Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rosatom

Kapsül Haber Ajansı - Rosatom haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rosatom haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rosatom Yeni Radyofarmasötik Üretim Tesisinin İlk Üretim Hatlarını Devreye Alıyor Haber

Rosatom Yeni Radyofarmasötik Üretim Tesisinin İlk Üretim Hatlarını Devreye Alıyor

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Kaluga Bölgesi’nde Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) uluslararası İyi Üretim Uygulamaları (İÜU) standartlarına uygun olarak inşa etmekte olduğu modern radyofarmasötik üretim tesisinde, iki üretim hattı devreye alındı. Devreye alma dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Bilim Bölümü’nün yönetim şirketi Rosatom Nauka A.Ş. Genel Müdürü Pavel Zaytsev, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Şu anda Rosatom’a bağlı şirketler, iyot-123, iyot-131, teknesyum-99m ve samaryum-153 izotopları temelinde tanı ve tedavi amaçlı 10’dan fazla ruhsatlı ilaç üretiyor. Yeni tesisin üretim programı, Rusya Sağlık Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde, sağlık kuruluşlarının 2030 yılına kadar radyoizotop ürünlerine yönelik ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlandı. On yılın sonunda yaklaşık 1,5 milyon işleme ulaşması beklenen ülke genelindeki sağlık hizmetleri ihtiyacını neredeyse tamamen karşılayabileceğiz. Rosatom, üretici olarak sağlık kuruluşlarının radyonüklid tedavi ve tanı hizmetlerini yılda yüz binlerce hastaya ulaştırmasına imkân sağlayacak güvenilir bir hammadde ve teknoloji altyapısı oluşturuyor.” Etkinliğin açılışını yapan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Bilim Bölümü’nün yönetim şirketi Rosatom Nauka A.Ş. Teknik Direktörü Yuri Lemekhov da tesiste ağustos ayının başından bu yana devreye alma ve işletmeye alma çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Lemekhov, bu çalışmaların test amaçlı ürün partilerinin üretilmesi ve ürünlerin tüm gerekliliklere ve kalite standartlarına uygunluğunun doğrulanmasına yönelik testlerin gerçekleştirilmesiyle tamamlanacağını ifade etti. Tesisin 2028 yılında tam kapasiteye ulaşması planlanıyor. Lemekhov, “En çok talep gören radyonüklidler açısından Rosatom şirketlerinin, hammadde üretiminden İyi Üretim Uygulamaları gerekliliklerine tam uyumlu yüksek teknolojili ilaç üretimine geçmesi gerekiyor. İzotop üretiminden nihai ilacın elde edilmesine kadar tüm üretim döngüsünün gerçekleştirilmesi, yalnızca ithalatın ikame edilmesini sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda kalite üzerinde tam kontrol kurulmasına ve yeni yerli ürünlerin pazara sunulma süresinin kısaltılmasına da imkân sağlayacak. Bu da sağlık sisteminin istikrarlı şekilde işlemesi için güvence oluştururken radyofarmasötik ürünler alanındaki teknolojik gelişimin devamı için de sağlam bir temel sağlayacak,” dedi. İÜU Üretim Kompleksi Müdürü Vladislav Golovin, medya temsilcilerine radyum-223 bazlı radyofarmasötik ürünlerin üretileceği hattın çalışma prensiplerini anlattı. Başta kemik metastazları olmak üzere kanser tedavisinde kullanılan radyonüklid, metastazları yok ediyor, antitümör etki sağlıyor ve ağrıyı azaltıyor. Böylece hastaların ağrı kesici tedavisini bırakabilmelerine olanak tanıyor ve yaşam kalitelerini önemli ölçüde artırıyor. Yeni Ürünler ve Teknolojiler Bölümü Müdürü Gleb Loktev ise tesiste aktinyum-225 bazlı radyofarmasötik ürünlerin nasıl üretileceğini anlattı. Nükleer fizik özellikleri ve hedefe yönelik taşıma amacıyla moleküllere bağlanabilmesi sayesinde alfa yayıcılar arasında özel bir yere sahip olan bu radyonüklid, izotopu kanser hücrelerine taşıyan özel bir moleküle bağlanıyor. Alfa parçacıkları tümör hücrelerinin DNA’sına zarar vererek bu hücrelerin ölümüne yol açıyor. Böylece doktorlar, mikrometastazlar dahil tüm patolojik odakları yok edebiliyor. Gleb Loktev, “Üretim hatlarımızda Rusya’da üretilen otomatik sentez modülleri kullanılıyor. Bu modüllerin en önemli özelliği ve piyasadaki mevcut benzerlerinden temel farkı, aynı anda çok sayıda radyofarmasötik ürünün sentezlenmesine imkân sağlaması. Üretim hattımız, tek vardiyada en az 100 flakon radyofarmasötik ürün üretecek şekilde tasarlandı. Otomasyon sayesinde her üretim serisinin tekrarlanabilirliği sağlanıyor, insan faktörünün etkisi en aza indiriliyor ve nihai ürünün sterilitesi güvence altına alınıyor. Ayrıca sentez algoritmalarının değiştirilmesiyle, İyi Üretim Uygulamaları gerekliliklerine uygun koşullarda gelecek vadeden radyofarmasötik ürünlerin geliştirilmesi de mümkün hale geliyor,” dedi. Heyete ayrıca radyoaktif atıkların depolanması ve yönetimine yönelik yüksek teknolojili sistem de tanıtıldı. Rosatom Nauka A.Ş. Teknik Direktör Yardımcısı İvan Sotnikov, katı radyoaktif atıkların depolandığı alanlarda atıkların özel konteynerlere yüklenmesinin, kontrol odasındaki bir operatör tarafından yönetilen özel bir robotik manipülatör aracılığıyla gerçekleştirildiğini anlattı. Bu sistem, atık malzemelerin tamamen güvenli şekilde depolanmasını ve işlenmesini sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Keşif Gezisine Katılan Türk Genç, Kuzey Kutbu’nda Türk Bayrağını Dalgalandırdı Haber

