Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanayi Ekosistemi

Kapsül Haber Ajansı - Sanayi Ekosistemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi Ekosistemi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arçelik'ten 200 Milyon Euroluk Dev Yatırım Haber

Arçelik'ten 200 Milyon Euroluk Dev Yatırım

Açılış töreninde konuşan Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen, “Koç Topluluğu olarak 100 yıldır yatırımlarımız, üretimimiz, istihdamımız ve ihracatımızla ülkemizin kalkınmasına katkı sağlıyoruz. Ülkemizin geleceğine duyduğumuz güven ve uzun vadeli bakış açımızla teknolojiye ve insana yatırım yapmaya devam ediyoruz. Arçelik’in son beş yılda Türkiye’de gerçekleştirdiği yaklaşık 458 milyon euroluk yatırım ve bugün açılışını yaptığımız Manisa Çamaşır Makinesi İşletmemiz de bu anlayışımızın somut birer göstergesi” dedi. Arçelik CEO’su Can Dinçer ise tesisin üretim ve ihracat gücüne dikkat çekerek, “Manisa’da Türkiye’nin mühendislik birikimini küresel üretim deneyimimiz ve ileri teknolojilerle bir araya getiriyoruz. Yıllık 4 milyona yakın üretim kapasitesine sahip işletmemizde her 6 saniyede bir çamaşır makinesi üretiyor, üretimimizin %44’ünü 106 ülkeye ihraç ediyoruz. Yeni işletmemizle ülkemizin üretim ve ihracat gücüne katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu. Ev teknolojilerinin lider şirketi Arçelik, Koç Topluluğu’nun 100. yılında Manisa’daki yeni Çamaşır Makinesi İşletmesi’nin resmî açılışını gerçekleştirdi. Şirketin 2021 yılında devraldığı üretim kampüsünde yaklaşık 200 milyon euro yatırımla hayata geçirilen işletme, küresel üretim ağının önemli merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. 92 bin metrekarelik alana kurulu yeni tesis, Arçelik’in 13 ülkede 38 tesise yayılan küresel üretim deneyimini ileri otomasyon, dijitalleşme ve ar-ge yetkinlikleriyle bir araya getiriyor. Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi, Ankara, Bolu, Eskişehir, Kocaeli ve Tekirdağ’daki tesislerle birlikte şirketin Türkiye’deki üretim altyapısını güçlendirirken hem Türkiye’ye hem de dünyanın farklı coğrafyalarına yönelik üretim gerçekleştiriyor. İşletmenin açılış törenine Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen, Arçelik CEO’su Can Dinçer ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Koç Holding ve Arçelik yöneticileri ve çalışanları katıldı. Polat Şen: “Arçelik ile son beş yılda ülkemizdeki üretim altyapısına yaklaşık 458 milyon euro yatırım yaptık” Arçelik’in yeni işletmesinin açılış töreninde konuşan Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen, “Kurucumuz merhum Vehbi Koç’un Ankara’da attığı temeller üzerinde gelişen Topluluğumuzun yolculuğu, Cumhuriyetimizin ekonomik ve toplumsal gelişimiyle birlikte şekillendi. Koç Topluluğu olarak 100 yıldır yatırımlarımız, üretimimiz, istihdamımızla ve ihracatımızla ülkemizin kalkınmasına katkı sağlıyoruz. Ülkemizin geleceğine duyduğumuz güven ve uzun vadeli bakış açımızla teknolojiye ve insana yatırım yapmaya devam ediyoruz. Arçelik’in son beş yılda Türkiye’de gerçekleştirdiği yaklaşık 458 milyon euroluk yatırım ve bugün açılışını yaptığımız, yaklaşık 200 milyon euro yatırımla hayata geçirilen Manisa Çamaşır Makinesi İşletmemiz bu yaklaşımımızın somut göstergeleri. Topluluğumuzun 100. yılında işletmemizin açılışını gerçekleştirirken, Cumhuriyetimizin bize kazandırdığı üretim kültürünü ve sanayi birikimini ileri