Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sabiha Gökçen

Kapsül Haber Ajansı - Sabiha Gökçen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sabiha Gökçen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabiha Gökçen’in Kuzey Afrika Ağı Trablus ile Genişliyor    Haber

Sabiha Gökçen’in Kuzey Afrika Ağı Trablus ile Genişliyor  

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, uluslararası bağlantı ağını yeni destinasyonlarla güçlendirmeye devam ediyor. Pegasus Hava Yolları tarafından İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı ile Trablus Mitiga Uluslararası Havalimanı arasında başlatılan seferler sayesinde Libya’nın başkenti Trablus’a direkt ulaşım olanağı sağlanacak. Uçuşlar, ilk iki hafta boyunca pazartesi, çarşamba, cuma ve pazar günleri, 19 Ekim 2026 itibarıyla ise her gün gerçekleştirilecek. Yeni hattın açılışı, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı terminal işletmecisi ISG Yönetici Direktörü Hanita Ahmad’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Açılış merasimine Libya’nın Ankara Büyükelçisi Mustafa Elgelaib, Büyükelçi Müsteşarı Mohamed Tawil, Mali Ataşe Elazher Kshair ve Pegasus Hava Yolları üst yönetimi katıldı. Yeni hat, havacılık bağlantısının ötesinde Türkiye ile Libya arasındaki güçlü ilişkilerin ve karşılıklı seyahat potansiyelinin gelişmesi açısından da önem taşırken; Sabiha Gökçen’in yeni pazarlara açılma, uluslararası erişimini çeşitlendirme ve İstanbul’un bağlantı merkezi konumunu güçlendirme hedeflerini de pekiştirdi. Trablus, Kuzey Afrika’ya açılan önemli bir kapı sunuyor Akdeniz kıyısında yer alan Libya’nın başkenti Trablus, ülkenin önemli ticaret, kültür ve yaşam merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Tarihi şehir dokusu, konumu ve bölgesel ticaretteki rolüyle dikkat çeken şehir, Türkiye ile Libya arasındaki seyahatler açısından önemli bir potansiyel taşıyor. Sabiha Gökçen’in uluslararası bağlantı ağı büyüyor Trablus hattıyla birlikte yolculara İstanbul’a direkt ulaşım imkânı sunulurken, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın geniş bağlantı ağı sayesinde Trablus çıkışlı yolcular, İstanbul üzerinden Türkiye iç hatları başta olmak üzere Avrupa, Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya’daki birçok noktaya aktarma olanağı bulabilecek. 56 ülke ve 153 şehirde, 21 hava yolu ile toplam 119 dış hat ve 39 iç hat noktasına bağlantı sağlayan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, Trablus seferleriyle farklı coğrafyaları İstanbul üzerinden birbirine bağlayan hat çeşitliliğini genişletmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve Almanya Arasında Havacılıkta Stratejik İş Birliği Haber

