Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Sigortası

Kapsül Haber Ajansı - Sağlık Sigortası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Sigortası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Garanti BBVA Emeklilik, Ameliyat Sigortası ile Farklı Sağlık İhtiyaçlarına Alternatif Çözüm Sunuyor Haber

Garanti BBVA Emeklilik, Ameliyat Sigortası ile Farklı Sağlık İhtiyaçlarına Alternatif Çözüm Sunuyor

Ürün; ameliyat, maluliyet ve yaşam kaybı teminatlarının yanı sıra ücretsiz check-up, ücretsiz diş bakım paketi ve United Health Global sağlık networküne erişim sunuyor. Garanti BBVA Emeklilik, sağlık sigortası alanında daha spesifik ihtiyaçlara yanıt vermek amacıyla geliştirdiği Ameliyat Sigortası ürününü Garanti BBVA Mobil’e ekledi. Uçtan uca dijital olarak sunulan ürün, hastanede yatış gerektiren birçok cerrahi operasyonda teminat tutarı doğrultusunda toplu ödeme imkânı sağlıyor. Ameliyat Sigortası kapsamında; yatış gerektiren cerrahi müdahaleler ile kaza veya hastalık sonucu oluşabilecek maluliyet durumlarında sigortalıya, yaşam kaybı halinde ise hak sahiplerine poliçede belirtilen teminat tutarı ödeniyor. Kişiye özel paket seçenekleriyle 100 bin TL’ye kadar kaza veya hastalık sonucu maluliyet teminatı, 1 milyon TL’ye kadar ameliyat teminatı sunan bu ürün ile sigortalılar, alacakları toplu ödemeyi ameliyat sonrası ek masraflar ya da farklı ihtiyaçları için kullanabiliyor. Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı, ürünle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sağlık alanındaki ihtiyaçların giderek daha çeşitlendiği ve kişiselleştiği bir dönemdeyiz. Müşterilerimizin hayatın farklı evrelerinde karşılaşabilecekleri risklere, daha esnek ve erişilebilir çözümlerle yanıt vermeyi önceliklendiriyoruz. Ameliyat Sigortası’nı, tam da bu bakış açısıyla; belirli bir ihtiyaca odaklanan, anlaşılır ve ulaşılabilir bir ürün olarak hayata geçirdik. Müşterilerimizin finansal yolculuklarının her adımında yanlarında olmaya, değişen yaşam dinamiklerine uyum sağlayan, dijital ve yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyoruz.” Poliçe kapsamında ayrıca yılda bir kez geçerli olmak üzere ücretsiz check-up hizmeti, ücretsiz diş bakım paketi ve United Health Global sağlık networküne erişim de sunuluyor. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası gibi geniş kapsamlı ancak maliyeti biraz daha yüksek ürünlere kıyasla, Ameliyat Sigortası; belirli sağlık ihtiyaçlarına odaklanan, daha az masraflı bir alternatif olarak konumlanıyor. Garanti BBVA Emeklilik Ameliyat Sigortası, Garanti BBVA Mobil üzerinden hızlı ve kolay bir şekilde yaptırılabiliyor.

