Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rosatom

Kapsül Haber Ajansı - Rosatom haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rosatom haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Düzenlediği Uluslararası Balıkçılık Turnuvası’nın 4’üncüsü Yapıldı  Haber

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Düzenlediği Uluslararası Balıkçılık Turnuvası’nın 4’üncüsü Yapıldı 

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Uluslararası Balıkçılık Turnuvası, Rusya’nın Tver Bölgesi’nde bulunan Udomlya şehrinde gerçekleştirildi. Turnuvaya, Rosatom’un nükleer enerji alanında projesi bulunan ve proje hazırlığı olan 11 partner ülkeden 22 amatör sporcu ile 28 gazeteci ve uzman katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Bangladeş, Belarus, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Malezya, Özbekistan ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nden de katılımcıların yer aldığı etkinlikte, Kalinin Nükleer Güç Santrali’nin çevre koruma ve radyasyon kontrol servisi temsilcileri de görev aldı. Turnuva kapsamında tutulan balıkların tartımı sırasında özel ekipmanlarla dozimetrik kontrol gerçekleştiren uzmanlar, bölgedeki balıkların güvenli olduğunu teyit etti. “En Büyük Balık” kategorisinde 1 kilo 700 gram ağırlığında bir sudak yakalayan Malezya takımı birinci oldu. Macaristan takımı “Mücadele Ruhu” kategorisinde ödüle layık görülürken, Rusya’yı temsil eden takım ise Udomlya Gölü’nde yaşayan en fazla balık türünü yakalayarak “En Büyük Av” kategorisinin kazananı oldu. Turnuva programı kapsamında katılımcılar için Kalinin NGS’ye teknik gezi düzenlendi. Konuklar, 3. ve 4. Güç Ünitelerinin makine dairelerini ve ünite kontrol odalarını ziyaret etti, soğutma kulelerini inceledi ve santralde görev yapan mühendislerle bir araya geldi. Etkinlik katılımcıları için ayrıca Moskova’daki Halk Ekonomisi Başarıları Sergisi VDNH’de bulunan Atom Müzesi’nin yanı sıra NGS’nin bulunduğu bölgedeki tarihi mekanları ve Udomlya Yerel Tarih Müzesi’ni kapsayan zengin bir kültür programı düzenlendi. Rosatom Uluslararası Ağı Özel Kuruluşu İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aleksandra Yustus, turnuvaya ilişkin şunları söyledi: “Uluslararası Balıkçılık Turnuvası, nükleer enerjinin çevreyle uyumunu ortaya koymamıza imkân sağlayan Rosatom’un öncü bilgilendirme etkinliklerinden biri haline geldi. Yabancı konuklarımız, nükleer güç santrallerinin çevre üzerinde olumsuz bir etki oluşturmadığını, aksine bulundukları bölgelerin gelişimine katkı sağlayan önemli bir unsur olduğunu kendi gözleriyle görebiliyor. Bu tür etkinlikler aynı zamanda Rosatom’un açıklık ilkesini ortaya koyuyor ve kendi nükleer projelerini hayata geçirmeye başlayan ülkelerde yaşayan insanlarla güvene dayalı bir diyalog kurulmasına katkı sağlıyor.” Kalinin NGS Başmühendisi Ruslan Alıyev ise şunları kaydetti: “Çok sayıda ülkeden temsilcinin nükleer güç santralimizin faaliyetlerini yakından tanımak, kullanılan teknolojilerin güvenliğini yerinde görmek ve işletmenin çevre koruma çalışmalarına ilişkin ayrıntılı bilgi edinmek amacıyla bölgemize gelmesi nedeniyle bu etkinliğe ev sahipliği yapmak Kalinin NGS için büyük bir onur olduğu kadar önemli bir sorumluluktu.” Türkiye’yi turnuvada temsil eden balıkçılardan Veli Bıçak da, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Turnuva bizim için oldukça keyifli geçti. Biz normalde deniz balıkçılığı yapıyorduk, turnuva ile ilk kez bir tatlı su gölünde balık tutmak bizim için farklı bir tecrübe oldu. Özellikle de bu suyun bir nükleer santralin soğutma sisteminde kullanılıyor olması bizim açımızdan çok ilgi çekiciydi. Bununla birlikte, santralin bölgenin ekosistemi üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunmadığını hem yarışma sırasında yaptığımız gözlemlerle hem de yakalanan balıklar üzerinde gerçekleştirilen dozimetrik analizlerin sonuçlarıyla bizzat görme fırsatı bulduk. Şehrin sakinliği, insanların birbirine saygısı ve kurallara uyumu da dikkatimizi çekti. Seyahatimizin başından sonuna kadar çok iyi ağırlandık. Bu güzel organizasyon için Rosatom’a çok teşekkür ediyorum.” Turnuvada Türkiye’yi temsil eden bir diğer balıkçı Hasan Artırık ise turnuvaya davet edilmekten dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek şunları kaydetti: “Konaklamadan etkinliklere kadar programın her aşamasından memnun kaldık. Daha önce denizde edindiğimiz balıkçılık deneyimini bu kez nükleer santral çevresindeki bir gölde değerlendirme fırsatı bulduk. Alışık olmadığımız coğrafya ve hava koşulları bizi biraz zorladı. Özellikle göl üzerindeki sis, turnuvanın aklımızda kalan anlarından biri oldu. Bu koşullarda balık tutmak bize yeni beceriler kazandırdı. Program kapsamında Kalinin Nükleer Güç Santrali’ni de ziyaret ettik. Santralin mühendisliği, inşaatı ve mimarisinin yanı sıra uygulanan güvenlik önlemleri de bizi etkiledi. Bu ziyaret ile Kalinin NGS sahasındaki çalışma disiplinin yüksek seviyede olduğunu açıkça gözlemleme fırsatı bulduk. Faaliyette olan bir nükleer güç santralinin hemen yakınında böylesine gelişmiş bir şehir görmek de bizim için oldukça dikkat çekiciydi. Ülkemizde Akkuyu NGS’nin inşa ediliyor olmasından gurur duyduk. Akkuyu NGS işletmeye alındığında da bulunduğu bölgeye benzer şekilde olumlu katkılar sağlamasını içtenlikle temenni ediyoruz.” Kalinin NGS, çevre üzerindeki etkilere ilişkin belirlenen standartlara uyulması ve sucul biyolojik kaynakların korunması da dahil olmak üzere çevresel gerekliliklerin yerine getirilmesine yönelik çalışmaları düzenli olarak sürdürüyor. Santral yalnızca 2025 yılında dört ayrı balıklandırma çalışması gerçekleştirdi. Pesvo ve Udomlya göllerindeki balık stoku yaklaşık 740 ton seviyesinde bulunuyor. Kalinin NGS ayrıca 2025 yılı sonuçlarına göre Rosatom işletmeleri arasında her yıl düzenlenen “Nükleer Sektörün Çevresel Açıdan Örnek Kuruluşu” yarışmasında birincilik elde etti. Çevresel izleme sonuçları, Kalinin NGS’nin bulunduğu bölgede çevresel dengenin korunduğunu ortaya koydu. İşletmenin yüzey ve yer altı suları, toprak, atmosferin bileşimi ve radyasyon seviyesi de dahil olmak üzere çevresel unsurlar üzerindeki etkisi asgari düzeyde bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom Dünya Nükleer Birliği'nin 51. Sempozyumu'na Katıldı Haber

