Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Turizmi

Kapsül Haber Ajansı - Sağlık Turizmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Turizmi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca Yalnız Kalıyorsunuz’’ Haber

Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca Yalnız Kalıyorsunuz’’

Proje, Türkiye’nin en büyük yatak kapasiteli yaşlı bakım evi olma özelliği ile hayata geçmeye hazırlanıyor. Türkiye’nin en önemli termal sağlık merkezlerinden ve “Gençlik Suyu” olarak da bilinen Kütahya Yoncalı Termal Kaplıcaları bölgesinde hayata geçmeye hazırlanan ‘’Goldhaven Anatolia’’nın tanıtımı, içerik ve süreci projenin öncüsü Ahmet Tekdemir tarafından paylaşıldı. Yatağa bağımlı ya da fiziksel gerilemeleri nedeniyle özel ilgi ve destek gerektiren yaşlılara uzman ekipler eşliğinde destek vermeyi ve daha iyi bir bakım ve önleyici sağlık hizmetler sunmayı hedefliyor. Açılışa ayrıca Global Engelliler Vakfı Başkanı Necdet Öztürk, Türkiye Sağlık, Enerji ve Teknoloji İş Birliği Uzmanı Yönetim Kurulu Üyesi Oya Demirel, Sinema Oyuncuları Meslek Birliği Başkanı Renan Bilek ve Türk Dünyası Sinema Vakfı Başkanı Erdoğan Aydoğdu katıldı. Hülya Koçyiğit: ‘’Nüfusumuz yaşlanıyor’’ Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit konuşmasına Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılara dair geçmiş olsun dileklerini paylaşarak başladı. Koçyiğit: “Hepimizin içi kan ağlıyor. Birkaç gündür yaşadığımız olaylar hepimizi derinden sarstı. Kaybettiğimiz evlatlarımıza, öğretmenimize rahmet; tüm yaralılara şifa diliyorum.” sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi. Proje hakkındaki düşüncelerini paylaşan Koçyiğit şunları söyledi: “Anlamlı bir projede bir araya geldik. Yaşlanıyoruz, nüfusumuz da yaşlanıyor fakat önemli olan yaşlanmak değil, kaliteli yaşlanmak. Toplum içerisinde birikimlerini paylaşabilmek, yalnız hissetmemek, yaşıtlarıyla birlikte yeteneklerini paylaşabileceği ortamı bulabilmek çok önemli. Bu düşünceyi ve projeyi hayata geçirme heyecanını paylaşan herkese, yürekten teşekkür ediyorum. Ülkemizin bu gibi nice merkezlere ihtiyacı var. Dilerim bu merkezin açılışında da birlikte oluruz.” Ediz Hun: ‘’Yaşlanınca yalnız kalıyorsunuz’’ Türk sinemasının efsane isimlerinden Ediz Hun da saldırıları kınayarak sözlerine başladı: “Elim bir olay yaşadık hepimizi derinden yaraladı. Hayatını kaybedenler Allah’tan rahmet diliyorum.” Planlanan tesis hakkında konuşan Hun, “Goldhaven Anatolia” çok önemli bir proje. Bu tarz bir tesis Avrupa’nın pek çok ülkesinde var. Yaşlılığın ne olduğunu ancak yaşlanmaya başlayan insanlar idrak edebilir. Bu yüzden bu konuda bedensel yapınızın mükemmeliyeti, ruh sağlığınız ve sosyal yaşam dengesi çok önemli. Belki bu tesiste konaklayanlar aralarında kurdukları tiyatro grubuyla oyun sergileyecekler, belki resim yapacaklar… Ben babama da ‘Çık, gez” derdim. ‘Kim kaldı ki çıkayım’ derdi. Yaşlanınca yalnız kalıyorsunuz ve bu da sizi üzüntüye sürüklüyor. Bu sosyal ortamda ise pek çok yapabilirsiniz. Gerçekleşmesi planlanan bu proje, diğer illerimize de örnek teşkil edecektir.” dedi. Açılış konuşmasına geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da gerçekleşen saldırılara dair geçmiş olsun dileklerini paylaşarak başlayan S.S. Sosyal Hizmetler Başkanı Ahmet Tekdemir “Memleketimizin başı sağ olsun”diyerek tüm hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan Tekdemir, “Bu projeyle, insanın kendini değerli hissettiği, sağlığın, huzurun ve sosyal hayatın yeniden anlam kazandığı bir yaşam modeli kurmayı planlıyoruz.” dedi. Aynı zamanda kurulacak olan merkezle Kütahya’nın sağlık turizmi merkezi haline gelmesini hedeflediklerini dile getiren Tekdemir, “Bu modelle; yerel kalkınmayı destekleyen, ortaklarına değer kazandıran ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturuyoruz. Kooperatif ortaklığı sayesinde, bu yatırımın getirisi sadece bir yapıya değil, geniş bir dayanışma ağına yayılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Ayrıca açılışta, Global Engelliler Vakfı Başkanı Necdet Öztürk de global kapsayıcı ve erişilebilir turizm hakkındaki sunumunu gerçekleştirerek, Kooperatif Başkanı Ahmet Tekdemir ile iş birliği protokolü imzaladı. 21.000 m² alanda 500 yatak kapasitesiyle ülkenin bu alandaki en büyük entegre bakım merkezi olacak olan tesis; tıbbi bakım, rehabilitasyon, palyatif hizmetler ve psiko-sosyal desteği tek bir yaşam alanında bir araya getirecek. Ayrıca, kök hücre ve doku yenilenme çalışmalarına yönelik özel bir sağlık ünitesinin de yer alacağı tesis, yurt içi ve yurt dışından 65 yaş üstü tüm yaşlıları davet ediyor. Klasik termal otel anlayışının sınırlarını aşarak sağlık, dinlenme ve yaşam kalitesini tek bir çatı altında buluşturan bütüncül bir konsept üzerine inşa edilen ve temelinde modern tıbbın öne çıkan yaklaşımlarından biri olan rejeneratif tıp perspektifin yer aldığı tesis iki ile on iki hafta arasında değişen konaklama seçenekleri, geriatrik rehabilitasyon programları, aktif yaşam aktiviteleri, wellness ve sağlıklı yaşam paketleri ile bütüncül bakım hizmetlerini bir arada sunuyor ve yüksek katma değerli bir sağlık ve turizm deneyimi yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güzellik Sektöründe Dört Günde 20 Binden Fazla Ziyaretçi Haber