Sompo Sigorta, 2025’te Pazar Payını Artırarak İlk 5’te Yerini Pekiştirdi Haber

Sompo Sigorta, 2025’te Pazar Payını Artırarak İlk 5’te Yerini Pekiştirdi

Pazar payını yüzde 5’e yükselten şirket, Türkiye sigorta sektörünün en büyük 5 şirketi arasındaki konumunu pekiştirdi. 2026 yılında kasko poliçe adedini 1,2 milyona, toplam müşteri sayısını ise 3,5 milyona çıkarmayı hedefliyor. Ekonomik öngörülebilirliğin arttığı ve finansal istikrarın güçlendiği 2025 yılında sigorta sektörü büyümesini sürdürdü. Enflasyondaki düşüş eğilimi ve artan risk bilinci, hayat dışı sigorta pazarında prim üretimini destekledi. Yılın ilk 11 ayında hayat dışı sigorta sektörü 894 milyar TL prim üretimiyle yüzde 43 büyürken, artan araç satışlarının etkisiyle otomotiv sigortaları sektördeki büyümenin lokomotifi oldu; tamamlayıcı sağlık ve yangın branşlarında da prim ve poliçe adetleri arttı. Bu tablo içinde Sompo Sigorta, sektör ortalamasının üzerinde bir performans göstererek prim üretimini yüzde 46 artırdı. 51,3 milyar TL üretimle, pazar payını yüzde 5’e yükselten şirket; özellikle oto sigortalarındaki teknik disiplin, hasar yönetimi ve müşteri deneyimi odağındaki düzenlemelerle güçlü sonuçlara ulaşarak büyüme ivmesini artırdı. “2025 yılı, Sompo tarihinde rekorlar kırdığımız bir yıl oldu” Sompo Sigorta Genel Müdürü Fahri Uğur, 2025 yılını değerlendirdiği açıklamasında 2,9 milyon müşteri ve 950 bin kasko adedine ulaştıklarını belirterek “2025 hedeflerimizin üzerine çıktığımız verimli bir yıl oldu. Özellikle kasko branşında 15,1 milyar TL prim üretimi ve yüzde 68 büyümeyle tarihimizin en yüksek kasko pazar payı seviyesine ulaştık. Rekabetin yoğun olduğu bu dönemde, hasar yönetimi ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımımızla güçlü bir performans ortaya koyduk. 1.300’ü aşkın oto servisinden oluşan yaygın ağımız sayesinde hasar süreçlerini hızlı ve şeffaf bir şekilde yönetiyoruz. TSB verilerine göre Kasko ödeme sürelerinde sektörde 23 gün ile en hızlı 4. şirketiz. Tüm bunlarla beraber 2025 yılında 3,8 milyon yaşayan poliçemiz bulunuyor. Prim üretimimiz, poliçe adetlerimiz, müşteri ve acente sayılarımızdaki artışla Sompo Türkiye tarihinde rekorlar kırdığımız bir yıl oldu. 2026 yılında da aynı büyüme ivmesini sürdürmeyi planlıyoruz.” dedi. Son üç yılda acente sayısını 2 kattan fazla artırdıklarına dikkat çeken Uğur, 6.500 acente ile saha erişimini ve etkinliklerini önemli ölçüde desteklediklerini söyledi. Fahri Uğur konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Bu büyümeyi yalnızca sayısal değil, niteliksel bir dönüşüm olarak ele alıyoruz. Acentelerimizi uzun vadeli iş ortaklarımız olarak konumlandırıyor; daha donanımlı, daha danışmanlık odaklı bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” ‘Normale Dön’ ile hayatın akışına güçlü bir vurgu: “Sompo Sigorta ile Hayat