Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Turizmi

Kapsül Haber Ajansı - Sağlık Turizmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Turizmi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Karı, Kimleri Nasıl Etkileyecek? Haber

Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Karı, Kimleri Nasıl Etkileyecek?

Peki, yürütmenin durdurulması kararı bu alanda faaliyet gösteren klinikleri, hastaneleri ya da aracı kuruluşları sorumluluktan kurtardı mı? Hayır. Yürütmenin durdurulması kararı yalnızca komplikasyon sigortası zorunluluğuna yönelik. İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, komplikasyon sigortasında, bundan sonraki süreç hakkında şu bilgileri verdi: ARTIK KOMPLİKASYON SİGORTASI ZORUNLU DEĞİL AMA… “Komplikasyon sigortası zorunluluğunun getirilmesiyle birlikte, aslında amaca çok da hizmet etmeyen ve yalnızca yönetmelikteki yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla çok düşük teminatlı, yetersiz sigortaların yapılmaya başlandığını görmüştük. Dolayısıyla yürütmenin durdurulması kararının bu anlamda olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz. Artık komplikasyon sigortasını zorunlu olarak yaptırmak durumunda değilsiniz. Ancak elbette isteğe bağlı olarak yaptırabilirsiniz. Komplikasyon sigortasının getirilme amacına baktığımızda, hastaların yaşayabilecekleri istenmeyen durumlar karşısında korunması, en azından ortaya çıkabilecek zararların bir sigortayla karşılanması ve hastaların gerektiğinde daha kolay bir şekilde Türkiye'ye gelebilmelerinin sağlanması hedeflenmişti. AMACA HİZMET ETMEDİ Peki, düzenleme bu amaca hizmet etti mi? Bence etmedi. Düzenlemenin yeterince netleştirilmemesi nedeniyle sigorta şirketleri açısından da hangi sigortanın yapılacağı, sigortanın nasıl düzenleneceği ve kapsamının nasıl belirleneceği gibi birçok konuda belirsizlik ortaya çıktı. Dolayısıyla uygulamada amacına tam olarak ulaşamayan bir düzenlemeyle karşı karşıya kaldık. Peki, yürütmenin durdurulması kararı sağlık turizmi alanındaki diğer sorumlulukların da ortadan kalktığı anlamına mı geliyor? Hayır. Burada yalnızca komplikasyon sigortasından bahsediyoruz. Bunun dışında kliniklerin, hastanelerin ve aracı kuruluşların yerine getirmesi gereken sorumluluklar ve yükümlülükler devam ediyor. Komplikasyon sigortası ilk getirildiğinde önemli bir hukuki tartışma da yaşandı. Komplikasyon, hukuken her durumda sorumluluk doğuran bir alan olarak değerlendirilmez. Bu nedenle, sorumluluk atfedilemeyen bir durum için neden zorunlu sigorta yaptırılması gerektiği sorgulandı. Komplikasyon dediğimiz şey, tıbbi müdahale sırasında gerekli özen gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçları ifade ediyor. Dolayısıyla, hukuki sorumluluğun bulunmadığı durumlarda neden ayrıca bir sigorta yükümlülüğü getirildiği ve bunun için neden ücret ödenmesi gerektiği tartışıldı. Hastaneler, hekimler, klinikler ve aracı kuruluşlar açısından bu yönde eleştiriler vardı. Nitekim açılan davada da bu hususlar dile getirildi ve yürütmenin durdurulması kararı verildi. KOMPLİKASYON DIŞINDAKİ ZORUNLULUKLAR Peki, sağlık turizmi dediğimizde bütün mesele komplikasyon sigortasından mı ibaret? Elbette değil. Sağlık turizmi oldukça kompleks bir yapı. Bu alanda faaliyet gösteren klinikler, hastaneler ve aracı kuruluşlar birçok farklı yükümlülüğü yerine getirmek durumunda. Bunların başında kişisel verilerin korunmasına ilişkin süreçler geliyor. Sağlık turizminde hastalara ait fotoğraf ve görüntülerin kullanılması sık karşılaşılan bir durum. Bu nedenle KVKK kapsamında kişisel verilerin korunmasına ilişkin süreçlerin doğru şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor. Bunun dışında aracı kuruluşlarla yapılan sözleşmeler ve alınan her bir hizmete ilişkin sözleşmelerin doğru şekilde hazırlanması gerekiyor. Bir diğer önemli konu ise tercüme hizmetleri. Hastalara yönelik tercümelerin doğru ve eksiksiz yapılması, alanında yetkin tercümanlarla çalışılması gerekiyor. Özellikle hizmet verilen ülkenin diline hâkim, mümkünse o dili ana dili düzeyinde konuşabilen kişilerin tercüman olarak görevlendirilmesi, ortaya çıkabilecek hukuki risklerin azaltılmasına katkı sağlayacaktır. Aynı şekilde hastaların olası ve öngörülebilir komplikasyonlar konusunda çok iyi aydınlatılması gerekiyor. Türk hukuku ve sağlık hukuku açısından yerine getirilmesi gereken birtakım işlemler bulunuyor. Aydınlatılmış onam formunun hazırlanması, hastanın yeterli ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesi ve gerekli süreçlerin eksiksiz yürütülmesi bunların başında geliyor. Bunların aynı zamanda hastaya kendi dilinde, doğru ve anlaşılır bir şekilde aktarılması gerekiyor. Hukuki danışmanlık açısından baktığımızda, mevzuatta açıkça zorunlu tutulmayan bazı tedbirlerin dahi hukuki riskleri azaltmak amacıyla alınmasını gerekli görüyoruz. Sonuç olarak komplikasyon sigortasına ilişkin yürütmenin durdurulması kararı, sağlık turizmi alanında faaliyet gösterenlerin üzerindeki gereksiz sayılabilecek bir yükü kaldırmış olabilir. Ancak bu karar, sağlık kuruluşlarının ve diğer ilgililerin komplikasyonlar veya sağlık turizmi kapsamındaki diğer süreçler açısından bütün sorumluluklarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Hasta, yaşadığı bir sorunla ilgili olarak her zaman dava açabilir ve hukuki yollara başvurabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlık Turizminde Hastanelerin En Sık Yaptığı Hukuki Hatalar Haber

