Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Sağlık Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Açık Holding'de İki Stratejik Atama Haber

Açık Holding'de İki Stratejik Atama

Yeni organizasyon yapısı doğrultusunda Boreas Genel Müdürü Selçuk Şentürk, Açık Holding Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Chief Operating Officer olarak atanırken, Boreas’ın Genel Müdürlük görevine teknoloji sektörünün deneyimli yöneticilerinden İsmail Yamangil getirildi. Dijital dönüşüm, veri merkezi yatırımları ve sürdürülebilir teknoloji çözümlerinin küresel ölçekte önem kazandığı bir dönemde Açık Holding, büyüyen operasyonlarını daha entegre bir yapıyla yönetmeyi hedefliyor. Telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri, havacılık ve savunma sanayii, dijital altyapı teknolojileri, sağlık ve sağlık teknolojileri, mühendislik, inşaat ve gayrimenkul ile turizm olmak üzere stratejik sektörlerde faaliyet gösteren Açık Holding, yeni liderlik yapılanmasıyla operasyonel mükemmeliyet, çeviklik ve grup genelinde entegre iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Operasyonel Yönetim Selçuk Şentürk’e Emanet Açık Holding’in önde gelen şirketleri CES İleri Kompozit ve Boreas’ta gerçekleştirdiği başarılı dönüşüm projeleri ve operasyonel yönetim performansıyla dikkat çeken Selçuk Şentürk, yeni görevinde Açık Holding bünyesindeki tüm iştiraklerin operasyonel süreçlerinden sorumlu olacak. Şentürk, veriye dayalı yönetim modelleri, süreç optimizasyonu, sürdürülebilirlik programları ve uluslararası operasyonların koordinasyonuna liderlik edecek. Boreas’ta Yeni Dönem: İsmail Yamangil İklimlendirme teknolojileri ve veri merkezi altyapı çözümleri alanında faaliyet gösteren Boreas’ın uluslararası ölçekte büyüme stratejisini bir sonraki aşamaya taşımak amacıyla, Schneider Electric’te (Türkiye ve Orta Asya) Genel Müdür rolü de dahil olmak üzere uzun yıllar çeşitli üst düzey görevlerde bulunan Yamangil, Boreas Genel Müdürü olarak göreve başladı. Açık Holding yönetimi tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu atamaların grubun küresel büyüme hedefleri, teknoloji odaklı yatırım stratejileri ve sürdürülebilir değer yaratma vizyonuna önemli katkı sağlayacağı belirtildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi 10. Yılında Yeni Başarı Hikayeleri Yarattı Haber

ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi 10. Yılında Yeni Başarı Hikayeleri Yarattı

Sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren For Physician birincilik ödülünü alırken, şirketlerle serbest çalışanları buluşturan yetenek platformu Jobtogo ikincilik, sürdürülebilir üretim teknolojileri geliştiren Factory of Us ise üçüncülük ödülünün sahibi oldu. Üniversite öğrencilerinin yaşam maliyetlerini azaltmaya yönelik sosyal etki modeli geliştiren Odi ise Jüri Özel Etki Ödülü'ne layık görüldü. Program kapsamında birinci olan girişime ÜNLÜ & Co tarafından 50 bin dolar yatırım yapılacak. Türkiye’nin öncü yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi gruplarından ÜNLÜ & Co; kadınların teknoloji ve girişimcilik ekosisteminde daha güçlü temsil edilmesini desteklemek amacıyla Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle yürüttüğü ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi ile girişimcilere eğitim, mentorluk, yatırımcı erişimi ve büyüme desteği sunmaya devam ediyor. 2016 yılından bu yana sürdürülen Akademi, bugün 300’e yakın kadın girişimcinin mezun olduğu, 165’ten fazla girişimin gelişimine katkı sunduğu ve mezun girişimlerin toplamda 100 milyon doların üzerinde yatırım etkisi yarattığı güçlü bir girişimcilik platformuna dönüştü. ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi, 10 yılda Türkiye’nin en güçlü kadın teknoloji girişimciliği platformlarından biri haline geldi. Akademi mezunu girişimlerin yaklaşık dörtte üçü aktif olarak faaliyetlerini sürdürürken, üçte birinden fazlası yatırım alarak büyüme yolculuğuna devam ediyor. Akademi mezunları arasında bugün milyonlarca dolar yatırım alan, global pazarlara açılan ve satın alma süreçleri yaşayan teknoloji girişimleri bulunuyor. Bu yıl programa 33 şehir ve 9 ülkeden 100’ün üzerinde girişim başvururken; yapay zekâ, sürdürülebilirlik, sağlık teknolojileri, biyoteknoloji, mobilite, finansal teknolojiler ve sosyal etki gibi dönüşüm alanlarında faaliyet gösteren 19 girişim programa kabul edildi. Programı başarıyla tamamlayan 16 girişim mezun olmaya hak kazandı. Program kapsamında girişimciler; hukuk, finans, şirket değerlemesi, yapay zekâ, marka yönetimi, dijital pazarlama ve sunum teknikleri gibi farklı alanlarda ileri seviye eğitimlere katılırken, yatırımcı buluşmaları, networking etkinlikleri, ilham sohbetleri ve birebir mentorluk desteğiyle girişimlerini geliştirme imkânı buldu. Program Bu Yıl Yatırım ve Ölçeklenme Odağını Güçlendirdi ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi, 10. yılında yalnızca bir eğitim programı olmanın ötesine geçerek kadın teknoloji girişimcilerinin yatırım, büyüme ve ölçeklenme yolculuklarına eşlik eden kapsamlı bir gelişim platformu olarak konumlandı. Program kapsamında bu yıl ilk kez yatırım desteği modeli devreye alınırken, birinci olan girişime 50 bin dolar yatırım yapılması hedefleniyor. Ayrıca her girişime ÜNLÜ & Co liderlerinden oluşan iç mentorlar atanarak girişimlerin gelişim süreçleri daha yakından takip edildi. Uzman dış mentor ağıyla desteklenen programda girişimcilerle kurulan temas sayısı önceki döneme kıyasla iki katın üzerinde arttı. Akademinin 2025-2026 döneminde öne çıkan girişimler; karbon yönetimi, döngüsel üretim, sağlık teknolojileri, klinik iş birlikleri ve sosyal etki alanlarında geliştirdikleri yenilikçi çözümlerle dikkat çekti. Özellikle yapay zekâ destekli SaaS platformları, sürdürülebilir üretim teknolojileri ve toplumsal fayda odaklı dijital çözümler yeni nesil girişimcilik anlayışının öne çıkan örnekleri arasında yer aldı. Yedi Finalist Arasından Üç Girişim Ödüllendirildi Girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerinden oluşan jüri değerlendirmesi sonucunda finale kalan yedi girişim arasından dereceye giren projeler belirlendi. Birincilik ödülünü, sağlık alanında uzmanlar arası bilgi paylaşımını güçlendiren klinik iş birliği ağı For Physician alırken, yeni nesil çalışma modellerini destekleyen yetenek platformu Jobtogo ikinci, sürdürülebilir malzemeler ve 3D baskı teknolojisiyle döngüsel üretim gerçekleştiren Factory of Us ise üçüncü oldu. Üniversite öğrencilerine yönelik sosyal etki odaklı çözümüyle dikkat çeken Odi de Jüri Özel Etki Ödülü'nün sahibi oldu. Program kapsamında birinci olan girişim için yatırım komitesi değerlendirmeleri doğrultusunda 50 bin dolar yatırım yapılacak. Şebnem Kalyoncuoğlu Ünlü: “Akademimiz bugün güçlü bir dönüşüm ekosistemine dönüştü” ÜNLÜ & Co Yönetim Kurulu Üyesi Şebnem Kalyoncuoğlu Ünlü, mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “ÜNLÜ & Co olarak bugün hem girişimciliğe değer katan 30 yıllık yolculuğumuzu hem de kadınların teknoloji ve girişimcilik ekosisteminde daha güçlü yer alması için attığımız adımların 10 yıllık etkisini kutluyoruz. Dört girişimcinin hayaliyle başlayan yolculuğumuzun bugün yüzlerce kadın girişimcinin hikâyesine dokunan güçlü bir platforma dönüşmesi bizim için büyük bir gurur kaynağı. Kadın girişimcilerin önündeki en büyük engelin potansiyel eksikliği değil, fırsatlara erişimde yaşanan eşitsizlik olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi’ni yalnızca eğitim veren bir yapı olarak değil; kadın girişimcileri yatırımcılarla, mentorlarla, doğru networklerle ve büyüme fırsatlarıyla buluşturan güçlü bir gelişim ekosistemi olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl programımızı girişimcilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirdik. Mentorluk yapımızı güçlendirdik, eğitim içeriklerimizi daha uygulama odaklı hale getirdik ve yatırım desteği modelimizi devreye aldık. Girişimcilerimizle kurduğumuz temas geçen yıla göre iki katın üzerine çıktı. Kadın teknoloji girişimcilerinin yalnızca fikir üretmesini değil; yatırım almasını, ölçeklenmesini ve global başarı hikâyelerine dönüşmesini desteklemeye devam edeceğiz.” Sina Afra: “Kadın girişimcilerin önündeki mesele potansiyel eksikliği değil; potansiyelin doğru destek mekanizmalarıyla buluşabilmesi.” Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, “ÜNLÜ & Co Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi’ni hayata geçirirken, kadınların teknoloji girişimciliğinde daha fazla yer almasının yalnızca bir temsil meselesi olmadığını; Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir büyümesi için kritik bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorduk. O günden bu yana Akademi ile kadın teknoloji girişimcilerinin doğru kaynaklara, mentorlara, yatırımcılara ve networklere erişimini destekliyoruz. Çünkü girişimcilikte farkı çoğu zaman yalnızca iyi bir fikir değil; o fikrin doğru zamanda doğru insanlarla buluşması yaratıyor. Bugün Akademi’nin 10. yılında, mezunlarımız arasında yatırım alan, global pazarlara açılan, ekiplerini büyüten ve kendi alanlarında etki yaratan girişimler var. Bu tablo bize kadın girişimcilerin önündeki meselenin potansiyel eksikliği değil, potansiyelin doğru destek mekanizmalarıyla buluşabilmesi olduğunu gösteriyor. ÜNLÜ & Co ile yıllardır sürdürdüğümüz bu iş birliğinin kadın teknoloji girişimciliği ekosisteminde kalıcı bir etki yaratmasından büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu Haber

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu

15 Mayıs’ta Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleşen WIRED Türkiye lansmanı; teknoloji, yapay zekâ, finans, içerik üretimi ve yeni nesil iş modellerine odaklanan oturumlarla sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı. Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni Dönem Klinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, “Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı” başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, “Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor” dedi. Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği Tartışıldı Doğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, “Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi” başlıklı özel oturumda, “Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak” ifadelerini kullandı. “Topluluk Çağı 2.0” panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi. Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay Zekâ AIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceğin Bankası” panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, “Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek” dedi. Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği Konuşuldu Global Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick & Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon” panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Meta’dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: “Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak” Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, “Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği” başlıklı özel oturumda Meta’nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta’nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı. Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen “Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları” panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, “Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları Dönüşüyor Dijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon” panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti. Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni Dönemi Havas İstanbul CEO’su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen “Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici” panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, “Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim” dedi. İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektif İş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, “Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak” başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, “Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey” dedi. Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk Lonca Girişimcilik Merkezi  12. Dönem Başvurularını Açtı Haber

