Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Romanya

Kapsül Haber Ajansı - Romanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Romanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İngiltere, Romanya Ve Fas’tan Alıcılar İzmir’de Türk Mobilya Sektörüyle Buluştu Haber

İngiltere, Romanya Ve Fas’tan Alıcılar İzmir’de Türk Mobilya Sektörüyle Buluştu

Türk mobilya sektörünün ihracatını artırmak, firmaların yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak ve uluslararası alıcılarla doğrudan ticari bağlantılar kurulmasını sağlamak amacıyla sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetlerine ağırlık veren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, yeni bir Alım Heyeti Organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Ege İhracatçı Birlikleri’nde, Ticaret Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirilen organizasyon kapsamında İngiltere, Romanya ve Fas’tan 3 yabancı alıcı firma, İzmir’de 18 Türk mobilya firmasıyla bir araya geldi. Büyük buluşmada 60 ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Heyete Fas’tan ev mobilyası alanında faaliyet gösteren bir firma, İngiltere’den özellikle otel ve proje mobilyaları alanında çalışan bir alıcı, Romanya’dan ise ev ve dış mekân mobilyaları üzerine faaliyet gösteren bir firma katıldı. Böylece Türk firmalarının hem perakende kanalında hem de otel, proje ve dış mekân gibi farklı kullanım alanlarında yeni ticari bağlantılar geliştirmesine zemin hazırlandı. Gürle: “Yaklaşık 17 milyar dolarlık ithalat pazarını hedefliyoruz” Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, alım ve ticaret heyetlerini sektörün ihracat kapasitesini artırmada en etkili araçlardan biri olarak gördüklerini söyledi 2025 yılı verilerine göre İngiltere, Romanya ve Fas’ın 94 faslı kapsamındaki toplam ithalatının yaklaşık 16,9 milyar dolar seviyesinde olduğuna dikkati çeken Gürle, şöyle devam etti: “İngiltere yaklaşık 13,8 milyar dolarlık mobilya ithalatıyla dünyanın önemli mobilya ve ilgili ürün pazarlarından biri. Romanya’nın ithalatı 2,16 milyar dolar, Fas’ın ithalatı ise yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Özellikle Fas’ın ithalatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 26 arttı. Romanya’da yüzde 6, İngiltere’de ise yüzde 4,7 civarında bir artış söz konusu. Dolayısıyla karşımızda toplam büyüklüğü 17 milyar dolara yaklaşan ve Türk mobilya sektörü açısından ciddi fırsatlar barındıran üç pazar bulunuyor. Bu pazarların üçüne de geçtiğimiz yıllarda sektörel ticaret heyetleri yapmıştık. Bu pazarlara yönelik pazarlama faaliyetlerimiz ilerleyen yıllarda da sürecek.” Hedefimiz 5 yıl sonunda 1 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmak Gürle, Türkiye’nin söz konusu pazarlara ihracatında da önemli bir hacme ulaştığını belirterek, “2025 yılında 94 faslı kapsamındaki mobilya ihracatımız İngiltere’ye yaklaşık 156,6 milyon dolar, Romanya’ya 212,3 milyon dolar, Fas’a ise 99,2 milyon dolar oldu. Üç ülkeye toplam ihracatımız yaklaşık 468 milyon dolar seviyesinde. Ege İhracatçı Birlikleri üyelerinin aynı dönemde bu üç ülkeye ihracatı ise yaklaşık 14 milyon dolar olarak gerçekleşti. Egeli ihracatçılarımızın Romanya’ya ihracatı 7,3 milyon dolar, İngiltere’ye 4,3 milyon dolar, Fas’a ise 2,5 milyon dolar seviyesinde. Alım ve ticaret heyetlerimizle Türk mobilya sektörünün bu üç ülkedeki ihracatının 2026 yılı sonunda 500 milyon dolara, önümüzdeki 5 yıllık vadede 1 milyar dolara çıkmasını sağlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Doğru alıcıyla doğru ihracatçıyı buluşturuyoruz” Türk mobilya sektörünün ürün çeşitliliği, üretim kabiliyeti ve farklı müşteri segmentlerine cevap verebilme gücünün önemli bir avantaj olduğuna vurgu yapan Gürle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birlik olarak sadece çok sayıda görüşme yapılmasını değil, doğru alıcının doğru ihracatçıyla bir araya gelmesini önemsiyoruz. Bu nedenle alıcıların faaliyet alanları ve satın alma ihtiyaçlarıyla Türk firmalarımızın ürün gruplarını mümkün olduğunca örtüştüren bir görüşme programı oluşturduk. Alım heyetlerinin gerçek başarısını, görüşme sayısından ziyade bu temasların siparişe ve sürdürülebilir ticari ilişkilere dönüşmesi belirliyor.” Güngör: “Türk firmalarının yoğun ilgisi bu organizasyonlara duyulan ihtiyacı gösteriyor” Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör ise Türk mobilya firmalarının alım heyetine yoğun ilgi gösterdiğini belirtti. Güngör, “İngiltere, Romanya ve Fas farklı özelliklere sahip üç önemli pazar. İngiltere’de otel, proje ve kontrat mobilyalarında önemli fırsatlar bulunurken, Romanya coğrafi yakınlığı ve büyüyen ithalatıyla dikkat çekiyor. Fas ise son yıllarda hızla büyüyen ithalatı ve Türk ürünlerine olan ilgisiyle öne çıkıyor. Heyete katılan yabancı firmaların da ev mobilyasından otel ve proje mobilyalarına, dış mekân ürünlerinden farklı yaşam alanlarına yönelik ürünlere kadar geniş bir satın alma profili bulunuyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şeftali-Nektarin İhracatı 400 Milyon Dolara Koşuyor Haber

