Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Roketsan

Kapsül Haber Ajansı - Roketsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Roketsan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akıncı Hava Hedefini Sungur İle Vurdu Haber

Akıncı Hava Hedefini Sungur İle Vurdu

Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen AKINCI TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı), hava muharebesi kabiliyetlerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda yapılan testte Roketsan tarafından geliştirilen SUNGUR Hava Savunma Füzesi hedef hava aracını tam isabetle vuruldu. HAVA HEDEFİNİ VURDU Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kalkış yapan AKINCI, Karadeniz üzerindeki test sahasına intikal etti. Sinop açıklarında icra edilen testte gökyüzünde seyreden hedef insansız hava aracı, AKINCI'dan ateşlenen SUNGUR mühimmatı tarafından tam isabetle vuruldu. Atış testinin başarıyla sonuçlanmasının ardından AKINCI, planlanan rotayı takip ederek Çorlu'ya geri döndü. HAVA MUHAREBESİNDE MÜHİMMAT ÇEŞİTLİLİĞİ Daha önce KEMANKEŞ 1 Yapay Zekâ Tabanlı Mini Seyir Füzesi ile hava-hava atışları gerçekleştiren AKINCI, Roketsan tarafından geliştirilen EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ile de hedefini başarıyla vurdu. SUNGUR Hava Savunma Füzesi’nin de kullanılmasıyla farklı sınıflardaki milli mühimmatları hava hedeflerine karşı kullanma kabiliyetini genişleten AKINCI, sahip olduğu geniş mühimmat yelpazesiyle hava muharebesinde mühimmat çeşitliliği kabiliyetini ortaya koydu. KATMANLI HAREKÂT GÜCÜ Bugüne kadar milli TİHA’nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-300 Süpersonik Füze, İHA-230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze, ÇAKIR Seyir Füzesi ile EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip bu mühimmat çeşitliliği sayesinde AKINCI, yakın mesafeden uzun menzile uzanan, farklı hedef türlerine karşı görev yapabilen katmanlı bir harekât ve taarruz kabiliyeti kazandı. İHRACAT ŞAMPİYONU Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR 2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akıncı Süpersonik İHA-300 Füzesi ile Vurdu! Haber

Akıncı Süpersonik İHA-300 Füzesi ile Vurdu!

Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen AKINCI TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı), operasyonel yeteneklerini geliştirmeye ve uzun menzilli farklı mühimmat entegrasyonlarını her geçen gün artırmaya devam ediyor. Bu kapsamda yapılan testte Roketsan tarafından geliştirilen İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile 250+ kilometre menzildeki hedef başarıyla vuruldu. 250+ KİLOMETREDEN TAM İSABET Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kalkış yapan AKINCI, Karadeniz üzerindeki test sahasına intikal etti. Sinop açıklarında icra edilen testte deniz üzerindeki hedef, AKINCI'dan ateşlenen İHA-300 mühimmatı tarafından tam isabetle vuruldu. Atış testinin başarıyla sonuçlanmasının ardından AKINCI, planlanan rotayı takip ederek Çorlu'ya geri döndü. KATMANLI HAREKÂT GÜCÜ Daha önce İHA-122 ve İHA-230 süpersonik füzelerinin Bayraktar AKINCI’ya entegrasyonu başarıyla tamamlanmıştı. İHA-300 füzesinin de başarı entegrasyonu ile AKINCI’nın uzun menzilli ve yüksek etkili taarruz kapasitesi yeni bir seviyeye taşındı. Farklı görev ihtiyaçlarına yönelik çok çeşitli mühimmatları hem kara hem de hava hedeflerine karşı kullanabilen AKINCI, sahip olduğu geniş milli mühimmat yelpazesiyle stratejik görev kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu. MİLLİ MÜHİMMATLARLA GÖREV ÇEŞİTLİLİĞİ Bugüne kadar milli TİHA’nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze, ÇAKIR Seyir Füzesi ile EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip bu mühimmat çeşitliliği sayesinde AKINCI, yakın mesafeden uzun menzile uzanan, farklı hedef türlerine karşı görev yapabilen katmanlı bir harekât ve taarruz kabiliyeti kazandı. İHRACAT ŞAMPİYONU Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR 2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı Haber

