Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sabır

Kapsül Haber Ajansı - Sabır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sabır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prima Pramac Yamaha MotoGP, 2026 Sezonu Projesini Siena’da Tanıttı Haber

Prima Pramac Yamaha MotoGP, 2026 Sezonu Projesini Siena’da Tanıttı

Prima Pramac Yamaha MotoGP takımı, 2026 MotoGP Dünya Şampiyonası sezonu için hazırladığı yeni projesini İtalya’nın Siena kentinde, tarihi şehir merkezinde düzenlenen özel bir lansmanla duyurdu. Tanıtım, Siena’nın simgelerinden Accademia Musicale Chigiana’da gerçekleştirilirken, organizasyon Piazza del Campo’ya yürüme mesafesinde gerçekleşti. 1923 yılında kurulan ve dünyanın en prestijli müzik kurumları arasında yer alan Accademia Musicale Chigiana, gelenek, mükemmeliyet ve yeniliği bir araya getiren yapısıyla lansmana güçlü bir anlam kattı. Bu özel mekân, takımın yeni sezona dair vizyonunu yansıtan sembolik bir arka plan sundu. Siena’nın Seçilmesi Tesadüf Değil Siena’nın tercih edilmesi, Pramac markasının köklerine yapılan bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. İnşaat ekipmanları alanında faaliyet gösteren Pramac, uzun vadeli vizyonu ve istikrarlı yatırımlarıyla yarış projesinin gelişiminde kilit rol oynuyor. 2026 yılı, takım açısından iki önemli dönüm noktasını barındırıyor: MotoGP Dünya Şampiyonası’nda 25. yıl, Pramac’ın 60. kuruluş yılı. Bu nedenle Siena, bu özel yıldönümlerini kutlamak için anlamlı bir sahne oldu. Yamaha ile Ortaklıkta İkinci Yıl Yamaha ile kurulan teknik iş birliğinin ilk yılı, uzun soluklu bir projenin temelini oluşturdu. Yamaha’nın ikinci fabrika takımı konumundaki Prima Pramac Yamaha MotoGP, 2026 sezonunda bu öğrenme sürecini daha ileriye taşımayı hedefliyor. Takımın ana hedefi net: Bu iddialı projeyi yeniden zirve mücadelesinin merkezine taşımak. Toprak Razgatlıoğlu MotoGP’de Sahne Alıyor 2026 sezonu, MotoGP tarihinde önemli bir ana sahne olacak. Üç kez Dünya Superbike Şampiyonu olan Toprak Razgatlıoğlu, MotoGP’ye adım atarak premier sınıfta yarışan ilk Türk pilot unvanını elde edecek. Agresif, sezgisel ve izleyenleri heyecanlandıran sürüş stiliyle tanınan Toprak’ın MotoGP’ye geçişi, sezonun en çok konuşulan başlıklarından biri olmaya aday. Toprak’ın yanında ise deneyimli Avustralyalı pilot Jack Miller yer alıyor. Miller, şampiyonaya dair tecrübesiyle hem motosiklet geliştirme sürecinde hem de yarış performansında takımın önemli dayanaklarından biri olacak. İstikrar ve Güçlü Yapı Korunuyor Takım yönetim kadrosu 2026 sezonunda da korunuyor. Uzun yıllardır birlikte çalışan yapı, uyumlu ve verimli organizasyon anlayışıyla yoluna devam ediyor. Takımın isim sponsoru Prima Assicurazioni, 2026 sezonunda da desteğini sürdürüyor. Bu ortaklık, Yamaha ile yürütülen uzun vadeli projenin istikrarını güçlendiren önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yeni V4 Yamaha ve Büyük Beklentiler 2026 sezonu, Yamaha için de teknik anlamda yeni bir dönemi işaret ediyor. Takım, sezon boyunca YZR-M1 V4 motorlu yeni motosikletle yarışacak. Bu değişim, hem sürücüler hem de ekip için yeni bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Jack Miller’ın farklı motor konseptlerindeki deneyimi, geliştirme sürecinde kritik rol oynarken; Toprak Razgatlıoğlu için MotoGP, lastikler ve yarış dinamikleri tamamen yeni bir dünya olacak. Hedef: Sabır, Gelişim ve Zirve Prima Pramac Yamaha MotoGP, 2026 sezonuna sabır, gelişim ve uzun vadeli başarı anlayışıyla giriyor. Toprak Razgatlıoğlu’nun MotoGP’ye adaptasyonu, Jack Miller’ın istikrarı ve Yamaha’nın teknik dönüşümü, sezonun en dikkat çeken başlıkları arasında yer alacak. Takım, tüm bu unsurların birleşimiyle MotoGP’de yeniden ön sıralara dönmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alzheimer Hastalarına Yaklaşımda Empati ve Sabır Önemli! Haber

Alzheimer Hastalarına Yaklaşımda Empati ve Sabır Önemli!

