Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat Eserleri

Kapsül Haber Ajansı - Sanat Eserleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat Eserleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğan Nadi Gürelman'ın Cumhuriyet ve Atatürk Temalı Özel Sergisi Sanatseverlerle Buluşuyor Haber

Doğan Nadi Gürelman'ın Cumhuriyet ve Atatürk Temalı Özel Sergisi Sanatseverlerle Buluşuyor

Bursa, Cumhuriyet ve Atatürk temalı anlamlı bir sergiye ev sahipliği yapacak. Kültür ve sanata adanmış bir yaşamın ürünü olan “Cumhuriyet ve Atatürk – Doğan Nadi Gürelman Koleksiyonu” sergisi, 23 Ekim Cuma günü saat 14.00’te Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde kapılarını açacak. Cumhuriyetin kurucu değerlerini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü sanat eserleri üzerinden ele alan sergi, tarih ve kültür meraklılarına özel bir buluşma imkânı sunacak. Koleksiyoner Doğan Nadi Gürelman’ın yıllar içerisinde oluşturduğu birikimden yola çıkan sergi, Cumhuriyet ve Atatürk temalı eserleri ziyaretçilerle buluşturacak. Serginin, Cumhuriyetin tarihsel mirasına ve Atatürk’ün Türk toplumundaki yerine sanat ve koleksiyon kültürü üzerinden dikkat çekmesi amaçlanıyor. Farklı eserlerin bir araya geldiği sergi, geçmişin kültürel izlerini günümüzle buluştururken gelecek kuşaklara aktarılacak ortak hafızanın önemini de hatırlatacak. 17 yaşında başlayan koleksiyonerlik tutkusu 1958 yılında Yalova’da dünyaya gelen Doğan Nadi Gürelman, yaşamını bilgiye, üretime, kültüre ve sanata duyduğu ilgiyle şekillendirdi. İlk ve orta öğrenimini Yalova’da tamamlayan Gürelman, lise eğitimini Bursa Tophane Endüstri Meslek Lisesi’nde aldı. Meslek hayatına Orhangazi Asil Çelik’te başlayan Gürelman, girdiği sınavı kazanarak üretim planlama mühendisi olarak görev yaptı. Asil Çelik’te 25 yıl çalışan Gürelman, daha sonra 10 yıl boyunca Çemtaş’ta görev aldı. 2010 yılında Kütahya Kümaş Manyezit AŞ bünyesinde Türkiye’nin ilk manyezit saflaştırma tesisinin kurulması, teknoloji transferi ve üretim süreçlerinde öncü bir rol üstlenen Gürelman, 2017 yılına kadar devam eden bu çalışmalarıyla sanayi alanındaki deneyimini pekiştirdi. Koleksiyonunu toplumla paylaşmayı görev bildi Henüz 17 yaşındayken koleksiyon oluşturmaya başlayan Doğan Nadi Gürelman, yaklaşık yarım asrı bulan koleksiyonculuk yolculuğunda farklı dönemlere ve kültürlere ait eserleri bir araya getirdi. Osmanlı dönemi eserleri, klasik Avrupa objeleri, Uzak Doğu porselenleri, mobilyalar ve kâğıt ürünleri başta olmak üzere geniş bir ilgi alanına sahip olan Gürelman, koleksiyonculuğu yalnızca eser biriktirmek olarak görmedi. Kültürel değerlerin korunmasını ve toplumla paylaşılmasını da önemli bir sorumluluk kabul etti. Bu anlayışla çok sayıda eseri farklı müze ve kurumlara bağışlayan Gürelman, kültürel mirasın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkıda bulundu. Gürelman’ın eser bağışında bulunduğu kurumlar arasında Yalova Kent Müzesi, İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi, Aşiyan Tevfik Fikret Müzesi, Darende Somuncu Baba Müzesi, Türkiye İş Bankası Müzesi, Yaylacık Kurtuluş Müzesi ve Fethiye Kitap Müzesi bulunuyor. Hedefi kalıcı bir müze oluşturmak Yıllar boyunca büyük bir özveriyle topladığı, koruduğu ve restore ettiği eserleri gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan Gürelman, özel koleksiyonunu bir müzeye dönüştürmek için çalışmalarını da sürdürüyor. Kültürel mirasın yalnızca korunmasının yeterli olmadığına, aynı zamanda toplumla paylaşılması gerektiğine inanan Gürelman’ın koleksiyonerlik anlayışı, kişisel bir merakın ötesinde toplumsal faydayı esas alıyor. Nurten Gürelman ile evli olan Doğan Nadi Gürelman’ın Yasemin Merdüm Çokünlü ve Yalçın Gürelman adında iki çocuğu bulunuyor. 30 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek Cumhuriyet ve Atatürk temalı eserlerin yer aldığı “Doğan Nadi Gürelman Koleksiyonu” sergisi, 23 Ekim Cuma günü saat 14.00’te Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde açılacak. Sergi, 30 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek. Kültür ve sanatseverleri bir araya getirecek sergi, Doğan Nadi Gürelman’ın yıllar içinde oluşturduğu koleksiyonerlik birikimini Cumhuriyet ve Atatürk temasıyla buluşturarak Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Işık ve Derinlik Ekranda Hayat Buluyor Haber

