Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rol Model

Kapsül Haber Ajansı - Rol Model haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rol Model haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

90. Büyük Atatürk Koşusu’nda TEGV ile Adımlar Geleceği Aydınlatıyor Haber

90. Büyük Atatürk Koşusu’nda TEGV ile Adımlar Geleceği Aydınlatıyor

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), bu yıl 90’ıncısı düzenlenen Büyük Atatürk Koşusu’nda yer aldı. Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında ilköğretim çağındaki çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan TEGV, Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106’ncı yılı anısına 28 Aralık Pazar günü gerçekleştirilen koşuda adımlarını nitelikli eğitim için attı. TEGV adına koşan 54 gönüllü sporcu, “30 Yıldır Adımlarımızla Geleceği Aydınlatıyoruz” kampanyası kapsamında attığı her adımı nitelikli eğitime dönüştürdü. 54 katılımcının açtığı ve onlarca kişinin destek verdiği kampanyalarda şu ana kadar toplanan bağışlar Ankara Semahat–Dr. Nüsret Arsel Eğitim Parkı’ndaki 301 çocuğu nitelikli eğitim desteğiyle buluşturdu. TEGV kampanyaları daha fazla çocuğa ulaşmak için devam ediyor TEGV’in 2025 yılı boyunca farklı spor organizasyonları aracılığıyla sürdürdüğü “30 Yıldır Adımlarımızla Geleceği Aydınlatıyoruz” bağış kampanyasının final etkinliği olan 90. Büyük Atatürk Koşusu’nun bağış kampanyaları Ocak 2026’nın ilk haftasına kadar devam edecek. Cumhuriyet değerleri ışığında daha fazla çocuğun nitelikli eğitimle buluşmasını hedeflenen kampanyalara destek olmak isteyenler TEGV’in web sitesini ziyaret ederek bağış yapabiliyorlar: https://tegv.org/buyuk-ataturk-kosusu-2025 2025 yılında 30’uncu yaşını kutlayan TEGV, kuruluşundan bugüne kadar 30 yılda 108 bini aşkın gönüllüyle 3,3 milyondan fazla çocuğa ulaştı. Sporun birleştirici gücünden yararlanarak hem çocuklara rol model olmayı hem de eğitime kaynak yaratmayı amaçlayan TEGV, gelecek yıl da maratonlar ve farklı spor etkinliklerinde yer almaya devam edecek.

DEPSAŞ Enerji’den Türk Sporuna Yeni Destek Haber

DEPSAŞ Enerji’den Türk Sporuna Yeni Destek

İnsan ve toplum odaklı yaklaşımıyla spor ve gençlik alanındaki çalışmalarını genişleten DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü, spora verdiği desteğe bir yenisini daha ekledi. Şirket, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki yetenekli genç atletleri keşfetmek ve Türk sporuna kazandırmak amacıyla bünyesine atletizm şubesini de dahil etti. Uzun vadeli ve sürdürülebilir bir altyapı oluşturmayı amaçlayan kulüp, yeni şube kapsamında yetenekli genç sporcuların uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil etmesini hedefliyor. “Yetenekli gençleri spora kazandırıyoruz” Yeni kurulan atletizm branşıyla ilgili bilgiler veren DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü Başkanı Murat Karagüzel, “Spor kulübümüz sayesinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hizmet verdiğimiz illerde gençlerle sporu buluşturuyoruz. Amacımız yetenekli sporcuları Türk sporuna kazandırarak gelişimlerine katkı sağlamak. Yeni kurulan atletizm şubemizle bu alanda ilerlemek isteyen gençleri, uzman antrenörler eşliğinde yetiştirerek şampiyonalarda mücadele edecek düzeye ulaştırmayı amaçlıyoruz. Bu vesileyle atletizm sporuna gönül veren gençlerimizi kulübümüze bekliyoruz” dedi. Milli tecrübe ile güçlenen teknik kadro Atletizm şubesinin teknik ve eğitim altyapısına da dikkat çeken Karagüzel, “Yeni kurulan atletizm şubemizdeki antrenörlerimizin tamamı, geçmişte milli formayı giymiş, profesyonel sporculuk deneyimine sahip isimlerden oluşuyor. Bu sayede sporcularımız yalnızca teknik eğitim almakla kalmayıp; aynı zamanda tecrübe ve rol model olarak görebilecekleri kişilerle çalışma şansına sahip olacak. Hedefimiz bir yandan yarışmacı ve sağlıklı bireyler yetiştirirken diğer yandan imkânı olmayanlara spor yapabilecekleri ortamlar sunmak” ifadelerini kullandı. İlk etapta Şanlıurfa’da 20 sporcuyla faaliyetlerine başlayan DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü Atletizm Şubesi, antrenmanlarını Şanlıurfa 11 Nisan Stadyumu’nda sürdürüyor.