Kuveyt Türk Lonca Girişimcilik Merkezi 12. Dönem Başvurularını Açtı

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk bünyesinde faaliyet gösteren ve teknoloji odaklı girişimlerin büyüme yolculuğuna destek veren Lonca Girişimcilik Merkezi, 12. dönem programı için başvuruları almaya başladı. Lonca, yeni dönemde girişimlere 400 bin TL’ye kadar nakit hibe desteği sunarken, onları global ölçekte büyümeye hazırlayan kapsamlı bir destek programı sağlıyor. Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 12. dönem programına; ürünü hazır olan, aktif satış gerçekleştiren ve büyüme hedefi bulunan teknoloji girişimleri başvurabiliyor. Başvurular, 10 Mayıs 2026 tarihine kadar www.loncagirisim.com adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Lonca’nın 12. dönem programına seçilen girişimler, hibe desteğinin yanı sıra Kuveyt Türk ve iştirakleriyle iş birliği ve PoC fırsatları, global ölçeklenme desteği, bulut servis desteği, Kuveyt Türk API altyapısına erişim, ihtiyaca özel eğitim ve mentorluk programları ile hukuki, teknik ve finansal danışmanlık gibi çok yönlü desteklerden faydalanabiliyor. Girişime özel destek modeli Lonca’nın en belirgin özelliklerinden biri olan, her girişime standart bir müfredat sunmak yerine, ihtiyaçlara göre şekillenen esnek bir gelişim alanı oluşturması sayesinde girişimler, bulundukları aşamaya ve önceliklerine göre birebir destek alma imkânı buluyor. Dönem boyunca sağlanacak danışmanlık, eğitim ve teknik desteklerle girişimlerin hem iş modellerini geliştirmeleri hem de sağlam bir ölçeklenme zemini oluşturmaları hedefleniyor. Özellikle Kuveyt Türk ve iştirakleri ile sağlanan iş birliği fırsatları, girişimlerin ürünlerini gerçek iş süreçlerinde test etmelerine ve ticari büyümelerini hızlandırmalarına imkân tanıyor. Programa kabul edilen girişimler, PoC ve potansiyel iş birlikleri açısından değerlendirilerek çözümlerini gerçek kullanım alanlarıyla buluşturma fırsatı yakalayacak. Global büyüme yolculuğuna güçlü destek Programın bir diğer güçlü yönünü ise global ölçeklenme odağı oluşturuyor. Lonca; yerel pazarda belirli bir aşamaya gelmiş girişimlerin uluslararası büyüme hedeflerini destekleyecek bağlantılar, fırsatlar ve stratejik yönlendirmeler sunmayı amaçlıyor. Bu yaklaşımla geliştirilen Lonca Global Programı, girişimlerin global pazarlara açılmasını destekleyen; yurt dışı etkinlik katılımları, müşteri ve iş ağı bağlantıları ile iş geliştirme süreçlerini kapsayan bir yapı sunuyor. Bu program kapsamında, girişimlerin London Tech Week gibi önde gelen uluslararası etkinliklere katılımı planlanıyor ve global ölçekte görünürlüklerinin artırılması hedefleniyor. 9 yıldır girişimcilerin yanında 2017 yılından bu yana girişimcilik ekosistemine katkı sunan Lonca Girişimcilik Merkezi, bugüne kadar farklı sektörlerden çok sayıda girişimin ölçeklenmesine destek verdi. Yeni dönemde de ürünü hazır, gelir üreten ve büyüme hedefi olan teknoloji girişimlerini odağına alan program, finansmanın ötesinde uçtan uca bir gelişim altyapısı sunuyor. Geride kalan 11 dönemde fintek, yapay zekâ, SaaS, veri analitiği ve sağlık teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlardan 100’den fazla girişimin büyüme yolculuğuna eşlik eden Lonca, kurulduğu günden bu yana girişimlere toplam 500 bin dolardan fazla nakit hibe desteği sağladı. Lonca mezunu girişimlerden 35’i, farklı yatırımcılardan 20 milyon dolara yakın yatırım alarak başarılarını taçlandırdı. Bir hızlandırma programı olmanın ötesine geçerek girişimlerin farklı ihtiyaçlarına cevap veren çok katmanlı bir yapıya dönüşen Lonca, bu kapsamda oluşturulan yol haritası doğrultusunda; global büyümeyi desteklerken, üniversite odaklı programlar ve dikeyleşen yapılar ile girişimcilik ekosistemine daha geniş bir çerçevede katkı sunulmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Silikon Vadisinden Genç Türk Girişimciye Destekler Yağdı! Haber

Silikon Vadisinden Genç Türk Girişimciye Destekler Yağdı!

Diş hekimlerinin röntgen görüntülerini daha hızlı ve doğru bir şekilde analiz etmelerine yardımcı olan sistem, özellikle ön teşhis süreçlerinde sağladığı destekle sağlık teknolojileri alanında önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. Sistem, özellikle diş hekimliği alanında kullanılan röntgenlerin hızlı ve doğru şekilde analiz edilmesini hedeflerken, klinik karar süreçlerini hızlandırırken hata payını minimize etmeyi amaçlıyor. Girişim, kısa sürede uluslararası alanda dikkatler üzerine çekti. BioSmile, kısa sürede uluslararası yatırımcıların ve teknoloji çevrelerinin dikkatini çekerken, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde, Silikon Vadisi’ndeki girişimcilik ekosisteminden yoğun ilgi gördü. Platform yalnızca yapay zekâ destekli röntgen analiziyle sınırlı kalmayıp, gülüş tasarımı, klinik yönetimi ve dijital diş hekimliği çözümlerini tek bir ekosistem altında birleştirerek sektöre bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Sistemin geliştirme sürecinde sahadan elde edilen veriler kritik rol oynadı. Biosmile kliniklerinde gerçekleştirilen testlerde, yüz binlerce röntgen görüntüsü uzman diş hekimleri tarafından tek tek işaretlenerek veri etiketleme merkezine aktarıldı. Bu sayede yapay zekâ modellerinin doğruluk oranı önemli ölçüde artırıldı. Projenin arka planında ise güçlü bir uzman kadro yer alıyor. Alanında deneyimli diş hekimlerinden oluşan ekip hem veri doğrulama hem de sistemin klinik uyumluluğu konusunda aktif rol üstleniyor. BioSmile’ın kurucusu genç girişimci Bahattin Berke Çoban, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Amacımız, yapay zekâyı diş hekimlerinin yerini almak için değil, onların klinik kararlarını destekleyen güçlü bir yardımcı olarak konumlandırmak. Türkiye’den doğan bu teknolojiyi global ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyoruz." dedi. Sağlık teknolojileri alanında küresel ölçekte büyümeyi hedefleyen “Biosmile AI” Türkiye’den çıkan yenilikçi girişimlerin uluslararası başarı hikayelerine bir yenisini eklemeye hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Çıkan Sağlık Teknolojisi Girişimi Haber

