Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rol Model

Kapsül Haber Ajansı - Rol Model haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rol Model haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suna’nın Kızları Beş Yılda 22 Binden Fazla Çocuğa Ulaştı Haber

Suna’nın Kızları Beş Yılda 22 Binden Fazla Çocuğa Ulaştı

İpek Kıraç tarafından annesi Suna Kıraç’ın mirasını yaşatmak ve çocuklar için kurduğu hayallerin gerçekleşmesine katkıda bulunmak üzere 2021 yılında hayata geçirilen Suna’nın Kızları, beşinci yılını geride bıraktı. Kız çocukların özgün ihtiyaçlarını gözeterek, tüm çocukların duygusal ve fiziksel olarak iyi hâlde olmalarını, öğrenmeye kesintisiz devam edebilmelerini, eğlenmeye ve dinlenmeye vakit ayırabilmelerini, baskı altında kalmadan yaşayabilmelerini ve kendileriyle ilgili kararlarda söz sahibi olabilmelerini destekleyen Suna’nın Kızları, beş yılda 22 binden fazla çocuk ve 6 binden fazla yetişkine ulaştı. Suna’nın Kızları Kurucusu İpek Kıraç süreci “Beş yıl önce kız çocukların potansiyellerini hayata geçirebildikleri bir dünya hedefiyle yola çıktık. Çocukların güçlenmesinin, yalnızca onlarla doğrudan çalışmakla değil; hayatlarını çevreleyen okul, hane, mahalle, akranlar gibi tüm aktörlerin oluşturduğu ekosistemi güçlendirmekle mümkün olduğuna inanıyorduk. Bu nedenle stratejimizi ekosistem yaklaşımı üzerine kurduk. Bu yaklaşımı hayata geçirmenin yolunu ise farklı kurumların ortak bir amaç ve ortak göstergeler etrafında birlikte çalışmasında gördük. Beş yıl boyunca farklı uzmanlık, bilgi ve deneyimlere sahip 33 sivil toplum oluşumuyla bir Kolektif Etki inisiyatifi olarak birlikte hareket ettik ve bu ortaklığı sürdürmeye devam ediyoruz. Bugün geriye baktığımda Suna’nın Kızları’nın beş yıllık yolculuğunu, farklı kurumların bilgi ve deneyimlerini ortak bir amaç için bir araya getiren büyük bir ortak emek olarak görüyorum” ifadeleriyle değerlendirdi. Beş yıllık çalışmaların özeti Suna’nın Kızları, çocukları çevreleyen ekosistemin daha güvenli ve destekleyici hâle gelmesine katkı sunmak amacıyla farklı alanlarda modeller geliştirdi ve sahada denedi. Bu kapsamda mahalle temelli çocuk koruma ve destek sistemleri, okul temelli sosyal hizmet ve çocuk koruma mekanizmaları, hane temelli ebeveyn destekleri, çocukların gelişimi ve akran ilişkilerine yönelik programlar ile dijital dünyaya yönelik modeller üzerinde çalıştı. Bu modellerin sahadaki uygulamaları kapsamında; 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan Çocuk Topluluk Merkezlerinde çocukların ihtiyaç ve ilgileri doğrultusunda 2 binden fazla atölye ve etkinlik gerçekleştirildi. Kentte ve kırsalda yaşayan kız çocukları bir araya getiren Yaz Enstitüsü Programı, mezunların gönüllü ve rol model olarak sürece dahil olduğu bir öğrenme ve dayanışma alanı olarak gelişti. Bu sahalarda 2 bin çocuk kendilerini, duygularını, ihtiyaçlarını ve sınırlarını tanımalarını destekleyen Esenlik Programı’nı tamamladı. Çocukları Destekleyen Mahalleler yaklaşımıyla, mahalle temelli çalışmalar ile yerelde çocukların ihtiyaçlarını fark eden ve destek mekanizmalarını harekete geçirebilen yapılar; okul temelli çalışmalarla ise çocukların ihtiyaçlarının ve karşılaştıkları risklerin daha erken fark edilebildiği destekleyici okul ortamlarının güçlendirilmesi hedeflendi. Çocukların yalnızca programlara katılması değil, programların özneleri olarak kendilerini ilgilendiren süreçlere katkı sunması beş yıllık çalışmaların en önemli başlıklarından biri oldu. Kız Çocuk Danışma Ekibi ve Kız Çocuk Çemberleri aracılığıyla çocukların ihtiyaçlarına ve çözüm önerilerine ilişkin görüşlerini paylaşmasıyla katılım mekanizmaları güçlendirildi. Tüm çalışmalarında Kız Çocuk Odaklı Tasarım yaklaşımını merkeze alan Suna’nın Kızları, programlara, hizmetlere ve kentlere kız çocukların deneyimleri üzerinden bakmanın ve çözümleri onlarla birlikte tasarlamanın araçlarını geliştirdi. Ortak çalışmanın temelinde Kolektif Etki yer aldı Suna’nın Kızları, bu çalışmalarını eğitim, çocuk ve kadın hakları ile çocukların güçlenmesi alanlarında çalışan 33 sivil oluşumla, ortak amaçlar ve ortak göstergeler etrafında bir Kolektif Etki inisiyatifi olarak yürüttü. Çözüm ve Destek Toplulukları içinde farklı uzmanlıkları bir araya getiren kurumlar, kendi bilgi ve saha deneyimlerini paylaşarak birbirlerinden öğrendi; farklı alanlardaki çalışmaların birbirini nasıl destekleyebileceğini birlikte deneyimledi. Beş yıllık deneyim belgesel ve basılı yayına dönüşüyor Suna’nın Kızları, beş yıl içinde geliştirdiği yaklaşım ve modelleri, sahadan edindiği deneyimlerle birlikte bir basılı yayın ve çok bölümlü belgesel çalışmasıyla kayıt altına alıyor. Hazırlanan yayın, yapılan çalışmaların yanı sıra hangi ihtiyaçlardan yola çıkıldığını, modellerin nasıl denendiğini, süreç içinde nelerin değiştiğini ve hangi öğrenmelerin ortaya çıktığını çocuklarla çalışan farklı kurumların yararlanabileceği bir kaynakta bir araya getirmeyi amaçlıyor. Çok bölümlü belgesel serisi ise Suna’nın Kızları’nın kuruluşundan bugüne uzanan yolculuğunu farklı perspektiflerden aktarıyor. Kurucu kadronun kuruluş dönemine ilişkin anlatılarını içeren ilk bölüm Suna’nın Kızları YouTube hesabında yayımlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eczacıbaşı Spor Kulübü 60. Yılını Yeni Sezon Heyecanıyla Kutladı Haber