Türkiye ve Almanya Arasında Havacılıkta Stratejik İş Birliği

Kardeş Havalimanları Mutabakat Zaptı’nın Türkiye tarafında T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın Meydan Otoritesi Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) ile terminal işletmecisi İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş. (ISG) yer alırken, Almanya tarafında ise Köln Bonn Havalimanı'nın işletmecisi Flughafen Köln/Bonn GmbH bulunuyor. İki ülkenin dostluğunu simgeleyen iş birliği ile taraflar; bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, uluslararası uygulamaları karşılıklı olarak değerlendirmeyi, operasyonel verimliliği artırmayı ve geleceğin havalimanı teknolojilerine yönelik ortak çalışmalar yürüterek, küresel havacılığa yön vermeyi amaçlıyor. HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır: “İki havalimanının güçlü yönlerini ortak bir gelecekte buluşturuyoruz” HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, Mutabakat Zaptı’nın Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın uluslararası iş birlikleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, bugün ulaştığı yolcu ve uçuş trafiğiyle yalnızca ülkemizin değil, Avrupa’nın da önde gelen havalimanları arasında yer alıyor. Meydan Otoritesi HEAŞ olarak, yüksek operasyonel kapasitemizi emniyet, etkinlik ve sürdürülebilirlik esasları doğrultusunda yönetirken edindiğimiz bilgi birikimi ve tecrübeyi uluslararası iş birlikleriyle daha ileri bir seviyeye taşımayı önemsiyoruz. Tüm bu çalışmalarımızı, Savunma Sanayii Başkanımız Sayın Prof. Dr. Haluk Görgün’ün ortaya koyduğu vizyon ve stratejik rehberlik doğrultusunda, havalimanımızın geleceğine değer katma kararlılığıyla sürdürüyoruz. Köln Bonn Havalimanı ile imzaladığımız ‘Kardeş Havalimanları’ Mutabakat Zaptının; apron ve pist operasyonlarından ARFF hizmetlerine, meydan emniyetinden dijitalleşmeye ve sürdürülebilirliğe kadar geniş bir alanda karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Farklı alanlarda güçlü yetkinliklere sahip iki havalimanının kurumsal ve operasyonel birikimini bir araya getirerek, havacılığın geleceğine yönelik ortak çalışmalar geliştirmeyi ve kalıcı değer üretmeyi hedefliyoruz. Bu Mutabakat Zaptı’nı aynı zamanda Türkiye ile Almanya arasındaki köklü ve çok yönlü ilişkilerin havacılık alanındaki önemli bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. Özellikle İstanbul ile Köln arasında uzun yıllara dayanan güçlü bağların, havalimanlarımız arasında tesis edilen bu iş birliğiyle kurumsal ve operasyonel düzeyde daha da ileri taşınmasından memnuniyet duyuyoruz. Kardeş Havalimanları anlaşmamızın, ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlamasını, her iki havalimanı ve havacılık sektörümüz açısından hayırlı olmasını temenni ediyorum.” İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Yönetici Direktörü Hanita Ahmad: “İki havalimanının güçlü yönlerini buluşturarak havacılık sektöründe yeni fırsatlar dönemini başlatıyoruz” İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, Kardeş Havalimanları Mutabakat Zaptı’nı şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye’nin en yoğun ve Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanlarından biri olarak, HEAŞ’ın katkılarıyla, Köln Bonn Havalimanı (CGN) ile önemli bir iş birliğine imza atıyoruz. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın küresel başarısını tescilleyen ‘Kardeş Havalimanları’ anlaşması, her iki havalimanının güçlü ve uzman olduğu alanlarda birbirini besleyeceği son derece stratejik ve karşılıklı fayda odaklı bir adımdır. Anlaşmamızla birlikte iki havalimanının güçlü yönlerini buluşturarak havacılık sektöründe yeni fırsatlar dönemini başlatıyoruz. Türk diasporasının en yoğun olarak yaşadığı ülke olan Almanya'da, Köln şehri 90.000’in üzerinde Türk kökenli topluluğa ev sahipliği yapıyor. Bu nüfus; arkadaş ve akraba ziyareti turizmini destekleyerek Köln Bonn Havalimanı ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı arasında yoğun ve istikrarlı bir yolcu trafiği oluşturuyor. Dolayısıyla Almanya, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın en büyük uluslararası yolcu pazarını oluşturuyor. 2026 yılının ilk altı ayında yurt dışından gelen yolcuların milliyet dağılımına bakıldığında; Türk vatandaşları hariç tutulduğunda Almanlar, yabancı uyruklu yolcular arasında ilk sırada yer alıyor. Bu veriler, Almanya ile Türkiye arasındaki köklü ve güçlü hava ulaşımı bağını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu vesileyle iş birliğimiz, iki ülke arasındaki güçlü yolcu trafiğini ve bağlantı ağını genişletme ve Almanya’nın bölgesel taşıyıcılarını Sabiha Gökçen Havalimanı’na çekme adına büyük önem taşıyor. Pazara dair bilgi ve yolcu trafiği trendlerinin karşılıklı paylaşımına olanak tanıyacak bu kıymetli iş birliği, her iki havalimanına da yaratacağı fırsatlar ile ticari ilişkileri artırmak için stratejik köprü imkânı sunuyor. İki ülke arasındaki dostluğun simgesi olan iş birliğimizin, HEAŞ, ISG ve CGN olmak üzere tüm paydaşlar, yolcularımız