Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanal Gerçeklik

Kapsül Haber Ajansı - Sanal Gerçeklik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanal Gerçeklik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Telekom Kültür Ve Sanatı Teknolojiyle Buluşturarak, Bir İlke Daha İmza Attı Haber

Türk Telekom Kültür Ve Sanatı Teknolojiyle Buluşturarak, Bir İlke Daha İmza Attı

Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, sağlıktan tarıma, sanayiden spora ve kültür-sanata kadar pek çok alanda yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. 5G çağının sunduğu imkânlarla uygulamalarına hız veren Türk Telekom, “Herkes İçin 5G” vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği, sanat ve teknolojiyi aynı potada buluşturarak yeni nesil bir deneyim sunan “Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi”ni açtı. Türk Telekom’un teknoloji sponsoru ve ana destekçisi olduğu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM), Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılışta ziyaretçiler, gerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı kurgulandığı deneyimle buluştu. Proje kapsamında Devlet Sanatçısı Devrim Erbil’in, İstanbul’un simge yapılarını özgün üslubuyla yorumladığı eserleri fiziksel mekânda sanatseverlerle buluşurken, 5G teknolojisinin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla sanal gerçeklik (VR) ortamına birebir taşındı. Böylece ziyaretçiler, yalnızca izleyen değil, eserin içine dahil olan bir deneyim yaşayarak İstanbul’un büyüleyici silüeti içinde çok katmanlı bir yolculuğa çıktı. 5G teknolojisinin kültür ve sanat alanındaki potansiyelini somut bir deneyime dönüştüren sergi, Türk Telekom’un gelecek vizyonunu ortaya koyuyor. “5G ile hayatın her alanında dönüşüm sağlıyoruz” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak iletişimin her çağında olduğu gibi 5G çağının da öncüsü konumundayız. Uzun yıllara dayanan altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi uygulamalarımızla 5G’yi yalnızca bir teknoloji değil; endüstriden sanata, eğitimden sağlığa kadar geniş bir ekosistemde dönüşüm sağlayan stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken toplumsal fayda üretmeye odaklanıyor, bu vizyonumuzu somut projelerle hayata geçiriyoruz. Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi de bu yaklaşımımızın güçlü bir yansıması niteliğinde. Bu projeyle, Devrim Erbil’in eserlerini 5G destekli dijital ortamla buluşturarak sanatın mekândan bağımsız hale gelmesine katkı sağlıyor, sanatçı ile sanatseverler arasında yeni nesil bir etkileşim alanı oluşturuyoruz. Gerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı deneyimlenebildiği bu model, 5G’nin yüksek hız, düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetini somut bir deneyime dönüştürürken; kültür ve sanat alanında yeni nesil uygulamaların da önünü açıyor. Türk Telekom olarak 5G’nin sunduğu imkânlarla geleceğin dijital dünyasını bugünden inşa etmeye devam ediyoruz” dedi. Dünyada ilk kez 5G teknolojisiyle kesintisiz ve gerçek zamanlı bir sanat deneyimi Serginin teknoloji altyapısını oluşturan 5G, ultra düşük gecikme, yüksek hız ve geniş kapasite avantajlarıyla fiziksel ve dijital dünyayı eş zamanlı olarak buluşturdu. Ziyaretçiler, İstanbul’un simge yapılarını konu alan eserlerin içinde serbestçe hareket edebilirken; istedikleri noktaya yönelip detayları çok yüksek çözünürlükte anlık olarak inceleyebildi. 5G’nin sağladığı akıcılık sayesinde deneyim, kesintisiz ve doğal bir akışta gerçekleşerek sanatla kurulan bağı daha derin ve etkileyici hale getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka, Robotlar ve VR Aile Yaşamını Yeniden Tanımlıyor Haber

