Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rusya

Kapsül Haber Ajansı - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Angela Merkel’in Merakla Beklenen Kitabı Okurla Buluştu Haber

Angela Merkel’in Merakla Beklenen Kitabı Okurla Buluştu

Almanya’yı 2005’ten 2021’e kadar yöneten Angela Merkel, on altı yıllık şansölyelik döneminin bilinmeyen yönlerini Özgürlük: Anılar 1954–2021 kitabında okurla buluşturuyor. Yakın tarihin en kritik gelişmelerine karar masalarının başından tanıklık eden Merkel; kriz dönemlerinde alınan kararları, siyasi tercihlerin ardındaki koşulları ve kapalı kapılar ardında yürütülen diplomasi trafiğini kendi gözünden anlatıyor. KRİZ MASALARINDA GEÇEN ON ALTI YIL Merkel’in görev dönemi, Avrupa ve dünya siyasetinde dengelerin yeniden kurulduğu yıllara karşılık geliyor. Avro Bölgesi’ni sarsan ekonomik kriz, Avrupa Birliği’nin geleceğine ilişkin tartışmalar, göç hareketleri, NATO’nun yönü, Ukrayna meselesi ve Rusya ile yürütülen zorlu ilişkiler kitabın ana gündemini oluşturuyor. Kitabında Beyaz Saray’dan Kremlin’e uzanan yoğun görüşme trafiğine yer veren Merkel, Vladimir Putin başta olmak üzere dünya liderleriyle yaptığı temasları da kendi tanıklığı üzerinden anlatıyor. Görüşmelerde yaşanan gerilimleri, ülkeler arasındaki çıkar çatışmalarını ve ortak karar almanın giderek zorlaştığı dönemleri içeriden bir bakışla ele alıyor. TARTIŞILAN KARARLARINI YENİDEN DEĞERLENDİRİYOR Özgürlük: Anılar 1954–2021, yaşanan gelişmeleri kronolojik olarak sıralamakla yetinmiyor. Merkel, görevde olduğu yıllarda aldığı ve etkileri uzun süre tartışılan kararları aradan geçen zamanın ardından yeniden değerlendiriyor. Hangi seçeneklerle karşı karşıya kaldığını, hangi riskleri gözettiğini ve tercihlerini hangi gerekçelerle yaptığını açıklıyor. Kitapta iktidar, sorumluluk ve özgürlük arasındaki ilişki de önemli bir yer tutuyor. Merkel, siyasi gücün sınırlarını ve kriz dönemlerinde karar almanın taşıdığı sorumluluğu hem Almanya hem de Avrupa’nın geleceği üzerinden tartışıyor. YAKIN TARİHE KARARLARIN MERKEZİNDEN BAKIŞ Kasım 2024’te dünya genelinde yayımlanan ve otuzdan fazla dile çevrilen eser, yakın siyasi tarihin en etkili aktörlerinden birinin gözünden dönemin kapsamlı bir kaydını sunuyor. Avrupa’nın son yıllarda geçirdiği dönüşümü, liderler arasındaki güç mücadelelerini ve dünya siyasetinin kritik dönemeçlerini anlamak isteyen okurlar için hazırlanan Özgürlük: Anılar 1954–2021, 720 sayfalık Türkçe baskısıyla satışa sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom Kazakistan’da Nükleer Santral İnşası İçin Sözleşme İmzaladı Haber

