Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sakarya

Kapsül Haber Ajansı - Sakarya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sakarya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sapanca Gölü’nün Korunması İçin 25,5 Milyar Liralık Eylem Planı Haber

Sapanca Gölü’nün Korunması İçin 25,5 Milyar Liralık Eylem Planı

Adapazarı Kültür Merkezi'nde düzenlenen Sapanca Gölü Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nda konuşan Yumaklı, dünyanın sadece yüzde 2,5'inin tatlı su kaynaklarına sahip olduğunu, bunun da sadece yüzde 1'inin kullanılabildiğini dile getirerek, sonsuz bir kaynak bulunmadığını söyledi. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının kentlerde yaşadığını, dünyada 2 milyar 200 milyon insanın temiz suya ulaşım sorunu bulunduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1313 metreküpten 1297 metreküpe gerilediğini ifade etti. Yumaklı, Türkiye'nin artık su stresi altında bir ülke olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Değişen iklim şartlarının bizlere getirmiş olduğu birçok etki var. Bunların hepsini yakinen yaşıyoruz, artık hayatımızda yağış rejimlerindeki düzensizliklerden, kuraklıklardan, sellerden, taşkınlardan o kadar çok şeyi tecrübe etmeye başladık ki bunların hepsinin de merkezinde su var. Artık asıl konumuz su azalacak mı değil, suyu nerede, ne kadar ve hangi temizlik, saflıkta bulabileceğiz, asıl mesele bu olmaya başladı. Suyu, yönetilecek bir kaynak olarak görmüyoruz. Su, bizim için bütün sektörleri yönlendiren stratejik eksendir. Evsel kullanımdan endüstri, sanayi, tarımsal kullanımına kadar her şeyimizi baştan sona, yani hayatımızı etkileyecek stratejik bir eksen." Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Temiz su kaynaklarına erişim bir beka meselesidir." dediğini hatırlatan Yumaklı, bu sebeple 10 yıllık Ulusal Su Planı'nı uygulamaya aldıklarını belirtti. Yumaklı, su verimliliğini, çalışmalarının merkezine yerleştirdiklerini belirterek, 2023'ten itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın teşvik ve destekleriyle su verimliliği seferberliğini Sıfır Atık'la kardeş şekilde bütün dünyanın gündemine sokmak üzere hareket ettiklerini dile getirdi. Bu çalışmaları sadece şehirler için değil, kurumlar için de mavi, yeşil ve turkuaz olmak üzere 3 kademeli su verimliliği belgesiyle ortak yapıya büründürdüklerini anlatan Yumaklı, böylece su verimliliği seferberliğini ölçülebilir hale soktuklarını ifade etti. Yumaklı özellikle şehirlerde kurakçıl peyzaj uygulamasını hayata geçirmek için yoğun çaba sarf ettiklerini, bunun su verimliliği anlamında önemli olduğunu dile getirerek, "Suyun 77'sini tarımsal üretimde kullanıyoruz. Dolayısıyla bunu verimli şekilde kullanmanın yollarını aramamız gerekiyordu ki bunun için en önemli başlık üretim planlamasıydı. Ziraat odalarımız başta olmak üzere bütün çiftçilerimiz, üreticilerimiz üretim planlamasına o kadar sahip çıktılar ki bu memleketin bir evladı olarak gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum." diye konuştu. Yumaklı, basınçlı sulama sistemlerinin kullanımına