Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Robotik

Kapsül Haber Ajansı - Robotik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Robotik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

WIN EURASIA 2026, KOBİ’lerin Otomasyona Geçişinde Kritik Eşik Olacak Haber

WIN EURASIA 2026, KOBİ’lerin Otomasyona Geçişinde Kritik Eşik Olacak

2025 yılında ertelenen robotik yatırımlar yeniden devreye girerken, KOBİ’lerin otomasyona yönelimi 2026’da belirgin şekilde artıyor. Robot Entegratörleri ve Yüksek Teknolojili Sistem Üreticileri Derneği (ROBODER), bu dönüşümün en somut yansımalarını Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan WIN EURASIA’da ortaya koyacak. “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla gerçekleştirilecek fuarda robotik, otomasyon ve entegre üretim çözümleri ön planda yer alırken, sektörün daha karmaşık ve katma değerli projelere yöneldiği yeni dönemin işaretleri paylaşılacak. Gelecekte otomasyon ve robotlardan bağımsız bir üretim modelinin mümkün olmadığını vurgulayan ROBODER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yarış, rekabetçi kalmak isteyen tüm imalatçılar için otomasyonun temel bir gereklilik haline geldiğini belirtti. Yarış, 2026 yılına ilişkin beklentileri değerlendirirken, ekonomik koşulların daha öngörülebilir hale gelmesiyle yatırım kararlarının artacağını, bu büyümenin daha geniş sektörlere yayılacağını ve KOBİ’lerin otomasyona daha güçlü yönelmesinin beklendiğini ifade etti. Daha karmaşık ve katma değerli projelerin öne çıktığı yeni döneme dikkat çeken Yarış, WIN EURASIA’nın 2026’da bu dönüşümü tüm boyutlarıyla ortaya koyacağını vurguladı. Robotik çözümler yeni sektörlere yayılıyor Robotiğin otomasyonun merkezinde yer aldığını söyleyen Yarış, “Endüstriyel robotlar, doğru mühendislik ve yazılımla bir araya geldiğinde üretim süreçlerini baştan sona değiştirebilen sistemler hâline geliyor. Otomasyonun en ucunda yer alsalar da, görsel olarak en hareketli parçaları olarak robotlar ön plana çıkarılıyor. Kimse otomasyon işimizi elimizden alacak mı diye sormuyor; herkes robotlar işimizi elimizden alacak mı diye soruyor” şeklinde konuştu. Geçmişte daha çok otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörlerde kullanılan robotik çözümlerin, bugün savunma sanayi, gıda ve özel makine imalatı gibi alanlarda da ciddi şekilde tercih edilmeye başlandığını aktaran Yarış, “Önümüzdeki dönemde bu kullanım alanlarının daha da genişleyeceğini düşünüyoruz” diye konuştu. WIN EURASIA, sektörün iş geliştirme merkezi haline geldi WIN EURASIA’nın robotik sektörün nabzının tutulduğu bir platform olduğunu söyleyen Yarış, “Hem Türkiye’den hem de çevre ülkelerden gelen ziyaretçiler sayesinde firmalar kendilerini doğru kitleye anlatma imkânı buluyor. Çözüm arayanlarla çözüm sunanların buluşma noktası olan fuar, konumunu her geçen yıl güçlendiriyor. Bu güçlü organizasyona sektörümüz yüksek ilgi gösteriyor; firmalar geliştirdikleri yeni makineleri ve teknolojileri sergilemek için bu fuarı önemli bir fırsat olarak görüyor. Aynı zamanda sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek ve yeni teknolojileri yerinde incelemek açısından da çok değerli bir organizasyon. Yeniliklere odaklanırken aynı zamanda güçlü iş bağlantılarının kurulduğu, mevcut ilişkilerin pekiştirildiği bir buluşma zemini sunuyor; katılımcı olmasa dahi ziyaret amacıyla gelerek iş bağlantılarını güçlendiren firmalarımız olduğunu da sürekli olarak gözlemliyoruz” ifadelerini kullandı. Entegre robotik çözümler ve özel makineler öne çıkacak WIN EURASIA 2026’da ağırlıklı olarak robotik kaynak uygulamaları, özel amaçlı makineler ve entegre robotik çözümlerin baş rolde olacağını belirten Yarış, “Üyelerimiz, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarladıkları ‘terzi usulü’ makinelerle fuarda yer alacak. E3TAM, Intecro Robotik, Özmetal Sanayi ve Ticaret, Kolarc Makine İmalat, Siff Elektromekanik, Tezmaksan Robot ve Otomasyon Teknolojileri, Festo, Willtech Otomasyon Sistemleri, Vibbes Makine Otomasyon, Vias Endüstriyel Çözümler Otomasyon ve Hid-tek Makina gibi üyelerimiz de geliştirdikleri çözümlerle fuara katılım sağlayacak. Bu yaklaşım, ziyaretçilerin kendi üretim süreçlerine uygun çözümleri yerinde görmesine ve sektörün sunduğu fırsatları bütüncül şekilde değerlendirmesine imkân tanıyacak. WIN EURASIA’nın daha fazla ziyaretçi çekmesini ve özellikle nitelikli iş görüşmelerine zemin hazırlamasını bekliyoruz. Zorlu geçen bir dönemin ardından, yeni projelerin ve iş birliklerinin filizlendiği bir fuar olmasını temenni ediyoruz” dedi. Katma değerli projelerde yerli şartı kritik rol oynuyor Yarış, 2025 yılının sektör açısından zorlu geçtiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Yılın ilk yarısında yüksek faiz ortamı, ikinci yarıda faiz indirimi beklentisi yatırımların ötelenmesine neden oldu. Ancak yılın son çeyreğinde faizlerdeki gevşeme ve döviz kurundaki hareketlilikle birlikte ertelenmiş projelerin yeniden gündeme geldiğini gördük. 2025 yılında sektörün en büyük sorunu finansmana erişim oldu; yatırım iştahı devam etmesine rağmen firmalar uygun koşullarda finansman bulmakta zorlandı ve bu durum robotik yatırımları da yavaşlattı. Önümüzdeki dönemde uzun vadeli, öngörülebilir finansman modellerinin devreye alınması ve katma değeri yüksek projelerin yerli şartı ile desteklenmesi kritik önem taşıyor.” Robotik ekosistemi tek çatı altında buluşturuyoruz Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise fuarın robotik ve otomasyon ekosistemi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “WIN EURASIA, üretimde dijital dönüşümün hız kazandığı dönemde, robotik ve otomasyon teknolojilerinin tüm paydaşlarını bir araya getiren güçlü bir platform sunuyor. ROBODER ve üye firmalarının fuara gerçekleştirdiği katılım, Türkiye’nin robotik sistemler ve entegre üretim çözümlerindeki mühendislik kapasitesini ve rekabet gücünü ortaya koyuyor. 10-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek fuarımız; verimlilik, esneklik ve sürdürülebilir üretim başlıklarında sektöre yön veren teknolojilere ev sahipliği yapacak. WIN EURASIA’nın, yeni iş birliklerinin kurulmasına ve robotik sektörümüzün büyüme ivmesini güçlendirmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güzellik Sektöründe Dört Günde 20 Binden Fazla Ziyaretçi Haber

