Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat

Kapsül Haber Ajansı - Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yazılım Testinin Geleceği İnsan Zihninin Gelişiminde Yatıyor Haber

Yazılım Testinin Geleceği İnsan Zihninin Gelişiminde Yatıyor

Teknoloji odaklı danışmanlık ve eğitim firması TesterYou’nun kurucusu Barış Sarıalioğlu, 31 yıldır çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) İstanbul’da bulunan Zeyrek Öğrenim Birimi’ndeki çocuklarla bir araya geldi. 3 ve 4’üncü sınıf olmak üzere toplam 12 çocukla buluşan Sarıalioğlu, yazılım testi ve kalite güvencesi konularında çocuklara uygun düzeyde ve eğlenceli bir atölye düzenledi. “Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi”nde çocuklar, testçinin kim olduğu ve test prensiplerinin neler olduğuna dair bilgiler edinirken, grup çalışması sayesinde etkileşim tabanlı atölyede eğlenerek öğrendi. Çocuklarla iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Atölye çalışmamıza katılan çocukların ilgisi beni çok mutlu etti. Soru soran, hayal kuran, öğrenmeye açık çocuklarla aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi. “Test mühendisliği artık bir kariyer alanı” Yazılım testi sektörünün son yıllarda önemli bir ivme kazanmış olduğunu belirten Sarıalioğlu, “Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hale geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor. Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. Bu sebeple hem çocuklar hem de gençlerle bir araya gelerek onlara bu alandaki tecrübelerimi aktarmak benim için çok önemli.” açıklamasını yaptı. TEGV’de çocuklara yeni nesil öğrenme imkânı sunuluyor “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla nitelikli eğitimi Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturan ve 30 yılı geride bırakan TEGV, bugüne kadar 108 bini aşkın gönüllüsü ve bağışçılarının desteğiyle 3.3 milyondan fazla çocuğa ulaştı. TEGV Zeyrek Öğrenim Birimi’nde çocuklar, eğlenirken öğreniyor ve temel yaşam becerilerini geliştiriyorlar. Çocuklara bilişim, okuma, matematik, fen, sanat ve İngilizce olmak üzere altı ana dalda etkinlikler hazırlayan TEGV’de bütün etkinlikler gönüllülerin desteğiyle hayata geçiriliyor. TEGV’in atölyelerinde ise çocuklara 3D baskı cihazından robot kitlerine, kodlama platformlarından elektronik devre kartlarına uzanan bir yelpazede yeni nesil öğrenme imkânı sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi Haber

