Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanatseverler

Kapsül Haber Ajansı - Sanatseverler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanatseverler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu Yenilenen Yüzüyle Kapılarını Açtı Haber

İstanbul'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu Yenilenen Yüzüyle Kapılarını Açtı

İBB Genel Sekreteri Mahir Polat ise, salonda yapılan çalışmalar hakkında kapsamlı bir şekilde bilgi vererek, “İlk 3 ayında 30'un üzerinde konser programı şu an netleşmiş ve programı yayınlanmış durumda. Bütün bu etkinliklerle beraber muradımızı, umudumuzu aslında yaşayan sergi alanıyla beraber Cemal Reşit Rey'in sadece performatif olarak konserlerin verildiği alan olarak değil; yaşam alanının olduğu, kültür merkezlerinin, kültür buluşma alanlarının şu an bence Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu sosyalleşmenin, yan yana gelebilmenin, yaşam enerjisini büyütebilmenin alanları olması konusuna hizmet etmesi gerekliliğiyle alan bir bütün olarak her şeyden önce bir kültürel yaşam alanı olarak dizayn edildi. Bu bakımdan Cemal Reşit Rey'in restorasyonu hayırlı, uğurlu olsun. Geldiniz, onur verdiniz. Umarım güzellikler içerisinde geçecek günler, konserler hep beraber burada buluşuruz” ifadelerini kullandı. Cemal Reşit Rey Ailesi’ni temsilen konuşan Osman Ergün de konuşmasında, “Büyük usta Cemal Reşit Rey'in zamansız eserlerinin ve daha nice kıymetli eser sahibine ait güzide eserlerin büyük ustalar eşliğinde sanatseverlerle buluşacağı bu salonda keyifli, sanat dolu bir sezon olmasını diliyoruz. Cemal Reşit Rey Köşesi ise uzun zamandır olmasını arzu ettiğimiz bir çalışma ürünü oldu. Büyük ustaya dair ince hatıraların yer aldığı köşe; siz kıymetli misafirlerimiz nezdinde, bundan sonra içinde birçok sanatsevere ilham kaynağı olacaktır. Bu vesileyle tekrar aramızda olduğunuz için teşekkür eder, saygılarımızı sunarız.” Diye konuştu. ŞİŞLİ / İSTANBUL İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), şehrin müzik hafızasında ve kültür-sanat yaşamında müstesna bir yere sahip olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İBB Miras tarafından yürütülen bir yıllık kapsamlı restorasyon sürecinin ardından 7 Ekim Çarşamba günü kapılarını yeniden açtı. Büyük usta Cemal Reşit Rey’in aramızdan ayrılışının yıl dönümünde düzenlenen özel açılış töreninde, salona kazandırılan yeni yaşam alanları, dijitalleştirilen dev arşiv ve sanatın dönüştürücü gücü vurgulandı. Sezonun açılış töreninine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İBB’nin üst yönetimi, sanatseverler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende CRR’nin tadilat süreci ve yapılan uygulamaları içeren kısa bir film gösterimi yapıldı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Burada sırasıyla Cemal Reşit Rey Ailesi adına Osman Ergün, İBB Genel Sekreteri Dr. Mahir Polat ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan sırasıyla açılış konuşması yaptı. Aslan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Sizlere, bir buçuk yılı aşkındır hukuksuzca Silivri’de tutulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun da selamlarını iletmek istiyorum. Yaptığımız her hizmette kendisinin emeği ve vizyonu var. Buradan kendisine ve tüm yol arkadaşlarımıza bin selam olsun.” “ÇOCUKLARIMIZIN, GENÇLERİMİZİN GÜVENLE, HUZURLA VE UMUTLA BÜYÜYECEĞİ BİR TOPLUMU İNŞA ETMEK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCUDUR” “Sözlerimin hemen başında, yüreğimizi yakan büyük bir acıyı paylaşmak zorundayım. Başakşehir’deki bir okulumuzda evlatlarımıza yönelik gerçekleşen elim saldırı hepimizi derinden sarstı. Hayatını kaybeden yavrumuza Allah’tan rahmet; kederli ailesine, öğretmenlerimize ve bütün milletimize sabır diliyorum. Esenyurt’ta bizleri çok üzen bir saldırı daha meydana geldi. Yaralı evlatlarımızın bir an evvel sağlıklarına kavuşması en büyük temennimizdir. Çocuklarımızın, gençlerimizin güvenle, huzurla ve umutla büyüyeceği bir toplumu inşa etmek hepimizin boynunun borcudur. Bunu hep birlikte yapmak zorundayız.” “CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU DA İSTANBUL’UN BU BÜYÜK MÜZİK HAFIZASININ EN KIYMETLİ MEKÂNLARINDAN BİRİDİR” “Müzik, insanlığın kurduğu en eski ve en evrensel dillerden biridir. Bazen kelimelerin söyleyemediğini tek bir nota söyler. Müzik bazen bir toplumun hafızasını taşır. Müzik bazen acıyı