Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Turizmi

Kapsül Haber Ajansı - Sağlık Turizmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Turizmi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya Sağlıklı Yaşama Trilyonlar Harcıyor Haber

Dünya Sağlıklı Yaşama Trilyonlar Harcıyor

Dünya artık yalnızca hastalıkların tedavisine değil, sağlığın korunmasına, yaşam süresinin uzatılmasına ve yaşam kalitesinin artırılmasına da yatırım yapıyor. Bir dönem daha çok güzellik, spor ve kişisel bakım alanlarıyla ilişkilendirilen sağlıklı yaşam anlayışı, bugün beslenmeden koruyucu hekimliğe, ruh sağlığından uyku düzenine kadar geniş bir ekonomik ve toplumsal dönüşümün merkezinde yer alıy or. Sağlıklı yaşam ekonomisi 6,8 trilyon dolara ulaştı Global Wellness Institute'un 2025 yılında yayımladığı verilere göre küresel sağlıklı yaşam ekonomisi, 2024 yılında 6,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. Sektör, 2019–2024 döneminde yaklaşık yüzde 35 büyüme gösterdi. Türkiye'de de sağlıklı yaşam alanındaki ekonomik hareketlilik dikkat çekiyor. Global Wellness Institute'un ülkelere göre verilerine göre Türkiye'nin sağlıklı yaşam ekonomisi 2024 yılında yaklaşık 73 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Bu gelişmeler, insanların yalnızca daha uzun yaşamaya değil, yaşamlarının her dönemini daha sağlıklı ve kaliteli geçirmeye de giderek daha fazla önem verdiğini gösteriyor. Türkiye'de vitamin kullanımı dokuz yılda beş katına çıktı Türkiye'de sağlıklı yaşam konusundaki ilginin artışını gösteren dikkat çekici verilerden biri de vita min kullanımı. KONDA'nın Ekim 2025 Barometresi kapsamında hazırlanan araştırmasının bulgularına göre Türkiye'de vitamin kullanımı son dokuz yılda beş katına çıktı. Ancak sağlıklı yaşama yönelik bu ilgi, beraberinde önemli bir sorunu da gündeme getiriyor: Bilgi kirliliği. Özellikle sosyal medyada beslenme, vitamin ve gıda takviyeleri, yaşlanmayı geciktirme yöntemleri ve çeşitli sağlık uygulamaları hakkında uzmanlık dışı önerilerin yaygınlaşması, toplumun doğru bilgiye ulaşmasını güçleştiriyor. LONGWELL ASSOCIATION Başkanı Dr. Neslihan Üstün Yüksel, derneğin kuruluş amacını bu ihtiyaçtan yola çıkarak şekillendirdiklerini belirtti. Dr. Neslihan Üstün Yüksel: "Doğru bilgiyi uzmanından ulaştıracağız" "Artık hepimiz daha uzun yaşamak istiyoruz ama asıl önemli olan o yılları nasıl geçirdiğimiz. Longevity dediğimiz kavram tam da bunu anlatıyor. Yalnızca ömrümüz e yıllar eklemek değil, o yılları sağlıklı ve kaliteli geçirmek istiyoruz. Wellness ise kendimize iyi bakmayı, doğru beslenmeyi, hareket etmeyi, ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissetmeyi kapsıyor. Ancak bu kavramlar popülerleştikçe herkes sağlık konusunda konuşmaya, önerilerde bulunmaya başladı. Özellikle insan sağlığını doğrudan ilgilendiren konularda yanlış bilgilerin ciddi sonuçları olabilir. Biz de bu bilgi kirliliğinin önüne geçebilmek, topluma bilimsel ve güvenilir bilgiyi ulaştırabilmek için farklı alanlardan uzmanların bir araya geldiği bir derneğe ihtiyaç olduğunu düşündük. LONGWELL ASSOCIATION bu anlayışla kuruldu." LONGWELL, sağlıklı yaşamın farklı alanlarından uzmanlarla kuruldu İlk genel kurulunu geçtiğimiz günlerde gerçekleştiren LONGWELL ASSOCIATION; tıp doktorları, diş hekimleri, eczacılar, klinik psikologlar, fizyoterapistler, hemşireler, diyetisyenler ve medikal estetik a lanında çalışan sağlık profesyonelleri başta olmak üzere, sağlıklı ve uzun yaşamın farklı alanlarında uzmanlaşmış isimlerin bir araya gelmesiyle kuruldu. Koruyucu hekimlik, beslenme, ruh sağlığı, metabolik sağlık, rehabilitasyon, medikal estetik ve sağlıklı yaş alma uygulamaları gibi farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan dernek, bütüncül sağlık yaklaşımını benimsiyor. Dr. Neslihan Üstün Yüksel, sağlıklı yaş almanın yalnızca tek bir tıp branşının konusu olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "İnsanı yalnızca bir hastalığı üzerinden değil, fiziksel ve ruhsal sağlığı, beslenmesi, uykusu ve yaşam alışkanlıklarıyla birlikte değerlendirmek gerekiyor. Bütüncül sağlık yaklaşımı da bunu ifade ediyor. Fonksiyonel tıp ise kişinin sağlık sorunlarına katkıda bulunabilecek bireysel ve yaşam tarzıyla ilişkili etkenlere odaklanıyor. Biz LONGWELL çatısı altında far klı uzmanlık alanlarından gelen bilgi ve deneyimi bir araya getiriyoruz. Amacımız yalnızca sağlıklı yaşamı konuşmak değil, doğru bilgiyi o konunun gerçek uzmanından topluma ulaştırmak." LONGWELL, eğitimler ve çalıştaylarla Türkiye genelinde yaygınlaşacak LONGWELL ASSOCIATION, önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği bilimsel toplantılar, eğitim programları, çalıştaylar, bilgilendirme faaliyetleri ve farkındalık projeleriyle sağlıklı yaş alma bilincinin toplumun her kesimine ulaşmasını hedefliyor. Derneğin çalışmalarında koruyucu sağlık anlayışının yaygınlaştırılması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının geliştirilmesi ve toplumun bilimsel bilgiye erişiminin kolaylaştırılması öncelikli konular arasında yer alacak. Dr. Yüksel, derneğin hedeflerini şöyle anlattı: "Sağlıklı yaş almak yalnızca ileri yaşlarda düşünülmesi gereken bir konu değil. Çocuklukt an itibaren geliştirdiğimiz alışkanlıklar gelecekteki sağlığımızı etkiliyor. Bu nedenle toplumun her yaş grubuna ulaşmak istiyoruz. Düzenleyeceğimiz eğitimleri, çalıştayları ve farkındalık projelerini doğrudan kendi alanında uzman kişilerle gerçekleştireceğiz. İnsanların sağlıklı ve uzun yaşam konusunda bilinçlenmesine, doğru bilgiye ulaşmasına ve yaşam kalitelerini artırmalarına rehberlik edeceğiz." İngiltere ve Almanya'dan talepler var: LONGWELL dünyaya açılıyor LONGWELL ASSOCIATION'ın yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası alanda da yapılanmasını genişletmeyi hedeflediğini belirten Dr. Neslihan Üstün Yüksel, derneğe Türkiye'den ve farklı ülkelerden yoğun ilgi olduğunu söyledi. İlk yurt dışı temsilciliklerinin İngiltere ve Almanya'dan başlayarak oluşturulmasının planlandığını ifade eden Yüksel, şöyle devam etti: "Türkiye'den ve dünyanın farklı ülk elerinden derneğimize katılmak isteyen, bu alanda çalışan çok sayıda uzmandan talep alıyoruz. Özellikle İngiltere ve Almanya'dan gelen talepler doğrultusunda ilk yurt dışı temsilciliklerimizi bu ülkelerde oluşturmayı hedefliyoruz. LONGWELL'in hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda güçlü bir uzman ağına dönüşmesini istiyoruz. Sağlıklı ve uzun yaşamı destekleyen tüm uzmanlık alanlarından yeni üyelerin katılımıyla derneğimiz büyümeye devam edecek." LONGWELL'den Türkiye'nin sağlık turizmine de katkı hedefi Türkiye'nin sağlık alanındaki uzmanlık birikimine dikkat çeken Dr. Yüksel, LONGWELL'in uluslararası yapılanmasının ülkenin sağlık turizmi hedeflerine de katkı sağlayabileceğini belirtti. "Türkiye, sağlık alanında yetişmiş insan gücü, deneyimli uzmanları ve gelişmiş sağlık hizmetleriyle önemli bir potansiyele sahip. Biz de LONGWELL aracılığıyla ülkemizin bu g çlü yönlerini uluslararası alanda daha görünür kılmak istiyoruz. Gerçekleştireceğimiz bilimsel çalışmalar, eğitimler, bilgilendirme faaliyetleri ve farkındalık projeleriyle hem toplumun sağlıklı yaş alma bilincini geliştirmeyi hem de Türkiye'nin sağlık alanındaki birikiminin dünyada tanınmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu çalışmaların zaman içerisinde ülkemizin sağlık turizmi hedeflerine de değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Coral Group Hotels’den Turizmi 4 Mevsime Yayma Hamlesi  Haber

