Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sabancı Vakfı

Kapsül Haber Ajansı - Sabancı Vakfı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sabancı Vakfı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Deniz Kaplumbağaları ve Akdeniz Fokları İçin Bilim Temelli Koruma Çalışmaları Haber

Deniz Kaplumbağaları ve Akdeniz Fokları İçin Bilim Temelli Koruma Çalışmaları

Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı’nın 17. Sezonunda Fark Yaratan seçilen Seher Akyol, deniz kaplumbağalarını korumak amacıyla başlattığı bireysel çabayı, gönüllülerin ve bilim insanlarının katkılarıyla kıyı ekosistemini koruyan kapsamlı bir harekete dönüştürdü. Oğluyla çıktığı bir sahil yürüyüşünde yumurtalarının yanında yaşamını yitirmiş bir deniz kaplumbağasıyla karşılaşan Akyol, nesli tehlike altındaki bu türü korumak için neler yapabileceğini araştırmaya başladı. İlk olarak sahilde kurduğu çadırda nöbet tutarak koruma çalışmalarına başlayan Akyol, yerel yönetimler iş birliğiyle bölgede ışıklandırma, yapılaşma ve araç girişine yönelik önlemler alınmasını sağladı. Çalışmalarını kum zambakları ve Akdeniz foklarını da kapsayacak şekilde genişleten Akyol, 2020 yılında Deniz Kaplumbağaları, Akdeniz Fokları, Kum Zambakları Kıyı Koruma Derneği’ni (DEKAFOK) kurdu. DEKAFOK Derneği, zamanla bir koruma girişimi olmanın ötesine geçerek bilimsel ve toplumsal bir farkındalık platformuna dönüştü. Akademisyenlerle yürütülen iş birlikleri sayesinde kıyı ekosistemine ilişkin veriler, ilgili kurumlarla paylaşıldı. Bu çalışmalar sonucunda bölgede trol teknelerinin faaliyetlerinin kontrol altına alınması gibi önemli kazanımlar elde edildi. Sahil boyunca yürütülen devriye çalışmaları, yuvalama alanlarının korunması ve ışık kirliliğinin azaltılmasına yönelik uygulamalarla deniz kaplumbağalarının yaşam alanları daha güvenli hale getirildi. DEKAFOK Derneği bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye’nin ilk resmi Bilgi ve Gözlem Merkezi’nde öğrencilere ve ziyaretçilere yönelik eğitim programları düzenlenirken “Duymayan Kalmasın” Projesiyle çocuklara nesli tehlike altındaki türlerin korunmasına yönelik farkındalık kazandırılıyor. Sahil temizliği, kompost üretimi, geri dönüşüm ve yenilenebilir enerji uygulamaları gibi çalışmalarla doğa koruma bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Manavgat Mendirek Yarımadası’nda yer alan merkezde; Deniz Ekosistemi Kütüphanesi, Eğitim Araştırma Laboratuvarı ile Deniz Kaplumbağası İlk Yardım ve Bakım Ünitesi aracılığıyla araştırma, eğitim ve rehabilitasyon çalışmaları yürütülüyor. Bugüne kadar 45 binin üzerinde öğrenciye ulaşan DEKAFOK, her yıl yurt içinden ve yurt dışından onlarca gönüllüyü ağırlıyor. Gönüllüler, yumurtlama döneminde aralıksız devriyeler düzenleyerek yuvaları kontrol ediyor ve araştırma çalışmalarına katkı sağlıyor. Dernek, ayrıca gönüllülerine staj imkanı da sunuyor. Türkiye'nin ilk Deniz Kaplumbağası İhbar Hattı’nı hayata geçiren DEKAFOK Derneği, bireylerin de koruma sürecine dahil olmasını sağlıyor. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Bireysel bir çabanın kolektif bir harekete dönüşmesinin en güçlü örneklerinden birini ortaya koyan Seher Akyol, DEKAFOK Derneği çatısı altında yürüttüğü çalışmalarla Antalya kıyılarındaki nesli tehlike altındaki türlerin ve kıyı ekosisteminin korunmasına öncülük ediyor. Bilim insanlarından gönüllülere, kamu kurumlarından üniversitelere kadar birçok paydaşı ortak bir amaç etrafında buluşturan Akyol, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Sabancı Vakfı olarak, kıyı ekosistemlerinin korunmasına katkı sunan ve toplumsal farkındalığı güçlendiren çalışmalarıyla ilham veren Seher Akyol’un çalışmalarını desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20. Yaşını İstanbul Konseriyle Kutladı Haber

Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20. Yaşını İstanbul Konseriyle Kutladı

Sabancı Vakfı’nın ana destekçisi olarak kuruluşunda büyük rol oynadığı Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası (TUGFO), Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirdiği 20’nci yıl özel konseriyle dinleyicileri bir kez daha kendine hayran bıraktı. Şef Cem Mansur yönetimindeki orkestrada solist olarak ülkemizin başarılı piyanistlerinden Özgür Ünaldı yer alırken; programda genç besteci Emre Şener’in “Je Ne Sais Quoi” adlı eseri de seslendirildi. “Müziğin Sihri” temalı 20’nci yıl turnesinin yurt içi ayağını İstanbul konseriyle tamamlayan TUGFO, 12 Ağustos’a kadar devam edecek olan Avrupa turnesinde Türkiye’yi uluslararası sahnelerde temsil edecek. Gençleri sanata teşvik etmek amacıyla pek çok çalışma gerçekleştiren Sabancı Vakfı’nın desteği ve Rönesans Sağlık Yatırım’ın Öncü Sponsorluğunda, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası (TUGFO), 20’nci yılını Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda verdiği özel konserle kutladı. Şef Cem Mansur yönetiminde sanatseverlerle buluşan TUGFO, sihir ve masal dünyasından ilham alan renkli repertuvarıyla dinleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşattı. Programda, genç besteci Emre Şener’in Je Ne Sais Quoi adlı yapıtının yanı sıra Engelbert Humperdinck’in Hansel ve Gretel Uvertürü, Çaykovski’nin 1. Piyano Konçertosu, Maurice Ravel’in Kaz Ana ve Paul Dukas’nın Sihirbazın Çırağı eserleri genç müzisyenlerin yorumuyla seslendirildi. Yıldönümü konserinde orkestraya, Moskova Konservatuvarı’nın son yıllarda yetiştirdiği en parlak piyanistlerden Özgür Ünaldı solist olarak katıldı. TUGFO Avrupa Turnesi için Yola Çıkıyor “Müziğin Sihri” temalı 20’nci yıl turnesini yurt dışı konserleriyle sürdürecek olan TUGFO, 12 Ağustos’a kadar Avrupa’nın önemli konser salonlarında ve festivallerinde sahne alacak. 6 konserlik Avrupa turnesine Almanya’da başlayacak olan TUGFO, 4, 5 ve 7 Ağustos tarihlerinde dünyanın dört bir yanından genç müzisyenleri ve orkestraları bir araya getiren Young Artists Festival Bayreuth’ta, 8 Ağustos’ta ise Berlin Young Euro Classic Festivali’nde konser verecek. 11 Ağustos’ta Romanya’nın önemli kültür etkinliklerinden Sinaia Festivali’nde sahneye çıkacak olan orkestra, sezonun son konserlerini 11-12 Ağustos’ta Bükreş’in simge yapılarından Romanian Athenaeum’da verecek. TUGFO, yurt dışı konserlerinde başarılı piyanist Özgür Ünaldı ile aynı sahneyi paylaşacak. Konser Programı: 4 Ağustos 2026 Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri 5 Ağustos 2026 Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri 7 Ağustos 2026 Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri 8 Ağustos 2026 Almanya / Berlin Young Euro Classic Festival Konseri 11 Ağustos 2026 Romanya / Sinaia Festivali Konseri 12 Ağustos 2026 Romanya / Bükreş Romanian Athenaeum Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanı Özlem Şivecan   Çölyaklı Bireylerin Mücadelesine Öncülük Ediyor Haber

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanı Özlem Şivecan Çölyaklı Bireylerin Mücadelesine Öncülük Ediyor