paylaşır, sevinci çoğaltır. Çünkü müzik insanın hafızasına ve vicdanına seslenir. Bu akşam bir araya geldiğimiz Cemal Reşit Rey Konser Salonu da İstanbul’un bu büyük müzik hafızasının en kıymetli mekânlarından biridir. Burası 14 Mart 1989 akşamı, dünyaca ünlü piyanistimiz İdil Biret’in konseriyle kapılarını açtı. O günden bu yana nice büyük sanatçı bu sahneden geçti, nice eser burada yeniden hayat buldu. Ve elbette bu salonun taşıdığı isim başlı başına büyük bir miras olarak bize kaldı.” “SANATÇISINA SAHİP ÇIKAMAYAN BİR TOPLUM KAYBETMEYE MAHKÛMDUR” “Büyük bestecimiz Cemal Reşit Rey’in aramızdan ayrılışının 41’inci yıl dönümü. Cemal Reşit Rey, Cumhuriyetimizin kültür ve sanat alanında kurduğu büyük ufkun öncü isimlerinden biridir. Topraklarımızın sesini evrensel müzik diliyle buluşturdu. Doğu ile Batı arasında duvarlar kurmak yerine, ikisini aynı yaratıcı dünyanın içinde düşünmeyi başardı. Onun müziğinde İstanbul da vardır, Anadolu da; gelenek de vardır, yenilik de. Belki de Cemal Reşit Rey’i hala çağdaş kılan tam olarak budur: Köklerinden kopmadan dünyaya açılabilmek. Onun aziz hatırasını, fuayemizde ziyarete açtığımız ‘Zamanın Ötesinde Bir Nota: Cemal Reşit Rey’ sergisiyle de selamlıyoruz. Kendisini saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Biz 1923’te kurulan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’in sanatçısına, yazarına, şairine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrendiğimiz de budur. Evlatlarımıza bırakacağımız miras da budur. Sanatçısına sahip çıkamayan bir toplum kaybetmeye mahkûmdur. Biz sahip çıkacağız, yanında olacağız! İstanbul’dan Anadolu’ya; memleketimizin tüm her bir köşesinde kimse kendini yalnız hissetmesin: Biz varız! Cumhuriyet’in çocukları var.” “BİZ İSTANBUL’UN HAKKINI İSTANBUL’A TESLİM EDİYORUZ” “İstanbul’un hafızasında önemli bir yere sahip olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu, yıllardır şehrimizin sanat hayatına ev sahipliği yaptı. Bize düşen, böylesine kıymetli bir kültür mirasını korumak ve geleceğe taşımaktı. Bu nedenle salonumuzda kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirdik. Çünkü daha fazla insanımız buraya gelsin, buradan faydalansın istedik. Zira biz sanata erişimi vazgeçilmez bir yurttaşlık hakkı olarak görüyoruz. Kültür ve sanat bir şehrin ruhunu besler; insanların birlikte yaşama kültürünü güçlendirir. Tam da bu nedenle 2019’dan bu yana bu anlayışla çok güçlü bir dönüşüm başlattık. Uzun yıllar kapalı kalan, İstanbul’un gündelik hayatından kopan çok kıymetli yapıları yeniden şehre kazandırdık. Müze Gazhane, Artİstanbul Feshane, Muammer Karaca, Bulgur Palas, Çubuklu Silolaları ilk aklıma gelenlerden… Muammer Karaca’da da perdeleri açtık. Burada da açıyoruz. Çok yakında Haldun Taner ve Reşat Nuri sahnelerimizde de buluşacağız. Aslında baktığımızda biz İstanbul’un hakkını İstanbul’a teslim ediyoruz. Çünkü bu mekânlar zaten İstanbullunun, dahası bütün dünya insanlarının hakkı. Çünkü İstanbul, yolu bu şehirden geçen herkese ait bir şehir. Doğu ile Batı burada karşılaştı. Farklı diller, inançlar, sesler ve estetik anlayışlar yüzyıllar boyunca bu şehirde birbirine dokundu” “YENİ SEZONDA BU SAHNE YİNE DOPDOLU OLACAK” “Biz de İstanbul’un bu çoğulcu kültürünü geleceğe taşımak istiyoruz. Sanatı İstanbul’un her mahallesine, her yaştan İstanbulluya ulaştırmak için çalışıyoruz. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nu da işte bu anlayışla yeniledik. Şimdi önümüzde yepyeni bir dönem var. Yeni sezonda bu sahne yine dopdolu olacak.” “CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU’NUN YENİLENEN YÜZÜYLE BAŞLAYAN BU YENİ DÖNEMİN İSTANBUL’UN DÜŞÜNSEL VE SANATSAL YAŞAMINA DEĞER KATMASINI DİLİYORUM” “Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun yenilenen yüzüyle başlayan bu yeni dönemin İstanbul’un düşünsel ve sanatsal yaşamına değer katmasını diliyorum. Bu salonu ilgisiyle, alkışıyla ve merakıyla yaşatan siz değerli sanatseverlere yürekten teşekkür ediyorum. İstanbul’da müziğin hiç susmadığı, sanatın hayatımızdan hiç eksilmediği nice güzel sezonlarda buluşmak dileğiyle… Hepinize ilham dolu bir sezon ve güzel bir konser akşamı diliyorum. Ancak bir Cumhuriyet çocuğu olarak 10. yıl marşını unuttuğumu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bestecisi Cemal Reşit Rey’in adını taşıyan bu salonda söylemek isterim ki: Memleketimizin nice zor günlerden geçti. Cumhuriyet’in