Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rusya

Kapsül Haber Ajansı - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rosatom ile Togo Arasında Nükleer Enerji Anlaşması Haber

Rosatom ile Togo Arasında Nükleer Enerji Anlaşması

Moskova’da düzenlenen 3. Rusya-Afrika Zirvesi kapsamında, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom ile Togo Cumhuriyeti Enerji Bakanlığı, nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımı alanında iş birliğine yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Mutabakat zaptına, Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev ile Togo Cumhuriyeti Enerjiden Sorumlu Bakan Delegesi Robert Koffi Messan Eklo imza attı. Anlaşma kapsamında, nükleer enerji ve nükleer teknolojilerin enerji dışı uygulamaları alanlarında somut projelerin hayata geçirilme imkanlarının değerlendirildiği ihtisas çalışma gruplarının oluşturulması öngörülüyor. Çalışma grupları ayrıca, barışçıl nükleer enerji alanında insan kaynağı kapasitesinin geliştirilmesi ve Togo’da nükleer enerjiye yönelik olumlu kamuoyu oluşturulması için tarafların atacağı somut adımları belirleyecek. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosato’un Genel Müdürü Aleksey Likhachev konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Mutabakat zaptının imzalanması, Rosatom ile Togo Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açıyor ve barışçıl nükleer teknolojilerin geniş bir yelpazesinde ortak çalışmalar yürütülmesi için temel oluşturuyor. Ortaklarımıza enerji, sağlık ve tarım alanlarında çözümler sunmaya hazırız. Ayrıca uzmanların yetiştirilmesine ve nükleer altyapının geliştirilmesine de katkı sağlayacağız. İş birliğinin gelecek vadeden alanlarından biri de güvenilir ve düşük karbonlu enerji tedariki için Yüzer nükleer güç santrallerinin kullanılmasıdır. Nükleer teknolojiler, Togo için sosyoekonomik kalkınma ve insanların yaşam kalitesinin artırılması için güçlü bir itici gücü olabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Satsuma Mandalinanın İhracat Yolculuğu Başladı Haber

Satsuma Mandalinanın İhracat Yolculuğu Başladı

Sonbahar ve Kış mevsimlerinde C vitamini deposu olan, soğuk algınlığına karşı kalkan görevi gören, aroması, ince kabuğu ve çekirdeksiz yapısıyla en çok tercih edilen mandalina türü satsumada ihracat zamanı. Satsuma mandalinada ihracat sezonu 19 Ekim 2026 tarihinde başladı. Satsuma mandalinada ihracat sezonunun başlaması nedeniyle satsuma mandalinasıyla uluslararası üne sahip olan İzmir’in Gümüldür beldesinde “Satsuma Mandalina Hasat Töreni” düzenlendi. Balık: “Rekoltede yüzde 10-20 artış bekliyoruz” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, mandalina ihracatından Türkiye’nin 2025 yılında 912 milyon dolar döviz kazandığını, mandalinanın yaş meyve sebze ihracatında lider ürün olduğunu, 2026 yılı mandalina rekoltesinin katma değerli bir şekilde ihraç edilmesi için çaba göstereceklerini dile getirdi. 2026 sezonunda mandalina rekoltesinde yüzde 10-20 artış beklediklerinin altını çizen Balık, “Ege’nin satsuma mandalinası yeni sezonda ihracat yolculuğuna bugün başlıyor. Üreticilerimize ve ihracatçılarımıza hayırlı bir sezon diliyoruz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatından 912 milyon dolar döviz kazanmanın yanında mandalinanın üreticiden paketleme tesislerine, lojistik sektöründen ihracatçı firmalara kadar geniş bir ekonomik zinciri oluşturduğunu kaydeden Balık şöyle devam etti: “Mandalina ihracatında 2025 yılında Irak, 360 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alırken, Rusya Federasyonu 313 milyon dolarla ikinci oldu. Ukrayna 72 milyon dolar, Polonya 23 milyon dolar ve Sırbistan 19 milyon dolarlık mandalina ihracatıyla öne çıkan diğer pazarlar arasında yer aldı. Yeni sezonda önceliklerimiz kalıntı mevzuatına tam uyum, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, gümrük süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi ve ürünlerin uluslararası alıcılara zamanında ve güvenilir biçimde ulaştırılması olacak. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak ihracatçıların rekabet gücünü artırmak için çalıştıklarını belirten Balık, uluslararası fuarlar, ticaret heyetleri ve tanıtım faaliyetleri aracılığıyla Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu pazarlarında yeni fırsatlar oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Uçak: “Mandalina ihracatında pazar çeşitliliği ve katma değer önemli” Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın Ege Bölgesi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını; üreticilerin geçim kaynağı, kıyı ilçelerinin ekonomik hayatının önemli bir unsuru ve bölgenin uluslararası pazarlardaki simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı mandalina ihracatında Ukrayna ve Rusya Federasyonu’nun yaklaşık yüzde 64 paya sahip olduğunu aktaran Uçak, aynı yıl Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Kosova, Karadağ, Bosna-Hersek ve Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkelerine yaklaşık 5 milyon dolarlık mandalina ihraç edildiğini belirtti. Sonbahar ve kış aylarında bağışıklığınızı mandalinayla güçlendirin Mandalinadan meyve suyu, konserve, kurutulmuş meyve, reçel ve marmelat üretilebildiğini; kabuğundan ise esans ve aroma ürünleri elde edilebildiğini hatırlatan Uçak, “Hasat kayıplarının azaltılması ve ürünün farklı biçimlerde değerlendirilmesi hem taze hem de işlenmiş ürün ihracatına katkı sağlıyor. C vitamini ve lif açısından zengin mandalina, sonbahar ve kış aylarında bağışıklığın en doğal destekçilerinden biridir. Günde 2-3 adet mandalina tüketilmesini, okul çağındaki çocuklarımızın beslenme çantalarına mutlaka mandalina konulmasını öneriyoruz. Emeğini toprağa veren üreticilerimize, ürünümüzü dünyaya taşıyan ihracatçılarımıza bereketli ve kazançlı bir sezon diliyorum” diyerek sözlerine son verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, 27 Milyar Dolarlık Tarım Ürünleri İhraç Etti Haber