Şeftali-Nektarin İhracatı 400 Milyon Dolara Koşuyor

Türkiye, 2025 yılının ilk sekiz aylık döneminde 82 bin 375 ton şeftali-nektarin ihraç etmişken, 2026 yılının aynı döneminde 184 bin 356 ton şeftali-nektarin ihracatına imza attı. Şeftali-nektarin ihracatı miktar bazında yüzde 124, döviz getirisinde yüzde 134’lük artış yakaladı. Şeftali-nektarin ihracatı 2026 yılında yakaladığı ihracat başarısıyla domates, biber ve limon ihracatını geçerek yaş meyve sebze ihracatı kategorisinde mandalinanın ardından ikinci sıraya tırmandı. 2026 yılının ocak – ağustos döneminde şeftali ihracatı 154,2 milyon dolar olurken, nektarin ihracatının 189,2 milyon dolar olarak kayıtlara geçtiği bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 60 ülkeye şeftali, 58 ülkeye nektarin ihraç ettiklerini dile getirdi. 2025 yılında şeftali ve nektarin üretiminin soğuk hava koşullarından olumsuz etkilendiğini paylaşan Balık, “2026 yılında güzel bir sezon geçiriyoruz. 1 milyon tonun üzerinde rekoltemiz oluştu. Sezona 250 milyon dolar ihracat hedefiyle girmiştik. Şimdiden hedefimizi geçtik. Sezonu 400 milyon doların üzerinde ihracatla kapatacağımızı öngörüyoruz” şeklinde konuştu. Şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsüyüz Şeftali ve nektarin ihracatında rekolte artışına rağmen ortalama ihraç fiyatının dolar bazında yüzde 4 artmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye şeftali üretiminde son 22 yılda büyük gelişim gösterdi. 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretimimiz 25 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştı ve üretimde dünya üçüncülüğüne yükseldik. Şeftali ve nektarin üretimimiz 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilemişti. 2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltemiz tekrar 1 milyon tonun üzerine çıktı. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatımız bu sene büyük gelişim gösterdi. Şeftali ve nektarin ihracatında yeni hedefimiz 500 milyon doları aşmak olacak.” Türkiye’nin şeftali ve nektarin ihracatını Rusya ve Irak domine etti. Şeftali ihracatında Irak, 72,5 milyon dolarla zirvede yer alırken, Rusya Federasyonu’na 65,5 milyon dolarlık şeftali ihraç ettik. Ukrayna ve Romanya 3,5 milyon dolarlık Türk şeftalisi talep ettiler. Nektarin ihracatında Rusya Federasyonu 97 milyon dolarlık ihracatla Türk nektarinini en çok talep eden ülke olurken, Irak’a 69 milyon dolarlık nektarin ihraç edildi. Bu ülkeleri 6,8 milyon dolarla Romanya ve 5,2 milyon dolarla Ukrayna takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ren ve Tuna Nehirlerindeki Düşük Su Seviyeleri Avrupa Ekonomisini Baskı Altına Alıyor    Haber

Ren ve Tuna Nehirlerindeki Düşük Su Seviyeleri Avrupa Ekonomisini Baskı Altına Alıyor   