Rosatom Kazakistan’da Nükleer Santral İnşası İçin Sözleşme İmzaladı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom ile “Kazakistan Nükleer Elektrik Santralleri” şirketi (KAES), toplam 2400 MW elektrik kapasitesine sahip iki güç ünitesinden oluşacak Balkaş NGS’nin inşası için EPC sözleşmesi imzaladı. Nükleer güç santrali, Kazakistan’ın Almatı Bölgesi, Jambıl ilçesine bağlı Ülken köyü yakınlarında inşa edilecek. Rus tarafı adına sözleşmeyi Rosatom Genel Müdür Birinci Yardımcısı ve Atomstroyexport A.Ş. Başkanı Andrey Petrov, Kazak tarafı adına ise KAES Genel Müdürü Yernat Berdigulov imzaladı. İmza töreni, Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihachev ile Kazakistan Cumhuriyeti Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Almasadam Satkaliev’in katılımıyla gerçekleştirildi. İmzalanan sözleşme, gelecekte inşa edilecek Balkaş NGS projesinde Rus ve Kazak taraflarının sorumluluklarını belirliyor. Uluslararası konsorsiyumun lideri olarak Rosatom, tasarım ve tedarikten inşaat, işletmeye alma çalışmaları ve tamamlanan tesisin müşteriye teslimine kadar projenin tüm uygulama döngüsünden sorumlu olacak. Gelecekteki santralin temelini, her biri 1200 MW elektrik kapasitesine sahip modern III+ Nesil VVER-1200 reaktörleri oluşturacak. Bu teknoloji, en sıkı uluslararası güvenlik gerekliliklerini karşılıyor ve Rusya, Belarus, Türkiye, Bangladeş, Macaristan, Mısır ve Çin’de işletmede olan veya inşası devam eden tesislerde başarıyla uygulanıyor. İşletme ömrü 60 yıl olacak olan reaktörlerde bu sürenin 20 yıl daha uzatılması mümkün. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihachev, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İmzalanan sözleşme, Kazakistan ile iş birliğimizde yeni bir aşamanın başlangıcını oluşturuyor. Yakın dönemde Rosatom’un tasarım çalışmalarını gerçekleştirmesi ve ekipman tedarikçisi şirketlerden oluşan uluslararası bir konsorsiyum kurması gerekiyor. Bununla birlikte projenin tüm aşamalarında en sıkı uluslararası güvenlik ve verimlilik gerekliliklerini karşılayan güç ünitelerini inşa etmek ve işletmeye almak yönündeki temel hedefimize bağlı kalıyoruz. Rus nükleer teknolojilerinin Kazakistan Cumhuriyeti’nin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir kalkınması için güvenilir bir temel oluşturacağına inanıyoruz.” Santralin kurulacağı bölgede, Ağustos 2025’te başlatılan etüt çalışmaları halen devam ediyor. Uzmanlar bugüne kadar derinliği 120 metreye ulaşan 60’tan fazla kuyu açarak analiz için gerekli numuneleri aldı. Güç ünitelerinin yerleşimi açısından en uygun sahanın belirlenmesi amacıyla malzemeler laboratuvar koşullarında inceleniyor. Bu çalışmaların 2027 yılında tamamlanması, ardından mühendislerin güç ünitelerinin inşasına başlanması için gerekli izin belgelerinin alınmasına yönelik dokümantasyonu hazırlamaya başlaması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom Yeni Radyofarmasötik Üretim Tesisinin İlk Üretim Hatlarını Devreye Alıyor Haber

Rosatom Yeni Radyofarmasötik Üretim Tesisinin İlk Üretim Hatlarını Devreye Alıyor