Uluslararası Keşif Gezisine Katılan Türk Genç, Kuzey Kutbu’nda Türk Bayrağını Dalgalandırdı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un bu yıl 7’ncisi düzenlenen uluslararası bilim ve eğitim projesi “Bilgi Buzkıranı” keşif gezisi tamamlandı. Geziye katılanlar, başlangıç noktası olan Murmansk’a döndü. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen yetenekli lise öğrencileri, 10 gün boyunca “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisiyle Murmansk – Kuzey Kutbu – Franz Josef Toprakları – Murmansk rotasında yolculuk etti. Bu keşif gezisi, aynı zamanda bir su üstü gemisinin Kuzey Kutbu’na gerçekleştirdiği 200’üncü keşif gezisi olarak tarihe geçti. “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov, keşif gezisine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bilgi Buzkıranı Arktik keşif gezisinin 7’nci seferini başarıyla tamamladık. Mürettebatımız bu projeye her zaman özel bir heyecanla yaklaşıyor; çünkü bu tür yolculuklar gelecek nesillerin gelişimine gerçek anlamda katkı sağlıyor. Keşif gezisine dünyanın en parlak ve en yetenekli gençlerinin katıldığını bir kez daha kendi gözlerimizle gördük. Katılımcıların birçoğu Kuzey Kutbu’nu görmeyi ve kutup ayılarıyla karşılaşmayı hayal ediyordu. Rosatom’un ve mürettebatımızın bu hayali gerçeğe dönüştürmelerine yardımcı olmasından büyük mutluluk duyuyorum.” Bilgi Buzkıranı keşif gezisinin katılımcıları için nükleer buzkıran gemisinde, gerçek bir havacılık ve uzay laboratuvarını da içeren kapsamlı bir bilim ve eğitim programı düzenlendi. Keşif gezisi kapsamında katılımcılar, bilim insanlarıyla birlikte iki özgün deney hazırladılar ve bu deneyleri gerçekleştirdiler. Bu kapsamda, Arktik’in ulaşımı zor bölgelerinde ve Kuzey Deniz Rotası boyunca iletişimin sağlanmasına yönelik bir ‘radyosonda’ fırlatıldı ve dünyanın geri kazanılabilir ilk stratosfer platformu test edildi. Bilgi Buzkıranı bilim ve eğitim keşif gezisi uzmanı ve Rosatom’un Bilim Bölümü bünyesindeki Teknik Fizik ve Otomasyon Araştırma Enstitüsü’nde (NIITFA) Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Yegor Plakhotnyuk da konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Rosatom’da her gün, daha düne kadar bilim kurgu gibi görünen konular üzerinde çalışıyoruz. Bu nedenle bunları çocuklara bizzat gösterebilmek bizim için ayrı bir önem taşıyor; üstelik bunu “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisinin güvertesinde yapabilmemiz büyük bir ayrıcalık. Keşif gezisi boyunca çocuklar, Rus biliminin geleceğe yönelik olduğunu ve insanların yaşamını daha iyiye dönüştüren gerçek teknolojiler ürettiğini yakından gördü” ifadelerini kullandı. Keşif gezisi, dünyanın dört bir yanından başarılı ve yetenekli gençleri bir araya getirdi. Katılımcılar arasında; Türk lise öğrencisi Alper Tapkı da vardı. Tapkı Kuzey Kutbu’nda yaşadıklarını “hayatının en özel deneyimi” olarak niteleyerek şunları söyledi: “Kuzey Kutbu’na gitmeden önce bu yolculuğun benim için çok özel bir deneyim olacağını düşünüyordum ancak oraya ulaştığımda hayal ettiğimden çok daha etkileyici olduğunu gördüm. Buzkıranla Arktik Okyanusu’nda ilerlemek, kilometrelerce uzanan buzulları görmek ve sonunda Kuzey Kutbu’nda buzun üzerine çıkmak hayatım boyunca unutamayacağım anlardı. Daha önce yalnızca belgesellerde ve kitaplarda gördüğüm bir coğrafyanın içinde olmak gerçekten tarif edilmesi zor bir duygu. Özellikle bütün meridyenlerin birleştiği noktada bulunmak, dünyaya ne kadar farklı bir yerden baktığımı hissettirdi. Yolculuk boyunca nükleer buzkıranın nasıl çalıştığını yakından görme, Arktik bölgesinde yürütülen çalışmalar hakkında uzmanlardan bilgi alma ve çeşitli bilimsel etkinliklere katılma fırsatımız oldu. Benim için en değerli taraflarından biri de dünyanın farklı ülkelerinden gelen yaşıtlarımla aynı gemide on gün geçirmekti. Farklı kültürlerden gelmemize rağmen bilime, teknolojiye ve keşfetmeye duyduğumuz merakın bizi çok hızlı bir şekilde bir araya getirdiğini gördüm. Birlikte öğrendik, deneyler yaptık, uzun uzun sohbet ettik ve çok güzel dostluklar kurduk. Türkiye’yi böyle uluslararası bir projede temsil etmek de benim için ayrı bir gurur kaynağıydı. Yolculuğa çıkmadan önce bunun bana yeni şeyler öğreteceğini düşünüyordum; döndüğümde ise yalnızca yeni bilgiler değil, dünyaya ve geleceğe dair çok daha geniş bir bakış açısı kazandığımı hissediyorum. Bilime ve teknolojiye olan ilgim bu deneyimle daha da arttı. Kuzey Kutbu’ndan çok güzel anılarla, yeni arkadaşlıklarla ve ileride yapmak istediklerime dair daha büyük bir motivasyonla döndüm.” Gezi kapsamında, Kuzey Kutbu’na ulaşıldığı gün sembolik bir etkinlik de düzenlendi: 90° noktasının çevresinde, dünyanın en kuzeyinde ve en çok uluslararası katılımlı halka dansı gerçekleştirildi. Etkinliğe, Başkurdistanlı müzik grubu AY YOLA canlı performansıyla eşlik etti. Nükleer buzkıran gemisindeki yolculuk sırasında keşif gezisi katılımcıları, bilim kurgu yazarı Sergey Lukyanenko ile birlikte bir bilim kurgu öyküsü kaleme aldı. Öykü, Rosatom’un Bilgi Buzkıranı projesinin sosyal medya hesaplarında yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Öğrenci Eşsiz Keşif Gezisinde Türkiye’yi Temsil Edecek  Haber

