Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şanlıurfa

Kapsül Haber Ajansı - Şanlıurfa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şanlıurfa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hepsiburada’dan TEKNOFEST’te Yapay Zeka Destekli Lojistik Yarışması Haber

Hepsiburada’dan TEKNOFEST’te Yapay Zeka Destekli Lojistik Yarışması

Hepsiburada, T3 Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücüsü olduğu TEKNOFEST 2026 kapsamında gerçek operasyonel problemlere çözüm üretmeyi hedefleyen “Yapay Zeka Destekli Lojistik Anahat Optimizasyonu Yarışması” gerçekleştirecek. Genç katılımcılardan kapasite, hacim ve servis seviyesi kısıtlarını gözeterek teslimat atamalarını gerçekleştirebilen, transfer merkezleri arasındaki rotaları en verimli şekilde planlayabilen ve makine öğrenmesi yöntemleriyle teslimat hacimlerini öngörebilen bütüncül çözümler tasarlamaları bekleniyor. Gerçek Veri Setleriyle Ölçülebilir ve Uygulanabilir Çözümler Yarışma sürecinde takımlar, gerçek operasyonel veri setleri üzerinden çalışarak maliyet, gecikme riski, kapasite kullanımı ve operasyonel kısıtları birlikte ele alan modeller geliştirecek. Bu doğrultuda ekipler karşılaştırılabilir, ölçülebilir ve sahada uygulanabilir bir anahat optimizasyon yaklaşımı sunacak. Gençler tarafından ortaya çıkarılan projeler; lojistik operasyonlarda verimliliğin artırılmasına, hizmet seviyesinin iyileştirilmesine ve sürdürülebilir planlama modellerinin ortaya çıkmasına odaklanacak. Yarışmada finale kalan takımlar, çözümlerini fiziksel sunum aşamasında jüriye aktaracak. Kazanan ekipler ise 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST 2026 sahnesinde ödüllerini alarak projelerini geniş kitlelerle paylaşma fırsatı yakalayacak. Son Başvuru Tarihi 22 Mart Son başvuru tarihi 22 Mart 2026 olan yarışmaya ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde eğitim gören öğrenciler ve mezuniyet tarihinden 1 yıl geçmemiş kişiler başvurabiliyor. Takımların en az 2, en fazla 4 kişiden oluşması şartı bulunuyor. Yarışmada birinci seçilen takım 150 bin, ikinci takım 120 bin, üçüncü takım ise 100 bin liralık ödüle hak kazanacak. Yarışma takvimi, şartlar, süreçler hakkında detaylı bilgi ve başvuru için: https://teknofest.org/tr/yarismalar/yapay-zeka-destekli-lojistik-anahat-optimizasyonu-yarismasi/ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ramazan Ruhunu Yaşatan 5 Şehir Haber