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması, her yıl olduğu gibi bu dönemde de bir önceki yılın Türkiye ihracat sıralamasındaki ilk 500 şirket, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’nda Ar-Ge datalarını açıklayan şirketler ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezi olan şirketlere iletilen anketlere verilen yanıtlar ile hazırlandı. Şirketlerin 2025 yılında Ar-Ge harcamaları, 2026 yılı için planlanan Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge personel sayısı, 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde alınan patent sayısı, faydalı model sayısı, tasarım tescil sayısı ve marka sayısı Ar-Ge 500 Araştırmasının temel datalarını oluşturdu. 500 şirketin verilerinin analiz edildiği araştırma, 2025 yılında Ar-Ge için harcanan toplam bütçenin 257 milyar 875 milyon 205 bin TL olduğunu ortaya koydu. Türkiye’nin en yüksek Ar-Ge harcaması yapan 500 firmasını ortaya koyan araştırma ayrıca Tasarım Merkezleri arasında en yüksek harcama yapan ilk 50 firmayı da ayrı bir sıralama olarak belirliyor. TUSAŞ, 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge yatırımıyla liderliğini sürdürerek, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da zirvedeki yerini korudu. Senelerdir ilk üç sırada yer alan TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN bu yıl da geleneği bozmadı. Ekonomi ve İş Dünyası Portalı Turkishtime, bu yıl 13. kez imza attığı prestijli “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması” ile ülkenin inovasyon haritasını gözler önüne sererken, Türk iş dünyasının geleceğine stratejik bir pusula olmaya devam ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge harcamaları, yenilikçi projeleri, teknolojik gelişim süreçleri ve fikri mülkiyet performanslarını analiz eden araştırma, sektör profesyonelleri için referans niteliği taşıyor. Bu yıl 13’üncüsü hazırlanan raporda, Ar-Ge yatırımları ve çalışmalarında yine savunma sanayinin yükseliş gösterdiği gözlendi. TUSAŞ 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla birincilik koltuğundaki yerini bu sene de bırakmadı. ASELSAN, 48 milyar 182 milyon 526 bin 55 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla Türkiye’nin Ar-Ge ve yüksek teknoloji ekosistemindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarak ikinci sırada yer aldı. Üçüncülük koltuğunda ise yine savunma ve havacılık sanayiinin önemli oyuncularından ROKETSAN 21 milyar 409 milyon 818 bin 299 TL’lik harcaması ile yer aldı. Listenin dördüncü sırasında 9 milyar 540 milyon 715 bin 484 TL’lik harcama ile HAVELSAN bulunurken, beşinci sırasında 8 milyar 300 milyon 55 bin TL’lik Ar-Ge harcamasıyla otomotiv sektörünün önemli şirketlerinden Ford Otomotiv yer almayı başardı. Listenin ilk 5 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge harcaması, 2025 yılında 500 şirketin yaptığı toplam harcamanın yüzde 59,19’unu oluşturdu. AR-GE ARAŞTIRMASI HER SENE KAPSAMINI GENİŞLETİYOR Ekonomi ve iş dünyasına 13 yıldır ayna tutan “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması”, geçtiğimiz yıl dahil edilen Tasarım Merkezleri odağını bu yıl daha da güçlendirerek sürdürüyor. Bu anlamda çalışma, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı Tasarım Merkezlerini de markajına alıyor. Söz konusu merkezlerin harcama ve istihdam verilerini de kapsayarak tasarım temelli inovasyon süreçlerini ve ürün geliştirme yetkinliklerini gözler önüne seriyor. Bu sene ilk defa Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” listesi hazırlandı. Şirketlerin Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerinden 2023, 2024 ve 2025 yıllarında elde ettiklerini beyan ettikleri toplam ihracat tutarları esas alınarak listelendi. Araştırma bu yönüyle şirketlerin Ar-Ge faaliyetlerini ihracata ne ölçüde dönüştürebildiğini ortaya koyuyor. TÜRKİYE’NİN AR-GE YILDIZLARI KÜRESEL ARENADA FARK YARATIYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırmasına katılan şirketler; Ar-Ge bütçelerinden uzman kadrolara, merkez yapılanmalarından fikri mülkiyet tescillerine kadar uzanan geniş veri havuzu sunarak, Türkiye’nin inovasyon ekosistemindeki yükselişini ve küresel rekabet gücünü somutlaştırıyor. Ülkemizin Ar-Ge görünürlüğünü uluslararası arenada pekiştiren bu kapsamlı rapor aynı zamanda katılımcı şirketlere kendi başarılarını dünya sahnesinde sergileme fırsatı sunuyor. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan rapor, uluslararası basın ve küresel fikir liderleriyle paylaşılıyor. Bugüne kadar binlerce şirketin dahil olduğu araştırma, 13’üncü sayısı yayınlanırken “Türkiye’de Ar-Ge” bilincini oluşturan bir almanak niteliği taşıyor. ÜÇ YILDA AR-GE ÜRÜNLERİYLE YAPILAN 843,9 MİLYAR TL’LİK İHRACAT DİKKAT ÇEKİYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında bu sene ilk defa listede yer alan “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” sıralamasında, şirketlerin 2023-2025 döneminde Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerden elde ettikleri toplam ihracat 843,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Sıralamanın ilk sırasında 337,8 milyar TL ile Oyak Renault yer alıyor. Oyak Renault’u 154,2 milyar TL ile ASELSAN ve 58,9 milyar TL ile TUSAŞ izliyor. İlk üç şirketin toplamı 550,8 milyar TL’ye, ilk 100 içerisindeki payı ise yüzde 65,3’e ulaşıyor. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam Ar-Ge ürünleri kaynaklı ihracatı 653,4 milyar TL. Böylece ilk 10 şirket, ilk 100 toplamının yüzde 77,4’ünü oluşturuyor. İhracatın sektörel dağılımı incelendiğinde, otomotiv endüstrisi 404,2 milyar TL ile öne çıkarken, savunma ve havacılık sanayii 245,1 milyar TL ile ikinci sırada yer aldı. İki sektör, ilk 100’de yer alan şirketlerin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 76,9’unu oluşturuyor. EN ÇOK PATENT ALAN ŞİRKET MERCEDES-BENZ TÜRK OLDU 2025 yılı TÜRKPATENT tescilli kesin patent sayılarına göre Mercedes-Benz Türk 105 patentle ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 98 patentle Tırsan Treyler yer alırken onu 82 patentle ASELSAN izledi. Savunma ve havacılık şirketlerinden TUSAŞ 66 patentle listenin dördüncü sırasında yer alırken, beşinci sırada ise 42 patentle ROKETSAN boy gösterdi. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam tescilli patent sayısı 527. İLAÇ SEKTÖRÜ MARKALAŞMAYA AĞIRLIĞINI KOYUYOR Bu yılki ilk 500 şirketin marka sayısı incelendiğinde listenin ilk beş sırasında ilaç sektörünün ağırlığı görülüyor. Abdi İbrahim İlaç Sanayi 163 marka ile birinci sırada yer alırken, ASELSAN 128 marka ile ikinci, World Medicine 125 marka ile üçüncü, Sanovel 122 marka ile dördüncü ve Ali Raif İlaç 119 marka ile beşinci sıradaki yerini alıyor. Listede yer alan ilk 10 şirketin toplam 967 markasının yüzde 66,08’inin ilaç sektöründeki şirketlere ait olduğu ortaya çıkıyor. TASARIM TESCİLİNDE MOBİLYA SEKTÖRÜ VARLIĞINI HİSSETTİRİYOR 2025 yılında tasarımlarını tescil eden şirketler incelendiğinde ilk 10 şirketin toplam 1.341 tasarımını tescil ettiği görülüyor. İlk 10 şirket arasında yer alan Doğanlar Mobilya, Çilek Mobilya ve Yataş toplam 667 tasarım tesciline ulaşırken, bu üç mobilya şirketinin listenin ilk 10’unda yer alan şirketlerin toplam 1.341 tasarım tescilinin yüzde 49,74’ünü oluşturduğu gözleniyor. Doğanlar Mobilya 328 tasarım tesciliyle listenin ilk sırasında yer alırken, Çilek Mobilya 209 tescille ikinci sırada yer alıyor. FAYDALI MODELDE TUSAŞ LİDER Faydalı model tescillerinde otomotiv sektörü ağırlığını ortaya koydu. İlk 10’da yer alan şirketlerin 4’ü otomotiv sektöründen olurken, MAN Türkiye, Koluman Otomotiv, TürkTraktör ve Oyak Renault toplam 68 faydalı modelle ilk 10’daki 182 tescilin yüzde 37,36’sını gerçekleştirdi. Sıralamanın zirvesinde 43 faydalı modelle TUSAŞ yer alırken, onu 38 faydalı modelle MAN Türkiye ve 35 faydalı modelle ASELSAN takip etti. İlk üç şirketin toplam 116 faydalı modeli, ilk 10 şirketin toplam faydalı modellerinin yüzde 63,74’ünü oluşturdu. BİTKİ ISLAHÇI HAKKI TESCİLLERİNDE ZİRVENİN SAHİBİ MULTİ TOHUM Bitki Islahçı Hakkı tescillerinde zirvenin sahibi Multi Tohum Tarım Sanayi Ticaret A.Ş. oldu. Şirket, 2025 yılında gerçekleştirdiği 5 tescille ilk sırada yer aldı. Onu 4 tescille Anamas Tarım takip ederken, Antalya Tarım ve İstanbul Tarım 2’şer tescille sıralamada yer aldı. Söz konusu dört şirket, 2025 yılında toplam 13 Bitki Islahçı Hakkı tesciline imza attı. AR-GE İSTİHDAMINDA ASLAN PAYI SAVUNMA VE HAVACILIKTA 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde çalışan personel sayısında savunma ve havacılık sanayii şirketleri öne çıkıyor. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI, 22 bin 71 kişilik Ar-Ge istihdamıyla ilk 10 şirketin toplam 25 bin 513 kişilik istihdamının yüzde 86,51’ini oluşturdu. Ar-Ge merkezlerinde çalışan toplam personel sayısında 9 bin 691 kişiyle ASELSAN ilk sırada yer alırken, TUSAŞ 5 bin 100, ROKETSAN 3 bin 390, HAVELSAN 2 bin 169 ve TEI 1.721 kişiyle ilk beşte yer almayı başardı. Kadın Ar-Ge istihdamında da yine savunma ve havacılık sanayii şirketlerinin ağırlığı dikkat çekiyor. İlk 10 şirketin Ar-Ge merkezlerindeki kadın çalışan sayısı toplam 6 bin 65 kişi olurken, listenin ilk beş sırasında 2 bin 121 kadın çalışanıyla ASELSAN birinci, 1.190 kadın çalışanla TUSAŞ ikinci ve ROKETSAN 722 kadın çalışanla üçüncü oldu. Listede HAVELSAN 535 kadın çalışanla ve TEI 305 kadın çalışanla yer aldı. İlk beş şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamı 4 bin 873 kişiye ulaşırken, bu sayı ilk 10 şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamının yaklaşık yüzde 80,35’ini oluşturuyor. PROJE LİDERİ ASELSAN Bu yılki araştırmada proje üretme sayıları incelendiğinde ASELSAN 1.253 proje ile liste başındaki yerini alıyor. İkinci sırada 611 proje ile World Medicine, 263 proje ile de Deva Holding üçüncü oldu. Listenin dördüncü sırasında 200 proje ile Arçelik yer alırken, beşinci sırasında Vem İlaç olduğu görülüyor. Listenin ilk 10 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge proje sayısı 3.235 olurken, ilk 10’da 5 ilaç şirketinin yer alması dikkat çekiyor. İlaç şirketlerinin toplam proje sayısı 1.308’e ulaşarak ilk 10’daki projelerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. TASARIM MERKEZLERİ HARCAMALARINDA FLO İLK SIRADA Tasarım merkezi harcamalarında FLO Mağazacılık 434,8 milyon TL ile listenin zirvesinde yer aldı. Tasarım merkezi istihdamında da liderliğini sürdüren şirket, 173 çalışanla birinciliği kimseye kaptırmadı. Tasarım merkezlerinde hem harcama hem de istihdam sıralamalarında perakende, tekstil ve mobilya sektörlerinin ağırlığı dikkat çekti. Tasarım merkezleri harcamalarında moda ve perakende sektörünün güçlü temsili öne çıkarken, ilk beşte FLO Mağazacılık’ın yanı sıra BEYMEN, KOTON ve Ay Marka gibi Türkiye’nin önde gelen moda ve perakende markaları yer aldı. Tasarım harcamalarında ikinci sırada TUSAŞ Motor Sanayii 227,3 milyon TL ile yer alırken, BEYMEN 164,7 milyon TL ile üçüncü, KOTON 132,9 milyon TL ile dördüncü ve Ay Marka 123,2 milyon TL ile beşinci oldu. YÜKSELİŞE GEÇENLER Araştırma incelendiğinde dikkat çeken başlıklardan biri de sıçrama gösteren şirketler oldu. Bu anlamda Bimed Teknik Aletler 208 sıra, Trex Dijital 201, Mobiliva 188, Endüstriyel Elektrik Elektronik 173, Aymas Makina 168, Sun Chemical 153, IHI Dalgakıran Makina 139, Sirena Marine 137, Mamur Teknoloji 130 ve BVS Bülbüloğlu 128 basamak yükselerek dikkat çeken şirketler arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu Haber

