Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rota Planlama

Kapsül Haber Ajansı - Rota Planlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rota Planlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı Haber

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı

2027 yılında Türkiye'ye gelecek olan tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA, bağımsız çevresel değerlendirme programı Green NCAP’in verdiği en yüksek derece olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni almaya hak kazandı. Bu derece, MICRA’nın hava kalitesi, enerji verimliliği ve sera gazı emisyonları gibi temel alanlardaki güçlü çevresel performansını teyit ediyor. Green NCAP, pek çok değerlendirmeden farklı olarak aracın üretimden kullanıma, kullanım ömrünün sonundaki geri dönüşüm sürecine kadar tüm yaşam döngüsünü hesaba katıyor. Böylece müşterilere, aracın genel çevresel etkisine ilişkin bağımsız bir ölçüt sunuyor. Yeni MICRA’nın Green NCAP’ten aldığı beş yıldız ne anlama geliyor? Green NCAP’in beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, çevresel performans açısından programın ulaşılabilecek en üst seviyesini temsil ediyor ve yalnızca kuruluşun “çok iyi elektrikli araçlar” olarak tanımladığı modellere veriliyor. Tamamen elektrikli yeni MICRA, Green NCAP testlerinin tüm başlıklarında güçlü sonuçlar elde etti. Araç, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3, Sera Gazları’nda ise 10 üzerinden tam 10 puan aldı. Green NCAP ayrıca aracın soğuk hava performansını “İyi” olarak değerlendirdi. Yeni MICRA’nın kompakt boyutları verimliliğe ve günlük kullanıma nasıl katkı sağlıyor? Eğlenceli, kompakt ve çevik bir elektrikli otomobil olarak tasarlanan yeni MICRA, dört metrenin altındaki uzunluğu ve 1,8 metreyi aşmayan genişliğiyle Avrupa şehirlerinin sokaklarında kolay kullanım sunarken Green NCAP’in ortaya koyduğu üst düzey sürdürülebilirlik performansını da karşılıyor. Müşteriler, pazara göre değişen donanım seçeneklerine bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh batarya versiyonları arasında seçim yapabiliyor. 40 kWh batarya 80 kW’a, 52 kWh batarya ise 100 kW’a kadar DC hızlı şarjı destekliyor. Rejeneratif frenleme ve Nissan’ın e-Pedal teknolojisi de günlük sürüşte verimliliği destekliyor. 100 km’de yalnızca 14,2 kWh enerji tüketen MICRA, verimlilik alanındaki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. MICRA, Avrupalı müşteriler için nasıl tasarlandı? Özellikle Türkiye’nin de içinde yer aldığı Avrupalı müşteriler düşünülerek geliştirilen altıncı nesil MICRA, bu köklü model adının tamamen elektrikli bir otomobile dönüşümünü temsil ediyor. Kompakt boyutları Avrupa’nın kentsel yaşamına ve dar sokaklarına son derece uygunken, sunduğu menzil ve şarj kabiliyeti müşterilere gerektiğinde şehir dışına da rahatlıkla çıkabilme esnekliği sağlıyor. Dış tasarımı Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirilen model, kendine özgü Nissan kimliğiyle öne çıkıyor. Belirgin çamurluk kavisleri ve karakteristik aydınlatma imzası, otomobile MICRA’nın önceki beş neslinde oluşan kişiliği ileri taşıyan etkileyici bir karakter kazandırıyor. İç mekânda ise Google built-in özellikli NissanConnect ve şarj duraklarını da hesaba katan rota planlama gibi bağlantılı teknolojiler, günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Nissan AMIEO Ürün, Marka ve Pazarlama Stratejisi’nden Sorumlu Bölge Başkan Yardımcısı Clíodhna Lyons şunları söyledi: “Yeni MICRA, elektrifikasyon stratejimizin Avrupalı müşterilerin ihtiyaçları etrafında tasarlanmış otomobillere nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Green NCAP’ten