Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rüzgar Enerjisi

Kapsül Haber Ajansı - Rüzgar Enerjisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rüzgar Enerjisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

30 Bin MW'e Yaklaşan Depolamalı Yatırım Talebi Gözleri Süper İzin Düzenlemelerine Çevirdi Haber

30 Bin MW'e Yaklaşan Depolamalı Yatırım Talebi Gözleri Süper İzin Düzenlemelerine Çevirdi

Özellikle RES yatırımlarında yılları bulabilen izin süreçlerinin sadeleştirilmesi, süreçlerin paralel ilerlemesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi; sektörün büyüme hızı açısından kritik önem taşıyor. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen TÜREK 2026 kapsamında gerçekleştirilen "Süper İzin Sonrası: Rüzgar Yatırımlarında Yeni İzin Rejimi" oturumunda; kamu kurumları ve sektör temsilcileri yeni dönemde izin süreçlerinde hayata geçirilen düzenlemeleri değerlendirdi. TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile EPDK'dan üst düzey temsilciler, izin süreçlerinde hayata geçirilen yeni düzenlemeleri, kurumların süreç içerisindeki yeni rol dağılımlarını ve uygulamadaki yansımaları ele aldı. Panel kapsamında; izin süreçlerinin paralelleştirilmesiyle birlikte oluşan yeni yapı, yatırım süreçlerinde karşılaşılan kritik başlıklar, mevcut darboğazlar ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi beklenen ikincil mevzuat düzenlemeleri değerlendirildi. İŞLETMEYE GEÇMEYEN 64 GW'LIK KAPASİTE YENİ İZİN REJİMİNİN ÖNEMİNİ ORTAYA KOYDU Paylaşılan verilere göre, Türkiye'de hâlihazırda işletmeye geçmemiş toplam kurulu güç 64,3 GW seviyesine ulaştı. Bu rakamın 30,6 GW'lık kısmını GES, 24 GW'lık kısmını ise RES projeleri oluşturuyor; RES tarafındaki 24 GW'ın yaklaşık 19,7 GW'lık bölümü ise önlisans aşamasında bulunan projelerden kaynaklanıyor. Bu tablo, izin süreçlerinin hızlandırılmasını yatırımcılar ve Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından doğrudan belirleyici bir başlık haline getiriyor. DEPOLAMALI YATIRIMLARDA REKOR BAŞVURU DİKKAT ÇEKTİ Depolamalı projelerdeki yoğun yatırım talebi panelin öne çıkan başlıklarından biri oldu. Buna göre depolamalı RES projelerinde önlisans aşamasındaki kurulu güç 248 proje ile 17.368 MW'ı aşarken, depolamalı GES projelerinde 354 proje ile 12.726 MW seviyesine ulaşıldı. İki kalemin toplamı, depolamalı önlisans portföyünü 30 bin MW'a yaklaştırıyor. İzin süreçlerindeki ilerlemeye bakıldığında, depolamalı RES'lerde 126 proje için "ÇED Olumlu/Gerekli Değildir" kararının alındığı, 169 proje için kamulaştırma başvurusunda bulunulduğu ve 61 projenin orman iznini aldığı; depolamalı GES'lerde ise 227 projede "ÇED Olumlu/Gerekli Değildir" kararının alındığı ve 310 projenin kamulaştırma başvurusu yaptığı görüldü. Sektörde oluşan yüksek yatırım talebi, izin süreçlerinin hızlandırılmasını enerji yatırımları açısından kritik bir başlık haline getirirken; mevcut durumda geçen yıldan beri yapılan iyileştirmelerle RES projelerinde yaklaşık 33 aya, GES projelerinde ise yaklaşık 30 aya kadar uzayabilen izin süreçlerinin kalan Süper İzin düzenlemeleriyle birlikte 24 aya düşürülmesinin hedeflendiği aktarıldı. Panelde ayrıca, depolamalı yatırımları doğrudan etkileyebilecek ikincil mevzuat çalışmaları kapsamında veriş ve çekişte sistem kullanım bedeli sabitinin tek olması, kısmi kabul yapılabilmesine ilişkin düzenleme ve toleransların gözden geçirilmesi başlıklarının da gündemde olduğu paylaşıldı. "SÜREÇLERİN HIZLANMASI YATIRIM İŞTAHINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR" Yenilenebilir enerji yatırımlarında yalnızca finansman ve teknoloji değil, süreç yönetim hızının da belirleyici hale geldiğini belirten TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı; "Türkiye bugün rüzgar enerjisinde çok güçlü bir yatırım potansiyeline sahip. Ancak yatırımların sahaya dönüşebilmesi için izin süreçlerinin öngörülebilir, koordineli ve hızlı ilerlemesi gerekiyor. Süper İzin düzenlemeleriyle birlikte süreçlerin sadeleşmesi ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun güçlenmesi sektör açısından önemli bir eşik oluşturuyor. Özellikle depolamalı yatırımlarda 30 bin MW'a yaklaşan kapasite talebi, yatırımcı iştahının ne kadar güçlü olduğunu net şekilde ortaya koyuyor. ÇED süreçleri, orman izinleri, mera izinleri, kamulaştırma, imar ve yapı ruhsatı gibi birçok başlıkta hayata geçirilen yeni düzenlemelerin yatırım süreçlerini önemli ölçüde hızlandırdığını düşünüyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na imar ve ruhsat yetkisi veren düzenlemenin kısa süre içinde tamamlanması ve mevcut düzenlemelerin birkaç kritik noktada revize edilmesiyle birlikte, RES projelerinde 33 aya kadar uzayabilen izin süreçlerinin 24 aya indirilmesi; sahaya dönüşmeyi bekleyen büyük kapasitenin önündeki en kritik adımlardan biri olacak. Yeni dönemde enerji sektöründeki rekabet yalnızca kapasite büyüklüğüyle değil, projelerin ne kadar hızlı devreye alınabildiğiyle de şekillenecek. Süreçlerin daha koordineli ve öngörülebilir ilerlemesi; hem yatırımcı güveni hem de Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik önem taşıyor," ifadelerinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'nın Devinden 510 Milyon TL'lik Yatırım Planı: Son Viraja Girildi, 49 Yıl Sürecek Haber

