Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Çalışanları

Kapsül Haber Ajansı - Sağlık Çalışanları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Çalışanları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hastane Güvenliği Neden Önemlidir? Haber

Hastane Güvenliği Neden Önemlidir?

Hastane güvenliği, hasta ve yakınlarının kendilerini güvende hissetmesini sağlar, tedavi sürecini olumlu yönde etkiler ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz devam etmesine katkıda bulunur. Güvenlik, hasta ve yakınlarının kendilerini güvende hissetmesi, tedavi sürecini doğrudan etkiler. Ziyaretçilerin kontrollü giriş – çıkışları hem düzeni sağlar hem de olası riskleri en aza indirir. Sağlık çalışanları açısından da güvenlik kritik bir konudur. Sağlık çalışanlarının güvenli bir ortamda görev yapması, hizmet kalitesini yükseltir. Özellikle acil durumlarda güvenlik ekiplerinin hızlı ve koordineli müdahalesi hem çalışanların hem de hastaların hayatını korur. Modern hastanelerde kamera sistemleri, kartlı geçişler ve alarm mekanizmaları güvenliği destekleyen unsurlar haline gelmiştir. Ancak teknoloji tek başına yeterli değildir; eğitimli güvenlik personelinin varlığı, sistemlerin etkin şekilde kullanılmasını sağlar. Yangın, doğal afet veya saldırı gibi olağanüstü durumlarda profesyonel güvenlik ekiplerinin hızlı ve doğru adımları hayat kurtarıcıdır. Eğitimli kadrolar, kriz anlarında fark yaratır ve hastane güvenliğini en üst seviyeye taşır. Bursa Özel Güvenlik İş İlanları ve Bursa Özel Güvenlik Kursları baz alındığında Arven Özel Güvenlik, insan faktörü ile teknolojiyi birleştirerek maksimum güvenlik sunuyor. Arven Özel Güvenlik ile Güvenli Hastaneler Arven Özel Güvenlik, hastanelerde güvenliği yalnızca bir hizmet olarak değil, toplumsal sorumluluk olarak görüyor. Modern sistemleri ve profesyonel kadrosuyla sağlık kurumlarında güvenliğin en üst seviyede sağlanmasını hedefliyor. Böylece hem hastalar hem çalışanlar hem de ziyaretçiler için huzurlu ve güvenli bir ortam oluşturmayı sağlıyor. Dolayısıyla Özel Güvenlik Kursları Bursa denildiğinde, Arven Güvenlik ön plana çıkıyor.

Sağlıkta İletişim Bir Tedavi Yöntemi! Haber

Sağlıkta İletişim Bir Tedavi Yöntemi!