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu tarafından kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmek ve ilham veren başarı hikâyelerini görünür kılmak amacıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Cesaretin Adı: Kadın-103 Yıllık Cesaret” zirvesi yapıldı. İş dünyasının temsilcilerini, kadın girişimcileri, akademisyenleri, sanatçıları, medya mensuplarını ve gençleri aynı çatı altında buluşturan zirvede, kadın girişimciliğinden liderliğe; yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet ilişkisinden iş dünyasında ve medyada kadının yerine kadar pek çok önemli başlık ele alındı. Yalnızca ilham veren hikâyeler değil, somut çözüm önerileri, iyi uygulama örnekleri ve iş birliği modellerinin de konuşulduğu programa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve zirvenin fikir lideri eşi Öznur Tugay, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay da katıldı. Zirve; iş dünyası, girişimcilik, sanat, medya ve sivil toplum alanlarında ülkemize değer katan pek çok önemli ismin katkı sunduğu panellerle devam etti. “Bu takdimi onur duyarak kabul ediyorum” Programın akış yöneticiliğini üstlenen yönetim danışmanı, yazar, öğretim görevlisi İdil Türkmenoğlu, “Öznur Tugay’ın fikir liderliğindeki bu buluşmada ülkemizin çok güçlü seslerini bir araya getiriyoruz. Başarılı iş kadınları, sanat ve akademi dünyasından konuklarımız olacak. İzmir İktisat Kongresi öncesinde Kadınlar Kongresi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından burada toplanmıştı. 103 yıldır İzmir öncülük ediyor” diyerek programı başlattı. “Güçlü hukuksal düzenlemeler hayata geçirilmeli” Projenin fikir lideri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, “Bugün burada yalnızca bir günü takvimde işaretlemek için toplanmadık. Bugün burada emeği onurlandırmak, cesareti selamlamak, kararlılığı ve umudu büyütmek için bir aradayız. Kadın, hayatın başlangıcıdır. Bir emekçinin alın terinde, bir öğretmenin rehberliğinde, bir liderin cesaretinde kendini gösterir. Tarih boyunca kadınlar kimi zaman en önde yürüyerek kimi zaman en arkada herkesi ayakta tutarak toplumların yönünü değiştirmiştir. Hak mücadelesinde, eğitimde, ekonomide, bilimde ve sanatta sessizce ama kararlılıkla iz bırakmışlardır. Tıpkı Milli Mücadele’ye büyük destek veren Halide Edip Adıvar, Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen, ilk Türk kadın avukat ve kadın hakları savunucusu Süreyya Ağaoğlu gibi… Ne yazık ki bugün hâlâ bazı kadınlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulamadan hayattan koparılıyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yalnızca bir trajedi değildir, toplum olarak hepimizin vicdanını yaralayan derin bir sorundur. Yapılması gereken, saygıyı yalnızca bir nezaket göstergesi olmaktan çıkarıp toplumsal bir ilke haline getirmektir ve bunu destekleyen güçlü hukuksal düzenlemeleri hayata geçirmektir” ifadelerini kullandı. “Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir” Türkiye’de kadınların istihdam oranının yalnızca yüzde 31,3 olduğunu kaydeden Öznur Tugay, şunları söyledi: “Kadınların büyük bir bölümü hâlâ üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın birçok alanında yeterince yer bulamıyor. Fırsat eşitliği yalnızca bir kavram olmaktan çıkarılıp yaşanan bir gerçeklik haline mutlaka getirilmelidir. Dünyayı değiştirmek büyük adımlarla değil, istikrarlı ve sabırlı duruşlarla mümkün olur. Bugün artık çok net biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği, kadınlarının özgürlüğüyle doğru orantılıdır. Bir toplumun adaleti, kadınlarının gördüğü saygıyla ölçülür. Bir toplumun yarını ise kadınlarının hayallerine verdiği değerle şekillenir. Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir. 8 Mart görünmeyen emeğin görünür olduğu, sessiz fedakârlıkların değer bulduğu, mücadelenin tarih yazdığı bir gündür.” “Her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ulaştırmakta daha fazla emek verdim, diyemez” sözlerini hatırlatan Öznur Tugay, “Mustafa Kemal Atatürk, bu sözleriyle Türk kadınının değerini ne güzel vurgulamış. Birçok Avrupa ülkesi daha kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımamışken o bu hakkı tanımıştı. 103 yıl önce İzmir İktisat Kongresi’nde çizdiği vizyonla kadının yalnızca aile içinde değil üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın her alanında güçlü bir özne olmasının yolunu açtı. Bugün burada İzmir’in güçlü kadınlarının bir araya gelerek attığı bu adım sadece bir başlangıç değildir. Kadınların emeğinin, üretiminin ve dayanışmasının büyüdüğü bir geleceğin habercisidir. Çünkü biliyoruz ki bir kadının hayatına dokunan her adım aslında toplumun yarınını değiştirir ve biz inanıyoruz ki; kadınlar birlikte yürüdüğünde hiçbir hedef uzak değildir. Emeğiyle üreten, bilgisiyle yol gösteren, cesaretiyle ilham veren, yaşamı varlığıyla güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum. İyi ki varsınız, iyi ki varız, iyi ki birlikteyiz. Bu ülkede kendi ayakları üzerinde duran her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” dedi. “Yapacak çok iş var” Programda “Öznur Tugay’ın eşi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay” şeklinde takdim edilen Başkan Tugay, “Hepinizin katılımı İzmir adına onurdur. Benimle ilgili takdimi onur duyarak kabul ediyorum. Biz aslında ilk defa bir toplantıda konuşuyoruz