Türkiye’den Çıkan Sağlık Teknolojisi Girişimi

Sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren Ledbim, venture stüdyo modeliyle geliştirdiği yazılım ürünlerini uluslararası pazarlara taşıyor. İngiltere’de özel kliniklere geliştirilen CRM çözümleriyle başlayan yazılım ihracatı bugün, Avrupa pazarında aktif kullanılan ürünlerle büyümeye devam ediyor. Ledbim Kurucusu Taha Öz, şirketin küresel büyüme stratejisini ve venture stüdyo modelinin sunduğu avantajları değerlendirdi. Teknoloji ihracatının kuruluş vizyonlarının merkezinde yer aldığını vurgulayan Öz, müşteri bazlı hizmetten ürün ihracatına geçişle birlikte küresel pazarlara odaklandıklarını ifade etti. “Venture stüdyo modeline geçmeden önce İngiltere’deki özel kliniklere CRM sistemleri geliştirip ihraç ettik. Bu deneyim, farklı sağlık sistemi dinamiklerinde ürün geliştirebileceğimizi bize erken gösterdi. Bugün ise kendi ürünlerimizi küresel pazarlara taşıyoruz” diyen Öz, Hollanda, Almanya ve Fransa’da aktif varlığı bulunan Menta ürününün bu dönüşümün somut örneği olduğunu belirtti. Öz, Avrupa’nın komşu ülkeleri ve MENA bölgesine yönelik girişimlerin de sürdüğünü aktararak, “Venture stüdyo modeli bize coğrafyayı; ürünün büyüme ekseni olarak tasarlama imkânı sağladı” dedi. Sağlık teknolojilerinde küresel ölçekte büyüme vizyonu Ledbim’in geliştirdiği WISE ERP/CRM sisteminin, Lokman Ecza Deposu’nda operasyonların yönetildiği merkezi yazılım altyapısı haline geldiğini vurgulayan Öz, “Sistem sayesinde depo operasyonlarında yılda ortalama 5-10 milyon TL arasında operasyonel açık tespit edilerek kâra dönüştürülebiliyor” dedi. Öz, “WISE yazılımımız ile Lokman Ecza Deposu, Türkiye’nin ilk tek merkezden ve en kolaylaştırılmış şartlar ile tüm ülkeye çevrimiçi satış yapan ecza deposu konumuna yükseldi. Toplamda 30 bini aşkın ürünü ileri ERP, İntralojistik ve otomasyon sistemleriyle yönettiğimiz altyapı, 2025 yılında ulusal ölçekte devreye alındı. E-ticaret sistemiyle sektörde yeni bir dönemin kapısı aralanmış oldu” diye ekledi. Ledbim’in spinoff bir şirket olduğunu sözlerine ekleyen Öz, “Başlangıçta Lokman Ecza Deposu’nun yazılım departmanı olarak faaliyet gösteriyorduk. WISE, tam da bu geçiş döneminde, Lokman için yazılmaya başlanan ve Ledbim bağımsızlaştıktan sonra ilk büyük projemiz haline gelen entegre bir ERP/CRM çözümü. Lokman’ın tüm deposu bu yazılım üzerinden yönetiliyor. Bizim için anlamı ise rakamın çok daha ötesinde: WISE, Lokman’ın kurumsallaşma sürecinde belirleyici rol oynadı. Süreçleri kişiye bağımlı olmaktan çıkarıp sürdürülebilir ve denetlenebilir bir sistem altyapısına bizzat dönüştürdük. Daha önce parçası olduğumuz bir kurumda bu dönüşümü yaşatmış olmak, taşıdığımız sorumluluğun ve yapabileceğimizin en somut kanıtı” ifadelerini kullandı. Ledbim ’de tüm kararlar veriye dayanıyor Venture stüdyo modeliyle ürün geliştiren Ledbim ‘de ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde veri ve ölçüm metrikleri yer alıyor. Tüm kararların veriye dayalı olduğunu belirten Taha Öz, “Bu tercih aynı zamanda çalışma şeklimizin temeli. Geliştirdiğimiz her ürünün içine baştan kapsamlı ölçüm metrikleri yerleştiriyoruz. Bu metrikler hem MVP sürecinde hem de olağan akışta düzenli olarak değerlendiriliyor. Bir sonraki adımda alınması gereken kararları doğrudan şekillendiriyor. Ürün tarafında olduğu kadar ekip tarafında da aynı anlayışı uyguluyoruz. Ekip, çıktıları sürekli ölçümleyerek olası sorunları henüz etki yaratmadan tespit ediyor ve ilgili ekip arkadaşlarımızla birlikte çözüme ulaştırıyoruz. Veri, bizim için hem ürünü geliştiren hem de organizasyonu sağlıklı tutan ortak dil.” Türkiye’nin ilk eczane teknisyeni AI asistanını geliştiriyoruz Önümüzdeki dönemde sağlık sektöründe en büyük dönüşümün yapay zekâ ile yaşanacağını belirten Taha Öz, Ledbim’in bu dönüşümde aktif rol almayı hedeflediğini ifade etti. Öz, “Sağlıkta önümüzdeki dönemin belirleyici gücü yapay zekâ olacak. Müşteri ilişkilerinden tanıya, ürün tüketim alışkanlıklarından günlük sağlık verilerinin işlenmesine kadar AI hayatın her noktasına dokunacak. Bu dönüşümde en kritik mesele veri gizliliği, sağlık verileri son derece hassas ve bu konuyu her zaman önceliğimizin merkezine koyuyoruz. Ledbim olarak buna somut bir cevap üretiyoruz: Türkiye’nin ilk eczane teknisyeni AI asistanını geliştiriyoruz. Ayrıca dijital dönüşüm süreçlerini istedikleri hızda ilerletemeyen paydaşlarımız için bu geçişi kolaylaştıracak AI ürünleri üzerinde çalışıyoruz. Kendimizi bu dönüşümün sahada uygulayıcısı olarak konumlandırıyoruz” diye konuştu. Ledbim hakkında Venture stüdyo modeliyle faaliyet gösteren Ledbim, 15 yazılım mühendisinden oluşan ekibiyle sağlık ve teknoloji odaklı dijital çözümler geliştiriyor. Şirketin 10’dan fazla yazılım ürünü aktif olarak kullanılırken, startup portföyünde 4 girişim bulunuyor. Ledbim tarafından geliştirilen girişimler toplamda 25 binden fazla indirme ve yaklaşık 30 bin aktif kullanıcıya ulaşmış durumda. Ledbim tarafından üretilen geliştirdiği çözümler arasında; eczanelere özel Dropshipping entegrasyonu Pazartane, B2B araç-transfer eşleşme platformu Ördek, kapsamlı depo yönetim sistemi WISE-ERP, 10 binden fazla eczacının aktif olarak kullandığı B2B pazaryeri FarmaB ve çevrimiçi psikolojik destek uygulaması Terazipone yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ Her Yönüyle Ele Alındı! Haber

Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ Her Yönüyle Ele Alındı!

Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nce düzenlenen “Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ” başlıklı sempozyum Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Sağlık teknolojileri ve yapay zekânın (YZ) dental teşhis, tedavi ve planlama süreçlerindeki dönüştürücü rolünü akademik bir zeminde ele almak amacıyla düzenlenen sempozyumda, diş hekimliğinde yapay zekâ algoritmalarının teşhis doğruluğunu artırma, klinik karar destek sistemlerini güçlendirme ve kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları oluşturma potansiyeli bilimsel yönleriyle ele alındı. Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ günümüzde bir klinik pratiğidir” Program, Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel’in açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Ergün Yücel, yapay zekânın artık bir gelecek tasavvuru değil, sağlık alanında günlük uygulamanın parçası haline geldiğini vurguladı. Yapay zekâ konusunun teorik bir tartışma başlığı olmaktan çıktığını ifade eden Prof. Dr. Yücel, “Yapay zekâ günümüzde bir gelecek senaryosu değil, artık günümüzün bizim açımızdan bir klinik pratiğidir. Teşhisten tedavi planlamasına kadar her aşamada mesleğimizin bütün ana bilim dallarında oyunun kuralları adeta yeniden yazılmaktadır.” diye konuştu. Hata ihtimali sıfıra inecek Prof. Dr. Yücel, “Yıllarca diş hekimliğinde ‘önce zarar verme’ dedik. Ama artık günümüzde yapay zekâ teknolojileri ile bir adım öteye geçtik ve ‘Hata yapma ihtimalini sıfıra indir’ diyoruz. Bu belki de yapay zekayla birlikte bir konsept olacak.” ifadesinde bulundu. Yapay zekâ hali hazırda kullanılıyor Yapay zekânın hâlihazırda birçok alanda aktif olarak kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Yücel, “Radyolojide insan gözünden kaçabilecek detayları yakalayabiliyoruz. Cerrahide milimetrik hassasiyetle rehberlik eden uygulamalar kullanıyoruz. Ortodontiden endodontiye, pedodontiden diğer alanlara kadar klinik destek mekanizması olarak bu teknolojilerden yararlanıyoruz.” dedi. Ancak teknolojinin kutsallaştırılmaması gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın hekimlik sanatının yerini alamayacağını söyledi ve “En gelişmiş algoritma bile bir hekimin hastasıyla kurduğu güven bağının ve insani dokunuşun yerini tutamaz. Hiçbir algoritmanın empati yeteneği yoktur” diye konuştu. Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın mesleği tehdit etmediğini, aksine hata payını azalttığını ve zaman yönetiminde avantaj sağladığını ifade ederek, “Bu toplantının bir ilk olmasını ve bilimsel altyapı açısından daha farklı uygulamalarla geliştirilmesini diliyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel: “Geliştirdiğimiz sistemler hekimin yerine geçmez” Açılışın ardından gerçekleştirilen birinci oturumda yapay zekânın sağlık alanındaki genel çerçevesi ve etik boyutu ele alındı. Oturumda konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Yapay Zekâ ve Sağlıktaki Uygulamaları” başlıklı sunumunda özellikle klinik veriye dayalı gerçek uygulamaları paylaştı. Yaklaşık 15 yıldır üniversite bünyesinde faaliyet gösteren NPİSTANBUL Hastanesi’nde üretilen klinik veriler üzerinden çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, “Geliştirdiğimiz sistemlerin tamamı bir ön tanı sistemidir. Bunlar karar destek sistemleridir. Karar hekime aittir, bizim sistemlerimiz o karara destek olur.” dedi. Yapay zekânın en büyük ihtiyacı veri Yapay zekâ uygulamalarının temelinde büyük veri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, Endüstri 4.0 süreciyle birlikte seri üretim mantığından “büyük veri odaklı” bir yapıya geçildiğini ifade etti ve “Günlük hayatta hepiniz veri üretiyorsunuz. Telefonlarınız yüzünüzü tanıyor, sesinizi tanıyor. Bunun arkasında sinyal işleme ve görüntü işleme algoritmaları var.” ifadesinde bulundu. Makine öğrenmesinden derin öğrenmeye geçişle birlikte veri hacminin katlanarak arttığını, bu nedenle GPU’lu ve nöromorfik bilgisayarların devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, “Nöromorfik bilgisayar nöronu taklit eder. Hem veri işler hem geçici hem kalıcı hafıza gibi çalışır. Müthiş hızlıdır.” şeklinde konuştu. Karınca, sürü ve arı algoritmaları Sunumunda biyomimetik (doğadan esinlenen) optimizasyon algoritmalarına da yer veren Prof. Dr. Ergüzel, karınca kolonisi, sürü zekâsı ve arı algoritmalarının sağlık verisi analizinde kullanıldığını anlattı. Karıncaların feromon yoluyla en kısa yolu bulma mekanizmasını örnek gösteren Prof. Dr. Ergüzel, bu mantığın veri içerisinden en anlamlı öznitelikleri seçmekte kullanıldığını söyledi ve “48 öznitelikle %60 doğruluk elde ediyorduk. Karınca koloni optimizasyonu kullandığımızda 22 öznitelik seçildi ve doğruluk %80’e çıktı.” dedi. Sürü zekâsı ile sürü psikolojisinin karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, “Sürü psikolojisinde sorgusuz taklit vardır. Sürü zekâsında ise başkalarının tecrübelerinden istifade ederek rasyonel karar verme vardır.” ifadesinde bulundu. Arı algoritmasını ise “waggle dance” (arı dansı) üzerinden örnekleyen Prof. Dr. Ergüzel, arıların 6 kilometreye kadar noktasal doğrulukta nektar kaynağı adresi verebildiğini belirtti. 