Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rusya

Kapsül Haber Ajansı - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3’e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı. V. İbrahim Aracı: “Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor” İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA’s World of Private Label Fuarı 2026’nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye'nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz.” Mayıs ayında en çok “mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler” ihracatı gerçekleştirildi Mayıs ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler 960 milyon 95 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 872 milyon 781 bin dolarlık ihracatla plastikler ve mamulleri ihracatı yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 204 milyon 566 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘organik kimyasallar’ ve ‘yıkama müstahzarları’ oldu. İspanya mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke 273 milyon dolar ile İspanya oldu. Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke İspanya, İtalya, Hollanda, Fas, ABD, Almanya, Romanya, Ukrayna, Rusya ve İngiltere oldu. Mayıs ayında ilk 20 ülke arasında en çok artış yüzde 204,81 ile Fas’ta oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerin Zamanında Ödeme Performansında 2025 Yılında Sınırlı İyileşme   Haber

Şirketlerin Zamanında Ödeme Performansında 2025 Yılında Sınırlı İyileşme  

Önceki yıllarda olduğu gibi en yüksek ödeme performansına mikro ve küçük ölçekli şirketlerin sahip olduğunun ortaya konduğu rapora göre, tüm ülkeler arasında en iyi ödeme performansına yüzde 94,9 ile Danimarka sahip olurken, en kötü performansı yüzde 19,2 ile Bulgaristan gösterdi. Türkiye’de şirketlerin zamanında ödeme oranı ise 46,4’e yükseldi. Şirketlerin “Kredi Yaşam Döngüsü”nün her aşamasına yönelik gelişmiş, bütünleşik ve katma değerli çözümler sunan CRIF ile dünyanın en büyük ticaret alacak verisi platformu Dun & Bradstreet iş birliği ile hazırlanan “Global Payment Study 2026” raporu yayımlandı. Rapor, artan jeopolitik riskler ve gümrük tarifelerine ilişkin belirsizliklere rağmen 2025 yılında şirketlerin ödeme disiplininde küresel ölçekte sınırlı bir iyileşme yaşandığına işaret ediyor. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 39 ülkeyi kapsayan rapora göre, dünya genelinde şirketlerin zamanında ödeme ortalaması 2025 yılında, bir önceki yıla göre 1,5 puanlık artışla yüzde 54’e yükseldi. “Global Payment Study 2026” rapor, dünya genelinde şirket ölçeklerine göre ödeme performansında belirgin farklılıklar yaşandığına işaret ediyor. Rapora, tüm ülkelerde en yüksek ödeme performansına önceki yıllarda olduğu gibi mikro ve küçük ölçekli şirketlerin sahip olduğunu ortaya koydu. Mikro ve küçük ölçekli şirketlerde daha yüksek seyreden zamanında ödeme disiplini, şirket ölçeği büyüdükçe zayıflıyor. “Global Payment Study 2026” raporuna göre, 2025 yılında 39 ülkeden 22’sinin zamanında ödeme performansı yüzde 50’nin üzerine çıkarken, 17 ülkede bu oran yüzde 50’nin altında kaldı. Danimarka ödeme disiplininde zirveyi bırakmadı Dun & Bradstreeet’in dünya genelinde 600 milyondan fazla şirketi kapsayan Trade programı ve CRIF işbirliği ile hazırlanan raporda, ülkeler bazında 2025 dönemine ait ödeme davranışları analiz edilerek değişim trendleri değerlendirildi. Global Payment Study 2026 raporuna göre, yüzde 94,9 zamanında ödeme oranı ile Danimarka, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da 39 ülke arasında en iyi ödeme performansına sahip ülke oldu. Söz konusu ülkeler arasında zamanında ödeme konusunda en kötü performansı ise yüzde 19,2 ödeme oranıyla Bulgaristan gösterdi. “Global Payment Study 2026” raporu kapsamında Türkiye’nin de içerisinde yer aldığı 25 Avrupa ülkesinin ödeme performansı incelendi. Kuzey Avrupa ülkeleri yüzde 65,2 zamanında ödeme performansıyla dünya ortalamasının üzerinde yer alırken, Güney Avrupa ülkeleri ise yüzde 42,8 oranıyla ortalamanın belirgin şekilde altında kaldı. Rapora göre, Avrupa’da 2025 yılında en iyi ödeme performansına sahip olan Danimarka’yı yüzde 86,6 ile Polonya takip etti. Ukrayna ile savaşın etkilerine rağmen Rusya, yüzde 80,9 ile zamanında ödemede 39 ülke arasında en iyi performans gösteren dördüncü ülke oldu. 25 Avrupa ülkesi arasında zamanında ödemede yüzde 20,2 ile Portekiz en kötü performans gösteren ikinci ülke olurken, onu yüzde 34,1 ile Yunanistan izledi. Türkiye’de zamanında ödemeler 4,5 puan arttı Enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikalarının sürdürüldüğü Türkiye’de şirketlerin zamanında ödeme performansı 2025 yılında bir önceki yıla göre 4,5 puan artarak yüzde 46,4’e yükseldi. Bu artışla Türkiye zamanında ödeme konusunda içerisinde yer aldığı Güney Avrupa ülkeleri ortalamasını üzerinde bir performans sergilerken, dünya ortalamasının altında kaldı. Asya’nın zamanında ödeme lideri Tayland oldu Asya Bölgesi’nde analizi yapılan dokuz ülke içerisinde 2025 yılında en yüksek zamanında ödeme oranına sahip ülke yüzde 74,8 ile Tayland oldu. Geçen yıl zamanında ödeme performansını bir önceki yıla göre 20,4 puan artıran Tayland’ı yüzde 72,4 ile Tayvan ve yüzde 61,2 ile Filipinler takip etti. Asya ülkeleri arasında 2024 yılında zamanında ödemede zirvede olan Filipinler, 2025 yılında 20 puanın üzerinde gerileme ile zamanında ödeme performansında en fazla kayıp yaşayan ülke oldu. Rapor, Hindistan, Filipinler ve Çin’de ödemelerdeki gecikmelerin birçok sektörde yapısal bir sorun haline geldiğini ortaya koyuyor. ABD dünya ortalamasının üzerinde Kuzey Amerika’da değerlendirmeye Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika katıldı. Analiz edilen üç ülke arasında Amerika Birleşik Devletleri yüzde 60,3 oranında zamanında ödeme oranı ile dünya ortalamasının üzerinde performans gösteren tek ülke oldu. Kanada yüzde 42,3 ve Meksika yüzde 32,1 düşük seviyelerde kaldı. ABD pazarında makroekonomik baskılara rağmen ödeme direncinin korunduğunu ortaya koyan veriler, 2023-2025 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde, özellikle Meksika’da ödemeler konusunda yapısal bir bozulmaya işaret ediyor. İki ülkenin analize dahil edildiği Okyanusya Bölgesi’nde 2025 yılı itibarıyla Yeni Zelanda yüzde 83,1, Avustralya ise yüzde 68,9 zamanında ödemede yüzde 54 olan dünya ortalamasının üzerinde performans gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Limon İhracatı 500 Milyon Dolara Koşuyor Haber