Türk Öğrenci Eşsiz Keşif Gezisinde Türkiye’yi Temsil Edecek 

Gezi, buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov’un denize açılma emrini vermesiyle start aldı. Keşif gezisinin katılımcıları Murmansk’tan Kuzey Kutbu’na, oradan Franz Josef Toprakları’na ve yeniden Murmansk’a uzanan rota için yola çıktı. 10 gün boyunca devam edecek geziye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, “Arktik, en iddialı fikirlerin doğduğu ve hayata geçirildiği bir güç merkezidir. Daha iyi bir gelecek inşa etmeye hazır, cesur ve girişken insanlar buraya geliyor. “Bilgi Buzkıranı” da tam olarak bu nitelikteki çocukları Kuzey Kutbu’na götürüyor. Dünyada eşi benzeri bulunmayan nükleer buzkıran filomuzun onlara bu imkânı sunmasından dolayı gurur duyuyoruz. Öğrenciler, 50 Let Pobedy nükleer gemisinde başka hiçbir yerde göremeyecekleri teknolojileri tanıma fırsatı bulacak. En parlak genç zihinlerin enerjisini bilimin ilerlemesi ve gezegenin korunması için kullanmak istiyoruz. Bu enerji, ilerlemenin başlıca itici gücüdür” ifadelerini kullandı. Keşif Gezisi’nin tek Türk katılımcısı, genç öğrenci Alper Tapkı da yolculuğa ilişkin duygularını şu sözlerle paylaştı: "Henüz her şey yeni başlıyor olsa da insan bazen hayatına yön verecek bir deneyimin eşiğinde olduğunu hissediyor. Bu yolculuktan sonra dünyaya artık bambaşka bir gözle bakacağımı şimdiden biliyorum. Her yolculuk insana yaşananların büyüklüğünü bu kadar güçlü hissettirmez; ancak bunun onlardan biri olduğuna inanıyorum. Bilinmezin heyecanını ve gerçek bir keşfin çağrısını içinde barındıran bu deneyimi sabırsızlıkla bekliyorum." Dünyanın Tepesi’ne çıkacak Tapkı’nın da aralarında bulunduğu katılımcılar, yolculuk boyunca Uzak Kuzey’in doğasını keşfedecek, nükleer buzkıranın işleyişini yerinde gözlemleyecek ve nükleer teknolojinin Arktik deniz taşımacılığının gelişimindeki rolü hakkında bilgiler edinecek. Tapkı ve diğer ülkelerden katılımcılar “Dünyanın Tepesi” olarak adlandırılan 90° noktasında ülkelerin bayraklarını dalgalandıracak. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla gerçekleştirilecek yolculuk, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere Arktik’i kendi gözleriyle görme, kuzey topraklarının enginliğini deneyimleme ve bilime, teknolojiye ve geleceğe duydukları ilgiyle bir araya gelen uluslararası genç araştırmacılar topluluğunun bir parçası olma imkânı sunacak. 5.000 Öğrenci Yarıştı Sefere katılmak üzere düzenlenen uluslararası seçme sürecinde 22 ülkeden yaklaşık 5.000 öğrenci yarıştı. Yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Ermenistan, Bangladeş, Belarus, Bolivya, Brezilya, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Kazakistan, Çin, Kırgızistan, Moğolistan, Myanmar, Namibya, Ruanda, Sırbistan, Tanzanya, Özbekistan ve Güney Afrika’dan öğrenciler yer aldı. Sefer kapsamında katılımcıları dersler, atölye çalışmaları, bilimsel deneyler, kariyer danışmanlığı ve yaratıcı etkinliklerin yanı sıra unutulmaz anlar bekliyor. Dünyanın en kuzeydeki postanesinden gönderilecek kartpostallar ile tüm meridyenlerin kesiştiği noktada yapılacak “dünya turu” da bunlar arasında yer alıyor. Sefer katılımcılarıyla birlikte nükleer buzkıranda önde gelen uluslararası uzmanlar da çalışacak. Bunlar arasında JSC NIITFA Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Egor Plakhotnyuk, Beloyarsk NGS Baş Mühendis Yardımcısı Andrey Smelov, Rosatom Elektrik Enerjisi Birimi’nin BT entegratörü olan CONSIST-OS’un Genel Müdürü Ilya Kholkin, Brezilya Nükleer Enerji Derneği İletişim Direktörü Jairu Silva Bastos, hekim ve bilim iletişimcisi olan Tanzanya Mwanachuo Family Foundation uzmanı Dr. Noel Rajabu Mabele ile Hindistan Cochin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Deniz Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijoy Nandan yer alıyor. Popüler sanatçılar ve blog yazarlarının yanı sıra tanınmış Rus bilimkurgu yazarı Sergey Lukyanenko da yolculuğun özel konukları arasında yer alacak. Lukyanenko, Arktik seferi sırasında katılımcılar için yaratıcı yazarlık atölyesi yürütecek. Atölyede yazar, bir bilimkurgu öyküsünün merak uyandıran giriş bölümünü kaleme alacak; öğrenciler ise öykünün sonu için kendi versiyonlarını önerecek. Ortaya çıkan ortak eser, seferin ardından resmî olarak yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın Dört Bir Yanından Öğrencileri Buluşturan “Bilgi Buzkıranı” Seferi Başladı Haber