Rosatom Dünya Nükleer Birliği'nin 51. Sempozyumu'na Katıldı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom temsilcileri, Dünya Nükleer Birliği'nin (World Nuclear Association, WNA) 51. yıllık sempozyumuna katıldı. Bu yıl "Taahhütten Eyleme" temasıyla düzenlenen etkinlikte, dünya genelinde nükleer enerjinin gelişimini hızlandırmak için atılması gereken somut adımlar ele alındı. Rosatom Sürdürülebilir Kalkınma Direktörü Polina Lion ile Rosatom Latin Amerika Bölge Merkezi Direktör Yardımcısı Ruan Nunes de Souza etkinliğe katılan isimler arasında yer aldı. Polina Lion, sempozyumda "Nükleer Enerjinin Ölçeklendirilmesi: Ortak Eylem İçin Öncelikler" başlıklı bir sunum yaptı. Lion, Rosatom projelerinden örnekler vererek, küresel nükleer enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması hedefi kapsamında öncelik verilmesi gereken başlıca alanlara dikkat çekti. Bu kapsamda, projelerin hayata geçirilmesinde müşteri ülke, düzenleyici kurum ve nükleer teknoloji tedarikçisi arasındaki iş birliğinin öneminin yanı sıra tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, yerlileştirme, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve nükleer alandaki mesleklerin gençler için daha cazip hale getirilmesi konularını öne çıkardı. Lion ayrıca, uluslararası kalkınma bankaları ile nükleer üretimin geliştirilmesine yatırım yapma potansiyeli bulunan büyük enerji tüketicileri de dahil olmak üzere finans kuruluşlarıyla yürütülecek çalışmaların önemine dikkat çekti. Rosatom Latin Amerika Bölge Merkezi Direktör Yardımcısı Ruan Nunes de Souza ise nükleer enerji sektörü açısından yeni bir müşteri segmenti oluşturan büyük ölçekli nihai elektrik tüketicilerinin ele alındığı soru-cevap oturumuna katıldı. "Sistemik Bakış" başlıklı oturuma katılan BRICS Nükleer Enerji Platformu Baş Koordinatörü Elsie Pule de yapımı devam eden nükleer enerji kapasitesinin yüzde 70'inden fazlasını oluşturan BRICS ülkelerinin nükleer enerji alanındaki başlıca iş birliği alanlarını anlattı. Polina Lion konuya ilişkin şunları söyledi: "Nükleer enerji topluluğu, devletler, finans kuruluşları, bilim dünyası, üniversiteler ve iklim alanındaki uzmanlar arasındaki etkileşim ne kadar güçlü olursa, nükleer enerji kapasitesini üç katına çıkarmaya yönelik küresel hedefe ulaşmamızı sağlayacak somut çözümleri de o kadar hızlı geliştirebiliriz. Rosatom'un deneyimi, nükleer enerjinin geliştirilmesine yönelik iddialı planların ortaklık, karşılıklı güven ve diyalog olmadan hayata geçirilemeyeceğini açıkça ortaya koyuyor." Ruan Nunes de Souza da değerlendirmesinde şunları kaydetti: "Rosatom, Brezilya'daki çeşitli şirketlerle aktif şekilde iş birliği yapıyor. Ortaklarımıza her bir projenin kendine özgü koşullarına en uygun teknolojik çözümü sunmaya hazırız. Yüzer nükleer santraller hiç kuşkusuz birçok proje için uygun bir çözüm olabilir. Amazon'un izole bölgelerinde yüzer nükleer santral kurulmasına ilişkin potansiyeli daha önce değerlendirdik. Ayrıca yüzer nükleer santrallerinin denizlerde petrol arama ve üretim faaliyetlerini desteklemek amacıyla kullanılmasına yönelik de önemli bir potansiyel görüyoruz." Sempozyum kapsamında yeni nükleer enerji projelerinin finansmanına da özel önem verildi. Dünya Nükleer Birliği, devletlerin, proje geliştiricilerinin ve finans kuruluşlarının nükleer enerji projelerini daha etkin şekilde yapılandırmalarına, projelerin yatırım açısından cazibesini değerlendirmelerine ve sermaye çekilmesine yönelik uygun koşullar oluşturmalarına yardımcı olmayı amaçlayan uygulamaya dönük bir rehber olan World Nuclear Investment Guide'ı tanıttı. Rosatom adına rehberin hazırlanmasına Uluslararası İş Projeleri Yönetimi Başkanı Irina Skvortsova katkı sağladı. Rehber, projelerin yatırıma hazır hale getirilmesi, uygulama modelleri ve devletler, sektör ile finans dünyası arasındaki etkileşime ilişkin tavsiyeleri bir araya getiriyor. WNA'nın değerlendirmelerine göre, nükleer enerjinin ölçeklendirilmesi için gereken finansman ihtiyacı 2030'lu yılların ortalarına gelindiğinde yılda 250 milyar ABD dolarını aşabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom Kazakistan’da Nükleer Santral İnşası İçin Sözleşme İmzaladı Haber

