Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Hukuku

Kapsül Haber Ajansı - Sağlık Hukuku haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Hukuku haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Karı, Kimleri Nasıl Etkileyecek? Haber

Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Karı, Kimleri Nasıl Etkileyecek?

Peki, yürütmenin durdurulması kararı bu alanda faaliyet gösteren klinikleri, hastaneleri ya da aracı kuruluşları sorumluluktan kurtardı mı? Hayır. Yürütmenin durdurulması kararı yalnızca komplikasyon sigortası zorunluluğuna yönelik. İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, komplikasyon sigortasında, bundan sonraki süreç hakkında şu bilgileri verdi: ARTIK KOMPLİKASYON SİGORTASI ZORUNLU DEĞİL AMA… “Komplikasyon sigortası zorunluluğunun getirilmesiyle birlikte, aslında amaca çok da hizmet etmeyen ve yalnızca yönetmelikteki yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla çok düşük teminatlı, yetersiz sigortaların yapılmaya başlandığını görmüştük. Dolayısıyla yürütmenin durdurulması kararının bu anlamda olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz. Artık komplikasyon sigortasını zorunlu olarak yaptırmak durumunda değilsiniz. Ancak elbette isteğe bağlı olarak yaptırabilirsiniz. Komplikasyon sigortasının getirilme amacına baktığımızda, hastaların yaşayabilecekleri istenmeyen durumlar karşısında korunması, en azından ortaya çıkabilecek zararların bir sigortayla karşılanması ve hastaların gerektiğinde daha kolay bir şekilde Türkiye'ye gelebilmelerinin sağlanması hedeflenmişti. AMACA HİZMET ETMEDİ Peki, düzenleme bu amaca hizmet etti mi? Bence etmedi. Düzenlemenin yeterince netleştirilmemesi nedeniyle sigorta şirketleri açısından da hangi sigortanın yapılacağı, sigortanın nasıl düzenleneceği ve kapsamının nasıl belirleneceği gibi birçok konuda belirsizlik ortaya çıktı. Dolayısıyla uygulamada amacına tam olarak ulaşamayan bir düzenlemeyle karşı karşıya kaldık. Peki, yürütmenin durdurulması kararı sağlık turizmi alanındaki diğer sorumlulukların da ortadan kalktığı anlamına mı geliyor? Hayır. Burada yalnızca komplikasyon sigortasından bahsediyoruz. Bunun dışında kliniklerin, hastanelerin ve aracı kuruluşların yerine getirmesi gereken sorumluluklar ve yükümlülükler devam ediyor. Komplikasyon sigortası ilk getirildiğinde önemli bir hukuki tartışma da yaşandı. Komplikasyon, hukuken her durumda sorumluluk doğuran bir alan olarak değerlendirilmez. Bu nedenle, sorumluluk atfedilemeyen bir durum için neden zorunlu sigorta yaptırılması gerektiği sorgulandı. Komplikasyon dediğimiz şey, tıbbi müdahale sırasında gerekli özen gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçları ifade ediyor. Dolayısıyla, hukuki sorumluluğun bulunmadığı durumlarda neden ayrıca bir sigorta yükümlülüğü getirildiği ve bunun için neden ücret ödenmesi gerektiği tartışıldı. Hastaneler, hekimler, klinikler ve aracı kuruluşlar açısından bu yönde eleştiriler vardı. Nitekim açılan davada da bu hususlar dile getirildi ve yürütmenin durdurulması kararı verildi. KOMPLİKASYON DIŞINDAKİ ZORUNLULUKLAR Peki, sağlık turizmi dediğimizde bütün mesele komplikasyon sigortasından mı ibaret? Elbette değil. Sağlık turizmi oldukça kompleks bir yapı. Bu alanda faaliyet gösteren klinikler, hastaneler ve aracı kuruluşlar birçok farklı yükümlülüğü yerine getirmek durumunda. Bunların başında kişisel verilerin korunmasına ilişkin süreçler geliyor. Sağlık turizminde hastalara ait fotoğraf ve görüntülerin kullanılması sık karşılaşılan bir durum. Bu nedenle KVKK kapsamında kişisel verilerin korunmasına ilişkin süreçlerin doğru şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor. Bunun dışında aracı kuruluşlarla yapılan sözleşmeler ve alınan her bir hizmete ilişkin sözleşmelerin doğru şekilde hazırlanması gerekiyor. Bir diğer önemli konu ise tercüme hizmetleri. Hastalara yönelik tercümelerin doğru ve eksiksiz yapılması, alanında yetkin tercümanlarla çalışılması gerekiyor. Özellikle hizmet verilen ülkenin diline hâkim, mümkünse o dili ana dili düzeyinde konuşabilen kişilerin tercüman olarak görevlendirilmesi, ortaya çıkabilecek hukuki risklerin azaltılmasına katkı sağlayacaktır. Aynı şekilde hastaların olası ve öngörülebilir komplikasyonlar konusunda çok iyi aydınlatılması gerekiyor. Türk hukuku ve sağlık hukuku açısından yerine getirilmesi gereken birtakım işlemler bulunuyor. Aydınlatılmış onam formunun hazırlanması, hastanın yeterli ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesi ve gerekli süreçlerin eksiksiz yürütülmesi bunların başında geliyor. Bunların aynı zamanda hastaya kendi dilinde, doğru ve anlaşılır bir şekilde aktarılması gerekiyor. Hukuki danışmanlık açısından baktığımızda, mevzuatta açıkça zorunlu tutulmayan bazı tedbirlerin dahi hukuki riskleri azaltmak amacıyla alınmasını gerekli görüyoruz. Sonuç olarak komplikasyon sigortasına ilişkin yürütmenin durdurulması kararı, sağlık turizmi alanında faaliyet gösterenlerin üzerindeki gereksiz sayılabilecek bir yükü kaldırmış olabilir. Ancak bu karar, sağlık kuruluşlarının ve diğer ilgililerin komplikasyonlar veya sağlık turizmi kapsamındaki diğer süreçler açısından bütün sorumluluklarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Hasta, yaşadığı bir sorunla ilgili olarak her zaman dava açabilir ve hukuki yollara başvurabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlık Turizminde Hastanelerin En Sık Yaptığı Hukuki Hatalar Haber

