Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat Ve Spor

Kapsül Haber Ajansı - Sanat Ve Spor haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat Ve Spor haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

14. TAYK-Eker Olympos Regatta’da J70 Etabı Tamamlandı Haber

14. TAYK-Eker Olympos Regatta’da J70 Etabı Tamamlandı

Genel klasman sonuçlarına göre Onur Ererdağ yönetimindeki Team Nautique Yachting ekibi, J70 Türkiye Turu 3. Ayak Yarışı’nda birinci sıraya yerleşerek şampiyonluğu elde etti. Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK), Türkiye Yelken Federasyonu ve Eker Süt Ürünleri iş birliğiyle düzenlenen 14. TAYK–Eker Olympos Regatta, “Rüzgârı Yakala” mottosuyla İstanbul sularındaki yarış heyecanını sürdürüyor. Organizasyonun 7 Ağustos’ta başlayan J70 etabı, üç gün boyunca farklı hava koşullarının etkisi altında gerçekleşen yarışlarla tamamlandı. Yaklaşık 7 metre uzunluğundaki hafif ve çevik yapılarıyla yüksek hızlara ulaşabilen J70 tekneleri, yalnızca süratleriyle değil, taktiksel mücadeleleriyle de dikkat çekiyor. Ekiplerin rüzgârı doğru okuyarak pozisyon alması, rakiplerinin hamlelerine anında karşılık vermesi ve saniyeler içinde karar değiştirmesi gereken yarışlarda, küçük farklar sıralamayı belirliyor. Değişken rüzgârda strateji öne çıktı J70 etabının son yarış gününde parkur, yelkenciler için zorlu koşullara sahne oldu. Yağmur ve rüzgâr sağanaklarının etkili olduğu yarışlarda ekipler, tekne açılarını ve hızlarını sürekli yeniden ayarlamak zorunda kaldı. Değişken rüzgâr, özellikle taktisyenlerin işini zorlaştırırken, parkurdaki yakın mücadele yarışların temposunu daha da yükseltti. Günün ilk yarışında Erman Ayvaz’ın dümenciliğindeki Happyhour JR, starttan finişe kadar sergilediği istikrarlı performansla birinciliğe uzandı. Alp Doğuoğlu liderliğindeki Ada JR ikinci, Batu Özonur yönetimindeki Marmara Yelken Kulübü ise üçüncü sırada yer aldı. Günün son yarışına gelindiğinde yağmur hafif şekilde devam ederken rüzgârın da düşmesi, ekipleri en küçük rüzgâr sağanaklarını değerlendirmeye yöneltti. Parkurda hız kadar doğru zamanda doğru yerde olmak belirleyici hale gelirken, Alp Doğuoğlu yönetimindeki Ada JR bu kez yarışı ilk sırada tamamladı. Onur Ererdağ’ın Team Nautique Yachting takımı ikinci, Erman Ayvaz dümenciliğindeki Happyhour JR üçüncü oldu. 14. TAYK–Eker Olympos Regatta J70 etabı genel klasman sonuçlarına göre; Onur Ererdağ yönetimindeki Team Nautique Yachting ekibi J70 Türkiye Turu 3. Ayak Yarışı’nda birinci sıraya yerleşerek şampiyonluğu elde etti. Team Nautique Yachting ekibi, organizasyonun ilk iki günündeki yarışları da lider bitirmişti. J70 Sınıfı Genel Klasman Sıralaması Tekne Adı Dümenci 1. Team Nautique Yachting Onur Erardağ 2. Ada JR Alp Doğuoğlu 3. Happyhour JR Erman Ayvaz 4. Eker Kaymak Ahmet Eker 5. Marmara Yelken Kulübü Batu Özonur 6. Izocam Racing Team Deniz Çınar 7. Dip&Cips Nevra Eker 8. On The Rockss Nil Deniz 9. NTS Danışmanlık Behiye Savaşkan “Sekiz yarışın tamamı başarıyla gerçekleştirildi” J70 Başhakemi Gökhan Caner, organizasyonun J70 sınıfı yarışlarını şöyle değerlendirdi: “14. TAYK-Eker Olympos Regatta J70 sınıfında yarışların son günü, planlanan iki yarışın da başarıyla tamamlanmasıyla sona erdi. Böylece organizasyon boyunca planlanan toplam 8 yarışın 8’i de başarıyla gerçekleştirilmiş oldu. Son yarış gününde parkura çıktığımızda, beklediğimiz kuzeyli rüzgâr 350°–360° yönünden 11–12 knot şiddetinde esmekteydi. Yarış parkurunun kurulmasının ardından iki yarış da planlandığı şekilde gerçekleştirildi ve herhangi bir aksaklık yaşanmadan