Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Roketsan

Kapsül Haber Ajansı - Roketsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Roketsan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak Haber

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak

Türkiye’nin kompozit malzeme ve teknolojileri alanındaki en kapsamlı organizasyonu olan Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, çok daha güçlü bir organizasyon yapısıyla sektöre ve dünyaya kapılarını açmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin destekleriyle gerçekleştirilecek fuar, 21-23 Ekim2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9 ve 10. salonlar ile fuaye alanında, 15 bin m²’lik alanda düzenlenecek. TURKCOMPOSITE2026 kapsamında yüzde 30’u yabancı katılımcı olmak üzere 500’den fazla markanın yine yüzde 30’u yabancı ziyaretçi olmak üzere 4 bini aşkın uluslararası ziyaretçi ile bir araya gelmesi bekleniyor. “Meet4Composite” sloganıyla hayata geçirilecek etkinlik, katılımcılara hammadde, yarı mamul, nihai ürünler, laboratuvar sistemleri ve üretim teknolojileri gibi birçok alanda kapsamlı bir platform sunacak. Yeni Organizasyon, Yeni Vizyon Kompozit Sanayicileri Derneği desteğiyle düzenlenen; Türk Havacılık Uzay Sanayii(TUSAŞ), Roketsan, Baykar Teknoloji gibi önde gelen kurumların da katılım göstereceği fuar, önceki yıllardan farklı olarak 20 yılı aşkın sektörel deneyime sahip CNG Expo tarafından organize ediliyor. Bu iş birliği ile fuarın organizasyon yapısı tamamen yenileniyor. Bu değişim sayesinde hem ziyaretçi deneyimi hem de uluslararası tanıtım stratejileri büyük ölçüde güçlendirilerek, Türk kompozit sektörünün uluslararası bilinirliği ve prestijinin artırılması hedefleniyor. Kompozit Sanayicileri Derneği ve Türk firmalarının her yıl Fransa’daki JEC World ve ABD’deki CAMX gibi dünyanın önde gelen fuarlarında başarıyla yer aldığını söyleyen CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Cengiz Yaman, artık hedefin bu global etkiyi TURKCOMPOSITE Fuarı ile Türkiye’ye taşımak ve ülkemizi kompozit alanında bölgesel bir merkez haline getirmek olduğunu söyledi. TURKCOMPOSITE 2026’nın yalnızca bir ürün sergileme platformu değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, teknoloji transferi ve uluslararası iş birliği fırsatlarının buluşma noktası olduğunu kaydeden Yaman, “Yenilenen organizasyon yapısıyla fuar, bu yıl Türk kompozit sektörünü küresel vitrine taşıma yolunda güçlü bir adım olarak konumlanıyor” dedi. Türk Kompozit Sektörü Güçleniyor Türk kompozit sektörü, son yıllarda inşaat, otomotiv, havacılık ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok stratejik alanda güçlü bir büyüme sergiliyor.2024 itibarıyla 2 milyar doları aşan pazar büyüklüğünün önümüzdeki beş yıl içinde 7 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Uluslararası standartlarda üretim yapan sektör, yüksek mühendislik ve tasarım kabiliyetleri sayesinde Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya pazarlarında rekabet gücünü artırıyor. Geleneksel kompozit ürünlerin yanı sıra karbon fiber takviyeli polimerler (CFRP), aramid fiberler ve nano-kompozitler gibi ileri teknoloji ürünlere yönelen sektör; hafiflik, dayanıklılık ve yüksek performans özellikleriyle öne çıkıyor. Kompozit ürünlerin ihracatı 2024’te 2 milyar doları aşarak Türkiye’nin yüksek teknolojili ihracatında önemli bir paya ulaştı. Türk kompozit sektörü, artan teknoloji yatırımlarıyla Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Hindistan, Güneydoğu Asya ve MENA bölgesindeki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Takip Edilmesi Gereken Savunma Yayınları Haber

