Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rüzgar Enerjisi

Kapsül Haber Ajansı - Rüzgar Enerjisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rüzgar Enerjisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerjisa Üretim, Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde Onarım Enerjisi ile Kadınların Üretimdeki Gücünü Büyütüyor Haber

Enerjisa Üretim, Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde Onarım Enerjisi ile Kadınların Üretimdeki Gücünü Büyütüyor

Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne yön veren Enerjisa Üretim, enerji yatırımlarının yarattığı değeri faaliyet gösterdiği bölgelerin sosyal ve ekonomik gelişimiyle buluşturmayı sürdürüyor. Şirketin Mart 2026’da hayata geçirdiği Onarım Enerjisi programının ilk uygulama alanı Aydın’da, incir üreticileriyle yürütülen çalışmalar özel bir buluşmayla devam etti. Dampınar Rüzgâr Enerji Santrali’nin etki alanındaki köylerde yürütülen programla onarıcı tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, doğal kaynakların korunması ve üreticilerin bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Aydın’ın incirinden toprağın geleceğine 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde gerçekleştirilen buluşma, kadınların tarımsal üretimdeki emeğini, bilgi birikimini ve kırsal kalkınmadaki dönüştürücü rolünü görünür kılması açısından da özel bir anlam taşıdı. Aydın’da gerçekleştirilen İncir Şenliği’nde, bölgenin tarımsal ve kültürel değerlerinden biri olan incirin geleceği; iklim değişikliği, toprak sağlığı ve sürdürülebilir üretim perspektifinden ele alındı. İncir üreticileri, proje paydaşları ve farklı kesimlerden katılımcıları bir araya getiren buluşmada, Onarım Enerjisi kapsamında bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmalar ve programın gelecek dönem yol haritası da paylaşıldı. Programın odağında yer alan kadın ve genç üreticilerin güçlendirilmesi kapsamında, farklı köylerden kadın üreticilerle “Kırsalda Kadın Girişimciliği ve Liderlik” eğitim ve atölyeleri gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla bir araya gelen kadın üretici grupları, İncir Şenliği’nin hazırlık sürecine de emek ve katkılarıyla dahil oldu. Kadın üreticilerin aktif katılımıyla gerçekleştirilen şenlik, yerel üretimin geleceğinde kadınların üstlendiği güçlü rolü bir kez daha ortaya koydu. Onarım Enerjisi dört yıllık dönüşüm yolculuğunu büyütüyor Üreticilere eğitim, mentorluk, teknik danışmanlık ve uygulama desteği sunulan program kapsamında; güneş enerjisi destekli tarımsal altyapı uygulamaları yürütülüyor. Dört yıllık bir dönüşüm programı olarak tasarlanan Onarım Enerjisi ile ilk yıl Aydın, Çanakkale, İzmir ve Balıkesir’deki rüzgâr enerjisi santrallerinin etki alanında bulunan 20 köyde yaklaşık 300 üreticiye ulaşılması öngörülüyor. Kadınlar ve gençler başta olmak üzere üreticilerin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayan programın, ilerleyen dönemde Muğla ve Edirne’yi de kapsayacak şekilde genişletilmesi planlanıyor. Üreticiyi merkeze alan program; Genç İşi Kooperatifi, İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, köy muhtarları ve öncü üreticileri aynı çalışma modelinde buluşturuyor. Yerel bilgi ve ihtiyaçların teknik uzmanlıkla bir araya getirildiği modelin, Aydın’dan farklı bölgelere taşınarak yaygınlaştırılması hedefleniyor. “Teknolojiyi sahadaki deneyimimiz ve sürdürülebilirlik alanındaki uzmanlığımızla değere dönüştürüyoruz.” Enerjisa Üretim Enerjisa Üretim Sürdürülebilirlik Lideri Tuğçe Tuğlu Özalpay, Onarım Enerjisi’nin enerji teknolojileri ile yerel ihtiyaçları aynı zeminde buluşturan önemli bir uygulama alanı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Enerjisa Üretim olarak yenilenebilir enerji yatırımlarımızı, faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde yarattığımız sosyal ve ekonomik değerle birlikte ele alıyoruz. Onarım Enerjisi ile enerji, tarım ve teknolojiyi buluşturarak toprağın iyileştirilmesine, doğal kaynakların verimli kullanılmasına ve yerel üretimin güçlenmesine katkı sağlıyoruz. Aydın’ın en kıymetli değerlerinden biri olan incirin geleceğini korumak için üreticilerimizle birlikte çalışıyoruz. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde kadın üreticilerimizle bir araya gelmek ise bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Kadınların emeği, bilgi birikimi ve liderliği, sürdürülebilir tarımın ve kırsal kalkınmanın geleceğinde önemli bir güç. Bu yaklaşımla Aydın’da geliştirdiğimiz uygulamaları farklı bölgelere taşıyarak yerel üretimin dayanıklılığını artırmayı ve kalıcı değer yaratmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