Dünyanın Dört Bir Yanından Öğrencileri Buluşturan “Bilgi Buzkıranı” Seferi Başladı

Murmansk’ta yapılan uğurlama töreniyle Bilgi Buzkıranı yarışmasının kazananları, Kuzey Kutbu’na doğru yola çıktı. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla yapılacak keşif gezisinde Türk öğrenci Alper Tapkı da yer alıyor. Gezi, buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov’un denize açılma emrini vermesiyle start aldı. Keşif gezisinin katılımcıları Murmansk’tan Kuzey Kutbu’na, oradan Franz Josef Toprakları’na ve yeniden Murmansk’a uzanan rota için yola çıktı. 10 gün boyunca devam edecek geziye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, “Arktik, en iddialı fikirlerin doğduğu ve hayata geçirildiği bir güç merkezidir. Daha iyi bir gelecek inşa etmeye hazır, cesur ve girişken insanlar buraya geliyor. “Bilgi Buzkıranı” da tam olarak bu nitelikteki çocukları Kuzey Kutbu’na götürüyor. Dünyada eşi benzeri bulunmayan nükleer buzkıran filomuzun onlara bu imkânı sunmasından dolayı gurur duyuyoruz. Öğrenciler, 50 Let Pobedy nükleer gemisinde başka hiçbir yerde göremeyecekleri teknolojileri tanıma fırsatı bulacak. En parlak genç zihinlerin enerjisini bilimin ilerlemesi ve gezegenin korunması için kullanmak istiyoruz. Bu enerji, ilerlemenin başlıca itici gücüdür” ifadelerini kullandı. Keşif Gezisi’nin tek Türk katılımcısı, genç öğrenci Alper Tapkı da yolculuğa ilişkin duygularını şu sözlerle paylaştı: "Henüz her şey yeni başlıyor olsa da insan bazen hayatına yön verecek bir deneyimin eşiğinde olduğunu hissediyor. Bu yolculuktan sonra dünyaya artık bambaşka bir gözle bakacağımı şimdiden biliyorum. Her yolculuk insana yaşananların büyüklüğünü bu kadar güçlü hissettirmez; ancak bunun onlardan biri olduğuna inanıyorum. Bilinmezin heyecanını ve gerçek bir keşfin çağrısını içinde barındıran bu deneyimi sabırsızlıkla bekliyorum." Dünyanın Tepesi’ne çıkacak Tapkı’nın da aralarında bulunduğu katılımcılar, yolculuk boyunca Uzak Kuzey’in doğasını keşfedecek, nükleer buzkıranın işleyişini yerinde gözlemleyecek ve nükleer teknolojinin Arktik deniz taşımacılığının gelişimindeki rolü hakkında bilgiler edinecek. Tapkı ve diğer ülkelerden katılımcılar “Dünyanın Tepesi” olarak adlandırılan 90° noktasında ülkelerin bayraklarını dalgalandıracak. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla gerçekleştirilecek yolculuk, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere Arktik’i kendi gözleriyle görme, kuzey topraklarının enginliğini deneyimleme ve bilime, teknolojiye ve geleceğe duydukları ilgiyle bir araya gelen uluslararası genç araştırmacılar topluluğunun bir parçası olma imkânı sunacak. 5.000 Öğrenci Yarıştı Sefere katılmak üzere düzenlenen uluslararası seçme sürecinde 22 ülkeden yaklaşık 5.000 öğrenci yarıştı. Yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Ermenistan, Bangladeş, Belarus, Bolivya, Brezilya, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Kazakistan, Çin, Kırgızistan, Moğolistan, Myanmar, Namibya, Ruanda, Sırbistan, Tanzanya, Özbekistan ve Güney Afrika’dan öğrenciler yer aldı. Sefer kapsamında katılımcıları dersler, atölye çalışmaları, bilimsel deneyler, kariyer danışmanlığı ve yaratıcı etkinliklerin yanı sıra unutulmaz anlar bekliyor. Dünyanın en kuzeydeki postanesinden gönderilecek kartpostallar ile tüm meridyenlerin kesiştiği noktada yapılacak “dünya turu” da bunlar arasında yer