Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Saha Çalışması

Kapsül Haber Ajansı - Saha Çalışması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saha Çalışması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir’de Sosyal Destek İçin Çalınmadık Kapı Kalmayacak Haber

İzmir’de Sosyal Destek İçin Çalınmadık Kapı Kalmayacak

“İzmir’in Her Köşesinde Çalınmadık Kapı, Dokunulmadık Yürek Kalmayacak” anlayışıyla yürütülen çalışmada ekipler mahalle mahalle, kapı kapı ziyaretler gerçekleştiriyor. İhtiyaçlar yerinde tespit edilirken, sosyal destek kriterlerini taşıyan hanelerin başvuruları da sahada alınıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda sosyal destek hizmetlerinin kent genelinde daha geniş kesimlere ulaşması amacıyla yeni bir saha çalışması başlattı. “İzmir’in Her Köşesinde Çalınmadık Kapı, Dokunulmadık Yürek Kalmayacak” sloganıyla yürütülen çalışma kapsamında, belediyenin hizmetlerinden haberdar olmayan, dijital imkânları bulunmadığı için internet üzerinden başvuru yapamayan veya çeşitli nedenlerle belediyeye ulaşamayan yurttaşlara doğrudan ulaşılması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürlüğü ekipleri, özellikle kırsal mahallelerde kapı kapı ziyaretler gerçekleştiriyor. Çalışmalara mahalle muhtarları da destek veriyor. İhtiyaçlar yerinde belirleniyor Saha ziyaretlerinde uzman ekipler tarafından yurttaşlara sosyal destek hizmetleri hakkında bilgi verilirken, ihtiyaçlar da yerinde tespit ediliyor. Emekli desteği, kira desteği, nakdi ve ayni yardımların yanı sıra yakacak, gıda ve hijyen desteği gibi hizmetler hakkında bilgilendirme yapılıyor. Görüşmeler sırasında sosyal desteğe ihtiyaç duyduğu belirlenen hanelerin durumları yerinde değerlendiriliyor. Sosyal yardım kriterlerini taşıdığı tespit edilen hanelerin kayıtları oluşturularak ilgili destek mekanizmalarına yönlendirmeleri yapılıyor. Böylece belediyeye ulaşmakta güçlük çeken yurttaşların sosyal destek hizmetlerinden yararlanabilmesinin önündeki engellerin azaltılması amaçlanıyor. Çalışmayla özellikle engelli, yaşlı, dar gelirli ve bilgiye ya da dijital başvuru kanallarına erişimde güçlük yaşayan yurttaşların sosyal hizmetlere daha kolay ulaşması ve hizmetlerin adil ve eşit biçimde sunulması hedefleniyor. “Amacımız doğrudan, yerinde temas sağlamak” Kınık’ın Büyükoba ve Arpadere mahallelerinde gerçekleştirilen saha taraması sırasında çalışma hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürü Sultan Tut, kırsal mahallelerde yaşayan ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaşmayı amaçladıklarını söyledi. Tut, “Yeni bir proje geliştirdik. Öncelikli amacımız, kırsal mahallelerde yaşayan ihtiyaç sahibi hemşehrilerimize doğrudan ulaşmak. Sosyal medya kullanamayan, bize ulaşamayan yurttaşlarımızın yaşadığı mahalleleri geziyor, saha taraması yapıyoruz. Sosyal desteklerimiz hakkında kendilerini bilgilendiriyoruz. Bugün Kınık’ın Büyükoba ve Arpadere mahallelerindeydik. Amacımız kayıtları doğrudan almak, talepleri yerinde dinlemek ve yurttaşlarımızla doğrudan temas sağlamak” dedi. Çalışmalarda muhtarların desteğinin önemli olduğunu belirten Tut, “Vatandaşlarımızın tüm sosyal destek hizmetlerimizden yararlanmasını istiyoruz. Emekli