Güzellik Sektöründe Dört Günde 20 Binden Fazla Ziyaretçi

Fuar boyunca Türkiye’nin medikal estetik ve güzellik alanındaki güçlü altyapısı ve ileri teknolojiye dayalı uygulamaları uluslararası ziyaretçiler tarafından yakından incelendi. Sağlık turizmi ve artan talep, Türkiye’nin bölgesel bir merkez olma konumunu güçlendirdi. Sektörde yaklaşık 600 milyar dolarlık hacme ulaşan Türkiye pazarı, küresel güzellik ve bakım endüstrisi içinde stratejik bir konumda bulunuyor. YAPAY ZEKA VE ROBOTİK SİSTEMLERLE GELECEĞİN ESTETİĞİ DENEYİMLENDİ 2026 edisyonunun en dikkat çeken başlıklarından biri, yapay zekâ destekli cihazlar ve robotik uygulamalar oldu. Türkiye’de ilk kez tanıtılan estetisyensiz zayıflama robotu, cilt nemi, elastikiyet ve hassasiyet gibi parametreleri analiz ederek kişiye özel protokoller oluşturabiliyor. Katılımcılar, cihazın bireyselleştirilmiş uygulama yeteneklerini canlı olarak deneyimleyerek teknoloji ile estetiğin buluşmasına tanıklık etti. Bunun yanı sıra egzozom teknolojileri, fraksiyonel lazer sistemleri, mikro iğne uygulamaları ve oksijen terapileri; medikal estetikte bilimsel ve hücresel temelli yaklaşımların önemini bir kez daha ortaya koydu. Yeni nesil cilt bakım cihazları ve yapay zekâ destekli analiz sistemleri, profesyonellerin uygulamalı eğitimlerde öğrenme ve deneme fırsatını artırdı. İLHAM, BİLGİ VE USTALIĞIN BULUŞTUĞU SAHNE MASTERCLASS 38. Güzellik & Bakım İstanbul, bu yıl gerçekleştirilen MasterClass oturumlarıyla sektördeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. 4 gün boyunca düzenlenen 35’den fazla oturumda, alanında uzman 45’den fazla konuşmacı sahne aldı. Fuarın ilk gününde MasterClass Medical Aesthetics sahnesinde medikal estetik alanında uzman doktorlar yer alırken; ikinci gün MasterClass Anti-Aging & Skin Care sahnesinde dermatoloji uzmanı doktorlar, diş hekimleri, uzman eczacılar ve doğal gençleşme uzmanları bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Üçüncü gün, MasterClass Make-Up ta makyaj sanatının yenilikçi eğitmenleri ve profesyonel makyaj sanatçıları sahnedeydi. Dördüncü ve son gün ise MasterClass Hair Show sahnesinde, saç sanatının usta ismi Sabit Akkaya’nın konuk olduğu söyleşi büyük ilgi gördü. Aynı gün Kuaförler Derneği Artistik Team, gerçekleştirdikleri etkileyici saç show’larıyla etkinlik alanında ziyaretçilere görsel bir şölen yaşattı. BÜTÜNCÜL GÜZELLİK VE SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRLARI Fuar kapsamında gerçekleştirilen MasterClass oturumları, sektörün geleceğini şekillendiren bilimsel ve uygulamalı içeriklerle katılımcılara aktarıldı. Longevity, anti-aging, mezoterapi, aromaterapi, holistik cilt bakımı ve wellness başlıklarında düzenlenen oturumlar, ziyaretçilere yalnızca teorik bilgi değil, uygulamalı deneyim imkânı sundu. Uzmanlar, estetik anlayışının artık yalnızca dış görünümle sınırlı olmadığını; sağlıklı yaş alma, hücresel yenilenme ve bütüncül bakım yaklaşımlarının ön plana çıktığını vurguladı. Katılımcılar, egzozom uygulamaları ve kişiye özel tedavi protokolleri ile geleceğin estetik trendlerini doğrudan gözlemleme fırsatı buldu. SAÇ VE MAKYAJ TRENDLERİ MASTERCLASS SAHNELERİNDE BULUŞTU “Make – Up” MasterClass’larında ise katılımcılar profesyonel makyaj uzmanlarının rehberliğinde yüz hatlarına ve cilt tipine uygun teknikleri, renk uyumu ve efekt uygulamalarını deneyimledi. Oturumlar, ziyaretçilere güncel trendleri uygulamalı olarak öğrenme fırsatı sunarken, profesyonel standartların birebir aktarılmasını sağladı. Bu bütüncül yaklaşım, sektör profesyonellerinin bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken, katılımcılara saç ve makyaj tasarımında kapsamlı bir deneyimi sundu. “Hair Show” MasterClass oturumları, uluslararası saç profesyonellerinin katkılarıyla katılımcılara sunuldu. Küresel trendler, ileri kesim teknikleri ve renk uygulamaları sahnede sergilendi. Ziyaretçiler hem teknik hem sanatsal bakış açısıyla saç tasarımındaki yenilikleri uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Haute couture yaklaşımlar, modern kuaförlük teknikleri ve gelişmiş renk teknolojileri etkinliklerin öne çıkan içerikleri arasında yer aldı. Profesyoneller, farklı saç yapıları ve stil tercihlerine uygun çözümleri canlı olarak göstererek sektöre ilham verdi. “FUAR, SADECE BUGÜNÜ DEĞİL GELECEĞİ DE İNŞA EDİYOR” Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TG Expo Güzellik & Bakım Fuarı Proje Direktörü Gökhan Büyükataman, organizasyonun küresel etkisine dikkat çekerek: "Güzellik & Bakım İstanbul’u sadece bir fuar olarak görmek eksik olur. Burası, sektörün dönüşümünü hızlandıran, bilgi ve deneyimi inovasyonla buluşturan stratejik bir platform. Bu yıl hem ziyaretçi hem de uluslararası marka katılımında önemli bir ivme yakaladık. Yapay zekâ destekli teknolojiler, kişiselleştirilmiş bakım uygulamaları, kuaförlük ve saç tasarımındaki yenilikler, profesyonel makyaj ve tırnak sanatındaki gelişmeler, wellness ve longevity yaklaşımları fuarın ana gündemini oluşturdu. Katılımcılar, ürünleri incelemenin ötesinde, uygulamalı deneyimlerle sektördeki dönüşümü yakından gözlemleme şansı buldu. Önümüzdeki yıllarda da bu etkileşimi daha da büyüterek, Türkiye’yi güzellik ve bakım sektöründe uluslararası bir merkez olarak konumlandırmayı sürdüreceğiz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı için Geri Sayım Başladı Haber

Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı için Geri Sayım Başladı

Köklü geçmişiyle 38. kez kapılarını açacak fuar, uluslararası ticaretin geliştiği ve iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform olarak konumlanıyor. 26-29 Mart 2026 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek olan fuar, sektörün uluslararası buluşma noktası olmaya yeniden hazırlanıyor. TÜRKİYE, BÖLGESEL GÜÇ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR Türkiye, güzellik ve medikal estetik alanında sahip olduğu uzman kadrosu, ileri teknolojiye dayalı uygulamaları ve gelişmiş klinik altyapısıyla dikkat çekerek Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında yer alırken bölgesel bir merkez olma konumunu her geçen yıl daha da pekiştiriyor. Estetik uygulamalardan profesyonel bakım teknolojilerine, anti-aging çözümlerden bütünsel wellness yaklaşımlarına kadar geniş bir yelpazede sunulan hizmetler; hem yerli hem de uluslararası talebi artırıyor. Özellikle sağlık turizmi kapsamında Türkiye’ye olan ilginin artması, sektörün ekonomik gücünü desteklerken, ülkeyi küresel rekabette daha görünür bir noktaya taşıyor. Sektördeki bu güçlü ivme, Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı’nın uluslararası etkisini artırarak fuarı yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de önemli bir buluşma noktası haline getiriyor. FUAR, KÜRESEL PLATFORM OLMAYI SÜRDÜRÜYOR Güzellik & Bakım Fuarı, sektördeki en yeni ürünleri, yenilikçi teknikleri ve sektördeki öncü markaları bir araya getirerek 38 yıldır önemli bir buluşma noktası olmaya devam ediyor. Fuarın sektördeki köklü geçmişine ve birikimine dikkat çeken TG Expo Güzellik Bakım Fuarı Proje Direktörü Gökhan Büyükataman: “Güzellik & Bakım İstanbul’u yalnızca bir fuar olarak değil, sektörün geleceğini şekillendiren güçlü bir buluşma noktası olarak konumlandırıyoruz. Her yıl artan uluslararası katılım ve gelişen iş birlikleriyle, markaların yeni pazarlara açılmasını desteklerken Türkiye’nin küresel güzellik ve medikal estetik arenasındaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu yıl da yenilikçi teknolojiler, bilimsel temellere dayanan yaklaşımlar ve sürdürülebilir iş modelleriyle sektöre yön veren güçlü ve kapsayıcı bir platform sunmayı sürdüreceğiz. Güzellik ve medikal estetik sektöründe küresel ölçekte gerçekleşen dönüşümleri yakından izleyerek, paydaşlarımıza değer katan, iş birliklerini güçlendiren ve yenilikçi çözümleri ön plana çıkaran bir platform oluşturmayı amaçlıyoruz. Geçtiğimiz yıl 20 bin 172 profesyoneli ağırlayan fuarımızı, bu yıl uluslararası katılımı artırarak farklı bölgelerden daha fazla sektör temsilcisini bir araya getiren; bilgi, ticaret ve inovasyonun buluşma noktası olacak bir etkinlik haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi. BİLGİ, DENEYİM VE TRENDLER AYNI ÇATIDA Fuar süresince dermatologlar, estetik ve güzellik uzmanları, saç uzmanları, makyaj sanatçıları ve sektör profesyonelleri; bilgi ve deneyim paylaşımına dayalı dinamik bir etkileşim ortamında bir araya gelecek. Eş zamanlı olarak düzenlenecek seminerler, paneller, sahne şovları ve uygulamalı workshoplar sayesinde katılımcılar; yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmayacak, aynı zamanda yeni teknikleri yerinde gözlemleme ve deneyimleme fırsatı bulacak. Bu kapsamlı içerik, MasterClass programlarıyla daha da zenginleşecek; medikal estetikten anti-aging’e, saç tasarımından makyaj tekniklerine uzanan oturumlar sektör profesyonellerine ilham verecek. “Medikal Estetik”, “Anti-Aging & Skin Care”, “Hair Show” ve “Make Up” başlıklarında gerçekleştirilecek oturumlar, uygulamaya dönük bilgi paylaşımıyla öne çıkacak. Global ölçekte öne çıkacak güzellik trendleri, yenilikçi uygulama yöntemleri ve hızla gelişecek teknolojiler, alanında uzman isimler tarafından detaylı şekilde ele alınacak. Dijitalleşme, yapay zekâ destekli robotlar ve kişiselleştirilmiş bakım çözümleri gibi konular da içerik programının önemli başlıkları arasında yer alacak. Bu güçlü program, katılımcılara sektördeki dönüşümü yakından takip etme, rekabet gücünü artırma ve iş ağlarını genişletme açısından önemli katkılar sunacak; fuar ise yenilikçi ürünler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla sektörün geleceğine yön veren önemli buluşmalardan biri olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026 Sağlık Trendleri Belli Oldu Haber