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu

Türkiye'nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., ihracat başarılarına bir yenisini daha ekledi. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) Programı kapsamında inşa edilen üç korvetin sonuncusu TUNKU OSMAN JEWA, 9 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Denizcilik Tersanesi'nde düzenlenen törenle denize indirildi. Böylece proje kapsamındaki üç korvetin tamamı başarıyla denize indirilmiş oldu. Törene; Malezya Kedah Sultanı Al Aminul Karim Sultan Sallehuddin Ibni Almarhum Sultan Badlishah, Kedah Sultanesi Sultanah Maliha binti Almarhum Tengku Ariff, Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, SSB Başkan Yardımcısı ve STM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İhsan Kaya, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Koramiral Datuk Badarudin bin Taha, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ile her iki ülkenin askerî delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının temsilcileri katıldı. Şeker: “Yaklaşık 50 Türk Şirketinin Teknolojisi Malezya Korvetlerinde” T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker yaptığı konuşmada, Türkiye’nin askeri gemi ekosistemine dikkat çekerek şunları söyledi: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda Türkiye, yıllara yayılan kararlılık, yatırım ve inovasyon sayesinde güçlü ve yetkin bir savunma sanayii ekosistemi inşa etmiştir. Bugün Türkiye, kendi savaş gemilerini bağımsız olarak tasarlayabilen, inşa edebilen ve sistem entegrasyonunu gerçekleştirebilen dünyadaki sayılı ülkeler arasında yer almaktadır. STM ana yükleniciliğinde yürütülen bu projede gemiler, ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere yaklaşık 50 Türk savunma sanayii şirketi tarafından geliştirilen ileri teknoloji sistemlerle donatılmaktadır. İnşallah gelecek yıl teslim edeceğimiz üç korvet, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri'ne uzun yıllar başarıyla hizmet edecek; aynı zamanda Türkiye ile Malezya arasındaki güçlü dostluğun ve stratejik ortaklığın kalıcı sembolleri olacaktır.” Malezya Genelkurmay Başkanı: “Bu Korvetler Denizlerimizi Koruma Kabiliyetimizi Güçlendirecek” Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, Malezya’nın bir deniz ülkesi olduğuna ve denizlerin ülkenin güvenliği açısından taşıdığı stratejik öneme değinerek şu mesajları verdi: “Bu korvetler, yaşlanan gemilerimizin kademeli olarak yenilenmesine katkı sağlayacak ve giderek daha karmaşık hâle gelen harekât ortamında Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri’nin denizlerimizi koruma kabiliyetini güçlendirecektir. Bu programın ilerleme hızı, Malezya ile Türkiye arasındaki ortaklığın gücünü ortaya koyarken savunma alanındaki iş birliğimizi daha da ileri taşıyacak yeni fırsatlara da işaret etmektedir. STM’ye, İstanbul Tersanesine, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Proje Ekibine ve projede görev alan tüm emekçilere teşekkür ediyorum. Denize indirme bir kilometre taşıdır, yolculuğun sonu değildir. Bu ivmeyi sürdürmeli ve tüm gemileri 2027 yılı sonuna kadar teslim etmeliyiz.” Güleryüz: “Üç Korvet Dört Ayda Denize İndirildi” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye ile Malezya arasındaki stratejik iş birliğinin en somut örneklerinden birini başarıyla hayata geçirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine gerçekleştirdiği ilk korvet ihracatı olan bu proje kapsamında, bugün üçüncü ve son gemimiz TUNKU OSMAN JEWA'yı da denize indirmenin gururunu yaşıyoruz. Böylece yalnızca dört ay içerisinde üç korveti başarıyla denize indirerek projemizde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktık. Denize indirme safhasının tamamlanmasıyla birlikte artık donatım, sistem entegrasyonu ile liman ve seyir kabul testleri aşamasına geçiyoruz. Aynı kararlılık ve titizlikle çalışmalarımızı sürdürerek, üç gemiyi de 2027 yılı içerisinde Malezya Kraliyet Donanması'na teslim etmeyi hedefliyoruz." TUNKU OSMAN JEWA Proje kapsamında inşa edilen gemiler, isimlerini Malezya tarihine ve savunmasına önemli katkılar sunmuş şahsiyetlerden alıyor. İlk gemi, "Prens-Amiral" unvanıyla tanınan TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'in; ikinci gemi, Selangor'un denizcilik ve bölgesel ticaret tarihinde önemli bir yere sahip RAJA LAUT'un adını taşıyor. Denize indirilen üçüncü gemiye ise Malezya'nın üçüncü Genelkurmay Başkanı olan General (E) Tan Sri Tunku Osman Tunku Mohammad Jewa'nın adı verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024'te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026'da, ikinci gemisi 7 Haziran 2026'da, üçüncü ve son gemisi ise 9 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen törenlerle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilen gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak Haber