Takip Edilmesi Gereken Savunma Yayınları

Bir savunma ihalesinin sonucu, yeni bir platformun ilk uçuşu ya da ihracat sözleşmesi yalnızca sektör haberi değildir. Tedarik zincirinden sermaye piyasalarına, dış politikadan teknoloji yatırımlarına kadar uzanan etkiler yaratabilir. Bu nedenle takip edilmesi gereken savunma yayınları, hızlı bilgi tüketiminin ötesinde; doğrulanmış veri, teknik bağlam ve stratejik okuma sunabilmelidir. Savunma sanayii haberlerinde en sık yapılan hata, ürün lansmanını operasyonel kabiliyetle eş tutmaktır. Bir prototipin sergilenmesi, seri üretime geçildiği anlamına gelmez. İmza atılan bir niyet mektubu da kesinleşmiş ihracat geliri değildir. Profesyonel okur için değerli yayın, bu ayrımları görünür kılan; açıklamanın arkasındaki takvim, bütçe, sertifikasyon, teslimat ve kullanıcı ihtiyaçlarını sorgulayan yayındır. Savunma yayınını değerli kılan nedir? Nitelikli savunma gazeteciliği, güvenlik gündemini heyecan diliyle değil, kanıt zinciriyle ele alır. Haberde kurum açıklaması ile bağımsız değerlendirme ayrışır; teknik özellikler, yalnızca pazarlama metninden alınmaz. Platformun menzili, faydalı yükü veya vuruş hassasiyeti kadar bakım ihtiyacı, entegrasyon kabiliyeti, mühimmat bağımlılığı ve yaşam döngüsü maliyeti de dikkate alınır. Bu yaklaşım özellikle karar vericiler açısından kritiktir. Bir savunma şirketinin sipariş hacmi artabilir; ancak kritik alt sistemlerde dışa bağımlılık, ihracat lisansı riski ya da finansman sınırlaması varsa büyüme beklentisi yeniden değerlendirilmelidir. Yayının niteliği, haberi ilk veren olmasından çok, haberi ne kadar doğru çerçevelediğiyle ölçülür. Savunma alanında iyi bir yayın üç soruya yanıt verir: Ne oldu, neden şimdi oldu ve bunun sonraki etkisi ne olabilir? İlk soru gündemi taşır. İkinci soru siyasi, askeri ve ticari motivasyonu açıklar. Üçüncü soru ise editörler, yatırımcılar, sektör yöneticileri ve kamu paydaşları için asıl karar değerini üretir. Takip edilmesi gereken savunma yayınları nasıl seçilmeli? Tek bir yayın seti, her kurumun ihtiyacını karşılamaz. İhracat fırsatlarını izleyen bir şirket ile savunma politikası çalışan bir araştırmacının öncelikleri farklıdır. Buna karşın sağlıklı bir takip düzeni, dört ayrı kaynağı birlikte okumayı gerektirir: uzman uluslararası haber platformları, düşünce kuruluşları, resmi kurum açıklamaları ve şirketlerin yatırımcı ya da kurumsal duyuruları. Uzman uluslararası yayınlar, büyük programları ve pazar hareketlerini izlemek için güçlü bir başlangıç noktasıdır. Defense News, Breaking Defense, Defense One, Janes, Naval News ve Shephard gibi yayınlar; kara, deniz, hava, uzay ve savunma teknolojilerindeki gelişmeleri düzenli biçimde ele alır. Her birinin editoryal odağı farklıdır. Bazıları Washington merkezli politika ve bütçe kararlarına yoğunlaşırken, bazıları deniz platformları, havacılık programları veya küresel tedarik projeleri hakkında daha derin teknik dosyalar üretir. Bu kaynaklar okunurken coğrafi ağırlık dikkate alınmalıdır. ABD ve NATO gündeminin küresel savunma haberleri üzerindeki etkisi büyüktür; fakat bu yoğunluk, diğer bölgelerdeki kabiliyet gelişimlerini arka plana itebilir. Orta Doğu, Asya-Pasifik, Afrika ve Latin Amerika pazarlarını değerlendiren kurumlar, yerel kaynaklarla ve bölgesel uzman analizleriyle bu kör noktayı kapatmalıdır. Düşünce kuruluşları ise habere stratejik katman ekler. IISS, SIPRI, RUSI ve CSIS gibi kurumların raporları; savunma harcamaları, kuvvet yapısı, silah transferleri, caydırıcılık, çatışma dinamikleri ve doktrin değişimleri için referans niteliği taşır. Bu raporlar günlük haber akışından daha yavaş üretilir, ancak bir gelişmenin yapısal anlamını kavramada güçlüdür. Yine de raporların metodolojisi, veri tarihi ve kurumun çalışma çerçevesi mutlaka okunmalıdır. Her analiz, yazarının erişebildiği veri ve seçtiği varsayımlar kadar güçlüdür. Türkiye odağında resmi veri ve sektör nabzı Türkiye savunma sanayiini takip edenler için resmi açıklamalar temel kaynaktır. Savunma Sanayii Başkanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve ilgili kamu kurumlarının duyuruları; program takvimi, teslimat, kabul faaliyeti, iş birliği ve ihracat gündemi açısından birincil veri sağlar. Ancak resmi açıklamanın doğal olarak kurumsal öncelikleri yansıttığı unutulmamalıdır. Bu nedenle aynı gelişme, teknik uzmanların yorumları, sektör şirketlerinin açıklamaları ve bağımsız haberlerle birlikte değerlendirilmelidir. