Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Sağlık Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk ve ABD İş ve Siyaset Dünyası New Jersey’de Bir Araya Geldi Haber

Türk ve ABD İş ve Siyaset Dünyası New Jersey’de Bir Araya Geldi

T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde Türk-Amerikan İş Adamları Derneği – Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) organizasyonuyla 21 Eylül’de düzenlenen “Türkiye–ABD İş Dünyasının Küresel Buluşma Noktası” temalı Global Business Summit New York 2026, Türkiye’den 3 bakanın yanı sıra ABD’den üst düzey kamu, diplomasi ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile ABD arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılması için özel sektörün desteğiyle çalıştıklarını söyledi. Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu kapsamında düzenlenen ABD ziyareti sırasında, T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, TABA-AmCham organizasyonu ile New Jersey’de Crowne Plaza Englewood’da düzenlenen Global Business Summit New York 2026 yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye ve ABD’den kamu, diplomasi, sivil toplum ve iş dünyası temsilcilerini buluşturan zirveye Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun yanı sıra TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ile Amerika’dan siyaset ve iş dünyasından önemli isimler katıldı. BOLAT: “100 MİLYAR DOLARLIK HEDEFE ULAŞMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ” Zirvede bir konuşma yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin son yıllarda önemli gelişme gösterdiğini belirtti. ABD'nin Türkiye için önemli bir ticaret ortağı olduğunu vurgulayan Bolat, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin geçen yıl 38 milyar doları aştığını, bu yıl da 42-43 milyar dolar olmasının beklendiğini aktardı. Bolat, hizmet ticareti de dahil edildiğinde ikili ticaretin 47 milyar dolara ulaştığını bildirdi. İki ülke arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacminin hedeflendiğine dikkat çeken Bolat, "Bizler de elbette özel sektörümüzün büyük desteğiyle bu hedefe ulaşmak için çok çalışıyoruz. Hükümet yetkilileri olarak görevimiz; daha fazla ticaret, daha fazla yatırım, daha fazla hizmet, daha fazla ulaşım, teknoloji ve enerji dahil olmak üzere her alanda daha fazla işbirliği için işletmelerin önünü açmaktır." diye konuştu. Bolat, hedefin yalnızca mal ticaretinin artırılması olmadığını; karşılıklı yatırımlar, hizmetler, teknoloji, enerji, finans, imalat ve dijital ekonomi alanlarında iş birliklerinin geliştirilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Amerikan şirketleri için Türkiye'nin imalat, enerji, finans, tarım, hizmetler ve dijital sektörlerde önemli yatırım potansiyeli taşıdığını belirten Bolat, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha ileri bir noktaya taşınması gerektiğini ifade etti. GÜRLEK: “HUKUKİ ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK YATIRIM İÇİN ÖNEMLİ” Adalet Bakanı Akın Gürlek, iş dünyasına yönelik konuşmasında yatırım ortamında hukuk güvenliği ve öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti. Gürlek, ticari uyuşmazlıkların daha hızlı çözüme kavuşturulması ve iş dünyasının yargı süreçlerinde zaman kaybetmemesi amacıyla yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, iş insanlarının bir kısım spekülasyonlarla Türkiye'ye yatırım yapmasının engellendiğini gördüklerini belirterek, "Bu konuda kesinlikle Türkiye hukuk alanında dünyada, Avrupa'da en güvenilir, öngörülebilir ülke." ifadesini kullandı. Gürlek, yatırımcılar konusunda da yeni düzenlemeler yaptıklarına işaret ederek, şöyle devam etti: "Özellikle şu an dünyada yaşanan büyük bir savaş krizi var. Bu savaş krizinden dolayı sermayenin ülkemize rahat girişi ve aynı zamanda yatırımcının, girişimcinin de Türkiye'ye geldiği zaman özellikle hukuk alanında zorlanmaması için bir kısım düzenlemeleri hayata geçirdik. Özellikle iş adamlarımızın rahatça hukuk öngörülebilirliği, hukuk güvenliği konusunda Türkiye'de yatırım yapması için Adalet Bakanlığı olarak elimizden geldiğince yeni sistemde düzenlemeler konusunda çalışıyoruz." MEMİŞOĞLU: “SAĞLIK ALANINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİ VAR” Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ise Türkiye'nin sağlık altyapısı ve sağlık hizmetlerindeki kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ile ABD arasında sağlık teknolojileri, sağlık hizmetleri, yatırım, bilgi ve tecrübe paylaşımı gibi alanlarda önemli iş birliği imkanları bulunduğunu belirten Memişoğlu, iki ülkenin sağlık alanındaki kapasitesinin birbirini tamamlayabilecek nitelikte olduğunu ifade etti. SANLI: “TÜRKİYE, ABD İÇİN STRATEJİK BİR YATIRIM VE TEKNOLOJİ ORTAĞIDIR” Bakanların ardından söz alan TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, küresel ekonominin büyük bir dönüşümden geçtiğini belirterek, “Korumacı politikalar, gümrük vergileri, değişen ticaret politikaları, teknolojik rekabet, enerji güvenliği ve tedarik zincirlerindeki