Coral Group Hotels’den Turizmi 4 Mevsime Yayma Hamlesi 

Coral Group Hotels; Marvida, Seven Seas ve Xanadu markaları altında sunduğu konaklama deneyimini yaz aylarının ötesine taşıyor. Konuk profilini ve seyahat motivasyonlarını dört mevsime yaymayı amaçlayan grup, Türkiye’deki tesislerinde sezon kapanış tarihlerini ileriye taşırken; Mısır’daki otellerinde ise yıl boyunca kesintisiz hizmet vermeye devam ediyor. Sezon uzuyor, kış konaklamaları odak noktası oluyor Coral Group Hotels, Türkiye’deki Seven Seas Hotel Life ve Marvida Family Eco tesislerinde sezon kapanışlarını bir ay ileriye taşıyarak operasyon süresine 30 gün ekledi. Grubun amiral gemilerinden Xanadu Resort Belek ise kısa süreli yıllık bakım dönemi dışında yılın 11 ayı boyunca kapılarını açık tutuyor. Operasyon sürelerinin uzaması, çalışanların yıl içinde daha uzun süre istihdam edilmesine olanak tanırken hem personelin gelir sürekliliğine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Dört mevsim turizm hamlesinin bir sonraki büyük adımı ise 2027 kış sezonunda atılacak. Kış döneminde de kapılarını açık tutması planlanan Seven Seas Hotel Life, düzenlenmiş kapalı alanları, ısıtmalı havuzları, yenilenen spa ve restoran konseptleriyle 12 ay boyunca misafir ağırlamaya hazırlanıyor. Kışın kongre ve sağlık turizmi, sonbaharda “Mind & Body” Düşük sezon olarak nitelendirilen sonbahar ve kış aylarında tesislerdeki misafir profili ve konaklama amaçları da çeşitleniyor. Bu kapsamda özellikle Xanadu Resort Belek, geniş kapasiteli ana konferans salonu, ek toplantı merkezleri ve teknik altyapısıyla kış aylarında uluslararası toplantı, kongre ve MICE gruplarının önemli adreslerinden biri hâline geliyor. Okulların açılmasıyla birlikte daha sakin ve yetişkin odaklı bir döneme giren sonbahar aylarında, zihinsel ve bedensel arınmayı hedefleyen “Mind & Body” aktiviteleri ile Spa/Wellness paketleri öne çıkıyor. Yaz aylarında deniz ve güneş odaklı seyahatler ağırlık kazanırken, sonbahar ve kış döneminde sağlıklı yaşam ile ‘Mind & Body’ teması ve tesislerin çevresindeki doğal güzellikler konaklama deneyiminde daha belirleyici hâle geliyor. Kış döneminde Türkiye tesislerinde ağırlıklı olarak DACH bölgesi (Almanya, Avusturya, İsviçre), İngiltere, Polonya, Rusya ve iç pazardan gelen, daha çok 50 yaş üzeri ve çocuksuz seyahat eden konuklar ağırlanıyor. Bu dönemdeki konuk profili içinde emekli ve ileri yaş grubundaki misafirler öne çıkıyor. Mısır tesislerinde yıl boyunca kesintisiz operasyon Mısır’da faaliyet gösteren Xanadu Makadi Bay, Xanadu Club Makadi Bay ve Seven Seas Jolie Bay tesisleri ise 12 ay boyunca kesintisiz hizmet sunmayı sürdürüyor. Mısır operasyonlarında her şey dahil aile konseptlerinin yanı sıra sadece yetişkinlere özel (Adult Only) konaklama seçenekleriyle Avrupa ve Doğu Avrupa pazarlarından yoğun talep alınıyor. Kış döneminde başlıca kaynak pazarları Almanya, Avusturya, İsviçre, Polonya, Rusya ve Baltık ülkeleri oluşturuyor. Romanya, Çekya ve Slovakya’dan da talep alınırken, Birleşik Krallık son iki yılda hareketlenen pazarlar arasında yer alıyor. “Amacımız her sezon özel deneyim sunmak” Coral Group Hotels COO’su Hakan Yılmaz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Coral Group Hotels olarak tek bir standart marka kalıbı yerine; Marvida, Seven Seas ve Xanadu markalarımızla farklı beklentilere yanıt veren esnek bir portföy sunuyoruz. Amacımız, turizm hareketliliğini sadece yaz aylarıyla sınırlı tutmayıp kışın ve ara sezonlarda da nitelikli konaklama çözümleri üretmek. Altyapısını güçlendirdiğimiz tesislerimizde sürdürülebilirlik ve yüksek kalite standartlarımızdan ödün vermeden, misafirlerimize yılın her gününde fiyat-performans dengesinin ötesinde bir tatil deneyimi yaşatmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Karı, Kimleri Nasıl Etkileyecek? Haber

Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Karı, Kimleri Nasıl Etkileyecek?

Peki, yürütmenin durdurulması kararı bu alanda faaliyet gösteren klinikleri, hastaneleri ya da aracı kuruluşları sorumluluktan kurtardı mı? Hayır. Yürütmenin durdurulması kararı yalnızca komplikasyon sigortası zorunluluğuna yönelik. İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, komplikasyon sigortasında, bundan sonraki süreç hakkında şu bilgileri verdi: ARTIK KOMPLİKASYON SİGORTASI ZORUNLU DEĞİL AMA… “Komplikasyon sigortası zorunluluğunun getirilmesiyle birlikte, aslında amaca çok da hizmet etmeyen ve yalnızca yönetmelikteki yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla çok düşük teminatlı, yetersiz sigortaların yapılmaya başlandığını görmüştük. Dolayısıyla yürütmenin durdurulması kararının bu anlamda olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz. Artık komplikasyon sigortasını zorunlu olarak yaptırmak durumunda değilsiniz. Ancak elbette isteğe bağlı olarak yaptırabilirsiniz. Komplikasyon sigortasının getirilme amacına baktığımızda, hastaların yaşayabilecekleri istenmeyen durumlar karşısında korunması, en azından ortaya çıkabilecek zararların bir sigortayla karşılanması ve hastaların gerektiğinde daha kolay bir şekilde Türkiye'ye gelebilmelerinin sağlanması hedeflenmişti. AMACA HİZMET ETMEDİ Peki, düzenleme bu amaca hizmet etti mi? Bence etmedi. Düzenlemenin yeterince netleştirilmemesi nedeniyle sigorta şirketleri açısından da hangi sigortanın yapılacağı, sigortanın nasıl düzenleneceği ve kapsamının nasıl belirleneceği gibi birçok konuda belirsizlik ortaya çıktı. Dolayısıyla uygulamada amacına tam olarak ulaşamayan bir düzenlemeyle karşı karşıya kaldık. Peki, yürütmenin durdurulması kararı sağlık turizmi alanındaki diğer sorumlulukların da ortadan kalktığı anlamına mı geliyor? Hayır. Burada yalnızca komplikasyon sigortasından bahsediyoruz. Bunun dışında kliniklerin, hastanelerin ve aracı kuruluşların yerine getirmesi gereken sorumluluklar ve yükümlülükler devam ediyor. Komplikasyon sigortası ilk getirildiğinde önemli bir hukuki tartışma da yaşandı. Komplikasyon, hukuken her durumda sorumluluk doğuran bir alan olarak değerlendirilmez. Bu nedenle, sorumluluk atfedilemeyen bir durum için neden zorunlu sigorta yaptırılması gerektiği sorgulandı. Komplikasyon dediğimiz şey, tıbbi müdahale sırasında gerekli özen gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçları ifade ediyor. Dolayısıyla, hukuki sorumluluğun bulunmadığı durumlarda neden ayrıca bir sigorta yükümlülüğü getirildiği ve bunun için neden ücret ödenmesi gerektiği tartışıldı. Hastaneler, hekimler, klinikler ve aracı kuruluşlar açısından bu yönde eleştiriler vardı. Nitekim açılan davada da bu hususlar dile getirildi ve yürütmenin durdurulması kararı verildi. KOMPLİKASYON DIŞINDAKİ ZORUNLULUKLAR Peki, sağlık turizmi dediğimizde bütün mesele komplikasyon sigortasından mı ibaret? Elbette değil. Sağlık turizmi oldukça kompleks bir yapı. Bu alanda faaliyet gösteren klinikler, hastaneler ve aracı kuruluşlar birçok farklı yükümlülüğü yerine getirmek durumunda. Bunların başında kişisel verilerin korunmasına ilişkin süreçler geliyor. Sağlık turizminde hastalara ait fotoğraf ve görüntülerin kullanılması sık karşılaşılan bir durum. Bu nedenle KVKK kapsamında kişisel verilerin korunmasına ilişkin süreçlerin doğru şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor. Bunun dışında aracı kuruluşlarla yapılan sözleşmeler ve alınan her bir hizmete ilişkin sözleşmelerin doğru şekilde hazırlanması gerekiyor. Bir diğer önemli konu ise tercüme hizmetleri. Hastalara yönelik tercümelerin doğru ve eksiksiz yapılması, alanında yetkin tercümanlarla çalışılması gerekiyor. Özellikle hizmet verilen ülkenin diline hâkim, mümkünse o dili ana dili düzeyinde konuşabilen kişilerin tercüman olarak görevlendirilmesi, ortaya çıkabilecek hukuki risklerin azaltılmasına katkı sağlayacaktır. Aynı şekilde hastaların olası ve öngörülebilir komplikasyonlar konusunda çok iyi aydınlatılması gerekiyor. Türk hukuku ve sağlık hukuku açısından yerine getirilmesi gereken birtakım işlemler bulunuyor. Aydınlatılmış onam formunun hazırlanması, hastanın yeterli ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesi ve gerekli süreçlerin eksiksiz yürütülmesi bunların başında geliyor. Bunların aynı zamanda hastaya kendi dilinde, doğru ve anlaşılır bir şekilde aktarılması gerekiyor. Hukuki danışmanlık açısından baktığımızda, mevzuatta açıkça zorunlu tutulmayan bazı tedbirlerin dahi hukuki riskleri azaltmak amacıyla alınmasını gerekli görüyoruz. Sonuç olarak komplikasyon sigortasına ilişkin yürütmenin durdurulması kararı, sağlık turizmi alanında faaliyet gösterenlerin üzerindeki gereksiz sayılabilecek bir yükü kaldırmış olabilir. Ancak bu karar, sağlık kuruluşlarının ve diğer ilgililerin komplikasyonlar veya sağlık turizmi kapsamındaki diğer süreçler açısından bütün sorumluluklarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Hasta, yaşadığı bir sorunla ilgili olarak her zaman dava açabilir ve hukuki yollara başvurabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlık Turizminde Hastanelerin En Sık Yaptığı Hukuki Hatalar Haber