ve havacılık sektörü için hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyoruz.” Köln Bonn Havalimanı Genel Müdürü Cenk Özöztürk: “Ülkeler ve kültürler arasında yeni bir köprü kuruyoruz” Köln Bonn Havalimanı Genel Müdürü Cenk Özöztürk ise Mutabakat Zaptı’nın iki havalimanı arasındaki iş birliğinin ötesinde, Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkileri havacılık alanında daha da güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “İş birliğinden ziyade bir dönüm noktasını temsil eden bu Mutabakat Zaptı, Almanya ile Türkiye, Köln ile kardeş şehri İstanbul arasında yeni bir köprü oluştururken, uluslararası ve kültürlerarası etkileşim için de önemli fırsatlar sunuyor. Bu iş birliğini karşılıklı öğrenme ve gelişim için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. HEAŞ ve ISG’deki iş ortaklarımızla birlikte, ülkeler ve kültürler arasındaki sınırların ötesinde bilgi ve birikimimizi paylaşmak, farklı çalışma yöntemlerini ve yaklaşımları yakından tanımak istiyoruz. Düzenli bilgi ve deneyim alışverişinin, günlük operasyonlarımız için yeni ve somut katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Üç kuruluşun farklı sorumluluk alanlarına ve çalışma biçimlerine sahip olması, kardeşlik anlaşmamızı bizim için daha da değerli kılıyor. Çünkü çeşitliliğe inanıyoruz ve İstanbul Sabiha Gökçen ile kurduğumuz bu ortaklığın da ilişkileri güçlendiren kalıcı bir yapıya dönüşmesini hedefliyoruz.” Bilgi ve deneyim paylaşımından somut iş birliğine Mutabakat Zaptı ile taraflar arasında düzenli bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi, en iyi uygulamaların karşılıklı aktarılması ve yeni yaklaşımların birlikte geliştirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda personel değişimi ve işbaşı deneyim programlarıyla çalışanların farklı operasyonel süreçleri yerinde gözlemlemelerine de imkân sağlanıyor. İş birliği; yolcu deneyimi, terminal ve uçuş operasyonları, dijitalleşme, yeni teknolojiler, emniyet, sürdürülebilirlik, ticari faaliyetler, yeni uçuş bağlantıları ve altyapı başlıklarını kapsıyor. Taraflar, Mutabakat Zaptı ile somut projeler ve ortak faaliyetlerle geliştirilecek sürdürülebilir bir kurumsal iş birliğinin temelini atıyor. Avrupa havacılık ekosisteminin devleri bir arada Kardeş Havalimanları iş birliği, iki havalimanının farklı alanlardaki güçlü yönlerini ortak bir zeminde buluşturması açısından da önem taşıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 2025 yılında 48,4 milyon yolcuya, 275 bini aşkın uçuşa hizmet vererek yüksek yolcu hacmi ve yoğun operasyon yönetimiyle öne çıkarken; Köln Bonn Havalimanı aynı dönemde 10 milyonun üzerinde yolcu, yaklaşık 840 bin ton hava kargosu ve 15 bin çalışanıyla Almanya'nın önemli yolcu, kargo ve istihdam merkezlerinden biri olarak faaliyet gösterdi. Bu yapı; Sabiha Gökçen'in yüksek hacimli yolcu ve meydan operasyonlarındaki deneyimi ile Köln Bonn'un kargo, lojistik ve Avrupa havacılık ekosistemindeki tecrübesinin karşılıklı paylaşılmasına güçlü bir zemin oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın kuruluşunun 25. yılı kapsamında hayata geçirdiği “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisi, kadın profesyonellerin hikayelerini ekranlara taşımaya devam ediyor. Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınların ilham veren başarı öykülerinin anlatıldığı serinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik eden çalışmaları ve iş hayatının ardındaki yaşam öyküsü izleyicilerle buluşuyor. Kariyerinin yaklaşık 20 yılını Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlere yönelik danışmanlık projelerinde geçiren İsmihan Baysal Anderson, ulusal ve uluslararası şirketlerle edindiği deneyimini havacılık sektörüne taşıyor. Havalimanının 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan teknoloji altyapısına yön veren Anderson, check-in, boarding ve bagaj sistemlerinden yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar pek çok teknolojik sürecin yönetiminde görev alarak kurumun dijital dönüşümüne liderlik ediyor. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Anderson ve ekibi, dünyada farklı sektörlerde uygulanan teknolojik çözümleri havacılığa uyarlayarak yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geliştirmeye odaklanıyor. Havalimanının görünmeyen teknoloji ağı 7/24 çalışıyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yolcu yoğunluğunun daha etkin yönetilmesi amacıyla yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Bu sistemlerle belirli alanlardaki kuyruk ve yoğunluklar ölçümlenirken, yolcu hareketlerinin ne kadar sürede azaldığı ve süreçlerin hangi hızla ilerlediği takip edilebiliyor. Belirlenen eşiklerin aşılması durumunda operasyon ekiplerine iletilen uyarılar, sahadaki yoğunluğa zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor. Anderson’ın liderliğinde gerçekleşen teknolojik dönüşüm çalışmalarından bir diğeri ise havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy. Kasım 2024'te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen “AI in the Sky” konferansında “Havacılık sektöründe yapay zeka çözümleri: CRM ve yolcu deneyimi” oturumunda tanıtılan SAVVy, Sabiha Gökçen Havalimanı’na atanan IATA kodu ‘SAW’dan hareketle türetildi. SAVVy’nin kelime anlamı ‘anlayışlı’ olup havalimanının misafirperver ruhunu geleceğin yapay zekâ vizyonuyla harmanlayıp adeta baştan tanımlıyor. “Yenilikçi, yapay zekâ destekli dijital asistan SAVVy, rutin sorgulamaları otomatikleştirerek yolcu sorularına anlık cevap ve çözümler sunuyor. Böylece Sabiha Gökçen SAW Care Çağrı Merkezi'ndeki çalışanların daha karmaşık konulara odaklanabilmesine ve üstün bir müşteri deneyimi sunulmasına olanak sağlıyor.” 