Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık

Kapsül Haber Ajansı - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tiens, New York'ta Merkez Ofis Açtı Haber

Tiens, New York'ta Merkez Ofis Açtı

. Sağlık, wellness ve girişimcilik alanlarında faaliyet gösteren şirket, 224 ülke ve bölgede 57 milyondan fazla üyesiyle faaliyetlerini sürdürürken, ABD pazarını uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak konumlandırıyor. 1991 yılında Çin'in Tianjin kentinde kurulan TIENS, takviye edici gıdalardan kişisel bakım ürünlerine, sağlıklı yaşam çözümlerinden eğitim ve girişimcilik programlarına uzanan geniş bir ekosistemle faaliyet gösteriyor. Sağlık ve wellness alanında bütünsel bir yaklaşım benimseyen şirket, doğrudan satış modeliyle iyi yaşam anlayışını daha fazla kişiyle buluşturmayı hedefliyor. 2001 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren TIENS, 2017 yılında büyüme stratejisini Türkiye’nin tüm şehirlerine yayarak ülke genelindeki yapılanmasını güçlendiriyor. Küresel deneyimini yerel pazarlara taşıyan şirket, bireylerin yaşam kalitesini artırmayı ve sürdürülebilir başarı fırsatları sunmayı hedefliyor. Yeni rotası Kuzey Amerika TIENS'in 2026 yılında attığı en önemli adımlardan biri, New York'ta merkez ofisini hayata geçirmek oldu. Şirket, sağlık ve wellness sektöründe dünyanın en gelişmiş pazarlarından biri olan Amerika Birleşik Devletleri'ni uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak görüyor. 2026 itibarıyla faaliyete geçen merkez ofis ile Kuzey Amerika pazarındaki varlığını güçlendiren TIENS, ilk etapta takviye edici gıda, kişisel bakım ve wellness kategorilerinde faaliyet göstermeyi planlıyor. TIENS Kurucusu Li Jinyuan, New York açılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "TIENS'i kurarken hedefimiz, sağlıklı yaşam anlayışını daha fazla insanla buluştururken bireylerin gelişimine katkı sağlayan küresel bir ekosistem oluşturmaktı. New York'ta attığımız bu adım, yalnızca yeni bir pazara giriş değil; sağlık, wellness ve girişimcilik alanlarındaki uzun vadeli vizyonumuzun önemli bir yansımasıdır. Farklı kültürler arasında köprüler kurarak daha fazla insana ulaşmaya ve yaşam kalitesini desteklemeye devam edeceğiz." TIENS, Türkiye'deki distribütörlerini küresel deneyimlerle buluşturuyor Türkiye, TIENS'in küresel yapılanması içerisinde stratejik öneme sahip pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Şirket, Eylül ayında Türkiye'den yaklaşık 300 kişinin katılımıyla Çin'e geniş kapsamlı bir ziyaret programı düzenlemeyi planlıyor. Program kapsamında katılımcılar, TIENS Uluslararası Sağlık Endüstri Parkı'nı ziyaret ederek şirketin küresel operasyonlarını yakından tanıma fırsatı bulacak. Aynı zamanda ziyaretin, Türkiye ile Çin arasında iş dünyası ve kültürel etkileşimin güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Küresel büyümesini yeni pazarlara açılarak sürdüren TIENS, 2026 yılında hayata geçirdiği stratejik adımlarla sağlık ve wellness alanındaki uluslararası konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Naturagen, Worldef Awards 2026’da Kategorisinin Zirvesine Çıktı Haber