Rosatom Kazakistan’da Nükleer Santral İnşası İçin Sözleşme İmzaladı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom ile “Kazakistan Nükleer Elektrik Santralleri” şirketi (KAES), toplam 2400 MW elektrik kapasitesine sahip iki güç ünitesinden oluşacak Balkaş NGS’nin inşası için EPC sözleşmesi imzaladı. Nükleer güç santrali, Kazakistan’ın Almatı Bölgesi, Jambıl ilçesine bağlı Ülken köyü yakınlarında inşa edilecek. Rus tarafı adına sözleşmeyi Rosatom Genel Müdür Birinci Yardımcısı ve Atomstroyexport A.Ş. Başkanı Andrey Petrov, Kazak tarafı adına ise KAES Genel Müdürü Yernat Berdigulov imzaladı. İmza töreni, Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihachev ile Kazakistan Cumhuriyeti Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Almasadam Satkaliev’in katılımıyla gerçekleştirildi. İmzalanan sözleşme, gelecekte inşa edilecek Balkaş NGS projesinde Rus ve Kazak taraflarının sorumluluklarını belirliyor. Uluslararası konsorsiyumun lideri olarak Rosatom, tasarım ve tedarikten inşaat, işletmeye alma çalışmaları ve tamamlanan tesisin müşteriye teslimine kadar projenin tüm uygulama döngüsünden sorumlu olacak. Gelecekteki santralin temelini, her biri 1200 MW elektrik kapasitesine sahip modern III+ Nesil VVER-1200 reaktörleri oluşturacak. Bu teknoloji, en sıkı uluslararası güvenlik gerekliliklerini karşılıyor ve Rusya, Belarus, Türkiye, Bangladeş, Macaristan, Mısır ve Çin’de işletmede olan veya inşası devam eden tesislerde başarıyla uygulanıyor. İşletme ömrü 60 yıl olacak olan reaktörlerde bu sürenin 20 yıl daha uzatılması mümkün. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihachev, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İmzalanan sözleşme, Kazakistan ile iş birliğimizde yeni bir aşamanın başlangıcını oluşturuyor. Yakın dönemde Rosatom’un tasarım çalışmalarını gerçekleştirmesi ve ekipman tedarikçisi şirketlerden oluşan uluslararası bir konsorsiyum kurması gerekiyor. Bununla birlikte projenin tüm aşamalarında en sıkı uluslararası güvenlik ve verimlilik gerekliliklerini karşılayan güç ünitelerini inşa etmek ve işletmeye almak yönündeki temel hedefimize bağlı kalıyoruz. Rus nükleer teknolojilerinin Kazakistan Cumhuriyeti’nin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir kalkınması için güvenilir bir temel oluşturacağına inanıyoruz.” Santralin kurulacağı bölgede, Ağustos 2025’te başlatılan etüt çalışmaları halen devam ediyor. Uzmanlar bugüne kadar derinliği 120 metreye ulaşan 60’tan fazla kuyu açarak analiz için gerekli numuneleri aldı. Güç ünitelerinin yerleşimi açısından en uygun sahanın belirlenmesi amacıyla malzemeler laboratuvar koşullarında inceleniyor. Bu çalışmaların 2027 yılında tamamlanması, ardından mühendislerin güç ünitelerinin inşasına başlanması için gerekli izin belgelerinin alınmasına yönelik dokümantasyonu hazırlamaya başlaması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom Yeni Radyofarmasötik Üretim Tesisinin İlk Üretim Hatlarını Devreye Alıyor Haber

Rosatom Yeni Radyofarmasötik Üretim Tesisinin İlk Üretim Hatlarını Devreye Alıyor