2026 Sağlık Trendleri Belli Oldu

HOP Health CEO'su Eyüp Kartal, 2026 yılında sağlık turizminde teknolojik entegrasyonun, uzmanlaşmış tedavilerin, kişiselleştirilmiş tıbbın ve sağlıklı yaşam odaklı seyahatlerin ön plana çıkacağını vurguluyor. 2025 yılında, Türkiye'yi sağlık hizmeti almak amacıyla ziyaret eden kişi sayısı TUİK verilerine göre 2,5 milyona ulaşırken, Uluslararası Sağlık Hizmetleri A. Ş.'nin (USHAŞ) resmi kayıtlarına yansıyan doğrudan tedavi odaklı hasta sayısı 1,4 milyon olarak gerçekleşti ve elde edilen sağlık turizmi geliri ise 3 milyonu aştı. Bu rakamların, Türkiye'nin sağlık turizminde güçlü büyümesini ve Avrupa'nın önde gelen sağlık merkezlerinden biri olarak konumunu pekiştirdiğini gösterdiğini söyleyen HOP Health CEO'su Eyüp Kartal, "Türkiye'nin plastik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavilerinde küresel bir merkez olduğu artık dünya genelinde biliniyor. Bunun yanı sıra kardiyoloji, onkoloji ve tüp bebek tedavisi de yoğun talep gören alanlar arasında. Estetik dışındaki sağlıklı yaşam tedavileri ve ileri düzey tıbbi tedaviler de Türkiye'de sağlık turizminin sürekliliğini ve gelişim potansiyelini ortaya koyuyor" diyor. Yapay zeka, uluslararası hasta sürecini kolaylaştıracak Sağlık turizmi ekosistemine yönelik 2026 beklentilerini paylaşan Kartal, hastaların artık sadece 'tedavi' değil, gelişmiş teknoloji, uygun fiyat ve üst düzey deneyimin kusursuz bir karışımını aradıklarını söylüyor. 2026'da sınır ötesi sağlık hizmetlerinin gidişatını etkileyecek birkaç önemli trendin ortaya çıkacağını belirten ve teknolojik gelişmelerin hastaların tıbbi yolculuğunun ilk aşamalarında uzaktan uzman görüşü ve hasta takibi sağlayan sanal hastane modellerine imkan verdiğini belirten Kartal, "Yapay zeka sağlık turizmini dönüştürmeye, tanı koymayı geliştirmeye ve sınır ötesi triyaj ve randevu planlamasından laboratuvar sonuç analizine ve ameliyat sonrası bakım yönetimine kadar tüm uluslararası hasta sürecini kolaylaştırmaya, bakım kalitesini iyileştirmeye hazırlanıyor. Bu noktada HOP Health ile sağlık turizmini yenilikçi çözümler ile buluşturuyoruz ve yapay zeka entegrasyonu ile hasta yönetimini dijitalleşen dünyanın hızına adapte ediyoruz" diyor. Kişiselleştirilmiş tıp hizmetleri hayati önem kazanıyor Kişiselleştirilmiş tıp hizmetlerinin genel tedavi yaklaşımlarının ötesine geçtiğini vurgulayan Kartal, genetik testlerin ve kişiye özel AI analizlerinin entegrasyonu sayesinde; cerrahi veya farmakolojik müdahalelere verilecek yanıtların önceden tahmin edilebildiğini belirtiyor. Kartal, bu teknolojik yeteneğin iyileşme sürelerini hızlandıran ve yan etkileri minimize eden 'Kişisel AI Destekli' özel bakım planlarının oluşturulmasını sağladığını ifade ediyor. Kartal, bu dönüşümü şu sözlerle özetliyor: "Amacımız, hasta yolculuğunu şeffaf, hatasız ve tamamen kişiye özel bir standartta sunmak. Yapay zeka destekli sistemimizle hem tedavi kalitesini artırıyor hem de süreci dijitalleşen dünyanın hızına adapte ediyoruz." Bu yenilikçi çözüm; dünyanın dört bir yanından gelen başvuruları analiz ederek hastaları anında doğru tedavi grubuna yönlendiriyor. İletişim sürecinde sadece onaylı veri kütüphanesini kullanarak en doğru bilgi akışını sağlayan sistem, tedaviye özel ön değerlendirme soruları ve belge toplama süreçlerini de otomatiğe bağlıyor. Böylece 7/24 kesintisiz, hızlı ve tutarlı bir iletişim köprüsü kurarken, operasyonel bağımlılığı azaltıp hasta deneyimini dijitalleşen dünyanın hızına adapte ediyor. "Türkiye'nin güçlü konumunu daha da ileriye taşımak için çalışıyoruz" Dünyanın her yerinden doktorlar ile hastaları bir araya getiren yeni nesil sağlık platformu HOP Health olarak uzmanlıklarını dünya çapında kanıtlamış hekim kadrosu, ileri teknolojik altyapıya sahip hastane ve klinikleri, Türkiye'nin kültürel zenginlikleri ve danışanlara özel kişiselleştirilmiş hizmetleri ile dünyanın her köşesinden hastalara güvenle hizmet sunduklarını belirten Kartal, sözlerine şöyle devam ediyor: "HOP Health olarak amacımız, danışanlarımızın 'sağlık yolculuklarını' şeffaf, anlaşılır ve yüksek kalite standartlarında geçirmelerini sağlamak. Yalnızca yetki belgesine sahip, akredite edilmiş klinikler ve alanında uzman doktorlarla çalışıyoruz; hasta ile doktor arasındaki engellerin ortadan kalkmasına yardımcı oluyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizm ve Gayrimenkulde Değer Yaratmanın Yeni Adı İkinci Yetişkinlik Haber