Türkiye’nin Limon İhracatı 500 Milyon Dolara Koşuyor

Limon ihracatında 5.sırada yer alan Türkiye, 2024 yılında 578 bin ton limon ihraç etmişken, 2025 yılında limon ihracatı miktar bazında yüzde 38’lik azalışla 361 bin tona geriledi. Türkiye’nin limon ihracatı iklim krizinin etkileriyle miktar bazında düşerken, ihracat geliri yüzde 13’lük artışla 357 milyon dolardan 402,5 milyon dolara tırmandı. Balık: Limonu daha katma değerli ihraç ettik Limon ihracatı miktar bazında yüzde 38 düşerken, döviz getirisinin yüzde 13 artmasını değerlendiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, bu artışın altında limon ihraç fiyatının dolar bazında yüzde 80 artışının yattığını, Türk limonunun daha katma değerli ihraç edildiğini dile getirdi. Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 3 milyar 703 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatının yüzde 11’nin limon ihracatından olduğunu vurgulayan Başkan Balık, “Türkiye’de üretilen 58 milyon ton yaş meyve sebzenin ortalama yüzde 7’sini ihraç edilirken, limon üretimimizin yüzde 33’ü ihraç ediliyor. Limon ihracatımızdaki artış 2026 yılının ocak – nisan döneminde de sürdü. Limon ihracatımız yüzde 18’lik artışla 165 milyon dolardan 195 milyon dolara çıktı. 2026 yılı sonunda limon ihracatında 500 milyon doları aşmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye’nin limon ihracatı 22 yılda 2,5 kat arttı Türkiye’nin limon ihracatının 2002 yılında 230 bin ton seviyesindeyken, 2024 yılında 577 bin tona kadar yükseldiğini paylaşan Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “Limon ihracatımız 22 yılda 2,5 kat arttı. 2026 yılı rekoltesiyle ilgili konuşmak için erken olmakla birlikte 2025 yılından daha yüksek bir rekolte bekliyoruz. Limon ihracatındaki artışımızın ilerleyen yıllarda artarak orta vadede 1 milyar doları görecektir.” Limon ihracatında Irak, Rusya ve Romanya zirvede yer aldı Limon ihracatında öne çıkan ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılında en çok limon ihraç ettiğimiz ülkeler 161,5 milyon dolarla Irak, 81 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 23,7 milyon dolarla Romanya oldu. 2026 yılının ocak – nisan döneminde de sıralama değişmedi. Irak 64,5 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korurken, Rusya’ya limon ihracatı yüzde 62’lik artışla 30,6 milyon dolardan 50 milyon dolara yükseldi ve ikinci sıradaki yerini sağlamlaştırdı. Üçüncü sırada 14,5 milyon dolarlık ihracatla Romanya yer aldı” ifadelerini kullandı. Limon 2026 yılının ocak – nisan döneminde 195 milyon dolarlık ihracat performansıyla; mandalina, domates ve biberden sonra en çok ihraç ettiğimiz dördüncü yaş meyve sebze ürünü oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Şeftali ve Nektarinde 250 Milyon Dolar İhracat Hedefi Koydu Haber

