Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat

Kapsül Haber Ajansı - Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara Kültür Yolu Festivali Başladı Haber

Ankara Kültür Yolu Festivali Başladı

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki 19’uncu durağı Ankara oldu. Başkent, 19-27 Eylül tarihleri arasında konserlerden sergilere, söyleşilerden sahne performanslarına, çocuk etkinliklerinden atölyelere ve gastronomi etkinliklerine uzanan programla beşinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Ankara Kültür Yolu Festivali’nin açılışını CSO Ada Ankara’da dört sergiyi ziyaret ederek gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, başkentin tarihini ve mimarisini ressamların gözünden yeniden gördüklerini, genç tasarımcıların Ankara’ya bakışını afiş tasarımları üzerinden keşfettiklerini söyledi. Ersoy, Türk ve Kore kültürlerinin geleneksel sanatlarında buluştuklarını, teknolojik üretimden geriye kalan malzemelerin sanatla nasıl yeni bir değer kazanabildiğine tanıklık ettiklerini ifade etti. Ersoy, program kapsamında “Ankara Resimleniyor”, “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması”, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” ile ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergilerini ziyaret etti. Bakan Ersoy, festival rotasındaki “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinin açılışını Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo ile birlikte gerçekleştirdi. Ersoy, ziyaretleri sırasında yaptığı değerlendirmelerde, bu dört serginin Türkiye Kültür Yolu Festivali ile oluşturmak istedikleri kültür ve sanat ortamını çok güzel anlattığını söyledi. Ankara’nın Kültürel Hafızası Tuvale Taşındı İkinci kez gerçekleştirilen “Ankara Resimleniyor” projesinin başkentin kültürel hafızasına sanat yoluyla önemli bir katkı sunduğunu belirten Ersoy, farklı sanat anlayışlarına sahip ressamların Ankara’nın tarihî yapılarını, mimari zenginliğini ve değişen kent yaşamını kendi yorumlarıyla tuvale taşıdıklarını söyledi. Her eserde aynı şehrin farklı bir yönünü ve farklı bir hikâyesini görmenin mümkün olduğunu kaydeden Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması vesilesiyle bu çalışmaya ayrı bir önem verdiklerini ifade etti. Başkentin Türk dünyasındaki tarihî ve kültürel yerini vurgulamayı, mimari mirasını sanat aracılığıyla ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmayı amaçladıklarını belirten Ersoy, ortaya çıkan eserlerin Ankara’nın bugününe tanıklık ederken gelecek kuşaklara da şehrin kimliğini anlatan birer belge niteliği taşıdığını söyledi. Genç Tasarımcılar “Başkent Ankara”yı Yorumladı Başkenti sanatla anlatan bir diğer çalışma ise “Başkent Ankara” konulu “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması” oldu. Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması kapsamında düzenlenen yarışmayla Anadolu’nun ve Millî Mücadele’nin kalbinde yer alan şehre dikkat çekmeyi, turizm başkenti kimliğine ilişkin farkındalığı artırmayı ve genç tasarımcıları desteklemeyi amaçladıklarını söyledi. Gençlerin Ankara’yı kendi tasarım anlayışlarıyla yorumlamalarını ve şehrin tanıtımına yaratıcı fikirleriyle katkıda bulunmalarını çok kıymetli bulduğunu ifade eden Ersoy, onların üretimlerini görünür kılmanın ve sanatseverlerle buluşturmanın kültür ve sanat alanındaki çalışmaların önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. Yarışmanın sergisi, CSO Ada Ankara Alt Fuaye Salonu’nda 19 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek. Minhwa ile Minyatür Aynı Sergide Buluştu Bakan Ersoy, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinde iki köklü kültürün sanat aracılığıyla kurduğu bağın görüldüğünü söyledi. Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin geleneksel Kore halk sanatı Minhwa eserlerini festivalde sergileme önerisini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Ersoy, bu öneriyi Minhwa ile minyatür sanatını bir arada sunacak bir buluşmaya dönüştürdüklerini ifade etti. Farklı tarihî ve toplumsal birikimlerden doğan iki resim geleneğinin renklerin taşıdığı anlamlar, hikâye anlatma biçimleri ve kompozisyon anlayışlarıyla birbirine yakınlık gösterdiğini kaydeden Ersoy, her iki geleneğin kendi kültürünün dünyaya bakışını yansıttığını ve birlikte sergilendiklerinde birbirini anlamak için yeni imkânlar sunduğunu söyledi. Türkiye ile Kore arasındaki dostluğun kültür ve sanat alanındaki bu tür buluşmalarla daha da güçlenmesini önemsediklerini belirten Ersoy, sanatçıların birbirlerinin birikimlerini tanımalarını, birlikte üretmelerini ve yeni iş birlikleri geliştirmelerini desteklediklerini ifade etti. Ersoy; Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo’ya, Kore Uluslararası Minhwa Derneği Başkanı ve Kyung Hee Üniversitesi Profesörü Lee Kyu-wan’ın şahsında Koreli sanatçılara, Kore Kültür Merkezi Sanat Grubu’na ve minyatür geleneğini yaşatan sanatçılara teşekkür etti. Teknolojik Üretimden Kalan Malzemeler Sanata Dönüştü ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisinin son derece anlamlı bir çalışma olduğunu belirten Bakan Ersoy, ülkenin teknolojik bağımsızlığı için kritik teknolojiler geliştiren ASELSAN’ın üretim gücünü sanat ve çevre duyarlılığıyla buluşturduğunu söyledi. İşlevini tamamlamış elektronik ve endüstriyel malzemelerin farklı ülkelerden sanatçıların ellerinde yeni bir anlam ve estetik değer kazandığını ifade eden Ersoy, at, kedi, albatros, keçi ve kurt figürlerinden oluşan beş eserin, atık olarak görülen malzemelerin yaratıcılıkla nasıl yeniden değerlendirilebileceğini gösterdiğini kaydetti. Ersoy, bu yaklaşımı kaynakların daha bilinçli kullanılması ve gelecek nesillere karşı sorumluluğun hatırlatılması bakımından kıymetli bulduğunu belirtti. Festival kapsamında daha önce Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi ve Bursa Merinos Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilenen eserlerin Ankara’nın ardından İstanbul Atatürk Kültür Merkezi, İzmir Kültür Sanat Fabrikası ve Antalya’da da ziyaretçilerle buluşacağını bildirdi. Bakan Ersoy, bütün Ankaralıları ve başkenti ziyaret eden misafirleri CSO Ada Ankara’daki dört sergiyi görmeye ve Ankara Kültür Yolu Festivali’nin etkinliklerine katılmaya davet etti. Ankara’da 42 Mekânda 518 Etkinlik Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında 42 farklı mekânda 518 etkinlik düzenlenecek. Festival programında 50’den fazla “Lezzet Noktası” da yer alacak. Dokuz günlük programda 37 konserin 9’u ana sahnede gerçekleştirilecek. Festivalde ayrıca 1 bale temsili, 2 müzikal, 1 opera temsili, 3 dans gösterisi, 1 dinleti, 7 çocuk oyunu, 24 sergi ve yerleştirme, 2 sergi tanıtımı ve söyleşi ile 12 söyleşi yer alacak. Çocuklar için 8 farklı başlıkta etkinlik, yetişkinler ve çocuklar için ise 42 farklı başlıkta atölye düzenlenecek. Festival, kongre, konferans, panel, fotoğrafçılık, film gösterimi, rehberli tur, gezi, belgesel film gösterimi, masal canlandırma ve simülatör etkinliği gibi başlıklarda 20 farklı etkinlik de programda bulunuyor. Başkent Millet Bahçesi’nde kurulacak ana sahnede Gökhan Türkmen, Hakan Altun, Derya Uluğ, Poizi, Sefo, Serkan Kaya, Ceza, Ebru Yaşar ve Özcan Deniz sahne alacak. Aynı alanda çocuklar için bir “Çocuk Köyü” kurulacak. Dünyaca Ünlü Topluluklar Başkentte Sahne Alacak Festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri, Müzik Direktörü Michael Ibrahim yönetimindeki Ulusal Arap Orkestrası ile Filistinli vokalist Nai Barghouti’nin CSO Ada Ankara’da vereceği konser olacak. Orkestra, Arap dünyasının müzik geleneklerini ve seçkin repertuvarını Ankara’da sanatseverlerle buluşturacak. Şef Vasily Petrenko yönetimindeki dünyaca ünlü Royal Philharmonic Orchestra da piyanist Elisabeth Leonskaja’yı ağırlayacağı konserle Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alacak. Ankara Devlet Opera ve Balesi, Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Don Giovanni” operasını piyanolu konser versiyonuyla sahneleyecek. “İki Devlet Bir Sahne ‘Kardeş Ezgiler" konseri ise Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak kültür mirasını sanatın birleştirici gücüyle buluşturacak. Program, Azerbaycan klasik müzik geleneğinin kurucusu Üzeyir Hacıbeyli’nin doğum günü anısına gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Uluslararası Caz Okulu Kapılarını Açıyor Haber

Nilüfer Uluslararası Caz Okulu Kapılarını Açıyor