da yüzde 70 hibeyle devlet desteği ve teşviki vermeye devam ettiklerini söyledi. Afetler gelmeden hazırlık yapılması gerektiğini, taşkın yönetim planlarının önemli olduğunu, 25 havzada taşkın yönetim planlarını bitirdiklerini ve uygulamaya aldıklarını anlatan Yumaklı, "Bu bölge taşkın anlamında çok açık ve riski son derece yüksek bölge. Dolayısıyla Sapanca Gölü'nü besleyen bütün derelerde risk analizi yaptık, yapılması gerekenleri ortaya koyduk. Bunları da uygulamaya başladık ancak bir taraftan yapıp bir taraftan da bozmak olmaz. Dolayısıyla hep beraber el birliğiyle Allah'ın bize vermiş olduğu bu nimetleri koruma kullanma dengesi içinde kullanmayı başarabiliyor olmamız gerekir." ifadesini kullandı. Uygulanan tedbirlere değinen Yumaklı, ekim başından itibaren 15 ilde yaşanan su taşkınlarına, 485 iş makinesi ve ağır ekipman ile 772 personelle müdahil olduklarını kaydetti. "HAVZAMIZA YILDA YAKLAŞIK 114 MİLYON METREKÜPLÜK SU KAZANDIRMAYI PLANLIYORUZ" Bakan Yumaklı, hükümet programındaki göl ekosisteminin korunması, sürdürülebilir yönetiminin sağlanması konusunu Ulusal Su Kurulunun gündemine aldıklarını, Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için eylem planları hazırladıklarını belirterek, paydaşların katkılarıyla çalışmaları güçlendirdiklerini kaydetti. Sapanca Gölü Eylem Planı'nı hazırladıklarını, kısmen uygulamaya başladıklarını dile getiren Yumaklı, "Hem içme hem kullanma suyu için Sapanca Gölü son derece önemli hem de sit alanı statüsü var. Açık ve net konuşmak zorundayız. Sapanca Gölü hâlihazırda mevcut durumundan daha kötüye giderse Kocaeli, Sakarya susar. Sanayi bölgesi artık vazifesini icra edemez, Türkiye ekonomisine gerekli katkıyı sunamaz olur." dedi. Son yağışlarla Sapanca Gölü'nün seviyesinin yükselmesinin kimseyi yanıltmaması gerektiğini belirten Yumaklı, şunları kaydetti: "Önümüzdeki dönemde, bu bölgenin, havzanın sıcaklığındaki artış 4 derece olarak öngörülüyor. Bu korkunç bir şey. Yıllık toplam yağışlarının ise yüzde 5 düşeceği öngörülüyor, bunlar iyi tahminler. Yani elimizdeki değerin kıymetini anlamamız için de bu verilerin büyük önemi var. Kullanımlarla iklim değişikliğinin etkisi birleştiğinde 2025'te Sapanca Gölü'nde yaklaşık 72 milyon metreküplük su azalımı söz konusu oldu. Bu miktarın yüzde 22'si buharlaşmadan meydana geldi. Gölün iklimsel verileri, ekolojik, hidrolojik özellikleriyle su kullanımlarını esas alan eylem planı da işte bu sebeple hazırlandı. Bu planda ne var? Su, gıda, ekosistem bağlantısallığında göl yönetimi, su güvenliği ve verimliliğinin sağlanması, veri temelli yapay zeka destekli karar mekanizmasının oluşturulması. Bu stratejilere dayalı 6 ana eylem ve 12 tedbir var. Bu tedbirlere ilişkin yatırım planlaması yaptık, 5 yıl içinde yaklaşık 25,5 milyar liralık yatırım sadece bu eylemin içindeki hususları hayata geçirmek için yapılmış olacak. Havzamıza yılda yaklaşık 114 milyon metreküplük su kazandırmayı planlıyoruz. Dolayısıyla su güvenliği planımız da aynı şekilde devam ediyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İşçiler Şua İnşaat’ı dize getirdi Haber