Türkiye, 27 Milyar Dolarlık Tarım Ürünleri İhraç Etti

Türkiye, 2026 yılının ilk dokuz ayında tarım ürünleri ihracatını yüzde 4 geliştirerek 27,1 milyar dolara taşıdı. Türkiye’nin yıllık tarım ürünleri ihracatı da yüzde 4’lük artışla 37,5 milyar doları aştı. Fındıktan kuru incire, kirazdan levreğe, kuru üzümden una, turşudan Türk somonuna, defneden yumurtaya, narenciye ürünlerinden zeytinyağına uzanan geniş ürün yelpazesiyle dünya pazarlarına ulaşan Türkiye'nin tarımsal ihracatında Ege Bölgesi 7,8 milyar dolara ulaşan yıllık performansıyla yüzde 21 pay alarak öne çıkıyor. Dört iklimin yaşandığı Türkiye, bereketli toprakları, üç tarafını çeviren denizleri sayesinde Avrupa’nın en büyük üreticisi olurken, dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yerini alıyor. Fındık, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, levrek, çipura, defne, kekik ve kiraz gibi ürünlerde dünya çapında zirvede yer alan Türkiye dünya genelinde 175 ülkeye gıda ürünleri ihraç ediyor. Dünya Gıda Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatındaki başarısının ve bu ihracatta Ege Bölgesi’nin liderliğinin altını çizdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, deniz levreği ve çipura ilk üçte 2026 yılının ocak – eylül döneminde Ege Bölgesi’nden 5 milyar 125 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç edildiği bilgisini veren Öztürk, “Çekirdeksiz kuru üzüm 331 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Deniz levreği 258 milyon dolar, çipura 239 milyon dolar, ayçiçeği yağı 174 milyon dolar, soya yağı 147 milyon dolarlık ihracatla ilk beşte gıda ürünlerimiz oldu” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nden 169 ülkeye gıda ürünleri ihraç edildiğini ifade eden Öztürk öne çıkan pazarlar hakkında şu bilgileri verdi: “Amerika Birleşik Devletleri 388 milyon dolarlık tarım ürünler ihracatıyla ilk sırada yer aldı. İkinci basamağın sahibi 357 milyon dolarla İngiltere olurken, Rusya Federasyonu’na 313 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ettik. Bu ülkeleri 300 milyon dolarla İtalya ve 296 milyon dolarla Almanya takip etti.” Gıda ihracatçılarımızı 5 fuara götürüyoruz Ege İhracatçı Birlikleri’nin uzun yıllardır dünyanın en prestijli gıda fuarlarının Türkiye Milli Katılım Organizasyonuna imza attığı bilgisini veren Başkan Öztürk; “Amerika Birleşik Devletleri’nde New York Fancy Food ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarlarına, Japonya’da Foodex Fuarına, Almanya Nünberg’teki Biofach Organik Ürünler Fuarına ve Çin Uluslarararası İthalat Fuarı’nda Türk gıda sektörünü temsil ediyoruz. Dünya’nın en büyük gıda ithalatçısı ABD’de Türk gıda ürünlerinin tüketimini artırmak için Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesini 8 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Bu proje sürecinde ABD’ye gıda ihracatımız 750 milyon dolardan 2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için emek veriyoruz. Bu çabalar sonucunda orta vadede Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolara ulaşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinde Ege Bölgesi’nin yeni hedef 10 milyar dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nin tarım ürünleri ihracatının 2026 yılı sonunda 8 milyar dolara ulaşması için çaba gösterdiklerini aktaran EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir’de kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde üretimin başlamasıyla birlikte orta vadede Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatının 10 milyar dolara çıkmasını öngördüklerini sözlerine ekledi. Ege Bölgesi’nin ihracatta öne çıktığı gıda ürünleri; 2025 yılında Türkiye 570 milyon dolarlık levrek ürünü ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 90’ını oluşturan 511 milyon doları Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Ege Bölgesi, 2025 yılında 453 milyon dolarlık çipura ihraç etti. Bu rakam Türkiye’nin 507 milyon dolarlık çipura ihracatında yüzde 89’luk oranı temsil etti. Türkiye geneli 107 milyon dolarlık alabalık ihraç edilirken, Ege Bölgesi 67 milyon dolarlık ihracatla alabalık ihracatından yüzde 56 pay aldı. Türkiye’nin dünya lideri olduğu turşu ihracatında biber turşuları ve kornişon turşuları öne çıkıyor. 2026 yılının ocak – eylül döneminde Türkiye, 130 milyon dolarlık biber turşusu ihraç ederken, biber turşusu ihracatında 101 milyon dolarını Egeli ihracatçıların imzası vardı. 129 milyon dolarlık kornişon turşusu ihracatının 94 milyon dolarlık büyük dilimini Egeli ihracatçılar dünyanın dört bir tarafına ulaştırdı. Türkiye’nin dünya ikincisi olduğu kuru domates ihracatında da aslan payı Ege Bölgesi’nin oldu. 132 milyon dolarlık kuru domates ihracatında Ege Bölgesi 118 milyon dolarlık büyük dilimle temsil edildi. Türkiye, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 273 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 63’ünü Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Türkiye’nin 82 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 83’e ulaşırken, sofralık zeytin ihracatçıları Türkiye’ye 168 milyon dolar döviz kazandırırken bu ihracatın 88 milyon dolarlık kısmını Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri kazandırdı. Türkiye’nin 2025/26 sezonunda 465 milyon dolarlık kuru üzüm ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 98’lik payı temsil ederken, Egeli ihracatçılar 354 milyon dolarlık kuru incir ihracatında yüzde 80’ine imza atıyor. Türkiye, defne yaprağı kekik ihracatında dünya lideri. Sektörel kaynaklara göre ülkemiz dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70–75'ini, dünya defne ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 90'ını karşılıyor. 2026 yılı Ocak–Eylül döneminde Türkiye'nin kekik ihracatı 80,2 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 76,3 milyon doları Ege İhracatçı Birliklerimiz tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 95’i Ege Bölgesi’nden yapıldı. Aynı dönemde Türkiye'nin defne yaprağı ihracatı 37,9 milyon dolar olurken, Ege İhracatçı Birliklerimizin ihracatı 23,2 milyon dolara ulaştı. Defne yaprağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 61,2 oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ukrayna Sanayisi Siber Saldırganların Hedefinde Haber