alıyor. Sefer katılımcılarıyla birlikte nükleer buzkıranda önde gelen uluslararası uzmanlar da çalışacak. Bunlar arasında JSC NIITFA Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Egor Plakhotnyuk, Beloyarsk NGS Baş Mühendis Yardımcısı Andrey Smelov, Rosatom Elektrik Enerjisi Birimi’nin BT entegratörü olan CONSIST-OS’un Genel Müdürü Ilya Kholkin, Brezilya Nükleer Enerji Derneği İletişim Direktörü Jairu Silva Bastos, hekim ve bilim iletişimcisi olan Tanzanya Mwanachuo Family Foundation uzmanı Dr. Noel Rajabu Mabele ile Hindistan Cochin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Deniz Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijoy Nandan yer alıyor. Popüler sanatçılar ve blog yazarlarının yanı sıra tanınmış Rus bilimkurgu yazarı Sergey Lukyanenko da yolculuğun özel konukları arasında yer alacak. Lukyanenko, Arktik seferi sırasında katılımcılar için yaratıcı yazarlık atölyesi yürütecek. Atölyede yazar, bir bilimkurgu öyküsünün merak uyandıran giriş bölümünü kaleme alacak; öğrenciler ise öykünün sonu için kendi versiyonlarını önerecek. Ortaya çıkan ortak eser, seferin ardından resmî olarak yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKKUYU NGS Gönüllü Arama Kurtarma Ekibi, AFAD Eğitimlerini Tamamladı Haber

AKKUYU NGS Gönüllü Arama Kurtarma Ekibi, AFAD Eğitimlerini Tamamladı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) personelinin acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeyde tutmaya yönelik çalışmaları devam ediyor. Santralin arama kurtarma ekibinde gönüllü olarak yer alan çalışanlar, Adana’daki Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Eğitim Merkezi’nde düzenlenen yıllık uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayarak yeterliliklerini yeniden belgeledi. Akkuyu NGS çalışanları arasından gönüllülük esasına göre oluşturulan arama kurtarma ekibi, acil durumlarda görev alabilmek için düzenli olarak uzmanlık eğitimlerinden geçiyor. Bu yılki eğitim kapsamında 40 çalışan, arama kurtarma operasyonlarının planlanması ve yürütülmesine yönelik güncel yöntemleri öğrendi, enkazda arama ve keşif çalışmaları ile yaralı tahliye uygulamalarını sahada pratiğe döktü. Ayrıca taktik özel eğitim ve topografik bilgileri alan katılımcıların tamamı, eğitim sonunda yapılan yeterlilik sınavını başarıyla geçti. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Acil durumlarda doğru, hızlı ve güvenli şekilde hareket eden uzmanların yetiştirilmesi, projemizde güvenlik kültürünün temel unsurlarından biridir. Bu yaklaşım, yalnızca çalışanlarımızın mesleki yetkinliklerini değil, aynı zamanda doğal afetler ve insan kaynaklı acil durumlar karşısında hızlı ve etkin müdahale edebilme hazırlığını da kapsıyor. Bu nedenle, gönüllü arama kurtarma ekibimizin düzenli olarak eğitim almasına ve pratik becerilerini, Türkiye’nin yetkili kurumu AFAD’ın rehberliğinde sürekli geliştirmesine büyük önem veriyoruz.” Arama kurtarma ekibine yönelik eğitimler düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve ekip üyelerinin bilgi ve pratik becerilerinin güncel gerekliliklere uygun şekilde korunmasına katkı sağlıyor. Personelin eğitimi, Akkuyu NGS’nin acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeyde tutmayı amaçlayan kapsamlı sistemin önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKKUYU NGS’nin 2. Güç Ünitesi’nde Teknik Su Temini Sistemi’nin Kilit Aşaması Tamamlandı Haber