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Kaluga Bölgesi’nde Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) uluslararası İyi Üretim Uygulamaları (İÜU) standartlarına uygun olarak inşa etmekte olduğu modern radyofarmasötik üretim tesisinde, iki üretim hattı devreye alındı. Devreye alma dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Bilim Bölümü’nün yönetim şirketi Rosatom Nauka A.Ş. Genel Müdürü Pavel Zaytsev, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Şu anda Rosatom’a bağlı şirketler, iyot-123, iyot-131, teknesyum-99m ve samaryum-153 izotopları temelinde tanı ve tedavi amaçlı 10’dan fazla ruhsatlı ilaç üretiyor. Yeni tesisin üretim programı, Rusya Sağlık Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde, sağlık kuruluşlarının 2030 yılına kadar radyoizotop ürünlerine yönelik ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlandı. On yılın sonunda yaklaşık 1,5 milyon işleme ulaşması beklenen ülke genelindeki sağlık hizmetleri ihtiyacını neredeyse tamamen karşılayabileceğiz. Rosatom, üretici olarak sağlık kuruluşlarının radyonüklid tedavi ve tanı hizmetlerini yılda yüz binlerce hastaya ulaştırmasına imkân sağlayacak güvenilir bir hammadde ve teknoloji altyapısı oluşturuyor.” Etkinliğin açılışını yapan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Bilim Bölümü’nün yönetim şirketi Rosatom Nauka A.Ş. Teknik Direktörü Yuri Lemekhov da tesiste ağustos ayının başından bu yana devreye alma ve işletmeye alma çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Lemekhov, bu çalışmaların test amaçlı ürün partilerinin üretilmesi ve ürünlerin tüm gerekliliklere ve kalite standartlarına uygunluğunun doğrulanmasına yönelik testlerin gerçekleştirilmesiyle tamamlanacağını ifade etti. Tesisin 2028 yılında tam kapasiteye ulaşması planlanıyor. Lemekhov, “En çok talep gören radyonüklidler açısından Rosatom şirketlerinin, hammadde üretiminden İyi Üretim Uygulamaları gerekliliklerine tam uyumlu yüksek teknolojili ilaç üretimine geçmesi gerekiyor. İzotop üretiminden nihai ilacın elde edilmesine kadar tüm üretim döngüsünün gerçekleştirilmesi, yalnızca ithalatın ikame edilmesini sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda kalite üzerinde tam kontrol kurulmasına ve yeni yerli ürünlerin pazara sunulma süresinin kısaltılmasına da imkân sağlayacak. Bu da sağlık sisteminin istikrarlı şekilde işlemesi için güvence oluştururken radyofarmasötik ürünler alanındaki teknolojik gelişimin devamı için de sağlam bir temel sağlayacak,” dedi. İÜU Üretim Kompleksi Müdürü Vladislav Golovin, medya temsilcilerine radyum-223 bazlı radyofarmasötik ürünlerin üretileceği hattın çalışma prensiplerini anlattı. Başta kemik metastazları olmak üzere kanser tedavisinde kullanılan radyonüklid, metastazları yok ediyor, antitümör etki sağlıyor ve ağrıyı azaltıyor. Böylece hastaların ağrı kesici tedavisini bırakabilmelerine olanak tanıyor ve yaşam kalitelerini önemli ölçüde artırıyor. Yeni Ürünler ve Teknolojiler Bölümü Müdürü Gleb Loktev ise tesiste aktinyum-225 bazlı radyofarmasötik ürünlerin nasıl üretileceğini anlattı. Nükleer fizik özellikleri ve hedefe yönelik taşıma amacıyla moleküllere bağlanabilmesi sayesinde alfa yayıcılar arasında özel bir yere sahip olan bu radyonüklid, izotopu kanser hücrelerine taşıyan özel bir moleküle bağlanıyor. Alfa parçacıkları tümör hücrelerinin DNA’sına zarar vererek bu hücrelerin ölümüne yol açıyor. Böylece doktorlar, mikrometastazlar dahil tüm patolojik odakları yok edebiliyor. Gleb Loktev, “Üretim hatlarımızda Rusya’da üretilen otomatik sentez modülleri kullanılıyor. Bu modüllerin en önemli özelliği ve piyasadaki mevcut benzerlerinden temel farkı, aynı anda çok sayıda radyofarmasötik ürünün sentezlenmesine imkân sağlaması. Üretim hattımız, tek vardiyada en az 100 flakon radyofarmasötik ürün üretecek şekilde tasarlandı. Otomasyon sayesinde her üretim serisinin tekrarlanabilirliği sağlanıyor, insan faktörünün etkisi en aza indiriliyor ve nihai ürünün sterilitesi güvence altına alınıyor. Ayrıca sentez algoritmalarının değiştirilmesiyle, İyi Üretim Uygulamaları gerekliliklerine uygun koşullarda gelecek vadeden radyofarmasötik ürünlerin geliştirilmesi de mümkün hale geliyor,” dedi. Heyete ayrıca radyoaktif atıkların depolanması ve yönetimine yönelik yüksek teknolojili sistem de tanıtıldı. Rosatom Nauka A.Ş. Teknik Direktör Yardımcısı İvan Sotnikov, katı radyoaktif atıkların depolandığı alanlarda atıkların özel konteynerlere yüklenmesinin, kontrol odasındaki bir operatör tarafından yönetilen özel bir robotik manipülatör aracılığıyla gerçekleştirildiğini anlattı. Bu sistem, atık malzemelerin tamamen güvenli şekilde depolanmasını ve işlenmesini sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Keşif Gezisine Katılan Türk Genç, Kuzey Kutbu’nda Türk Bayrağını Dalgalandırdı Haber