Güzellik Sektöründe Dört Günde 20 Binden Fazla Ziyaretçi

Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’dan Körfez ülkelerine kadar geniş bir coğrafyadan gelen sektör profesyonelleri, yenilikçi ürünler, workshoplar ve uygulamalı eğitimlerle dolu bu organizasyona yoğun ilgi gösterdi. Bu yıl 22. 375 bin ziyaretçi, 100’ e yakın katılımcı ve 500’ den fazla uluslararası, yerli ve yabancı marka katılımıyla gerçekleşen bu fuarda, tüm paydaşların bir araya gelmesi ile güçlü bir ticaret ağı kuruldu. Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı, Türkiye’nin uluslararası güzellik ve medikal estetik alanındaki güçlü konumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Fuar, yalnızca ürün ve hizmet sergilemekle kalmayıp; bilgi paylaşımı, deneyim ve inovasyonu bir araya getiren bir ekosistem sunarak, sektörün hem bugünü hem de geleceğini şekillendiren bir platform olarak öne çıktı. GÜZELLİK & BAKIM SEKTÖRÜNDE TÜRKİYE’NİN KÜRESEL ROLÜ Fuar boyunca Türkiye’nin medikal estetik ve güzellik alanındaki güçlü altyapısı ve ileri teknolojiye dayalı uygulamaları uluslararası ziyaretçiler tarafından yakından incelendi. Sağlık turizmi ve artan talep, Türkiye’nin bölgesel bir merkez olma konumunu güçlendirdi. Sektörde yaklaşık 600 milyar dolarlık hacme ulaşan Türkiye pazarı, küresel güzellik ve bakım endüstrisi içinde stratejik bir konumda bulunuyor. YAPAY ZEKA VE ROBOTİK SİSTEMLERLE GELECEĞİN ESTETİĞİ DENEYİMLENDİ 2026 edisyonunun en dikkat çeken başlıklarından biri, yapay zekâ destekli cihazlar ve robotik uygulamalar oldu. Türkiye’de ilk kez tanıtılan estetisyensiz zayıflama robotu, cilt nemi, elastikiyet ve hassasiyet gibi parametreleri analiz ederek kişiye özel protokoller oluşturabiliyor. Katılımcılar, cihazın bireyselleştirilmiş uygulama yeteneklerini canlı olarak deneyimleyerek teknoloji ile estetiğin buluşmasına tanıklık etti. Bunun yanı sıra egzozom teknolojileri, fraksiyonel lazer sistemleri, mikro iğne uygulamaları ve oksijen terapileri; medikal estetikte bilimsel ve hücresel temelli yaklaşımların önemini bir kez daha ortaya koydu. Yeni nesil cilt bakım cihazları ve yapay zekâ destekli analiz sistemleri, profesyonellerin uygulamalı eğitimlerde öğrenme ve deneme fırsatını artırdı. İLHAM, BİLGİ VE USTALIĞIN BULUŞTUĞU SAHNE MASTERCLASS 38. Güzellik & Bakım İstanbul, bu yıl gerçekleştirilen MasterClass oturumlarıyla sektördeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. 4 gün boyunca düzenlenen 35’den fazla oturumda, alanında uzman 45’den fazla konuşmacı sahne aldı. Fuarın ilk gününde MasterClass Medical Aesthetics sahnesinde medikal estetik alanında uzman doktorlar yer alırken; ikinci gün MasterClass Anti-Aging & Skin Care sahnesinde dermatoloji uzmanı doktorlar, diş hekimleri, uzman eczacılar ve doğal gençleşme uzmanları bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Üçüncü gün, MasterClass Make-Up ta makyaj sanatının yenilikçi eğitmenleri ve profesyonel makyaj sanatçıları sahnedeydi. Dördüncü ve son gün ise MasterClass Hair Show sahnesinde, saç sanatının usta ismi Sabit Akkaya’nın konuk olduğu söyleşi büyük ilgi gördü. Aynı gün Kuaförler Derneği Artistik Team, gerçekleştirdikleri etkileyici saç show’larıyla etkinlik alanında ziyaretçilere görsel bir şölen yaşattı. BÜTÜNCÜL GÜZELLİK VE SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRLARI Fuar kapsamında gerçekleştirilen MasterClass oturumları, sektörün geleceğini şekillendiren bilimsel ve uygulamalı içeriklerle katılımcılara aktarıldı. Longevity, anti-aging, mezoterapi, aromaterapi, holistik cilt bakımı ve wellness başlıklarında düzenlenen oturumlar, ziyaretçilere yalnızca teorik bilgi değil, uygulamalı deneyim imkânı sundu. Uzmanlar, estetik anlayışının artık yalnızca dış görünümle sınırlı olmadığını; sağlıklı yaş alma, hücresel yenilenme ve bütüncül bakım yaklaşımlarının ön plana çıktığını vurguladı. Katılımcılar, egzozom uygulamaları ve kişiye özel tedavi protokolleri ile geleceğin estetik trendlerini doğrudan gözlemleme fırsatı buldu. SAÇ VE MAKYAJ TRENDLERİ MASTERCLASS SAHNELERİNDE BULUŞTU “Make – Up” MasterClass’larında ise katılımcılar profesyonel makyaj uzmanlarının rehberliğinde yüz hatlarına ve cilt tipine uygun teknikleri, renk uyumu ve efekt uygulamalarını deneyimledi. Oturumlar, ziyaretçilere güncel trendleri uygulamalı olarak öğrenme fırsatı sunarken, profesyonel standartların birebir aktarılmasını sağladı. Bu bütüncül yaklaşım, sektör profesyonellerinin bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken, katılımcılara saç ve makyaj tasarımında kapsamlı bir deneyimi sundu. “Hair Show” MasterClass oturumları, uluslararası saç profesyonellerinin katkılarıyla katılımcılara sunuldu. Küresel trendler, ileri kesim teknikleri ve renk uygulamaları sahnede sergilendi. Ziyaretçiler hem teknik hem sanatsal bakış açısıyla saç tasarımındaki yenilikleri uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Haute couture yaklaşımlar, modern kuaförlük teknikleri ve gelişmiş renk teknolojileri etkinliklerin öne çıkan içerikleri arasında yer aldı. Profesyoneller, farklı saç yapıları ve stil tercihlerine uygun çözümleri canlı olarak göstererek sektöre ilham verdi. “FUAR, SADECE BUGÜNÜ DEĞİL GELECEĞİ DE İNŞA EDİYOR” Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TG Expo Güzellik & Bakım Fuarı Proje Direktörü Gökhan Büyükataman, organizasyonun küresel etkisine dikkat çekerek: "Güzellik & Bakım İstanbul’u sadece bir fuar olarak görmek eksik olur. Burası, sektörün dönüşümünü hızlandıran, bilgi ve deneyimi inovasyonla buluşturan stratejik bir platform. Bu yıl hem ziyaretçi hem de uluslararası marka katılımında önemli bir ivme yakaladık. Yapay zekâ destekli teknolojiler, kişiselleştirilmiş bakım uygulamaları, kuaförlük ve saç tasarımındaki yenilikler, profesyonel makyaj ve tırnak sanatındaki gelişmeler, wellness ve longevity yaklaşımları fuarın ana gündemini oluşturdu. Katılımcılar, ürünleri incelemenin ötesinde, uygulamalı deneyimlerle sektördeki dönüşümü yakından gözlemleme şansı buldu. Önümüzdeki yıllarda da bu etkileşimi daha da büyüterek, Türkiye’yi güzellik ve bakım sektöründe uluslararası bir merkez olarak konumlandırmayı sürdüreceğiz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai'ye iF Design 2026’da 21 Ödül Birden Haber