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak

Türkiye’nin kompozit malzeme ve teknolojileri alanındaki en kapsamlı organizasyonu olan Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, çok daha güçlü bir organizasyon yapısıyla sektöre ve dünyaya kapılarını açmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin destekleriyle gerçekleştirilecek fuar, 21-23 Ekim2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9 ve 10. salonlar ile fuaye alanında, 15 bin m²’lik alanda düzenlenecek. TURKCOMPOSITE2026 kapsamında yüzde 30’u yabancı katılımcı olmak üzere 500’den fazla markanın yine yüzde 30’u yabancı ziyaretçi olmak üzere 4 bini aşkın uluslararası ziyaretçi ile bir araya gelmesi bekleniyor. “Meet4Composite” sloganıyla hayata geçirilecek etkinlik, katılımcılara hammadde, yarı mamul, nihai ürünler, laboratuvar sistemleri ve üretim teknolojileri gibi birçok alanda kapsamlı bir platform sunacak. Yeni Organizasyon, Yeni Vizyon Kompozit Sanayicileri Derneği desteğiyle düzenlenen; Türk Havacılık Uzay Sanayii(TUSAŞ), Roketsan, Baykar Teknoloji gibi önde gelen kurumların da katılım göstereceği fuar, önceki yıllardan farklı olarak 20 yılı aşkın sektörel deneyime sahip CNG Expo tarafından organize ediliyor. Bu iş birliği ile fuarın organizasyon yapısı tamamen yenileniyor. Bu değişim sayesinde hem ziyaretçi deneyimi hem de uluslararası tanıtım stratejileri büyük ölçüde güçlendirilerek, Türk kompozit sektörünün uluslararası bilinirliği ve prestijinin artırılması hedefleniyor. Kompozit Sanayicileri Derneği ve Türk firmalarının her yıl Fransa’daki JEC World ve ABD’deki CAMX gibi dünyanın önde gelen fuarlarında başarıyla yer aldığını söyleyen CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Cengiz Yaman, artık hedefin bu global etkiyi TURKCOMPOSITE Fuarı ile Türkiye’ye taşımak ve ülkemizi kompozit alanında bölgesel bir merkez haline getirmek olduğunu söyledi. TURKCOMPOSITE 2026’nın yalnızca bir ürün sergileme platformu değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, teknoloji transferi ve uluslararası iş birliği fırsatlarının buluşma noktası olduğunu kaydeden Yaman, “Yenilenen organizasyon yapısıyla fuar, bu yıl Türk kompozit sektörünü küresel vitrine taşıma yolunda güçlü bir adım olarak konumlanıyor” dedi. Türk Kompozit Sektörü Güçleniyor Türk kompozit sektörü, son yıllarda inşaat, otomotiv, havacılık ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok stratejik alanda güçlü bir büyüme sergiliyor.2024 itibarıyla 2 milyar doları aşan pazar büyüklüğünün önümüzdeki beş yıl içinde 7 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Uluslararası standartlarda üretim yapan sektör, yüksek mühendislik ve tasarım kabiliyetleri sayesinde Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya pazarlarında rekabet gücünü artırıyor. Geleneksel kompozit ürünlerin yanı sıra karbon fiber takviyeli polimerler (CFRP), aramid fiberler ve nano-kompozitler gibi ileri teknoloji ürünlere yönelen sektör; hafiflik, dayanıklılık ve yüksek performans özellikleriyle öne çıkıyor. Kompozit ürünlerin ihracatı 2024’te 2 milyar doları aşarak Türkiye’nin yüksek teknolojili ihracatında önemli bir paya ulaştı. Türk kompozit sektörü, artan teknoloji yatırımlarıyla Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Hindistan, Güneydoğu Asya ve MENA bölgesindeki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Takip Edilmesi Gereken Savunma Yayınları Haber