Sağlık Turizminde Hastanelerin En Sık Yaptığı Hukuki Hatalar

Bu nedenle özellikle hastane, hasta ve hizmet alınan aracı kuruluşlar arasındaki sorumlulukların nasıl paylaşıldığı büyük önem taşıyor. İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, sağlık turizminde hastanelerin karşılaşabileceği hukuki riskler ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında şu bilgileri verdi: YOLCULUK VE KONAKLAMA “Hastanın, hastanenizden alacağı hizmet kapsamında Türkiye’ye nasıl geleceği ve ulaşımının nasıl sağlanacağı konusunda yapılan anlaşmalar önem taşıyor. Eğer bu konuda bir aracı kurumla çalışıyorsanız, aracı kurumla yaptığınız sözleşmeler de sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bunun yanında hastanın nerede konaklayacağı da önemli. Hasta hastaneniz bünyesinde mi kalacak, yoksa başka bir yerde konaklaması mı sağlanacak? Buna ilişkin yapılan anlaşmalar da sorumluluk kapsamına giriyor. Hastanın hastanede aldığı medikal hizmetten, tedavisinin ardından yeniden havalimanına ulaştırılmasına ve ülkesine dönmek üzere uçağa binmesine kadar geçen tüm süreçler, sunmayı taahhüt ettiğiniz hizmetin kapsamına göre sorumluluğunuzun bir parçası hâline gelebiliyor. ANLAŞMANIN KAPSAMI Burada dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri de hastayla yaptığınız anlaşmanın kapsamı. Eğer hastaya, ‘Biz bütün bu süreçleri yöneteceğiz ve bunun karşılığında size şu fiyatı veriyoruz’ diyorsanız ve bu hizmetleri sağlamayı taahhüt ediyorsanız, doğal olarak bu süreçlere ilişkin sorumluluğu da üstlenmiş oluyorsunuz. Elbette bir hastanenin bütün bu süreçleri tek başına yönetmesi beklenmiyor. Büyük ihtimalle bu hizmetlerin bir bölümünü başka kişi veya kuruluşlardan satın alacaksınız. SÖZLEŞMELER Peki, hizmet aldığınız kişi ve kuruluşlarla sorumluluğu nasıl paylaşacaksınız? İşte bu noktada sözleşmeler devreye giriyor. Sözleşmeleriniz son derece önemli. Sorumlulukların kimler arasında ve nasıl paylaşıldığını açıkça ortaya koyabilmeniz ve gerektiğinde bunu ispatlayabilecek durumda olmanız gerekiyor. Çünkü hasta sizi muhatap aldığı için herhangi bir sorunla karşılaştığında ilk başvuracağı taraf da büyük olasılıkla siz olacaksınız. REKLAM VE TANITIM Sağlık turizmi kapsamında reklam ve tanıtım faaliyetlerinin de hukuki sınırları bulunuyor. Bunun özellikle altını çizmek gerekiyor. Bu sınırlar içerisinde reklam ve tanıtım yaparken hastaya ait verileri kullanıyorsanız, bu verilerin de hukuka uygun şekilde işlenmesi ve yönetilmesi gerekiyor. Bununla bağlantılı olarak KVKK kapsamındaki süreçlerin de doğru şekilde yürütülmesi gerekiyor. Dolayısıyla yabancı bir hastadan ve sağlık turizminden söz ettiğimizde, standart bir hastaya uygulanan prosedürden daha kapsamlı ve kompleks bir süreçle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Sağlık turizminde hastanenin sorumluluğu yalnızca medikal sorumluluktan ibaret değil. Aynı zamanda idari, operasyonel ve hukuki sorumlulukların yanı sıra kişisel verilerin korunmasına ilişkin pek çok yükümlülüğü de beraberinde getiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya'nın Turizm Potansiyeli Bölgesel Turizm Çalıştayında Ele Alındı Haber