Eczacıbaşı Spor Kulübü 60. Yılını Yeni Sezon Heyecanıyla Kutladı

Eczacıbaşı Spor Kulübü, kuruluşunun 60. yılını, geçmişine emek veren isimlerle bugünün sporcularını buluşturan bir etkinlikle kutladı. Faruk Eczacıbaşı’nın ev sahipliğinde, Eczacıbaşı Spor Kulübü HDI Sigorta Spor Salonu’nda düzenlenen programı Banu Yelkovan ve Bağış Erten sundu. Kulübün 60 yıllık yolculuğunun ele alındığı buluşmayı, Eczacıbaşı Peron İstanbul’un yeni sezon açılışı izledi. 1966 yılında kurulan kulüp, kadın ve erkek voleybolu, basketbol, masa tenisi ve satranç branşlarında Türk sporuna katkı sundu. Bugüne kadar 12 binden fazla lisanslı sporcu yetiştiren Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün geçmişi, etkinlikte farklı kuşakların anılarıyla yeniden hatırlandı. Kadın sporunun gelişimine uzun yıllardır sunduğu katkılarla öne çıkan kulüp, 2018 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) “Kadınlar ve Spor Dünya Ödülü”ne layık görüldü. Eczacıbaşı Spor Kulübü, bu ödülü alan dünyadaki ilk spor kulübü oldu. 60 yıllık spor kültürü farklı kuşakları buluşturdu Kutlamaya kulübün farklı dönemlerinde ve branşlarında görev alan sporcular, antrenörler ve yöneticilerin yanı sıra sponsorlar, paydaşlar, medya mensupları ve spor dünyasından davetliler katıldı. Konuklar arasında, bir dönem kulüp başkanlığı yapan Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ile Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ da yer aldı. Program, Eczacıbaşı Spor Kulübü Başkanı Faruk Eczacıbaşı ve Yönetim Kurulu Üyesi Nejat Emre Eczacıbaşı’nın söyleşisiyle başladı. Söyleşide kulübün kuruluşuna yön veren düşünce, farklı branşlara yapılan yatırımlar ve 60 yıllık spor kültürünün geleceğe taşınması ele alındı. Faruk Eczacıbaşı, kadın voleyboluna verilen desteğin sportif başarı hedefinin ötesinde, kadınların spordaki ve toplumdaki yerini güçlendirmeye dönük bir sosyal misyon taşıdığını vurguladı. Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Türk voleyboluna 60 yıldır sunduğu katkılar dolayısıyla kulübü kutlayarak Eczacıbaşı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Karamercan ve Eczacıbaşı Spor Kulübü Genel Müdürü Ali Atalık’a plaket takdim etti. Kulübün hikâyesi “Hayal Bizde”, “Cesaret Bizde”, “Hafıza Bizde”, “Başarı Bizde” ve “Yarın Bizde” başlıklı beş bölümde anlatıldı. Arşiv görüntüleri, farklı dönemlerden sporcuların anıları ve kulübün geçmişinden hikâyeler programda yer aldı. Kulübe emek vermiş ve bugün hayatta olmayan isimler fotoğraflarıyla anıldı. Etkinlik için hazırlanan “Anı Tribünü”, kadın ve erkek voleybolundan basketbola, masa tenisinden satranca uzanan ortak geçmişe emek veren isimleri bugünün sporcularıyla aynı salonda buluşturdu. Türk voleybolunun bugün dünyada ulaştığı noktada kulüplerin önemine dikkat çeken Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, “Türk voleybolu tarihi günler yaşıyor. Türk voleybolu dünyada da Avrupa’da da bir numara. Kurumsallığıyla, ekonomisiyle, tesisleşmesiyle ve her şeyden önemlisi kulüpleriyle bir arada olmasıyla dünyaya örnek gösterilen bir federasyon ve ülkeyiz. Bu benim değil; bizim, hepimizin başarısı. Faruk Eczacıbaşı’nın ‘Çorbada tuzumuz varsa ne mutlu’ sözüne cevap vermek istiyorum. Siz çorbanın ta kendisisiniz. Tuzu da sizsiniz, suyu da sizsiniz, unu da sizsiniz. Bugün dünyada bir numara olmanın temel taşı, çorbası da tuzu da kulüplerimizdir. Eczacıbaşı’nın ve Türk voleybolunun bugünlere gelmesinde emeği geçen herkesin önünde eğiliyor, şapka çıkarıyorum” dedi. Kadın voleyboluna odaklanmalarının arkasındaki yaklaşımı anlatan Eczacıbaşı Spor Kulübü Başkanı Faruk Eczacıbaşı, “Kadın voleyboluna devam etme kararımızın temelinde, kendimize biçtiğimiz bir misyon vardı. Türk kızlarına ve genç kadınlara rol model olacak sporcular yetiştirmeyi hedefledik ve bu konuda önemli bir başarı elde ettiğimizi düşünüyorum. Bugün geldiğimiz noktada, takımların, oyuncuların, teknik ekiplerin ve federasyonun katkısıyla birbirini besleyen güçlü bir ekosistem oluştu. Hep birlikte