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, STM, ASFAT ve diğer savunma şirketlerinin faaliyet raporları, finansal sunumları ve proje duyuruları; yalnızca yeni ürünleri değil, kapasite artışını, Ar-Ge yönelimini ve uluslararasılaşma hedeflerini de gösterir. Özellikle halka açık şirketlerde ciro, sipariş bakiyesi, ihracat payı ve yatırım harcamaları, başlıkların ötesinde bir görünüm sunar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ticari duyuru ile program başarısını birbirine karıştırmamaktır. Bir ürünün fuarda ilgi görmesi ile sözleşmeye dönüşmesi farklı aşamalardır. Aynı şekilde ihracat duyurusunda miktar, teslimat dönemi, kapsam ve yerelleştirme şartları paylaşılmıyorsa haberin ekonomik etkisi hakkında kesin yargıya varmak erken olabilir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörler arası yayın yapan kaynakların katkısı da bu noktada öne çıkar. Savunma programını enerji, lojistik, yapay zeka, finansman, insan kaynağı ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla ilişkilendiren içerikler; kurumların daha geniş iş ekosistemini görmesine yardımcı olur. Savunma sanayii artık yalnızca ana yüklenicilerden ibaret değildir. Yazılım, elektronik, kompozit malzeme, siber güvenlik, test altyapısı ve nitelikli iş gücü, haberin ekonomik çerçevesini doğrudan belirler. Haber akışında doğrulama disiplini Açık kaynak istihbaratı, uydu görüntüleri, sosyal medya paylaşımları ve saha videoları savunma haberciliğinde önemli hale geldi. Buna rağmen ilk görüntü her zaman ilk gerçek değildir. Görüntünün tarihi, konumu, platformun varyantı ve bağlamı doğrulanmadan yapılan yorumlar, özellikle çatışma dönemlerinde hızla yanlış bilgiye dönüşebilir. Profesyonel takip için basit bir kontrol disiplini yeterlidir: Kaynağın olayla doğrudan ilişkisi var mı, iddia ikinci bir güvenilir kaynakla destekleniyor mu, kullanılan görsel güncel mi ve açıklamada ölçülebilir veri bulunuyor mu? Bu sorular, hem editoryal hata riskini hem de kurumların itibar riskini azaltır. Terminoloji de doğrulamanın parçasıdır. İHA ile silahlı İHA, konsept tasarım ile prototip, test atışı ile envantere giriş, mutabakat zaptı ile tedarik sözleşmesi aynı şey değildir. Savunma yayınlarını düzenli izleyen ekiplerin ortak bir terim sözlüğü oluşturması, haberlerin kurum içinde doğru aktarılmasını kolaylaştırır. Okuma rutini, bilgi yükünü azaltabilir Savunma gündemi yüksek hacimlidir. Gün boyunca tüm kaynakları izlemeye çalışmak, kritik gelişmeyi yakalamayı garanti etmez. Daha verimli yöntem, takip hedefini belirlemektir. İhracat ve şirket gelişmeleri için günlük tarama yapılabilir; bütçe, doktrin ve kuvvet modernizasyonu için haftalık analizler yeterli olabilir. Büyük fuarlar, tatbikatlar, savunma zirveleri ve bütçe dönemleri ise özel izleme gerektirir. Editörler açısından da yayın seçimi yalnızca içerik kalitesi meselesi değildir. Haberin telif durumu, görsel kullanım hakkı, güncelleme hızı ve yeniden yayımlanabilir formatı operasyonel değer taşır. Kurumsal iletişim ekipleri içinse hangi başlıkların piyasa algısını, kamuoyunu veya yatırımcı ilgisini etkilediğini ayırmak gerekir. Her teknik gelişme geniş kitle haberi olmayabilir; fakat stratejik bağımlılığı azaltan bir alt sistem, sektörel açıdan büyük önem taşıyabilir. Savunma yayınlarını izlemek, daha fazla başlık biriktirmek değildir. Doğru kaynakları karşılaştırarak hangi gelişmenin gerçekten kabiliyet, ticaret ve güvenlik dengelerini değiştireceğini ayırt edebilmektir. Bu ayrımı düzenli yapan kurumlar, gündemi yalnızca takip etmez; gündemin kendi sektörleri için ne ifade ettiğini daha erken görür.