Sağlık Turizminde Hastanelerin En Sık Yaptığı Hukuki Hatalar

Bu nedenle özellikle hastane, hasta ve hizmet alınan aracı kuruluşlar arasındaki sorumlulukların nasıl paylaşıldığı büyük önem taşıyor. İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, sağlık turizminde hastanelerin karşılaşabileceği hukuki riskler ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında şu bilgileri verdi: YOLCULUK VE KONAKLAMA “Hastanın, hastanenizden alacağı hizmet kapsamında Türkiye’ye nasıl geleceği ve ulaşımının nasıl sağlanacağı konusunda yapılan anlaşmalar önem taşıyor. Eğer bu konuda bir aracı kurumla çalışıyorsanız, aracı kurumla yaptığınız sözleşmeler de sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bunun yanında hastanın nerede konaklayacağı da önemli. Hasta hastaneniz bünyesinde mi kalacak, yoksa başka bir yerde konaklaması mı sağlanacak? Buna ilişkin yapılan anlaşmalar da sorumluluk kapsamına giriyor. Hastanın hastanede aldığı medikal hizmetten, tedavisinin ardından yeniden havalimanına ulaştırılmasına ve ülkesine dönmek üzere uçağa binmesine kadar geçen tüm süreçler, sunmayı taahhüt ettiğiniz hizmetin kapsamına göre sorumluluğunuzun bir parçası hâline gelebiliyor. ANLAŞMANIN KAPSAMI Burada dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri de hastayla yaptığınız anlaşmanın kapsamı. Eğer hastaya, ‘Biz bütün bu süreçleri yöneteceğiz ve bunun karşılığında size şu fiyatı veriyoruz’ diyorsanız ve bu hizmetleri sağlamayı taahhüt ediyorsanız, doğal olarak bu süreçlere ilişkin sorumluluğu da üstlenmiş oluyorsunuz. Elbette bir hastanenin bütün bu süreçleri tek başına yönetmesi beklenmiyor. Büyük ihtimalle bu hizmetlerin bir bölümünü başka kişi veya kuruluşlardan satın alacaksınız. SÖZLEŞMELER Peki, hizmet aldığınız kişi ve kuruluşlarla sorumluluğu nasıl paylaşacaksınız? İşte bu noktada sözleşmeler devreye giriyor. Sözleşmeleriniz son derece önemli. Sorumlulukların kimler arasında ve nasıl paylaşıldığını açıkça ortaya koyabilmeniz ve gerektiğinde bunu ispatlayabilecek durumda olmanız gerekiyor. Çünkü hasta sizi muhatap aldığı için herhangi bir sorunla karşılaştığında ilk başvuracağı taraf da büyük olasılıkla siz olacaksınız. REKLAM VE TANITIM Sağlık turizmi kapsamında reklam ve tanıtım faaliyetlerinin de hukuki sınırları bulunuyor. Bunun özellikle altını çizmek gerekiyor. Bu sınırlar içerisinde reklam ve tanıtım yaparken hastaya ait verileri kullanıyorsanız, bu verilerin de hukuka uygun şekilde işlenmesi ve yönetilmesi gerekiyor. Bununla bağlantılı olarak KVKK kapsamındaki süreçlerin de doğru şekilde yürütülmesi gerekiyor. Dolayısıyla yabancı bir hastadan ve sağlık turizminden söz ettiğimizde, standart bir hastaya uygulanan prosedürden daha kapsamlı ve kompleks bir süreçle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Sağlık turizminde hastanenin sorumluluğu yalnızca medikal sorumluluktan ibaret değil. Aynı zamanda idari, operasyonel ve hukuki sorumlulukların yanı sıra kişisel verilerin korunmasına ilişkin pek çok yükümlülüğü de beraberinde getiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Öncesi-Sonrası Görüntülerinin Paylaşımı Türk Hastada Yasak, Yabancı Hastada Serbest mi? Haber

