Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rota

Kapsül Haber Ajansı - Rota haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rota haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu  Çeşme-Ankara rotasında 61.kez Türkiye yollarına çıkmaya hazır Haber

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Çeşme-Ankara rotasında 61.kez Türkiye yollarına çıkmaya hazır

26 Nisan 2026 Pazar günü İzmir-Çeşme’den start alacak TUR 2026, 8 etap sonunda 3 Mayıs 2026 Pazar günü Başkent Ankara’da görkemli bir finalle sona erecek. İlk kez 1963 yılında “Marmara Turu” adıyla düzenlenen, 1965 yılında uluslararası statü kazanan ve 1966 yılında ise Cumhurbaşkanlığı himayelerine alınan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu; Türk bisikletinin gelişiminde öncü bir rol üstlenerek nice bisiklet sporcusunun yetişmesine ilham olurken, bugün dünya bisikletinin en saygın organizasyonları arasında yer alıyor. Uluslararası Bisiklet Birliği’nin (UCI) Avrupa Turları takviminde yer alan ve Türkiye’nin “ProSeries” kategorisindeki tek yol bisikleti yarışı olan TUR, 61. yılında da UCI WorldTeam, ProTeam ve Continental Team kategorilerinde dünya bisikletinin güçlü takımlarını ve yükselen yıldızlarını bir araya getirerek dünya bisikletinin önemli aktörlerini ülkemizde ağırlayacak. Ege’den Akdeniz’e, Anadolu’nun kalbine uzanan yolculuk T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 61.yılında Ege’nin incisi İzmir’in gözde ilçesi Çeşme’den başlayarak Türkiye’nin farklı coğrafyalarını birbirine bağlayan benzersiz bir rota sunuyor. Aydın, Marmaris, Fethiye, Kemer ve Antalya üzerinden ilerleyen yarış, Ege’nin tarih ve doğayla iç içe yollarından Akdeniz’in eşsiz kıyılarına ve nihayet 3 Mayıs günü İç Anadolu’nun ve Türkiye’nin kalbi Başkent Ankara’ya uzanıyor. Bu rota, yalnızca sportif bir parkur değil; Türkiye’nin doğal zenginliğini, kültürel mirasını ve coğrafi çeşitliliğini milyonlarca izleyiciye ve uluslararası yayınlarla tüm dünyaya taşıyan güçlü bir anlatı niteliği taşıyor. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Rotası: Çeşme’den Ankara’ya 8 gün, 8 Etap, 1201 km 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 26 Nisan–3 Mayıs 2026 tarihleri arasında koşulacak parkuru; Çeşme, Aydın, Marmaris, Kıran, Fethiye, Patara, Kemer, Antalya, Feslikan ve Ankara start ve finiş noktalarıyla Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini kapsıyor. Çeşme’den başlayan yarış; Ege ve Akdeniz’in eşsiz doğasında zorlu etaplarla ilerlerken, büyük finalini Ankara’da yaparak başkentte bisiklet heyecanını zirveye çıkmayı hedefliyor. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Rotası: 1. Etap: 26 Nisan 2026 Çeşme-Aydın 203,1 km 2. Etap: 27 Nisan 2026 Aydın-Marmaris 158,0 km 3. Etap: 28 Nisan 2026 Marmaris-Kıran 129,2 km 4. Etap: 29 Nisan 2026 Marmaris-Fethiye 128,0 km 5. Etap: 30 Nisan 2026 Patara-Kemer 196,7 km 6. Etap: 1 Mayıs 2026 Antalya-Feslikan 130,0 km 7. Etap: 2 Mayıs 2026 Antalya-Antalya 149,5 km 8. Etap: 3 Mayıs 2026 Ankara-Ankara 105,1 km Başkent Ankara, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu rotasında 2026 yılında Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 61 yıllık tarihinde uzun bir aradan sonra Başkent Ankara’yı yeniden rotasına