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Kaluga Bölgesi’nde Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) uluslararası İyi Üretim Uygulamaları (İÜU) standartlarına uygun olarak inşa etmekte olduğu modern radyofarmasötik üretim tesisinde, iki üretim hattı devreye alındı. Devreye alma dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Bilim Bölümü’nün yönetim şirketi Rosatom Nauka A.Ş. Genel Müdürü Pavel Zaytsev, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Şu anda Rosatom’a bağlı şirketler, iyot-123, iyot-131, teknesyum-99m ve samaryum-153 izotopları temelinde tanı ve tedavi amaçlı 10’dan fazla ruhsatlı ilaç üretiyor. Yeni tesisin üretim programı, Rusya Sağlık Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde, sağlık kuruluşlarının 2030 yılına kadar radyoizotop ürünlerine yönelik ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlandı. On yılın sonunda yaklaşık 1,5 milyon işleme ulaşması beklenen ülke genelindeki sağlık hizmetleri ihtiyacını neredeyse tamamen karşılayabileceğiz. Rosatom, üretici olarak sağlık kuruluşlarının radyonüklid tedavi ve tanı hizmetlerini yılda yüz binlerce hastaya ulaştırmasına imkân sağlayacak güvenilir bir hammadde ve teknoloji altyapısı oluşturuyor.” Etkinliğin açılışını yapan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Bilim Bölümü’nün yönetim şirketi Rosatom Nauka A.Ş. Teknik Direktörü Yuri Lemekhov da tesiste ağustos ayının başından bu yana devreye alma ve işletmeye alma çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Lemekhov, bu çalışmaların test amaçlı ürün partilerinin üretilmesi ve ürünlerin tüm gerekliliklere ve kalite standartlarına uygunluğunun doğrulanmasına yönelik testlerin gerçekleştirilmesiyle tamamlanacağını ifade etti. Tesisin 2028 yılında tam kapasiteye ulaşması planlanıyor. Lemekhov, “En çok talep gören radyonüklidler açısından Rosatom şirketlerinin, hammadde üretiminden İyi Üretim Uygulamaları gerekliliklerine tam uyumlu yüksek teknolojili ilaç üretimine geçmesi gerekiyor. İzotop üretiminden nihai ilacın elde edilmesine kadar tüm üretim döngüsünün gerçekleştirilmesi, yalnızca ithalatın ikame edilmesini sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda kalite üzerinde tam kontrol kurulmasına ve yeni yerli ürünlerin pazara sunulma süresinin kısaltılmasına da imkân sağlayacak. Bu da sağlık sisteminin istikrarlı şekilde işlemesi için güvence oluştururken radyofarmasötik ürünler alanındaki teknolojik gelişimin devamı için de sağlam bir temel sağlayacak,” dedi. İÜU Üretim Kompleksi Müdürü Vladislav Golovin, medya temsilcilerine radyum-223 bazlı radyofarmasötik ürünlerin üretileceği hattın çalışma prensiplerini anlattı. Başta kemik metastazları olmak üzere kanser tedavisinde kullanılan radyonüklid, metastazları yok ediyor, antitümör etki sağlıyor ve ağrıyı azaltıyor. Böylece hastaların ağrı kesici tedavisini bırakabilmelerine olanak tanıyor ve yaşam kalitelerini önemli ölçüde artırıyor. Yeni Ürünler ve Teknolojiler Bölümü Müdürü Gleb Loktev ise tesiste aktinyum-225 bazlı radyofarmasötik ürünlerin nasıl üretileceğini anlattı. Nükleer fizik özellikleri ve hedefe yönelik taşıma amacıyla moleküllere bağlanabilmesi sayesinde alfa yayıcılar arasında özel bir yere sahip olan bu radyonüklid, izotopu kanser hücrelerine taşıyan özel bir moleküle bağlanıyor. Alfa parçacıkları tümör hücrelerinin DNA’sına zarar vererek bu hücrelerin ölümüne yol açıyor. Böylece doktorlar, mikrometastazlar dahil tüm patolojik odakları yok edebiliyor. Gleb Loktev, “Üretim hatlarımızda Rusya’da üretilen otomatik sentez modülleri kullanılıyor. Bu modüllerin en önemli özelliği ve piyasadaki mevcut benzerlerinden temel farkı, aynı anda çok sayıda radyofarmasötik ürünün sentezlenmesine imkân sağlaması. Üretim hattımız, tek vardiyada en az 100 flakon radyofarmasötik ürün üretecek şekilde tasarlandı. Otomasyon sayesinde her üretim serisinin tekrarlanabilirliği sağlanıyor, insan faktörünün etkisi en aza indiriliyor ve nihai ürünün sterilitesi güvence altına alınıyor. Ayrıca sentez algoritmalarının değiştirilmesiyle, İyi Üretim Uygulamaları gerekliliklerine uygun koşullarda gelecek vadeden radyofarmasötik ürünlerin geliştirilmesi de mümkün hale geliyor,” dedi. Heyete ayrıca radyoaktif atıkların depolanması ve yönetimine yönelik yüksek teknolojili sistem de tanıtıldı. Rosatom Nauka A.Ş. Teknik Direktör Yardımcısı İvan Sotnikov, katı radyoaktif atıkların depolandığı alanlarda atıkların özel konteynerlere yüklenmesinin, kontrol odasındaki bir operatör tarafından yönetilen özel bir robotik manipülatör aracılığıyla gerçekleştirildiğini anlattı. Bu sistem, atık malzemelerin tamamen güvenli şekilde depolanmasını ve işlenmesini sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Keşif Gezisine Katılan Türk Genç, Kuzey Kutbu’nda Türk Bayrağını Dalgalandırdı Haber