İşçiler Şua İnşaat’ı dize getirdi

İstanbul Kartal’da bulunan Kuzey Adalar projesinde çalışan Şua İnşaat işçileri, 2 aydır ödenmeyen maaşları için mücadeleye başladı. Patronların Ensesindeyiz Dayanışma, Haberleşme ve Mücadele Ağı (PE)’de örgütlenen işçiler, ana firma Şua İnşaat ve taşeron Pasinli İnşaat ile yaptıkları görüşmelerden sonuç alamayınca hem şantiye önünde hem de şirketlerin genel merkezlerinin önünde eylemler gerçekleştirdi. “Emeğimizin karşılığını söke söke aldık” Patronların tehditlerine ve saldırı girişimlerine rağmen mücadeleyi bırakmayan işçiler hakkında patron suç duyurusunda bulundu. Ancak patronlar hakaretlerle ve hırsızlık gibi iftiralarla dolu kendi suç duyurularına rağmen hukuki bir merci olan arabulucu karşısında işçilerin haklarını tanıdılar. İşçiler de yaptıkları açıklamayla mücadelelerini kazanımla sonuçlandırdıklarını duyurdu. Tehditlere boyun eğmediklerini vurgulayan işçiler, “Emeğimizin karşılığını söke söke aldık” dedi. İşçiler açıklamalarında diğer emekçilere de seslenerek Patronların Ensesindeyiz Ağı'nda bir araya gelme ve mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. Yapılan açıklamada "Biz direndik ve kazandık” diyen Şua İnşaat işçisi Yasin, “Diğer işçi arkadaşlarımızı mücadelemize çağırıyoruz. Hakkımızı kimse yiyemez. Biz kaybetmeyiz. Patronları böyle dize getiririz. Bizi yıldıracaklarını zannettiler ama biz yılmadık. Haklarımızı alacağız demiştik, aldık. İnşaattaki arkadaşlarımıza sesleniyorum: Patronların Ensesindeyiz Ağı kimseden komisyon almıyor. İşçilerle birlikte mücadele ediyor” ifadelerini kullandı. Halaylarla kutladılar İşçiler, kazanımlarını halaylarla ve türkülerle kutladı. İşçiler suç duyurusunda bulundu Öte yandan işçiler, kazanımlarının ardından kendileri hakkında suç duyurusunda bulunan patronlardan şikayetçi oldu. Geçtiğimiz aylarda Sakarya’da Ilgazlar İnşaat’ta direnen işçiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını hatırlatan işçiler, “Biz bunu Sakarya’dan biliyoruz. Aynı Ilgazlar İnşaat’ın bizi şikayet ettiği gibi. Bugün Sakarya’da Ilgazlar İnşaat’ta direnen arkadaşlarımızın, arkadaşlarıyla beraberiz. Burada, Kartal’da direndik ve biz de kazandık. Bu patronlar da bizi şikayet etti. Patronlar her yerde aynı. Patronlar karşılarında hakkını arayan işçi gördüklerinde; aynı saldırganlığı, aynı suçu işliyorlar. İşçilerin haklarını yemeyi bir de üzerine iftira atmayı biliyorlar” ifadelerini kullandı.

Sakarya'da Lezzet ve Kültür Bir Arada: 2. Gabak Festivali Coşkuyla Başladı! Haber

Sakarya'da Lezzet ve Kültür Bir Arada: 2. Gabak Festivali Coşkuyla Başladı!

Sakarya'nın Erenler ilçesi, kentin simgesi haline gelen kabak için düzenlenen renkli bir festivale ev sahipliği yapıyor. Yöresel kültürün ve eşsiz tatların ön plana çıktığı "2. Gabak Festivali", ziyaretçilerine unutulmaz bir lezzet deneyimi sunuyor. Neden "Gabak" Festivali? Sakarya denilince akla ilk gelen lezzetlerden olan kabak, yerel halk (Manavlar) arasında kendine has şivesiyle "Gabak" olarak anılıyor. Yörenin bu tatlı geleneksel diline saygı duruşunda bulunmak amacıyla etkinliğe Gabak Festivali adı verildi. Meşhur Kabak Tatlıcısı Mesut Yüksel'den İkram Jestı Adapazarı Islama Köftesi ve meşhur Kabak Tatlısı ile bilinen Sakarya'da, festivalin ilk gününe lezzetli bir jest damga vurdu. Şehrin ünlü kabak tatlıcısı Mesut Yüksel, festival alanını ziyaret eden vatandaşlara ilk gün ücretsiz kabak tatlısı ikramında bulundu. Ziyaretçiler bu eşsiz lezzete büyük ilgi gösterdi. Festivalde Öne Çıkanlar: Kabak Tatlısı Yarışması: Festival kapsamında şehrin en iyi kabak tatlısını belirlemek üzere heyecan dolu bir yarışma düzenlenecek. Yöresel Lezzetler: Sakarya'nın tescilli markası Adapazarı Islama Köftesi ve kabak tatlısı başta olmak üzere pek çok yerel lezzet stantlarda yerini alıyor. Son Gün Çarşamba! Erenler'de düzenlenen ve lezzet tutkunlarını bir araya getiren 2. Gabak Festivali, Çarşamba akşamı sona erecek. Bu lezzet şölenini kaçırmamak için stantları ziyaret etmeyi unutmayın! Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otokar Mercedes-Benz Conecto’nun Seri Üretimine Başladı Haber

