Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Hizmetleri

Kapsül Haber Ajansı - Sağlık Hizmetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Hizmetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aracı Ailesi’nden Çocuklar İçin Hayati Destek  Haber

Aracı Ailesi’nden Çocuklar İçin Hayati Destek 

Daha önce Semahat Aracı Onkoloji ve Palyatif Bakım Merkezi ile başlayan sağlık destekleri; ameliyathane, ileri psikiyatrik tedavi ünitesi, 3 boyutlu TEE laboratuvarı ve çeşitli donanımlarla devam ederek hastanenin altyapısını güçlendirdi. Türkiye’nin en gelişmiş çocuk yoğun bakım üniteleri arasında gösterilen yeni merkez, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın katılımıyla Dünya Sağlık Günü’nde hizmete alındı. Açılışta Ersin Tatar ve Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, projeye övgüde bulundu. Yeni ünite, çocuk hastalar için kritik bir ihtiyaca yanıt vererek hastanenin sağlık hizmeti kapasitesini ileri taşıyacak. Aracı Ailesi’nin katkılarıyla Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’ne kazandırılan tam donanımlı Ambulans ve Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi açılış töreni KOÜ Hastanesi’nde gerçekleştirildi. Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen törene; KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Başhekim Prof. Dr. M. Görkem Aksu ile Aracı Ailesi üyeleri Koruma Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Başkan Vekili Şükrü Kemal Aracı, Zümran Aracı, Ayşe Aracı ve Aracı Ailesi’nin diğer fertlerinin yanı sıra il protokolü, hastane yöneticileri, çalışanları ve akademisyenler katıldı. Törende ayrıca sağlık yöneticileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli yer aldı. Kocaeli’de Sağlığa Yön Veren Yatırımlar “Geçmişe Vefa, Geleceğe Umut” ilkesi ile Kocaeli’ye eğitim, sağlık ve sosyal sorumluluk alanında pek çok önemli eser kazandıran Aracı Ailesi, daha önce rahmetli anneleri Semahat Aracı adına Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Yerleşkesi’nde Semahat Aracı Onkoloji ve Palyatif Bakım Merkezi’ni yaptırmıştı. Semahat Aracı Onkoloji ve Palyatif Bakım Merkezi’nde, kanser hastalarının yanı sıra Alzheimer, Demans (Bunama), Parkinson hastalarına da hizmet veriliyor. Onkoloji, Fizik Tedavi ve Palyatif bakım servislerinin yer aldığı merkezin 84 oda ve 135 yatak kapasitesi bulunuyor. Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’nin teşhis ve tedavi olanaklarını daha ileri bir noktaya taşımak amacıyla desteklerini sürdüren Aracı Ailesi’nin katkılarıyla; Zümran Aracı Ameliyathanesi, Zümran Aracı İleri Psikiyatrik Tedavi Ünitesi, kardiyoloji alanında ileri tetkik imkanı sunan Vefa İbrahim Aracı 3 Boyutlu TEE Laboratuvarı, 10 özel hasta odası ile İşitme Kabini ve Odyometri Cihazı düzenlenen açılış töreniyle geçmiş dönemde Kocaeli halkının hizmetine sunulmuştu. Bu yatırımlar, sağlık hizmetlerinin niteliğini güçlendirirken aynı zamanda üniversite bünyesinde eğitim gören öğrenciler için de daha donanımlı bir uygulama ortamı oluşturuyor. Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi Önemli Bir İhtiyaca Karşılık Verecek Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’ne kazandırılan Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi, şehirde uzun süredir ihtiyaç duyulan kritik bir alanı tamamlayacak. Ünitenin inşaat sürecinden tam donanımlı hale getirilmesine ve ileri teknoloji tıbbi cihazlarla donatılmasına kadar tüm aşamalar Aracı Ailesi’nin katkılarıyla hayata geçirildi. İleri düzey yoğun bakım standartlarına uygun şekilde hizmete alınan bu ünite, çocuk hastalar için güvenli ve kapsamlı bir tedavi süreci sunacak. Bu yatırım sayesinde aileler, tedavi için farklı şehirlere gitmek zorunda kalmadan süreçlerini kendi şehirlerinde sürdürebilecek. Bağışlanan ambulans ile birlikte acil müdahale süreçlerinde hız kazanılması ve hastaların sağlık hizmetine daha kısa sürede ulaşması hedefleniyor. Vefa İbrahim Aracı: “Bir çocuğun hayatına dokunmak, geleceğe dokunmaktır” Bugün burada yalnızca bir sağlık yatırımının açılışını yapmıyoruz, aynı zamanda bu şehre duyduğumuz sorumluluğun da bir gereğini yerine getiriyoruz diyen Koruma Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı açılış töreninde yaptığı konuşmada, ‘‘Açılışımızı 7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde gerçekleştiriyor olmamız da bu yatırımı daha anlamlı kılıyor. Bu özel günde bizleri teşrifleriyle onurlandıran Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’a ve kıymetli il protokolümüze teşekkür ediyorum. Koruma Şirketler Grubu ve Aracı Ailesi olarak, doğduğumuz, büyüdüğümüz ve hayatımızı sürdürdüğümüz bu şehre karşı sorumluluk hissediyoruz. Sayın Valimiz ve Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte Kocaeli’nin ihtiyaçlarını istişare ediyor, ‘Bu şehir için daha ne yapabiliriz?’ sorusuna ortak akılla cevap arıyoruz. Çünkü yaşadığımız yere katkı sunmadan ondan beklenti içinde olmanın doğru olmadığına inanıyoruz. Bu anlayışla sağlık alanındaki yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Kocaeli Üniversitesi ile yürüttüğümüz iş birliği sayesinde sağlık alanında kalıcı eserler ortaya koymayı ve bu katkıları sürdürülebilir kılmayı önemsiyoruz. Bugün hizmete açtığımız çocuk yoğun bakım ünitesi ise bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Çünkü sağlıklı nesiller, güçlü bir toplumun temelidir. Geleceğe güvenle bakabilmenin yolu, çocukların sağlıkla büyümesinden geçer. Biz de bu bilinçle, onların hayatına dokunan her çalışmayı yarınlara yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Çünkü bir çocuğun hayatına dokunmak, geleceğe dokunmaktır. Buradan bir söz daha vermek isterim; mevcut projelerimizin ardından ailemiz adına Kocaeli’ye yeni bir okul daha kazandırmak için çalışacağız. Çünkü bu şehrin daha büyük, daha güçlü ve ses getiren projeleri hak ettiğine inanıyoruz. Bu kıymetli yatırımın ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. “Her Çocuk İçin Yeni Bir Şans” Açılışta konuşan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Babaoğlu, ünitenin taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek, yapılan katkının sadece bir bağış olmadığını vurguladı. Babaoğlu, “Sizler sadece bir bağış yapmadınız, hayata dokundunuz. Bu ünitede tedavi görecek her çocuk için yeni bir şans doğdu. Bu destek, doğrudan insan hayatına dokunan çok kıymetli bir katkıdır” ifadelerini kullandı. Başhekim Prof. Dr. M. Görkem Aksu ise konuşmasında, Aracı Ailesi’nin katkılarıyla hayata geçirilen çocuk yoğun bakım ünitesinin ileri teknoloji altyapısı ve donanımıyla Türkiye’nin sayılı merkezleri arasında yer aldığını belirtti. Aksu, ünitenin yalnızca fiziki bir katkı olmadığını, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin niteliğini yükselten stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, “Bu merkez sayesinde çocuk hastalarımıza daha hızlı, daha güvenli ve daha etkin tedavi imkânı sunacağız. Bu katkı, Kocaeli’de sağlık hizmetlerinin kalitesini önemli ölçüde ileri taşıyacaktır” dedi. “Bu Katkı Geleceğe Yapıldı” KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, törende yaptığı konuşmada özel sektörün toplumsal sorumluluğuna dikkat çekerek, bu tür katkıların yalnızca bugünü değil geleceği de şekillendirdiğini ifade etti. Tatar, “Bugün burada sadece bir sağlık hizmetinin açılışını yapmıyoruz; aynı zamanda vefa, dayanışma ve toplumsal sorumluluğun en güzel örneklerinden birine tanıklık ediyoruz. Çocuklara yapılan her katkı, ülkenin geleceğine yapılan bir katkıdır” dedi. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ise konuşmasında, hayata geçirilen ünitenin yalnızca Kocaeli için değil bölge için de önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirterek, hayırseverlik kültürünün toplumda yaygınlaşmasının önemine vurgu yaptı. Aktaş, bu tür katkıların sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran ve doğrudan hayatlara dokunan çok değerli adımlar olduğunu ifade etti. Kamu-Özel Sektör İş Birliği Vurgusu Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, konuşmasında kalkınmanın temelinde kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesinin yattığını belirterek, “Bugün burada bunun en güzel örneklerinden birine tanıklık ediyoruz. Bu tür iş birlikleri, şehirlerin ve ülkelerin gelişiminde belirleyici rol oynar. Aracı Ailesi’ne şehrimize kattıkları bu kıymetli değer için teşekkür ediyorum. Sizlere minnettarız. İyi ki varsınız, iyi ki bu şehre değer katıyorsunuz.” dedi. Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk ise Aracı Ailesi’nin katkılarının yalnızca bir destek değil, aynı zamanda topluma örnek teşkil eden bir model olduğunu ifade etti. Cantürk, sağlık ve eğitime yapılan her katkının büyüyerek topluma yayılan bir iyilik hareketine dönüştüğünü belirterek, hayırseverlik kültürünün yaygınlaşması gerektiğini vurguladı. Plaket Takdim Edildi, Ünite Gezildi Program kapsamında Aracı Ailesi üyeleri Zümran Aracı, Ayşe Aracı, Şükrü Kemal Aracı ve Vefa İbrahim Aracı’ya teşekkür plaketi takdim edildi. Tören, açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol üyelerinin çocuk yoğun bakım ünitesini gezmesiyle sona erdi. Heyet, sağlık personelinden ünitenin teknik kapasitesi ve yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Program öncesinde ise Aracı Ailesi tarafından kazandırılan Semahat Aracı Onkoloji ve Palyatif Bakım Merkezi ziyaret edilerek, merkezde yürütülen çalışmalar ve sunulan sağlık hizmetleri hakkında bilgi verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bupa Türkiye, Dünya Sağlık Günü’nde Entegre Sağlık Yaklaşımının Gücüne Dikkat Çekiyor    Haber