7 gün 24 saat sekiz dilde (Türkçe, İngilizce,Rusça, Fransızca,Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren ve bugün çağrı merkezine yöneltilen soruların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşılayan SAVVy, yolcuların havalimanına ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor. SAVVy uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunan dijital asistanın bir sonraki aşamasında WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Böylece yolcuların bilgiye erişim kanallarının daha da genişletilmesi hedefleniyor. Anderson’ın havalimanındaki teknoloji yolculuğunda dikkat çeken bir diğer proje ise E-Pasaport uygulaması. Biyometrik doğrulama teknolojileriyle çalışan sistem sayesinde yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız şekilde tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar havalimanındaki pek çok kritik sürecin arkasında kesintisiz çalışan bir teknoloji altyapısı ve ekibi yer alıyor. “Ailelerimizle birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz” Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliğinin en önemli konu olduğunun altını çizen İsmihan Baysal Anderson, "Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmak için 7/24 çalışan bir ekibiz. Kendi döneminde birçok kabulü yıkmış ve fark yaratmış Sabiha Gökçen’den aldığımız ilhamla birbirinden önemli uygulamaları ve çözümleri hayata geçiriyoruz. Yolcu deneyimini ve operasyonların işleyişini sürekli olarak iyileştirmek için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Misafirlerimiz bizimle farklı dillerden hızlıca iletişime geçebiliyor. Kriz durumunda her an ulaşılabilir oluyoruz. Bilgi işlem sistemleri, yolcu süreçlerini kesintisiz olarak takip eden ve taleplerini karşılayan bir sistem. Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok" diyerek aile desteğinin önemine değindi: “Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz" diyen Anderson, başarının arkasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor. Anderson’ın iş hayatının dışında kendisine ayırdığı zaman ise sanatla şekilleniyor. Teknoloji, sistemler ve yoğun operasyonlarla geçen çalışma temposunu resim ve nakışla dengelediğini anlatan Anderson, renkler ve desenlerle ilgilenmenin kendisine farklı bir alan sunduğunu ifade ediyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin” 28 yıllık kariyerinde teknoloji sektöründeki dönüşüme yakından tanıklık eden Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekiyor. Başarılı lider, özellikle kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başlayan bir destek süreci olduğuna vurgu yapıyor. Kadınların teknoloji ekiplerine yalnızca farklı bir bakış açısı değil; iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde de önemli katkılar sunduğunu belirten Anderson, genç kadınların teknoloji alanında kariyer yapma konusunda cesaretlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anderson’ın gençlere tavsiyesi ise hayal etmekten, denemekten ve öğrenmekten vazgeçmemek üzerine kuruluyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Hayal etmek, hayallerin peşinden koşmak, denemek, öğrenmek ve sürekli gelişmek bence en önemlisi.” diyen Anderson, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve gelişme yolculuğunun bir parçası olduğunu vurguluyor. “Teknoloji ekiplerine kadınlar dahil olduğunda ekip inanılmaz güzelleşiyor” Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınlardan ilham veren hikayeler sunan belgeselin yeni bölüm anlatıcısı İsmihan Baysal Anderson, teknoloji dünyasında erkek çalışanların hala sayıca daha fazla olduğunu belirterek, kız çocuklarının özellikle matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların özellikle detay yönetimi, iletişim ve değişim süreçlerinde teknoloji ekiplerine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Anderson şu sözleri kullandı: “Sadece erkeklerin yoğunlukta olduğu ekiplerin içine kadınları dahil ettiğinizde o ekip inanılmaz güzelleşiyor. İletişim seviyesi başka bir noktaya geliyor. İnsanlar birbirlerini anlamak ve dinlemek için daha fazla çaba gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlar özellikle detayları işleme konusunda çok güçlüler. Teknolojiyi uygularken değişimi de yönetmeniz gerekiyor; iletişim de kadınların kuvvetli olduğu alanlardan biri.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği

Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınların ilham veren başarı öykülerinin anlatıldığı serinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik eden çalışmaları ve iş hayatının ardındaki yaşam öyküsü izleyicilerle buluşuyor. Kariyerinin yaklaşık 20 yılını Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlere yönelik danışmanlık projelerinde geçiren İsmihan Baysal Anderson, ulusal ve uluslararası şirketlerle edindiği deneyimini havacılık sektörüne taşıyor. Havalimanının 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan teknoloji altyapısına yön veren Anderson, check-in, boarding ve bagaj sistemlerinden yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar pek çok teknolojik sürecin yönetiminde görev alarak kurumun dijital dönüşümüne liderlik ediyor. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Anderson ve ekibi, dünyada farklı sektörlerde uygulanan teknolojik çözümleri havacılığa uyarlayarak yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geliştirmeye odaklanıyor. Havalimanının görünmeyen teknoloji ağı 7/24 çalışıyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yolcu yoğunluğunun daha etkin yönetilmesi amacıyla yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Bu sistemlerle belirli alanlardaki kuyruk ve yoğunluklar ölçümlenirken, yolcu hareketlerinin ne kadar sürede azaldığı ve süreçlerin hangi hızla ilerlediği takip edilebiliyor. Belirlenen eşiklerin aşılması durumunda operasyon ekiplerine iletilen uyarılar, sahadaki yoğunluğa zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor. Anderson’ın liderliğinde gerçekleşen teknolojik dönüşüm çalışmalarından bir diğeri ise havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy. Kasım 2024'te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen “AI in the Sky” konferansında “Havacılık sektöründe yapay zeka çözümleri: CRM ve yolcu deneyimi” oturumunda tanıtılan SAVVy, Sabiha Gökçen Havalimanı’na atanan IATA kodu ‘SAW’dan hareketle türetildi. SAVVy’nin kelime anlamı ‘anlayışlı’ olup havalimanının misafirperver ruhunu geleceğin yapay zekâ vizyonuyla harmanlayıp adeta baştan tanımlıyor. “Yenilikçi, yapay zekâ destekli dijital asistan SAVVy, rutin sorgulamaları otomatikleştirerek yolcu sorularına anlık cevap ve çözümler sunuyor. Böylece Sabiha Gökçen SAW Care Çağrı Merkezi'ndeki çalışanların daha karmaşık konulara odaklanabilmesine ve üstün bir müşteri deneyimi sunulmasına olanak sağlıyor.” 7 gün 24 saat sekiz dilde (Türkçe, İngilizce,Rusça, Fransızca,Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren ve bugün çağrı merkezine yöneltilen soruların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşılayan SAVVy, yolcuların havalimanına ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor. SAVVy uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunan dijital asistanın bir sonraki aşamasında WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Böylece yolcuların bilgiye erişim kanallarının daha da genişletilmesi hedefleniyor. Anderson’ın havalimanındaki teknoloji yolculuğunda dikkat çeken bir diğer proje ise E-Pasaport uygulaması. Biyometrik doğrulama teknolojileriyle çalışan sistem sayesinde yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız şekilde tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar havalimanındaki pek çok kritik sürecin arkasında kesintisiz çalışan bir teknoloji altyapısı ve ekibi yer alıyor. “Ailelerimizle birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz” Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliğinin en önemli konu olduğunun altını çizen İsmihan Baysal Anderson, "Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmak için 7/24 çalışan bir ekibiz. Kendi döneminde birçok kabulü yıkmış ve fark yaratmış Sabiha Gökçen’den aldığımız ilhamla birbirinden önemli uygulamaları ve çözümleri hayata geçiriyoruz. Yolcu deneyimini ve operasyonların işleyişini sürekli olarak iyileştirmek için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Misafirlerimiz bizimle farklı dillerden hızlıca iletişime geçebiliyor. Kriz durumunda her an ulaşılabilir oluyoruz. Bilgi işlem sistemleri, yolcu süreçlerini kesintisiz olarak takip eden ve taleplerini karşılayan bir sistem. Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok" diyerek aile desteğinin önemine değindi: “Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz" diyen Anderson, başarının arkasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor. Anderson’ın iş hayatının dışında kendisine ayırdığı zaman ise sanatla şekilleniyor. Teknoloji, sistemler ve yoğun operasyonlarla geçen çalışma temposunu resim ve nakışla dengelediğini anlatan Anderson, renkler ve desenlerle ilgilenmenin kendisine farklı bir alan sunduğunu ifade ediyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin” 28 yıllık kariyerinde teknoloji sektöründeki dönüşüme yakından tanıklık eden Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekiyor. Başarılı lider, özellikle kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başlayan bir destek süreci olduğuna vurgu yapıyor. Kadınların teknoloji ekiplerine yalnızca farklı bir bakış açısı değil; iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde de önemli katkılar sunduğunu belirten Anderson, genç kadınların teknoloji alanında kariyer yapma konusunda cesaretlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anderson’ın gençlere tavsiyesi ise hayal etmekten, denemekten ve öğrenmekten vazgeçmemek üzerine kuruluyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Hayal etmek, hayallerin peşinden koşmak, denemek, öğrenmek ve sürekli gelişmek bence en önemlisi.” diyen Anderson, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve gelişme yolculuğunun bir parçası olduğunu vurguluyor. “Teknoloji ekiplerine kadınlar dahil olduğunda ekip inanılmaz güzelleşiyor” Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınlardan ilham veren hikayeler sunan belgeselin yeni bölüm anlatıcısı İsmihan Baysal Anderson, teknoloji dünyasında erkek çalışanların hala sayıca daha fazla olduğunu belirterek, kız çocuklarının özellikle matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların özellikle detay yönetimi, iletişim ve değişim süreçlerinde teknoloji ekiplerine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Anderson şu sözleri kullandı: “Sadece erkeklerin yoğunlukta olduğu ekiplerin içine kadınları dahil ettiğinizde o ekip inanılmaz güzelleşiyor. İletişim seviyesi başka bir noktaya geliyor. İnsanlar birbirlerini anlamak ve dinlemek için daha fazla çaba gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlar özellikle detayları işleme konusunda çok güçlüler. Teknolojiyi uygularken değişimi de yönetmeniz gerekiyor; iletişim de kadınların kuvvetli olduğu alanlardan biri.” İsmihan Baysal Anderson kimdir? 28 yıllık deneyime sahip olan İsmihan Baysal Anderson, kariyerinin yaklaşık 20 yılında danışmanlık sektöründe görev almıştır. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında farklı sektörlerden uluslararası şirketlerle çalışma deneyimi edinen tecrübeli isim, son 8 yıldır İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü olarak görev almaktadır. Anderson; havalimanının 7/24 çalışan kritik bilgi teknolojileri altyapısının sürekliliğinden, yolcu ve operasyon süreçlerinin dijitalleştirilmesinden ve yeni nesil teknolojilerin havalimanı deneyimine entegre edilmesinden sorumludur. E-Pasaport uygulamalarından yapay zeka destekli görüntü işleme çözümlerine ve üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy’ye kadar pek çok teknolojik dönüşüm projesinin hayata geçirilmesine liderlik eden Anderson, farklı sektörlerde edindiği deneyimi havacılığın ihtiyaçlarıyla buluşturarak yolcu deneyimi ve operasyonel verimliliğin geliştirilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen’de Uçuş ve Yolcu Trafiğinde Yeni Rekor  Haber