Coface, su seviyelerinin kısa vadede düşük kalmasının beklendiğine, ekonomik etkilerin ise önümüzdeki aylarda devam ederek kırılgan ekonomilerde büyümeyi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Öne çıkan veriler 8 cm: Ren Nehri’nin Kaub ölçüm istasyonundaki su seviyesi 18 Ağustos’ta 8 santimetreye kadar geriledi. Bu seviye, nehir taşımacılığının kısıtlanmaya başladığı 78 santimetrelik eşiğin oldukça altında kalırken, 2018’de kaydedilen 25 santimetrelik tarihi dip seviyeyi de geride bıraktı. Yüzde 20: Ağustos ayı başında Ren Nehri’ndeki bazı yük gemileri normal taşıma kapasitelerinin yaklaşık yüzde 20’siyle sefer yapabildi. Yüzde 72: Avrupa’daki iç su yolu taşımacılığının yüzde 60’ı Ren, yüzde 12’si ise Tuna üzerinden gerçekleştiriliyor .Büyümede 0,4 puana varan kayıp: 2018’de yaşanan son büyük düşük su seviyesi döneminde Almanya’nın reel GSYH büyümesi 0,3 ila 0,4 puan gerilemişti. Avrupa’nın nehirlerinde tarihi düşüş Avrupa’da aylardır devam eden olağanüstü sıcak ve kurak hava koşulları, birçok nehirde su akışının önemli ölçüde azalmasına yol açtı. Bu durumun etkileri, kıtanın taşımacılık ve ekonomik faaliyetlerinde stratejik rol oynayan Ren ve Tuna nehirlerinde daha belirgin şekilde görülüyor. Ren Nehri’nin su seviyesi, ağustos ayı başında Almanya’daki Kaub ölçüm istasyonunda tüm zamanların en düşük seviyesine inerken Tuna’nın Macaristan ve Romanya’daki bazı kesimlerinde de daha önce görülmemiş seviyeler kaydedildi. Düşük su seviyeleri çevresel etkilerin yanı sıra ekonomi üzerinde de doğrudan sonuçlar yaratıyor. Yük taşımacılığındaki aksamalar ve bazı enerji tesislerinin faaliyetlerinde yaşanan sorunlar, bu altyapılara bağımlı sanayi sektörlerinin üretimini de etkiliyor. Tedarik zincirlerinde lojistik baskı artıyor İç su yolu taşımacılığının Avrupa’daki toplam yük taşımacılığındaki payı sınırlı olsa da Ren ve Tuna’nın geçtiği ülkelerde bu yöntem stratejik önem taşıyor. Nehir taşımacılığının yük taşımacılığındaki payı Almanya’da yüzde 5,4, Romanya’da ise yüzde 19,2’ye kadar çıkıyor. Nehir taşımacılığının diğer ulaşım yöntemleriyle ikame edilmesi de kolay görünmüyor. Bir nehir gemisi yaklaşık 2 bin ton yük taşıyabilirken bu miktar bir yük treninde 1.500 tona, bir tanker kamyonunda ise 25 tona kadar düşüyor. Düşük su seviyelerinin taşınan yük miktarı ve maliyetler üzerindeki etkileri şimdiden görülmeye başladı. Ağustos ayı başında Ren’de seyreden bazı yük gemileri normal kapasitelerinin yaklaşık yüzde 20’sini kullanabildi. Tuna’nın Romanya bölümünde ise taşınan yük miktarının bazı kesimlerde yüzde 40’a varan oranlarda azaltılması gerekti. Benzer koşulların yaşandığı 2018’de yükleme kısıtlamaları ve operatörlerin uyguladığı ek ücretler nedeniyle nehir taşımacılığı maliyetleri kuru dökme yüklerde 2,5 katına, sıvı dökme yüklerde ise 4,5 katına kadar yükselmişti. Orta Avrupa’da enerji sektörü de baskı altında Kuraklığın etkileri taşımacılıkla sınırlı kalmıyor. Tuna Nehri, bazı nükleer enerji santrallerinin soğutma sistemleri açısından da kritik önem taşıyor. Macaristan’daki Paks ve Romanya’daki Cernavodă nükleer santrallerinin faaliyetleri düşük su seviyelerinden etkilenmeye başladı. Ülkelerindeki tek nükleer enerji üretim kaynakları olan bu santraller, Macaristan’ın elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını, Romanya’nın ise yüzde 20,5’ini karşılıyor. Üretimdeki düşüşü telafi etmek isteyen işletmecilerin elektrik ithalatına veya daha yüksek maliyetli doğal gaz santrallerine yönelmesi gerekiyor. Geniş çaplı elektrik kesintilerine ilişkin yakın vadeli bir risk bulunmasa da mevcut tablo enerji maliyetlerini yükseltiyor ve bölgesel enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Romanya’da ithal elektriğin maliyeti, ülke içinde üretilen elektriğin 2 ila 2,5 katına kadar çıkıyor. Macaristan ve Romanya hükümetleri, sistem üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla bazı büyük sanayi kuruluşlarının elektrik tüketimini geçici olarak düşürmeye yönelik önlemler de aldı. Bu uygulamaların otomotiv, kimya ve yapı malzemeleri gibi enerji yoğun sektörleri daha fazla etkilemesi ve ağustos ayındaki sanayi faaliyetleri üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Alman kimya sektörü risklerin odağında Üretim tesislerinin önemli bir bölümü Ren Nehri boyunca konumlanan Alman kimya sektörü, nehir taşımacılığına en fazla bağımlı sektörlerin başında geliyor. Ludwigshafen’daki BASF tesisi bu bağımlılığın önemli örneklerinden biri. Kaub’daki kritik noktanın güneyinde bulunan tesis, yük taşımacılığının yaklaşık yüzde 40’ını nehir yoluyla gerçekleştiriyor. Su seviyelerinin daha da düşmesi, tesisin tedarik zinciri açısından kritik öneme sahip Amsterdam, Rotterdam ve Antwerp limanlarıyla bağlantılarında yeni aksamalara yol açabilir. Bu gelişmeler, Alman kimya sektörünün yüksek enerji maliyetleri ve rekabet gücündeki kayıpla mücadele ettiği bir dönemde yaşanıyor. Sektörün üretimi 2018’den bu yana yaklaşık yüzde 20 gerilemiş durumda. Avrupa ekonomisinin iklim kaynaklı risklere karşı kırılganlığı artıyor Kısa vadeli hidrolojik tahminler koşullarda sınırlı bir iyileşmeye işaret ediyor. Ren Nehri’nde düşük su seviyelerinin görüldüğü dönem genellikle sonbahara kadar devam ettiği için taşımacılık ve üretimdeki aksamaların önümüzdeki haftalarda da sürmesi bekleniyor. Kar örtüsündeki azalma, buzulların geri çekilmesi ve aşırı sıcak hava dalgalarının daha sık görülmesi ise benzer olayların gelecekte daha fazla yaşanabileceğine işaret ediyor. Mevcut tablo, şirketlerin ve kamu otoritelerinin iklim kaynaklı riskleri lojistik, sanayi ve enerji stratejilerinde daha fazla dikkate almasının önemini ortaya koyuyor. İç su yolu taşımacılığına bağımlı şirketler açısından konu, tek bir kuraklık döneminin yarattığı sorunları yönetmenin ötesine geçiyor. Tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve iklim kaynaklı kesintilere karşı dayanıklılığın artırılması giderek daha önemli hale geliyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface Ekonomisti Eve Barré, “Ren ve Tuna’daki düşük su seviyeleri, aşırı hava olaylarının çevresel etkilerinin yanında ekonomik sonuçlarının da giderek belirginleştiğini gösteriyor. Lojistik, enerji ve sanayi faaliyetleri aynı anda etkilenebiliyor. Mevcut durumun 2018’e kıyasla daha erken ortaya çıkması ve daha şiddetli seyretmesi, Avrupa ekonomisindeki zayıf büyüme görünümüyle birleştiğinde endişeleri artırıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Timelog Lojistik, Deneyimini İkinci Kuşak Yöneticiler ve Renault Trucks ile İleri Taşıyor Haber