- Türkiye’nin Temiz Enerji Vizyonu İstanbul’da Masaya Yatırıldı Haber

- Türkiye’nin Temiz Enerji Vizyonu İstanbul’da Masaya Yatırıldı

YEO Teknoloji’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen 16’ncı Dii Desert Energy Zirvesi, enerji sektörünün önde gelen yöneticilerini, yatırımcılarını ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvede enerji güvenliği, yenilenebilir enerji yatırımları, şebeke altyapısı, batarya depolama, yeşil hidrojen ve bölgeler arası enerji bağlantıları masaya yatırıldı. Dii Desert Energy Başkanı Paul van Son, Dii Desert Energy CEO’su Cornelius Matthes, YEO Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Tolunay Yıldız ile Dii Desert Energy Araştırma Direktörü Chiara Aruffo’nun da aralarında bulunduğu konuşmacılar, Türkiye’nin Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika arasında bir temiz enerji merkezi olma potansiyeline dikkat çekti. Zirvede yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin coğrafi konumunun kalıcı ekonomik değere dönüşmesi için yenilenebilir enerji kapasitesinin güçlü şebekeler, enerji depolama sistemleri, teknoloji yatırımları ve sınır ötesi bağlantılarla desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye daha büyük rol üstlenebilir Dii Desert Energy CEO’su Cornelius Matthes, Türkiye’nin Avrupa’nın enerji güvenliği açısından önemli bir ortak olduğunu belirtti. Orta Asya, Hazar Denizi ve Azerbaycan üzerinden geliştirilebilecek bağlantılar ile Doğu Akdeniz’deki hidrojen altyapısı girişimlerine dikkat çeken Matthes, elektrik, hidrojen ve enerji depolama çözümlerinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Türkiye ile Avrupa arasındaki iş birliğinin enerji üretimiyle sınırlı olmadığını belirten Matthes, Türkiye’deki üretim tesislerinin Avrupa’nın rüzgâr enerjisi sektörüne sağladığı katkıya işaret etti. Batarya sistemleri ve enerji dönüşümünün diğer kritik bileşenlerinde geliştirilecek üretim kapasitesinin bu ilişkiyi daha da güçlendirebileceğini söyledi. Dii Desert Energy Başkanı Paul van Son’un kıtalar ve enerji sistemleri arasındaki bağlantılara odaklanan değerlendirmeleri de temiz enerji dönüşümünde uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koydu. Güvenli ve uygun maliyetli enerjiye erişim ile bölgeler arasında daha güçlü bağlantılar kurulması, zirvenin ortak gündem başlıkları arasında yer aldı. Enerji güvenliği ulusal güvenliğin parçası hâline geldi YEO Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Tolunay Yıldız, enerji dönüşümünün sanayinin rekabet gücü ve hanelerin enerjiye erişimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Enerji güvenliği artık bir ulusal güvenlik meselesi. Güvenli, temiz ve uygun maliyetli enerjiye ihtiyacımız var” dedi. Yerel temiz enerji üretiminin ithal yakıtlara bağımlılığı azaltabileceğini belirten Yıldız, komşu ülkelerle kurulacak güçlü bağlantıların arzın baskı altında kaldığı dönemlerde daha fazla seçenek sunacağını söyledi. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynakları, güçlü sanayi altyapısı ve ticaret deneyimiyle bu dönüşümde önemli bir fırsata sahip olduğunu ifade etti. Yıldız, Türkiye’nin temiz enerji üretiminden ekipman imalatına ve mühendislik hizmetlerine kadar değer zincirinin tamamında rol üstlenebileceğini belirtti. Yeşil hidrojende merkez olma potansiyelinin hayata geçirilmesi için altyapının, standartların ve uzun vadeli alım anlaşmalarının geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Depolama yatırımları dönüşümün hızını belirleyecek Zirvede öne çıkan ortak başlıklardan biri, yenilenebilir enerji kapasitesindeki büyümenin güçlü bir şebeke altyapısıyla desteklenmesi oldu. Birçok pazarda enerji projelerinin şebeke bağlantı kapasitesi beklediğini belirten Yıldız, daha güçlü şebekelere, daha hızlı bağlantı süreçlerine ve akıllı dijital kontrol sistemlerine yatırım yapılması gerektiğini söyledi. Fabrikalara ve yerleşimlere yakın temiz enerji üretiminin batarya depolama sistemleriyle birleştirilmesinin önemine değinen Yıldız, bu yapıların ana şebekeye bağlanarak akıllı biçimde yönetilmesinin bütün sistemin güvenilirliğini artırabileceğini belirtti. Batarya depolamanın yenilenebilir elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılmasını sağladığını ve şebekeye esneklik kazandırdığını ifade etti. Dii Desert Energy Araştırma Direktörü Chiara Aruffo da zirvede tanıtılan “Türkiye 2035 120+ GW Güneş ve Rüzgâr