desteği, nakdi yardım, yakacak ve gıda yardımları, hijyen paketi gibi birçok sosyal destekten onları haberdar ederek bu hizmetlerden yararlanmalarını sağlamak istiyoruz” diye konuştu. “İhtiyacı olan her ailenin yanındayız” Sosyal destek hizmetlerinden yararlanabilecek yurttaşlara ulaşmak için saha çalışmalarının sürdüğünü belirten Sultan Tut, “Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın önderliğinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Onun hassas yaklaşımı doğrultusunda tüm hemşehrilerimize ulaşmak için sahadayız. Kırsal mahallelerimizde kapı kapı geziyor, ihtiyaçları dinleyip yerinde tespit ediyoruz. İhtiyacı olan her ailenin, her hemşehrimizin her zaman yanındayız” dedi. “Cemil Başkan’a başarılar diliyorum” Büyükoba Mahallesi Muhtarı Mahmut Güngör ise saha çalışmasını önemli bulduğunu belirterek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mahalleye yönelik hizmetlerinden memnun olduğunu söyledi. Güngör, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yaptıkları yardımlardan dolayı çok teşekkür ediyorum. Cemil Başkan’a başarılar diliyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dedeman İstanbul, Dünyanın Genç Coğrafyacılarını Buluşturan 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’na Ev Sahipliği Yapıyor Haber

Dedeman İstanbul, Dünyanın Genç Coğrafyacılarını Buluşturan 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’na Ev Sahipliği Yapıyor

Uluslararası Coğrafya Birliği çatısı altında, Türk Coğrafya Kurumu tarafından düzenlenen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı – International Geography Olympiad (iGeo), 11–17 Ağustos 2026 tarihleri arasında Dedeman İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleştirildi. 1996 yılında 5 ülkenin katılımıyla ve iki yılda bir düzenlenerek başlayan iGeo, yıllar içinde dünyanın önemli uluslararası gençlik ve bilim organizasyonlarından biri haline geldi. Günümüzde her yıl gerçekleştirilen olimpiyat, 2026 yılında 50 ülkeden 16–19 yaş aralığındaki 184 öğrenciyi İstanbul’da bir araya getirerek tarihinin en yüksek katılımına ulaştı. Yalnızca akademik bir yarışma olmanın ötesinde küresel bir bilim diplomasisi ve sürdürülebilir gelecek platformu niteliği taşıyan iGeo; gençlerin coğrafya bilimine ilgisini artırmayı, dünyanın karşı karşıya olduğu küresel sorunları bilimsel bir perspektifle değerlendirmelerini sağlamayı ve farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası anlayış ile dostluğu güçlendirmeyi amaçlıyor. Bilgiden Saha Deneyimine Uzanan Uluslararası Bir Olimpiyat Dünyanın farklı coğrafyalarından İstanbul’a gelen gençler, olimpiyat boyunca teorik bilgilerinin yanı sıra analiz, yorumlama, problem çözme ve gerçek dünya sorunlarına coğrafi yöntemlerle yaklaşma becerilerini ortaya koyuyor. Olimpiyat; yüzde 40 ağırlığa sahip yazılı test, yüzde 40 ağırlığa sahip saha çalışması ve yüzde 20 ağırlığa sahip multimedya testi olmak üzere üç ana bölümden oluşuyor. Yazılı sınavda fiziki ve beşeri coğrafyadan çevresel coğrafya ve coğrafi tekniklere uzanan geniş bir alan değerlendirilirken; saha çalışmasında öğrenciler gözlem, veri toplama, haritalama, analiz ve raporlama gerçekleştiriyor. Multimedya testinde ise uydu