Turizm ve Gayrimenkulde Değer Yaratmanın Yeni Adı İkinci Yetişkinlik

Bu dönüşümün somut örneklerinden birinin Akfen GYO’nun Florida’da geliştirdiği bağımsız yaşam modeli olduğunu belirten Demirpençe, yıl boyu talep yaratan, uzun süreli konaklamalarla öngörülebilir nakit akışı sağlayan bu yapının yatırımcılar için güçlü bir alternatif sunduğunu söyledi. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından Four Seasons Hotel Bosphorus’da düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (TIF) 2026, turizm sektörünün önde gelen temsilcileri ile yatırımcıları bir araya getirdi. Bu yıl 5’ncisi gerçekleşen Turizm Yatırım Forumu (TIF) 2026, turizm yatırımlarının bugünü ve geleceğini ele alan panellerle başladı. Forum kapsamında gerçekleştirilen “Konaklama Sektörüne Yatırım: Yatırımcılar Ne Arıyor?” başlıklı panelde, Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO) Genel Müdürü Ece Demirpençe konuşmacı olarak yer aldı. Demirpençe, konuşmasında finansal inovasyon, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının turizm ve gayrimenkul yatırımlarındaki belirleyici rolüne dikkat çekti. HARCAMALARI ARTAN 65 YAŞ ÜZERİ NÜFUS İKİNCİ YETİŞKİNLİK TALEP EDİYOR Yatırımcıların artık tek bir turizm segmentine odaklanmak istemediğini belirten Ece Demirpençe; Independent Living (Bağımsız Yaşam), sağlık turizmi ve deneyim odaklı varlıklardan oluşan karma projelerin, portföyleri piyasa dalgalanmalarına karşı daha dirençli hale getirdiğini ifade etti. Euro Bölgesi’nde 65 yaş ve üzeri nüfusun harcamalarının, diğer tüm yaş gruplarına kıyasla daha hızlı arttığına dikkat çeken Demirpençe, bu grubun “bakım” odaklı çözümlerden ziyade premium bir yaşam tarzı, yani bir “İkinci Yetişkinlik” talep ettiğini söyledi. Bu yeni talebin; otel gibi görünen ancak kalıcı konutlar olarak işleyen, yüksek hizmet seviyesine sahip yaşam alanlarına yönelimi beraberinde getirdiğini anlatan Demirpençe, sözlerine şöyle devam etti: “Bocconi Üniversitesi ve Allianz’ın 2025 raporundaki en güncel bulgulara göre, “Silver Economy” (50 yaş ve üzeri nüfus) hali hazırda küresel GSYH’nin %34’ünü — yaklaşık 39 trilyon avroyu — üretiyor ve küresel tüketim harcamalarının yarısını oluşturuyor. Euro Bölgesi’nde 65 yaş ve üzeri nüfusun harcamaları, diğer tüm yaş gruplarına kıyasla daha hızlı artıyor. Bu bireyler “bakım” arayışında değil; premium bir yaşam tarzı, yani bir “İkinci Yetişkinlik” talep ediyor. Otel gibi görünen, ancak kalıcı konutlar olarak işleyen, yüksek hizmet seviyesine sahip ortamlar istiyorlar.” FLORİDA’DA GELİŞTİRİLEN BAĞIMSIZ YAŞAM MODELİ İspanya ve Portekiz’de bu yaklaşımın turizm altyapısıyla başarıyla birleştiği güçlü örnekler bulunduğunu belirten Demirpençe, Akfen GYO’nun Florida’da geliştirmekte olduğu bağımsız yaşam projesinin, bu kesişimin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Demirpençe, “Mevsimselliği ortadan kaldıran yıl boyu talep, uzun süreli konaklamalar sayesinde öngörülebilir nakit akışları, sadece oda gelirinin ötesine geçen hizmet odaklı gelirler sağlıyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin iklim avantajı, sağlık altyapısı, doğal zenginlikleri ve güçlü havayolu ağıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Demirpençe, atıl durumdaki otel varlıklarının profesyonelce yönetilen ve devredilebilir kullanım haklarına sahip birimlere dönüştürülebileceğini belirtti. Bu yaklaşımın, döviz bazlı gelir ve istikrarlı operasyonel kalite sunan uygulanabilir bir yatırım modeli oluşturduğunu söyledi. TERMİNAL KADIKÖY: KENTSEL REJENERASYONUN SOMUT BİR ÖRNEĞİ Günümüzde GYO’ların yalnızca gelir getiren varlıkların sahibi olmadığına da değinen Demirpençe, bu yapıların ekonomi için uzun vadeli değer üreten platformlara dönüştüğünü söyledi. Demirpençe ayrıca uzun vadeli değer yaratmanın kentsel gelişimin temel yapı taşlarından biri olduğunun altını çizdi. Bu yaklaşımın güçlü bir örneği olarak Kadıköy’de hayata geçirilen Terminal Kadıköy projesini gösteren Demirpençe, Terminal Kadıköy’ün güçlü bir rejenerasyon yaklaşımıyla geliştirildiğini ifade etti. Akfen GYO tarafından hayata geçirilen projenin, sağlam ve sürdürülebilir bir ticari yapı üzerine kurgulandığını belirten Demirpençe, canlı ve turistik bir kentsel bölgenin merkezinde konumlanan Terminal Kadıköy’ün, ticari fizibilitesinin yanı sıra güçlü sosyal ve mekânsal değer ürettiğini vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlık Turizmi 2025’te 3 Milyar Dolar Eşiğini Aştı Haber