ve eşimi gururla dinledim. Bu toplantının organizasyonundaki emeğini takdir ediyorum. Onunla her zaman gurur duydum, bugün o gururu bir kez daha hissettirdi” diye konuştu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde elde edilen kazanımların kutlandığını ancak henüz kutlanacak bir aşamada olunmadığını söyleyen Başkan Tugay, “Kadına şiddet ve kadın cinayetleri ağır şekilde yaşanıyor. Bu konu üzerimizde gölge gibi, kara bulut gibi duruyor. Yapacak çok iş var” sözlerine yer verdi. Konuşmasında kızıyla birlikte ölü bulunan Fatmanur Çelik’e değinen Başkan Tugay, “Bu konu Türkiye tarihindeki en büyük utançlarından biridir. ‘Koruyun bizi’ diye bas bas bağırmasına rağmen korumadılar. Cenazesinde kadınların erkekleri itip onlara sahip çıkmasını çok doğru buldum, onları takdir ettim. Haklıydılar. Bu üzücü konuyu anlatmak istiyorum çünkü Türkiye’nin gerçeği bu. İstismara uğradığı halde susan kaç kadın var acaba? Konuştukları zaman onların ahlaklarının sorgulandığını, kendilerinin suçlanacağını biliyorlar. Vicdanlı insanlarsak, ahlakımız varsa, hele ki Allah inancımız varsa bunu açıklayamayız. Buna güçlü şekilde tepki göstermeliyiz. Bu, bizim başımızın üzerindeki gölgedir” diye belirtti. “Kadınlar ve erkekler eşittir” Başkan Tugay, kadınların iş hayatındaki varlığı üzerinden de şu değerlendirmelerde bulundu: “İstihdam oranında kadınlar erkeklere göre çok geride ve ‘kadınlar sadece belli işleri yapabilir, belli işleri yapamaz’ deniyor. İzmir ile gurur duyuyoruz. Kadın otobüs şoförleri Türkiye’de en fazla İzmir’de var. 300 civarında kadın otobüs şoförümüz var. Kadın otobüs şoförleri daha az kaza yapıyor, daha az şikayet alıyor. 7 yıldır belediye başkanıyım, kadınların verilen göreve daha fazla sahip çıktığını gördüm. Herhangi bir yarışta kadınlar neden geri kalıyor, çünkü o noktaya getiriliyorlar. Okul çağından itibaren sürekli geride bırakılıyorlar. Bu toplumun bilinçaltında yaptığı bir şey. ‘Kadınlar üstündür’ demiyorum, ‘erkekler üstün değildir’ diyorum. ‘Kadınlar ve erkekler eşittir’ diyorum. Eşit fırsatlar tanıyacak şekilde eğitim sistemini düzenlememiz, insanları eşit şartlarda yarışır hale getirmemiz lazım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu anladığı için cumhuriyeti kurarken kadınlara da çağrıda bulundu. İzmir İktisat Kongresi öncesi yaptığı Kadın Kongresi böyle bir şeydi. Bir toplumun kadınlarını geride tutarak o toplumu kalkındıramazsınız. Bu aynı zamanda bir kalkınma, bir ekonomi meselesidir.” “Aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” Konuşmasını Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatarak tamamlayan Başkan Tugay, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti kurduğu günlerde kadınların yeniden doğuşunu sağlamış bir lideridir. Biz ondan güç alarak kadını ve erkeğiyle yolumuza devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ilelebet yaşayacak ve beklenen aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” dedi. “Bir toplum kadınları kadar güçlüdür” Üretim ve girişimcilikte kadın gücünün ele alındığı buluşmada konuşan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “8 Mart’ı sadece kutlama günü olarak görmek eksik olur. 8 Mart hatırlamak, fark etmek ve kararlılık günüdür. Kadınların güvenliği, eşitliği, emeğinin karşılığı ve fırsatlara erişimi konusunda hala çözmemiz gereken sorunlar var ama aynı zamanda kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal adalet meselesi değildir. Bir kalkınma, rekabetçilik ve güçlü bir toplum sorunudur. Atatürk daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadınların toplumdaki önemini, ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ sözüyle belirtmişti. Birçok ülke kadınların temel haklarını tartışırken Türkiye’de kadınlar seçme seçilme hakkına kavuşmuştur ve bir toplum kadınları kadar güçlüdür. İzmir’e baktığımızda bu gerçeği sayılarla görüyoruz. İzmir’de kadınların iş gücüne katılım oranının Türkiye ortalamasını üzerinde olması önemli bir avantaj ama yeterli değil. Bu noktada BASİFED olarak hedefimizi açıkça ifade etmek isterim; kadınların ekonomik katılımlarını, İzmir’de büyümenin ve sosyal refahın en önemli kaldıraçlarından biri haline getirmeliyiz” ifadelerini kullandı. “İş gücünde artış olsa da cinsiyetler arası uçurum hala var” TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep ise “Bugün burada çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Kadınlara öncü olmuş örnek isimleri dinleyeceğiz. Bu örnek kadınların sunumlarında da göreceğimiz gibi ekonomik sosyal ve kültürel anlamda kadınların toplumda kurucu ve taşıyıcı rolü her geçen gün daha da görünür hale geliyor. Ancak 8 Mart hem kadınların başarılarının kutlandığı hem de cinsiyet eşitliği için taleplerin daha gür bir sesle dile getirildiği bir gün. Dünyada kadınlar ve kız çocuklarının erkeklerin yasal haklarının yüzde 64’üne sahip olduğunu görüyoruz. Araştırılan ülkelerde adalet alanında kadınlar yüzde 70 engelle karşılaşıyor. Hem ekonomik hem de sosyal nedenlerle milyonlarca kadın adalet sistemi dışında bırakılıyor. Dünya genelinde son 10 yılda kadınların iş gücüne katılımı pandemi nedeniyle düşük seviyelerde seyrederken sonrasında yavaş yavaş artış gösterdi. Ancak cinsiyetler arası uçurum hala görülüyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HDI Sigorta’dan Paralimpik Sporculara Destek Haber