Işık ve Derinlik Ekranda Hayat Buluyor

17 Eylül – 8 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşen Artweeks Istanbul "Collectors" Edisyonu kapsamında Banu & Hakan Çarmıklı, Öner Kocabeyoğlu ve Tansa Mermerci’nin koleksiyonlarında yer alan değerli video ve dijital sanat eserleri de Samsung’un yenilikçi ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Bu eşsiz seçkide; Ferhat Özgür’ün “Köçek Şaban”, İz Öztat & Ann Antidote’un “Suspend / Askıda” ve İnci Eviner’in “Reenactment of Heaven / Cenneti Sahnelemek” adlı çalışmaları, Samsung teknolojisiyle yepyeni bir deneyime dönüşüyor. Ayrıca Samsung, "No More Black Screen" vizyonuyla 38 numaralı binada fotoğraf sanatçısı Ziya Tacir'in eserlerini de yepyeni bir estetikle izleyiciye sunuyor. Merkur Galeri ve Ziya Tacir ile Yenilikçi Bir Sergi Deneyimi Kültür, sanat ve fikir paylaşım merkezi olan Akaretler Sıraevler’in 38 numaralı binasında hayata geçirilen özel sergide ise Samsung, ART TV serisiyle video ve dijital sanat eserlerinin sergilenme deneyimine yenilikçi bir perspektif sunuyor. Samsung’un Art TV yaklaşımı doğrultusunda Neo QLED, OLED ve The Frame modellerinden oluşan ekranlar; ünlü fotoğraf sanatçısı Ziya Tacir’in eserlerini izleyici ile buluşturuyor. Merkur Galeri iş birliğiyle yürütülen bu özel projede, sergi süresince ekranlarda yer alan yapıtlar belirli aralıklarla değişerek, sanatçının farklı dönemlerine, monokrom çalışmalarına ve ikonik serilerine ait geniş bir seçkiye yer veriyor. Fotoğraf pratiğinde ışık, mekân, mimari detaylar, simetri ve derinlik katmanları üzerinden kendine özgü, monümantal bir görsel dil kuran Ziya Tacir; kadrajına aldığı anları ve anıtsal mekanları yeni bir estetik bakışla yorumluyor. Sanatçının zamansız pencereler açan bu yaklaşımı, izleyiciye de görüntünün büyüleyici evreninde kendi içsel hikayesini ve anlatısını kurabileceği özgür bir alan tanıyor. Geleneksel Ekran Algısını Yıkan Sınırsız Sanat Deneyimi Samsung’un “No More Black Screen” felsefesiyle birlikte geleneksel ekran algısı yıkılıyor. Samsung Art TV serisindeki ekranlar; yüksek görüntü kalitesi, renk doğruluğu, kontrast ve yansıma kontrolü gibi özellikleriyle eserlerin en gerçekçi biçimde aktarılmasına katkı sağlıyor. Böylece bu ekranlar; fotoğraf sanatının farklı dönemlerini ve felsefi arka planını mekanın ruhuyla harmanlayan, zaman içinde evrilen ve yaşayan bağımsız birer sergileme alanına dönüşüyor. Samsung Art TV deneyiminin önemli bir parçasını oluşturan Samsung Art Store ise bugün 5.000’den fazla sanat eseri, 800’den fazla sanatçı ve 80’den fazla global iş ortağını bir araya getiriyor. Tate, Art Basel, British Museum ve Louvre gibi dünyanın önde gelen sanat kurumlarının iş birliğiyle genişleyen koleksiyon, sanat eserlerini Samsung Art TV serisi aracılığıyla daha geniş kitlelerle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nden Minik Sanatseverler için Yaz Okulu Haber