Ukrayna Sanayisi Siber Saldırganların Hedefinde

UAC-0099, Ukrayna’daki devlet kurumlarını, finans kuruluşlarını ve medya kuruluşlarını hedef alan bir siber casusluk grubu. Hedefleme kriterlerine dayanarak ESET, grubun Rus çıkarlarıyla uyumlu olduğunu; UAC-0099’un, Ukrayna’daki yıkıcı saldırılarıyla tanınan ve yine Rusya ile uyumlu bir başka grup olan Sandworm için ilk erişim aracısı olarak hareket edebileceğini düşünüyor. MATCHBOIL’i analiz eden ESET araştırmacısı Fernando Tavella yaptığı açıklamada şunları paylaştı: “Kötü amaçlı yazılım, hedefli oltalama e-postalarındaki kötü amaçlı bağlantılar aracılığıyla dağıtılıyor. Bağlantıya tıklandığında, kurbanın bilgisayarına MATCHBOIL’i indirip çalıştıran bir VBScript dosyası yükü içeren bir arşiv dosyası indirilir. MATCHBOIL, tek seferlik bir indiriciden her iki dakikada bir C&C sunucusuyla iletişim kurabilen bir indiriciye dönüşmüştür; 2025 yılının sonlarında UAC-0099, kullanıcı yükü çalıştırdığında görünen bir grafik kullanıcı arayüzü eklemiştir. Bu arayüz, 2026 yılının başlarında daha az dikkat çeken bir versiyona dönüştürülmüştür.” UAC-0099, C&C sunucularını barındırmak için BitLaunch gibi sanal özel sunucuları ve bunları gizlemek için Cloudflare gibi bulut hizmetlerini kullanıyor. Bu sunucular hem HTTP hem de HTTPS kullanıyor. MATCHBOIL, ilk olarak Ağustos 2025’te CERT-UA tarafından belgelenmiş olsa da ESET araştırmaları, yazılımın en azından 2024 yılından beri geliştirilmekte olduğunu gösteriyor. ESET Araştırma ekibinin analiz ettiği kötü amaçlı yazılımın en eski sürümleri Nisan 2024’e, en yenileri ise Nisan 2026’ya aittir; indiricinin her yeni sürümü bir öncekinden daha gelişmiştir. ESET’in telemetri verilerinde tespit ettiği MATCHBOIL siber casusluk saldırılarının tüm kurbanları, Ukrayna’da çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren kuruluşlardı. Temmuz-Ağustos 2025 arasında ESET, birçok ulaştırma şirketinde bu indiricinin örneklerini tespit etti. Aynı yılın Aralık ayında ise bir imalat şirketinde görüldü. Daha sonra, Haziran 2026’da ESET telemetri verileri, bu kez enerji sektöründeki bir şirkette yeni MATCHBOIL örneklerini kaydetti. ESET Research’ün Nisan 2024’ten Nisan 2026’ya kadar MATCHBOIL örnekleri üzerinde yaptığı inceleme, kod düzeyindeki yapıdan .NET Reactor gizleme aracının kullanımına kadar birçok değişikliği ortaya çıkardı; bunların tümü nispeten kısa bir sürede hayata geçirildi. Bu durum, UAC-0099 operatörlerinin indirme aracını geliştirmeye büyük ilgi duyduklarını göstermektedir; bu ilgi, yalnızca güvenlik çözümleri tarafından tespit edilmekten kaçınmakla kalmayıp, gelecekteki saldırılarda araç setlerinin önemli bir parçası olarak kullanmak amacıyla da ortaya çıkmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege’den Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatı 9 Ayda 1,5 Milyar Doları Aştı Haber