40 bin veriyle duygu tanıma modeli Psikiyatrik hastalıkların yanı sıra yüz üzerinden duygu tanıma çalışmaları da yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, 40 binin üzerinde veri kullanarak 7 temel duyguyu sınıflandırdıklarını açıkladı. Konuşmasının sonunda yapay zekânın sunduğu fırsatların yanında eğitim sistemine düşen sorumluluğa dikkat çeken Prof. Dr. Ergüzel, gençlerin makinelerin kolayca yapamayacağı alanlarda yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Bellaz: “Yapay zekâ diş hekimliğinde yeni bir cihaz değil, paradigmayı değiştirecek” Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalından öğretim üyesi ve Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Bilimsel Bilgi, Etik Sorunları ve Toplumsal Ön Yargılar” başlıklı konuşmasında yapay zekâ çalışmalarının etik sınırlarını ve toplumsal yansımalarını değerlendirerek, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir yenilik değil, bilimsel düşünceyi ve hekim kimliğini dönüştürebilecek bir paradigma değişimi anlamına geldiğini söyledi. Yapay zekânın diş hekimliğinde yalnızca yeni bir cihaz gibi algılanmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirten Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun bile mutlak olmadığı bir dönemde yapay zekâ kararlarına nasıl yaklaşacağız?” sorusunu yöneltti. Yapay zekâ karar vermez, karar desteği sunar Yapay zekânın “her şeyi bilen bir falcı” gibi görülmesinin tehlikeli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bellaz, “Yapay zekâ mevcut verileri tarar, olasılıkları ortaya koyar ve bir karar destek mekanizması sunar. Kararın kendisini vermez.” dedi. Yapay zekâ ile birlikte etik ve hukuki tartışmaların kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun kesin olmadığı bir dönemde verilen karardan kim sorumlu olacak? Hekim mi, yazılımcı mı, algoritma mı?” sorusunu gündeme getirdi. Hekim kimliği değişecek Otonom robotların devreye girmesiyle fiziksel yorgunluk, manipülasyon hatası gibi insana özgü sınırlılıkların azalacağını söyleyen Prof. Dr. Bellaz, “Yeni hekim; empati odaklı, karar koordinatörü ve koruyucu hekimlik merkezli bir profile evrilecek.” diye konuştu. Prof. Dr. Bellaz, yapay zekânın teşhis ve tedavide kullanımı için zorunlu bir “yapay zekâ formasyon eğitimi”nin de gündeme gelebileceğini ifade ederek, “Nasıl öğretmenlik için formasyon gerekiyorsa, belki de yapay zekâ kullanan hekimler için de benzer bir eğitim şart olacak” dedi. Prof. Dr. Yumuşhan Günay: “Yapay zekâ planlamada pusula olabilir ama tasarımda hâlâ yolun başındayız” Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yumuşhan Günay, sempozyumda “Subperiostal İmplantların Yapımında Yapay Zekânın Kullanımı” başlıklı sunumuyla yapay zekânın implant planlamasındaki rolünü ve sınırlarını kapsamlı biçimde ele aldı. Sunumunu, tez öğrencisi ve aynı zamanda intern diş hekimi Furkan Hastaoğlu ile birlikte hazırladıklarını belirten Prof. Dr. Günay, “Bu konu aynı zamanda öğrencimizin tez çalışması. Birlikte yürüttüğümüz bir araştırma sürecinin ara çıktıları niteliğinde.” dedi. Yüzde 30’a yakın bir popülasyonda klasik implant uygulanamıyor Subperiostal implantların önemine değinen Prof. Dr. Günay, günümüzde implant tasarımında hâkim olan konseptin “dübel mantığı” olarak ifade edilen yaklaşım olduğunu hatırlattı. “Bu tür implantların klinikte uygulanamadığı %30’a yakın bir popülasyon var” diyen Prof. Dr. Günay, ek cerrahi girişim gerektiren ya da buna rağmen uygulanamayan vakaların ciddi bir hasta grubunu oluşturduğunu vurguladı. Literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf Yapay zekanın literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf olduğunu söyleyen Prof. Dr. Günay, “Yapay zekânın tasarım aşamasındaki zayıflığının iki temel nedeni olabilir. Birincisi veri tabanının fakirliği. İkincisi görsel işleme yeteneğindeki zafiyet.” diye konuştu. Planlama ve literatür derleme aşamasında yapay zekânın “inanılmaz bir tasarruf ve kolaylık” sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Günay, üç boyutlu gerçek anatomik modelleme söz konusu olduğunda ise henüz klinik beklentileri karşılamadığını ifade etti. Prof. Dr. Günay, yapay zekânın kolaycılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyleyerek, “Beklentilerimizi kolaycılıkla eşleştirerek yapay zekâyı kullanmak sakat bir yaklaşım olur. İpin ucu bizim elimizde olmalı. Şu an itibarıyla yapay zekâ; yardımcı teşhis ve planlama aracı olarak çok güçlü, ama tasarımın sorumluluğunu devredeceğimiz bir noktada değil.” dedi. Sempozyumda neler yapıldı? İkinci oturumda Dr. Öğr. Üyesi Fatma Aslı Konca Taşova ortodontide yapay zekâ uygulamalarını ele alırken, Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin endodontide dijital rehberlik, artırılmış gerçeklik ve robotik destek konularını anlattı. Prof. Dr. Hacer Şahin Aydınyurt, periodontolojide akıllı tanı sistemlerinden kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına uzanan süreci değerlendirdi. Dr. Öğr. Üyesi Büşra Sınmaz, derin öğrenme yöntemleriyle MR görüntüleri üzerinden temporomandibular eklem (TME) yapısal bileşenlerinin segmentasyonunu bilimsel veriler ışığında aktardı. Sempozyumun son bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Hazal Abat, gömülü üçüncü molar dişlerde oluşan patolojik durumların yapay zekâ modelleriyle tespitini ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Ece İrem Ravalı Ertan, ağız, diş ve çene cerrahisinde yapay zekâ uygulamalarına ilişkin güncel gelişmeleri paylaştı. Programın son sunumu ise Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedow tarafından gerçekleştirildi. Halmedow, protetik diş tedavisinde yapay zekâ ve akıllı ajanların kullanımına dair gelecek perspektifini katılımcılarla paylaştı. Sempozyumda katılımcılarla toplu fotoğraf da çekildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanofi’nin PharmUp Platformu İlk Buluşmasını Fark Labs İş Birliğiyle Gerçekleştirdi Haber

