Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sadakat Programları

Kapsül Haber Ajansı - Sadakat Programları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sadakat Programları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026'ya Damga Vuracak 6 E-Ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-Ticaret Trendi

2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Seyahat Edenlerin Üçte İkisi Tatilini Yapay Zekâyla Planlayacak  Haber

Türkiye’de Seyahat Edenlerin Üçte İkisi Tatilini Yapay Zekâyla Planlayacak 

Lüks kaçamaklar ve tutkularının peşinden gidenler, 2026’nın öne çıkan trendleri olarak öne çıkıyor.Tatil planlamak ve araştırmak için yapay zekâ kullanımı yaygınlaşırken, gezginlerin yüzde 65’i konaklama rezervasyonlarını yapay zekâyla planlayacağını söylüyor. Türkiye genelinde 2.026 yetişkinle gerçekleştirilen Marriott Bonvoy’un 2026 Ticket to Travel Raporu’na göre, Türkiye’deki seyahat edenlerin %77’si 2026 yılında 2025’e kıyasla daha fazla ya da aynı sayıda tatile çıkmayı planlıyor. Katılımcıların %42’si ise tatil sayısını artırmayı hedefliyor. Araştırmadan elde edilen veriler, seyahat sektöründe genel büyümenin süreceğini gösteriyor. 2026 yılında bir kişinin ülke içinde 3, 4 saat veya daha kısa uçuş mesafesindeki destinasyonlara 2 kısa ve 2 uzun mesafeli seyahat planladığı görülüyor. Rapor ayrıca Türkiye’deki seyahat edenlerin tatillerini ortalama 3 ay önceden rezerve ettiğini ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik, Türkiye’deki seyahat edenler için önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Tatil rezervasyonu yapanların %84’ü seyahat planlarının çevresel etkisini değerlendiriyor. Bu oran EMEA genelinde %73 seviyelerinde seyrederken, son tatillerinde konakladıkları tesisin sürdürülebilirliğini rezervasyon öncesinde kontrol edenlerin oranı %42’yi buluyor. Tatil planlamasında yapay zekâ dönemi başlıyor Türkiye’deki seyahat edenlerin %60’ından fazlası, tatil planlamak veya araştırmak için yapay zekâyı kullandığını söylüyor. Geçen yıl %53 olan bu oran istikrarlı artışı gösteriken, katılımcıların %21’i yapay zekâyı her zaman kullandığını belirtiyor. 18-24 yaş aralığındaki seyahat edenler, %73 ile yapay zekâyı daha önce kullanmış olma olasılığı en yüksek grup olarak öne çıkıyor. 25-34 yaş aralığındakiler ise %28 ile yapay zekâyı her zaman kullandığını söyleme oranı en yüksek grup. ChatGPT %78 ile tatil planlaması için en çok tercih edilen yapay zekâ platformu olurken, onu %44 ile Gemini, %18 ile Copilot takip ediyor. Seyahat edenlerin yapay zekâya duyduğu güvenin ve aşinalığın arttığını gösteren bu bulgulara göre, katılımcıların yaklaşık %65’i gelecekte tatil konaklamalarını yapay zekâ platformları aracılığıyla rezerve ederken rahat hissedeceklerini söylüyor. Yalnızca %12’si bu fikrin kendilerini rahatsız ettiğini belirtiyor. “Lüks Kaçamak” tatillerinin yükselişi Araştırma, 2026 yılına yönelik olarak ortaya çıkan ya da büyüyen bir dizi seyahat trendini belirliyor. Bu yılın raporunda öne çıkan yeni trendlerden biri ise, gezginlerin tatillerinin başında veya sonunda SPA ya da lüks otel gibi özel bir konaklama deneyimi rezerve etmesi anlamına gelen “Lüks Kaçamak”. Türkiye’deki seyahat edenlerin %67’si bugüne kadar en az bir kez bu tür bir deneyimi yaşadığını söylüyor; bu oran EMEA bölgesindeki %59 seviyesinin üzerinde. Ayrıca bu kişilerin %27’si bunu son 12 ay içinde gerçekleştirdiğini belirtiyor. “Lüks Kaçamak” tatiller, özellikle genç seyahat edenler oldukça popüler. Z kuşağının %75’i, tatilinin başında veya sonunda daha lüks bir konaklama deneyimi içeren bir tatil rezervasyonu yaptığını söylüyor. “Lüks Kaçamak” tatil deneyimini tercih edenler, bu yaklaşımın birçok faydasını vurguluyor. Bu deneyimi yaşayanların %49’u tatilin başında yapılan lüks bir konaklamanın rahatlamaya ve tatile zihinsel olarak hazırlanmaya yardımcı olduğunu söylüyor. Ayrıca yine %49’u, tatilin sonunda yapılan lüks bir konaklamanın eve yenilenmiş şekilde dönmeyi sağladığını belirtiyor. Ayrıca katılımcıların %27’si, daha uzun bir tatilde bütçelerinin yetmeyeceği düzeyde bir lüksü kısa süreliğine deneyimleme fırsatını “lüks kaçamak” sayesinde bulduklarını söylüyor. Tutku odaklı seyahatler, seyahat motivasyonunun temel itici gücü haline geliyor