Uluslararası Keşif Gezisine Katılan Türk Genç, Kuzey Kutbu’nda Türk Bayrağını Dalgalandırdı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un bu yıl 7’ncisi düzenlenen uluslararası bilim ve eğitim projesi “Bilgi Buzkıranı” keşif gezisi tamamlandı. Geziye katılanlar, başlangıç noktası olan Murmansk’a döndü. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen yetenekli lise öğrencileri, 10 gün boyunca “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisiyle Murmansk – Kuzey Kutbu – Franz Josef Toprakları – Murmansk rotasında yolculuk etti. Bu keşif gezisi, aynı zamanda bir su üstü gemisinin Kuzey Kutbu’na gerçekleştirdiği 200’üncü keşif gezisi olarak tarihe geçti. “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov, keşif gezisine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bilgi Buzkıranı Arktik keşif gezisinin 7’nci seferini başarıyla tamamladık. Mürettebatımız bu projeye her zaman özel bir heyecanla yaklaşıyor; çünkü bu tür yolculuklar gelecek nesillerin gelişimine gerçek anlamda katkı sağlıyor. Keşif gezisine dünyanın en parlak ve en yetenekli gençlerinin katıldığını bir kez daha kendi gözlerimizle gördük. Katılımcıların birçoğu Kuzey Kutbu’nu görmeyi ve kutup ayılarıyla karşılaşmayı hayal ediyordu. Rosatom’un ve mürettebatımızın bu hayali gerçeğe dönüştürmelerine yardımcı olmasından büyük mutluluk duyuyorum.” Bilgi Buzkıranı keşif gezisinin katılımcıları için nükleer buzkıran gemisinde, gerçek bir havacılık ve uzay laboratuvarını da içeren kapsamlı bir bilim ve eğitim programı düzenlendi. Keşif gezisi kapsamında katılımcılar, bilim insanlarıyla birlikte iki özgün deney hazırladılar ve bu deneyleri gerçekleştirdiler. Bu kapsamda, Arktik’in ulaşımı zor bölgelerinde ve Kuzey Deniz Rotası boyunca iletişimin sağlanmasına yönelik bir ‘radyosonda’ fırlatıldı ve dünyanın geri kazanılabilir ilk stratosfer platformu test edildi. Bilgi Buzkıranı bilim ve eğitim keşif gezisi uzmanı ve Rosatom’un Bilim Bölümü bünyesindeki Teknik Fizik ve Otomasyon Araştırma Enstitüsü’nde (NIITFA) Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Yegor Plakhotnyuk da konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Rosatom’da her gün, daha düne kadar bilim kurgu gibi görünen konular üzerinde çalışıyoruz. Bu nedenle bunları çocuklara bizzat gösterebilmek bizim için ayrı bir önem taşıyor; üstelik bunu “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisinin güvertesinde yapabilmemiz büyük bir ayrıcalık. Keşif gezisi boyunca çocuklar, Rus biliminin geleceğe yönelik olduğunu ve insanların yaşamını daha iyiye dönüştüren gerçek teknolojiler ürettiğini yakından gördü” ifadelerini kullandı. Keşif gezisi, dünyanın dört bir yanından başarılı ve yetenekli gençleri bir araya getirdi. Katılımcılar arasında; Türk lise öğrencisi Alper Tapkı da vardı. Tapkı Kuzey Kutbu’nda yaşadıklarını “hayatının en özel deneyimi” olarak niteleyerek şunları söyledi: “Kuzey Kutbu’na gitmeden önce bu yolculuğun benim için çok özel bir deneyim olacağını düşünüyordum ancak oraya ulaştığımda hayal ettiğimden çok daha etkileyici olduğunu gördüm. Buzkıranla Arktik Okyanusu’nda ilerlemek, kilometrelerce uzanan buzulları görmek ve sonunda Kuzey Kutbu’nda buzun üzerine çıkmak hayatım boyunca unutamayacağım anlardı. Daha önce yalnızca belgesellerde ve kitaplarda gördüğüm bir coğrafyanın içinde olmak gerçekten tarif edilmesi zor bir duygu. Özellikle bütün meridyenlerin birleştiği noktada bulunmak, dünyaya ne kadar farklı bir yerden baktığımı hissettirdi. Yolculuk boyunca nükleer buzkıranın nasıl çalıştığını yakından görme, Arktik bölgesinde yürütülen çalışmalar hakkında uzmanlardan bilgi alma ve çeşitli bilimsel etkinliklere katılma fırsatımız oldu. Benim için en değerli taraflarından biri de dünyanın farklı ülkelerinden gelen yaşıtlarımla aynı gemide on gün geçirmekti. Farklı kültürlerden gelmemize rağmen bilime, teknolojiye ve keşfetmeye duyduğumuz merakın bizi çok hızlı bir şekilde bir araya getirdiğini gördüm. Birlikte öğrendik, deneyler yaptık, uzun uzun sohbet ettik ve çok güzel dostluklar kurduk. Türkiye’yi böyle uluslararası bir projede temsil etmek de benim için ayrı bir gurur kaynağıydı. Yolculuğa çıkmadan önce bunun bana yeni şeyler öğreteceğini düşünüyordum; döndüğümde ise yalnızca yeni bilgiler değil, dünyaya ve geleceğe dair çok daha geniş bir bakış açısı kazandığımı hissediyorum. Bilime ve teknolojiye olan ilgim bu deneyimle daha da arttı. Kuzey Kutbu’ndan çok güzel anılarla, yeni arkadaşlıklarla ve ileride yapmak istediklerime dair daha büyük bir motivasyonla döndüm.” Gezi kapsamında, Kuzey Kutbu’na ulaşıldığı gün sembolik bir etkinlik de düzenlendi: 90° noktasının çevresinde, dünyanın en kuzeyinde ve en çok uluslararası katılımlı halka dansı gerçekleştirildi. Etkinliğe, Başkurdistanlı müzik grubu AY YOLA canlı performansıyla eşlik etti. Nükleer buzkıran gemisindeki yolculuk sırasında keşif gezisi katılımcıları, bilim kurgu yazarı Sergey Lukyanenko ile birlikte bir bilim kurgu öyküsü kaleme aldı. Öykü, Rosatom’un Bilgi Buzkıranı projesinin sosyal medya hesaplarında yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Öğrenci Eşsiz Keşif Gezisinde Türkiye’yi Temsil Edecek  Haber

