Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şanzıman

Kapsül Haber Ajansı - Şanzıman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şanzıman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı    Haber

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı  

Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor. Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi. Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek. Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.” Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası. Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.” Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor. Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor. Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN, 250 Tonluk Dev Çekicisini Tanıttı Haber

MAN, 250 Tonluk Dev Çekicisini Tanıttı

Truck & Bus, 250 ton brüt araç ağırlığına sahip yeni TGX 41.640 8x4/4 ağır hizmet tipi çekiciyi piyasaya sürerek, ağır taşımacılık sektörünün en üst ligine güçlü bir giriş yaptı. 640 beygir gücündeki dört dingilli araç, rüzgâr türbinleri, yüksek gerilim transformatörleri ve denizaltılar gibi yüzlerce ton ağırlığındaki özel yüklerin taşınması için geliştirildi. MAN TGX, ağır yükler için özel olarak geliştirilen şanzıman, tork konvertörlü debriyaj ve basınçlı hava sistemleriyle donatıldı. Bu sistemler, 30 veya daha fazla dingile sahip ağır hizmet römorklarının her türlü yol ve sürüş koşulunda hassas şekilde yönlendirilmesini ve dengelenmesini mümkün kılıyor. MAN’dan hafiften ağıra geniş taşımacılık çözümleri Yeni ağır hizmet serisi, MAN Individ­ual tarafından geliştirilen eksiksiz bir fabrika çıkışlı çözüm olarak öne çıkıyor. Münih fabrikasında üretilen dört dingilli temel araç, daha sonra Wittlich'teki MAN Kamyon Modifikasyon Merkezi'nde ağır hizmet bağlantıları, güçlendirilmiş soğutma ile dizel ve hidrolik tanklarla donatılıyor. Yeni TGX, tüm seri üretim MAN araçlarında olduğu gibi kapsamlı satış sonrası, garanti ve finansman hizmetleriyle birlikte geliyor. Bu yeni araç, MAN'ı 3,5 tondan 250 tona kadar seri üretim tabanlı komple çözümler sunabilen az sayıdaki üreticiden biri konumuna taşıyor. TGE, TGL, TGM, TGS ve TGX modelleriyle hafif taşımacılıktan ağır nakliye operasyonlarına kadar her türlü lojistik ihtiyaca cevap veren MAN, talep edilmesi halinde 12 ton ila 42 ton arasında tamamen elektrikli araç seçeneklerini de portföyünde barındırıyor. “MAN Individual'ın uzmanlığıyla çok özel bir araç ortaya koyuyoruz” MAN Truck & Bus Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, yaklaşık 80 uluslararası ağır nakliyeciye yeni çekiciyi tanıttı. Baumann, yeni modelle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yeni 250 tonluk çekicimizle, ağır nakliye alanındaki en üst düzey segmente geri dönüyoruz. MAN Individual'ın uzmanlığı sayesinde, müşterilerimize maksimum performans, güvenilirlik ve ekonomiyi tek bir pakette birleştiren son derece özel bir araç sunuyoruz. Bu araçla müşterilerimizin operasyonlarını daha kolay ve verimli hale getiriyoruz.” MAN, ilk yeni 250 tonluk TGX ağır yük aracını Alman kiralama uzmanı BFS'ye teslim etti. Koyu mavi renkli çekici, özellikle kısa sürede ağır hizmet araçlarına ihtiyaç duyan taşımacılık şirketlerinin kullanımına tahsis edilecek. BFS Genel Müdürü Jan Plieninger ise teslimatla ilgili şunları kaydetti: “Filomuzda