Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sahi̇m-Sen

Kapsül Haber Ajansı - Sahi̇m-Sen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sahi̇m-Sen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık Çalışanları Yapısal Sorunlar Nedeniyle Tükenmişlik Yaşıyor Haber

Sağlık Çalışanları Yapısal Sorunlar Nedeniyle Tükenmişlik Yaşıyor

Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN), sahadan gelen veriler ve çalışanların yaşadığı sorunlar doğrultusunda, sistemin sürdürülebilirliği için acil adımlar atılması gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye’de sağlık ve sosyal hizmet sisteminin yükünü taşıyan çalışanlar, artan iş yükü, kronik personel eksikliği ve uzun süredir çözüme kavuşturulamayan yapısal sorunlar nedeniyle ciddi bir tükenmişlik sürecine sürükleniyor. Sağlık kurumlarından sosyal hizmet birimlerine, hastanelerden çocuk evleri siteleri ve huzurevlerine kadar geniş bir alanda görev yapan emekçiler; uzayan çalışma saatleri, fazla mesailer, belirsiz görev tanımları, şiddet, mobbing vakaları altında kamu hizmetini ayakta tutmaya çalışıyor. Sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanlar; uzayan çalışma saatleri, artan hasta ve hizmet yükü, fazla mesailer, görev tanımı belirsizlikleri ve şiddet vakaları nedeniyle mesleklerini ağır bedeller ödeyerek icra etmeye çalışıyor. Bu tablo, yalnızca çalışanları değil, doğrudan kamusal sağlık ve sosyal hizmetin niteliğini de tehdit ediyor. Sosyal Hizmet Alanında Alarm Zilleri Çalıyor Özellikle Çocuk Evleri Siteleri ve huzurevleri başta olmak üzere sosyal hizmet alanında görev yapan personelin ciddi bir personel eksikliğiyle çalıştığını vurgulayan SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, fazla mesailerin artık istisna değil, rutin hale geldiğini belirterek, “Sağlık kadar sosyal hizmet alanında çalışanlarımız da sistemin görünmeyen yükünü taşıyor. Çocuk Evleri Siteleri’nde, huzurevlerinde görev yapan personelimiz uzun saatler boyunca, yetersiz kadrolarla hizmet üretmeye çalışıyor. Sürekli fazla mesaiyle yürüyen bir sistem ne çalışanı korur ne de hizmet kalitesini sürdürülebilir kılar,” dedi. Görev Tanımları 5 Yıldır Güncellenemiyor Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan birçok meslek grubunun görev tanımlarının yaklaşık beş yıldır güncellenemediğine dikkat çeken Özlem Akarken, bu durumun sahada ciddi karmaşaya yol açtığını ifade ederek, “Görev tanımları güncellenecek denileni beş yıl oldu çalıştaylar yapıldı derneklerin görüşleri alındı ancak somut bir adım olarak çalışmalar bitti üst kurula sevk edilecek deniliyor ama ne zaman resmi gazetede yerini alacak belli değil. Eğitim Araştırma Hastaneleri nde öğretim elemanı olan hekimler başta olmak üzere sağlık personelleri eğitimlerinin karşılığını göremiyor. Liyakat tek istenilen konu. Her sağlık çalışanı görevini net biçimde bilmek, yetki ve sorumluluk çerçevesinde kamu hizmetini layıkıyla yapmak istiyor. Belirsiz görev tanımları hem çalışanı yıpratıyor hem de hizmet sunumunda aksamalara neden oluyor. Yardımcı hizmetler sınıfı