Hyundai'ye iF Design 2026’da 21 Ödül Birden

Hyundai Motor Company, dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan iF Design Award 2026’da önemli bir başarı elde etti. Hyundai, Otomobil/Araç Tasarımı, Marka & İletişim Tasarımı ve Ürün Tasarımı dahil olmak üzere 8 farklı kategoride toplam 21 ödül kazanarak 2025 yılındaki performansını da geride bıraktı. Hyundai’nin bu geniş kapsamlı başarısı, yalnızca araç tasarımındaki mükemmeliyetini değil, aynı zamanda markanın küresel ölçekte kimliğini yeniden şekillendiren yenilikçi bir yaşam tarzı markasına dönüşümünü de gözler önüne seriyor. Hyundai’ye iF Design Award kazandıran ürün ve projeler Hyundai, Ürün Tasarımı kategorisinde yüksek performanslı tamamen elektrikli sedan modeli IONIQ 6 N, kompakt elektrikli konsept modeli Concept THREE ve çok yönlü robotik mobilite platformu MobED Urban Hopper & Golf ile öne çıktı. Jüri, Hyundai’yi birçok yaratıcı projede ve farklı kategorilerde de ödüllendirdi. Elektrikli araç şarj istasyonunda geçen gerilim dolu kısa film ‘Night Fishing’, Marka & İletişim Tasarımı kategorisinde iki ödül kazandı. Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore’da yer alan ve dünyanın ilk etkileşimli robotik tabanlı akıllı tarım uygulaması olan HMGICS CX Smart Farm, insan odaklı teknolojisiyle hem Marka & İletişim Tasarımı hem de Kullanıcı Deneyimi (UX) kategorilerinde iki ödüle layık görüldü. Hyundai Motor Grubu’nun ilk yazılım markası olan Pleos da aynı kategoride ödül kazanarak mobilite inovasyonuna yön veren tasarım yaklaşımını ortaya koydu. Diğer ödül kazanan projeler arasında; ağaçlardan elde edilen ekolojik verileri yapay zekâ ile dile dönüştüren ‘Tree Correspondents’ sosyal sorumluluk kampanyası ve Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore bünyesinde yer alan ‘Na Oh’ Kore restoranı ile bu restoranın felsefesini anlatan arşiv kitabı da bulunuyor. Bu başarı Hyundai Motor için ne ifade ediyor? Farklı kategorilerde elde edilen bu başarı, Hyundai’nin tasarım ve yaratıcılık odaklı dönüşümünün güçlü bir göstergesi niteliğinde. Mimari, iletişim ve kullanıcı deneyimi gibi alanlarda kazanılan ödüller, markanın küresel bilinirliğini artırırken, her alanda tasarım mükemmeliyetine verdiği önemi de vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ile Almanya’dan Yapay Zekâda Güç Birliği Haber