Bursa'nın Devinden 510 Milyon TL'lik Yatırım Planı: Son Viraja Girildi, 49 Yıl Sürecek

Bursa'nın devi Matlı Grubu bünyesindeki Matlı Enerji tarafından Karacabey ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan rüzgar enerjisi santrali projesinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci yeni aşamaya geçti. Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Bakanlık tarafından yapılan duyuruya göre projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından son şeklini aldı. Rapor, halkın görüş ve önerilerini almak üzere 10 takvim günü süreyle askıya çıkarıldı. 510 MİLYON TL'LİK DEV YATIRIM Canbaz, Seyran ve Subaşı mahallelerini kapsayan, toplam 510 milyon 230 bin TL yatırım bedeline sahip proje kapsamında 4 adet rüzgar türbini kurulacak. Projenin kurulu gücü 23,9 MWm / 21,9 MWe olarak belirlenirken, aynı kapasitede elektrik depolama tesisi de yer alacak. YILLIK 87,6 MİLYON KWH ÜRETİM HEDEFİ Yıllık 87 milyon 600 bin kWh elektrik üretimi hedeflenen projede, üretilen enerji şalt merkezi üzerinden Karacabey Trafo Merkezi'ne bağlanacak, ihtiyaç halinde depolama ünitesine aktarılabilecek. İNŞAAT 30 AY SÜRECEK Projenin inşaat sürecinin 30 ayda tamamlanması, işletme süresinin ise 49 yıl olması öngörülüyor. İnşaat aşamasında yaklaşık 60 personel, işletme döneminde ise 10 personel görev alacak. TÜRBİN SAYISI DÜŞÜRÜLDÜ Öte yandan ÇED sürecinde gelen görüşler doğrultusunda projede revizyona gidildi. Daha önce planlanan bazı türbinlerin Uluabat Gölü Sulak Alanı tampon bölgesi sınırlarında kalması ve gelen talepler üzerine EPDK'ya başvuruldu. Yapılan değerlendirme sonrası proje 4 türbinle sınırlandırıldı ve mevcut kapasiteye revize edildi. 10 GÜN BOYUNCA ASKIDA Hazırlanan ÇED raporu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Bursa İl Müdürlüğü'nde 10 gün süreyle askıya çıkarıldı. Bu süre içinde vatandaşlar görüş ve önerilerini ilgili kurumlara iletebilecek. Yetkililer, iletilen tüm görüşlerin proje hakkında verilecek nihai kararda dikkate alınacağını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Dönüşümü Bölgesel Farklılıklarla Şekilleniyor Haber