Geleceğine Yönelik Stratejik Yol Haritası” çalışmasının sonuçlarını paylaştı. Türkiye’nin 2035 yılı için belirlediği toplam 120 GW güneş ve rüzgâr kurulu güç hedefini değerlendiren Aruffo, depolamalı üretim, hibrit projeler ve öz tüketim yatırımlarıyla temel senaryonun üzerinde yaklaşık 50 GW ilave kapasite potansiyeli bulunduğunu aktardı. Bu potansiyelin gerçekleşme hızında şebeke yatırımlarının belirleyici olacağını vurguladı. Üretimden teknolojiye bütünleşik enerji yaklaşımı Tolunay Yıldız, YEO’nun temiz enerji üretimi, batarya sistemleri, dijital kontrol çözümleri, şebekeler ve trafo merkezlerini tek bir enerji ekosisteminin parçaları olarak ele aldığını belirtti. Avrupa ve Afrika’dan Orta Asya’ya uzanan 40 ülkedeki projelerde bu yetkinlikleri bir araya getirdiklerini ifade eden Yıldız, aynı uzmanlığın gelecekteki yeşil hidrojen projelerinin ihtiyaç duyacağı elektrik altyapısına da katkı sağlayabileceğini söyledi. Enerji dönüşümünün hedeflerle sınırlı kalmaması ve uygulanabilir projelere dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, İstanbul’daki zirveyi ortak hedeflerin somut adımlara dönüştürülmesi açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirdi. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının enerji dönüşümündeki rolünü güçlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Yıldız, İstanbul’da kurulan iş birliklerinin yeni projelerle sürdürülmesi çağrısında bulundu. REAP Battery fabrikasında buluştular Üç günlük zirve programı, katılımcıların YEO Teknoloji’nin Tuzla’daki REAP Battery fabrikasını ziyaret etmesiyle tamamlandı. Küresel enerji sektörünün temsilcileri, yıllık 5 GWh üretim kapasitesine sahip tesiste batarya enerji depolama sistemlerinin üretim süreçlerini, batarya yönetim sistemlerini, yazılım çözümlerini ve yerel mühendislik çalışmalarını yerinde inceledi. Fabrika ziyaretinde enerji depolamanın birkaç yıl öncesine kadar yenilenebilir enerji projelerini destekleyen ek bir çözüm olarak görüldüğü, bugün ise enerji sisteminin temel bileşenlerinden biri hâline geldiği vurgulandı. Batarya sistemlerinin arz ve talebi dengelemesi, şebeke kararlılığını desteklemesi ve yenilenebilir elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılmasını sağlaması ele alındı. REAP Battery fabrikası, zirve boyunca tartışılan temiz enerji, depolama, şebeke ve dijital kontrol başlıklarının üretime ve teknolojiye dönüştüğü somut örneklerden biri olarak değerlendirildi. Katılımcılar, enerji dönüşümünün gerçek projeler, güvenilir teknoloji, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası iş birlikleriyle ilerleyeceği mesajıyla İstanbul’dan ayrıldı. YEO Teknoloji’nin ev sahipliğinde başarıyla tamamlanan 16’ncı Dii Desert Energy Zirvesi, Türkiye’nin temiz enerji kaynaklarını sanayi, teknoloji ve mühendislik gücüyle birleştirmesi hâlinde Avrupa’nın enerji güvenliğinde daha büyük bir rol üstlenebileceğini ortaya koydu. Zirvede, bu rolün gelişmesi için üretim yatırımlarıyla birlikte şebeke kapasitesinin, enerji depolama altyapısının ve sınır ötesi bağlantıların güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Dii Desert Energy Liderlik Zirvesi hakkında 2010 yılından bu yana düzenlenen Dii Desert Energy Liderlik Zirveleri, MENA çöllerinden yerel pazarlara ve ihracata yönelik iklim nötr, düşük maliyetli ve güvenli enerji sağlanmasının önünü açıyor. Her yıl düzenlenen zirve; emisyonsuz enerji değer zinciri boyunca faaliyet gösteren sektör liderlerini, projeleri hayata geçiren geliştiricileri, enerji şirketlerini ve yatırımcıları bir araya getiriyor. Bu yönüyle Dii Zirvesi, sıfır emisyonlu enerji pazarlarının oluşturulmasını başlatma ortak hedefi etrafında şekillenen, sektördeki benzersiz üst düzey buluşmalardan biri olarak öne çıkıyor. Dii Desert Energy hakkında Dii Desert Energy, Dubai merkezli faaliyet gösteren bağımsız ve uluslararası bir düşünce kuruluşu ve sektör ağıdır. MENA bölgesindeki güçlü varlığıyla insanları, ülkeleri ve temiz enerji pazarlarını küresel ölçekte birbirine bağlayan Dii Desert Energy; çöllerden güvenli, uygun maliyetli, net sıfır veya negatif emisyonlu enerji sağlanmasının önünü açmayı amaçlıyor. Dii Desert Energy’nin 35 ülkeden 100’ün üzerinde şirket ve kuruluşu buluşturan platformu; üst düzey yöneticileri, kamu karar vericilerini, Ar-Ge kuruluşlarını ve akademik kurumları harekete geçiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