Ramazan Ruhunu Yaşatan 5 Şehir

Ramazan ayının huzur veren atmosferi, tarihi ve dini mekanlara yapılan ziyaretlerle birleştiğinde unutulmaz bir seyahat deneyimine dönüşüyor. ENUYGUN.com’un hazırladığı listeye göre mahyaları ve iftar çadırlarıyla İstanbul, tasavvufun kalbi Konya, peygamberler şehri Şanlıurfa ve Osmanlı’nın eşsiz mimari mirasını taşıyan Bursa ile Edirne bu özel ayda ziyaretçilerini bekliyor. İstanbul Pek çok medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle her dönemde olduğu gibi ramazan ayında da eşsiz bir şehir. Tarihi camileri, manevi atmosferi ve geleneksel ramazan etkinliklerinin öne çıktığı İstanbul’da ziyaretçilerin ilk durağı genellikle Sultanahmet oluyor. Sultanahmet Meydanı ve Sultanahmet Camii’nin yanı sıra Eyüp Sultan Camii, Süleymaniye Camii, Fatih Camii ve Yeni Camii gibi tarihi ve dini mekanları ziyaret ederek ramazanın ruhunu doyasıya yaşayabilirsiniz. Ramazanda İstanbul’u doyasıya yaşamak isterseniz Hacivat-Karagöz gösterileri ve tasavvuf musikisi dinletilerine katılabilir, Yerebatan ve Şerefiye Sarnıcı gibi tarihi alanları ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Konya Ramazan ayında Konya’ya giderseniz Mevlâna Türbesi ve Mevlâna Müzesi başta olmak üzere Şems-i Tebrizi Türbesi, Şeyh Sadrettin Konevi Türbesi ve Alaeddin Camii Eşrefoğlu Camii, Aziziye Camii, Kapu Camii’yi ziyaret edebilirsiniz. Selçuklu mirasını yakından tanımak için Karatay Medresesi, Sırçalı Medrese ve İnce Minareli Medrese’yi gezebilirsiniz. Ramazan duygusunu Konya’nın tarihi ve manevi atmosferi içinde doyasıya yaşayabilirsiniz. Bursa Ramazan ruhunu yaşamak ve Osmanlı mutfağının eşsiz lezzetlerini iftar sofralarında tatmak isteyenler için ziyaret edilebilecek şehirlerden bir diğeri de Bursa. Bursa’da Ramazan boyunca tarihi ve manevi atmosferi ile öne çıkan İznik’teki Ayasofya Camii, Ulu Camii, Gazi Orhan Bey Camii, Muradiye Camii, Muradiye Külliyesi ve Emir Sultan Külliyesi gibi önemli noktaları ziyaret edebilirsiniz. Bursa lezzetleriyle bezeli geleneksel iftar sofraları da mutlaka denenmeli. Şanlıurfa ENUYGUN.com’un listesinde yer alan diğer şehir de Şanlıurfa. Şanlıurfa’da İbrahim peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen Balıklıgöl ve Şuayb peygamberin yaşadığına inanılan Harran'a bağlı Özkent Köyü, Selahaddin Eyyubi Camii, Hasan Padişah Camii, Mevlevihane Camii, Yusuf Paşa Camii ve Rızvaniye Camii gibi önemli tarihi ve dini mekanları ziyaret ederek ramazanın ruhunu derinden hissedebilirsiniz. Şanlıurfa’ya yolunuz düşerse Harran Evleri, antik Harran Üniversitesi kalıntıları, Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Şanlıurfa Müzesi, Kızlar Sarayı ve Göbeklitepe gibi tarihi yerleri gezerek eşsiz bir kültürel deneyim de yaşayabilirsiniz. Edirne Şehrin en önemli simgesi olan, aynı zamanda Mimar Sinan’ın ustalık eserim dediği Selimiye Camii, özellikle ramazan ayında en çok ziyaret edilen yerlerden. Edirne’de, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii’nin yanı sıra Muradiye Camii, Eski Camii, Gazimihal Camii, Üç Şerefeli Cami de mutlaka görülmeli. Edirne’ye yolunuz düşerse, Mimar Sinan’ın eserleri arasında bulunan Rüstem Paşa Kervansarayı, Sokullu Hamamı, Kanuni Sultan Süleyman ve Yalnızgöz Köprüleri ile Defterdar Mustafa Paşa Camii gibi önemli yerleri de görülmesi gereken listenize ekleyebilirsiniz. Şehirde ayrıca Lozan Anıtı, Milli Mücadele ve Lozan Müzesi, Karaağaç Tren İstasyonu gibi yakın tarihe ilişkin mekanların yanı sıra yeşilliğiyle de dikkat çeken açık hava müzesi görünümündeki Karaağaç ilçesine de kısa bir gezi planlayabilirsiniz. Özellikle İstanbul’a yakın konumu ve otobüs bileti alarak kolayca gidilebilen Edirne, hem iftar sofralarına hem de tarihi geziler için ideal bir rota. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Molped’den Kız Çocuklarının Geleceğine Güçlü Destek Haber