çocukları olarak bu zor günlerden de hep birlikte aşacağız! Umudunuzu asla kaybetmeyin!” İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mahir Polat ise konuşmasında şunları söyledi; “Cemal Reşit Rey'i 1985 yılında kaybettiğimizde bu yapı yeni yeni inşa edilmeye başlanan, tarih olarak da hatırlamamız gerekiyor, Bedrettin Dalan döneminin yeni yapılacak kültür komplekslerinden birisi olarak inşa ediliyor. Ve görevinin son dönemleri, ardından da Nurettin Sözen Bey'in görevinin aktif dönemlerine denk gelecek şekilde en olgun kültür ürünlerinin kentteki verilmeye, sergilenmeye başladığı bir sanat yönetimi programıyla işleyen bir alan. Çalışmaya başladığında aşağı yukarı Atatürk Kültür Merkezi ile beraber iki yapı, Kongre Sergi Sarayı'nın tarihçesi içerisinde kendi yerini bulmuş iki yapıdan birisi. Çok sonra Lütfi Kırdar ve diğer sergi salonları yapıldığında bugünkü anlamıyla, eski tarihiyle olan 40'lardaki olanı değil, bugünkü anlamıyla yapıldığında İstanbul gibi Türkiye'nin kültürünün, sanatının başkenti olan yerin bir merkez odak noktası olarak bir işlevi görüyor. Bu önemini tekrar hatırlatmak gerekiyor. Tabii yıllar içerisinde özellikle kurulduğu yıllardaki sanat yönetimi politikaları ve ardından gelen yıllarda hakikaten övünülecek şekilde şu an üzerinde bulunduğum bu sahne, dünya müziğinin devleri geldi geçti bu sahneden. Türkiye'de müzikseverler dünya müziğini bu defa kendi kaynaklarından dinleyecek şekilde onları burada dinleyen, canlı performanslarla dinleyen bir süreç yaşadı. Ve bu farklı dönemlerde farklı partiler, farklı siyasi yönetimler altında hiç değişmeden sürebildi. Bu Türkiye'nin bir başarısıdır, takdir edilecek bir başarısıdır. Dolayısıyla Türkiye'de dünya müziğine kapıyı açan konservatuvar öğrencilerinin hemen hemen hepsinin gözleri dolar Cemal Reşit Rey dediğimizde. Çünkü büyük insanları burada dinlemişlerdir. Onların kayıttan değil, canlı performanslarını burada işitmişlerdir. Bu bakımdan aslında bir konser salonu aynı zamanda bir akademi nasıl olurun cevabı niteliğindedir. Hakikaten geriye dönük buraya emek veren büyük isimlere, büyük insanlara hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek lazım. Çünkü bir kişinin, bir dönemin emeği değil, birbirinden çok çok farklı dönemin Türkiye'nin ortak emeğinin ürünü, kültür dünyasının ortak emeğinin ürünüdür. “EKREM İMAMOĞLU BURAYA ÇOK SIK GELİRDİ BİLİYORSUNUZ” “Tabii geçtiğimiz yıllarda bu alanı tekrar değerlendirmek durumunda bir ödev önümüze çıktığında sevgili başkanımız Ekrem İmamoğlu buraya çok sık gelirdi biliyorsunuz. Konserleri mutlaka takip ederdi ve geldiğinde yapının fiziksel sorunlarıyla çok yakından ilgilenirdi. Ve o yıllarda bize talimat vermişti ‘Cemal Reşit Rey Salonu'nu restore etmemiz gerekiyor’ şeklinde. Elimizdeki yoğunluklar ve diğer iş programı, buranın konser programları derken geçtiğimiz yıl başlayan restorasyon uygulaması bir yıl kadar sürdü. Ve İBB Miras'ın sadece yapıyı mekanik bir alan olarak ele almayan, hafızasını, izlerini, kendi bütünlük ve hafıza değerini de bir taraftan çok dönüştürmeyecek, yani hafızamızdaki görsel etkisinde dönüştürmeyecek koruma odaklı çalışmalarını yapmaya başladı. Peki, neler yapıldı? Bunları biraz açıklamam gerekiyor. Biz restorasyona başladıktan çok kısa bir süre sonra burada küçük bir yangın çıktı, belki basından duydunuz. Çünkü aslında Cemal Reşit Rey'in artık 40 yıla yaklaşmış zamanında, sürecinde mekanik tesisatların tamamı artık yok olmuş noktadaydı ve yangın riskiyle karşı karşıyaydı. Ki şükürler olsun restorasyona aldıktan sonra tesisatta oluşan yorgunluktan başlayan bir sistemle biz zaten kanalları açtığımızda görmüştük. Alandaki bütün makine, ekipman, tesisat sistemlerinin tamamı artık ömrünü tamamlamıştı.” “CEMAL REŞİT REY SALONU'NUN ARTIK BİR KAFESİ VE RESTORAN ALANI VAR. AYNI ZAMANDA BİR AÇIK ALAN DİNLENME NOKTASI VE BİR KÜTÜPHANESİ VAR, DİREKT AÇIK BİR SERVİS VERİYOR VE BURADA SANAT KİTAPLARINDAN OLUŞAN BİR ALAN VAR” “Gördüğünüz bütün ses sistemleri, bütün elektrik aksamları, bütün havalandırma, iklimlendirme aksamları baştan aşağı bu restorasyonda güncel teknolojiyle yer değiştirdi. Sahne teknolojisinin ihtiyaç duyduğu bütün sistemler yenilendi. Burası tabii bir konser salonu olduğu için öncelikli olarak ses sistemleri çok önemliydi. Kendileriyle hakikaten gurur duyduğumuz ses teknisyeni arkadaşlarımız Türkiye'nin en iyileridir. Cemal Reşit