Takip Edilmesi Gereken Savunma Yayınları

Bir savunma ihalesinin sonucu, yeni bir platformun ilk uçuşu ya da ihracat sözleşmesi yalnızca sektör haberi değildir. Tedarik zincirinden sermaye piyasalarına, dış politikadan teknoloji yatırımlarına kadar uzanan etkiler yaratabilir. Bu nedenle takip edilmesi gereken savunma yayınları, hızlı bilgi tüketiminin ötesinde; doğrulanmış veri, teknik bağlam ve stratejik okuma sunabilmelidir. Savunma sanayii haberlerinde en sık yapılan hata, ürün lansmanını operasyonel kabiliyetle eş tutmaktır. Bir prototipin sergilenmesi, seri üretime geçildiği anlamına gelmez. İmza atılan bir niyet mektubu da kesinleşmiş ihracat geliri değildir. Profesyonel okur için değerli yayın, bu ayrımları görünür kılan; açıklamanın arkasındaki takvim, bütçe, sertifikasyon, teslimat ve kullanıcı ihtiyaçlarını sorgulayan yayındır. Savunma yayınını değerli kılan nedir? Nitelikli savunma gazeteciliği, güvenlik gündemini heyecan diliyle değil, kanıt zinciriyle ele alır. Haberde kurum açıklaması ile bağımsız değerlendirme ayrışır; teknik özellikler, yalnızca pazarlama metninden alınmaz. Platformun menzili, faydalı yükü veya vuruş hassasiyeti kadar bakım ihtiyacı, entegrasyon kabiliyeti, mühimmat bağımlılığı ve yaşam döngüsü maliyeti de dikkate alınır. Bu yaklaşım özellikle karar vericiler açısından kritiktir. Bir savunma şirketinin sipariş hacmi artabilir; ancak kritik alt sistemlerde dışa bağımlılık, ihracat lisansı riski ya da finansman sınırlaması varsa büyüme beklentisi yeniden değerlendirilmelidir. Yayının niteliği, haberi ilk veren olmasından çok, haberi ne kadar doğru çerçevelediğiyle ölçülür. Savunma alanında iyi bir yayın üç soruya yanıt verir: Ne oldu, neden şimdi oldu ve bunun sonraki etkisi ne olabilir? İlk soru gündemi taşır. İkinci soru siyasi, askeri ve ticari motivasyonu açıklar. Üçüncü soru ise editörler, yatırımcılar, sektör yöneticileri ve kamu paydaşları için asıl karar değerini üretir. Takip edilmesi gereken savunma yayınları nasıl seçilmeli? Tek bir yayın seti, her kurumun ihtiyacını karşılamaz. İhracat fırsatlarını izleyen bir şirket ile savunma politikası çalışan bir araştırmacının öncelikleri farklıdır. Buna karşın sağlıklı bir takip düzeni, dört ayrı kaynağı birlikte okumayı gerektirir: uzman uluslararası haber platformları, düşünce kuruluşları, resmi kurum açıklamaları ve şirketlerin yatırımcı ya da kurumsal duyuruları. Uzman uluslararası yayınlar, büyük programları ve pazar hareketlerini izlemek için güçlü bir başlangıç noktasıdır. Defense News, Breaking Defense, Defense One, Janes, Naval News ve Shephard gibi yayınlar; kara, deniz, hava, uzay ve savunma teknolojilerindeki gelişmeleri düzenli biçimde ele alır. Her birinin editoryal odağı farklıdır. Bazıları Washington merkezli politika ve bütçe kararlarına yoğunlaşırken, bazıları deniz platformları, havacılık programları veya küresel tedarik projeleri hakkında daha derin teknik dosyalar üretir. Bu kaynaklar okunurken coğrafi ağırlık dikkate alınmalıdır. ABD ve NATO gündeminin küresel savunma haberleri üzerindeki etkisi büyüktür; fakat bu yoğunluk, diğer bölgelerdeki kabiliyet gelişimlerini arka plana itebilir. Orta Doğu, Asya-Pasifik, Afrika ve Latin Amerika pazarlarını değerlendiren kurumlar, yerel kaynaklarla ve bölgesel uzman analizleriyle bu kör noktayı kapatmalıdır. Düşünce kuruluşları ise habere stratejik katman ekler. IISS, SIPRI, RUSI ve CSIS gibi kurumların raporları; savunma harcamaları, kuvvet yapısı, silah transferleri, caydırıcılık, çatışma dinamikleri ve doktrin değişimleri için referans niteliği taşır. Bu raporlar günlük haber akışından daha yavaş üretilir, ancak bir gelişmenin yapısal anlamını kavramada güçlüdür. Yine de raporların metodolojisi, veri tarihi ve kurumun çalışma çerçevesi mutlaka okunmalıdır. Her analiz, yazarının erişebildiği veri ve seçtiği varsayımlar kadar güçlüdür. Türkiye odağında resmi veri ve sektör nabzı Türkiye savunma sanayiini takip edenler için resmi açıklamalar temel kaynaktır. Savunma Sanayii Başkanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve ilgili kamu kurumlarının duyuruları; program takvimi, teslimat, kabul faaliyeti, iş birliği ve ihracat gündemi açısından birincil veri sağlar. Ancak resmi açıklamanın doğal olarak kurumsal öncelikleri yansıttığı unutulmamalıdır. Bu nedenle aynı gelişme, teknik uzmanların yorumları, sektör şirketlerinin açıklamaları ve bağımsız haberlerle birlikte değerlendirilmelidir. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, STM, ASFAT ve diğer savunma şirketlerinin faaliyet raporları, finansal sunumları ve proje duyuruları; yalnızca yeni ürünleri değil, kapasite artışını, Ar-Ge yönelimini ve uluslararasılaşma hedeflerini de gösterir. Özellikle halka açık şirketlerde ciro, sipariş bakiyesi, ihracat payı ve yatırım harcamaları, başlıkların ötesinde bir görünüm sunar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ticari duyuru ile program başarısını birbirine karıştırmamaktır. Bir ürünün fuarda ilgi görmesi ile sözleşmeye dönüşmesi farklı aşamalardır. Aynı şekilde ihracat duyurusunda miktar, teslimat dönemi, kapsam ve yerelleştirme şartları paylaşılmıyorsa haberin ekonomik etkisi hakkında kesin yargıya varmak erken olabilir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörler arası yayın yapan kaynakların katkısı da bu noktada öne çıkar. Savunma programını enerji, lojistik, yapay zeka, finansman, insan kaynağı ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla ilişkilendiren içerikler; kurumların daha geniş iş ekosistemini görmesine yardımcı olur. Savunma sanayii artık yalnızca ana yüklenicilerden ibaret değildir. Yazılım, elektronik, kompozit malzeme, siber güvenlik, test altyapısı ve nitelikli iş gücü, haberin ekonomik çerçevesini doğrudan belirler. Haber akışında doğrulama disiplini Açık kaynak istihbaratı, uydu görüntüleri, sosyal medya paylaşımları ve saha videoları savunma haberciliğinde önemli hale geldi. Buna rağmen ilk görüntü her zaman ilk gerçek değildir. Görüntünün tarihi, konumu, platformun varyantı ve bağlamı doğrulanmadan yapılan yorumlar, özellikle çatışma dönemlerinde hızla yanlış bilgiye dönüşebilir. Profesyonel takip için basit bir kontrol disiplini yeterlidir: Kaynağın olayla doğrudan ilişkisi var mı, iddia ikinci bir güvenilir kaynakla destekleniyor mu, kullanılan görsel güncel mi ve açıklamada ölçülebilir veri bulunuyor mu? Bu sorular, hem editoryal hata riskini hem de kurumların itibar riskini azaltır. Terminoloji de doğrulamanın parçasıdır. İHA ile silahlı İHA, konsept tasarım ile prototip, test atışı ile envantere giriş, mutabakat zaptı ile tedarik sözleşmesi aynı şey değildir. Savunma yayınlarını düzenli izleyen ekiplerin ortak bir terim sözlüğü oluşturması, haberlerin kurum içinde doğru aktarılmasını kolaylaştırır. Okuma rutini, bilgi yükünü azaltabilir Savunma gündemi yüksek hacimlidir. Gün boyunca tüm kaynakları izlemeye çalışmak, kritik gelişmeyi yakalamayı garanti etmez. Daha verimli yöntem, takip hedefini belirlemektir. İhracat ve şirket gelişmeleri için günlük tarama yapılabilir; bütçe, doktrin ve kuvvet modernizasyonu için haftalık analizler yeterli olabilir. Büyük fuarlar, tatbikatlar, savunma zirveleri ve bütçe dönemleri ise özel izleme gerektirir. Editörler açısından da yayın seçimi yalnızca içerik kalitesi meselesi değildir. Haberin telif durumu, görsel kullanım hakkı, güncelleme hızı ve yeniden yayımlanabilir formatı operasyonel değer taşır. Kurumsal iletişim ekipleri içinse hangi başlıkların piyasa algısını, kamuoyunu veya yatırımcı ilgisini etkilediğini ayırmak gerekir. Her teknik gelişme geniş kitle haberi olmayabilir; fakat stratejik bağımlılığı azaltan bir alt sistem, sektörel açıdan büyük önem taşıyabilir. Savunma yayınlarını izlemek, daha fazla başlık biriktirmek değildir. Doğru kaynakları karşılaştırarak hangi gelişmenin gerçekten kabiliyet, ticaret ve güvenlik dengelerini değiştireceğini ayırt edebilmektir. Bu ayrımı düzenli yapan kurumlar, gündemi yalnızca takip etmez; gündemin kendi sektörleri için ne ifade ettiğini daha erken görür.