Molped’den Kız Çocuklarının Geleceğine Güçlü Destek

Hayat Kimya ve Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü (TEGM) iş birliğinde, kız çocuklarının güçlenmesini ve fırsat eşitliğini merkeze alan ‘Bir Kız Bin Umut’ Fırsat Eşitliği Gelişim Programı’nı başlatıyor. Hayat Kimya’nın kadın kişisel bakım markası Molped, ‘Her Alanda Fırsat Eşitliği’ yaklaşımıyla başlatacağı bu programla; kız çocuklarının biyolojik, psikolojik ve sosyal gelişim alanlarında bütünsel bir sosyal yatırım modeli ile desteklenmesini amaçlıyor. İlk yılında Bitlis, Hakkari, Kastamonu, Muş, Erzurum, İstanbul, Isparta ve Şanlıurfa olmak üzere 8 ilde ve 40 okulda başlayacak program kapsamında 7. ve 8. sınıf düzeyinde 10 bine yakın kız öğrenciye ulaşılması hedefleniyor. Alanında uzman akademisyenlerle oluşturulan eğitim içeriklerinin, 8 ildeki 8 sağlık uzmanı ve 40 rehber öğretmen aracılığıyla aktarılarak genç kızların gelişim süreçlerine katkı sağlanması amaçlanıyor. Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın ev sahipliğinde gerçekleşen basın toplantısında programın yol haritası kamuoyu ile paylaşıldı. Programın danışma kurulunda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.B.D. / Ergen Sağlığı Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Akgül, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık A.B.D. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Haskan Avcı yer alıyor. “Ergenlik döneminde bütüncül destek, öğrencilerin iyi olma halini ve eğitim motivasyonunu güçlendiriyor” Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın, programla ilgili şunları söyledi: “Ergenlik dönemi; biyolojik değişimlerin yanı sıra psikolojik ve sosyal gelişimi de etkileyen çok boyutlu bir süreç. Bilimsel çalışmalar, bu dönemde doğru bilgiye erişim ve güvenli rehberlik desteğinin öğrencilerin iyi olma halini, okul motivasyonunu ve eğitim hayatındaki sürekliliğini olumlu yönde etkilediğini ortaya koyuyor. Biz de bu program ile kız çocuklarının gelişimini bütüncül şekilde desteklemeyi hedefliyoruz. Ayrıca, projenin ikinci fazında programa katılan kız öğrencilere eğitim bursu sağlamayı amaçlıyoruz.” “Eğitimlerde hedef: Erken sinyalleri tanımak” Programın danışma kurulunda yer alan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız ergenlik döneminin hormonal sistemin yaşam boyu en hızlı değiştiği dönem olduğunu vurgulayarak, ‘’Ergenlik dönemi hormonal sistemin yaşam boyu en hızlı değiştiği dönem. Ancak pek çok genç kız yaşadığı değişimlerin normal mi yoksa bir sağlık sinyali mi olduğunu ayırt edemiyor. Ergenlikte hormonal sistem yeniden yapılanıyor ve bu süreç her kız çocuğunda farklı ilerleyebiliyor. Bilimsel çalışmalar, ergenlik döneminde kız çocuklarında: bazı hormon düzeylerinin çocukluk dönemine kıyasla belirgin artış gösterdiğini, regl döngüsünün ilk yıllarda tam olgunlaşmadığını, ilk adetten sonraki ilk 2–3 yılın hormonal denge kurma süreci olduğunu ortaya koyuyor. Hormonlar ilk kez bu kadar yoğun ve dalgalı çalışıyor. Ergenlikte fark edilmeyen hormonal sorunların uzun vadeli etkileri olabiliyor. Bir Kız Bin Umut programı kapsamında verilen eğitimlerde genç kızların vücudun verdiği sinyalleri zamanında fark edebilmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Bu sayesinde kız çocuklarının, yaşadıkları değişimleri geciktirmeden sağlık profesyonelleriyle paylaşmalarını amaçlıyoruz.’’ dedi. “Bu program, genç kızların ergenlik yolculuğunu korkuyla değil, bilgi ve güçlenmeyle geçirmesi için hayata geçirildi” Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.B.D. / Ergen Sağlığı Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Akgül, program sayesinde gençler yalnızca bilgi edinmeyeceğini, günlük yaşamlarında kullanabilecekleri somut sağlık ve öz bakım becerileri kazanacaklarının altını çizerek sözlerine şöyle devam etti: “Biz bu programla yalnızca bilgi vermiyoruz. Genç kızların; kendi bedenini anlayan, duygularını tanıyabilen, öz bakım alışkanlıkları gelişmiş, gerektiğinde destek istemekten çekinmeyen güçlü bireyler olarak büyümelerini destekliyoruz. Bilgi yalnızca öğrenmek için değil, güçlenmek için gereklidir. Doğru bilgi, kaygıyı azaltır, özgüveni artırır ve sağlıklı kararlar almanın temelini oluşturur. Her genç kızın bedenini tanıma, sağlıklı gelişme ve kendine güvenle büyüme hakkı var. Bu program, genç kızların ergenlik yolculuğunu korkuyla değil, bilgi ve güçlenmeyle geçirmesi için hayata geçirildi. “Genç kızları anlayan, dinleyen, onlara değer vererek güçlenmelerine yardımcı olan her eğitim yaklaşımı; eşit, sağlıklı ve umut dolu bir toplumun temelini oluşturacaktır” Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık A.B.D. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Haskan Avcı ise program hakkında şunları söyledi: “Ergenlik dönemi kız çocuklarımızın değişip büyüyerek yetişkinliğe giden yolda önemli adımlar attıkları ve önemli kararlar aldıkları bir evredir. Bu evrenin var olan potansiyeli hayata geçirerek sağlıklı adımlar ve kararlarla ilerleyebilmesinde, genç kızların psikolojik anlamda desteklenmesi ve onlara sunulacak rehberlik kritik öneme sahip. Okullarda psikolojik danışmanlarımızın desteğiyle uygulanacak olan grup rehberliği etkinliklerimiz, kendini ve duygularını tanıma, duygu düzenleme, iletişim, empati, çatışma yönetimi, stresle baş etme, iş birliği ve karşılıklı destek, sorumluluklar, zaman yönetimi, kariyer hedefleri, mesleki yetenek ve ilgiler gibi konuları içeriyor. Böylece genç kızlarımızın kişisel sosyal, akademik ve mesleki alanlarda güçlenerek kendini gerçekleştirme yolunda bilinçli adımlar atmalarını ve var olan potansiyellerini keşfetmelerini amaçlıyoruz. Unutmayalım ki genç kızları anlayan, dinleyen, onlara değer vererek güçlenmelerine yardımcı olan her eğitim yaklaşımı; eşit, sağlıklı ve umut dolu bir toplumun temelini oluşturacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yasağa Rağmen Mısır Ekimi 15 Milyar TL’lik Kayba Yol Açtı Haber