kamunun kanayan yarası ilke imza atacak yerlerden biri Sağlık Bakanlığı ama görmezden gelinen her işi yapar modunda kullanılan personel. Yardımcı hizmetler sınıfı eğitim öğretimlerine göre sınıf değişikliği bekliyorlar yıllardır. Ve tabii ki de atanamayan mezun gençler ya da aldıkları eğitim göz ardı edilen üstelik sağlık idareci meslek tanımı varken sağlık yönetimi mezunu olup büro personeli olarak atanıp bürolar idari birimler dışında çalıştırılan personeller, bu personellerde görev tanımlarını bekleniyor. Tıbbi sekreterler tıbbi birimler dışında her yerde kullanılan personeller. Ve sağlık ordusunun yükünü omuzlarında taşıyan hemşireler ,teknisyenler teknikerler aynı kurumda çalışıp aynı işi yapıp ek ödemede bile katsayılarla ayrıştırılanlar. Kan Merkezleri, laboratuvar hizmeti verdiği acile hizmet ettiği gözardı edilen ,patoloji kimyasallarla uğraşıp ama etkin bir yıpranma ya da ek ödeme farkı alamayan birimler. Sorunlar bitmiyor çözüm ise belli. Şiddet, Artan İş Yükü ve Tükenmişlik Artan hasta yükü, yetersiz istihdam ve uzun çalışma saatlerinin sağlık çalışanlarını fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da yıprattığını vurgulayan SAHİM-SEN, şiddet vakalarının da tükenmişliği derinleştiren en önemli başlıklardan biri olduğuna dikkat çekti. Akarken, “Şiddetin önlenemediği, dinlenme hakkının korunmadığı, emeğin karşılığının verilmediği bir sistemde tükenmişlik kaçınılmazdır. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanı tükenirse sistem çöker,” ifadelerini kullandı. Askeri Hastaneler ve İade-i İtibar Çağrısı Askeri hastanelerin yeniden açılmasının gündemde olduğuna da değinen Özlem Akarken, bu sürecin yalnızca fiziki yapılar üzerinden değil, insan kaynağı ve özlük hakları boyutuyla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Bir kurumu kapatmak kolaydır, ancak diriltmek zaman alır. Askeri tabiplerimiz, sağlık astsubaylarımız ve sivil memurlarımız geçmişte TSK da , mesai mefhumu gözetmeden hizmet verdiler. Üstelik çoğu askeri okulları bitirerek görevlerini yerine getirdiler. Şimdi ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde kamu hizmetini yerine getiriyorlar çok kırgınlar devrolan personelin iade-i itibarlarının sağlanması ve hukuki yollarla almaya çalıştıkları özlük haklarının teslim edilmesi artık ertelenmemelidir,” dedi. Akarken, güçlü bir ordunun güçlü bir sağlık sistemiyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, nitelikli sağlık hizmeti için geçmişte yapılan yanlışların cesaretle düzeltilmesi çağrısında bulundu. “Yanlışlar Bir An Önce Doğruya Evrilmeli” “Devletimiz büyüktür, ordumuz şanlıdır. Ancak nitelikli sağlık ve sosyal hizmeti; planlama, liyakat, net görev tanımları ve çalışanını koruyan politikalarla mümkündür. Sağlık ve sosyal hizmet sisteminin yükünü taşıyanlar daha fazla görmezden gelinmemeli. Yanlışlar bir an önce doğruya evrilmelidir,” diyen Akarken, yetkilileri kalıcı ve kapsayıcı çözümler üretmeye davet etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Sağlık Günü'nde sağlık çalışanlarının sorunları gündemde Haber