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanlarından Özlem Şivecan, çölyaklı birey ve yakınlarının yaşam kalitesini artırmak ve toplumda çölyak konusunda farkındalığı güçlendirmek amacıyla eşi Halim Şivecan ile birlikte Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği’ni kurdu. İlk olarak Türkiye genelindeki çölyak derneklerini ortak bir çalışma etrafında buluşturan Şivecan, çölyaklı bireylerin ihtiyaçlarına yönelik hazırlanan yasa önerileriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırma komisyonunun kurulmasına katkı sağladı. Sağlık Bakanlığı desteğiyle bilgilendirici dokümanların yaygınlaştırılması, glütensiz ürün yelpazesinin genişletilmesi, okul kantinlerinde glütensiz ürün bulundurulması ve ürün ambalajlarında glütensiz ibaresinin yer alması gibi düzenlemelerin hayata geçirilmesine öncülük etti. Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı'nın 17. Sezonunda Fark Yaratan seçilen Özlem Şivecan, çölyaklı bireyler için Manisa’da başlattığı dayanışma hareketini ulusal ölçekte bir savunuculuk hareketine dönüştürdü. Özlem Şivecan’ın hayatı, kızı Duru’ya 3 yaşındayken konulan çölyak teşhisiyle değişti. Çölyakla ilgili bilgi eksikliğinin yarattığı belirsizlikle uzun süre tek başına mücadele eden Şivecan, benzer süreçlerden geçen ailelerle bir araya gelerek deneyim paylaşımına dayalı bir dayanışma ortamı oluşturdu. Edindiği bilgi ve deneyimle 2016 yılında eşi Halim Şivecan ile birlikte Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği’ni kurdu. Türkiye genelindeki çölyak derneklerini bir araya getiren Şivecan, farklı illerde yürütülen çalışmaları ortak bir zeminde buluşturarak çölyaklı bireylerin ihtiyaçlarına yönelik ortak çözüm önerileri geliştirilmesini sağladı. Bu çalışmalar sonucunda hazırlanan yasa önerileri Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu ve çölyak konusunda bir araştırma komisyonu kurulmasına katkıda bulundu. Komisyon çalışmalarına da katılan Şivecan, Sağlık Bakanlığı desteğiyle bilgilendirici dokümanların yaygınlaştırılması, glütensiz ürün ambalajlarında bunu belirten ibarelerin yer alması, okul kantinlerinde ve 200 metrekareden büyük marketlerde glütensiz ürün bulundurulmasının zorunlu hale getirilmesi gibi önemli düzenlemelerin hayata geçirilmesine öncülük etti. Özlem Şivecan, Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği çatısı altında düzenlenen eğitimler ve yerel restoran işletmecilerine yönelik bilgilendirme çalışmalarıyla farkındalığı artırırken, çölyaklı bireylerin sosyal hayata katılımını destekliyor. Eğitim programlarına çölyakların yakınlarını da dahil ederek çölyakla yaşam konusunda bütüncül bir farkındalık oluşturuyor. Paketli gıda üreticileriyle geliştirilen iş birlikleriyle glütensiz ürün çeşitliliğinin artmasına katkı sağlıyor. Özlem Şivecan ayrıca glütensiz gıdaya erişimdeki ekonomik kısıtları aşmak amacıyla kurduğu Mutlu Beslen Kooperatifi ile de uygun fiyatlı glütensiz ürün üretimini destekliyor. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Özlem Şivecan, kendi yaşamında karşılaştığı zorluğu, çölyaklı bireylerin ve yakınlarının hayatına dokunan güçlü bir dayanışma modeline dönüştürdü. Bilgi paylaşımı, hak savunuculuğu ve toplumsal farkındalığı bir araya getiren yaklaşımıyla çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştıran kalıcı çözümler üretti. Çölyaklı bireyler ve yakınlarının haklarının korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin geliştirilmesine, uygun fiyatlı glütensiz gıdaya erişimin kolaylaşmasına ve toplumda çölyak konusunda farkındalığın güçlenmesine katkı sunan bu çalışmaları, Sabancı Vakfı olarak desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20 Yaşında Haber

Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20 Yaşında

Şef Cem Mansur yönetiminde faaliyet gösteren orkestra, 2026 konser sezonuna Sabancı Üniversitesi'ndeki kamp ile hazırlanırken; Türkiye ve Avrupa'nın prestijli konser salonlarında sahneye çıkacak. Gençleri sanata teşvik etmek amacıyla pek çok çalışma gerçekleştiren Sabancı Vakfı’nın desteğiyle, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası (TUGFO), 20’nci yıl turnesiyle müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Bu yıl turneye Öncü Sponsor olarak Rönesans Sağlık Yatırım da destek verirken, “Müziğin Sihri” temasıyla düzenlenecek turnede büyük bestecilerin unutulmaz eserleri, Şef Cem Mansur yönetimindeki orkestranın genç enerjisiyle sahneye taşınacak. TUGFO'da yer almak için her yıl başvuran yüzlerce konservatuvar öğrencisi arasından sınavla seçilen 16-22 yaşlarındaki yaklaşık 80 genç müzisyen, bu yıl sihir ve masal dünyasından ilham alan renkli bir repertuvarla dinleyici karşısına çıkacak. Hansel ve Gretel Uvertürü'nden Sihirbazın Çırağı'na, Fındıkkıran Süiti'nden romantik konçertolara uzanan zengin program, klasik müziğin unutulmaz eserlerini genç müzisyenlerin yorumuyla sanatseverlerle buluşturacak. Genç Müzisyenler, Avrupa’nın Prestijli Festivallerinde Ülkemizi Temsil Edecek TUGFO, Avrupa turnesi öncesinde Ayvalık, İzmir ve Bursa konserleriyle sahnede olacak. Orkestranın 20’nci yıl kutlamalarının en özel duraklarından biri ise 1 Ağustos’ta İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ndeki konser olacak. Avrupa turnesi kapsamında TUGFO, Bükreş'in simge yapılarından Romanian Athenaeum'un yanı sıra, dünyanın farklı ülkelerinden genç müzisyenleri ve orkestraları buluşturan Almanya'daki Young Artists Festival Bayreuth ile Berlin Young Euro Classic ve Romanya'nın önemli kültür etkinliklerinden Sinaia Festivali'nde konser verecek. Böylece ülkemizin genç müzisyenleri, Avrupa'nın önde gelen klasik müzik platformlarında uluslararası dinleyicilerle buluşacak. Türkiye’nin genç bestecilerini uluslararası sahnelere taşıma misyonunu 20’nci yılında da sürdüren TUGFO, 26 yaşındaki besteci Emre Şener'in “Je Ne Sais Quoi” adlı eserini repertuvarına alarak genç bestecinin müziğini Türkiye ve Avrupa’daki dinleyicilerle buluşturacak. Orkestra konserlerinde Moskova Konservatuvarı’nın son yıllarda yetiştirdiği en parlak piyanistlerden Özgür Ünaldı eserde solist olarak sahnede olacak. Bazı konserlerde ise orkestranın genç müzisyenleri solist olarak parlayacak. Konser Programı: 28 Temmuz 2026 Ayvalık Konseri / Amfi Tiyatro 29 Temmuz 2026 İzmir Konseri / Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi 30 Temmuz 2026 Bursa Konseri / Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Konser Salonu 1 Ağustos 2026 İstanbul Konseri / Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium Salonu 4 Ağustos 2026 Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri 5 Ağustos 2026 Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri 7 Ağustos 2026 Almanya / Young Artists Festival Bayreuth Konseri 8 Ağustos 2026 Almanya / Berlin Young Euro Classic Festival Konseri 11 Ağustos 2026 Romanya / Sinaia Festivali Konseri 12 Ağustos 2026 Romanya / Bükreş Romanian Athenaeum Konser Repertuvarı E. Humperdinck – Hansel ve Gretel Uvertürü P. İ. Çaykovski – 1 No’lu Piyano Konçertosu P. İ. Çaykovski – Fındıkkıran Süiti E. Şener – Je Ne Sais Quoi / Şeytan Tüyü M. Ravel – Kaz Ana Süiti M. Ravel – Tzigane P. Dukas – Sihirbazın Çırağı U. C. Erkin – Köçekçe D. Popper – Macar Rapsodisi C. Saint-Saëns – Havanaise G. Bottesini / V. Bellini – La Sonnambula Fantezisi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı’ndan Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim İçin 4 Yeni Projeye Hibe Desteği Haber

Sabancı Vakfı’ndan Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim İçin 4 Yeni Projeye Hibe Desteği