COP31’e Giderken Enerjide Gözler Yatırımlarda Haber

COP31’e Giderken Enerjide Gözler Yatırımlarda

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın paylaştığı 2035 yol haritası, yeni üretim kapasitesinin yanı sıra güçlü bir şebeke altyapısına ve önemli ölçüde finansmana duyulan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Türkiye’nin 2035’e kadar iletim ve dağıtım altyapısında yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirmesi öngörülüyor. COP31’İN ENERJİ GÜNDEMİ TÜRKİYE’NİN 2035 HEDEFLERİYLE KESİŞİYOR Önceki kararların hayata geçirilmesine odaklanan bir “Uygulama COP’u” olarak kurgulanan COP31’de, Başkanlığın Eylem Gündemi’ndeki 10 öncelik alanından biri “Temiz Enerji Dönüşümü ve Elektrifikasyon” olarak belirlendi. Türkiye’nin enerji dönüşümünde de yeni rüzgâr ve güneş kapasitesinin devreye alınması kadar, bu kapasiteyi taşıyacak şebekenin güçlendirilmesi, depolama yatırımlarının geliştirilmesi ve finansmana erişim öne çıkıyor. Bu paralelliğe dikkat çeken Arıcı, “COP31’de dünyanın tartışacağı başlıkların önemli bir bölümü bugün bizim enerji sektörümüzün de gündeminde. Yeni kapasiteyi sisteme kazandırırken şebeke, depolama ve finansman tarafını da aynı hızda geliştirmek zorundayız. Türkiye’nin burada ortaya koyacağı uygulama kapasitesi, enerji dönüşümündeki konumunu da belirleyecek” dedi. 120 GW HEDEFİ İÇİN HER YIL 8-9 GW YENİ KAPASİTE Türkiye’nin 2035’e kadar rüzgâr ve güneşte 120 GW kurulu güce ulaşabilmesi için her yıl ortalama 8-9 GW yeni kapasitenin devreye alınması gerekiyor. Bu ölçekte bir büyümenin izin, mühendislik, finansman ve şebeke bağlantısı süreçlerinin birlikte yönetilmesini gerektirdiğini belirten Arıcı, “Önümüzdeki dönemde yalnızca ne kadar kapasite tahsis edildiğine değil, bunun ne kadarının yatırıma dönüştüğüne ve hangi sürede üretime geçtiğine bakmamız gerekiyor. Bu hıza ulaşmak, yatırım zincirinin bütün halkalarının aynı anda çalışmasına bağlı” dedi. HIZIN ANAHTARI: ÜST ÖLÇEKLİ ENERJİ ALTYAPISI PLANI VE PARALEL İZİN SÜREÇLERİ Projelerin sahada karşılaştığı en önemli darboğazların başında izin süreçlerinin ve arazi kullanım çakışmalarının geldiğini vurgulayan Arıcı, çözüm önerisini şöyle aktardı: “Yenilenebilir enerji projelerinde süreyi çoğu zaman mühendislik değil, izinler belirliyor. ÇED, imar, kamulaştırma ve kurum görüşlerinin birbirini beklemeden paralel yürütülmesi, bu süreyi ciddi ölçüde kısaltır. Bunun ötesinde, ülkenin tüm enerji kaynaklarını, büyüme hedeflerini ve bunları taşıyacak şebekeyi tek bir çerçevede ortaya koyan, üst ölçekli bir Ulusal Enerji Altyapısı Ana Planı’na ihtiyacımız var. Rüzgâr ve güneş için uygun alanlar, maden, orman, tarım ve koruma alanlarıyla çakışmaları önceden çözülerek bu planla belirlenirse, yatırımcı sahaya çıkmadan o alanın hazır olduğunu bilir; hem yerli hem yabancı sermaye çok daha hızlı harekete geçer.” YENİLENEBİLİR YATIRIMLAR ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTACAK Yeni kapasitenin ekonomik etkisi de enerji dönüşümünün önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Yenilenebilir enerjinin iklim hedeflerinin ötesinde ekonomik bir karşılığı bulunduğunu vurgulayan Arıcı: “Rüzgâr ve güneşte atılan her yeni yatırım adımı yalnızca emisyon azaltımı açısından değerlendirilmemeli. Yerli ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payı büyüdükçe enerji arz güvenliğimiz güçleniyor, ithalata bağımlılığımız azalıyor. Enerji dönüşümünü aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını güçlendirecek bir yatırım programı olarak görmeliyiz” ifadelerini kullandı. GÜÇLÜ BİR GEÇMİŞ, GÜVENİLİR BİR YATIRIM PAZARI Türkiye’nin yenilenebilir enerjide son yıllarda katettiği mesafe, önümüzdeki dönem için de güçlü bir referans sunuyor. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 62’ye ulaşırken, 2014’te 40 MW düzeyinde olan güneş enerjisi kurulu gücü bugün yaklaşık 28 GW’a, 2005’te 19 MW olan rüzgâr enerjisi kurulu gücü ise 15,5 GW’a yükseldi. Bu gelişimin uluslararası yatırımcılar açısından önemli bir güven unsuru olduğunu vurgulayan Arıcı: “Türkiye’nin yenilenebilir enerjide geçmişte yürüdüğü yol son derece kıymetli ve geleceğe dair de net bir fikir veriyor. Özel sektör eliyle istikrarla büyüyen bu pazar, bugün yatırımcı için güvenilir bir adres. COP31 vesilesiyle yabancı yatırımcıları da Türkiye’nin enerji dönüşümüne ortak olmaya davet ediyoruz. ARI-ES olarak geçmişte Türkiye’nin rüzgâr ve güneş kapasitesinin büyümesinde nasıl yer aldıysak, bugün de depolama, hibrit santraller ve güçlü şebeke altyapısıyla şekillenen yeni elektrik mimarisinde yerimizi aldık” dedi. COP31’DE TÜRKİYE’NİN EN GÜÇLÜ MESAJI UYGULAMA OLMALI COP31’in Türkiye’nin enerji dönüşümünü uluslararası yatırımcılarla buluşturmak açısından önemli bir platform olacağını belirten Arıcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin rüzgâr ve güneş potansiyelini, mühendislik birikimini ve proje geliştirme kabiliyetini yatırım hızıyla desteklememiz gerekiyor. COP31 sürecinde verebileceğimiz en güçlü mesaj, Türkiye’nin yalnızca rüzgâr ve güneş potansiyeliyle değil, bu potansiyeli hızla yatırıma dönüştürme kapasitesiyle de öne çıktığını göstermektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EFR Enerji’nin İlk Rüzgar Yatırımı Gelgit RES Elektrik Üretimine Başladı Haber

