Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sabancı Holding

Kapsül Haber Ajansı - Sabancı Holding haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sabancı Holding haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerjisa Üretim, Türkiye’de Rüzgârda 1.000 MW’a Ulaşan İlk Şirket Oldu Haber

Enerjisa Üretim, Türkiye’de Rüzgârda 1.000 MW’a Ulaşan İlk Şirket Oldu

Aynı zamanda 10’dan fazla projeyi eş zamanlı geliştirip inşa ederek sektörde çıtayı yükseltti. Bu başarı, yerli teknolojiden sürdürülebilir kalkınmaya, kadın istihdamından toplumsal faydaya uzanan güçlü yaklaşımıyla Türkiye’nin enerji ekosistemine yeni bir ivme kazandıracak. Enerjisa Üretim, mevcut rüzgâr portföyü ve YEKA-2’nin devreye alınan santralleriyle 1.000 MW kurulu güç kapasitesine ulaşarak Türkiye’de rüzgâr enerjisindeki en kapsamlı dönüşüm gücünü ortaya koyan ilk şirket oldu. Toplamda 16 rüzgâr santralinin katkısıyla aşılan bu eşik, Türkiye’nin yenilenebilir enerji tarihinde ulaşılan en büyük rüzgâr kapasitesini temsil ederek ülkenin enerji dönüşümünde kritik bir kilometre taşı oluşturuyor. Bu kurulu güç ile yaklaşık 1,7 milyon hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer enerji üretimi sağlanacak. Enerjisa Üretim, devam eden yatırımların tamamlanması ve yeni kapasite artışlarının devreye alınmasıyla 2028 yılı sonu itibarıyla en az 6.250 MW kurulu güce ulaşmayı hedefliyor. Enerjisa Üretim, 30. yılına rüzgârda dev bir adımla giriyor 1996’dan bu yana Türkiye’nin enerji sektöründe dönüşüme yön veren Enerjisa Üretim, rüzgâr enerjisindeki büyümesini özellikle 2010’lu yılların başından itibaren hızlandırarak bugün 1.000 MW’la sektörün ölçeğini tanımlayan liderliğe ulaşmış durumda. YEKA projeleri, hibrit uygulamalar ve yerli teknoloji katkısıyla şekillenen bu yolculuk, 30. yılında Türkiye’nin rüzgâr haritasını değiştiren bir etki yaratıyor. Enerjisa Üretim, YEKA-2 yolculuğunu tamamlandığında ise ülkenin toplam rüzgâr gücünün en az yüzde 10’unu tek başına karşılayacak. Bu kapasiteyle Türkiye’nin en geniş ve en etkili rüzgâr portföyünü yöneten oyuncu konumunu sürdürecek. Geleceğin enerji ekosistemi yaratılıyor Enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından güçlü bir altyapı sunan bu büyüme, şirketin 2023 yılında hayata geçirdiği Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar (REDKA) programıyla toplumsal boyut da kazandı. Eğitimlerle kadın mühendis ve teknisyenlerin uzmanlığını güçlendiren REDKA programı kapsamında, Ovacık RES Türkiye’de resmî kabul ve operasyon süreçleri uçtan uca kadınlar tarafından yönetilen ilk ve tek rüzgâr santrali olarak öne çıkıyor. Enerjisa Üretim, kadın istihdamını güçlendiren bu modeli yeni projelere taşımayı ve sektör genelinde yaygınlaştırmayı sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçası olarak görüyor. “Bugün 1.000 MW’nin üzerindeyiz, önümüzde ise rüzgâr enerjisinde 2.000 MW’yi aşan, uzun vadeli bir büyüme yol haritası var” Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında önemli bir kilometre taşı bıraktıklarını vurgulayan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, şunları söyledi: “Rüzgâr enerjisinde 1.000 MW eşiğini geride bırakmamız, özel sektörün ülkenin enerji dönüşümünde üstlendiği kritik rolün güçlü bir göstergesi. Önümüzde ise rüzgâr enerjisinde 2.000 MW’yi aşan, uzun vadeli ve kararlılıkla ilerleyen bir büyüme yol haritası bulunuyor. 30. yılımızda elde ettiğimiz bu büyüklük, uzun vadeli yatırımlarımızın, ulusal enerji stratejisine sağladığımız katkının ve geleceğe dönük güçlü vizyonumuzun somut bir göstergesi. Bugünkü rüzgâr kapasitemiz; yerli üretim ekosistemini güçlendiren, Türkiye’nin rüzgâr teknolojilerindeki rekabet avantajını artıran ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini destekleyen stratejik bir altyapı oluşturuyor. YEKA projelerinden hibrit santrallere, batarya enerji depolama tesislerinden kapasite artışları ile birleşme ve satın alma adımlarına uzanan bütünsel yatırım yaklaşımımız, sürdürülebilir büyüme stratejimizin omurgasını oluşturuyor. Bu yaklaşım, bizi bugün aynı anda 10’dan fazla projeyi geliştiren ve inşa eden bir yapıya taşıdı. Sektörümüz açısından bu gerçekten bir rekor. Ortaya çıkacak bu portföy, son 10–15 yılın Türkiye’deki en büyük yenilenebilir enerji yatırımı olacak. Bu yatırımlar, rekabetçi elektrik fiyatlarının oluşmasına katkı sağlarken, yeşil enerji tedarikiyle sanayimizin ihracat gücünü daha da ileri taşıyacak.” Türkiye’nin gelecekteki enerji mimarisini de tasarlayan bu vizyona dikkat çeken Bayçöl, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uçtan uca, gigavat ölçeğinde yatırım geliştirebilen, enerji projelerini fikir aşamasından inşaata, işletmeden dijital optimizasyona kadar tüm yaşam döngüsü boyunca yöneten entegre bir organizasyonuz. Enerji üretimini, doğayla uyumlu, insanı odağına alan, yerel kalkınmayı destekleyen ve toplumsal faydayı önceleyen bir değer zinciri olarak görüyoruz. REDKA programımızla kadın mühendislerin liderliğini güçlendirirken, yerli üretim kapasitesini artırarak ulusal teknolojiyi ve yeni nesil yetkinlikleri destekleyen kapsayıcı bir dönüşüm modeli ortaya koyuyoruz. Hedeflerimize ilerlerken vizyonumuz net: Türkiye’nin enerjisini daha temiz, daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı bir geleceğe taşımak. Bu hedef doğrultusunda attığımız her adım, ülkemizin enerji bağımsızlığına ve küresel rekabet gücüne doğrudan katkı sunuyor. Enerjisa Üretim, bugünün enerjisini üretirken geleceğin enerji ekosistemini de inşa etmeye kararlıdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa’dan İhracata 1,5 Milyar $’lık Katkı Haber