dönüşümler, ülkelerin ve şirketlerin yatırım kararlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu yeni dönemde, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ilişkilere daha geniş bir perspektiften bakmamız gerekmektedir” diye konuştu. Türkiye’nin ABD için yalnızca güvenilir bir müttefik ve önemli bir pazar olmadığını vurgulayan Sanlı, "Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ile yatırım, ticaret, imalat, teknoloji ve enerji alanlarında güçlü ve uzun vadeli bir ortaklık geliştirmek istemektedir. TABA-AmCham üyelerimiz arasında; Amerika Birleşik Devletleri’nde banka kurmak veya satın almak, liman kurmak veya satın almak, üniversite kurmak veya mevcut eğitim kurumlarına yatırım yapmak ile turizm, demir-çelik, alüminyum, işlenmiş gıda, tekstil, hazır giyim ve finansal girişimlere yatırım yapmak isteyen girişimciler ve yatırımcılar bulunmaktadır. Bu durum, Türk iş dünyasının Amerika Birleşik Devletleri’nde uzun vadeli yatırımlar yapma, üretim ve istihdam yaratma ve kalıcı değer üretme kararlılığını açıkça göstermektedir. TABA-AmCham olarak sorumluluğumuz, bu yatırım taleplerini doğru kurumlarla buluşturmak, iki ülkenin iş dünyalarını bir araya getirmek ve somut ortaklıklar için fırsatlar yaratmaktır." ifadelerini kullandı. “TÜRK GİRİŞİMCİLERİN DAHA GÜÇLÜ DESTEK GÖRMESİNİ İSTİYORUZ” TABA AmCham Başkanı Sanlı, finans sektörünün desteğinin önemine işaret ederek konuşmasına şöyle devam etti: “Türk girişimcilerin finansman, yatırım danışmanlığı hizmetleri ve sermayeye erişim konularında daha güçlü destek görmesini istiyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nde yatırım yapmak, üretmek ve kalıcı değer yaratmak istiyoruz. Bu vizyonun Washington’da daha güçlü bir şekilde iletilmesi de çok önemlidir. Bugün burada ortaya koyduğumuz vizyon açıktır: Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ortaklığı daha güçlü, daha geniş ve daha stratejik bir ortaklığa dönüştürmek. İlerlemenin yolu; daha fazla ticaret, yatırım, ortak imalat, teknoloji, enerji ve iş dünyalarımız arasındaki daha güçlü bağlantılardan geçmektedir. TABA-AmCham olarak bu sürecin bir parçası olmaya ve iki ülkenin iş dünyalarını birbirine daha da yakınlaştırmaya devam edeceğiz. Zirvemizin yeni yatırımlara, yeni ortaklıklara ve Türkiye-ABD ekonomik ortaklığının daha da güçlenmesine vesile olmasını dilerim.” ABD’Lİ SİYASETÇİ VE İŞ DÜNYASI TEMSİLCİLERİNDEN TÜRKİYE VURGUSU Zirvede ABD tarafından da önemli isimler yer aldı. New Jersey Eyalet Senatörü Gordon M. Johnson ile Morris County Bölge Komiseri ve TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Tayfun Selen, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik, ticari ve toplumsal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Finans ve iş dünyasından Bank of America Ticari Bankacılık Bölümü Kıdemli Başkan Yardımcısı Asgar Hussain, stratejik risk yönetimi firması Straife'ın İş Geliştirme Genel Müdürü Jason Fuller, US Capital Global Başkan Yardımcısı Michael Cacciaguida da kendi uzmanlık alanları çerçevesinde Türkiye-ABD ekonomik ilişkileri ve yeni iş fırsatlarına ilişkin görüşlerini paylaştı. BRUCE E. FEIN’DEN TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNE HUKUKİ PERSPEKTİF Zirvenin konuşmacıları arasında Anayasa Hukukçusu ve ABD Adalet Bakanlığı Eski Başsavcı Yardımcısı Bruce E. Fein de yer aldı. Fein, zirvede Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerini hukuk ve anayasa perspektifinden katılımcılarla paylaştı. PLAKETLER BAKAN BOLAT TARAFINDAN TAKDİM EDİLDİ Programın sonunda zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür plaketi takdim edildi. İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın ile Fuzul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal başta olmak üzere katkı sağlayan isimlere plaketleri T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı tarafından verildi. Programa katılan bakanlar ve protokol mensuplarına da plaket takdim edildi. Sanlı, zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan tüm kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, organizasyonun Türkiye ile ABD iş dünyası arasındaki yeni bağlantıların kurulmasına katkı sunduğunu belirtti. HİSART CANLI TARİH MÜZESİ İLE İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ Programın son bölümünde TABA-AmCham üyeleri Sena Şahin, Burhan Tanışman, Nihal Gezer Taşçı, Yusuf Uygun, Ümit Derundere ve Çağatay Bahri Aydın'a üyelik sertifika ve rozetleri takdim edildi. Ortak kültür ve sanat projelerinin gerçekleştirilmesi ve TABA-AmCham üyelerine ayrıcalıklı hizmetler sunulması amacıyla, Hisart Canlı Tarih Müzesi Kurucusu ve TABA-AmCham Kültür-Sanat Komitesi Başkanı H. Nejat Çuhadaroğlu ile TABA-AmCham arasında iş birliği protokolü imzalandı. Etkinlik, Türk ve Amerikan iş dünyası temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği görüşmeler ve networking buluşmalarıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huawei’den Sağlık Alanında İki Yeni Hamle: Terve Research ve Watch D3 Tanıtıldı Haber