Enerji Dönüşümü Bölgesel Farklılıklarla Şekilleniyor

Raporda, yapay zekadan ziyade gelişmekte olan ülkelerdeki sanayileşme ve soğutma ihtiyacının bu artışı tetikleyebileceği belirtilirken; fosil yakıtların en iyimser senaryoda dahi küresel enerji arzının yarısından fazlasını oluşturmaya devam edeceği öngörülüyor. İSTANBUL 18 Mayıs 2026 – Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company, enerji ve hammadde piyasalarının geleceğine ışık tutan geleneksel raporunun en güncel versiyonu olan “Küresel Enerji ve Malzeme Görünümü 2026” raporunu yayımladı. Rapor, jeopolitik gerilimler, iklim hedefleri ve ekonomik gerçekler arasında sıkışan küresel enerji sisteminin 2040 yılına kadar izleyebileceği üç ana senaryoyu mercek altına alıyor. Bain & Company’nin tescilli ekonomik modelleme yeteneği Intersect℠ kullanılarak hazırlanan çalışma, enerji talebinin GSYİH ve nüfus artışına paralel olarak artmaya devam edeceğini, ancak bu talebin karşılanma şeklinin bölgelere ve politikalara göre keskin farklılıklar göstereceğini ortaya koyuyor. Raporun öne çıkan temel bulguları şöyle sıralanıyor: Elektrik Talebinde Patlama: Tüm senaryolar gözönüne alındığında küresel elektrik talebinin 2040 yılına kadar %40 ile %70 arasında artma ihtimali düşünülüyor. Popüler inanışın aksine, bu artışın en büyük kaynağı sadece yapay zeka veya veri merkezleri değil; gelişmekte olan ülkelerdeki soğutma (klima) ihtiyacı ve sanayi sektöründeki büyüme olacak. Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de elektrik tüketimi 2025 yılında bir önceki yıla göre %2,1 artış gösterdi. Türkiye’de sanayileşme, kentleşme ve elektrifikasyon eğilimlerinin devam etmesiyle birlikte elektrik talebindeki artışın önümüzdeki dönemde de sürmesi bekleniyor. Bu büyüme; özellikle iletim ve dağıtım altyapısı yatırımları ile enerji ekipmanları tedarik zincirlerinde yeni kapasite ihtiyaçlarını beraberinde getiriyor. Fosil Yakıtların Direnci: Yenilenebilir enerjinin yükselişine rağmen, fosil yakıtlar küresel enerji arzında önemli bir pay tutmaya devam ediyor. En iyimser düşük karbon senaryosunda bile fosil yakıtların payı 2040’ta ancak %52’ye geriliyor; mevcut dinamiklerin sürdüğü senaryoda ise bu oran %72 seviyesinde kalıyor. Türkiye açısından bakıldığında ise enerji arz güvenliğinde kaynak çeşitliliği kritik rol oynamayı sürdürüyor. Doğal gaz tedarikinde farklı kaynak ve güzergâhların kullanılması maliyet avantajı ve sistem esnekliği sağlarken, yerli hidrokarbon arama ve üretim faaliyetleri de enerji bağımsızlığı hedefi açısından stratejik önem taşıyor. Küresel Isınma Riski: Rapor, dünya genelindeki koordinasyon seviyesine bağlı olarak 2100 yılına kadar ısınmanın farklı senaryolar üzerinden 2,1°C ile 2,9°C arasında gerçekleşebileceğini öngörüyor. Bu durum, şirketlerin yalnızca karbon azaltımına değil, aynı zamanda iklim değişikliğine karşı “dayanıklılık” (resilience) stratejilerine de ciddi sermaye ayırması gerektiğini gösteriyor. Kritik Madenler ve Arz Güvenliği: Temiz enerji teknolojileri için vazgeçilmez olan lityum, bakır ve kobalt gibi kritik minerallerin coğrafi yoğunluğu, tedarik zincirlerini ulusal güvenlik ve ticaret politikalarının odak noktası haline getiriyor. 2030'dan sonra batarya talebinin hızlanmasıyla bu alanda ciddi arz açıkları oluşabilir. Elektrifikasyonun hız kazanmasıyla birlikte kritik madenlere yönelik küresel rekabet artarken, Türkiye açısından da bu alandaki araştırma, işleme ve tedarik kapasitesinin geliştirilmesi stratejik önem taşıyor. Özellikle enerji dönüşümünün gerektirdiği alt değer zincirlerinde dışa bağımlılığın azaltılması, uzun vadeli enerji güvenliği ve sanayi rekabetçiliği açısından öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Çin’in Liderliği: Çin, dünyanın en büyük sera gazı salımcısı olmaya devam etse de aynı zamanda küresel enerji dönüşümünün en güçlü motoru konumunda. 2040 yılına kadar küresel güneş ve rüzgar enerjisi üretiminin %30’undan fazlasının tek başına Çin tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor. “Kararlılıkla Hareket Etme Zamanı” Bain & Company yetkilileri, yöneticilerin belirsizlik karşısında felç olmaması gerektiğini belirterek, her senaryoda geçerli olan “pişmanlık yaratmayacak hamlelere” (no-regrets moves) odaklanılmasını tavsiye ediyor. Rapora göre; yerel pazarları derinlemesine anlamak, adaptasyon kabiliyetini artırmak ve operasyonel dayanıklılığı inşa etmek, geleceğin enerji ekonomisinde kazananları belirleyecek. Global düzeyde tüm bunlara ilave olarak rüzgâr ve güneş enerjisi üretiminin değişkenliğinin arttığı bir ortamda, nükleer enerji, arz güvenliğini ve elektrik sisteminin istikrarını sağlayan temel unsurları arasında yer alıyor. Onur Candar: “Yöneticilerin operasyonel dayanıklılığa odaklanması gerekiyor” Bain & Company Türkiye Yönteici Ortağı Onur Candar raporla ilgili değerlendirmesinde, fosil yakıtların dirençli yapısı ve kritik madenlerin arz güvenliği gibi değişkenler karşısında Türkiye’de de yöneticilerin 'pişmanlık yaratmayacak hamlelere' ve operasyonel dayanıklılığa odaklanması gerektiğini belirtti. Candar değerlendirmesine şöyle devam etti: “Türkiye enerji dönüşümünde artık yeni bir faza geçmiş durumda. Yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlı büyümesi önemli bir başarı göstergesi olsa da, bundan sonraki dönemde şebeke esnekliği, depolama teknolojileri, iletim ve dağıtım altyapısı gibi alanlara yapılacak yatırımlar belirleyici olacak. Elektrik talebindeki büyüme yalnızca üretim kapasitesi ihtiyacını değil, aynı zamanda enerji ekipmanları ve kritik madenler dahil olmak üzere tüm değer zincirinde yeni yatırım gereksinimlerini beraberinde getiriyor. Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından kaynak çeşitliliğini koruması, yerli kaynak geliştirme faaliyetlerini sürdürmesi ve enerji dönüşümünün kritik halkalarında dışa bağımlılığı azaltması büyük önem taşıyor. Bugün şirketler için en büyük risk, belirsizliğin getirdiği karar alma güçlüğüdür.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Temiz Enerjiyle 1 Milyon Haneye Elektrik Haber