Kızılelma Dâhili Mühimmat Yuvasından İlk Atış Testlerini Başarıyla Tamamladı​​ Haber

Kızılelma Dâhili Mühimmat Yuvasından İlk Atış Testlerini Başarıyla Tamamladı​​

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın geliştirme süreci, yeni kabiliyetlerin entegrasyonu ile devam ediyor. Tekirdağ’da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında KIZILELMA, ilk kez dâhili mühimmat yuvasında taşıdığı mühimmatlarla atış gerçekleştirdi. DÂHİLİ MÜHİMMAT YUVASINDAN İLK ATIŞ Baykar tarafından millî ve özgün olarak geliştirilen KIZILELMA’nın S2 kuyruk numaralı seri üretim modeli, ilk olarak 25 Temmuz Cumartesi günü dâhili silah istasyonunda taşıdığı Roketsan üretimi TEBER-82 ile ardından 28 Temmuz Salı günü ise Aselsan üretimi TOLUN mühimmatlarıyla gerçekleştirdiği atış testlerini başarıyla tamamladı. Yapılan testler kapsamında Çorlu’dan havalanarak hedef bölgesine ilerleyen KIZILELMA, mühimmatları dâhili yuvasından ateşleyerek belirlenen hedefleri tam isabetle vurdu. Böylece Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı, düşük radar görünürlüğünü koruyarak stratejik görevlerde hassas taarruz gerçekleştirme kabiliyetini bir üst seviyeye taşıdı. DÜŞÜK RADAR GÖRÜNÜRLÜĞÜ Dâhili mühimmat yuvası sayesinde KIZILELMA, düşük radar görünürlüğü kabiliyetini koruyarak milli mühimmatlarla düşman unsurların derinliklerine sızarak taarruz gerçekleştirebilecek. Mühimmatların gövde içerisinde taşınması sayesinde radar izi azalırken, yüksek sürat ve aerodinamik verimliliğini de koruyan KIZILELMA, hava savunma sistemlerinin yoğun olduğu bölgelerde daha etkin stratejik görevler icra edebilecek. MİLLİ MÜHİMMATLARIN ENTEGRASYONU HIZ KAZANDI KIZILELMA, daha önce GÖKDOĞAN hava-hava füzesi, TOLUN, TEBER-82 KGK ve LGK-82 mühimmatlarıyla gerçekleştirdiği atış testlerini başarıyla tamamladı. JET-230 süpersonik füzesi ile de hedefini başarıyla vuran KIZILELMA’ya milli mühimmatların entegrasyonu hız kazandı. Böylece Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı, farklı hedeflere karşı etkinliğini artırıyor. KIZILELMA’DAN İLK OTONOM YAKIN KOL UÇUŞU 27 Aralık 2025’te gerçekleştirilen testte KIZILELMA’nın üçüncü prototipi PT3 ve beşinci prototipi PT5, Baykar ekibi tarafından geliştirilen akıllı filo otonomisi algoritmaları sayesinde birbiriyle eş güdümlü hareket ederek otonom muharebe pilotuyla formasyon uçuşu (Kol uçuşu) icra etmişti. Böylece dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağı otonom olarak yakın kol uçuşu gerçekleştirmiş oldu. HAVACILIK TARİHİNDE BİR İLK: HAVA-HAVA ATIŞI KIZILELMA, 29 Kasım 2025’te gerçekleştirilen testte dünya havacılık tarihine geçmişti. Sinop açıklarında yapılan tarihi testte, ASELSAN imzalı MURAD AESA Radarının işaretlediği hedef uçağı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN füzesiyle tam isabetle vuran KIZILELMA, dünyada görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak jet motorlu bir hava hedefini imha eden ilk insansız savaş uçağı olmuştu. İHRACAT ŞAMPİYONU Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR 2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN, İleri Teknoloji Savunma Sistemleriyle  Paris’te Sahneye Çıktı Haber