Zorlu Enerji, Genç Kadınlara Liderlik Yolunu Açıyor Haber

Zorlu Enerji, Genç Kadınlara Liderlik Yolunu Açıyor

Zorlu Enerji, Turkishe ve YeniBirLider iş birliğiyle hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, genç kadınların liderlik yolculuklarını desteklemeyi amaçlayan bütünsel bir gelişim modeli sunuyor. İstanbul’da düzenlenen lansman etkinliğiyle tanıtılan program, Türkiye’nin farklı bölgelerinden 18–30 yaş aralığındaki 100 genç kadını, 8 ay sürecek yapılandırılmış liderlik yolculuğuna çıkaracak. Zorlu Enerji’nin Akıllı Hayat 2030 vizyonu ve Eşit Bi’Hayat yaklaşımıyla uyumlu olarak tasarlanan program, genç kadınların erken yaşlarda mentorluk, rol model teması ve çok boyutlu liderlik deneyimiyle güçlenmesini hedefliyor. Program kapsamında katılımcılar; mentorluk görüşmeleri, eğitim modülleri, rol model buluşmaları ve proje geliştirme süreçlerini içeren uzun soluklu bir gelişim sürecine dahil olacak. Enerji sektöründe kapsayıcı dönüşüm Enerji sektörü, tarihsel olarak düşük kadın temsiliyle anılan alanlardan biri olmaya devam ediyor. Türkiye genelinde enerji sektöründe kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 12 seviyesinde bulunurken Zorlu Enerji Grubu, bu oranı kurum bünyesinde yüzde 26’ye taşıdı. Şirket, 2030 yılına kadar kadın istihdam oranını yüzde 30’un üzerine çıkarmayı hedefliyor. Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, programın kurumsal dönüşümle olan bağını şu sözlerle ifade etti: “Enerji dönüşümünü kapsayıcı ve eşit temsili önceleyen bir liderlik anlayışıyla, yatırımlar ve teknolojilerle birlikte ele alıyoruz. Bu bütüncül yaklaşım, dönüşümün kalıcı etkisini güçlendiriyor. ‘Liderlikte Kadın Yüz’ü’ Programı, genç kadınların potansiyellerini görünür kılmayı ve karar alma süreçlerine daha güçlü katılmalarını destekleyen önemli bir adım.” Mentorluk, eğitim ve girişimcilik odağı Programın mentorluk yapısı; C-level yöneticiler ve farklı sektörlerden liderlerin yer aldığı geniş bir mentor havuzuna dayanıyor. Eğitimler ise Mini MBA yaklaşımıyla kurgulandı. Liderlik, girişimcilik, sürdürülebilirlik, teknoloji, finansal okuryazarlık, iletişim ve kariyer tasarımı gibi başlıkları kapsayan programda, yıl boyunca ortalama 50 saatlik bir eğitim içeriği sunulacak. Girişimcilik odağı da programın ana bileşenleri arasında yer alıyor. Katılımcıların geliştirdikleri proje ve girişim fikirlerinin ekosistemle buluşturulması için mentorluk ağı ve partner kurumlarla temas imkânı sağlanacak. Etki ölçümü ve ölçeklenebilir yapı Programın sosyal etkisi, mentorluk görüşmeleri, eğitim katılımı, proje çıktıları, topluluk etkileşimi ve görünürlük artışı başlıklarını kapsayan çok boyutlu bir SROI modeliyle izlenecek. İlk yılın ardından modelin ölçeklenerek büyütülmesi hedefleniyor. Zorlu Enerji sponsorluğunda yürütülen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin güçlü bir örneği olarak, genç kadın liderliğini destekleyen kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek vizyonuna katkı sunmayı amaçlıyor.

Öğretmen-Öğrenci İlişkisi Güvene Dayalı Olmalı! Haber

Öğretmen-Öğrenci İlişkisi Güvene Dayalı Olmalı!