Yolunda” Geçtiğimiz yıl marka yatırımlarını hızlandıran ve gerçekleştirdiği çalışmalarla marka sıralamasında yerini bir sıra üste taşıyan Sompo Sigorta, 2026 yılına da güçlü bir iletişim kampanyasıyla giriyor. Sompo Sigorta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Burak Bayhan, yeni iletişim kampanyası ‘Normale Dön’ ile ilgili açıklamalarda bulundu; “Bu kampanyanın çıkış noktasında, hayatın normal akışının ne kadar kıymetli olduğu içgörüsü yer alıyor. Çoğu zaman fark edilmeden yaşanan bu konforun değeri, bir kaza ya da beklenmedik bir durumla karşılaşıldığında çok daha net anlaşılıyor. ‘Normale Dön’ ile Sompo’nun sigortalılarına yalnızca teminat değil, hayatlarına hızla geri dönebilmelerini sağlayan bir güven sunduğunu anlatmak istedik. Kampanyayı kasko ile başlatırken müşteri deneyimi odağımızı ve hızlı çözüm anlayışımızı merkeze aldık; yıl içinde bu yaklaşımı tamamlayıcı sağlık sigortası iletişimiyle genişleterek, Sompo’nun farklı sigorta alanlarında da aynı kalite ve hızla hizmet sunduğunu vurgulamayı hedefliyoruz. Amacımız, Sompo’yu müşterilerin ilk aklına gelen ve doğrudan talep ettiği sigorta markası haline getirmek.” Bayhan konuşmasında, geçtiğimiz yılın sonunda hayata geçirilen Sompo Club sadakat programına da dikkat çekti. Program kapsamında acentelere ve poliçe sahiplerine, sigortanın ötesine geçen farklı alanlarda özel avantajlar ve farklılaştırılmış fırsatlar sunulduğunu ifade etti. 25 marka anlaşmasıyla hayata geçen ve bu sayının her geçen gün arttığını belirten Bayhan, Sompo Club’ın hem müşteri bağlılığını hem de acente ekosistemini destekleyen, bütüncül bir yapı olarak kurgulandığının altını çizdi. Sompo Club, müşterilerine poliçe alımlarında puan kazandırırken bu puanların Sompo ve anlaşmalı markalarda indirim olarak kullanılmasını sağlıyor. Program ayrıca hasar anında sunulan hasar deneyim uzmanı desteği ve seçili servislerdeki ayrıcalıklar ile müşteri deneyimini uçtan uca güçlendiriyor. 2026’da odağında büyüme ve müşteri deneyimi var Sompo Sigorta, 2026 yılında da kurumsal büyümeyi merkeze alan bir yol haritası izlemeyi hedefliyor. Bu kapsamda şirket, oto branşındaki güçlü konumunu pekiştirmeyi, sağlık alanındaki mevcut pozisyonunu güçlendirmeyi ve tüm kategorilerde müşteri deneyimini uçtan uca geliştirmeyi önceliklendiriyor. Büyümenin yalnızca hacimle değil; teknik disiplin, hizmet kalitesi ve dengeli portföy yapısıyla desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda Sompo Sigorta, 2026 yılında kasko poliçe adedini 1,2 milyon seviyesine, toplam müşteri sayısını ise 3,5 milyona çıkarmayı hedefliyor. Sompo Club aracılığıyla müşteri deneyiminin iyileştirilmesi, sadakat ve bağlılığın artırılması da öncelikli başlıklar arasında yer alırken; şirket hem bireysel hem de kurumsal segmentte daha derin ve uzun vadeli müşteri ilişkileri kurmayı hedefliyor.