Rey'in bir okul olma özelliğinin teknisyenler açısından da bir değeri vardır. Bütün ses sistemlerini tekrar yenilediğimiz ve buradaki ekipmanları yeniden güncellediğimiz bir çalışmadan geçti. Çatıda ciddi yalıtım sorunları vardı, bunları elden geçirdik ve fuayede ve diğer noktalarda gördüğünüz mimari sorunları giderdik. Ne yazık ki iyi bir kafesi ya da hiçbir kafesi yoktu. Dünyada böyle bir alanın sadece konser izlemek ya da etkinlik sırasında gidilip kullanılması diye bir değer yoktur. Orayı yaşarsınız, randevularınızı orada verirsiniz, çalışmalarınızı orada yaparsınız. Cemal Reşit Rey Salonu'nun artık bir kafesi ve restoran alanı var. Aynı zamanda bir açık alan dinlenme noktası ve bir kütüphanesi var, direkt açık bir servis veriyor ve burada sanat kitaplarından oluşan bir alan var. “CRR ARŞİVİN TAMAMI DA DİJİTALİZASYON VE ARŞİV SİSTEMİ İÇERİSİNDE ELDEN GEÇTİ” “Bununla beraber kendi programı içerisinde güzel bir haber, çoğu kimsenin haberi olmayan bir durum olabilir, Cemal Reşit Rey'in başlangıcından bugüne yapılan bütün etkinlikler kayda alınmıştır ve Cemal Reşit Rey'in çok iyi bir arşivi vardır. Bu arşivin tamamı da dijitalizasyon ve arşiv sistemi içerisinde elden geçti. İnşallah yakında onu da kullanıma, erişime açık bir şekilde gidereceğiz. Tabii konser kayıtları telife de konu olduğu için onun kullanımı apayrı, özel kapalı devre olmuş olacak. Biz 2 yıllık süre zarfında Cemal Reşit Rey'de sanat yönetimini bir danışma kurulu eliyle yürütmeye karar verdik. Çünkü danışma kurulu artık tekil sanat yönetmenlerinden çok daha farklı yönleri olan insanların içinde olacağı bir yöntemle ilerlemesi gerektiğine inanıyorduk. Bu anlamda Profesör Doktor Evrim Hikmet Öğüt, Doçent Doktor Nil Kocamangil, Yiğit Özatalay ve Kamil Özler hocamız ve sevgili Can Kalaycıoğlu, aynı zamanda direktörümüz olan arkadaşımızın koordinasyonunda beşli bir koordinasyon kurulu buranın sanat yönetimini ve programını oluşturuyor. Biz 100 yıl sonra şunu söyleyebiliriz Türk Beşlileri hikâyesinden bugüne: Artık dünyada sanat ve kültür tartışmaları klasik olarak Doğu-Batı sentezli ve vulgarize bir tartışmayla gitmiyor. Artık dünya çok kültürlü, çok boyutlu ve çok eş zamanlı yaşayan bir şekilde ilerliyor. O yüzden bizim önümüzde başka bir ödev olarak hem yerelin hem de dünyanın eş zamanlı duyulması, bir ülkenin, bir toplumun kendini ifade edebilmesi kanalı olarak kültür ve sanatı baş tacı olarak tutabilmesi gibi konular öne geliyor. Ve bu yılın programı bu çerçevede hazırlanan bir duyarlılıkla farklı müzik tarzları, farklı ifade tarzlarıyla oluşmuş bir programa sahip olacak.” “UMARIM GÜZELLİKLER İÇERİSİNDE GEÇECEK GÜNLER, KONSERLER HEP BERABER BURADA BULUŞURUZ” “İlk 3 ayında 30'un üzerinde konser programı şu an netleşmiş ve programı yayınlanmış durumda. Bütün bu etkinliklerle beraber muradımızı, umudumuzu aslında yaşayan sergi alanıyla beraber Cemal Reşit Rey'in sadece performatif olarak konserlerin verildiği alan olarak değil; yaşam alanının olduğu, kültür merkezlerinin, kültür buluşma alanlarının şu an bence Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu sosyalleşmenin, yan yana gelebilmenin, yaşam enerjisini büyütebilmenin alanları olması konusuna hizmet etmesi gerekliliğiyle alan bir bütün olarak her şeyden önce bir kültürel yaşam alanı olarak dizayn edildi. Bu bakımdan Cemal Reşit Rey'in restorasyonu hayırlı, uğurlu olsun. Geldiniz, onur verdiniz. Umarım güzellikler içerisinde geçecek günler, konserler hep beraber burada buluşuruz. Ayağınıza sağlık, teşekkür ederim efendim." “BU SALONDA KEYİFLİ, SANAT DOLU BİR SEZON OLMASINI DİLİYORUZ” Cemal Reşit Rey Ailesi’ni temsilen konuşan Osman Ergün de konuşmasında, “Büyük usta Cemal Reşit Rey'in zamansız eserlerinin ve daha nice kıymetli eser sahibine ait güzide eserlerin büyük ustalar eşliğinde sanatseverlerle buluşacağı bu salonda keyifli, sanat dolu bir sezon olmasını diliyoruz. Cemal Reşit Rey Köşesi ise uzun zamandır olmasını arzu ettiğimiz bir çalışma ürünü oldu. Büyük ustaya dair ince hatıraların yer aldığı köşe; siz kıymetli misafirlerimiz nezdinde, bundan sonra içinde birçok sanatsevere ilham kaynağı olacaktır. Bu vesileyle tekrar aramızda olduğunuz için teşekkür eder, saygılarımızı sunarız.” Protokol konuşmalarının ardından program, Adrian Prabava & Airam Hernandez & CRR Senfoni Orkestrası’nın konseriyle devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