Özellikle sağlık çalışanlarının hasta ile kurduğu ilişkinin tedavi sürecine doğrudan etki ettiğini dile getiren İletişim Uzmanı Şaban Özdemir, “Sağlık alanında iletişimi tedavinin bir parçası olarak görüyorum. Sağlık alanında çalışanlar hastalarını, danışanlarını ve kendilerine ihtiyaç duyan kişileri bu tedavi yönteminden mahrum bırakmamalı.” Üsküdar Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor (SKS) Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Perfüzyon Kulübü tarafından “Etkili Konuşma, Hitabet ve Kendini Dinletme” başlıklı etkinlik düzenledi. Düzenlenen etkinliğe İletişim Uzmanı Şaban Özdemir konuk oldu. Sağlık alanında iletişimin yalnızca bir “yumuşak beceri” değil; insanı merkeze alan, iyileştirici ve koruyucu bir güç olduğuna dikkat çekildi. Sağlık alanında öğrencilerin ilgi gösterdiği söyleşide Özdemir, özellikle sağlık çalışanlarının hasta ile kurduğu ilişkinin tedavi sürecine doğrudan etki ettiğini dile getirerek, güçlü iletişimin hastada güven duygusunu artırdığını, bunun da plasebo etkisini tetikleyen önemli bir unsur olduğunu ifade etti. Hastalar şefkat dolu bir ifade bekliyor… Sağlık alanında yaşanan şiddet olaylarının önemli bir kısmının iletişim kazalarından kaynaklandığını dile getiren Özdemir, hastaların çoğu zaman tıbbi bilgiden önce şefkatli bir ses, sakin bir ton ve anlaşılma hissi aradığını söyledi. Özdemir, “Bugün sağlık alanında yaşanan şiddet olaylarının önemli bir kısmı iletişim kazalarından kaynaklı yaşanıyor. Elbette sistemsel aksaklıklar da söz konusu onları bir kenara bırakırsak özellikle sizler sağlıkçı olduğunuz için bunu vurgulamak istiyorum. Sağlıkta güçlü iletişimin plasebo etkisi olduğunu düşünüyorum. Hastalar sağlık personelinin dudakları arasından çıkacak bir sese, şefkat dolu ve güven veren bir ifade bekleyişi içinde. Sağlıkta hastalar sadece vaka olarak görülmemeli. Son teknolojik aletlere sahip olabilirsiniz, donanımlı sağlık komplekslerinde çalışıyor olabilirsiniz ancak sadece reçete etmek bir kimyasal, ilaç vermekten öteye gidemeyecektir. Sağlık alanında iletişimi tedavinin bir parçası olarak görüyorum. Hastalarımızı, danışanlarımızı ve bizlere ihtiyaç duyan kişileri bundan mahrum bırakmamalıyız.” diye konuştu. Nefes, en büyük cephanemiz! İletişimin büyük bölümünün kelimelerle değil; beden dili, ses tonu ve tonlama ile kurulduğuna dikkat çeken Özdemir, iletişimin yaklaşık yüzde 90’ının sözcüklerin ötesinde gerçekleştiğini söyledi. “En doğru tonlama, kelimeye anlamsal olarak hakkını verebilmektir” diyen Özdemir, bir kelimenin ancak doğru ses, ton ve vurgu ile duygusunun verilebileceğini ifade etti. Özdemir, “Nefes en büyük cephanemiz. Nefesi doğru, ekonomik ve tasarruflu kullanmak zorundayız. Aldığınız nefesi