MESS’ten Çağrı:  “Metal Sektöründe Çarklar Durmasın” Haber

MESS’ten Çağrı: “Metal Sektöründe Çarklar Durmasın”

Metal sektöründe 150 binden fazla çalışanı ilgilendiren MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri 13 Ekim 2025 tarihinde başlamıştı. Altmış günlük yasal müzakere sürecinde anlaşma sağlanamayınca, uyuşmazlık tutanağı tutularak süreç arabulucuya taşınmıştı. Arabuluculuk süreci de anlaşma sağlanamadan sona erdi. MESS tarafından yapılan basın açıklamasında, “Türkiye’nin en köklü işveren sendikası olarak, üyelerimizin ve çalışma arkadaşlarımızın kalıcı refahı için, üretimin ve istihdamın korunması için, çalışma barışı için, sanayimiz ve ülkemiz için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu doğrultuda, hatırlanacağı üzere daha evvel MESS olarak zor zamanlarda her daim işçilerimizin yanlarında olduk. Ara dönemde yapılan ücret düzeltmeleri ve kıdem zamları, sözleşme imzası öncesi yapılan avans ödemesi, özel sağlık sigortası, çalışma arkadaşlarımızın çocuklarına burs gibi birçoğu halen ülkemizde ilk ve yeni birtakım uygulamalarla, ihtiyaç duyulduğu her zaman taşın altına elimizi koyduk” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, MESS üyelerinin sektörde örnek gösterilen yan hak ve sosyal yardımlara sahip, işçisine en değer veren kurumlar arasında yer aldığı belirtilerek; “MESS olarak bugüne kadar daima işçilerimizi ön planda tuttuk. İkramiye, sağlık sigortası, çocukları için karşılıksız burs, ailelerle birlikte ücretsiz tatil, kanuni sürelerin üzerindeki fazla mesai ücretleri, yakacak yardımı, yıllık izin yardımı, Kurban Bayramı yardımı, Ramazan Bayramı yardımı, öğrenim ve çocuk yardımı, mevzuatın üzerinde yıllık izin hakları, askerlik, evlenme ve doğum yardımı gibi sektörde örnek gösterilen birçok sosyal yardımı uygulamaya aldık” denildi. “Tamam mı, Devam mı” Senesi Açıklamada imalat sanayi ve bunun en önemli parçası olan üyelerinin son dönemde mevcut maliyetleri yönetmekte zorlanır hale geldiği vurgulanarak; “İmalat sanayinde işgücü maliyetleri döviz bazında tarihi zirvelere ulaşmıştır. İşçilik giderlerinin toplam işletme giderleri içindeki payı son yıllarda kademeli olarak artış göstermiş ve bu işgücü maliyeti seviyesi ile sanayimiz, üretim ve ihracat bakımından rekabette zorlanmaktadır. İlave olarak, kayıt dışı çalışan işletmeler ve sendikal örgütlü olmayan işyerleri ile maliyet farkları sebebiyle, koşullar zorlu hale gelmiştir. Global gelişmelerin de etkisiyle, ana sanayi ve yan sanayi, beyaz eşya ve demir-çelik gibi imalat sanayinin lokomotifi sektörlerde çarklar yavaşlamıştır. Çalışma arkadaşlarımızın da durumunun farkındayız. Ancak, içinde bulunulan koşullarda sanayicimiz üretime ve ihracata devam etmekte zorluklar yaşamaktadır.” saptaması yapıldı. Açıklama şöyle devam etti: “Önceki yıllardan çok daha zor bir müzakere süreci yürütülürken, sosyal diyaloğu ve istişare kültürünü artırmak, çalışma barışını bozmadan yapıcı yaklaşımlar sergilemek ve bu dönemi en az hasarla kapatmaya çalışmak; hepimizin önceliğidir. Bu çerçevede, müzakerelere başlamadan çok önce, yıl boyunca muhatabımız üç işçi sendikasına, işverenlerin içinde bulunduğu zorlu koşulları ayrıntılarıyla anlattık. Müzakereler sırasında da bu hususları ve sanayicinin bir can suyuna ihtiyaç duyduğunu tekrar tekrar vurguladık. Her fırsatta, muhatap işçi sendikalarına sanayimizin durumunu göz önünde bulundurmaları amacıyla samimi çağrıda bulunarak, sanayinin “Tamam mı, Devam mı” senesi olan bu dönemde, sağduyulu bir yaklaşıma davet ettik. Bu doğrultuda, işlerin ve istihdamın devamlılığı, ülkemizin rekabetçiliğinin korunması ve fabrikaların ayakta kalabilmesi için birinci 6 aya ilişkin %10 olarak önerdiğimiz ücret zammı teklifimizi, tüm imkanlarımızı zorlamak suretiyle, iki kez revize ederek %18’e kadar artırdık. Bu zam oranı sadece 6 aylık olup, üzerine ikinci 6 aylık zam oranı ilave gelecektir. Ayrıca yıllık %25 olarak önerdiğimiz sosyal yardımlara ilişkin artış teklifimizi de %33 seviyesine çıkardık. Yaptığımız nihai tekliften sonra çalışma arkadaşlarımızın ortalama gelirinin brüt 87.000 TL seviyelerine ulaşacağını belirtmek isteriz. Yaklaşık enflasyon öngörüleri doğrultusunda, üzerine ikinci 6 aylık zam geldiğinde, bu tutar brüt 97.000 TL seviyelerine ulaşacaktır. İşçi olmadan işveren olmaz, işveren olmadan işçi olmaz. Ülkemizde ve çalışma yaşamında köklü bir geçmişe sahip olan muhatap işçi sendikalarımızın da ellerini taşın altına koymadığı takdirde, bu sürecin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi mümkün olmayacaktır. MESS olarak her zaman ‘İşçi olmadan işveren olmaz, işveren olmadan işçi olmaz’ düsturuyla hareket ediyoruz. Yıl boyunca ve müzakereler süresince sanayimizin içinde bulunduğu zor koşulları tekrar tekrar anlattığımız muhatap işçi sendikalarının da tekliflerimizi değerlendirirken sağduyulu hareket edeceğine dair inancımızı koruyoruz. İmzalanacak Toplu Sözleşme ile sanayimizin, işçilerimizin refahını sürdürebilecek ve ülkemizi daha ileriye taşıyabilecek günlerine tekrar kavuşması için var gücümüzle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çerçevede, sürecin masa başında sonuçlanması amacıyla her türlü çabayı sarf etmeye devam edeceğiz.”