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nden Minik Sanatseverler için Yaz Okulu

Temmuz ayı boyunca sürecek olan ücretsiz programlar, çocukları sanatçılar ve sanat eserleri, farklı disiplinler ve müzecilik pratikleriyle tanıştıracak. Üçer ders şeklinde hazırlanan eğitimleri tamamlayan minik sanatseverlere programın sonunda birer sertifika da verilecek. Farklı Yaş Gruplarına Özel İçerikler 4-6 yaş grubu için hazırlanan programda çocuklar müzenin koleksiyonunu, oyunlar, hikâyeler ve üretim aracılığıyla keşfediyor; renklerin, doğanın ve hayal güçlerinin izini sürüyor. 7-9 yaş grubu için hazırlanan programda çocuklar, yaratıcı drama ve uygulamalı atölyeler aracılığıyla farklı malzemeleri tanıyor, sanat eserlerini yorumlama ve kendi düşüncelerini ifade etme becerilerini geliştiriyor. 10-13 yaş grubu için görsel okuma, yaratıcı yazma ve atölye uygulamalarını birleştiren program, interaktif sohbetler ve müze içinde ipuçları toplayarak iz sürmeyi sağlayan “dedektiflik” kurgularını kullanarak çocukların sanat eserleriyle kalıplardan uzak bir bağ kurmasını amaçlıyor. 13-16 yaş grubu için hazırlanan program ise sanat tarihi, edebiyat, baskı teknikleri ve restorasyon gibi alanlarla tanışmaya imkan tanırken gençlerin eleştirel düşünme, görsel okuma ve yaratıcı üretim becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. Katılım ücretsiz! Sanata ilgi duyan tüm çocukların katılımına açık olan yaz okulu programlarının detaylarına İş Sanat’ın internet sitesinden ulaşabilir ve ücretsiz şekilde kaydolabilirsiniz. Kontenjanlar dolmadan yerinizi ayırtmayı unutmayın! Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Efes’ten Döngüsel Ekonomiye “İkinci Hasat” Dokunuşu Haber