alınan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, müşterilerin MICRA’dan beklediği özgün tasarım, kullanışlı menzil ve günlük kullanım kolaylığının yanı sıra hedeflediğimiz verimliliğin de bağımsız bir kuruluş tarafından tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. “Avrupa’da elektrifiye ürün gamımızı genişletmeye devam ederken, müşterilerimize farklı ihtiyaç ve yaşam tarzlarına uygun olarak yüzde 100 elektrikli modeller ile sınıfının öncüsü e-POWER teknolojisini de içeren hibrit modeller arasında seçim imkânı sunuyoruz. Elektrikli mobiliteye Nissan’ın kendine özgü karakterini taşıyan MICRA, bu portföyün önemli bir parçası.” İttifak, yeni MICRA’ya nasıl destek sağlıyor? Renault ile iş birliği içinde geliştirilen yeni MICRA, Nissan’ın Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı’nın ölçek avantajından yararlanarak Avrupa için verimli bir şekilde elektrikli araç geliştirirken kendine özgü kimliğini nasıl koruduğunu gözler önüne seriyor. Bu yaklaşım, günümüz tüketicilerinin sürekli değişen ihtiyaçlarına yanıt vermek için iş birliklerinden yararlanarak araçları pazara daha hızlı sunmayı öngören Nissan gelecek vizyonunun temel unsurlarından birini oluşturuyor. Sıkça Sorulan Sorular S: Yeni Nissan MICRA, Green NCAP’ten hangi dereceyi aldı? C: Tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA; %94’lük genel puanın yanı sıra Temiz Hava’da 10 üzerinden 9,1, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3 ve Sera Gazları’nda 10 üzerinden 10 puan alarak Green NCAP’in en yüksek derecesi olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni elde etti. S: Beş yıldızlı Green NCAP Sürdürülebilirlik Derecesi nedir? C: Beş yıldız, Green NCAP’in verdiği en yüksek Sürdürülebilirlik Derecesi olup kuruluşun web sitesinde “genel olarak mükemmel performans” şeklinde tanımlanıyor. Green NCAP metodolojisi, araçların çevresel performansını Temiz Hava, Enerji Verimliliği ve Sera Gazları başlıkları altında, aracın yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan çevresel etkileri de hesaba katarak değerlendiriyor. S: Yeni Nissan MICRA’nın menzili ne kadar? C: Yeni Nissan MICRA, donanıma bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh olmak üzere iki batarya seçeneğiyle sunuluyor. Bu iki seçenek, müşterilerin sürüş ihtiyaçlarına en uygun menzil ve batarya kapasitesi kombinasyonunu belirlemesine olanak tanıyor. S: Yeni Nissan MICRA nerede tasarlanıp üretiliyor? C: Avrupalı müşteriler için geliştirilen yeni MICRA’nın dış tasarımı, Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirildi. Model, AmpR Small elektrikli araç platformu üzerinde, Fransa’nın Douai kentindeki Ampere ElectriCity tesisinde üretiliyor. S: Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı, yeni Nissan MICRA’nın geliştirilmesinde nasıl bir rol oynadı? C: Yeni MICRA, Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı bünyesinde, ortak elektrikli araç uzmanlığı ve Ampere’in AmpR Small elektrikli araç platformu kullanılarak geliştirildi. Nissan, İttifak’ın sağladığı bu imkânları Nissan Design Europe imzalı özgün bir dış tasarımla birleştirdi. Bu yaklaşım, ortak araç geliştirme ve üretim süreçlerinin Nissan’ın kendine özgü kimliğini korurken verimliliği nasıl desteklediğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otonom Sistemlerde Yeni Çağ: Hava ve Kara Araçları Artık Birlikte Düşünüyor Haber