Sağlık Turizminde Hastanelerin En Sık Yaptığı Hukuki Hatalar

Bu nedenle özellikle hastane, hasta ve hizmet alınan aracı kuruluşlar arasındaki sorumlulukların nasıl paylaşıldığı büyük önem taşıyor. İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, sağlık turizminde hastanelerin karşılaşabileceği hukuki riskler ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında şu bilgileri verdi: YOLCULUK VE KONAKLAMA “Hastanın, hastanenizden alacağı hizmet kapsamında Türkiye’ye nasıl geleceği ve ulaşımının nasıl sağlanacağı konusunda yapılan anlaşmalar önem taşıyor. Eğer bu konuda bir aracı kurumla çalışıyorsanız, aracı kurumla yaptığınız sözleşmeler de sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bunun yanında hastanın nerede konaklayacağı da önemli. Hasta hastaneniz bünyesinde mi kalacak, yoksa başka bir yerde konaklaması mı sağlanacak? Buna ilişkin yapılan anlaşmalar da sorumluluk kapsamına giriyor. Hastanın hastanede aldığı medikal hizmetten, tedavisinin ardından yeniden havalimanına ulaştırılmasına ve ülkesine dönmek üzere uçağa binmesine kadar geçen tüm süreçler, sunmayı taahhüt ettiğiniz hizmetin kapsamına göre sorumluluğunuzun bir parçası hâline gelebiliyor. ANLAŞMANIN KAPSAMI Burada dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri de hastayla yaptığınız anlaşmanın kapsamı. Eğer hastaya, ‘Biz bütün bu süreçleri yöneteceğiz ve bunun karşılığında size şu fiyatı veriyoruz’ diyorsanız ve bu hizmetleri sağlamayı taahhüt ediyorsanız, doğal olarak bu süreçlere ilişkin sorumluluğu da üstlenmiş oluyorsunuz. Elbette bir hastanenin bütün bu süreçleri tek başına yönetmesi beklenmiyor. Büyük ihtimalle bu hizmetlerin bir bölümünü başka kişi veya kuruluşlardan satın alacaksınız. SÖZLEŞMELER Peki, hizmet aldığınız kişi ve kuruluşlarla sorumluluğu nasıl paylaşacaksınız? İşte bu noktada sözleşmeler devreye giriyor. Sözleşmeleriniz son derece önemli. Sorumlulukların kimler arasında ve nasıl paylaşıldığını açıkça ortaya koyabilmeniz ve gerektiğinde bunu ispatlayabilecek durumda olmanız gerekiyor. Çünkü hasta sizi muhatap aldığı için herhangi bir sorunla karşılaştığında ilk başvuracağı taraf da büyük olasılıkla siz olacaksınız. REKLAM VE TANITIM Sağlık turizmi kapsamında reklam ve tanıtım faaliyetlerinin de hukuki sınırları bulunuyor. Bunun özellikle altını çizmek gerekiyor. Bu sınırlar içerisinde reklam ve tanıtım yaparken hastaya ait verileri kullanıyorsanız, bu verilerin de hukuka uygun şekilde işlenmesi ve yönetilmesi gerekiyor. Bununla bağlantılı olarak KVKK kapsamındaki süreçlerin de doğru şekilde yürütülmesi gerekiyor. Dolayısıyla yabancı bir hastadan ve sağlık turizminden söz ettiğimizde, standart bir hastaya uygulanan prosedürden daha kapsamlı ve kompleks bir süreçle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Sağlık turizminde hastanenin sorumluluğu yalnızca medikal sorumluluktan ibaret değil. Aynı zamanda idari, operasyonel ve hukuki sorumlulukların yanı sıra kişisel verilerin korunmasına ilişkin pek çok yükümlülüğü de beraberinde getiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya'nın Turizm Potansiyeli Bölgesel Turizm Çalıştayında Ele Alındı Haber