Temiz Enerjiyle 1 Milyon Haneye Elektrik

Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründe ilk üç oyuncu arasında yer alan Eksim Enerji, 2025 yılında başarıyla tamamladığı kapasite artış hamlesinin ardından toplam kurulu gücünü yaklaşık 1.2 GW seviyesine taşıdı. Geçtiğimiz sene yıllar boyunca yaptığı yatırımların karşılığını alan Eksim Enerji, biri Türkiye’nin 2. büyük lisanslı GES sahası olmak üzere, 10 ayrı sahada bir senede ulaşılması zor bir başarıya imza atarak 42 yeni türbini devreye aldı. Ayrıca Geyve, Silivri, Viranşehir, Yozgat ve Karaman sahalarının yanı sıra yurt dışında Skole RES projesinin yapımını tamamladı. Bu yatırımlarla birlikte 488,5 MW’lık kapasite artışı sağlayan şirket, ulaştığı kurulu güç seviyesiyle büyümesini kararlılıkla sürdürdü. “Yenilenebilir enerjiye geçiş tercihin ötesinde bir zorunluluk” Amasya Merzifon’da yer alan Kayadüzü Rüzgar Enerjisi Santrali’nde düzenlenen Uçurtma Festivali’nde değerlendirmelerde bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, küresel enerji gündemine ilişkin şunları söyledi: “Dünyada son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve lojistik aksamalar, enerji güvenliğini üretim hacminin ötesinde stratejik bir öncelik haline getirdi. Uluslararası öngörüler, bazı bölgelerde yaşanan üretim kayıplarının telafisinin iki yılı bulabileceğini gösteriyor. Bu tablo, yenilenebilir enerjiye geçişi artık bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor. 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla ülkemizin toplam kurulu gücünün 124.532 MW’a ulaştığını ve bu artışın büyük ölçüde güneş enerjisinden kaynaklandığını görüyoruz. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 60’ı aşması, dönüşümün hızını ve ülkemizin başarısını net biçimde ortaya koyuyor.” “Temiz enerji, gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras” Akbay, temiz enerjinin yalnızca bir yatırım alanı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Bugün burada uçurtmalarımızı yalnızca rüzgârla değil, daha temiz bir dünya umuduyla gökyüzüne bırakıyoruz. Geçtiğimiz yıl İzmir Seferihisar’da başlattığımız uçurtma festivalini bu yıl Merzifon’a taşıyarak çocuklarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2025 yılı boyunca rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerimizden elde ettiğimiz 2,35 milyar kWh üretim ile yaklaşık 1 milyon hanenin enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşıladık. Bu üretim sayesinde 1,4 milyon ton karbon salımını engelledik. Tüm bu çalışmaların arkasında çocuklarımıza daha yaşanabilir ve güvenli bir çevre bırakma motivasyonu bulunuyor.” Dijital dönüşüm ve depolama odaklı gelecek vizyonu Eksim Enerji’nin gelecek projeksiyonuna ilişkin bilgiler de veren Arkın Akbay, dijitalleşmenin verimli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Dijitalleşme yoluyla verim artışını, maliyet optimizasyonunu ve veri odaklı üretim modelini stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Yapay zeka destekli tahminleme sistemlerinden dijital ikiz uygulamalarına kadar geniş bir teknoloji yelpazesini aktif olarak kullanıyoruz. Üretimi yalnızca kurulu güç üzerinden değil; en başta sürdürebilirlik olmak kaydıyla verimlilik, öngörülebilirlik, emre amadelik ve dayanıklılık temelinde ele alıyoruz. Rüzgar, güneş, bulut, nem ve su gibi tüm iklim verilerinden ekipman performansına kadar bütün parametreleri anlık olarak izliyoruz. Böylece operasyonel kararlarımızı tedarikçiden müşteriye uçtan uca optimize ediyoruz” diye konuştu. Depolama entegreli santral projelerine de değinen Akbay, Kırklareli’nden Antalya’ya uzanan 10 farklı sahada toplam 633 MW gücündeki yatırımlar için ön lisans süreçlerinin hızla ilerlediğini ifade etti. “Doğu ile Batı arasında enerji köprüsü kurmayı hedefliyoruz” Eksim Enerji’nin uluslararası yatırımlarına da değinen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, şirketin bölgesel bir enerji oyuncusu olma vizyonunu şu sözlerle anlattı: “Türkiye’deki yatırımlarımızın yanı sıra yurt dışında da aktif olarak büyümeye devam ediyoruz. Gürcistan’da işletmede olan 2 hidroelektrik santralimize ek olarak devreye alınma aşamasında 1 güneş enerjisi santralimiz bulunuyor. Aynı ülkede geliştirme süreci devam eden 6 rüzgar ve 2 güneş projesiyle toplamda 700 MW kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. Ukrayna’da ise işletmeye aldığımız 1 rüzgar santrali ve geliştirme aşamasındaki 1 proje ile toplam 360 MW’lık bir portföy oluşturmayı planlıyoruz.” Uçurtma Festivali’nin yeni durağı Amasya Merzifon Arkın Akbay son olarak Uçurtma Festivali’ne ilişkin olarak şu bilgileri paylaştı: “Yenilenebilir enerjiye ilişkin farkındalığın erken yaşlarda kazanılmasını son derece önemsiyoruz. Bu anlayışla İzmir Seferihisar’ın ardından Merzifon’da düzenlediğimiz Uçurtma Festivali’nde çocukları doğa, rüzgar ve temiz enerjiyle buluşturduk. Çocuklarımıza eğlenirken öğrenebilecekleri, doğayla ve rüzgârla doğrudan temas kurabilecekleri bir deneyim sunuyoruz. Ayrıca ‘Yeteri Kadar’ kampanyamız kapsamında düzenlediğimiz atölye çalışmalarında çocuklara çevre bilinci kazandırmayı hedefledik. Uçurtma festivallerimizi Türkiye’nin farklı bölgelerindeki santral sahalarımızda çocuklarla buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda’dan Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Açılım Mesajı Haber