Sağlıkta Öncesi-Sonrası Görüntülerinin Paylaşımı Türk Hastada Yasak, Yabancı Hastada Serbest mi?

İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut’a göre konu “yasak” ve “serbest” şeklinde ikiye ayrılacak kadar basit değil. Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerine ilişkin düzenlemeler, hasta görüntülerinin kullanımına önemli sınırlamalar getiriyor. Özellikle estetik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri ve benzeri alanlarda sık kullanılan öncesi-sonrası görüntüleri açısından uyulması gereken özel kurallar bulunuyor. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında yurt dışına yönelik gerçekleştirilen tanıtımlarda ise belirli şartlar altında farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor. Avukat Özge Özmen Korkut, sağlıkta öncesi-sonrası görüntülerinin paylaşımı konusunda önemli bilgiler verdi: SAĞLIK TURİZMİ YETKİ BELGESİ ÖNEMLİ “Yabancı hastalara yönelik tanıtım yapılabilmesi, hastanın yabancı olmasından dolayı otomatik olarak serbest hale gelmiyor. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında tanıtım yapacak sağlık kuruluşlarının ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekiyor. Tanıtımların yurt dışındaki hedef kitleye yönelik olması ve sağlık turizmine ilişkin kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Hasta mahremiyetinin korunması ve kişisel verilerin kullanılmasına ilişkin gerekli izinlerin alınması da sürecin temel şartları arasında yer alıyor. Dolayısıyla hastanın görüntülerinin kullanılmasına izin vermesi, sağlık kuruluşuna bu görüntüleri sınırsız şekilde kullanma hakkı vermiyor. ÖNCESİ-SONRASI FOTOĞRAFLARINDA KURALLAR VAR Öncesi-sonrası fotoğrafları sağlık sektöründe özellikle estetik işlemlerin sonuçlarını göstermek amacıyla kullanılıyor. Ancak bu görüntülerin yanıltıcı olmaması ve gerçeği yansıtması gerekiyor. Görüntüler üzerinde tedavinin veya işlemin sonucunu olduğundan farklı gösterecek düzenlemeler yapılması hukuki sorunlara yol açabiliyor. Öncesi ve sonrası fotoğraflarının mümkün olduğunca aynı teknik koşullarda çekilmesi de sonuçların yanıltıcı şekilde sunulmaması açısından önem taşıyor. Tıbbi müdahale veya ameliyat sırasında çekilen hasta görüntüleri konusunda ise çok daha sıkı sınırlamalar bulunuyor. “HASTA İZİN VERDİ” DEMEK YETERLİ DEĞİL Hasta görüntülerinin kullanılmasında en önemli konulardan biri verilen iznin kapsamı. Hastanın görüntülerinin hangi amaçla kullanılacağını bilmesi gerekiyor. Örneğin görüntüler yalnızca sağlık kuruluşunun internet sitesinde mi yayımlanacak, Instagram veya diğer sosyal medya hesaplarında mı kullanılacak, yoksa ücretli reklam kampanyalarında da yer alacak mı? Hangi fotoğraf veya videoların kullanılacağı ve kullanımın kapsamı gibi konuların hastaya açık şekilde anlatılması gerekiyor. Yabancı hastanın imzaladığı belgeyi anlaması gerekiyor SAĞLIK TURİZMİNDE BİR BAŞKA ÖNEMLİ KONU DİL Yabancı bir hastaya Türkçe hazırlanmış bir izin belgesinin imzalatılması, hastanın belgenin içeriğini gerçekten anladığını tek başına göstermeyebilir. Bu nedenle hastanın verdiği iznin kapsamını anlayabilmesi