Yasağa Rağmen Mısır Ekimi 15 Milyar TL’lik Kayba Yol Açtı

Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hizmet veren Dicle Elektrik, Şanlıurfa’daki kaçak elektrik kullanımıyla ilgili dikkat çeken veriler paylaştı. Buna göre 2025 yılında kentte toplam 9 milyar 850 milyon kilovatsaat (kWh) elektrik tüketildi. Bu tüketimin yaklaşık 5 milyar kWh’lik kısmı kaçak yollarla gerçekleştirildi. Böylece kentte tüketilen elektriğin yaklaşık yarısının kayıt dışı olduğu ortaya çıktı. Usulsüz elektrik tüketimdeki artışın başlıca nedeni kaçak mısır ekimi Kaçak elektrik kullanımının en önemli nedenlerinin başında tarımsal sulama geliyor. Özellikle bölgede ekilmesi yasak olan mısırın yetiştirilmesinde kullanılan suyun yer altından motopomplarla çekilmesi ve bu cihazların elektrik ihtiyacının da kaçak yollardan karşılanması ekonomik olarak da büyük zarara yol açıyor. Sadece bir yılda Şanlıurfa’da kullanılan kaçak elektrik, Türkiye ekonomisini milyarlarca lira kayba uğratırken; aralarında Bayburt, Ardahan, Tunceli, Iğdır, Gümüşhane, Kilis, Sinop, Hakkari, Artvin, Bartın, Çankırı, Bitlis ve Muş’un bulunduğu 13 ilin toplam bir yıllık elektrik tüketimine denk geliyor. “Kaybedilen kaynakla her yıl iki şehir hastanesi yapılabilir” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas şunları söyledi: “Yasağa rağmen ikinci ürün olarak mısır ekimi sürüyor. Bu ürünün yetiştirilmesi bir yandan enerji arzını tehlikeye atarken diğer yandan da yer altı sularının hızlı bir şekilde tükenmesine yol açıyor. Sadece 2025 yılında Şanlıurfa’da çoğunluğu tarımsal sulamada kullanılan kaçak elektriğin ekonomik karşılığı 15 milyar TL’yi buldu. Bu kaynakla her yıl iki şehir hastanesi yapılabilir, yüzlerce okul inşa edilebilir ya da büyük ölçekli altyapı projeleri hayata geçirilebilirdi. Ekonomik boyutunun yanı sıra kaçak kullanım nedeniyle sistemde ani yüklenmeler yaşanıyor. Bu da arızalara, kesintilere ve sürdürülebilir enerjide aksamalara yol açıyor. Hem bölgesel hem de ulusal ölçekte ekonomik ve çevresel dengeyi korumak için mutlaka bu tablonun önüne geçilmesi gerekiyor” dedi. Dicle Elektrik, kırsal alanlarda başlattığı yeni şebeke güçlendirme ve modernizasyon projeleriyle hem kayıtlı kullanım oranını artırmayı hem de enerji kalitesini iyileştirmeyi planlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SİGMA Konseptiyle Yeni Nesil Model Uydular TEKNOFEST’te Yarışacak Haber