Naturagen, Worldef Awards 2026’da Kategorisinin Zirvesine Çıktı

E-ticaret, perakende ve dijital ticaret dünyasının önemli platformlarından biri olan Worldef tarafından düzenlenen Worldef Awards Ecom Brands 100 organizasyonunda Naturagen, tüketici odaklı yaklaşımı, ürün geliştirme vizyonu ve dijital kanallardaki güçlü marka performansıyla “Vitamin & Supplement” kategorisinde 1.'lik ödülüne değer görüldü. Türkiye'de ve uluslararası pazarlarda büyümesini sürdüren Naturagen, vitamin, mineral, kolajen, bitkisel içerikli ürünler ve kişisel bakım kategorilerindeki geniş ürün portföyüyle kullanıcılarına ulaşırken; kalite, inovasyon ve erişilebilirlik ilkelerini odağına alıyor. Worldef Awards tarafından verilen bu ödül, markanın e-ticaret alanındaki başarısının yanı sıra tüke ticiler tarafından tercih edilen ve güven duyulan bir marka olma yolculuğunun da önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Naturagen Genel Müdürü Gamze Malkoç, ödüle ilişkin yaptıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Worldef Awards Ecom Brands 100 kapsamında Vitamin & Supplement kategorisinde ödül almak bizim için büyük bir gurur. Bu başarı, ürün geliştirmeden müşteri de neyimine kadar tüm süreçlerde emek veren ekip arkadaşlarımızın, iş ortaklarımızın ve bizi tercih eden tüketicilerimizin ortak başarısıdır. Önümüzdeki dönemde de yenilikçi ürünlerimiz ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzla hem Türkiye'de hem de global pazarlarda değer üretmeye devam edeceğiz." Son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlar, yeni ürün lansmanları ve ihracat faaliyetleriyle dikkat çeken Naturagen, sağlık ve wellness alanında tüketicilerin günlük yaşamlarına değer katacak ürünler geliştirmeyi sürdürürken, dijital ticaretteki güçlü konumunu da her geçen gün daha ileriye t aşıyor. Worldef Awards Ecom Brands 100 tarafından verilen bu ödül, Naturagen'in sektördeki büyüme yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TIENS New York'ta Merkez Ofis Açtı Haber

TIENS New York'ta Merkez Ofis Açtı

1991 yılında Çin'in Tianjin kentinde kurulan TIENS, takviye edici gıdalardan kişisel bakım ürünlerine, sağlıklı yaşam çözümlerinden eğitim ve girişimcilik programlarına uzanan geniş bir ekosistemle faaliyet gösteriyor. Sağlık ve wellness alanında bütünsel bir yaklaşım benimseyen şirket, doğrudan satış modeliyle iyi yaşam anlayışını daha fazla kişiyle buluşturmayı hedefliyor. 2001 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren TIENS, 2017 yılında büyüme stratejisini Türkiye’nin tüm şehirlerine yayarak ülke genelindeki yapılanmasını güçlendiriyor. Küresel deneyimini yerel pazarlara taşıyan şirket, bireylerin yaşam kalitesini artırmayı ve sürdürülebilir başarı fırsatları sunmayı hedefliyor. Yeni rotası Kuzey Amerika TIENS'in 2026 yılında attığı en önemli adımlardan biri, New York'ta merkez ofisini hayata geçirmek oldu. Şirket, sağlık ve wellness sektöründe dünyanın en gelişmiş pazarlarından biri olan Amerika Birleşik Devletleri'ni uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak görüyor. 2026 itibarıyla faaliyete geçen merkez ofis ile Kuzey Amerika pazarındaki varlığını güçlendiren TIENS, ilk etapta takviye edici gıda, kişisel bakım ve wellness kategorilerinde faaliyet göstermeyi planlıyor. TIENS Kurucusu Li Jinyuan, New York açılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "TIENS'i kurarken hedefimiz, sağlıklı yaşam anlayışını daha fazla insanla buluştururken bireylerin gelişimine katkı sağlayan küresel bir ekosistem oluşturmaktı. New York'ta attığımız bu adım, yalnızca yeni bir pazara giriş değil; sağlık, wellness ve girişimcilik alanlarındaki uzun vadeli vizyonumuzun önemli bir yansımasıdır. Farklı kültürler arasında köprüler kurarak daha fazla insana ulaşmaya ve yaşam kalitesini desteklemeye devam edeceğiz." TIENS, Türkiye'deki distribütörlerini küresel deneyimlerle buluşturuyor Türkiye, TIENS'in küresel yapılanması içerisinde stratejik öneme sahip pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Şirket, Eylül ayında Türkiye'den yaklaşık 300 kişinin katılımıyla Çin'e geniş kapsamlı bir ziyaret programı düzenlemeyi planlıyor. Program kapsamında katılımcılar, TIENS Uluslararası Sağlık Endüstri Parkı'nı ziyaret ederek şirketin küresel operasyonlarını yakından tanıma fırsatı bulacak. Aynı zamanda ziyaretin, Türkiye ile Çin arasında iş dünyası ve kültürel etkileşimin güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Küresel büyümesini yeni pazarlara açılarak sürdüren TIENS, 2026 yılında hayata geçirdiği stratejik adımlarla sağlık ve wellness alanındaki uluslararası konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tütün Bağımlılığı, Elektronik Sigara Tehlikesi Masaya Yatırıldı Haber