boğazdan geçirip, ses tellerindeki titreşimi maske bölgesine taşıyıp tınlatacaksınız. Sesi buraya taşıdığınızda hacimsel olarak daha geniş bir alanda yayılıyor sesiniz daha güzel tınlıyor ve ses tellerinize fazla yük binmiyor, zorlanmadan, yorulmadan kolay ve uzun süre konuşabiliyorsunuz. Birçok öğretmenin ses tellerinde nodül gibi sorunlar yaşamasının nedeni de aslında diyafram nefesini doğru alamamaları ve nefesi düzgün kullanmayıp ses tellerine yüklenmeleridir. Spikerler, sunucular ve sesiyle sürekli çalışan kişiler ses tellerini çok fazla yormazlar. Çünkü sesi maske bölgesine taşırlar ve doğru tonlamayı orada yaparlar.” şeklinde konuştu. Pozitif yaklaşım iletişimi güçlendiriyor İletişimde samimiyetin önemini vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti: “İnsanların dilleri gibi beyinleri de konuşuyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan hocamızın da vurguladığı gibi beyinde ayna nöronlar var. Eğer iletişimde samimiyet varsa, beyinler de etkileşime giriyor. Birbirimizi anladıkça, tanıdıkça ve güvendikçe, belki iddialı olacak ama gerçekten bir olmaya, tek olabilmeye başlıyorsunuz. Bu da karşımdaki kişinin bana verebileceği reaksiyonu önceden sezebilmemi sağlıyor, kişi güvendiği için kendisini size açıyor. Benzeşiyorsunuz… İletişim samimi bir şekilde akıyor. İletişim bir manada niyetlerin değiş tokuşu bu bağlamda da. Niyet açık ve samimi olunca ortaya enerji çıkıyor, iki kişinin enerjisi sinerjiye dönüşüyor. Kişilik olarak pozitif biriyim, pozitif olmayı çok seviyorum. Pozitif olmak iletişimin seyrini de belirliyor, iletişimin gücünü artırıyor. Benim en büyük yakıtım pozitif olmak, pozitif enerji. Bu da iletişim hayatının temel kurallarından biri aslında. Pozitif kalabilme ve pozitif olabilme gayreti…” Heyecan doğru yönetilmeli… Programda sahne korkusu ve heyecan konusuna da değinen Özdemir, heyecanın bastırılması gereken bir duygu değil, doğru yönlendirildiğinde başarıyı besleyen bir enerji olduğunu, heyecanın ses, beden dili ve mimiklere doğru şekilde aktarılmasının önemine dikkat çekti. Kalemle konuşma egzersizi ve nefesin gücü Şaban Özdemir, artikülasyon ve diksiyon çalışmaları için kullandığı “kalem tekniği” ni kendi yaşamından örneklerle aktarırken; doğru nefesin sesi koruyan ve güçlendiren en temel unsur olduğunu vurguladı. Özdemir, diyafram nefesi ve sesi maske bölgesine taşımanın, özellikle sağlık çalışanları ve eğitimciler için sağlıklı ve etkili iletişimde hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Öğrenciler yoğun ilgi gösterdi Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Kocailik üstlendi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlandı. Programın sonunda Özdemir’e teşekkür belgesi takdim edildi…