Yapay Zeka, Robotlar ve VR Aile Yaşamını Yeniden Tanımlıyor

Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından gerçekleştirilen küresel ankete* göre, Türkiye’deki katılımcıların %93'ü dijitalleşmenin önümüzdeki on yıl içinde ailelerin ortak boş zaman aktivitelerini kökten değiştireceğine inanıyor. Bu değişim, bağ kurma süreçlerinin ileri teknoloji aracılığıyla sağlandığı, beraberinde hem yeni ritüelleri hem de yeni zorlukları getiren bir geleceğe işaret ediyor. Ekran süresi aile zamanına dönüşüyor ve riskleri de beraberinde getiriyor Türkiye’deki katılımcıların %56'sı, yapay zeka destekli uyku öncesi masallarının bir norm haline geleceğini öngörüyor; bu oran küresel çapta 18-34 yaş grubunda ise %53 seviyesinde seyrediyor. Günümüzde uygulamalar ve akıllı cihazlar; özelleştirilebilir karakterler ve olay örgüleriyle yapay zeka anlatımlı hikayeler sunabiliyor. Bu durum, yoğun ebeveynler için yenilikçi bir yardımcı, çocuklar içinse sonsuz sabırlı ve etkileşimli bir hikaye anlatıcısı anlamına geliyor. Öte yandan, Türkiye'deki ailelerin %40'ının çocukların gerçek evcil hayvanlar yerine dijital olanları tercih edeceğini öngörmesi, insanın en sadık dostunun tarihteki ilk büyük güncellemesini almaya hazırlandığını gösteriyor. Ancak, yapay zekanın bir çocuğun hayatını zenginleştirme potansiyeli olsa da bu durum beraberinde yüksek bir dikkat gerekliliğini getiriyor. Çocuklar masallar veya öğrenme amacıyla yapay zeka ile etkileşime girdiğinde ebeveynlerin proaktif olması şart. Çocuğun verilerini veya ses etkileşimlerini gereksiz yere saklamayan ya da kötüye kullanmayan, güçlü gizlilik politikalarına sahip hizmetler seçilmeli. Ayrıca, içeriği kısıtlamak ve ekran süresini dengelemek için Kaspersky Safe Kids gibi dijital ebeveynlik asistanlarıyla kontrol mekanizmaları güçlendirilmelidir. Ebeveynlerin yapay zeka etkileşimlerini yeni bir "dijital oyun alanı" olarak görmeleri; oturum sürelerini sınırlamak için ebeveyn denetimlerini kullanmaları, denetlenmiş ve yaşa uygun platformları seçmeleri önem taşıyor. En önemlisi ise bu hikayelerin ne olduğu ve nasıl oluşturulduğu konusunda çocuklarla açık bir diyalog sürdürülmelidir. Çocuklara yapay zekanın bir arkadaş değil, bir araç olduğu anlatılmalı; tıpkı fiziksel dünyada olduğu gibi, herhangi bir tuhaf veya rahatsız edici etkileşimi bildirmeleri konusunda teşvik edilmelidirler. Buradaki asıl hedef, yapay zekanın insan etkileşimini ikame etmesi değil, ebeveyn sesindeki huzuru tamamlayan bir unsur olmasıdır. Dijital Mumları Üflemek Türkiye’de katılımcıların %56'sı aile kutlamalarının standart bir uygulama olarak video konferans formatına taşınacağını öngörüyor. Öte yandan, katılımcıların %29'u aile tatillerinin tamamen sanal gerçeklik (VR) ortamında gerçekleşeceğini hayal edebiliyor. Bu durum kulağa bilim kurgu gibi gelse de on yıl öncesine kadar bugün kullandığımız üretken yapay zeka teknolojilerinin bu denli yaygınlaşacağı da tahmin edilmiyordu. Bu tablo, ailelerin dijital etkinliklerinin geleceğinin tek tip bir dalga halinde değil; kültürel açık yapı ve dijital altyapı tarafından şekillendirilen bir dizi evrimle gerçekleşeceğini vurguluyor. Kaspersky gibi siber güvenlik liderleri için bu gelişen ortam, evin en mahrem alanlarında yeni risk vektörleri anlamına geliyor. Geleceğin ailesi için dijital evi hazırlamak Katılımcıların yüzde 57’si, ev robotlarının aile bireyleri gibi görülmeye başlanacağını düşünüyor. Sesle çalışan kişisel asistanların veya otonom robot süpürgelerin ötesine geçen bu cihazlar; ders anlatabilen, oyun oynayabilen ya da arkadaşlık sunabilen somut yapay zekâ yoldaşları olarak konumlanıyor. Ancak siber saldırganların gözünde, bir VR gözlüğünden robot bakıcılara kadar her yeni cihaz potansiyel bir giriş noktası anlamına geliyor. Güvenliği sağlamak için varsayılan şifreler mutlaka değiştirilmeli, tüm cihazların yazılımları düzenli olarak güncellenmeli ve ev ağı segmentlere ayrılmalıdır. Kaspersky Premium’un Smart Home Monitor özelliği, kullanıcıların ev Wi-Fi ağını 7/24 tarar; ağa bağlı cihazların türü, işletim sistemi ve IP adresi gibi bilgileri listeler ve yeni ya da bilinmeyen bir cihaz bağlandığında uyarı verir. Robotlar, yapay zekâ ve sanal gerçeklik cihazları aile yaşamının bir parçası haline geldikçe, güvenlik bir sonradan eklenen unsur değil, en baştan inşa edilmesi gereken bir temel olmalıdır. Kaspersky META Bölgesi Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi konuyla ilgili şunları söylüyor: “Teknolojinin hızla gelişmesi aileyi parçalamıyor; aksine paylaşılan alanları yeniden tanımlıyor. Küresel çoğunluğun öngördüğü gelecek, dijital ve fiziksel deneyimlerin iç içe geçerek yeni bir birliktelik anlayışı yarattığı bir dünya. Bir büyükanne ya da büyükbabanın bir doğum günü kutlamasına hologramla katılması ya da kardeşlerin dünyanın farklı köşelerinden aynı dijital evcil hayvana birlikte bakması buna örnek. Asıl mesele ve fırsat, bilinçli şekilde güvenli dijital ortamlar inşa etmek; bu ortamların güvenli, saygılı ve nihayetinde bizi birbirimize daha da yakınlaştıran araçlar olmasını sağlamak.” *Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden 3.000 kişi ankete katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’den Psikolojik Danışmanlık Hizmetinde Yenilikçi Adım Haber