Otonom Sistemlerde Yeni Çağ: Hava ve Kara Araçları Artık Birlikte Düşünüyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışma, geleceğin operasyonel kabiliyetlerini şekillendirecek teknolojilerin geliştirilmesini hedefliyor. Hava ve Kara Araçları Arasında Akıllı İş Birliği Yarışmanın merkezinde, havadan keşif yapan insansız hava araçları ile sahada görev alan insansız kara araçlarının eş zamanlı ve entegre çalıştığı senaryolar yer alıyor. Katılımcılardan, insansız hava aracının topladığı çevresel verileri analiz ederek bu verileri kara aracına aktaran, ardından kara aracının bu bilgiler doğrultusunda rota planlama, görev yönetimi ve hedefe yönelme gibi kritik kararları otonom şekilde alabildiği sistemler geliştirmeleri bekleniyor. Bütüncül Otonom Sistem Yaklaşımı Yarışma süreci, yalnızca tek bir teknolojiye değil, birbirini tamamlayan dört temel aşamaya odaklanıyor. Algılama, veri paylaşımı, karar verme ve görev icrası süreçlerinin bir bütün olarak ele alındığı bu yapı, katılımcıların uçtan uca çalışan, entegre ve akıllı sistemler geliştirmesini gerektiriyor. Bu yaklaşım, otonom sistemlerin gerçek hayattaki kullanım senaryolarına daha yakın çözümler üretilmesini sağlıyor. Gerçek Dünya Koşullarına Uygun Çözümler Öncelikli Yarışma kapsamında geliştirilecek projelerin, yalnızca teorik başarı değil, aynı zamanda sahada uygulanabilirlik açısından da güçlü olması bekleniyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen, güvenilir veri iletişimi kurabilen ve dinamik görev değişikliklerine hızlı yanıt verebilen sistemler, değerlendirme sürecinde öne çıkacak. Bu yönüyle yarışma, otonom sistemlerin operasyonel yetkinliğini artırmaya yönelik önemli bir platform sunuyor. Genç Yeteneklere Uluslararası Katılım Fırsatı Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenciler takım halinde başvuru yapabiliyor. Disiplinler arası çalışmayı teşvik eden organizasyon, mühendislik ve teknoloji alanlarında eğitim gören gençleri bir araya getirerek yenilikçi fikirlerin gelişmesine katkı sağlıyor. Yüksek Ödüllerle Desteklenen Rekabet Yarışmada dereceye giren takımlar önemli ödüllerin sahibi olacak. Birinci olan takım 750 bin, ikinci takım 600 bin ve üçüncü takım 500 bin Türk Lirası ödül kazanacak. Bu destekler, katılımcıların projelerini geliştirmeye devam etmeleri için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. Başvurular İçin Son Tarih Yaklaşıyor Başvurular 1 Nisan tarihine kadar devam ediyor. Otonom sistemler alanında fark yaratmak ve geleceğin teknolojilerinde söz sahibi olmak isteyen tüm öğrenci takımları bu önemli organizasyona davet ediliyor. TEKNOFEST kapsamında düzenlenen yarışma, Türkiye’nin milli teknoloji vizyonuna katkı sunarken, genç mühendislerin küresel ölçekte rekabet edebilecek yetkinlikler kazanmasına da olanak tanıyor. İleri otonom sistemler alanında geliştirilecek projeler, geleceğin savunma, güvenlik ve sivil teknolojilerinin temelini oluşturma potansiyeli taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkel: Hedefimiz 5 Yıl İçinde Yerli Firmalar Arasında Sektörde İlk 5’e Girmek Haber

Türkel: Hedefimiz 5 Yıl İçinde Yerli Firmalar Arasında Sektörde İlk 5’e Girmek

Lojistik sektörü, 2026 yılında “veri, yapay zeka, otomasyon” ile “sürdürülebilirlik ve intermodal” olarak ifade edilen iki ana trend üzerinde şekillenecek görünüyor. Her iki alanda da şimdiden “sahada” olan Sürat Lojistik, 2026 ve sonrası için güçlü hedefleri ile yoluna devam ediyor. 