Ege’den Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatı 9 Ayda 1,5 Milyar Doları Aştı

Son çeyrek asırda ihracat performansıyla öne çıkan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, Ege Bölgesi’nin ihracatındaki ağırlığını artırıyor. Ağustos ayında son 12 aylık ihracatı ilk kez 2 milyar dolar barajını aşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, eylül ayında gerçekleştirdiği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliği arasında ilk kez ayın ihracat lideri oldu. Birlik, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artırarak 1 milyar 313 milyon dolardan 1 milyar 509 milyon dolara çıkardı ve yeni bir rekora imza attı. “Hedefimiz zirveye demir atmak” Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde ilk kez en fazla ihracat gerçekleştiren birlik olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, sektörün 25 yıllık dönüşümüne dikkat çekti. Demir, “2001 yılında 50 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde son sırada yer alan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörümüz, bugün 2 milyar doların üzerinde ihracat hacmine ulaşan bir yapıya kavuştu. 2001 yılında Ege İhracatçı Birlikleri’nin toplam ihracatında yüzde 1,8 pay alıyorken günümüzde yüzde 15,3’e ulaştık. Bu başarı, üretim gücümüzün, ihracatçılarımızın girişimciliğinin ve uluslararası pazarlardaki rekabetçiliğimizin sonucu. Eylül ayında elde ettiğimiz liderlik önemli bir kilometre taşı. Ancak hedefimiz zirveye çıkmakla yetinmeyip zirveye demir atmak. Bu başarıya katkı sağlayan tüm ihracatçılarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu. İhracatın lokomotifi su ürünleri Su ürünleri sektörünün ihracatın lokomotifi olmayı sürdürdüğünü belirten Demir, 2026 yılının ocak-eylül döneminde su ürünleri ihracatının 1 milyar 222 milyon dolara ulaştığını söyledi. Su ürünlerinin Birliğin toplam ihracatındaki payının yüzde 81'e yükseldiğini kaydeden Demir, levrek, çipura ve Türk somonunun uluslararası pazarlardaki güçlü konumunun ihracat performansına önemli katkı sağladığını vurguladı. Levrek ihracatı 531 milyon dolara ulaştı Türkiye’nin levrek ve çipura üretimi ile ihracatında dünya birincisi konuma geldiğini belirten Demir, Egeli ihracatçıların bu iki üründe göz kamaştırıcı başarıya imza attıklarını ifade etti. Demir, “2026 yılının ocak-eylül döneminde levrek ihracatımız yüzde 25 artışla 424 milyon dolardan 531 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin toplam 596 milyon dolarlık levrek ihracatının yüzde 89’unu Egeli ihracatçılarımız gerçekleştirdi. Çipura ihracatımız da 390 milyon dolara ulaşırken Türkiye’nin toplam çipura ihracatının yüzde 86’sını karşıladık. Türk somonu ihracatımız ise yüzde 24 artışla 176 milyon dolardan 216 milyon dolara çıktı” dedi. Yumurta ihracatında yüzde 79 artış Su ürünlerinin yanı sıra diğer ürün gruplarında da ihracat artışlarının yaşandığını belirten Demir, “Yumurta ihracatımız 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 79 artışla 71 milyon dolardan 128 milyon dolara yükseldi. Böylece yumurta, su ürünlerinin ardından en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ürün gruplarından biri oldu. Aynı dönemde kanatlı sektörümüz 93 milyon dolar, süt ürünleri sektörümüz 27 milyon dolar, bal sektörümüz 10,6 milyon dolar, diğer ürün gruplarımız ise 24 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Tüm ürün gruplarımızın katkısıyla ihracatımızı 2027 yılında 2,3 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu. Rusya’ya su ürünleri, İtalya’ya yumurta, Irak’a kanatlı ürünleri ihraç ettik Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin su ürünleri ihracatında ilk sırayı 182 milyon dolarla Rusya Federasyonu alırken, Yunanistan, İtalya’yı geçerek 179 milyon dolarla ikinci sıraya yerleşti. İtalya ise, 175 milyon dolarlık Türk balıkları talebiyle listedeki güçlü konumunu korudu. Yumurta ihracatında İtalya 26 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, Polonya’ya yumurta ihracatı yüzde 704’lük rekor artışla 2 milyon 2,7 milyon dolardan 22 milyon dolara fırladı ve zirve ortağı oldu. Yumurta ihracatında üçüncü büyük pazar Birleşik Arap Emirlikleri’ne 17,8 milyon dolarlık yumurta ihraç edildi. Kanatlı ürünleri ihracatında Irak 14,8 milyon dolarla listenin birinci sırasında yer alırken, süt ürünleri ihracatımızda 3,3 milyon dolarlık tutarla Kıbrıs Türk Cumhuriyeti öne çıktı. Bal ihracatının zirvesinde 5,5 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orzax, Kazakistan'da Bilim Dünyasını Buluşturdu Haber