HDI Sigorta’dan Paralimpik Sporculara Destek

HDI Sigorta, başta spor olmak üzere sanat ve toplumsal fayda alanlarında hayata geçirdiği iş birlikleriyle sürdürülebilir başarıyı, gençlerin gelişimini ve topluma katkıyı destekleyen bir yaklaşım benimsiyor. Fenerbahçe Engelli Basketbol Takımı’na uzun yıllardır destek veren HDI Sigorta, bu kapsamda Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Aydınlık Gelecek Ödülleri’nde de “Yılın Paralimpik Sporcusu” ödül kategorisinin isim sponsorluğunu üstlendi. 1907 ÜNİFEB ve ÜNİFEB Mezunlar Derneği’nin düzenlediği ödül töreninde “HDI Sigorta Yılın Paralimpik Sporcusu” ödülü Fenerbahçe Engelli Basketbol Takımı’ndan Yamaç Yüksel’e verildi. Ödül, HDI Sigorta Genel Müdürü Firuzan İşcan tarafından takdim edildi. Firuzan İşcan, ödül törenine ilişkin değerlendirmesinde, “HDI Sigorta olarak sporun birleştirici gücüne ve toplumsal dönüşümdeki rolüne olan inancımızla farklı branşlarda sürdürülebilir iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. Toplumsal eşitliği güçlendirmek için dezavantajlı grupların yanında durmaya önem veriyoruz. Fenerbahçe Engelli Basketbol Takımı’na destek vermekten büyük mutluluk duyuyoruz. 2020-2021 sezonundan itibaren Fenerbahçe Tekerlekli Sandalye Takımı sponsoruyuz. Bu yıl birlikte geçirdiğimiz altıncı sezonumuz. Genç sporcularımızın başarılarıyla gurur duyuyoruz. Sponsorluk destekleriyle takımlarımızın ve sporcularımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi. Aydınlık Gelecek Ödülleri, ödül töreni bu yıl Caddebostan Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Gecede 16 kategoride ödüller sahiplerini buldu. HDI Sigorta Yılın Paralimpik Sporcusu Yamaç Yüksel, aynı kategoride 2023 yılında da ödüle layık görülmüştü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Öğretmenler, Öğrenciler ve Yöneticiler Aynı Sahneyi Paylaştı  Haber

Öğretmenler, Öğrenciler ve Yöneticiler Aynı Sahneyi Paylaştı 

6 Mart Cuma akşamı FMV Işık Okulları Nişantaşı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen özel gecede, “Kadınların Işığında” konseri ile birlikte “Kadınların Işığında Karma Sergi” de misafirlerle buluştu. Gecenin dikkat çeken anlarından biri ise Feyziye Mektepleri Vakfı’nın üst yönetimindeki kadınları, öğrenciler ve öğretmenlerle birlikte sahne alması oldu. Aynı sahneyi paylaşan farklı kuşaklar, sanatın birleştirici gücünü vurgulayan anlamlı bir tablo ortaya koydu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal yaşamda, bilimde, sanatta ve ekonomide ortaya koydukları emek, mücadele ve başarıların hatırlandığı; eşitlik, dayanışma ve ortak gelecek vurgusunun öne çıktığı önemli bir gün olarak dünya genelinde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Feyziye Mektepleri Vakfı (FMV) Işık Okulları da kadınların tarih boyunca topluma kattığı ilham verici güce dikkat çekmek amacıyla düzenlediği “Kadınların Işığında” etkinliğiyle anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Öğrenciler, öğretmenler, veliler, mezunlar, vakıf yöneticileri ve misafirleri bir araya getiren gece, yalnızca bir konser olmanın ötesine geçerek müzik ve görsel sanatlar aracılığıyla kadın emeğinin, üretkenliğinin ve toplumsal etkisinin görünür kılındığı duygu dolu anlara sahne oldu. Öğrenciler, Yöneticiler ve Öğrenciler Aynı Sahnede buluştu Sunuculuğunu Banu Miray Noyan’ın üstlendiği gecede sevilen sanatçı Tuna Kiremitçi de sahne alarak etkinliğe özel performansıyla renk kattı. Program kapsamında Türk ve dünya müziğinden seçilmiş eserler seslendirilirken, öğrenci orkestraları performansları da geceye dinamizm kazandırdı. Etkinliğin dikkat çeken yönlerinden biri ise Feyziye Mektepleri Vakfı’nın kadın yönetim kurulu üyeleri ve kadın direktörlerinin ilk kez sahnede performans sergilemesi oldu. Vakfın üst yönetiminden isimler, öğrenciler ve öğretmenlerle birlikte sahne alarak sanatın birleştirici gücünü vurguladı. Sahnede “Önce Aile, Sonra İnsanlık” Mesajı Programın en anlamlı bölümlerinden biri ise barış ve dayanışma mesajı taşıyan eserlerin seslendirildiği bölüm oldu. Gecede sahnelenen “We Are Family” ve “We Are The World” eserleriyle, dünyanın farklı coğrafyalarında barışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir dönemde birlik ve insanlık mesajı verildi. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan FMV Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Zeynep Sezerman, “Dünyada barışa en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, sanatın birleştirici gücüne inanarak bir araya geldik. Bu özel gecede, kadınların ve çocukların daha umutlu bir geleceğe ulaşmasında kadınların barıştan yana olan güçlü duruşunu hatırlatmak ve bu sesi birlikte yükseltmek istedik. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tüm kadınlara umut ve güç getirmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı. Kadınların Işığı Sanatla Görünür Oldu Konserle eş zamanlı olarak gerçekleştirilen “Kadınların Işığında Karma Sergi” ise gecenin sanat boyutunu güçlendirdi. Kadınların ışığını, üretimini ve ilham veren varlığını farklı sanatsal ifadelerle görünür kılan sergi, müziğin oluşturduğu atmosferi görsel bir anlatımla tamamladı. Fuaye alanında ziyaretçilerle buluşan sergi, etkinliğin yalnızca sahneyle sınırlı kalmayan, mekânın tamamına yayılan bütüncül bir deneyime dönüşmesini sağladı. “Kadınların Işığında” Artık Bir Gelenek FMV Işık Okulları’nda düzenlenen “Kadınların Işığında” konserinin temeli, 2011–2012 eğitim öğretim yılında başlatılan “Her Öğrenciye Bir Enstrüman Öğretimi Projesi”ne dayanıyor. Proje kapsamında öğrencilerin keman, çello, flüt, klarnet, gitar, piyano ve perküsyon gibi farklı enstrümanlarda eğitim almasıyla başlayan müzik yolculuğu, zamanla daha geniş sahnelere taşınarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen konserlere dönüştü. İlk kez 2012–2013 eğitim öğretim yılında FMV Işık Okulları Nişantaşı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen etkinlik, pandemi döneminde online platformlarda da devam ederek her yıl büyüyen orkestra, koro ve solist kadrosuyla bugün Işık Okulları’nın en güçlü kültür-sanat geleneklerinden biri hâline geldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İpek Sanatının Zarafeti Bursa’da Sergilendi Haber

