Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat Eseri

Kapsül Haber Ajansı - Sanat Eseri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat Eseri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hilton, İstanbul’daki İlk Canopy by Hilton Otelini Taksim 360 Projesi’nde Açtı! Haber

Hilton, İstanbul’daki İlk Canopy by Hilton Otelini Taksim 360 Projesi’nde Açtı!

Canopy by Hilton markasının Türkiye’deki adresi olan Canopy by Hilton Istanbul Taksim, Beyoğlu semtine Hilton’un “lifestyle” segmentini yansıtan yepyeni bir otel kazandırıyor. Tarlabaşı’nın yenilenen sokaklarında konumlanan otel, bölgenin çok katmanlı tarihinden ve sanatsal kimliğinden ilham alarak, misafirlerine sadece bir konaklama değil, mahalle ile bağ kurabilecekleri çağdaş bir yaşam deneyimi sunuyor. Otelin resmi açılışı, Hilton Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanı Simon Vincent, Hilton Kıta Avrupası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly ile Canopy by Hilton Istanbul Taksim Genel Müdürü Can Özmeriç’in yanı sıra Hilton’un üst düzey yöneticileri ve ekip üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen kurdele kesme töreniyle yapıldı. Açılış töreninde konuşan Canopy by Hilton Istanbul Taksim Genel Müdürü Can Özmeriç; “Bugün, Canopy by Hilton Istanbul Taksim’in kapılarını açmaktan ve ilk misafirlerimizi şehrimizin en canlı semtinde ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu otel yalnızca Tarlabaşı’nın dönüşümünü ve Taksim360 projesinin enerjisini temsil etmekle kalmıyor, aynı zamanda Hilton’un imza niteliğindeki sıcaklığını ve misafirperverliğini İstanbul’un en tarihi semtlerinden birine taşımaya duyduğumuz tutkuyu da yansıtıyor. Misafirlerimizi bu yeni yolculuğumuzda ağırlamaktan heyecan duyuyoruz ve onları şehrin hikâyesinin bir parçası olmaya davet ediyoruz.” dedi. Hilton Kıta Avrupası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly ise heyecanını şu sözlerle paylaştı: “Canopy by Hilton Istanbul Taksim’in açılışı, lifestyle segmentteki markamız ile Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Bu otel, kalite, tasarım, yerel dokuyu harmanlayan bir konaklama deneyimi arayışında olan ve sayıları da giderek artan seyahat severler için hizmet verecek. İstanbul’un kalbinde eşsiz bir konumda yer alan Canopy by Hilton Istanbul Taksim’in, Türkiye’deki lifestyle portföyümüze harika katkılar sunacağına inanıyorum.” Şehrin hikayesini odalara taşıyan bir iç tasarım Altı kata yayılan otelde, 15’i süit olmak üzere toplam 110 oda bulunuyor. Her bir oda, İstanbul’un çok katmanlı kimliğini Art Deco dokunuşlarla harmanlıyor. Terrazzo detaylar, özel tasarım mobilyalar ve yerel kumaşlar; modern şıklıkla birleşen otantik bir atmosfer yaratıyor. Otel bünyesinde ayrıca avluya açılan restoran ve bar konseptleri, özel toplantı odaları, 24 saat açık fitness merkezi ile masaj odaları, sauna, buhar odası ve dinlenme alanı bulunan butik bir wellness merkezi de misafirlerin hizmetine sunuluyor. Bölgenin ruhunu sofralara taşıyan iki imza restoran: Karas ve Loya Canopy by Hilton Istanbul Taksim, bulunduğu semtin tarihinden ilham alan iki imza restoranı aracılığıyla yerel kültür ile gastronomiyi özgün bir deneyimde buluşturuyor. Tarihi bir avluya açılan Loya, gün boyu hizmet veren bir brasserie olarak tasarlandı. Türk ve dünya mutfaklarından ilham alan menüsüyle Beyoğlu’nun çok kültürlü mutfak mirasını çağdaş dokunuşlarla yeniden yorumlayan Loya; iç mekânı ve avlusuyla misafirlerini kahvaltıdan akşam kokteyllerine kadar günün her saatinde ağırlayarak sıcak ve sosyal bir buluşma noktası sunuyor. Otelin ikinci imza mekânı Karas ise adını Ermenicede “pişmiş toprak kap” anlamına gelen “karas” kelimesinden alıyor. 