gerekiyor. Gerektiğinde belgelerin hastanın anlayabileceği dile çevrilmesi ve tercüman desteğinden yararlanılması önem taşıyor. REKLAM YAPILAN ÜLKENİN MEVZUATI DA DİKKATE ALINMALI Türkiye'deki mevzuata uygun şekilde hazırlanmış bir sağlık turizmi reklamının başka bir ülkede de otomatik olarak hukuka uygun olduğu varsayılamaz. Örneğin Türkiye'deki düzenlemelerin izin verdiği bir hasta görüntüsü kullanımına reklamın gösterildiği ülkede daha sıkı sınırlamalar getirilmiş olabilir. Bu durumda reklamın yayınlandığı veya hedeflendiği ülkenin sağlık reklamları, tüketicinin korunması ve kişisel verilerin kullanımına ilişkin mevzuatının da değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle uluslararası reklam kampanyalarında yalnızca Türkiye'deki mevzuata göre hareket etmek yeterli olmayabilir. SONUÇ: YABANCI HASTANIN GÖRÜNTÜSÜ SINIRSIZ ŞEKİLDE KULLANILAMAZ Sağlık turizminde yabancı hastaların öncesi-sonrası görüntülerinin kullanılması konusunda belirli imkânlar bulunması, bu görüntülerin sınırsız şekilde paylaşılabileceği anlamına gelmiyor. Yetki belgesi, reklamın hedef kitlesi, kullanılan platform, hasta mahremiyeti, kişisel verilerin korunması, hastanın bilgilendirilmesi ve gerekli rızanın alınması gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca reklamın yayınlandığı ülkenin mevzuatı da dikkate alınmalı. Kısacası mesele, “Türk hastanın görüntüsü yasak, yabancı hastanın görüntüsü serbest” şeklinde basit bir ayrıma indirgenemeyecek kadar kapsamlı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlık Turizminde Kredi Kartı Dolandırıcılığına Dikkat! Haber

Sağlık Turizminde Kredi Kartı Dolandırıcılığına Dikkat!

İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, son dönemde, bu durumla karşılaşan hastanelerin, kliniklerin, aracı kuruluşların ne yapması gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi: “Hasta ülkesine döndükten sonra eğer ki süreçten memnun kalmadıysa ya da yüksek tedavi masraflarını geri alabilmek adına; ‘Ben bu hizmeti almadım’ ya da ‘Ayıplı hizmet aldım. O yüzden paramın iade edilmesini istiyorum’ diyerek kendi bankasına başvuruda bulunuyor. Banka da bunun üzerine sizin bankanıza başvuru yapıyor. Böyle bir hizmetin sunulup sunulmadığının ispatlanması isteniyor. Peki sağlık kuruluşları ve acenteler ne yapabilirler? Hastanın gelişinden gidişine kadar tüm süreçlerin ayrıntılı bir şekilde kayıt altına alınmış olması oldukça önemli. Özellikle hastanın onam formları, hastanın kabulüne ilişkin belgeleri, hastanın açık rızalarına ilişkin metinlerinin net bir şekilde yer alması ve bunların da bankanıza sunulması gerekiyor. Dikkat! Banka hizmetin ayıplı olup olmadığının tespitini yapamaz. Bu konu mahkemenin görev alanı. Ancak sizin bu hizmeti hiç vermediğinize kanaat getirirse ters ibraz sürecini başlatabilir ve para size teslim edilmeden iade edilebilir. Dolayısıyla belgelerinizi eksisiz ve doğru bir şekilde oluşturmanız oldukça önemli. Çünkü hasta ülkesine döndükten sonra başınıza ne geleceğini bilemeyebilirsiniz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Reklam Bitti Mi? Haber

Sağlıkta Reklam Bitti Mi?