Uluslararası Keşif Gezisine Katılan Türk Genç, Kuzey Kutbu’nda Türk Bayrağını Dalgalandırdı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un bu yıl 7’ncisi düzenlenen uluslararası bilim ve eğitim projesi “Bilgi Buzkıranı” keşif gezisi tamamlandı. Geziye katılanlar, başlangıç noktası olan Murmansk’a döndü. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen yetenekli lise öğrencileri, 10 gün boyunca “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisiyle Murmansk – Kuzey Kutbu – Franz Josef Toprakları – Murmansk rotasında yolculuk etti. Bu keşif gezisi, aynı zamanda bir su üstü gemisinin Kuzey Kutbu’na gerçekleştirdiği 200’üncü keşif gezisi olarak tarihe geçti. “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov, keşif gezisine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bilgi Buzkıranı Arktik keşif gezisinin 7’nci seferini başarıyla tamamladık. Mürettebatımız bu projeye her zaman özel bir heyecanla yaklaşıyor; çünkü bu tür yolculuklar gelecek nesillerin gelişimine gerçek anlamda katkı sağlıyor. Keşif gezisine dünyanın en parlak ve en yetenekli gençlerinin katıldığını bir kez daha kendi gözlerimizle gördük. Katılımcıların birçoğu Kuzey Kutbu’nu görmeyi ve kutup ayılarıyla karşılaşmayı hayal ediyordu. Rosatom’un ve mürettebatımızın bu hayali gerçeğe dönüştürmelerine yardımcı olmasından büyük mutluluk duyuyorum.” Bilgi Buzkıranı keşif gezisinin katılımcıları için nükleer buzkıran gemisinde, gerçek bir havacılık ve uzay laboratuvarını da içeren kapsamlı bir bilim ve eğitim programı düzenlendi. Keşif gezisi kapsamında katılımcılar, bilim insanlarıyla birlikte iki özgün deney hazırladılar ve bu deneyleri gerçekleştirdiler. Bu kapsamda, Arktik’in ulaşımı zor bölgelerinde ve Kuzey Deniz Rotası boyunca iletişimin sağlanmasına yönelik bir ‘radyosonda’ fırlatıldı ve dünyanın geri kazanılabilir ilk stratosfer platformu test edildi. Bilgi Buzkıranı bilim ve eğitim keşif gezisi uzmanı ve Rosatom’un Bilim Bölümü bünyesindeki Teknik Fizik ve Otomasyon Araştırma Enstitüsü’nde (NIITFA) Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Yegor Plakhotnyuk da konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Rosatom’da her gün, daha düne kadar bilim kurgu gibi görünen konular üzerinde çalışıyoruz. Bu nedenle bunları çocuklara bizzat gösterebilmek bizim için ayrı bir önem taşıyor; üstelik bunu “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisinin güvertesinde yapabilmemiz büyük bir ayrıcalık. Keşif gezisi boyunca çocuklar, Rus biliminin geleceğe yönelik olduğunu ve insanların yaşamını daha iyiye dönüştüren gerçek teknolojiler ürettiğini yakından gördü” ifadelerini kullandı. Keşif gezisi, dünyanın dört bir yanından başarılı ve yetenekli gençleri bir araya getirdi. Katılımcılar arasında; Türk lise öğrencisi Alper Tapkı da vardı. Tapkı Kuzey Kutbu’nda yaşadıklarını “hayatının en özel deneyimi” olarak niteleyerek şunları söyledi: “Kuzey Kutbu’na gitmeden önce bu yolculuğun benim için çok özel bir deneyim olacağını düşünüyordum ancak oraya ulaştığımda hayal ettiğimden çok daha etkileyici olduğunu gördüm. Buzkıranla Arktik Okyanusu’nda ilerlemek, kilometrelerce uzanan buzulları görmek ve sonunda Kuzey Kutbu’nda buzun üzerine çıkmak hayatım boyunca unutamayacağım anlardı. Daha önce yalnızca belgesellerde ve kitaplarda gördüğüm bir coğrafyanın içinde olmak gerçekten tarif edilmesi zor bir duygu. Özellikle bütün meridyenlerin birleştiği noktada bulunmak, dünyaya ne kadar farklı bir yerden baktığımı hissettirdi. Yolculuk boyunca nükleer buzkıranın nasıl çalıştığını yakından görme, Arktik bölgesinde yürütülen çalışmalar hakkında uzmanlardan bilgi alma ve çeşitli bilimsel etkinliklere katılma fırsatımız oldu. Benim için en değerli taraflarından biri de dünyanın farklı ülkelerinden gelen yaşıtlarımla aynı gemide on gün geçirmekti. Farklı kültürlerden gelmemize rağmen bilime, teknolojiye ve keşfetmeye duyduğumuz merakın bizi çok hızlı bir şekilde bir araya getirdiğini gördüm. Birlikte öğrendik, deneyler yaptık, uzun uzun sohbet ettik ve çok güzel dostluklar kurduk. Türkiye’yi böyle uluslararası bir projede temsil etmek de benim için ayrı bir gurur kaynağıydı. Yolculuğa çıkmadan önce bunun bana yeni şeyler öğreteceğini düşünüyordum; döndüğümde ise yalnızca yeni bilgiler değil, dünyaya ve geleceğe dair çok daha geniş bir bakış açısı kazandığımı hissediyorum. Bilime ve teknolojiye olan ilgim bu deneyimle daha da arttı. Kuzey Kutbu’ndan çok güzel anılarla, yeni arkadaşlıklarla ve ileride yapmak istediklerime dair daha büyük bir motivasyonla döndüm.” Gezi kapsamında, Kuzey Kutbu’na ulaşıldığı gün sembolik bir etkinlik de düzenlendi: 90° noktasının çevresinde, dünyanın en kuzeyinde ve en çok uluslararası katılımlı halka dansı gerçekleştirildi. Etkinliğe, Başkurdistanlı müzik grubu AY YOLA canlı performansıyla eşlik etti. Nükleer buzkıran gemisindeki yolculuk sırasında keşif gezisi katılımcıları, bilim kurgu yazarı Sergey Lukyanenko ile birlikte bir bilim kurgu öyküsü kaleme aldı. Öykü, Rosatom’un Bilgi Buzkıranı projesinin sosyal medya hesaplarında yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracatlarını 25 Yılda 40 Kat Büyüttüler Haber