Timelog Lojistik, Deneyimini İkinci Kuşak Yöneticiler ve Renault Trucks ile İleri Taşıyor

Uluslararası karayolu taşımacılığında parsiyel ve komple yük taşımacılığı hizmetleri sunan Timelog Lojistik, 20 adet retarder ve ADR donanımlı Renault Trucks T 480 çekici yatırımı ile Avrupa operasyonlarını büyütürken genç filo yapısını korumayı hedefliyor. Timelog, bu yeni filo yatırımında yakıt verimliliği ve toplam sahip olma maliyetini önceliklendirerek Renault Trucks’ın satış sonrası bakım ve onarım paketlerinden de yararlanacak. Teslimat törenine Timelog Global Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Hüner ve Genel Müdürü Berke Hüner; Renault Trucks Türkiye adına Filo Müşterilerinden Sorumlu Ülke Müdürü Cihan Kayan, Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel ve Filo Satış Müdürü Onur Şen ile Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçaslan ve Genel Müdürü Mesut Süzer katıldı. 30 yılı aşan deneyim, ikinci kuşakla büyümeye devam ediyor Timelog Global Lojistik’in ikinci kuşak yöneticilerin katılımıyla sürdürdüğü operasyonlarının ardında, aile şirketleri bünyesinde 30 yılı aşan taşımacılık deneyimi bulunuyor. Bu birikimi Timelog çatısı altında uluslararası karayolu taşımacılığına taşıyan şirket, tekstil, otomotiv, otomotiv yedek parça, makine ve ağır sanayi başta olmak üzere birçok sektöre hizmet veriyor. Türkiye’nin farklı noktalarındaki yüklemelerini İstanbul üzerinden Avrupa’ya ulaştırıyor. Bursa, Düzce ve Ankara gibi sanayi merkezlerinden de yoğun şekilde yükleme gerçekleştiriliyor. Timelog Global Lojistik Genel Müdürü Berke Hüner, şirketin büyüme stratejisini şöyle değerlendiriyor: “30 yılı aşan taşımacılık deneyimimizi Timelog çatısı altında yeni bir büyüme vizyonuyla sürdürüyoruz. Başta Almanya, Hollanda ve Belçika olmak üzere Avrupa’da faaliyet gösteriyoruz; son olarak Romanya’yı operasyon ağımıza ekledik. Büyümemizi yalnızca yeni hatlar açmak üzerinden değil, müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve güvenilir çözümler sunarak sürdürülebilir şekilde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.” Büyüyen operasyonlar, genç bir filo ile destekleniyor Timelog Global Lojistik, büyüyen operasyonlarına paralel olarak filo yatırımlarını sürdürürken mevcut araçlarının bir bölümünü de yeniliyor. Berke Hüner, “Araçlarımız yılda ortalama 120 bin kilometre yol yapıyor. Bu yoğunlukta bizim için araçların yolda kalma süresini en aza indirmek, operasyonel sürekliliği sağlamak ve işletme maliyetlerini kontrol altında tutmak büyük önem taşıyor. Dolayısıyla Renault Trucks T 480 çekiciler ile filomuzu yenileyip geliştirerek büyümemizi genç ve verimli bir filo yapısıyla destekliyoruz” Renault Trucks T 480 tercihinde toplam sahip olma maliyeti öne çıktı Timelog Lojistik, yeni çekicilerinin tamamını ADR’li Renault Trucks T 480 olarak tercih etti. ADR kapsamındaki taşımalar gerçekleştiren Timelog, ADR donanımının sağladığı operasyonel esnekliğin yanı sıra araçların ikinci el değerine katkısını da tercihinde dikkate aldı. Yeni araç tercihlerini değerlendiren Berke Hüner, “Yaptığımız yüksek kilometre nedeniyle yakıt tüketimi yatırım kararımızda önemli bir kriter. Ancak aracı yalnızca ilk yatırım veya yakıt maliyeti üzerinden değerlendirmiyoruz. İşletim, bakım, onarım ve yedek parça giderlerini de göz önünde bulundurarak toplam sahip olma maliyetine bakıyoruz. Renault Trucks T 480’lerin bu açıdan operasyonlarımıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz” diye belirtti. Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel ise yatırımın iki şirket arasındaki yeni iş birliği açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Timelog Global Lojistik’in 30 yılı aşan taşımacılık deneyimini yeni neslin dinamizmi ve büyüme vizyonuyla ileri taşımasını değerli buluyoruz. Avrupa’daki operasyon ağını geliştiren Timelog’un, filosunun yaklaşık yarısını kapsayan bu yatırımında Renault Trucks T 480 çekicileri tercih etmesi bizim için ayrıca önemli. İlk kez filolarına katılan Renault Trucks çekicilerin performansıyla bu iş birliğini uzun vadeli bir yol arkadaşlığına dönüştürmeyi hedefliyoruz.” Finansman ve satış sonrası çözümler de yatırımın parçası Timelog Global Lojistik’in yatırım sürecinde Renault Trucks tarafından sunulan finansman ve satış sonrası çözümler de etkili oldu. Timelog, yatırımını öz kaynakları ve Renault Trucks Finans Hizmetler’in çözümlerini birlikte kullanarak planlarken, yeni T 480’ler için satış sonrası bakım ve onarım paketlerinden de yararlanacak. Berke Hüner, “Yatırım sürecinde bizim için önemli noktalardan biri çözüm odaklı bir yaklaşım sunulmasıydı. Araç yatırımımızı finansman ve bakım çözümleriyle birlikte değerlendirebilmek süreci bizim açımızdan kolaylaştırdı. Bakım ve onarım hizmetlerini de paket kapsamında planlayarak yoğun uluslararası operasyonlarımızda maliyetlerimizi daha öngörülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz” şeklinde belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kâmil Koç, 100. Yılında Edirne ile İkinci Yüzyılına Büyüyerek Giriyor Haber