Tütün Bağımlılığı, Elektronik Sigara Tehlikesi Masaya Yatırıldı

Toplum sağlığını koruma ve sağlıklı yaşam bilincini artırma çalışmaları kapsamında düzenlenen “Nilüfer’de Sağlık” etkinlikleri kapsamında “Tütüne Değil, Hayata Yer Aç” başlığı ile söyleşi gerçekleştirildi. Nilüfer Belediyesi Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen söyleşide, tütün kullanımının zararları anlatıldı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Alis Özçakır, tütün endüstrisinin özellikle genç grupları kullandığını dile getirdi. Renkli kartonlar, çeşitli aromalar kullanarak gençlere ulaşıldığını anlatan Özçakır, “Tütün sektörü, her gün kaybettiği insanların yerine yenilerini koyabilmek için tamamen doğal ve zararsız gibi iddialar ortaya atarak, gençleri hemen kendi safına çekmeye çalışıyor” dedi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Uncu, tütün kullanımının pandemi kadar önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Özellikle gençler arasında elektronik sigara tehlikesinin artığını dile getiren Uncu, “Çok yaygın bir kullanım var. Elektronik sigaralar, tütün yasasına dâhil edilmediği gerekçesiyle kapalı ortamlarda, her yerde kolaylıkla kullanılabiliyor. Bu sağlık problemiyle mücadele etmenin en önemli ayağı, tabii ki bağımlılık başlamadan önce bunun önüne geçmektir ve hepimizin sorumluluğudur” diye konuştu TEDAVİYİ ETKİLİYOR Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşlı, sigaranın çok sinsi ve büyük bir tehlike olduğunu söyledi. Tütün kullanan bir insanın yaşam süresinin en az 10 yıl kısaldığının net olarak kanıtlandığını vurgulayan Dilektaşlı, “Kalp krizi geçirmiş bir hasta dahi sigarayı bıraktığında ölüm riski hızla azalabiliyor. Akciğer kanseri tanısı almış hastaların sigarayı bırakması, tedavi başarısını ve hayatta kalma süresini doğrudan uzatan bir faktör oluyor” dedi. TÜRKİYE EN ÇOK SİGARA İÇİLEN ÜLKELER ARASINDA Türkiye’nin dünyada en çok sigara içilen ülkeler arasında yer aldığının bilgisini veren Dilektaşlı, “Kabaca, 15 yaşın üzerindeki her üç insandan birinin maalesef sigara içtiğini görüyoruz. Bundan 10 sene önce daha başarılı bir dönem geçiriyorduk; en azından kafelere, restoranlara gittiğimizde tütün dumanına maruz kalmıyorduk. Çünkü o dönem yasalarımızı daha etkin bir şekilde işletebiliyorduk. Ancak son yıllara baktığımızda bu oranların tekrar artmaya başladığını görüyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding’de Üst Düzey Atama Haber