Malatya'nın Turizm Potansiyeli Bölgesel Turizm Çalıştayında Ele Alındı

Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Malatya ve Tunceli’nin turizm potansiyelini bölgesel bir bakış açısıyla değerlendirmek ve iller arasındaki turizm iş birliğini güçlendirmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda kamu kurumları, yerel yönetimler, turizm sektörü, ulaşım, finans ve özel sektör temsilcileri bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla düzenlenen çalıştayda, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın moderatörlüğündeki “Yeni Nesil Bölgesel Turizm: Entegre Destinasyon Yönetimi” paneline katılan Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur, Fırat Havzası'nın tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerinin turizm açısından büyük bir potansiyel taşıdığını söyledi. Fırat Kalkınma Ajansı'nın faaliyet alanında bulunan bölgenin tarih boyunca önemli bir yaşam ve medeniyet merkezi olduğuna dikkati çeken Beytur, Fırat Nehri'nin binlerce yıldır insanlık ve medeniyetler için önemli bir kaynak oluşturduğunu vurguladı. Dr. Mehmet Beytur, “Geçmişe tarihî perspektiften baktığımızda bu bölgenin ciddi anlamda bir uygarlık merkezi olduğunu görüyoruz. Zaman zaman ilk uygarlıklar arasında bir geçiş bölgesi olmuş, doğal imkânları ve tabii varlıklarıyla insanlığa büyük nimetler sunmuş bir coğrafyada yaşıyoruz. Bugün de bu bölgenin turizm imkânlarını nasıl gün yüzüne çıkaracağımızı ve nasıl daha aktif hale getireceğimizi konuşuyoruz” diye konuştu. Bölgenin Arslantepe, Nemrut Dağı, Ulu Cami, Harput ve Göbeklitepe gibi uluslararası düzeyde bilinen önemli değerlerin yakınında bulunduğunu belirten Beytur, bunların yanı sıra yerel ölçekte henüz yeterince tanıtılmamış çok sayıda tarihî ve kültürel değerin de bulunduğunu kaydetti. Malatya'nın Levent Vadisi'nden Arapgir'e kadar uzanan geniş coğrafyasında önemli tarihi ve turistik değerlerin yer aldığını ifade eden Dr. Mehmet Beytur, bölgede çok sayıda tarihi güzergâh, kervansaray ve konaklama merkezinin bulunduğunu söyledi. Hazırlanan tur güzergâhlarının önemli bir başlangıç olduğunu ancak bölgenin potansiyeli açısından bunun yeterli olmadığını belirten Beytur, turizm rotalarının daha da zenginleştirilmesi gerektiğini ifade etti. “Turizmde Öncelikli Konulardan Biri Ulaşımdır” Turizmin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için ulaşım imkânlarının güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Beytur, ulaşımı uluslararası, ulusal ve yerel olmak üzere üç farklı düzeyde ele almak gerektiğini söyledi. Elazığ, Malatya ve Adıyaman'ın uluslararası ulaşım imkânlarında önemli ihtiyaçlar bulunduğunu belirten Dr. Mehmet Beytur, yurt dışından bölgeye doğrudan ve daha kolay ulaşım sağlanmasının turizm potansiyeline önemli katkı sunacağını ifade etti. Ulusal düzeyde de İstanbul ve Ankara gibi merkezlerden bölge illerine yapılan uçuşların saatleri ve sayılarının geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Beytur, mevcut potansiyelin ticari açıdan da bu düzenlemeleri destekleyecek nitelikte olduğunu dile getirdi. Yerel ulaşım konusunda ise belediyelere önemli görevler düştüğünü belirten Beytur, turizm ajanslarının güzergâh ve ulaşım planlamalarına paralel olarak yerel yönetimler olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. “Malatya’dan Nemrut’a Yeni Bir Turizm Güzergâhı Oluşturulabilir” Nemrut Dağı'na ulaşım konusunun bölge turizmi açısından önemli başlıklardan biri olduğuna dikkati çeken Beytur, Nemrut'a Malatya ve Adıyaman üzerinden ulaşım sağlanabildiğini belirtti. Bölgeyi kapsayan güçlü ve bütüncül bir turizm rotasının oluşturulması için Malatya'dan Nemrut'a ulaşımı kolaylaştıracak yol çalışmalarının önem taşıdığını vurgulayan Dr. Mehmet Beytur, “Eğer bu çalıştay sonucunda bu yönde bir karar ve ortak irade ortaya çıkarsa, biz Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapmaya ve bu yolun yapılması konusunda gerekli desteği vermeye hazırız” dedi. "Malatya, Turizmde Ortak Akıl ve İş Birliğiyle Yol Alıyor" Genel Sekreter Dr. Mehmet Beytur, bölgenin gastronomi alanında da önemli bir zenginliğe sahip olduğunu belirterek Malatya'da çok sayıda coğrafi işaretli ürün bulunduğunu ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'nın yeniden inşa sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Beytur, şehrin sahip olduğu tarihî, kültürel ve gastronomik değerlerin yeniden ayağa kalkma sürecinde turizmin önemli bir güç unsuru olacağına dikkati çekti. Malatya'nın müzeleriyle de önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğuna dikkati çeken Beytur, şunları kaydetti: “Büyükşehir Belediyesi olarak farklı kategorilerde müzelerimiz bulunuyor. Fotoğraf Makinesi Müzemiz, büyüklüğü itibarıyla dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alıyor. Şehir dışından gelen ziyaretçilerimizin bu müzeden oldukça etkilendiklerini dile getirmeleri bizleri memnun ediyor. Bunun yanı sıra Radyo ve Gramofon Müzemiz de Türkiye'nin bu alandaki en büyük müzeleri arasında yer alıyor. Bazen altyapıyı geliştirmek, bazen kültürel değerleri öne çıkarmak, bazen de organizasyonlara öncülük etmek gerekiyor. Turizmde asıl aktörün özel sektör olması gerektiğine inanıyoruz. Ancak özel sektörün gerekli olgunluğa ve kapasiteye ulaşacağı sürece kadar yerel yönetimlerin destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyoruz." "Bölgemizde İnanç ve Sağlık Turizminde Önemli Potansiyel Var" Bölgenin inanç turizmi açısından da önemli bir zenginliğe sahip olduğunu belirten Beytur, farklı inançlara ait tarihi ve kültürel değerlerin bölgede önemli bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Malatya'nın sağlık turizmi alanında da önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Beytur, özellikle İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nin bölge ve ülke açısından önemli bir cazibe merkezi haline geldiğini belirtti. Karaciğer nakli ve plastik cerrahi başta olmak üzere birçok alanda uluslararası düzeyde hizmet sunulduğunu ifade eden Beytur, sağlık turizminin geliştirilmesine yönelik ortak projeler üretilebileceğini kaydetti. Bölgesel Turizm Çalıştayı kapsamında kurulan Malatya standı yoğun ilgi gördü. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Malatya standını ziyaret ederek, yöresel ürünler hakkında bilgi aldı. Dr. Mehmet Beytur, standı ziyarete gelen misafirlerle yakından ilgilendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Öncesi-Sonrası Görüntülerinin Paylaşımı Türk Hastada Yasak, Yabancı Hastada Serbest mi? Haber