Türk Öğrenci Eşsiz Keşif Gezisinde Türkiye’yi Temsil Edecek 

Gezi, buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov’un denize açılma emrini vermesiyle start aldı. Keşif gezisinin katılımcıları Murmansk’tan Kuzey Kutbu’na, oradan Franz Josef Toprakları’na ve yeniden Murmansk’a uzanan rota için yola çıktı. 10 gün boyunca devam edecek geziye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, “Arktik, en iddialı fikirlerin doğduğu ve hayata geçirildiği bir güç merkezidir. Daha iyi bir gelecek inşa etmeye hazır, cesur ve girişken insanlar buraya geliyor. “Bilgi Buzkıranı” da tam olarak bu nitelikteki çocukları Kuzey Kutbu’na götürüyor. Dünyada eşi benzeri bulunmayan nükleer buzkıran filomuzun onlara bu imkânı sunmasından dolayı gurur duyuyoruz. Öğrenciler, 50 Let Pobedy nükleer gemisinde başka hiçbir yerde göremeyecekleri teknolojileri tanıma fırsatı bulacak. En parlak genç zihinlerin enerjisini bilimin ilerlemesi ve gezegenin korunması için kullanmak istiyoruz. Bu enerji, ilerlemenin başlıca itici gücüdür” ifadelerini kullandı. Keşif Gezisi’nin tek Türk katılımcısı, genç öğrenci Alper Tapkı da yolculuğa ilişkin duygularını şu sözlerle paylaştı: "Henüz her şey yeni başlıyor olsa da insan bazen hayatına yön verecek bir deneyimin eşiğinde olduğunu hissediyor. Bu yolculuktan sonra dünyaya artık bambaşka bir gözle bakacağımı şimdiden biliyorum. Her yolculuk insana yaşananların büyüklüğünü bu kadar güçlü hissettirmez; ancak bunun onlardan biri olduğuna inanıyorum. Bilinmezin heyecanını ve gerçek bir keşfin çağrısını içinde barındıran bu deneyimi sabırsızlıkla bekliyorum." Dünyanın Tepesi’ne çıkacak Tapkı’nın da aralarında bulunduğu katılımcılar, yolculuk boyunca Uzak Kuzey’in doğasını keşfedecek, nükleer buzkıranın işleyişini yerinde gözlemleyecek ve nükleer teknolojinin Arktik deniz taşımacılığının gelişimindeki rolü hakkında bilgiler edinecek. Tapkı ve diğer ülkelerden katılımcılar “Dünyanın Tepesi” olarak adlandırılan 90° noktasında ülkelerin bayraklarını dalgalandıracak. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla gerçekleştirilecek yolculuk, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere Arktik’i kendi gözleriyle görme, kuzey topraklarının enginliğini deneyimleme ve bilime, teknolojiye ve geleceğe duydukları ilgiyle bir araya gelen uluslararası genç araştırmacılar topluluğunun bir parçası olma imkânı sunacak. 5.000 Öğrenci Yarıştı Sefere katılmak üzere düzenlenen uluslararası seçme sürecinde 22 ülkeden yaklaşık 5.000 öğrenci yarıştı. Yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Ermenistan, Bangladeş, Belarus, Bolivya, Brezilya, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Kazakistan, Çin, Kırgızistan, Moğolistan, Myanmar, Namibya, Ruanda, Sırbistan, Tanzanya, Özbekistan ve Güney Afrika’dan öğrenciler yer aldı. Sefer kapsamında katılımcıları dersler, atölye çalışmaları, bilimsel deneyler, kariyer danışmanlığı ve yaratıcı etkinliklerin yanı sıra unutulmaz anlar bekliyor. Dünyanın en kuzeydeki postanesinden gönderilecek kartpostallar ile tüm meridyenlerin kesiştiği noktada yapılacak “dünya turu” da bunlar arasında yer alıyor. Sefer katılımcılarıyla birlikte nükleer buzkıranda önde gelen uluslararası uzmanlar da çalışacak. Bunlar arasında JSC NIITFA Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Egor Plakhotnyuk, Beloyarsk NGS Baş Mühendis Yardımcısı Andrey Smelov, Rosatom Elektrik Enerjisi Birimi’nin BT entegratörü olan CONSIST-OS’un Genel Müdürü Ilya Kholkin, Brezilya Nükleer Enerji Derneği İletişim Direktörü Jairu Silva Bastos, hekim ve bilim iletişimcisi olan Tanzanya Mwanachuo Family Foundation uzmanı Dr. Noel Rajabu Mabele ile Hindistan Cochin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Deniz Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijoy Nandan yer alıyor. Popüler sanatçılar ve blog yazarlarının yanı sıra tanınmış Rus bilimkurgu yazarı Sergey Lukyanenko da yolculuğun özel konukları arasında yer alacak. Lukyanenko, Arktik seferi sırasında katılımcılar için yaratıcı yazarlık atölyesi yürütecek. Atölyede yazar, bir bilimkurgu öyküsünün merak uyandıran giriş bölümünü kaleme alacak; öğrenciler ise öykünün sonu için kendi versiyonlarını önerecek. Ortaya çıkan ortak eser, seferin ardından resmî olarak yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın Dört Bir Yanından Öğrencileri Buluşturan “Bilgi Buzkıranı” Seferi Başladı Haber