teknolojilerle buluşturuyoruz” diye konuştu. Dijital dönüşüm ve sürdürülebilirliğin önemine vurgu yapan Polat Şen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Topluluk olarak 2016 yılında başlattığımız Dijital Dönüşüm Programı ile üretim altyapımızı, teknolojik yetkinliklerimizi ve çalışma arkadaşlarımızın becerilerini geliştirmeye devam ediyoruz. Koç Topluluğu bünyesindeki altı üretim tesisi, Dünya Ekonomik Forumu’nun Global Lighthouse Network’ünde yer alıyor. Bu tesislerdeki başarılı uygulamalarımızı diğer işletmelerimize de yaygınlaştırıyoruz. Manisa’da ileri üretim teknolojilerini enerji ve su verimliliğiyle buluşturan uygulamalarımız, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik anlayışımızın somut karşılığını oluşturuyor. Bu dönüşümün temelinde, çalışma arkadaşlarımızın bilgi birikimi ve gelişime açık yaklaşımı bulunuyor. Teknolojiye ve insana birlikte yatırım yaparak ülkemiz için kalıcı değer yaratma anlayışımız, ikinci yüzyılımıza yön veren vizyonumuzun da temelini oluşturuyor.” Can Dinçer: “Manisa’da ürettiğimiz makineler ülkemizin mühendisliğini 106 ülkeye taşıyor” Arçelik’in çamaşır makinesi üretimindeki yolculuğuna dikkat çeken Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Arçelik olarak 71 yıldır ülkemize değer katmak için çalışıyoruz. 1959 yılında Türkiye’nin ilk yerli çamaşır makinesini ürettiğimizde, üretim bandından günde 15 makine çıkıyordu. Bugün Manisa’da her 6 saniyede bir çamaşır makinesi üretiyoruz. 10 ülkeye yayılan bir üretim ağına sahibiz. Küresel çamaşır makinesi pazarının 2026 yıl sonunda yaklaşık 144 milyon adetlik satış hacmine ve 67,5 milyar dolarlık perakende satış değerine ulaşması bekleniyor. Bu pazara hizmet veren önemli üretim merkezlerimizden biri olan Manisa’da, Türkiye’nin mühendislik birikimini küresel üretim deneyimimiz ve ileri teknolojilerle bir araya getiriyoruz. Yıllık 4 milyona yakın üretim kapasitesine sahip işletmemizde üretimimizin %44’ünü 106 ülkeye ihraç ediyoruz. Yeni işletmemizle ülkemizin üretim ve ihracat gücüne katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz” dedi. Üretimde dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik uygulamalarına değinen Can Dinçer sözlerini şöyle sürdürdü: “‘Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın’ vizyonumuzla Manisa’da da enerji ve su verimliliğine odaklanıyoruz. Kampüsümüzdeki 10,2 MWp gücündeki güneş enerjisi santralimiz, Çamaşır Makinesi İşletmemizin yıllık elektrik ihtiyacının yaklaşık %46’sına eşdeğer elektrik üretiyor. Yağmur suyu depolama sistemimizle de su tüketimini azaltıyoruz. İşletmede üretim süreçleri ve altyapıda hayata geçirdiğimiz iyileştirmelerle 2023 baz yılına göre 2025’te doğrudan sera gazı emisyonlarını %95 oranında düşürdük. Genel otomasyon seviyesinin %75’e ulaştığı işletmemizde, malzeme taşımada kullandığımız otomatik yönlendirmeli araçlar (AGV) ve üretimde yararlandığımız robotik sistemlerle verimliliği artırırken, çalışma arkadaşlarımızın fiziksel yükünü de azaltıyoruz. İşletmemizin gelişimine katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarımıza, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. Manisa’da hayata geçirdiğimiz bu uygulamalar, mühendislik ve teknolojiyi kaynakların verimli kullanımı ve insan emeğiyle buluşturan üretim anlayışımızı yansıtıyor.” Üretim ve istihdamla gelişen sanayi ekosistemi Arçelik, Türkiye’deki Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi’nin