İhracatlarını 25 Yılda 40 Kat Büyüttüler

2001 yılında 50 milyon dolar ihracat hacmine sahip olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son 25 yılda ihracatta 40 kat büyüyerek 2 milyar doları aşma mutluluğunu yaşadı. ESÜHMİB Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 50’sini tek başına gerçekleştirerek çifte mutluluk yaşadı. Ege İhracatçı Birlikleri’nde 2 milyar doları geçen ilk gıda birliği oldular Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 5 yıldır gıda ihracatında lider olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, EİB bünyesinde 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşan ilk gıda ihracatçı birliği oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, son 1 yıllık dönemde ihracatlarını yüzde 13,5’luk artışla 1 milyar 763 milyon dolardan 2 milyar 1 milyon dolara yükselttiklerini, yüzde 13,5’luk artış hızıyla da 12 ihracatçı birliği arasında ihracatının en çok artıran birlik olduklarını vurguladı. İhracatta aslan payı su ürünlerinin İhracat rekoruna en büyük katkıyı 1 milyar 596 milyon dolarla dolarla su ürünleri sektörünün verdiğini paylaşan Demir, “Su ürünleri sektörümüz toplam ihracatımızın yüzde 80’ini gerçekleştirdi. Levrek 682 milyon dolarla ihracatımıza en büyük katkısı sağlamayı sürdürdü. Çipura 524 milyon dolar, Türk somonu 253 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Yumurta sektörümüz 169,5 milyon dolar, kanatlı sektörümüz 137,5 milyon dolar, süt ürünleri sektörümüz 39,5 milyon dolar ve bal sektörümüz 15,5 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı. 14 Ağustos 2025 -13 Ağustos 2026 aralığında ihracat yaptıkları ülke sayısının 118’den 122’ye yükseldiğini aktaran Başkan Demir şöyle devam etti: “İtalya 255 milyon dolarlık ihracatla birinci ülke oldu. Geçen yıl birinci olan Rusya bu yıl 241 milyon dolarlık ihracatla ikinci sıraya yerleşti. Üçüncü sırada ise 236 milyon dolarla Yunanistan yer aldı. Bu ülkeleri Hollanda, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Irak, Polonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya izledi.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kiraz İhracatında 2025 Yılının Yaraları Sarıldı Haber

Kiraz İhracatında 2025 Yılının Yaraları Sarıldı

Türkiye, 2026 yılın 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 68 bin 737 ton kiraz ihraç ederek 235 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. Kiraz ihracatımız 2025 yılının 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 6 bin 40 ton karşılığı 47 milyon 728 bin dolar olmuştu. Kiraz ihracatı 2025 yılına göre göre miktar bazında 11 kat, döviz getirisi 4 kat yükseldi. Başkan Balık: "Kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladık" Türkiye’nin kiraz üretiminde dünya birincisi olduğunu, ihracatta da ilk 3-4 ülke arasında yer aldığını paylaşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2025 yılında çiçeklenme döneminde kirazı donun vurduğunu bu nedenle 2025 yılında ihracatta büyük düşüş yaşandığını, 2026 yılında kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladıklarını dile getirdi. 2026 yılının Türk kiraz ihracatı açısından dikkat çekici bir performans sergilediğini belirten Balık, “2026 yılının geride kalan diliminde 68 bin tonu aşan kiraz ihracatı karşılığında 235 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat miktarında yaklaşık 11 katlık, ihracat değerinde 4 katlık artış yaşadık” ifadelerini kullandı. Kiraz ihracatında 34 ülkeden 52 ülkeye çıktık Kiraz ihracatının yalnızca miktar ve değer açısından değil, pazar çeşitliliği bakımından da olumlu bir seyir izlediğine dikkat çeken Balık şöyle devam etti: “2025 yılında 34 ülkeye kiraz ihraç edilirken bu yıl bu sayı 52'ye yükseldi. İspanya, İtalya, Litvanya, Letonya, Birleşik Krallık ve İrlanda'nın da aralarında bulunduğu 21 pazara yeniden ya da ilk kez ihracat gerçekleştirdik. Türk kirazının uluslararası pazarlardaki konumu güçlendi. Almanya 74 milyon dolarlık ihracatla en büyük pazar olmayı sürdürdü. Rusya Federasyonu'na 67,5 milyon dolarlık, Polonya'nın 29 milyon dolarlık ve Irak'a 26,5 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştık. 2027 yılında iklimsel bir sıkıntı yaşamadığımız takdirde kiraz ihracatında 250 milyon dolara ulaşmak hedefimiz olacak.” Uzak Doğu’da güç kazanmak istiyoruz İlk dört pazarın toplam kiraz ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Balık, "Mevcut pazarlardaki güçlü konumumuzu korurken ihracatımızı daha sürdürülebilir hale getirmek için pazar çeşitlendirme çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Özellikle Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere yüksek potansiyele sahip pazarlarda Türk kirazının bilinirliğini artırmaya ve ihracat ağımızı genişletmeye odaklanacağız. Çin’e ihracatımızın açılması için çabalarımız sürüyor. Kısa sürede sonuç almayı ümit ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AJet'in Direkt Uçuşlarıyla Ankara Rus Turizm Pazarında Tanıtılacak Haber