Çimsa’dan İhracata 1,5 Milyar $’lık Katkı

Türkiye’yi her zaman ana büyüme üssü olarak konumlandırdıklarını ifade eden Umut Zenar, “Çimento sektöründeki tesislerimizle dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz” dedi. Son yıllarda uyguladığı büyüme odaklı stratejisiyle, yapı malzemeleri ve çimento iş kollarında küresel ölçekte öne çıkan şirketlerden biri haline gelen Çimsa, Türkiye’deki büyümesini de kararlılıkla sürdürüyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Çimsa’nın 1972’de kurulduğunu ve 1975’te Mersin Fabrikası’nda ilk üretimini gerçekleştirdiğini hatırlatırken, “Türkiye’de Sabancı denildiğinde akla ilk gelen unsurlardan biri her zaman güçlü üretim yetkinliği ve sanayi kültürüdür. Çimsa da Sabancı’nın bu vizyonunun kendi sektöründeki en güçlü temsilcilerinden” dedi. “BEYAZ ÇİMENTODA DÜNYANIN İKİNCİ, CAC’TA İSE ÜÇÜNCÜ EN BÜYÜK OYUNCUSUYUZ” Bugün Mersin, Afyon ve Eskişehir’de bulunan üretim tesislerinin, Türkiye’ye küresel rekabet avantajı getiren, sürdürülebilirlik odaklı üretim teknolojileri ve katma değerli ürün portföyüyle sektörde fark yaratan tesisler olduğunu ifade eden Umut Zenar, “Özellikle Mersin fabrikamız gri çimento, beyaz çimento ve CAC üretimi yapabilen dünyadaki tek fabrika. Bu açıdan dünya yapı malzemeleri literatürüne geçmiş bir tesis. Bugün 3 farklı kıtaya yayılan fabrikalarımızla beyaz çimentoda dünyanın ikinci, CAC’ta ise üçüncü en büyük oyuncusuyuz. Türkiye’deki tesislerimiz bu küresel liderlik yolculuğumuzun en büyük destekçileri arasında yer alıyor” şeklinde konuştu. ABD’DEN AVUSTRALYA’YA, İTALYA’DAN GÜNEY KORE’YE 80 ÜLKEYE İHRACAT Çimsa’nın hem ürün hem de pazar çeşitlendirmesiyle ihracat gücünü sürekli artırdığını vurgulayan Umut Zenar, “Bugün Amerika’dan Avustralya’ya, İtalya’dan Güney Kore’ye kadar dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz. Son 5 yılda Türkiye’den dünya pazarlarına gerçekleştirdiğimiz 1,5 milyar dolara yakın ihracatla, ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine katkıda bulunmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi. CAC’TA KAPASİTE ARTIRIMI YATIRIMI YILIN İLK YARISINDA TAMAMLANACAK Çimsa için Türkiye’nin her zaman öncelikli konumda olduğunun altını çizen Umut Zenar şunları söyledi: “Son 5 yıl içinde sadece Türkiye’ye yaptığımız yatırım 250 milyon dolara yakın. Bu bizim ülkemize olan güvenimizin, bu topraklara verdiğimiz önemin en büyük göstergesi. Bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün bizim sektörümüzdeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta ülkemizdeki tek üreticiyiz. Şu anda Mersin’de devam eden ilave CAC yatırımımızın bu senenin ilk yarısında tamamlanmasıyla birlikte, Çin hariç pazarlardaki küresel CAC tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine yanıt verebilecek bir kapasiteye sahip olacağız.” MERSİN, ÇİMSA’NIN VE TÜRK SANAYİSİNİN ‘AKIL ÜRETME MERKEZLERİNDEN’ BİRİ Mersin fabrikasının Çimsa’nın ve Türk sanayisinin ‘akıl üretme merkezlerinden’ biri olduğunu da sözlerine ekleyen Umut Zenar, “Mersin’de yer alan ve Türk çimento sektörünün ilk Ar-Ge merkezi konumundaki Formülhane’de geliştirdiğimiz teknolojilerle Çimsa’ya yeni yetkinlikler kazandırıyoruz. Formülhane’de, kendi mühendislerimiz tarafından geliştirilen Flycrete ürünümüz, havalimanı pistleri gibi ağır yüke maruz kalan alanların sadece 3 saat içinde onarılarak uçakların inişi için tekrar hazır hale getirilmesini sağlıyor. Diğer yandan 3D teknolojisini Çimsa’nın özel reçete beyaz betonu ile buluşturan Rapidome geleceğin yapılarını sadece 48 saat içerisinde inşa ediyor. Tüm bunların yanı sıra geçtiğimiz yıl içerisinde bünyemize kattığımız Kratos inşaat güçlendirme çözümleri ile yapı malzemeleri alanındaki ürün portföyümüzü ileri teknolojiye sahip sentetik fiber ürünleriyle güçlendirdik. Türkiye’de geliştirilen ve üretilen bu katma değerli ürünleri, 80’e yakın ülkeye yayılan global satış ağımız aracılığıyla dünya pazarlarına sunuyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÜNLÜ & Co 2026 Strateji Raporunu Yayınladı Haber