ROKETSAN, İleri Teknoloji Savunma Sistemleriyle  Paris’te Sahneye Çıktı

Savunma ve güvenlik alanında dünyanın en prestijli uluslararası organizasyonları arasında gösterilen Eurosatory 2026, 15-19 Haziran tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’te kapılarını ziyaretçilere açtı. Eurosatory 2026’da yapay zekâ, siber güvenlik, insansız sistemler ve yeni nesil savunma teknolojileri ön plana çıkarken ROKETSAN da ileri teknolojiye sahip sistemleriyle küresel savunma sanayisinin dev oyuncuları arasında Türkiye’yi temsil ediyor. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, fuara katılımları hakkında değerlendirmesinde, “Türkiye’nin NATO ittifakı içerisindeki stratejik konumu ve Avrupa güvenlik mimarisine sunduğu katkılar her geçen gün daha da önem kazanıyor. Biz de ROKETSAN olarak; sahada başarısını kanıtlamış, yüksek teknolojiye sahip ve fiyat-performans açısından rakiplerinden ayrışan sistemlerimizle Avrupa’nın güvenlik mimarisine daha çok katkı sunmaya hazırız. Bu açından Avrupa’daki dost ve müttefik ülkelerle yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmek için Eurosatory 2026’nın önemli bir platform olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. ROKETSAN, Eurosatory 2026’daki standında; SİHA mühimmatlarından MAM-C, MAM-L, MAM-T, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ve İHA-230 Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füze’yi, hassas güdümlü mühimmatlardan TEBER ve LAÇİN güdüm kitlerini, tanksavar sistemlerinden Kısa Menzilli Tanksavar Silahı KARAOK, Orta Menzilli Tanksavar Silahı OMTAS ve Genişletilmiş Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi UMTAS-GM’yi, seyir füzelerinden ÇAKIR’ı, hava savunma sistemlerinden SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi ile HİSAR-O Hava Savunma Füzesi’ni, topçu sistemlerinden ise LG-155 Lazer Güdümlü Topçu Mühimmatı, 155 mm Obüs Mühimmatı Mesafece Düzeltme Kiti MDK’yı ve Lazer Güdümlü Mini Füze Sistemi METE’yi ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malezya Korvet Projesi’nde İki Haftada İkinci Gemi Denize İndirildi Haber

Malezya Korvet Projesi’nde İki Haftada İkinci Gemi Denize İndirildi

Türkiye’nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş, imza attığı ihracat başarılarında önemli bir aşamayı daha geride bıraktı. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) programı kapsamında inşa edilen üç korvetin ikincisi; 7 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde düzenlenen törenle denize indirildi. Törene; Malezya Selangor Eyaleti Sultanı Sharafuddin Idris Shah, Selangor Tengku Permaisuri Hajah Norashikin, Malezya Savunma Bakan Yardımcısı Haji Adly bin Zahari, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcıları Prof. Dr. İhsan Kaya ve Mustafa Murat Şeker, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutanı Admiral Tan Sri Zulhelmy bin Ithnain, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ve her iki ülkenin askeri delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının yetkilileri katıldı. “İki Haftada İkinci Gemiyi Denize İndirerek Üretim Hızımızı Kanıtladık” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğine ve projenin yakaladığı rekor üretim temposuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine ilk korvet ihracatı olan bu tarihi projede, ilk gemi 'TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'i iki hafta önce suyla buluşturmuştuk. Bugün ise projemizin ikinci gemisi 'RAJA LAUT'u da denize indirmiş olmak, STM’nin mühendislik ve lojistik operasyon hızının somut bir göstergesi oldu. Yakaladığımız bu yüksek üretim temposuyla serinin üçüncü gemisini önümüzdeki ağustos ayında denize indirmeyi, her üç platformu da 2027 yılı içinde teslim etmeyi hedefliyoruz." RAJA LAUT Proje kapsamındaki gemiler, isimlerini Malezya tarihindeki önemli şahsiyetlerden alıyor. İlk gemiye, Malezya Kralı Sultan İbrahim'in 2015 yılında vefat eden ve "prens-amiral" unvanını taşıyan oğlu "TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL"in adı verilmişti. Bugün denize indirilen ikinci gemiye ise 19. yüzyılda Selangor yönetimi ile bölgesel deniz ticaretinde rol oynayan tarihi figür "RAJA LAUT"un ismi verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024’te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul’da yapıldı. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen törenle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilecek gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Ana Boyutlar Toplam Uzunluk: 99.56 mGenişlik: 14.42 mSu Çekimi : 3.94 mDeplasman: ~2500 ton Hız & Dayanıklılık Hız: +26 knotSeyir Hızı: 14 knotMenzil: 14 knot'ta +4000 nm Personel & Dayanıklılık Personel: 111Dayanıklılık: 14 gün Silahlar 1 x 76 mm Ana Top2 x 4 SSM1 x 30 mm İkincil Top2 x 2 SAM2 x Dekoy Fırlatıcı Sistemi (DLS) Gemi Sistemi & Ekipman Yapılandırması Ana Tahrik / Güç Üretimi4 x Dizel Ana Makine (CODAD Tahrik Sistemi)2 x Devir Düşürücü Dişli2 x Şaft2 x CPP Pervane4 x Dizel JeneratörYalpa Sönümlendirme Sistemi Sensörler Savaş Yönetim Sistemi (CMS)3D Gözetleme RadarıIFF Sistemi (3D radar ile entegre)1 x Atış Kontrol RadarıAtış Kontrol Sistemi2 x Hedef Belirleme Görüşü (TDS)C-ESM SistemiTaktik Veri Link Sistemi (LINK-Y) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN’dan EFES-2026’da Güç Gösterisi Haber