ortaya koyduğumuz bu yapının, dünyaya örnek olabilecek bir modele dönüştüğüne inanıyorum. Eczacıbaşı olarak bu ekosistemin oluşmasına katkı sunabilmiş olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Kadın voleyboluna yönelik bu misyonu sürdürmek ve Türk sporuna değer katmaya devam etmek bizim için büyük bir mutluluk” dedi. Yeni sezona ilişkin değerlendirmesinde ise, Eczacıbaşı, “Burada gördüğünüz ekip, 60 yıllık bir spor kültürünün ve birikiminin temsilcisi. Yeni sezonda elbette hedefimiz şampiyonluk. Türkiye’de mücadele etmenin kolay olmadığının farkındayız ancak tüm ümidimiz ve hedefimiz şampiyon olmak. Bu sporcuların her birinin Türkiye’deki gençler için birer rol model olacağına inanıyorum. Kulübümüzün değerlerini sahada en iyi şekilde temsil edeceklerine ve hep birlikte başarılı bir sezon geçireceğimize inanıyorum” dedi. Eczacıbaşı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Nejat Emre Eczacıbaşı, kulübün kuruluş felsefesine ve Türk sporuna katkısına ilişkin değerlendirmesinde, “Bugün, çocukluk kahramanlarım ve yıllardır hayranlıkla takip ettiğim kulübümüzün yanı sıra, Türkiye’nin spor ekosisteminin bugünkü seviyeye ulaşmasında emeği olan tüm Eczacıbaşı spor ailesini saygıyla selamlıyorum. Eczacıbaşı’nı kuran düşüncenin temelinde, gençlerin potansiyeline ve doğru imkanlar sunulduğunda ortaya koyabileceklerine duyulan güçlü bir inanç olduğunu düşünüyorum. Spor aracılığıyla özgüvenli yetişen, güçlü bağlar kurabilen gençlerin topluma yalnızca sporda değil, hayatın farklı alanlarında da önemli katkılar sunabileceğine inanılıyordu. Şakir ve Nejat Eczacıbaşı’nın ortaya koyduğu bu vizyon, doğru şartlar oluşturulduğunda sporun yanı sıra bilim, kültür, sanat ve iş dünyasında da sürdürülebilir ekosistemlerin kurulabileceğini gösteren güçlü bir model ortaya koydu. Onlar bu potansiyeli gördüler ve harekete geçtiler” dedi. Eczacıbaşı Peron İstanbul yeni sezonu açtı Programın ikinci bölümünde Eczacıbaşı Peron İstanbul’un 2026–2027 sezon açılışı gerçekleştirildi. Oyuncular ve teknik ekip, yeni sezon hazırlıklarını ve hedeflerini medya mensuplarıyla paylaşarak soruları yanıtladı. Eczacıbaşı Peron İstanbul, Vodafone Sultanlar Ligi’ndeki ilk maçında 3 Ekim 2026 Cumartesi günü deplasmanda Nilüfer Belediyespor ile karşılaşacak. Taraftarı önündeki ilk maçını ise 11 Ekim 2026 Pazar günü oynayacak. Takım, yeni sezonda Sultanlar Ligi’nin yanı sıra Avrupa ve Dünya kupalarında mücadele edecek. Yeni sezonda Eczacıbaşı’nın ortaya koyacağı mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eczacıbaşı Spor Kulübü Başantrenörü Giulio Cesare Bregoli, “Sezon hedeflerimizden bahsederken, beklenti kavramının aslında ‘aramak’ anlamına geldiğini düşünüyorum. Dolayısıyla burada yalnızca bir şeyi beklemekten değil, neyi aradığımızdan söz ediyoruz. Bizim aradığımız şey kesinlikle kazanmak. Bunun kolay olacağını söylemiyorum; kesinlikle kolay olmayacak. Rakiplerimizin gücünü biliyoruz. Uzun süredir birlikte oynayan takımların sahip olduğu uyumun da önemli bir avantaj olduğunu biliyoruz. Ancak bizim sahada ortaya koymak istediğimiz şey çok net: mücadele, bağlılık, kazanma arzusu ve her an savaşmaya hazır olmak. Bundan kesinlikle emin olabilirsiniz” dedi. Eczacıbaşı’nın kaptanı olmanın kendisi için taşıdığı anlamı paylaşan Eczacıbaşı Peron İstanbul Takım Kaptanı Simge Aköz, “Eczacıbaşı’nın kaptanı olmak benim için öncelikle büyük bir gurur. Burada yalnızca bir sporcu olarak değil, bir insan olarak da insanlara hitap edebildiğim ve kendimi ifade edebildiğim bir ortamda, Eczacıbaşı ailesinden büyük bir destek görüyor olmak beni çok mutlu ediyor. Aynı vizyonu ve aynı emeği Türk kadınlarına, genç kızlara ve Türk sporuna aktarabilmek, böyle bir kulüpte birlikte mücadele etmek benim için ve toplum adına çok büyük bir gurur. Bu nedenle Eczacıbaşı ailesinin bir parçası ve kaptanı olmaktan büyük mutluluk duyuyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyespor Eker Kadın Voleybol Takımı 2026-2027 Sezonu Kadrosu Tanıtıldı Haber