Malatya'nın Turizm Potansiyeli Bölgesel Turizm Çalıştayında Ele Alındı

Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Malatya ve Tunceli’nin turizm potansiyelini bölgesel bir bakış açısıyla değerlendirmek ve iller arasındaki turizm iş birliğini güçlendirmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda kamu kurumları, yerel yönetimler, turizm sektörü, ulaşım, finans ve özel sektör temsilcileri bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla düzenlenen çalıştayda, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın moderatörlüğündeki “Yeni Nesil Bölgesel Turizm: Entegre Destinasyon Yönetimi” paneline katılan Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur, Fırat Havzası'nın tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerinin turizm açısından büyük bir potansiyel taşıdığını söyledi. Fırat Kalkınma Ajansı'nın faaliyet alanında bulunan bölgenin tarih boyunca önemli bir yaşam ve medeniyet merkezi olduğuna dikkati çeken Beytur, Fırat Nehri'nin binlerce yıldır insanlık ve medeniyetler için önemli bir kaynak oluşturduğunu vurguladı. Dr. Mehmet Beytur, “Geçmişe tarihî perspektiften baktığımızda bu bölgenin ciddi anlamda bir uygarlık merkezi olduğunu görüyoruz. Zaman zaman ilk uygarlıklar arasında bir geçiş bölgesi olmuş, doğal imkânları ve tabii varlıklarıyla insanlığa büyük nimetler sunmuş bir coğrafyada yaşıyoruz. Bugün de bu bölgenin turizm imkânlarını nasıl gün yüzüne çıkaracağımızı ve nasıl daha aktif hale getireceğimizi konuşuyoruz” diye konuştu. Bölgenin Arslantepe, Nemrut Dağı, Ulu Cami, Harput ve Göbeklitepe gibi uluslararası düzeyde bilinen önemli değerlerin yakınında bulunduğunu belirten Beytur, bunların yanı sıra yerel ölçekte henüz yeterince tanıtılmamış çok sayıda tarihî ve kültürel değerin de bulunduğunu kaydetti. Malatya'nın Levent Vadisi'nden Arapgir'e kadar uzanan geniş coğrafyasında önemli tarihi ve turistik değerlerin yer aldığını ifade eden Dr. Mehmet Beytur, bölgede çok sayıda tarihi güzergâh, kervansaray ve konaklama merkezinin bulunduğunu söyledi. Hazırlanan tur güzergâhlarının önemli bir başlangıç olduğunu ancak bölgenin potansiyeli açısından bunun yeterli olmadığını belirten Beytur, turizm rotalarının daha da zenginleştirilmesi gerektiğini ifade etti. “Turizmde Öncelikli Konulardan Biri Ulaşımdır” Turizmin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için ulaşım imkânlarının güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Beytur, ulaşımı uluslararası, ulusal ve yerel olmak üzere üç farklı düzeyde ele almak gerektiğini söyledi. Elazığ, Malatya ve Adıyaman'ın uluslararası ulaşım imkânlarında önemli ihtiyaçlar bulunduğunu belirten Dr. Mehmet Beytur, yurt dışından bölgeye doğrudan ve daha kolay ulaşım sağlanmasının turizm potansiyeline önemli katkı sunacağını ifade etti. Ulusal düzeyde de İstanbul ve Ankara gibi merkezlerden bölge illerine yapılan uçuşların saatleri ve sayılarının geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Beytur, mevcut potansiyelin ticari açıdan da bu düzenlemeleri destekleyecek nitelikte olduğunu dile getirdi. Yerel ulaşım konusunda ise belediyelere önemli görevler düştüğünü belirten Beytur, turizm ajanslarının güzergâh ve ulaşım planlamalarına paralel olarak yerel yönetimler olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. “Malatya’dan Nemrut’a Yeni Bir Turizm Güzergâhı Oluşturulabilir” Nemrut Dağı'na ulaşım konusunun bölge turizmi açısından önemli başlıklardan biri olduğuna dikkati çeken Beytur, Nemrut'a Malatya ve Adıyaman üzerinden ulaşım sağlanabildiğini belirtti. Bölgeyi kapsayan güçlü ve bütüncül bir turizm rotasının oluşturulması için Malatya'dan Nemrut'a ulaşımı kolaylaştıracak yol çalışmalarının önem taşıdığını vurgulayan Dr. Mehmet Beytur, “Eğer bu çalıştay sonucunda bu yönde bir karar ve ortak irade ortaya çıkarsa, biz Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapmaya ve bu yolun yapılması konusunda gerekli desteği vermeye hazırız” dedi. "Malatya, Turizmde Ortak Akıl ve İş Birliğiyle Yol Alıyor" Genel Sekreter Dr. Mehmet Beytur, bölgenin gastronomi alanında da önemli bir zenginliğe sahip olduğunu belirterek Malatya'da çok sayıda coğrafi işaretli ürün bulunduğunu ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'nın yeniden inşa sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Beytur, şehrin sahip olduğu tarihî, kültürel ve gastronomik değerlerin yeniden ayağa kalkma sürecinde turizmin önemli bir güç unsuru olacağına dikkati çekti. Malatya'nın müzeleriyle de önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğuna dikkati çeken Beytur, şunları kaydetti: “Büyükşehir Belediyesi olarak farklı kategorilerde müzelerimiz bulunuyor. Fotoğraf Makinesi Müzemiz, büyüklüğü itibarıyla dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alıyor. Şehir dışından gelen ziyaretçilerimizin bu müzeden oldukça etkilendiklerini dile getirmeleri bizleri memnun ediyor. Bunun yanı sıra Radyo ve Gramofon Müzemiz de Türkiye'nin bu alandaki en büyük müzeleri arasında yer alıyor. Bazen altyapıyı geliştirmek, bazen kültürel değerleri öne çıkarmak, bazen de organizasyonlara öncülük etmek gerekiyor. Turizmde asıl aktörün özel sektör olması gerektiğine inanıyoruz. Ancak özel sektörün gerekli olgunluğa ve kapasiteye ulaşacağı sürece kadar yerel yönetimlerin destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyoruz." "Bölgemizde İnanç ve Sağlık Turizminde Önemli Potansiyel Var" Bölgenin inanç turizmi açısından da önemli bir zenginliğe sahip olduğunu belirten Beytur, farklı inançlara ait tarihi ve kültürel değerlerin bölgede önemli bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Malatya'nın sağlık turizmi alanında da önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Beytur, özellikle İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nin bölge ve ülke açısından önemli bir cazibe merkezi haline geldiğini belirtti. Karaciğer nakli ve plastik cerrahi başta olmak üzere birçok alanda uluslararası düzeyde hizmet sunulduğunu ifade eden Beytur, sağlık turizminin geliştirilmesine yönelik ortak projeler üretilebileceğini kaydetti. Bölgesel Turizm Çalıştayı kapsamında kurulan Malatya standı yoğun ilgi gördü. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Malatya standını ziyaret ederek, yöresel ürünler hakkında bilgi aldı. Dr. Mehmet Beytur, standı ziyarete gelen misafirlerle yakından ilgilendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Öncesi-Sonrası Görüntülerinin Paylaşımı Türk Hastada Yasak, Yabancı Hastada Serbest mi? Haber

Sağlıkta Öncesi-Sonrası Görüntülerinin Paylaşımı Türk Hastada Yasak, Yabancı Hastada Serbest mi?

İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut’a göre konu “yasak” ve “serbest” şeklinde ikiye ayrılacak kadar basit değil. Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerine ilişkin düzenlemeler, hasta görüntülerinin kullanımına önemli sınırlamalar getiriyor. Özellikle estetik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri ve benzeri alanlarda sık kullanılan öncesi-sonrası görüntüleri açısından uyulması gereken özel kurallar bulunuyor. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında yurt dışına yönelik gerçekleştirilen tanıtımlarda ise belirli şartlar altında farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor. Avukat Özge Özmen Korkut, sağlıkta öncesi-sonrası görüntülerinin paylaşımı konusunda önemli bilgiler verdi: SAĞLIK TURİZMİ YETKİ BELGESİ ÖNEMLİ “Yabancı hastalara yönelik tanıtım yapılabilmesi, hastanın yabancı olmasından dolayı otomatik olarak serbest hale gelmiyor. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında tanıtım yapacak sağlık kuruluşlarının ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekiyor. Tanıtımların yurt dışındaki hedef kitleye yönelik olması ve sağlık turizmine ilişkin kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Hasta mahremiyetinin korunması ve kişisel verilerin kullanılmasına ilişkin gerekli izinlerin alınması da sürecin temel şartları arasında yer alıyor. Dolayısıyla hastanın görüntülerinin kullanılmasına izin vermesi, sağlık kuruluşuna bu görüntüleri sınırsız şekilde kullanma hakkı vermiyor. ÖNCESİ-SONRASI FOTOĞRAFLARINDA KURALLAR VAR Öncesi-sonrası fotoğrafları sağlık sektöründe özellikle estetik işlemlerin sonuçlarını göstermek amacıyla kullanılıyor. Ancak bu görüntülerin yanıltıcı olmaması ve gerçeği yansıtması gerekiyor. Görüntüler üzerinde tedavinin veya işlemin sonucunu olduğundan farklı gösterecek düzenlemeler yapılması hukuki sorunlara yol açabiliyor. Öncesi ve sonrası fotoğraflarının mümkün olduğunca aynı teknik koşullarda çekilmesi de sonuçların yanıltıcı şekilde sunulmaması açısından önem taşıyor. Tıbbi müdahale veya ameliyat sırasında çekilen hasta görüntüleri konusunda ise çok daha sıkı sınırlamalar bulunuyor. “HASTA İZİN VERDİ” DEMEK YETERLİ DEĞİL Hasta görüntülerinin kullanılmasında en önemli konulardan biri verilen iznin kapsamı. Hastanın görüntülerinin hangi amaçla kullanılacağını bilmesi gerekiyor. Örneğin görüntüler yalnızca sağlık kuruluşunun internet sitesinde mi yayımlanacak, Instagram veya diğer sosyal medya hesaplarında mı kullanılacak, yoksa ücretli reklam kampanyalarında da yer alacak mı? Hangi fotoğraf veya videoların kullanılacağı ve kullanımın kapsamı gibi konuların hastaya açık şekilde anlatılması gerekiyor. Yabancı hastanın imzaladığı belgeyi anlaması gerekiyor SAĞLIK TURİZMİNDE BİR BAŞKA ÖNEMLİ KONU DİL Yabancı bir hastaya Türkçe hazırlanmış bir izin belgesinin imzalatılması, hastanın belgenin içeriğini gerçekten anladığını tek başına göstermeyebilir. Bu nedenle hastanın verdiği iznin kapsamını anlayabilmesi gerekiyor. Gerektiğinde belgelerin hastanın anlayabileceği dile çevrilmesi ve tercüman desteğinden yararlanılması önem taşıyor. REKLAM YAPILAN ÜLKENİN MEVZUATI DA DİKKATE ALINMALI Türkiye'deki mevzuata uygun şekilde hazırlanmış bir sağlık turizmi reklamının başka bir ülkede de otomatik olarak hukuka uygun olduğu varsayılamaz. Örneğin Türkiye'deki düzenlemelerin izin verdiği bir hasta görüntüsü kullanımına reklamın gösterildiği ülkede daha sıkı sınırlamalar getirilmiş olabilir. Bu durumda reklamın yayınlandığı veya hedeflendiği ülkenin sağlık reklamları, tüketicinin korunması ve kişisel verilerin kullanımına ilişkin mevzuatının da değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle uluslararası reklam kampanyalarında yalnızca Türkiye'deki mevzuata göre hareket etmek yeterli olmayabilir. SONUÇ: YABANCI HASTANIN GÖRÜNTÜSÜ SINIRSIZ ŞEKİLDE KULLANILAMAZ Sağlık turizminde yabancı hastaların öncesi-sonrası görüntülerinin kullanılması konusunda belirli imkânlar bulunması, bu görüntülerin sınırsız şekilde paylaşılabileceği anlamına gelmiyor. Yetki belgesi, reklamın hedef kitlesi, kullanılan platform, hasta mahremiyeti, kişisel verilerin korunması, hastanın bilgilendirilmesi ve gerekli rızanın alınması gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca reklamın yayınlandığı ülkenin mevzuatı da dikkate alınmalı. Kısacası mesele, “Türk hastanın görüntüsü yasak, yabancı hastanın görüntüsü serbest” şeklinde basit bir ayrıma indirgenemeyecek kadar kapsamlı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyagöz Hastaneler Grubu 30. Yılında Kazakistan’da Yeni Şubesini Açıyor Haber