görüntüleri, fotoğraflar, videolar, grafikler ve tematik haritalar üzerinden öğrencilerin veri analizi ve coğrafi muhakeme becerileri değerlendiriliyor. İklim krizi, sürdürülebilir kalkınma, kentleşme ve afet riskleri gibi dünyanın geleceğini doğrudan ilgilendiren konulara bilimsel bakış kazandıran organizasyon, gençleri yalnızca başarılı öğrenciler olarak değil, geleceğin karar alıcıları ve değişim liderleri olarak konumlandırıyor. Türkiye ise iGeo’ya dördüncü kez katıldı. Bir yıllık sınav ve eğitim sürecinin ardından belirlenen dört öğrenci Türkiye’yi temsil ediyor. Milli takım öğrencilerinin belirlenme süreci TÜBİTAK Ulusal Coğrafya Olimpiyatı kapsamında yürütülüyor. Türkiye, 2025 yılında Tayland’da gerçekleştirilen olimpiyattan dört bronz madalyayla dönmüştü. iGeo 2026’nın Merkez Üssü Dedeman İstanbul Oldu 50 ülkeden gelen 184 genç yarışmacının yanı sıra 100 takım lideri ve gözlemcinin yer aldığı organizasyonda Dedeman İstanbul; konaklama, sınavlar ve ana törenlerin tek çatı altında gerçekleştirildiği operasyonel merkez görevini üstlendi. Olimpiyat süresince her gün farklı bir programa ev sahipliği yapan Dedeman İstanbul; yazılı ve multimedya sınavlarından açılış törenine, uluslararası delegasyonların konaklamasından sosyal buluşmalara kadar organizasyonun ana merkezi olarak konumlanıyor. Gayrettepe’deki merkezi konumuyla saha çalışmaları ve kent içindeki programlara erişim açısından avantaj sağlayan otel; farklı ülkelerden gelen katılımcıların kültürel ve beslenme ihtiyaçlarına uygun hizmet altyapısı, güvenli yaşam alanları ve operasyonel kapasitesiyle dünyanın dört bir yanından gelen gençleri ve uluslararası delegasyonları aynı çatı altında buluşturuyor. Bu uluslararası buluşma, 60. yılını kutlayan Dedeman’ın altmış yıldır farklı ülkelerden ve kültürlerden misafirleri aynı çatı altında buluşturan köklü misafirperverlik anlayışının da anlamlı bir yansıması oldu. Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman, iGeo 2026’nın açılışında yaptığı konuşmada Dedeman’ın 60 yıllık misafirperverlik mirası ile olimpiyatın kültürlerarası buluşma misyonu arasındaki bağı şu sözlerle ifade etti: “Dedeman ailesi olarak 60 yıldır dünyanın farklı ülkelerinden, farklı kültürlerinden insanları aynı çatı altında ağırlıyoruz. Bu yıllar bana çok basit bir şey öğretti: Dünya büyük olabilir. İnsanlar birbirlerini tanıdıkça dünya küçülür. Sanırım coğrafyanın en güzel tarafı da tam olarak bu. Her büyük yolculuk bir soruyla başlar: Bu çizginin ötesinde ne var? Diğer tarafta kimler yaşıyor? Dünya neden böyle? Bu soruları sormaktan asla vazgeçmeyin. Coğrafya yalnızca nerede olduğumuzu bilmek değil, nereye ait olduğumuzu anlamaktır. Farklı ülkelerden, kültürlerden ve dillerden gelen gençleri bir arada gördüğümde, bu sorunun cevabının aslında çok güzel olduğunu düşünüyorum: Hepimiz aynı dünyaya aitiz. Bundan yirmi yıl sonra, bu olimpiyatta yanıtladığınız her soruyu hatırlamayabilirsiniz. Burada tanıştığınız insanları hatırlayacaksınız. İstanbul’u hatırlayacaksınız. Umarım dünyanın bir anda nasıl biraz daha küçük hissettirdiğini de hatırlayacaksınız. Dedeman, 60 yıldır kapılarından dünyanın dört bir yanından insanları ağırlıyor. Bu akşam ise o kapılar sizin. Meraklı olun, cesur olun, sınırların ötesine bakın. İstanbul’dan sonra hayat sizi nereye götürürse götürsün, dünyayı ve birbirinizi keşfetmekten asla vazgeçmeyin.” İstanbul Dünya Coğrafya Camiasını Ağırladı iGeo 2026’nın İstanbul’da düzenlenmesi, kentin uluslararası coğrafya dünyası açısından önemli bir döneme ev sahipliği yapmasıyla da örtüşüyor. 