Türkiye ile Almanya’dan Yapay Zekâda Güç Birliği

Merkezde, Avrupa’nın en büyük uygulamalı araştırma kuruluşlarından biri olan Fraunhofer Enstitüsü ve IIB ile yapay zekâ alanında iş birliği başta olmak üzere ulusal ve uluslararası çok sayıda teknoloji projesinin yürütülmesi hedefleniyor. Merkezin açılışına Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, Fraunhofer Enstitüsü IOSB Almanya Müdürü Dr. Olaf Sauer, IIB International Institute of Business Enterprises Kurucusu Recep Tanrıkulu, IIB Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu ve Teknopark İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Dr. Burak Keskik ile çok sayıda yerli ve yabancı konuk ve öğrenci katıldı. Teknopark İstanbul’daki Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Merkez Üssü uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezde yer aldığı bütüncül bir ekosistem olarak kurgulandı. Fikirden pazara uzanan yeni nesil girişimcilik modeli olan Girişim Stüdyosu ile öğrenciler, akademisyenler ve şirketlerin bir araya geldiği ortak bir üretim havuzu oluşturulması hedefleniyor. Bu ekosistemde yeni teknolojilerin geliştirilmesi, startup’ların kurulması, fon sağlayıcı kurumların sürece dahil olması ve fikirden ürüne giden tüm süreçlerin desteklenmesi amaçlanıyor. Bu yapısıyla merkez, sadece araştırma değil, aynı zamanda ticarileşme odaklı bir inovasyon platformu olmayı hedefliyor. Dalan: Yapılan İş Birliği Türkiye için Önemli Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, “Yapılan iş birliği sadece Yeditepe Üniversitesi için değil, Türkiye için de önemlidir. Fraunhofer Enstitüsü, Almanya’da ve dünyada yeni teknolojiler konusunda önde gelen bir kurumdur. Bu kurumdan alınan sertifikalar da dünyanın her yerinde kabul görmektedir. Fraunhofer Enstitüsü ile iş birliğini yapay zekâ alanında başlatıyoruz; ancak ileride diğer tüm teknoloji alanlarında da birlikte çalışma imkânımız olacak. Bu nedenle bunu Türkiye’nin teknolojik gelişimi açısından değerli bir adım olarak görüyorum. Yeditepe Üniversitesi günümüzde Ar-Ge’de uluslararası alanda tanınır bir konumdadır. Bugün de Fraunhofer Enstitüsü ile iş birliğine imza attık. Bu iş birliğiyle çok daha önemli çalışmalar gerçekleştirilecektir” dedi. Prof. Dr. Durman: Fikirlerin Ürünlere Dönüştüğü Çalışmalar Yapılıyor Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da, “Teknopark İstanbul ile Yeditepe Üniversitesi arasında son zamanlarda güzel iş birlikleri gerçekleşiyor. Teknopark içerisinde üniversitemizin de büyük bir teknoloji üssü bulunuyor. Araştırmalarımızı geleceğe ve girişimciliğe yönelik olarak, öğrenci ve akademisyenlerin bir araya geldiği bir alanda yürütüyoruz. Merkezde, fikirlerin ürünlere dönüştüğü çalışmalar yapıyoruz. Bu süreçte Teknopark yöneticilerinin de değerli desteklerini alıyoruz” diye konuştu. Sauer: Türkiye Bizim için Stratejik Bir Ortak “Türkiye bizim için stratejik bir ortak” diyen Dr. Olaf Sauer ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Fraunhofer, Yeditepe Üniversitesi ve IIB çok değerli, uluslararası bir iş birliği başlattı. Yeditepe Üniversitesi, Fraunhofer Enstitüsü’yle iyi bir şekilde birbirini tamamlayan modern altyapıya, Ar-Ge kapasitesine ve fikri mülkiyet (IP) birikimine sahiptir. İş birliği kapsamında başlangıçta Türkiye’deki üretim sanayi ya da Türkiye’de faaliyet gösteren Alman şirketleri için Endüstri 4.0, Veri Yönetimi, Endüstriyel Yapay Zekâ ve dijital ikizler alanlarına odaklanacağız. Elbette iş birliği zamanla diğer alanlara da genişleyebilir. Türkiye, Asya ile Avrupa arasındaki tedarik zincirlerinde stratejik bir konuma sahiptir. Bu nedenle, dayanıklı tedarik zincirleri, üretim ve montaj kapasitelerinin yakın coğrafyalara taşınması ile robotik ve yeşil dönüşüm/döngüsel ekonomi gibi alanlarda çözümler geliştirileceğini ve uygulanacağını öngörüyoruz. Aynı zamanda üretim, montaj, malzeme akışı, lojistik ve ilgili bilişim uygulamaları alanlarında yetkinlik kazanan genç uzmanlar yetişecektir. Gelecekte ihtiyaç duyulan da tam olarak bu yetkinliklerin birleşimidir. Yeditepe Üniversitesi, bu gelişmeler doğrultusunda uluslararası bir Ar-Ge ortağı olarak konumlanabilir ve kendini daha görünür kılabilir. Profesörlerin ve araştırmacıların, örneğin üretim ve otomasyon teknolojileri alanında CIRP, IFAK, IEEE gibi bilimsel topluluklara entegre olması sayesinde Yeditepe Üniversitesi, güçlü ve ilgili yetkinliklere sahip, saygın bir Ar-Ge ortağı olarak konumunu pekiştirebilir.” Prof. Dr. Bayat: Hedefimiz Yapay Zeka ile Küresel Açılım Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat ise şunları söyledi: “YZ UAM (Yapay Zeka Uygulama ve Araştırma Merkezi) ve Girişim Stüdyosu, uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezde yer aldığı bütüncül bir ekosistem olarak kurgulanmıştır. Bu yapı kapsamında, özellikle TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleri yürüterek yapay zekâ alanında küresel açılım hedefliyoruz. Aynı zamanda teknoloji ve eğitim transferi odaklı çalışmalar yapılacaktır. Yeni nesil Girişim Stüdyosu modeliyle; öğrenciler, akademisyenler ve KOBİ’lerin bir araya geldiği ortak bir üretim havuzu oluşturulacaktır. Bu ekosistemde; yeni teknolojiler geliştirilecek, startup’lar kurulacak, fon sağlayıcı kurumlar sürece dahil olacak ve fikirden ürüne giden tüm süreçler desteklenecektir. Bu yönüyle merkez, sadece araştırma değil, aynı zamanda ticarileşme odaklı bir inovasyon platformu olacaktır. Merkezde öğrenciler, akademisyenler ve sektör temsilcileri; etkinliklerde, girişimcilik derslerinde, ortak proje geliştirme süreçlerinde aktif olarak bir araya getirilecektir. Ayrıca TÜBİTAK 1812 Programı ve girişim sermayesi (venture capital) şirketleri ile iş birliği yapılarak, projeler finansal kaynaklarla desteklenecektir.” Öncelik Sağlık, Robotik ve Otomotivde Prof. Dr. Bayat, “Yeditepe Üniversitesi, başta Fraunhofer Enstitüsü olmak üzere uluslararası partnerlerle birlikte Endüstri 4.0 ve dijitalleşme projeleri yürütmektedir. Bu kapsamda, üretim ve sanayi tesislerinde yapay zeka tabanlı otomasyon çözümlerinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası konsorsiyumlar aracılığıyla; sağlık, robotik, otomotiv, çelik ve alüminyum gibi farklı alanlarda çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Avrupalı partnerlerle birlikte, sanayiye yönelik yapay zeka eğitim programları planlanmaktadır. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik tarafında ise İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle geliştirilen “Karbon Chatbot” projesi ile karbon yakalama ve yeşil dönüşüm teknolojilerine katkı sağlanmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği üretim ekosistemine (Made in EU) entegrasyon sürecinin de bu alanlarda önemli bir ivme yaratması beklenmektedir” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MG International Fragrance Company, Yüksek Katma Değerli Ürünleriyle Büyümeyi Sürdürüyor Haber