Sanofi’nin PharmUp Platformu İlk Buluşmasını Fark Labs İş Birliğiyle Gerçekleştirdi

2019 yılından bu yana sağlık alanında katma değer yaratacak yenilikçi fikirleri destekleyen PharmUp; girişimcilere mentorluk, eğitim ve hızlandırma süreçleri sunarken, kamu, özel sektör, yatırımcılar ve akademiyi bir araya getiren sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda düzenlenen buluşma, sağlık teknolojilerinde dönüşümü çok paydaşlı bir perspektifle ele aldı. Stratejik iş birlikleriyle sağlıkta dönüşüm Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk ve Fark Labs Kurucusu Ahu Serter’in katılımıyla gerçekleşen buluşma, kamu, özel sektör ve girişimcilik ekosisteminden çok sayıda temsilciyi bir araya getirdi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk, PharmUp’ın yalnızca bir hızlandırma programı değil, sağlıkta sürdürülebilir değer üretmeyi amaçlayan stratejik bir platform olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sağlıkta dönüşüm artık tek bir kurumun ya da tek bir sektörün başarabileceği bir süreç değil. Artan kronik hastalık yükü, yaşlanan nüfus ve sistemler üzerindeki sürdürülebilirlik baskısı; daha entegre, daha hızlı ve daha iş birlikçi bir modele ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. PharmUp buluşmalarını da tam olarak bu nedenle gerçekleştiriyoruz: Sağlık ekosisteminin tüm paydaşlarını aynı masada bir araya getirerek fikirlerin yalnızca konuşulduğu değil, birlikte tasarlandığı, test edildiği ve ölçeklendiği bir zemin oluşturmak için. Amacımız yalnızca yenilikçi girişimleri desteklemek değil; bu fikirleri sahaya taşımak ve gerçek, ölçülebilir etki yaratmak. Türkiye’de sağlık inovasyonunun sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, PharmUp platformunun sağlık alanındaki inovasyonu güçlendirme amacını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Sağlık sektörü, hem yerel hem de küresel ölçekte köklü bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu dönüşüm; dijitalleşme, veri odaklı yaklaşımlar ve yenilikçi iş modelleriyle şekillenirken, sürdürülebilir ve katma değer üreten iş birliklerinin önemini her geçen gün artırmaktadır. Sağlık ekosisteminin tüm paydaşlarının ortak bir vizyon etrafında buluşması, inovasyonun kalıcı ve ölçülebilir çıktılara dönüşmesi açısından kritik bir gerekliliktir. PharmUp platformunun, stratejik iş birliklerini teşvik ederek Türkiye’de sağlık inovasyonunun gelişimine ivme kazandıracağına ve burada ortaya çıkacak somut projelerin küresel ölçekte rekabet gücü oluşturacağına inanıyorum. Kamu, özel sektör, akademi ve girişimcilerin eşgüdüm içinde hareket etmesi; sağlıkta daha hızlı, daha kapsayıcı ve daha etkili bir dönüşümün temelini oluşturmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi olarak, ülkemizin sağlık alanındaki yenilikçi potansiyelini güçlendiren, uluslararası ölçekte değer üretmeyi hedefleyen her türlü girişimi desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Fark Labs Kurucusu Ahu Serter ise “İnovasyona Yatırım Portföyü Perspektifi” başlıklı değerlendirmesini paylaşarak “Makineyi optimize ettiğimiz bir çağdan, insanı optimize ettiğimiz bir çağa geçiyoruz. Sağlık teknolojileri bu dönüşümün merkezinde yer alırken, ilerlemenin tek başına koşarak değil birlikte yürüyerek mümkün olduğunu görüyoruz. Otomotivden sağlığa uzanan yatırım deneyimimiz bize şunu gösterdi: Sektörler değişse de çözdüğümüz problemler ortak; bu alanlar arasındaki öğrenme transferi ise güçlü bir kaldıraç yaratıyor. Türkiye’nin gerçek gücü, riskleri paylaşan ve küresel başarılarını yeniden kendi ekosistemine yatırım olarak geri döndüren girişimciler yetiştirmesinde yatıyor. Çünkü gelecek, iyi organize olmuş iyimserlerin oyunu. Sanofi ile iş birliğimiz kapsamında hayata geçirdiğimiz tüm çalışmaları da tam olarak bu vizyonla tasarlıyoruz.” dedi. Kamu, akademi ve yatırım dünyası aynı masada Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “İyi Uygulama Örnekleri – Kurum & Girişim İş Birlikleri” oturumunda; Fark Labs Kurucusu Ahu Serter, MENE Health Group CEO’su Şule Mene, MobiQu Kurucu Ortağı Selçuk Koçhan, Sanofi Avrasya Yerleşik Ürünler Direktörü Gözde Haksal ile Corpal Health Kurucusu Göksel Çinier ve Reprai Kurucu Ortağı Didem Aral değerlendirmelerini paylaştı. Selcen Uyguntüzel’in moderasyonunda gerçekleştirilen “Sağlık Ekosisteminde İnovasyon” panelinde; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan, TÜSEB TTO Müdürü Doç. Dr. Zeliha Özdemir Köken ve Boğaziçi Üniversitesi CSO’su ve RS Research Kurucusu Prof. Dr. Rana Sanyal konuşmacı olarak yer aldı. Programın son bölümünde PharmUp platformu kapsamında desteklenen girişimler sahne alarak çözümlerini yatırımcılar ve sektör temsilcilerine tanıttı. Etkinlik, girişimciler ile yatırımcıları bir araya getiren networking oturumuyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AR-GE ve İnovasyon Artık Zorunluluk! Haber

AR-GE ve İnovasyon Artık Zorunluluk!