Kâmil Koç, 100. Yılında Edirne ile İkinci Yüzyılına Büyüyerek Giriyor

1926'dan bugüne uzanan mirasın taşıyıcısı Kâmil Koç, büyüme vizyonunu anlamlı bir adımla taçlandırıyor. Şirket, Edirne’yi geniş ağına dahil ederek hem bölge halkına hem de Avrupa seyahati planlayan yolcularına konforlu ve güvenli bir hizmet noktası sunuyor. "Ülkenin Her Köşesi Yüz Yıllık Yol Arkadaşıyla Buluşuyor" Kurulduğu 1926 yılından bu yana aralıksız büyüyen Kâmil Koç, bugün 77 ilde yolcularına hizmet veriyor. Ulaşım ağına katılan her yeni şehir, şirketin tüm Türkiye’yi birbirine bağlama hedefini güçlendiriyor. Edirne de bu 100 yıllık geçmişin ve geleceğe uzanan hizmet anlayışının güçlü bir simgesi olarak öne çıkıyor. Avrupa Yolculuğunda Konforlu Kara Yolu Alternatifi Avrupa seyahatlerinde tek seçenek artık hava yolu değil. Kâmil Koç, global iş ortağı Flix iş birliğiyle yurt dışı ağını genişleterek Avrupa’ya güçlü bir kara yolu alternatifi getiriyor. Bulgaristan’ın Sofya, Plovdiv ve Varna şehirleri ile Romanya’nın Bükreş ve Köstence kentlerine düzenlenen doğrudan otobüs seferleri seyahatleri daha kolay hale getiriyor. Edirne ise sınır ötesine uzanan bu hatlara ulaşımı rahatlatarak keyifli ve ekonomik bir yolculuk sunuyor. Kâmil Koç Güvencesiyle Yüksek Konfor Kâmil Koç’un sunduğu konforlu ve kaliteli seyahat ayrıcalığı Edirne yolcularıyla buluşuyor. Modern filosu, kesintisiz Wi-Fi hizmeti, ikramları, USB şarj soketleri ve ergonomik koltuk tasarımı sayesinde en uzun seyahatler bile keyifli bir deneyime dönüşüyor. Yüz yıla yaklaşan tecrübesi, uzman sürücü kadrosu ve gelişmiş altyapısıyla marka; hem yurt içi hem de yurt dışı seferlerinde en çok tercih edilen taşıyıcı olmayı sürdürüyor. Edirne’den Avrupa’ya: Seyahatlerin Yeni Adresi Yüzyıllardır Türkiye’yi Avrupa’ya bağlayan Edirne, Kâmil Koç’un kentteki varlığını güçlendirmesiyle birlikte uluslararası seyahatlerin ana başlangıç noktalarından biri haline geliyor. Şirket yetkilileri, Edirne’deki bu varlığın sadece bölgesel ulaşımı rahatlatmakla kalmayıp Avrupa seferlerine olan yoğun talebe de hızlı ve etkin yanıt vereceğini belirtiyor. "Yol Arkadaşlığımızı Avrupa Sınırında Yeni Bir Boyuta Taşıyoruz" Kâmil Koç İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü Mehmet Türkyılmaz, Edirne’deki yeni hizmet noktasının şirket için stratejik ve sembolik bir anlam taşıdığını ifade etti: "Yüz yıllık tecrübemizle Türkiye'nin dört bir yanında güvenle ve konforla hizmet veriyoruz. Edirne’deki güçlü varlığımız, hem bu tarihi sınır kentinde bağlarımızı pekiştiriyor hem de Avrupa seyahatlerinde yolcularımıza konforlu ve emniyetli bir kara yolu alternatifi sunuyor. Bir asır önce bu topraklarda başlayan yolculuğumuzu sınır ötesine taşımaya kararlılıkla devam ediyoruz." Kâmil Koç, yüz yıllık köklü geçmişiyle yeni seyahat noktaları oluşturmaya, sefer ağını genişletmeye ve yolcularına üst düzey seyahat deneyimi sunmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli’deki Her 10 Trendyol Satıcısından 6’sı e-ihracat Yapıyor Haber