Türkiye Şeftali ve Nektarinde 250 Milyon Dolar İhracat Hedefi Koydu

“Şeftali Hasat Töreni”ne İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk Tarım ve Orman İlçe Müdürü Mustafa Acargil, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Sadık Demircan, Tolga Selim Kağan, Muhammet Elçiboğa, Denetim Kurulu Üyesi Recep Çöpten katıldı. Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsü olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretiminin 22 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştığını vurguladı. Şeftali ve nektarin ihracatında dünyanın zirvesini hedefliyoruz Şeftali ve nektarin üretiminin 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilediğini paylaşan Balık, “2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatıyla dünya ikincisi olmuştuk. 2024 yılında rekoltedeki düşüşle uyumlu olarak 160 milyon dolara gerilemiştik. 2026 yılında rekoltedeki artışla birlikte ihracatta tekrar 250 milyon dolar bandına çıkmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Şeftali ve nektarin 2025’te yaş meyveler arasında en çok ihraç edilen ikinci ürün oldu İzmir’in, Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde önde olan illerinden biri olduğunun altını çizen Türkiye Meyve Sebze ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, şeftali ve nektarinin yaş meyve ürünleri arasında nardan sonra en çok ihraç edilen ikinci ürün olduğu bilgisini verdi. Türkiye’de üretilen şeftali ve nektarinin yüzde 25’inin ihraç edildiğini belirten Uçak, “2025 yılında en çok şeftali ve nektarin ihraç ettiğimiz ülkeler 100 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 24 milyon dolarla Irak, 19 milyon dolarla Romanya, 7 milyon dolarla Ukrayna ve 1,5 milyon dolarla Almanya şeklinde sıralandı. 51 ülkeye şeftali ve nektarin ihraç ettik” ifadelerini kullandı. Akdoğan: “Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 13’ünü İzmir yapıyor” Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 13’ünün İzmir’de yapıldığı bilgisini veren İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk’ta 16 bin dekar alanda 38 bin ton şeftali üretildiğini, İzmir’in şeftali üretiminin yüzde 67’sinin Selçuk’ta üretildiğini ifade etti. Bu yıl iklim koşullarından dolayı şeftali hasatının 2 hafta geç başladığını vurgulayan Akdoğan; “Şeftali hasadı her sene Mayıs’ın ilk haftasında başlıyordu. Bu sene mevsimsel şartlardan dolayı hasat biraz gecikti. Selçuk’tan ilk üç TIR ihracata gitti, Kurban Bayramı sonrasında ihracat artacak. Selçuk’ta üretilen şeftali türü ihracata uygun, raf ömrü uzun bir şeftali türü. Şeftali hasadı temmuz sonuna kadar sürecek. Üreticilerimiz ve ihracatçılarımız için verimli ve bereketli bir sezon olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaymakam Çağlar; “Selçuk ekonomisini Turizmle birlikte tarım sırtlıyor” Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk’un turizm bölgesi kimliğiyle öne çıkmasına karşın ekonomisinde yaş meyve üretiminin ve ticaretinin daha büyük bir oranı temsil ettiğini, Selçuklu üreticiler için bereketli bir sezon dilediğini kaydetti. Erdallı: “Adana’dan sonra ilk şeftali Selçuk’ta hasat ediliyor” İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Selçuk’un şeftali yanında mandalina, nar, ayva, üzüm üretimiyle İzmir’de yaş meyve üretiminde en güçlü ilçelerinden biri olduğunu, şeftali ve mandalinada Adana’dan sonra en erkenci ikinci bölge olduklarını, bu sezon rekoltenin yüksekliğinden dolayı fiyatların henüz şekillenmediğini, fiyatın üreticiyi memnun edeceği bir seviyede oluşmasını dilediklerini vurguladı. Şeftali ve nektarin ihracatı 2026 yılına rekorla girdi İklim krizinin etkisiyle 2025 yılında şeftali ve nektarin ihracatında yaşanan düşüşlere karşın, Türkiye şeftali ve nektarin ihracatında 2026 yılına rekor artışla girdi. Türkiye, 1 Ocak – 21 Mayıs 2025 tarihleri arasında 19 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihraç etmişken, 2026 yılının aynı zaman aralığında 86 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihraç etme başarısı gösterdi. Şeftali ve nektarin ihracatında yüzde 347’lik rekor artış kayda alındı. Irak, 44 milyon dolarlık şeftali ve nektarin talebiyle zirvede yer alırken, Rusya Federasyonu 31 milyon dolarla listede ikinci sıraya yerleşti. Romanya 4 milyon dolarlık şeftali ve nektarin talebiyle zirvenin üçüncü basamağına tutundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Makine İhracatı 4 Ayda 9,3 Milyar Dolar Oldu Haber