ÜNLÜ & Co 2026 Strateji Raporunu Yayınladı

ürkiye’nin yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi alanındaki öncü kurumu ÜNLÜ & Co’nun Araştırma Bölümü tarafından 2026 Strateji Raporu yayınlandı. Makroekonomik çerçeveden küresel dinamiklere, sektör bazlı değerlendirmelerden hisse senedi piyasalarına kadar geniş bir perspektif sunarak yatırımcılara stratejik bir yol haritası oluşturmayı hedefliyor. Makroekonomide dengelenme ve öngörülebilirlik öne çıkıyor 2026 Strateji Raporu’na göre; dezenflasyon sürecinin devam etmesiyle birlikte makroekonomik göstergelerde daha dengeli ve öngörülebilir bir yapı öne çıkıyor. Raporda, enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 23,9 seviyesine gerilemesi, TCMB’nin politika faizini yaklaşık yüzde 30 seviyesine çekmesi ve USD kurunun 52 TL seviyesinde dengelenmesi bekleniyor. Pozitif reel faizlerin ve mali disiplinin desteklediği bu görünümde, finansman koşullarındaki kademeli gevşeme ve öncü göstergelerdeki toparlanma sayesinde büyümenin 2026’da %4,5 seviyesinde dirençli kalacağı öngörülüyor. Küresel gelişmeler yeni fırsat alanları yaratıyor Raporda küresel dinamiklerin Türkiye açısından oluşturabileceği fırsat alanlarına da dikkat çekiliyor. ABD dolarındaki görece zayıflama ve Euro’daki değerlenme beklentisinin, hem gelişmekte olan piyasalara sermaye akımlarını destekleyebileceği hem de Avrupa’ya ihracat yapan Türk şirketlerinin rekabetçiliğini artırabileceği belirtiliyor. “2026, seçici ama fırsatların öne çıktığı bir yatırım yılı olacak” ÜNLÜ & Co Araştırma Bölümü Başkanı Erol Danış, 2026 Strateji Raporu’na ilişkin yaptığı değerlendirmede; “Strateji Raporumuzu hazırlarken makroekonomik görünümü, küresel dinamikleri ve yatırımcı davranışlarını bütüncül bir çerçevede ele aldık. 2025 yılı, piyasalarda denge arayışının öne çıktığı bir yıl oldu. 2026’ya girerken ise daha öngörülebilir bir makro ortamda temkinli ancak fırsatlara açık bir yatırım zemini görüyoruz. Dezenflasyon süreci ve TL istikrarının güçlenmesiyle birlikte, önümüzdeki dönemde doğru sektör ve şirket seçimi her zamankinden daha belirleyici olacak. Bu nedenle yatırım kararlarının, seçicilik ve uzun vadeli stratejik uyum temelinde şekillendirilmesi gerektiğini düşünüyorum” sözlerini kullandı. Model portföy ve seçicilik vurgusu ÜNLÜ & Co’nun 2026 Strateji Raporu kapsamında oluşturulan model portföyde Akbank, Yapı Kredi, BIM, Astor, Sabancı Holding, Koç Holding, Medical Park, Ülker ve Coca-Cola İçecek yer alıyor. Raporda TL’ye duyarlı sektörlerin dezenflasyon süreci ve para politikası çerçevesinde avantajlarını koruduğu belirtilirken, 2026 yılında hisse seçiminin daha zor ve daha kritik hale geleceğine dikkat çekiliyor.

Dünya Ekonomik Forumu’ndan Kıvanç Zaimler’e Küresel Liderlik Görevi Haber

Dünya Ekonomik Forumu’ndan Kıvanç Zaimler’e Küresel Liderlik Görevi

Kıvanç Zaimler, yeni rolü kapsamında, Advanced Energy Solutions platformunun stratejik gündeminin belirlenmesine, küresel önceliklerin şekillendirilmesine ve ileri enerji çözümlerinin dünya genelinde hızla ve etkin biçimde ölçeklenmesine yönelik çalışmalara liderlik edecek. Enerji ve iklim teknolojilerinde dönüşüm niteliği taşıyan alanlara odaklanan Advanced Energy Solutions; temiz yakıtlar, hidrojen, yeni nesil nükleer teknolojiler, enerji ve karbon depolama gibi başlıklarda, küresel ekosistemin en yenilikçi şirketlerini ve vizyoner liderlerini bir araya getiriyor. Platform, bu teknolojilerin yaygınlaşma süresini onlarca yıldan yıllara indirmeyi hedeflerken; teknoloji geliştiriciler, enerji üreticileri, yatırımcılar ve kamu arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturuyor. İleri enerji çözümlerinin küresel ölçekte hızla ölçeklenmesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve enerji dönüşümünün ekonomik, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınması, platformun yeni dönemdeki öncelikleri arasında yer alıyor. Sabancı Holding CEO’luğu görevinin yanında, ulusal ve uluslararası pek çok stratejik platformda aktif roller üstlenen Kıvanç Zaimler; Advanced Energy Solutions Eş Başkanlığı’nın yanı sıra Dünya Enerji Konseyi Türkiye Başkan Yardımcılığı, IICEC (İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi) Yönetim Kurulu Üyeliği, SHURA Enerji Dönüşüm Merkezi Danışma Kurulu Üyeliği gibi önemli sorumluluklar taşıyor. COP İklim Zirveleri ve Dünya Ekonomik Forumu gibi küresel platformlarda Türkiye’yi ve Sabancı Topluluğu’nu temsil eden Kıvanç Zaimler, enerji dönüşümü ve iklim politikalarına ilişkin uluslararası karar alma süreçlerine katkı sunmaya devam ediyor. TÜRKİYE’Yİ SADECE SABANCI HOLDİNG TEMSİL EDİYOR Advanced Energy Solutions bünyesinde, enerji ve iklim teknolojileri alanında faaliyet gösteren 20 uluslararası şirket yer alıyor. Platformda Türkiye’yi temsil eden tek şirket olan Sabancı Holding, yenilebilir enerji üretimi ve enerji dağıtımı iş kollarındaki tecrübelerinin yanı sıra ileri güneş ve rüzgâr teknolojileri, enerji depolama, füzyon gibi yeni nesil alanlardaki yetkinliklerini de küresel paydaşlarla paylaşarak Türkiye’nin bu alandaki vizyonunu uluslararası arenaya taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CarrefourSA’dan Yeni Yatırım: 60. Gurme Mağazasını Açtı Haber