AKKUYU NGS’nin 2. Güç Ünitesi’nde Teknik Su Temini Sistemi’nin Kilit Aşaması Tamamlandı

Kıyı pompa istasyonunun ana pompa ünitelerinin montajının tamamlanması, türbin adasının soğutma sisteminin oluşturulmasında yeni bir aşamanın başlangıcını oluşturuyor. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 2. Güç Ünitesi kıyı pompa istasyonunda, teknik su temini sisteminin dört ana pompa ünitesinin montajı tamamlandı. Dikey santrifüj pompaları, türbin yoğuşturucularının soğutma sistemine deniz suyunu temin edecek. Bu pompaların güvenilir şekilde çalışması, türbin binasındaki ekipmanların etkin bir biçimde soğutulması ve türbin ünitesinin istikrarlı işletimi açısından büyük önem taşıyor. Kıyı pompa istasyonlarında, nükleer güç santrallerinde kullanılan en büyük pompa üniteleri yer alıyor. Toplam yükseklikleri yaklaşık beş katlı bir binanın yüksekliğine eş olan pompa ünitelerinin bileşenleri farklı seviyelere yerleştiriliyor. Pompanın alt bölümü, zemin seviyesinin 21 metre altında monte edilirken, 6.500 kW gücündeki elektrik motorları eksi 5 metre kotunda monte ediliyor. Bu tasarım çözümü, pompa istasyonu ekipmanının sel ve tsunami dâhil olmak üzere her türlü dış etkene karşı güvenilir şekilde korunmasını sağlıyor. Güç ünitesinin işletme aşamasında yüksek kapasiteli pompa üniteleri, türbin yoğuşturucusunun soğutulmasını sağlayarak nükleer güç santralinin istikrarlı ve verimli işletimine önemli katkı sunacak. Dört pompanın toplam kapasitesi saatte 260 bin metreküp suya ulaşacak. Bu miktar, yaklaşık 100 olimpik yüzme havuzunu doldurmaya yetecek hacme eşdeğer. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Kıyı pompa istasyonu, güç ünitesi altyapısının en önemli unsurlarından biridir. Ana sirkülasyon pompa ünitelerinin montajının tamamlanması, teknik su besleme sistemlerinin hazırlık çalışmalarında bir sonraki aşamaya planlı şekilde geçilmesini sağlıyor. Birinci Güç Ünitesi’nde işletmeye alma çalışmalarına yönelik hazırlıklar yoğun şekilde sürerken, Akkuyu NGS’nin diğer güç ünitelerinin güvenilir işletimini sağlayacak mühendislik sistemlerini oluşturmaya da eş zamanlı olarak devam ediyoruz.” Akkuyu NGS'nin ana ekipmanı Akdeniz'den gelen su ile soğutulacak. Suyun bir kısmı tuzdan arındırma komplekslerinden geçecek. Bu amaçla, deniz ve kıyı hidrolik yapılarından oluşan bir kompleks tasarlandı ve inşasına başlandı. Kompleks, her ünite için bir tane olmak üzere dört pompa istasyonu, bir drenaj kanalı, sifon kuyuları, bir dağıtım odası, bir su alma ve boşaltma yapısından oluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı Haber