Kocaeli’deki Her 10 Trendyol Satıcısından 6’sı e-ihracat Yapıyor

Trendyol verilerine göre, kentteki satıcıların yüzde 58’i aktif olarak e-ihracat yaparken, Kocaeli’nin e-ihracat siparişleri son bir yılda yüzde 65 arttı. Türkiye genelinde e-ihracatta 5’inci sırada yer alan Kocaeli’den yurt dışına en fazla Romanya, Suudi Arabistan ve Yunanistan’a ürün gönderilirken, Bulgaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri de öne çıkan pazarlar arasında yer alıyor. Sanayi ve üretim kapasitesiyle öne çıkan Kocaeli’nin e-ihracat performansı, kentteki işletmelerin dijital kanallar aracılığıyla geleneksel üretim pazarlarının ötesine geçerek farklı coğrafyalara ulaştığını gösteriyor. Trendyol verilerine göre, Kocaelili satıcıların platformda toplam e-ihracat satış hacminin yüzde 21’i Körfez ülkelerinden, yüzde 11’i ise Doğu Avrupa pazarlarından geliyor. En fazla ürün gönderilen ülkeler Romanya, Suudi Arabistan, Yunanistan, Bulgaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri olarak sıralanıyor. Trendyol üzerinden satış yapan Kocaelili satıcıların yüzde 58’i ürünlerini yurt dışındaki müşterilerle buluşturdu. Her 10 Trendyol satıcısından 6’sının küresel pazarlara eriştiği kentin e-ihracat siparişleri son bir yılda yüzde 65’in üzerinde arttı. Kocaeli, e-ihracatta Türkiye genelinde 5’inci sırada yer alıyor. Yurt dışı satışlarında moda ve tekstil ürünlerinin ağırlığı dikkat çekerken, t-shirt ve sweatshirt ilk sıralarda yer alıyor. Yastık, pijama takımı, çorap, pantolon, kemer, elbise, kazak ve etek de Kocaelili satıcıların e-ihracatında öne çıkan ürünler arasında bulunuyor. Sanayi kentinin e-ticaret ekosistemi büyüyor E-ihracatta olduğu gibi iç pazarda da Kocaeli’nin üretim gücü Trendyol’daki satış verilerine yansıyor. Kocaelili satıcılar iç pazarda 10,9 milyon sipariş hacmine ulaşırken, platformda satış yapan Kocaelili işletmelerin sayısı son bir yılda yüzde 17 arttı. Kentten en fazla sipariş veren illerin başında İstanbul, Ankara ve İzmir gelirken; Bursa, Antalya ve Kocaeli de ilk sıralarda yer alıyor. Adana, Mersin, Konya ve Muğla ise Kocaelili satıcılardan yoğun alışveriş yapılan diğer şehirler arasında bulunuyor. Kocaeli’nin ekonomik gücü yalnızca sanayi üretiminden değil, farklı sektörlere yayılan üretim ve ticaret çeşitliliğinden de besleniyor. E-ticaret verileri, kentin bu çeşitliliğinin Türkiye genelindeki tüketici talebine güçlü biçimde yansıdığını ortaya koyuyor. Bahçe ve ev bakım, temizlik ve hijyen, sağlıklı yaşam ve anne-bebek kategorilerinde güçlü satış paylarına ulaşan Kocaelili işletmeler; çiçek soğanı satışlarının yüzde 72’sinden fazlasını, cam ve parlak yüzey temizleyici satışlarının yüzde 50,3’ünü, çamaşır leke çıkarıcı satışlarının yüzde 40,5’ini, protein bar satışlarının yüzde 45’ini ve devam sütü satışlarının yüzde 50,3’ünü gerçekleştiriyor. KSO Başkan Zeytinoğlu: “E-ihracat, Kocaeli’nin küresel ticaretteki gücünü artırıyor” Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu değerlendirmesinde “Türkiye imalat sanayine yüzde 13 katkı sağlayan ve ülkemiz dış ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sini gerçekleştiren Kocaeli, ülkemizin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biridir. Ticaret Bakanlığının faaliyet illerine göre ihracat istatistiklerinde Kocaeli’nin 2025 yılında İstanbul’un ardından ikinci sırada yer alması da ilimizin ihracat gücünü ortaya koyuyor. Odamıza kayıtlı yaklaşık 3 bin 900 firmanın 443’ü yabancı sermayeli olup, bunların 266’sı AB menşelidir. Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun 85’i, ilk 1000 sanayi kuruluşunun ise 140’ı Kocaeli’de faaliyet gösteriyor. Bu veriler, Kocaeli’nin sahip olduğu güçlü ve uluslararası nitelikteki üretim ekosistemini gösteriyor. Bölgemizdeki yabancı sermaye yatırımları aynı zamanda dijitalleşmeye kolay adapte olabilen, yurt dışındaki uygulamalarını ve tecrübelerini ilimize getiren bunu yaparken de tedarikçilerinin gelişimlerini sağlayan firmalar. Bu tablo, Kocaeli sanayisinin Avrupa üretim zincirleriyle güçlü bir entegrasyon içinde olduğunu gösteriyor. Dijital dönüşümün merkezinde yer alan ilimizin ilimizin bu üretim gücünün, e-ihracat kanallarıyla daha geniş pazarlara taşınmasını son derece kıymetli buluyoruz. Dijital ticaretin sunduğu imkânların özellikle KOBİ’lerimizin yeni müşterilere ve farklı coğrafyalara ulaşmasına, pazar çeşitliliğini artırmasına ve Kocaeli’nin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Kocaeli Sanayi Odası olarak bizler de üyelerimizin dijital pazarlarda rekabet gücünü artıracak ve bu alandaki yetkinliklerinin gelişimini sağlayacak çalışmalara katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi. KOTO Başkanı Bulut: “Kocaeli’nin üretim gücü dijital pazarlarda da karşılık buluyor” Trendyol tarafından açıklanan verileri değerlendiren Kocaeli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Bulut, “Kocaeli güçlü sanayi yapısının yanı sıra kimyadan tekstile, otomotivden makineye, gıdadan metale uzanan geniş bir üretim ve ticaret ekosistemine sahip. İşletmelerimizin farklı kategorilerde Türkiye genelinde önemli satış paylarına ulaşması, bu çeşitliliğin dijital ticarete de güçlü biçimde yansıdığını gösteriyor. E-ticaret ve e-ihracatın sunduğu imkanlarla bu üretim gücünün yeni pazarlara taşınmasını, özellikle KOBİ’lerimiz açısından önemli bir büyüme fırsatı olarak görüyoruz. Kocaeli’den çıkan ürünlerin Romanya’dan Suudi Arabistan’a, Yunanistan’dan Bulgaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne uzanan geniş bir coğrafyada tüketiciyle buluşması son derece kıymetli” dedi. Kocaeli Ticaret Odası olarak üyelerin dış ticaret kapasitelerini geliştirmeye yönelik uzun soluklu çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Bulut, “2018 yılında kurduğumuz İhracat Destek Ofisimiz aracılığıyla firmalarımıza hedef pazar araştırmalarından devlet desteklerine, dış ticaretten e-ihracata kadar birçok alanda ücretsiz danışmanlık sunuyoruz. Bu çalışmalarımızı uluslararası iş bağlantılarıyla da destekliyoruz. 27 Ağustos 2026’da dokuzuncusunu gerçekleştireceğimiz Co-Matching İkili İş Görüşmeleri ile Kocaelili firmalarımızı farklı ülkelerden iş insanlarıyla buluşturarak yeni ticari bağlantılar kurmalarına katkı sağlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. 2024 yılında Trendyol ile gerçekleştirilen e-ihracat bilgilendirme toplantısını da hatırlatan Bulut, “Üyelerimizin dijital ticaretin sunduğu fırsatlardan daha fazla yararlanabilmesi için güçlü kurum ve platformlarla iş birliklerine önem veriyoruz. Bugün Kocaeli’de Trendyol üzerinden satış yapan işletmelerin yüzde 58’inin e-ihracat gerçekleştiriyor olması, e-ihracat siparişlerinin son bir yılda yüzde 65’in üzerinde ve platformda satış yapan Kocaelili işletme sayısının yüzde 17 artması önemli bir gelişime işaret ediyor. Hedefimiz daha fazla firmamızı e-ticaret ve e-ihracatla buluşturmak, mevcut ihracatçılarımızın yeni pazarlara ulaşmasını ve Kocaelili markaların uluslararası alanda daha güçlü yer edinmesini sağlamak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enda Enerji, Avrupa’daki Yatırımlarında Yeni Aşamaya Geçti Haber