Sağlık Turizmi 2025’te 3 Milyar Dolar Eşiğini Aştı

Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal: “Sağlık turizmi yalnızca bir sağlık hizmeti değil, aynı zamanda Türkiye için güçlü bir hizmet ihracatı ve döviz girdisi alanı” dedi. Türkiye, sağlık turizminde büyümesini sürdürürken, sektör 2025’te hem ziyaretçi sayısı hem de gelir tarafında 3 milyar dolar bandına yerleşti. Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ’nin (USHAŞ) yayımladığı verilere göre, 2025 yılında sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısı 1 milyon 398 bin 580’e ulaşırken, sağlık turizmi geliri 3 milyar 22 milyon 452 bin dolar olarak gerçekleşti. Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, söz konusu performansın klasik turizme kıyasla daha yüksek katma değer üreten bir ihracat kalemi olduğunu belirterek, “Sağlık turizmi, doğrudan sağlık harcamasının yanı sıra konaklama, ulaşım ve şehir içi tüketimle çarpan etkisi yaratıyor. Bu nedenle ekonomi yönetimi açısından ‘nitelikli döviz geliri’ üreten stratejik bir alan” dedi. Dr. Bal, sektörde rekabetin sürdürülebilirliği için fiyatlamanın disiplinli ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kur hareketleriyle fırsatçı fiyatlama kısa vadede gelir gibi görünse de, orta vadede talebi başka destinasyonlara kaydırabilir. Türkiye’nin rekabet zemini uygun fiyattan çok; klinik kalite, hasta güveni ve sonuç başarısıdır” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin genel turizm gelirindeki yükselişin, sağlık turizmine de zemin oluşturduğuna işaret eden Dr. Bal, TÜİK’in açıkladığı verilere göre 2025’te turizm gelirinin 65,2 milyar dolara yükseldiğini hatırlatarak, “Bu ölçek içinde sağlık turizmi, kişi başı harcaması yüksek bir segment olarak öne çıkıyor. Ürün çeşitliliği (medikal, estetik, diş, göz, saç ekimi, rehabilitasyon) ve hizmet standardı korunursa payın büyümesi mümkün” diye konuştu. Dr. Bal, uluslararası hastaların en çok talep gösterdiği alanlar arasında burun estetiği, yüz gençleştirme uygulamaları, vücut şekillendirme işlemleri ve saç ekiminin yer aldığını belirterek, “Planlı süreç, kısa bekleme süresi, deneyimli ekip ve sonuç odaklı yaklaşım Türkiye’nin tercih edilirliğini artırıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün ekonomiye katkısı artıyor Türkiye, son yıllarda hızla büyüyen sağlık turizmi sektörüyle hizmet ihracatında önemli bir gelir kalemi oluştururken, özellikle estetik ve medikal uygulamalardaki uluslararası talep sektörün ekonomik katkısını artırıyor. Küresel ölçekte sağlık hizmetlerine erişim maliyetlerinin yükselmesi ve bekleme sürelerinin uzaması, hastaları alternatif ülkelere yönlendirirken; Türkiye, güçlü sağlık altyapısı, deneyimli hekim kadrosu ve hızlı hizmet kapasitesiyle öne çıkıyor. Uzmanlara göre sektör, önümüzdeki dönemde hem hasta sayısı hem de kişi başı harcama açısından büyüme potansiyelini koruyor. Hizmet ihracatında güçlü artış Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, Türkiye’nin sağlık turizminde dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasında yer aldığını belirterek, sektörün ekonomik boyutuna dikkat çekti. Bal, “Sağlık turizmi, Türkiye açısından klasik turizmden farklı olarak yüksek katma değer üreten bir alan. Tedavi için gelen hastalar hem sağlık hizmeti alıyor hem konaklama, ulaşım ve turizm harcamalarıyla ekonomiye çok yönlü katkı sağlıyor” dedi. Türkiye’nin sağlık hizmeti ihracat gelirlerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını ifade eden Bal, özellikle estetik ve medikal uygulamaların sektörün büyümesinde belirleyici rol oynadığını kaydetti. Estetik ve medikal uygulamalar öne çıkıyor Uluslararası hastaların en çok tercih ettiği alanlar arasında burun estetiği, yüz gençleştirme uygulamaları, vücut şekillendirme işlemleri ve saç ekiminin bulunduğunu belirten Bal, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Amerika’dan yoğun talep geldiğini söyledi. Bal, “Hastalar Türkiye’yi yalnızca fiyat avantajı için değil, yüksek kalite, deneyimli hekimler ve kısa sürede planlanabilen tedavi süreçleri nedeniyle tercih ediyor. Bu durum Türkiye’yi estetik ve medikal uygulamalarda küresel bir merkez haline getiriyor” diye konuştu. Fiyat rekabeti ve sürdürülebilir büyüme Sektörde sürdürülebilir büyüme için fiyat dengesinin korunması gerektiğini vurgulayan Bal, döviz kurundaki dalgalanmalar ve bazı merkezlerde uygulanan yüksek fiyat politikalarının rekabet gücünü zayıflatabileceğini ifade etti. Bal, “Avrupa’daki bazı ülkelerde fiyatların Türkiye’ye yaklaşması, maliyet avantajının tek başına yeterli olmayacağını gösteriyor. Türkiye’nin rekabet gücü uygun fiyatın ötesinde kalite, güven ve hasta memnuniyetine dayanmalı” değerlendirmesinde bulundu. Yüksek katma değerli turizm modeli Sağlık turizminin kişi başı harcama açısından klasik turizmin üzerinde gelir sağladığını belirten Bal, tedavi süreci ile turizm deneyiminin birlikte sunulmasının Türkiye’ye önemli bir avantaj kazandırdığını söyledi. Bal, “Sağlık turizmi, yüksek katma değer üreten yapısıyla Türkiye’nin hizmet ihracatında stratejik alanlardan biri haline geldi. Doğru fiyat politikası, kalite standardının korunması ve uluslararası tanıtım faaliyetleriyle sektörün büyümesi hızlanacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Reklam Bitti Mi? Haber