Dünyagöz Hastaneler Grubu 30. Yılında Kazakistan’da Yeni Şubesini Açıyor

Dünyagöz Hastaneler Grubu’nun uluslararası büyüme vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen Kazakistan yatırımı, 30. yılda Türkiye’nin göz sağlığı alanındaki uzmanlığını Orta Asya’ya taşıma hedefinin önemli bir adımı olarak değerlendiriliyor. Kazakistan’da Teşhis ve Tedavi Merkezi olarak hizmet verecek olan Dünyagöz, bu şubeyle birlikte yurtdışında toplam 11 uluslararası noktaya ulaşmış oldu. Yeni şube, Kazakistan’ın başkenti Astana’da, EXPO District bölgesinde hizmet verecek. Dünyagöz, Kazakistan yatırımıyla yalnızca bir şube açılışı gerçekleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin göz sağlığı alanındaki bilgi birikimini Orta Asya’ya taşıma yönünde stratejik bir adım atıyor. Türkiye’de elde edilen uluslararası deneyim ve klinik başarı, artık Kazakistan’da hastaların hizmetine sunuluyor. Astana’da her hastaya özel, ileri teknoloji destekli yaklaşım ile yeni bir sağlık standardı oluşturulması hedefleniyor. Yeni şube ile birlikte Kazakistan ve çevre ülkelerden gelen hastaların ileri göz sağlığı hizmetlerine erişimi kolaylaşırken, bölgesel sağlık turizmi akışının da güçlenmesi hedefleniyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu, uluslararası hasta yönetimi ve ileri teknoloji altyapısı ile global sağlık ağını genişletmeye devam ediyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu, Kazakistan’daki yeni şubesi ile birlikte göz sağlığı alanında ileri teknoloji destekli tanı ve değerlendirme hizmetlerini bölge halkının erişimine sunmayı hedefliyor. Retina hastalıkları, katarakt, kornea hastalıkları, trifokal lens uygulamaları, kök hücre destekli tedavi planlamaları, keratokonus, glokom (göz tansiyonu) ve ICL (göz içi kontakt lens) değerlendirmeleri başta olmak üzere göz hastalıklarının geniş bir yelpazesinde kapsamlı hizmet sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara Turizminin Geleceğine Yön Verecek Komisyonlar Oluşturuldu Haber

Ankara Turizminin Geleceğine Yön Verecek Komisyonlar Oluşturuldu

Ankara'nın sahip olduğu tarihsel miras, kültürel zenginlik, sağlık altyapısı, kongre kapasitesi ve gastronomi değerlerinin daha görünür hale getirilmesini hedefleyen Ankara Turizm Derneği, sektörün farklı paydaşlarını ortak bir çalışma zemini altında buluşturdu. Oluşturulan komisyonlar aracılığıyla sektörün ihtiyaçlarının belirlenmesi, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve Ankara'nın turizmdeki konumunu güçlendirecek çalışmaların hayata geçirilmesi amaçlanıyor. TÜM PAYDAŞLAR AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTU ATD bünyesinde oluşturulan komisyonlarda otelcilik, gastronomi, ulaşım, medya ve iletişim, alışveriş merkezleri, sağlık turizmi, akademi, kongre ve fuarcılık ile kültür-sanat alanlarından temsilciler görev alıyor. Komisyon yapısı sayesinde Ankara turizmini ilgilendiren farklı başlıkların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve sektörler arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda; Oteller ve Konaklama Tesisleri Komisyonu, Restoran ve Gastronomi Komisyonu, Ulaşım ve Araç Kiralama Komisyonu, Medya Tanıtım ve İletişim Komisyonu, AVM ve Alışveriş Komisyonu, Sağlık Turizmi Komisyonu, Akademik İş Birlikleri Komisyonu, Acenta, Kongre ve Fuar Komisyonu ile Kültür ve Müzeler Komisyonu oluşturuldu. TURİZM POTANSİYELİNE KATKI SAĞLAYACAK PROJELER GELİŞTİRİLECEK Komisyonlar; Ankara'nın turizm çeşitliliğinin artırılması, yeni destinasyon ve deneyim alanlarının geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi, sektör temsilcileri arasındaki iş birliklerinin artırılması ve başkentin ziyaretçi deneyiminin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütecek. Ayrıca komisyonlar tarafından hazırlanacak öneriler ve projelerle Ankara'nın kültür, sanat, gastronomi, sağlık ve kongre turizmi alanlarındaki potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi ve şehrin turizm gelirlerinin artırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. ANKARA'NIN GELECEĞİ İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ ATD Kurucu Başkanı Berker Bülbüloğlu, Ankara'nın sahip olduğu potansiyelin ancak güçlü iş birlikleriyle daha görünür hale gelebileceğini belirterek, "Ankara çok güçlü bir turizm çeşitliliğine sahip. Tarihi mirası, kültürel değerleri, gastronomisi, sağlık altyapısı, üniversiteleri ve kongre kapasitesiyle Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri konumunda bulunuyor. Bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi için sektörün tüm paydaşlarını aynı masa etrafında buluşturmayı önemsiyoruz. Oluşturduğumuz komisyonlar yalnızca çalışma grupları değil; Ankara'nın turizm geleceğine yön verecek ortak akıl platformları olacak. Amacımız Ankara'nın sahip olduğu değerleri daha görünür hale getirmek, yeni projeler geliştirmek ve başkentimizi ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir turizm destinasyonu haline getirmek" dedi. Bülbüloğlu, komisyonlar aracılığıyla ortaya çıkacak projelerin Ankara'nın turizm ekosistemine uzun vadeli katkılar sağlayacağını belirterek, "Turizmin tüm bileşenlerinin aktif katılımıyla oluşturduğumuz bu yapı sayesinde daha güçlü iş birlikleri geliştirmeyi, sektörün ihtiyaçlarını daha yakından takip etmeyi ve Ankara'nın turizm vizyonuna katkı sağlayacak somut çalışmalar üretmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. ANKARA TURİZM DERNEĞİ KOMİSYONLARI Oteller ve Konaklama Tesisleri Komisyonu Başkan: Uğur BÜR (Crowne Plaza Ankara) Başkan Yardımcısı: B. Emre ERSOY (Holiday Inn Çukurambar) Restoran ve Gastronomi Komisyonu Başkan: Aybige ERİŞEN (Ayone Çiftliği) Başkan Yardımcısı: Gökhan AKSOY (Göksu Lokantaları) Ulaşım ve Araç Kiralama Komisyonu Başkan: Çağrı TUNÇDORUK (Avis-Budget / Otokoç) Medya Tanıtım ve İletişim Komisyonu Başkan: M. Pınar SİPAHİ (Addu Design) Başkan Yardımcısı: Nesrin GÜNDÜZ (Niş PR Media Event) AVM ve Alışveriş Komisyonu Başkan: Anıl Yücel (Nata Vega) Başkan Yardımcısı: Gülçin AYDINER (Kuzu Effect) Sağlık Turizmi Komisyonu Başkan: Onur TÜRKCAN (Medicana International Ankara) Akademik İş Birlikleri Komisyonu Başkan: N. Gonca GÜZEL ŞAHİN (Atılım Üniversitesi) Başkan Yardımcısı: Jamel CHAFRA (Bilkent Üniversitesi) Acenta, Kongre ve Fuar Komisyonu Başkan: Mehmet SEZGİN (Ultra Turizm) Başkan Yardımcısı: Bilgin AYGÜL (Atis Fuarcılık) Kültür ve Müzeler Komisyonu Başkan: Nilay AYAZ (Mustafa Ayaz Müzesi) Başkan Yardımcısı: Nazan GEZER (Erimtan Müzesi) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom ve Mısır Nükleer Tıp Merkezi İnşası İçin Anlaşma İmzaladı Haber