Bupa Türkiye, Dünya Sağlık Günü’nde Entegre Sağlık Yaklaşımının Gücüne Dikkat Çekiyor   

Bupa Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Gürcan sağlığın ancak bütünsel, erişilebilir ve sürdürülebilir bir yaklaşımla geleceğe taşınabileceğine dikkat çekiyor. 1947 yılında kurulan ve bugün 40’tan fazla ülkede faaliyet gösteren Bupa; kendi hastaneleri, diş klinikleri ve yaşlı bakım merkezleriyle dünya genelinde 68 milyonu aşkın müşterisine hizmet sunuyor. Hissedarı olmayan ve elde ettiği tüm geliri yeniden sağlığa yatıran küresel bir sağlık kuruluşu olan Bupa’nın bir parçası olan Bupa Türkiye, 2019 yılından bu yana; sigortacılıktan dijital sağlığa, diş sağlığından iş yeri ve evde bakım hizmetlerine kadar uzanan entegre yapısıyla, bireylerin sağlık yolculuğunu uçtan uca kapsayan bir model sunuyor. Dünya Sağlık Günü kapsamında görüşlerini paylaşan Bupa Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Gürcan, “İnsanların daha uzun, daha sağlıklı ve daha mutlu yaşam sürmelerine yardımcı olmak ve daha iyi bir dünya yaratmak misyonuyla hareket ediyoruz. Sağlığın geleceği, onu nasıl tanımladığımızla doğrudan bağlantılı. Biz Bupa Türkiye olarak sağlığı yalnızca tedaviyle sınırlı bir alan olarak görmüyoruz. Bizim için sağlık; yaşamın her anını, bireyin tüm potansiyelini ve toplumların geleceğini belirleyen stratejik bir değer. Bugün sağlık hizmetlerinin dönüşümü; teknoloji, veri ve entegre hizmet modelleriyle yeniden şekilleniyor. Biz de bu dönüşümün sadece takipçisi değil, aynı zamanda şekillendiricisi olma hedefiyle hareket ediyoruz” dedi. Bupa Türkiye’nin entegre sağlık yaklaşımıyla bireylerin hayatlarının her anında yanlarında olabilecek, erişilebilir ve sürdürülebilir bir sağlık ekosistemi kurmayı hedeflediklerini belirten Gürcan, “Sağlık alanındaki en büyük global oyunculardan biri olan Bupa’nın sahip olduğu köklü birikim ve müşterek vizyonumuz doğrultusunda; Türkiye’de sağlığı yalnızca bireyin yaşam kalitesiyle sınırlı görmeyen, toplumların refahını ve gezegenin sürdürülebilirliğini de ihtiva eden bütüncül bir değer olarak ele alıyoruz. Bu anlayışın şekillenmesine katkı sunan ve onu birlikte inşa eden bir yaklaşımla; koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerini yaygınlaştırırken, toplumsal ve çevresel faydayı gözeten girişimlerimizle daha sağlıklı bir gelecek için sorumluluk alıyoruz. Sağlık, hepimizin ortak geleceği. Bu geleceği daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı bir yapıyla inşa etmek ise hepimizin sorumluluğu” sözleriyle dikkat çekti. İhtiyaç Anında Değil, Hayatın Tamamında… Bupa Türkiye’nin vizyonunda sağlık, yalnızca tedavi etmekle sınırlı değil; iyi kalabilmek, yaşam kalitesini sürdürülebilir şekilde artırabilmek ve geleceği güvence altına alabilmek anlamına geliyor. Bu doğrultuda koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri, şirket stratejisinin merkezinde konumlanıyor. Bu yaklaşımın temelinde ise farklı sağlık ihtiyaçlarını tek bir çatı altında buluşturan entegre bir yapı yer alıyor. Sigortacılıktan dijital sağlık çözümlerine, iş yeri sağlığından evde bakım ve yerinde sağlık hizmetlerine kadar uzanan geniş ekosistem; bireylerin sağlıkla kurduğu ilişkiyi kesintisiz ve bütünsel bir deneyime dönüştürüyor. Bupa Türkiye’nin bu entegre yapısı; Bupa Acıbadem Sigorta ile sigortacılık, senCard Direkt Satış ile dağıtım, senCard Partners ile TPA hizmetleri, senCard Dental ile diş sağlığı, Wellpoint ile iş yeri, evde sağlık çözümleri ve Blua ile dijital sağlık alanlarını kapsayan geniş bir ekosistemden oluşuyor. Bu çok katmanlı yapı sayesinde Bupa Türkiye, bireysel ve kurumsal müşterilerinin tüm sağlık ihtiyaçlarına tek bir çatı altında, kesintisiz ve bütüncül çözümler sunuyor. Sağlıklı Birey, Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gezegen Sağlıklı bireyler ancak sağlıklı toplumlar ve sağlıklı bir çevre ile mümkün. Bu anlayışla Bupa Türkiye, sağlık kavramını sosyal etki ve çevresel sürdürülebilirlik ile ele alıyor. Globalde uygulanan “Healthy Cities” Sağlıklı Şehirler programı ise bu anlayışın en güçlü örneklerinden biri. Türkiye’de geçen yıl üçüncü kez hayata geçirilen program, ilk kez farklı sektörlerden iş ortaklarının da katılımıyla büyüyerek gerçek bir topluluk hareketine dönüştü. Proje kapsamında 1.700 katılımcı ve 7 iş ortağı, bir ay boyunca günde 6.000 adım hedefiyle hareket etti. Katılımcılar hem günlük hedeflerine ulaştı hem de çevreye ve topluma fayda sağlayan etkinliklerle fark yarattı. Toplamda ulaşılan 232 milyon adım, 250 bin tohum topu ile Muğla’da orman yangınlarından etkilenen alanların yeniden canlanmasına katkı sağlayan bir ekosistem restorasyon projesine dönüştü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de   Her 7 Kişiden Biri Böbrek Hastası Haber