Dünyanın Dört Bir Yanından Öğrencileri Buluşturan “Bilgi Buzkıranı” Seferi Başladı

Murmansk’ta yapılan uğurlama töreniyle Bilgi Buzkıranı yarışmasının kazananları, Kuzey Kutbu’na doğru yola çıktı. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla yapılacak keşif gezisinde Türk öğrenci Alper Tapkı da yer alıyor. Gezi, buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov’un denize açılma emrini vermesiyle start aldı. Keşif gezisinin katılımcıları Murmansk’tan Kuzey Kutbu’na, oradan Franz Josef Toprakları’na ve yeniden Murmansk’a uzanan rota için yola çıktı. 10 gün boyunca devam edecek geziye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, “Arktik, en iddialı fikirlerin doğduğu ve hayata geçirildiği bir güç merkezidir. Daha iyi bir gelecek inşa etmeye hazır, cesur ve girişken insanlar buraya geliyor. “Bilgi Buzkıranı” da tam olarak bu nitelikteki çocukları Kuzey Kutbu’na götürüyor. Dünyada eşi benzeri bulunmayan nükleer buzkıran filomuzun onlara bu imkânı sunmasından dolayı gurur duyuyoruz. Öğrenciler, 50 Let Pobedy nükleer gemisinde başka hiçbir yerde göremeyecekleri teknolojileri tanıma fırsatı bulacak. En parlak genç zihinlerin enerjisini bilimin ilerlemesi ve gezegenin korunması için kullanmak istiyoruz. Bu enerji, ilerlemenin başlıca itici gücüdür” ifadelerini kullandı. Keşif Gezisi’nin tek Türk katılımcısı, genç öğrenci Alper Tapkı da yolculuğa ilişkin duygularını şu sözlerle paylaştı: "Henüz her şey yeni başlıyor olsa da insan bazen hayatına yön verecek bir deneyimin eşiğinde olduğunu hissediyor. Bu yolculuktan sonra dünyaya artık bambaşka bir gözle bakacağımı şimdiden biliyorum. Her yolculuk insana yaşananların büyüklüğünü bu kadar güçlü hissettirmez; ancak bunun onlardan biri olduğuna inanıyorum. Bilinmezin heyecanını ve gerçek bir keşfin çağrısını içinde barındıran bu deneyimi sabırsızlıkla bekliyorum." Dünyanın Tepesi’ne çıkacak Tapkı’nın da aralarında bulunduğu katılımcılar, yolculuk boyunca Uzak Kuzey’in doğasını keşfedecek, nükleer buzkıranın işleyişini yerinde gözlemleyecek ve nükleer teknolojinin Arktik deniz taşımacılığının gelişimindeki rolü hakkında bilgiler edinecek. Tapkı ve diğer ülkelerden katılımcılar “Dünyanın Tepesi” olarak adlandırılan 90° noktasında ülkelerin bayraklarını dalgalandıracak. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla gerçekleştirilecek yolculuk, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere Arktik’i kendi gözleriyle görme, kuzey topraklarının enginliğini deneyimleme ve bilime, teknolojiye ve geleceğe duydukları ilgiyle bir araya gelen uluslararası genç araştırmacılar topluluğunun bir parçası olma imkânı sunacak. 5.000 Öğrenci Yarıştı Sefere katılmak üzere düzenlenen uluslararası seçme sürecinde 22 ülkeden yaklaşık 5.000 öğrenci yarıştı. Yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Ermenistan, Bangladeş, Belarus, Bolivya, Brezilya, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Kazakistan, Çin, Kırgızistan, Moğolistan, Myanmar, Namibya, Ruanda, Sırbistan, Tanzanya, Özbekistan ve Güney Afrika’dan öğrenciler yer aldı. Sefer kapsamında katılımcıları dersler, atölye çalışmaları, bilimsel deneyler, kariyer danışmanlığı ve yaratıcı etkinliklerin yanı sıra unutulmaz anlar bekliyor. Dünyanın en kuzeydeki postanesinden gönderilecek kartpostallar ile tüm meridyenlerin kesiştiği noktada yapılacak “dünya turu” da bunlar arasında yer alıyor. Sefer katılımcılarıyla birlikte nükleer buzkıranda önde gelen uluslararası uzmanlar da çalışacak. Bunlar arasında JSC NIITFA Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Egor Plakhotnyuk, Beloyarsk NGS Baş Mühendis Yardımcısı Andrey Smelov, Rosatom Elektrik Enerjisi Birimi’nin BT entegratörü olan CONSIST-OS’un Genel Müdürü Ilya Kholkin, Brezilya Nükleer Enerji Derneği İletişim Direktörü Jairu Silva Bastos, hekim ve bilim iletişimcisi olan Tanzanya Mwanachuo Family Foundation uzmanı Dr. Noel Rajabu Mabele ile Hindistan Cochin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Deniz Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijoy Nandan yer alıyor. Popüler sanatçılar ve blog yazarlarının yanı sıra tanınmış Rus bilimkurgu yazarı Sergey Lukyanenko da yolculuğun özel konukları arasında yer alacak. Lukyanenko, Arktik seferi sırasında katılımcılar için yaratıcı yazarlık atölyesi yürütecek. Atölyede yazar, bir bilimkurgu öyküsünün merak uyandıran giriş bölümünü kaleme alacak; öğrenciler ise öykünün sonu için kendi versiyonlarını önerecek. Ortaya çıkan ortak eser, seferin ardından resmî olarak yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKKUYU NGS Gönüllü Arama Kurtarma Ekibi, AFAD Eğitimlerini Tamamladı Haber