Her öğrencinin ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkat çeken Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Becerileri ve zorlandıkları alanlar, psikolojik dayanıklılıkları değişiklik gösterir. Öğretmenlerin bunlara dikkat etmemesi ve iletişime özen göstermemesi; sadece sınıf düzeyinde değil, öğrencilerin bireysel olarak da duygusal, fiziksel ve sosyal gelişimlerinde aksamalar olacağı anlamına gelir.” dedi. Olumlu bir ilişkinin, öğrencilerin sorumluluk duygusunu geliştirdiğini, problem çözme becerilerini artırdığını ve akademik başarılarını desteklediğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, sınırların, öğrencilerin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olarak belirlenmesi ve açık şekilde ifade edilmesi gerektiğini aktardı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, sağlıklı bir öğretmen-öğrenci ilişkisi kurmanın önemi, sınırların belirlenmesi ve bireysel ihtiyaçlara dikkat edilmesinin öğrencilerin gelişimi üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. Öğretmen-öğrenci ilişkisi, güven, saygı, empati ve açık iletişime dayalı olmalı! Öğretmen-öğrenci ilişkisinin, öğretmenler ile öğrencileri arasında onları motive eden, kişisel olarak büyümelerine yardımcı olan, öğretmenlerin neredeyse bir rol model olarak kabul edildiği karşılıklı anlayış ve güvene dayalı bir iletişimi ifade ettiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Bu ilişki hem öğrenme ortamını olumlu etkilemeli, hem de öğrencilere güvenlik duygusu vermeli. Güven, saygı, empati ve açık iletişim bu ilişkinin en önemli özellikleridir.” dedi. Öğretmenlerin, öğrenciler ahlaki, etik ve hatta sosyal açıdan gelişmeleri için motive ettiklerini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Bu gelişim, öğrencilerde sorumluluk duygusunu besleyerek akademik açıdan daha pozitif bir gelişim göstermelerini sağlar. Olumlu sınıf ortamı oluşturarak akademik açıdan zorlanan öğrencilerin bu zorluklarını ifade etmeleri için olumlu koşullar yaratır, sınıf içinde daha aktif ve katılımcı olmalarına yardımcı olur. Hem de bu öğrencilere yardımcı olarak bireyin başarılı olma duygusunu hissetmesini sağlar. Doğal olarak öğrencilerin akademik başarıları da olumlu yönde artar.” şeklinde konuştu. Öğretmenlerin bireysel ihtiyaçlara dikkat etmemesi, öğrencilerin gelişimini olumsuz etkiler! Her öğrencinin ihtiyaçlarının farklı olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Becerileri ve zorlandıkları alanlar, psikolojik dayanıklılıkları değişiklik gösterir. Öğretmenlerin bunlara dikkat etmemesi ve iletişime özen göstermemesi; sadece sınıf düzeyinde değil, öğrencilerin bireysel olarak da duygusal, fiziksel ve sosyal gelişimlerinde aksamalar olacağı anlamına gelir.” dedi. Öğretmen-öğrenci ilişkisinin olumsuz olması durumunda, öğrencilerin tavırlarını ve performanslarını düzeltmek için zamanında ve yapıcı geri bildirimlerden de mahrum kalacağına vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Luş, şöyle devam etti: “Çocuğun davranışını anlamadan, sabırsızca hareket eden bir öğretmen çocukta kaygı problemleri oluşmasına neden olabilir; ya da öğrencinin hangi alanlarda yeteneği olduğunu keşfedemeyebilir. Kendilerine güvenli birer yetişkin olmaları zorlaşabilir. Daha iyi davranışlar için onları etkili bir şekilde yönlendiremeyen öğretmen, disiplin konusunda da başarı sağlayamayabilir. Bu da özellikle davranış problemleri olan çocukların bu sorunu devam ettirmelerine neden olabilir.” Öğretmen ve öğrenci arasındaki sınır, öğrencilerin yaşına ve gelişim düzeyine göre belirlemeli! Sağlıklı bir ilişki için öğretmen ve öğrenci arasındaki sınırların nasıl belirlenmesi gerektiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Sınırları öğrencilerin yaşına ve gelişim düzeyine göre, onunla konuşarak, duygu ve düşüncelerini ifade etmesine izin vererek belirlemek gerekir.” dedi. Yargılama ve önyargı olmaksızın düzenli ve açık bir iletişim sürdürmek gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Luş, sözlerini şöyle tamamladı: “Öğrencilerin fikir ve endişelerini paylaşabilecekleri etkileşimli etkinlikler, tartışmalar düzenlemek bunun için iyi bir örnek olabilir. Öğrencilere sorumluluk duygusu ve ekip çalışmasını öğreten işbirlikçi yaklaşım da oldukça faydalıdır. Bu şekilde öğrenciler eylemlerinin ve öğrenmelerinin sorumluluğunu üstlenirler; bu da problem çözme becerilerini geliştirir. Sınır, bunlara dikkat ederek açık bir şekilde öğrenciye ifade edilebilir. Sonrasında, ceza olmayan, yeni bir davranış önererek seçenek sunulabilir. İstenilen davranışı uygulayabilmesi için uygun ortamlar oluşturarak fırsat verilebilir. Öğrenci çabası için takdir edilebilir. Buna rağmen öğrenci olumsuz davranışını sürdürmeye devam ediyorsa yaptığı davranışın sorumluluğunu üstlenmesi sağlanabilir.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.