SİGMA Konseptiyle Yeni Nesil Model Uydular TEKNOFEST’te Yarışacak

TÜRKSAT yürütücülüğünde düzenlenen Model Uydu Yarışması, uzay ve uydu projelerinin tasarım aşamasından üretimine, görev icrasından görev sonrası analiz süreçlerine kadar tüm adımları kapsayan kapsamlı bir mühendislik deneyimi sunuyor. Yarışmaya katılmak isteyen takımlar için son başvuru tarihi ise 20 Şubat. Model Uydu Yarışması, telemetri ve haberleşme gereksinimlerini karşılayan, otonom görev yeteneğine sahip ve disiplinler arası çalışan bir sistem geliştirilmesini hedefleyerek gerçek uydu görevlerinin kritik yönlerini model ölçeğinde yansıtmayı amaçlıyor. Takımların geliştirdiği görev yükleri; veri toplama, gerçek zamanlı veri iletimi, sistem entegrasyonu ve görev güvenilirliği gibi alanlarda gerçek uzay sistemlerine benzer mühendislik süreçlerinden geçiyor. Bu Yılın Konsepti: SİGMA Görev Profili Yarışmanın bu yılki teması olan SİGMA (Stabil İniş Güdümlü Mekanik Aktüatör) konsepti, görev yükünün taşıyıcı sistemden ayrıldıktan sonra aktif iniş kontrolü sağlayarak kararlı, güvenli ve kontrollü biçimde yere ulaşmasını hedefleyen bütünleşik bir mühendislik yaklaşımını temsil ediyor. Bu kapsamda takımlar; mekanik tasarım, elektronik sistemler, gömülü yazılım ve haberleşme alt sistemlerini entegre biçimde çalıştırarak yüksek uçuş güvenilirliğine sahip bir görev yükü geliştiriyor. Süreç boyunca gerçek zamanlı veri yönetimi, sistem kararlılığı ve görev başarımı gibi parametreler ön plana çıkıyor. Model Uydu Yarışması, lisans ve yüksek lisans seviyesinde öğrenim gören üniversite öğrencilerine teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürme fırsatı sunarken; sistem mühendisliği yaklaşımıyla disiplinler arası çalışma kültürü kazandırmayı hedefliyor. Katılımcılar yalnızca teknik bir ürün geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda proje yönetimi, görev planlama, test süreçleri ve saha operasyonları gibi gerçek uydu görevlerinde kritik öneme sahip aşamaları deneyimleme şansı yakalıyor. Büyük Ödüller Genç Mühendisleri Bekliyor Yarışmada dereceye giren takımları bu yıl da dikkat çekici ödüller bekliyor. Birinci olan takım 300 bin TL, ikinci olan takım 250 bin TL, üçüncü olan takım ise 200 bin TL ödülün sahibi olacak. Bu ödüller, genç mühendis adaylarının projelerini daha ileri seviyeye taşımalarına katkı sağlamayı amaçlıyor. Türkiye’nin uzay ve uydu teknolojileri alanındaki insan kaynağını güçlendirmeyi hedefleyen Model Uydu Yarışması, katılımcılara sektör profesyonelleriyle tanışma, farklı üniversitelerden takımlarla bilgi paylaşımı yapma ve gerçek görev senaryolarına dayalı bir mühendislik deneyimi kazanma fırsatı sunuyor. Uzay teknolojilerine ilgi duyan ve kendi sistemini geliştirmek isteyen üniversite takımları için başvurular 20 Şubat tarihine kadar devam ediyor. TEKNOFEST 2026: Tarihin Kalbinde Teknoloji Heyecanı Bu yıl Model Uydu Yarışması’nın finali, sadece mühendislik becerilerinin değil aynı zamanda Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliğinin heyecanının bir parçası olma fırsatını da sunuyor. TEKNOFEST 2026, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, binlerce yıllık medeniyet mirasına sahip Şanlıurfa’da 30 Eylül - 4 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Festival, GAP Havalimanı’nda bilimi, teknolojiyi ve inovasyonu gençlerle buluşturacak ve Model Uydu Yarışması gibi teknoloji yarışmalarında yer alan ekiplerin başarılarını milyonlarla paylaşma imkânı sağlayacak. Bu eşsiz deneyimin bir parçası olmak ve TEKNOFEST coşkusunu yaşamak için tüm gençleri yarışmalara katılmaya davet ediyoruz; bilim ve teknolojinin nabzı, bu yıl tarihin sıfır noktasında atacak! Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa'da 40 Yıllık Trafik Sorununa Neşter  Haber