Allianz’dan Çocuklara Ebeveynlerinden Bağımsız Sigortalanma Özgürlüğü Haber

Allianz’dan Çocuklara Ebeveynlerinden Bağımsız Sigortalanma Özgürlüğü

Türkiye geneline yayılan yaklaşık 7.500 anlaşmalı kurum ağı ve yenilikçi çözümleriyle müşterilerinin yaşam boyu sağlık ortağı olmayı hedefleyen Allianz Türkiye, sağlık sigortalarında bir yeniliği daha hayata geçirdi. Yapılan yeni düzenlemeyle artık aileler kendi mevcut sigorta durumlarından bağımsız olarak çocuklarını Allianz’ın sunduğu kapsamlı sağlık hizmetleriyle güvence altına alabiliyor. Sağlık ihtiyaçları, hele de çocuklar söz konusu olduğunda ertelenebilir ihtiyaçlar değil. Bu nedenle sağlık sigortası ailelere hem koruyucu bir kalkan görevi ile yardımcı oluyor hem de doğru zamanda harekete geçme imkanı veriyor. Çocukların ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine erişebilmelerine imkan sağlayan bu yenilik sayesinde, artık çocuklar da ebeveynlerinin sigorta durumuna bağlı kalmadan, Allianz’ın sunduğu yeni nesil sigorta deneyimiyle tanışabiliyor. Emrah Gökmen: “Artık aileler çocukları için en uygun güvenceyi seçme şansına sahip” Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen, yapılan yenilikle ilgili olarak, “Çocukların tek başına sigortalanabilmesi, pek çok ebeveyni özgürleştirdi ve onlara yeni bir seçenek sundu. Artık aileler, çocukları için ihtiyaçlarına en uygun sağlık güvencesini seçme şansına sahip. Ebeveynlerin, işverenleri tarafından yapılmış ayrı bir grup sağlık poliçesi olsa da, farklı bir şirketten kendilerine ait bir bireysel sağlık sigortası olsa da; çocuklarını, Allianz’ın sunduğu deneyim ve güvenle buluşturmak için tek başına sigortalayabilecekler. Bizim için en büyük mutluluk, ailelerin sağlık yolculuğunu kolaylaştırmak ve onlara gerçekten nefes aldıran çözümler sunmak” dedi. Bu yenilik sayesinde Allianz, çocukların sağlık güvencesini daha erişilebilir, daha esnek ve daha bağımsız bir yapıya kavuşturarak ailelerin ihtiyaçlarına modern, güçlü ve kapsayıcı bir yanıt vermeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Poliçe İptali, Prim İadesi, Geciken Ödemeler… Şikayetler Neden Tırmanıyor? Haber

Poliçe İptali, Prim İadesi, Geciken Ödemeler… Şikayetler Neden Tırmanıyor?

Şikayetvar, sigortacılık sektörüyle ilgili verilerini açıkladı. Verilere göre, son 7 haftada sigorta sektörüne yönelik şikayetler yüzde 20 oranında yükseldi. Önceki 7 haftada 6 bin 212 olan şikayet sayısı son 7 haftada 7 bin 433’e ulaştı. Artışta; sigorta primlerindeki yükseliş, poliçe iptali ve iade süreçlerinde yaşanan sorunlar ile hasar ve ödeme işlemlerindeki gecikmelerin etkili olduğu gözlemlendi. Platform tarafından yapılan değerlendirmeye göre, özellikle araç ve sağlık sigortalarında artan maliyetler tüketicilerin tepkisini çekerken, otomatik poliçe yenilemeleri, izinsiz tahsilatlar ve müşteri hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar da şikayetlerin yoğunlaşmasına neden oluyor. Ekonomik koşulların yarattığı hassasiyet ve dijital şikayet platformlarının daha aktif kullanılması da artışın diğer nedenleri arasında gösteriliyor. Sigorta firmalarıyla ilgili en çok şikayet edilen konular neler? Onaysız / izinsiz poliçe düzenlenmesi ve otomatik yenileme: En fazla şikayet edilen konuların başında, sigorta şirketlerinin müşterilerin haberi veya onayı olmadan konut, trafik, kasko veya DASK poliçelerini düzenlemesi ya da yenilemesi geliyor. Bu tür durumlarda hesaplardan izinsiz para çekildiği de sıkça belirtiliyor. Poliçe iptali ve prim iadesi sorunları: Poliçe iptali talep edilmesine rağmen prim iadesinin yapılmaması, iadenin yanlış hesaba aktarılması ya da uzun süre bekleterek müşteriyi zor durumda bırakılması şeklinde şikayetler oldukça yaygın. Sağlık sigortası ödeme / provizyon problemleri: Tamamlayıcı veya özel sağlık sigortası kapsamında uygun işlemlerin reddedilmesi, provizyon süreçlerinde gecikme ya da evrak talepleri nedeniyle ödeme yapılmaması çok sayıda şikayet konusu. Ayrıca bekleme süreleri nedeniyle tedavilerin karşılanmaması da bildiriliyor. Hasar, ekspertiz ve kasko süreçleri: Trafik ve kasko sigortalarında eksper atama sürecinin uzunluğu, kusur oranlarının hatalı belirlenmesi, onarım süreçlerinde gecikme ve ödeme problemleri konusunda şikayet var. Ayrıca ikame araç temin edilmeme gibi ek hizmetlerde sorun yaşandığı rapor ediliyor. Müşteri hizmetlerine ulaşamama / iletişim sorunları: Sigorta şirketlerinin müşteri hizmetlerine bağlanamama, çağrı cevaplama gecikmeleri ve iletişim eksikliği ile ilgili çok sayıda şikayet mevcut. Bu sorunlar, poliçe iptali ve hasar taleplerinin çözümünü zorlaştırdığı için tüketicileri fazlasıyla rahatsız ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Türkiye'den KOBİ'lere ve Farklı Ölçeklerdeki Kurumlara Özel Çözümler Haber