Otokar Mercedes-Benz Conecto’nun Seri Üretimine Başladı

Sakarya Arifiye’deki üretim tesislerinde düzenlenen törene Otokar CEO’su Aykut Özüner, Daimler Buses CEO’su Till Oberwörder, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Heiko Selzam, şirketlerin yönetim ekipleri ile projede görev alan mühendislik ve üretim çalışanları katıldı. Üretim hattında gerçekleştirilen törende üç şirketin yöneticilerinin konuşmalarının ardından seri üretimin ilk aracı hattan indirildi. Otokar CEO’su Aykut Özüner; "Otokar, Daimler Buses ve Mercedes-Benz Türk ekiplerinin yürüttüğü güçlü iş birliğinin somut sonucunu bugün Sakarya fabrikamızda banttan inen ilk seri üretim araçla alıyoruz. Bu başarı; projeye emek veren herkesin özverisini, uzmanlığını ve ekip çalışmasını yansıtıyor. Otobüs üretimindeki uzmanlığımızla Mercedes-Benz Conecto modelini Sakarya tesislerimizde üretmekten gurur duyuyoruz. Küresel üretici kimliğimizi daha da güçlendiren bu stratejik ortaklık kapsamında, kullanıcıların yüksek kalite beklentilerini eksiksiz karşılayan araçlar üretmeye devam edeceğiz" dedi. Daimler Buses CEO’su Till Oberwörder, "Seri üretimin başlaması, Otokar ile iş birliğimizde önemli bir aşamayı temsil ediyor. Avrupa'da otobüslerimize yönelik talep güçlü seyrini koruyor ve Mercedes-Benz Conecto pek çok pazarda önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Üretim kapasitemizi artırarak müşterilerimize güvenilir hizmet sunma kabiliyetimizi güçlendirirken, operasyonlarımızın karlı büyümesini de destekliyoruz. Otokar, geniş üretim uzmanlığına sahip, saygın ve güvenilir bir ortak. Birlikte, müşterilerimizin Daimler Buses markasından beklediği yüksek kalite standartlarını sağlayacağız" açıklamasını yaptı. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Heiko Selzam ise şöyle konuştu: "Geride bıraktığımız aylarda Daimler Buses, Mercedes-Benz Türk ve Otokar ekipleri; üretim hazırlıklarının gerçekleştirilmesi, süreçlerin oluşturulması ve gerekli kalite standartlarının karşılanmasının sağlanması için yakın iş birliği içinde çalıştılar. Seri üretimin hedeflenen takvimde ve Mercedes-Benz markasının yüksek kalite standartları tam olarak karşılanarak başlaması, önemli bir başarının yanı sıra tüm ekiplerin üstün özverisini ve uzmanlığını ortaya koyuyor. Bu proje, Mercedes-Benz Türk'ün Daimler Buses üretim ağının gücüne ve esnekliğine nasıl katkı sağladığını ortaya koyarken, Avrupa genelindeki müşterilerimize bekledikleri güvenilirlik ve kapasitede hizmet sunmamızı sağlıyor.” Seri üretimin başlaması, Sakarya’daki Otokar tesisinde yürütülen ön seri üretim sürecinin başarıyla tamamlanmasının ardından gerçekleşti. Daimler Buses, aracın tüm ana bileşenlerinin yanı sıra üretime özel ekipmanları da doğrudan Otokar’a tedarik ediyor. Ayrıca, uzman Daimler Buses ve Mercedes-Benz Türk ekibi üretim faaliyetlerini sahada destekleyerek süreçlerin şirketin kalite standartlarına uygun şekilde yürütülmesini sağlıyor. MERCEDES-BENZ CONECTO Şehir içi toplu taşımada yüksek yolcu kapasitesi sunmak üzere tasarlanan Mercedes-Benz Conecto, üç kapılı solo ve dört kapılı körüklü olmak üzere iki gövde seçeneğiyle üretiliyor. Tam alçak tabanlı tasarımı basamaksız ve engelsiz biniş-iniş imkanı sağlayan Conecto, uzun yıllardır birçok Avrupa pazarında yer alıyor. Daimler Buses, 2025 yılından bu yana aracı Almanya’da da sunarak modelin Avrupa ürün portföyündeki konumunu daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VOBI Co-Living Genel Müdürü Filiz Akçay Oldu Haber