1830 yılında Mıhitaryan Ermeni Okulu olarak inşa edilen tarihi bir binada konumlanan şarap barı, geçmişte sarnıç olarak kullanılan alanı şarap mahzeni olarak değerlendiren özgün yapısıyla öne çıkıyor. Karas, Anadolu toprağının kokusunu ve yüzyıllara dayanan bağcılık geleneklerini yansıtan, yerel üreticilerden özenle seçilmiş şarap koleksiyonunu şefin imza lezzetleriyle birlikte kendine özgü atmosferinde sunuyor. Sanatla nefes alan bir otel Canopy by Hilton Istanbul Taksim, yalnızca tasarımıyla değil, aynı zamanda özel oluşturulmuş sanat eseri seçkisiyle de öne çıkıyor. Otelin tüm alanlarına yayılan sanat eserleri, otelin mimari konseptiyle uyumlu olarak ALAN Project sanat ekibi tarafından tasarlandı. ALAN Project bünyesinde farklı disiplinlerden sanatçıların imzasını taşıyan eserler, İstanbul’un çok kültürlü karakterine göndermede bulunurken Canopy by Hilton markasının sıcak, çağdaş ve davetkâr kimliğini de yansıtıyor. Her bir eser otel içinde kendi mikro anlatısını oluştururken, bir araya geldiklerinde Beyoğlu’nun dönüşen yüzünü yansıtan bütüncül bir sanatsal ağı ortaya koyuyor. Yeniden doğan bir semtin hikâyesi: Tarlabaşı’ndan Taksim 360’a Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında kültürel bir merkez olan Tarlabaşı, tarihi taş konaklar ve tarihi sokakların modern İstanbul yaşamıyla buluştuğu Taksim 360 projesiyle yeniden canlanıyor. Şehrin en ikonik noktalarına sadece birkaç adım mesafede yer alan semt, İstiklal Caddesi’ne 200 metre, Taksim Meydanı’na ise 300 metre uzaklıkta bulunuyor; Pera Müzesi ve Galata Kulesi ise kısa bir yürüyüş mesafesinde. Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Yerebatan Sarnıcı ve Kapalıçarşı’nın bulunduğu Tarihi Yarımada 5 km içinde kolayca ulaşılabilirken, Eminönü ve Mısır Çarşısı ise güneye doğru sadece 3,5 km mesafede yer alıyor. Şehrin geneline ulaşımda kolay ve mükemmel bağlantılar sunan otel, Taksim Metro İstasyonu’na ve İstanbul Havalimanı (37 km) ile Sabiha Gökçen Havalimanı’na (55 km) direkt ulaşım sağlayan havaalanı servislerine 5 dakikalık bir yürüme mesafesinde. Canopy by Hilton, misafirlerine yerelden ilham alan, sıcak ve butik bir konaklama deneyimi vadediyor. Kent gezginleri, keşif tutkunları, kültür sanat meraklıları ve gastronomi severler için tasarlanan Canopy by Hilton Istanbul Taksim, misafirlerini semtle buluşturan yeni nesil bir misafirperverlik anlayışını benimsiyor. Canopy by Hilton Istanbul Taksim, Hilton’un dünya çapındaki 25 markasını kapsayan, ödüllü misafir sadakat programı Hilton Honors’ın bir üyesidir. Doğrudan rezervasyon yapan üyeler, neredeyse tüm puan ve nakit kombinasyonlarını seçmelerine olanak tanıyan esnek ödeme sistemi, özel üye indirimi, ücretsiz standart Wi-Fi ve Hilton Honors mobil uygulaması gibi avantajlardan anında yararlanabilir. Daha fazla ayrıcalık ve indirim için rezervasyonlar Hilton.com, Hilton Honors uygulaması veya diğer resmi Hilton kanalları üzerinden yapılabilir. Hilton Honors üyeleri puanlarını Points Explorer aracıyla da kullanabilir.