Şanlıurfa'da 40 Yıllık Trafik Sorununa Neşter 

Onlarca yıldır çözüm bekleyen caddede ilk kepçe vurulurken, 49 yapının kamulaştırılmasıyla yol 17 metreye çıkarılıyor. Böylece yıllardır süren trafik çilesi sona erecek, bölge rahat bir nefes alacak. Şanlıurfa genelinde yaşanan trafik sorununu azaltmaya yönelik çalışmalarını aralıksız sürdüren Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, uzun yıllardır yoğunluk ve sıkışıklık nedeniyle çözüm bekleyen Eyyübiye ilçesi Akabe Mahallesi’ndeki SSK Caddesi’nde yol genişletme çalışmalarını başlattı. İpekyol Bulvarı’nı (Gaziantep Karayolu) Kondu Caddesi’ne bağlayan ve aynı zamanda Balıklıgöl Devlet Hastanesi önünden geçen SSK Caddesi, araç ve yaya trafiğinin yoğunluğu nedeniyle sık sık tıkanarak bölge ulaşımını adeta kilitliyordu. 49 YAPI KAMULAŞTIRILIYOR, YOL 17 METREYE ÇIKIYOR Proje kapsamında yol güzergâhında bulunan yaklaşık 49 yapının kamulaştırılması ve istimlak edilmesine karar verildi. Şu ana kadar 20 yapı ile uzlaşma sağlanarak bu iş yeri ve konutların tahliyeleri tamamlandı. Bugün itibarıyla söz konusu yapıların yıkım çalışmalarına başlandı. Kamulaştırma ve uzlaşma süreçlerinin tamamlanmasının ardından, bölgede 17 metre genişliğinde modern bir yol Şanlıurfa’ya kazandırılacak. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, kentin önemli arterlerinden biri olan ve yıllardır “kangren haline gelmiş” olarak nitelendirilen trafik sorununun kalıcı şekilde çözüme kavuşturulması hedefleniyor. Yıkım çalışmalarının başlaması dolayısıyla düzenlenen programa; Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Aksoy, Genel Sekreter Mithat Can Kutluca, Eyyübiye Belediye Başkan Yardımcısı Necmeddin Sağlam, genel sekreter yardımcıları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. BAŞKAN VEKİLİ AKSOY: “40 YILLIK SORUN ÇÖZÜME KAVUŞUYOR” Yıkım çalışmalarını inceleyen Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Aksoy, yaptığı açıklamada, “Bölgede vatandaşlarımızın yaklaşık 40 yıldır dile getirdiği, adeta kangrene dönüşmüş ciddi bir trafik sorunu vardı. Bu sorunun çözümü amacıyla 49 yapının kamulaştırılması süreci başlatıldı ve bu kapsamda 20 konut uzlaşma yoluyla kamulaştırıldı. Halkımızın 40 yıldır beklediği bu özlem, kepçelerimizin sahaya girmesiyle mutlu bir sona doğru ilerliyor. Yapılan çalışmanın Şanlıurfa’mıza hayırlı olmasını diliyoruz” dedi. MUHTARLARDAN BAŞKAN GÜLPINAR’A TEŞEKKÜR Şanlıurfa Muhtarlar Dernek Başkanı ve Eyyübiye ilçesi 15 Temmuz Mahalle Muhtarı Nevzat Aksoy ise yaptığı açıklamada, Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, “Bölge ve çevre muhtarları olarak, yıllardır çözülemeyen bu sorunu Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Kasım Gülpınar’a ilettik. Sağ olsunlar, çağrımıza kulak verdiler ve hızlı bir şekilde müdahale ederek SSK Caddesi’nin genişletilmesi sürecini başlattılar. Bu önemli hizmet için başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyoruz” diye ifade etti. ESNAF VE VATANDAŞLAR RAHAT NEFES ALACAK Akabe Mahalle Muhtarı Ahmet Karademir, mahalle sakinleri ve bölge esnafı adına duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Yaklaşık 40 yılı aşkın süredir çözüm bekleyen SSK Caddesi’nin genişletilmesi Sayın Mehmet Kasım Gülpınar ve ekibine nasip oldu. Mahalle sakinleri ve esnafımız adına büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyoruz. Yolun genişlemesiyle birlikte bölgede trafik rahatlayacak, esnafımız ve vatandaşlarımız nefes alacak. Daha önce iki aracın karşılaştığında büyük sıkıntı yaşanan bu güzergâh, artık daha güvenli ve konforlu hale gelecek. Mahallemize hayırlı ve uğurlu olsun” şeklinde konuştu. Esnaf ve vatandaşlar ise, yıllardır yaşanan trafik sıkıntısının çözülecek olmasından duyulan memnuniyeti dile getirilerek, “Bu önemli hizmetin hayata geçirilmesinde emeği geçen Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Kasım Gülpınar’a teşekkür ediyor, çalışmaların kentimize hayırlı olmasını diliyoruz” ifadelerine yer verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkcell ve TEKNOFEST’in 5G ve Yapay Zekâ Yarışması Başvurulara Açıldı  Haber