VOBI Co-Living Genel Müdürü Filiz Akçay Oldu

Son dönemde tüm dünyada yükselen alternatif gayrimenkul yatırımları arasında yer alan öğrenci evi yaklaşımını Türkiye’ye getiren VOBI Co Living’te Genel Müdürlük görevine Filiz Akçay getirildi. Finans, konut finansmanı ve operasyon yönetimi alanlarında uzun yıllara dayanan deneyimi bulunan Filiz Akçay, kariyeri boyunca risk yönetimi, tahsilat süreçleri, portföy yönetimi, kredi tahsis, yeniden yapılandırma ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli sorumluluklar üstlendi. Yeni görevinde Akçay; VOBI Co-Living'in operasyonel süreçlerinin geliştirilmesine, öğrenci yaşam deneyiminin güçlendirilmesine ve şirketin stratejik büyüme hedeflerine liderlik edecek. Gerçekleşen bu atama ile VOBI Co-Living, Türkiye'de hızla gelişen alternatif gayrimenkul yatırımları ve öğrenci yaşam projeleri başta olmak üzere toplu yaşam projelerindeki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Finans sektöründeki 26 yıllık deneyimi VOBI’ye taşıyor Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunu olan Filiz Akçay; alacak yönetimi, risk izleme, operasyon ve finansal süreçlerde 26 yıllık deneyime sahip. Akçay; kariyer hayatı boyunca ulusal ve global finans kuruluşlarında risk yönetimi, kredi riski analizi, tahsilat, yeniden yapılandırma, operasyon yönetimi ve BDDK uyum süreçlerinde önemli sorumluluklar üstlendi. Profesyonel kariyerinde, özellikle finansal kiralama şirketlerinde stratejik sorumluluklar üstlenen Akçay, en son Sinpaş Holding bünyesinde edindiği 10 yıllık yöneticilik deneyim ve ardından Arı Finansal Kiralama A.Ş.’de Genel Müdür Yardımcısı (Risk İzleme ve Operasyon) olarak görev aldı. Stratejik operasyon yönetimi, süreç geliştirme, gelir optimizasyonu ve müşteri ilişkileri yönetimi alanlarında uzmanlaşan Filiz Akçay, sahip olduğu çok yönlü finansal deneyimi, VOBI Co-Living'in sürdürülebilir büyüme yolculuğuna taşıyacak. VOBI Hakkında VOBI, Co-Living yaklaşımıyla öğrenci yaşamını yeniden tasarlayan bir yaşam ve alternatif gayrimenkul markasıdır. Üniversitelere yakın lokasyonlarda geliştirdiği projelerde güvenli konaklama, sosyal yaşam ve ortak kullanım alanlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Profesyonel işletmecilik modeliyle öğrenciler için bütüncül bir yaşam deneyimi sunarken, yatırımcıları da alternatif gayrimenkulde öngörülebilir gelir modeliyle buluşturuyor. İlk projesini Sakarya'da hayata geçiren VOBI, önümüzdeki dönemde farklı üniversite şehirlerine ulaşarak öğrenci yaşamında yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alternatif Gayrimenkulde Yeni Yatırım Modeli Haber