İpek Sanatının Zarafeti Bursa’da Sergilendi

Bursa Büyükşehir Belediyesi, hem somut hem de somut olmayan kültürel miras çalışmaları kapsamında kent belleğindeki tüm değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Midas İpek Evi tarafından hazırlanan ‘Efsanelerle İpek’ sergisi, Bursa büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyarete açıldı. İpeğin binlerce yıllık kültürel yolculuğunu görünür kılmayı amaçlayan “Efsanelerle İpek” sergisi, dünyanın farklı coğrafyalarında anlatılan 12 kadim ipek efsanesi ile Eskişehir’de doğan 13. hikâyeyi sanatla buluşturdu. Sergide yer alan eserler, yalnızca ipek malzeme kullanılarak farklı tekstil teknikleriyle hazırlanarak ipeğin kültürel ve simgesel değerini görünür kılıyor. Sergi, 13 Mart Cuma gününe kadar Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. “ESKİŞEHİR İLE BİRLİKTE ORTAK PROJELER GELİŞTİREBİLİRİZ” Sergi kapsamında gerçekleştirilen söyleşide konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Eskişehir ile Bursa’nın yüzyıllardır ipekçilik yolunda kol kola uzun yıllar birlikte yürüdüğünü söyledi. Bursa’nın eskide olduğu gibi hala ipek şehri olarak anıldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, son 15–20 yılda ipek üretiminde ciddi bir düşüş yaşandığını dile getirdi. Çin ipeğinin de Bursa ipeği adıyla satılmasının üzücü olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Hala bu alanda önemli ustalarımız bulunuyor. Onların değerini bilmeliyiz. Elbette üretimin tekrar artmasını istiyoruz. Bunun için de birinci derece dut ağaçlarının sayısı artırılmalı. Ayrıca aile işletmelerini de çoğaltmak gerekiyor. Ancak bu şekilde sürdürülebilir hale getirilir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Eskişehir ile birlikte ortak projeler geliştirebiliriz. Bursa ipeğinin ne kadar değerli olduğunu gelecek nesillere aktarmalıyız. Bu işlerle uğraşacak gençleri yetiştirmeliyiz. Bursa’nın ipek konusundaki hassasiyetini öne çıkartmak istiyoruz” dedi. “BURSA İLE İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise Bursa’yı ipekçiliğin ana vatanı olarak kabul ettiklerini ifade etti. İpekçiliği tekrar canlandırmak için büyük çaba harcayan Başkan Mustafa Bozbey’i de tebrik eden Ünlüce, ipekçilik konusunda Bursa ile işbirliği yapmak için hazır olduklarını ve kolları sıvadıklarını belirtti. Hep beraber ipekçiliği bu topraklarda tekrar canlandıracaklarını söyleyen Ünlüce, “Kasım Uzunöz ile yollarımızın kesişmesiyle birlikte İpek Yolu haritasını oluşturduk. Harita Eskişehir’den de geçiyor. Bursa elbette bu yol üzerindeki en kalıcı noktalardan biri. Beş kişilik bir kadroyla yola çıktık. İpeği kendimiz dokuduk ve ilk Midas İpek Evi’ni kurduk. İpek Köyü projemizi de hayata geçireceğiz. 2017’de başlayan yolculuk, açılan sergiye kadar uzandı” diye konuştu. Kozabirlik Yönetim Kurulu üyesi Ramazan Işık, Kozabirlik’in geçmişi ve çalışmaları hakkında katılanlara bilgi verdi. 2016 yılından bu yana ipek böceklerinin ihtiyacı olan dut ağaçlarının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Işık, bugüne kadar 400 bin dut ağacını üretime kazandırdıklarını dile getirdi. Bursa’da bulunan İpek Müzesi’ne değinen Sanatçı Kasım Uzunöz, Türkiye’de çalışır durumda bulunan 80–90 yıllık makinelerin yer aldığı müzenin önemli bir miras olduğunu söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlham Veren Kadınlar  'Daha Eşitlikçi Bir Dünya' İçin Buluşacak    Haber