Kızılelma Dâhili Mühimmat Yuvasından İlk Atış Testlerini Başarıyla Tamamladı​​ Haber

Kızılelma Dâhili Mühimmat Yuvasından İlk Atış Testlerini Başarıyla Tamamladı​​

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın geliştirme süreci, yeni kabiliyetlerin entegrasyonu ile devam ediyor. Tekirdağ’da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında KIZILELMA, ilk kez dâhili mühimmat yuvasında taşıdığı mühimmatlarla atış gerçekleştirdi. DÂHİLİ MÜHİMMAT YUVASINDAN İLK ATIŞ Baykar tarafından millî ve özgün olarak geliştirilen KIZILELMA’nın S2 kuyruk numaralı seri üretim modeli, ilk olarak 25 Temmuz Cumartesi günü dâhili silah istasyonunda taşıdığı Roketsan üretimi TEBER-82 ile ardından 28 Temmuz Salı günü ise Aselsan üretimi TOLUN mühimmatlarıyla gerçekleştirdiği atış testlerini başarıyla tamamladı. Yapılan testler kapsamında Çorlu’dan havalanarak hedef bölgesine ilerleyen KIZILELMA, mühimmatları dâhili yuvasından ateşleyerek belirlenen hedefleri tam isabetle vurdu. Böylece Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı, düşük radar görünürlüğünü koruyarak stratejik görevlerde hassas taarruz gerçekleştirme kabiliyetini bir üst seviyeye taşıdı. DÜŞÜK RADAR GÖRÜNÜRLÜĞÜ Dâhili mühimmat yuvası sayesinde KIZILELMA, düşük radar görünürlüğü kabiliyetini koruyarak milli mühimmatlarla düşman unsurların derinliklerine sızarak taarruz gerçekleştirebilecek. Mühimmatların gövde içerisinde taşınması sayesinde radar izi azalırken, yüksek sürat ve aerodinamik verimliliğini de koruyan KIZILELMA, hava savunma sistemlerinin yoğun olduğu bölgelerde daha etkin stratejik görevler icra edebilecek. MİLLİ MÜHİMMATLARIN ENTEGRASYONU HIZ KAZANDI KIZILELMA, daha önce GÖKDOĞAN hava-hava füzesi, TOLUN, TEBER-82 KGK ve LGK-82 mühimmatlarıyla gerçekleştirdiği atış testlerini başarıyla tamamladı. JET-230 süpersonik füzesi ile de hedefini başarıyla vuran KIZILELMA’ya milli mühimmatların entegrasyonu hız kazandı. Böylece Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı, farklı hedeflere karşı etkinliğini artırıyor. KIZILELMA’DAN İLK OTONOM YAKIN KOL UÇUŞU 27 Aralık 2025’te gerçekleştirilen testte KIZILELMA’nın üçüncü prototipi PT3 ve beşinci prototipi PT5, Baykar ekibi tarafından geliştirilen akıllı filo otonomisi algoritmaları sayesinde birbiriyle eş güdümlü hareket ederek otonom muharebe pilotuyla formasyon uçuşu (Kol uçuşu) icra etmişti. Böylece dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağı otonom olarak yakın kol uçuşu gerçekleştirmiş oldu. HAVACILIK TARİHİNDE BİR İLK: HAVA-HAVA ATIŞI KIZILELMA, 29 Kasım 2025’te gerçekleştirilen testte dünya havacılık tarihine geçmişti. Sinop açıklarında yapılan tarihi testte, ASELSAN imzalı MURAD AESA Radarının işaretlediği hedef uçağı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN füzesiyle tam isabetle vuran KIZILELMA, dünyada görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak jet motorlu bir hava hedefini imha eden ilk insansız savaş uçağı olmuştu. İHRACAT ŞAMPİYONU Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR 2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN, İleri Teknoloji Savunma Sistemleriyle  Paris’te Sahneye Çıktı Haber