Sabiha Gökçen’de Uçuş ve Yolcu Trafiğinde Yeni Rekor 

Yaz sezonunun en yoğun döneminde elde edilen bu başarı; dış hat gelen/giden yolcu, iç hat gelen/giden yolcu ve dış hat uçuş trafiği kategorilerinde de eş zamanlı rekorlarla taçlandı. Bu rakamlarla Sabiha Gökçen, günlük uçuş ve yolcu trafiği, dış hatlar gelen ve giden yolcu, iç hatlar gelen ve giden yolcu, toplam dış hat uçuş sayısı ve dış hat giden uçuş trafiğinde yeni rekorlara ulaştı. Aynı gün, yolcu biniş köprüleri (Passenger Boarding Bridges – PBB) ile hizmet verilen uçak sayısında da yeni bir rekora imza atıldı. Daha önce 212 uçakla kaydedilen günlük rekor 16 Ağustos’ta 218 uçağa hizmet verilmesiyle aşılırken, PBB operasyonlarında tüm zamanların en yüksek günlük seviyesine ulaşıldı. Operasyonel mükemmellik ve güçlü koordinasyon Yoğun trafik hacminin operasyonel bütünlük korunarak yönetilmesi, havalimanı ekosistemindeki tüm paydaşların yüksek koordinasyonu sayesinde sağlandı. Terminal işletmecisi ISG, yolcu akışı, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu deneyimine yönelik süreçleri optimum şekilde yönetirken havalimanı otoritesi HEAŞ ekipleri; hava trafik, apron, pist, meydan faaliyetleri ve saha emniyetine ilişkin operasyonların düzenli şekilde sürdürülmesini sağladı. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, rekor performansı şu sözlerle değerlendirdi: “16 Ağustos tarihinde günlük yolcu trafiğinde 180 bin eşiğinin ilk kez aşılması, Sabiha Gökçen’e olan güçlü talebin ve kesintisiz operasyonel kabiliyetimizin net bir göstergesidir. Bizim için gerçek başarı; yalnızca yüksek kapasiteyi yönetmek değil, bu ölçekte dahi yolcu odaklı hizmet anlayışımızdan ve 'kusursuz müşteri deneyimi' hedefimizden ödün vermemektir. Operasyonel yetkinliğimiz ve teknolojik altyapımız kadar, yolcularımıza güven ve konfor sunan insan odaklı yaklaşımımız da bu başarının temelini oluşturuyor. Sahadaki özverili ekiplerimize, iş ortaklarımıza ve bizi tercih eden tüm yolcularımıza teşekkür ederiz. Terminalimizde uçuş ve yolcu güvenliğini sağlayan, operasyonlarımızın sürekliliği için bizlerden desteğini esirgemeyen tüm kamu kurumlarına ve çalışanlarına güçlü koordinasyonları ve iş birlikleri için minnettarız. Sabiha Gökçen olarak bölgesel bir transfer merkezi olma vizyonumuz doğrultusunda yolcu deneyimini sürekli iyileştirmeye ve sürdürülebilir büyümeye odaklanmaya devam edeceğiz.” Bölgesel transfer merkezi olarak Sabiha Gökçen’in stratejik konumu güçleniyor Genişleyen bağlantı ağı, T1 entegrasyonu ile eklenen ilave biniş kapıları ve artan yolcu kapasitesiyle Sabiha Gökçen, Türkiye’nin hava ulaşımındaki kritik rolünü pekiştirirken İstanbul’un stratejik konumunu da güçlendirmeyi sürdürüyor. Son rekor, terminal işletmecisinin yüksek yoğunluklu dönemlerdeki çevikliğini ve artan seyahat talebine güçlü operasyonel kapasitesiyle yanıt verebildiğini bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ISG’nin Terminal Memurlarından Can Kurtaran Hamle Haber

ISG’nin Terminal Memurlarından Can Kurtaran Hamle

Personelin uyguladığı Heimlich manevrası sonucu boğazına boncuk kaçan 2 yaşındaki Liam bebek tekrar nefes almaya başlayarak havalimanı kliniğine yönlendirildi. 19 Mayıs akşamı gelen yolcu katında devriye görevlerini sürdüren terminal memurları bir babanın bebek arabası etrafında olağan dışı panik halini fark etti. Olay yerine yaklaştıklarında çocuğun nefes almakta güçlük çektiğini ve yüz bölgesinde morarma başladığını gören ekipler, babanın dil bariyeri nedeniyle el kol hareketlerinden çocuğun boğazına bir cisim kaçmış olabileceğini ifade etmeye çalıştığını anlayıp anında Heimlich manevrası uyguladı. Yapılan müdahale sonucunda, çocuğun boğazına kaçtığı değerlendirilen ve bilekliğinden koptuğu düşünülen bir boncuk çıkarıldı. Transfer yolcu alanında yaşanan bu acil durum müdahalesinin ardından çocuğun yeniden nefes almaya başladığı gözlemlenerek, gerekli sağlık kontrollerinin ardından aile seyahatine devam etti. Terminal memurları Tolga Çiçin, Esmagül Bostancı ve Talha Kahyaoğlu’nun devriye görevi sırasında çevreyi dikkatle gözlemlemesi, ailenin yardım ihtiyacını hızlı şekilde fark etmesi ve soğukkanlılıkla müdahale etmesi, olası ciddi bir sağlık riskinin önlenmesinde belirleyici olurken, yaşanan olay havalimanı operasyonlarında görev yapan ekiplerin yolcu güvenliği, farkındalık ve acil durumlara müdahale konusundaki kritik rolünü bir kez daha ortaya koydu. Havalimanı operasyonlarında çalışan ekiplerin yalnızca yolcu yönlendirme ve terminal düzeninin sağlanmasında değil, aynı zamanda yolcu güvenliği ve acil durum farkındalığı açısından da kritik bir rol oynadığını gösteren olay karşısında ISG Yönetimi ilgili çalışanlara bir teşekkür belgesi takdim edildi. Sabiha Gökçen Havalimanı Yönetici Direktörü Hanita Ahmad’ın terminal görevlilerine bizzat teşekkür ettiği törende, takdim edilen sertifikaların üzerinde “Terminalimizde yaşanan acil sağlık durumuna karşı sergilediğiniz hızlı, soğukkanlı ve hayat kurtarıcı müdahale için teşekkür ederiz. Görevinizin ötesine geçen bu profesyonel ve duyarlı yaklaşım, kurumumuz için büyük bir gurur vesilesidir. Göstermiş olduğunuz bu örnek duruş için sizi tebrik eder, başarılarınızın devamını dileriz.” ifadeleri yer aldı. Yaşanan olayla ilgili değerlendirmede bulunan Hanita Ahmad, terminal ekiplerinin farkındalığı ve hızlı müdahalesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Havalimanları, günün her anında farklı yaş gruplarından binlerce yolcuya ev sahipliği yapan kritik ve dinamik operasyon alanlarıdır. Bu nedenle ekiplerimizin yalnızca operasyonel süreçlerde değil, beklenmedik durumlarda da doğru aksiyon alabilmesi büyük önem taşımaktadır. Yolcularımızın güvenliği, sağlığı ve terminal içerisindeki durumu, tüm operasyonlarımızın merkezinde yer almaktadır. Yaşanan olay, havalimanı çalışanlarının sahadaki dikkatinin ve kriz anlarında gösterdikleri soğukkanlı yaklaşımın, yolcu güvenliği açısından ne kadar hayati olabileceğini bir kez daha ortaya koymuş oldu.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nde Dev Adım Haber

İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nde Dev Adım

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demiryolu projesi hakkında açıklamada bulundu. İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin alt ve üstyapı işlerinin tasarımı ve yapımına ilişkin ihalenin 14 Ekim'de gerçekleştirileceğini bildirdi. Bakan Uraloğlu, konuya ilişkin ihale ilanının Resmi Gazete'de yayımlandığını kaydetti. Uraloğlu, İhale kapsamında, 122,3 kilometre uzunluğunda çift ana hat ile bu ana hatta bağlanan 4,7 kilometre tek hat bağlantıları, 36,2 kilometre uzunluğunda 5 çift tüplü TBM tüneli, 23,3 kilometre uzunluğunda 22 çift hatlı NATM tüneli, 3,7 kilometre uzunluğunda 17 aç-kapa tüneli, 22,1 kilometre uzunluğunda iki viyadük ve 40 köprü ile istasyonları ve benzeri işleri yapılacağını kaydetti. “Türkiye’nin En Büyük Dış Finansmanlı Demiryolu Projesi Olacak” Bakan Uraloğlu, söz konusu proje için uluslararası finans kuruluşlarıyla toplam 6,75 milyar dolarlık finansman anlaşmasına varıldığını hatırlatarak “6 uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık. Bu kapsamda kuruluşlar, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlayacak. Böylece Gebze–Sabiha Gökçen Havalimanı–Yavuz Sultan Selim Köprüsü–İstanbul Havalimanı–Çatalca güzergahını kapsayan Kuzey Çevre Demiryolu Projesi, Türkiye’nin en büyük dış finansmanlı demiryolu projesi olacak.” ifadelerini kullandı. Yavuz Sultan Selim Köprüsü Güzergahın Ana Omurgası Olacak Projenin güzergahı hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, “Proje Marmaray hattının Çayırova kesiminden başlayacak, Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve İstanbul Havalimanı üzerinden Çatalca’ya bağlanacak. Hat Çatalca’da, şu an yapım çalışmalarına hızla devam ettiğimiz Halkalı-Çerkezköy Hızlı Tren Hattı’na entegre olacak. Hattın 7/24 demiryolu taşımacılığına imkan vermesiyle Marmaray geçişi rahatlayacak; Orta Koridor’da taşıdığımız yük kapasitesi artacak. İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak.” diye konuştu. Lojistikte Yeni Bir Dönem Başlayacak Bakan Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demiryolu hattının Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki demiryolu taşımacılığında kapasitesini önemli ölçüde artıracağını belirterek, “Lojistikte yeni bir dönem başlayacak. Hattın tamamlanmasıyla yılda 33 milyon yolcu ve 30 milyon ton yük taşınacağını öngörüyoruz.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen’den Tarihi Rekor  Haber