Yıldız Holding’de Üst Düzey Atama

Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda, özel sermaye yatırımları, portföy yönetimi ve stratejik iş geliştirme alanlarında 30 yılı aşkın profesyonel deneyime sahip Murat Özgen, Gözde Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü olarak atandı. Özgen, yeni görevinde Gözde GSYO’nun mevcut portföy şirketlerinin performans takibi ve değer yaratma süreçlerine liderlik edecek; yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda şirketin rekabet gücünün artırılmasına katkı sunacak. Profesyonel yaşamı boyunca Türkiye’de ve uluslararası arenada önemli sorumluluklar üstlenen Murat Özgen, kariyerine ABD’de başladı. Commerzbank AG New York’ta risk ve portföy yönetimi, Koçbank’ta ise proje ve yatırım finansmanı alanlarında görev yapan Özgen, kariyerinin yaklaşık 25 yılını özel sermaye sektöründe geçirmiştir. İş Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı ve Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi’nde CEO, Yönetim Kurulu Üyesi ve Yatırım Komitesi Üyesi olarak görev alan Özgen; teknoloji, enerji, sağlık ve perakende başta olmak üzere farklı sektörlerdeki yatırım, yönetim ve çıkış işlemlerine aktif olarak liderlik etmiştir. Son olarak Abu Dabi merkezli yatırım firması X12 Capital Limited’de Türkiye Başkanı olarak görev yapan Özgen, geçmişte ve halen birçok kurumda yönetim kurulu ve yatırım komitesi üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Özgen, halen Jamaica Acus Small and Medium Enterprise Fund’da Yatırım Komitesi Üyesi olarak görev yapmakta; ayrıca OYAK Portföy Yönetimi A.Ş. ile Moka United Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşu A.Ş.’nin yönetim kurullarında yer almaktadır. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü mezunu olan Özgen, MBA derecesini Mercer University’den almıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Senem Görel Oldu Haber

Bayer Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Senem Görel Oldu

Kurumsal ilişkiler, kamu politikaları ve paydaş katılımı ile çevre, sosyal ve yönetişim uygulamaları alanında (ESG) güçlü bir deneyime sahip olan Senem Görel, 1 Haziran tarihi itibarıyla Bayer Türkiye’ye Kurumsal İlişkiler Direktörü olarak katıldı. Görel; Bayer Türkiye’nin kurumsal ilişkiler, kamu politikaları ve paydaş katılımı süreçlerinin yönetim stratejilerine yön verecek. Kariyeri boyunca Opella, Vodafone ve Coca-Cola gibi küresel şirketlerde üst düzey liderlik pozisyonlarında bulunan Görel, son olarak Opella bünyesinde Afrika, Orta Doğu ve Türkiye Bölgesi Kamu ve Kurumsal İşler Lideri olarak görev yaptı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü mezunu olan Senem Görel’in, yine aynı üniversiteden Endüstri Mühendisliği alanında yüksek lisans derecesi bulunuyor. Bayer Hakkında Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış küresel bir şirkettir. "Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık" misyonu doğrultusunda, artan ve yaşlanan küresel nüfus nedeniyle çağımızın önemli sorunlarına ürün ve hizmetleriyle çözüm sunmaya katkıda bulunarak insanlara ve yaşadığımız gezegene destek olmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olan şirket, faaliyet gösterdiği alanlarda olumlu etki yaratma konusunda kararlıdır. Bayer Grup, aynı zamanda inovasyon ve büyüme yoluyla değer yaratmayı ve kâr etme gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bayer markası tüm dünyada güveni, kaliteyi ve güvenilirliği temsil etmektedir. 2025 mali yılı itibarıyla yaklaşık 88 bin çalışana ve 45,6 milyar Avro satış cirosuna sahip olan Bayer’in Ar-Ge harcaması ise 5,8 milyar Avro düzeyindedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bahar Aylarında Astım Şikayetleri Artabiliyor Haber