Eksun Gıda’dan Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Açılım Mesajı

Eksun Gıda’nın Konya’daki fabrikasında üretimden ihracata uzanan gündemlerini değerlendiren Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan; “Eksun Gıda olarak un sanayisinde sahip olduğumuz üretim disiplinimiz, ihracat kabiliyetimiz ve sanayi birikimimizle sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin lider un üreticisi olan Eksun Gıda, Konya’daki üretim tesisinde gıda ve gastronomi alanlarında faaliyet gösteren basın mensuplarını ağırladı. Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan’ın ev sahipliğinde düzenlenen programda şirketin Tekirdağ ve Konya’daki üretim yapılanması, son dönem yatırımları, Ar-Ge çalışmaları ve un sanayisinin dünya piyasalarındaki görünümü ele alındı. “Üretimde %100 temiz enerjiye geçiyoruz” Sözlerine üretim gücüne yaptıkları yatırımın yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da sektörde fark yarattıklarının altını çizerek başlayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “Türkiye’nin öncü perakende un üreticisi olarak üretim tesislerimizin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla teşvik belgelerini aldığımız İzmir’de toplam 18,9 MW’lık kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerimizin (RES) yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen %100 temiz enerjiyi kullanacağız. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde de yeşil dönüşümü önceliklendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri oldu.” “FAVÖK tutarında 474 milyon TL’lik artış sağladık” Eksun Gıda’nın 2025 yılı finansal performansına da değinen Özkan, “Net satış hasılatımızı 11,6 milyar TL seviyesinde gerçekleştirdik. Brüt kârımızı bir önceki yıla göre yüzde 20,1 artışla 1,2 milyar TL’ye yükseltirken, brüt kâr marjımızı da yüzde 10,7 seviyesine taşıdık. FAVÖK tutarımızı da bir önceki yıla göre yaklaşık 474 milyon TL artırarak 307,8 milyon TL’ye ulaştırdık. Şüphesiz bu önemli performansımızın arka planında güçlü organizasyon yapımız, sahadaki etkin varlığımız ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışımız bulunuyor. Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle sınırlamıyor, uçtan uca veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik çözümlerimizle destekliyoruz. Bu sayede hızlı ve doğru kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata kadar tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapı içinde yönetiyoruz. Ayrıca sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarıyla yaptığımız karşılaştırmalı analizler sayesinde stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir verilerle şekillendiriyoruz. Güçlü sistem altyapımız, çevik ve dinamik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor” dedi. Başarılarının temelin yatan diğer bir unsurun ise yetkinliği yüksek, sorumluluk sahibi ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağının olduğuna bağlayan Özkan sözlerine şöyle devam etti: “Ekip arkadaşlarımızı yalnızca süreçlerin bir parçası olarak değil, kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan değerli paydaşlar olarak görüyoruz. Bu anlamda sürekli öğrenme ve gelişim odaklı bir kültürümüz bulunuyor.” “Depolama kapasitemiz 100 bin tona ulaştı” Şirketin yatırım gündemine ilişkin bilgiler de veren Hasan Abdullah Özkan, sürdürülebilir büyümenin, üretim hacminin yanında tedarik güvenliği, depolama kabiliyeti, enerji verimliliği ve dijital altyapıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Son dönem yatırımları kapsamında Konya fabrikasına entegre edilen 12 yeni un silosuyla şirketin toplam depolama kapasitesinin 100 bin tona ulaştığını ifade eden Özkan, Babaeski Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. için Ticaret Bakanlığı’ndan faaliyet izin belgesi alındığını da hatırlatarak, 34 bin 500 ton kapasiteli lisanslı depo yatırımının tarımsal ürünlerin güvenli, izlenebilir ve standartlara uygun biçimde saklanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. “Sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz” Özkan, Eksun Gıda’nın un sanayisinde sahip olduğu üretim disiplini, ihracat kabiliyeti ve sanayi birikimiyle sektördeki lider konumunu sağlamlaştırdığına dikkat çekerek, “Önümüzdeki dönemde de köklü birikimimiz, teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Hasan Abdullah Özkan, Eksun Gıda’nın kendi alanında lider markalarından biri olan Sinangil ve Sinangil Gluten YOK ile de 200’ü aşkın ürünü raflara taşıdıklarını sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özkan: Anadolu’nun Buğday Mirası Türkiye’nin Üretim Gücüne Yön Veriyor Haber