Dünya Sağlık Günü'nde sağlık çalışanlarının sorunları gündemde

Her yıl 7 Nisan'da kutlanan Dünya Sağlık Günü, sadece küresel sağlık politikalarını gündeme getirmekle kalmaz, aynı zamanda sağlık çalışanlarının karşılaştığı sorunların ve çözüm taleplerinin görünür kılınması açısından da önemli bir fırsattır. Sağlık sisteminde sürdürülebilir ve yapıcı çözümlere inandığını belirten Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, ‘‘Her bireyin adil, erişilebilir ve kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşma hakkını savunuyoruz. Bu sürecin temel taşı, hukukun üstünlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğüdür.’’ dedi. 7 Nisan Dünya Sağlık Günü, yalnızca küresel sağlık politikalarının değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarının maruz kaldığı sorunların ve çözüm taleplerinin görünür kılındığı önemli bir gündür. Bu yıl da sağlık emekçileri; yüksek enflasyon karşısında eriyen maaşlar, yetersiz nöbet ücretleri, idari izin adaletsizliği ve artarak devam eden şiddet olaylarıyla mücadele etmektedir. Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, “Toplu sözleşme masasında etkisiz kalan sendikal anlayış yerine, siyaset üstü bağımsız sendikacılık şarttır” diyerek kamu çalışanlarını dayanışmaya çağırdı. Tarafsız hukukun üstünlüğüne, ifade özgürlüğüne ve adil temsil hakkına vurgu yapan Akarken, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini SAHİM-SEN çatısı altında birleşmeye davet etti. Sağlık Çalışanları Güvenlik Kaygısıyla Görev Yapıyor Sağlık çalışanları toplumun sağlığını ayakta tutan, ağır sorumluluklar taşıyan fedakâr bireylerdir. Ancak bugün gelinen noktada; özlük haklarında gerileme, emekliliğe yansımayan ödeme kalemleri, Ek gösterge Ek ödeme adaletsizliği, düşük nöbet ücretleri, idari izin dengesizlikleri, artan iş yükü ve her geçen gün daha da can yakan sağlıkta şiddet olayları ile karşı karşıyayız. “Her gün hastalarına şifa olmaya çalışan sağlık çalışanları, ne yazık ki güvenlik kaygısıyla görev yapar hale gelmiştir” diyen Akarken, Sakarya’da bir hekimin muayene esnasında darp edilmesini örnek göstererek şöyle konuştu: “Bir hekimin görev başında şiddete uğraması, sadece sağlık çalışanlarına değil, doğrudan halk sağlığına da yapılan bir saldırıdır. Sağlık kurumlarında güvenlik önlemleri artırılmalı, sağlıkta şiddeti önleyecek caydırıcı yasalar kararlılıkla hayata geçirilmelidir. Toplumsal bilinç ve kamu desteği olmadan bu mücadele başarıya ulaşamaz. Sağlık emekçisi yalnız değildir!” Enflasyon Karşısında Maaşlarımız Eriyor TÜİK’in mart ayı için açıkladığı %38,10’luk yıllık enflasyon ve ENAG’ın %75,20 oranı kamu çalışanlarının nasıl bir ekonomik dar boğaza sürüklendiğini açıkça gösteriyor. Konuya ilişkin Akarken şu değerlendirmede bulundu: “Daha yılın ilk çeyreğinde enflasyon farkı oluşmuş durumda. Yeni yılın başında verilen maaş artışı çoktan eridi. Kamu emekçileri, artan hayat pahalılığı karşısında savunmasız bırakıldı. Bu noktada en büyük sorumluluk, toplu sözleşme masasında etkisiz kalan, memurun hakkını koruyamayan konfederasyonlardadır. O masa artık çözüm değil, doğrudan bir sorun haline gelmiştir.” Görev Tanımlarında Belirsizlik Bitmeli, Yeni Bir Vizyon Şart SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık çalışanlarının görev tanımlarındaki belirsizliklerin artık kabul edilemez bir boyuta ulaştığını vurguladı. Akarken, “Muğlak görev tanımları sadece çalışanlarımızın verimliliğini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda kurum içi huzuru bozuyor ve hizmet sunumunda ciddi aksaklıklara yol açıyor. İş barışının ve hizmet kalitesinin sağlanması için net, adil ve kapsayıcı tanımlar yapılmalıdır,” dedi. Asker Hastanelerinin Açılması İse Aşamalı Bir Yoldur Asker hastanelerinin yeniden açılması konusundaki beklentilerini dile getiren Özlem Akarken, “Bu sadece sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından değil, aynı zamanda sistemin belleği ve çalışanlarımızın moral motivasyonu açısından da büyük önem taşıyor, lakin bir kurumu kapatmak işlevsil hale getirmek kolay eski kalitesinde tekrar hizmet vermesini sağlamak zordur ” şeklinde konuştu.  Devrolan personelin yıllardır süren mağduriyetlerine dikkat çeken Akarken, “Bu insanlar yıllarca büyük bir özveriyle görev yaptı. Şimdi onların yaşadığı hak kayıplarını telafi etmek, sadece teknik bir mesele değil; aynı zamanda vicdani bir borçtur. Adaletin ve ahde vefanın yeniden tesisi, sağlık sistemine olan güveni de beraberinde getirecektir,” ifadelerini kullandı. “Bağımsız Sendikacılıkla Yol Almalıyız!’’ Toplu sözleşme masasında gerçek temsilin sağlanmadığına vurgu yapan Akarken, sağlık ve sosyal hizmet kolundaki kamu çalışanlarını şu sözlerle SAHİM-SEN çatısı altına davet etti: “Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek mümkün değil. Tüm kamu emekçileri, durdukları yeri değiştirmek zorundadır. Siyaset üstü, bağımsız sendikacılık anlayışımızla sağlık çalışanlarının sesini duyurmak ve haklarını savunmak için buradayız. Gelin sesinize ses olalım.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.