Nilüfer Belediyespor Eker Kadın Voleybol Takımı 2026-2027 Sezonu Kadrosu Tanıtıldı

Vodafone Sultanlar Ligi’nde 2026-2027 sezonu için geri sayım başladı. Nilüfer Belediyespor Eker Kadın Voleybol Takımı, yeni sezon öncesinde Bursa Cengiz Göllü Voleybol Salonu’nda düzenlenen lansmanla yeni kadrosunu ve sezon hedeflerini tanıttı. 25 Eylül 2026’da gerçekleştirilen buluşmada, takımın geride kalan sezon performansı değerlendirilirken yeni döneme ilişkin planlar da paylaşıldı. Lansmana; Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, Nilüfer Belediyespor Kulüp Başkanı Muharrem Or, Eker Spor Kulübü Başkanı Ece Eker, Başantrenör Gökhan Durmaz ve Takım Kaptanı Buse Ünal Pehlivan katıldı. Oyuncular ve teknik ekip de medya mensuplarıyla bir araya geldi. Nilüfer Belediyesi Altyapı Takımı ve Uzman Posta Kadınlar 2. Ligi'nde mücadele eden Eker Spor Kulübü 2. Lig Kadın Takımı da lansmanda yerini aldı. Eker’in desteğiyle yoluna devam eden Nilüfer Belediyespor Eker Kadın Voleybol Takımı’nın sahadaki mücadelesinin yanı sıra Bursa voleyboluna yönelik misyonu da vurgulandı. Lansmanda gerçekleştirilen konuşmalarda, Bursa’nın Vodafone Sultanlar Ligi’ndeki tek temsilcisi olan Nilüfer Belediyespor Eker Kadın Voleybol Takımı’nın kentte voleybol kültürünün gelişmesine sağladığı katkı öne çıktı. Takımın ligdeki mücadelesinin genç sporcuları voleybola teşvik ettiği ve bu sporun Bursa’da daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunduğu dile getirildi. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, “Nilüfer’de spor yalnızca bir başarı alanı değil, bir yaşam kültürü. Kadın voleybol takımımız da bu kültürün en güçlü temsilcilerinden biri. Bir kız çocuğunun tribünde bir voleybolcuyu izleyerek ‘Ben de onun gibi olmak istiyorum’ demesi, bizim için kazanılmış en değerli kupalardan biri. Kadın sporunun sürdürülebilir biçimde güçlenmesi kamu, özel sektör ve toplumun ortak sorumluluğu. Eker Grubu’nun takımımıza verdiği destek de bu anlayışın çok kıymetli bir örneği. Sporcularımızın hayallerine katkı sunan Eker’e teşekkür ediyor, takımımıza mücadele ve başarılarla dolu bir sezon diliyorum.” dedi. Nilüfer Belediyespor Kulüp Başkanı Muharrem Or, “Bu yılki en büyük hedefimiz, geçen yıl olduğu gibi en iyi voleybolu oynayan ve sahada en sportmen şekilde mücadele eden takım olmak. Bizim için sıralamadan ziyade Bursa’da voleybolseverlere güzel maçlar izletmek ve Türk voleyboluna, özellikle genç sporculara hizmet etmek önemli. Sultanlar Ligi’nde çıta her geçen gün yükselirken, belediye spor kulüplerinin ve kurumsal desteklerin sürdürülebilirliği de Türk voleybolunun geleceği açısından büyük önem taşıyor. Biz de Nilüfer Belediyespor Eker olarak güçlü altyapımızla birlikte kadın voleyboluna hizmet etmeyi ve genç sporcular yetiştirmeyi sürdüreceğiz.” dedi. Eker Spor Kulübü Başkanı Ece Eker, “Eker olarak çok uzun yıllardır spora destek veriyoruz. Bunun sebebi, sporun bireylerin özgüveninin gelişmesinde ve toplumun şekillenmesinde çok olumlu bir etkiye sahip olduğuna inanmamız. Bugün burada Nilüfer Belediyespor Eker Kadın Voleybol Takımı ile olmak bizim için çok kıymetli. Çünkü biz burada sadece başarılı bir Sultanlar Ligi takımını desteklemiyoruz. Aynı zamanda sporcularımızın sahadaki mücadele azmi ve çalışkanlığıyla genç kızlarımıza rol model olmalarını da çok önemsiyoruz. Formanızda Eker ismini görmek bizim için sadece bir sponsorluk değil, inandığımız değerleri gösterebildiğimiz çok değerli bir alan. Yeni sezonda sporcularımıza ve teknik ekibimize sağlık, güç ve başarı diliyorum. Arkanızda size inanan, güvenen ve sizinle gurur duyan kocaman bir Bursa ailesi olduğunu hiç unutmayın.” dedi. Başantrenör Gökhan Durmaz, “Güzel bir sezon geçirdik. Özellikle bu sahada oynadığımız maçlarda Bursa halkıyla birlikte güzel bir voleybol izlettik. Bu sezon geçen yıldan birçok oyuncumuzu kadromuzda tuttuk, aramıza daha genç, daha enerjik ve daha dinç oyuncular kattık. Bu sezon da beklentimiz iyi voleybolu sahaya yansıtmak ve Bursa halkına güzel maçlar izlettirmek. Bu süreçte başta Eker olmak üzere yönetimimize ve bize destek veren herkese çok teşekkür ediyoruz. Umarım aynı güzel voleybolu bu sezon da bu sahada sizlere izlettirebiliriz.” dedi. Takım Kaptanı Buse Ünal Pehlivan, “Bugün burada, yeni sezon öncesinde takım olarak bir arada olduğumuz için çok mutluyuz. Geçen sezon Bursa’da güzel işler yaptığımızı düşünüyorum. Sahada verdiğimiz mücadeleyle güzel anlar yaşadık ve bu sezon bunun üzerine koyarak daha güzel işlere imza atmak istiyoruz. Yeni sezonda da takım olarak birbirimize güvenerek, mücadelemizi son ana kadar sürdürerek sahada elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Bize her zaman destek olan yönetimimize, Eker ailesine ve yanımızda olan herkese çok teşekkür ediyorum. Umarım hepimiz için sağlıklı, güzel ve başarılarla dolu bir sezon olur.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Yelkencilerimiz Dünya Şampiyonluğuna Yelken Açtı  Haber