CarrefourSA’dan Yeni Yatırım: 60. Gurme Mağazasını Açtı

Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, 2025 yılının son yatırım hamlesini gerçekleştirdi. CarrefourSA’nın premium gıda deneyimini merkezine alan Gurme CarrefourSA Mağazası, CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu ve icra kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen açılışla İstanbul Anadolu Yakası’nda hizmete girdi. Yatırımlarına devam eden CarrefourSA, 2025 sonu itibarıyla 77 ilde bayileri de dahil 1250’den fazla mağazaya ulaşarak çok kanallı ve segment bazlı büyüme stratejisini istikrarlı biçimde güçlendirdi. Bir evin tüm ihtiyaçlarını gurme kalitesiyle karşılıyor Toplam 650 metrekarelik alan üzerine kurulan yeni mağaza, modern marketçilik mimarisiyle tasarlandı. Mağaza, geniş ürün yelpazesinin yanı sıra hızlı ve pratik alışveriş imkânı sunan "Hızlı Kasa" noktalarıyla müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyor. Gurme konseptinin vazgeçilmezi olan taze ürün gruplarında; uzman kasapların hazırladığı et ve kasap reyonu, günlük balık, zengin şarküteri seçenekleri ile taze meyve-sebze bölümleri öne çıkıyor. Mağaza, tüm bunlara ek olarak sağlıklı yaşamı odağına alan, organik ve vegan beslenmeyi tercih eden tüketiciler için oluşturulan özel ürün seçkisiyle de fark yaratıyor. Mağaza içerisinde konumlanan kahve noktası ise dünya kahvelerinden yerel tatlara kadar uzanan geniş seçenekleri bir araya getiriyor. CarrefourSA’nın evcil hayvan odaklı yeni büyüme stratejisinin bir parçası olan "Petfood" alanı da mağazadaki yerini aldı. Gurme CarrefourSA; zengin içecek yelpazesi, kozmetik, deterjan ve kuru gıda reyonlarıyla bir evin tüm ihtiyaçlarını "gurme" kalitesiyle karşılıyor. “Katma değerli yatırımlara 2026 yılında da devam edeceğiz” Yılın son günlerine yaklaşırken premium segmentte önemli bir yatırıma imza atmanın gururunu yaşadıklarını belirten CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu; ”Gurme CarrefourSA, stratejik büyüme yolculuğumuzda önemli bir yatırım adımı. Değişen tüketici beklentilerini yakından takip ederek, katma değer yaratan konseptlere odaklanıyoruz. Seçkin ürün gamı, dünya mutfaklarından özel lezzetleri ve gastronomi odaklı alışveriş deneyimiyle öne çıkan Gurme CarrefourSA, misafirlerimize fark yaratan bir mağazacılık anlayışı sunuyor. Gurme mağazalarımızla hem premium segmentteki varlığımızı güçlendiriyor hem de kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefimizi destekliyoruz. Bu noktada rahatlıkla söyleyebiliriz ki, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiğimiz yatırımlar, uzun vadeli vizyonumuzun ve Türkiye perakende sektörüne duyduğumuz güvenin en somut göstergesi. Biz 32 yıldır olduğu gibi ‘Ne Lazımsa CarrefourSA” anlayışını rehber kabul ederek 2026 yılında da müşteri deneyimini odağımıza alacak, CarrefourSA farkını her noktaya taşımaya devam edeceğiz” dedi.