EFR Enerji’nin İlk Rüzgar Yatırımı Gelgit RES Elektrik Üretimine Başladı

EFR Enerji, yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında Silivri’de hayata geçirilen Gelgit Rüzgar Enerji Santrali’ni (Gelgit RES) devreye aldı. Toplam 49,5 MWe kurulu güce sahip santral, EFR Enerji’nin 717 MW’lık enerji portföyündeki ilk proje ve şirketin rüzgar enerjisi alanındaki ilk yatırımı olma özelliğini taşıyor. Gelgit Yenilenebilir Enerji tarafından geliştirilen Gelgit RES’te 10 rüzgar türbini bulunuyor. Santralin yıllık yaklaşık 183 GWh temiz elektrik üretmesi ve bu üretimle önemli miktarda karbon emisyonunun önüne geçilmesi hedefleniyor. Projenin yılda yaklaşık 119 bin ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonunu engellemesi bekleniyor. Söz konusu çevresel katkının, yaklaşık 5,4 milyon ağacın doğaya sağladığı faydaya eşdeğer olduğu belirtiliyor. EFR Enerji, sosyal medya hesabından konuyla ilgili olarak şu paylaşımda bulunuldu: “Gelgit Yenilenebilir Enerji tarafından Silivri’de hayata geçirilen Gelgit Rüzgar Enerji Santrali’ni devreye aldık! Toplam 49,5 MWe kurulu güce sahip Gelgit RES, 10 rüzgar türbiniyle yılda yaklaşık 183 GWh temiz elektrik üretecek. Projenin yılda yaklaşık 119 bin ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonunun önüne geçmesi bekleniyor. Bu çevresel katkı, yaklaşık 5,4 milyon ağacın doğaya sağladığı faydaya eş değer. 717 MW’lık enerji portföyümüzün ilk projesi ve rüzgar enerjisi alanındaki ilk yatırımımız olan Gelgit RES ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. 2030 yılında 3.000 MW kurulu güce ulaşma hedefimiz doğrultusunda; çevresel sorumluluğu ve sürdürülebilir büyümeyi odağımıza alarak yatırımlarımıza devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Matlı Şirketler Grubu Yenilenebilir Enerji Yatırım Bütçesini 160 Milyon Dolara Çıkaracak Haber

Matlı Şirketler Grubu Yenilenebilir Enerji Yatırım Bütçesini 160 Milyon Dolara Çıkaracak

