Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Robotik Süreç Otomasyonu

Kapsül Haber Ajansı - Robotik Süreç Otomasyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Robotik Süreç Otomasyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı Haber

İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı

Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam, 60. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2025 yılını satış hacmi ve üretimde elde ettiği başarıların sonucu olarak, bir önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Son aylarda elde ettikleri güçlü performansın, yıl boyunca sürdürdükleri stratejik çalışmaların sonuçlarını net biçimde ortaya koyduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Firmamız açısından satış hacmi ve üretim açısından oldukça verimli ve başarılı bir dönem olarak tamamladığımız 2025 yılını, önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla kapattık. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarımızda tonaj bazında rekor seviyelere ulaşmış bulunmaktayız. Tekiz sandviç panel ürün grubumuz, yılın ilk yarısında sanayi sektöründeki dalgalanmaların etkisiyle yıla zayıf başlamış olsa da ikinci yarıda önemli proje kazanımlarıyla kapasitesini doldurmuş ve yılsonu hedeflerimize ulaşmıştır. Özellikle taşyünü panel grubunda pazar liderliğimizi sürdürmekte, birçok büyük projede tercih edilmekteyiz. Mekanik izolasyon tarafında ise kauçuk izolasyon malzemeleri, camyünü ve taşyünü boru ürünlerinde pazar payımızı artırırken; XPS ve EPS ürün gruplarımızda da projelerdeki varlığımızı geçtiğimiz yıla göre yüzde 20’nin üzerinde artırmış bulunmaktayız. 2025 yılı aynı zamanda şantiye ve projelere daha fazla odaklandığımız bir yıl olmuştur. Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma çalışmalarıyla birlikte, sanayi ve bina inşaat projelerini yakından takip etmekteyiz” diye konuştu. İzocam olarak 2025 yılında iç pazardaki güçlü performanslarına paralel olarak, ihracat pazarlarında da önemli bir ivme yakaladıkların? ? açıklayan Murat Savcı, “2024 yılına göre dolar bazında yaklaşık yüzde 30’luk bir ihracat artışı sağlamış bulunmaktayız. Bu artışta özellikle camyünü ve sandviç panel ürün gruplarımız öne çıkmaktadır. Ortadoğu ve Ukrayna’daki jeopolitik gelişmeler bazı bölgelerde satışlarımızı etkilese de Avrupa’da yeni pazarlara girişlerimiz ihracattaki başarımızı olumlu şekilde desteklemiştir” dedi. 2026’da Kapasite Artışı, Dijitalleşme ve İhracatta Güçlü Hedefler 2026 yılına yönelik hedeflerinin; kapasite büyümesi, ihracat artışı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında yakaladıkları güçlü ivmeyi devam ettirmek olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Hem ülkemizin enerji verimliliği hedeflerine hem de yeşil dönüşüm politikalarına katkı sunmayı, çevreye duyarlı üretim yaklaşımımızı güçlendirmeyi ve sektörümüzdeki liderliğimizi daha da ileri ta şımaya kararlıyız. Enerji verimliliği yüksek binaların Türkiye’nin geleceğinde kritik rol oynayacağına olan inancımızla; ülkemizin sürdürülebilir yarınları için değer üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kayseri’de kurulu bulunan yeni üretim tesislerinin tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte üretim maliyetlerinin azalmasını, kârlılığın artmasını ve ihracatın güçlenmesini beklediklerini vurgulayan Murat Savcı, “Kayseri tesisimizden İzocam ürün portföyünün tamamını sevk ederek lojistik verimliliğimizi artırmayı hedeflemekteyiz. Tarsus camyünü tesisimizde ise ürün portföyümüzü iyileştirme ve yeni ürün geliştirme çalışmalarımız sürdürülmektedir. XPS ürün grubunda yapılacak geliştirmelerle de perakende pazarında ve proje bazlı kullanımlarda rekabet gücümüzü daha