Sabancı, CDP’deki En Yüksek Temsil Oranına Ulaştı Haber

Sabancı, CDP’deki En Yüksek Temsil Oranına Ulaştı

Dünyanın önde gelen çevresel raporlama platformunu yöneten, kâr amacı gütmeyen ve küresel bir kuruluş olan Carbon Disclosure Project (CDP), 2025 yılı araştırma sonuçlarını yayımladı. Sabancı; enerjiden malzeme teknolojilerine, perakendeden bankacılığa uzanan geniş yelpazede 9 şirketiyle Global A Listesi'nde yer alarak sürdürülebilirlik alanındaki öncü konumunu bir kez daha güçlendirdi. Akçansa ‘İklim’ programında, Sabancı Holding, Çimsa, Enerjisa Enerji, Kordsa, Brisa ve Temsa hem ‘İklim’ hem ‘Su’ programlarında; Akbank ve Carrefoursa ‘Ormansızlaşma’ dahil üç programda birden Küresel A Listesi'ne girerek uluslararası ölçekte örneği az görülen bir başarıya imza attı. Diğer yandan, Küresel Liderler listesinde 2023’te 5, 2024’te ise 8 şirketi bulunan Sabancı, bu yıl bu sayıyı 9’a çıkararak listede bugüne kadarki en yüksek temsil oranına ulaştı. “ARGE YATIRIMLARIMIZIN %70’İNDEN FAZLASI SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA ODAKLI” Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, fiziksel iklim risklerine karşı hazırlığın bir zorunluluk haline geldiğinin altını çizerken “Sabancı olarak, bu riskleri büyük veri ve ileri analitikle daha yakından takip edip proaktif şekilde yönetiyoruz. Fiziksel risklerin ötesinde mevcut işlerimizi geleceğe hazırlamak için verimlilik artışı ve emisyon azaltımı sağlayan uygulamalarla dönüştürüyoruz. Yeni teknolojilerin işlerimizi daha sürdürülebilir hale getirme potansiyelini düzenli olarak değerlendiriyoruz. Şirketlerimiz her yıl sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle bağlantısı olan yeni ürün ve hizmetler geliştiriyor. Geçtiğimiz yıl sürdürülebilir kalkınma alanlarına katkıda bulunabilecek 1.500’e yakın ürün ve hizmet sunduk. ARGE yatırım harcamalarımızın %70’inden fazlası bu alana ayrılmış durumda” şeklinde konuştu. “DÖNÜŞÜMÜN ÖNCÜLERİNDEN OLMAK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ” Son birkaç yıldır Türkiye, Batı Avrupa ve Amerika’da yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu yapı malzemelerinde yeni yatırımlar yaptıklarını da sözlerine ekleyen Kıvanç Zaimler şu ifadeleri kullandı: “Enerjisa Enerji ile ülkemizin şebeke altyapısına yatırım yapmaya devam ediyoruz. Sabancı Climate Ventures aracılığıyla yarının enerji ve iklim teknolojilerinin bir parçası oluyoruz. Portföyümüzde ileri jeotermal, güneş ve rüzgar teknolojilerinin yanı sıra; enerji depolama ve füzyon gibi yeni nesil enerji çözümleriyle birlikte, emisyon verisinin ölçülmesi, raporlanması ve yönetim kararlarına entegre edilmesini mümkün kılan iklim teknolojileri ile dijital yetkinlikler de yer alıyor. Bu çözümler, karbonsuzlaşmayı desteklerken enerji sisteminin sürekliliğine katkı sağlayarak, maliyet ve emisyon tarafında anlamlı bir fark yaratacaktır. Kuantum işlem gücü ve yapay zeka ise iklim modellemelerini hızlandıracak, şebeke optimizasyonunu geliştirecek ve yeni malzemelerin keşfini mümkün kılacak. Sabancı olarak dönüşümün öncülerinden olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bunun için de teknolojiyi, insanı ve sermayeyi net değer yaratma hedefleri etrafında hizalıyoruz. Başarılı işleri ölçeklendiriyoruz, dönüşmesi gerekeni hızla dönüştürüyoruz. Amacımız, motivasyonumuz, yaptıklarımızın sadece Sabancı için değil, tüm paydaşlarımız ve gelecek nesiller için uzun vadeli değer yaratması.”

14. TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi, İş Dünyasının Geniş Katılımıyla Düzenlendi Haber

14. TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi, İş Dünyasının Geniş Katılımıyla Düzenlendi

Yatırımcı İlişkileri Derneği’nin hayata geçirdiği TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi, bu yıl da sektörün önde gelen profesyonellerini bir araya getirerek katılımcılarına bilgi ve deneyim paylaşımı için güçlü bir buluşma zemini sundu. Zirvenin açılış konuşmaları, TÜYİD Başkanı Kerem Tezcan, Merkezi Kayıt Kuruluşu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ekrem Arıkan ile Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül tarafından gerçekleştirildi. TÜYİD Başkanı Kerem Tezcan, küresel ekonomik ve politik görünüm ile sermaye piyasalarındaki son gelişmelere dikkat çekerken: “2025 yılı; küresel ekonomide ABD’nin korumacı politikaları, Çin’deki yavaşlama ve Avrupa’daki zayıf büyüme görünümünün yanı sıra, artan jeopolitik risklerin belirleyici olduğu bir döneme işaret ediyor. Bu çerçevede, ABD Merkez Bankası FED’in temkinli faiz politikasına rağmen Amerikan ekonomisinin görece gücünü koruduğunu; Avrupa ve Çin ekonomilerinin ise hedeflenen büyüme ivmesini yakalamakta zorlandığını görüyoruz. Böylesi bir küresel konjonktürde Türkiye sermaye piyasalarına yönelik ilginin yeniden canlanması son derece dikkat çekici. Yabancı yatırımcılar, 2025 yılının ilk 2 çeyreğinde net alım gerçekleştirerek, 2020 yılından bu yana ilk kez anlamlı bir net girişe imza attı. Bu gelişme, piyasalara ilişkin beklentilerin güçlendiğini açıkça ortaya koyuyor. Nitekim şirketlerimizin finansman ihtiyacının sermaye piyasalarından karşılanma oranı, 2023 yılında yüzde 12 seviyesindeyken, 2025 yılının ilk dokuz ayında yüzde 30’a ulaşmış durumda. Sermaye piyasalarımızın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biri olan TÜYİD, bugün 133 üye kuruluşuyla Borsa İstanbul’un toplam piyasa değerinin yüzde 75’ini temsil ediyor. Bu güçlü temsil kabiliyetiyle, yatırımcı ilişkilerinin geleceğini birlikte şekillendirmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Merkezi Kayıt Kuruluşu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ekrem Arıkan ise şöyle konuştu: “Yatırımcı hizmetlerinin etkinliğini artırmanın yolu; verinin doğru şekilde kaydedilmesi, işlenmesi ve analiz edilerek ilgili paydaşlarla zamanlı, şeffaf ve anlık biçimde paylaşılmasından geçiyor. Bu yaklaşım, yalnızca operasyonel verimlilik sağlamıyor; aynı zamanda sektörün genel zekâ seviyesini ve üretilen işlerin niteliğini de yukarı taşıyor. Bu dönüşüm sürecinde üzerimize düşen sorumlulukların farkındayız. Türkiye’de yatırımcı verisini hak sahibi nezdinde tutan ve yöneten kurum olarak, bu alanda dünyaya örnek teşkil eden bir yapıyı temsil ediyoruz. Mevcut ekonomik konjonktürde halka arz piyasasının bu yıl nispeten yatay bir seyir izlediğini görüyoruz; ancak önümüzdeki dönemde koşulların