Sabancı Vakfı’nın, 50 yılı aşkın deneyimi ve sivil toplumun değişen ihtiyaçlarından hareketle yenilediği güven temelli Hibe Programı ile desteklenecek projeler belli oldu. “Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim” temalı Etki Ortakları Hibesi kapsamında, eğitimde fırsat eşitliğini ve okul ekosistemlerinde kalıcı değişimi hedefleyen çözümleri hayata geçirecek dört sivil toplum kuruluşu, önümüzdeki üç yıl boyunca desteklenecek. Sabancı Vakfı’nın “Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim” temalı Etki Ortakları Hibesi kapsamında yeni dönemde birlikte çalışacağı sivil toplum kuruluşları ve hayata geçirilecek projeler belli oldu. Sonuçlar Sabancı Vakfı ekipleri, alan uzmanları, saha deneyimine sahip profesyoneller, öğretmenler ve okul yöneticileri gibi eğitim aktörlerinin yer aldığı çok paydaşlı, çok aşamalı ve katılımcı bir değerlendirme sürecinin ardından belirlendi. Sivil alandaki hibe ilişkisini güven temelli yaklaşım, karşılıklı öğrenme ve uzun vadeli etki odağında derinleştiren ve bu kapsamda uluslararası iyi örneklerle uyumlu yenilikçi uygulamalar benimseyen Sabancı Vakfı, program kapsamında seçilen 4 projeyi üç yıl boyunca destekleyecek. İstanbul, Şanlıurfa ve Adıyaman’da uygulanacak projeler, eğitimde eşitsizliklerden en fazla etkilenen çocuklara ulaşmayı, nitelikli ve kapsayıcı eğitim alanında kalıcı değişimler yaratmayı ve ölçeklenebilir modeller geliştirmeyi hedefliyor. Projelere üç yıl boyunca toplam yaklaşık 40 milyon TL hibe desteği sağlanacak. Sabancı Vakfı’nın güven temelli yaklaşımla hayata geçirdiği Etki Ortakları Hibesi, Türkiye’nin dört bir yanından yoğun ilgi gördü. Programın yeni dönemine 48 ilden toplam 247 sivil toplum kuruluşu başvururken, başvuruların 191’i dernek, 40’ı vakıf ve 16’sı kooperatifler tarafından gerçekleşti. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Sabancı Vakfı olarak yarım asrı aşkın süredir toplumsal gelişim için çalışmalarımızı sürdürürken, sivil toplumla kurduğumuz yol arkadaşlığını her zaman en önemli güç kaynaklarımızdan biri olarak gördük. 20 yıldır sürdürdüğümüz Hibe Programımız aracılığıyla bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından sivil toplum kuruluşlarının ortaya koyduğu 269 projeye hibe desteği sağladık. Vakfımızın 50. yılında güveni merkeze alan ve uzun vadeli dönüşümü hedefleyen bir etki ortaklığı anlayışıyla yeniden kurguladığımız Hibe Programımız kapsamında destekleyeceğimiz dört proje, eğitimde eşitsizliklerden en fazla etkilenen çocukların ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunuyor. Bu projelerin, uygulandıkları bölgelerde yaratacakları etkinin ötesine geçerek eğitim alanında yaygınlaşabilecek yeni modeller oluşturacağına ve daha geniş ölçekte dönüşüme öncülük edeceğine inanıyoruz.” dedi. Hibe desteği almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları ve projeleri: Sulukule Gönüllüleri Derneği’nin “Okulla Güvenli Bağlar” projesi, İstanbul’un Karagümrük Mahallesi’nde eğitimden kopma riski taşıyan 10–18 yaş arasındaki çocukların okulla bağlarını ve iyi olma hâllerini güçlendirmek amacıyla, boylamsal etkisi izlenen mahalle temelli ve sivil toplum merkezli bir model uygulamayı hedefliyor. Türkiye Down Sendromu Derneği’nin “Eğitime +1 ile Kapsayıcı Okullar” projesi, İstanbul Şişli’de Kolay Dil yaklaşımını eğitim alanına uyarlayarak, Down sendromlu ve zihinsel özel gereksinimli öğrencilerden oluşan öz savunuculuk gruplarıyla öğrenme süreçlerine katılımı güçlendiren okul temelli ve sürdürülebilir bir kapsayıcı eğitim modeli geliştirmeyi hedefliyor. Yerelden Kalkınma Derneği’nin “Mevsimlik Tarım İşçisi Çocuklarının Kısır Döngüsünü Kıran Bütüncül Eğitim Modeli” projesi, Şanlıurfa’da mevsimlik tarım göçü nedeniyle eğitim yılının önemli bir bölümünü kaçıran çocuklar için bütünleşik bir destek modeliyle öğrenme kaybını azaltmayı ve eğitimdeki dezavantaj döngüsünü kırmayı hedefliyor. Şehir Dedektifi: Kent, Çevre ve Yaşam Derneği’nin “Kente Açılan Sınıflar: Yer Temelli Öğrenme ve Okul İklimini Güçlendirme Programı” ile Adıyaman’da depremden etkilenen çocukların aidiyetini, öğrenme deneyimini ve kent yaşamına katılımını güçlendirmek amacıyla, kenti ve kültürel mirası yer temelli öğrenme yaklaşımıyla okul iklimine entegre eden bir model geliştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Filantropi Liderleri İstanbul’da Buluştu Haber