Türkiye'de   Her 7 Kişiden Biri Böbrek Hastası

Böbrek hastalıkları konusunda, Türkiye genelindeki çeşitli bilimsel çalışmalar ve farkındalık projeleri ile bilinen Türk Nefroloji Derneği ise 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında, T.C. Sağlık Bakanlığı ve Ankara Aile Hekimliği Derneği iş birliğinde, Vantive Sağlık Hizmetleri Şirketi sponsorluğunda, önemli bir bilinçlendirme programına imza attı. Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi'nde gerçekleşen ve yoğun ilgi gören programda, Sağlık Politikaları Zirvesi ve Aile Hekimleri Eğitim Toplantısı ile kronik böbrek hastalıkları konusu kapsamlı bir şekilde ele alındı. Türk Nefroloji Derneği ve Sağlık Bakanlığı'nın güncel verilerine göre Türkiye'de her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastası. Bu verilere göre, Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişi kronik böbrek hastalığıyla (KBH) karşı karşıya olmakla birlikte, hastaların yüzde 94’ü hastalığa yakalandığından habersiz şekilde yaşamlarını sürdürmekte. Bu alanda, kamuoyunu bilinçlendirmeyi misyon edinen Türk Nefroloji Derneği, sağlık hizmetleri konusundaki önemli global markalar arasında yer alan Vantive Türkiye sponsorluğu ve T.C. Sağlık Bakanlığı iş birliği ile 12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde anlamlı bir farkındalık programına imza attı. “Ülkemizde her yıl 10.000’den fazla hasta diyaliz tedavilerine başlıyor” Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi'nde gerçekleşen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, “Türk Nefroloji Derneği olarak halkımızın bilinçlenmesi, meslektaşlarımızın en yüksek düzeyde bilimsel bilgilerle donanması ve bunu sağlık hizmetine yansıtmalarına yönelik çalışmalarımızı aralıksız sürdürmekteyiz. Ülkemizde her yıl 10.000’den fazla hasta diyaliz tedavilerine başlamakta ve bu sayının giderek artmasından endişe duymaktayız. Ülke olarak, bu konuda özellikle de toplumsal bilinç oluşturmak için kapsamlı ve uzun soluklu çalışmalara ihtiyaç duymaktayız” şeklinde sözlerini tamamladı. Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri, Sağlık Bakanlığı Araştırma, Geliştirme ve Sağlık Teknolojisi Değerlendirme Daire Başkanlığı’ndan Olgun Şener, Vantive Pazar Erişim ve Kurumsal İlişkiler Yöneticisi Volkan Doğan, T.C. Sağlık Bakanlığı Doku, Organ Nakli ve Diyaliz Daire Başkanı Prof. Dr. Erkan Ölçücüoğlu’nun katılımı ile gerçekleşen Sağlık Politikaları Zirvesi’nde, böbrek sağlığı konusu tüm boyutları ile ele alınırken, Aile Hekimleri Eğitim Toplantısı’nda ise böbrek sağlığına yönelik olarak, önleyici ve koruyucu hekim hizmetleri noktasında çok önemli bilgilere yer verildi. TND Yönetim Kurulu üyelerinden Prof.Dr. Aydın Türkmen, böbrek nakline verilen önemin arttırılması, Prof.Dr.Ercan Ok, tuz tüketimine dikkat edilmesi, Prof.Dr. Özkan Güngör, ülkemizde nefrolog sayısının giderek azalması ve bunun nedenleri, Prof.Dr. Galip Güz, obezite, diyabet ve KBH ilişkisi, Prof.Dr. Şükrü Ulusoy, hipertansiyon kontrolü, Prof.Dr. İsmail Koçyiğit, periton diyalizi, Prof.Dr. Elif Arı Bakır, diyabetik böbrek hastalığı açıklamalarda bulundu. Yine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden Prof.Dr.Şehsuvar Ertürk’de KBH’nin erken teşhisine vurgu yaptı. "Hastaları Hastaneye Değil, Tedaviyi Evlere Taşıyoruz" Konuşmasında, böbrek sağlığının iyileştirilmesine yönelik Vantive’in çözüm ve bilinçlendirme yaklaşımlarına vurgu yapan Vantive Ülke Müdürü Fuat Çukadar ise “Türkiye’de diyaliz tedavisine başlayan her hastanın zihninde aynı korku belirir: ‘Artık haftamın üç günü hastanede geçecek.’ Bu inanış, maalesef pek çok hastamızın tedaviden uzak durmasına ya da yaşam kalitesinden ciddi ödünler vermesine yol açıyor. Oysa bugün bu tablo köklü biçimde değişti. Evde diyaliz; bir hayal değil, binlerce hastamızın her gün yaşadığı somut ve erişilebilir bir gerçektir. Vantive olarak geliştirdiğimiz ileri teknoloji sayesinde hastalarımız çocuklarını okula uğurlayabilir, seyahat edebilir, çalışmaya devam edebilir; kısacası yaşamlarının kontrolünü yeniden ellerine alabilir. Böbrek hastalığı, bir insanın hayatını durma noktasına getirmek zorunda değil. Periton diyalizi başta olmak üzere sunduğumuz evde tedavi seçenekleri, hastalarımıza yalnızca bir tedavi yöntemi değil, özgürlüklerini geri veriyor. Misyonumuz açık ve nettir: Tedaviyi hastanın hayatına entegre etmek; hastanın hayatını tedavinin etrafında şekillendirmek zorunda bırakmamak.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROSATOM, Geleceğin Teknolojileri Forumu'nda Vladimir Putin’e En Son Gelişmelerini Tanıttı  Haber