Turkcell ve TEKNOFEST’in 5G ve Yapay Zekâ Yarışması Başvurulara Açıldı 

4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlediği 5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması’na başvurular başladı. Geleceğin mobil haberleşme ve bilişim teknolojilerine ilgi duyan lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencilerinin katılabileceği yarışmaya başvurular, 20 Şubat 2026’ya kadar devam edecek. Öğrenciler, en az 2 ve en fazla 5’er kişilik takımlar halinde, TEKNOFEST’in web sitesinde yer alan yarışma sayfasından başvuru yapabilecek. 5G ve yapay zekâ ile gerçek hayata uygun çözümler geliştirecekler Yarışmada, üniversite öğrencilerinin 5G şebekesinin sunduğu bağlantı yeteneklerini, 5G tabanlı API’ler (Uygulama Programlama Arayüzleri) ve yapay zekâ teknolojileriyle birleştirmesi amaçlanıyor. Böylece, yenilikçi ve gerçek hayata uygun uygulamalar geliştirmeleri bekleniyor. Yarışmada, şebeke kaynaklarını etkin şekilde kullanarak, 5G ağ kalitesini dinamik şekilde yöneten ve yapay zekâ tabanlı gerçek zamanlı analizlerle katma değer üreten çözümler, ön eleme ve tasarım değerlendirme aşamasını geçecek. Ön eleme ve tasarım değerlendirme aşamalarını başarıyla geçen takımlar, Ağustos ayında düzenlenecek olan final etabında yarışmaya hak kazanacak. ‘Akıllı yol güvenliği’ temasında ise araç, yol ve sürücüsüne ilişkin hedef unsurları en doğru ve en hızlı şekilde tespit eden ilk 3 takım para ödülünün sahibi olacak. Dereceye giren takımlara, toplam 450 bin TL para ödülü Birincilik ödülünün 175 bin TL, ikincilik ödülünün 150 bin TL, üçüncülük ödülünün ise 125 bin TL olarak belirlendiği yarışmada ayrıca 3 farklı kategoride prestij ödülleri kazanan ekipler de belirlenecek. Dereceye giren takımlara ödülleri, 30 Eylül – 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek olan TEKNOFEST 2026 etkinliğinde takdim edilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko’dan UNICEF ile Çocukların Dijital Geleceğine Yatırım Haber