Dünyanın En Büyük Halı Fuarı ICFE 2026 Ziyaretçileriyle Buluştu Haber

Dünyanın En Büyük Halı Fuarı ICFE 2026 Ziyaretçileriyle Buluştu

Tüyap Fuarcılık Grubu, Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği (GAHİB) ve İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) işbirliğiyle düzenlenen fuar, rekor büyüme hedefleriyle sektöre yön veriyor. Dünyanın halı sektöründeki en önemli platformu olarak kabul edilen ICFE, 6–9 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek organizasyonuyla kapılarını açtı. Bu yıl hedeflerini büyüterek 11 salonda gerçekleştirilen fuar, artan yabancı katılımcı talebi ve genişleyen pazar potansiyeliyle dikkat çekiyor. Yerli ve uluslararası sektör temsilcilerinin yoğun ilgisiyle güçlü bir katılımcı profili sunan organizasyon, sektördeki merkezi konumunu ve küresel ölçekteki prestijini pekiştiriyor. Fuar süresince hem ticari bağlantıların kurulması hem de tasarım odaklı etkinliklerle sektörün vizyonunun genişletilmesi hedefleniyor. Fuar Sektörün Türkiye’deki Ticaret Hacmini Arttıracak! Bakan Bolat: “Türkiye halı sektöründe dünya liginin zirvesinde” Fuarın açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin halı sektöründeki küresel gücüne, bakanlık desteklerine ve Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ticaret Bakanlığı olarak bu fuarı prestijli fuar statüsüne alarak katılımcıları güçlü oranlarda desteklemeye devam ediyoruz. Türkiye bugün halı üretim ve ihracatında dünya liginde ikinci sırada yer alıyor. Isparta, Hereke, Bünyan gibi köklü merkezlerimizin yanı sıra Gaziantep, oluşturduğu kümelenme modeliyle adeta bir yıldız şehir konumunda ve tüm dünyada bilinen bir marka haline geldi. Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kırdığımız bir yılı geride bıraktık. 2025 yılını 273,4 milyar dolarlık mal ihracatı ile kapattık; halı sektörümüz ise bu başarıya yaklaşık 2,9 milyar dolarlık ihracatla katkı sağladı. Hizmet ihracatımızla birlikte toplamda 400 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine ulaştık. Sanayimizin gözbebeği olan tekstil ve halı sektörünü, gerek fuar katılımlarında gerekse istihdam ve ihracat teşviklerimizle desteklemeye devam edeceğiz.” “Dünya halı ticaretinin kalbi İstanbul’da atıyor” Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarın henüz üçüncü yılında ulaştığı büyüklüğe ve küresel başarısına dikkat çekerek şunları kaydetti: “Sektörümüzün kıymetli temsilcileri GAHİB ve İHİB ile güç birliği yaparak hayata geçirdiğimiz ICFE, kısa sürede dünyanın en önemli sektörel buluşmalarından biri haline geldi. Bu yıl hedeflerimizi daha da büyüterek, 11 salonda ve rekor bir katılımcı ilgisiyle kapılarımızı açmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin üretim ve tasarım gücünü, İstanbul gibi stratejik bir ticaret merkezinde dünya ile buluşturuyoruz. Özellikle yabancı katılımcı talebindeki artış ve genişleyen pazar çeşitliliğimiz, fuarın uluslararası arenadaki prestijini kanıtlar nitelikte. ICFE ile sadece ticari bağlantılara ev sahipliği yapmakla kalmıyor, aynı zamanda tasarım ve inovasyon odaklı etkinliklerimizle dünya halı modasına yön veren bir platform sunuyoruz. Tüm katılımcılarımıza ve ziyaretçilerimize verimli bir fuar diliyorum.” Yaratıcılık ve ilham veren etkinlikler Fuar kapsamında sektörün yaratıcı gücünü ortaya koyacak çeşitli sergiler ziyaretçilerle buluşuyor. Organizasyon dahilinde düzenlenen tasarım yarışmasında firmalar en yeni koleksiyonlarıyla yer alırken, finale kalan tasarımlar fuar alanında özel olarak sergileniyor. Geleneksel motiflerin modern yorumlarını sunan sergiler ve sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikler fuara değer katıyor. Ayrıca “Carpet Talks” programı, halı tasarımının geleceğine yön veren dört ana tema etrafında şekilleniyor. Bu oturumlarda tasarım metodolojileri, el işi mirasının çağdaş tasarımla bağı, markalaşma süreçlerinde tasarımın rolü ve ipek Hereke halılarının tarihsel birikimi ele alınarak sektöre bütüncül bir perspektif sunuluyor. Dünyanın en farklı halısı projesi Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören “Benim Eserim” temalı atölye çalışması, bu yıl da Carpet Workshop kapsamında yeniden hayata geçiriliyor. Türkiye’den ve dünyanın birçok ülkesinden 400 tasarımcının katılımıyla gerçekleşen bu projede, tasarımcılar kişisel yorumlarını özgün çalışmalarla ortaya koyuyor. Her biri sanat eseri niteliğindeki bu parçalar, fuar süresince birleştirilerek “Dünyanın En Çok Tasarımcısı Tarafından Tasarlanan Halı” unvanlı eseri oluşturacak. 400 farklı hikayeyi ve vizyonu bir araya getiren bu çalışma, fuarı sadece bir ticaret platformu olmaktan çıkarıp yaşayan bir tasarım atölyesine dönüştürüyor. Küresel katılım ve ziyaretçi hedefleri ICFE, başarısını 6 kıtada ve 80'den fazla ülkede yürüttüğü kapsamlı pazarlama faaliyetleriyle küresel bir boyuta taşıyor. Fuarın bu yılki hedefleri arasında, başta Çin, İran, Pakistan, Hindistan, ABD, Belçika ve Fransa olmak üzere 25 ülkeden 500’e yakın katılımcı firmanın ve 105 ülkeden 50.000’e yakın profesyonel ziyaretçinin ağırlanması yer alıyor. Katılımcı ve ziyaretçilerine ihracat odaklı yeni iş birlikleri kurma imkanı sunan ICFE, ticari potansiyelleri en üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyor.