Nilüfer Belediyesi, caz müziğinde kendini geliştirmek isteyenler için Nilüfer Uluslararası Caz Okulu’nu açıyor. Sürdürülebilir eğitimle, kalıcı bir caz topluluğu oluşturmayı hedefleyen programda eğitimler ücretsiz olacak. Programa katılmak isteyenler 18 Eylül’e kadar başvuruda bulunabilecek. Nilüfer Belediyesi, kentin kültür ve sanat hayatına ivme kazandıracak bir projeyi daha hayata geçiriyor. Caz müziğinde kendini geliştirmek, üretmek isteyen müzisyenler için Nilüfer Uluslararası Caz Okulu (NUCO) kapılarını açıyor. Bursa’da sürdürülebilir bir caz eğitim modeli oluşturmayı amaçlanan programda, yıl boyunca devam eden bir müzik eğitim ve gelişim modeli oluşturulacak. Eylül-Haziran dönemini kapsayan programda, caz müziğine ilgi duyan yetenekler, ulusal ve uluslararası platformda tanınan sanatçı ve mentorlarla bir araya gelecek. Müzisyenlere birlikte öğrenme, üretme, doğaçlama ve dinamik bir sahne deneyimine dayalı nitelikli bir gelişim ortamı sunulacak. Merkezine birlikte müzik yapma kültürünü ve akran öğrenimini alan program, katılımcıların bireysel sanatsal gelişimlerini desteklemenin yanı sıra Bursa’da kalıcı bir caz topluluğu oluşturmayı ve kentteki caz kültürünü geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyor. Ücretsiz gerçekleştirilecek, dört ana fazdan oluşan ve uluslararası deneyimlerle desteklenen program dahilinde, ensemble çalışmaları, doğaçlama atölyeleri, repertuvar geliştirme, bireysel enstrüman çalışmaları, ustalık sınıfları (masterclass), mentor buluşmaları yer alacak. Bursa’daki caz müzisyenleriyle başlayacak düzenli çalışmaların yanı sıra program boyunca konserler, ortak projeler, ulusal ve uluslararası iş birlikleri ile dinleyici kitlesini geliştirmeye yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Programa başvurmak isteyenler adaylar, 18 Eylül tarihine kadar https://forms.gle/822h33Duyg6ZZ4sB8 adresi üzerinden başvuru formunu doldurabilecekler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV’den Yeni Eğitim Yılında Çocukların Geleceği için Destek Çağrısı Haber

TEGV’den Yeni Eğitim Yılında Çocukların Geleceği için Destek Çağrısı

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için çalışmalarını sürdüren Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), yeni eğitim öğretim yılında çocukların gelişimini desteklemeye devam ediyor. TEGV etkinlik noktalarında etkinliklere ücretsiz katılan çocuklar, çocuk dostu mekânlarda ve dijital eğitim platformu TEGV Akademi’de eğlenirken öğreniyor; yeni beceriler kazanırken potansiyellerini keşfetme fırsatı buluyor. TEGV, daha fazla çocuğa ulaşmak için eğitim dostlarını “Okula Dönüş” kampanyasına katılmaya çağırıyor. Bilişimden sanata farklı alanlarda eğitim fırsatı Eğitimde fırsat eşitliğini desteklemek ve nitelikli eğitime erişim imkânı sınırlı olan çocukların geleceğe daha donanımlı hazırlanması için çalışmalar yürüten TEGV, sonbahar etkinlik döneminde kapılarını çocuklara açıyor. TEGV, Türkiye’nin 22 ilinde bulunan 51 etkinlik noktasında ve TEGV Akademi’de çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlıyor. Çocukları bilişim, okuma, matematik, fen, sanat ve İngilizce alanlarında etkinliklerle buluşturan TEGV, tüm çalışmalarını gönüllülerin desteğiyle hayata geçiriliyor. Çocukların becerilerini geliştirmelerine destek oluyor TEGV çocukların yalnızca akademik gelişimlerini değil, aynı zamanda merak etme, sorgulama, üretme, problem çözme ve yaratıcılık gibi yaşam becerilerini de destekliyor. TEGV’in etkinlik noktalarında gerçekleştirilen atölye ve etkinlikler, eleştirel düşünme ve teknolojik iletişim alanlarıyla çocukların gelişimine katkı sağlarken, eğlenceli ve çok disiplinli bir öğrenme modeli sunuyor. Bu sayede çocuklar, geleceğe dair becerilerini geliştirirken ilgi alanlarını ve potansiyellerini keşfetme şansı yakalıyor. TEGV’in çocukların hayatına etkisi yıllar sonra da sürüyor TEGV’de çocukluk yıllarında başlayan eğitim yolculuğunun izleri yıllar sonra da devam ediyor. Eski TEGV çocukları, TEGV’de kazandıkları özgüven, merak ve keşfetme duygusunun hayatlarına nasıl yön verdiğini şöyle anlatıyor: “Şu an olduğum insanı tanımlayabiliyor olmamda hatırı sayılır bir payı olan TEGV, çocukluğumun en güzel anılarını da barındırıyor. Dünyanın çapının mahallemden çok daha büyük olduğunu gösteren her gezi, her etkinlik hâlâ hafızamda. Okuduğumuz bölümleri bile TEGV güzelliğine borçluyuz aslında.” –Ali Can, TEGV Eski Çocuğu “Çocukluğuma göre çok daha dışa dönük ve özgüvenliyim, TEGV bana kendimi fark etme imkânı sundu. Bu yüzden iyi ki diyorum. TEGV gönüllüsü olarak ise çocukların gözlerine baktığımda hem kendi çocukluğumu hem de ülkemizin geleceğini görüyorum.” – Esra, TEGV Eski Çocuğu “Okula Dönüş” Kampanyası ile çocukların geleceğine destek olmak mümkün TEGV, yeni eğitim öğretim döneminde daha fazla çocuğun nitelikli eğitim erişebilmesi için “Okula Dönüş” kampanyasıyla eğitim dostlarına çağrıda bulunuyor. Kampanya kapsamında yapılan bağışlar, çocukların yıl boyunca TEGV’in eğitim etkinliklerinden ücretsiz olarak yararlanmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa’ya Yeni Gençlik Merkezi Geliyor Haber