tamamlandı. Böylece Eker Olympos Regatta J70 sınıfında, farklı günlerde değişkenlik gösteren rüzgâr koşullarına rağmen toplam 8 yarışın tamamı başarıyla gerçekleştirilerek organizasyon tamamlanmış oldu.” Birincilere özel tablo hediyesi 14. TAYK-Eker Olympos Regatta şampiyonları bu yıl kupadan fazlasını kazanıyor. Olympos Regatta’da sanat ve spor, ilham veren aynı tutkuda buluşuyor. Galeri Binyıl, sanatın estetik bakışını Olympos Regatta’nın dinamik ruhuyla bir araya getirerek etkinliğe değer katıyor. Bu özel iş birliği ile birincilere özel tablo hediye ediliyor. Yüksek Mimar ve Sanatçı Hasan Sefa Sofuoğlu’nun eseri, Galeri Binyıl ve sanatçı adına Mehmet Arif Erdem tarafından J70 sınıfı birincisine teslim ediliyor. Yarış heyecanı ekranlara taşındı Olympos Regatta’nın J70 yarışları, denizdeki mücadeleyi izleyicilere de taşıyan kapsamlı canlı yayınlarla takip edildi. D-Smart Spor Smart kanalının yanı sıra Eker Süt Ürünleri YouTube kanalı ve X’teki Tribün Dergi hesabından yayınlanan yarışlarda, teknelere yerleştirilen kameralar, drone görüntüleri ve 3D grafikler bir araya getirildi. Farklı kamera açıları sayesinde parkurdaki hız, pozisyon mücadeleleri ve kritik anlar ekran başındaki izleyicilere yakından aktarıldı. Yayın prodüksiyonu, 2024 Paris Olimpiyatları’nın açılış töreninde görev alan profesyonel ekip tarafından hazırlanırken, yarış görüntülerini zenginleştiren grafikler ve 3D modellemeler dinamik yayın kurgusuyla buluştu. Sunucu Emre Avcı ve deneyimli yelkenci Oğuz Ayan’ın anlatımı da parkurdaki taktik mücadeleyi izleyiciler için daha anlaşılır ve akıcı hale getirdi. Olympos Regatta’da sırada farklı sınıflar var J70 etabının tamamlanmasının ardından Olympos Regatta’da yarış heyecanı farklı sınıflarla devam edecek. 11-12 Ağustos’ta Moda açıklarında J70 Match Race, 11-13 Ağustos’ta ise Fenerbahçe Yelken Kulübü ev sahipliğinde Hareketli Salma yarışları gerçekleştirilecek. Organizasyonun zorlu etaplarından Off-Shore Gece Yarışı, 14 Ağustos’ta Çınarcık rotasında yapılacak. 15 Ağustos saat 12.00’de başlayacak Yat Sınıfı Şamandıra Yarışı ile devam edecek programda, 15-16 Ağustos tarihlerinde Moda Deniz Kulübü açıklarında IOM sınıfı yarışları düzenlenecek. Olympos Regatta’nın finali ise 16 Ağustos’ta İstanbul Boğazı’nda gerçekleştirilecek Yat sınıfı yarışıyla yapılacak. Denizde başlayan heyecan karada sürüyor TAYK–Eker Olympos Regatta, yarışların yanı sıra sosyal etkinlikleriyle de yelken dünyasını aynı atmosferde buluşturuyor. Setur Kalamış Marina’da kurulan Eker Etkinlik Köyü, yarışların ardından sporculara, ekiplerine ve yelken tutkunlarına keyifli bir buluşma alanı sunuyor. İtalyan Gecesi, Türk Gecesi, Festival Gecesi ve Sokak Lezzetleri buluşmalarıyla zenginleşen etkinlik programında, denizde yaşanan rekabetin enerjisi karaya taşınıyor. Böylece Olympos Regatta’da yelken heyecanı yalnızca parkurda değil, yarış sonrasında da birlikte yaşanmaya devam ediyor. 14. TAYK – Eker Olympos Regatta yarış takvimi 7-8-9 Ağustos: J70 Yarışları (Kalamış Açıkları) 10 Ağustos: Hareketli Salma Kategorileri Kayıtları 11-12 Ağustos: J70 Match Race Yarışları (Moda Deniz Kulübü Açıkları) 11-12-13 Ağustos: Hareketli Salma Yarışları (Fenerbahçe Yelken Kulübü) 14 Ağustos: Olympos Regatta Off-Shore Gece Yarışı (Çınarcık Rotası) 15 Ağustos: Olympos Regatta Şamandıra Yarışı 15-16 Ağustos: IOM Sınıfı Uzaktan Kumandalı Model Tekne Yarışları (Moda Deniz Kulübü) 16 Ağustos: İstanbul Boğazı Yarışı ve Görkemli Ödül Töreni Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki Çocukların Yüzde 76’sı Ekonomiden Endişeli Haber