Tarım, gıda ve hayvancılığın da aralarında bulunduğu farklı sektörlerdeki üretim faaliyetlerini yenilenebilir enerji yatırımlarıyla destekleyen Matlı Şirketler Grubu, enerji alanındaki yatırım programını genişletiyor. Matlı bünyesinde bugün 27 güneş enerjisi santrali bulunuyor. Mevcut kapasitenin yeni santrallerle artırılması, önümüzdeki dönemde rüzgâr enerjisinin de Matlı’nın enerji kaynakları arasına eklenmesi planlanıyor. Güneş enerjisinin payı yüzde 60’a çıkacak Matlı, mevcut güneş enerjisi yatırımlarına 10 yeni santral daha eklemeye hazırlanıyor. Bugün toplam elektrik tüketiminin yüzde 30’unu güneş enerjisinden karşılayan Matlı Şirketler Grubu, yeni yatırımlarla bu oranı bir yıl içinde yüzde 60’a çıkarmayı hedefliyor. Üretim tesislerinin çatılarında bulunan güneş enerjisi santralleri, kurulu oldukları tesislerin elektrik ihtiyacının bir bölümünü karşılıyor. Arazi üzerine kurulan santrallerde üretilen elektrik ise Matlı’nın üretim ağı içinde kullanılıyor. Kırıkkale’deki güneş enerjisi santralinin üretimi Proyem’in Diyarbakır ve Turgutlu fabrikalarında, Afyon’daki santralin üretimi ise Keskinoğlu kesimhanesinde değerlendiriliyor. Bu model, arazi üzerine kurulan santrallerden elde edilen enerjinin Matlı’nın üretim tesislerinde kullanılmasına imkân sağlıyor. 700 bin ağacın karbon tutumuna eşdeğer katkı sağlandı Matlı Şirketler Grubuna ait 27 güneş enerjisi santralinde 2025 yılında yaklaşık 60 milyon kWh elektrik üretildi. Bu miktar, yaklaşık 20 bin hanenin bir yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor. Aynı dönemde güneş enerjisinden sağlanan üretim sayesinde yaklaşık 40 bin ton karbon emisyonunun önüne geçildi. Elde edilen çevresel katkı, yaklaşık 700 bin ağacın karbon tutumuna eşdeğer seviyeye ulaştı. “Üretimin kaynağı doğa, sorumluluğumuz gelecek” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yenilenebilir enerji yatırımlarında yeni bir döneme girdiklerini belirterek şunları söyledi: “Tarım ve gıda üretiminde süreklilik, enerjiye kesintisiz erişimle doğrudan bağlantılı. Bugün güneş enerjisinde önemli bir altyapı oluşturduk. Bundan sonraki adımımız, bu yapıyı rüzgâr enerjisiyle tamamlamak. Kaynaklarımızı çeşitlendirirken enerji yatırımlarımızı Matlı’nın uzun vadeli üretim planlarının ayrılmaz bir parçası hâline getiriyoruz. Üretimin kaynağını topraktan ve doğadan aldığımızın bilinciyle, çevreye duyarlı enerji üretimini entegre yapımızın bir parçası olarak ele alıyoruz. Bizim için mesele doğaya sahip olmak değil, doğanın bize sunduğu kaynaklara layık bir üretim anlayışı geliştirmek. Üretimin kaynağı doğa, sorumluluğumuz ise gelecek. Yenilenebilir enerji bizim için çevresel katkının yanı sıra verimlilik, üretim sürekliliği ve uzun vadeli rekabetçilik anlamına da geliyor. Önümüzdeki yıllarda enerji ihtiyacımızın daha büyük bölümünü kendi yenilenebilir kaynaklarımızdan karşılayarak bugün ulaştığımız düşük karbonlu üretim yapısını daha ileri taşımayı amaçlıyoruz.” Rüzgâr enerjisi için dört bölgede çalışmalar sürüyor Matlı, rüzgâr enerjisi yatırımları için dört bölgede çalışma yürütüyor. Potansiyel yatırım alanlarını belirlemek amacıyla bu bölgelerde rüzgâr ölçüm direkleri kuruldu. Yıl sonuna kadar sürecek ölçümlerle bölgelerin rüzgâr potansiyeli belirlenecek. Sonuçların alınmasının ardından yatırım yapılacak alanlar ve projelerin ayrıntıları netleştirilecek. Matlı Şirketler Grubu, güneş ve rüzgâr enerjisini birlikte ele aldığı yatırım programıyla yenilenebilir enerjinin üretimdeki payını artırmayı, enerji kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Continental'den Rüzgâr Enerjisi Santrali Hamlesi Haber

Continental'den Rüzgâr Enerjisi Santrali Hamlesi

Şirket, Almanya’nın Hessen bölgesindeki Korbach lastik fabrikasının enerji ihtiyacını karşılamak üzere kendisine ait ilk rüzgâr enerjisi santralini (RES) inşa etme kararı aldı. 2026 yılında yapımına başlanması planlanan bu proje, Continental’in küresel ölçekteki diğer üretim tesisleri için de bir rol model niteliği taşıyor. Continental, Almanya'nın Hessen eyaletindeki Korbach lastik fabrikasının yakınında rüzgâr enerji santralini kurma kararı aldı. Üç rüzgâr türbininden oluşacak yatırım, mevcut güneş enerjisi sistemleriyle birlikte fabrikanın elektrik ihtiyacının yaklaşık üçte ikisini karşılayacak. İnşasına 2026 yılında başlanması planlanan tesisin yaklaşık bir buçuk yıl içinde devreye alınması hedefleniyor. Üretim Rüzgâr ve Güneşten Karşılanacak Korbach fabrikasına yaklaşık sekiz kilometre uzaklıktaki Twistetal bölgesinde kurulacak olan 3 adet modern rüzgâr türbini, elde edilen yeşil enerjiyi doğrudan lastik üretimine aktaracak. Yeni rüzgâr santrali, fabrikada halihazırda kullanımda olan güneş enerjisi sistemleri ile birleştiğinde, tesisin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık üçte ikisini tek başına karşılayacak. Yıllık yaklaşık 55 gigavat-saat elektrik üretmesi planlanan santral, ortalama 15 bin hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer enerji sağlayacak kapasiteye sahip olacak. “Maliyetleri Öngörülebilir Kılarken Rekabet Gücümüzü Artırıyoruz" Continental Lastik Grubu Üretim ve Lojistik Başkanı Dr. Bernhard Trilken, yatırımla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Kendi yenilenebilir enerji kaynaklarımıza yatırım yaparak enerji piyasalarındaki dalgalanmalardan daha az etkilenmeyi ve üretimimizin rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz. Bu proje, dünya genelindeki diğer tesislerimiz için de önemli bir örnek oluşturacak." Karbon Ayak İzini Azaltmada Yeni Dönüm Noktası Continental, 2020 yılından bu yana küresel ölçekte satın aldığı elektriğin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyor. Şirket ayrıca son dört yılda lastik üretiminden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını yaklaşık 180 bin ton azaltırken, 2026 yılı itibarıyla tüm üretim tesislerinde kömür ve ağır fuel-oil kullanımını tamamen sonlandırdı. Bugün Continental, üretim süreçlerinde yenilenebilir elektrik, biyokütle, biyogaz ve diğer alternatif enerji kaynaklarından yararlanarak daha sürdürülebilir bir üretim modeli geliştirmeye devam ediyor. Continental, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 78.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, otobüs, iki tekerlekli araçlar ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu, 13,8 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde yaklaşık 55.000 kişiyi istihdam etmekte olup 19 üretim ve 16 geliştirme tesisine sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çalık Renewables’ın Zatriq Rüzgâr Enerji Santrali Projesi’nde İlk Türbinler Devreye Alındı Haber