Makine İhracatı 4 Ayda 9,3 Milyar Dolar Oldu

Sanayicinin küresel rekabet gücünü korumak ve imalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifletmek üzere son dönemde kamu tarafından atılan adımları desteklediklerini belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, “Yerli tedarik zincirini korumak ve firmaların küresel pazardaki dönüşüm süreçlerini finanse etmek için finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi ve kaynakların teknoloji geliştiren stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmesi gerekiyor” dedi. Makine imalat sanayii konsolide verilerine göre; yılın ilk dört ayında serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %4,5 artışla 9,3 milyar dolar oldu. İhraç edilen makine miktarı %6,7 gerilemiş olsa da KG başına ortalama ihracat fiyatının %12’lik artışla 8,6 dolara yükselmesi ile bu dönemde 350 milyon dolar daha fazla ihracat yapıldı. Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı %1,3 artışla 29,1 milyar dolar olurken, makine ithalatı önceki 12 aya göre %8,2 artışla 47,2 milyar dolara yükseldi. Türkiye’nin makine ihracatında ilk sırada gelen Almanya'ya satışların %14,1 artışla 1,1 milyar dolara yükseldiği bu dönemde %39,5 artışın gerçekleştiği ABD'ye yapılan makine ihracatı 767 milyon dolara ulaştı. Makine ihracatının %12,7 artışla 442 milyon dolara yükseldiği İtalya üçüncü sıradaki yerini korurken, Irak, Rusya ve Polonya en çok daralan büyük pazarlar oldu. En fazla ihracatın gerçekleştiği içten yanmalı motor ve aksamları %6,4 artışla 867 milyon dolara ulaşılırken, 629 milyon dolar tutarında inşaat ve madencilik makinesi ile 530 milyon dolar tutarında pompa ve kompresör ihracatı gerçekleştirildi. Türbin, turbojet ve hidrolik silindirler %40,1 ile oransal olarak en çok yükseliş gösteren alt sektör olurken, en yüksek düşüş %52,2 ile deri işleme makinelerinde gözlendi. “Her adımın başka bir aktörün çıkarlarıyla çarpıştığı karmaşık bir labirentteyiz” Ülkelerin güvenlik kaygıları ve jeopolitik güç savaşları arttıkça çıkar çatışmalarının yeni gümrük ve teknoloji duvarları örmeye devam ettiğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, küresel ekonomik konjonktürü şu şekilde değerlendirdi: “Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle enerji tedarikinde uzun süredir ek maliyetlere katlanan Avrupa, küresel enerji hatlarının Hürmüz Boğazı’nda kilitlenmesi nedeniyle şimdiden 25 milyar euro daha ilave enerji maliyeti ile karşı karşıya. Çözüm sağlayacak altyapı yatırımlarının uzun yıllar alacağı bu enerji türbülansının ortasında, Almanya milli gelirinin %3,1’ini savunma harcamalarına ayırarak bütçesini askeri modernizasyon hamlesine dönüştürmeye çalışıyor. Yatırımların odağının değiştiği bu tabloda; makine sanayiimizin yüksek teknoloji üreten mevcut hatlarının, savunma sanayiinin özel regülasyon ve sertifikasyon gereksinimleriyle tam uyumlu bir entegrasyon sürecinden geçmesi gerekiyor. Ancak bu dönüşüm, son dönemde ABD ve Çin arasında tekrar tırmanan ve küresel tedarik zincirlerini istikrarsızlaştıran teknoloji savaşlarının gölgesinde, her adımın bir diğer aktörün çıkarlarıyla çarpıştığı karmaşık bir labirentte ilerlemeyi gerektiriyor.” Ülkelerin birbiriyle çelişen çıkar çatışmaları içinde her aktörün yeni iş birlikleri ve çoklu ittifaklarla yönünü bulmaya çalıştığı bu süreçte Türkiye’nin tüm ticari muhataplarıyla diyalog kuran proaktif bir tutum izlediğini Yılmaz şunları belirtti: “Biz bu stratejik yön arayışını, küresel sanayiinin kalbinin attığı