Huawei’den Sağlık Alanında İki Yeni Hamle: Terve Research ve Watch D3 Tanıtıldı

Huawei, Avrupa Kardiyoloji Derneği Kongresi’nde dijital sağlık alanındaki yeni çalışmalarını duyurdu. Şirket, akademik araştırmalara destek verecek Terve Research platformunu tanıtırken tansiyon takibi yapabilen yeni akıllı saati HUAWEI WATCH D3’ü de görücüye çıkardı. Huawei, teknoloji ile sağlık araştırmalarını buluşturacak iki yeni projesini ESC Kongresi 2026 kapsamında açıkladı. Bunlardan ilki, Avrupa’daki üniversiteler ve sağlık kuruluşları için geliştirilen Terve Research platformu oldu. Şirket aynı etkinlikte, bilekten tansiyon takibine odaklanan yeni akıllı saati HUAWEI WATCH D3’ü tanıttı. Cihazın 2 Eylül 2026’dan itibaren dünya genelinde satışa sunulacağı bildirildi. Avrupa genelinde sağlık araştırmaları yapılacak Adını Fince “sağlık” kelimesinden alan Terve Research, araştırmacılar ile Huawei akıllı saat kullanıcılarını ortak çalışmalarda buluşturacak. Üniversiteler ve sağlık kuruluşları platform üzerinden geniş katılımlı araştırmalar başlatabilecek, gönüllü kullanıcıları çalışmalara davet edebilecek ve akıllı saatlerden elde edilen verileri inceleyebilecek. Araştırmalar iki farklı şekilde yürütülebilecek. Kapalı çalışmalarda katılımcılar araştırma ekibi tarafından belirlenecek ve gerekli cihazlar kendilerine verilecek. Açık çalışmalarda ise Avrupa’daki uygun Huawei akıllı saat kullanıcıları, Terve Research uygulamasında yayımlanan projeleri inceleyerek gönüllü biçimde katılabilecek. Katılımcıların onay vermesinin ardından araştırma için gerekli bilgiler kimlikten arındırılarak toplanacak. Huawei, bu yöntemin gönüllülere ulaşmayı kolaylaştıracağını, araştırma maliyetlerini azaltacağını ve daha geniş kitlelerle çalışma yapılmasına imkân sağlayacağını belirtiyor. Platformu bağımsız bir şirket yönetecek Terve Research, Huawei tarafından finanse edilmesine rağmen Avrupa merkezli sağlık teknolojileri şirketi Thryve tarafından bağımsız biçimde yönetilecek. Platformun sağlık verilerinin kullanımı konusunda Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’ne uygun çalışacağı açıklandı. Bilgi güvenliği ve kalite yönetimi alanlarında ISO 27001 ve ISO 9001 belgelerine sahip olduğu da belirtildi. Huawei akıllı saatleriyle doğrudan bağlantılı çalışacak sistem, araştırmalarda kullanılan verilerin aynı standartlarda toplanmasını amaçlıyor. İlk iki araştırma eylülde başlayacak Terve Research üzerinden yürütülecek ilk çalışmaların eylül ayında başlaması planlanıyor. Zürih Üniversite Hastanesinden Profesör Ramin Khatami’nin yöneteceği araştırmada, uyku saatlerindeki düzensizliğin kalp sağlığı ve metabolizma üzerindeki etkileri incelenecek. Çalışmada özellikle hafta içi ve hafta sonu uyku düzeni arasındaki farklılıklara odaklanılacak. Profesör Tomasz Guzik’in liderliğindeki diğer araştırmada ise fiziksel hareketlilik ile kalp ve damar hastalıklarına ilişkin riskler arasındaki bağ ele alınacak. Akıllı saatlerden alınan verilerle farklı egzersiz alışkanlıklarının kalp sağlığı üzerindeki etkileri değerlendirilecek. Watch D3 tansiyon takibine odaklanıyor Huawei’nin etkinlikte tanıttığı bir diğer yenilik ise HUAWEI WATCH D3 oldu. İnce gövdesi ve hafif kayışıyla günlük kullanıma uygun şekilde tasarlanan saat, üç farklı renk seçeneğiyle sunulacak. Yeni model dinlenme sırasında, gün boyunca ve egzersizin öncesiyle sonrasında tansiyon ölçümü yapabiliyor. Huawei, cihazın kalp atışının yükseldiği durumlarda da ölçüm doğruluğunu koruyacak şekilde geliştirildiğini belirtiyor. Watch D3, kullanıcının egzersiz öncesi ve sonrasındaki değerlerini karşılaştırarak hareket yoğunluğu konusunda kişiselleştirilmiş öneriler de sunacak. Şirkete göre cihaz, egzersizle bağlantılı tansiyon takibi alanındaki ilgili ISO standartlarını karşılayan dünyadaki ilk ürün olma özelliğini taşıyor. Ani sıcaklık değişimlerinde kullanıcıyı uyaracak Tıbbi cihaz kapsamında CE işareti taşıyan HUAWEI WATCH D3, yüksek rakıma çıkıldığında veya hava sıcaklığı aniden değiştiğinde kullanıcıya tansiyonunu ölçmesi yönünde hatırlatma yapabilecek. Saatte ayrıca geliştirilmiş uyku takibi, genel sağlık görünümü ve duygusal iyilik halini izlemeye yardımcı olacak yeni özellikler bulunacak. Bu özelliklere ilişkin ayrıntıların resmi lansman sırasında paylaşılacağı açıklandı. Huawei, dijital sağlık alanındaki çalışmalarını dünya genelinde 160’tan fazla sağlık ve araştırma kuruluşuyla yürüttüğü iş birlikleri üzerine kuruyor. Terve Research ile gerçek yaşamdan elde edilen sağlık verilerinin bilimsel araştırmalarda daha geniş ölçekte kullanılması, Watch D3 ile de gelişmiş sağlık takibinin günlük yaşamda daha ulaşılabilir hale gelmesi hedefleniyor. Akıllı saat tarafından sunulan ölçüm ve uyarıların doktor muayenesi veya tıbbi teşhisin yerine geçmediğini de hatırlatmak gerekiyor.