yeniden ivme kazanmasıyla birlikte, yatırım sayısında alışageldiğimiz yukarı yönlü hareketin tekrar başlayacağına inanıyoruz. Dünya genelinde şirketlerin ve fonların portföylerine dâhil ettiği, Türkiye’de ise regülasyonlarla birlikte yeni bir yatırımcı sınıfı yaratan önemli bir yatırım alanına dönüşmüş durumda. Tüm bu gelişmeler, yatırımcı ekosisteminin hızla evrildiğini ve veri odaklı, bütüncül bir yaklaşımın her zamankinden daha kritik hale geldiğini ortaya koyuyor.” Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise son dönemlerde yatırımcı beklentilerinin geçmiş yıllara kıyasla çok daha bilinçli, talepkâr ve kapsamlı bir yapıya evrildiğini vurgularken şöyle konuştu: “Sermaye Piyasası Kurulu olarak yatırımcının korunması adına elimizden geleni yapıyoruz; çünkü dünya hızla değişse de görev alanımızda değişmeyen temel öncelik yatırımcının korunmasıdır. Türkiye’de yatırımcılar artık yatırım kararlarını; enflasyon, faiz oranları ve makroekonomik göstergeler başta olmak üzere pek çok unsuru dikkatle analiz ederek veriyor. Bu çerçevede yatırımcıların en çok önem verdiği unsur; sunulan bilginin anlaşılır, güven veren, şeffaf ve doğru zamanlamayla paylaşılmasıdır. Yatırımcı tabanının genişlemesi, son yıllarda sermaye piyasalarımız adına en memnuniyet verici gelişmelerden biri oldu. Bu genişleme, yürüttüğümüz finansal okuryazarlık ve eğitim programlarıyla birlikte daha da derinleşiyor; daha bilinçli bireysel ve kurumsal yatırımcılarla birlikte bu tabanı kararlılıkla büyütmeye devam ediyoruz” görüşlerini bildirdi. Açılış konuşmalarının ardından program, moderasyonunu Aslı Selçuk Danışmanlık Kurucu CEO’su Aslı Selçuk’un üstlendiği “Liderler Gözünden” paneliyle devam etti. Panelde; Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, Armada Gıda, Akkim Kimya ve Yataş Grup Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Aslan Kesimer ile TAV CEO’su Serkan Kaptan görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Panelde Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, holdinglerde yatırımcılarla kurulan ilişkinin dönüşümüne dikkat çekerek, “Holdinglerde artık yatırımcıları müşterimiz olarak tanımlıyoruz. Bu bakış açısı, onları sürekli dinlemeyi ve beklentilerini işimizin merkezine almayı gerektiriyor. Yatırımcı ilişkileri ekiplerimiz de bu anlamda en kritik müşteri temsilcilerimiz konumunda. Topluluğumuzda 11 iştirakimiz var ve her birinde yatırımcı ilişkilerini temel bir yönetim prensibi olarak görüyoruz. Yönetim kurulu masasında yatırımcının sesi duyuluyorsa, doğru yolda ilerliyorsunuz demektir. Çünkü iletişimin olduğu her yerde yatırımcı ilişkileri de işin doğal bir parçasıdır” dedi. Program, öğleden sonra “Yatırımcı İlişkilerinde Küresel Eğilimler” sunumu, “Yatırımcı Gözünden” oturumu ve “Küresel Yatırımcı İlişkileri Devrimi” başlıklı konuşmayla devam edecek; gün, TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Ödülleri ile devam edecek.