MG International Fragrance Company, Yüksek Katma Değerli Ürünleriyle Büyümeyi Sürdürüyor

MG International Genel Müdür Yardımcısı Bülent Konca, 2026 yılında inovatif teknoloji içeren yüksek katma değerli ürünleriyle, cirodaki payının %10'a çıkarmayı hedeflediklerini anlattı. Uluslararası esans üreticisi MG International Fragrance Company, 2025 yılı performansını ve gelecek vizyonunu paylaştı. Şirket, ihracat odaklı büyüme stratejisi ve sürdürülebilirlik yatırımlarıyla yılı hedefleriyle uyumlu bir şekilde tamamladı. "Döviz Bazında Çift Haneli İstikrarlı Büyümemize Devam Ettik'' Esans sektörünün 2025 yılını değerlendiren MG International Fragrance Company Genel Müdür Yardımcısı Bülent Konca, ekonomik zorluklara rağmen başarılı bir performans sergilediklerini belirterek şunları söyledi: "Yıl başında belirlediğimiz rakamsal hedeflere ulaşmış olmak, stratejik planlamamızın doğruluğunu teyit etti. Üretim, ciro ve ihracat tarafında döviz bazında çift haneli istikrarlı büyümemize 2025 yılında da devam ettik. Ülkemizde yaşanan finansmana erişim maliyetleri ve iç pazardaki daralmaya karşı ihracat odaklı büyüme stratejisiyle hareket ederek hem şirketimiz için sürdürülebilir bir model oluşturduk hem de Türk kimya ihracat hedeflerine ve döviz rezervine destek vermeye devam ettik." İhracat Odaklı Büyüme Stratejisi 2025 yılının Türkiye ekonomisi açısından zorlu bir dönem olduğuna dikkat çeken Konca, finansmana erişim maliyetlerindeki artış, iç pazarda talep daralması ve satın alma gücündeki düşüşün sanayiciler üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Buna rağmen MG International Fragrance Company'nin ihracat odaklı büyüme stratejisiyle hareket ettiğini vurgulayan Konca, şirketin global pazarlardaki konumunu güçlendirerek döviz kazandıran üretim modelini sürdürdüğünü ifade etti. Ev Kokuları ve Kişisel Bakım Kategorileri Yükselişte 2025 yılında son kullanıcı davranışlarındaki değişimin sektöre doğrudan yansıdığını ifade eden Konca, hibrit çalışma modelinin kalıcılaşmasıyla ev kokulandırma kategorisinin (bambu çubuklu oda kokuları, mumlar, difüzörler) güçlü bir ivme kazandığını belirtti. Ayrıca "iyi olma hali" yaklaşımının kişisel bakım ve EDT kategorilerinde talebi artırdığını, dijitalleşmenin ise yeni koku lansmanlarının son kullanıcıyla buluşma hızını ciddi ölçüde etkilediğini vurguladı. AR-GE ve İnovasyonda Hedef Büyüttü Şirketin teknoloji içeren inovatif ürünleri, 2025 yılı sonunda toplam cironun %5'ini oluşturdu. Bülent Konca, Ar-Ge vizyonuna dair şu bilgileri paylaştı: "Geliştirdiğimiz teknolojik formülasyonlar, markaların ürün iletişiminde güçlü alanlar yarattı. Önümüzdeki iki yıl içinde hedefimiz, inovatif teknoloji içeren yüksek katma değer yaratan ürünlerin cirodaki payını %10 seviyesine çıkarmak. Bu, Türk esans sektörünün global arenada daha rekabetçi bir konuma taşınması adına stratejik bir adımdır." 2026 yılında operasyonel disiplini korumayı ve kur dengesindeki gerçekçi zeminin katkısıyla daha sağlam bir büyüme ivmesi yakalamayı hedeflediklerini anlatan Bülten Konca, ambalaj tarafında da 2026 yılında geri dönüştürülmüş içerikli (PCR) ambalajlara geçmeyi planladıklarını sözlerine ekledi. Sürdürülebilirlik Alanında Örnek Başarılar MG International, 2025 yılında sürdürülebilirlik çalışmalarıyla pek çok ödüle layık görülmüştü. Kocaeli Sanayi Odası tarafından verilen Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülleri'ni birden fazla kez kazanan şirket, aynı zamanda Sürdürülebilir İş Ödülleri kapsamında Biyoçeşitlilik Ödülü'nün de sahibi oldu. Şirket, Gebze'deki tesisinde elektrik ihtiyacının tamamını I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası) ile yenilenebilir kaynaklardan karşılarken; gri su geri kazanımı, yağmur suyu hasadı ve robotik üretim teknolojileriyle çevresel etkiyi minimize ediyor. Sosyal sürdürülebilirlik kapsamında ise UN Global Compact Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) imzacısı olma süreci devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Gençleri Robotik Teknolojiler ve Yapay Zeka ile Buluşturacak Haber