Dünya Sağlık Günü'nde sağlık çalışanlarının sorunları gündemde Haber

Dünya Sağlık Günü'nde sağlık çalışanlarının sorunları gündemde

Her yıl 7 Nisan'da kutlanan Dünya Sağlık Günü, sadece küresel sağlık politikalarını gündeme getirmekle kalmaz, aynı zamanda sağlık çalışanlarının karşılaştığı sorunların ve çözüm taleplerinin görünür kılınması açısından da önemli bir fırsattır. Sağlık sisteminde sürdürülebilir ve yapıcı çözümlere inandığını belirten Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, ‘‘Her bireyin adil, erişilebilir ve kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşma hakkını savunuyoruz. Bu sürecin temel taşı, hukukun üstünlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğüdür.’’ dedi. 7 Nisan Dünya Sağlık Günü, yalnızca küresel sağlık politikalarının değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarının maruz kaldığı sorunların ve çözüm taleplerinin görünür kılındığı önemli bir gündür. Bu yıl da sağlık emekçileri; yüksek enflasyon karşısında eriyen maaşlar, yetersiz nöbet ücretleri, idari izin adaletsizliği ve artarak devam eden şiddet olaylarıyla mücadele etmektedir. Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, “Toplu sözleşme masasında etkisiz kalan sendikal anlayış yerine, siyaset üstü bağımsız sendikacılık şarttır” diyerek kamu çalışanlarını dayanışmaya çağırdı. Tarafsız hukukun üstünlüğüne, ifade özgürlüğüne ve adil temsil hakkına vurgu yapan Akarken, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini SAHİM-SEN çatısı altında birleşmeye davet etti. Sağlık Çalışanları Güvenlik Kaygısıyla Görev Yapıyor Sağlık çalışanları toplumun sağlığını ayakta tutan, ağır sorumluluklar taşıyan fedakâr bireylerdir. Ancak bugün gelinen noktada; özlük haklarında gerileme, emekliliğe yansımayan ödeme kalemleri, Ek gösterge Ek ödeme adaletsizliği, düşük nöbet ücretleri, idari izin dengesizlikleri, artan iş yükü ve her geçen gün daha da can yakan sağlıkta şiddet olayları ile karşı karşıyayız. “Her gün hastalarına şifa olmaya çalışan sağlık çalışanları, ne yazık ki güvenlik kaygısıyla görev yapar hale gelmiştir” diyen Akarken, Sakarya’da bir hekimin muayene esnasında darp edilmesini örnek göstererek şöyle konuştu: “Bir hekimin görev başında şiddete uğraması, sadece sağlık çalışanlarına değil, doğrudan halk sağlığına da yapılan bir saldırıdır. Sağlık kurumlarında güvenlik önlemleri artırılmalı, sağlıkta şiddeti önleyecek caydırıcı yasalar kararlılıkla hayata geçirilmelidir. Toplumsal bilinç ve kamu desteği olmadan bu mücadele başarıya ulaşamaz. Sağlık emekçisi yalnız değildir!” Enflasyon Karşısında Maaşlarımız Eriyor TÜİK’in mart ayı için açıkladığı %38,10’luk yıllık enflasyon ve ENAG’ın %75,20 oranı kamu çalışanlarının nasıl bir ekonomik dar boğaza sürüklendiğini açıkça gösteriyor. Konuya ilişkin Akarken şu değerlendirmede bulundu: “Daha yılın ilk çeyreğinde enflasyon farkı oluşmuş durumda. Yeni yılın başında verilen maaş artışı çoktan eridi. Kamu emekçileri, artan hayat pahalılığı karşısında savunmasız bırakıldı. Bu noktada en büyük sorumluluk, toplu sözleşme masasında etkisiz kalan, memurun hakkını koruyamayan konfederasyonlardadır. O masa artık çözüm değil, doğrudan bir sorun haline gelmiştir.” Görev Tanımlarında Belirsizlik Bitmeli, Yeni Bir Vizyon Şart SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık çalışanlarının görev tanımlarındaki belirsizliklerin artık kabul edilemez bir boyuta ulaştığını vurguladı. Akarken, “Muğlak görev tanımları sadece çalışanlarımızın verimliliğini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda kurum içi huzuru bozuyor ve hizmet sunumunda ciddi aksaklıklara yol açıyor. İş barışının ve hizmet kalitesinin sağlanması için net, adil ve kapsayıcı tanımlar yapılmalıdır,” dedi. Asker Hastanelerinin Açılması İse Aşamalı Bir Yoldur Asker hastanelerinin yeniden açılması konusundaki beklentilerini dile getiren Özlem Akarken, “Bu sadece sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından değil, aynı zamanda sistemin belleği ve çalışanlarımızın moral motivasyonu açısından da büyük önem taşıyor, lakin bir kurumu kapatmak işlevsil hale getirmek kolay eski kalitesinde tekrar hizmet vermesini sağlamak zordur ” şeklinde konuştu.  Devrolan personelin yıllardır süren mağduriyetlerine dikkat çeken Akarken, “Bu insanlar yıllarca büyük bir özveriyle görev yaptı. Şimdi onların yaşadığı hak kayıplarını telafi etmek, sadece teknik bir mesele değil; aynı zamanda vicdani bir borçtur. Adaletin ve ahde vefanın yeniden tesisi, sağlık sistemine olan güveni de beraberinde getirecektir,” ifadelerini kullandı. “Bağımsız Sendikacılıkla Yol Almalıyız!’’ Toplu sözleşme masasında gerçek temsilin sağlanmadığına vurgu yapan Akarken, sağlık ve sosyal hizmet kolundaki kamu çalışanlarını şu sözlerle SAHİM-SEN çatısı altına davet etti: “Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek mümkün değil. Tüm kamu emekçileri, durdukları yeri değiştirmek zorundadır. Siyaset üstü, bağımsız sendikacılık anlayışımızla sağlık çalışanlarının sesini duyurmak ve haklarını savunmak için buradayız. Gelin sesinize ses olalım.”