Sağlıkta Öncesi-Sonrası Görüntülerinin Paylaşımı Türk Hastada Yasak, Yabancı Hastada Serbest mi?

İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut’a göre konu “yasak” ve “serbest” şeklinde ikiye ayrılacak kadar basit değil. Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerine ilişkin düzenlemeler, hasta görüntülerinin kullanımına önemli sınırlamalar getiriyor. Özellikle estetik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri ve benzeri alanlarda sık kullanılan öncesi-sonrası görüntüleri açısından uyulması gereken özel kurallar bulunuyor. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında yurt dışına yönelik gerçekleştirilen tanıtımlarda ise belirli şartlar altında farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor. Avukat Özge Özmen Korkut, sağlıkta öncesi-sonrası görüntülerinin paylaşımı konusunda önemli bilgiler verdi: SAĞLIK TURİZMİ YETKİ BELGESİ ÖNEMLİ “Yabancı hastalara yönelik tanıtım yapılabilmesi, hastanın yabancı olmasından dolayı otomatik olarak serbest hale gelmiyor. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında tanıtım yapacak sağlık kuruluşlarının ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekiyor. Tanıtımların yurt dışındaki hedef kitleye yönelik olması ve sağlık turizmine ilişkin kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Hasta mahremiyetinin korunması ve kişisel verilerin kullanılmasına ilişkin gerekli izinlerin alınması da sürecin temel şartları arasında yer alıyor. Dolayısıyla hastanın görüntülerinin kullanılmasına izin vermesi, sağlık kuruluşuna bu görüntüleri sınırsız şekilde kullanma hakkı vermiyor. ÖNCESİ-SONRASI FOTOĞRAFLARINDA KURALLAR VAR Öncesi-sonrası fotoğrafları sağlık sektöründe özellikle estetik işlemlerin sonuçlarını göstermek amacıyla kullanılıyor. Ancak bu görüntülerin yanıltıcı olmaması ve gerçeği yansıtması gerekiyor. Görüntüler üzerinde tedavinin veya işlemin sonucunu olduğundan farklı gösterecek düzenlemeler yapılması hukuki sorunlara yol açabiliyor. Öncesi ve sonrası fotoğraflarının mümkün olduğunca aynı teknik koşullarda çekilmesi de sonuçların yanıltıcı şekilde sunulmaması açısından önem taşıyor. Tıbbi müdahale veya ameliyat sırasında çekilen hasta görüntüleri konusunda ise çok daha sıkı sınırlamalar bulunuyor. “HASTA İZİN VERDİ” DEMEK YETERLİ DEĞİL Hasta görüntülerinin kullanılmasında en önemli konulardan biri verilen iznin kapsamı. Hastanın görüntülerinin hangi amaçla kullanılacağını bilmesi gerekiyor. Örneğin görüntüler yalnızca sağlık kuruluşunun internet sitesinde mi yayımlanacak, Instagram veya diğer sosyal medya hesaplarında mı kullanılacak, yoksa ücretli reklam kampanyalarında da yer alacak mı? Hangi fotoğraf veya videoların kullanılacağı ve kullanımın kapsamı gibi konuların hastaya açık şekilde anlatılması gerekiyor. Yabancı hastanın imzaladığı belgeyi anlaması gerekiyor SAĞLIK TURİZMİNDE BİR BAŞKA ÖNEMLİ KONU DİL Yabancı bir hastaya Türkçe hazırlanmış bir izin belgesinin imzalatılması, hastanın belgenin içeriğini gerçekten anladığını tek başına göstermeyebilir. Bu nedenle hastanın verdiği iznin kapsamını anlayabilmesi gerekiyor. Gerektiğinde belgelerin hastanın anlayabileceği dile çevrilmesi ve tercüman desteğinden yararlanılması önem taşıyor. REKLAM YAPILAN ÜLKENİN MEVZUATI DA DİKKATE ALINMALI Türkiye'deki mevzuata uygun şekilde hazırlanmış bir sağlık turizmi reklamının başka bir ülkede de otomatik olarak hukuka uygun olduğu varsayılamaz. Örneğin Türkiye'deki düzenlemelerin izin verdiği bir hasta görüntüsü kullanımına reklamın gösterildiği ülkede daha sıkı sınırlamalar getirilmiş olabilir. Bu durumda reklamın yayınlandığı veya hedeflendiği ülkenin sağlık reklamları, tüketicinin korunması ve kişisel verilerin kullanımına ilişkin mevzuatının da değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle uluslararası reklam kampanyalarında yalnızca Türkiye'deki mevzuata göre hareket etmek yeterli olmayabilir. SONUÇ: YABANCI HASTANIN GÖRÜNTÜSÜ SINIRSIZ ŞEKİLDE KULLANILAMAZ Sağlık turizminde yabancı hastaların öncesi-sonrası görüntülerinin kullanılması konusunda belirli imkânlar bulunması, bu görüntülerin sınırsız şekilde paylaşılabileceği anlamına gelmiyor. Yetki belgesi, reklamın hedef kitlesi, kullanılan platform, hasta mahremiyeti, kişisel verilerin korunması, hastanın bilgilendirilmesi ve gerekli rızanın alınması gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca reklamın yayınlandığı ülkenin mevzuatı da dikkate alınmalı. Kısacası mesele, “Türk hastanın görüntüsü yasak, yabancı hastanın görüntüsü serbest” şeklinde basit bir ayrıma indirgenemeyecek kadar kapsamlı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyagöz Hastaneler Grubu 30. Yılında Kazakistan’da Yeni Şubesini Açıyor Haber