Enda Enerji, Avrupa’daki Yatırımlarında Yeni Aşamaya Geçti

Projelerin anahtar teslim EPC modeliyle hayata geçirilmesi planlanıyor. Yenilenebilir enerjideki büyüme hedefleri doğrultusunda ilerleyen Enda Enerji Holding, Avrupa’daki büyüme stratejisi kapsamında Romanya’daki projelerinde yeni bir aşamaya geçiyor. Holding, üç güneş enerjisi santrali ve bu santrallere entegre enerji depolama projelerinde yeni bir aşamaya geçti. Enda Enerji Holding ile Defic Globe Enerji arasında üç güneş enerjisi santralinin devri için anlaşmaya varıldığı duyurulmuştu. Üç ayrı sahada geliştirilen projeler, toplam 50,9 MWp güneş enerjisi üretim kapasitesi ile 80 MWh enerji depolama kapasitesini kapsıyor. Yatırım kapsamında, projelerin sahibi olan üç proje şirketinin hisselerinin %100’ünün Enda Enerji tarafından devralınması ve santrallerin anahtar teslim EPC modeliyle hayata geçirilmesi planlanıyor. Romanya’da inceleme süreci başladı Proje şirketlerinin devralınmasına yönelik işlemler kapsamında, Romanya’da Yabancı Doğrudan Yatırım İnceleme Komisyonu’na (CEISD – Comisia pentru Examinarea Investițiilor Străine Directe) gerekli başvuru gerçekleştirildi. Başvuruyla birlikte işlemin tabi olduğu olağan yabancı yatırım inceleme ve izin süreci başlatılırken, projelere ilişkin hukuki, finansal ve teknik incelemeler de devam ediyor. Hisse Devir Sözleşmesi’ne yönelik müzakereler ise eş zamanlı olarak sürdürülüyor. İşlemin tamamlanması; gerekli idari izinlerin alınması, inceleme çalışmalarının sonuçlandırılması, tarafların nihai sözleşmeler üzerinde mutabakata varması ve sözleşmelerde öngörülecek diğer koşulların yerine getirilmesine bağlı olacak. “Avrupa’daki büyüme yolculuğumuzu sürdürüyoruz” YEO Enerji’nin yüzde 51 pay sahibi olduğu Defic Globe Enerji şirketi ile yapılan anlaşmayı değerlendiren Enda Enerji CEO’su Hüseyin Metin Tuncay, Romanya’daki bu projeyle birlikte Avrupa’daki büyüme yolculuklarında önemli bir adım attıklarını söyledi. Tuncay, Romanya’daki projelerin Enda Enerji’nin kaynak ve coğrafya çeşitliliğini artırmaya yönelik büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olduğunu belirterek, “Türkiye’de rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal ve güneş enerjisinde sahip olduğumuz üretim ve işletme deneyimini, büyüme potansiyeli gördüğümüz yeni pazarlara taşımayı hedefliyoruz. Romanya’daki bu projeleri yalnızca yeni bir kapasite yatırımı olarak değil, Enda Enerji’nin yenilenebilir kaynak çeşitlendirme stratejisine ilave olarak pazar çeşitlendirme stratejisinin önemli bir adımı olarak görüyoruz. Güneş enerjisini tek başına değil, ihtiyaç duyduğu depolama esnekliği ve kabiliyeti ile birlikte ele alan bu yatırım modeli, üretim portföyümüzün çeşitlendirilmesine ve geleceğin enerji piyasasına hazırlanma stratejimize katkı sağlayacak. Avrupa’daki yenilenebilir enerji fırsatlarını değerlendirmeye ve Enda Enerji’nin sürdürülebilir, akıllı, esnek ve kârlı büyümesini destekleyecek yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Balkan Ve Türkiye Motokros Şampiyonası Hayrabolu’da Haber