Sağlık Sisteminde İleriye Yönelik Yapıcı Çözümlere İnanıyoruz Haber

Sağlık Sisteminde İleriye Yönelik Yapıcı Çözümlere İnanıyoruz

Sağlık sistemi, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli zorluklarla karşı karşıya. Bu zorlukların aşılması ve sistemin sürdürülebilirliğinin sağlanması için, sağlık çalışanlarının taleplerine duyarlı ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsenmesi büyük önem taşıyor. Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık çalışanlarının toplum ve hastalarına karşı büyük bir sorumluluk taşıdığını vurgulayarak, "Devletimizin duyarlılığı ve kararlılığıyla, sağlık sistemindeki sorunların kısa süre içinde çözüme kavuşturulacağına olan inancımız kaybetmek istemiyoruz. İnanıyoruz ki devletimiz siyaset üstü sorunlara bakış açısıyla bunu başaracaktır. Biz sağlık kurum çalışanları, işimizin başında kalmak ve topluma en iyi hizmeti sunmak istiyoruz. Devletimizin desteğiyle, bu sorunların üstesinden geleceğimize inanıyoruz." dedi. Sağlık sistemindeki birçok sorun hem çalışanları hem de toplumu doğrudan etkilemeye devam ediyor.  Sağlık kurum çalışanlarının özlük hakları, çalışma koşulları, engelli bireyler için sağlık politikaları, sağlıkta şiddet gibi ciddi sorunlar hem bireyler hem de toplum için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu zorlukların üstesinden gelmek ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini sağlamak için, sağlık çalışanlarının taleplerine duyarlı bir yaklaşım geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Sağlıkta Şiddetle Mücadelede Toplumun Desteği ve Güçlü Yasalar Şart Şiddet, sağlık çalışanlarının karşılaştığı en büyük zorluklardan biri olmaya devam ediyor. Sağlık kurum çalışanları, hastalarla veya hasta yakınlarıyla doğrudan iletişimde bulunan profesyoneller olarak, bazen stresli ve duygusal yükleri ağır olan bir ortamda görev yapıyorlar. Bu sorunun kalıcı çözüme ulaşabilmesi için toplumda sağlık çalışanlarına yönelik farkındalık çalışmaları, şiddetle mücadele eden etkili yasalar ve güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini ifade eden Özlem Akarken, " Hastane ve Aile Sağlığı Ağız Diş Sağlığı Merkezleri olmak üzere sağlık kurumlarında güvenlik görevlilerinin sayısının artırılması, güvenlik kameralarının etkin bir şekilde kullanılması ve çalışanların şiddet olaylarına karşı daha iyi eğitilmesi, şiddetin önlenmesi için atılacak önemli adımlar arasında yer alıyor. Devletimizin, ilgili kurumların ve karar vericilerin, bu talepleri karşılayacak bilgiye, yetkinliğe ve kararlılığa sahip olduğuna inanıyoruz." dedi. Sağlık Hizmetlerinde Kalite İçin Çalışma Şartları İyileştirilmeli Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği, sağlık çalışanları üzerinde olumsuz etkiler yaratmaya devam ediyor. Özellikle aile hekimleri, bu düzenlemenin iş yükünü artırdığı ve çalışma koşullarını zorlaştırdığı konusunda endişelerini dile getiriyorlar. Akarken, bu yönetmeliğin sağlık çalışanlarının motivasyonunu olumsuz etkilediğini ve hizmet kalitesini düşürdüğünü belirterek, "Eğer sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmak istiyorsak, sağlık çalışanlarının motivasyonu ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi öncelikli olmalıdır. Daha verimli ve motivasyonu artırıcı bir düzenleme yapılması, sağlık çalışanlarının haklarını güvence altına alacaktır. Sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracak bu tür iyileştirmeler hem çalışanları hem de toplumu olumlu yönde etkileyecektir." şeklinde konuştu. Engelli Bireyler İçin Sağlıkta Erişimde Adalet Sağlanmalı Sağlık hizmetlerinin her birey için eşit ve erişilebilir olmasının önemine değinen Akarken, ‘‘Yeni düzenlemelerle engelli bireylerin sağlık hizmetlerinden daha etkin bir şekilde faydalanmalarını sağlamalıyız. Bu sadece sağlık sistemini iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal eşitliği güçlendirir ve adil bir sağlık sistemi oluşturur," diyerek, bu konuda yapılacak reformların önemini vurguladı. Sağlık Çalışanlarının Görev Tanımları ve Beklentileri Sağlık çalışanlarının görev tanımlarının netleştirilmesi gerektiğini belirten Özlem Akarken, mevcut sistemdeki belirsizliklerin sağlık çalışanlarının görev yükünü artırarak, hizmet kalitesini olumsuz etkilediğine dikkat çekti. "Sağlık çalışanlarının görev tanımlarının güncellenmesi, sadece belirsizlikleri ortadan kaldırmakla kalmayacak, aynı zamanda çalışma ortamını iyileştirecek ve hizmet sunumunu daha verimli hale getirecektir," diyen Akarken, bu tür düzenlemelerin hem sağlık çalışanlarının hem de hastaların yararına olacağını vurguladı. Asker Hastanelerinin Yeniden Açılması Sağlık Sisteminde Kaliteyi Artıracak! Sağlık çalışanlarının motivasyonunu artırmak ve hizmet kalitesini yükseltmek için Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği gibi düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Akarken, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının açılmış olmak için açılmamasını sahanın ihtiyacına göre belirlenmesi ve adil bir şekilde yapılmasının önemini de ifade etti. Ayrıca, asker hastanelerinin yeniden açılmasının sağlık sistemine önemli katkılar sağlayacağını yetkililer tarafından son zamanlarda sık sık belirtilirken, devrolan personelin sorunlarının çözülmesinin hizmet kalitesini artıracağını kırgınlıkların üzüntülerin belki giderilebileceği ahde vefanın geri geleceğini dile getirdi. Tüm bu adımlar hem sağlık çalışanlarının hem de toplumsal sağlığın gelişimine katkı sağlayacak, sağlık sistemini daha sürdürülebilir ve güçlü bir hale getirecektir. 

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.