AR-GE ve inovasyonun günümüzde bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini dile getiren Doç. Dr. Özay, “Artık kurumlar yalnızca üretim kapasitesiyle değil, bilgi üretme ve bu bilgiyi ürüne dönüştürme becerisiyle yarışıyorlar.” dedi. 21.yüzyıl girişimcisinin yalnızca bir iş fikrine sahip olmasının yeterli olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Özay, “Günümüz girişimcisi yalnızca bir iş fikrine sahip olmakla yetinmeyip; proje yazma, fon kaynaklarına erişme, ulusal ve uluslararası destek programlarını yönetme, fikri hak süreçlerini anlama ve çok paydaşlı iş birlikleri kurabilme yetkinliğine sahip olmalı.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Başkan Yardımcısı, ARGE ve Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “16 Şubat İnovasyon” Günü dolayısıyla girişimcilik ve inovasyonun dönüşümünü değerlendirdi. Yeni nesil girişimler ‘önce doğrula sonra ölçekle’ yaklaşımını benimsiyor Doç. Dr. Müge Ensari Özay, 21. yüzyılda girişimciliğin geleneksel modellerden hız, esneklik ve belirsizlik yönetimi açısından belirgin biçimde ayrıldığını belirterek, “Geçmişte girişimcilik daha çok sermaye, fiziksel yatırım ve uzun vadeli planlamaya dayanıyordu. Bugün ise dijital altyapılar sayesinde düşük maliyetle hızlı deneme-yanılma yapılabilen çevik yapılar öne çıkıyor. Yeni nesil girişimler ‘önce kur sonra büyüt’ yerine, ‘önce doğrula sonra ölçekle’ yaklaşımını benimsiyor. Bu dönüşüm, üniversiteleri yalnızca eğitim veren kurumlar olmaktan çıkararak girişimcilik ekosisteminin aktif bir parçası haline getirmektedir. Nitekim Üsküdar Üniversitesi BrainPark Teknoloji transfer ofisin bünyesinde yürütülen çalışmalar, akademik bilginin ticarileşmesi ve toplumsal faydaya dönüşmesi açısından bu yeni yaklaşımın somut örneklerini oluşturmaktadır.” dedi. Rekabet artık bilgi üretme kapasitesiyle ölçülüyor Ar-Ge ve inovasyonun günümüzde bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini dile getiren Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Artık kurumlar yalnızca üretim kapasitesiyle değil, bilgi üretme ve bu bilgiyi ürüne dönüştürme becerisiyle yarışıyorlar. Bu noktada teknoloji transfer ofisleri, akademik araştırmalar ile sanayi arasındaki köprüyü kurarak bilginin ekonomik değere dönüşmesini sağlıyor. Üniversite içinde geliştirilen projelerin fikri mülkiyet süreçlerinin yönetilmesi, patentlenmesi, lisanslanması ve şirketleşmesi gibi adımlar, sistematik destek mekanizmalarıyla mümkün hale getirmektedir. Bu süreçler, Ar-Ge’nin teorik bir faaliyet olmaktan çıkıp doğrudan ekonomik kalkınmanın motoru olmasını amaçlamaktadır.” diye konuştu. Dijitalleşme girişim fikirlerini kökten dönüştürüyor Dijitalleşme, yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin girişimcilik anlayışını dönüştürdüğünü ifade eden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şöyle devam etti: “Dijitalleşme, yapay zekâ ve veri odaklı teknolojiler, girişim fikirlerinin şekillenmesini kökten değiştirirken, teknoloji transfer yapılarının da çalışma modelini dönüştürüyor. BrainPark Teknoloji Transfer Ofisi tarafından yürütülen mentorluk programları, proje geliştirme eğitimleri, üniversite-sanayi iş birliği organizasyonları ve girişim hızlandırma faaliyetleri; araştırmacıların ve genç girişimcilerin dijital temelli iş modelleri geliştirmesine olanak tanımaktadır. Üsküdar Üniversitesinde veri analitiği, sağlık teknolojileri, yapay zekâ uygulamaları, iş sağlığı ve güvenliği ve nöroteknoloji gibi alanlarda geliştirilen projeler, disiplinler arası çalışmanın girişimcilikteki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır.” Girişimci kimliği çok boyutlu yetkinlik gerektiriyor 21.yüzyıl girişimcisinin yalnızca bir iş fikrine sahip olmasının yeterli olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “21. yüzyıl girişimcisinde bulunması gereken temel yetkinlikler, teknik uzmanlık ile yenilikçi düşünme becerisinin birleşimini gerektiriyor. Günümüz girişimcisi yalnızca bir iş fikrine sahip olmakla yetinmeyip; proje yazma, fon kaynaklarına erişme, ulusal ve uluslararası destek programlarını yönetme, fikri hak süreçlerini anlama ve çok paydaşlı iş birlikleri kurabilme yetkinliğine sahip olmalı. Teknoloji transfer ofisleri tarafından verilen eğitim, danışmanlık ve kuluçka destekleri bu yetkinliklerin gelişmesini sağlayarak araştırmacıları aynı zamanda girişimci kimliğiyle güçlendirmektedir.” ifadesinde bulundu. İnovasyon artık sosyal etki de üretmeli Sürdürülebilirlik ve yeşil inovasyon başlıklarının öne çıktığını belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Sürdürülebilirlik, yeşil inovasyon ve sosyal etki konularının öne çıkması, girişimciliğin yalnızca ekonomik değil, çevresel ve toplumsal değer üretme sorumluluğu taşıdığını gösteriyor. Günümüzde destek programları ve yatırım mekanizmaları, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projelere öncelik veriyor. Üniversite-temelli girişimcilik yapıları da sağlık, çevre, toplumsal refah ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümleri destekleyerek ‘sosyal etki odaklı inovasyon’ anlayışını yaygınlaştırıyor.” dedi. Üniversiteler üretilen bilginin ticarileşmesini destekleyen stratejik merkezler haline geliyor Türkiye’de Ar-Ge temelli girişimciliğin gelişen teknoparklar, artan kamu destekleri ve üniversite-sanayi iş birlikleri sayesinde ivme kazandığını belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Teknoloji geliştirme bölgeleri ve teknoloji transfer ofisleri; akademisyen, öğrenci ve sanayi temsilcilerini aynı ekosistemde buluşturarak araştırmanın ticarileşme sürecini hızlandırıyor. Önümüzdeki dönemde uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi ve derin teknoloji alanlarına yapılan yatırımların artmasıyla, üniversiteler yalnızca bilginin üretildiği değil, aynı zamanda üretilen bilginin ticarileşmesini destekleyen stratejik merkezler haline gelmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.