17–21 Ağustos 2026 tarihleri arasında Uluslararası Bölgesel Coğrafya Konferansı’nın İstanbul Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek olması, olimpiyatın İstanbul’da gerçekleştirilmesinde önemli rol oynadı. İki organizasyonun birlikte düzenlenmesi, coğrafya camiasında geçmişten gelen bir geleneği sürdürüyor. iGeo 2026 ile İstanbul, genç coğrafyacılardan uluslararası akademisyenlere uzanan geniş bir topluluğun buluşma noktası oluyor. Organizasyon, Türkiye’nin bilim, eğitim ve gençliğe verdiği önemin uluslararası ölçekte görünürlüğüne katkı sağlarken; İstanbul’un bilim diplomasisi ve akademik iş birliklerindeki konumunu da güçlendiriyor. Yarışmaların yanı sıra açılış ve kapanış etkinlikleri, kültürel gezi ve poster sunumlarının yer aldığı programın ardından öğrenci ve takım liderlerinden oluşan bir grup Kapadokya’yı ziyaret ederek Türkiye’nin kültürel ve coğrafi zenginliklerini yakından tanıma fırsatı bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkul Değerleme Sektörü Yapay Zekâ Teknolojileriyle Dönüşüyor Haber

Gayrimenkul Değerleme Sektörü Yapay Zekâ Teknolojileriyle Dönüşüyor

Gayrimenkul piyasasında değişen fiyatlar, bölgesel farklılıklar ve artan veri hacmi, değerleme süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor. Yapay zekâ ve veri analitiği teknolojileri ise uzmanların daha fazla bilgiyi birlikte değerlendirmesine ve süreçlerin daha izlenebilir yürütülmesine yardımcı oluyor. Gayrimenkul değerleme süreçlerinde taşınmazın fiziksel özelliklerinden konumuna, bölgesel piyasa koşullarından benzer nitelikteki taşınmazların fiyatlarına kadar çok sayıda değişkenin birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Tapu, ruhsat ve imar belgelerinin incelenmesi, emsal araştırması, saha çalışmalarının yürütülmesi ve hazırlanan raporların kontrol edilmesi de sürecin temel aşamaları arasında yer alıyor. Gayrimenkul piyasasındaki fiyat hareketleri, aynı bölge içinde dahi görülebilen farklılaşmalar ve değerlendirmeye konu olan veri miktarının artması, doğru ve güncel bilgiye erişimin önemini artırıyor. Bu durum, uzman deneyiminin yanı sıra verilerin sistemli biçimde toplanmasını, karşılaştırılmasını ve kayıt altına alınmasını da gerekli kılıyor. Sektörde verinin giderek daha belirleyici hale geldiğini belirten Creative Solution CTO’su Zafer Çalık, “Bir taşınmazın değerini belirlerken yalnızca metrekaresine veya bulunduğu bölgedeki ortalama fiyatlara bakmak yeterli değil. Taşınmazın hukuki durumu, fiziksel özellikleri, çevresindeki gelişmeler, kullanım biçimi ve karşılaştırılabilir emsaller gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Veri miktarı arttıkça bu bilgilerin doğru biçimde sınıflandırılması ve anlamlandırılması da değerleme sürecinin önemli bir parçası haline geliyor.” dedi. Yapay zekâ uzman görüşünü veriyle destekliyor Yapay zekâ ve veri analitiği teknolojileri, farklı