yanı sıra Bangladeş, Çin, İtalya, Pakistan, Güney Afrika, Polonya, Romanya, Rusya ve Slovakya’daki tesisleriyle toplam 10 ülkede çamaşır makinesi üretiyor. Şirket, Manisa’daki çamaşır makinesi ve buzdolabı işletmelerinde toplam yaklaşık 1800 kişiye istihdam sağlıyor. Çamaşır Makinesi İşletmesi’nde 134 tedarikçiyle doğrudan, 83 tedarikçiyle dolaylı olarak yürütülen iş birlikleri de üretimin çevresinde gelişen sanayi ekosistemini destekliyor. Üretimden malzeme dağıtımına ileri otomasyon Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi’nde üretim süreçleri, yapay zekâ tabanlı sistemler ve veri odaklı yönetim uygulamalarıyla destekleniyor. Üretim, depolama ve malzeme dağıtımının yüksek otomasyonla yürütüldüğü toplam 44.700 metrekarelik “karanlık fabrika” alanlarında otomasyon seviyesi %100’e varıyor. Malzeme dağıtımında raylı güdümlü araçlar ve otomatik yönlendirmeli araçlar (AGV) kullanılıyor. Robotik uygulamalar, tekrarlayan ve fiziksel güç gerektiren işlerde çalışanların yükünü azaltırken, ekiplerin uzmanlık gerektiren görevlere odaklanmasını destekliyor. Kaynak verimliliğine uluslararası sertifika Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi’nin genişleme projesi, enerji, su ve malzeme kullanımında kaynak verimliliğini değerlendiren EDGE Advanced sertifikasını aldı. Uluslararası Finans Kurumu (IFC) tarafından geliştirilen sertifikasyon sistemi kapsamında projede, referans binaya kıyasla %73 enerji ve %23 su tasarrufu ile yapı malzemelerinin gömülü karbon etkisinde %20 azalma sağlandı. EDGE Advanced sertifikası, standart referans binaya kıyasla enerjide en az %40, suda en az %20 tasarruf ve yapı malzemelerinin gömülü karbon etkisinde en az %20 azalma kriterlerini karşılayan projelere veriliyor. Farklı coğrafyaların ihtiyaçlarına yönelik ar-ge çalışmaları Manisa’daki ar-ge merkezinde, Türkiye’den Avrupa’ya, Asya’dan Amerika ve Avustralya’ya uzanan farklı coğrafyalardaki tüketicilerin yıkama alışkanlıkları ve beklentileri dikkate alınarak ürün ve teknolojiler geliştiriliyor. Farklı kumaş, leke, deterjan ve su koşullarının simüle edildiği test süreçleri, bağlantılı çamaşır makinelerinden gelen anonim kullanım verileri ve saha denemeleriyle destekleniyor. İşletmedeki ürünlerin dayanıklılığı ve uzun ömürlülüğü ise ar-ge laboratuvarlarındaki çalışmaların yanı sıra TÜV Rheinland ve VDE gibi bağımsız uluslararası kuruluşların test ve sertifikalarıyla doğrulanıyor. Tüketicilerin kısa programlarda da temizlik performansından ödün vermeme beklentisine yanıt veren SuperWash teknolojisi, bu ürün geliştirme yaklaşımının somut örneklerinden biri. Özel tambur kanatları ve geliştirilmiş algoritmasıyla deterjanın daha hızlı çözünmesini ve suyun tambur içinde daha eşit dağılmasını sağlayan teknoloji, hız ve temizlik performansını bir araya getiriyor. SuperWash teknolojili çamaşır makineleri, Super 40°C 40 dk programında tam doluyken bile 40°C’de yalnızca 40 dakikada kanıtlanmış temizlik performansı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding ve TSE Global’den   Gıda Güvenliği Alanında Stratejik İş Birliği Haber

Yıldız Holding ve TSE Global’den Gıda Güvenliği Alanında Stratejik İş Birliği