Küresel Filantropi Liderleri İstanbul’da Buluştu

Sabancı Vakfı ve OECD Kalkınma İçin Çalışan Vakıflar Ağı (netFWD) iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte OECD, Gates Foundation, AVPN ve Girls Not Brides gibi uluslararası kuruluşlardan temsilciler bir araya geldi. Küresel filantropi alanının önde gelen aktörleri, toplumsal cinsiyet eşitliği finansmanında yeni iş birliği modellerini, ortak finansman mekanizmalarını ve çok paydaşlı yaklaşımları değerlendirdi. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Tüm yaptığımız strateji ve çalışmalarda uluslararası normları ve ölçümleri göz önüne alarak projelerimizi tasarladık. Bugün de bunun sonuçlarını görüyoruz. OECD’nin yayımladığı raporlar, yüzlerce hayırsever kuruluşun verilerinden beslenerek filantropinin nerede ve nasıl fark yaratabileceğini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Filantropinin gerçek etkisi ancak veriye dayalı öğrenme ve güçlü iş birlikleriyle mümkündür. Bu nedenle veri üretimini son derece kritik görüyoruz. Çünkü ölçemediğimiz veriyi geliştirmemiz de mümkün değildir. Vakfımızın, OECD’nin 2019 yılında yayımladığı ‘Cinsiyet Eşitliği için Filantropi’ raporunda, bu alana odaklanan dünya çapındaki en etkili yedi vakıftan biri olarak gösterilmesinin ardından, bu yılki raporla birlikte üçüncü kez yer alması, 20 yıldır kararlılıkla bu hedeften şaşmadan çalışmamızın somut bir göstergesidir.” dedi. OECD İstanbul Merkezi Direktörü Achraf Bouali ise konuşmasında, “Filantropi, özellikle resmi kalkınma yardımlarının giderek daha fazla kısıtlandığı bir dönemde, kalkınmanın finansmanında daha önemli bir rol üstlenmektedir. OECD Filantropi Merkezi aracılığıyla, fikirleri, veriyi ve ortaklıkları küresel ölçekte bir araya getirerek daha yüksek etkiyi destekliyoruz. OECD’nin ilk bölgeler arası merkezi olan İstanbul Merkezi ise ortak küresel meseleleri ele almakta ve farklı bölgeler arasında iş birliğini güçlendirmektedir; tıpkı Haziran 2022’den bu yana İstanbul’un kendisi gibi, Kuzey ile Güney, Doğu ile Batı arasında bir köprü işlevi görmektedir.” dedi. Sabancı Vakfı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Alanında Çalışan Küresel Ölçekte İlk 15 Vakıf Arasında Yer Aldı “OECD Kalkınma İçin Filantropi 2026” raporunun bölgesel lansmanı kapsamında, raporun güncel bulguları da kamuoyuyla paylaşıldı. Kaynaklarının yüzde 70'inden fazlasını toplumsal cinsiyet eşitliğine ayırdığı belirtilen Sabancı Vakfı'nın bu alanda küresel ölçekte ilk 15 vakıf arasında yer aldığı ve örnek gösterilen güçlü bir etki modeli ortaya koyduğu vurgulandı. Dünya genelinde kalkınma finansmanının daraldığı ve jeopolitik koşulların giderek daha karmaşık hale geldiği bir dönemde gerçekleştirilen buluşmada, filantropinin toplumsal cinsiyet eşitliği alanında üstlenebileceği katalizör rolü de ele alındı. OECD’nin bu yıl yayımladığı “Private Philanthropy for Development” raporunun üçüncü baskısı, dünya genelinde 506 vakfın 2020-2023 yılları arasındaki bağışlarını analiz ederek filantropinin küresel kalkınmadaki rolüne ışık tutuyor. Rapora göre bu dönemde filantropi finansmanı 68,2 milyar dolara ulaşarak resmi kalkınma yardımlarının yaklaşık yüzde 10’una karşılık geldi. Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik filantropik fonlama ise 5,2 milyar dolar seviyelerine çıkarken, bu miktar kalkınma amaçlı tüm filantropi kaynaklarının yüzde 8’ini oluşturdu. Öte yandan, resmi kalkınma yardımlarında 2025 yılı için yüzde 9-17 arasında kesinti öngörülmesi, filantropi kaynaklarının stratejik önemini artırıyor. Ancak rapor, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ortak finansman mekanizmalarında henüz yeterince yer bulamadığının da altını çiziyor. Eş finansman ortaklıklarına katılan vakıfların bu alana ayırdığı payın yüzde 1 seviyesinde kalması, toplumsal cinsiyet eşitliği için daha güçlü iş birlikleri ve koordineli finansman modellerine duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dilek Sabancı Eğitim Ödülleri 26. Kez Sahiplerini Buldu Haber