Orzax, Kazakistan'da Bilim Dünyasını Buluşturdu

Orzax, 6-10 Ekim 2026 tarihleri arasında Kazakistan’ın Almatı şehrinde düzenlenen Türk Dünyası ve Avrasya Kadın Sağlığı Toplantısı kapsamında beş ülkeden 250’yi aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Türk Jinekoloji ve Obstetri Vakfı (TJOV), Kazakistan Üreme Tıbbı Derneği ve Kazakistan Cinsel ve Üreme Sağlığı Derneği iş birliğiyle InterContinental Almaty Otel’de gerçekleştirilen toplantıda, kadın sağlığının farklı dönemlerine ilişkin güncel bilimsel gelişmeler ve klinik yaklaşımlar değerlendirildi. Beş ülke bilimsel iş birliği için bir araya geldi Türkiye’nin sağlık alanındaki bilimsel birikimi ve klinik deneyimini bölge ülkeleriyle buluşturan toplantıda, beş ülkeden sağlık profesyonelleri kadın sağlığına ilişkin güncel araştırmaları ve klinik deneyimlerini paylaştı. Orzax’ın Kazakistan’daki faaliyetleriyle de desteklenen bilimsel iletişimin, ülkeler arasındaki mevcut iş birliklerini güçlendirmesi ve gelecekte gerçekleştirilecek ortak bilimsel çalışmalara zemin hazırlaması hedeflendi. Orzax’tan Orta Asya’ya bilimsel iş birliği ve yatırım vurgusu 8 Ekim’de gerçekleştirilen açılış programında Türk Jinekoloji ve Obstetri Vakfı adına Prof. Dr. Süleyman Salman, Kazakistan Üreme Tıbbı Derneği’nden Prof. Dr. Vyacheslav Lokshin, Dr. Sholpan Sarmuldayeva, Dr. Galina Grebennikova ve Orzax Uluslararası Pazarlar Direktörü Neslihan Hotoğlu konuşma yaptı. Açılışta konuşan Orzax Uluslararası Pazarlar Direktörü Neslihan Hotoğlu, şirketin sağlık alanındaki sorumluluğunu ürün geliştirmenin ötesinde ele aldıklarını belirterek şunları söyledi: “Orzax olarak, gıda takviyesi çözümlerimizle insanların daha sağlıklı, daha kaliteli ve daha uzun bir yaşam sürmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımın önemli bir parçası da bilimi, sağlık profesyonellerini ve farklı ülkeleri ortak bir vizyonda buluşturmak. Bu toplantı, son bir yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz dördüncü uluslararası bilimsel organizasyonumuz. Her buluşmada bilginin paylaşıldıkça büyüdüğünü ve sınırları aşan güçlü iş birliklerine dönüştüğünü görüyoruz.” Orta Asya’nın Orzax için stratejik önemine de dikkat çeken Hotoğlu, bölgedeki faaliyetlerini yalnızca satış ve pazarlamayla sınırlı görmediklerini; üretim, lojistik, bilimsel iş birlikleri ve teknoloji transferini kapsayan bütüncül bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Orzax’ın uzun yıllara dayanan Ar-Ge çalışmalarıyla kendi biyoteknolojisini geliştirdiğini ve bu altyapıyı biyoteknolojik ilaç geliştirme alanına taşımayı hedeflediğini belirten Hotoğlu, Türkiye’den bilgi ve teknoloji transferiyle Orta Asya’da hayata geçirilecek üretim yatırımının temellerinin bu yıl atıldığını aktardı. Hotoğlu, söz konusu yatırımın Orzax’ın bölgeye yönelik uzun vadeli yaklaşımının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Kadın sağlığında güncel klinik yaklaşımlar ele alındı TJOV Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. Adnan Budak'ın oturum başkanlığını da üstlendiği programda, Türkiye, Kazakistan ve Rusya'dan uzman hekimler beş bilimsel oturumda bir araya gelerek gebelik, üreme sağlığı, metabolik hastalıklar, hormonal denge ve menopoz konularını güncel veriler ve klinik deneyimler ışığında ele aldı. Türkiye'den Prof. Dr. Dilek Şahin gebelikte demir ihtiyacı ve desteğinin anne ile fetüs sağlığına etkilerini, Prof. Dr. Nuray Yazıhan yaşam dönemlerinde beslenmenin rolünü multidisipliner bir yaklaşımla, Prof. Dr. Pınar Özcan gebelik öncesinde oosit, endometrium ve sperm kalitesinin optimizasyonunu, Prof. Dr. Keziban Doğan ise Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) ile metabolik disfonksiyon ilişkisini anlattı. Kazakistan'dan Dr. Sholpan Sarmuldayeva üreme sağlığında mikro besin ögesi eksiklikleri ve sağlıklı gebelikte beslenme desteğini, Dr. Liliya Baimurzayeva ÜYTE sonrası gebeliklerde risk yönetimi ve beslenme desteğini, Dr. Sholpan Karibayeva tüp bebek ve ÜYTE süreçlerinde kişiye özel tedavi yaklaşımlarını sundu. Rusya'dan Dr. Maria Prokhorova oksidatif stresin kadın ve erkek fertilitesine etkilerini, Dr. Anastasia Rybina metabolik sendromun fertilite ve gebeliğe etkileri ile vitamin ve mikro besin ögelerinin rolünü, Dr. Valeria Nekhorosheva ise obezite ve insülin direncinde gebelik riskleri, klinik yönetim ve beslenme desteğini paylaştı. Programda ayrıca Dr. Galina Grebennikova üreme çağından menopoza hormonal dengeyi ve modern klinik yaklaşımları, Dr. Assel Dzhaimbetova ise menopozal geçiş ve sağlıklı longevity konusunu ele aldı. Uluslararası bilimsel iş birliğine katkı Farklı ülkelerden sağlık profesyonellerini bir araya getiren toplantıda, klinik deneyimlerin paylaşılması ve kadın sağlığı alanındaki uluslararası bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesi hedeflendi. Orzax, Kazakistan'daki faaliyetleri ve uluslararası bilimsel organizasyonlara verdiği destekle sağlık profesyonelleri arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımına katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Düzenlediği Uluslararası Balıkçılık Turnuvası’nın 4’üncüsü Yapıldı  Haber