bu özel yüksek performanslı kamyonların ilkini bulundurmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu araç, özel araç kiralama filomuzun amiral gemisi niteliğinde ve MAN ile 60 yıllık ortaklığımızın önemli bir kilometre taşıdır.” Standart modellerden özel araçlara ve 250 tonluk ağır hizmet çekicilerine kadar geniş bir kiralama portföyüne sahip olan BFS; Almanya, İsviçre, Hırvatistan ve Hollanda'da 90'dan fazla MAN yetkili servisiyle desteklenen kiralama çözümleri sunuyor. Yeni 250 tonluk TGX, aşırı ağır hizmet uygulamaları için tasarlandı Yeni ağır hizmet modelinin kalbinde, 640 hp ve 3.000 Nm tork üreten MAN D3876 sıralı altı silindirli motor yer alıyor. Motor, 900 ile 1.380 dev/dk arasında geniş bir çalışma aralığında maksimum tork üreterek düşük hızlarda yüksek yük taşımacılığı için ideal performans sergiliyor. Otomatik MAN TipMatic 12.30 OD şanzımana entegre edilmiş tork konvertörlü debriyaj (WSK), 1,59 kata kadar daha fazla tork artışı gerçekleştirerek düşük aşınma ve güçlü kalkışın yanında, hassas manevra kabiliyeti kazandırıyor. Ayrıca, Retarder 40 sistemi, yüksek sürekli frenleme performansı ve termal stabilite ile güvenli sürüşe katkıda bulunuyor. Özel TipMatic sürüş programlarının da ağır hizmet operasyonlarını destekliyor. Ağır nakliye programı 250 tona kadar yükler için optimize edilirken, Verimlilik modu ise 70 tona kadar olan yüklerde daha ekonomik yakıt tüketimi sağlıyor. Fabrika çıkışında entegre ağır hizmet ekipmanı MAN, merkezi ağır hizmet bileşenlerini kabinin arkasındaki konumlandırılan ağır hizmet kulesinde bir araya getiriyor. Bu kulede, 160 litre ek hava beslemesi için dört basınç tankının yanı sıra, 960 litrelik dizel deposu ve iki aşamalı ağır hizmet tipi hidrolik sistem için 290 litrelik tankı yer alıyor. 300 bar'a kadar basınç üretebilen sistem, yük algılama teknolojisiyle çalışıyor. Aks direksiyon sistemlerinin gereksinimlerine bağlı olarak yükten bağımsız olarak 20 veya 40 lt/dk yağ akışı sağlayabiliyor. Ayrıca, ağır hizmet kulesine entegre edilen soğutma sistemi, düşük hızlarda ve yüksek motor yüklerinde dahi motor sıcaklığını stabil kalmasına yardımcı oluyor. Bununla birlikte şasiye monte edilmiş olan JOST JSK 38 C beşinci tekerlek (3,5"), optimum yük dağılımı için standart olarak 800 mm’lik bir kaydırma mekanizmasıyla donatılmış durumda. Araçta itme veya çekme işlemlerinde kullanılmak üzere üç farklı yükseklik seviyesine sahip bir ön bağlantı noktası bulunuyor. Arka tarafta ise isteğe bağlı olarak ROCKINGER 56 EA takılabiliyor. Otomatik kilitleme mekanizması, engebeli arazide bile rahat ve güvenli bir bağlantı kurulmasına olanak tanıyor MAN Individual ile tasarım, konfor ve kişiselleştirme Tır çekici isteğe bağlı olarak MAN Individual Lion S donanım paketi ile de tercih edilebiliyor. Bu paket, karbon uygulamaları, siyah aerodomlar ve kırmızı vurgular gibi özel dış tasarım unsurlarını içeriyor. İç mekânda ise Alcantara koltuk döşemeleri, dekoratif dikişler ve kırmızı emniyet kemerleri gibi yüksek kaliteli detayları dikkat çekiyor. Ayrıca 24 inçlik bir televizyon, elektrikle ayarlanabilir TV koltuğu ve ortam aydınlatması gibi seçenekler de bulunuyor. Bu donanımlar özellikle uzun yolculuklarda sürücüler için günlük sürüşü çok daha konforlu ve keyifli hale getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Çek Fabrikasında 5 Milyonuncu Araç Üretildi Haber