Çalık Renewables’ın Zatriq Rüzgâr Enerji Santrali Projesi’nde İlk Türbinler Devreye Alındı

Çalık Renewables’ın Kosova’nın Zatriq Bölgesi’nde geliştirdiği rüzgâr enerjisi projesi, ilk elektrik üretiminin gerçekleşmesiyle önemli bir aşamayı geride bıraktı. 73 MW kurulu güce sahip ve toplam 12 rüzgâr türbininden oluşan santralde, elektrik üretimi kademeli olarak devreye alınırken, projenin 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tam kapasiteyle faaliyete geçmesi hedefleniyor. Kosova’nın yenilenebilir enerji kapasitesini güçlendirecek Toplam 106 milyon euro yatırımla hayata geçirilen Zatriq RES, Kosova’nın enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine ve yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayacak. Rüzgâr enerjisi potansiyelini değerlendiren proje, ülkenin temiz enerji dönüşümünü hızlandırırken enerji arz güvenliğini de destekleyecek. Tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde yılda yaklaşık 183.395 MWh elektrik üretmesi öngörülen santral, yaklaşık 40 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacının karşılanmasına katkı sunacak. Proje sayesinde yıllık yaklaşık *189.264 ton karbon emisyonunun önüne geçilmesi hedefleniyor. “Tam kapasiteye ulaşma hedefimize güçlü adımlarla ilerliyoruz” “Zatriq RES’te ilk elektrik üretiminin hem Çalık Renewables’ın uluslararası büyüme yolculuğunda hem de Kosova’nın enerji dönüşümünde önemli bir dönüm noktasını temsil ettiğini ifade eden Çalık Renewables Genel Müdürü Emre Erdoğan, “Yenilenebilir enerji alanındaki tecrübemizi ve yetkinliğimizi uluslararası pazarlara taşıyarak, ülkelerin düşük karbonlu geleceğine uzun vadeli katkı sunuyoruz. Kosova’da hayata geçirdiğimiz Zatriq RES’in ilk elektrik üretimine başlamasıyla birlikte projemizde kritik bir eşiği başarıyla geride bıraktık. Tam kapasiteyle devreye alındığında yaklaşık 40 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayacak bu yatırımın, Kosova’nın enerji arz güveliğini güçlendireceğine ve yenilenebilir enerji alanındaki bölgesel varlığımızı daha da pekiştireceğine inanıyoruz. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Çalık Renewables, farklı coğrafyalarda geliştirdiği yenilenebilir enerji projeleriyle sürdürülebilir enerji üretiminin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, sahip olduğu proje geliştirme, mühendislik ve işletme yetkinliklerini uluslararası ölçekte hayata geçirerek faaliyet gösterdiği ülkelerin enerji dönüşümüne kalıcı katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çalık Renewables’ın Zatriq Rüzgâr Enerji Santrali Projesi’nde İlk Türbinler Devreye Alındı Haber

Çalık Renewables’ın Zatriq Rüzgâr Enerji Santrali Projesi’nde İlk Türbinler Devreye Alındı