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Düzenlediği Uluslararası Balıkçılık Turnuvası’nın 4’üncüsü Yapıldı 

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Uluslararası Balıkçılık Turnuvası, Rusya’nın Tver Bölgesi’nde bulunan Udomlya şehrinde gerçekleştirildi. Turnuvaya, Rosatom’un nükleer enerji alanında projesi bulunan ve proje hazırlığı olan 11 partner ülkeden 22 amatör sporcu ile 28 gazeteci ve uzman katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Bangladeş, Belarus, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Malezya, Özbekistan ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nden de katılımcıların yer aldığı etkinlikte, Kalinin Nükleer Güç Santrali’nin çevre koruma ve radyasyon kontrol servisi temsilcileri de görev aldı. Turnuva kapsamında tutulan balıkların tartımı sırasında özel ekipmanlarla dozimetrik kontrol gerçekleştiren uzmanlar, bölgedeki balıkların güvenli olduğunu teyit etti. “En Büyük Balık” kategorisinde 1 kilo 700 gram ağırlığında bir sudak yakalayan Malezya takımı birinci oldu. Macaristan takımı “Mücadele Ruhu” kategorisinde ödüle layık görülürken, Rusya’yı temsil eden takım ise Udomlya Gölü’nde yaşayan en fazla balık türünü yakalayarak “En Büyük Av” kategorisinin kazananı oldu. Turnuva programı kapsamında katılımcılar için Kalinin NGS’ye teknik gezi düzenlendi. Konuklar, 3. ve 4. Güç Ünitelerinin makine dairelerini ve ünite kontrol odalarını ziyaret etti, soğutma kulelerini inceledi ve santralde görev yapan mühendislerle bir araya geldi. Etkinlik katılımcıları için ayrıca Moskova’daki Halk Ekonomisi Başarıları Sergisi VDNH’de bulunan Atom Müzesi’nin yanı sıra NGS’nin bulunduğu bölgedeki tarihi mekanları ve Udomlya Yerel Tarih Müzesi’ni kapsayan zengin bir kültür programı düzenlendi. Rosatom Uluslararası Ağı Özel Kuruluşu İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aleksandra Yustus, turnuvaya ilişkin şunları söyledi: “Uluslararası Balıkçılık Turnuvası, nükleer enerjinin çevreyle uyumunu ortaya koymamıza imkân sağlayan Rosatom’un öncü bilgilendirme etkinliklerinden biri haline geldi. Yabancı konuklarımız, nükleer güç santrallerinin çevre üzerinde olumsuz bir etki oluşturmadığını, aksine bulundukları bölgelerin gelişimine katkı sağlayan önemli bir unsur olduğunu kendi gözleriyle görebiliyor. Bu tür etkinlikler aynı zamanda Rosatom’un açıklık ilkesini ortaya koyuyor ve kendi nükleer projelerini hayata geçirmeye başlayan ülkelerde yaşayan insanlarla güvene dayalı bir diyalog kurulmasına katkı sağlıyor.” Kalinin NGS Başmühendisi Ruslan Alıyev ise şunları kaydetti: “Çok sayıda ülkeden temsilcinin nükleer güç santralimizin faaliyetlerini yakından tanımak, kullanılan teknolojilerin güvenliğini yerinde görmek ve işletmenin çevre koruma çalışmalarına ilişkin ayrıntılı bilgi edinmek amacıyla bölgemize gelmesi nedeniyle bu etkinliğe ev sahipliği yapmak Kalinin NGS için büyük bir onur olduğu kadar önemli bir sorumluluktu.” Türkiye’yi turnuvada temsil eden balıkçılardan Veli