da yükseltmeyi amaçlamaktayız. Aynı zamanda 2026 yılında ‘Kazandıran İzocam’ sadakat programımızı daha da yayg? ?nlaştırmayı, tali bayilerimize yönelik yeni yazılım altyapımızı devreye almayı ve dağıtım kanalı etkinliğimizi artırmayı planlamaktayız” şeklinde konuştu. İkiz Dönüşüm Stratejisi: Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Bir Arada Sürdürülebilir gelecek için inovasyon ve çevre odaklı yatırımlarının da kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Murat Savcı, “Yapay zekâ uygulamalarımız iş süreçlerimizi hızlandırarak verimliliğimizi artırmakta; sıfır atık projelerimiz sürdürülebilir kalkınmanın güçlü halkalarından biri hâline gelmektedir. Dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirliği eş zamanlı olarak kapsayan ’ikiz dönüşüm’ vizyonumuz ile hem sektörümüzün rekabetçiliğini artıran hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlayan bütünsel bir yaklaşım sergilemekteyiz” dedi. Dijitalleşmenin, tüm sektörlerde olduğu gibi yalıtım sektöründe de h ızlı bir dönüşüme etki ettiğini belirten Murat Savcı, “İzocam olarak, bu kapsamda 2020 yılında en modern ERP (kurumsal kaynak planlama) sistemine geçerek altyapımızı yeniledik, iş süreçlerimizi daha verimli ve entegre bir yapıya taşıdık. 2021’de devreye aldığımız veri analitiği çözümleriyle karar süreçlerimizi güçlendirdik ve aynı dönemde başlattığımız RPA (robotik süreç otomasyonu) projeleriyle birçok süreci otomatize ederek verimliliğimizi artırdık. 2022’de hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı satış ve maliyet tahminleri ile fiyat önerileri sunan projemiz ise sektörde öncü bir adım olmuştur. 2023’te müşteri ilişkileri yönetimimizi daha güçlü bir zemine taşırken, 2024’te başlattığımız projelerle üretim ve enerji verilerinin anlık takibini sağlamaya başladık. Dijitalleşme yatırımlarımızın önemli bir parçası olarak, 2024 yılından bu yana tüm İzocam tesislerinde kullanılan ‘Endüstri yel e-Tools App’ ile manuel kontrol süreçlerini tamamen dijital ortama taşıdık. Arıza analizi, iş güvenliği gözlemleri, geliştirme projeleri ve risk analizleri gibi kritik bilgiler artık anlık olarak mobil cihazlardan sisteme aktarılabilmektedir. Bu sayede hem kâğıt tüketimi azalmış hem de sahadan bilgi akışı hızlanarak ortak veri depolama süreçleri daha etkin hale gelmiştir” diye konuştu. Bu çerçevede 2025 yılında da teknoloji yatırımlarını artırarak, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini dijital dönüşümle birleştirdiklerini belirten Murat Savcı, “Tarsus camyünü üretim tesisimizde devreye aldığımız Metriks Üretim Yönetim Sistemi ile üretim hattındaki tüm kritik proses parametrelerini (sıcaklık, basınç, enerji tüketimi, devir vb.) otomatik olarak toplayıp analiz etmeye başladık. Operatörlere anlık yönlendirme sağlayan bu dijital platform, kalite ve verimliliği artıran önemli bir adım o lmuş; Tarsus’taki başarılı uygulamanın önümüzdeki dönemde tüm tesislere yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Gebkim tesisimizde hayata geçirilen XPS Tartım Otomasyonu ise hammadde verimliliğinde önemli bir adım olmuştur. Dijital tartım sistemi sayesinde ürünlerimiz paketleme öncesi online ölçülmekte ve reçetesinde yer alan oranlarda hammadde kullanılarak ürünlerin istenilen standartta üretimi sağlanmaktadır” dedi. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon ayak izi konularında elde ettikleri tüm bu kazanımların, attıkları dijitalleşme adımlarının olumlu sonuçlarını somut bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Murat Savcı, orta vadede, yapay zeka uygulamalarını tüm iş süreçlerine entegre etmeyi, fabrikalarında dijitalleşmeyi artırmayı ve siber güvenlik altyapılarını güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Sürdürülebilirlik Odaklı Üretim ve Geleceğe Yatırım Yapay zeka proje leriyle iş süreçlerini dönüştürürken, çevreye duyarlı yaklaşımlarıyla da sektöre örnek olduklarını dile getiren İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “İzocam ürünlerimiz en az yüzde 30 oranında geri dönüştürülmüş malzeme içerirken, camyünü ürünlerinde bu oran yüzde 80’e kadar çıkmaktadır. Döngüsel ekonomi vizyonunu üretim süreçlerimize entegre ederek her bir ürünümüzde çevre dostu ve sağlıklı çözümler sunmayı, karbon ayak izimizi azaltmayı hedeflemekteyiz. Bu hedef doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri, 2023 yılı sonunda hayata geçirdiğimiz ‘Zero Waste to Landfill’ (Düzenli Depolamaya Sıfır Atık) projesi olmuştur. Türkiye’de yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen başlattığımız bu proje ile proses hurdalarının enerji üretiminde kullanılmasına, geri dönüştürülebilir atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına ve geri dönüştürülemeyen atıkların alternatif sektörlerde enerji kaynağı olarak değerlendirilmesine odaklanmaktayız. Ayrıca 2022’den bu yana uyguladığımız WCM (World Class Manufacturing) vizyonu ile tesislerimizde çevresel etkiyi en aza indiren, enerji tüketimini azaltan ve CO₂ salımını düşüren projeler hayata geçirmekteyiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz tesis yatırımlarımızla da güçlenmektedir. Tarsus tesisimizde elyaf makinelerinde kompresör verimliliği ve hurda geri kazanım projeleri devam etmektedir. 2024’te başlattığımız ürün tipi ve proses bazlı enerji tüketim hesaplamaları ile de enerji tüketimimizi daha etkin yöneterek; her aşamada izlenebilir ve sürdürülebilir bir enerji yönetimi sağlamaktayız. Ayrıca hatlarımızda yaptığımız modernizasyonlar ile kapasite artışları sağlanmış; dijital operasyon izleme ve yönetim sistemi devreye alınmıştır. Bu dijital operasyon izleme ve yönetim sisteminin önüm üzdeki dönemde diğer tesislere de aktarılması planlanmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Supply Chain, HappyRobot’un Yapay Zekâ Aracılarıyla Operasyonel Verimliliği ve Müşteri İletişimini İyileştiriyor Haber

DHL Supply Chain, HappyRobot’un Yapay Zekâ Aracılarıyla Operasyonel Verimliliği ve Müşteri İletişimini İyileştiriyor

Dünyanın lider lojistik firması DHL Group bünyesinde faaliyet gösteren DHL Supply Chain, HappyRobot ile adım attığı yeni iş birliğiyle kurumsal yapay zekâ stratejisine ivme kazandırıyor. Bu iş birliği, operasyonel iletişimi kolaylaştırmak, müşteri deneyimini iyileştirmek ve çalışan katılımını artırmak alanlarında yapay zekâ aracılarının kullanımında önemli bir adım olarak dikkat çekiyor. DHL Supply Chain, Happy Robot’un yapay zekâ aracılarını halihazırda randevu planlama, sürücü takip aramaları ve yüksek öncelikli depo koordinasyonu gibi alanlarda, çeşitli bölge ve senaryolarda kullanıyor. Yapay zekâ aracıları, telefon ve e-posta etkileşimlerinin otonom olarak yönetilmesini sağlayarak daha hızlı, tutarlı ve ölçeklenebilir iletişimi mümkün kılıyor. Yapay zekâ, DHL Supply Chain genelinde stratejik bir şekilde kullanılıyor DHL Supply Chain CIO'su Sally Miller, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “DHL Supply Chain olarak yapılandırılmış ve stratejik yapay zekâ yaklaşımımız kapsamında 18 aydan uzun süredir üretken yapay zekâ ve yapay zekâ aracıları teknolojileri için operasyonel kullanım örneklerini belirliyor ve geçerli kılıyoruz. Çalışmalarımızda veri analitiği, robotik süreç otomasyonu ve kendi kendine öğrenen yazılım araçları konusundaki kapsamlı operasyonel deneyimimizi temel alıyoruz. Artık müşterilerimiz için daha yüksek süreç verimliliği sağlamak ve manuel veri girişi, rutin planlama ve standartlaştırılmış