Özkan: Anadolu’nun Buğday Mirası Türkiye’nin Üretim Gücüne Yön Veriyor

20 Mart Dünya Un Günü bu yıl “Un hayattır” temasıyla kutlanırken, Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan unun gündelik hayatın ötesine geçen ekonomik ve toplumsal rolüne ilişkin konuştu. Türkiye’nin un ihracatında sahip olduğu güçlü konumun ve bu alandaki köklü birikiminin altını çizen Özkan, Eksun Gıda’nın da yüksek işleme kapasitesi, geniş ürün yelpazesi ve ihracat erişimiyle bu yapının güçlü temsilcileri arasında yer aldığını söyledi. “Anadolu’nun tarihsel birikimi modern üretim gücüne dönüştü” “Un medeniyetin kurucu unsurlarından biridir” diyen Hasan Abdullah Özkan, “Anadolu’nun buğdayla kurduğu köklü ilişki, bugün Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesine yön veren en güçlü alanlardan birine dönüşmüş durumda. Geçmişte sofranın ve gündelik hayatın merkezinde yer alan un, bugün aynı zamanda sanayi üretiminin, gıda arz güvenliğinin ve dış ticaretin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle un sanayisi, tarihsel birikim ile çağdaş üretim gücünün kesiştiği özel bir alan niteliği taşıyor” ifadelerini kullandı. “Türkiye gıda diplomasisini doğru okuyan, saygın bir aktör” Değerlendirmesinde Türkiye’nin un ihracatında liderliğinin arkasındaki yapısal güce de dikkat çeken Özkan, “Bugün ülkemizin dünya un endüstrisi içerisindeki yerini konuşurken, yalnızca bir ihracat başarısından söz etmiyoruz. Burada belirleyici olan buğdayı katma değere dönüştüren güçlü bir sanayi altyapısı, dünya ölçeğinde karşılık bulan bir tedarik kabiliyeti ve kriz zamanlarında dahi küresel gıda akışının korunmasına katkı sunabilen bir devlet ve sektör refleksidir. Jeopolitik gerilimlere rağmen 2025’te gerçekleşen 2,34 milyon tonluk ihracat ve 2026 için Türkiye un sanayisinin 3 milyon ton hedefi bu sürekliliği açık biçimde yansıtıyor. Biz de şirket olarak bu özverili çalışmaların ve sektörümüzce belirlenen hedefin en büyük destekçileri arasındayız” dedi. “Eksun Gıda 2025’i 474 milyon TL’lik FAVÖK artışıyla kapattı” Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan’ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise Eksun Gıda’nın son dönemde üretim altyapısını sürdürülebilir şekilde destekleyen yatırımları oldu. Özkan, “2025 boyunca lisanslı depoculuk tarafında attığımız adımlarla depolama kapasitemizi 100 bin ton seviyesine çıkardık. Yılı 474 milyon TL’lik FAVÖK artışıyla tamamlarken, 200’ü aşkın ürün çeşidimiz, 20’den fazla ülkeye uzanan ihracat ağımız ve Sinangil’in 60 yılı aşan birikimiyle üretim standartlarımızı değişen tüketici ihtiyaçlarına uyumlu bir çizgide sürdürdük. Üretim tesislerimizin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yenilenebilir enerji projelerimizde de önemli bir aşamayı geride bıraktık. Toplam 18,9 MW kapasiteli iki ayrı rüzgar enerjisi santrali (RES) projesinin yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla tüm üretim süreçlerimizde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz enerjiyi kullanacağız” şeklinde konuştu. Hasan Abdullah Özkan sözlerinin sonunda Dünya Un Günü’nün bu yıl Ramazan Bayramı’na denk geldiğini belirterek, bu vesileyle herkesin Ramazan Bayramı’nı da kutladığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu’nun Buğday Mirası Türkiye’nin Üretim Gücüne Yön Veriyor Haber

Anadolu’nun Buğday Mirası Türkiye’nin Üretim Gücüne Yön Veriyor

Özkan, unun beslenme açısından hayati öneminin yanı sıra gıda arz güvenliği, sanayi üretimi, ihracat ve sürdürülebilirlik başlıkları açısından taşıdığı stratejik değere dikkat çekti. Türkiye un sanayisinin bu yıl için belirlediği 3 milyon ton buğday unu ihracatı hedefine 200’ü aşkın ürün çeşidi ve 20’den fazla ülkeye ulaşan ihracat ağıyla destek verdiklerini kaydeden Özkan, un pazarında 60 yılı aşkın Sinangil tecrübesini değişen tüketici ihtiyaçlarını karşılayan bir yapıya taşıdıklarını vurguladı. 20 Mart Dünya Un Günü bu yıl “Un hayattır” temasıyla kutlanırken, Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan unun gündelik hayatın ötesine geçen ekonomik ve toplumsal rolüne ilişkin konuştu. Türkiye’nin un ihracatında sahip olduğu güçlü konumun ve bu alandaki köklü birikiminin altını çizen Özkan, Eksun Gıda’nın da yüksek işleme kapasitesi, geniş ürün yelpazesi ve ihracat erişimiyle bu yapının güçlü temsilcileri arasında yer aldığını söyledi. “Anadolu’nun tarihsel birikimi modern üretim gücüne dönüştü” “Un medeniyetin kurucu unsurlarından biridir” diyen Hasan Abdullah Özkan, “Anadolu’nun buğdayla kurduğu köklü ilişki, bugün Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesine yön veren en güçlü alanlardan birine dönüşmüş durumda. Geçmişte sofranın ve gündelik hayatın merkezinde yer alan un, bugün aynı zamanda sanayi üretiminin, gıda arz güvenliğinin ve dış ticaretin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle un sanayisi, tarihsel birikim ile çağdaş üretim gücünün kesiştiği özel bir alan niteliği taşıyor” ifadelerini kullandı. “Türkiye gıda diplomasisini doğru okuyan, saygın bir aktör” Değerlendirmesinde Türkiye’nin un ihracatında liderliğinin arkasındaki yapısal güce de dikkat çeken Özkan, “Bugün ülkemizin dünya un endüstrisi içerisindeki yerini konuşurken, yalnızca bir ihracat başarısından söz etmiyoruz. Burada belirleyici olan buğdayı katma değere dönüştüren güçlü bir sanayi altyapısı, dünya ölçeğinde karşılık bulan bir tedarik kabiliyeti ve kriz zamanlarında dahi küresel gıda akışının korunmasına katkı sunabilen bir devlet ve sektör refleksidir. Jeopolitik gerilimlere rağmen 2025’te gerçekleşen 2,34 milyon tonluk ihracat ve 2026 için Türkiye un sanayisinin 3 milyon ton hedefi bu sürekliliği açık biçimde yansıtıyor. Biz de şirket olarak bu özverili çalışmaların ve sektörümüzce belirlenen hedefin en büyük destekçileri arasındayız” dedi. “Eksun Gıda 2025’i 474 milyon TL’lik FAVÖK artışıyla kapattı” Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan’ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise Eksun Gıda’nın son dönemde üretim altyapısını sürdürülebilir şekilde destekleyen yatırımları oldu. Özkan, “2025 boyunca lisanslı depoculuk tarafında attığımız adımlarla depolama kapasitemizi 100 bin ton seviyesine çıkardık. Yılı 474 milyon TL’lik FAVÖK artışıyla tamamlarken, 200’ü aşkın ürün çeşidimiz, 20’den fazla ülkeye uzanan ihracat ağımız ve Sinangil’in 60 yılı aşan birikimiyle üretim standartlarımızı değişen tüketici ihtiyaçlarına uyumlu bir çizgide sürdürdük. Üretim tesislerimizin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yenilenebilir enerji projelerimizde de önemli bir aşamayı geride bıraktık. Toplam 18,9 MW kapasiteli iki ayrı rüzgar enerjisi santrali (RES) projesinin yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla tüm üretim süreçlerimizde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz enerjiyi kullanacağız” şeklinde konuştu. Hasan Abdullah Özkan sözlerinin sonunda Dünya Un Günü’nün bu yıl Ramazan Bayramı’na denk geldiğini belirterek, bu vesileyle herkesin Ramazan Bayramı’nı da kutladığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karaman’ın Rüzgarı Enerjiye Dönüşüyor! Haber