Bıçak da, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Turnuva bizim için oldukça keyifli geçti. Biz normalde deniz balıkçılığı yapıyorduk, turnuva ile ilk kez bir tatlı su gölünde balık tutmak bizim için farklı bir tecrübe oldu. Özellikle de bu suyun bir nükleer santralin soğutma sisteminde kullanılıyor olması bizim açımızdan çok ilgi çekiciydi. Bununla birlikte, santralin bölgenin ekosistemi üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunmadığını hem yarışma sırasında yaptığımız gözlemlerle hem de yakalanan balıklar üzerinde gerçekleştirilen dozimetrik analizlerin sonuçlarıyla bizzat görme fırsatı bulduk. Şehrin sakinliği, insanların birbirine saygısı ve kurallara uyumu da dikkatimizi çekti. Seyahatimizin başından sonuna kadar çok iyi ağırlandık. Bu güzel organizasyon için Rosatom’a çok teşekkür ediyorum.” Turnuvada Türkiye’yi temsil eden bir diğer balıkçı Hasan Artırık ise turnuvaya davet edilmekten dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek şunları kaydetti: “Konaklamadan etkinliklere kadar programın her aşamasından memnun kaldık. Daha önce denizde edindiğimiz balıkçılık deneyimini bu kez nükleer santral çevresindeki bir gölde değerlendirme fırsatı bulduk. Alışık olmadığımız coğrafya ve hava koşulları bizi biraz zorladı. Özellikle göl üzerindeki sis, turnuvanın aklımızda kalan anlarından biri oldu. Bu koşullarda balık tutmak bize yeni beceriler kazandırdı. Program kapsamında Kalinin Nükleer Güç Santrali’ni de ziyaret ettik. Santralin mühendisliği, inşaatı ve mimarisinin yanı sıra uygulanan güvenlik önlemleri de bizi etkiledi. Bu ziyaret ile Kalinin NGS sahasındaki çalışma disiplinin yüksek seviyede olduğunu açıkça gözlemleme fırsatı bulduk. Faaliyette olan bir nükleer güç santralinin hemen yakınında böylesine gelişmiş bir şehir görmek de bizim için oldukça dikkat çekiciydi. Ülkemizde Akkuyu NGS’nin inşa ediliyor olmasından gurur duyduk. Akkuyu NGS işletmeye alındığında da bulunduğu bölgeye benzer şekilde olumlu katkılar sağlamasını içtenlikle temenni ediyoruz.” Kalinin NGS, çevre üzerindeki etkilere ilişkin belirlenen standartlara uyulması ve sucul biyolojik kaynakların korunması da dahil olmak üzere çevresel gerekliliklerin yerine getirilmesine yönelik çalışmaları düzenli olarak sürdürüyor. Santral yalnızca 2025 yılında dört ayrı balıklandırma çalışması gerçekleştirdi. Pesvo ve Udomlya göllerindeki balık stoku yaklaşık 740 ton seviyesinde bulunuyor. Kalinin NGS ayrıca 2025 yılı sonuçlarına göre Rosatom işletmeleri arasında her yıl düzenlenen “Nükleer Sektörün Çevresel Açıdan Örnek Kuruluşu” yarışmasında birincilik elde etti. Çevresel izleme sonuçları, Kalinin NGS’nin bulunduğu bölgede çevresel dengenin korunduğunu ortaya koydu. İşletmenin yüzey ve yer altı suları, toprak, atmosferin bileşimi ve radyasyon seviyesi de dahil olmak üzere çevresel unsurlar üzerindeki etkisi asgari düzeyde bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İTF 2026’da Turizmin Geleceği ve Hedefler Masaya Yatırıldı Haber