iletişim gibi tekrarlayan ve zaman alıcı görevleri otomatikleştirerek operasyonel rolleri çalışanlar için daha ilgi çekici ve ödüllendirici hale getirmek için yapay zekâ aracılarını entegre ediyoruz.” DHL Supply Chain’in halihazırda kullanımda olan uygulamaları, yılda yüz binlerce e-postayı ve milyonlarca dakika görüşmeyi hedefliyor. Yapay zekâ aracıları, randevu planlama, nakliye durumu aramaları ve yüksek öncelikli depo koordinasyonu gibi temel iş akışlarını destekleyerek ekiplerin operasyonel iletişimi büyük ölçekte ve daha tutarlı bir şekilde yönetmelerine yardımcı oluyor. Yeni bir çalışma modeli olarak yapay zekâ aracıları DHL Supply Chain, hayata geçirdiği uygulamalardan şimdiden ölçülebilir etkiler elde etmeye başladı. Manuel çaba önemli ölçüde azalırken, yanıt verme hızı arttı ve ekiplerin daha stratejik görevlere odaklanması sağlandı. HappyRobot’un sundukları gibi yapay zekâ aracıları, yüksek hacimli iletişim iş akışlarını otomatikleştirerek DHL'in daha hızlı ve daha müşteri odaklı hizmetler sunmasına yardımcı olurken, çalışanlar için iş deneyimini iyileştiriyor ve iş gücünün uzun vadeli şekilde elde tutulmasına katkıda bulunuyor. DHL Supply Chain İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Lindsay Bridges, "DHL Supply Chain'de çalışanlarımız yaptığımız her şeyin merkezinde yer alıyor. Yapay zekâ aracıları, ekiplerimizi tekrarlayan ve zaman alıcı görevlerden kurtarmamıza ve onlara anlamlı, yüksek değerli işlere odaklanmaları için alan sağlamamıza yardımcı oluyor. Bu teknolojiler nitelikli yeteneklerin giderek azaldığı günümüzün dar işgücü piyasalarında mevcut rolleri daha çekici ve sürdürülebilir hale getirirken, yanıt verme hızımızı, müşteri odaklılığımızı ve hizmet tutarlılığımızı korumamıza ve hatta iyileştirmemize olanak tanıyor. Bu sadece operasyonel ilerleme değil, aynı zamanda çalışanlarımız için de bir kazanç," şeklinde konuştu. Dijitalleşme alanında Türkiye’de de başarılı çalışmalar yürüttüklerini belirten DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, “DHL Supply Chain olarak global uygulamaları ülkemizdeki faaliyetlerimize uygulamamızın yanı sıra 2017 yılından bu yana T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından akredite edilmiş Ar-Ge merkezimizdeki çalışmalarımızla da lojistik sektöründe inovasyonu teşvik ediyoruz. Ar-Ge merkezimizle yapay zekâdan yeşil lojistiğe kadar birçok alanda yenilikçi çözümler geliştirerek lojistik sektörünü daha akıllı, güvenli ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz. HappyRobot iş birliği de son dönemde yükselişte olan yapay zekâ aracıları ile süreçlerimizi nasıl optimize edebileceğimiz konusunda bizi heyecanlandırıyor” dedi. HappyRobot platformu, tamamen otonom yapay zekâ aracılarının telefon, e-posta ve mesajlaşma yoluyla etkileşim kurmasını sağlarken, DHL'in dahili sistemleriyle sorunsuz bir şekilde entegre oluyor. DHL Group, yapay zekâ stratejisini tüm departmanlarında genişletmeye devam ediyor. Mevcut pilot uygulamaların yanı sıra daha fazla kullanım örneği de test ediliyor. HappyRobot CEO'su Pablo Palafox ise, "HappyRobot'ta, yapay zekâ aracılarının küresel tedarik zinciri operasyonlarını koordine edeceğini, yalnızca veri taşımakla kalmayıp aynı zamanda iş akışlarını da aktif bir şekilde yöneteceklerini öngörüyoruz. Çoğu zaman, insanlar sistemleri ve gelen kutularını yönetmekle meşgul oluyor ve özel durumları veya süreçleri iyileştirmek için çok az zamanları kalıyor. DHL, yapay zekâ aracılarının lojistiğe hız, görünürlük ve tutarlılık getiren yeni bir operasyon katmanı olma potansiyelini erken fark etti. Bu vizyonu küresel ölçekte yaygınlaştırmak için böylesine ileri görüşlü ortaklarla iş birliği yapmaktan gurur duyuyoruz" dedi.