Rosatom ve Mısır Nükleer Tıp Merkezi İnşası İçin Anlaşma İmzaladı

Anlaşmaya, LLC Rosatom Yapı Teknolojileri’nin Ekonomi, Finans ve Yatırımdan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı David Makharashvili ile Mısır Sağlık Hizmetleri Kurumu CEO'su Dr. Amir El-Telwany imza attı. Rosatom’un öncelikli hedefleri arasında hayat kurtaran tıbbi teknolojilere, ekipmanlara ve ilaçlara erişimi Rusya içinde ve dışındaki hastalar için genişletmek yer alırken, bu sağlık merkezinin inşası ile di Mısır'da ileri teknoloji sağlık hizmetlerine erişimi iyileştirilmesi ve ülkenin sağlık turizmi için cazip bir merkez konumuna gelmesi hedefleniyor. Modern Nükleer Tıp Merkezi'nin temel konfigürasyonu, kendi siklotron kompleksiyle donatılmış bir radyofarmasötik üretim sahasını içerecek. Merkez ayrıca, yılda 30 bine kadar tanısal görüntüleme yapılmasına imkân sağlayacak PET/CT ve SPECT/CT tarayıcılarına sahip bir moleküler görüntüleme bölümünün yanı sıra yılda 400'e kadar hastanın tedavi edilebileceği bir radyonüklid tedavi bölümünü de kapsayacak. Rosatom Yapı Teknolojileri CEO'su Ilya Vergizaev konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Mısır ile imzalanan bu anlaşma, uluslararası sağlık iş birliğinin genişletilmesinde hayati bir dönüm noktasına işaret ediyor. Modern bir tıbbi tesisin kurulması, yalnızca en ileri nükleer tıp teknolojilerini hayata geçirmekle kalmayacak, aynı zamanda bu alanın ülke genelinde ilerlemesi için güçlü bir itici güç sağlayacak. Bu projenin, sağlık hizmetlerinin kalitesinin iyileştirilmesine ve halk sağlığının güçlendirilmesine anlamlı bir katkı sunacağına inanıyoruz. Rosatom Yapı Teknolojileri olarak, Mısır'daki Nükleer Tıp Merkezi'nin en yüksek uluslararası standartları karşılaması ve tüm sektör için başlıca büyüme motoru olarak hizmet vermesi için kararlılıkla çalışacağız” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba CP’den Türkiye ve Doğu Avrupa’da 100 Bin Metrekareyi Aşan Stratejik Büyüme Haber