Sosyal medya çağında hekimler, klinikler, estetik merkezleri ve sağlık kuruluşları kendilerini tanıtmanın yolunu buluyor; reklam ile bilgilendirme arasındaki çizgi her geçen gün biraz daha silikleşiyordu. Kasım 2025’te yürürlüğe giren Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, işte tam bu noktada devreye girdi. Ve açıkça şunu söyledi: “Sağlıkta reklam yok. Bilgilendirme var. Ama o da sınırlı.” İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, sağlıkta reklam konusunda önemli bilgiler verdi: SPONSORLU İÇERİK YASAK “Yeni yönetmelik, yalnızca klasik reklamları değil; örtülü, dolaylı ve dijital reklamları da kapsayan geniş bir yasak alanı tanımlıyor. Web siteleri, sosyal medya hesapları, videolar, influencer iş birlikleri, hasta yorumları, teşekkür mesajları… Hepsi artık mercek altında. Eskiden “bilgilendirme” denilerek yapılan pek çok paylaşım, yeni düzenleme ile doğrudan reklam sayılıyor. Örneğin: “En iyi”, “en başarılı”, “en çok tercih edilen” gibi ifadeler,Öncesi–sonrası görseller,Hasta memnuniyeti videoları,Kampanya, indirim ve promosyon duyuruları,Sponsorlu sosyal medya içerikleri. Bunların tamamı, sağlık hizmeti sunumunda yasaklı alan olarak kabul ediliyor. Peki hekimler ve sağlık kuruluşları hiç mi konuşamayacak? Hayır. Yönetmelik burada önemli bir denge kuruyor. Bilgilendirme serbest, yönlendirme yasak. Genel sağlık bilgileri, koruyucu hekimlik, hastalık süreçlerine dair bilimsel ve nesnel açıklamalar yapılabiliyor. Ancak bu paylaşımlar, doğrudan ya da dolaylı şekilde bir hizmet talebi yaratmamalı, kişiyi veya kurumu öne çıkarmamalı, tercih yönlendirmesi içermemeli. Asıl dikkat çekici düzenleme ise sosyal medya tarafında. Artık sağlık alanında: Sponsorlu içerik yok,Hasta yorumları yok,“Başarı hikâyesi” anlatıları yok,Abartılı görsel ve filtrelerle algı yönetimi yok. Bu, alışılmış dijital pazarlama refleksleri açısından ciddi bir kırılma. Ancak kamu sağlığı ve hasta güvenliği açısından bakıldığında, gecikmiş ama gerekli bir adım. SAĞLIK TURİZMİNDE TANITIM SERBEST AMA… Yönetmelik bir istisna da getiriyor: uluslararası sağlık turizmi. Yurt dışına yönelik, yabancı dilde ve Türkiye’de yaşayanları hedeflemeyen bilgilendirici tanıtımlar belirli şartlarla mümkün. Ancak burada da “reklam” değil, bilgi verme esas alınıyor. En kritik mesaj ise yaptırımlar kısmında gizli. Yeni dönemde ihlaller yalnızca etik tartışma konusu değil; idari para cezaları, faaliyet durdurma ve yetki iptali gibi somut sonuçlar doğurabiliyor. Denetimler özellikle dijital mecralar üzerinden sıkılaştırılmış durumda. SAĞLIKTA PAZARLAMA DÖNEMİ BİTTİ Özetle: Sağlıkta reklam bitmedi belki ama eski bildiğimiz haliyle kesinlikle sona erdi. Yeni dönem; daha sessiz, daha ölçülü, daha etik bir iletişim dili istiyor. Bu düzenleme, “kendini pazarlayan” değil; bilgiyi doğru ve sorumlu şekilde paylaşan sağlık profesyonellerini öne çıkaracak. Ve belki de en önemlisi, hastayı bir müşteri değil, hak sahibi bir birey olarak yeniden merkeze koyacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.