Hyundai Çek Fabrikasında 5 Milyonuncu Araç Üretildi

Hyundai Motor Manufacturing Czech (HMMC) geçtiğimiz günlerde 5 milyonuncu aracını üretti. Bu kilometre taşı, Nošovice fabrikasının Avrupa otomotiv üretimi içindeki güçlü konumunu, teknolojik olgunluğunu ve uzun vadeli istikrarını vurgulamış oluyor. Hatlardan çıkan 5 milyonuncu araç Hyundai TUCSON Hybrid olurken yine Çek bir kullanıcı tarafından doğrudan fabrikadan teslim alındı. Bu özel aracın sahibi, montaj hattında üretim sürecini son aşamasına kadar takip etti ve direksiyon montajıyla Hyundai logosunun yerleştirilmesi gibi işlemlere de bizzat katılma fırsatı buldu. Şanslı kullanıcı, üretim tamamlandıktan sonra Hyundai Motor Manufacturing Czech ve Hyundai Motor Czech yönetiminden sembolik bir anahtar teslim aldı. Çekya, TUCSON ve i30 Üretimin Omurgasını Oluşturuyor Hyundai TUCSON, uzun yıllardır Nošovice üretiminin ana modeli konumunda. 2015–2020 yılları arasında üretilen üçüncü nesil TUCSON 1,1 milyon adedi aşarken, mevcut neslin üretimi bu rakamı daha da geçecek. Bu iki nesil, fabrikanın toplam üretiminin neredeyse yarısını oluşturuyor. Hyundai i30 ise 2008 yılından bu yana Çekya’da üretiliyor ve şu anda üçüncü nesli, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa pazarında beğeniyle karşılanıyor. Yüksek performanslı i30 N ve N Line versiyon dahil olmak üzere 1,5 milyon adetten fazla üretilen model, TUCSON ile birlikte dünya genelinde 90’dan fazla ülkeye ihraç edildi. Üretimin büyük bölümü Avrupa pazarına yönelik olsa da Orta Doğu, Afrika, Okyanusya ve Latin Amerika’daki müşterilere de teslimatlar gerçekleştiriliyor. Elektrifikasyonda Dönüşüm Fabrika tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri, 2020 yılında Nošovice’de elektrikli araç üretiminin başlaması oldu. Tam elektrikli KONA dahil olmak üzere o tarihten bu yana 650 binden fazla elektrikli araç üretildi ve bunların yaklaşık 200 bini farklı versiyonlara sahip KONA modellerinden oluştu. Bu gelişme, fabrikanın sürdürülebilir mobiliteye doğru kademeli dönüşümünü ortaya koyuyor. KONA Elektrik, Çekya’da seri üretimi yapılan ilk elektrikli araç olma özelliğini de taşıyor. Bu dönüşümü, manuel şanzıman üretimi için kullanılan bir üretim salonunun Hyundai Mobis tarafından işletilen bir Batarya Sistem Montaj (BSA) tesisine dönüştürülmesi izledi. Tesisin ilk bölümü 2022 sonbaharında devreye alınırken, tam kapasite operasyon geçen yılın ağustos ayında başladı. Hyundai Motor Türkiye İzmit Fabrikası’na Elektrifikasyon Yatırımı Hyundai, IONIQ 3 modeli için İzmit’te bulunan üretim tesisinde yeniden tasarlanan EV gövde tabanı, yüksek voltajlı batarya entegrasyonu ve güç elektroniği için 250 milyon euro yatırım yaptı. Türk işçisinin el emeğiyle IONIQ 3 modelini Ağustos ayında bantlardan indirecek olan Hyundai Motor Türkiye, üretimin büyük bir bölümünü 40’tan fazla ülkeye ihraç ederek ülke ekonomisine ve otomotiv endüstrisine katkı sağlayacak. Ayrıca, IONIQ model ailesinin Avrupa’daki ilk üretim merkezi olma özelliği taşıyacak olan Hyundai Motor Türkiye İzmit fabrikası, E-GMP platformuna da Avrupa’da sahip olan tek fabrika konumunda. Bu üretimle beraber, Türkiye’deki ikinci yerli elektrikli modele imzasını atacak olan Hyundai önümüzdeki yıllarda da hem Çekya hem de İzmit fabrikalarına ek yatırımlar yaparak genişlemesine devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu Haber