Prof. Dr. Tanrıdağ, “Eğer o eskilerden bugünmüş gibi söz ediyorsa onunla o konuşmanın içine girerek sürdürün. Konuştuğu konunun bütünlüğünü bozmayın. Zaman zaman espriler yapın.” dedi. NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının sadece bilişsel işlevleri değil, aynı zamanda kişinin algılarını ve davranışlarını da derinden etkilediğini belirterek, hasta yakınları ve bakıcıları için önemli iletişim stratejileri paylaştı. Hastalığın çok yönlü etkileri Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının bellek, dikkat ve dil gibi işlevlerde bozulmaya yol açarken, kişinin kendisiyle ve çevresiyle ilgili algısını da değiştirdiğini vurguladı. Bu durumun, hastada davranış bozukluklarına zemin hazırladığını ifade eden Prof. Dr. Tanrıdağ, “Hasta yaşananları aklında tutamaz, kendisine söylenilenlere dikkat edemez ve derdini tam anlatamaz. Diğer yandan da sosyal norm ve kurallardan uzaklaşabilir ve kendi davranışlarını değerlendiremez ve denetleyemez. Çoğu zaman da onları normal kabul eder. Bu bakımlardan Alzheimer hastası yakınının ya da hasta bakıcısının hastalarıyla iletişim kurarken bilmesi gereken hususlar vardır.” dedi. Empati, sabır ve anlayış esas Prof. Dr. Tanrıdağ, hastalarla iletişimde temel alınması gereken ilkeleri şöyle sıralıyor: “Empati kurun. Her şeyden önce kendinize şu soruyu sormalısınız; ‘Eğer Alzheimer hastası o değil de ben olsaydım nasıl bir ilgi beklerdim? Sevgiyle, anlayışla ve sabırla mı karşılanmak isterdim yoksa ilgisizlik ve kabalık mı görmek isterdim?’. Sabırlı olun. Hastanız anlattıklarınız ya da ondan istedikleriniz konusunda kolaylıkla karmaşaya girebilir. Eğer bu tür bir sıkıntı hissediyorsanız isteklerinizi farklı yöntemlerle anlatmaya çalışmalısınız. Bunları yaparken asla fiziksel bir zorlama içine girmeyin. Bunu yaparken iyi niyetli olsanız bile onun tarafından kendisini zorlama olarak algılanabilir.” Tartışmayın! Hastalarla iletişimde anlayışlı olmak ve tartışmamak gerektiğini de dile getiren Prof. Dr. Tanrıdağ, şöyle devam etti: “Hastanız 1958 yılında olduğunu ya da sizin onun annesi olduğunu ileri sürebilir. Siz ona 2025 yılında olduğumuzu ve annesinin de uzun bir süre önce öldüğünü söylemeye kalktığınızda, o önce şaşıracak, ilerlemiş bir hasta değilse yanlış söylediğini anlayarak üzülecek ya da ilerlemiş bir hastaysa söylediklerinde ısrarcı olacak ve sizin neden ona böyle söylediğinizi anlamayarak belki de kızacaktır. Her iki durumda da hastayla iletişiminiz başarısız olacaktır. Alzheimer hastalığında kayıt zorluğu olduğundan siz ona doğruları söylemiş olsanız da o bunları aklında tutamayacaktır. Bu bakımdan hastanın yanlışlarının düzeltilmesinin ve bunlar üzerinden hastayla tartışmanın bir yararı yoktur. Hastanızla zaman ve mekan kavramlarını gündeme getirmeden rahatlıkla konuşmaya çalışın. Eğer o eskilerden bugünmüş gibi söz ediyorsa onunla o konuşmanın içine girerek sürdürün. Konuştuğu konunun bütünlüğünü bozmayın. Zaman zaman espriler yapın.” Yapılmaması gerekenler… Prof. Dr. Tanrıdağ, Alzheimer hastalarıyla iletişimde kaçınılması gereken bazı durumları da şöyle sıraladı: “Zorlamaktan kaçının. Hastanızı onun yapmaktan hoşlanmadığı şeyler konusunda zorlamayın. Çoğu hasta yakını bulmaca çözmenin yararlı olacağını düşünerek hastalarını saatler boyu bulmaca çözmeleri için zorlamaktadır. Bulmaca çözmenin ispatlanmış bir yararı ve mantıksal bir dayanağı yoktur. Bu bakımdan bu zamanın dışarıda ya da evin içinde müzik dinlemek ya da ilgi çekici şeyler seyretmek amacıyla geçirilmesi hasta için daha uyarıcı olacaktır. İlaçlarını kendileri almasın Hastanızın ilaçlarını kendi başına almasına izin vermeyin. Hafif-orta evrede bulunan çoğu hasta ilaçlarını düzenli alabileceği iddiasında bulunabilir. Hatta bu iddia bir kısmı için doğru da olabilir. Ancak genel bir prensip olarak unutkanlık ve dikkat azlığı yakınmaları olan hastaların kendi ilaçlarını kendilerinin alması sakıncalıdır. Bunun dışında bazı hastalar ilaçlarını aldıklarını söyleyerek onları halıların altına saklar ya da çöpe atarlar. Huzurevinden söz etmeyin Hastalarınızın yanında huzurevi ihtimalinden söz etmeyin. Alzheimer hastalığı sırasında yaşanan kayıplar hastaları önceden olduğundan daha fazla duygusal ve alıngan yapar. Bu nedenle onların geleceğiyle ilgili tahminleri ve bir seçenek olarak huzurevi ihtimalini onların yanında dile getirmeyin. Bu sözleri duyan hastalardan en azından bir bölümü sizin onların ölümünü istediğinizi ya da kendilerinden kurtulma planları yaptığınızı sanabilir.”