Yıldız Holding ile Türk Standardları Enstitüsü’nün (TSE) iştiraki TSE Global arasında gıda güvenliği ve helal üretim prensipleri alanında stratejik iş birliği protokolü imzalandı. Yıldız Holding’de gerçekleştirilen imza törenine TSE Global Yönetim Kurulu Başkanı ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, TSE Global Genel Müdürü ve UDK Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Alper Türedi, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Gıda Güvenliği Kurulu Başkanı İbrahim Taşkın ile Yıldız Holding ve TSE Global yöneticileri katıldı. İş birliği kapsamında Yıldız Holding Gıda Güvenliği Kurulu’nun gıda güvenliği alanındaki birikimi ile TSE Global’in uygunluk değerlendirme uzmanlığı bir araya getirilecek. TSE Global’in muayene, gözetim ve tedarikçi denetimleri ile belgelendirme hizmetleri başta olmak üzere uygunluk değerlendirme alanındaki yetkinliklerinden Yıldız Holding Gıda Güvenliği Kurulu liderliğinde Türkiye’deki ve yurt dışındaki faaliyetlerinde yararlanılacak; çalışmalar ihtiyaçlar doğrultusunda tedarikçi ekosistemini de kapsayabilecek. Yıldız Holding, gıda güvenliğini kalite kontrol, mevzuata uyum, gıda savunması, tedarik zinciri bütünlüğü ve tüketici hassasiyetlerini birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşımla yönetiyor; Yıldız Holding Gıda Güvenliği Kurulu koordinasyonunda 11 ülkedeki 33 gıda ve gıda ile ilişkili üretim tesisinde süreçler ortak prensipler doğrultusunda yürütülüyor. Söz konusu iş birliğinin çerçevesinde, ilgili ulusal ve uluslararası standartlar ve mevzuat doğrultusunda denetim, belgelendirme, uygunluk değerlendirmenin önemli alt kırılımlarından biri olan ‘’teorik ve uygulamalı eğitimler’’ gibi ihtiyaç duyulması olası diğer teknik hizmetlerden yararlanılması hedefleniyor. TSE Global Yönetim Kurulu Başkanı ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan: “Güçlü bir sanayi ekosistemi, güçlü bir kalite altyapısıyla mümkündür.” TSE Global Yönetim Kurulu Başkanı ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, imza töreninde yaptığı konuşmasında şu açıklamalarda bulundu: “Günümüzde kalite, güvenilirlik ve uluslararası standartlara uyum, sanayimizin küresel rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar arasında yer almaktadır. Özellikle doğrudan insan sağlığını ilgilendiren gıda sektöründe, üretimden tüketime uzanan tüm süreçlerin güvenilir ve sürdürülebilir bir yaklaşımla yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Türk Standardları Enstitümüzün yüzde yüz iştiraki olan TSE Global ile Yıldız Holding arasında hayata geçirilen bu iş birliğini, ülkemizin ve bu konuda uzmanlıklarını sahip oldukları yetkinliklerle kanıtlamış kamu kuruluşlarımızın uygunluk değerlendirme alanındaki teknik birikimini özel sektörümüzün uluslararası deneyimiyle buluşturabiliyor olmamız açısından kıymetli buluyoruz. Söz konusu iş birliğinin gıda güvenliği alanındaki çalışmaların güçlendirilmesine, ülkemizin uygunluk değerlendirme kapasitesinin uluslararası ölçekte daha etkin değerlendirilmesine ve Türk sanayisinin küresel değer zincirlerindeki konumuna katkı sağlamasını temenni ediyoruz.” Dr. Hüseyin Alper Türedi:“Gıda güvenliğinde tedarikçi zincirinden hammadde ve üretim prosesleri boyunca devam eden ve üretim sonrası izlenebilirlik ile tüketiciye güvenli ürün sunulmasına uzanan bütüncül bir iş birliği hedefliyor, uygunluk değerlendirmenin üretim ve hizmetin ayrılmaz bir parçası olduğu stratejisi ile ilerliyoruz ” TSE Global Genel Müdürü ve UDK Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Alper Türedi yeni iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Gıda güvenliği ve