CW Enerji Gençleri Robotik Teknolojiler ve Yapay Zeka ile Buluşturacak

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, sosyal sorumluluk projelerine hız kesmeden devam ediyor. Eğitime yönelik desteğini sürdüren firma, bu alanda çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. CW Enerji, Döşemealtı Kaymakamlığı ve Döşemealtı Yaygın Eğitimi Destekleme ve Geliştirme Derneği ile birlikte hayata geçirilen DERYA Projesi İş Birliği Protokolü’nü imzaladı. İmzalanan protokol kapsamında Döşemealtı ilçesindeki ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik robotik, teknoloji ve yapay zeka alanlarında çeşitli eğitim programları düzenlenecek. Program çerçevesinde öğrencilere teorik eğitimlerin yanı sıra teknik geziler ve uygulamalı çalışmalar da sunulacak. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, eğitimin ve gençlerin desteklenmesinin sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşıdığını söyledi. Sektör arenasında gerçekleştirdikleri başarılı çalışmaların yanında sosyal sorumluluk çalışmalarıyla da fark yaratmaya devam ettiklerini belirten Sarvan, “Eğitime ve toplumsal gelişmeye büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda kurulduğumuz günden bu yana eğitime destek vermeye devam ediyoruz ve öğrencilerimizin her zaman yanında olmaya özen gösteriyoruz. Gençlerin eğitim ve öğretim hayatlarına katkıda bulunmaktan dolayı oldukça mutluyuz” dedi. Robotik, teknoloji ve yapay zeka alanlarında eğitim programları düzenlenecek Gençlerle daha yaşanabilir bir dünya için el ele çalışmaya devam ettiklerini ifade eden Sarvan, “Gençlerimizin teknolojiyle erken yaşta tanışması, üretim kültürünü benimsemesi ve yenilikçi düşünme becerilerini geliştirmesi ülkemizin geleceği açısından son derece kıymetli. Bu vesileyle Döşemealtı Kaymakamlığı ve Döşemealtı Yaygın Eğitimi Destekleme ve Geliştirme Derneği ile birlikte hayata geçirilen DERYA Projesi İş Birliği Protokolü’nü imzaladık. İmzalanan protokol kapsamında Döşemealtı ilçesindeki ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik robotik, teknoloji ve yapay zeka alanlarında çeşitli eğitim programları düzenlenecek. Program çerçevesinde öğrencilere teorik eğitimlerin yanı sıra teknik geziler ve uygulamalı çalışmalar da sunulacak. Program sonunda öğrencilerin ürettikleri projelerin sergileneceği kapsamlı bir festival de düzenlenecek. Böylesine değerli bir projeye dahil olmak bizim için gurur ve mutluluk verici” diye konuştu. Tarık Sarvan: Genç yeteneklere yatırım yapmaya devam edeceğiz Gençlerin teknolojiyle daha erken yaşta tanışmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getiren Sarvan, üretim kültürünü desteklemek ve onların geleceğin mühendisleri, girişimcileri ve yenilikçileri olarak yetişmesine katkı sunmayı hedeflediklerini kaydetti. Sarvan, CW Enerji olarak sürdürülebilir bir gelecek için eğitime, teknolojiye ve genç yeteneklere yatırım yapmaya devam edeceklerinin altını çizerek, “Gençlerin hayallerini gerçekleştirebilecekleri ortamların oluşturulmasının hem toplumsal gelişim hem de ülkenin teknolojik geleceği için önemli bir adım. Bu tür iş birlikleri de gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarmaları açısından büyük önem taşıyor. CW Enerji olarak yalnızca enerji alanında değil, sosyal sorumluluk projeleriyle de topluma katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi. Sarvan, gençlerin bilgi ve üretim odaklı bir bakış açısıyla yetişmesine destek vermeye devam edeceklerini de sözlerine ekledi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan’a Küresel Başarı Haber