İBBTECH, 41 Takım Arasında Çifte Zafer Kazandı Haber

İBBTECH, 41 Takım Arasında Çifte Zafer Kazandı

İBB Teknoloji Atölyelerindeki çalışmalar İBB Gençlik Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde Boğaziçi Üniversitesi iş birliğinde 11 noktada devam ediyor. Dönem başında katıldıkları seçme sınavının ardından atölye çalışmalarına katılmaya hak kazanan öğrenciler programlama ve kodlama, robotik, yapay zeka, proje geliştirme ve tasarım gibi farklı alanlarda eğitim alırken, atölyelerden mezun olan öğrencilerden oluşturulan İBBTech takımı da aldıkları ileri düzey eğitimlerle birlikte ulusal ve uluslararası yarışmalarda İstanbul’u temsil ediyor. VEX ROBOTICS’TE BİRİNCİLİK VE İKİNCİLİK BAŞARISI Bugüne kadar 26 farklı yarışmaya katılan İBBTech kazandığı ödüllere ve derecelere bir yenisini daha ekledi. Takımın lise öğrencileri, geçtiğimiz günlerde 70’den fazla ülkede düzenlenen VEX Robotics Competition’ın İstanbul etabına katıldı. Üretim ve yazılım süreçleri tamamen kendilerine ait olan iki robotla yarışmada yer alan öğrenciler 41 takıma karşı zorlu bir mücadele verdi. Yarışma boyunca, belirlenen görevleri başarıyla tamamlayan İBBTech rakiplerini geride bırakarak üstünlüğünü finale kadar taşıdı. Finalde de aynı başarıyı gösteren takım yarışmada Turnuva Şampiyonluğu kategorisinde birincilik, Finalist Ödülü kategorisinde ise ikincilik elde etti. Yarışmadaki bu dereceler takıma “Türkiye Ulusal Finali”ne katılma hakkı getirdi. Ekip üyeleri bu derecelerin yanı sıra yarışmaya katılarak aldıkları eğitimleri rekabet ortamında pratiğe dökme, farklı takımların robotlarında uyguladıkları mühendislik becerilerini görme, sabır, iletişim, işbirliği, proje yönetimi ve eleştirel düşünme gibi yaşam becerileri de kazandı. İBBTech TEKNOLOJİ TAKIMI YOLCULUĞU 2023 yılında kurulan İBBTech Teknoloji Takımı’nın üyeleri 8 aylık eğitim sürecinin ardından Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri tarafından değerlendirilen projeleri ve başarıları doğrultusunda seçiliyor. Eğitimlerinin sonunda düzenlenen sınav performansları ve eğitim sürecindeki devam durumları da takıma seçilmelerinde önemli rol oynuyor. 50 öğrenciden oluşan İBBTech Teknoloji Takımı’nda 6. ve 7. sınıflardan 25; 9. ve 10. sınıflardan da 25 öğrenci bulunuyor. Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde yer alan Esenler Teknoloji Atölyesi’nde eğitimlerini, çalışmalarını ve yarışma hazırlıklarını sürdüren öğrenciler daha önce yurt içinde ve yurt dışında 26 yarışmaya katıldı. Bu yarışmalardan 31 ödülle dönen takım üyeleri Estonya ve Romanya’da da yarışarak hem İBB’yi hem de Türkiye’yi temsil etti.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.