Fiba CP’den Türkiye ve Doğu Avrupa’da 100 Bin Metrekareyi Aşan Stratejik Büyüme

Fiba CP standında gerçekleştirilen kokteylde açıklamalarda bulunan Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, “Fiba CP olarak, M1 Adana’da ziyaretçi deneyimini yeniden tanımlayan yeni nesil alanlar inşa ederken önemli operasyonlara imza atıyoruz. Moldova ve Kosova’daki projelerle de Doğu Avrupa’da ivmemizi hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi. Perakende sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olan ve bu yıl 25’incisi düzenlenen Perakende Günleri, 3-4 Haziran tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşiyor. Sektörün önde gelen isimleriyle stratejik yol haritasını paylaşan Fiba Commercial Properties (Fiba CP), hem mevcut varlıklarını büyütüyor hem de yeni karma kullanım projelerinin kiralama ve yönetim süreçlerini üstlenerek varlığını güçlendiriyor. Özellikle Doğu Avrupa’da hareketlenen yatırım ikliminde proaktif bir rol üstlenen Fiba CP, küresel ölçekte büyümesini hız kesmeden sürdürüyor. Perakende, ofis, rezidans, otel gibi karma yaşam projeleri alanında 5 ülkede faaliyet gösteren Fiba CP; Türkiye, Moldova ve Kosova’da eş zamanlı ilerleyen projeleriyle 100 bin metrekareyi aşan yeni kiralanabilir alanı portföyüne eklemeye hazırlanıyor. M1 Adana’da 27 Yeni Ünite ile Büyüme Fiba CP’nin Türkiye’deki büyüme hamlelerinin başında M1 Adana’da hayata geçirilen yeni ticari alan yatırımı geliyor. M1 Adana’ya entegre edilecek 3 bin 500 metrekare yeni kiralanabilir ticari alana sahip 27 yeni ünite oluşturuluyor. Mağaza, stant ve pop-up alanlarından oluşacak proje; erişilebilir lüks segmentine odaklanan marka karmasıyla moda, aksesuar, kozmetik ve yaşam tarzı kategorilerinde genç ve orta-üst segment ziyaretçilere hitap edecek. Erdemoğlu Holding iş ortaklığıyla hayata geçirilen proje, modern mimarisi ve deneyim odaklı kurgusuyla bölgenin yeni çekim noktalarından biri olmaya hazırlanıyor. M1 Adana’nın dönüşüm yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkan bu yatırımla birlikte, alışveriş merkezinin lider ve öncü konumu daha da güçlenecek. Kosova’da Balkanlar’ın Yeni Çekim Merkezi: Alba City Center Fiba CP’nin bölgesel ölçekteki büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri de Kosova’da yükseliyor. Alba Group yatırımıyla Priştine’de inşa edilen; mimari konsept tasarım, kiralama ve yönetim süreçlerinde Fiba CP uzmanlığını taşıyan Alba City Center, kapılarını Nisan 2027’de açmaya hazırlanıyor. Toplam 270 bin metrekare inşaat alanına sahip karma kullanım projesi; 21 bin 660 metrekare kiralanabilir alanı, 74 seçkin mağazası ve 400 araçlık otopark kapasitesiyle Balkanlar’ın yeni yaşam ve alışveriş merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Alba City Center; şehrin kalbinde yer alan konumuyla şehir yaşamını, sosyal alanları ve deneyim odaklı kullanımları bir araya getiren yaklaşımıyla da bölgeye yeni bir değer katmayı hedefliyor. Moldova’da 85.000 Metrekarelik Dev Adım Fiba CP’nin Doğu Avrupa’daki iştiraki Anchor Grup, Summa iş ortaklığıyla Kişinev’de iki önemli projeye imza atıyor. Bu projelerden ilki olan ve 40 milyon Euro yatırım değerine sahip “Life Center” karma kullanım projesinin temeli atıldı. Marriott Moxy ve Residence Inn by Marriott otelleri, Medpark City Clinic ve Zaxi Restaurant’ı bir araya getiren proje, toplam 25 bin metrekare alana sahip. Life Center’ın, Kişinev’i iş ve sağlık turizmi açısından bölgesel ölçekte önemli bir merkez haline getirmesi hedefleniyor. Fiba CP’nin Moldova’daki büyüme hamlesinin ikinci ayağını ise, 60 bin kiralanabilir alana sahip yeni alışveriş merkezi projesi oluşturuyor. Moldava’nın en büyük alışveriş merkezi olacak bu projeyle ülkenin perakende altyapısına önemli katkı sağlanması amaçlanıyor. Bu iki stratejik yatırımla Moldova’daki ticari kiralanabilir alan portföyüne toplam 85 bin metrekarelik yeni alan ekleniyor; ülkedeki operasyonel güç ve bölgesel varlık daha da pekişiyor. Yurdaer Kahraman: “Doğu Avrupa’da Hızlanan Yatırım ve Proje Geliştirme Süreçlerinin Önemli Bir Parçasıyız” Perakende Günleri gibi sektörün en önemli buluşmalarından birinde, mevcut projelerinin yanı sıra, önümüzdeki döneme ilişkin büyüme vizyonu ve uluslararası yatırım stratejilerini de paylaşma fırsatı bulduklarını söyleyen Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, “Fiba CP olarak Türkiye’de güçlü, köklü bir operasyon yönetirken; Doğu Avrupa’da hızlanan yatırım ve proje geliştirme süreçlerinin parçası haline geliyoruz. M1 Adana’daki yatırımımızla ziyaretçi deneyimini yeniden tanımlayan yeni nesil ticari alanlar geliştiriyor; Moldova ve Kosova’daki projelerle küresel ölçekte büyüyoruz. Bugün perakende ve ticari gayrimenkulde başarı; metrekare büyüklüğünden çok, insanların yaşamına ve şehir ekonomisine değer katan projelerle ölçülüyor. Biz de tam bu noktaya odaklanıyor; her pazarda sürdürülebilir, deneyim odaklı ve uzun vadeli değer yaratan yaşam merkezleri oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca Yalnız Kalıyorsunuz’’ Haber

Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca Yalnız Kalıyorsunuz’’