Bahar Aylarında Astım Şikayetleri Artabiliyor

Nev Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Seher Göktaş, astım hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi. Astımın, hava yollarının daralmasıyla oluşan alevlenmelerle seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Göktaş, hastalığın çoğunlukla alerjik nedenlerle ortaya çıktığını ancak alerjik olmayan astım türlerinin de bulunduğunu söyledi. “Astımın Belirtilerine Dikkat” Astımın en sık belirtilerinin nefes darlığı, öksürük, hırıltılı nefes alma ve göğüste sıkışma hissi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Seher Göktaş, “Bazen hastalık sadece öksürük ile ortaya çıkabilir. Kriz şeklinde seyredebilir. Öksürük genellikle kurudur yani balgamsızdır. Şikayetler gün içinde olabildiği gibi özellikle gece artar. Sabaha karşı olan öksürük ve/veya nefes darlığı tipiktir. Bu belirtiler tekrarlayıcıdır” dedi. “Sigara ve Alerjenler Riski Artırıyor” Astımda risk faktörlerine değinen Uzm. Dr. Göktaş, anne karnında bebeğin yetersiz beslenmesi ve düşük doğum ağırlığının risk oluşturduğunu belirtti. Anne ve babanın sigara içmesinin, özellikle gebelik döneminde annenin sigara kullanmasının astım gelişiminde önemli rol oynadığını vurgulayan Göktaş, ailede astım öyküsü bulunmasının da riski artırdığını söyledi. Bazı meslek gruplarında astımın daha sık görülebildiğini ifade eden Uzm. Dr. Seher Göktaş, fırıncılık, marangozluk, mobilyacılık, dökümcülük, kaynakçılık, plastik ve kimya sanayi, ilaç endüstrisi, demiryolu işçiliği, çay ve tütün üretimi, itfaiyecilik, kuru temizleme, temizlik ve tekstil işçiliği gibi alanlarda çalışan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini dile getirdi. “Polen, Parfüm ve Sigara Dumanı Astımı Tetikleyebiliyor” Astımı tetikleyen en önemli faktörlerin başında alerjen maddelere maruz kalmanın geldiğini belirten Uzm. Dr. Göktaş, “Polen, ev tozu, evcil hayvanlar, küf mantarı, gribal enfeksiyonlar, stres, sigara dumanı, egzersiz, temizlik malzemeleri ve parfüm gibi yoğun kokular astımı tetikleyebilir. Ayrıca astım hastalarında reflü sıklığı da yüksektir” ifadelerinde bulundu. Mevsim geçişlerinin de astım hastaları için risk oluşturduğunu belirten Göktaş, özellikle bahar aylarında polen ve çimenlerin hastalığı alevlendirebildiğini söyledi. Hava kirliliği, soğuk hava ve mevsimsel gribal enfeksiyonların da astım şikayetlerini artırabileceğini kaydetti. “Astım Krizinde Erken Müdahale Önemli” Astım krizinin ani gelişen öksürük nöbetleri, nefes darlığı ve hırıltı ile kendini gösterdiğini belirten Uzm. Dr. Seher Göktaş, daha önce astım tanısı alan hastaların öncelikle nefes açıcı ilaçlarını kullanmaları gerektiğini söyledi. Göktaş, “Düzelme olmazsa şiddetine göre Göğüs Hastalıkları Polikliniği’ne veya acil servise başvurulmalıdır” dedi. “Astım Tamamen Geçmez Ancak Kontrol Altına Alınabilir” Astım tanısının; hasta öyküsü, fizik muayene, akciğer grafisi, kan tahlilleri, solunum fonksiyon testi ve alerji testleri ile konulduğunu ifade eden Uzm. Dr. Göktaş, hastalığın diyabet ve hipertansiyon gibi kronik bir hastalık olduğunu ancak ilaçlarla kontrol altına alınabildiğini söyledi. Astım ilaçlarının bağımlılık yaptığı yönündeki yanlış inanışlara da değinen Göktaş, “Bu ilaçlar ağızdan kullanılan ilaçlara göre daha güvenlidir. Direkt akciğerlere etki eder. Dolaşıma katılımı çok azdır. Bağımlılık yapmaz. Hasta ihtiyacı olduğu için kullanılır” diye konuştu. “Ev Ortamı ve Günlük Yaşam Düzenlenmeli” Astım hastalarının yaşam alanlarına dikkat etmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Seher Göktaş, evde kedi, köpek ve kuş gibi evcil hayvanların beslenmesinin önerilmediğini söyledi. Halı, kitap ve toz tutabilecek eşyaların azaltılması gerektiğini ifade eden Göktaş, evin düzenli havalandırılmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca parfümlü ve yoğun kokulu temizlik malzemelerinden uzak durulması gerektiğini vurguladı. Spor yapan astım hastalarının egzersiz öncesinde doktor önerisiyle nefes açıcı sprey kullanabileceğini belirten Göktaş, gerektiğinde egzersiz sonrasında da bu ilaçların kullanılabileceğini ifade etti. “Astım Hastanın Ömrünü Azaltmaz” Astım hastalarının ilaçlarını düzenli kullanmasının büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Seher Göktaş, fiziksel yaşam alanlarının kişiye göre düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Hastalığın şiddetine göre tedavi planının değişebileceğini kaydeden Göktaş, bazı hastaların sürekli ilaç kullanması gerektiğini ifade etti. İlaçların bırakılmasının ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Göktaş, “Ara verdiklerinde bazen hafif astımı olan hastalar bile acile astım kriziyle gelebilmektedir. Bu durum ölümcül sonuçlar doğurabilir. Astım kontrol altına alınabilecek bir hastalıktır, hastanın ömrünü azaltmaz. Genel olarak ilerlemez ancak hasta kendine dikkat etmez ve sigara içerse ilerleyebilir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Her Yıl Ortalama 19 Vaka Görülüyor Haber