Türkiye’den Çıkan Genç Girişimci, Yapay Zeka Sağlık Alanında Uluslararası İlgi Görüyor Haber

Türkiye’den Çıkan Genç Girişimci, Yapay Zeka Sağlık Alanında Uluslararası İlgi Görüyor

21 yaşındaki Çoban tarafından kurulan BioSmile AI, kısa süre önce Türkiye’deki yaklaşık “50 diş kliniğinde pilot test sürecine” girdi. Girişim, sağlık alanında yapay zekanın daha erişilebilir, anlaşılır ve uygulanabilir hale gelmesi hedefiyle yola çıktı. BioSmile AI’ın ismi, 2026 yılında katıldığı ‘IDEX Uluslararası Dental Fuarı’ ile sektör çevrelerinde daha geniş kitlelere ulaşmaya başladı. Fuarda gördüğü ilgi, Türkiye’den çıkan genç teknoloji girişimlerinin global pazarda nasıl karşılık bulabileceğini göstermesi açısından dikkat çekici bulundu. Kurucu Bahattin Berke Çoban, BioSmile AI’ın çıkış noktasını şu sözlerle anlatıyor: “Bizim için mesele yalnızca bir yazılım geliştirmek değil. Türkiye’den çıkan bir teknolojinin dünyada karşılık bulabileceğini göstermek istiyoruz. Sağlık alanında yapay zekanın doğru, güvenilir ve faydalı şekilde konumlanması gerektiğine inanıyoruz.” Şirketleşme sürecini tamamlayan BioSmile AI, Türkiye merkezli bir sağlık teknolojileri girişimi olarak büyüme yolculuğunu sürdürüyor. Girişim, önümüzdeki dönemde hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarda yeni iş birlikleriyle adını daha fazla duyurmayı hedefliyor. Genç yaşta attığı adımlarla dikkat çeken Bahattin Berke Çoban, BioSmile AI ile Türkiye’den çıkan yeni nesil girişimcilik hikayelerinden birine imza atıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Açık Holding'de İki Stratejik Atama Haber

Açık Holding'de İki Stratejik Atama

Yeni organizasyon yapısı doğrultusunda Boreas Genel Müdürü Selçuk Şentürk, Açık Holding Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Chief Operating Officer olarak atanırken, Boreas’ın Genel Müdürlük görevine teknoloji sektörünün deneyimli yöneticilerinden İsmail Yamangil getirildi. Dijital dönüşüm, veri merkezi yatırımları ve sürdürülebilir teknoloji çözümlerinin küresel ölçekte önem kazandığı bir dönemde Açık Holding, büyüyen operasyonlarını daha entegre bir yapıyla yönetmeyi hedefliyor. Telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri, havacılık ve savunma sanayii, dijital altyapı teknolojileri, sağlık ve sağlık teknolojileri, mühendislik, inşaat ve gayrimenkul ile turizm olmak üzere stratejik sektörlerde faaliyet gösteren Açık Holding, yeni liderlik yapılanmasıyla operasyonel mükemmeliyet, çeviklik ve grup genelinde entegre iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Operasyonel Yönetim Selçuk Şentürk’e Emanet Açık Holding’in önde gelen şirketleri CES İleri Kompozit ve Boreas’ta gerçekleştirdiği başarılı dönüşüm projeleri ve operasyonel yönetim performansıyla dikkat çeken Selçuk Şentürk, yeni görevinde Açık Holding bünyesindeki tüm iştiraklerin operasyonel süreçlerinden sorumlu olacak. Şentürk, veriye dayalı yönetim modelleri, süreç optimizasyonu, sürdürülebilirlik programları ve uluslararası operasyonların koordinasyonuna liderlik edecek. Boreas’ta Yeni Dönem: İsmail Yamangil İklimlendirme teknolojileri ve veri merkezi altyapı çözümleri alanında faaliyet gösteren Boreas’ın uluslararası ölçekte büyüme stratejisini bir sonraki aşamaya taşımak amacıyla, Schneider Electric’te (Türkiye ve Orta Asya) Genel Müdür rolü de dahil olmak üzere uzun yıllar çeşitli üst düzey görevlerde bulunan Yamangil, Boreas Genel Müdürü olarak göreve başladı. Açık Holding yönetimi tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu atamaların grubun küresel büyüme hedefleri, teknoloji odaklı yatırım stratejileri ve sürdürülebilir değer yaratma vizyonuna önemli katkı sağlayacağı belirtildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi 10. Yılında Yeni Başarı Hikayeleri Yarattı Haber

ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi 10. Yılında Yeni Başarı Hikayeleri Yarattı

Sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren For Physician birincilik ödülünü alırken, şirketlerle serbest çalışanları buluşturan yetenek platformu Jobtogo ikincilik, sürdürülebilir üretim teknolojileri geliştiren Factory of Us ise üçüncülük ödülünün sahibi oldu. Üniversite öğrencilerinin yaşam maliyetlerini azaltmaya yönelik sosyal etki modeli geliştiren Odi ise Jüri Özel Etki Ödülü'ne layık görüldü. Program kapsamında birinci olan girişime ÜNLÜ & Co tarafından 50 bin dolar yatırım yapılacak. Türkiye’nin öncü yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi gruplarından ÜNLÜ & Co; kadınların teknoloji ve girişimcilik ekosisteminde daha güçlü temsil edilmesini desteklemek amacıyla Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle yürüttüğü ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi ile girişimcilere eğitim, mentorluk, yatırımcı erişimi ve büyüme desteği sunmaya devam ediyor. 2016 yılından bu yana sürdürülen Akademi, bugün 300’e yakın kadın girişimcinin mezun olduğu, 165’ten fazla girişimin gelişimine katkı sunduğu ve mezun girişimlerin toplamda 100 milyon doların üzerinde yatırım etkisi yarattığı güçlü bir girişimcilik platformuna dönüştü. ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi, 10 yılda Türkiye’nin en güçlü kadın teknoloji girişimciliği platformlarından biri haline geldi. Akademi mezunu girişimlerin yaklaşık dörtte üçü aktif olarak faaliyetlerini sürdürürken, üçte birinden fazlası yatırım alarak büyüme yolculuğuna devam ediyor. Akademi mezunları arasında bugün milyonlarca dolar yatırım alan, global pazarlara açılan ve satın alma süreçleri yaşayan teknoloji girişimleri bulunuyor. Bu yıl programa 33 şehir ve 9 ülkeden 100’ün üzerinde girişim başvururken; yapay zekâ, sürdürülebilirlik, sağlık teknolojileri, biyoteknoloji, mobilite, finansal teknolojiler ve sosyal etki gibi dönüşüm alanlarında faaliyet gösteren 19 girişim programa kabul edildi. Programı başarıyla tamamlayan 16 girişim mezun olmaya hak kazandı. Program kapsamında girişimciler; hukuk, finans, şirket değerlemesi, yapay zekâ, marka yönetimi, dijital pazarlama ve sunum teknikleri gibi farklı alanlarda ileri seviye eğitimlere katılırken, yatırımcı buluşmaları, networking etkinlikleri, ilham sohbetleri ve birebir mentorluk desteğiyle girişimlerini geliştirme imkânı buldu. Program Bu Yıl Yatırım ve Ölçeklenme Odağını Güçlendirdi ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi, 10. yılında yalnızca bir eğitim programı olmanın ötesine geçerek kadın teknoloji girişimcilerinin yatırım, büyüme ve ölçeklenme yolculuklarına eşlik eden kapsamlı bir gelişim platformu olarak konumlandı. Program kapsamında bu yıl ilk kez yatırım desteği modeli devreye alınırken, birinci olan girişime 50 bin dolar yatırım yapılması hedefleniyor. Ayrıca her girişime ÜNLÜ & Co liderlerinden oluşan iç mentorlar atanarak girişimlerin gelişim süreçleri daha yakından takip edildi. Uzman dış mentor ağıyla desteklenen programda girişimcilerle kurulan temas sayısı önceki döneme kıyasla iki katın üzerinde arttı. Akademinin 2025-2026 döneminde öne çıkan girişimler; karbon yönetimi, döngüsel üretim, sağlık teknolojileri, klinik iş birlikleri ve sosyal etki alanlarında geliştirdikleri yenilikçi çözümlerle dikkat çekti. Özellikle yapay zekâ destekli SaaS platformları, sürdürülebilir üretim teknolojileri ve toplumsal fayda odaklı dijital çözümler yeni nesil girişimcilik anlayışının öne çıkan örnekleri arasında yer aldı. Yedi Finalist Arasından Üç Girişim Ödüllendirildi Girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerinden oluşan jüri değerlendirmesi sonucunda finale kalan yedi girişim arasından dereceye giren projeler belirlendi. Birincilik ödülünü, sağlık alanında uzmanlar arası bilgi paylaşımını güçlendiren klinik iş birliği ağı For Physician alırken, yeni nesil çalışma modellerini destekleyen yetenek platformu Jobtogo ikinci, sürdürülebilir malzemeler ve 3D baskı teknolojisiyle döngüsel üretim gerçekleştiren Factory of Us ise üçüncü oldu. Üniversite öğrencilerine yönelik sosyal etki odaklı çözümüyle dikkat çeken Odi de Jüri Özel Etki Ödülü'nün sahibi oldu. Program kapsamında birinci olan girişim için yatırım komitesi değerlendirmeleri doğrultusunda 50 bin dolar yatırım yapılacak. Şebnem Kalyoncuoğlu Ünlü: “Akademimiz bugün güçlü bir dönüşüm ekosistemine dönüştü” ÜNLÜ & Co Yönetim Kurulu Üyesi Şebnem Kalyoncuoğlu Ünlü, mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “ÜNLÜ & Co olarak bugün hem girişimciliğe değer katan 30 yıllık yolculuğumuzu hem de kadınların teknoloji ve girişimcilik ekosisteminde daha güçlü yer alması için attığımız adımların 10 yıllık etkisini kutluyoruz. Dört girişimcinin hayaliyle başlayan yolculuğumuzun bugün yüzlerce kadın girişimcinin hikâyesine dokunan güçlü bir platforma dönüşmesi bizim için büyük bir gurur kaynağı. Kadın girişimcilerin önündeki en büyük engelin potansiyel eksikliği değil, fırsatlara erişimde yaşanan eşitsizlik olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi’ni yalnızca eğitim veren bir yapı olarak değil; kadın girişimcileri yatırımcılarla, mentorlarla, doğru networklerle ve büyüme fırsatlarıyla buluşturan güçlü bir gelişim ekosistemi olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl programımızı girişimcilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirdik. Mentorluk yapımızı güçlendirdik, eğitim içeriklerimizi daha uygulama odaklı hale getirdik ve yatırım desteği modelimizi devreye aldık. Girişimcilerimizle kurduğumuz temas geçen yıla göre iki katın üzerine çıktı. Kadın teknoloji girişimcilerinin yalnızca fikir üretmesini değil; yatırım almasını, ölçeklenmesini ve global başarı hikâyelerine dönüşmesini desteklemeye devam edeceğiz.” Sina Afra: “Kadın girişimcilerin önündeki mesele potansiyel eksikliği değil; potansiyelin doğru destek mekanizmalarıyla buluşabilmesi.” Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, “ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi’ni hayata geçirirken, kadınların teknoloji girişimciliğinde daha fazla yer almasının yalnızca bir temsil meselesi olmadığını; Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir büyümesi için kritik bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorduk. O günden bu yana Akademi ile kadın teknoloji girişimcilerinin doğru kaynaklara, mentorlara, yatırımcılara ve networklere erişimini destekliyoruz. Çünkü girişimcilikte farkı çoğu zaman yalnızca iyi bir fikir değil; o fikrin doğru zamanda doğru insanlarla buluşması yaratıyor. Bugün Akademi’nin 10. yılında, mezunlarımız arasında yatırım alan, global pazarlara açılan, ekiplerini büyüten ve kendi alanlarında etki yaratan girişimler var. Bu tablo bize kadın girişimcilerin önündeki meselenin potansiyel eksikliği değil, potansiyelin doğru destek mekanizmalarıyla buluşabilmesi olduğunu gösteriyor. ÜNLÜ & Co ile yıllardır sürdürdüğümüz bu iş birliğinin kadın teknoloji girişimciliği ekosisteminde kalıcı bir etki yaratmasından büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu Haber