ROSATOM, Geleceğin Teknolojileri Forumu'nda Vladimir Putin’e En Son Gelişmelerini Tanıttı 

Bu yapılar, insan kök hücrelerini evrensel hücrelere “yeniden programlamayı” mümkün kılıyor ve bağışıklık reddine neden olmadıkları için herhangi bir hastaya uygun dokuların yetiştirilmesinde kullanılabiliyor. Bu başarı, tıpta büyük umutlara yol açıyor ve dünyanın en önemli gelişmelerinden biri olarak kabul ediliyor. Diğer sergiler arasında doku mühendisliğiyle üretilmiş bir kalp kapakçığı ve Rosatom uzmanlarının laboratuvar ortamında geliştirdiği bu kapakçık ile sağlık sistemini bir üst seviyeye taşıyacak minyatür enerji kaynakları olan ‘nükleer piller’ bulunuyor. Likhachev, “Rosatom bugün sağlık hizmetleri alanında öncü araştırma ve geliştirme çalışmaları yürütüyor ve her adımla geleceği daha da yakınlaştırıyor. Bilim insanlarımız gerçekten olağanüstü, çünkü hem vizyoner hem de hayalperestler. Fikirleri kağıt üzerinde kalmayıp çığır açan teknolojilere dönüşüyor. Tıbbi amaçlı aditif biyoteknoloji alanındaki çalışmaları, bilimsel düşüncenin teknolojik ilerlemenin temeli haline nasıl gelebileceği ve insanlığa fayda sağlayabileceğinin bir örneğidir” dedi. Tıbbi Cihazlar ve Hücresel Ürünler Bilimsel ve Üretim Merkezi (NIITFA A.Ş.) Müdürü Vladislav Parfenov da, “Genom düzenleme teknolojileri, hücreleri 'programlamamıza', yani onlara gerekli özellikleri kazandırmamıza olanak sağladı. Bu keşfin ölçeği, insanlığın atom alanındaki gelişmeleriyle kıyaslanabilir. Yakın gelecekte, hormon üreten bezlerin parçacıkları veya kalp dokusunun parçacıkları gibi insan vücudu için bireysel 'parçacıklar' yaratacağız. Yaşam kalitesini iyileştiren teknolojiler, yeni bir biyoekonominin temelini oluşturuyor. Disiplinlerarası sinerji sayesinde, geleceğin ekonomisi için sağlam bir temel oluşturabileceğimize inanıyoruz!” ifadelerini kullandı. Sergi turu, Erimiş Tuz Araştırma Reaktörü (MSRR) maketinin sunumunu da içeriyordu. Reaktörün, Krasnoyarsk Bölgesi'ndeki Zheleznogorsk şehrinde bulunan Çevre Çözümleri şirketi Madencilik ve Kimya Kombinesi'nde inşa edilmesi planlanıyor. Maket, uzun ömürlü ve en tehlikeli radyoaktif atıklar olan ve aynı zamanda reaktör yakıtı olarak da kullanılacak küçük aktinitlerin neredeyse tamamen “yakılmasına” olanak tanırken, aynı zamanda yüksek verimli elektrik üretimi sağlayan bu teknolojinin avantajlarını gösteriyor. Projenin teknolojik zorluğu, erimiş tuzun aşırı aşındırıcılığının üstesinden gelmek olduğu için Vladimir Putin'e gelecekteki reaktörün tasarımına dahil edilmesi planlanan yeni malzemeler de gösterildi. Putin’e, Leningrad Oblastı'ndaki Krasny Bor tehlikeli atık depolama sahasındaki çevresel zararları gidermek için Rosatom’un kullandığı gelişmiş teknolojiler de tanıtıldı. İnteraktif sergide, tesis için özel olarak tasarlanmış yüksek teknolojili bir altyapı gösterildi. Bu altyapı, arıtılmış suyun doğal su kaynaklarına geri dönüşünü sağlayan 13 aşamalı sıvı atık arıtma sistemini içeriyor. Sergide, arıtılmış suyun toplandığı Tosna Nehri'ne özgü bir tür olan iki canlı gümüş sazan balığı da yer aldı. Stantta ayrıca geri dönüştürülmüş atıklardan üretilen jeopolimer geri kazanım malzemeleri de sergilendi. Bu malzemeler doğal peyzajları restore etmek için kullanılabilir. Likhachev, Vladimir Putin'e, Rosatom'un denetiminden sorumlu olduğu ‘kuantum projesi’nin gelişimi hakkında bilgi verdi ve nükleer sanayinin kuantum hesaplama alanındaki pratik deneyimini sundu. Rusya'nın, Rus hükümetinin himayesinde bu alanda sistematik çalışmaların başladığı 2020 yılına kıyasla, küresel kuantum alanındaki konumunu temelden güçlendirdiği belirtildi. Ayrıca, Rusya'nın dört öncelikli platformda yedi prototip kuantum bilgisayara sahip olduğu ve işlemcilerden üçünün 70 veya daha fazla kübit kapasitesine ulaştığı ifade edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kamu Kurumlarına Yönelik Şiddet Alarm Veriyor Haber

