesi ve müzakeresinde hızlanma: Gelen tedarikçi sözleşmeleri, gizlilik sözleşmeleri ve karmaşık birleşme ve satın alma (M&A) dokümanlarında geri dönüş sürelerini, hükümleri kurumsal standartlarla kıyaslayarak kısaltıyor. Yüksek riskli maddeleri ve olası riskleri öne çıkararak avukatların stratejik müzakereye ve yüksek değerli değerlendirmelere odaklanmasına imkan tanıyor. Sözleşme rehberlerinin oluşturulması ve güncellenmesi: Eski sözleşme arşivlerini anında dinamik ve uygulanabilir rehberlere dönüştürüyor. Kilit hükümleri, alternatif müzakere pozisyonlarını ve kurumsal bilgi birikimini otomatik olarak çıkararak portföy genelinde hüküm tutarlılığını koruyor ve kurum genelindeki müzakere farklılıklarını azaltıyor. Gizlilik kararı talepleri (motion to seal): Mahkeme dosyalarının hazırlanması ve hukuki belgelerdeki bilgilerin karartılmasına ilişkin manuel yükü ortadan kaldırıyor. Hassas ifadeleri ve kişisel verileri akıllı biçimde tespit edip uygulayıcının hızlı onayına sunarak gizliliği korurken dosyalama süreçlerini önemli ölçüde hızlandırıyor.Gizlilik sözleşmesi taslaklarının hazırlanması: Kurum standartlarını ve mantıksal belge hiyerarşisi uygulayan yapısal doğruluk kontrolü sayesinde sözleşme oluşturmayı bir üst seviyeye taşıyor. Hukuk ekiplerinin eksiksiz biçimlendirme güvencesiyle ve minimum inceleme yüküyle gizlilik sözleşmeleri üretmesine imkan tanıyor. Entegre ve Güvenli Bir Yapay Zeka Platformuyla Sağlanan Katma Değer Google’ın uçtan uca yapay zeka yığını (AI stack) üzerine inşa edilen Gemini Enterprise for Legal, küresel altyapıyı, özel tasarım çiplerini, temel modelleri ve yapay zekaya hazır veri platformunu kapsıyor ve her katmanda maliyet performansı ile optimizasyon sunuyor. Yığının tamamında güvenlik en öncelikli unsur olmaya devam ediyor: Müvekkil verileri, promptlar ve çıktılar tamamen kurumun özel bulut sınırları içinde kalıyor, temel modeller hiçbir zaman müşteri verileriyle eğitilmiyor ve mevcut erişim izinleri doğrudan konnektörler aracılığıyla devralınıyor. Önde gelen hukuk bürolarının Gemini Enterprise for Legal’ı erken benimsemesi, çözümün hukuk operasyonlarına sağladığı somut ve anlık değeri ortaya koyuyor. Cleary Yönetici Ortağı Jeff Karpf, “Cleary, yapay zekayı iş akışlarımıza stratejik ve rekabetçi yollarla entegre etme konusunda kararlı. Günlük çalışma araçlarıyla kusursuz biçimde bütünleşebilen Google Gemini Enterprise sayesinde ekiplerimiz için daha yüksek verimliliğin önünü açabiliyor ve müvekkillerimize daha da kaliteli işler sunmalarına destek olabiliyoruz.” dedi. Freshfields Global Yönetici Ortağı Alan Mason ise şunları söyledi: “Hukuk sektörü, hızlanan bir değişim ve dönüşüm dönemine giriyor. Freshfields için fırsat; Gemini Enterprise for Legal gibi öncü teknolojileri uzmanlığımız, güçlü yönetişim yapımız ve kurumsal bilgi birikimimizle ne kadar etkili birleştirip müvekkillerimiz için değer yaratabildiğimizde yatıyor. Google Cloud ile stratejik ve çok yıllı iş birliğimiz, bu çalışmayı hızlandırmamıza ve hukuki hizmetleri sunma biçimimizi geliştirmemize yardımcı oluyor.” Weil’in yeni Yönetici Ortağı Ramona Nee, “Google ile iş birliğimiz, ortaya çıkan yeteneklere erken erişim sağlarken platformu üst düzey hukuk pratiğinin gerçeklerine göre şekillendirmemize de imkan tanıyor. Sonuç, müvekkillerimizin Weil’den beklediği yenilikçi ve yüksek kaliteli hizmeti sunmaya devam etmemize yardımcı olan bir teknoloji. Yapay zeka yeteneklerimizi daha da ileri taşırken Google Cloud mühendisleri ve Gemini Enterprise ürün ekibiyle birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Aon: Rekabet ve Kapasite Artışı Sigorta Maliyetlerini Aşağı Çekiyor Haber

Aon: Rekabet ve Kapasite Artışı Sigorta Maliyetlerini Aşağı Çekiyor

Rapora göre, güçlü rekabet, yüksek kapasite ve sigorta sektöründeki sağlam sermaye yapısı, birçok ana branşta müşteriler lehine piyasa koşullarının devam etmesini sağladı. Türkiye’de özellikle kurumsal şirketlerin mal varlığı, iş durması, genel sorumluluk ve siber riskler sigortalarında uluslararası kapasiteye erişim imkanları artarken, güçlü risk yönetimi uygulamalarına sahip şirketlerin daha avantajlı şartlar elde etmesi mümkün oluyor. Küresel ticari sigorta piyasasında fiyatlama eğilimleri; ürün, sektör, coğrafya ve risk profiline göre farklılaşmayı sürdürürken, EMEA, Asya, Latin Amerika ve Pasifik bölgelerinde ticari sigorta fiyatları yüzde 10’a kadar geriledi. Mal