Efsanevi 33 Stradale, Arese'deki Alfa Romeo Müzesine Geri Dönüyor! Haber

Efsanevi 33 Stradale, Arese'deki Alfa Romeo Müzesine Geri Dönüyor!

Sadece 33 adet üretilen yeni 33 Stradale, efsanevi 1960'lar modeli ve Tipo 33 yarış otomobilinden esinlenerek bir ikonun dönüşünü sembolize ediyor. Her bir araç, BOTTEGAFUORISERIE projesinin vizyonuna uygun olarak son derece titiz bir zanaatkarlık süreciyle ve en ince ayrıntılara kadar özen gösterilerek üretilen benzersiz bir örnek niteliğinde. Arese'deki Alfa Romeo Müzesi, 6 Ocak tarihine kadar yeni 33 Stradale'ye bir kez daha ev sahipliği yaparak ziyaretçilere markanın en iyi çağdaş modellerinden birini yakından görme fırsatı sunacak. Efsanevi bir Alfa Romeo ikonundan ilham alan 33 Stradale, 30 Ağustos 2023 tarihindeki resmi tanıtımı sonrasında ikinci kez müze'de sergilenecek. Bu gösterim, modelin ABD'deki en prestijli otomotiv etkinliklerinde parlayan yıldız olarak boy gösterdiği Kuzey Amerika turnesini tamamlamasının ardından İtalya'ya geri dönüşünü simgeliyor. Müzede yer alan “Geçmişten Günümüze” bölümünde, rüzgâr tüneli modelinin yanında özel bir alanda sergilenen araç, yeni 33 Stradale modeline özgü aerodinamik geliştirme, tasarım ve performans arasındaki güçlü bağı simgeliyor. Özgün bir sanat eseri Sadece 33 adet üretilen yeni 33 Stradale, efsanevi 1960'lar modeli ve Tipo 33 yarış otomobilinden esinlenerek bir ikonun dönüşünü sembolize ediyor. Her bir araç, BOTTEGAFUORISERIE projesinin vizyonuna uygun olarak son derece titiz bir zanaatkarlık süreciyle ve en ince ayrıntılara kadar özen gösterilerek üretilen benzersiz bir örnek. Kaputun altında olağanüstü bir performans sunan 630 HP gücündeki çift turbo V6 motor bulunuyor. 0'dan 100 km/sa hıza üç saniyenin altında ulaşan bu araç, 333 km/sa maksimum hızıyla ayrıcalıklı ve zamanın ötesinde bir sürüş deneyimi sunuyor. Bu özgün, hareketli sanat eseri, Kuzey Amerika'daki en seçkin otomobil etkinliklerinde parlayan yıldız olarak boy gösterdiği prestijli turnesinin ardından İtalya'ya geri dönüyor. Ayrıca model, Monterey Car Week'te görücüye çıkmasının ardından Motorlux, Hagerty House, The Quail ve efsanevi Laguna Seca pisti gibi önemli duraklarda sergilendi. Ardından araç, Los Angeles şehrindeki Petersen Otomotiv Müzesi'nde bir sergide ve MACCHINISSIMA'da boy gösterdi. Yolculuk, Wynn Las Vegas'ta düzenlenen 2025 Concours, Los Angeles Otomobil Fuarı ve Art Basel'e katılımla sona erdi. 33 Stradale, 24 Haziran 2015 tarihinde halka yeniden açılan Arese'deki ikonik Alfa Romeo Müzesi'nde bir kez daha başrole geçiyor. “Geçmişten Günümüze, Güzellik ve Hız” temalı üç bölümden oluşan sergi, ikonik modeller, prototipler ve multimedya içerikleri aracılığıyla markanın hikâyesini anlatarak, ziyaretçileri markanın geçmişine ve değerlerine dair sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor.