Çalık Renewables’ın Kosova’nın Zatriq Bölgesi’nde geliştirdiği rüzgâr enerjisi projesi, ilk elektrik üretiminin gerçekleşmesiyle önemli bir aşamayı geride bıraktı. 73 MW kurulu güce sahip ve toplam 12 rüzgâr türbininden oluşan santralde, elektrik üretimi kademeli olarak devreye alınırken, projenin 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tam kapasiteyle faaliyete geçmesi hedefleniyor. Kosova’nın yenilenebilir enerji kapasitesini güçlendirecek Toplam 106 milyon euro yatırımla hayata geçirilen Zatriq RES, Kosova’nın enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine ve yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayacak. Rüzgâr enerjisi potansiyelini değerlendiren proje, ülkenin temiz enerji dönüşümünü hızlandırırken enerji arz güvenliğini de destekleyecek. Tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde yılda yaklaşık 183.395 MWh elektrik üretmesi öngörülen santral, yaklaşık 40 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacının karşılanmasına katkı sunacak. Proje sayesinde yıllık yaklaşık *189.264 ton karbon emisyonunun önüne geçilmesi hedefleniyor. “Tam kapasiteye ulaşma hedefimize güçlü adımlarla ilerliyoruz” “Zatriq RES’te ilk elektrik üretiminin hem Çalık Renewables’ın uluslararası büyüme yolculuğunda hem de Kosova’nın enerji dönüşümünde önemli bir dönüm noktasını temsil ettiğini ifade eden Çalık Renewables Genel Müdürü Emre Erdoğan, “Yenilenebilir enerji alanındaki tecrübemizi ve yetkinliğimizi uluslararası pazarlara taşıyarak, ülkelerin düşük karbonlu geleceğine uzun vadeli katkı sunuyoruz. Kosova’da hayata geçirdiğimiz Zatriq RES’in ilk elektrik üretimine başlamasıyla birlikte projemizde kritik bir eşiği başarıyla geride bıraktık. Tam kapasiteyle devreye alındığında yaklaşık 40 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayacak bu yatırımın, Kosova’nın enerji arz güveliğini güçlendireceğine ve yenilenebilir enerji alanındaki bölgesel varlığımızı daha da pekiştireceğine inanıyoruz. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Çalık Renewables, farklı coğrafyalarda geliştirdiği yenilenebilir enerji projeleriyle sürdürülebilir enerji üretiminin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, sahip olduğu proje geliştirme, mühendislik ve işletme yetkinliklerini uluslararası ölçekte hayata geçirerek faaliyet gösterdiği ülkelerin enerji dönüşümüne kalıcı katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kârlılığını Artıran Continental, Odağını Tamamen Lastik Üretimine Çeviriyor Haber

Kârlılığını Artıran Continental, Odağını Tamamen Lastik Üretimine Çeviriyor

2026'nın ikinci çeyreğinde 4,4 milyar euro konsolide satış geliri elde eden Continental, ContiTech'in satış anlaşmasının ardından stratejik dönüşümünde son aşamaya geldiğini duyurdu. Şirket, tamamen lastik üretimine odaklanan yapısıyla premium ürün segmentindeki büyümesini sürdürmeyi ve küresel üretim ile lojistik yatırımlarını hızlandırmayı hedefliyor. Bu kapsamda Almanya'da rüzgâr enerjisi yatırımı, ABD'de yeni lojistik merkezi ve Tayland'da üretim kapasitesi artırımı gibi yatırımlarına devam ediyor. Continental CEO'su Christian Kötz, şirketin dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmesinde, "İkinci çeyrekte güçlü performansımızı sürdürdük. ContiTech'in satış anlaşmasıyla birlikte artık yalnızca lastik üretimine odaklanan şirket yapımıza geçişte son aşamadayız." dedi. Lastik iş kolu hedeflerin üzerinde performans gösterdi Continental, ikinci çeyrekte şirket genelinde düzeltilmiş EBIT marjını yüzde 12,9’a çıkarırken dönem net kârını 274 milyon euro olarak açıkladı. Bu performansta özellikle 18 inç ve üzeri lastiklerin satış payındaki artış, hammadde maliyetlerindeki olumlu gelişmeler, döviz kuru ve gümrük tarifelerinin etkisinin azalması ile maliyet disiplini belirleyici oldu. Continental'in lastik iş kolu, yılın ikinci çeyreğinde 3,3 milyar euro satış gerçekleştirirken, düzeltilmiş EBIT marjını yüzde 15,3'e yükselterek yıl geneli beklentisinin üzerine çıktı. Şirket, 2026 yılı için lastik operasyonlarında 13,2-14,2 milyar euro satış ve yüzde 13-14,5 aralığında faaliyet kârlılığı öngörüsünü koruyor. Continental CFO'su Roland Welzbacher ise, "Karlılığımızı ve serbest nakit akışımızı önemli ölçüde artırdık. Yılın ikinci yarısında artması beklenen hammadde maliyetlerine karşı ise gerekli önlemleri şimdiden aldık." değerlendirmesinde bulundu. Yeni yatırımlarla küresel büyümesini sürdürüyor Continental, stratejik dönüşümünü sürdürürken üretim ve lojistik yatırımlarına da hız kesmeden devam ediyor. Şirket, Almanya'daki Korbach fabrikasında ilk şirket bünyesindeki rüzgâr enerjisi santralini kurarken, ABD'nin Illinois eyaletinde yaklaşık 500 bin lastik kapasiteli yüksek otomasyonlu yeni bir depo yatırımı gerçekleştiriyor. Tayland'ın Rayong kentindeki fabrikasında ise motosiklet lastiği üretimine başlarken, binek ve hafif ticari araç lastiği üretim kapasitesini yıllık yaklaşık 3 milyon adet artırıyor. Continental, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 76.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, otobüs, iki tekerlekli araçlar ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu, 13,8 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde yaklaşık 55.000 kişiyi istihdam etmekte olup 19 üretim ve 16 geliştirme tesisine sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.