Karaman’ın Rüzgarı Enerjiye Dönüşüyor!

Türkiye’nin dört bir yanındaki yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlayan Eksim Enerji, rüzgar ve güneş odağındaki büyümesini yeni projelerle sürdürüyor. Şirket yapımı tamamlanan 70 MW kapasiteli Karaman RES projesiyle, 110 bin hanenin enerji ihtiyacının karşılanması planlıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de Geyve RES ve Tokat RES kapasite artışı ile birlikte Yozgat RES, Viranşehir GES, Ukrayna’da Skole RES yatırımlarını devreye alan Eksim Enerji, 2026 yılı başında ise Susurluk RES, Hasanbeyli RES, Ovacık RES kapasite artışı ile Karaman RES yatırımını da başarıyla tamamladı. Bu sayede şirket yeni nesil, yüksek verimli 46 türbinle birlikte GES santralini devreye alarak toplam 515,7 MW’lık kurulu güç artışı gerçekleştirdi. Devreye giren santralleri ile rüzgar enerjisinde Türkiye’nin ilk 3 şirketi arasına girdiklerinin altını çizen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay şunları söyledi: “Yoğun bir çalışmayla yeni güneş ve rüzgar enerjisi santrallerimizi ve kapasite artışlarımızı devreye almayı başardık. Son olarak Karaman RES’in tamamlanmasıyla birlikte farklı coğrafyalarda yürüttüğümüz yatırımlarımızda önemli bir eşiği daha geride bıraktık. Önümüzdeki dönemde ise ülkemizdeki portföyümüzü depolamalı elektrik üretim tesisleri, kapasite artışları ve bütünleşik güneş enerjisi tesisleri ile geliştirmeyi hedefliyoruz. Yurt dışında da Gürcistan’daki GES yatırımımızı devreye alma aşamasındayız. Doğudan batıya yenilenebilir enerji köprüsü olma hedefimizi üretim tesislerimizle güçlendiriyoruz.” “1,4 milyon ton karbon salımını engelledik” 2025’te elektrik üretimini 960 bin hanenin ihtiyacına denk olan 2,3 milyar kWh seviyesine taşıdıklarını ve 1,4 milyon ton karbon salımının önüne geçtiklerini söyleyen Akbay, “İklim krizinin etkileri ve fosil kaynakların tedarik zincirindeki kırılganlık her geçen gün daha belirgin hale geliyor. Enerji bağımsızlığının önemi artıyor. Böyle bir süreçte Türkiye’nin artan enerji ihtiyacına temiz, yerli, esnek ve güvenilir bir üretim yapısıyla yanıt vermek, kalkınmanın sürekliliği ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir zorunluluk haline geldi. Biz de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2035 Enerji Vizyonu doğrultusunda, yenilenebilir enerji kapasite artışını üretim sahasının ve ekipmanının verimliliğiyle yüksek emre amadelikle birlikte gerçekleştiriyor, enerji dönüşümündeki öncü rolümüzü bu stratejik odakla kuvvetlendirmeye devam ediyoruz” dedi. “COP31’de yenilenebilir enerji yatırımlarının önemi bir kez daha ortaya çıkacak” Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’de ülkemizdeki yenilenebilir enerji yatırımlarının öneminin bir kez daha ortaya çıkacağını belirten Arkın Akbay, “Uzun süredir gündemden düşmeyen iklim diplomasisi ve enerji bağımsızlığı jeopolitik gelişmelerle yeni bir boyuta ulaştı. Yerli ve uluslararası kaynaklardan sağlanacak ekonomik finansman kaynakları ile fosil kaynakları azaltıcı yönde enerji dönüşümü, yüksek katma değerli sanayi politikamızla bütünleşecek şekilde verimliliği artıran, toplam maliyeti düşüren kendini kanıtlamış teknoloji yatırımları birbirini destekleyerek sağlıklı büyümeyi güvence altına alıyor. Enerjiye uygun maliyetle erişimin güvence altına alınması ile toplumun refahının artması ve sürdürülebilir şekilde korunması için daha hızlı ve daha güvenli uygulama adımları atmamız elzem. COP31, bu çok katmanlı gündemin açık bir çerçevede ele alınmasına katkı sunarken, bu yolda taahhüt vermiş ülkelerin vizyonlarının yanı sıra uygulamaları ile de değerlendirileceği bir platform niteliği taşıyor. Dolayısıyla bu zirve, Türkiye’nin doğru politikalarının uygulamaya dönüştürdüğü yenilenebilir enerji yatırımları ile ekonomik rekabetçiliğinin yanı sıra sürdürülebilir kalkınmaya katkısını ve küresel iklim diplomasisindeki ağırlığını daha görünür hale getirmesi açısından son derece büyük önem taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda’nın 2025 Satışları 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