helal üretim prensipleri, yalnızca nihai ürünün kontrol edilmesiyle sınırlı olmayan; hammaddeden üretime, tedarikçi değerlendirmelerinden uluslararası standartlara uyuma kadar tüm süreçlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını gerektiren hayati bir kontrol mekanizmasıdır. Yıldız Holding ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Holdingin gıda güvenliği alanındaki deneyimini TSE Global'in denetim, belgelendirme ve diğer uygunluk değerlendirme uzmanlıklarıyla bir araya getirmektedir. Protokol kapsamında, Yıldız Holding’in farklı coğrafyalarda yerleşik üretim tesisleri başta olmak üzere tedarikçileri ve şubelerinde gerçekleştirilecek uygunluk değerlendirme faaliyetlerine yönelik denetimlerde, gıda güvenliği ve helal prensipleri doğrultusunda, ulusal ve uluslararası standartlar ile ilgili mevzuat esas alınarak çalışmalar yürütülmesi hedeflenmektedir. Uzun vadeli bir çerçeveye sahip bu iş birliğiyle, Yıldız Holding’in kalite, gıda güvenliği ve güvenilirlik süreçlerinin desteklenmesini; farklı coğrafyalardaki faaliyetlerinde ihtiyaç duyduğu teknik çözümlere uygunluk değerlendirme alanlarında katkı sunulmasını ve tedarik zinciri genelinde ortak kalite anlayışının güçlendirilmesini hedefliyoruz.” Mehmet Tütüncü: “Gıda güvenliğini uzun vadeli bir sorumluluk olarak görüyoruz” Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, gıda güvenliğinin Holding’in temel iş önceliklerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Gıda güvenliği, kuruluşumuzdan bu yana iş yapış biçimimizin temel unsurları arasında yer alıyor. Yıldız Holding olarak faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda gıda güvenliğini temel sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Ham maddeden üretime, tedarik zincirinden tüketiciye uzanan bütün süreçlerde bilimsel yaklaşımı, tüketici hassasiyetlerini, güçlü standartları ve sürekli gelişimi esas alıyor; gıda güvenliğini kalite kontrol, mevzuata uyum, gıda savunması ve tedarik zinciri bütünlüğünü kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bu yaklaşımı Gıda Güvenliği Kurulumuzun koordinasyonunda faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda ortak prensiplerle uyguluyoruz. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 sürecinde Gıda Güvenliği ve Tarım alanındaki çalışmalara eş başkanlık ederken de gıda güvenliğinde kalıcı ilerlemenin uygulanabilir ve ölçeklenebilir çözümler geliştirmekten geçtiğine inanıyoruz. TSE Global ile imzaladığımız iş birliği protokolünü de bu yaklaşımın somut adımlarından biri olarak görüyoruz. TSE Global’in uygunluk değerlendirme alanındaki yetkinliğinin çalışmalarımıza katkı sağlayacağına inanıyor; bu iş birliğine emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza ve TSE Global ekibine teşekkür ediyorum.” İbrahim Taşkın: “Gıda güvenliği alanındaki birikimimizi TSE Global’in yetkinliğiyle buluşturuyoruz” Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Gıda Güvenliği Kurulu Başkanı İbrahim Taşkın, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Gıda güvenliğinin sürekliliğini sağlamanın önemli unsurlarından biri, güçlü standartların sahada sistematik biçimde uygulanması, izlenmesi ve bağımsız olarak doğrulanmasıdır. Yıldız Holding Gıda Güvenliği Kurulumuzun koordinasyonunda 11 ülkedeki 33 tesisimizde süreçlerimizi ortak prensipler doğrultusunda yürütüyoruz. Bu yaklaşımı kendi üretim tesislerimizle sınırlı