Manisa’ya Yeni Gençlik Merkezi Geliyor

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, modern mimarisi ve çok amaçlı kullanım alanlarıyla Manisa’ya yakışacak şekilde tasarlanan gençlik merkezinin yapım ihalesinin, 21 Eylül’de gerçekleştirileceğini müjdeledi. Toplam 5 bin 77 metrekare inşaat alanına sahip olacak Gençlik Merkezi; bodrum, zemin ve 6 normal kattan oluşacak. 744 metrekare bina oturum alanına sahip yapının bodrum katında 11 araçlık otopark, sığınak ve teknik hacimler yer alacak. Gençlerin ve Manisalıların günlük yaşamına doğrudan katkı sunacak merkezde, zemin katta 80 metrekarelik bir iş yeri ile 244 metrekarelik Kent Lokantası hizmet verecek. Eğitim, Sanat Ve Spor Aynı Çatı Altında Yeni gençlik merkezinin önemli bölümlerinden birini eğitim ve kişisel gelişim alanları oluşturacak. Merkez içerisinde 2 bin 969 metrekarelik MABEM Eğitim Merkezi bulunacak. Toplam 20 derslikten oluşacak MABEM, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren çalışmalarına yeni bir merkez daha ekleyecek. MABEM, 17 ilçede öğrencilere eğitim desteğinin yanı sıra sınav dönemlerinde tercih danışmanlığı gibi hizmetlerle de öğrencilerin yanında oluyor. Merkezde ayrıca 757 metrekare büyüklüğünde MASMEK Kurs Merkezi yer alacak. Spor salonunun yanı sıra yabancı dil, müzik ve halk oyunları/dans sınıflarının bulunacağı MASMEK alanı, farklı yaş gruplarından Manisalılara kendilerini geliştirebilecekleri yeni imkânlar sunacak. Böylece gençlik merkezi; öğrencilerin ders çalışabileceği, kurslara katılabileceği, spor yapabileceği, müzik ve dans alanlarında kendisini geliştirebileceği, sosyal yaşamın içinde yer alabileceği çok yönlü bir merkez olarak hizmet verecek. “Gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri alanları artırıyoruz” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, gençlerin kentin geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yeni merkezin Manisa’ya uzun yıllar hizmet edecek önemli yatırımlardan biri olacağını söyledi. Başkan Dutlulu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Manisa’da gençlerimizin eğitimine, gelişimine ve sosyal yaşamına katkı sağlayacak alanları artırmayı önemsiyoruz. Bu anlayışla, gençlerimizin farklı ihtiyaçlarına aynı çatı altında cevap verecek yeni bir gençlik merkezi kazandırıyoruz. MABEM ve MASMEK gibi yıllardır Manisalıların yararlandığı eğitim kurumlarımızı daha modern ve nitelikli alanlarda güçlendireceğiz. Gençlerimiz burada ders çalışabilecek, eğitim alabilecek, spor yapabilecek, müzik ve dans gibi alanlarda kendilerini geliştirebilecek. Kent Lokantamız da bu yapının içerisinde vatandaşlarımıza hizmet verecek. Mimarisinden kullanım alanlarına kadar Manisa’ya yakışan, gençlerimizin severek kullanacağı bir merkez olmasını istiyoruz. 21 Eylül’de yapacağımız ihalenin ardından çalışmalara başlayarak bu projeyi en kısa sürede Manisa’mıza kazandırmayı hedefliyoruz. Biz gençlerimizin kentte kendilerine ait alanlarının olmasını, eğitim ve sosyal yaşamda fırsatlara eşit şekilde ulaşabilmesini istiyoruz. Manisa’yı geleceğe hazırlarken gençlerimizin ihtiyaçlarını da önceliklerimiz arasında tutmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa’nın Kültürel Zenginlikleri Azerbaycan’da Haber

Şanlıurfa’nın Kültürel Zenginlikleri Azerbaycan’da