ROKETSAN, İleri Teknoloji Savunma Sistemleriyle  Paris’te Sahneye Çıktı

Savunma ve güvenlik alanında dünyanın en prestijli uluslararası organizasyonları arasında gösterilen Eurosatory 2026, 15-19 Haziran tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’te kapılarını ziyaretçilere açtı. Eurosatory 2026’da yapay zekâ, siber güvenlik, insansız sistemler ve yeni nesil savunma teknolojileri ön plana çıkarken ROKETSAN da ileri teknolojiye sahip sistemleriyle küresel savunma sanayisinin dev oyuncuları arasında Türkiye’yi temsil ediyor. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, fuara katılımları hakkında değerlendirmesinde, “Türkiye’nin NATO ittifakı içerisindeki stratejik konumu ve Avrupa güvenlik mimarisine sunduğu katkılar her geçen gün daha da önem kazanıyor. Biz de ROKETSAN olarak; sahada başarısını kanıtlamış, yüksek teknolojiye sahip ve fiyat-performans açısından rakiplerinden ayrışan sistemlerimizle Avrupa’nın güvenlik mimarisine daha çok katkı sunmaya hazırız. Bu açından Avrupa’daki dost ve müttefik ülkelerle yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmek için Eurosatory 2026’nın önemli bir platform olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. ROKETSAN, Eurosatory 2026’daki standında; SİHA mühimmatlarından MAM-C, MAM-L, MAM-T, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ve İHA-230 Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füze’yi, hassas güdümlü mühimmatlardan TEBER ve LAÇİN güdüm kitlerini, tanksavar sistemlerinden Kısa Menzilli Tanksavar Silahı KARAOK, Orta Menzilli Tanksavar Silahı OMTAS ve Genişletilmiş Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi UMTAS-GM’yi, seyir füzelerinden ÇAKIR’ı, hava savunma sistemlerinden SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi ile HİSAR-O Hava Savunma Füzesi’ni, topçu sistemlerinden ise LG-155 Lazer Güdümlü Topçu Mühimmatı, 155 mm Obüs Mühimmatı Mesafece Düzeltme Kiti MDK’yı ve Lazer Güdümlü Mini Füze Sistemi METE’yi ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malezya Korvet Projesi’nde İki Haftada İkinci Gemi Denize İndirildi Haber

Malezya Korvet Projesi’nde İki Haftada İkinci Gemi Denize İndirildi

Türkiye’nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş, imza attığı ihracat başarılarında önemli bir aşamayı daha geride bıraktı. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) programı kapsamında inşa edilen üç korvetin ikincisi; 7 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde düzenlenen törenle denize indirildi. Törene; Malezya Selangor Eyaleti Sultanı Sharafuddin Idris Shah, Selangor Tengku Permaisuri Hajah Norashikin, Malezya Savunma Bakan Yardımcısı Haji Adly bin Zahari, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcıları Prof. Dr. İhsan Kaya ve Mustafa Murat Şeker, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutanı Admiral Tan Sri Zulhelmy bin Ithnain, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ve her iki ülkenin askeri delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının yetkilileri katıldı. “İki Haftada İkinci Gemiyi Denize İndirerek Üretim Hızımızı Kanıtladık” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğine ve projenin yakaladığı rekor üretim temposuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine ilk korvet ihracatı olan bu tarihi projede, ilk gemi 'TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'i iki hafta önce suyla buluşturmuştuk. Bugün ise projemizin ikinci gemisi 'RAJA LAUT'u da denize indirmiş olmak, STM’nin mühendislik ve lojistik operasyon hızının somut bir göstergesi oldu. Yakaladığımız bu yüksek üretim temposuyla serinin üçüncü gemisini önümüzdeki ağustos ayında denize indirmeyi, her üç platformu da 2027 yılı içinde teslim etmeyi hedefliyoruz." RAJA LAUT Proje kapsamındaki gemiler, isimlerini Malezya tarihindeki önemli şahsiyetlerden alıyor. İlk gemiye, Malezya Kralı Sultan İbrahim'in 2015 yılında vefat eden ve "prens-amiral" unvanını taşıyan oğlu "TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL"in adı verilmişti. Bugün denize indirilen ikinci gemiye ise 19. yüzyılda Selangor yönetimi ile bölgesel deniz ticaretinde rol oynayan tarihi figür "RAJA LAUT"un ismi verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024’te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul’da yapıldı. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen törenle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilecek gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Ana Boyutlar Toplam Uzunluk: 99.56 mGenişlik: 14.42 mSu Çekimi : 3.94 mDeplasman: ~2500 ton Hız & Dayanıklılık Hız: +26 knotSeyir Hızı: 14 knotMenzil: 14 knot'ta +4000 nm Personel & Dayanıklılık Personel: 111Dayanıklılık: 14 gün Silahlar 1 x 76 mm Ana Top2 x 4 SSM1 x 30 mm İkincil Top2 x 2 SAM2 x Dekoy Fırlatıcı Sistemi (DLS) Gemi Sistemi & Ekipman Yapılandırması Ana Tahrik / Güç Üretimi4 x Dizel Ana Makine (CODAD Tahrik Sistemi)2 x Devir Düşürücü Dişli2 x Şaft2 x CPP Pervane4 x Dizel JeneratörYalpa Sönümlendirme Sistemi Sensörler Savaş Yönetim Sistemi (CMS)3D Gözetleme RadarıIFF Sistemi (3D radar ile entegre)1 x Atış Kontrol RadarıAtış Kontrol Sistemi2 x Hedef Belirleme Görüşü (TDS)C-ESM SistemiTaktik Veri Link Sistemi (LINK-Y) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.