tutmuyor; tedarik zinciri boyunca güven ve izlenebilirliği gözetiyoruz. Gıda güvenliği ve gıda savunmasının yanı sıra helal, koşer ve farklı tüketici hassasiyetlerine ilişkin standartlarımızın farklı coğrafyalardaki uygulamalarını takip ediyor ve denetliyoruz. TSE Global ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğini, yıllar içinde oluşturduğumuz bilgi birikimi ve standartlarımızı TSE Global’in uygunluk değerlendirme alanındaki yetkinliğiyle buluşturan önemli bir adım olarak görüyorum. İş birliğimizin hayırlı olmasını diliyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FANUC, Clarivate’ın “2026 Dünyanın En Yenilikçi 100 Şirketi” Listesinde Yer Aldı Haber

FANUC, Clarivate’ın “2026 Dünyanın En Yenilikçi 100 Şirketi” Listesinde Yer Aldı

FANUC Corporation, küresel ölçekte inovasyon performansını değerlendiren Clarivate Plc tarafından açıklanan “Top 100 Global Innovators 2026” listesinde yer alma başarısı gösterdi. FANUC, bu prestijli listeye 7’nci kez girerken, üst üste 5’inci yıl bu unvana layık görülerek dikkat çekti. Clarivate, her yıl kendine özgü metodolojisi ve patent verilerine dayalı analizleri ile dünyanın en yenilikçi şirketlerini ve kurumlarını belirliyor. 2026 listesinde yer alan şirketlerin, yüksek yoğunluklu yapay zekâ (AI) temelli buluşların yüzde 16’sını temsil etmesi, yapay zekânın inovasyondaki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu. Endüstriyel Otomasyonda Odaklı İnovasyon FANUC, faaliyetlerini endüstriyel otomasyon alanında yoğunlaştırarak, uzun yıllardır araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yatırımlarını bu uzmanlık alanı doğrultusunda sürdürüyor. Şirket, yüksek rekabet gücüne sahip ürünler geliştirmeyi ve bunları küresel pazarlara sunmayı hedeflerken, aynı zamanda dünya çapında patent stratejileri ile fikri mülkiyet portföyünü güçlendiriyor. Bu yaklaşım sayesinde FANUC, yalnızca teknolojik üstünlüğünü değil, kurumsal değerini de uzun vadeli olarak artırmayı amaçlıyor. Yapay Zekâ Destekli Üretim Teknolojileri Öne Çıkıyor Son yıllarda FANUC, üretim sahalarında verimliliği artırmak amacıyla yapay zekâ teknolojilerine özel bir odaklanma stratejisi izliyor. Sayısal kontrol sistemleri, robot kontrol teknolojileri ve akıllı üretim çözümleri gibi birçok alanda AI tabanlı patent başvuruları yapan şirket, bu alandaki konumunu da güçlendirdi. Japonya Patent Ofisi tarafından geçtiğimiz yıl yayımlanan bir araştırmaya göre FANUC, Japonya’daki yapay zekâ ile ilgili patent başvurularında 18’inci sırada yer aldı. Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Rekabet Vurgusu FANUC yetkilileri, bu başarının teknoloji geliştirme vizyonu ve fikri mülkiyet stratejisinin bağımsız ve objektif bir şekilde takdir edilmesinin sonucu olduğunu vurguladı. Şirket, önümüzdeki dönemde de küresel iş ortamındaki değişimlere uyum sağlayan fikri mülkiyet faaliyetlerini sürdürmeyi, rekabet gücünü artırmayı ve sürdürülebilir büyümeyi hedefliyor. FANUC, fikri mülkiyeti koruyarak ve etkin biçimde kullanarak yalnızca teknolojik yeniliklere katkı sunmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal ve çevresel sorunlara çözüm üreten bir sanayi ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı Haber