her noktada sahada bulunarak yönetiyoruz. Farklı kıtalara yayılan geniş bir coğrafyada gerçekleşen yoğun fuar ve ticaret heyeti maratonumuzda, Türk makinesinin güvenilir ve esnek çözüm ortağı kimliğini tescillemeye çalışıyoruz. Batı’nın siber güvenlik ve düşük karbon odaklı yeni nesil korumacılık duvarlarına uyum sağlarken, Doğu’nun teknolojik hammadde ve üretim avantajlarıyla rekabet ettiğimiz bu denklemde dünyanın her yerinde güven duyulan partner olma özelliğimizi korumak istiyoruz.” “İmalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifleten adımları destekliyoruz” Küresel rekabette öne geçmeyi amaçlayan bu girişimlerin, firmaların finansal manevra alanını genişletecek yapısal adımlarla desteklenmesinden memnun olduklarını dile getiren Yılmaz şu değerlendirmelerde bulundu: “Yatırım Teşvik Paketi ile gündeme gelen kurumlar vergisi indirimini, imalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifletmek üzere stratejik bir adım olarak destekliyoruz. Bu düzenleme, hem yerli tedarik zincirini korumak hem de firmalarımızın küresel pazardaki dönüşüm süreçlerini finanse edebilmek açısından önemli. Finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi, bu adımın kalıcı bir etkiye dönüşmesine büyük katkı sağlar. Yabancı para kredi kullanım kısıtıyla daralan kredi arzı ve yüksek komisyon maliyetleri, ihracatçının en temel savunma mekanizması olan doğal hedge imkânını elinden alarak finansal riskleri artırıyor. TL kredilerdeki istisnaların yabancı para kredilerde sadece İGE kapsamıyla sınırlandırılması da uluslararası fonlara ve döviz cinsi kaynaklara erişimi zorlaştırıyor. Finansal enstrümanların, vergi indirimlerinden kredi piyasasına kadar bir bütün olarak kurgulanacağına ve Orta Doğu’daki gelişmeler neticelendiğinde sanayicinin ihtiyaç duyduğu finansman kanallarının daha açık tutulacağına inanıyoruz.” “Kaynaklar stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmeli” Sanayideki mevcut kapasite artışlarını ve teknolojik yenilenme yatırımlarını kaynak israfı olarak değerlendiren finansal analizlerin madalyonun diğer yüzünü gözden kaçırdığına dikkat çeken Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: “Sanayicinin asıl önceliği kâr maksimizasyonu değil, rakipleriyle teknolojik olarak başa çıkabileceği sürdürülebilir bir yatırım zeminine kavuşmaktır. Üretim tesislerindeki kapasite kullanım oranlarının düşük kalmasını, dünya genelinde artan makroekonomik uyumsuzlukla ilgili görmek gerekiyor. Yurt içi tarafında da kurun enflasyonun altında seyretmesi nedeniyle sanayi gelirlerinin maliyetlerin altında seyrettiği uzun bir süreç yaşandı. İhracatçıyı dış rekabette dezavantajlı hale getiren ve artık sonuna geldiğimize inandığımız bu uyumsuzluk, ithalatı cazip kılarak yerli üreticiyi iç pazarda ana tedarikçi olma özelliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Kısacası yatırımların henüz beklenen verimliliğe ulaşamamasının nedenini siyasi ve jeopolitik belirsizliklerin artırdığı küresel istikrarsızlıkta ve rekabetçilikte yaşanan geçici yıpranmada aramak gerekir. Finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi ve kaynakların teknoloji geliştiren stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmesi, Türkiye ekonomisini hızlı bir şekilde canlandıracaktır. Sanayideki mevcut kapasite ve potansiyelin bütüncül bir stratejiyle yüksek verimliliğe dönüştürülmesi, cari açık ve enflasyonla mücadelede yine en güçlü silahımız olacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getirdi  Haber