Allianz Türkiye'den KOBİ'lere ve Farklı Ölçeklerdeki Kurumlara Özel Çözümler

Türkiye'nin dört bir yanındaki KOBİ’lerden büyük ölçekli işletmelere kadar her kurumun ihtiyacına göre Grup Sağlık Sigortası çözümleri üreten Allianz Türkiye, Grup Özel Sağlık Sigortası ürünleri ile hem kapsamlı hem de esnek planlar sunuyor. 5 kişi ve üzeri gruplar için tasarlanan Bireysel Grup Sigortası çözümleri, bireysel ürün satın alır gibi farklı teminat ve planlarla sunulurken, prim ve vergi avantajı da kazandırıyor. İşverenlerin bütçelerine göre farklı prim seçenekleri sunarak çalışanlarının sağlık masraflarını güvence altına alan Allianz Grup Sağlık Sigortası ile ilgili mevzuatta öngörülen koşullar çerçevesinde kurumlar, belirli vergi avantajlarından da yararlanabiliyor. Bireysel Grup Sigortası ürünü sahibi sigortalılar da yine aynı şekilde kendi vergi matrahlarındaki limitler dahilinde vergi avantajı elde edebiliyor. İki farklı ürünle işverene ve çalışanlara alternatif çözümler; Allianz Grup Sağlık Sigortası: 10 kişi ve üzeri çalışanı bulunan kurumlara sunulan Grup Sağlık Sigortası ürünlerinde maliyet ve hizmet avantajlarını firma talepleriyle modüler hale getiren Allianz Türkiye, Tamamlayıcı Sağlık, Özel Sağlık ve her ikisini de birleştiren Karma Sağlık Sigortası ürün seçenekleriyle esnek Grup Sağlık çözümleri sunuyor. Allianz Bireysel Grup Sağlık Sigortası: 5 kişi ve üzeri çalışanı bulunan kurumlara sunulan Bireysel Grup Sağlık Sigortası; işverenleri primlerini karşılamasa bile sağlık sigortası almak isteyen çalışanlar ve topluluk üyeleri için özel olarak tasarlandı. Bu çözümle sigortalı adayları, Özel Sağlık ya da Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ürünlerinde istedikleri planı uygulayarak, Bireysel Sağlık Sigortası avantajlarına uygun fiyatlarla erişme imkânı bulabiliyor. Allianz Türkiye müşterilerine pek çok avantaj ve hizmet sunuyor Katılım Payı Olmadan Hizmet: Anlaşmalı uzman hekim muayeneleri ve laboratuvar hizmetlerinde katılım payı alınmıyor, böylece sigortalılar ek maliyet olmadan sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor.Ömür Boyu Yenileme Garantisi: Belirli şartları sağlayan sigortalılar için ömür boyu yenileme garantisi sunuluyor.Mini Check-up Paketi: Sigortalılar, yılda bir kez akciğer grafisi, EKG, tam kan sayımı ve tam idrar testi gibi sağlık testlerinden faydalanarak sağlık durumlarını takip edebiliyor.Diş Bakım Paketi: Diş muayenesi, diş taşı temizliği ve röntgen hizmetleri sigortalıların ağız ve diş sağlığını korumalarına yardımcı oluyor.Allianz Bebeği Uygulaması: Allianz Bireysel Grup ve Grup Sağlık poliçelerinde, şartları sağlayan bebekler poliçe kapsamına dahil edilerek “Allianz Bebeği” olarak