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yerli üretim kabiliyetiyle geliştirdiği yüksek verimli TOPCon High Efficiency güneş hücreleri ile uluslararası düzeyde önemli bir başarıya daha imza attı. Firma, IEC 63209 sertifikasını almaya hak kazanarak, ürün kalitesini ve teknolojik yetkinliğini bir kez daha tescilledi. Sertifikasyon süreci kapsamında CW Enerji’nin yerli TOPCon High Efficiency hücreleri; yüksek sıcaklık, nem, mekanik yük, termal döngü ve UV gibi zorlu çevresel koşullara karşı uzun süreli dayanıklılık testlerinden başarıyla geçti. Daha önce IEC 61215 sertifikasını alan CW Enerji, IEC 63209 sertifikasıyla birlikte ürün dayanıklılığını ve saha performansını daha ileri seviyede kanıtlamış oldu. Tarık Sarvan: Bizim için büyük bir gurur kaynağı CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, alınan sertifikaya ilişkin değerlendirmesinde, bu başarıyla birlikte hem yerli üretim kapasitelerini güçlendirdiklerini hem de küresel pazarlarda rekabet üstünlüğünü geliştirdiklerini söyledi. Bu adımın CW Enerji’nin yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojilerindeki yerlileşme hedefi, AR-GE gücü ve uzun ömürlü ürün üretme vizyonunun en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarvan, “Yerli ve milli üretim anlayışımız doğrultusunda hayata geçirdiğimiz TOPCon High Efficiency güneş hücresi yatırımlarımızın, uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından da tescillenmesi bizim için büyük bir gurur kaynağı. IEC 63209 Sertifikası, teknolojimizin yalnızca verimlilik açısından değil, uzun dönem güvenilirlik ve dayanıklılık açısından da dünya standartlarında olduğunu kanıtlıyor. Aldığımız her sertifika ile “Türkiye’nin teknoloji üretme gücünü bir üst seviyeye taşıyoruz” dedi. Teknoloji odaklı yerli üretim gücü uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi Güneş paneli ve hücrelerinin dayanıklılığını ve performansını doğrulayan uluslararası standartlardan IEC 61215 sertifikasının, uzun yıllardır sektörde ‘temel güvenilirlik standardı’ olarak kabul edildiğini ifade eden Savan, bu standartın sıcaklık döngüleri, nem-ısı dayanımı, mekanik yük testleri gibi temel çevresel zorlayıcı koşullarda ürünün performansını doğruladığını kaydetti. Sarvan, “IEC 63209 ise özellikle yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojileri için güvenilirlik doğrulamasını daha ileri taşıyan bir yaklaşımdır. Bu standart kapsamında aynı testlerin bazıları daha uzun süre ve daha zorlu koşullarda uygulanarak, ürünün gerçek saha şartlarında daha uzun ömürlü performans göstermesi hedeflenir. IEC 63209 süreci, güneş hücrelerinin yalnızca laboratuvarda değil, uzun yıllar boyunca gerçek dış ortam etkilerine maruz kaldığında nasıl davranacağını daha iyi simüle etmeyi amaçlar. Bu sertifikayla birlikte CW Enerji’nin teknoloji odaklı yerli üretim gücünün uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledik” diye konuştu. Yerli ve milli üretim yaklaşımı Sürdürülebilir büyüme ve teknoloji odaklı üretim hedefiyle çalışmalarına kararlılıkla devam ettiklerini dile getiren Sarvan, “Bu başarıyı çalışma arkadaşlarımızın özverili katkıları ve Türkiye’ye değer katma vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yatırımlar sayesinde elde ettik. Yerli ve milli üretim yaklaşımımızla, hem ülkemizin dışa bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlamayı hem de küresel ölçekte rekabet gücü yüksek, inovatif ve katma değer üreten bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda AR-GE, teknolojik dönüşüm ve ileri üretim altyapısına yönelik yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.