15. Uluslararası Antalya Gitar Festivali Sona Erdi Haber

15. Uluslararası Antalya Gitar Festivali Sona Erdi

Festivalin sanat yönetmenliğini klasik gitarın önemli virtüözlerinden Ahmet Kanneci üstlenirken, kapanış gecesinde İspanyol klasik gitar geleneğinin önemli temsilcilerinden David Martinez Garcia sahne aldı. Konseri Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da takip etti. BAŞKAN UYSAL’DAN 15 YILLIK FESTİVALE TEŞEKKÜR Başkan Uysal, kapanış konuşmasında festivalin 15 yıldır kesintisiz olarak sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Kentlerin kültür ve sanat alanında süreklilik göstermesinin değerli olduğunu belirten Uysal, şöyle konuştu: “15 yıldır bu festivali sürdürüyor olmak, Muratpaşa’nın da böyle bir çalışmaya sahip çıkması harika bir şey. Şehirlerin standartları çok kıymetli. Bütün işlerimizin aşağı yukarı aynı standartta, aynı şekilde devam etmesini önemsiyoruz. 15’inci gitar festivalimiz kutlu olsun. Buraya gelen bütün sanatçılarımıza ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum.” Uysal, festivalin bugünlere gelmesinde emeği bulunan sanat yönetmeni Ahmet Kanneci’ye, ODTÜ Antalya Mezunlar Derneği ve Dernek Başkanı Yıldırım Şimşek’e, ayrıca festivali 15 yıldır takip ederek sahip çıkan sanatseverlere teşekkür etti. DÜNYACA TANINAN GİTARİSTLER ANTALYA’DA BULUŞTU Festivalin açılış gecesinde, müzik yolculuğuna Ahmet Kanneci’nin öğrencisi olarak başlayan klasik gitarist ve akademisyen Eren Süalp sahne aldı. Uluslararası yarışmalarda elde ettiği birinciliklerle adını duyuran Süalp’in ardından, yarışmalarda art arda kazandığı birinciliklerle öne çıkan Fransız klasik gitarist Edith Pageaud da sanatseverlerle buluştu. Festivalin kapanış konserinde ise David Martinez Garcia sahne aldı. Garcia, İspanyol klasik gitar geleneğinin önemli eserlerini Antalyalı sanatseverler için seslendirdi. Konserin ardından Başkan Uysal, Garcia’ya plaket takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyaca Ünlü Macar Gruptan Unutulmaz Gece Haber

Dünyaca Ünlü Macar Gruptan Unutulmaz Gece

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) bahçesinde düzenlenen "Zeytin Altında" konserleri kapsamında sahne alan grup, zengin repertuvarıyla beğeni topladı. Dünyaca ünlü Macar yaylı çalgılar topluluğu Somogyi Quartet, her yıl sanatseverlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği geleneksel "Zeytin Altında" konserleri kapsamında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi bahçesinde İzmirlilerle buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Macaristan Başkonsolosluğu ve Macar Kültür Merkezi (Liszt Enstitü İstanbul) iş birliği ile düzenlenen konser, vatandaşların katılımına açık ve ücretsiz olarak gerçekleştirildi. Zeytin ağacı çevresindeki geniş alanı dolduran vatandaşlar muhteşem Macar müziğini ve klasik eserleri büyük bir keyifle dinledi. Lendvai: “Zeytin Altında konserleri çok güzel bir fikir ve gelenek” Konser öncesi duygularını aktaran Macar kemancı György Lendvai, “İzmir’e daha önce de geldik ve konser verdik. O gün de bugün olduğu gibi çok fazla genç dinleyici vardı ve bu bizi çok mutlu ediyor. İzmir çok güzel bir şehir, İzmir’i çok seviyorum. "Zeytin Altında" konserleri çok güzel bir fikir ve çok güzel bir gelenek. Yaz döneminde insanları konser salonlarına almak biraz zor oluyor. Açık alanda çalmak çok güzel. Konser başlamadan alan seyircilerle dolmaya başladı. Bu bizi çok mutlu etti” dedi. Klasik başyapıtlar ve çağdaş Macar ezgileri buluştu Klasik repertuvarı başarıyla sürdürmenin yanı sıra çağdaş Macar bestecilerin eserlerini dünyaya tanıtmayı önemli bir hedef olarak benimseyen grup, İzmir sahnesinde de bu misyonunu konuşturdu. Geleneksel klasik dönem başyapıtlarına getirdikleri taze ve özgün yorumlarla büyük alkış alan topluluk, efsanevi piyanist Jenő Jandó gibi isimlerle yaptıkları elit iş birliklerinin getirdiği tecrübeyi sahneye yansıttı. Sanatseverler, çağdaş Macar bestecilerin zengin, yenilikçi ve modern tınılara sahip özel kompozisyonlarını canlı dinleme fırsatı yakaladı. Köklü bir geleneğin modern tınılarla buluştuğu dinletide Ferenc Farkas-Old Hungarian Dance, Joseph Haydn Quartet, Antonin Dvořák-String Quartet, Op. 95, "American" besteleri de çalındı. Ustaların rehberliğinde köklü geçmiş 1997 yılında Budapeşte Liszt Ferenc Müzik Akademisi mezunları tarafından kurulan ve 1998 yılından bu yana çalışmalarını aralıksız sürdüren Somogyi Quartet, sergilediği güçlü oda müziği disipliniyle hayranlık uyandırdı. Péter Somogyi (1. keman), György Lendvai (2. keman), Balázs Tóth (viyola) ve László Pólus’tan (viyolonsel) oluşan topluluk, Ferenc Rados ve Sándor Devich gibi efsanevi ustaların rehberliğinde şekillenen kariyerlerini Chicago Ravinia Festival gibi prestijli uluslararası platformlarda kazandıkları küresel deneyimlerle taçlandırdı. Macaristan'dan dünyaya uzanan başarı Başarılı topluluk, bugüne kadar Polonya, Slovakya, Romanya, Fransa, İsviçre ve Meksika gibi pek çok ülkede sahne aldı. 2001 ve 2003 yıllarında Fransa'nın Joinville kentindeki yaz festivaline konuk olan usta müzisyenler, burada verdikleri konserlerin yanı sıra bireysel ve oda müziği ustalık sınıfları da gerçekleştirdi. Çeşitli performansları MR Bartok Radio tarafından kayda alınan ve Ars Nova serisinin düzenli konukları arasında yer alan grup, 2011 yılında ise ARTISJUS Müzik Vakfı tarafından verilen saygın Performans Ödülü’ne layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Kitaba Vefa” Sergisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Tarafından Açıldı Haber