varlığı, sorumluluk ve siber sigortalarda yüksek kapasite ve rekabet fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir etki oluştururken, ticari araç ve ABD’deki sorumluluk sigortalarında hasar eğilimleri ve hasar enflasyonu nedeniyle daha zorlu piyasa koşulları gözlendi. EMEA’da yüksek kapasite ve rekabet fiyatları aşağı çekti EMEA bölgesinde sigorta pazarı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde de alıcılar açısından avantajlı görünümünü korudu. Güçlü sigorta şirketi performansı, rekabetçi reasürans koşulları ve yüksek kapasite; özellikle mal varlığı, sorumluluk, siber ve yönetici sorumluluk (D&O) sigortalarında müşterilere fiyat, teminat ve limitler açısından daha fazla seçenek sundu. Mal varlığı sigortalarında bölgenin büyük bölümünde, büyük ve karmaşık riskler için önemli fiyat indirimleri görülürken, artan kapasite sigorta şirketleri arasındaki rekabeti derinleştirdi. Siber sigortalarda da kapasite artışı ve rekabet, fiyatların gerilemesini destekledi; iyi yönetilen ve güçlü performans gösteren riskler için daha geniş teminat ve daha yüksek limit imkânları öne çıktı. Jeopolitik gelişmeler küresel sigorta pazarını şekillendiriyor Rapora göre jeopolitik gelişmeler, küresel sigorta pazarını şekillendiren en önemli unsurlardan biri olmaya devam ediyor. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler; savaş, siyasi şiddet, denizcilik ve enerji risklerine yönelik sigorta koşullarında daha temkinli bir yaklaşımı beraberinde getiriyor. Jeopolitik risklerin yanı sıra tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar, siber tehditler ve operasyonel bağımlılıklar da sigorta şirketlerinin risk değerlendirmelerinde daha fazla önem kazanıyor. Bu ortamda sigorta şirketleri, riskleri daha net ayrıştırmak için veri ve analitik kullanımını artırırken, sigortalı şirketlerin sunduğu risk verilerinin kalitesi de sigortalama süreçlerinde giderek daha belirleyici hale geliyor. Yapay Zekâ risk değerlendirme süreçlerinde daha fazla kullanılıyor Yapay zekâ ve gelişmiş analitik uygulamaları, sigorta şirketlerinin risk değerlendirme süreçlerinde giderek daha fazla yer buluyor. Sigorta şirketleri, riskleri daha doğru analiz etmek ve sermayelerini daha seçici kullanmak için yapay zekâ, ileri analitik ve kapsamlı veri setlerinden yararlanıyor. Yapay zekanın kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte veri gizliliği, algoritmik hata ve yeni sorumluluk alanları sigorta sektörünün gündemindeki yeni risk başlıkları arasında yer alıyor. Bununla birlikte rapor, yapay zekanın henüz fiyatlama modellerini kökten değiştirmediğine işaret ediyor. 2026 yılının ikinci çeyreğinde fiyatlamayı belirleyen temel unsurlar güçlü rekabet ve yüksek kapasite olmaya devam ederken, yapay zekâ daha detaylı ve bilgiye dayalı risk değerlendirmelerini destekleyici bir rol üstleniyor. Siber riskler, veri gizliliği ve yapay zekaya bağlı yeni sorumluluk alanları ise sigorta şirketlerinin yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor. “Riskin niteliği fiyat ve koşullarda daha belirleyici hale geliyor” Rapor sonuçlarını değerlendiren Aon Türkiye Kurumsal Risk Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tevfik Erdengi, şunları söyledi: “2026 yılının ikinci çeyreğinde yüksek kapasite ve güçlü rekabet, birçok alanda sigorta satın alan şirketler açısından avantajlı bir sigorta pazarı sunmaya devam etti. Ancak bu tablo tüm riskler için aynı değil. Jeopolitik gelişmeler, hasar enflasyonu, siber tehditler ve yapay zekayla birlikte ortaya çıkan yeni riskler, sigorta şirketlerinin daha seçici hareket etmesine neden oluyor. Bu nedenle şirketlerin risklerini doğru tanımlaması, nitelikli veriyle ortaya koyması ve değişen koşullara uygun bir risk finansmanı stratejisi oluşturması giderek daha fazla önem kazanıyor. Aon olarak global uzmanlığımızı, veri ve analitik yetkinliklerimizi yerel pazar bilgimizle bir araya getirerek müşterilerimizin değişen risk ortamında daha sağlıklı ve stratejik kararlar almasına destek oluyoruz.” Aon’un değerlendirmesine göre sigorta şirketleri artık sadece sektöre veya coğrafyaya değil, şirketlerin risklerini ne ölçüde yönettiğine de daha yakından bakıyor. Bu nedenle kaliteli risk verisi, etkin siber güvenlik uygulamaları ve güçlü risk yönetimi süreçleri, şirketlerin daha avantajlı fiyat ve teminat koşullarına erişmesinde kritik rol oynuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.