Dünyagöz Hastaneler Grubu 30. Yılında Kazakistan’da Yeni Şubesini Açıyor

Dünyagöz Hastaneler Grubu’nun uluslararası büyüme vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen Kazakistan yatırımı, 30. yılda Türkiye’nin göz sağlığı alanındaki uzmanlığını Orta Asya’ya taşıma hedefinin önemli bir adımı olarak değerlendiriliyor. Kazakistan’da Teşhis ve Tedavi Merkezi olarak hizmet verecek olan Dünyagöz, bu şubeyle birlikte yurtdışında toplam 11 uluslararası noktaya ulaşmış oldu. Yeni şube, Kazakistan’ın başkenti Astana’da, EXPO District bölgesinde hizmet verecek. Dünyagöz, Kazakistan yatırımıyla yalnızca bir şube açılışı gerçekleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin göz sağlığı alanındaki bilgi birikimini Orta Asya’ya taşıma yönünde stratejik bir adım atıyor. Türkiye’de elde edilen uluslararası deneyim ve klinik başarı, artık Kazakistan’da hastaların hizmetine sunuluyor. Astana’da her hastaya özel, ileri teknoloji destekli yaklaşım ile yeni bir sağlık standardı oluşturulması hedefleniyor. Yeni şube ile birlikte Kazakistan ve çevre ülkelerden gelen hastaların ileri göz sağlığı hizmetlerine erişimi kolaylaşırken, bölgesel sağlık turizmi akışının da güçlenmesi hedefleniyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu, uluslararası hasta yönetimi ve ileri teknoloji altyapısı ile global sağlık ağını genişletmeye devam ediyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu, Kazakistan’daki yeni şubesi ile birlikte göz sağlığı alanında ileri teknoloji destekli tanı ve değerlendirme hizmetlerini bölge halkının erişimine sunmayı hedefliyor. Retina hastalıkları, katarakt, kornea hastalıkları, trifokal lens uygulamaları, kök hücre destekli tedavi planlamaları, keratokonus, glokom (göz tansiyonu) ve ICL (göz içi kontakt lens) değerlendirmeleri başta olmak üzere göz hastalıklarının geniş bir yelpazesinde kapsamlı hizmet sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara Turizminin Geleceğine Yön Verecek Komisyonlar Oluşturuldu Haber