Sağlıkta Reklam Bitti Mi?

Sosyal medya çağında hekimler, klinikler, estetik merkezleri ve sağlık kuruluşları kendilerini tanıtmanın yolunu buluyor; reklam ile bilgilendirme arasındaki çizgi her geçen gün biraz daha silikleşiyordu. Kasım 2025’te yürürlüğe giren Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, işte tam bu noktada devreye girdi. Ve açıkça şunu söyledi: “Sağlıkta reklam yok. Bilgilendirme var. Ama o da sınırlı.” İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, sağlıkta reklam konusunda önemli bilgiler verdi: SPONSORLU İÇERİK YASAK “Yeni yönetmelik, yalnızca klasik reklamları değil; örtülü, dolaylı ve dijital reklamları da kapsayan geniş bir yasak alanı tanımlıyor. Web siteleri, sosyal medya hesapları, videolar, influencer iş birlikleri, hasta yorumları, teşekkür mesajları… Hepsi artık mercek altında. Eskiden “bilgilendirme” denilerek yapılan pek çok paylaşım, yeni düzenleme ile doğrudan reklam sayılıyor. Örneğin: “En iyi”, “en başarılı”, “en çok tercih edilen” gibi ifadeler,Öncesi–sonrası görseller,Hasta memnuniyeti videoları,Kampanya, indirim ve promosyon duyuruları,Sponsorlu sosyal medya içerikleri. Bunların tamamı, sağlık hizmeti sunumunda yasaklı alan olarak kabul ediliyor. Peki hekimler ve sağlık kuruluşları hiç mi konuşamayacak? Hayır. Yönetmelik burada önemli bir denge kuruyor. Bilgilendirme serbest, yönlendirme yasak. Genel sağlık bilgileri, koruyucu hekimlik, hastalık süreçlerine dair bilimsel ve nesnel açıklamalar yapılabiliyor. Ancak bu paylaşımlar, doğrudan ya da dolaylı şekilde bir hizmet talebi yaratmamalı, kişiyi veya kurumu öne çıkarmamalı, tercih yönlendirmesi içermemeli. Asıl dikkat çekici düzenleme ise sosyal medya tarafında. Artık sağlık alanında: Sponsorlu içerik yok,Hasta yorumları yok,“Başarı hikâyesi” anlatıları yok,Abartılı görsel ve filtrelerle algı yönetimi yok. Bu, alışılmış dijital pazarlama refleksleri açısından ciddi bir kırılma. Ancak kamu sağlığı ve hasta güvenliği açısından bakıldığında, gecikmiş ama gerekli bir adım. SAĞLIK TURİZMİNDE TANITIM SERBEST AMA… Yönetmelik bir istisna da getiriyor: uluslararası sağlık turizmi. Yurt dışına yönelik, yabancı dilde ve Türkiye’de yaşayanları hedeflemeyen bilgilendirici tanıtımlar belirli şartlarla mümkün. Ancak burada da “reklam” değil, bilgi verme esas alınıyor. En kritik mesaj ise yaptırımlar kısmında gizli. Yeni dönemde ihlaller yalnızca etik tartışma konusu değil; idari para cezaları, faaliyet durdurma ve yetki iptali gibi somut sonuçlar doğurabiliyor. Denetimler özellikle dijital mecralar üzerinden sıkılaştırılmış durumda. SAĞLIKTA PAZARLAMA DÖNEMİ BİTTİ Özetle: Sağlıkta reklam bitmedi belki ama eski bildiğimiz haliyle kesinlikle sona erdi. Yeni dönem; daha sessiz, daha ölçülü, daha etik bir iletişim dili istiyor. Bu düzenleme, “kendini pazarlayan” değil; bilgiyi doğru ve sorumlu şekilde paylaşan sağlık profesyonellerini öne çıkaracak. Ve belki de en önemlisi, hastayı bir müşteri değil, hak sahibi bir birey olarak yeniden merkeze koyacak.