Çimko’dan UNICEF ile Çocukların Dijital Geleceğine Yatırım

Sanko Holding’in çimento ve beton sektöründe faaliyet gösteren şirketi Çimko, UNICEF’in yürüttüğü MakerUp Programı’na vereceği destek ile Güneydoğu Anadolu’daki çocukların dijital becerilerini güçlendirmeye yönelik üç yıllık bir sosyal fayda çalışmasını hayata geçiriyor. Çimko’nun bölgenin geleceğine yaptığı stratejik bir yatırım niteliğindeki program, 7–14 yaş arasındaki çocukların teknolojiyle üretme, düşünme ve problem çözme yetkinliklerini geliştirmeyi, dijital çağın sunduğu fırsatlara daha eşit koşullarda erişebilmelerini amaçlıyor. MakerUp Programı, çocukların teknolojiyi tüketen değil üreten bireyler olarak gelişmelerini desteklemek üzere robotik uygulamalar, kodlama egzersizleri, 3D modelleme ve IoT alanlarında eğitimler sunuyor. Program kapsamında çocuklar mantıksal düşünme, problem çözme, iş birliği yapma ve proje geliştirme gibi beceriler kazanarak dijital dünyanın gerektirdiği yetkinlikleri edinme fırsatı buluyor. Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca, programın uzun vadeli bir sosyal yatırım niteliği taşıdığını altını çizerek; “MakerUp Programı çocukların teknolojiyle yalnızca tanışmasını değil; düşünmesini, üretmesini ve özgüvenle kendi yolunu çizebilmesini destekliyor. UNICEF’in sahadaki uzmanlığı ve yaygın uygulama kapasitesiyle yürütülen iş birliği kapsamında, yalnızca teknoloji öğretmiyoruz; çocukların hayal kurma, üretme ve kendine güvenme becerilerini de destekliyoruz. Amacımız Güneydoğu Anadolu’daki çocukların dijital dünyaya eşit fırsatlarla katılabilmelerini sağlamak. Çocukların bugünden geliştirdikleri üretkenlik ve merak duygusunun yarının yenilikçi çözümlerine dönüşeceğine inanıyoruz. Üç yıl sürmesini planladığımız MakerUp programı ile her yıl 5 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz” dedi. UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi konuşmasında şunları ifade etti: “Özel sektör ile yürütülen ortaklıklar, çocuklar için daha aydınlık bir gelecek inşa etmenin en temel unsurlarından biridir. ÇİMKO ile yürüttüğümüz iş birliği, bilgi birikimimizi, güçlü yönlerimizi ve kaynaklarımızı bir araya getirerek çocuklar ve içinde yaşadıkları toplum için kalıcı ve anlamlı bir fark yaratabileceğimizi gösteriyor. Bu ortaklık, çocukların, yaşamlarının ileriki evreleri için gereken beceri ve fırsatlara erişimlerinin güçlendirilmesine önemli bir katkı sağlayacaktır.” Türkiye Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Ekşi, programın sahadaki uygulama ortağı olarak TKV'nin rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: "Maker sınıfları, çocukların yalnızca teknolojiyle tanışmasını değil; güvenli bir ortamda denemeye, üretmeye ve kendi çözümlerini geliştirmeye teşvik edilmesini hedefliyor. Bu tür yapılandırılmış alanlar, çocuklar için hem öğrenme hem de koruma işlevi görüyor. Her çocuğun, nerede yaşarsa yaşasın, güvenli öğrenme alanlarına ve geleceğini şekillendirebileceği fırsatlara erişme hakkı olduğuna inanıyoruz." İş birliği kapsamında Gaziantep Gençlik Merkezi ve Adıyaman Dr. Şerif Ayaz Kültür ve Eğitim Merkezi içinde tamamen donanımlı Maker sınıfları kuruldu. Bilgisayarlar, kodlama kitleri, sensörler, motor setleri, lego eğitim materyalleri ve 3D yazıcılardan oluşan altyapı, çocuklara sistemli ve güvenli bir öğrenme ortamı sağlıyor. Bu sınıflar, bölgenin uzun vadeli eğitim kapasitesini güçlendiren kalıcı bir yatırım niteliği de taşıyor. Program, şehir merkezleriyle sınırlı kalmayarak Gezici Maker Aracı ile Gaziantep başta olmak üzere Adıyaman, Kahramanmaraş, Kilis, Şanlıurfa ve Mardin gibi kırsal bölgelere de ulaşıyor. Bu model, teknolojiye erişimi sınırlı olan çocuklara fırsat eşitliği sağlayarak bölgedeki çocukların dijital gelişimleri önündeki engelleri azaltmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.