Ankara Turizminin Geleceğine Yön Verecek Komisyonlar Oluşturuldu

Ankara'nın sahip olduğu tarihsel miras, kültürel zenginlik, sağlık altyapısı, kongre kapasitesi ve gastronomi değerlerinin daha görünür hale getirilmesini hedefleyen Ankara Turizm Derneği, sektörün farklı paydaşlarını ortak bir çalışma zemini altında buluşturdu. Oluşturulan komisyonlar aracılığıyla sektörün ihtiyaçlarının belirlenmesi, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve Ankara'nın turizmdeki konumunu güçlendirecek çalışmaların hayata geçirilmesi amaçlanıyor. TÜM PAYDAŞLAR AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTU ATD bünyesinde oluşturulan komisyonlarda otelcilik, gastronomi, ulaşım, medya ve iletişim, alışveriş merkezleri, sağlık turizmi, akademi, kongre ve fuarcılık ile kültür-sanat alanlarından temsilciler görev alıyor. Komisyon yapısı sayesinde Ankara turizmini ilgilendiren farklı başlıkların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve sektörler arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda; Oteller ve Konaklama Tesisleri Komisyonu, Restoran ve Gastronomi Komisyonu, Ulaşım ve Araç Kiralama Komisyonu, Medya Tanıtım ve İletişim Komisyonu, AVM ve Alışveriş Komisyonu, Sağlık Turizmi Komisyonu, Akademik İş Birlikleri Komisyonu, Acenta, Kongre ve Fuar Komisyonu ile Kültür ve Müzeler Komisyonu oluşturuldu. TURİZM POTANSİYELİNE KATKI SAĞLAYACAK PROJELER GELİŞTİRİLECEK Komisyonlar; Ankara'nın turizm çeşitliliğinin artırılması, yeni destinasyon ve deneyim alanlarının geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi, sektör temsilcileri arasındaki iş birliklerinin artırılması ve başkentin ziyaretçi deneyiminin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütecek. Ayrıca komisyonlar tarafından hazırlanacak öneriler ve projelerle Ankara'nın kültür, sanat, gastronomi, sağlık ve kongre turizmi alanlarındaki potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi ve şehrin turizm gelirlerinin artırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. ANKARA'NIN GELECEĞİ İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ ATD Kurucu Başkanı Berker Bülbüloğlu, Ankara'nın sahip olduğu potansiyelin ancak güçlü iş birlikleriyle daha görünür hale gelebileceğini belirterek, "Ankara çok güçlü bir turizm çeşitliliğine sahip. Tarihi mirası, kültürel değerleri, gastronomisi, sağlık altyapısı, üniversiteleri ve kongre kapasitesiyle Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri konumunda bulunuyor. Bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi için sektörün tüm paydaşlarını aynı masa etrafında buluşturmayı önemsiyoruz. Oluşturduğumuz komisyonlar yalnızca çalışma grupları değil; Ankara'nın turizm geleceğine yön verecek ortak akıl platformları olacak. Amacımız Ankara'nın sahip olduğu değerleri daha görünür hale getirmek, yeni projeler geliştirmek ve başkentimizi ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir turizm destinasyonu haline getirmek" dedi. Bülbüloğlu, komisyonlar aracılığıyla ortaya çıkacak projelerin Ankara'nın turizm ekosistemine uzun vadeli katkılar sağlayacağını belirterek, "Turizmin tüm bileşenlerinin aktif katılımıyla oluşturduğumuz bu yapı sayesinde daha güçlü iş birlikleri geliştirmeyi, sektörün ihtiyaçlarını daha yakından takip etmeyi ve Ankara'nın turizm vizyonuna katkı sağlayacak somut çalışmalar üretmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. ANKARA TURİZM DERNEĞİ KOMİSYONLARI Oteller ve Konaklama Tesisleri Komisyonu Başkan: Uğur BÜR (Crowne Plaza Ankara) Başkan Yardımcısı: B. Emre ERSOY (Holiday Inn Çukurambar) Restoran ve Gastronomi Komisyonu Başkan: Aybige ERİŞEN (Ayone Çiftliği) Başkan Yardımcısı: Gökhan AKSOY (Göksu Lokantaları) Ulaşım ve Araç Kiralama Komisyonu Başkan: Çağrı TUNÇDORUK (Avis-Budget / Otokoç) Medya Tanıtım ve İletişim Komisyonu Başkan: M. Pınar SİPAHİ (Addu Design) Başkan Yardımcısı: Nesrin GÜNDÜZ (Niş PR Media Event) AVM ve Alışveriş Komisyonu Başkan: Anıl Yücel (Nata Vega) Başkan Yardımcısı: Gülçin AYDINER (Kuzu Effect) Sağlık Turizmi Komisyonu Başkan: Onur TÜRKCAN (Medicana International Ankara) Akademik İş Birlikleri Komisyonu Başkan: N. Gonca GÜZEL ŞAHİN (Atılım Üniversitesi) Başkan Yardımcısı: Jamel CHAFRA (Bilkent Üniversitesi) Acenta, Kongre ve Fuar Komisyonu Başkan: Mehmet SEZGİN (Ultra Turizm) Başkan Yardımcısı: Bilgin AYGÜL (Atis Fuarcılık) Kültür ve Müzeler Komisyonu Başkan: Nilay AYAZ (Mustafa Ayaz Müzesi) Başkan Yardımcısı: Nazan GEZER (Erimtan Müzesi) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom ve Mısır Nükleer Tıp Merkezi İnşası İçin Anlaşma İmzaladı Haber

Rosatom ve Mısır Nükleer Tıp Merkezi İnşası İçin Anlaşma İmzaladı

Anlaşmaya, LLC Rosatom Yapı Teknolojileri’nin Ekonomi, Finans ve Yatırımdan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı David Makharashvili ile Mısır Sağlık Hizmetleri Kurumu CEO'su Dr. Amir El-Telwany imza attı. Rosatom’un öncelikli hedefleri arasında hayat kurtaran tıbbi teknolojilere, ekipmanlara ve ilaçlara erişimi Rusya içinde ve dışındaki hastalar için genişletmek yer alırken, bu sağlık merkezinin inşası ile di Mısır'da ileri teknoloji sağlık hizmetlerine erişimi iyileştirilmesi ve ülkenin sağlık turizmi için cazip bir merkez konumuna gelmesi hedefleniyor. Modern Nükleer Tıp Merkezi'nin temel konfigürasyonu, kendi siklotron kompleksiyle donatılmış bir radyofarmasötik üretim sahasını içerecek. Merkez ayrıca, yılda 30 bine kadar tanısal görüntüleme yapılmasına imkân sağlayacak PET/CT ve SPECT/CT tarayıcılarına sahip bir moleküler görüntüleme bölümünün yanı sıra yılda 400'e kadar hastanın tedavi edilebileceği bir radyonüklid tedavi bölümünü de kapsayacak. Rosatom Yapı Teknolojileri CEO'su Ilya Vergizaev konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Mısır ile imzalanan bu anlaşma, uluslararası sağlık iş birliğinin genişletilmesinde hayati bir dönüm noktasına işaret ediyor. Modern bir tıbbi tesisin kurulması, yalnızca en ileri nükleer tıp teknolojilerini hayata geçirmekle kalmayacak, aynı zamanda bu alanın ülke genelinde ilerlemesi için güçlü bir itici güç sağlayacak. Bu projenin, sağlık hizmetlerinin kalitesinin iyileştirilmesine ve halk sağlığının güçlendirilmesine anlamlı bir katkı sunacağına inanıyoruz. Rosatom Yapı Teknolojileri olarak, Mısır'daki Nükleer Tıp Merkezi'nin en yüksek uluslararası standartları karşılaması ve tüm sektör için başlıca büyüme motoru olarak hizmet vermesi için kararlılıkla çalışacağız” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.