Anadolu Efes’ten Döngüsel Ekonomiye “İkinci Hasat” Dokunuşu

Sürdürülebilirliği çevresel bir sorumluluk alanı olmanın ötesinde iş yapış biçimlerini ve değer yaratma modelini şekillendiren temel bir yaklaşım olarak ele alan Anadolu Efes, tarım ve döngüsel ekonomi odağındaki çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin bu yıl “Derinleşen Etki” odağıyla yayımladığı ikinci Entegre Faaliyet Raporu ise yaratılan değerin yalnızca finansal sonuçlarla değil, paydaşlar ve toplum üzerindeki kalıcı etkisiyle değerlendirilmesine odaklanıyor. Kalıcı, kapsayıcı ve dönüştürücü etki anlayışıyla şekillenen bu yaklaşımın sahadaki en somut örneklerinden biri de “İkinci Hasat” projesi. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye ortaklığında yürütülen projede, arpa hasadının ardından tarlada kalan sapların yaratıcı endüstriler için yeniden değerlendirilmesine odaklanılıyor. İkinci Hasat kapsamında Adıyaman merkezli Eliyaman Kadın Girişimi Kooperatifi, Fortuna Kadın Girişimci Kooperatifi ve MILKist Sosyal Tasarım Merkezi ile birlikte çalışılıyor. Gönüllü tasarımcı ve sanatçıların da destek verdiği projede, tarımsal atık olarak görülen arpa sapları kadın emeği ve tasarımla buluşturularak yeniden üretim döngüsüne dahil ediliyor. Ayrıca, proje dönemi boyunca farklı sanatçılar ve eserlerle bölüm bölüm ilerleyen süreçte ortaya çıkan sanat eserlerinden elde edilen gelirin online açık artırma yoluyla satışa sunularak kooperatiflere aktarılması hedefleniyor. “Yarattığımız Etkinin Kalıcı Olmasını Önemsiyoruz” Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, sürdürülebilirliğin artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:. “Bugün küresel ekonomi hâlâ büyük ölçüde ‘al, üret, tüket ve at’ modeliyle ilerliyor. Ancak kaynakların giderek kritik hale geldiği günümüzde döngüsel ekonomi yaklaşımı sürdürülebilirlik açısından her zamankinden daha önemli. Circle Economy’nin Circularity Gap Report 2026 verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 25,4 trilyon Euro’luk değer kaybı yaşanıyor. Bu tablo, şirketlerin ürünlerini yeniden tasarlayan, atığı üretim süreçlerine yeniden dahil eden ve değer kaybını azaltan sistemler kurmaya odaklanmasını gerekli kılıyor. Anadolu Efes olarak atık yönetimi ve döngüsel ekonomiyi öncelikli odak alanlarımız arasında görüyor; bu yaklaşımı hem kendi operasyonlarımızda hem de tedarik zincirimiz boyunca yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Yarattığımız etkinin yalnızca büyümesini değil, kalıcı olmasını da önemsiyoruz. “Derinleşen Etki” yaklaşımımızın temelinde de bu anlayış yer alıyor. Bizim hikâyemiz toprakta başlıyor. Dört ana ham maddemizin ikisini doğrudan topraktan alıyoruz. Bu nedenle tedarik zincirimizin en önemli parçalarından biri olan tarımı; ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla bütünsel bir yaklaşımla ele alıyoruz. Arpa hasadı sonrasında tarlada kalan arpa saplarını döngüsel ekonomi modeliyle yeniden ekonomiye kazandırırken, bu süreci kadınların güçlenmesini destekleyen bir yapıyla buluşturuyoruz. UNDP Türkiye ortaklığında hayata geçirdiğimiz İkinci Hasat projesiyle tarımsal yan ürünlerin yeniden değere dönüşümüne yönelik ölçeklenebilir bir model ortaya koymayı amaçlıyoruz.” Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Ekonomik Büyüme ve Rekabetçilik Portföy Yöneticisi Ceyda Alpay ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “UNDP olarak Anadolu Efes ile sürdürülebilirlik alanında yaklaşık 17 yıla dayanan güçlü bir iş birliğimiz bulunuyor. “İkinci Hasat”, tarımsal yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesini kadınların güçlenmesi ve yerel kalkınmayla bir araya getiren çok değerli bir model sunuyor. Kadınların üretim süreçlerinde merkezde yer aldığı bu yaklaşımın farklı bölgelerde ve farklı tarımsal ürünlerle yaygınlaşabileceğine inanıyoruz. Önemli olan yaklaşımın kendisi: yerelde var olan bir kaynağı yeniden görmek, kadınların emeğini ve bilgisini merkeze almak, tasarım ve pazar bağlantılarıyla katma değeri artırmak ve bunu çevresel faydayla birlikte düşünmek. İkinci Hasat aslında bize güçlü bir şeyi hatırlatıyor: Bir hasat bittikten sonra yeni bir hasat başlayabilir. İlk hasat tarımdan gelir; ikinci hasat ise kadınların emeğinden, yaratıcılıktan ve birlikte kurulan yeni değer zincirlerinden doğar. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sosyal faydayı bir araya getiren bu modelin farklı bölgeler için de ilham verici bir örnek oluşturacağına inanıyoruz.” MILKIst Sosyal Tasarım Merkezi Kurucu Direktörü Birnur Temel Birtane, “İkinci Hasat, yalnızca tarımsal atığın ikincil ham maddeye dönüşümüne odaklanan bir proje değil; toprağın bilgisini, yerel üretim kültürünü ve tarımın farklı sektörler için başlangıç noktası olduğunu görünür kılan çok katmanlı bir süreç. Bu projede kadınlar yalnızca üretici değil, aynı zamanda bilgiyi taşıyan ve geleceğe aktaran paydaşlar haline geliyor. Tarım ile tasarım arasında yeni bağlar kurarken, farklı disiplinlerden sanatçılar ve tasarımcılarla birlikte daha sürdürülebilir üretim modelleri geliştirmeyi amaçlıyoruz.” diye konuştu. MILKist Sosyal Tasarım Merkezi, Adıyamanlı kadınlarla birlikte arpa sapını sanat ve tasarım için kullanılabilecek yüzeylere dönüştürüyor. Gönüllü sanatçı ve tasarımcıların desteğiyle yürütülen proje kapsamında, dekorasyon malzemelerinden aksesuarlara uzanan sanat eserleri ortaya çıkıyor. Projenin Diğer İllere de Taşınması Hedefleniyor Baskıdan nakışa, heykelden çizim, kolaj ve dijital sanata kadar farklı disiplinlerde ve ebatlardaki 16 sanat eseri ile projeyi güçlendiren sanatçılar arasında Cansu Sönmez, Deniz Eroğlu, Elif Acar, Ezra Tuba, Gülçin Uzun, Nergiz Yeşil, Pınar Yeğin, Reyhan Polat, Rozelin Akgün, Şeyma Canik yer alıyor. Türkiye’nin önde gelen tasarımcılarından Arzu Kaprol, Başak Cankeş ve Simay Bülbül ise tekstil tasarımı odaklı rehberlikleriyle arpa sapı Ar-Ge sürecine yön veriyor. “İkinci Hasat” kapsamında önümüzdeki dönemde kadın kooperatifleriyle saha çalışmalarının genişletilmesi, yeni tasarım ürünlerinin geliştirilmesi ve Adıyaman’da kalıcı bir üretim/atölye modelinin oluşturulması hedefleniyor. Önümüzdeki dönemde ise bu modelin üretim yapılan diğer illere de taşınarak etkinin artırılması hedefleniyor. Adıyaman’dan New York’a Kurulan Köprü Aynı zamanda, Adıyaman’daki kadın kooperatiflerinin hikâyeleri, malzeme bilgileri, üretim teknikleri ve kültürel mirasları; uzaktan eğitimler ve üretim sürecine dahil olan kadınlar tarafından çekilen videolar gibi açık erişimli kaynaklar aracılığıyla uluslararası araştırma süreçlerine dahil edilecek. Eylül ayında New York’taki Fashion Institute of Technology (FIT) bünyesinde düzenlenecek “Topraktan Yüzeye” sergisi ise toprağa dayanan bir malzemenin yaratıcı üretim süreçlerindeki dönüşümünü görünür kılacak. Adıyaman ile New York arasında kurulan bu karşılıklı öğrenme modeli, yerel üretim bilgisini akademik ve araştırma temelli tasarım pratikleriyle buluştururken, “İkinci Hasat” projesi de tarımsal üretim, tasarım ve sosyal faydayı bir araya getiren kapsayıcı bir iş birliği modeli ortaya koyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MarCom’dan İş Sanat’a Dört Ödül Haber