Gala gecesinde konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, “Bakü ile Urfa arasında kilometrelerce mesafe olabilir ama gönüllerimiz arasında mesafe hiçbir zaman olmadı” diyerek, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine vurgu yaptı. Şanlıurfa’nın binlerce yıllık tarihi, kültürü, sanatı, musikisi, geleneksel mutfağı ve kadim değerlerinin Azerbaycan’da tanıtılması amacıyla düzenlenen etkinlikler, 4-6 Eylül tarihleri arasında Bakü’de gerçekleştiriliyor. UNESCO tarafından Müzik Şehri unvanına layık görülen Şanlıurfa’nın zengin müzik kültürünün de ön plana çıkarıldığı etkinliklerde, kentin geleneksel musikisi, sıra gecesi kültürü ve kendine özgü sanat anlayışı Azerbaycanlılarla buluşturuluyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen organizasyona Yunus Emre Enstitüsü, İçerişehir Devlet Tarih-Mimarlık Korusu, Samsat Belediyesi ve Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayiciler İçtimai Birliği (TÜİB) destek veriyor. Bakü’de tarihi bir mekanda düzenlenen gala gecesine Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Azerbaycan Cumhuriyeti Milletvekilleri Fazıl Mustafa ve Melahat İbrahimkızı, T.C. Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi meclis üyeleri Ahmet Oruç, Ömer Faruk Aksoy, Dilan Doğan, Mehmet Özyavuz ve Ali Samar, Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Elif Esra Önal, TÜİB Başkanı Hüseyin Büyükfırat ve çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN GÜLPINAR: “BAKÜ İLE URFA ARASINDA GÖNÜLLERİMİZDE MESAFE YOK” Gecede konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Şanlıurfa sofrasının yalnızca yemeklerin paylaşıldığı bir yer olmadığını belirterek, sofranın dostluk, kardeşlik ve muhabbetin sembolü olduğunu söyledi. Şanlıurfa ile Azerbaycan arasındaki kültürel benzerliklere dikkat çeken Başkan Gülpınar, Bakü ile Şanlıurfa arasında kilometrelerce mesafe bulunmasına rağmen gönüller arasında hiçbir zaman mesafe olmadığını ifade etti. Gülpınar, “Bugün burada kurduğumuz bu sofranın dostluğumuzun da güzel bir sembol olduğuna inanıyorum. Dilerim bu buluşmalarımız bundan sonra da devam eder. Daha çok birbirimizi ziyaret ederiz, kültürümüzü paylaşırız ve iki güzel şehrin dostluğunu daha da güçlendiririz.” dedi. Şanlıurfa Tanıtım Günleri’nin Azerbaycan gibi kardeş bir ülkede başlatılmasının kendileri açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirten Gülpınar, organizasyona katkı sunan kurum, kuruluş ve iş insanlarına teşekkür etti. ŞANLIURFA SOFRASI BAKÜ’DE KURULDU Gala gecesinde Şanlıurfa’nın geleneksel lezzetleri de Azerbaycanlı davetlilerin beğenisine sunuldu. Gecede kentin simge lezzetlerinden çiğ köftenin yanı sıra, sıcak iklimin ferahlatıcı içeceği meyan şerbeti ile kendine özgü sunumu ve aromasıyla bilinen mırra da misafirlere ikram edildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Urfa Ahengi Topluluğu da sahne alarak, Şanlıurfa musikisinin birbirinden güzel eserlerini seslendirdi. Programda, Azerbaycan halk oyunları ve folklor ekibi de sahne alarak geleneksel gösterilerini sundu. Şanlıurfa ve Azerbaycan’ın birbirinden zengin folklorik değerlerinin aynı sahnede buluştuğu gösteriler, davetlilerden büyük beğeni topladı. Programda ayrıca Dilruba Kaya isimli çocuk da, Şanlıurfa şiirini seslendirdi. AZERBAYCAN’DAN ŞANLIURFA’YA KARDEŞLİK MESAJLARI T.C. Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Şanlıurfa gibi köklü bir tarihe sahip şehrin Hazar kıyısında tanıtılmasının kendileri açısından anlamlı olduğunu belirterek, Şanlıurfa’nın kültürel değerlerinin Bakü’de paylaşılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız ise Bakü’de Şanlıurfa’nın kültürel tanıtımına yönelik düzenlenen programın iki toplum arasında ortak bir bağ oluşturmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Azerbaycan Cumhuriyeti Milletvekili Fazıl Mustafa, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerinin her geçen gün daha da güçlendiğini belirterek, bu tür kültürel etkinliklerin iki ülke arasındaki bağların geliştirilmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Milletvekili Melahat İbrahimkızı da Şanlıurfa’nın tarihî ve kültürel önemine vurgu yaparak, Şanlıurfa’nın Azerbaycan’daki kültür günlerinin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. TÜİB Başkanı Hüseyin Büyükfırat ise organizasyonun gerçekleşmesinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın desteğinin önemli olduğunu belirterek, katkı sunanlara teşekkür etti. Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat da Şanlıurfa ile Adıyaman arasındaki tarihî ve kadim kardeşliğe dikkat çekerek, Şanlıurfa halkının geçmişte Adıyaman’a verdiği desteğin unutulmadığını ifade etti. Şehit Abbas Qasımov’un annesi Kifayət Qasımova da daha önce Türkiye’de ilk ziyaret ettiği şehirlerden birinin Şanlıurfa olduğunu belirterek, kentte gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti ve Şanlıurfa’ya duyduğu sevgiyi anlattı. Şanlıurfalı iş insanı Hikmet Mangal ise Şanlıurfa’nın kültürel zenginliklerinin Azerbaycan’da tanıtılmasının Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine ayrı bir anlam kattığını belirterek, organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Programda Şanlıurfa şiirini okuyan Dilruba Kaya ise, Bakü’deki etkinlikle ilgili duygularını, “Urfa’yı Bakü’ye taşımışlar gibi hissediyorum şahsen. Çünkü özlediğim bir yeri sanki Azerbaycan’a taşımışlar ve hasretimi gideriyor gibi hissediyorum.” sözleriyle ifade etti. ETKİNLİKLER 6 EYLÜL’E KADAR DEVAM EDECEK Şanlıurfa Tanıtım Günleri kapsamında Bakü’de kurulan tanıtım stantlarında Şanlıurfa’nın kültürel ve gastronomik değerleri ziyaretçilerle buluşturulacak. 5 Eylül’de stantların yanı sıra basın toplantısı, sergi açılışı, ebru ve hat atölyeleri gerçekleştirilecek. Akşam saatlerinde ise resmî açılış ve konser programı düzenlenecek. Programda Azerbaycan Millî Konservatuvarı öğrencileri ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi sanatçıları sahne alacak. 6 Eylül’de de 11.00-18.00 saatleri arasında tanıtım stantları ziyaretçilere açık olacak. Şanlıurfa Kültür Günleri, Şanlıurfa’nın tarihini, kültürünü, musikisini ve gastronomisini Hazar’ın kıyısında Azerbaycanlılarla buluşturarak Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine kültürel bir köprü oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Porsuk Festivali’nde Sümerpark Sanatın Buluşma Noktası Oldu Haber

Porsuk Festivali’nde Sümerpark Sanatın Buluşma Noktası Oldu

Festivalin önemli duraklarından Sümerpark, gün boyunca sanat, tasarım, müzik ve farklı etkinliklere ev sahipliği yaparken, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de festival alanını ziyaret ederek sanatçılar ve gençlerle bir araya geldi. Sümerpark’a gelen Başkan Ayşe Ünlüce, festival alanını gezerek stantları tek tek ziyaret etti. Sanatçılarla ve gençlerle sohbet eden Başkan Ünlüce, “Sanatın, müziğin, tiyatronun ve birbirinden renkli etkinliklerin Porsuk’un kıyısında buluştuğu bu güzel atmosferi her yaştan birlikte yaşadık. Her köşesinde başka bir etkinliğin, başka bir heyecanın olduğu festival alanımızda özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin enerjisi bizleri çok mutlu etti.” ifadelerini kullandı. GENÇLERİN YARATICILIĞI TASARIM PAZARI’NDA BULUŞTU Festival alanının dikkat çeken etkinliklerinden biri, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla oluşturulan Tasarım Pazarı oldu. Genç tasarımcıların kendi fikirleri ve emekleriyle hazırladıkları özgün ürünlerin yer aldığı stantlar, ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Tasarım, yaratıcılık ve özgünlüğün ön plana çıktığı pazar, gençlerin üretimlerini sanatseverlerle buluştururken festival alanına da renk kattı. Tasarım Pazarı, festivalin cumartesi ve pazar günlerinde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. ATIK METALLER SANATA DÖNÜŞÜYOR Festival kapsamında gerçekleştirilen sanat çalıştayları ise sanat ve çevre duyarlılığını aynı çatı altında buluşturdu. “Atıktan Sanata Heykel Atölyesi” ve “Baycan Dalga Atölyesi” kapsamında Anadolu Üniversitesi Heykel Bölümü mezunları Mücahit Diyar Ariz, Işıl Afacan, Niyazi Kerem Bengi, Üveys Kınay ve Mustafa Tuğrul, ilk günden eserlerini şekillendirmeye başladı. Eskişehir’in sokaklarından ve atık alanlarından toplanan hurda metallerin kullanıldığı çalıştayda sanatçılar, atık malzemeleri canlı performans eşliğinde özgün heykellere dönüştürüyor. Türkiye’de atık metal malzemeler kullanılarak gerçekleştirilen heykel çalıştaylarının sayısının oldukça sınırlı olması, projeyi sanat ve çevre hareketi açısından dikkat çekici ve ilham verici bir çalışma haline getiriyor. “POPULOUS” SÜMERPARK’TA SANATLA HAYAT BULDU Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi iş birliğiyle gerçekleştirilen “Populous” sergisi de Sümerpark’ın dikkat çeken çalışmalarından biri oldu. Dr. Öğr. Üyesi Hasan Çimenci danışmanlığında Heykel Bölümü öğrencileri Selin Varol, Ergün Efe Günönü, Banu Tuğçe Öztopaç, Etem Aka Sözbilir, Deniz Aydın ve Erim Can’ın hazırladığı seçki, kentin simgesi Porsuk Nehri ile Porsuk kıyısındaki doğanın kent yaşamındaki yansımalarını çağdaş sanat aracılığıyla görünür kılıyor. Serginin adı da özel bir kelime oyunundan doğuyor. İngilizcede “kalabalık” ve “topluluk” anlamına gelen Populous, Porsuk kıyısında sosyalleşen kent halkını temsil ederken, kelimenin Latince kökeni Populus ise “kavak