Kamu Kurumlarına Yönelik Şiddet Alarm Veriyor

Yargı süreci devam eden ve hakkında yayın kısıtlaması bulunan son gelişmelerin ardından sivil toplum kuruluşlarından art arda açıklamalar gelmeye başladı. Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, yaptığı yazılı açıklamada şiddetin artık münferit bir sorun olmaktan çıktığını belirterek, tüm sivil toplum yapılarının ortak ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini vurguladı. Son dönemde kamu hizmeti sunan kurumlara ve görev başındaki çalışanlara yönelik artan şiddet vakaları, toplum vicdanında derin bir endişe yaratmaktadır. Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şiddetin hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını vurgulayarak tüm sivil toplum kuruluşlarına ortak duruş çağrısında bulundu. Akarken, “Görevini kamu adına, insan hayatına ve toplumsal geleceğe hizmet için icra eden çalışanlara yönelik her türlü şiddet, yalnızca bireysel bir saldırı değil; devletin kurumlarına, kamu düzenine ve toplumsal barışa yönelmiş bir tehdittir. Şiddetin normalleşmesine asla izin vermemeliyiz. Bu noktada yalnızca sendikaların değil, tüm sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve toplumsal paydaşların aralıksız şekilde ses yükseltmesi gerekmektedir.” dedi. “Kurumlara Yönelen Şiddet, Toplumsal Güvene Zarar Veriyor” Kamu hizmeti sunan alanlarda güven ortamının zedelenmesinin, hizmet kalitesini ve toplumsal huzuru doğrudan etkilediğini belirten Akarken, “Şiddetin önlenmesine yönelik daha etkin, caydırıcı ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmeli. Şiddet; sağlıkta, eğitimde, adliyede ya da herhangi bir kamu kurumunda yaşandığında yalnızca bir çalışanı değil, hizmet bekleyen milyonları da mağdur etmektedir. Güvenli çalışma ortamı sağlanmadan nitelikli kamu hizmetinden söz edilemez. Bu nedenle koruyucu ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.” İfadelerini kullandı. Sivil Toplum Kuruluşlarına Ortak Mücadele Çağrısı SAHİM-SEN olarak şiddete karşı sıfır tolerans ilkesini savunduklarını belirten Özlem Akarken, “Toplumsal vicdanı yaralayan her şiddet olayında ortak bir ses çıkarmak zorundayız. Bu mesele yalnızca bir meslek grubunun değil, tüm toplumun meselesidir. Tüm sivil toplum kuruluşlarını, meslek örgütlerini ve demokratik kitle yapılarını; kurumlara ve kamu çalışanlarına yönelik şiddete karşı kararlı ve aralıksız bir duruş sergilemeye davet ediyoruz. Şiddetin karşısında birlikte ve güçlü bir ses olmalıyız.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Sağlık Erişimine Yönelik Yeni Toplumsal Destek Modeli Başlıyor Haber

Türkiye’de Sağlık Erişimine Yönelik Yeni Toplumsal Destek Modeli Başlıyor

İmzalanan iş birliği kapsamında; Türkiye'de sağlık erişimine yönelik toplumsal destek modeli olan 'Sağlıkta El Ele' projesi hayata geçirilecek. Bir Halk Sağlığı inovasyonu olarak hayata geçen ve koruyucu sağlık yaklaşımını yaygınlaştırmayı amaçlayan Bir Adım Sağlık, Türkiye Sağlık Vakfı ile çok önemli bir iş birliği imzaladı. İmzalanan 'Sağlıkta El Ele' projesi; ihtiyaç sahipleri, bağışçılar ve sağlık profesyonellerini buluşturacak. Proje kapsamında; sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşayan bireylere düzenli tıbbi destek, evde bakım ve rehabilitasyon hizmeti sunulması hedefleniyor. Yeni bir toplumsal dayanışma modeli olarak konumlanan 'Sağlıkta El Ele' projesi, kronik hastalıklar, evde bakım ihtiyacı ve sosyoekonomik engeller nedeniyle sağlık hizmetlerine zamanında erişemeyen binlerce kişiyi kapsıyor. Bağışçıları, sağlık profesyonellerini ve ihtiyaç sahiplerini aynı çatı altında buluşturarak sürdürülebilir çözüm sunan proje ilk yılında 10.000 ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedefliyor. Uzun yıllardır sağlık alanında böyle önemli bir projeyi hayata geçirmek için çalıştığını vurgulayan Bir Adım Sağlık Genel Müdürü Ayşe Şengel; "Evde sağlık alanında uzun yıllara dayanan sahadaki deneyimimizle, ihtiyaç sahiplerine uzman kadrolarımızla ulaşacağız. Bu proje ile sağlık hizmetini sadece tedavi değil; erişilebilirlik, takip ve güven boyutlarıyla ele alıyoruz. Böyle bir projede tüm ekiplerimiz ve bilgimizle biz de elimizi taşın altına koymaktan mutluluk duyuyoruz." diye konuştu. Türkiye Sağlık Vakfı adına yaptığı açıklamada Vakıf Genel Başkanı Dr. Murat Balaban (Phd); "Türkiye'de giderek artan yaşlı nüfus ve kronik hastalık yükü, sürdürülebilir sağlık destek modellerini kritik hale getirmiştir. 'Sağlıkta El Ele' projesi ile hem sağlık hizmetlerine erişimi güçlendirmeyi hem de toplumsal dayanışmayı artırmayı hedefliyoruz." denildi. Proje kapsamında; hekim muayenesi ve tıbbi değerlendirme, mobil hemşirelik uygulamaları, fizik tedavi ve rehabilitasyon, evde refakat ve bakım hizmetleri ile sağlık eğitimi ve danışmanlık gibi alanlarda düzenli hizmet sunulması planlanıyor. Projenin fonlama ve raporlama süreçleri Türkiye Sağlık Vakfı tarafından yürütülürken, operasyonel sağlık hizmetleri Bir Adım Sağlık'ın uzman ekipleri tarafından sahada uygulanacak. Böylece şeffaf bağış modeli, düzenli raporlama, sağlık çıktılarının ölçümlenmesi ve kalıcı toplumsal etki hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir bir yapı oluşturulacak. 'Sağlıkta El Ele' Projesi, ilk yılında 10.000 ihtiyaç sahibine ulaşmanın yanı sıra; kronik hastalık yönetiminde düzenli takip sağlamayı ve evde bakım yükünü azaltmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