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu

Verilere göre, Türkiye genelinde araç arızasından kaynaklı toplam 150 binin üzerinde yol yardım hizmeti verildi. Arıza vakalarının en yoğun olduğu şehir İstanbul oldu. İstanbul’da gerçekleşen 36 bin 663 arıza vakası, tek başına toplam vakaların yaklaşık dörtte birini oluşturdu. İstanbul’u sırasıyla Ankara (16.545), İzmir (10.576), Antalya (7.361) ve Bursa (6.016) izledi. Bu tablo, araç sayısının ve günlük kullanım yoğunluğunun yüksek olduğu büyükşehirlerde arıza riskinin de paralel biçimde arttığını ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Tur Assist CEO’su Timur Selçuk Turan, şehir bazlı yoğunluğun yalnızca araç sayısıyla açıklanmayacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Büyükşehirlerde araçlar hem daha uzun süre trafikte kalıyor hem de dur-kalk yoğunluğu nedeniyle mekanik ve elektriksel aksamlar daha hızlı yıpranıyor. Özellikle İstanbul gibi metropollerde bu durum, arıza istatistiklerine doğrudan yansıyor.” En büyük pay motor ve elektrik arızalarında Arıza türlerine bakıldığında, motor arızaları açık ara ilk sırada yer aldı. Toplam vakaların yüzde 42,9’u motor kaynaklı sorunlardan oluştu. Bu oran, motor bakımının ihmal edilmesinin ya da araçların yaş ortalamasının yükselmesinin ciddi bir risk faktörü olmaya devam ettiğini gösteriyor. Motor arızalarını yüzde 29,7 ile elektrik sistemi arızaları izledi. Modern araçlarda artan elektronik donanım, konfor ve güvenliği artırırken; elektrik ve sensör kaynaklı problemlerin de daha sık görülmesine neden oluyor. Diğer dikkat çeken arıza türleri ise şu şekilde sıralandı: Akü arızaları: %9,5 Yürüyen aksam ve süspansiyon: %6,5 Aktarma/şanzıman: %4,1 Fren sistemi: %1,4 Bu dağılım, özellikle akü ve elektrik sistemlerinin mevsim geçişlerinde ve yoğun kullanımda sürücüler için kritik bir zayıf halka olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Akü ve elektrik sorunları mevsimsel riskler taşıyor Diğer yandan Turan, akü ve elektrik arızalarına özel bir parantez açarak “Akü ve elektrik sistemleri, özellikle ani sıcaklık değişimlerinden çok hızlı etkileniyor. Sürücüler çoğu zaman araç çalışana kadar bir sorun olmadığını düşünüyor ancak zayıflayan aküler, yolda kalmanın en yaygın nedenlerinden biri. Basit bir kontrolle önlenebilecek arızalar, ciddi zaman ve maliyet kaybına yol açabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye araç parkının yaşlanması arızaları tetikliyor Uzmanlara göre, Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yüksek olması, motor ve yürüyen aksam arızalarının bu kadar ön planda olmasının temel nedenlerinden biri. Periyodik bakım aralıklarının uzatılması, düşük kaliteli yedek parça kullanımı ve yetkisiz servis müdahaleleri de arıza oranlarını artıran faktörler arasında yer alıyor. Tur Assist verileri, düzenli bakım yaptırılan araçlarda arıza kaynaklı yol yardım ihtiyacının belirgin şekilde düştüğünü gösteriyor. Bu durum hem bireysel sürücüler hem de filo yöneticileri için önleyici bakımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yol yardım hizmetleri güvenli sürüşün ayrılmaz parçası Artan araç sayısı ve karmaşıklaşan otomotiv teknolojileriyle birlikte, yol yardım hizmetleri artık yalnızca “acil durum” değil, güvenli ve kesintisiz mobilitenin ayrılmaz bir parçası olarak konumlanıyor. 30 yıldır yol yardım ve asistans hizmeti verdiklerini aktaran Turan, önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri şu sözlerle özetledi: “Veri odaklı analizler sayesinde, hangi bölgede hangi arızaların öne çıktığını net biçimde görebiliyoruz. Bu da hem sürücülere önleyici bakım konusunda rehberlik etmemizi hem de yol yardım operasyonlarımızı daha hızlı ve etkin şekilde planlamamızı sağlıyor.” Bakımsızlığın maliyeti arızada katlanarak artıyor Açıklanan veriler, sürücüler için net bir mesaj içeriyor: düzenli bakım, doğru servis tercihi ve basit kontroller; yolda kalma riskini ciddi ölçüde azaltıyor. Türkiye’nin araç arıza haritası hem bireysel kullanıcılar hem de sektör paydaşları için güçlü bir yol gösterici niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.