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki Çocukların Yüzde 76’sı Ekonomiden Endişeli

​Nilüfer Belediyesi ve Tarih Vakfı işbirliğiyle düzenlenen “Tarih Buluşmaları” etkinliği 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’ne yönelik bir söyleşi gerçekleştirdi. Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleşen etkinlikte, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, “Çoklu Krizler Çağı’nda çocuğun iyi olma halini düşünmek” başlıklı bir sunum yaptı. ​Şanlıurfa ve İstanbul’da yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarını katılımcılarla paylaşan Semerci, günümüz çocuklarının geçmiş nesillere kıyasla daha yoğun bir kaygı ve baskı yaşadığına dikkat çekti. “Bizim çocukluğumuzla şu an çocuk olmak aynı şey değil” diyen Semerci, dijitalleşme, küresel krizler, doğduğu mahalle, yaşadığı aile gibi etkenlerin bugünün çocuklarını farklı bir gerçekliğe ittiğini vurguladı. Çocukların artık gelecek için endişeli olduğunu belirten Semerci, “Çocuk olmanın belki en temel özelliği o endişeyi biraz daha az taşımaktır. Belki düşünmemektir, özgürce hayal kurabilmektir. Bunları kaybediyoruz” dedi. ​Araştırma verilerine göre, çocukların yüzde 76’sının ekonomik durumdan endişelendiğini söyleyen Semerci, “Çocuktan bahsediyoruz. Bu çok yüksek bir oran. Aile bireylerinin başına bir şey gelmesi yüzde 72. Gelecekle ilgili planların gerçekleşmemesi yüzde 64” diye konuştu. ​ÇOCUK İŞÇİLİĞİ GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME ÇAĞRISI ​Çocuk işçi ölümlerinin takip edildiği bir toplumda yaşandığını hatırlatan Semerci, bu konunun acilen ele alınması gerektiğini söyledi. Çocuk işçiliğini Türkiye’nin yüzleşmesi gereken büyük bir sorun olarak nitelendiren Semerci, “Çok konuşmamız gereken ve tek başımıza asla çözemeyeceğimiz büyük bir sorunlar yumağından bahsediyoruz. Her bir yetişkin kendi çocuğunu hiçbir zaman çalışan bir çocuk olarak görmüyor. Bununla yüzleşmemiz lazım” diye konuştu. ​SINAV BASKISI YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR ​Eğitim sisteminin çocuklar üzerindeki sınav baskısını arttırdığı ve bunun yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğü belirten Semerci, bu konunun araştırma sonuçlarında öne çıkan bir diğer başlık olduğunu kaydetti. Semerci, sistemin artık sadece sınav merkezli hale geldiğini ve sınavlarda başarısız olanların sistemden düşerek, neredeyse kimsenin ilgilenmediğini belirtti. Sınav odaklı bu baskı nedeniyle çocukların sanat ve spor gibi aktiviteleri bıraktığını ifade eden Semerci, her şeyi ikinci plana itmenin, çok mutlu olduğu bir şeyden vazgeçmesi anlamına geldiğini söyledi. ​ÇÖZÜM İÇİN PAYDAŞLIK VE DİJİTAL OKURYAZARLIK ​Sorunların ancak paydaşlıkla çözülebileceğini dile getiren Semerci, eğitimin her çocuğun kendi yapabilirliği çerçevesinde gelişmesini sağlaması ve sadece akademik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiği vurguladı. Dijitalleşmenin çocuklar için bir sosyalleşme alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Semerci, buradaki riskleri minimize etmek için çalışılması gerektiğini vurguladı. Semerci, ebeveynlere de yönelik dijital okuryazarlık becerilerinin kazandırılması gerektiğinin altını çizdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