2025 yılı içinde yatırımlarını depolama ve dağıtım altyapısı, dijitalleşme ve otomasyon, intermodal hatların güçlendirilmesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik alanlarında yoğunlaştırdıklarını ifade eden Sürat Lojistik Genel Müdürü Tarkan Türkel, “Bugün geldiğimiz noktada; ciro ve hacim bazında Türk menşeli lojistik firmalar içinde ilk 10’da olduğumuzu ön görüyoruz. Hedef tarafında iki çıpamız var; 5 yıl içinde yerli firmalar arasında ilk 5, global oyuncuların da olduğu ölçekte ilk 10’a girmek” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Sürat Lojistik olarak 2026 yılı sonu için hedefimiz ise operasyonel kapasite artışı, dijitalleşme ve otomasyon, Avrupa’da doğrudan yapılanma, intermodal hatların güçlendirilmesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik diye sıralayabilirim. Yatırım tarafında dijital ve otomasyon yatırımları 2026 sermaye planımızda en büyük paya sahip olacak. Yıl içinde Avrupa’da doğrudan yapılanma için adımlar atmayı da planlıyoruz. İlk odağımız Doğu Avrupa ve özellikle Polonya-Romanya hattı. Polonya’yı Avrupa’ya açılan kapı olarak görüyoruz; Romanya ise Türk şirketlerinin güçlü karşılık bulduğu bir pazar. Ancak aceleci değiliz, önce ticaretimizin o pazarlarda konsolide şekilde büyümesini istiyoruz. Baktığımızda 2026’da iki ana trendin olacağını görüyoruz. İlki; veri, yapay zekâ, otomasyon. Bu tahmin, rota, kapasite, fiyatlama kararlarının algoritmalarla güçlenmesi demek. İkincisi ise sürdürülebilirlik ve intermodal. Yani karbonu ölçen, azaltan, raporlayan, modlar arası entegre çalışan ağlar öne çıkacak. Biz bu iki eksende hazır olmaktan öte, zaten sahada uygulayan taraftayız.” “OPERASYONEL KABİLİYETİMİZİ GENİŞLETİRKEN AYNI ANDA DİJİTAL OMURGAYI KURDUK” 2025 yılında sektörde hız kadar öngörülebilirlik ve maliyet yönetimi sınavının öne çıktığını yakıt, işçilik ve kapasite maliyetlerinin şirketleri daha verimli çalışmaya ittiğini belirten Türkel, bu ortamda farkı, veriyi doğru kullanan, ağı doğru kuran ve sürdürülebilirliği işin merkezine koyan oyuncuların yarattığına işaret etti. Türkel, “Biz de tam bu nedenle 2025’te odağımızı veriyle yönetilen operasyon, intermodal ve uçtan uca görünürlük ekseninde büyüttük” değerlendirmesinde bulundu. Sürat Lojistik için 2025’in ölçeği büyütürken sistem kurma yılı olduğunu kaydeden Türkel, “Operasyon kabiliyetimizi genişletirken aynı anda dijital omurgayı kurduk; yani işi sadece büyütmedik, yönetilebilir hale getirdik” diyerek şunları söyledi: “Türkiye’de 81 ile yaygın hizmet yapımızı güçlendirdik, depolama ve dağıtım yatırımlarımızı hızlandırdık; talebe göre yeni depo alanları için de çalışıyoruz. Operasyon tarafında ayrıca; dökme yük operasyonları, soğuk zincir, intermodal ve Avrupa ekspres hatları gibi çok modlu yapıyı daha entegre çalıştırdık. 2025’in ilk yarısında tonaj bazında iki katın üzerinde büyüme kaydettik; bu ivmenin arkasında kadro, operasyon disiplini ve dijitalleşme var. Ayrıca yılın ilk altı ayında iş hacmi ve ciroda da geçen yılın aynı dönemine göre iki katın üzerinde büyüme gerçekleştirdik.” “SİSTEM; TRAFİK, HAVA DURUMU VE HAT YOĞUNLUĞUNA GÖRE KENDİNİ GÜNCELLİYOR” Müşteri deneyiminde en büyük farkı görünürlük ve dinamik planlamada yarattıklarını belirten Tarkan Türkel, rota planlama, yük optimizasyonu, filo takibi ve müşteri görünürlüğünü tek platformdan yönettiklerini, bu sayede hem hız kazandıklarını hem de hata oranlarını düşürüp teslimat sürelerini kısalttıklarını kaydetti. Sürat Lojistik’i bugün bulunduğu noktaya taşıyan en büyük gücü, “doğru kadro, operasyonel disiplin ve dijitalleşme” olarak özetleyen Türkel, “Biz şirketin temel yapı taşlarını yani sistemler, süreçler ve ekibi sıfırdan kurduk. Hiyerarşiden çok sorumluluğa dayalı, hızlı karar alan bir kültür inşa ettik. Dijitalleşme ve otomasyon sahada karşılığı çok somut oldu. “Hangi gün, hangi bölgede, ne kadar taşıma olacak” gibi kararları algoritmalar önden hesaplıyor; biz de kapasiteyi, rotayı, yakıtı buna göre yönetiyoruz. Özetle: sezgiyle değil, sayılarla hareket ediyoruz; sistem trafik, hava durumu, hat yoğunluğu gibi etkenlere göre kendini güncelliyor” ifadesini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.