ROKETSAN’dan EFES-2026’da Güç Gösterisi

Dünyanın en prestijli askeri tatbikatlarından biri olarak Millî Savunma Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen EFES-2026 Tatbikatı kapsamında, Türk savunma endüstrisinin geliştirdiği yerli, milli ve modern teknolojiler başarısını ispat ediyor. ROKETSAN’ın oyun değiştirici teknolojileri ve sistemleri de EFES-2026 Tatbikatı süresince Türk Silahlı Kuvvetlerinin çeşitli senaryolar kapsamında platform ve birlikler tarafından aktif olarak kullanılıyor. ROKETSAN’ın Karaok Kısa Menzilli Tanksavar Silah Sistemi de 50 ülkeden gözlemci, birlik ve unsurların da yer aldığı tatbikat kapsamında ilk kez kullanıldı. Karaok Kısa Menzilli Tanksavar Silah Sisteminin yanı sıra, ROKETSAN’ın geliştirdiği yenilikçi silah sistemleri olan SUNGUR Hava Savunma Sistemi, TEBER Güdüm Kiti, MAM-T Mini Akıllı Mühimmat ve UMTAS Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi de tatbikat kapsamında kullanıldı. “ROKETSAN ürün ve sistemleri sahada başarısını tekrar ispat ediyor” Tatbikat ile eş zamanlı olarak, Türk savunma sanayiinin son dönemde dünyada başarıyla adından söz ettiren ürün ve sistemleri için de ‘Savunma Sanayi Sergisi’ açılırken, 20’den fazla ROKETSAN sistemi de ROKETSAN standında yerli ve yabancı katılımcıların beğenisine sunuldu. Tatbikatın Türk Silahlı Kuvvetlerinin güç ve etkinliğinin önemli bir yansıması olduğunu ve gösterilen uluslararası ilginin her geçen gün daha da arttığını belirten ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, şunları söyledi: “ROKETSAN olarak bizler de geliştirdiğimiz stratejik ve yeni nesil teknoloji ürünlerimizle kahraman ordumuzun gücüne güç katmaya devam ediyoruz. Bugün roket, füze ve mühimmat teknolojilerinde bir dünya markası olan şirketimiz, geliştirdiği savunma sistemleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerimizin vurucu ve caydırıcı gücü olmayı sürdürüyor. Sahada başarısını kanıtlayan ürün ve sistemlerimiz de EFES Tatbikatında başarısını tekrar ispat ediyor.” Tatbikat kapsamında 30’dan fazla dost ve müttefik ülke askeri heyetinin ROKETSAN standını ziyaret ettiğini aktaran İkinci, “Tamamı Türk mühendislerin imzasını taşıyan son teknolojiye sahip yerli ve milli savunma sistemlerimize ilgi her geçen gün artıyor. ROKETSAN olarak milli sorumluluğumuzun bilincinde olarak, hava savunma sistemlerimizden SİHA mühimmatlarımıza, tanksavar füzelerimizden deniz sistemlerimize kadar birçok farklı alanda var olan ürünlerimizi geliştirmeye ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katmaya devam edeceğiz.” Oyun değiştiren ROKETSAN sistemleri tatbikat kapsamında sergileniyor ROKETSAN, savunma sanayi sergisi bölümünde yer alan standında Mini Akıllı Mühimmatlarından MAM-C, MAM-L ve MAM-T’yi, tanksavar sistemlerinden CİRİT Lazer Güdümlü Füze’yi, KARAOK Kısa Menzilli Tanksavar Silahı ve Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi UMTAS’ı, TEBER Hassas Güdüm Kitini, Seyir Füzesi ailesinden ÇAKIR Seyir Füzesini ve Kara ATMACA Karadan Karaya Seyir Füzesini sergiliyor. Hava savunma sistemlerinden SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, MİDLAS Milli Dikey Atım Lançer Sistemi, HİSAR-A ve HİSAR-O Hava Savunma Füzelerini ve SİPER Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi ROKETSAN standında katılımcılar ile buluşuyor. ROKETSAN ayrıca Yeni Nesil Hafif Sınıf Torpido ORKA’yı ve Yeni Nesil Ağır Sınıf Torpido AKYA’yı standında sergiliyor. Bunların yanı sıra, Tayfun Füzesi, TRLG-122, TRLG-230 Füzeleri, Taktik Füze Fırlatma Sistemi KMC ve PUSU silah sisteminden atılan Cirit Anti-İHA Füzesi de ROKETSAN tarafından EFES Tatbikatı sergi alanındaki ROKETSAN standında beğeniye sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ARMSTO’ya ASELSAN’dan “En Hızlı Ürün Geliştiren Firma” Ödülü Haber