AKKUYU NGS Gönüllü Arama Kurtarma Ekibi, AFAD Eğitimlerini Tamamladı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) personelinin acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeyde tutmaya yönelik çalışmaları devam ediyor. Santralin arama kurtarma ekibinde gönüllü olarak yer alan çalışanlar, Adana’daki Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Eğitim Merkezi’nde düzenlenen yıllık uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayarak yeterliliklerini yeniden belgeledi. Akkuyu NGS çalışanları arasından gönüllülük esasına göre oluşturulan arama kurtarma ekibi, acil durumlarda görev alabilmek için düzenli olarak uzmanlık eğitimlerinden geçiyor. Bu yılki eğitim kapsamında 40 çalışan, arama kurtarma operasyonlarının planlanması ve yürütülmesine yönelik güncel yöntemleri öğrendi, enkazda arama ve keşif çalışmaları ile yaralı tahliye uygulamalarını sahada pratiğe döktü. Ayrıca taktik özel eğitim ve topografik bilgileri alan katılımcıların tamamı, eğitim sonunda yapılan yeterlilik sınavını başarıyla geçti. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Acil durumlarda doğru, hızlı ve güvenli şekilde hareket eden uzmanların yetiştirilmesi, projemizde güvenlik kültürünün temel unsurlarından biridir. Bu yaklaşım, yalnızca çalışanlarımızın mesleki yetkinliklerini değil, aynı zamanda doğal afetler ve insan kaynaklı acil durumlar karşısında hızlı ve etkin müdahale edebilme hazırlığını da kapsıyor. Bu nedenle, gönüllü arama kurtarma ekibimizin düzenli olarak eğitim almasına ve pratik becerilerini, Türkiye’nin yetkili kurumu AFAD’ın rehberliğinde sürekli geliştirmesine büyük önem veriyoruz.” Arama kurtarma ekibine yönelik eğitimler düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve ekip üyelerinin bilgi ve pratik becerilerinin güncel gerekliliklere uygun şekilde korunmasına katkı sağlıyor. Personelin eğitimi, Akkuyu NGS’nin acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeyde tutmayı amaçlayan kapsamlı sistemin önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKKUYU NGS’nin 2. Güç Ünitesi’nde Teknik Su Temini Sistemi’nin Kilit Aşaması Tamamlandı Haber

AKKUYU NGS’nin 2. Güç Ünitesi’nde Teknik Su Temini Sistemi’nin Kilit Aşaması Tamamlandı

Kıyı pompa istasyonunun ana pompa ünitelerinin montajının tamamlanması, türbin adasının soğutma sisteminin oluşturulmasında yeni bir aşamanın başlangıcını oluşturuyor. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 2. Güç Ünitesi kıyı pompa istasyonunda, teknik su temini sisteminin dört ana pompa ünitesinin montajı tamamlandı. Dikey santrifüj pompaları, türbin yoğuşturucularının soğutma sistemine deniz suyunu temin edecek. Bu pompaların güvenilir şekilde çalışması, türbin binasındaki ekipmanların etkin bir biçimde soğutulması ve türbin ünitesinin istikrarlı işletimi açısından büyük önem taşıyor. Kıyı pompa istasyonlarında, nükleer güç santrallerinde kullanılan en büyük pompa üniteleri yer alıyor. Toplam yükseklikleri yaklaşık beş katlı bir binanın yüksekliğine eş olan pompa ünitelerinin bileşenleri farklı seviyelere yerleştiriliyor. Pompanın alt bölümü, zemin seviyesinin 21 metre altında monte edilirken, 6.500 kW gücündeki elektrik motorları eksi 5 metre kotunda monte ediliyor. Bu tasarım çözümü, pompa istasyonu ekipmanının sel ve tsunami dâhil olmak üzere her türlü dış etkene karşı güvenilir şekilde korunmasını sağlıyor. Güç ünitesinin işletme aşamasında yüksek kapasiteli pompa üniteleri, türbin yoğuşturucusunun soğutulmasını sağlayarak nükleer güç santralinin istikrarlı ve verimli işletimine önemli katkı sunacak. Dört pompanın toplam kapasitesi saatte 260 bin metreküp suya ulaşacak. Bu miktar, yaklaşık 100 olimpik yüzme havuzunu doldurmaya yetecek hacme eşdeğer. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Kıyı pompa istasyonu, güç ünitesi altyapısının en önemli unsurlarından biridir. Ana sirkülasyon pompa ünitelerinin montajının tamamlanması, teknik su besleme sistemlerinin hazırlık çalışmalarında bir sonraki aşamaya planlı şekilde geçilmesini sağlıyor. Birinci Güç Ünitesi’nde işletmeye alma çalışmalarına yönelik hazırlıklar yoğun şekilde sürerken, Akkuyu NGS’nin diğer güç ünitelerinin güvenilir işletimini sağlayacak mühendislik sistemlerini oluşturmaya da eş zamanlı olarak devam ediyoruz.” Akkuyu NGS'nin ana ekipmanı Akdeniz'den gelen su ile soğutulacak. Suyun bir kısmı tuzdan arındırma komplekslerinden geçecek. Bu amaçla, deniz ve kıyı hidrolik yapılarından oluşan bir kompleks tasarlandı ve inşasına başlandı. Kompleks, her ünite için bir tane olmak üzere dört pompa istasyonu, bir drenaj kanalı, sifon kuyuları, bir dağıtım odası, bir su alma ve boşaltma yapısından oluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.