Ford Otosan’a Küresel Başarı

Otomotiv endüstrisinin benzeri görülmemiş bir dönüşüm sürecinden geçtiği günümüzde, artan ürün çeşitliliği ve kırılgan tedarik zinciri yapıları üreticileri daha verimli, daha esnek, daha öngörülü ve dayanıklı olmaya zorluyor. Ford Otosan, 2015 yılından itibaren sürdürdüğü dijital dönüşüm çalışmaları ile şimdi de Yeniköy Fabrikası ile Global Lighthouse Network’e dahil oldu. Ford Otosan, 2019 yılında Global Lighthouse Network ağına katılan Gölcük Fabrikası’nın ardından Yeniköy Fabrikası ile de küresel bir rol model haline geldi. Bu vizyon çerçevesinde, 2023 Kasım ayında yeniden tasarlanarak hayata geçirilen Yeniköy Fabrikası, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Endüstri 4.0 alanında dünyanın en ileri üretim tesislerini bir araya getiren prestijli Global Lighthouse Network (GLN) platformuna kabul edildi. Ford Otosan, Global Lighthouse Network tarafından küresel ölçekte örnek gösterilen üretim tesisi sayısını ikiye çıkarırken bu prestijli platformda Türkiye’den iki tesisiyle yer alan ilk üretim şirketi olma başarısını gösterdi. Aynı zamanda Ford Otosan, Global Lighthouse Network’te iki tesisi bulunan dünyadaki sayılı şirketlerden biri olurken Ford Motor Company bünyesinde bu ağa dahil edilen tek üretim organizasyonu olma özelliğini de taşıyor. Güven Özyurt: “Dijital dönüşümde oyun kurucu konumumuzu güçlendiriyoruz” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ford Otosan olarak Global Lighthouse Network’e 2019 yılında dahil olan Gölcük Fabrikamıza ek olarak şimdi de Yeniköy Fabrikamızla bu prestijli platformda yer almanın kıvancını yaşıyoruz. 2015 yılında başlattığımız uzun soluklu dijital dönüşüm yolculuğu bugün üretimde neyi, ne zaman ve nasıl yapacağımıza karar veren sistemlerin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Yeniköy Fabrikası’nda içten yanmalı, hibrit ve elektrikli motorları aynı hatta üretebilen esnek yapımızla yüksek oktavlı karmaşıklığı veriyle yönetebiliyoruz, kurduğumuz öğrenen ve dayanıklı üretim modeliyle geleceği net bir şekilde planlayabiliyoruz. Yeniden inşasıyla iki yıl gibi kısa bir sürede bu modeli mümkün kılan ekiplerimizin başarısının WEF bünyesinde takdir edilmesi büyük bir başarı. Türkiye’den bu platforma dahil olan tek otomotiv firması olarak, dünyanın en prestijli kuruluşlarının öncü tesisleriyle yer aldığı bu platformda iki fabrikamızla birden yer almak hem şirketimiz hem de ülkemiz adına büyük bir gurur kaynağı. Bu seçkin ödül, şirketimizin dijital dönüşümde ulaştığı seviyenin ve sektörümüzdeki öncülüğümüzün bağımsız ve güvenilir bir otorite tarafından küresel ölçekte bir kez daha tescillenmesi anlamına geliyor. Ödüllü tesislerimizle akıllı üretim teknolojilerinde dünyaya öncülük ediyor, Endüstri 4.0 dönüşümünde küresel ölçekte söz sahibi ‘oyun kurucu’ konumumuzu daha da güçlendiriyoruz.” Yeniköy, “Geleceğin Fabrikası” olarak tasarlandı Ford Otosan, esnek üretim yetkinlikleri sayesinde, 4 binin üzerinde ürün çeşitliliğine rağmen tek bir hat üzerinde yalın ve verimli üretim gerçekleştirilebiliyor. Yeniköy Fabrikası’nın bu başarıya ulaşmasında, akıllı esnek üretim yönetim platformu, yapay zekâ tabanlı kestirimci bakım sistemleri, akıllı çalışan destek sistemleri, GenAI destekli kalite platformları ve yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemleri kritik rol oynadı. Dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamalarındaki öncülüğünü Yeniköy Fabrikası’nda daha da ileriye taşıyan Ford Otosan, bu tesisini anlık veri akışı ve yapay zekâ desteği ile uçtan uca yönetiyor. Akıllı fabrikaların temel özelliği olan kapalı döngü modelini temel alan Yeniköy Fabrikası’nda üretim planlaması gelişmiş veri analitiğiyle yürütülüyor. Bu sayede talep, arz ve süreçlerdeki değişimler son derece dinamik biçimde yönetilebiliyor. Akıllı ve esnek üretim altyapısı, anlık veri ve yapay zekâ desteğiyle uçtan uca yönetilen tesiste gelişmiş robotik, makine görüşü ve simülasyon modellerine dayalı dijital ikiz uygulamaları operasyonların verimliliğini en üst seviyeye taşıyor. Üretim hatlarının tasarımı, senaryo bazlı kapasite analizleri, hatlar arası gerçek zamanlı sıralama ve optimizasyonda kullanılan yapay zekâ teknolojileri ile kapasite kullanımı artırılırken bekleme süreleri azaltılıyor. Yapay zekânın kusursuz entegrasyonu ise verimlilik ve sürdürülebilirlik için üretimin farklı yönlerini optimize ederken tekrarlayan veya fiziksel olarak zorlayıcı görevleri üstlenerek insanlarla iş birliği yapmak üzere tasarlanan cobotlar sayesinde insan-makine iş birliği üretim ortamında verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. Geçmiş aksiyonları ve çözüm kütüphanesini analiz eden Quality AI Agent ile gelinen noktada problem çözme hızı üst seviyeye taşınıyor. Yeniköy Fabrikası’nda halihazırda Transit Custom’ın 1000’den fazla farklı versiyonu, 90’ın üzerinde ihracat pazarı için üretiliyor. Kurulan güçlü teknik yapı sayesinde bu yüksek çeşitliliğin tek bir üretim hattında ve hem elektrikli hem de içten yanmalı araçların aynı üretim hattında üretilebilmesi mümkün hale geliyor. Küresel tedarik zincirinin dinamiklerine ve ticari araç segmentindeki artan kişiselleştirme ihtiyaçlarına veri odaklı bir değer zinciriyle yanıt veren Ford Otosan, kendi mühendisleri tarafından geliştirilen 60’tan fazla teknolojik çözümle üretim hacmini iki katına çıkarırken ürün çeşitliliğindeki 12 kat artışı da başarıyla yönetiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MWC 2026’da HONOR’dan İnsan Odaklı Yapay Zekâ Vurgusu Haber