“Kitaba Vefa” Sergisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Tarafından Açıldı

Sergi kapsamında düzenlenen açılış töreninin sonunda Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Cumhurbaşkanı’na, Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanan yaklaşık 500 yıllık el yazması kitap hediye edildi. 1986’dan bu yana Türkiye’nin stratejik sektörlerinde 20’yi aşkın iştiraki ve yaklaşık 10 bin çalışanıyla yatırımlarını sürdüren Eksim Holding, kuruluşunun 40. yılını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli’nin ev sahipliğinde Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra üst düzey davetliler katıldı. Etkinlik kapsamında Eksim Holding’in 40. yılına ithafen restore edilen 40 nadir eseri ve şifa bekleyen nadir eserleri bir araya getiren ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. Açılış anısına Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yaklaşık 500 yıllık el yazması kitap hediye edildi. Cumhurbaşkanı’na takdim edilen hediye, Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanmış, yaklaşık 500 yıllık el yazması bir eser olma özelliği taşıyor. Müellifi hayatta iken istinsah edilmiş ve günümüze ulaştığı tespit edilen en eski nüsha olan kitapta, Ebû Eyyûb el-Ensârî’den rivayet edilen hadisler yer alıyor. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfı’nda mücellit Muharrem Kalenci tarafından restore edilerek günümüze kazandırılan eser, “Ebû Eyyûb el-Ensâr’î’nin hadislerinden cihana yayılan güzel kokulu esintiler” adını taşıyor. “Şifa Bekleyen Eserleri Hayata Kazandırıyoruz” Eksim Holding’in 40 yıl boyunca enerji, elektrik dağıtımı, gıda ve farklı alanlarda yatırım yaparak binlerce insana istihdam sağladığının altını çizen Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli şunları söyledi: “Ülkemize karşı sorumluluğumuzun yalnızca yatırım yapmak ve üretmekten ibaret olmadığına inanıyoruz. Kültürümüze, tarihimize ve bize emanet edilen eserlere sahip çıkmayı da sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Bugün açılışını yaptığımız Sergi de bu anlayışımızın en somut göstergesi. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfımız bünyesinde oluşturduğumuz yaklaşık 50 bin eserlik kütüphanemizde, çok kıymetli nadir eserler bulunuyor. Bu eserleri yalnızca muhafaza etmekle yetinmiyor, şifa bekleyen eserleri de kurduğumuz mücellithanede yeniden hayata kazandırıyoruz. Bugüne kadar binden fazla eserin restorasyonunu tamamlamış durumdayız.” “Geçmişten Devraldığımız Emanetleri Gelecek Nesillere Ulaştırıyoruz” ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’ kapsamında Eksim Holding’in 40. yılına atfen, restore edilen kitaplar arasından seçilen 40 nadir eserin sergilendiğini belirten Tivnikli, “Sergiyi ziyaret eden sanatseverler, yalnızca özel koleksiyonumuzu görmekle kalmayacak, aynı zamanda cilt sanatının nasıl yapıldığını da tüm yönleriyle deneyimleme şansına sahip olacak. Sergimizi “Kitaba Vefa” olarak adlandırıyoruz çünkü kitapların yalnızca kâğıt ve mürekkepten ibaret olmadığına inanıyoruz. Kitapların ilim, hafıza ve emanet içerdiğini düşünüyoruz. Bizlere düşen de geçmişten devraldığımız emanetleri koruyarak gelecek nesillere ulaştırmak” dedi. 40. Yıla Özel 40 Nadir Eser Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan Kitaba Vefa Sergisi’nde yer alan 40 özel eser, Abdullah Tivnikli Vakfı bünyesinde olan ve 50 bin nadide eserlik kütüphaneye sahip İstanbul Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde mücellit Muharrem Kalenci tarafından yürütülen koruma ve restorasyon çalışmaları arasından seçildi. Eserler, farklı dönemlerden, coğrafyalardan ve düşünce dünyalarından günümüze ulaşan nadir örneklerden oluşuyor. Sergi kapsamında Muhyiddin İbnü’l-Arabi’nin 500 yıllık el yazması Fususü’l-Hikem’i, Şeyh Galib’in el yazması Divanı, Müellifi Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri olan Muhammed Şerif Erzurumi tarafından istinsah edilen yaklaşık 200 yıllık el yazması Marifetname’si, Yazıcıoğlu Muhammed Efendi’nin el yazması Muhammediye’si yer alıyor. Sergide ayrıca Seyyid Muhammed Reşid el-Karamani’nin tezhipleriyle süslenen 200 yıllık el yazması Mushaf-ı Şerif’i, İbn Haldun’un Mukaddime’sinin yanı sıra Taş baskı bir Mushaf-ı Şerif’i gibi kültürel hafıza açısından büyük değer taşıyan eserler sanatseverlerle buluşuyor. Sergide yer alan eserlerin her biri, yalnızca içerdiği metinlerle değil; cildi, kâğıdı, yazısı, malzemesi, onarım izleri ve günümüze ulaşmasını sağlayan restorasyon çalışmalarıyla da serginin ana hikâyesini anlatıyor. Kültürel mirasın korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı amaçlayan Sergi, 13 Eylül tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nevşehir'de Müzik Eşliğinde Büyüleyici Gece Haber