Alternatif Gayrimenkulde Yeni Yatırım Modeli

VOBI, Sakarya'da hayata geçirdiği ilk öğrenci yaşam projesiyle; orta ölçekli yatırımcılara düzenli kira geliri ve klasik gayrimenkullere göre kendini kısa sürede finanse eden bir alternatif sunarken, üniversite öğrencilerinin artan konaklama ihtiyacına da sürdürülebilir bir çözüm geliştiriyor. Öğrenci yaşam projeleri tüm dünyada alternatif gayrimenkulün en hızlı büyüyen segmentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye'de yükseköğretim gören yaklaşık 6,9 milyon öğrenciye karşılık mevcut yurt kapasitesinin talebin gerisinde kalması, ülkemizde de bu projeleri, yatırımcılar için sürdürülebilir bir model haline getiriyor. Türkiye'de artan üniversite öğrenci sayısı ve mevcut konaklama kapasitesinin yetersizliği bu modele duyulan ihtiyacı her geçen yıl daha da artırıyor. Co-living (birlikte yaşam) konusuna ve özellikle öğrenci evlerine odaklanan VOBI, Sakarya öğrenci evleri projesinin birimler halinde satışa sunulması, profesyonel işletmecilik modeli ve düzenli kira getirisiyle yatırımcılar için yeni bir alternatif sunuyor. 8 yılda yatırıma geri dönüş sunan VOBI Sakarya projesi, profesyonel işletmecilik modeliyle yatırımcılara öngörülebilir ve düzenli bir kira geliri sunuyor. Proje bağımsız bölümler halinde yatırımcılara satışa sunulurken kiralama, öğrenci yönetimi, bakım, tahsilat ve işletme süreçlerinin tamamı profesyonel ekip tarafından yürütülüyor. Böylece yatırımcılar operasyonel süreçlerle ilgilenmeden alternatif gayrimenkulde profesyonel şekilde yönetilen bir yatırım modeline ortak oluyor. Her yıl 500 bin genç yükseköğrenime başlarken, öğrenci yurtları konaklamanın sadece yüzde 25’ini karşılıyor Alternatif yaşam projelerinin dünyada gayrimenkul yatırımları arasında hızla yükseldiğine dikkat çeken VOBI Co-Living Genel Müdürü Filiz Akçay konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi. “Dünyada öğrenci yaşam projeleri, alternatif gayrimenkul yatırımları arasında en hızlı büyüyen segmentlerden biri haline geldi. Yatırımcılar artık yalnızca gayrimenkul sahibi olmayı değil, profesyonel yönetilen ve düzenli gelir üreten yatırım modellerini tercih ediyor. Türkiye'de artan öğrenci sayısı ve yetersiz konaklama kapasitesi bu alanda güçlü bir yatırım potansiyeli oluşturuyor. VOBI olarak bu modeli Türkiye'ye taşıyarak yatırımcıları yeni nesil alternatif gayrimenkul yatırımıyla buluşturuyoruz." Üniversite öğrencilerinin güvenli, sosyal, birlikte çalışabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri ve aidiyet hissedebilecekleri yaşam alanlarını tercih ettiğini vurgulayan Akçay, "VOBI'yi tam olarak bu değişen beklentilere cevap vermek amacıyla geliştirdik. Co-Living modeli bizim için yalnızca aynı binada yaşamak anlamına gelmiyor. Öğrencilerin birlikte ürettiği, sosyalleştiği, ortak çalışma alanlarını kullandığı ve güvenli bir topluluk içerisinde yaşamlarını sürdürdüğü yeni bir yaşam anlayışını temsil ediyor. VOBI, öğrencilerin sadece konakladığı bir yer değil; yaşadığı, sosyalleştiği, ders çalıştığı ve kendini geliştirdiği bütüncül bir yaşam ekosistemi sunuyor." dedi. “Sakarya’da öğrencilerin yüzde 66’sı uygun konaklama bulmakta zorlanıyor” VOBI'nin ilk büyük ölçekli projesinin Sakarya'da hayata geçirilmesinin en önemli nedeninin bölgedeki yüksek öğrenci nüfusu ve artan konaklama ihtiyacı olduğunun altını çizen Filiz Akçay, "Türkiye’nin tek ana kampüste toplanan en büyük üniversitelerinden biri olan Sakarya Üniversitesi’nde 100 bine yakın öğrenci bulunuyor ve bu öğrencilerin yaklaşık üçte ikisi uygun konaklama bulmakta zorlanıyor. Kampüse yalnızca beş dakika yürüme mesafesindeki konumumuzla bu ihtiyaca çözüm sunuyoruz. İlk etapta tamamlanan 134 bağımsız bölümümüzde yaklaşık 800 öğrenciyi ağırlayacağız. Projedeki 404 bağımsız bölüm ve 2 bin 424 yatak kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük öğrenci yaşam projelerinden birini hayata geçireceğiz." dedi. Alternatif gayrimenkulde profesyonel işletmecilik modeli VOBI, yatırımcılar açısından geleneksel gayrimenkul anlayışından farklılaşan profesyonel işletmecilik modeliyle de öne çıkıyor. Model kapsamında bağımsız bölümler yatırımcılara sunulurken kiralama, öğrenci yönetimi, bakım, tahsilat ve işletme süreçlerinin tamamı özel bir ekip tarafından yönetiliyor. Böylece yatırımcılar kiracı bulma, işletme ve günlük operasyon süreçleriyle ilgilenmeden kira gelirlerini alabiliyor. Dünyada uzun yıllardır başarıyla uygulanan öğrenci yaşam projeleri modelini Türkiye'ye taşıyan VOBI, Sakarya'nın ardından Düzce ve Kocaeli başta olmak üzere farklı üniversite şehirlerinde de büyümeyi planlıyor. Uzun vadede ise Türkiye'nin üniversite şehirlerinde, standartlaşmış öğrenci yaşam kampüsleri oluşturarak bu alanda referans marka haline gelmek hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Cat 2026 Roadshow & Demo Turu ile Sahaya Çıkıyor Haber