kabul ediliyor. Doğum tarihinden itibaren ilk 30 günlük süre içerisinde yapılacak başvurularda doğumsal hastalık ve rahatsızlıklar da kapsam altına alınıyor.Yenidoğan ve Anne Bakımı Hizmetleri: Yenidoğan ve anne bakımına yönelik kapsamlı hizmetler sunuluyor.Dijital Sağlık Platformu: Allianz’ım uygulaması üzerinden uzman doktor görüşmeleri, psikolojik destek, diyetisyen hizmeti ve semptom sorgulama gibi dijital sağlık hizmetleri sunuluyor.Sadakat Programı ve Sağlık Blogu: Allianz 365 sadakat programı ile Allianzlılara indirimler ve "Seninle Güzel" sağlık blogu ile güncel sağlık bilgileri sağlanıyor. Emrah Gökmen: Sağlık Sigortası kurumlar için stratejik bir yatırım Sağlık sigortasının kurumları, verimlilik, finansal yönetim ve itibar anlamında güçlendiren uzun vadeli bir yatırım olduğunu söyleyen Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen, “Geniş ekosistemimiz ve kapsayıcı çözümlerimizle müşterilerimizin yaşam boyu sağlık ortağı olmayı hedefliyoruz. Allianz’ı tercih eden yaklaşık 2,3 milyon sağlık müşterimizin şirketimizle geçirdiği süre ortalama 15 yıl. Bu süre, müşterilerimizin yaşam boyu bize duyduğu güveni gösteriyor. Bu güvenin yarattığı sorumluluğun bilinciyle müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik, kapsayıcı çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Grup Sağlık ve Bireysel Grup Sağlık Sigortalarımız da bu yaklaşımla kurumlara sunduğumuz ürünler. Bu sigortalar; kurumların çalışanlarıyla bağını güçlendirmek, çalışan memnuniyetini ve verimliliği artırarak işveren markası itibarını yükseltmek için yapacağı stratejik yatırımlardan biri. Kurumlar hem pek çok avantajdan yararlanabiliyor hem de çalışanlarına, global arenada Interbrand listesinde 7 yıl üst üste 'Dünyanın 1 Numaralı Global Sigorta Markası' seçilen ve Türkiye’de 6 yıl üst üste sadakat lideri olan Allianz Türkiye’nin sağlık ailesine dahil olmanın ayrıcalıklarını sunarak katma değer yaratıyor" dedi. Allianz Türkiye sağlığı misyon ediniyor Her ölçekten kurumun bütçesine ve beklentisine uygun esnek çözümler sunmayı misyon edinen Allianz Türkiye, profesyonel satış kanalı ağı ve dijital hizmet anlayışı ile Türkiye’de en iyi özel sağlık hizmetlerine en uygun maliyetlerle ulaşılmasını hedefliyor. Türkiye genelinde yaklaşık 10.000 anlaşmalı sağlık kurum ağı bulunan ve yenilikçi çözümleriyle müşterilerinin yaşam boyu sağlık ortağı olmayı amaçlayan Allianz Türkiye, Grup ve Bireysel Grup Sağlık Sigortası alanındaki yatırımları ve sürekli iyileştirme çalışmaları ile toplumun sağlıklı yaşamını desteklemeyi ve sektördeki liderliğini sürdürmeyi hedefliyor.

Allianz Türkiye, Yapay Zekâ Desteği ile 100 Milyon Provizyon Sayısına Ulaştı Haber