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı

AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) çalışanlarının çocukları için, deniz kaplumbağalarının korunması ve bölgenin biyolojik çeşitliliğinin sürdürülmesine dikkat çekmek amacıyla bir çevre etkinliği düzenledi. Etkinliğe, Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden davetli bir uzman da katıldı. Uzman, öğrencilere deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsü, Akdeniz ekosistemindeki rolü ve doğaya karşı duyarlı davranmanın nadir türlerin korunması açısından neden büyük önem taşıdığı hakkında bilgi verdi. Etkinlik, deniz kaplumbağalarının Türkiye'nin Akdeniz kıyılarındaki yuvalama döneminde gerçekleştirildi. Her yıl mayıs ayının ortasından eylül ayının ortasına kadar deniz kaplumbağaları yumurtlamak için kumsallara çıkıyor. Birkaç hafta sonra yumurtalardan çıkan yavru kaplumbağalar ise denize ulaşmak için ilk yolculuklarına başlıyor. Bu hassas dönemde kıyılarda belirlenen kurallara uymak ve kaplumbağaların doğal yaşam alanlarını koruyacak şekilde hareket etmek, türün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Etkinlikte öğrenciler, deniz kaplumbağalarının yumurtlamak için doğdukları kumsallara nasıl geri döndüğünü, yumurtadan çıkan yavruların gece gökyüzünün doğal ışığını takip ederek denize ulaştığını ve güçlü yapay aydınlatmanın onların yönlerini şaşırmasına neden olabileceğini öğrendi. Uzman ayrıca, yumurtlama alanlarının yabani hayvanlara karşı özel koruma kafesleriyle güvence altına alındığını ve plajları ziyaret edenlerin bu koruyucu düzeneklere kesinlikle dokunmaması ya da zarar vermemesi gerektiğini anlattı. Etkinlik, öğrencilerin aktif olarak katıldığı samimi bir soru-cevap ortamında gerçekleşti. Çocuklar, yavru kaplumbağalara denize ulaşmaları için yardım edilip edilemeyeceğini, bir deniz kaplumbağasının kaç yumurta bıraktığını, yavruların anne ve babalarını nasıl bulduğunu ve yaşamlarının ilk günlerinde hangi tehlikelerle karşılaştığını merak ederek uzmanlara sorular yöneltti. Uzman ise bu soruları yanıtlarken, insanların yapabileceği en büyük katkının doğal sürece müdahale etmemek ve nadir türlerin yaşam alanlarını özenle korumak olduğunu vurguladı. Katılımcılar, edindikleri bilgileri çevre temalı bir bilgi yarışmasını yanıtlayarak ve interaktif etkinliklere katılarak pekiştirdi. Öğrenciler, yetişkinlerle birlikte deniz canlıları için tehlike oluşturan atıkları öğrendi ve nadir türlerin yuvalama alanlarının korunmasına katkı sağlayacak kuralları içeren Türkçe ve Rusça bilgilendirme tabelalarının yerleştirilmesine destek verdi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butсkikh etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Akkuyu NGS, eşsiz doğal güzelliklere sahip bir bölgede inşa ediliyor. Bu nedenle bölgenin ekosisteminin korunmasına katkı sağlamayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Nükleer güç santrali sahasında en gelişmiş çevre koruma uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Ancak çevreye duyarlı yaklaşımımız yalnızca proje sahasıyla sınırlı değil. Faaliyet gösterdiğimiz bölgede çevre odaklı çalışmaları destekliyor, özellikle çocukların ve gençlerin bu tür etkinliklere katılımını çok önemsiyoruz. Bu tür organizasyonlar, çocukların Mersin'in doğal zenginliklerini daha yakından tanımalarına, doğaya karşı sorumluluk bilinci kazanmalarına ve çevreyi koruma kültürünü küçük yaşlardan itibaren benimsemelerine katkı sağlıyor.” Akkuyu NGS'nin inşa edildiği bölgede düzenlenen çevre etkinlikleri, AKKUYU NÜKLEER A.Ş.'nin yerel halkla iş birliğini güçlendirmeye ve çevre koruma çalışmalarını desteklemeye yönelik sürdürülebilir yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor. Bu tür etkinlikler, proje çalışanlarının, bölge halkının ve genç nesillerin çevre bilincini artırırken, aynı zamanda bölgenin doğal mirasının korunmasına da katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom, NPPES 2026'da Türkiye'nin Enerji Geleceğine Yönelik Nükleer Çözümlerini Tanıttı Haber