Dilek Sabancı Eğitim Ödülleri 26. Kez Sahiplerini Buldu

Sabancı Vakfı’nın başarılı öğrencileri teşvik etmek amacıyla 26 yıldır sürdürdüğü “Dilek Sabancı Eğitim Ödülleri” bu yıl da sahipleriyle buluştu. Dilek Sabancı’nın katkılarıyla 1997 yılında eğitim-öğretime kazandırılan Dilek Sabancı Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni dereceyle bitiren ilk üç öğrenciye toplamda 50 Cumhuriyet altını ödül verildi. Ödüller ve sertifikalar, Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Yıldırım ve Dilek Sabancı Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Osman Karadeniz katılımıyla gerçekleşen törende Sabancı Vakfı Mali ve İdari İşler Direktörü Sergün Baysal tarafından verildi. Dilek Sabancı Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bu yıl ödül kriterlerini sağlayarak dereceye giren öğrenciler arasında okul birincisi Özgür Özcanlı 25, ikincisi Tarık Emir Demirezen 15 ve üçüncüsü Helin Bulut 10 Cumhuriyet altının sahibi oldu. “Dilek Sabancı Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri mesleki ve teknik bilgiyle donatarak geleceğe hazırlıyor” Sabancı Vakfı’nın yarım asrı aşkın süredir eğitim başta olmak üzere pek çok alanda toplumsal gelişime katkı sağlamak için çalıştığını söyleyen Sabancı Vakfı Mali ve İdari İşler Direktörü Sergün Baysal, “Vakfımızın eğitime verdiği önemin değerli bir simgesi olan ve Dilek Sabancı’nın adını taşıyan bu okul, uzun yıllardır binlerce öğrenciyi mesleki ve teknik bilgiyle donatarak geleceğe hazırlıyor. Ayrıca Dilek Sabancı’nın desteğiyle 25 yıldır aralıksız sürdürdüğümüz Dilek Sabancı Eğitim Ödülleri ile öğrencilerimizin başarılarını teşvik etmeyi ve onları eğitim yolculuklarında desteklemeyi sürdürüyoruz. Gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyor; ülkemizin üretimine, kalkınmasına ve geleceğine katkı sağlayacak bireyler olacağınıza gönülden inanıyoruz” dedi. 2025-2026 eğitim döneminde 76 öğrencinin mezun olduğu Dilek Sabancı Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda en yüksek puanı alarak üniversiteye yerleşen üç öğrenciye lisans öğrenimleri boyunca “Dilek Sabancı Başarı Bursu” verilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum İçin Güç Birliği Haber

İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum İçin Güç Birliği

Minerva Han'da düzenlenen lansmanda, Türkiye'den 30 öncü imzacı kurumun katılımıyla İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü kamuoyuyla paylaşıldı. Philanthropy Europe Association (Philea) ve WINGS tarafından yürütülen küresel hareketten ilham alan Türkiye uyarlaması, iklim krizini yalnızca çevresel değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla ele alan bütüncül bir yaklaşımı benimsiyor. Etkinliğin açılış konuşmasını TÜSEV Temsilciler Kurulu Başkanı Nevgül Bilsel Safkan, Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'ne ilişkin şunları söyledi: " İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü sivil toplumun iklim krizine karşı ortak sorumluluk alma iradesidir. Türkiye'nin, dünya genelinde yüzlerce filantropi kuruluşunu bir araya getiren İklim için Filantropi hareketinin 13. ulusal taahhüdü olarak bu küresel ağa katılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. İklim değişikliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil; eşitsizlikleri derinleştiren ve toplumun en kırılgan kesimlerini doğrudan etkileyen küresel bir sorun. TÜSEV olarak, bu ulusal taahhüde liderlik ederek Türkiye'de filantropi alanının iklim krizine karşı daha güçlü, daha koordineli ve daha etkili bir rol üstlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Tüm sivil toplum kuruluşlarını bu ortak harekete katılmaya, deneyimlerini paylaşmaya ve iklim için birlikte daha güçlü bir etki yaratmaya davet ediyoruz." Lansmanda ayrıca Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'nün kapsamı ve yedi temel ilkesi tanıtıldı; öncü imzacı kuruluşların deneyimleri paylaşıldı. Ayrıca #İklimİçinFilantropi web sitesinin tanıtımı yapılarak imza platformu yeni katılımcıların erişimine açıldı: www.iklimicinfilantropi.org.tr Sabancı Vakfı’nın destekleriyle hayata geçen ulusal filantropi taahhüdünün lansmanında konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, hareketin önemini şu sözlerle değerlendirdi: “Bugünkü konumuz sivil toplum kuruluşlarının iklim değişikliğini odağına alarak birlikte hareket etmesi... Dünyaca ünlü Doğa Belgeselcisi David Attenborough’nın dediği gibi aslında herkes ne yapılması gerektiğini biliyor. Nasıl yapılması gerektiğini de biliyor. Ama bir eksiğimiz var: Birlikte aksiyon alabilmek, aynı hedefe bakabilmek. Geleceğimiz için nereye ve nasıl gideceğimizi bilmenin yolu ortak bir amaç etrafında, birlikte hareket etmekten geçiyor. Ama bunun tek başına yapılacak bir yolculuk olmadığını biliyoruz. Bu anlayışla, Sabancı Vakfı olarak 2020 yılında Philea ve Wings öncülüğünde başlatılan Uluslararası İklim Taahhüdü’ne Türkiye’den imza atan ilk kuruluş olduk. Ülkemizde de ulusal filantropi taahhüdünün öncülüğünü TÜSEV üstlendi. TÜSEV şemsiyesi altında sivil toplum kuruluşlarının bu amaçla bir araya gelmesini destekliyor ve bunu çok önemli buluyoruz. Bugün hep beraber bu yolculuğa çıkıyoruz ve daha fazla sivil toplum örgütünün de bu yolculuğa katılmasını bekliyoruz.” "İklim krizine bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyoruz" TÜSEV Strateji ve Programlardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Sema Merve İş ise Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'nün ortaya çıkış sürecine değinerek şunları söyledi: "İklim için Filantropi hareketinin ortak öğrenme, iş birliği ve kolektif etki için kapsayıcı bir başlangıç noktası oluşturduğuna inanıyoruz. Farklı uzmanlık alanlarından kurumları ortak bir çerçevede buluşturan Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü ile iklim krizine daha bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyoruz. Tüm sivil toplum kuruluşlarını İklim için Filantropi hareketine katılmaya, Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü’nü imzalamaya ve iklim mücadelesinde ortak etkimizi büyütmeye davet ediyoruz.” Lansman kapsamında düzenlenen panelde iklim krizi, sivil toplumun rolü ve COP31 süreci ele alındı. Moderatörlüğünü TÜSEV İklim Uzmanı Melisa Kutluğ'un üstlendiği panelde TEMA Vakfı'ndan Eylem Tuncaelli, Roots & Shoots Türkiye'den Kaya Aytuğ Demiral ve ÇEKÜL Vakfı'ndan Özgür Gürbüz konuşmacı olarak yer aldı. Sivil toplumun iklim krizine çözüm üretme kapasitesi, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve uluslararası iklim gündemindeki gelişmeler değerlendirildi. Etkinliğin son bölümünde ise öncü imzacı kuruluşların katılımıyla sembolik bir imza töreni yapıldı. Törenle birlikte Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü yeni imzacıların katılımına açıldı. Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, kurumları iklim krizini çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olarak ele almaya, öğrenme ve iş birliği süreçlerini güçlendirmeye ve ortak etki yaratmaya davet ediyor. Lansmanla birlikte daha geniş bir sivil toplum katılımına açılan hareketin önümüzdeki dönemde Türkiye'de iklim alanındaki ortak çabaları güçlendirmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.