MWC 2026’da HONOR’dan İnsan Odaklı Yapay Zekâ Vurgusu

Küresel yapay zekâ cihaz ekosistemi şirketi HONOR MWC 2026’da yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil cihazlarını sahneye taşıdı. Barselona’da düzenlenen etkinlikte konuşan HONOR CEO’su James Li, yapay zekânın insan odaklı gelişmesi gerektiğini vurgularken, şirketin “Augmented Human Intelligence (AHI)” yaklaşımını anlattı. Etkinliğin en dikkat çeken yeniliklerinden biri olan HONOR Robot Phone, yapay zekâ, robotik ve mobil iletişim teknolojilerini bir araya getiren yaklaşımıyla ödül alarak büyük ilgi gördü. Yönümüzü bulmamıza yardım edecek James Li, Mobil Dünya Kongresi (MWC) 2026’nın ana sahnesinde geleceğe yönelik bir açılış konuşması yaparak yapay zekânın insan potansiyelini nasıl güçlendirebileceğini anlattı. “HONOR olarak yapay zekânın özünün insan odaklı kalması gerektiğine inanıyoruz” diyen James Li, HONOR’un MWC ana sahnesinde ilk kez yer aldığını vurguladı. “Amacımız zekâya hem IQ (analitik zeka) hem de EQ (duygusal zeka) kazandırmak; sorun çözme gücünü ve anlama yeteneğini bir araya getirmek. Böylece hızla değişen bir dünyada yönümüzü bulmamıza yardımcı olacak; her anı neşe, sevgi ve bilgelikle yaşayabilmemizi sağlayacak.” Çığır Açan Cihaz Ödülü’nü aldı HONOR, MWC 2026 kapsamında Global Mobile (GLOMO) tarafından, silikon karbon batarya teknolojisinin uygulanması ve ticarileştirilmesi sayesinde “Best Disruptive Device Innovation” (Çığır Açan Cihaz İnovasyonu) ödülüne layık görüldü. Bu yenilik, HONOR Magic V6’nın yüzde 25 silikon içeriğine ulaşarak sektörde bir ilke imza atmasını sağladı ve ultra ince katlanabilir tasarımda daha yüksek enerji yoğunluğunu mümkün kıldı. MWC 2026’da ise HONOR, yeni nesil batarya teknolojisini HONOR silikon-karbon bıçak batarya ile tanıttı. Yüzde 32 silikon içeriği ve 985 Wh/L enerji yoğunluğu sunan bu yeni teknoloji, ultra ince ve ultra yüksek enerji yoğunluklu batarya alanında önemli bir sıçramaya işaret ediyor. Yeni cihazlarla ödülleri topladı Bunun yanı sıra çok sayıda uluslararası kuruluş, HONOR Robot Phone, HONOR Magic V6, HONOR MagicPad 4 ve HONOR MagicBook Pro 14 dahil olmak üzere birçok HONOR ürününü MWC 2026 “Best in Show” ödülüne layık gördü. Medya ve sektör analistleri ise markanın insan odaklı inovasyon yaklaşımını ve robotik, yapay zekâ ile mobil iletişim teknolojilerini bir araya getiren entegrasyonunu övgüyle değerlendirdi. HONOR’un Robot Phone’u, yapay zekâ devriminde insanlığı merkeze koyan ve insan potansiyelini ile yaratıcılığını yerine geçmek yerine geliştirmeyi amaçlayan teknolojiyi savunan HONOR’un AHI vizyonunun en iyi göstergesi oldu. Bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için üç tür zekânın birlikte çalışması gerekiyor: Kişisel zekâ: kullanıcıların kişisel cihazlarında yaşayan yapay zekâ ajanı; Evrensel zekâ: dünyanın bilgisini kullanıcılara getiren, insanlığın kolektif beyni; ve Uç zekâ: robotlar ve elektrikli araçlar gibi, fiziksel dünyada kullanıcıların yeni ‘gözleri’ ve ‘elleri’ olarak hareket eden sistemler. Robot Phone yeni bir kapı açtı Dünyayı algılayabilen ve onunla etkileşime girebilen bedenlenmiş bir yapay zekâ cihazı olan HONOR Robot Phone, bu üç zekânın herkesin profesyonel bir film yapımcısına dönüşmesini sağlamak için nasıl sorunsuz biçimde entegre olabileceğini gösteriyor. Yapay zekâ ile görüntüleme teknolojisini bir araya getirerek kendini ifade etmenin tamamen yeni bir dünyasının kapısını açıyor. James Li, “Yaratım sürecini yalnızca zahmetsiz hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda çok daha heyecan verici kılıyor” diyor. Sahnede James Li ayrıca, bir yapay zekâ cihaz ekosistemi oluşturmak için sektör genelinde iş birliğine açık bir davette de bulundu: “En havalı zihinlerle birlikte çalışan havalı bir şirket olmayı hedefliyoruz. Yapay zekânın havalı geleceği için birlikte!” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.