Türkiye Finans Katılım Bankası’ndan Ekonomiye Güçlü Katkı Haber

Türkiye Finans Katılım Bankası’ndan Ekonomiye Güçlü Katkı

Banka, yılın ilk dokuz ayında ülke ekonomisine 227 milyar TL nakdi ve 61 milyar TL gayri nakdi olmak üzere toplam 288 milyar TL’lik katkı sağladı. Toplam aktiflerini ise yüzde 34 artırarak 390 milyar TL seviyesine çıkardı. 2025 yılı üçüncü çeyrek mali bilançosunu açıklayan Türkiye Finans Katılım Bankası, güçlü sermaye yapısını 2025’in ilk 9 ayında da sürdürdü. Banka, yasal özkaynaklarını bir önceki yıl sonuna göre artırarak 38 milyar TL’ye ulaştırırken, bankanın sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 16,6 olarak gerçekleşti. Fon kaynağını genişleterek topladığı fonları Eylül sonu itibarıyla yüzde 30,3 artışla 245 milyar TL’ye ulaştıran Banka, artan fon kaynağını finansman hacmini büyütmek için kullandı. Reel ekonomiye kaynak aktarmaya devam eden Banka, bu dönemde kullandırdığı nakdi fon büyüklüğünü %41,4 oranında büyüterek ekonominin can damarı olan KOBİ’leri ve üretimi destekledi. Türkiye Finans Katılım Bankası’nda 8 yıldır Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan ve 15 Ekim 2025 tarihinde Genel Müdür Vekili olarak atanan Müge Öner, 2025 yılının ilk dokuz ayına ilişkin değerlendirmesinde Bankanın ekonomiye sunduğu güçlü katkıyı vurguladı: “Yılın ilk dokuz ayında, katılım finans sisteminin etik ve paylaşımcı modelini reel ekonomiyle daha da bütünleştirerek güçlü bir performans sergiledik. Toplamda 288 milyar TL’lik finansmanla milli ekonomimize doğrudan katkı sağladık. Topladığımız fonları yüzde 30,3 oranında büyüterek fon kaynağımızı genişlettik. Bu kaynağı, kullandırdığımız fonları yüzde 41,4 oranında artırarak üretimi, ticareti ve ihracatı destekleyen yatırımlara, yerli üreticilere ve KOBİ’lere yönlendirdik. Gayri nakdi finansmanlarımızı yüzde 25 oranında artırarak dış ticaret işlemlerine ve teminat ihtiyacı olan firmalara destek sunduk. Böylece sürdürülebilir, adil ve kapsayıcı bir büyümeyi destekledik. Güçlü sermaye yapımız ve etkin bilanço yönetimimizle aktif kalitemizi korurken, katılım bankacılığının dönüştürücü gücünü bir kez daha ortaya koyduk.” Katılma hesaplarında 9 ayda yüzde 37 artış Genel Müdür Vekili Öner, katılım bankacılığındaki güvenin altını çizerek, “Tasarruf sahiplerinin bize ve katılım bankacılığına duyduğu güven, yılın ilk dokuz ayında katılma hesaplarında yakaladığımız yüzde 37’lik artışla bir kez daha teyit edildi. Güçlü sermaye yapımızla yasal özkaynaklarımızı 38 milyar TL’ye taşırken, sermaye yeterlilik rasyomuzu yüzde 16,6 seviyesinde tuttuk. Bu, sürdürülebilir kârlılık hedeflerimize ulaşırken finansal sağlamlığımızı koruduğumuzu gösteriyor” dedi. “Dijitalleşme ile müşteri deneyimini zenginleştiren çözümler sunduk” Dijitalleşmeyi insan odaklı bankacılık yaklaşımıyla ele aldıklarını belirten Müge Öner, sözlerini şöyle sürdürdü: “2025’in üçüncü çeyreğinde, dijitalleşme ve insan odaklı bankacılık vizyonumuzu güçlendiren önemli adımlar attık. Dijital kanallarımıza yaptığımız yatırımlarla işlem çeşitliliğini ve hacmini artırırken, müşteri deneyimini zenginleştiren yenilikçi çözümler sunduk. Kapsayıcı çalışma ortamlarımız ve çocukların eğitimine verdiğimiz desteklerle daha adil ve güçlü bir toplumun parçası olmaya devam ettik. Operasyonel süreçlerimizde veri analitiği, Robotik Süreç Otomasyonu ve yapay zekâ destekli sistemlerle verimliliği artırırken, risk yönetimimizi proaktif bir yaklaşımla güçlendirdik. Dijitalleşmeyi sürdürülebilir kalkınma açısından bir kaldıraç olarak görüyor, ‘Yarına Varız’ vizyonumuzla enerji verimliliği ve karbon ayak izi hedeflerimize yönelik adımlar atmaya devam ediyoruz. Kurumsal değerlerimizden ‘Çeşitlilik Zenginliğimizdir’ ilkesiyle insan odaklı, kapsayıcı ve eşitlikçi iş modellerini hayata geçirmeye devam ediyoruz. 2025’in son çeyreğinde, dijitalleşme, sürdürülebilir finansman ve insan odaklı bankacılık anlayışımızla daha fazla müşteriye ulaşmayı hedefliyoruz. Katılım bankacılığının potansiyelini geniş kitlelere ulaştırarak, ülkemizin sürdürülebilir ekonomik büyümesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.