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu

15 Mayıs’ta Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleşen WIRED Türkiye lansmanı; teknoloji, yapay zekâ, finans, içerik üretimi ve yeni nesil iş modellerine odaklanan oturumlarla sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı. Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni Dönem Klinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, “Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı” başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, “Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor” dedi. Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği Tartışıldı Doğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, “Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi” başlıklı özel oturumda, “Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak” ifadelerini kullandı. “Topluluk Çağı 2.0” panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi. Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay Zekâ AIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceğin Bankası” panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, “Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek” dedi. Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği Konuşuldu Global Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick & Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon” panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Meta’dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: “Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak” Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, “Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği” başlıklı özel oturumda Meta’nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta’nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı. Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen “Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları” panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, “Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları Dönüşüyor Dijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon” panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti. Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni Dönemi Havas İstanbul CEO’su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen “Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici” panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, “Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim” dedi. İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektif İş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, “Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak” başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, “Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey” dedi. Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk Lonca Girişimcilik Merkezi  12. Dönem Başvurularını Açtı Haber

Kuveyt Türk Lonca Girişimcilik Merkezi 12. Dönem Başvurularını Açtı

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk bünyesinde faaliyet gösteren ve teknoloji odaklı girişimlerin büyüme yolculuğuna destek veren Lonca Girişimcilik Merkezi, 12. dönem programı için başvuruları almaya başladı. Lonca, yeni dönemde girişimlere 400 bin TL’ye kadar nakit hibe desteği sunarken, onları global ölçekte büyümeye hazırlayan kapsamlı bir destek programı sağlıyor. Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 12. dönem programına; ürünü hazır olan, aktif satış gerçekleştiren ve büyüme hedefi bulunan teknoloji girişimleri başvurabiliyor. Başvurular, 10 Mayıs 2026 tarihine kadar www.loncagirisim.com adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Lonca’nın 12. dönem programına seçilen girişimler, hibe desteğinin yanı sıra Kuveyt Türk ve iştirakleriyle iş birliği ve PoC fırsatları, global ölçeklenme desteği, bulut servis desteği, Kuveyt Türk API altyapısına erişim, ihtiyaca özel eğitim ve mentorluk programları ile hukuki, teknik ve finansal danışmanlık gibi çok yönlü desteklerden faydalanabiliyor. Girişime özel destek modeli Lonca’nın en belirgin özelliklerinden biri olan, her girişime standart bir müfredat sunmak yerine, ihtiyaçlara göre şekillenen esnek bir gelişim alanı oluşturması sayesinde girişimler, bulundukları aşamaya ve önceliklerine göre birebir destek alma imkânı buluyor. Dönem boyunca sağlanacak danışmanlık, eğitim ve teknik desteklerle girişimlerin hem iş modellerini geliştirmeleri hem de sağlam bir ölçeklenme zemini oluşturmaları hedefleniyor. Özellikle Kuveyt Türk ve iştirakleri ile sağlanan iş birliği fırsatları, girişimlerin ürünlerini gerçek iş süreçlerinde test etmelerine ve ticari büyümelerini hızlandırmalarına imkân tanıyor. Programa kabul edilen girişimler, PoC ve potansiyel iş birlikleri açısından değerlendirilerek çözümlerini gerçek kullanım alanlarıyla buluşturma fırsatı yakalayacak. Global büyüme yolculuğuna güçlü destek Programın bir diğer güçlü yönünü ise global ölçeklenme odağı oluşturuyor. Lonca; yerel pazarda belirli bir aşamaya gelmiş girişimlerin uluslararası büyüme hedeflerini destekleyecek bağlantılar, fırsatlar ve stratejik yönlendirmeler sunmayı amaçlıyor. Bu yaklaşımla geliştirilen Lonca Global Programı, girişimlerin global pazarlara açılmasını destekleyen; yurt dışı etkinlik katılımları, müşteri ve iş ağı bağlantıları ile iş geliştirme süreçlerini kapsayan bir yapı sunuyor. Bu program kapsamında, girişimlerin London Tech Week gibi önde gelen uluslararası etkinliklere katılımı planlanıyor ve global ölçekte görünürlüklerinin artırılması hedefleniyor. 9 yıldır girişimcilerin yanında 2017 yılından bu yana girişimcilik ekosistemine katkı sunan Lonca Girişimcilik Merkezi, bugüne kadar farklı sektörlerden çok sayıda girişimin ölçeklenmesine destek verdi. Yeni dönemde de ürünü hazır, gelir üreten ve büyüme hedefi olan teknoloji girişimlerini odağına alan program, finansmanın ötesinde uçtan uca bir gelişim altyapısı sunuyor. Geride kalan 11 dönemde fintek, yapay zekâ, SaaS, veri analitiği ve sağlık teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlardan 100’den fazla girişimin büyüme yolculuğuna eşlik eden Lonca, kurulduğu günden bu yana girişimlere toplam 500 bin dolardan fazla nakit hibe desteği sağladı. Lonca mezunu girişimlerden 35’i, farklı yatırımcılardan 20 milyon dolara yakın yatırım alarak başarılarını taçlandırdı. Bir hızlandırma programı olmanın ötesine geçerek girişimlerin farklı ihtiyaçlarına cevap veren çok katmanlı bir yapıya dönüşen Lonca, bu kapsamda oluşturulan yol haritası doğrultusunda; global büyümeyi desteklerken, üniversite odaklı programlar ve dikeyleşen yapılar ile girişimcilik ekosistemine daha geniş bir çerçevede katkı sunulmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Silikon Vadisinden Genç Türk Girişimciye Destekler Yağdı! Haber