Kadın Yelkencilerimiz Dünya Şampiyonluğuna Yelken Açtı 

Türkiye’yi uluslararası yelken arenasında başarıyla temsil eden Efsane Yoğurt, Kopenhag’da düzenlenen J/70 Mixed Plus World Championship’ten iki şampiyonlukla döndü. Nevra Eker’in dümenciliğindeki takım; tamamı kadın sporculardan oluşan ekipler arasında ve kadın dümenciler klasmanında zirvenin sahibi olarak önemli bir başarıya imza attı. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’daki Royal Danish Yacht Club ev sahipliğinde 10-15 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen şampiyonada, 13 ülkeden 38 takım mücadele etti. Uluslararası yelken dünyasının önemli organizasyonlarından biri olan turnuvada Efsane Yoğurt; güçlü rakipleri karşısında ortaya koyduğu istikrarlı ve yüksek performansla iki farklı kategoride şampiyonluğuna ulaştı. Kadınların gücünü yelken sahasına taşıdılar Nevra Eker, Ceren Celayir, Melike Aşçı, Melis Baykan ve Feyza Kayran Gül’den oluşan Efsane Yoğurt, “Top Women’s Team” kategorisinde şampiyon olurken, takımın dümencisi Nevra Eker de “Top Woman Helm” kategorisinde birincilik kürsüsüne çıktı. Ekip ayrıca Corinthian kategorisinde üçüncü, genel klasmanda ise sekizinci sırada yer aldı. Kopenhag’daki bu çifte şampiyonluk, yalnızca Efsane Yoğurt’un uluslararası başarı hanesine yeni bir derece eklemekle kalmadı; kadınların yelken sporundaki görünürlüğü ve rekabet gücü açısından da anlamlı bir örnek oluşturdu. Tamamı kadınlardan oluşan bir ekibin dünya çapında güçlü rakiplerle mücadele ederek iki kategoride zirveye çıkması, kadın yelkencilerin uluslararası arenadaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Efsane Yoğurt’un hedefi daha yüksek Efsane Yoğurt’un uluslararası başarı yolculuğunda bu şampiyonluk önemli bir kilometre taşı olurken, takımın hedefleri de büyüyor. Nevra Eker, elde ettikleri başarıyla kendi çıtalarını daha yukarı taşımayı hedeflerken, daha fazla kadın sporcunun yelken dünyasında yer almasına ve yeni kadın takımlarının kurulmasına ilham vermeyi amaçlıyor. Bu hedef doğrultusunda Efsane Yoğurt, elde ettiği sportif başarıların yanı sıra kadınların yelken sporundaki varlığını güçlendiren bir rol model olmayı da sürdürüyor. Marsilya’da başlayan başarı Kopenhag’da devam etti “Efsane Yoğurt” takımı, 26-30 Mayıs tarihlerinde Fransa’nın Marsilya kentinde düzenlenen J70 Corinthian Dünya Şampiyonası'nda da dikkat çekici bir performans sergilemişti. Şampiyonada tamamı kadın sporculardan oluşan yalnızca üç takım yer alırken, bunlardan biri Nevra Eker’in dümenciliğini üstlendiği “Efsane Yoğurt” oldu. Ekip, dünya çapındaki güçlü rakiplerine karşı gösterdiği performans sonucunda “Women Helm” kategorisinde birincilik kürsüsüne çıkmıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Jimnastiğine Yeni Yıldızlar Kazandırıyor Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Jimnastiğine Yeni Yıldızlar Kazandırıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, katıldığı organizasyonlarda elde ettiği başarıların yanı sıra yeni yeteneklerin keşfi ve yetiştirilmesi konusunda da örnek bir model ortaya koyuyor. Altyapıya yaptığı uzun vadeli yatırımların karşılığını almaya başlayan kulübün genç sporcuları, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda birer birer kürsüye çıkıyor. Bu isimlerden biri olan milli jimnastikçi Altan Doğan, Bulgaristan’ın Varna kentinde düzenlenen Artistik Cimnastik World Challenge Cup’ta altın madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğan’a, İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nde yetişen, Türkiye’ye artistik jimnastikte ilk olimpiyat madalyasını kazandıran ve kendi adına tescilli üç hareketi bulunan milli sporcu Ferhat Arıcan da destek verdi. Doğan ile birlikte milli takımda görev alan deneyimli antrenör Reyhan Karanlık da kulübün başarı hikâyesine ilişkin görüşlerini paylaştı. Spor kentine doğru adım adım İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kentte spor kültürünü yaygınlaştırmak ve “Spor Kenti İzmir” vizyonunu güçlendirmek amacıyla ortaya koyduğu hedefler, kulübün başarılarına da yansıyor. Olimpiyatlarda yarışan İzmirli sporcu ve madalya sayısını artırma hedefini sık sık dile getiren Başkan Tugay’ın çizdiği rota doğrultusunda çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, farklı branşlarda takım başarıları ve bireysel zaferler elde etmeye devam ediyor. “Hedef Avrupa Şampiyonası ve olimpiyatlar” 21 yaşındaki milli sporcu Altan Doğan, öncelikli hedefinin ağustos ayında düzenlenecek Avrupa Şampiyonası ve ardından Akdeniz Oyunları olduğunu belirterek, Avrupa Şampiyonası'nda takım olarak kürsüye çıkmayı ve paralel aletinde finale kalarak madalya kazanmayı amaçladığını ifade etti. Dünya Şampiyonası kadrosunda da yer almak istediğini vurgulayan Altan Doğan, uzun vadeli hedefinin ise 2028 Los Angeles Olimpiyatları olduğunu belirterek, “Milli jimnastikçi Ferhat Arıcan’ın başardığı gibi olimpiyatlarda paralel aletinde madalya kazanmak istiyorum” dedi. “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sporcusu olduğum için çok mutluyum” İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün sağladığı imkanlardan duyduğu memnuniyeti dile getiren genç sporcu, kentin spora verdiği desteğin motivasyonlarını artırdığını söyledi. Doğan, 2028 Olimpiyatları'nda Türkiye kadrosunun önemli bölümünün yine İzmirli sporculardan oluşacağına inandığını belirterek, o takımın bir parçası olmak için çalıştığını ifade etti. Tecrübeli isimleri örnek aldığını aktaran Doğan, gelecek kuşaklara tavsiyede bulunurken, “Pes etmemeleri, çok sıkı çalışmaları gerek. Biz de bunları duyarak buralara geldik, daha da iyi seviyelere geleceğiz” diye konuştu. Ferhat Arıcan: Altan bizden daha büyük başarılar kazanabilir Türk spor tarihine geçen, başarılarıyla genç sporculara ilham veren Ferhat Arıcan, son yıllarda jimnastikte büyük bir ivme yakalandığını söyledi. Altan Doğan’ın yanı sıra Ayberk, Mert Efe ve Kerem gibi genç sporcuların da önemli potansiyele sahip olduğunu belirten Arıcan, yeni neslin her zaman yanında olduğunu vurguladı. Arıcan, “Bu başarıların sürdürülebilir olması için alttan yeni sporcuların gelmesi gerekiyor. Eğer onlara rol model olabiliyorsak ne mutlu bize. İnşallah Altan da bizden daha büyük başarılara imza atar” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nde jimnastiğe başladığını ve olimpiyatlara katılıp ilk başarılarını kazandığını da hatırlatan Arıcan, kulübün ve İzmir’in Türk jimnastiğine büyük katkılar sunduğunu söyledi. Arıcan, “Jimnastiğin kalbi İzmir’de atıyor. Olimpiyata giden takımda beş kişiden dördü İzmirliydi. Şimdi de aynı şekilde aday kadrolarda İzmirli sporcular var. İzmir’in spora olan desteği çok fazla. İzmir bir spor kenti. Diğer branşlarda da başarıları var. Bu potansiyeli iyi değerlendirmemiz lazım. Spor yöneticileri çıkarmalıyız, tesisler yapmalıyız, spor kültürünü artırmalıyız” dedi. “Sıradaki olimpiyatta tekrar madalya sözüyle çalışıyoruz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde 1992 yılından itibaren görev yapan ve sayısız başarının elde edilmesinde emeği olan jimnastik antrenörü Reyhan Karanlık ise, “Belediyemizin sunduğu tüm imkanları en verimli şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Altyapıdan olimpiyatlara uzanan başarı hikâyeleri yazan sporcular yetiştirdik. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sahip olduğu tesisler ve salonlar sayesinde önemli bir avantaja sahibiz. Olimpiyatlara katılan ilk sporcumuz Ferhat Arıcan da spor okullarımızdan yetişti. Şimdi ise Altan Doğan’ın başarı yolculuğunu gururla takip ediyoruz. Belediyemizin desteği olmasaydı bu kadar büyük başarılara ulaşmamız mümkün olmazdı” dedi. Altan Doğan kimdir? İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün milli jimnastikçisi Altan Doğan, kariyerinde ilk kez World Challenge Cup’ta altın madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Bulgaristan’ın Varna kentinde düzenlenen organizasyonda 27 ülkeden 107 sporcunun yer aldığı yarışmada erkekler paralel bar finalini 14 bin 166 puanla zirvede tamamladı. Milli sporcu, kariyeri boyunca Mısır Pharaohs Cup’ta halkada birincilik, Akdeniz Gençler Şampiyonası’nda takım üçüncülüğü ve paralel bar birinciliği, Dünya Okul Sporları Federasyonu (ISF) Liseler Şampiyonası’nda takım ikinciliği elde etti. Balkan Şampiyonası’nda ise takım halinde şampiyon olan Altan Doğan; halka, yer, paralel ve barfikste birincilik kazanırken, alet finalleri genel sıralamasında da zirvede yer aldı ve organizasyonu toplam altı madalya ile tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi’nin 3 Binden Fazla Mezunu Web3 Yolculuğuna Başladı Haber

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi’nin 3 Binden Fazla Mezunu Web3 Yolculuğuna Başladı