Rosatom, NPPES 2026'da Türkiye'nin Enerji Geleceğine Yönelik Nükleer Çözümlerini Tanıttı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, bu yıl 12.’si düzenlenen Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi’nin (NPPES 2026) resmi partnerleri arasında yer aldı. Zirevenin açılışında konuşan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, Akkuyu NGS projesinde kaydedilen ilerlemeye dikkat çekerek şunları söyledi: "Akkuyu NGS projesi şu anda en yoğun ve aktif aşamasında. Birinci güç ünitesindeki inşaat çalışmaları tamamlandı ve şu anda işletmeye alma öncesi testler devam ediyor. Reaktörün montajı tamamlandı. Temsili yakıt demetleri reaktöre yüklendi ve artık hidrolik testler aşamasına geçiliyor. Tüm bu çalışmalar, birinci güç ünitesinin bu yıl içerisinde işletmeye alınmasını sağlamak için gereklidir." Dedusenko, Rosatom'un küresel nükleer enerji sektörünün liderlerinden olduğunu ve uluslararası iş birliğine büyük önem verdiğini belirterek, bunun en somut örneklerinden birinin Türkiye'nin ilk nükleer santrali olan Akkuyu NGS projesi olduğunu vurguladı. Dedusenko, "bu proje, doğrudan sahada 10'dan fazla ülkeden uzmanı bir araya getiriyor. Aynı zamanda, Avrupa Birliği üyesi ülkeler de dahil olmak üzere birçok ülkedeki tedarikçilerin katkısıyla gerçek anlamda uluslararası bir iş birliği örneği oluşturuyor" dedi. Akkuyu NGS projesinin mevcut durumu ve projenin Türkiye'de ulusal nükleer sanayinin gelişimine katkısı ise AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Sürdürülebilir Kalkınma ve Enerji Şirketleri ve Ticari Birlikler ile İletişim Direktörü Esra Songur'un sunumunda ele alındı. Forumun öne çıkan başlıklarından biri iklim değişikliği oldu. Karbon emisyonlarının azaltılmasında nükleer enerjinin rolünün ele alındığı oturumda konuşan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, şunları söyledi: "Nükleer enerji sadece istikrarlı ve düşük karbonlu bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda iklim ve altyapı alanındaki birçok soruna çözüm sunan teknolojik bir platformdur. Bu çözümler bugün zaten kullanılabiliyor, sahada başarıyla uygulanıyor ve farklı ülke ile bölgelerin ihtiyaçlarına göre uyarlanabiliyor." Rosatom Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Igor Palamarchuk da zirve konuşan isimler arasında yer aldı. Konuşmasında Rosatom'un küçük ölçekli nükleer enerji çözümlerini tanıtan Palamarchuk, küçük modüler reaktörlerin (SMR), artan elektrik talebinin karşılanması, düşük karbonlu enerji üretiminin yaygınlaştırılması, enerji yoğun sanayi tesisleri ve endüstri bölgeleri, veri merkezleri ile deniz suyunun arıtılması tesislerine güvenilir enerji sağlanması açısından önemli bir çözüm sunduğunu belirtti. Palamarchuk ayrıca, Rosatom'un bu alandaki teknolojilerinin uzun yıllardır Rusya'da başarıyla işletilen küçük ölçekli nükleer enerji tesislerine dayandığını vurgulayarak, şirketin bu deneyim sayesinde iş ortaklarına güvenilir ve yenilikçi çözümler sunabildiğini ifade etti. Rosatom temsilcileri ayrıca nükleer enerjide gelecek vaat eden teknolojilerin ele alındığı oturumlarda da yer aldı. Bu kapsamda, yenilikçi reaktör tasarımları ve IV. Nesil Nükleer teknolojilere yönelik yaklaşımlar paylaşıldı. Bu teknolojilerin, nükleer enerjinin verimliliğini, güvenliğini ve sürdürülebilirliğini daha da artıracak yeni fırsatlar sunduğu vurgulandı. Forumda ele alınan konular, Rosatom'un fuar alanındaki standında da ziyaretçilerle buluştu. Ziyaretçiler, Akkuyu NGS projesinde gelinen son aşama hakkında bilgi alırken, büyük ve küçük ölçekli nükleer enerji çözümlerini, kullanılmış nükleer yakıtın geri işlenmesi ve sahadan taşınması da dahil olmak üzere nükleer yakıt döngüsünün son aşamasına yönelik yenilikçi teknolojileri ve Rosatom'un sunduğu diğer kapsamlı iş birliği alanlarını yakından inceleme fırsatı buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKKUYU NGS’nin 1. Güç Ünitesinin İnşası Tamamlandı Haber

AKKUYU NGS’nin 1. Güç Ünitesinin İnşası Tamamlandı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Aleksey Likhachev başkanlığındaki heyet, Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu NGS sahasını ziyaret etti. Likhachev ziyaret kapsamında, 1. güç ünitesinde yürütülen işletmeye alma çalışmalarını inceledi. 1. ünitede şu an tüm inşaat çalışmaları tamamlanmış durumda. Ünitenin reaktör tesisinde işletmeye alma sürecinin bir sonraki aşaması olan soğuk ve sıcak testlere hazırlıklar aktif olarak sürdürülüyor. Likhachev saha turu kapsamında, 1. güç ünitesinin reaktör binası merkez salonunu ziyaret etti. Burada kendisine reaktöre temsili yakıt demetlerinin yüklenmesi işleminin ve reaktör montajının başarıyla tamamlandığına ilişkin raporlar sunuldu. Temsili yakıtın yüklenmesinin ardından uzmanlar, koruyucu boru bloğu ile reaktör üst bloğunun montajını da tamamladı. Böylece reaktör tesisinin soğuk ve sıcak testlerine hazırlanması sürecindeki en önemli aşamalardan biri başarıyla tamamlanmış oldu. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “İnşaat çalışmalarının tamamlandığını resmen teyit ediyoruz. Bugün gece saatlerinde reaktörde soğuk hidrostatik testler başladı ve bu çalışmaların önümüzdeki birkaç hafta içinde tamamlanması planlanıyor. Ardından işletmeye alma operasyonlarının başlamasına yalnızca birkaç hafta kalacak. Gerçekleştirilen tüm çalışmaların sonuçlarına göre kapsamlı bir değerlendirme yapılacak ve son aşamaya ilişkin gerekli düzenlemeler hayata geçirilecek. Bu süreç, 42 kilometrelik bir maratonun son 100 metresine benziyor. Artık son düzlüğe girilmiş durumda. Bu aşamada tüm imkânların seferber edilmesi gerekiyor. Son hazırlık sürecinin en önemli unsurlarından biri de işletme personelinin göreve başlamasıdır. 1. güç ünitesinde görev yapacak personel sayısı 1930 kişidir. Bu uzmanların yüzde 40’tan fazlasını Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları oluşturuyor. Bu durumdan büyük gurur duyuyoruz. Söz konusu uzmanların önemli bir bölümü üniversitelerimizden mezun olmuş, şu anda Rusya’daki simülatörlerde ve nükleer güç santrallerinde eğitim ve uygulamalı staj programlarına devam ediyorlar” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.