MarCom’dan İş Sanat’a Dört Ödül

Sanatı Anadolu’nun her köşesine taşıyan sürdürülebilir sosyal sorumluluk projesi ve Türkiye İş Bankası’nın gelecek vizyonunu masaya yatıran uluslararası konferansla platin ödüllerin yanı sıra, kitap projeleriyle bir altın ödül ve bir mansiyon kazandı. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ödülü, Anadolu Sergileri’nin Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan yapılan özel seçkileri sanatseverlerle buluşan “Herkes için Sanat: Anadolu Sergileri”, Stratejik İletişim / Kurumsal Sosyal Sorumluluk kategorisinde platin ödülün sahibi oldu. Estetik nitelikleriyle olduğu kadar, tarihsel ve kültürel tanıklıklarıyla da büyük bir önem taşıyan sanat eserlerinin ülkemizin her köşesinde erişilebilir olmasını amaçlayan proje, İş Bankası şubelerini Temmuz ayından bu yana geçici sanat mekânlarına dönüştürüyor. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin öğrenme programlarının düzenli faaliyetlerinden biri olan Anadolu Sergileri, ortak kültürel mirasımızı doğduğu topraklarda bugünün kuşaklarıyla buluşturmayı sürdürecek. “Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyıla Bakış”a Platin Ödül İş Sanat’a Stratejik İletişim / Özel Etkinlik kategorisinde platin ödül kazandıran çalışma “Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyıla Bakış” başlıklı uluslararası konferans oldu. Türkiye İş Bankası’nın 100. kuruluş yıldönümü vesilesiyle düzenlenen konferansta Prof. Dr. Aziz Sancar, Prof. Dr. Paul Krugman, Steve Wozniak, Malcolm Gladwell, Prof. Dr. Şevket Pamuk, Refik Anadol, Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, Ana Paula de Jesus Assis, Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Brett King, Prof. Dr. Philippe Aghion ve Prof. Dr. Ufuk Akçiğit gibi etkili bilim insanları, akademisyenler ve iş insanları konuşmacı olarak yer aldı. İki gün süren konferansa 1.500 kişi katıldı. Kurum Tarihinin Altın Ödülü, Zekâ, Dikkat ve İffet Kitabının Oldu Nadir fotoğraflar, belgeler, arşiv ve koleksiyon malzemeleri eşliğinde İş Bankası’nın bir asırlık tarihini anlatan Zekâ, Dikkat ve İffet - İş’in 100 Yılı kitabı, Yayın / Kurum Tarihi kategorisinde altın ödülü kazandı. Doç. Dr. Y. Doğan Çetinkaya tarafından kaleme alınan, İş Sanat Tarih Çalışmaları Ekibi’nin proje koordinatörlüğünde hazırlanan ve Emre Senan tarafından tasarlanan kitap, dört yıllık bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıktı. İş Bankası’nın 100 yıllık tarihini 7 bölüm ve 440 sayfada okuyucuların dikkatine sunan çalışma İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basıldı. “Özlem” ve Soyut & Somut Kardeşler de Ödülle Döndü İş Sanat’ın katkılarıyla hazırlanan, sanat eleştirmeni ve yazar Ayşegül Sönmez tarafından kaleme alınan Müzede Gör-II: “Özlem” ve Soyut & Somut Kardeşler kitabı da MarCom 2025’ten mansiyon ödülüyle döndü. Minik sanatseverleri ilginç bir tartışma ile tanıştırarak hayatla sanatı, müzeyle denizi birlikte ve çok yönlü şekilde düşünebilmelerini amaçlayan kitap, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde sergilenen eserleri farklı bir bakış açısıyla yorumlamalarını da sağlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.