Nevşehir'de Müzik Eşliğinde Büyüleyici Gece

12 Ağustos 2026 tarihinde, saat 21.00 - 00.00 arasında Nevşehir Kalesi ve Kayaşehir’de gerçekleşen etkinlikte doğanın büyüleyici görsel şölenine, çello ve gitarın büyüleyici melodileri eşlik etti. Nevşehirlilerin ve bölgeye gelen yerli yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği gecede Kayaşehir’de bir araya gelen sanatseverler, gökyüzündeki meteor geçişlerini izlerken unutulmaz anlar yaşadı. Çelloda Müzik Öğretmeni Burak Vural ve gitarda Müzik Öğretmeni Ali Sarıkaya’nın sahne aldığı gecede, yerli ve yabancı eserlerden oluşan zengin bir repertuar sunuldu. Çello ve gitarın akustik uyumu, Kapadokya'nın masalsı atmosferinde dinleyicilere adeta görsel ve işitsel bir şölen yaşattı. Her Yaştan Katılımcıya Özel Konfor ve İkramlar Nevşehir Belediyesi tarafından etkinlik alanında sandalyesi olmayan vatandaşlar için mat (yer minderi) temin edilerek herkesin etkinliği rahatça takip etmesi sağlandı. Gece boyunca vatandaşlara kek, çay ve kahve servisi yapılırken; minik misafirler için de bardakta süt mısırı, horoz şekeri ve baloncuk gibi çeşitli ikramlar sunuldu. Başkan Rasim Ari’ya Teşekkür Açık havada hem doğa olayını takip eden hem de müziğin ruhuna eşlik ederek keyifli dakikalar geçiren vatandaşlar, organizasyondan duydukları memnuniyeti Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’ya ileterek teşekkürlerini sundu. Kolay Ulaşım İmkanı Sağlandı Vatandaşların etkinliğe rahatça katılım sağlayabilmesi amacıyla Nevşehir Belediyesi tarafından saat 20.30'da Paşa Konağı önünden ücretsiz servis imkanı da sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir Kuşakları Türkülerle Buluşturdu Haber

Mersin Büyükşehir Kuşakları Türkülerle Buluşturdu

Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ‘Bir Kuşaktan Bir Kuşağa’ konseri, duygu dolu anlara ve büyük bir coşkuya sahne oldu. Büyükşehir Emekli Evi üyelerinden oluşan ‘Türkülü Yürekler Korosu’nun sahne aldığı gecede, sanatseverler hem unutulmaz eserlerle buluştu hem de 19 Mayıs ruhunu türküler eşliğinde yaşadı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasında gerçekleştirilen ve Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestra Şefi Erdal Koşar’ın yönettiği konserde; türküler, marşlar ve Edip Akbayram ile Zülfü Livaneli şarkıları hep bir ağızdan söylenirken, salonu dolduran vatandaşlar ellerindeki Türk bayraklarıyla geceye eşlik etti. Konser boyunca Zülfü Livaneli’nin ‘Merhaba’, ‘Yiğidim Aslanım’ ve ‘Güneş Topla Benim İçin’ eserleri büyük beğeni toplarken; Nazım Hikmet’in her notasında hüzün ve memleket özlemi olan ‘Karlı Kayın Ormanı’, Sabahattin Ali’nin ‘Leylim Ley’ eseri ile Anadolu’nun içli ezgilerinden ‘Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme’ türküsü, salonu dolduran sanatseverlerden yoğun alkış aldı. Büyükşehir Emekli Evi üyelerinden oluşan koro solistleri de gece boyunca birçok eseri solo performanslarla seslendirdi. Konserin sürprizlerinden biri ise sanatçı Edip Akbayram’ın ‘Hasretinle Yandı Gönlüm’ türküsünün, seyircilerle birlikte doğaçlama söylenmesi oldu. Yıldırım: “Büyükşehir Belediyesi her zaman emeklilerin yanında” Konserin açılışında konuşan Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Engin Yıldırım, böylesi etkinliklerin toplumsal dayanışma açısından önemli olduğunu ve Büyükşehir Belediyesi’nin her zaman emeklilerin yanında olduğunu vurgulayarak, “Her zaman emeklilerimizle beraber olmayı, etkinlikler yapmayı ve onların mutlu olması için elimizden geleni yapıyoruz. Büyükşehir Belediyesi; yıllarca ailesine, bu ülkeye, bu topraklara emek veren değerli emeklilerimizin daima yanında olacak” ifadelerini kullandı. Günel: “Emeklilik, hayatın tadını çıkarmak ve tecrübelerimizi paylaşmaktır” Konserde konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hülya Toy Günel, emekliliğin üretimden kopmak anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Bugün karşınızda yıllarca çalışmış, üretmiş ve emekli olmuş bir yol arkadaşınız olarak bulunuyorum. Emeklilik köşeye çekilmek değil, hayatın tadını çıkarmak ve tecrübelerimizi paylaşmaktır” diye konuştu. Türkülerin, yeni nesle bırakılacak en güzel miras olduğunu kaydeden Günel, “Türkülerimiz, geçmişimizi geleceğimize bağlıyor. Başkanımız Vahap Seçer öncülüğünde, her zaman sizlerin yanınızdayız. Hayata geçirdiğimiz Emekli Evleri; bizlerin sosyalleştiği, paylaştığı ve bir araya gelip şarkılar söylediği birer yuva haline geldi. Sizlerin hayatını kolaylaştırmak ve hak ettiğiniz değeri göstermek, bizim en büyük görevimizdir” ifadelerini kullandı. Koşar: “7-8 aydır düzenli olarak bu konsere çalışıyorduk” Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestra Şefi Erdal Koşar ise yaklaşık 7-8 aydır düzenli olarak konsere çalıştıklarını ve bu yıl repertuvarı farklı ezgilerle zenginleştirdiklerini söyleyerek, “Bu yıl farklı bir konser yapalım istedik. Halk Müziği Korosu’yuz, ama onun dışında ezgilerle bugün Mersin'i selamladık. 19 Mayıs Haftası olması nedeniyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların anısına güzel bir repertuvar hazırladık. Dinleyicilerimizden aldığımız geri dönüşler de çok güzel, enerji had safhadaydı” diye konuştu. Sanatseverler, duygu ve coşku dolu geceye Türk bayraklarıyla eşlik etti Konsere katılan vatandaşlar da gece boyunca yaşanan atmosferden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Sanatseverlerden Aysel Bezek, konserin geçen yıla göre çok daha coşkulu geçtiğini belirterek, “19 Mayıs’ı ve değerli sanatçıları anmamız çok güzel oldu. Çok memnun kaldık. İnşallah seneye de geliriz. Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” dedi. Nezahat Parlak, konserin kendisinde büyük iz bıraktığını söyleyerek, “Ben Mersin’e geldim geleli bu kadar muhteşem bir konser yaşamadım. Sanatçılarımızla, Atatürk’ümüzle, ruhuma ve kalbime çok işledi. Hepsinin emeğine sağlık” ifadelerini kullandı. Koristlerden Sultan Uyanık, yaklaşık 7-8 aydır konser için hazırlandıklarını belirterek, “Bugün bütün türkülerimizi canı gönülden ve yürekten söyledik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Konser sonunda; Büyükşehir Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Kent Orkestrası bünyesinde sahne alan solistler, daire başkanları ve müdürler, sahnede hep birlikte ‘Ey Özgürlük’ şarkısını seslendirdi. Vatandaşlar ise ellerindeki Türk bayraklarıyla şarkıya eşlik ederek, geceyi büyük bir coşkuyla tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Harflerin İzinde: 41 Yıl” Sergisi, Sanatseverlerle Buluşuyor Haber