Türkiye’de Her Yıl Ortalama 19 Vaka Görülüyor

Özellikle kruvaziyer gemisi bağlantılı vakalar sonrası hantavirüsün yeniden dikkat çektiğini söyleyen Prof. Dr. Çetinkaya, “2009-2025 yılları arasındaki verilere baktığımızda ülkemizde yılda ortalama 19 vaka görüldüğünü söyleyebiliriz. Bu yeni karşılaştığımız bir virüs değil ve doğrulanmış yaygın bir salgın söz konusu değil. Ancak küresel hareketlilik nedeniyle sağlık otoriteleri doğal olarak dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor” dedi. Bir gemide ortaya çıkarak dünyayı paniğe sürükleyen hantavirüsün ilk kez Kore Savaşı sırasında dikkat çektiğini hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Virüs ismini Kore’de bulunan Hantan Nehri’nden alıyor. O dönemde nehir çevresindeki kemirgenlerle temas eden askerlerde sık görülmesi nedeniyle tanımlandı. Yani hantavirüs, sanıldığı gibi yeni ortaya çıkan bir virüs değil; yaklaşık 70 yıldır biliniyor” diye konuştu. En sık bulaş yolu kemirgen teması Virüsün çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla bulaştığını vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Fare ve benzeri kemirgenlerin idrarı, dışkısı ya da salyasıyla temas sonrası bulaşabiliyor. Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, ahır, kulübe gibi alanların temizliği sırasında risk artıyor” ifadelerini kullandı. Toplumda en çok merak edilen konunun insandan insana bulaşma olduğunu belirten Prof. Dr. Çetinkaya, “Hantavirüs türlerinin büyük bölümünde rutin sosyal temasla bulaşma beklenmez. Ancak Güney Amerika tipi olarak bilinen bazı türlerde insandan insana bulaş görülebiliyor. Son günlerde bir gemide görülen ve ölümlerle sonuçlanan vakalarda da bu tip etkili oldu” dedi. İki farklı tipi bulunuyor Hastalığın iki ana tipi olduğunu paylaşan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Avrupa ve Doğu Asya tipi daha çok böbrekleri etkiliyor ve böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Amerika tipi ise daha ağır seyrederek akciğer, kalp ve böbrek yetmezliğiyle birlikte kanamalı ateş tablosuna yol açabiliyor” dedi. Böbrek tutulumunun tedavi edilebildiğini de vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Bazı hastalarda gelişen böbrek yetmezliği birkaç diyaliz uygulamasıyla kontrol altına alınabiliyor” şeklinde konuştu. Grip belirtileriyle karışabiliyor Hantavirüs belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını ifade eden Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Eklem ağrısı, yüksek ateş, halsizlik, öksürük ve bazı vakalarda ishal görülebiliyor. Ancak hantavirüste peteşiyal döküntüler dediğimiz cilt bulguları dikkat çekebiliyor. Bunun yanı sıra kola renginde idrar görülmesi böbrek tutulumu açısından önemli bir işaret olabiliyor. Özellikle düşmeyen ateş önemli belirtilerden biri” dedi. Türkiye’de her yıl ortalama 19 vaka görülüyor Türkiye’de de hantavirüs vakalarının görüldüğünü belirten Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “2009-2025 yılları arasındaki verilere baktığımızda ülkemizde yılda ortalama 19 vaka görüldüğünü söyleyebiliriz. Son 17 yılda toplam 336 vaka bildirildi ve 16 kişi yaşamını kaybetti” bilgisini paylaştı. Panik yaratacak bir durum yok Hastalığın tedavisinde kullanılan etkili seçenekler bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Hepatit C tedavisinde kullandığımız bazı antiviral ilaçların hantavirüs kaynaklı ölüm oranlarını ciddi şekilde azalttığını biliyoruz. Şu anda dünya genelinde panik yaratacak bir durum söz konusu değil. Hastalığın yayılmasıyla ilgili aşırı endişe duymaya gerek yok” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hantavirüs Bir Salgına Dönüşür mü? Haber