Sabiha Gökçen’den Tarihi Rekor 

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG), yaz sezonunda artan seyahat hareketliliğini yeni rekorlarla karşıladı. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü resmi tatilini hafta sonuyla birleştiren misafirler, 12 Temmuz 2026 tarihinde havalimanına tüm zamanların en yüksek yolcu performansını getirdi. Sabiha Gökçen, sadece bir gün içinde dört farklı kategoride rekor kırarak Avrupa'daki 'Devler' ligindeki yerini sağlamlaştırdı. 12 Temmuz 2026 tarihinde toplam 166 bin 734 yolcu sayısı ile Sabiha Gökçen Havalimanı tarihinde bir günde ulaşılan en yüksek yolcu trafiğine imza atıldı. Sadece bir haftada kendi rekorunu ekarte etti Sabiha Gökçen, henüz bir hafta önce (5 Temmuz 2026) kırdığı rekorları geride bırakarak dört ayrı kategoride yeni bir zirve tanımladı. Özellikle dış hat operasyonlarındaki yoğunluk dikkat çekti. İşte Sabiha Gökçen'in 12 Temmuz günü tazelediği dört tarihi rekorun tablosu: Kategori Eski Rekor (5 Temmuz) Yeni Tarihi Zirve (12 Temmuz) Toplam Günlük Yolcu Sayısı 165.814 166.734 Dış Hat Gelen Uçuş Sayısı 253 257 Dış Hat Gelen Yolcu Sayısı 46.842 49.280 Dış Hat Toplam Uçuş Sayısı 499 505 Bu devasa trafik, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi (HEAŞ) ile Terminal İşletmecisi ISG’nin güçlü koordinasyonu ve kapsamlı planlaması sayesinde sorunsuz şekilde yönetildi. Hava trafik kontrolünden apron operasyonlarına, terminal hizmetlerinden güvenlik, temizlik ve yolcu yönlendirme süreçlerine kadar tüm birimler 24 saat esasına göre kesintisiz çalıştı. Avrupa’nın ‘devler’ liginde zirve takibi 2026 yılı güncel verilerine göre (ACI Europe) ISG yıllık 40 milyon üzeri yolcu kapasitesine sahip “Majör Havalimanları” kategorisinde en yüksek büyüme oranını kaydederek Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı oldu. Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI Europe) tarafından 10 Temmuz 2026 tarihinde yayınlanan 2026 yılı Mayıs ayı ve yılın ilk beş ayına ilişkin hava trafiği raporuna göre, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın artan yolcu talebiyle uluslararası hava ulaşımındaki stratejik konumu da bir kez daha teyit edildi. Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI Europe) tarafından açıklanan güncel veriler de bu tarihi başarıyı destekliyor: Avrupa’nın en hızlı büyüyeni: Sabiha Gökçen, 2026’nın ilk 5 ayında geçen yılın aynı dönemine göre %7,0 artışla Avrupa’da kendi kategorisinde en hızlı büyüyen havalimanı oldu.2026 Mayıs ayı "major" kategorisinde 4. sırada: ACI Europe Mayıs 2026 raporuna göre, "Major (Dev) Havalimanları" kategorisinde %2,9 büyüme oranıyla Avrupa’nın en hızlı büyüyen 4. havalimanı unvanını aldı.İlk 10’daki yerini koruyor: Yolcu trafiği sıralamasında Sabiha Gökçen, yılın ilk beş ayı ve Mayıs ayı özelinde Avrupa genelinde 9. sıradaki güçlü konumunu korumaya devam ediyor. Genişleyen bağlantı ağı, artan yolcu hacmi ve sürdürülebilir operasyonel başarısıyla İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, Türkiye’nin sivil havacılıktaki küresel gücüne değer katmaya ve bölgesinin en önemli bağlantı (hub) merkezi olmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen’de Tüm Zamanların Yolcu Rekoru Kırıldı Haber

Sabiha Gökçen’de Tüm Zamanların Yolcu Rekoru Kırıldı

26 Haziran’da okulların kapanmasıyla birlikte başlayan yaz tatili hareketliliği, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda tarihi bir yoğunluğu beraberinde getirdi. Yaz sezonunun güçlü seyahat talebi, İstanbul’un turizmdeki yüksek çekim gücü ve artan yolcu hareketliliğiyle birleşerek havalimanı tarihinde yeni bir rekorun kapısını açtı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yoğun havacılık merkezlerinden biri olan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 28 Haziran Pazar günü yolcu trafiğinde tüm zamanların en yüksek günlük performansına ulaştı. Gün boyunca toplam 889 uçuş gerçekleştirilirken, 165 bin 473 yolcuya hizmet verildi. Yaz sezonuna tarihi başlangıç Okul tatilinin başlamasıyla birlikte iç ve dış hatlarda artan seyahat talebi, özellikle hafta sonu boyunca havalimanı operasyonlarına güçlü şekilde yansıdı. Tatil planları, şehirler arası hareketlilik, yurt dışı seyahatleri ve İstanbul’un küresel ölçekte artan turizm potansiyeli, Sabiha Gökçen’de yoğun ancak planlı bir operasyon sürecini beraberinde getirdi. 28 Haziran’da kaydedilen bu tarihi performans, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın genişleyen uçuş ağı, artan yolcu kapasitesi ve güçlü operasyonel altyapısıyla bölgesel hava ulaşımındaki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu. HEAŞ ve ISG koordinasyonuyla kesintisiz operasyon Rekor seviyeye ulaşan yolcu ve uçuş trafiği, Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ ile terminal işletmecisi ISG’nin koordinasyonunda yürütülen kapsamlı operasyonel planlama sayesinde etkin şekilde yönetildi. HEAŞ; hava trafik kontrol hizmetleri, apron yönetimi, pist ve meydan operasyonları ile saha emniyetine yönelik süreçleri titizlikle koordine ederken, ISG ekipleri terminal tarafında yolcu akışı, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu konforuna ilişkin tüm süreçlerde kesintisiz hizmet sundu. Yoğunluğun en üst seviyeye çıktığı bu tarihi günde, meydan ve terminal ekiplerinin eş zamanlı çalışması sayesinde operasyonel süreklilik korunurken, yolcuların seyahat deneyiminin güvenli ve düzenli şekilde ilerlemesi sağlandı. Şehrin havalimanı rekorlarla büyüyor “Şehrin Havalimanı” olarak konumlanan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, merkezi lokasyonu, güçlü hava yolu iş birlikleri, genişleyen destinasyon ağı ve yolcu odaklı hizmet anlayışıyla Türkiye’nin sivil havacılık hedeflerine katkı sunmaya devam ediyor. Tüm zamanların en yüksek günlük uçuş ve yolcu rekoruna imza atan Sabiha Gökçen, İstanbul’un dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olarak bölgesel ve küresel hava ulaşımındaki stratejik rolünü her geçen gün daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.