kaynaklardan elde edilen bilgilerin daha kısa sürede karşılaştırılmasını ve tekrarlayan işlemlerin otomatikleştirilmesini mümkün kılıyor. Özellikle belge inceleme, emsal analizi, saha verilerinin kaydedilmesi ve rapor kontrolleri gibi aşamalarda kullanılan dijital sistemler, süreçlerin daha bütünlüklü yönetilmesine yardımcı oluyor. Bununl birlikte gayrimenkul değerleme yalnızca matematiksel hesaplamalara dayanmıyor. Taşınmazın kendine özgü özelliklerinin, bölgesel koşulların ve piyasa dinamiklerinin yorumlanmasında değerleme uzmanlarının bilgi ve deneyimi önemini koruyor. Çalık, yapay zekânın değerleme sektöründeki rolüne ilişkin, “Yapay zekâ, büyük miktardaki veriyi işleme, benzerlikleri karşılaştırma ve olası tutarsızlıkları belirleme konusunda uzmanlara önemli bir destek sunuyor. Ancak teknolojinin ürettiği her çıktı, gayrimenkulün kendi koşulları ve uzman görüşüyle birlikte ele alınmalı. Bu nedenle yapay zekâyı değerleme uzmanının yerine karar veren değil, karar sürecini daha fazla veriyle destekleyen bir araç olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Teknolojinin sektöre bir diğer katkısı da değerleme sürecinin farklı aşamalarını izlenebilir hale getirmesi. Dijital kayıt altyapısı sayesinde hangi verinin ne zaman toplandığı, belgelerin hangi kriterlere göre incelendiği ve raporun hangi kontrollerden geçtiği daha sistemli biçimde takip edilebiliyor. Bu yapı, kurumsal hafızanın korunması ve benzer işlerde ortak standartların uygulanması açısından da önem taşıyor. Değerlemede dört farklı aşamaya odaklanıyoruz Creative Solution tarafından geliştirilen Sayısal Akıllı Değerleme Süreç Yönetim Sistemi (SADES), değerleme çalışmalarının farklı aşamalarını desteklemek amacıyla Değer, Vira, 360 ve Radar olmak üzere dört modülden oluşuyor. SADES Değer, yapay zekâ destekli değer tahminleme ve emsal analiziyle uzmanların değerlendirmelerinde kullanabileceği referans çıktıları oluşturuyor. SADES Vira, tapu, ruhsat ve imar belgelerini doğal dil işleme teknolojileriyle analiz ederek belge inceleme aşamasına destek sağlıyor. SADES 360; mobil saha verisi toplama, mekânsal analiz ve dijital kayıt özellikleriyle saha çalışmalarından elde edilen bilgilerin ortak bir sistemde tutulmasına yardımcı oluyor. SADES Radar ise hazırlanan raporları banka kriterleri ve tanımlanmış süreç standartları doğrultusunda inceleyerek eksik, tutarsız veya riskli olabilecek alanları belirliyor. Çalık, SADES’in geliştirilme yaklaşımını şöyle anlattı, “Değerleme sürecinde emsal araştırması, belge inceleme, saha çalışması ve rapor kontrolü birbirini tamamlayan aşamalar. SADES modüllerini bu aşamalardaki farklı ihtiyaçları dikkate alarak geliştirdik. Buradaki temel amacımız, uzmanların kullandığı verileri tek bir yapı içinde daha kolay takip edebilmesine ve tekrarlayan işlerin teknoloji desteğiyle yürütülmesine katkı sağlamak. Teknoloji geliştikçe değerleme sektöründe hız kadar verinin güvenilirliğinin, izlenebilirliğinin ve doğru yorumlanmasının da önemi artacak.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli Büyükşehir’den Can Dostlarına Şefkat Eli Haber

Denizli Büyükşehir’den Can Dostlarına Şefkat Eli