Seyahat edenlerin bir tutkularının peşinden gitmesi amacıyla tatile çıkması anlamı taşıyan “Tutku odaklı seyahatler” bir diğer önemli trend olarak öne çıkıyor. Türkiye’deki seyahat edenlerin %78’i geçmişte bu tür bir tatil yaptığını belirtirken, bu oran Z kuşağında %86’ya yükseliyor. Ayrıca katılımcıların %20’si bu tür seyahatleri yılda birkaç kez gerçekleştirdiğini söylüyor. Bir müzik veya kültürel etkinliği izlemek ya da bu tür bir etkinliğe katılmak, %52 ile seyahat edenlerin tatillerini en çok planladıkları alan olarak öne çıkıyor. Bunu %46 ile spor etkinliğini izlemek veya spor yapmak amacıyla yapılan seyahatler izliyor. Safari veya doğa yürüyüşü gibi macera dolu aktiviteleri keşfetmek ya da deneyimlemek ise %40 oranında tercih ediliyor. 2026’da “ülke ülke gezme” trendi yükselişte Tek bir seyahatte birden fazla ülkeyi gezmek “Country hopping” 2026’nın öne çıkan trendlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Katılımcıların %54’ü gelecek yıl bunu “muhtemelen” veya “kesinlikle” yapmayı planladığını belirtiyor. Bu trend özellikle 25-34 yaş aralığındaki gezginler arasında daha belirgin; bu yaş grubunun %66’sı 2026’da bu tür bir seyahat planlıyor. Katılımcıların %24’ü, 2026’daki ana tatilleri için öncelikli olarak Türkiye içindeki bir destinasyonu değerlendirdiklerini söylüyor. Diğer popüler destinasyonlar arasında ise %18 ile İtalya ve %15 ile Almanya yer alıyor. Konaklamalarda “konfor ve uyum” beklentisi artıyor Seyahat edenlerin konaklama tercihlerinde en önemli gördükleri unsurlar arasında %91 ile müşteri hizmetleri, %90 temizlik, %89 alan genişliği ve %89 fiyat öne çıkıyor. Ancak katılımcıların önemli bir bölümü başka unsurları da vurguluyor. Katılımcıların %84’ü konaklama yerinin “aile dostu” olmasının önemli olduğunu belirtirken, %89’u tesiste yemek seçeneklerinin veya mutfağın bulunmasını önemli görüyor. Her şey dâhil tatil konsepti, artık lüks seyahat severlerin en çok tercih ettiği tatil deneyimi haline geldi. Katılımcıların %50’si 2026’da bu tür bir tatil planladığını belirtirken, bu oranı %41 tatil köyü, %36 şehir tatili, %18 sağlık veya wellness odaklı kaçamaklar takip ediyor. Ayrıca Türkiye’deki seyahat edenlerin %34’ü oda konumu tercihi için, %30’u ise garantili erken giriş için ek ücret ödemeye hazır olduğunu söylüyor. Türkiye’deki seyahat edenler, seyahatte değeri ön planda tutuyor. Katılımcıların %38’i, özel bir fiyat bulmaları halinde tatil rezervasyonu yapacağını söylüyor. Sadakat programları da önemli bir rol oynuyor; Türkiye’deki seyahat edenlerin %43’ü otel sadakat programlarının konaklama tercihlerini etkilediğini belirtirken, bu oran EMEA ortalamasında %32 olarak görülüyor. Marriott International Orta Doğu, Katar, Kuveyt ve Türkiye Lüks Segment Bölge Başkan Yardımcısı Şafak Güvenç şunları söylüyor: “EMEA bölgesinde 22.000 tüketiciyle gerçekleştirilen geniş kapsamlı araştırmanın bir parçası olan ve Türkiye’de 2.000’den fazla yetişkinin katılımıyla hazırlanan bu rapor, seyahat sektörü açısından son derece olumlu bir tablo çiziyor. Bulgular, 2026 yılında tatil sayısının artış göstereceğini ortaya koyuyor. Araştırma ayrıca ilgi çekici ve büyüyen birçok trendi de gözler önüne seriyor. Tatil planlama ve araştırma süreçlerinde yapay zekâ kullanımı artık tamamen yaygınlaşmış durumda. İlk kez, seyahat edenlerin %60’ından fazlası bu amaçla yapay zekâyı kullandığını belirtiyor. Bununla da kalmayıp, %65’i gelecekte konaklama rezervasyonlarını yapay zekâyla yapmaya istekli olduğunu söylüyor. ‘Lüks Kaçamaklar’ önümüzdeki yılın popüler seyahat trendlerinden biri olacak. Özellikle gençler arasında güçlü bir eğilim olarak öne çıkarken, bu yaklaşım, onlara tatilin başında veya sonunda bütçelerinin tamamına yayamayacakları düzeyde bir lüksü kısa süreliğine deneyimleme fırsatı sunuyor. Araştırma ayrıca, ister izleyici ister katılımcı olarak birçok tatilin insanların tutkularının peşinden gitme isteğiyle şekillendiğini de ortaya koyuyor. Müzik ve kültür, spor ve macera temalı seyahatler en popüler kategoriler arasında yer alıyor. Seyahat edenler hâlâ seyahatte değer arayışında ve sürdürülebilirlik, sadakat ile aileyi önceliklendiriyor. Bu da tercih ettikleri seyahat deneyimlerine doğrudan yansıyor.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.