ABB’den Psikolojik Danışmanlık Hizmetinde Yenilikçi Adım

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkentlilerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklarla daha sağlıklı başa çıkabilmelerini sağlamak amacıyla psikolojik danışmanlık hizmetlerinde yenilikçi bir adım attı. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığına bağlı olarak hizmet veren Psikolojik Danışmanlık Merkezlerinde VR yani sanal gerçeklik gözlükleriyle danışmanlık hizmeti verilmeye başlandı. 14 farklı senaryonun bulunduğu VR (sanal gerçeklik) destekli psikolojik danışmanlık uygulaması ile danışanlar; gerçek bir risk olmadan kaygı ve korkularıyla kademeli olarak bilimsel yöntemlerle stres ve kaygı kaynaklarının yanı sıra fobileriyle yüzleştiriliyor. Böylece bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklarla daha sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmeleri hedefleniyor. Yenilikçi uygulama; Ulus, Demetevler ve Mamak Psikolojik Danışmanlık Merkezlerinde hizmete sunuldu. Merkezlere başvuran vatandaşlar, uzman değerlendirmesinin ardından VR destekli görüşmelere dâhil olabiliyor. DANIŞANLAR SANAL ORTAMLARDA SÜRECE DÂHİL EDİLİYOR VR uygulamalarında danışanlar; kendilerini güvende hissedebilecekleri kontrollü ve yapılandırılmış sanal ortamlarda sürece dâhil ediliyor. Uygulamaya uygunluk, uzman psikologlar tarafından değerlendirilirken; tüm süreçler etik ilkeler doğrultusunda ve bireysel ihtiyaçlara göre planlanıyor. Özellikle uçak korkusu, yükseklik korkusu, kalabalık alan korkusu gibi fobi ve sosyal kaygı yaşayan danışanlar için kontrollü maruz bırakma çalışmaları yürütülüyor. Gerçek bir risk oluşturmadan hazırlanan sanal senaryolar aracılığıyla duyarsızlaştırma hedefleniyor. VR İLE STRES YÖNETİMİ VE SOSYAL BECERİ DESTEĞİ VR destekli danışmanlık uygulamaları; kaygı ve stres yönetimi kapsamında da kullanılıyor. Doğa temalı sanal ortamlar eşliğinde yapılan nefes egzersizleriyle danışanların gevşemesi destekleniyor. Sosyal beceri gelişimi için ise markette alışveriş yapma ya da topluluk önünde konuşma gibi günlük sosyal durumlar, sanal ortamda prova edilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VR Terapiyle Korkular Aşılabiliyor! Haber