Silikon Vadisinden Genç Türk Girişimciye Destekler Yağdı!

Diş hekimlerinin röntgen görüntülerini daha hızlı ve doğru bir şekilde analiz etmelerine yardımcı olan sistem, özellikle ön teşhis süreçlerinde sağladığı destekle sağlık teknolojileri alanında önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. Sistem, özellikle diş hekimliği alanında kullanılan röntgenlerin hızlı ve doğru şekilde analiz edilmesini hedeflerken, klinik karar süreçlerini hızlandırırken hata payını minimize etmeyi amaçlıyor. Girişim, kısa sürede uluslararası alanda dikkatler üzerine çekti. BioSmile, kısa sürede uluslararası yatırımcıların ve teknoloji çevrelerinin dikkatini çekerken, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde, Silikon Vadisi’ndeki girişimcilik ekosisteminden yoğun ilgi gördü. Platform yalnızca yapay zekâ destekli röntgen analiziyle sınırlı kalmayıp, gülüş tasarımı, klinik yönetimi ve dijital diş hekimliği çözümlerini tek bir ekosistem altında birleştirerek sektöre bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Sistemin geliştirme sürecinde sahadan elde edilen veriler kritik rol oynadı. Biosmile kliniklerinde gerçekleştirilen testlerde, yüz binlerce röntgen görüntüsü uzman diş hekimleri tarafından tek tek işaretlenerek veri etiketleme merkezine aktarıldı. Bu sayede yapay zekâ modellerinin doğruluk oranı önemli ölçüde artırıldı. Projenin arka planında ise güçlü bir uzman kadro yer alıyor. Alanında deneyimli diş hekimlerinden oluşan ekip hem veri doğrulama hem de sistemin klinik uyumluluğu konusunda aktif rol üstleniyor. BioSmile’ın kurucusu genç girişimci Bahattin Berke Çoban, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Amacımız, yapay zekâyı diş hekimlerinin yerini almak için değil, onların klinik kararlarını destekleyen güçlü bir yardımcı olarak konumlandırmak. Türkiye’den doğan bu teknolojiyi global ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyoruz." dedi. Sağlık teknolojileri alanında küresel ölçekte büyümeyi hedefleyen “Biosmile AI” Türkiye’den çıkan yenilikçi girişimlerin uluslararası başarı hikayelerine bir yenisini eklemeye hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Çıkan Sağlık Teknolojisi Girişimi Haber