Harflerin İzinde: 41 Yıl” Sergisi, Sanatseverlerle Buluşuyor

Klasik Türk Sanatları Vakfı ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan sergi, 24 Mayıs 2026 tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. “Türkiye’ye Değer” vizyonuyla kültür ve sanatı toplumun her kesimi için erişilebilir kılmayı hedefleyen Türk Telekom, kültürel mirasın korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali başta olmak üzere kültür-sanat alanında önemli projelere destek veren Türk Telekom, “Harflerin İzinde: 41 Yıl” sergisine sponsor olarak geleneksel hat sanatını sanatseverlerle buluşturuyor. Türk hat sanatına kırk bir yılını adayan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Ali Toy’un farklı dönemlerine ait 104 eserin yer aldığı sergi; az bilinen talik, divânî, celî divânî, kadim divânî, rika, şikeste, makıli, mimari kufi ve yeni tarz hat çeşitleriyle yazılmış eserlerden oluşuyor. Mimarlık disiplininden beslenen eserlerde, geçmişin güçlü estetik hafızası günümüzün teknik yaklaşımı ve çağdaş yorum anlayışıyla yeniden hayat buluyor. Hat eserleri, dönemlerin teknik yaklaşımını, estetik anlayışını, zevkini ve ihtiyaçlarını yansıtan önemli kültürel belgeler olarak öne çıkıyor. Sanatseverler ve öğrenciler için önemli bir kaynak Klasik Türk Sanatları Vakfı tarafından hazırlanan sergi, hat sanatında geçmişten devralınan birikimin bugün nasıl yeniden anlam kazandığını ve geleceğe nasıl taşınabileceğini ortaya koymayı hedefliyor. Serginin, sanatseverler ve hat sanatı öğrencileri için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıması amaçlanıyor. “Harflerin İzinde: 41 Yıl-Ali Toy Sergisi”, 24 Mayıs 2026 tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür Sanat Merkezi’nde her gün 10.00–18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek olup, 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü ziyarete kapalı olacak. Hat sanatında özgün bir isim: Ali Toy Ali Toy, İTÜ Mimarlık Fakültesi ve Yıldız Üniversitesi Röleve-Restorasyon Bölümü mezunudur. Prof. Dr. Ali Alparslan’dan talik, divani ve rika eğitimi alan sanatçı, yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda sergiye katılmış, 32 kişisel sergi açmıştır. IRCICA’nın düzenlediği uluslararası yarışmalarda 6 ödüle layık görülen Toy; talik, divani ve modern hat eserleriyle dikkat çekerken modern hat çalışmalarında temel geometrik çizgileri kullanıyor. Özellikle bugün unutulmaya yüz tutmuş makıli, mimari kufi ve kadim divani hat çeşitleri üzerine araştırmalar yürüten sanatçı, bu alanlardaki çalışmalarıyla tanınıyor. Çalışmalarını İstanbul’da sürdüren sanatçı, 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Toy, halen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.