Borusan Cat 2026 Roadshow & Demo Turu ile Sahaya Çıkıyor

Borusan Grup şirketlerinden Borusan Cat, müşteri odaklı hizmet anlayışını sahaya taşıdığı 2026 Roadshow & Demo turunu başlattı. “Sen Neredeysen Borusan Cat Orada!” söylemiyle düzenlenecek tur kapsamında Borusan Cat, özel olarak hazırlanan roadshow tırı ile iş makinesi kullanıcılarını bulundukları bölgelerde ziyaret edecek. İlk durağı 11-13 Ağustos tarihleri arasında Çanakkale olan roadshow; Tekirdağ (18-20 Ağustos), Edirne (26-30 Ağustos), İstanbul (9-10 Eylül) ve Sakarya (15-17 Eylül) olmak üzere 5 farklı şehri kapsıyor. Tur kapsamında; bölgedeki iş makinesi operatörleri, müteahhitler, çiftçiler ve saha yöneticilerine makineleri yerinde inceleme imkânı sunuluyor. Tur boyunca katılımcılar, Borusan Cat uzmanları eşliğinde öne çıkan iki farklı modeli sahada test edebilecek. Yenilenen yazılım güncellemesiyle gücü artırılan Cat® 303.5 Mini Ekskavatör, dar alanlarda yüksek manevra kabiliyeti ve artırılmış verimlilik sunuyor. Güncellenen yazılımı sayesinde daha akıllı ve üretken bir performans sergileyen model, farklı saha koşullarında kullanıcıların ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefliyor. Tur kapsamında, tarım ve inşaat sahalarındaki farklı uygulamalar için tasarlanan Cat® 428 Kazıcı Yükleyici de sergilenecek. Cat® 428; kazma ve yükleme işlerinde yüksek performans sunarken, yeni nesil motor teknolojisiyle yakıt verimliliğini destekliyor. Ergonomik kabin tasarımı ve joystick kumanda kontrolü ise uzun süreli çalışmalarda operatör konforuna katkı sağlıyor. Borusan Cat, 2026 Roadshow’u ile müşterilerinin operasyonel ihtiyaçlarını yerinde dinlemeyi, doğru ekipman ve çözüm önerilerini doğrudan sahada sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.