2025 Estetik Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

2025 Estetik Ödülleri Sahiplerini Buldu

Türkiye’nin ilk ve tek sağlık, estetik yayını Esthetique Dergisi tarafından düzenlenen ödül töreni, 28 Aralık 2025 Pazar günü Swissotel The Bosphorus Gabbro Restoranı’nda, Elif Güvendik’in sunumuyla gerçekleştirildi. Mavi Copy ve Sole Shine Beauty sponsorluğunda düzenlenen organizasyonda; estetik cerrahi, medikal estetik ve sağlık turizmi alanlarında bilimsel, etik ve hasta güvenliği odaklı çalışan hekimler ve kurumlar ödüllendirildi. Estetik ve plastik cerrahi alanında yaşanan hasta mağduriyetlerinin giderek arttığı bir dönemde düzenlenen bu özel organizasyon, alanında uzman, doğru uygulamalarla güven inşa eden hekimleri ve kurumları görünür kılmayı amaçladı. Ödüller, Esthetique Dergisi ve www.estetikdergisi.com yayın kurulunun değerlendirmeleri doğrultusunda, popülerlikten ziyade uzmanlık, etik yaklaşım ve hasta memnuniyeti kriterleri esas alınarak takdim edildi. Hasta Mağduriyetlerine Karşı Net Bir Duruş Gecede estetik cerrahlar, medikal estetik hekimleri, diş hekimleri, klinik temsilcileri, basın mensupları, sektör profesyonelleri, sanat ve cemiyet hayatından önemli isimler bir araya geldi. Elif Güvendik’in sunumuyla gerçekleşen organizasyon, yalnızca bir ödül töreni olmanın ötesinde; Türkiye’nin estetik ve sağlık alanında ulaştığı teknolojik kapasiteyi, uzmanlık seviyesini ve uluslararası marka değerini ortaya koyan prestijli bir platform olarak dikkat çekti. Esthetique Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Nilüfer Usai, gecede yaptığı değerlendirmede; “Bu ödüller, hastaya zarar vermeden, etik sınırlar içinde, bilimi rehber edinerek çalışan hekimlerimizi ve kurumlarımızı öne çıkarmak için veriliyor. Amacımız; doğru bilgilendirmeyi güçlendirmek, mağduriyetleri azaltmak ve sektörde güven duygusunu pekiştirmek,” ifadelerini kullandı. Ödüller Sahiplerini Buldu Estetik ve sağlık alanında uzmanlıkları, etik yaklaşımları ve hasta güvenliği odaklı çalışmalarıyla öne çıkan isimler ödüllendirildi. Meme estetiği alanındaki çalışmalarıyla Op. Dr. Ebru Şen Meriç, genital estetik alanında Op. Dr. Abdulkadir Güllüce, saç ekimi uygulamalarındaki başarılarıyla Prof. Dr. Derya Özçelik, göz kapağı estetiğinde Op. Dr. Bilal Eskiçırak ve yüz estetiği alanında Op. Dr. Arash Jafari ödüle layık görüldü. Gülüş estetiği alanında Dr. Sonay Öztan Gökhan, mezoterapi uygulamalarındaki çalışmalarıyla Dr. Ufuk Alatekin, rinoplasti alanında Op. Dr. Harun Acıpayam, üroloji alanındaki başarılı çalışmaları nedeniyle Op. Dr. Ruhi Güngör, dudak estetiği alanında Dr. Suada Gasımova ve ameliyatsız burun estetiği alanında Dr. Sanaz Asadi ödüllerini aldı. Gecede ayrıca, estetik ve güzellik sektörüne sunduğu nitelikli hizmetlerle Sole Shine Beauty Yönetim Kurulu Başkanı Emir Özalpay, Güzellik Merkezi Başarı Ödülüne layık görüldü. Sanat ve Cemiyet Dünyası da Gecedeydi Ödül töreni, sanat dünyasından isimlerin sahne performanslarıyla renklendi. Ünlü manken ve şarkıcı Ece Gürsel, yeni çıkardığı “Kalbin Yalan” adlı şarkısını seslendirerek performansıyla büyük beğeni topladı. Gecenin dikkat çeken anlarından biri ise ödül alan sanatçı Banu Zorlu’nun sahneye çıkarak “Değer mi Hiç” şarkısını seslendirmesi oldu. Zarafeti ve güzelliğiyle alkış toplayan Zorlu’ya, “Güzelliği Zerafetle Taşıyarak İlham Olan Sanatçı Ödülü” takdim edildi. Aynı ödüle layık görülen oyuncu Esra Sönmezer de gecede yer alarak zarafetiyle dikkat çeken isimler arasında yer aldı. Cemiyet hayatının tanınmış isimlerinden ve yazar Kadriye Olgar gibi çok sayıda davetli isim de bu prestijli gecede yer aldı. Gecenin sonunda sahne alan canlı müzik performansı ise davetlilere keyifli anlar yaşattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.