İTF 2026’da Turizmin Geleceği ve Hedefler Masaya Yatırıldı

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TTYD) resmi iş ortağı olduğu İstanbul Turizm Fuarı (İTF 2026), 24–25 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. 30’a yakın ülkeden 300 civarında uluslararası turizm profesyonelinin katıldığı fuarda, sektör paydaşları bir araya gelerek B2B iş görüşmeleri yaptı. "Sektör Paydaşlarımızı Bir Araya Getiren Değerli Bir Organizasyon" Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TTYD Başkanı Oya Narin, "Paydaşı olmaktan memnuniyet duyduğumuz İstanbul Turizm Fuarı, küresel turizm aktörlerini, otelleri ve acenteleri buluşturan önemli bir platform niteliğindedir. Başarılı bir organizasyonla sektör paydaşlarımızı bir araya getiren fuarımızın önümüzdeki yıllarda uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz" dedi. “Türkiye OECD’de En Çok Büyüyen 4. Destinasyon Oldu” Küresel dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin güçlü altyapısı ve yüksek hizmet kalitesiyle öne çıktığını belirten Narin, şu verileri paylaştı: “OECD Başarısı: Türkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını %21 artırarak OECD ülkeleri arasında en fazla büyüyen 4. destinasyon oldu. 2026 İlk Yarı Sonuçları: Yılın ilk 6 ayında 25,7 milyon ziyaretçi ağırlanırken 25,7 milyar dolar turizm geliri elde edildi. Bu dönemde Rusya’dan 2,65 milyon, Almanya’dan 2,44 milyon ve İngiltere’den 1,58 milyon turist ağırlandı. Harcamalarda Artış: Turist başına gecelik harcama 106 dolardan 109 dolara, yabancı ziyaretçilerin gecelik harcaması ise 122 dolara yükseldi.” Oya Narin, rekabetin ucuzluk üzerinden değil; hizmet kalitesi, kültür, doğa ve gastronomi zenginliği üzerinden yürütüldüğünü belirterek, "Jeopolitik gerilimlerin ve genel savaş durumlarının 2027 yılında azalmasını ümit ediyoruz. Bu durumun küresel seyahat iklimine olumlu yansımalarıyla birlikte 2027’de sektörümüzde daha da güçlü bir dönem yakalayacağımıza inanıyoruz" ifadesini kullandı. Nitelikli İstihdam ve İç Pazarın Stratejik Rolü Sektörün sürdürülebilirliği açısından maliyet dengesi ve insan kaynağının kritik önem taşıdığına değinen Narin, gençlerin turizm sektörüne yeniden kazandırılmasının ve nitelikli iş gücünün korunmasının önemine dikkat çekti. İç pazarın da dış dalgalanmalara karşı sektörü dengeleyen stratejik bir unsur olduğunu vurgulayan Narin, yerli turistlerin seyahat harcamalarının 2025’te %32,4 artarak 555 milyar lirayı aştığını, bu güçlü seyrin 2026’da da devam ettiğini kaydetti. TTYD, fuar boyunca 14 numaralı standında farklı ülkelerden yatırımcıları ve sektör profesyonellerini ağırlayarak iş birliği temaslarını sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şeftali-Nektarin İhracatı 400 Milyon Dolara Koşuyor Haber

Şeftali-Nektarin İhracatı 400 Milyon Dolara Koşuyor

Türkiye, 2025 yılının ilk sekiz aylık döneminde 82 bin 375 ton şeftali-nektarin ihraç etmişken, 2026 yılının aynı döneminde 184 bin 356 ton şeftali-nektarin ihracatına imza attı. Şeftali-nektarin ihracatı miktar bazında yüzde 124, döviz getirisinde yüzde 134’lük artış yakaladı. Şeftali-nektarin ihracatı 2026 yılında yakaladığı ihracat başarısıyla domates, biber ve limon ihracatını geçerek yaş meyve sebze ihracatı kategorisinde mandalinanın ardından ikinci sıraya tırmandı. 2026 yılının ocak – ağustos döneminde şeftali ihracatı 154,2 milyon dolar olurken, nektarin ihracatının 189,2 milyon dolar olarak kayıtlara geçtiği bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 60 ülkeye şeftali, 58 ülkeye nektarin ihraç ettiklerini dile getirdi. 2025 yılında şeftali ve nektarin üretiminin soğuk hava koşullarından olumsuz etkilendiğini paylaşan Balık, “2026 yılında güzel bir sezon geçiriyoruz. 1 milyon tonun üzerinde rekoltemiz oluştu. Sezona 250 milyon dolar ihracat hedefiyle girmiştik. Şimdiden hedefimizi geçtik. Sezonu 400 milyon doların üzerinde ihracatla kapatacağımızı öngörüyoruz” şeklinde konuştu. Şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsüyüz Şeftali ve nektarin ihracatında rekolte artışına rağmen ortalama ihraç fiyatının dolar bazında yüzde 4 artmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye şeftali üretiminde son 22 yılda büyük gelişim gösterdi. 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretimimiz 25 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştı ve üretimde dünya üçüncülüğüne yükseldik. Şeftali ve nektarin üretimimiz 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilemişti. 2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltemiz tekrar 1 milyon tonun üzerine çıktı. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatımız bu sene büyük gelişim gösterdi. Şeftali ve nektarin ihracatında yeni hedefimiz 500 milyon doları aşmak olacak.” Türkiye’nin şeftali ve nektarin ihracatını Rusya ve Irak domine etti. Şeftali ihracatında Irak, 72,5 milyon dolarla zirvede yer alırken, Rusya Federasyonu’na 65,5 milyon dolarlık şeftali ihraç ettik. Ukrayna ve Romanya 3,5 milyon dolarlık Türk şeftalisi talep ettiler. Nektarin ihracatında Rusya Federasyonu 97 milyon dolarlık ihracatla Türk nektarinini en çok talep eden ülke olurken, Irak’a 69 milyon dolarlık nektarin ihraç edildi. Bu ülkeleri 6,8 milyon dolarla Romanya ve 5,2 milyon dolarla Ukrayna takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.