AJet'in Direkt Uçuşlarıyla Ankara Rus Turizm Pazarında Tanıtılacak

AJet’in Ankara ile St. Petersburg arasında başlattığı direkt uçuşların ardından, Başkent ve çevresinin turizm potansiyelinin Rus pazarında tanıtılması amacıyla kapsamlı bir tanıtım organizasyonu hayata geçiriliyor. Pulkovo Havalimanı ve İstantur iş birliğinde düzenlenecek program kapsamında, Rus turizm sektörü temsilcileri Ankara ve Kapadokya’yı ziyaret ederek bölgenin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini yerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Türkiye ile Rusya arasındaki turizm, ticaret ve kültürel ilişkileri güçlendirecek önemli adımlardan biri daha atılıyor. AJet’in Ankara Esenboğa Havalimanı ile St. Petersburg Pulkovo Havalimanı arasında haftada beş gün olarak başlattığı direkt seferlerin ardından, hattın yolcu potansiyelini artırmak ve Ankara ile çevresinin turizm değerlerini Rus seyahat sektörüne tanıtmak amacıyla geniş kapsamlı bir tanıtım programı düzenleniyor. Pulkovo Havalimanı ve İstantur iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyonda, Rusya'nın önde gelen tur operatörleri ve seyahat acenteleri Ankara ve Kapadokya'da ağırlanacak. Programın, Ankara'nın uluslararası turizm destinasyonu olarak bilinirliğini artırması, Kapadokya ile birlikte bölgenin turizm çeşitliliğini öne çıkarması ve Rusya pazarından gelen ziyaretçi sayısına katkı sağlaması hedefleniyor. Program kapsamında heyet, Ankara'da Cumhuriyet'in simge mekânlarından Anıtkabir'i ziyaret ettikten sonra Kapadokya'ya geçecek. Konuklar, bölgenin eşsiz doğal oluşumlarını, tarihi ve kültürel mirasını yakından tanırken; sıcak hava balonu deneyimi, panoramik bölge turu, yer altı şehri ziyareti ile yöresel gastronomi ve el sanatlarını tanıtan etkinliklere de katılacak. Pulkovo Havalimanı'ndan Direkt Uçuşlara Tam Destek St. Petersburg ile Türkiye arasındaki hava ulaşımının her geçen gün güçlendiğini belirten Pulkovo Havalimanı Genel Müdür Yardımcısı Asiyat Khalvashi, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "St. Petersburg ile Ankara arasında kurulan bu direkt hava köprüsü, yolcularımıza konforlu ve kesintisiz seyahat imkânı sunuyor. Pulkovo Havalimanı olarak bu hattın sürdürülebilirliğini destekleyen ve yolcu trafiğini artırmayı hedefleyen tüm iş birliklerini memnuniyetle destekliyoruz. Düzenlenecek tanıtım turunun, St. Petersburg'daki seyahat acentelerinin Türkiye'ye yönelik tur paketlerini çeşitlendirmesine ve Ankara ile Kapadokya'ya olan ilgiyi artırmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Öğrenci Eşsiz Keşif Gezisinde Türkiye’yi Temsil Edecek  Haber