İlham Veren Kadınlar  'Daha Eşitlikçi Bir Dünya' İçin Buluşacak  

Toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunmayı, kadınların iş yaşamındaki rolünü artırmayı stratejik öncelikleri arasında gören İş Bankası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle dördüncü kez "Daha Eşitlikçi Bir Dünya" paneline ev sahipliği yapıyor. Sağlık, gastronomi, sürdürülebilir yaşam, tarım, teknoloji, girişimcilik, sanat ve spor gibi farklı alanlarda başarılı kadınların deneyimleri üzerinden bireysel gelişim ile toplumsal dönüşüm arasındaki ilişkinin ele alınacağı etkinlikte; üretim kültürü, liderlik, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve fırsat eşitliği konuları çok boyutlu biçimde değerlendirilecek. 5 Mart, Perşembe günü 10.00-12.30 saatleri arasında gerçekleşecek etkinlik İş Bankası’nın Youtube kanalı (Türkiye İş Bankası - YouTube) üzerinden izlenebilecek. Topraktan geleceğe uzanan dönüşüm… Beslenme uzmanı, FAO Gıda Şampiyonu, The Godwild Kurucu Ortağı Dilara Koçak’ın moderatörlüğünü üstleneceği “Dönüşüm: Topraktan Geleceğe” başlıklı ilk panelde sürdürülebilir yaşama katkılarıyla dikkat çeken kadınların hikayeleri öne çıkacak. Panel konuşmacıları Türk mutfağını çağdaş anlatım teknikleriyle yorumlayan çalışmalarıyla tanınan şef, Youtuber, yemek yazarı Refika Birgül; minimalizm, ve sürdürülebilir yaşam pratikleri üzerine içerik üreten eğitmen-yazar ve içerik üreticisi Hale Acun Aydın ve sürdürülebilir tarım alanında çalışan, düşük su tüketimli üretim modelleri üzerine çalışan Susuz Tarım’ın Kurucusu Antropolog Dr. Ece Aynur Onur olacak. Kendi hikâyesini yazanlar Gazeteci Gülay Afşar moderatörlüğündeki “Kendi Hikâyesini Yazanlar” panelinde ise mevsimsel ürünlere dayalı sürdürülebilir mutfak kavramıyla tanınan, 2023’te Michelin rehberine giren Seraf Restoran’ın şef ve Kurucu Ortağı Sinem Özler, kadın sağlığı ve kişisel bakım alanında faaliyet gösteren Beije’nin Kurucu Ortağı ve CEO’su Doruk Akpek, teknoloji sektöründe kadınların temsiliyetini artırmaya yönelik çalışmalar yürüten Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) Kurucusu, 360+ Medya Interactive Technologies Kurucu Ajans Başkanı Zehra Öney yer alacak. Sınırların Ötesinde Avrupa Konseyi Daimi Komite Üyesi ve SosyalBen Vakfı Kurucusu Ece Çiftçi moderatörlüğündeki “Sınırların Ötesinde” oturumunda ise alanlarında fark yaratan isimler deneyimlerini paylaşacak. Konuşmacılar arasında yapay zekâ, teknoloji tabanlı üretim teknikleriyle dijital sanatın ülkemizde gelişimine katkı sunan isimlerden Ecem Dilan Köse, Türkiye’nin ilk kadın samurayı unvanına sahip ödüllü oyuncu Fadik Sevin Atasoy ile Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya, olimpiyat ve dünya şampiyonluklarıyla Türkiye spor tarihine adını yazdırmış Milli Boksör Busenaz Sürmeneli yer alacak. Kapanış oturumu ise OGGUSTO Kurucusu Özlem Güsar’ın moderatörlüğünde ve sivil toplum ve iş dünyası alanındaki örgütlenmeleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan Sektörel Dernekler Federasyonu Başkanı Emine Erdem ile FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula’nın katılımıyla gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Contemporary’de Sanat, Doğa ve Bilim Dolu Atölyeler Haber