VR Terapiyle Korkular Aşılabiliyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Can Karpat, VR terapinin psikoterapide kaygı ve fobilerle baş etmede geleneksel yaklaşımları nasıl güçlendirdiği, güvenli ve kontrollü bir araç olarak nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi. VR terapisi, bir terapi ekolü değil; kanıta dayalı yaklaşımları güçlendiren bir araç! Psikoterapinin, her zaman danışanın iç dünyasına açılan bir kapı olduğunu aktaran Klinik Psikolog Can Karpat, “Ancak bazı kapılar vardır ki, sadece konuşarak aralanmaz.” dedi. Sanal gerçeklik (VR) terapisinin tam da bu noktada, modern psikoterapinin dikkat çeken araçlarından biri olarak karşımıza çıktığını vurgulayan Karpat, “VR terapisi, bir terapi ekolü değil; mevcut, kanıta dayalı yaklaşımların etkisini artıran bir araçtır. Özellikle kaygı bozuklukları ve fobilerde, danışanın gerçek hayatta kaçındığı durumlarla güvenli bir ortamda yüzleşmesini sağlar. Seans odasında yaratılması mümkün olmayan deneyimler, VR sayesinde kontrollü ve yapılandırılmış bir şekilde terapötik sürece dâhil edilir. Böylece VR, danışanı gerçek yaşama hazırlayan güçlü bir köprü işlevi görür.” şeklinde konuştu. VR terapide korku anlatılmaz, yaşanır! VR terapiyi geleneksel terapilerden ayıran temel özelliklere değinen Klinik Psikolog Can Karpat, “Geleneksel terapilerde danışan, korktuğu durumları ya anlatır ya da hayal eder. VR terapide ise bu durum ‘yaşanır’. Sanal gerçeklik, danışanın görsel ve işitsel olarak deneyimin içine girmesini sağlar. Terapist, ortamın yoğunluğunu, süresini ve içeriğini anlık olarak kontrol edebilir. Bu da terapötik süreci daha ölçülebilir, tekrarlanabilir ve güvenli hâle getirir. En önemli farklardan biri de kaçınma davranışının azalmasıdır; çünkü danışan, gerçek hayatta yüzleşmeye hazır olmadığı durumları önce sanal ortamda deneyimler. Bu, terapi sürecini hem hızlandırır hem de derinleştirir.” açıklamasını yaptı. VR terapi, korkuyla baş etme deneyimini adım adım kazandırıyor! Dişçi korkusu gibi spesifik fobilerde de VR terapisi uygulandığını ifade eden Klinik Psikolog Can Karpat, “Dişçi korkusu, çoğu zaman sadece ağrı korkusundan ibaret değildir. Kontrol kaybı, çaresizlik, geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler bu korkunun temelini oluşturur.” dedi. VR terapide, bu korkunun aşamalı olarak ele alındığını kaydeden Karpat, şunları söyledi: “Danışan önce bir bekleme salonunda bulunur, sonra dişçi koltuğuna oturur, alet seslerini duyar ve en son müdahaleye yaklaşır. Senaryolar, danışanın korku düzeyine ve geçmiş deneyimlerine göre özel olarak hazırlanır. Amaç, danışanı bir anda korkunun içine atmak değil; korkuyla baş edebileceğini adım adım deneyimlemesini sağlamaktır. VR terapinin en dikkat çekici yönlerinden biri, etkisinin görece kısa sürede gözlemlenebilmesidir. Hafif ve orta düzey dişçi fobilerinde birkaç seans içinde kaygı düzeyinde belirgin bir düşüş görülür. Daha derin, travmatik geçmişi olan vakalarda ise süreç biraz daha uzayabilir. Ancak çoğu danışan, VR terapi sonrasında ilk kez gerçek bir dişçi randevusuna gitmeyi mümkün görmeye başlar. Bu, terapi açısından son derece kritik bir eşiktir.” VR terapi, doğru yapılandırıldığında kişinin kendine olan güvenini dönüştürür! Her güçlü araç gibi VR terapinin de dikkatli kullanılması gerektiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Can Karpat, “En büyük risklerden biri, danışanın henüz hazır olmadığı bir düzeyde maruz bırakılmasıdır. Ayrıca bazı danışanlar VR’ı bir oyun gibi algılayabilir ya da teknolojiye karşı direnç gösterebilir.” dedi. Zaman zaman baş dönmesi veya mide bulantısı gibi fiziksel yan etkiler görülebildiğini de ifade eden Karpat, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu nedenle VR terapisi, klinik deneyim ve etik duyarlılık gerektirir; tek başına bir çözüm olarak sunulmamalıdır. VR terapinin en değerli kazanımı, danışanın ‘başa çıkabilirim’ duygusunu içselleştirmesidir. Seanslar sonrasında kaçınma davranışları azalır, bedensel kaygı tepkileri hafifler. Uzun vadede ise bu kazanımlar yalnızca dişçi korkusuyla sınırlı kalmaz. Danışan, diğer tıbbi işlemler ve stresli durumlar karşısında da daha dayanıklı hâle gelir. VR terapi, doğru yapılandırıldığında, sadece bir korkuyu değil; kişinin kendine olan güvenini de dönüştürür.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.