65 Yaş Üstü Kadıköylülere Evde Ücretsiz Kuaförlük Hizmeti Haber

65 Yaş Üstü Kadıköylülere Evde Ücretsiz Kuaförlük Hizmeti

Kadıköy Belediyesi, 2012 yılından bu yana ücretsiz olarak sunduğu Evde Kuaförlük Hizmeti ile yaşlı bireylerin kişisel bakımlarına destek sağlanıyor. Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütülen hizmet için profesyonel ekipler oluşturuluyor. Ekipler, belirlenen randevular doğrultusunda vatandaşların evlerine giderek saç kesimi, saç boyama, sakal tıraşı ile el ve ayak tırnak bakımı gibi kişisel bakım hizmetlerini yerinde gerçekleştiriyor. ÜCRETSİZ HİZMET Bugüne kadar Kadıköy’de ikamet eden 5 bin 320 kişiye toplam 35 bin 386 kez evde kuaförlük hizmeti sunuldu. Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar, Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nün 0216 349 61 67 ve 0216 357 35 04 numaralı telefonlarından bilgi alarak başvuruda bulunabiliyor. Kadıköy Belediyesi’nin Evde Kuaförlük hizmetinden Kadıköylüler ücretsiz faydalanıyor. Evde kuaförlük hizmetinden faydalanan 90 yaşındaki Hasan Hüseyin Gürsel, evde kuaförlük hizmetinden büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, belediyenin sunduğu desteğin kendisi için çok değerli olduğunu söyledi. “ÇOK BÜYÜK BİR DESTEK" Hasan Hüseyin Gürsel’in kızı Nagehan Gürsel ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Çok memnunuz. Babamı dışarıya götürmem çok zor; yürüyemiyor. Bu yüzden belediyenin bu hizmeti bizim için çok büyük bir kolaylık. Belediyeden çok memnunum, Allah razı olsun. Destek olduğunuz için çok mutluyum. Benim için büyük bir destek.” İLERİ YAŞTAKİ BİREYLERE YÖNELİK DESTEK HİZMETLERİ Kadıköy Belediyesi ayrıca 65 yaş üzeri vatandaşlar için; Evde Temizlik Hizmeti, Evde Sıcak Yemek Hizmeti, Evde Sağlık Hizmetleri ve tekerlekli sandalye kullanan yurttaşlar için Engelsiz Taksi Hizmeti sağlıyor. İleri yaştaki bireylerin toplumsal yaşama katılımını artırmak ve sağlıklı yaş almalarını desteklemek amacıyla Sosyal Yaşam Evleri hizmet veriyor. Ayrıca Huzur Vapuru Projesi ile yaş almış bireylerin boğaz turu yaparak sosyalleşmeleri hedefleniyor. Kadıköy’de artan Alzheimer hasta sayısına yanıt vermek amacıyla hizmet veren Alzheimer Merkezlerinde, hastalar ve hasta yakınlarına yönelik bilgilendirme toplantıları, seminerler ve fiziksel aktiviteler düzenleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de ‘Anne Taksi’ Uygulaması Başladı Haber

Nilüfer’de ‘Anne Taksi’ Uygulaması Başladı

Sosyal belediyecilik anlayışıyla geliştirilen uygulama kapsamında; kadın doğum ve çocuk bölümü bulunan devlet hastanelerinde randevusu olan, Nilüfer’de yaşayan anneler bu hizmetten ücretsiz olarak faydalanabiliyor. Anne Taksi hizmetinden yararlanmak isteyen anneler, en az bir gün öncesinden randevu oluşturarak evlerinden alınıp, sağlık kuruluşlarına güvenle ulaştırılıyor. Uygulama, özellikle hamilelik ve bebekli dönemlerde yaşanan ulaşım zorluklarını ortadan kaldırmayı hedefliyor. İKİZ ANNELERİ DE UNUTULMADI Anne Taksi uygulaması, annelerin ve anne adaylarının farklı ihtiyaçlarını gözeten yapısıyla da dikkat çekiyor. Araçlarda bebek koltuğu standart olarak yer alırken, ikiz bebeği olan anneler için çift bebek koltuğu da hazır bulunduruluyor. Anne Taksi araçlarında, hamile anne adaylarının yolculuklarını daha güvenli hale getirmek amacıyla hamile kemeri de yer alıyor. Böylece hem annenin hem de bebeğin güvenliği, yolculuk boyunca en üst düzeyde gözetiliyor. “HERKES İÇİN DAHA YAŞANABİLİR BİR KENT” Nilüfer’in, kadınların kent yaşamına eşit ve güvenle katılabildiği, hizmetlerin hayatın gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendiği bir kent olduğuna vurgu yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, şöyle devam etti: “Hamilelik ve bebekli dönem, kadınlar için hem fiziksel hem de duygusal olarak hassas bir süreç. Bu nedenle Anne Taksi’yi tasarlarken her annenin ihtiyacının aynı olmadığını göz önünde bulundurduk; ikiz annelerimizi, anne ve bebeğin güvenliğini, yolculuk sırasında yaşanan kaygıları düşündük. Bebek koltuğundan çift bebek koltuğuna, hamile kemerinden randevulu ve planlı ulaşıma kadar her ayrıntıyı bu anlayışla ele aldık. Çünkü kadınların kent yaşamına eşit ve güvenle katılabildiği, hizmetlerin hayatın gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendiği bir kent, herkes için daha yaşanabilir bir kenttir. Anne Taksi ile amacımız; annelerimizin ve anne adaylarımızın bu süreçte kendilerini yalnız hissetmemeleri, sağlık hizmetlerine güvenle erişmeleri ve Nilüfer’in her zaman yanlarında olduğunu bilmeleridir” dedi. Öte yandan acil sağlık hizmetleri dışında kullanılacak olan Anne Taksi uygulamasıyla ilgili bilgi almak ve randevu oluşturmak isteyenler, 0501 767 67 88 numaralı telefondan başvuru yapabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Belediye Ambulansları “Acil Yardım Ambulansı” Statüsüne Geçti Haber