   Peş Peşe Depremler Sonrası Ebeveynlere Önemli Uyarılar Haber

  Peş Peşe Depremler Sonrası Ebeveynlere Önemli Uyarılar

Nev Sağlık Grubu Klinik Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Helin Ezgi Deniz, depremlerin özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki psikolojik etkilerine dikkat çekerek, “Her deprem aynı etkiyi yaratmaz” dedi. “Çocuklar için güven duygusu evin sağlamlığıyla başlar” Deniz, “Deprem, yetişkinler için bile sarsıcı bir deneyimken, çocuklar ve gençler için çok daha derin bir anlam taşır. Onların dünyasında güven duygusu; evin sağlamlığı, çevrenin öngörülebilirliği, hayatın belli bir ritimde akmasıyla beslenir. Bir deprem, işte o güvenin temelini sallayan, “Ev dediğim yer beni her zaman korumayabilir” gerçeğini acı bir şekilde hatırlatan bir olaydır. Ama burada önemli bir ayrım var: Her deprem aynı psikolojik etkiyi yaratmaz” dedi. “Büyük ve yıkıcı depremler travma riski taşır” Helin Ezgi Deniz, büyük, yıkıcı, can kaybı riski taşıyan depremlerin çocuklar ve gençler için travma açısından yüksek riskli olduğunu belirtti. Deniz, “Özellikle ölüm tehdidi algısının çok net olduğu, enkaz görüntülerinin yaşandığı ya da yakınlarının kaybedildiği durumlar, beynin hayatta kalma merkezini tetikler. Olay bitse bile tetikte olma hali, kabuslar, yoğun kaygı ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtileri uzun süre devam edebilir. Bu tür durumlarda iyileşme süreci daha uzun ve çoğu zaman profesyonel destek gerektirir” ifadelerinde bulundu. “Hissedilen ama yıkıma yol açmayan depremler daha çok kısa süreli korku yaratır” Deniz, “Çocuk ya da genç, birkaç gün uyumakta zorlanabilir, sallantı hissi yaşamaya devam edebilir, ani seslere irkilebilir. Ama ölüm tehlikesi yaşanmadığı ve sonrasında güven duygusu yeniden sağlandığı sürece bu tepkiler genellikle kısa sürede azalır” dedi. “Ebeveynlerin tutumu belirleyici” Deniz, yetişkinlerin tepkisinin çocukların psikolojik etkilenmesinde büyük rol oynadığını vurgulayarak, “Yıkım olmayan bir depremde ebeveynlerin aşırı panik tepkisi göstermesi, olayı dramatize etmesi; çocuktaki hafif korkuyu gereksiz yere kalıcı bir kaygıya dönüştürebilir. Tam tersine, sakin ve güven verici bir tavır; ‘Artık olmayacak’ gibi gerçek dışı sözler yerine, ‘Şu anda güvendeyiz, seni korumak için buradayız’ gibi hem gerçekçi hem koruyucu cümleler, psikolojik iyileşmeyi destekler” diye konuştu. “Depreme hazırlık, psikolojik dayanıklılığı artırır” Helin Ezgi Deniz, dayanıklılığın depremden önce inşa edildiğini ifade ederek, ailelerin çocuk ve gençlerle birlikte hazırlık yapmasının önemine değindi: “Deprem çantası hazırlamak, oturdukları binanın güvenliğini kontrol ettirmek, ailece deprem tatbikatı yapmak ve ‘Deprem olursa nerede buluşacağız, nasıl iletişim kuracağız?’ gibi konuları netleştirmek çok kıymetlidir. Bu tür hazırlıklar, gençlere ‘Ben pasif bir kurban değilim, bir planım var’ hissini verir.” “Oyun, sanat ve spor iyileştirir” Deprem sonrası toparlanma sürecinde rutinlerin korunması, sevilen eşyaların ve tanıdık yüzlerin çocuklara iyi geldiği belirtildi. “Bazı çocuklar yaşadıkları korkuyu oyunlarında ya da resimlerinde tekrar tekrar canlandırabilir; bu onların olayı anlamlandırma çabasıdır ve genellikle sağlıklı bir iyileşme sürecinin parçasıdır.” “Asıl kalıcı olan bazen korku değil, güven hissidir” Helin Ezgi Deniz, çocukların doğru destekle yüksek bir toparlanma kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Her deprem bir iz bırakır ama bu izin travmaya dönüşüp dönüşmeyeceği; yaşanan olayın şiddeti, tehdit algısı, öncesindeki hazırlık düzeyi ve sonrasında sağlanan güven ortamıyla doğrudan ilgilidir. Çocuklar ve gençler, destek gördüklerinde ve ne yapacaklarını bildiklerinde olağanüstü bir toparlanma kapasitesine sahiptir. Bazen bir sarsıntının ardından en kalıcı olan şey korku değil, ‘Beni koruyan ve ne yapacağını bilen insanlar var’ hissidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.