Kadınların finansal okuryazarlık alanındaki bilgisini derinleştirmek ve Web3 ekosisteminde kendilerine yer bulmalarını desteklemek için Binance TR ve Wtech ortaklığıyla kurulan akademi, düzenlenen kapanış buluşmasında yüzlerce kadını ağırladı. Etkinlikte blokzincir ve teknoloji alanında yetkinlik kazanan katılımcılar sertifikalarını aldı. 198 saatlik kapsamlı bir müfredat Akademi, bir farkındalık çalışması olmanın ötesine geçerek katılımcılara teknik ve teorik açıdan ileri düzey bir donanım kazandırdı. Program kapsamında 9 ayrı çevrimiçi eğitim üzerinden toplam 164 saatlik modüler içerik aktarıldı. Hatay, Gaziantep, İzmir ve İstanbul’da yapılan 4 fiziksel program kapsamında ise 34 saatlik yüz yüze atölye çalışması gerçekleştirildi. Toplamda 198 saate ulaşan müfredat sayesinde katılımcılar NFT, siber güvenlik, yapay zeka entegrasyonu ve algoritmik ticaret başta olmak üzere geniş bir alanda yetkinlik kazandı. Türkiye’nin birçok şehrine ulaşıldı Paylaşılan güncel veriler, akademinin toplamda 3.246 kişiye ulaştığını ortaya koydu. Katılımcı profilinde 1.779 üniversite mezunu ile 1.411 üniversite öğrencisi öne çıktı. Programa lise mezunlarının, yüksek lisans öğrenci ve mezunlarının, doktora öğrenci ve mezunlarının yanı sıra NEET kategorisindeki kadınların da katılması, akademinin farklı eğitim ve istihdam profillerinden kadınlara erişim sağladığını ve nitelikli iş gücüne anlamlı bir katkı sunduğunu açıkça gösterdi. Şehir dağılımına bakıldığında İstanbul, İzmir ve Ankara’nın yanında Gaziantep ile Hatay’ın da ilk beş içinde yer aldığı görüldü. Bu tablo, akademinin deprem bölgesindeki kadınları teknolojiyle güçlendirme hedefinin kararlı bir biçimde sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Mücahit Dönmez: “Hedefimiz Türkiye’yi tüketiciden üretici konumuna taşımak” Mezuniyet töreninde konuşan Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez, projenin yarattığı etkiden duyduğu gururu şu sözlerle ifade etti: “Türkiye, 2026’nın ilk çeyreğinde küresel kripto varlık benimsemesinde 5’inciliğe yükselerek dev bir pazar olduğunu kanıtladı. Ancak bizim için asıl mesele, bu büyük tabloda sadece kullanıcı mı yoksa üretici mi olacağımızdır. Kripto, geleneksel finansın aksine hiyerarşilerin henüz kemikleşmediği genç bir sektör; yani kapı açık, masa boş ve kim erken gelirse o masanın sahibi o olacak. Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi ile temel amacımız, kadınların bu masada yerlerini almalarını sağlayarak Türkiye’yi sadece yabancı protokollere likidite sağlayan bir pazar olmaktan çıkarıp, küresel projeler inşa eden bir üretim merkezine dönüştürmektir. Bugün ulaştığımız 3 bini aşkın kadın, bu ekosistemin sadece birer parçası değil, geleceğin kurucuları ve liderleri olma yolundaki en büyük gücümüzdür.” Zehra Öney: “Geleceği kadınlarla birlikte inşa ediyoruz” Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney ise törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “2026 yılı ve sonrası, alıştığımız ‘konfor alanlarının’ yıkıldığı ve ekonominin dijital bir DNA ile yeniden tanımlandığı bir dönemin eşiği. Yapay zekanın blokzincir ağlarında artık sadece birer asistan değil, bağımsız karar verici ‘ajanlar’ haline geldiği bu yeni düzende, kadınların en güçlü pasaportu dijital kimlikleri ve finansal özgürlükleridir. Teknolojide Kadın Derneği olarak Binance TR ile başlattığımız bu zihniyet devrimi; bugün PSM ve Stevie Global gibi dünya çapındaki prestijli ödüllerle başarısını kanıtlayarak küresel bir model haline geldi. İzmir’den Hatay’a, Gaziantep’ten İstanbul’a uzanan bu teknoloji seferberliğinin meyvesi olan 3.246 mezunumuz; artık sadece teknolojiyi kullanan değil, sıfır sermaye ile dünyaya değer ihraç eden gerçek birer ‘oyun kurucu’dur. Biz bu akademiyle sadece bir eğitim programını tamamlamadık; Türkiye’nin küresel dijital rekabetteki yerini kadınların zekası ve emeğiyle yeniden inşa ettik. Gelecek artık tahmin edilen bir şey değil; bizim mezun ettiğimiz bu güçlü kadınların ellerinde bizzat yazılan bir gerçektir.” İlham veren konuşmacılar ve yeni hedefler Etkinlikte düzenlenen panellerde teknoloji, iş dünyası ve girişimcilik alanında başarılarıyla tanınan ilham veren kadın konuşmacılar deneyimlerini paylaştı. Katılımcılara rol model sunan oturumlar, mezunların kariyer yolculuklarına ışık tuttu. 2025 hedeflerini rekorla tamamlayan, 3 yılda 3000’den fazla kadına ulaşan akademi, 2026 vizyonu kapsamında “102 Eğitimleri” ile uzmanlık seviyesini daha da derinleştirmeyi ve 5 yılda 5.000 kadına ulaşma hedefine emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2.000 Öğrenciye Ulaşan Omega Grup’tan Eğitimde Dönüşüm Adımı Haber