dahil ederek anlamlı bir yolculuğa imza atıyor. Organizasyona adını veren Cumhurbaşkanlığı makamı ile Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun merkezinin bulunduğu Ankara, bu adımla birlikte TUR’un tarihsel ve kurumsal hafızasında özel bir konuma yerleşiyor. Avrupa Yol Bisikleti Şampiyonası’ndan, Gran Fondo organizasyonlarına, TBMM önünde sona eren kurtuluş yolu temalı bisiklet turlarına, ulusal ve uluslararası birçok bisiklet etkinliğine ev sahipliği yapan Ankara; Gençlik ve Spor Bakanlığı başta olmak üzere bisiklet stratejilerinin şekillendiği kurumlara ev sahipliği yapması ve güçlü altyapı yatırımlarıyla öne çıkıyor. Cumhuriyetin başkenti Ankara’nın TUR rotasına eklenmesi; Anıtkabir’den Birinci Meclis’e, Atatürk Orman Çiftliği’nden Cumhurbaşkanlığı’na başkentin tarihi ve modern kent dokusuna uzanan simgesel durakların, milyonlarca izleyiciye tanıtılması için güçlü bir fırsat sunuyor. Ankara etabı, TUR’un ulusal bütünlüğünü pekiştirirken, başkentin tarihi ve kültürel dokusunu küresel vitrine taşıyan stratejik bir adım olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60+1 Vizyonu İle Bisikletin Geleceğine Yatırım Yapıyor Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Ankara’da sona ermesi, yalnızca bir etap finali değil; Türk bisikletinin geçmişi ile geleceği arasında kurulan sembolik bir köprü niteliği taşıyor. Bu kapsamda 3 Mayıs 2026 Pazar günü Ankara’da, Türkiye Bisiklet Federasyonu altyapı gelişim programı olan Bisiklet Parkı ve Bisiklet Okulu projesinin tanıtımı yapılacak. Program; çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun her kesimi için bisikletin tabana yayılmasını hedefleyen, geleceğin bisikletçilerine yatırım niteliği taşıyan kalıcı bir miras olarak hayata geçirilecek. Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun gelecek vizyonu; altyapıdan elit seviyeye uzanan, veriye dayalı yetenek taraması, uluslararası standartlarla uyumlu performans yönetimi ve sürdürülebilir sporcu gelişim modelleriyle şekilleniyor. Bu vizyonun en güçlü taşıyıcılarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yalnızca bir yarış değil; geçtiği her etapta gençlere, çocuklara ve yerel bisiklet topluluklarına ilham veren, Türk bisikletinin tabana yayılmasını destekleyen stratejik bir gelişim platformu olarak konumlanıyor. Ege’den Akdeniz’e, oradan İç Anadolu’nun kalbine uzanan TUR rotası; okul temelli taramalardan Sporcu Eğitim Merkezleri’ne, Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri’nden UCI takımları yapılanmasına uzanan bütüncül sistemle birleşerek, geleceğin bisikletçilerinin keşfedilmesine ve yetiştirilmesine katkı sağlıyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun yarattığı bu görünürlük ve ilham etkisi, Türk bisikletinin uluslararası rekabet gücünü kalıcı biçimde artırmayı hedefleyen uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor. 2025’te Tarihi Rekor: Küresel Yayın ve İletişim Gücü Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60. Yılında yalnızca sportif başarılarıyla değil, Türkiye’nin uluslararası tanıtımına sağladığı güçlü katkıyla da tarihi bir rekora imza attı. TUR 2025; 190 ülke ve bölgede, 848 milyon haneye ulaşarak Türkiye’nin spor, kültür, turizm ve yaşam tarzı değerlerini dünya vitrinine taşıdı. Yarış boyunca ekrana yansıyan şehirler, doğal güzellikler ve kültürel miras, bisiklet sporu aracılığıyla Türkiye’nin çok katmanlı hikâyesini küresel izleyiciyle buluşturdu. TRT Spor ve Eurosport başta olmak üzere 65 televizyon kanalı, 28 dijital platform ve uluslararası ajanslar aracılığıyla yayınlanan organizasyon, 429 saatlik yayın süresiyle dünya ekranlarında yer aldı. 60.