Melisa Sabancı Tapan, IMD’de Değer Odaklı Dönüşümün Yol Haritasını Paylaştı Haber

Melisa Sabancı Tapan, IMD’de Değer Odaklı Dönüşümün Yol Haritasını Paylaştı

Dünyanın önde gelen yönetim geliştirme kurumlarından IMD’nin düzenlediği “Family Philanthropy Webinar Series” (Aile Hayırseverliği Web Semineri Serisi) kapsamında, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Gate 27 Kurucusu Melisa Sabancı Tapan konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte; aile şirketlerinin filantropi alanındaki rolü, değerlerin yeni nesiller tarafından nasıl yeniden tanımlandığı ve teknoloji ile kültürün toplumsal dönüşümdeki etkisi ele alındı. IMD Global Family Business Center Direktörü ve IMD Family Business & Entrepreneurship Profesörü Peter Vogel’in sorularını yanıtlayan Melisa Sabancı Tapan, ailelerin filantropi yaklaşımında yeni neslin belirleyici rolüne değinerek çağın dönüşen dinamiklerinde değerlerin güncellenmesinin önemini vurguladı. Empati, şeffaflık ve sorumluluk gibi evrensel değerlerin yalnızca korunması değil, yeni nesil tarafından yeniden anlamlandırılması gerektiğini ifade eden Tapan, “Bugünün dünyasında teknolojiden kültüre kadar her şey hızla değişiyor. Ancak değişmemesi gereken temel değerler var. Bizim görevimiz, bu değerlere çağdaş bir anlatı katmak ve toplumsal etkiyi büyütecek yeni yollar yaratmak. Bu dönüşümün merkezinde ise her koşulda insan kalabilme iradesini korumak yer alıyor” dedi. IMD Family Philanthropy Webinar, farklı ülkelerden aileler, akademisyenler ve filantropi liderlerinin katılımıyla gerçekleştirildi ve global ölçekte yeni nesil liderlik trendlerine ışık tuttu.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.