2.000 Öğrenciye Ulaşan Omega Grup’tan Eğitimde Dönüşüm Adımı

Türkiye’de teknik bilgi ve saha deneyimi gerektiren alanlarda, yetişmiş insan kaynağına duyulan ihtiyaç giderek artıyor. Özellikle iklimlendirme-soğutma, mekanik bakım onarım ve kazan bakımı alanlarında eğitimli personel bulmak sektörün en önemli ihtiyaçları arasında yer alıyor. Türkiye genelinde 3000’ e yakın teknik kadrosu olan çözüm ortakları ağına sahip Omega Grup, eğitim kurumlarıyla yürüttüğü çalışmalarla bu alanlarda ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün yetişmesine katkı sağlıyor. “Geleceğin mesleği ustalık, teknolojiyle gelişen bir uzmanlık alanı” Meslek eğitimleri projesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Omega Grup Yönetim Kurulu Başkanı Öner Çelebi, teknik mesleklerin ve teknik ustalığın geleceğin üretim gücü açısından kritik bir rol üstlendiğini belirterek “Mesleki eğitimleri ve bu alandaki akademi-sanayi buluşmalarını, sektörün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Özellikle iklimlendirme-soğutma, mekanik bakım onarım ve kazan bakımları alanında eğitimli personel bulmak sektör açısından önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Biz de gençlerin bu alanlara yönelmesini destekleyen çalışmalarımızla, ustalığı çağın ihtiyaçlarına uygun yetkinliklerle güçlendirmeyi hedefliyoruz. Öğrencileri teknik alanlarla buluşturan eğitimler, kariyer günleri, sanayi gezileri ve staj olanaklarıyla gençlere bu alandaki ihtiyacı anlatıyor, bu mesleklere de ilgi duymasını hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz modelin farklı şehirlerdeki eğitim kurumlarına ilham vererek, Türkiye genelinde nitelikli teknik insan kaynağının yetişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.” dedi. Eğitimden istihdama uzanan kapsamlı bir model Omega Grup gerçekleştirdiği kariyer günleri, bilinçlendirme eğitimleri, sanayi gezileri ve meslek erbaplarıyla buluşmalarla öğrencilerin teknik alanlarda bilgisini ve farkındalığını artırıyor. Bu çalışmalar kapsamında gençler, staj ve saha deneyimi kazanarak iş hayatına daha hazırlıklı bir şekilde adım atıyor. Grup, meslek eğitimleri için 6 yükseköğretim kurumu ve 5 meslek lisesi olmak üzere toplam 11 eğitim kurumu ile yaptığı protokollerle çalışmalarını yürütüyor. Proje dahilinde öğrencilere staj ve istihdam olanakları da sunan Omega Grup, akademisyen ve teknik öğreticiler için de referans alınan bir yapı haline geldi. Hedef, Türkiye genelinde rol model olacak bir eğitim ekosistemi oluşturmak Omega Grup, yeni okullar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliklerini artırarak geliştirdiği modeli daha geniş bir yapıya taşımayı planlıyor. Meslek odaları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla protokol kapsamında yürütülen çalışmalar devam ederken, yeni kurumlarla temaslar da sürüyor. Şirket, bu modeli yeni etkinliklerle daha cazip ve sürdürülebilir hale getirerek sektörde rol model olmayı amaçlıyor. Omega Akademi kapsamında planlanan canlı yayınlar, eğitim videoları ve uzman buluşmaları teknik bilinçlendirme ve mesleki özendirme konularına odaklanacak. Uzun vadede bu platformun eğitim kurumlarıyla bütünleşen bir teknik eğitim üssüne dönüşmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MESS,  Sanayinin İş Sağlığı ve Güvenliği Liderlerini Bir Araya Getirdi Haber

MESS, Sanayinin İş Sağlığı ve Güvenliği Liderlerini Bir Araya Getirdi

MESS üyesi işyerlerinde hayata geçirilen örnek İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) uygulamalarının ödüllendirildiği organizasyonda, 5 kategoride 33 ödül takdim edildi. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol’un ev sahipliğinde gerçekleşen törene, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan, ödül alan MESS üyesi şirketlerin temsilcileri ile kamu ve özel sektörden paydaşlar katıldı. İSTANBUL – MESS üye işyerlerinin sektöre ilham veren örnek İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarının ödüllendirildiği “İş Güvenliğinin Yıldızları Yarışması”nın 10. yıl töreni, İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası dolayısıyla 8 Mayıs Cuma günü MESS Teknoloji Merkezi - MEXT’te gerçekleştirildi. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan’ın teşrifleriyle düzenlenen etkinliğe; MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, ödül alan MESS üyesi şirketlerin temsilcileri ile kamu ve özel sektörden çok sayıda paydaş katıldı. 5 Kategoride Toplam 33 Ödül İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki en iyi uygulamaların öne çıktığı ödül töreninde, projeler alanında uzman kişilerden oluşan Teknik Komite tarafından ön elemeden geçirildi. Ardından 55 Bin kişinin katılımı ile gerçekleştirilen halk oylaması ve jüri değerlendirmesi sonucunda ödül almaya hak kazanan projeler belirlendi. Yarışmada, 5 kategoride 33 proje ödüle layık görüldü. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödülleri Sahiplerini Buldu Çalışanların bedensel-ruhsal sağlıklarını koruyan ve gelişimine katkı sağlayan projelerin değerlendirildiği Bütünsel Sağlık Yönetimi Kategorisi'nin birincisi Oyak Renault olurken, tavsiye edilen uygulamalar ise Nurol Teknoloji ve Siemens tarafından geliştirilen projeler oldu. İş Güvenliği kültürünün gelişimine katkı sağlayan, çalışanlarda davranış değişikliğini hedef alan projelerin değerlendirildiği Davranış Odaklılar Kategorisi’nin birincisi Bosch Termoteknik olurken, tavsiye edilen uygulamalar ise Tofaş ve İzmir Demir Çelik tarafından geliştirilen projeler oldu. Endüstriyel otomasyon ve dijital teknolojilerin ön plana çıktığı İSG projelerinin değerlendirildiği Dijital İSG Kategorisi’nin birincisi Borusan Birleşik Boru olurken, tavsiye edilen uygulamalar ise Diniz Adient ve BSH tarafından geliştirilen projeler oldu. İSG alanında farklı konulara odaklanan İSG projelerinin yer aldığı İSG Özel Ödülü ise firmaların çalışan sayılarına göre kendi içerisinde üç kategoride değerlendirildi. İSG Özel Ödülü 1-499 Çalışanı Olan İşyerleri Kategorisi’nin birincisi Çelikform Gestamp olurken, tavsiye edilen uygulamalar 3M ve Oerlikon tarafından geliştirilen projeler oldu. İSG Özel Ödülü 500-1499 Çalışanı Olan İşyerleri Kategorisi’nin birincisi TKG Otomotiv olurken, tavsiye edilen uygulamalar Türk Demir Döküm ve Çimtaş Çelik İmalat tarafından geliştirilen projeler oldu. İSG Özel Ödülü 1500'den Fazla Çalışanı Olan İşyerleri Kategorisi’nin birincisi Ford Otosan olurken, tavsiye edilen uygulamalar Valeo ve Türk Traktör tarafından geliştirilen projeler oldu. Sahadaki çalışanları tarafından yapılmış öneriler sonucunda hayata geçirilmiş projelerin değerlendirildiği İSG Elçileri kategorisinde ise 15 firmaya ödül verildi: Anadolu IsuzuBaşöz EnerjiBorçelikBosch SanayiCoşkunöz Metal FormERSEMFarba OtomotivFord OtosanFrankeOtokarOyak HorseOyak RenaultT.K.G. AdapazarıTofaşTürk Traktör Uzun Yıllardır İş Güvenliğinde Rol Model Olan Üyelere Yönelik 10. Yıl Özel Ödülleri Takdim Edildi Bu yıl 10. yaşını kutlayan 'İş Güvenliğinin Yıldızları Yarışması' kapsamında oluşturulan “10. Yıl Özel Ödülü”nde kazanan firmalar; ilk günden itibaren yarışmaya olan başvuru sayısı, ödülü ve derecesi, komisyon çalışmalarına katkısı ve katılımı ile iş güvenliği alanında yürütülen araştırma faaliyetlerine katılımı kriterlerine göre belirlendi. Borusan Birleşik Boru BSHOyak Renault Siemens Tofaş Türk Traktör Törende ayrıca MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, Bakan Işıkhan’a teşekkür plaketi takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Kadın Girişimcileri 19. Kez Ödüllerine Kavuştu Haber