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, karasal ve dijital yayınların yanı sıra 30’a yakın havayolunun uçak içi eğlence sistemleri üzerinden de izleyicilerle buluşarak Türkiye’nin küresel görünürlüğünü daha da güçlendirdi. Sadece Bir Yarış Değil, Türkiye’nin Küresel Tanıtım Platformu Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yalnızca bir spor organizasyonu değil; Türkiye’nin eşsiz doğal güzelliklerini, kültürel mirasını ve saklı hazinelerini dünyaya tanıtan güçlü bir platform olma özelliği taşıyor. Sprint ve zirve finişleriyle her etapta farklı sportif özelliklere sahip bisikletçilerin öne çıktığı rota, TUR’un geçtiği her şehirde festival coşkusu yaşatırken, etaplardaki izleyiciler ve ekran başındaki milyonlarca spor tutkununu ortak bir heyecanda buluşturuyor. Dev Organizasyonun Gücü: Sahadaki TUR Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, sahadaki organizasyon gücüyle de dikkat çekiyor. Takımlar, medya temsilcileri, UCI ve UCI komiserleri, hakemler, gönüllüler ve sağlık ekipleri dâhil olmak üzere 1.000’in üzerinde görevli organizasyonda yer alıyor. 400’e yakın takım ekibi, güvenlik ve sağlık unsurları, 350’ye yakın araçtan oluşan konvoy, 80 kişilik TV çekim ekibi, 2 helikopter ve 1 uçakla desteklenen canlı yayın altyapısı sayesinde TUR, 8 gün boyunca hem sahada hem de dünya ekranlarında kesintisiz olarak takip ediliyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60.yılında unutulmaz yarış hikayelerine imza attı Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60. yılında, Akdeniz’den Ege’ye uzanan zorlu ve efsaneleşen rotalar, dünya bisikletinin en güçlü isimlerini kıran kırana bir mücadelede buluşturdu. Deniz seviyesinden dağ zirvelerine uzanan etaplarda, yağmurlu hava koşulları, uzun tırmanışlar ve teknik finişler, genel klasman mücadelesini son güne kadar taşıdı. Bu yüksek tempolu yarışta Hollandalı yıldız Wout Poels (XDS Astana), deneyimi, tırmanış gücü ve stratejik aklıyla rakiplerine üstünlük kurarak TUR 2025 genel klasman şampiyonu oldu. Poels’un tur boyunca sergilediği istikrarlı performans, yalnızca turkuaz mayoyu değil, aynı zamanda tırmanış etaplarında gösterdiği hakimiyetle kırmızı mayoyu da beraberinde getirdi. Bu şampiyonluk; Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun, yalnızca görsel açıdan değil, sportif zorluk ve rekabet seviyesi bakımından da dünya bisikletinin en prestijli rotaları arasında yer aldığını bir kez daha ortaya koydu. TUR 2025’te yazılan bu hikaye hem sporcular hem de izleyiciler için unutulmaz bir yarış destanı olarak hafızalara kazındı. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu UCI Kategorileri ve ProSeries Bilgi Notu · 2006: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI takviminde 2.2 kategorisinde yer aldı. · 2008: Organizasyon, “Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu” adıyla UCI takviminde 2.1 kategorisinde düzenlendi. Aynı yıl TRT ve Eurosport başta olmak üzere önemli spor kanallarında ilk kez canlı yayınlandı. · 2010: TUR, UCI takviminde 2.HC (Hors Catégorie) seviyesine yükseldi. İstanbul zamana karşı etabıyla başlayan yarış, tüm etapları HD kalitesinde yayınlanan ilk TUR olma unvanını kazandı. · 2017 – 2019: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI WorldTour (2.UWT) kategorisinde düzenlendi. · 2020: Dünya genelinde yaşanan Covid-19 pandemisi nedeniyle yarış düzenlenemedi. · 2021 – 2022: UCI tarafından 2020 yılında hayata geçirilen ProSeries yapısı kapsamında TUR, ilk kez 2021 yılında UCI ProSeries (2.Pro) kategorisinde düzenlendi. · 2023: Organizasyon, UCI takviminde 2.1 kategorisinde yer aldı. · 2024 – 2025: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI ProSeries kategorisinde gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yüzlerce Anne ve Çocuk Bu Söyleşide Buluştu Haber

Yüzlerce Anne ve Çocuk Bu Söyleşide Buluştu

Annelere ve anne adaylarına stresle başa çıkabilmenin, beyni iyi yönetebilmenin formüllerini anlatan Cesur, "Bizim kavgamız etrafımızdaki insanlarla değil kendimizle. Önce kendimizle barışmamız gerek" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile Balıkesir Kent Konseyi'nin ortaklaşa düzenlediği 1. Balıkesir Kitap Fuarı'nın dünkü konuklarından biri de Aile Danışmanı Dilek Cesur'du. "Bu Kitap Annelere Çok İyi Gelecek" kitabıyla aynı ismi taşıyan söyleşide yüzlerce anne ve çocukla bir araya gelen Eğitimci Yazar Dilek Cesur, özellikle anneler e hayati önemde tavsiyelerde bulundu. Sıkıntılı anlarımızda sempatik sistemin devreye girdiğini hatırlatan Dilek Cesur, konuklara "Hemen derin bir nefes alın, 3-4 saniye oksijeni içinizde tutun. Sonra bunu 5-10 dakika yapın. Her yaptığınızda da 'Sen varsan, her şey var. Sen yoksan hiçbir şey yok' deyin. O yüzden sen iyiysen herkes iyi, sen kötüysen herkes kötü. 'Hiçbir şey senin kendi mutluluğundan, huzurundan daha değerli değil' deyin" önerisini yaptı. BEYNİ İYİ YÖNETMENİN FORMÜLÜ NE? Beyni iyi yönetebilmek için öncelikle nefes alışverişini öğrenmek gerektiğinin altını çizen Dilek Cesur, "Hayatın içerisinde her şey var; güzellikler, sıkıntılar hepsi biziz. Bunların hepsine şefkat göstermemiz lazım, kucaklayacağız. Her şeyin merkezinde siz varsınız" ifadelerini kullandı. Her yeni günün bir seçimle başladığını belirten Eğitimci Yazar Dilek Cesur, "Her sabah bir seçimle uyanıyoruz. Ya iyi olmayı seçerek iyi olmaya devam edersiniz ya da kötülük halini seçip her şeye takar, sağlıksız ve mutsuz bir hayat yaşarsınız. Vücuda stres hormonu salgılatırsanız bu sizi hasta eder. Bizim oksitosine ihtiyacımız var. Bunun üretilmesi için de serotonine ihtiyacımız var, dopamin ve endorfine ihtiyacımız var. Bu yüzden kendimizle iyi geçinelim. Bizim kavgamız etrafımızdaki insanlarla değil kendimizle. Önce kendimizle barışmamız gerek" şeklinde konuştu. HAKSIZLIKLARA KARŞI 'ROTA YENİLENİYOR' FORMÜLÜ Söyleşide "Bir gün hepimizin gideceği yer ve sonucu belli" diyerek takıntıların üstüne gidilmesini tavsiye eden Cesur, "Hayatın içerisinde, onunla birlikte gelen her şeye şefkat gösterin. İhanete uğradığınız, kırıldığınız, haksızlığa uğradığınız yerde kendinize şunu söylemeyi unutmayın; rota yenileniyor. Yolunuzu kaybetseniz de her zaman yeni bir rota vardır; geçmişe bay bay, geleceğe hay h ay. Geçmişe bay bay diyenler, geleceğine hay hay diyebilir" ifadelerini kullandı. Eğitimci Yazar Dilek Cesur'un bine yakın katılımcının takip ettiği söyleşisi, fuar alanında yüzlerce kitapseverin uzun kuyruklar oluşturduğu imza günüyle devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk şirketlerin rotası yine Avrupa ve ABD Haber