Borusan Contemporary’de Sanat, Doğa ve Bilim Dolu Atölyeler

Borusan Contemporary, minik sanatseverlerin baharı karşıladığı bu dönemde, yaratıcılıklarını keşfetmelerini sağlayacak zengin bir atölye programı hazırladı. 1, 8, 14, 15 ve 28 Mart tarihlerinde Perili Köşk’te düzenlenecek atölyelerde 4-6, 6-9 ve 8-12 yaş aralığındaki çocuklar; fotoğraf, mimari, ekoloji ve dışavurumcu oyun disiplinleriyle tanışma fırsatı buluyor. 1 Mart Pazar: Doğayla bağ kuran tasarımlar Mart ayı programı, atölyepikolo işbirliğiyle 1 Mart Pazar günü başlıyor. Saat 12.00’de 4-6 yaş grubu çocuklar ve ebeveynleri için düzenlenecek “Güvenli Yerim, Benim Ormanım” atölyesinde, Edward Burtynsky’nin doğa temalı fotoğrafları inceleniyor ve çocukların kendilerini mutlu hissettikleri üç boyutlu orman dioramaları tasarlanıyor. Saat 14.00’te 6-9 yaş arası çocuklar için gerçekleşecek “Bahara Açılan Pencere” atölyesinde ise çocuklar, sergideki “Doğa” bölümünden ilhamla karışık medya tekniğini kullanarak doğanın uyanışını betimleyen bahar manzaraları üretiyor. 8 Mart Pazar: İklim farkındalığı ve kuşbakışı keşif Borusan Contemporary ve Yuvam Dünya Derneği işbirliğinde 8 Mart Pazar günü gerçekleşecek atölyeler, 8-12 yaş arası çocuklara odaklanıyor. Saat 11.00’deki “Kuş Gözlemcisiyim” atölyesi, çocukları Burtynsky’nin fotoğraflarında gördükleri değişen coğrafyalara kuşların perspektifinden bakmaya çağırıyor. Oyun temelli ve interaktif gerçekleşecek bu atölye sonunda katılımcılara kuş gözlemcisi rozeti veriliyor. Saat 12.30’da başlayacak “Enerji Koruyucusu Atölyesi”nde ise çocuklar, yenilenebilir enerji kaynaklarını tartışarak temiz enerjiyle çalışan bir ev maketi tasarlıyor. 14 Mart Cumartesi: Hikâye Evi ile dışavurumcu oyun Borusan Hikâye Evi eğitmeni Dr. Bahar Gürey rehberliğinde 14 Mart Cumartesi günü gerçekleşecek atölyeler, çocukların duygu ve beden farkındalığına odaklanıyor. Saat 11.00’de 4-6 yaş arası çocuklar ve ebeveynleri için düzenlenen “Ormanın Kapısını Kim Çaldı?” atölyesinde, dışavurumcu oyun yöntemi, Orff-Schulwerk yaklaşımı ve bilinçli farkındalık birlikte kullanılıyor. Saat 12.45’te 6-8 yaş arası çocuklar için tasarlanan “Suya Bakan Basamak!” atölyesinde ise çocuklar, Hindistan’daki basamaklı kuyulardan ve Escher’in çizimlerinden ilhamla suyun, dengenin ve mimarinin dünyasını keşfediyor. 15 Mart Pazar: Işık, gölge ve mimari 15 Mart Pazar günü atölyepikolo yürütücülüğünde devam eden programda, saat 12.00’de 6-8 yaş arası çocuklar için “Biraz Daha Işık” atölyesi düzenleniyor. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndaki Erwin Redl eserinden yola çıkan çocuklar, kendi ışık kutularını tasarlıyor. Saat 14.00’te 8-12 yaş arası çocuklar için gerçekleşecek “Bu Basamaklar Nereye İniyor?” atölyesinde ise Edward Burtynsky’nin “Su ve Tuz” serisi incelenerek geometrik formlarla kuyu maketleri üretiliyor. 28 Mart Cumartesi: Ormanın sırları ve yeraltı yolculuğu Mart ayının son etkinlikleri Borusan Hikâye Evi tarafından 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştiriliyor. Saat 11.00’de 4-6 yaş arası çocuklar ve ebeveynleri “Yeşil Paltonun Sırrı” atölyesinde masal torbası, müzik ve hareket eşliğinde bir orman ekosistemini canlandırıp teraryumlar tasarlıyor. Saat 12.45’te 6-8 yaş arası çocuklar için düzenlenecek “Sessiz Ama Kıpır Kıpır” atölyesi ise çocukları bir madenin katmanlı yapısını ve yeraltının gizemli dünyasını dışavurumcu oyun ve dansla keşfetmeye yönlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konyaaltı’nın Minikleri Sanatla Büyüyor Haber