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getirdi 

Ege İhracatçı Birlikleri’nin düzenlediği “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nda 10 ticaret müşaviri Ege İhracatçı Birlikleri üyesi firmalarla 150’nin üzerine ikili iş görüşmesi gerçekleştirdiler. Ticaret müşavirleri görev yaptıkları 10 ülkeyle ilgili deneyimlerini, ülkelerin kültürlerini, pazarlarında popüler olan ürünleri, o ülkelerin önceliklerini ihracatçılara aktardılar. Türkiye’nin ve Ege İhracatçı Birliklerinin en çok ihracat yaptığı ülke olan Almanya’nın aralarında bulunduğu Çekya, Güney Sudan, Hindistan, İspanya, Japonya, Libya, Nijerya, Polonya ve Rusya Federasyonu’nda ticaret müşavirliği yapmış bürokratlarla görüşmelerin çok verimli geçtiğini ve üyelerinin organizasyondan mutlu ayrıldıklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, ticaret müşavirlerine teşekkür etti. Ticaret müşavirleri ihracatımızın öncü gücü Türkiye’nin ihracat hedefine ulaşması için Ticaret Bakanlığımızın görevlendirmesiyle 115 ülkede 170 merkezde 235 ticaret müşavirinin görev yaptığını vurgulayan Öztürk, “Ticaret müşavirlerimiz görev yaptıkları ülkelerde ülkemizi temsil ederken büyük bir deneyim kazanıyorlar. O ülkelerle ilgili büyük bir bilgi birikimleri oluşuyor. Bu bilgilerin ihracatçılarımıza geçmesi için köprü görevi yaptık. Firmalarımız 10 ülkeyle ilgili bilgileri öğrendiler. Bu network alışverişinin ihracatımıza yansımalarını önümüzdeki zamanlarda göreceğimize inanıyoruz” şeklinde konuştu. Ege İhracatçı Birlikleri “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nı İzmir’de üçüncü kez düzenledi. Ege İhracatçı Birlikleri 2027’nin başında başka ülkelerde ticaret müşavirliği yapmış ve yurda dönmüş isimlerle yeni bir ticaret müşavirleri buluşması gerçekleştirmek için çalışmalarına başladı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nda İrem Ekmekçi Konuk, Berat Demirci Cörüt, Uğur Uzunay, Mustafa Furkan Albayrak, Savaş Tarhan, Güzide Zeynep Karahisarlı, Yusuf Yıldız, Erbay Ongun, Betül Buke Karaçin ve Mustafa Gökceoğlu deneyim paylaşımında bulunan ticaret müşavirleri oldu. Etkinliğe Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz’da katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getiriyor  Haber

Ege İhracatçı Birlikleri 10 Ticaret Müşaviriyle İhracatçıları Bir Araya Getiriyor 

Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin yıllık 50 milyar dolar ihracat yaptığı 10 ülkede 4 yıl ticaret müşavirliği yaptıktan sonra Ankara’da Ticaret Bakanlığı’ndaki görevlerine dönen 10 ticaret müşaviriyle ihracatçıları buluşturacak. Ticaret müşavirleri görev yaptıkları 10 ülkeyle ilgili deneyimlerini, pazar bilgisini ve o ülkelerin önceliklerini ihracatçılara aktaracak. Türkiye’nin ve Ege İhracatçı Birliklerinin en çok ihracat yaptığı ülke olan Almanya’nın yanında Çekya, Güney Sudan, Hindistan, İspanya, Japonya, Libya, Nijerya, Polonya ve Rusya Federasyonu’nda ticaret müşavirliği yapmış bürokratlar 21 Mayıs 2026 Perşembe günü WYNDHAM GRAND İZMİR ÖZDİLEK’te tam gün Ege İhracatçı Birlikleri üyeleriyle, “Ticaret Müşavirleri Buluşması” etkinliğinde ikili görüşmeler yapacaklar. Ticaret müşavirleri ihracatımızın öncü gücü Ticaret müşavirlerinin Türkiye’nin ihracat hedefine ulaşması için Ticaret Bakanlığımızın görevlendirmesiyle 4 yıl boyunca dünyanın dört bir tarafında ihracatımızın öncü gücü olarak görev yaptıklarının altını çizen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, ticaret müşavirlerinin görev süreçlerindeki edindikleri kritik bilgileri ve deneyimlerini ihracatçı firmalara aktarmaları için köprü görevi üstleneceklerini vurguladı. İhracatçı firmaların ihracat yapmak istedikleri ülkelerle ilgili pazar analizleri için profesyonel danışmanlık hizmeti aldıklarına temas eden Öztürk, “Ticaret müşavirlerimiz görev yaptıkları ülkelerde gerek kamu gerek özel sektör gerekse sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle Türkiye'nin ihracatını arttırmak için yıllarca gece-gündüz yoğun bir mesai harcıyorlar. Ticaret müşavirlerimiz firmalarımızla yapacakları ikili görüşmelerde o ülkelerin ithalat verilerini, ithalatlarındaki önemli tedarikçilerini, Türkiye’nin güçlü olabileceği ürünleri, o ülkelerin iş yapma şekillerini, geleneklerini, etik değerlere yaklaşımlarını ihracatçılarımıza aktaracaklar. İhracatçılarımızı bu görüşmelere katılmaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu. “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nı en son 2023 yılı sonunda yaptıklarını vurgulayan Öztürk, önümüzdeki süreçte bu etkinlikleri yılda bir yapmak niyetinde olduklarını sözlerine ekledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin “Ticaret Müşavirleri Buluşması”nda ikili görüşme yapmak isteyen ihracatçı firma temsilcilerinin https://eib.li/77C85 linkinden kayıt yaptırmaları bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB’den 4 Ayda 6 milyar 155 Milyon Dolarlık İhracat Haber

EİB’den 4 Ayda 6 milyar 155 Milyon Dolarlık İhracat

Ege İhracatçı Birlikleri üyeleri 2026 yılının ocak – nisan döneminde 204 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar 2025 yılının ilk dört ayında 203 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapmıştı. Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 8 bin 500 ihracatçı firma 2026 yılında 119 ülkeye ihracatlarını artırırken, 85 ülkede geçen yılki ihracat rakamlarını yakalayamadı. İhracatın yarısı Avrupa Birliği’ne yapıldı Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin ihracatta geleneksel pazarı olan Avrupa Birliği’nin, 2026 yılında da Egeli ihracatçıları tercih ettiğini vurguladı. Avrupa Birliği’ne ihracatlarının 2026 yılının dört aylık döneminde yüzde 13,4’lük artışla 2 milyar 689 milyon dolardan 3 milyar 50 milyon dolara yükseldiği bilgisini veren Öztürk, “Her 100 dolarlık ihracatımızın 50 doları AB ülkelerine yapıldı. AB’nin toplam ihracatımızdan aldığı pay yüzde 45’ten yüzde 50’ye ilerledi. 27 AB ülkesinden 22’sine ihracatımızı artırdık. Malta, İtalya, İspanya, Portekiz, Avusturya ve Macaristan’a önemli artışlar kaydettik. Türkiye’nin ihracatında AB’nin payı yüzde 46 olurken, Egeli ihracatçılarımız AB pazarında daha başarılı bir performans sergiledi” şeklinde konuştu. Avrupa Birliği üyesi ülkeler dışında ihracatta önemli artışlar yakalanan ülkeler hakkında da bilgi veren Başkan Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü; “Yemen’e ihracatımız yüzde 136’lık artışla 37 milyon dolardan 87 milyon dolara, Suriye’ye ihracatımız yüzde 94’lük gelişimle 17 milyon dolardan 33 milyon dolara, Çin’e ihracatımız yüzde 24’lük ilerlemeyle 168 milyon dolardan 209 milyon dolara yükseldi.” IMF tahminlerine göre dünya mal ve hizmetler ticaret hacminin 2025 yılında yüzde 4,1 oranında büyümüşken, 2026 yılında büyüme oranının yüzde 2,6’ya gerilemesinin öngörüldüğüne dikkati çeken Öztürk, “Dünya Ticaret Örgütü’de 2026 yılında mal ticaretindeki artış hızının gerileyeceğini tahmin ediyor. Dünya ticareti açısından 2026 yılının, 2025 yılına göre daha zorlu bir yıl olacağının değerlendirildiği süreçte Ege İhracatçı Birlikleri üyelerimizin 204 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaparak ihracatlarını yüzde 4 geliştirmeleri çok kıymetli” diyerek sözlerini noktaladı. Almanya, ABD ve İtalya zirvede Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre Almanya 605 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, Amerika Birleşik Devletleri 507 milyon dolarlık ihracatla Almanya’yı takibini sürdürdü. Zirvenin üçüncü basamağındaki İtalya yüzde 26’lık ihracat artışı ve 459 milyon dolarlık ihracatla 2026 yılının yıldızı oldu. İspanya’ya ihracat yüzde 19’luk artışla 283 milyon dolardan 336 milyon dolara çıkarken, İspanya İngiltere’nin önüne geçti. İngiltere’ ye yapılan ihracat yüzde 4’lük artışla 309 milyon dolar oldu. Egeli ihracatçıların en çok ihracat yaptığı 10 ülkede ikinci grupta Hollanda, Fransa, Çin, Yunanistan ve Rusya şeklinde sıralandı. İlk 10 ülke toplam ihracattan yüzde 53 pay aldı Ege İhracatçı Birlikleri’nden ilk 10 ülkeye yapılan ihracat yüzde 9,4’lük artışla 3 milyar 3 milyon dolardan 3 milyar 286 milyon dolara yükseldi. İhracatta ilk 10 ülkenin toplam ihracattan aldığı pay 2025 yılının ocak-nisan döneminde yüzde 50’yken, 2026 yılında yüzde 53’e yükseldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektöründen Nisan Ayında Yüzde 19,3’lük Güçlü Artış  Haber