Balkan Ve Türkiye Motokros Şampiyonası Hayrabolu’da

Balkan motokros dünyasının en iyi yarışçıları, Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesinde bir araya gelecek. Hayrabolu Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen organizasyonda, iki büyük şampiyona aynı anda motor sporları tutkunlarıyla buluşacak. İki büyük şampiyonanın heyecanı, Hayrabolu Burak Özel Motokros Parkurunda yaşanacak. 22 Ağustos'ta başlayacak ve 23 Ağustos'ta sona erecek organizasyonda sporcular, zorlu parkurda ödül kürsüsüne çıkabilmek için kıyasıya mücadele edecek. BMU Avrupa Motokros Şampiyonası'nın 5. ayak yarışlarının da dahil olduğu etkinliğe uluslararası katılım da yüksek olacak. Şampiyonada ev sahibi Türkiye’nin yanı sıra Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Yunanistan’dan gelen çok sayıda profesyonel sporcu start alacak. 10 FARKLI KATEGORİDE BÜYÜK HEYECAN Hız, denge ve adrenalinin zirve yapacağı yarışlar, her yaş ve motor gücüne uygun 10 farklı sınıfta düzenlenecek. Seyirciler; MX, MX1, MX2, MX125, MX Senior, Veteran, Kadınlar, 50 cc, 65 cc ve 85 cc sınıflarında pilotların nefes kesen mücadelelerine tanıklık edecek. Organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyduklarını belirten Türkiye Motosiklet federasyonu Başkanı Mehmet Sadık Vefa, "İllerimizi ve ilçemizi spor ile tanıtıp Spor turizmi anlamında desteklerimizi sürdürüyoruz. Bu hafta sonu kapılarını açacağımız Balkan ve Türkiye Motokros Şampiyonaları, Hayrabolu’nun uluslararası arenadaki tanıtımı için çok büyük bir fırsattır. Burak Özel Motokros Parkurunda 5 farklı ülkeden yüzlerce profesyonel sporcuyu ve binlerce yarış severi ağırlayacağız. Teknik ekibimiz kusursuz bir organizasyon için tüm hazırlıkları tamamladı. Tüm motor sporları tutkunlarını bu büyük heyecana ortak olmaya davet ediyoruz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enda Enerji Holding 2030’da 500 MW Kurulu Güç Hedefliyor Haber

Enda Enerji Holding 2030’da 500 MW Kurulu Güç Hedefliyor

Enda Enerji Holding, 2026’nın ilk yarısında 299,8 milyon TL konsolide dönem net kârı açıkladı. Şirketin konsolide net dönem karı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık beş kat arttı; ana ortaklığa düşen net kâr 178,9 milyon TL, pay başına kazanç 0,41 TL olarak gerçekleşti. Toplam kapsamlı gelir ise 859,6 milyon TL ile geçen yılın aynı döneminin 2,9 katına yükseldi. Şirket, son taksitlerinin dönem içinde ödenmesiyle banka kredilerini kapatırken, güçlü likidite ve özkaynak yapısıyla çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, 2026 yılının ilk 6 ayında 791,5 milyon TL ciro ile yaklaşık 475 milyon TL tutarında FAVÖK yarattı. Bölgesel yenilenebilir enerji oyuncusuna dönüşme yolunda ilerliyor Şirketin finansal sonuçlarını değerlendiren Enda Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dağıstan, “Borçsuz bilançomuz, güçlü nakit pozisyonumuz ve disiplinli operasyonel yönetimimizle yeni bir büyüme dönemine giriyoruz. 2030 yılına kadar 500 MW kurulu güce ulaşma hedefimiz doğrultusunda Türkiye’deki yatırımlarımızı sürdürürken, Romanya’daki projelerimizle uluslararası arenada yenilenebilir enerji oyuncusuna dönüşme yolunda ilerliyoruz. Sağlam ve sürdürülebilir büyüme anlayışımızla şirketimizin uzun vadeli değerini artırmayı hedefliyoruz” dedi. Enda Enerji Holding Mali İşler Direktörü Dalyan Ahmet Ersin ise, “2026’nın ilk yarısında son taksitlerini de vadesinde ödeyerek banka borçlarımızı kapatırken güçlü likidite ve özkaynak yapımızı koruduk. Ayrıca geçmiş dönemlerde karlılığımız üzerinde negatif yönlü baskı yaratan döviz cinsi banka kredileri kaynaklı faiz ve kur farkı yükümüz de söz konusu kredilerin sona ermesiyle birlikte ortadan kalkmış bulunmakta. İşletme faaliyetlerinden yarattığımız nakdi geçen yılın aynı dönemindeki 200 milyon TL’den 550 milyon TL’ye çıkararak 2,75 katına yükselttik. Borç/özkaynak rasyomuz 2025 yıl sonundaki 0,17 seviyesinden 0,11 seviyesine ulaşırken özkaynaklarımız 17,2 milyar TL'ye yükseldi. Şirketimiz, 1,69 milyar TL nakit ve nakit benzeri varlığıyla net nakit pozisyonunda bulunuyor. Böylece güçlü finansal yapımız ve nakit yaratan borçsuz şirketlerimiz, hedeflediğimiz büyüme yatırımlarımız için önemli bir esneklik sağlıyor. Bu esneklik sayesinde önümüzdeki dönemde enerji piyasasındaki konumumuzu güçlendirmeyi ve hissedarlarımız için değer yaratmaya devam etmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.