ARMSTO’ya ASELSAN’dan “En Hızlı Ürün Geliştiren Firma” Ödülü

Savunma sanayisinde küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurmasıyla kısa sürede tüm dikkatleri üzerine çeken ARMSTO, sahip olduğu ileri teknoloji ve güçlü mühendislik altyapısıyla yenilikçi çözümler sunmayı sürdürüyor. Milli ve yerli üretim odaklı çalışmalarıyla ülkemizin stratejik hedeflerine katkıda bulunmayı amaçlayan şirket, küresel ölçekte rekabet gücünü de artırmayı hedefliyor. ‘Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir’ mottosuyla kapılarını açan SAHA 2026, İstanbul Fuar Merkezi'nde, 100.000 metrekareden fazla bir alanda ziyaretçilerini ağırladı. 120'yi aşkın ülkeden 1.700'den fazla firma ve heyetin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, insansız sistemler, uzay teknolojileri, yapay zekâ destekli kara, hava ve deniz platformları gibi yenilikçi ürünler sergilendi. “Küresel savunma sanayisini dönüştürmeyi hedefliyoruz” Türkiye’nin savunma sanayisinde küresel bir aktör haline geldiği bu dönemde bağlantı teknolojileri alanında ülkemizi temsil ettiklerini belirten ARMSTO Yönetim Kurulu Başkanı Vefa Kuzu, “Ülkemizin küresel ölçekte artan rolünün en büyük kanıtlarından biri olan SAHA 2026’da yer almak bizler için büyük bir onur. 1000 Ürünle Millileştirme Yolculuğu ödül töreninde ‘En Hızlı Ürün Geliştiren Firma’ ödülünü almamız bizler için büyük bir anlam taşıyor. Bir savunma ürününü tasarımdan sahaya en kısa sürede taşımak; operasyonel bir kabiliyet olduğu kadar stratejik bir üstünlük. Bu ödül, kısa karar zinciri ve disiplinli mühendislikle çalışan ekibimizin yansıması. Hızdan ödün vermeden, sahanın ihtiyacına uygun çözümler üretmeye devam edeceğiz. ARMSTO olarak savunma, havacılık ve uzay sanayisinde Türkiye’nin en kritik eksikliklerinden birini gidermeyi amaçlıyoruz. Bağlantı teknolojileri alanında küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurduk ve Türkiye’de bulunmayan bir komponent ailesi geliştirdik, dünyanın en ileri teknolojik konnektör üretim tesislerinden biri konumundayız. Kısa sürede 200 kişilik güçlü bir organizasyona ulaştık. 2026’da yeni üretim tesisimizi faaliyete geçirerek üretim kapasitemizi ve operasyonel kabiliyetimizi daha da artırmayı hedefliyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinden iş birliği ve distribütörlük talepleri almaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemdeki en büyük hedefimiz küresel rekabette yerimizi sağlamlaştırmak. Bağlantı teknolojileri alanında sadece Türkiye’yi değil, küresel savunma sanayisini de dönüştürmek için çalışmayı sürdürüyoruz.” açıklamasını yaptı. “Ciro hedefi: 3 yıl içinde 250 milyon dolar” Vefa Kuzu, “Şirket değerlememiz bugün 200 milyon doları aşmış durumda. Roketsan, Aselsan, TUSAŞ ve Baykar gibi şirketler bizler tarafından üretilen ürünleri kullanıyor. Üç yıl içinde 250 milyon dolar hacminde bir ciroya ulaşmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki üç yıl için koyduğumuz bu ciro hedefimizin temelinde, bugün ürettiğimiz MIL-DTL-83513 serisi konnektörler, backshell’ler, board tipleri ve müşteri özel çözümleri yer alıyor. Genç bir girişimci olarak ülkemizin kendi küresel markalarını yaratması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye, Avrupa ve bölgesel pazarlarda güçlü bir tedarik merkezi olma fırsatına sahip. Bu potansiyelimizi değerlendirmeliyiz.” şeklinde sözlerine devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ALKA-KAPLAN HİBRİT YESS Otonom ve İnsanlı Kabiliyetleriyle Tanıtılacak Haber