Türk Öğrenci Eşsiz Keşif Gezisinde Türkiye’yi Temsil Edecek 

Gezi, buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov’un denize açılma emrini vermesiyle start aldı. Keşif gezisinin katılımcıları Murmansk’tan Kuzey Kutbu’na, oradan Franz Josef Toprakları’na ve yeniden Murmansk’a uzanan rota için yola çıktı. 10 gün boyunca devam edecek geziye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, “Arktik, en iddialı fikirlerin doğduğu ve hayata geçirildiği bir güç merkezidir. Daha iyi bir gelecek inşa etmeye hazır, cesur ve girişken insanlar buraya geliyor. “Bilgi Buzkıranı” da tam olarak bu nitelikteki çocukları Kuzey Kutbu’na götürüyor. Dünyada eşi benzeri bulunmayan nükleer buzkıran filomuzun onlara bu imkânı sunmasından dolayı gurur duyuyoruz. Öğrenciler, 50 Let Pobedy nükleer gemisinde başka hiçbir yerde göremeyecekleri teknolojileri tanıma fırsatı bulacak. En parlak genç zihinlerin enerjisini bilimin ilerlemesi ve gezegenin korunması için kullanmak istiyoruz. Bu enerji, ilerlemenin başlıca itici gücüdür” ifadelerini kullandı. Keşif Gezisi’nin tek Türk katılımcısı, genç öğrenci Alper Tapkı da yolculuğa ilişkin duygularını şu sözlerle paylaştı: "Henüz her şey yeni başlıyor olsa da insan bazen hayatına yön verecek bir deneyimin eşiğinde olduğunu hissediyor. Bu yolculuktan sonra dünyaya artık bambaşka bir gözle bakacağımı şimdiden biliyorum. Her yolculuk insana yaşananların büyüklüğünü bu kadar güçlü hissettirmez; ancak bunun onlardan biri olduğuna inanıyorum. Bilinmezin heyecanını ve gerçek bir keşfin çağrısını içinde barındıran bu deneyimi sabırsızlıkla bekliyorum." Dünyanın Tepesi’ne çıkacak Tapkı’nın da aralarında bulunduğu katılımcılar, yolculuk boyunca Uzak Kuzey’in doğasını keşfedecek, nükleer buzkıranın işleyişini yerinde gözlemleyecek ve nükleer teknolojinin Arktik deniz taşımacılığının gelişimindeki rolü hakkında bilgiler edinecek. Tapkı ve diğer ülkelerden katılımcılar “Dünyanın Tepesi” olarak adlandırılan 90° noktasında ülkelerin bayraklarını dalgalandıracak. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla gerçekleştirilecek yolculuk, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere Arktik’i kendi gözleriyle görme, kuzey topraklarının enginliğini deneyimleme ve bilime, teknolojiye ve geleceğe duydukları ilgiyle bir araya gelen uluslararası genç araştırmacılar topluluğunun bir parçası olma imkânı sunacak. 5.000 Öğrenci Yarıştı Sefere katılmak üzere düzenlenen uluslararası seçme sürecinde 22 ülkeden yaklaşık 5.000 öğrenci yarıştı. Yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Ermenistan, Bangladeş, Belarus, Bolivya, Brezilya, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Kazakistan, Çin, Kırgızistan, Moğolistan, Myanmar, Namibya, Ruanda, Sırbistan, Tanzanya, Özbekistan ve Güney Afrika’dan öğrenciler yer aldı. Sefer kapsamında katılımcıları dersler, atölye çalışmaları, bilimsel deneyler, kariyer danışmanlığı ve yaratıcı etkinliklerin yanı sıra unutulmaz anlar bekliyor. Dünyanın en kuzeydeki postanesinden gönderilecek kartpostallar ile tüm meridyenlerin kesiştiği noktada yapılacak “dünya turu” da bunlar arasında yer alıyor. Sefer katılımcılarıyla birlikte nükleer buzkıranda önde gelen uluslararası uzmanlar da çalışacak. Bunlar arasında JSC NIITFA Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Egor Plakhotnyuk, Beloyarsk NGS Baş Mühendis Yardımcısı Andrey Smelov, Rosatom Elektrik Enerjisi Birimi’nin BT entegratörü olan CONSIST-OS’un Genel Müdürü Ilya Kholkin, Brezilya Nükleer Enerji Derneği İletişim Direktörü Jairu Silva Bastos, hekim ve bilim iletişimcisi olan Tanzanya Mwanachuo Family Foundation uzmanı Dr. Noel Rajabu Mabele ile Hindistan Cochin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Deniz Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijoy Nandan yer alıyor. Popüler sanatçılar ve blog yazarlarının yanı sıra tanınmış Rus bilimkurgu yazarı Sergey Lukyanenko da yolculuğun özel konukları arasında yer alacak. Lukyanenko, Arktik seferi sırasında katılımcılar için yaratıcı yazarlık atölyesi yürütecek. Atölyede yazar, bir bilimkurgu öyküsünün merak uyandıran giriş bölümünü kaleme alacak; öğrenciler ise öykünün sonu için kendi versiyonlarını önerecek. Ortaya çıkan ortak eser, seferin ardından resmî olarak yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın Dört Bir Yanından Öğrencileri Buluşturan “Bilgi Buzkıranı” Seferi Başladı Haber

Dünyanın Dört Bir Yanından Öğrencileri Buluşturan “Bilgi Buzkıranı” Seferi Başladı