Proje, Türkiye’nin en büyük yatak kapasiteli yaşlı bakım evi olma özelliği ile hayata geçmeye hazırlanıyor. Türkiye’nin en önemli termal sağlık merkezlerinden ve “Gençlik Suyu” olarak da bilinen Kütahya Yoncalı Termal Kaplıcaları bölgesinde hayata geçmeye hazırlanan ‘’Goldhaven Anatolia’’nın tanıtımı, içerik ve süreci projenin öncüsü Ahmet Tekdemir tarafından paylaşıldı. Yatağa bağımlı ya da fiziksel gerilemeleri nedeniyle özel ilgi ve destek gerektiren yaşlılara uzman ekipler eşliğinde destek vermeyi ve daha iyi bir bakım ve önleyici sağlık hizmetler sunmayı hedefliyor. Açılışa ayrıca Global Engelliler Vakfı Başkanı Necdet Öztürk, Türkiye Sağlık, Enerji ve Teknoloji İş Birliği Uzmanı Yönetim Kurulu Üyesi Oya Demirel, Sinema Oyuncuları Meslek Birliği Başkanı Renan Bilek ve Türk Dünyası Sinema Vakfı Başkanı Erdoğan Aydoğdu katıldı. Hülya Koçyiğit: ‘’Nüfusumuz yaşlanıyor’’ Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit konuşmasına Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılara dair geçmiş olsun dileklerini paylaşarak başladı. Koçyiğit: “Hepimizin içi kan ağlıyor. Birkaç gündür yaşadığımız olaylar hepimizi derinden sarstı. Kaybettiğimiz evlatlarımıza, öğretmenimize rahmet; tüm yaralılara şifa diliyorum.” sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi. Proje hakkındaki düşüncelerini paylaşan Koçyiğit şunları söyledi: “Anlamlı bir projede bir araya geldik. Yaşlanıyoruz, nüfusumuz da yaşlanıyor fakat önemli olan yaşlanmak değil, kaliteli yaşlanmak. Toplum içerisinde birikimlerini paylaşabilmek, yalnız hissetmemek, yaşıtlarıyla birlikte yeteneklerini paylaşabileceği ortamı bulabilmek çok önemli. Bu düşünceyi ve projeyi hayata geçirme heyecanını paylaşan herkese, yürekten teşekkür ediyorum. Ülkemizin bu gibi nice merkezlere ihtiyacı var. Dilerim bu merkezin açılışında da birlikte oluruz.” Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca yalnız kalıyorsunuz’’ Türk sinemasının efsane isimlerinden Ediz Hun da saldırıları kınayarak sözlerine başladı: “Elim bir olay yaşadık hepimizi derinden yaraladı. Hayatını kaybedenler Allah’tan rahmet diliyorum.” Planlanan tesis hakkında konuşan Hun, “Goldhaven Anatolia” çok önemli bir proje. Bu tarz bir tesis Avrupa’nın pek çok ülkesinde var. Yaşlılığın ne olduğunu ancak yaşlanmaya başlayan insanlar idrak edebilir. Bu yüzden bu konuda bedensel yapınızın mükemmeliyeti, ruh sağlığınız ve sosyal yaşam dengesi çok önemli. Belki bu tesiste konaklayanlar aralarında kurdukları tiyatro grubuyla oyun sergileyecekler, belki resim yapacaklar… Ben babama da ‘Çık, gez” derdim. ‘Kim kaldı ki çıkayım’ derdi. Yaşlanınca yalnız kalıyorsunuz ve bu da sizi üzüntüye sürüklüyor. Bu sosyal ortamda ise pek çok yapabilirsiniz. Gerçekleşmesi planlanan bu proje, diğer illerimize de örnek teşkil edecektir.” dedi. Açılış konuşmasına geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da gerçekleşen saldırılara dair geçmiş olsun dileklerini paylaşarak başlayan S.S. Sosyal Hizmetler Başkanı Ahmet Tekdemir “Memleketimizin başı sağ olsun”diyerek tüm hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan Tekdemir, “Bu projeyle, insanın kendini değerli hissettiği, sağlığın, huzurun ve sosyal hayatın yeniden anlam kazandığı bir yaşam modeli kurmayı planlıyoruz.” dedi. Aynı zamanda kurulacak olan merkezle Kütahya’nın sağlık turizmi merkezi haline gelmesini hedeflediklerini dile getiren Tekdemir, “Bu modelle; yerel kalkınmayı destekleyen, ortaklarına değer kazandıran ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturuyoruz. Kooperatif ortaklığı sayesinde, bu yatırımın getirisi sadece bir yapıya değil, geniş bir dayanışma ağına yayılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Ayrıca açılışta, Global Engelliler Vakfı Başkanı Necdet Öztürk de global kapsayıcı ve erişilebilir turizm hakkındaki sunumunu gerçekleştirerek, Kooperatif Başkanı Ahmet Tekdemir ile iş birliği protokolü imzaladı. 21.000 m² alanda 500 yatak kapasitesiyle ülkenin bu alandaki en büyük entegre bakım merkezi olacak olan tesis; tıbbi bakım, rehabilitasyon, palyatif hizmetler ve psiko-sosyal desteği tek bir yaşam alanında bir araya getirecek. Ayrıca, kök hücre ve doku yenilenme çalışmalarına yönelik özel bir sağlık ünitesinin de yer alacağı tesis, yurt içi ve yurt dışından 65 yaş üstü tüm yaşlıları davet ediyor. Klasik termal otel anlayışının sınırlarını aşarak sağlık, dinlenme ve yaşam kalitesini tek bir çatı altında buluşturan bütüncül bir konsept üzerine inşa edilen ve temelinde modern tıbbın öne çıkan yaklaşımlarından biri olan rejeneratif tıp perspektifin yer aldığı tesis iki ile on iki hafta arasında değişen konaklama seçenekleri, geriatrik rehabilitasyon programları, aktif yaşam aktiviteleri, wellness ve sağlıklı yaşam paketleri ile bütüncül bakım hizmetlerini bir arada sunuyor ve yüksek katma değerli bir sağlık ve turizm deneyimi yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.