ALKA-KAPLAN HİBRİT YESS Otonom ve İnsanlı Kabiliyetleriyle Tanıtılacak

Modern savaş alanlarında giderek artan drone, dolanan mühimmat ve asimetrik tehditler, kara unsurları için yeni nesil savunma çözümlerini zorunlu hale getiriyor. Bu kapsamda geliştirilen ALKA YESS, sabit ve döner kanatlı mini/mikro İHA’lar, sürü İHA’lar, dolanan mühimmatlar, EYP düzenekleri ve patlamamış mühimmatlara karşı etkin çözüm sunuyor. Sistem, yapay zekâ destekli tespit, elektromanyetik karıştırma ile soft kill, lazer ile de hard kill kabiliyetlerini bir arada barındırıyor. ROKETSAN tarafından geliştirilen ALKA YESS’in, FNSS tarafından geliştirilen ve otonom kabiliyetler eklenen KAPLAN HİBRİT- platformuna entegrasyonu ile ortaya çıkan ALKA - KAPLAN HİBRİT - OTONOM çözümü, yüksek hareket kabiliyeti, sessiz sürüş, uzun süreli görev icrası, opsiyonel olarak insanlı, otonom ve yüksek enerji ihtiyacına sahip görev sistemlerini destekleyebilen yapısıyla öne çıkıyor. Hibrit güç grubu sayesinde, ilave bir jeneratör taşımadan hem mobilite hem de görev sistemi ihtiyaçları karşılanabiliyor. FNSS mühendisleri tarafından özgün olarak tasarlanan KAPLAN HİBRİT - OTONOM platformunda kullanılan güç grubu mimarisi ve alt sistemler; yüksek güç üretimi, akıllı enerji yönetimi ve harici güç aktarımı özellikleriyle ROKETSAN ALKA YESS’in ihtiyaç duyduğu sürekli ve güvenli enerji altyapısını sağlıyor. Bu yapı, platforma artırılmış menzil, insansız daha yüksek manevra kabiliyeti ve operasyonel esneklik kazandırıyor. ROKETSAN tarafından geliştirilen ALKA YESS ise yapay zekâ destekli tespit ve takip algoritmaları, kullanıcı dostu arayüzü ve farklı tehdit tiplerine karşı sağladığı performans ile geleceğin savunma konseptleri arasında yer alıyor. Sistem, tehdit önceliklendirmesi ve farklı konuşlanma seçenekleriyle sabit, taşınabilir ve mobil çözümler sunabiliyor. ALKA - KAPLAN HİBRİT - OTONOM, modüler yapısı sayesinde farklı görev senaryolarına uyarlanabiliyor. Platform; insanlı ya da otonom kullanım seçenekleri, ağ destekli operasyon kabiliyeti, sensör füzyonu, karar destek mekanizmaları ve enerji yönetimini tek bir mimari altında birleştiriyor. Böylece yalnızca bir taşıyıcı platform değil, aynı zamanda algılayan, karar veren ve etki üreten bütünleşik bir muharebe çözümü olarak öne çıkıyor. ROKETSAN ve FNSS’nin ortaya koyduğu bu yenilikçi iş birliği, günümüzün ve geleceğin tehditlerine karşı yerli, milli ve yüksek teknolojiye dayalı bir çözüm olarak SAHA 2026’da sergilenecek. Ziyaretçiler, sistemin gelişmiş eğitim yardımcı desteği olarak kullanılan sanal gerçeklik (VR) tabanlı simülasyon alt yapısını sistem üzerinde deneme şansını da yakalayacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.