Murmansk’ta yapılan uğurlama töreniyle Bilgi Buzkıranı yarışmasının kazananları, Kuzey Kutbu’na doğru yola çıktı. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla yapılacak keşif gezisinde Türk öğrenci Alper Tapkı da yer alıyor. Gezi, buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov’un denize açılma emrini vermesiyle start aldı. Keşif gezisinin katılımcıları Murmansk’tan Kuzey Kutbu’na, oradan Franz Josef Toprakları’na ve yeniden Murmansk’a uzanan rota için yola çıktı. 10 gün boyunca devam edecek geziye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, “Arktik, en iddialı fikirlerin doğduğu ve hayata geçirildiği bir güç merkezidir. Daha iyi bir gelecek inşa etmeye hazır, cesur ve girişken insanlar buraya geliyor. “Bilgi Buzkıranı” da tam olarak bu nitelikteki çocukları Kuzey Kutbu’na götürüyor. Dünyada eşi benzeri bulunmayan nükleer buzkıran filomuzun onlara bu imkânı sunmasından dolayı gurur duyuyoruz. Öğrenciler, 50 Let Pobedy nükleer gemisinde başka hiçbir yerde göremeyecekleri teknolojileri tanıma fırsatı bulacak. En parlak genç zihinlerin enerjisini bilimin ilerlemesi ve gezegenin korunması için kullanmak istiyoruz. Bu enerji, ilerlemenin başlıca itici gücüdür” ifadelerini kullandı. Keşif Gezisi’nin tek Türk katılımcısı, genç öğrenci Alper Tapkı da yolculuğa ilişkin duygularını şu sözlerle paylaştı: "Henüz her şey yeni başlıyor olsa da insan bazen hayatına yön verecek bir deneyimin eşiğinde olduğunu hissediyor. Bu yolculuktan sonra dünyaya artık bambaşka bir gözle bakacağımı şimdiden biliyorum. Her yolculuk insana yaşananların büyüklüğünü bu kadar güçlü hissettirmez; ancak bunun onlardan biri olduğuna inanıyorum. Bilinmezin heyecanını ve gerçek bir keşfin çağrısını içinde barındıran bu deneyimi sabırsızlıkla bekliyorum." Dünyanın Tepesi’ne çıkacak Tapkı’nın da aralarında bulunduğu katılımcılar, yolculuk boyunca Uzak Kuzey’in doğasını keşfedecek, nükleer buzkıranın işleyişini yerinde gözlemleyecek ve nükleer teknolojinin Arktik deniz taşımacılığının gelişimindeki rolü hakkında bilgiler edinecek. Tapkı ve diğer ülkelerden katılımcılar “Dünyanın Tepesi” olarak adlandırılan 90° noktasında ülkelerin bayraklarını dalgalandıracak. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla gerçekleştirilecek yolculuk, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere Arktik’i kendi gözleriyle görme, kuzey topraklarının enginliğini deneyimleme ve bilime, teknolojiye ve geleceğe duydukları ilgiyle bir araya gelen uluslararası genç araştırmacılar topluluğunun bir parçası olma imkânı sunacak. 5.000 Öğrenci Yarıştı Sefere katılmak üzere düzenlenen uluslararası seçme sürecinde 22 ülkeden yaklaşık 5.000 öğrenci yarıştı. Yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Ermenistan, Bangladeş, Belarus, Bolivya, Brezilya, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Kazakistan, Çin, Kırgızistan, Moğolistan, Myanmar, Namibya, Ruanda, Sırbistan, Tanzanya, Özbekistan ve Güney Afrika’dan öğrenciler yer aldı. Sefer kapsamında katılımcıları dersler, atölye çalışmaları, bilimsel deneyler, kariyer danışmanlığı ve yaratıcı etkinliklerin yanı sıra unutulmaz anlar bekliyor. Dünyanın en kuzeydeki postanesinden gönderilecek kartpostallar ile tüm meridyenlerin kesiştiği noktada yapılacak “dünya turu” da bunlar arasında yer alıyor. Sefer katılımcılarıyla birlikte nükleer buzkıranda önde gelen uluslararası uzmanlar da çalışacak. Bunlar arasında JSC NIITFA Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Egor Plakhotnyuk, Beloyarsk NGS Baş Mühendis Yardımcısı Andrey Smelov, Rosatom Elektrik Enerjisi Birimi’nin BT entegratörü olan CONSIST-OS’un Genel Müdürü Ilya Kholkin, Brezilya Nükleer Enerji Derneği İletişim Direktörü Jairu Silva Bastos, hekim ve bilim iletişimcisi olan Tanzanya Mwanachuo Family Foundation uzmanı Dr. Noel Rajabu Mabele ile Hindistan Cochin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Deniz Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijoy Nandan yer alıyor. Popüler sanatçılar ve blog yazarlarının yanı sıra tanınmış Rus bilimkurgu yazarı Sergey Lukyanenko da yolculuğun özel konukları arasında yer alacak. Lukyanenko, Arktik seferi sırasında katılımcılar için yaratıcı yazarlık atölyesi yürütecek. Atölyede yazar, bir bilimkurgu öyküsünün merak uyandıran giriş bölümünü kaleme alacak; öğrenciler ise öykünün sonu için kendi versiyonlarını önerecek. Ortaya çıkan ortak eser, seferin ardından resmî olarak yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.