Hantavirüs Bir Salgına Dönüşür mü?

Özellikle uzun süre kapalı kalmış, yetersiz havalandırılan alanlarda yapılan temizlik sırasında virüs içeren partiküllerin havaya karışması enfeksiyon riskini artırabiliyor. Depolar, ahırlar, kilerler, bağ evleri ve kullanılmayan yazlıklar riskli alanlar arasında yer alıyor. Sadece Bir Türü İnsandan İnsana Geçiyor Dünya Sağlık Örgütü’nün de açıkladığı gibi Andes virüsü, insandan insana bulaşabilen tek hantavirüs türü etkeni olarak biliniyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplum içinde kolay yayılan bir enfeksiyon olmadığını söylüyor ve ekliyor: “Bugüne kadar insandan insana bulaş esas olarak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle Arjantin ve Şili’de bildirilen Andes virüsü vakalarında, yakın ve uzun süreli temas sonrası sınırlı bulaş gösterilmiştir. Avrupa ve Asya’da görülen hantavirüs türlerinde ise insandan insana bulaş kanıtlanmamıştır.” Belirtileri Grip Benzeri Şikayetlerle Karışabilir Hantavirüs belirtileri genellikle virüsle temastan 1 ilâ 8 hafta sonra ortaya çıkabiliyor. İlk belirtiler çoğu zaman grip benzeri şikâyetlerle karışabiliyor. Erken dönemde; ateş, baş ağrısı, yaygın kas ağrısı, halsizlik, karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi belirtiler gözleniyor. Bazı hastalarda hastalık ilerleyerek öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi, tansiyon düşüklüğü, kanama bozuklukları, böbrek yetmezliği gibi ağır klinik tablolara da sebep olabiliyor. Özellikle kemirgen teması öyküsü olan kişilerde açıklanamayan ateş, kas ağrısı veya nefes darlığı gelişmesi durumunda hantavirüs akla gelmelidir. Hantavirüs Enfeksiyonunda Tedavi Süreci Hantavirüs enfeksiyonu olan her hastada kullanılan ve etkinliği kesin kanıtlanmış antiviral ilaç bulunmuyor. Asıl yapılması gereken, yakın takip ve destekleyici tedavilerdir. Ağır seyreden hastalarda yoğun bakım takibi gerekebiliyor. Günümüzde hantavirüslere karşı kullanılan bir aşı da henüz yok. Hantavirüsten Nasıl Korunabiliriz? Hantavirüsten korunmada çevre temizliği büyük önem taşıyor. Ev ve depolara kemirgenlerin girmesini engelleyecek önlemler alınmalı, riskli alanlar havalandırılmalı, kemirgen dışkısı bulunan alanlar süpürülmemeli, nemlendirilerek temizlenmelidir. Kemirgenlerle temas ihtimali bulunan kişiler yüksek risk taşır. Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, depo çalışanları, ahır ve kiler temizliği yapanlar daha dikkatli olmalıdır. Riskli alanları süpürme virüs partiküllerinin havaya yayılmasına neden olabileceğinden önerilmez. Temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılmalı, sonrasında eller hemen yıkanmalıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.