Allianz Türkiye, Yapay Zekâ Desteği ile 100 Milyon Provizyon Sayısına Ulaştı

Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Fahri Kaan Toker, geliştirdikleri Smart STP sisteminin sahip olduğu ölçek ve etki düzeyiyle sadece Allianz bünyesinde değil, sigorta sektöründe de benzeri görülmemiş bir dönüşüm yaratacağını söyledi. Yeni nesil sigortacılığa öncülük eden Allianz Türkiye tüm iş süreçlerinde veri odaklı bir şirket olma hedefiyle yapay zekâ teknolojilerine yatırım yapmaya devam ediyor. Bu vizyonla hayata geçirdiği Smart STP projesiyle sağlık sigortası provizyon süreçlerini, yapay zekâ desteği ile insan eli değmeden %92 otomasyonla yürüten şirket, sigorta sektöründe yapay zekâ kullanımında da standartları yeniden belirliyor. 2025 yılı içerisinde 100 milyonuncu provizyon sayısına ulaşan Allianz Türkiye, Smart STP desteği ile sağlık sigortalılarının provizyon taleplerini saniyeler içerisinde yanıtlıyor ve böylece hastanede onay bekleme süreci de ortadan kalkmış oluyor. Derin öğrenme algoritmalarından yeni nesil mimariye kadar uzanan güçlü teknik altyapısı ile Smart STP, sürekli kendini geliştiren ve ölçeklenebilen bir sistem olarak tasarlandı. Yapay zekâ projelerine 3 yılda 3 milyon euro yatırım Dijitalleşme yolculuklarını her noktada derinleştirerek, sigorta sektöründe teknolojiye yön veren bir şirket olma vizyonuyla hareket ettiklerini söyleyen Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Fahri Kaan Toker, “Allianz Türkiye olarak yapay zekâyı teknolojiden öte görüyor, bu teknolojileri insana değer katmak ve sektörün ekonomik çıktılarını yeniden şekillendirmek için kullanıyoruz. Bu vizyon, geleceğin sigortacılığını bugünden mümkün kılıyor. Veriyi daha iyi kararlara dönüştüren bir organizasyon olmak için yapay zekâ projelerine son 3 yılda 3 milyon euro yatırım yaptık ve bu yatırımlar sayesinde edindiğimiz deneyimi artık değere dönüştürmeye başladık. Bu noktadan sonra tüm operasyonlarımızı ve iş yapış şeklimizi “yapay zekâ penceresinden” bakarak yapacak şekilde değiştiriyoruz. Sigorta gibi insan hayatına doğrudan dokunan bir sektörde, sigortalılarımızın bugünden yarına hayatlarına eşlik etme hedefiyle teknolojiyi daha akıllı, daha hızlı, daha insana yakın bir sistem inşa etmek amacıyla etkin bir şekilde kullanmaya devam ediyoruz.” dedi. Smart STP stratejik bir dönüşüm aracı İnovatif projeler ve yaratılan dönüşümlerle müşteri deneyimi yolculuğunu uçtan uca yeniden tasarladıklarını söyleyen Toker, Smart STP projesinin de bu anlamda sigorta sektöründe yeni bir kilometre taşı olduğunu belirterek, “2,3 milyon sigortalımızın sağlık alanında ilk tercihi Allianz Türkiye. Bu sorumlulukla, sağlık sigortacılığı gibi insan hayatına doğrudan dokunan bir alanda teknolojiyi, insan dokunuşunu kaybetmeden daha fazlasını sunabilmek amacıyla kullanıyoruz. Bu anlayışla geliştirdiğimiz Smart STP projesiyle Türk sigorta sektöründe sağlık sigortası provizyon süreçlerinde karar verme mekanizmasını %92 otomasyona çıkartan ilk yapay zekâ destekli sistemi hayata geçirdik. Allianz Türkiye, yapay zekâ ile bugüne dek 10 milyondan fazla sağlık tazminat başvurusunu insan eli değmeden işleyen Smart STP’nin de desteğiyle kısa bir süre içerisinde 100 milyonuncu provizyon onayına ulaştı. Smart STP projemiz sadece teknolojik bir yenilik değil; aynı zamanda stratejik bir dönüşüm aracı olarak da bizi gururlandırıyor. Sektörümüzde yapay zekâ destekli otomasyonun önünü açan ilk proje olarak umuyoruz ki gelecekteki dijitalleşme girişimlerine de ilham verecek.” dedi. Yaptıkları altyapı yaptırımları ile performanslı, güvenilir ve verimli yapay zekâ uygulamaları geliştirdiklerini söyleyen Toker, “Bu altyapı, veri gizliliğinin şirketin kontrolünde kalmasını sağlayarak kişisel verilerin korunması açısından kritik bir avantaj sağlıyor. Bu yaklaşım, yapay zekânın tamamen bir asistan gibi davranmasını sağlayarak kontrolün insanda kalmasını temin ediyor ve sektörümüzde iş verimliliği, veri güvenliği, etik ve şeffaf yapay zekâ kullanımı açısından da yeni bir standart belirliyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.