Kimya Sektöründen Nisan Ayında Yüzde 19,3’lük Güçlü Artış 

Türkiye’nin ihracatta öncü sektörlerinden biri olan kimya sektörü, 2026 yılı Nisan ayında güçlü performansını sürdürdü. Sektör, nisan ayında gerçekleştirdiği 3 milyar doları aşan ihracat ile Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü oldu. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,3 oranında artış kaydetti. Yılın ilk dört ayına bakıldığında da kimya sektörünün istikrarlı büyümesini sürdürdüğü görülüyor. Sektörün Ocak-Nisan döneminde toplam ihracatı 11 milyar dolara yaklaşırken, sektör küresel ekonomik belirsizliklere rağmen ihracat gücünü korumayı başardı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Nisan ayı ihracat performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “Kimya sektörümüz, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaparak ihracattaki istikrarlı büyümesini Nisan ayında da sürdürdü. Yüzde 19,3’lük artış, sektörümüzün küresel zorluklara rağmen rekabet gücünü koruduğunu açıkça ortaya koyuyor. Ocak-Nisan döneminde ulaştığımız yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat değeri, yıl sonu hedeflerimiz açısından da önemli bir gösterge niteliğinde. Bununla birlikte Cumhurbaşkanımızın açıkladığı yeni destekler de sektöre yine bir moral olacaktır. İKMİB olarak gayretimiz her zaman ihracatımızı, katma değerli ürünleri artırma yönünde olacak. Önümüzdeki süreçte katma değerli üretime, sürdürülebilirlik odaklı dönüşüme, yeni pazarlara erişime ve ihracata dair yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Kimya sektörü olarak Türkiye’nin ihracat hedeflerine en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz.” Nisan ayında en çok “plastikler ve mamulleri” ihracatı gerçekleştirildi Nisan ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında plastikler ve mamulleri 1 milyar 27 milyon 166 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 724 milyon 134 bin dolarlık ihracatla mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler ihracatı yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 271 milyon 673 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘yıkama müstahzarları’ ve ‘organik kimyasallar’ oldu. İtalya nisan ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu Nisan ayında en çok ihracat yapılan ülke 221 milyon dolar ile İtalya oldu. Nisan ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke İtalya, İspanya, Romanya, Almanya, Hollanda, ABD, Rusya, Mısır, İngiltere ve Polonya oldu. Nisan ayında ilk 20 ülke arasında en çok artış yüzde 159,42 ile Fas’ta oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.