Konyaaltı’nın Minikleri Sanatla Büyüyor

Konyaaltı Belediyesi, Kreş ve Gündüz Bakımevleri’nde eğitim alan minikler için ‘Bir Yaz Günü Şarkısı’ isimli tiyatro oyunu etkinliği düzenledi. Çocukların kültür ve sanatla erken yaşta buluşmasını amaçlayan etkinlik, Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Minik izleyiciler, sahnelenen oyunla hem keyifli vakit geçirdi hem de eğitici bir deneyim yaşadı BİR YAZ GÜNÜ ŞARKISI Konyaaltı Belediyesi’nin çocuklara yönelik kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında sahnelenen ‘Bir Yaz Günü Şarkısı’ isimli tiyatro oyunu, renkli görüntülere sahne oldu. Salonu dolduran çocuklar, oyun boyunca büyük bir ilgi ve heyecanla gösteriyi takip ederken, eğlenceli anlar yaşadı. Etkinlik, çocukların sanatsal faaliyetlerle bağ kurmasına olanak sağlarken, aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişimlerine katkı sunmayı hedefledi. Etkinliğin sonunda çocuklar çok mutlu olurken, veliler bu tür kültür ve sanat etkinliklerinin çocukların gelişimi açısından son derece değerli olduğunu dile getirerek Konyaaltı Belediyesi’ne teşekkür etti. “ÇOCUKLARIMIZ BİZİM GELECEĞİMİZ” Çocukların kültür ve sanatla iç içe büyümesinin önemine vurgu yapan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, “Çocuklarımızın erken yaşta sanatla buluşmasını çok kıymetli buluyoruz. Sanat, çocukların hayal gücünü geliştiren, özgüvenlerini artıran ve dünyayı farklı bir gözle görmelerini sağlayan güçlü bir araçtır. Onların yüzündeki tebessüm ve heyecan, bu tür etkinliklerin ne kadar doğru ve gerekli olduğunu gösteriyor. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Konyaaltı Belediyesi olarak onların eğitimine, gelişimine ve mutluluğuna katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Divan Grubu 70 Yıllık Zamansız Mirasıyla Geleceğe Yön Veriyor Haber

Divan Grubu 70 Yıllık Zamansız Mirasıyla Geleceğe Yön Veriyor

Zamansız mirası üzerine inşa edilen bu yolculuk, Divan’ın ikonik ve güven veren marka duruşunu güçlü bir vizyonla buluşturuyor. Kurulduğu günden bu yana kalite, özen ve süreklilik ilkeleriyle şekillenen bu yaklaşım; Divan için yalnızca geçmişe referans veren bir anlatı değil, uzun vadeli değer üretme kararlılığının doğal bir sonucu olarak konumlanıyor. 70 yıllık deneyim, markanın bugün güvenilir konumunu pekiştirirken, geleceğe yönelik stratejik adımlarına da yön veriyor. Divan Grubu Genel Müdürü Ziya Alper Önder, Divan’ın 70 yıllık yolculuğunu şu sözlerle özetliyor: “Divan, 70 yıldır zamansız bir duruşu çağın ruhuyla buluşturan bir marka olmayı sürdürüyor” Divan’ın hikâyesi yalnızca otelcilikle değil; Türkiye’nin gastronomi kültüründe iz bırakan restoranları ve kuşaklar boyunca hafızalarda yer eden Divan Pastaneleri ile de şekillendi. Geleneksel lezzetleri modern bir yorumla sunan restoranları ve zarafetiyle özdeşleşen pastane kültürü, markanın şehir yaşamındaki yerini güçlendiren önemli kilometre taşları arasında yer alıyor. Bu anlayış doğrultusunda Divan Grubu, 70’inci yılında iki özel projeyle yolculuğunu yeni bir faza taşıyor. İstanbul’un kültürel dokusunda önemli bir yere sahip Akaretler’de açılacak House of Divan, sanat, tasarım ve gastronominin bir araya geldiği yaşayan bir buluşma alanı olarak kurgulanıyor. Antalya’da yeniden hayat bulan Talya Otel ise, şehir tarihinde özel bir yere sahip bu ikonik yapıyı zamansız bir yaklaşımla yeniden ele alarak 10 yıl sonra misafirleriyle buluşturuyor. Zamansız estetik, ikonik mimari ve özenli detaylarla şekillenen bu projeler; Divan’ın bulunduğu lokasyonların ruhuna saygı duyan ve kalıcı değer üretmeyi merkeze alan yaklaşımını yansıtıyor. Divan Grubu, 70 yıllık kurumsal birikimini; sürdürülebilirlik, insan odaklı yaklaşım ve etik değerler çerçevesinde, geleceğe yön veren bütüncül bir sorumluluk alanı olarak ele alıyor. Bu vizyon, Divan’ın zamansız mirasını çağdaş bir bakışla yorumlayarak Türk turizmi ve gastronomisindeki öncü rolünü güçlendirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.