Belediye Ambulansları “Acil Yardım Ambulansı” Statüsüne Geçti

T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği” çerçevesinde belediye bünyesinde bulunan dört ambulanstan üçü “Acil Yardım Ambulansı”, biri ise “Hasta Nakil Ambulansı” olarak hizmet vermeye devam ediyor. Eğitim desteği ve ambulans tanıtımı gerçekleştirildi T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği” kapsamında gerçekleştirilen dönüşüm sürecinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’ndan eğitim desteği talep edildi. Bu kapsamda, alanında uzman eğitmenler tarafından Büyükçekmece Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü personeline hem idari hem de uygulamalı eğitimler verildi. Düzenlenen programın sonunda, sürece katkı sunan İBB Sağlık İşleri Daire Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit’e plaket takdim edildi. Eğitimlerin ardından dönüştürülen ambulansların teknik ve operasyonel tanıtımları yapıldı. “Mavi şeritli ambulanslar, kırmızı şeritli ambulansa dönüştü’’ İBB Sağlık İşleri Daire Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, ambulanslarda tıbbi donanımın yükseldiğini belirterek şöyle konuştu: ‘’Sağlık Bakanlığı'nın mevzuatı gereği ambulanslarda bir değişim süreci yaşadık. Bugün sonucu itibariyle mavi şeritli ambulansların, kırmızı şeritli ambulansa dönüşümü gerçekleşti Büyükçekmece Belediyesi'nde. Bu ne demek? Ambulansların içindeki tıbbi donanım ve ekiplerin standardı değiştirildi aslında. Mavi şeritli ambulanslarla hasta taşırken tıbbi sorumluluk çok alt düzeydeydi ama şu anda mobil sağlık hizmeti diyebileceğimiz kırmızı şeritli ambulansların içerisinde solunum destek cihazından aspiratöre, bunun beraberinde defibrilatör, diğer tüm tıbbi donanım ilaçlar dahil olmak üzere ve bunları kullanmaya yetkin tıbbi personelin de içinde bulunduğu ambulanslardan bahsediyoruz. Dolayısıyla hasta güvenliği açısından, hastaların güvenli bir şekilde gitmesi gereken yere ulaşabilmesi için kıymetli bir hizmet diye düşünüyorum. Büyükçekmece Belediye’mize hayırlı olsun.’’ ‘’Bu önemli adım, sağlık alanındaki sorumluluğumuzu ileri seviyeye taşımıştır’’ Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, yapılan dönüşümün vatandaşlara daha hızlı ve etkin müdahale imkanı sağlayacağını ifade ederek şöyle konuştu: ‘’Bugün burada, belediyemizin sağlık hizmetleri adına son derece önemli ve gurur verici bir gelişmeyi paylaşmak üzere bir aradayız. Bünyemizde uzun süredir "Hasta Nakil Ambulansı" olarak hizmet veren araçlarımız, ilgili kanun ve yönetmeliklerin öngördüğü tüm teknik ve idari koşullar eksiksiz şekilde yerine getirilerek "Acil Yardım Ambulansı" statüsüne yükseltilmiştir. Bu dönüşüm, yalnızca araçlarımızın niteliğinin değişmesi değildir. Bu dönüşüm; acil durumlarda vatandaşımıza daha hızlı ulaşabilen, olay yerinde daha kapsamlı ve yetkin müdahale yapabilen, daha donanımlı bir belediye sağlık hizmeti sunabilmemiz anlamına gelmektedir. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan "Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği" doğrultusunda yürütülen bu süreçte, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’ndan eğitim desteği talep edilmiştir. Bugün itibariyle belediyemiz bünyesindeki dört ambulansın üçü Acil Yardım Ambulansı, biri ise Hasta Nakil Ambulansı olarak vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam etmektedir. Bu önemli adım, belediyemizin sağlık alanındaki sorumluluğunu daha ileri bir seviyeye taşıdığını göstermektedir. Çünkü biliyoruz ki; acil sağlık hizmetlerinde zaman, çoğu zaman hayat demektir. Vatandaşlarımızın en zor anlarında, en kritik dakikalarda yanlarında olabilmek; kamu hizmetinin en temel ve en vicdani sorumluluğudur. Bu sürece katkı sunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na, emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza ve fedakarca görev yapan sağlık personelimize teşekkür ediyorum. Yeni statüye kavuşan ambulanslarımızın ilçemize ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.