Eksun Gıda’nın 2025 Satışları 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı

Türkiye’nin önde gelen un üreticilerinden Eksun Gıda, 2025 yılında finansal sonuçlarındaki olumlu performans ve yatırımlarıyla dikkat çekti. Şirketten son çeyreğe ilişkin KAP’a (Kamuyu Aydınlatma Platformu) yapılan açıklamaya göre kârlılık göstergelerinde önceki yıla oranla belirgin bir artış kaydedildi. Yıl içinde büyümesini operasyonel olarak da destekleyen Eksun Gıda, lisanslı depoculuk yatırımlarıyla kapasitesini artırdı. Devam eden yenilenebilir enerji projelerinde ise kritik aşamaları geride bıraktı. “Güçlü uyum ve kararlı bir yönetim anlayışı sergiledik” Eksun Gıda’nın yıllık performansına ilişkin detayları paylaşan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “Bu yıl sağladığımız güçlü uyum ve kararlı yönetim anlayışı önemli bir başarı getirdi; bu ivme, önümüzdeki dönemin performans çıtasını şimdiden yukarı taşıdı. TMS 29 enflasyon muhasebesi ilkelerine uygun olarak hazırlanan verilere göre, 2025 yılında 11,6 milyar TL hasılat elde ederken, kârlılık göstergelerimizin tamamında yükseliş sağladık. Brüt kârımızı %20,1 artışla 1,2 milyar TL’ye taşıdık. Brüt kâr marjımızı ise %7,8’den, %10,7’ye yükselttik. FAVÖK tutarımızın -165,7 milyon TL’den yaklaşık 474 milyon TL artarak 307,8 milyon TL’ye ulaşması ve FAVÖK marjımızın %-1,3’ten %2,6’ya çıkması ise satın almadan üretime, üretimden maliyet yönetimine, stok optimizasyonundan fiyatlama disiplinine kadar tüm süreçlerde daha güçlü ve kontrollü bir performans sergilediğimizi gösteriyor. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilerimize göre ise 2025’te brüt karımız 1,3 milyar TL’den %29’luk artış ile 1,7 milyar TL’ye, FAVÖK tutarımız 427,5 milyon TL’den %70 artış ile 727,5 milyon TL’ye ve net karımız ise 12,6 milyon TL’den 170,4 milyon TL’ye yükseldi.” Sektörün yaşadığı zorluk ve riskleri fırsata çevirerek 2024 yılında -330,9 milyon TL olan esas faaliyet karını 2025’te 119,3 milyon TL seviyelerine ulaştırdıklarını da belirten Özkan, “Önümüzdeki dönemde de bu performansı kalıcı hale getirecek adımları artırmayı, üretim gücümüzü ve finansal dayanıklılığımızı daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu. RES projeleri hayata geçiyor Şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarında da önemli adımlar attı. 7 MW ve 11,9 MW kapasiteli iki ayrı rüzgar enerjisi santrali projesi için yatırım teşvik belgeleri alınmıştır. Daha önce 14,1 milyon avro tutarındaki türbin yatırımı için tedarik anlaşmasını imzaladığını duyuran şirket, projenin tamamlanmasıyla birlikte karbon ayak izini minimize etmeyi hedefliyor. Veri odaklı yönetim ve güçlü organizasyon Şirket performanslarının arka planında güçlü organizasyon yapısı, sahadaki etkin varlık ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışının bulunduğunu da vurgulayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan sözlerini şöyle tamamladı: “Karar süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı entegre sistemlerle sınırlı tutmuyor; uçtan uca sağlıklı veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zekâ destekli analitik uygulamalarımız sayesinde hızlı ve isabetli kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata uzanan tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapıda yönetirken; sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarla gerçekleştirdiğimiz karşılaştırmalı analizler doğrultusunda stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir veri setlerine dayandırıyoruz. Doğru kararı zamanında almamıza imkân tanıyan sistem altyapımız, dinamik ve çevik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor. Küresel ölçekte farklı orijinasyon alternatiflerini değerlendirerek hammadde kalitemizi çeşitlendiriyor; değişken piyasa koşullarına rağmen üretim standartlarımızı kararlılıkla koruyoruz. Bu başarının en önemli unsuru ise yetkinliği yüksek, sorumluluk bilinci güçlü ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağımızdır. Ekip arkadaşlarımızı yalnızca operasyonel sürecin bir parçası olarak değil; kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan ve geleceğimizi birlikte inşa ettiğimiz değerli çalışma arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Sürekli öğrenen ve gelişen organizasyon kültürümüz, sürdürülebilir başarımızın en sağlam temelini oluşturuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.