Türkiye’den Çıkan Sağlık Teknolojisi Girişimi

Sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren Ledbim, venture stüdyo modeliyle geliştirdiği yazılım ürünlerini uluslararası pazarlara taşıyor. İngiltere’de özel kliniklere geliştirilen CRM çözümleriyle başlayan yazılım ihracatı bugün, Avrupa pazarında aktif kullanılan ürünlerle büyümeye devam ediyor. Ledbim Kurucusu Taha Öz, şirketin küresel büyüme stratejisini ve venture stüdyo modelinin sunduğu avantajları değerlendirdi. Teknoloji ihracatının kuruluş vizyonlarının merkezinde yer aldığını vurgulayan Öz, müşteri bazlı hizmetten ürün ihracatına geçişle birlikte küresel pazarlara odaklandıklarını ifade etti. “Venture stüdyo modeline geçmeden önce İngiltere’deki özel kliniklere CRM sistemleri geliştirip ihraç ettik. Bu deneyim, farklı sağlık sistemi dinamiklerinde ürün geliştirebileceğimizi bize erken gösterdi. Bugün ise kendi ürünlerimizi küresel pazarlara taşıyoruz” diyen Öz, Hollanda, Almanya ve Fransa’da aktif varlığı bulunan Menta ürününün bu dönüşümün somut örneği olduğunu belirtti. Öz, Avrupa’nın komşu ülkeleri ve MENA bölgesine yönelik girişimlerin de sürdüğünü aktararak, “Venture stüdyo modeli bize coğrafyayı; ürünün büyüme ekseni olarak tasarlama imkânı sağladı” dedi. Sağlık teknolojilerinde küresel ölçekte büyüme vizyonu Ledbim’in geliştirdiği WISE ERP/CRM sisteminin, Lokman Ecza Deposu’nda operasyonların yönetildiği merkezi yazılım altyapısı haline geldiğini vurgulayan Öz, “Sistem sayesinde depo operasyonlarında yılda ortalama 5-10 milyon TL arasında operasyonel açık tespit edilerek kâra dönüştürülebiliyor” dedi. Öz, “WISE yazılımımız ile Lokman Ecza Deposu, Türkiye’nin ilk tek merkezden ve en kolaylaştırılmış şartlar ile tüm ülkeye çevrimiçi satış yapan ecza deposu konumuna yükseldi. Toplamda 30 bini aşkın ürünü ileri ERP, İntralojistik ve otomasyon sistemleriyle yönettiğimiz altyapı, 2025 yılında ulusal ölçekte devreye alındı. E-ticaret sistemiyle sektörde yeni bir dönemin kapısı aralanmış oldu” diye ekledi. Ledbim’in spinoff bir şirket olduğunu sözlerine ekleyen Öz, “Başlangıçta Lokman Ecza Deposu’nun yazılım departmanı olarak faaliyet gösteriyorduk. WISE, tam da bu geçiş döneminde, Lokman için yazılmaya başlanan ve Ledbim bağımsızlaştıktan sonra ilk büyük projemiz haline gelen entegre bir ERP/CRM çözümü. Lokman’ın tüm deposu bu yazılım üzerinden yönetiliyor. Bizim için anlamı ise rakamın çok daha ötesinde: WISE, Lokman’ın kurumsallaşma sürecinde belirleyici rol oynadı. Süreçleri kişiye bağımlı olmaktan çıkarıp sürdürülebilir ve denetlenebilir bir sistem altyapısına bizzat dönüştürdük. Daha önce parçası olduğumuz bir kurumda bu dönüşümü yaşatmış olmak, taşıdığımız sorumluluğun ve yapabileceğimizin en somut kanıtı” ifadelerini kullandı. Ledbim ’de tüm kararlar veriye dayanıyor Venture stüdyo modeliyle ürün geliştiren Ledbim ‘de ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde veri ve ölçüm metrikleri yer alıyor. Tüm kararların veriye dayalı olduğunu belirten Taha Öz, “Bu tercih aynı zamanda çalışma şeklimizin temeli. Geliştirdiğimiz her ürünün içine baştan kapsamlı ölçüm metrikleri yerleştiriyoruz. Bu metrikler hem MVP sürecinde hem de olağan akışta düzenli olarak değerlendiriliyor. Bir sonraki adımda alınması gereken kararları doğrudan şekillendiriyor. Ürün tarafında olduğu kadar ekip tarafında da aynı anlayışı uyguluyoruz. Ekip, çıktıları sürekli ölçümleyerek olası sorunları henüz etki yaratmadan tespit ediyor ve ilgili ekip arkadaşlarımızla birlikte çözüme ulaştırıyoruz. Veri, bizim için hem ürünü geliştiren hem de organizasyonu sağlıklı tutan ortak dil.” Türkiye’nin ilk eczane teknisyeni AI asistanını geliştiriyoruz Önümüzdeki dönemde sağlık sektöründe en büyük dönüşümün yapay zekâ ile yaşanacağını belirten Taha Öz, Ledbim’in bu dönüşümde aktif rol almayı hedeflediğini ifade etti. Öz, “Sağlıkta önümüzdeki dönemin belirleyici gücü yapay zekâ olacak. Müşteri ilişkilerinden tanıya, ürün tüketim alışkanlıklarından günlük sağlık verilerinin işlenmesine kadar AI hayatın her noktasına dokunacak. Bu dönüşümde en kritik mesele veri gizliliği, sağlık verileri son derece hassas ve bu konuyu her zaman önceliğimizin merkezine koyuyoruz. Ledbim olarak buna somut bir cevap üretiyoruz: Türkiye’nin ilk eczane teknisyeni AI asistanını geliştiriyoruz. Ayrıca dijital dönüşüm süreçlerini istedikleri hızda ilerletemeyen paydaşlarımız için bu geçişi kolaylaştıracak AI ürünleri üzerinde çalışıyoruz. Kendimizi bu dönüşümün sahada uygulayıcısı olarak konumlandırıyoruz” diye konuştu. Ledbim hakkında Venture stüdyo modeliyle faaliyet gösteren Ledbim, 15 yazılım mühendisinden oluşan ekibiyle sağlık ve teknoloji odaklı dijital çözümler geliştiriyor. Şirketin 10’dan fazla yazılım ürünü aktif olarak kullanılırken, startup portföyünde 4 girişim bulunuyor. Ledbim tarafından geliştirilen girişimler toplamda 25 binden fazla indirme ve yaklaşık 30 bin aktif kullanıcıya ulaşmış durumda. Ledbim tarafından üretilen geliştirdiği çözümler arasında; eczanelere özel Dropshipping entegrasyonu Pazartane, B2B araç-transfer eşleşme platformu Ördek, kapsamlı depo yönetim sistemi WISE-ERP, 10 binden fazla eczacının aktif olarak kullandığı B2B pazaryeri FarmaB ve çevrimiçi psikolojik destek uygulaması Terazipone yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.