Türk şirketlerin rotası yine Avrupa ve ABD

PwC Türkiye, ikincisini gerçekleştirdiği Yurt Dışı Yatırımları Araştırması’nın sonuçlarını yayınladı. Türkiye'deki şirketlerin yurt dışına yaptıkları doğrudan yatırımların mevcut durumunu analiz eden araştırma, bu yatırımların şirketlerin büyüme hedeflerine nasıl katkıda bulunacağına yönelik bir perspektif sunuyor. Türkiye’den yurt dışına yapılan yatırımların genel görünümünü veriler ışığında analiz eden raporda, doğrudan yatırımlar için tercih edilen lokasyonlar, temel karar alma mekanizmaları, motivasyonlar ve geleceğe yönelik beklentiler de değerlendiriliyor. Araştırmanın bulgularına göre, Türkiye’deki şirketlerin yurt dışına yönelik yatırım planlarında Avrupa ve ABD bu yıl da ilk sırada yer alıyor. Yurt dışına yatırım kararlarında, coğrafi konum, pazar büyüklüğü, politik istikrar ve regülasyonlar belirleyici etkenler olarak öne çıkıyor. Yurt dışındaki müşterilerin talebi üzerine yeni bölgelere yatırım yapma motivasyonu ise bu yıl öne çıkan bir diğer yatırım unsuru olarak dikkat çekiyor. Araştırma kapsamında katılımcıların en fazla doğrudan yatırım yaptıkları ülkeler ise Almanya, Hollanda ve ABD olarak sıralanıyor. Geçen sene en yüksek yatırım ülkesi olan Romanya bu sene 4. sırada yer alırken, onu Birleşik Krallık, Rusya, İspanya, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri izliyor. Katılımcıların %89’u önümüzdeki üç yıl içerisinde yeni yatırım planladıklarını belirtirken, hedef bölgeler arasında ilk sırada %25’lik pay ile Avrupa geliyor. Bunu sırasıyla %22 ile Kuzey Amerika (ABD ve Kanada) ve %15’lik pay ile Avrasya takip ederken geçen seneye kıyasla artış trendinde olan Afrika bölgesi ise %12 ile 4. sırada yer alıyor. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde yurtdışına yatırım yapan şirketlerin motivasyonlarının ülke ekonomisinin gelişimi için önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu şunları söyledi: “Küresel ve yerel gelişmelerin ışığında hedef pazarlara yakın olmanın önemi giderek artarken sadece yerel sınırlar içinde kalmak yerine, yeni pazarlardaki büyüme fırsatlarını değerlendirmek her ölçekteki şirket için hayati bir önem taşıyor. Bu stratejik yaklaşım, şirketlerin rekabet avantajı elde etmelerine ve sürdürülebilir bir büyüme yakalamalarına da destek oluyor. PwC Türkiye olarak, rekabet gücünü sürdürme veya artırma hedefiyle yurtdışı pazarlara açılma planı olan şirketlerin bu yolculuğunda yatırım kararının verildiği ilk günden, yatırım hedefinin tamamlandığı ana kadar rehberlik ediyoruz. Yatırımcı şirketlere stratejilerini oluşturmak, yeni fırsatları değerlendirmek ve potansiyel zorlukları belirlemek açısından faydalı bilgiler sunan Yurt Dışı Yatırımları Araştırmamız, şirketlerin karşılaştıkları zorluklar ve fırsatlara da dikkat çekiyor. Özellikle küresel ekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde, potansiyel yatırımcılar için stratejik bir rehber olan araştırmamızın yatırım stratejilerini şekillendirmek açısından önemli bir kaynak olduğuna inanıyoruz.” Dikkat Çeken Yatırım Trendleri Bu yıl araştırmaya katılan şirketlerin %73’ü mevcut zorluklara rağmen yurt dışı yatırımlarına devam etme kararlılığını ifade ederken yatırım büyüklüğü ve elde edilen gelirlere yönelik yanıtlar da yurt dışına yapılan doğrudan yatırımlarda verimliliğin arttığına işaret ediyor. Katılımcıların yatırım büyüklüğü ve elde ettikleri gelirlere yönelik yanıtları, yurt dışına yapılan doğrudan yatırımlarda verimliliğin arttığına işaret ediyor. 2023 yılında yurt dışına doğrudan yatırımların ciro içindeki payının %50’den daha fazla olduğunu belirten katılımcıların oranı %17 iken, 2024 yılında bu oran %29’a yükseldi. PwC Türkiye tarafından gerçekleştirilen araştırmanın yeni yatırım trendlerine odaklanan bölümünde uluslararası yatırım trendlerindeki değişimlerin de altı çiziliyor. Buna göre, geleneksel yöntemler olan sıfırdan yeni yatırım (greenfield investment), şirket birleşmesi ve satın almalar (M&A ve brownfield investment dahil) ajandalarda üst sıralarda yer almayı sürdürüyor ancak özellikle teknoloji odaklı sektörlerde start-up yatırımları dikkat çekiyor. Araştırma, şirketlerin yurt dışına yönelik yatırımlarda karşılaştıkları temel zorluklara da ışık tutuyor. Buna göre, yetkin insan kaynağı bulma, iş kültüründeki farklılıklar, hukuki süreçlerin zorluğu ve regülasyonlara yönelik bilgilerin az olması, yerel pazara yönelik içgörü eksikliği ve finansmana erişim başlıca temel zorluklar olarak sıralanıyor. Deneyimler Işığında Yurt Dışı Yatırımların Başarısında Öne Çıkan Başlıklar Yurt dışına yapılan yatırımlardan genel olarak memnuniyet duyulması, uluslararası genişleme stratejilerinin etkinliği ve devamlılığına dair önemli bir gösterge olarak dikkat çekiyor. Yatırımları başarı ile yöneten Türk yöneticilere göre en önemli konu başlıkları raporda şöyle sıralanıyor: Ön araştırma ve pazar analizi: Yatırım kararından önce ortalama beş yıllık bir dönem boyunca ön araştırma ve pazar analizi yapılmalı. Bu sürede yatırım bölgesini tanımak için ihracat, distribütör kanalıyla satış ve/veya depo kanalıyla satış modelleri değerlendirilebilir. Finans ve bankacılık sistemi analizi: Hedef ülkenin finansal yapısı ve bankacılık sistemine ilişkin detaylı çalışmalar yapılmalı. Finansal kaynaklara erişim ve nakit akış yönetimi, yatırımın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. Vergi, hukuk ve teşvik yapısı: Hedef ülkenin vergi ve hukuk sistemine dair detaylı çalışmalar yapılmalı. Teşvik mekanizmalarından faydalanmak için yerel düzenlemelere hâkim olmak şart. Yerel danışmanlık ve pazar hakimiyeti: Yerel pazar dinamiklerine hâkim, doğru yönlendirme yapabilecek danışmanlarla çalışılmalı. Doğru insan kaynakları politikası: Yerel iş gücüne uygun ve kültürel adaptasyonu destekleyen insan kaynakları politikaları geliştirilmeli. Şirketin merkez kültürü ile yerel beklentiler arasında denge kurulmalı. Raporlama ve performans değerlendirme: Yatırımın başarısını izlemek için ihtiyaçlara uygun raporlama sistemleri dizayn edilmeli.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.