Gastronominin Nabzı, Antalya’da Attı! Haber

Gastronominin Nabzı, Antalya’da Attı!

Dünyanın en büyük porselen üreticilerinden Kütahya Porselen, 2–6 Kasım 2025 tarihleri arasında NG Grubu otellerinden, NG Phaselis Bay’de düzenlediği “Gastronomi Yıldızları Buluşuyor” etkinliğiyle Türkiye’nin farklı bölgelerinden yaklaşık 300 gastronomi profesyonelini Antalya’da buluşturdu. Beş gün süren etkinlik boyunca konserlerden tabak perküsyon performanslarına, ünlü şeflerin tabaklama şovlarına kadar birçok renkli deneyim bir arada sunuldu. Program, Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Dr. Tanzer Polat Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ritim dolu anlar ve yaratıcı tabaklama performansları ilgiyle izlendi Etkinlikte, Kütahya Porselen’in HoReCa sektöründe “çıtlama garantisi”yle bilinen tabaklarının kullanıldığı tabak perküsyon şovu, izleyicilere ritim dolu anlar yaşattı. Beykent Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Esat Özata’nın sunumuyla gerçekleşen bir diğer bölümde ise ünlü şefler, tabaklama performanslarıyla adeta bir sanat eseri niteliğinde sunumlara imza attı. NG Phaselis Bay Executive Chef’i Engin Öztürk’ün yanı sıra Barış Keskin, Taner Özkan, Murat Aslan, Zübeyir Ekicibaşı ve Yıldız Öz Samaha gibi usta şeflerin yaratıcılıklarını ortaya koyduğu tabaklar büyük beğeni topladı. Etkinlikte, gastronomi profesyonellerine üzerinde kendi portrelerinin yer aldığı özel plaketler takdim edildi. Canlı müzik performansları da etkinliğe renk kattı. Deha Bilimlier, sahne performansıyla katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Dr. Tanzer Polat Yılmaz: Türk gastronomisi köklerinden bugüne bir hikâye Etkinlik sırasında konuşma yapan Dr. Tanzer Polat Yılmaz, gastronominin Türk tarihinde her zaman sadece yemek pişirmekten öte bir anlam taşıdığını vurguladı: “Türk tarihinde aşçılık hiçbir zaman sadece yemek pişirmek anlamına gelmemiştir. Bir aşçı kimi zaman bir padişahın hayatını, kimi zaman bir milletin kültürel kimliğini korumuştur. 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman döneminde saray mutfağı, sadece lezzetin değil, güvenliğin de merkeziydi. Bir başaşçının dikkati, padişahın hayatını kurtarmış ve aşçılık Osmanlı’da devlet güvenliğinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Yüzyıllar sonra, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, sofrayı bir medeniyet sahnesi hâline getirdi. Onun sofrasında şefler, yalnızca yemek pişiren değil, medeniyetin elçileri sayıldı. Bugün biz de Kütahya Porselen olarak, her tabakta bu mirası yaşatmaya çalışıyoruz.” Dr. Tanzer Polat Yılmaz, markanın sektörle bağını ve misyonunu şöyle özetledi: “Eylül ayında GastroAfyon ve GastroAntep etkinliklerine, Ekim ayında ise GastroShow’a katıldık. Akdeniz’in güneşiyle, Anadolu’nun emeğiyle, Kütahya Porselen’in tasarım ve üretim gücüyle yoğrulmuş bir hikâyeyi sektör paydaşlarımızla paylaşmak için Antalya’da bir araya geldik. Her buluşma, gastronomi profesyonelleriyle yakın bağ kurmak için önemli bir fırsat. Şeflerimizin hayallerine eşlik etmeye ve onları yansıtan koleksiyonlar geliştirmeye devam edeceğiz. Her tabak, bir hikâyeyi anlatır; her form, bir emeğin izini taşır. Kütahya Porselen olarak yemeği bir sanat eserine dönüştüren şeflerimizin vizyonunu, estetik ve fonksiyonellikle buluşturmaya devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.