2026 yılının ilk yarısında kısırlaştırma, sahiplendirme ve rehabilitasyon sayılarında rekor artışlar kaydedilirken, merkez sadece sokak hayvanlarına değil yaralı yaban hayatına da şefkat elini uzattı. Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’ye örnek teşkil eden Sokak Hayvanları Barınma ve Rehabilitasyon Merkezi ile sahipsiz can dostlarımıza üst düzey standartlarda hizmet vermeyi sürdürüyor. Toplam 3.000 sokak hayvanı kapasitesine sahip olan dev tesiste; Poliklinik, Kedi Tedavi, Köpek Tedavi, Kedi Ameliyathanesi, Köpek Ameliyathanesi, Sahiplendirme ve Açık Alan birimleri yer alıyor. Uzman veteriner hekimler ve nitelikli personeller eşliğinde yürütülen rehabilitasyon süreçleriyle, sokaktaki canların tedavi ve bakımları titizlikle gerçekleştiriliyor. 8 ekip ve özel araç filosu ile 7/24 kesintisiz müdahale Sokak hayvanlarının güvenli ve anatomilerine uygun koşullarda nakledilmesi amacıyla tasarlanan özel araç filosu, şehir genelinde kesintisiz saha çalışması yürütüyor. Başıboş ve saldırgan köpek toplama ekibi, vatandaş ihbar değerlendirme ekibi, Canbulans (Acil Müdahale), kedi teslim ekibi, kapan teslim ekibi ve nöbetçi ekip olmak üzere sahada toplam 8 ekip görev yapıyor. Vatandaşlarımızdan 112 Acil Çağrı Merkezi, ALO 153 ve belediye santraline gelen ihbarlara anında müdahale ediliyor. Saha süreçlerinde şeffaflık ve hız sağlamak amacıyla tüm kayıtlar tablet üzerinden tutuluyor, fotoğraflarla destekleniyor ve merkeze getirilen hayvanların durum bilgisi SMS sistemi üzerinden ihbarda bulunan vatandaşlarımıza düzenli olarak iletiliyor. Rehabilitasyon ve sahiplendirmede rekor ivme Bakımevinde sunulan kısırlaştırma ve sahiplendirme hizmetlerinin tamamı vatandaşlara ücretsiz olarak sunulmaktadır. Planlı ve kararlı yürütülen çalışmalar sonucunda 2026 yılının ilk yarısında tüm rehabilitasyon parametrelerinde önemli bir artış kaydedildi. 2025 yılında 1.663 olan kısırlaştırılan kedi sayısı %34 artışla 2.224’e; 1.652 olan kısırlaştırılan köpek sayısı ise %21 artışla 2.004’e yükseldi. Böylece toplam kısırlaştırma sayısı %28’lik artışla 4.228 olarak gerçekleşti. Yürütülen çalışmalar sonucunda; kedi sahiplendirme %9 artarak 305'e, köpek sahiplendirme ise %49'luk büyük bir ivmeyle 488’e ulaştı. Toplam sahiplendirme sayısı %30 artışla 793 oldu. Tedavi ve bakımı tamamlanan sokak kedisi sayısı %62 gibi rekor bir artışla 10.538'e ulaşırken; rehabilite edilen sokak köpeği sayısı 5.524 olarak kayıtlara geçti. Tesis bünyesinde toplam rehabilitasyon sayısı %30 artış göstererek 16.062 can dostumuza şifa sağlandı. Yaralı leylek ve baykuş sağlığına kavuştu Sokak Hayvanları Barınma ve Rehabilitasyon Merkezi, yalnızca kedi ve köpeklerin değil, kent ekosistemindeki tüm canlıların yanında olmayı sürdürüyor. “Doğadaki her can bize emanet” anlayışıyla hareket eden merkezde, yaralı ve bakıma muhtaç yaban hayvanlarının da tedavileri gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda son olarak, ekipler tarafından muayene altına alınan yaralı bir leylek ile yuvadan düşen minik bir baykuşun tedavileri yapıldı. Uzman veteriner hekimlerin yürüttüğü rehabilitasyon süreçlerinin tamamlanmasının ardından, canlılar sağlıklı bir şekilde yeniden doğal yaşam alanlarına salındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.