ağacı” anlamına geliyor. Genç heykeltıraşların Sümerpark’ın farklı noktalarına yerleştirdiği eserler, Porsuk kıyısındaki kavak ağaçlarını ve bu alanda bir araya gelen insan topluluklarını çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumluyor. “NEHİR ŞÖVALELERİ” PORSUK KIYILARI TUVALE DÖNÜŞTÜ Uluslararası sanat çalıştayı kapsamında gerçekleştirilen “Nehir Şövaleleri” etkinliğinde ise yerli ve yabancı sanatçılar, Porsuk Nehri kıyısında kurdukları şövalelerde eserlerini ortaya çıkarmaya başladı. Birleşik Krallık’tan Andrew Smith ve Simon J. Houlton, Rusya’dan Ekaterina Dunaeva, İtalya’dan Giulia Tosco, Mısır’dan Maha Sabry, Finlandiya’dan Petri Hilden, Romanya’dan Tudor Serbanescu, Hindistan’dan Ritu Aggarwal, Ritu Singh Panday, Sanju Jain, Shikha Gupta, Shilpa Kishore Patole, Shraddha Panday ve Sujata Vijay Achrekar’ın yanı sıra Türkiye’den Barış Özyurt, Bora Uluyol, Doğa Deniz Güler, Ece Zeber, Seyit Kurban ve Ülkü Usta çalıştaya katıldı. Farklı ülkelerden sanatçıların Porsuk’un doğal ve kent yaşamıyla iç içe atmosferini tuvallerine yansıttığı çalışma, festivalin uluslararası sanat boyutunu da güçlendirdi. SÜMERPARK’TA RED BULL HAREKETLİLİĞİ Sümerpark’taki festival deneyimine Red Bull aktivasyonları da renk kattı. Gün boyunca gerçekleştirilen dinamik etkinlikler, katılımcılara farklı deneyim ve etkileşim alanları sunarken festival alanındaki hareketliliği artırdı. GÜN BOYU MÜZİK KEYFİ Sümerpark’ta gün boyunca müzik de festival coşkusuna eşlik etti. Cengohaus DJ’leri Eren Coşan ve Furkan Boran, performanslarıyla katılımcılara müzik dolu saatler yaşattı. Ardından Efe Yılmaz ve Olgun Koçak mini konserleriyle festival alanını hareketlendirirken, Soup Opera da sahne alarak müzikseverlere keyifli anlar yaşattı. İSKELE26’DA NEHİR SOHBETLERİ VE SİNEMA GECESİ Festivalin bir diğer önemli buluşma noktası olan İskele26 da gün boyunca birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yaptı. Nehir Sohbetleri kapsamında oyuncu Tansu Biçer, Eskişehir ve kentle ilgili anılarını katılımcılarla paylaşarak keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Bir diğer söyleşide ise Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Çalışma Grubu’ndan Batuhan Bayram ve Merve Özkiremitçi, Porsuk Nehri’nin kent için taşıdığı öneme dikkat çekerek iklim krizi ve çevresel sorunlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. İskele26’da ayrıca “Suare” adlı doğaçlama tiyatro oyunu sahnelenirken, Nehir Sineması kapsamında “Bildiğin Gibi Değil” filmi izleyiciyle buluştu. Filmin ardından yönetmen Vuslat Saraçoğlu ile gerçekleştirilen söyleşiyle sinemaseverler keyifli bir akşam yaşadı. “NORA 2” OYUNU SAHNELENDİ Diğer yandan festival kapsamında Sanat ve Kültür Merkezi de (Opera) tiyatroseverleri ağırladı. Bahçe Galata’nın “Nora 2” adlı oyunu sanatseverle eşsiz anlar yaşattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çanakkale Beşinci Kez Kültür Yolu Festivali İle Buluştu Haber

Çanakkale Beşinci Kez Kültür Yolu Festivali İle Buluştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne beşinci kez ev sahipliği yapan Çanakkale’de açılış programı Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar Binası’nda gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Yeni Parti Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festivalin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale’nin binlerce yıl önce Troya Savaşları’yla destanlara konu olduğunu, binlerce yıl sonra ise Çanakkale Savaşları’yla dünya tarihinin en önemli mücadelelerinden birine sahne olduğunu söyledi. Çanakkale’nin, insanlık tarihinin farklı dönemlerini aynı coğrafyada ve ortak bir hafızada buluşturan eşsiz bir kültür şehri olduğunu vurgulayan Yazgı, “Bizler de bu eşsiz mirası korumayı, yaşatmayı ve dünyaya tanıtmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu anlayışla, 14 Haziran’da Roma’nın kalbindeki Kolezyum’da açılan ve 18 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek ‘Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri, Hikâyeleri’ sergisinde, 19 müzemizden 200’ü aşkın eseri uluslararası izleyiciyle buluşturuyoruz” dedi. Yazgı, bir şehrin kültürel mirasını dünyaya tanıtmak kadar, o mirası korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın da önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, bu topraklarda vatan için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırasına sahip çıkmanın bir vefa borcu olduğunu söyledi. Yazgı, “Bu anlayışın bir tezahürü olarak kurulan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımız; şehitliklerden tabyalara, müzelerden anıtlara kadar bu eşsiz mirası korumak, ihya etmek ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürüyor. Çünkü burada yapılan her çalışma yalnızca bir tarihî mekânı korumak değil; ecdadımıza duyduğumuz vefayı yaşatmak ve Çanakkale ruhunu gelecek nesillere emanet etmektir. Bugün Tarihi Alan, bu anlayışla milletimizin hafızasında ve gönlünde müstesna bir yere sahip olan canlı bir tarih alanı hâline gelmiştir.” dedi. “ÇANAKKALE MUTFAĞINI YAKINDAN TANIMA FIRSATI SUNUYORUZ” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, festivalin Çanakkale’nin lezzetlerini keşfetmenin yanı sıra kentin gastronomi kültürünün konuşulacağı, paylaşılacağı ve geleceğe taşınacağı önemli buluşmalara da ev sahipliği yapacağını söyledi. Bir şehri tanımanın en güzel yollarından birinin o şehrin sofrasına ortak olmak olduğunu belirten Yazgı, festival kapsamında danışma kurulu tarafından belirlenen 52 Lezzet Noktası ve gastronomi etkinlikleriyle ziyaretçilere Çanakkale mutfağını yakından tanıma fırsatı sunacaklarını dile getirdi. Yazgı, ziyaretçilere Çanakkale’nin peynirini, sardalyasını, keşkeğini, peynir helvasını, zeytinyağlılarını ve eşsiz yöresel lezzetlerini tatmadan şehirden ayrılmamalarını da özellikle tavsiye etti. “ÇANAKKALE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ GURUR VERİCİ BİR ETKİNLİK” Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, festivalin kentin kültür ve sanat hayatının önemli bir parçası hâline geldiğine dikkat çekerek, “Çanakkale Kültür Yolu Festivali artık şehrimiz için önemli bir marka. Ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken, gurur verici bir organizasyona dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Dokuz gün boyunca gerçekleştirilecek kültür, sanat ve gastronomi etkinlikleri hem Çanakkaleli hemşehrilerimiz hem de kentimizi ziyaret edecek misafirlerimiz için önemli bir fırsat sunacak. Festivalin Çanakkale’nin kültürünü, sanatını, tarihini ve gastronomisini daha geniş kitlelere tanıtmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Vatandaşlarımızın festivale gösterdiği ilgi ve güçlü sahiplenme de bizleri ayrıca mutlu ediyor. Bu değerli organizasyonun hayata geçirilmesinde başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere Bakan Yardımcımıza, Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımıza, ilgili kurum ve kuruluşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. “ÇANAKKALE HALKI BU FESTİVALİ ÇOK SEVDİ” Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkalelilerin sevdiği festivalin bugün başladığını belirterek, “Gerçekten Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'un büyük desteğiyle ve Kültür ve Turizm Bakanlığımızın uygun görmesiyle uzun zamandan bu yana Çanakkale'de Kültür Yolu Festivallerini hep beraber yapıyoruz. Ve Çanakkale halkı bu festivali çok sevdi. Hem katılım anlamında hem de sahip çıkma anlamında bütün halk başta olmak üzere bütün kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partilerimiz bir bütün olarak bu festivale sahip çıktılar. Gerçekten bu festival 3 yaşından 90 yaşına kadar herkesin kendine ait bir şey bulabildiği bir festival. Ve kültür ve sanatın bütün dalları var. Spordan, tiyatroya müzik etkinliklerinden sergilere ve insan ne arıyorsa sanat ve kültür adına gerçekten burada mutlaka bir şey buluyor." dedi Açılış programının ardından protokol üyeleri, Anadolu Hamidiye Tabyası’nda festival boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak “Yaşayan Miras: Çanakkale Sergisi”ni ziyaret etti. ÇANAKKALE’DE KONSERLER MÜZİK ŞÖLENİ YAŞATACAK Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Ceza, Kıraç, Bengü, Oğuzhan Koç, Özcan Deniz, Simge, Sefo, Gökhan Türkmen ve Bayhan sahne alacak. Festival boyunca sergiler, tiyatro gösterileri, sempozyumlar, geleneksel sanat atölyeleri, söyleşiler, FotoMaraton etkinlikleri ve çocuk programları da kentin farklı noktalarında ziyaretçilerle buluşacak. Çanakkale Kültür Yolu Festivali, 6 Eylül’e kadar kentin tarihî mekânlarından kültür sanat merkezlerine uzanan zengin programıyla Çanakkalelileri ve kenti ziyaret eden misafirleri ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.