Türkiye’nin Kadın Girişimcileri 19. Kez Ödüllerine Kavuştu

Garanti BBVA’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle bu yıl 19.sunu gerçekleştirdiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın sonuçları açıklandı. 28 Nisan akşamı gerçekleştirilen ödül töreninde, beş kategorinin birincileri ödüllerini aldılar. Yarışmada, Gurvita kurucusu Bahar Şamhili Tanju, “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” seçildi. Bahar Alan, Novavera girişimiyle “Türkiye'nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”, Hülya Tomak Blueit girişimiyle “Türkiye'nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi” oldu. İpek Tüysüzoğlu, Yugen girişimiyle “Türkiye'nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” seçilirken, “Türkiye'nin Kadın Kooperatifi” ödülünü ise Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi adına Sıla Elevli aldı. “Her hikaye kendi içinde eşsiz ve değerli” Ödül töreninde konuşan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, “Bu akşam sadece bir ödül töreni için değil, 20 yıla yayılan güçlü bir dönüşümün parçası olarak buradayız. Kadın girişimciliğini geçmişten bugüne hep bütünsel bir yaklaşımla ele aldık. Finansman, eğitim, pazar erişimi ve cesaretlendirme olmak üzere dört temel alanda kurguladığımız modelimizle somut etki yaratmayı hedefledik ve bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi ile 6.000 kadın girişimciye ulaştık; Ticaretin Kadınları platformu ile onları yeni pazarlara taşıdık. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması da bu yaklaşımımızın en güçlü yansımalarından biri. 2007 yılında 103 başvuruyla başlayan bu yolculuk bugün 50 bini aşkın başvuruya ulaşarak ekosistem içinde başlı başına bir markaya dönüştü. Başvuruların ve ilginin her geçen gün artması, bize bu alanda yapacak daha çok işimiz olduğunu da gösteriyor. Bugün girişimcilik daha erken başlıyor, yeni nesil girişimciler ise daha en başından global düşünüyor. Verdiğimiz desteklerin yanı sıra, kadın girişimcileri küresel ağlarla buluşturarak uluslararası başarı hikâyelerine katkı sağlamayı da hedefliyoruz. İnanıyoruz ki kadınların ekonomiye eşit katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir kalkınma meselesi. Bu akşam burada gördüğümüz tüm girişimciler yalnızca kendi başarılarını değil, başka kadınlara ilham veren güçlü hikâyeleri temsil ediyor. Biz de bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyor, ‘Birlikte yaparız’ diyerek bu hikâyeyi birlikte büyütmeye devam ediyoruz.” dedi. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, “Garanti BBVA ve Ekonomist Dergisi ile birlikte sürdürdüğümüz iş birliğinin, kadın girişimciliğini destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir etki alanına dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, 19 yılı geride bırakırken bir yarışma olmanın ötesine geçerek; kadınların potansiyelini görünür kılan, ilham veren ve cesaretlendiren güçlü bir platform haline gelmiştir. 2007 yılında 103 kadının ‘ben de varım’ diyerek başvurduğu bu yolculuk, bugün 50 bini aşkın girişimcinin hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Bugün her başvuruyla birlikte karşımıza çıkan hikâyeler, kadınların üretme gücünü, kararlılığını ve dönüşüm yaratma kapasitesini açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimciler yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor; geliştirdikleri yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı iş modelleriyle de toplumsal fayda yaratarak daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sağlıyor. Ödüllendirdiğimiz her başarı; cesaretin, azmin ve istikrarlı emeğin güçlü bir yansıması olurken, başka kadınlara ilham veren ve “ben de yapabilirim” duygusunu pekiştiren çok kıymetli örnekler de sunuyor. KAGİDER olarak inancımız çok net: Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bu nedenle kadın girişimcilerin yolculuklarını desteklemeye, onları görünür kılmaya ve başarı hikâyelerini çoğaltmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; kadınların güçlenmesi yalnızca bugünü değil, geleceği de dönüştürür” dedi. Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz, “Ekonomist Dergisi, kadın konusuna ayrıca önem veren, önceliklendiren bir yayın politikası izliyor. Kadının iş hayatındaki yerini önceliklendiren haber ve araştırmalar hazırlıyor. Etkinlikler düzenliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, alanında Türkiye’nin en uzun soluklu çalışması. Garanti BBVA ve KAGİDER gibi çok değerli iki kuruluşla birlikte hayata geçirdiğimiz ve 19 yaşında olan bu yarışma, Türkiye’nin kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesine büyük katkı sundu. Bu güne kadar 50 binin üzerinde kadın girişimci yarışmayı katıldı. Kadın girişimciliği ekosisteminin girişimcilik ekosisteminden aldığı pay yüzde 3-4’erden aradan geçen yıllar içinde yüzde 18’lere yükseldi. Yine kadın girişimciliğinde geleneksel sektörlerin yanında bugün e-ticaret, oyun teknoloji, bilimin farklı dallarında alanında işler olduğunu görüyoruz. Bu başarıda muhakkakki topluma rol model olan yarışmanın ve yarışmacılarımızın büyük etkisi oldu,” dedi. Kazananlar hakkında Bahar Şamhili Tanju – “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” / Gurvita Gurvita, geleneksel üretim yöntemlerini modern tüketim alışkanlıklarıyla buluşturarak katma değerli gıda ürünleri geliştiren bir girişim olarak öne çıkıyor. Kemik suyu gibi yüksek besin değerine sahip ürünleri daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir modelle Türkiye’de ve yurt dışında başarıyla sunuyor. Bahar Alan – “Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi” / Novavera Zeytinyağı Novavera, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla yüksek kaliteli zeytinyağı üretimi gerçekleştirerek hem yerel kalkınmaya katkı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda Türkiye’yi temsil ediyor. Hülya Tomak – “Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi” / Blueit Blueit, su tüketimi ve yönetimi konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen teknoloji tabanlı çözümleriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına ve daha yaşanılabilir bir dünyaya katkı sunuyor. İpek Tüysüzoğlu – “Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” / Yugen Yugen, nar kabuğu gibi doğal atıklardan alternatif deri üretimi gerçekleştirerek döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim alanında yenilikçi bir model ortaya koyuyor. Sıla Elevli – “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” / Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi fındık tarımını geleneksel sınırlarının ötesine taşıyarak modern teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleriyle yeniden kurgulayan bir yapı sunuyor. Yürütülen çalışmalarla bölge tarımını veri odaklı ve yüksek verimli bir yapıya dönüştürürken, kadın üreticilerin ekonomik hayata katılımını güçlendiren ve yerel kalkınmaya somut katkı sağlayan kapsayıcı bir model geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.